İHRACATÇI ÖNÜNÜ GÖREMİYOR...

Şu ana kadar krizle ilgili yeterli tedbir alınmadı. Finansal krizlerin çözülebilmesi için ihracatın arttırılması, ithalatın da kısılması lazım. Bunun da hızlı bir şekilde yapılması şart. Ticaret açığının kapatılması Türkiye'nin en önemli hedefi olmalı...

İhraç ürünlerimizin fiyatları, döviz bazında ucuzladı. Türk Lirasının değeri düştü. İhracat yapacak firmalar için en uygun ortam hazırlanmış oldu.
 

Peki, durum gerçekten ihracat için uygun mu?

Temmuz ayında bir anda döviz kurlarının yukarı doğru hareketinden sonra, Merkez Bankası,  döviz fiyatlarını düşürüp TL’yi yükseltmeye çalıştı. Döviz fiyatlarının düşürülmesinden korkan ihracatçı, bugün için karlı olan bir malı ihraç etmekten çekinmektedir. Çünkü döviz geldiğinde kur düşmüşse bu günkü döviz fiyatı ile karlı olan bir ürün, düşük döviz fiyatı ile ihracatçıya daha az TL sağlamış olacak ve karı zarara dönecektir. Bu durumda ihracat yavaşlayacaktır.

Türkiye ihracatını arttırmak zorundadır. Bunun için de döviz fiyatlarının belli bir seviyede  tutulması zorunludur. Kurların yeniden düşürüleceği endişesi ile  yeterince ihracat yapılamıyor.  İhracatımızı daha çok artıralım derken, döviz dar boğazına giriyoruz.
 

Birde kendi elimizle ihracatçımızı yok ediyoruz. Nasıl mı?

Hepimizde biliyoruz ki Türkiye'nin ihracatı ithalata bağlı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı yayımladığı tebliğle Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedellerini doğrudan ve gecikmeksizin yurda getirilme süresini fiili ihraç tarihinden itibaren 180 güne çekti. Bununla birlikte ihraç bedelinin en az yüzde 80’inin banka hesaplarına yatırılmasını zorunlu tuttu.
 

Getirilen uygulamadan 2008 yılında vazgeçilmişti.

Türkiye’nin dövize ihtiyacı var. Doğrudan yabancı sermaye ihtiyacı var. Kazma vurarak, fabrika kurarak yapılan kalıcı yatırımlara ihtiyacı var. Üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat ile döviz kazandıran yatırımlara ihtiyacı var.
 

Biz ne yapıyoruz?

İthalata kısıtlama tedbirleri yerine ihracata yönelik tedbirler alıyoruz.

İhracat yaparsan parayı getirmek zorundasın. İyi de üretimi ithalata dayalı, üstelik hammaddesi dolar ile.

İhracat yapan firmalarda çok iyi biliyor ki yurt dışından daha ucuz maliyet ile hammadde alabiliyor. Tekrar paraya komisyon ödeyip Türkiye’ye neden getirsin. Ham madde ithalatını dolar ile yaparken neden Türk Lirasına çevirip zarar etsin..!

Türk Lirası’nda durmak hem ithalatçı hem de ihracatı ithalata bağlı olanlar için zarar. Mecburen dövizde duruyorlar.

Umarız hatadan dönülür. İthal duvar kağıdına kısıtlama getirilerek cari açığı kapatamayız.

YORUM EKLE

Başlıksız Belge