Turizm payı: Harç mı, haraç mı?

Turizm payı: Harç mı, haraç mı?

AK Parti'ye mensup bir kısım milletvekili ,3 Temmuz 2019 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na “Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı” kurulması hakkında bir kanun teklifi verdi. Bu kanun teklifi, 4 Temmuz'da komisyonda görüşüldü .Bugün de Meclis Genel Kurulu'na gelmesi ve yasalaşması bekleniyor.
 

TURİZM TANITMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DURURKEN NEDEN AJANS?

Kanun teklifi ile Türkiye'nin turistik değerlerinin yurt içi ve yurt dışında tanıtılmasını sağlayarak, ülkemize gelen ziyaretçi sayısı ve buna bağlı olarak turizm gelirlerini artırmak, dünyanın en prestijli etkinlik, festival ve organizasyonlarını ülkeye çekmek, turizm projelerine yatırımcı çekmek, stratejik ve büyük ölçekli turizm yatırımlarına destek olmak ve böylece Türk turizminin, turizim kültürünün, ekonomisinin, endüstrisinin ve ticaretinin geliştirilmesine maddi destek sağlamak amacıyla Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı kurulması teklif ediliyor.
Yukarıdaki gerekçelerle kurulan Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde faaliyette bulunan Tanıtım Genel Müdürlüğü dururken niçin tüzel kişiliğe haiz, özel hukuk hükümlerine tabi özel bir fon kurulmak isteniyor? Üstelik bu fonun denetimi sadece bağımsız denetim yaptırmakla sınırlı olarak bırakılıyor. Ne Sayıştay denetimi ne de Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nun denetimi söz konusu.
 

DEĞİRMENİN SUYU TURİZMCİLERDEN

Ajansın kuruluş amaçlarını gerçekleştirmesi ve faaliyetlerinin finansmanı için turizm sektöründen “turizm payı” alınacak:

– Bileşik tesisler ile konaklama tesislerinden yüzde 1
– Bakanlıktan belgeli yeme-içme ve eğlence tesislerinden yüzde 1
– Deniz turizmi tesisleri ile bakanlıktan belgeli deniz turizmi araçlarından yüzde 1
– Seyahat acentalarından uçak bileti satışı hariç binde 1
– Havayolu işletmelerinin ticari yolcu taşımacılığı faaliyetlerinden binde 1
– Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından işletilenler hariç olmak üzere havalimanı işletmelerinden binde 2.5 oranında olmak üzere, bu ticari işletmelerin yatırımcısı veya işletmecisi olan gerçek veya tüzel kişilerin, bu işletmelerdeki faaliyetleri sonucunda elde ettikleri net satış ve kira gelirlerinin toplamı üzerinden alınacak.

Turizm payı ciro üzerinden alınacağı için, turizm şirketlerinin zarar etmesi sonucu değiştirmeyecek: Kâr da zarar da edilse, ciro üzerinden yukarıdaki yüzdelerde paylar bu fona aktarılacak.
Kanun teklifinde, ödenecek olan turizm payının Gelir ve Kurumlar Vergisi uygulamasında gider yazılabileceği düzenlemesi mevcuttur.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin “6. (değişik: 31/12/1982-2772/5 md.) Iişletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar gider yazılabilir” hükmü çerçevesinde “turizm payı” konusuna yaklaşıldığına göre, adı ne olursa olsun bu harçtır. Ancak harçların bir kamu hizmetinin karşılığı olmak zorunda olması ve harçların kamu giderlerini karşılamak üzere alınması gerektiği kuralı dikkate alındığında, tam harç kavramına da oturmadığı görülmektedir.

Kanun teklifinde, nitelik olarak harca benzemekle beraber, turizm paylarının Katma Değer Vergisi (KDV) beyannameleri ile beraber turizm şirketlerinin bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan edilmesi istenmektedir. Kanun teklifi o kadar aceleye getirilmiş ki, KDV'de de beyan süresi izleyen ayın 24'ü, ödeme süresi 26'sı olan düzenleme, 1 Nisan 2019 tarihinde değiştirildiği halde, eski hüküm yürürlükte imiş gibi düzenleme önerilmektedir.
 

TURİZM SEKTÖRÜ YOLUNACAK KAZ MI?

Teklifin yasalaşması halinde; turizm payı 1 Ağustos 2019 tarihinden itibaren elde edilecek cirolardan ödenmeye başlayacak. Yaz sezonunun tam ortasında, bu sezon bitmekte iken, henüz ajansla ilgili hiçbir organ faaliyete başlamamış iken, bu aceleniz niyedir? Turizm sektörü paydaşlarının niçin görüş ve önerilerini almadınız? Niçin bu sektör temsilcilerine maraba muamelesi yapıyorsunuz? Aynı gemide değil misiniz?

Teklif henüz yasalaşmadan, Anayasa Mahkemesi‘nin Kalkınma Ajansları Kanunu'nun bazı maddelerini iptal eden, E.2006/61, K.2007/91 sayılı kararını (23 Şubat 2008 tarih ve 26796 sayılı Resmi Gazete) okumanızı tavsiye ederim.

Anladığım kadarıyla, iktidar turizm sektöründe 4 yıllık çok kötü bir dönemden sonra, yeni yeni satışların artmasını, işlerin düzelmesini fırsata çevirmeye çalışıyor. Turizm sektöründe ciro üzerinden paraları al, denetimsiz bir fonda topla, istediğin gibi harca,oh ne ala memleket!

Nedim TÜRKMEN | Sözcü

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Başlıksız Belge