E-İrsaliye ile Hayatımızda Neler Değişecek?

E-İrsaliye ile Hayatımızda Neler Değişecek?

Vergi otoritesinin uzun yıllardır başarıyla uyguladığı elektronik dönüşüm projelerine bir yenisi daha eklendi. 2012 yılından itibaren hayatımıza giren e-Fatura, e-Defter, e-Bilet gibi elektronik dönüşüm uygulamalarına 2017 yılında gönüllü olarak kullanılması başlayan e-İrsaliye uygulaması 1 Ocak 2020’den itibaren zorunlu olarak kullanılacaktır.

Başarıyla uygulanan e-Fatura sisteminde şu an 107.042 mükellef vardır ve yılda yaklaşık 200 milyon fatura düzenlenmektedir (2018 itibariyle). E-Fatura ve E-Arşiv fatura sistemine geçen orta-büyük ölçekli şirketlerin tuttukları defterler, düzenledikleri faturaların tamamı aldıkları faturaların ise önemli bir kısmı (bazı durumlarda %90’ı) elektronik olarak alınmakta, bu uygulamalar da firma nezdinde hem belge takibini kolaylaştırmakta hem de ticari hayata ciddi bir ivme katmaktadır.

Aşağıdaki grafiklerde e-Fatura, e-Arşiv ve e-Defter uygulamasını kullanan firmaların ve düzenlenen belgelerin istatistikleri görülebilir1.

1Gelir İdaresi Başkanlığı, 2018 Yılı Faaliyet Raporu, Yayın No:314, Şubat 2019
  http://www.edefter.gov.tr/edefterkayitlikullanicilar.html
  http://www.efatura.gov.tr/efaturakayitlikullanicilar.html
  http://www.efatura.gov.tr/earsivkayitlikullanicilar.html
  Gelir İdaresi Başkanlığı, 2018 Yılı Faaliyet Raporu, Yayın No:314, Şubat 2019

E-irsaliye uygulaması ise henüz zorunlu olmayıp gönüllü bir uygulama olduğu için şuan gönüllü olarak 800 civarında firma kullanmaktadır. Ancak, 1 Ocak 2020’de zorunlu geçiş gerçekleştirildiğinde uygulamanın ticari hayattakini yerini de daha net bir şekilde görebileceğiz.

Doğrudan sevkiyatla ilişkili olduğu için Sevk İrsaliyesi günlük olarak oldukça fazla düzenlenmektedir. Mal sevkiyatlarının dışında başka firmalara gönderilen numuneler ya da tamire gönderilen ekipmanlar için de düzenlenen bir belge olduğu için e-İrsaliye’ye geçiş aşamasının sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi açısından firmalarca tüm sevkiyat senaryolarının değerlendirilmesi ve farklı departmanların da bu sürece dahil edilmesi önem taşımaktadır. Karşılaşacağımız yeniliklerden biri lojistik firmalarının e-İrsaliye düzenleyebilecek olması. Bilindiği gibi ücret karşılığı mal taşıyan firmalar Taşıma İrsaliyesi düzenliyor ve sevkiyatları da satıcının verdiği Sevk İrsaliyesi ile birlikte yapıyorlar. Fakat e-İrsaliye ile birlikte lojistik firmaları Taşıma İrsaliyesine ek olarak e-İrsaliye de düzenleyebilecek ve sevkiyatı bu iki belge ile yapabilecekler. Bu durum da sevkiyat sürecine hız kazandıracaktır. Matbu Sevk İrsaliyesi ile e-İrsaliyede yer alması gereken bilgileri karşılaştırırsak e-İrsaliyede daha fazla ve detaylı bilgiler isteniyor. Mesela firma kendi araçları ile sevkiyat yapıyorsa şoför bilgisinin ve plakanın, lojistik firması ile yapıyorsa da bu firmanın bilgisinin e-İrsaliyeye yazılması gerekecek. Bu taşıyıcı bilgisi ek zorunlu bilgilerden yalnızca bir tanesi. Dolayısıyla, eski sistemden farklı olarak firmaların sevkiyatlarla ilgili daha fazla bilgiyi takip etmesi gerekeceğini öngörüyoruz. Diğer taraftan firmaya gelen e-İrsaliye süreci de göz ardı edilmemelidir. Çünkü taslak Tebliğe göre gelen e-İrsaliyelere 7 gün içerisinde firmalarca kabul veya kısmi kabul şeklinde bir yanıt verme imkanı sunulmaktadır. Uygulamanın getirdiği bu yeni özellikle de şirketler nezdinde gelen irsaliye sürecinin takibi önemli bir hale gelmektedir.

Belgelerin elektronikleşmesiyle manuel iş yükünün ve arşivleme külfetinin azalması ve sistemin daha verimli olması sağlanmakla beraber sistem pratik hayatta ilk dönemlerde tamamıyla elektronik olmayabilecektir. Teknik aksaklık gibi senaryolarda matbu olarak düzenlenen sevk irsaliyeleri ile matbudan dönüştürülen e-İrsaliyelerin eşleşmesi ve ayrıca uygulamayı kullanmayan tedarikçilerden gelecek matbu sevk irsaliyeleri de olacak. Sonuç olarak, ülkede faaliyet gösteren her sektör bir şekilde e-İrsaliye uygulamasından etkilenecektir. Öncelikle farklı sevkiyat prosedürleri uygulayan akaryakıt, otomotiv, ilaç, gıda, perakende ve tütün sektörlerinin bu prosedürleri e-İrsaliye’ye uyarlaması gerekeceğinden bu uygulamadan daha çok etkileneceğini söyleyebiliriz. Özellikle bayi veya dağıtıcılarla yoğun olarak çalışan firmaların da merkezi bir sisteme yönelmesinin gerekebileceği değerlendirilebilir. Firmaların e-irsaliye sistemine gönüllü veya zorunlu olarak geçmeden önce tüm mal akışını ithalat, imalat, depolama ve müşteriye teslime kadar olan tüm süreçlerini tekrar gözden geçirmesini tavsiye ederiz.

Cenk Ulu - Seray Arı | Dünya | PWC

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Başlıksız Belge