Hukuki açıdan bilanço

Hukuki açıdan bilanço

Türk Ticaret Kanunu’nun 66’ncı maddesi gereği olarak “Her tacir ticari işletmenin açılışında taşınmazlarını, alacaklarını, borçlarını, nakit parasının tutarını ve diğer varlıklarını eksiksiz ve doğru bir şekilde gösteren ve varlıkları ile borçlarının değerlerini teker teker belirten bir envanter çıkarmakla yükümlüdür.

Tacir açılıştan sonra her faaliyet döneminin sonunda da böyle bir envanter düzenler. Faaliyet dönemi veya başka bir kanuni terimle hesap yılı on iki ayı geçemez. Envanter; düzenli bir işletme faaliyetinin akışına uygun düşen süre içinde çıkarılır.

Maddi duran mal varlığına dair varlıklarla, ham ve yardımcı maddeler ve işletme malzemeleri düzenli olarak ikame ediliyor ve toplam değerleri işletme için ikinci derecede önem taşıyorsa, değişmeyen miktar ve değerle envantere alınırlar; şu şartla ki, bunların mevcutları miktar, değer ve bilişim olarak sadece küçük değişikliklere uğramış olsunlar. Ancak kural olarak üç yılda bir fiziksel sayım yapılması zorunludur.

Aynı türdeki stok mal varlığı kalemleri, diğer aynı nitelikteki veya yaklaşık aynı değerdeki taşınabilir mal varlığı unsurları ve borçlar ayrı ayrı gruplar halinde toplanabilir ve ortalama değerleri ile envantere konulabilir.

Vergi Usul Kanunu’nun 186’ncı maddesinde yer alan tanımlamaya göre de “Envanter çıkarmak, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı (ayrıntılı) olarak tespit etmektir. Bu bağlamda da “Envanter defterine işe başlama tarihinde ve müteakiben her hesap döneminin sonunda çıkarılan envanterler ve bilançolar kaydolunur ve bu tarihe “bilanço günü” denir.

Envanter kısaca işletmenin aktif ve pasifini değerleriyle gösteren liste demektir. Bu bağlamda da “Tamlık ve doğruluk ilkeleri amaç yönünden envanteri tanımlar. Envanter tam ve doğru değilse, işletmenin hesapları ve sonuçları doğru çıkmaz. İlk envanter gerçek / doğru değilse bu düzeltilemez.”

Envanter işletmelerde bilançodan önce çıkarılmış olmalıdır. Çünkü bilanço envanter esas alınarak düzenlenir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 67’nci maddesinde de ifade edildiği üzere “Envanter çıkarılırken, mal varlığı mevcudu, sondaj yöntemine göre ve genel kabul gören matematiksel – istatiksel yöntemler yardımı ile çeşit, miktar ve değer olarak belirlenir.

Kullanılan yöntem Türkiye Muhasebe Standartları’na uygun olmalıdır. Bu şekilde düzenlenen envanterin vardığı sonuçlar, fiziksel sayım yapılmış olsaydı elde edilecek olan envanterin sonuçlarına eş düşmelidir.(T.T.K md.67/1)
Faaliyet döneminin kapanışında fiziki sayım veya kullanımına diğer bir usul kullanılarak mal varlığı kalemlerinin cins, miktar ve değerine göre faaliyet dönemi kapanışından önceki üç veya sonraki iki ay içinde bulunan bir gün itibariyle düzenlenmiş özel bir envanterde gösterilmişse, ayrıca bir özel envantere dayalı olarak ve Türkiye Muhasebe Standartları’na uygun bir şekilde ileriye dönük tahmin yöntemiyle, faaliyet döneminin sonunda mevcut varlıkların o faaliyet döneminin sonu itibarıyla değerlemesi doğru yapılıyorsa varlıklara ilişkin envanterin yapılmasına gerek yoktur.(T.T.K md.67/3)

Bir başka anlatımla değişmeyen değer ilkesinde kural olarak malvarlığı unsurlarının teker teker değerlendirilmesi gerekir. Burada iki istisna söz konusudur. Bunlarda birincisi maddi duran malvarlığına dâhil varlıklar, ikincisi ise dönen malvarlığı kategorisi kapsamında işletme ihtiyaçları için düzenli bir şekilde ikame edilen ham ve yardımcı maddelerle, akaryakıt gibi işletme malzemeleridir. Her ikisi de daha önceki değişmeyen değerleriyle (sabit değer) envantere alınabilirler. Ancak ikinci kategorinin işletmede devamlı ikame edilmesi yanında toplam değerleri ile sabit değerleri arasındaki farkın küçük olması gerekir. Bu kural sürekli olarak uygulanmaz. Üç yılda bir fiziki, yani tam ve gerçek değerle varlıkların teker teker değerlendirilmesi suretiyle envanterin çıkarılması gerekir.

Tacir, ticari faaliyetinin başında ve her faaliyet döneminin sonunda, varlıkla borçlarının tutarlarının ilişkisini gösteren finansal tabloyu (sırasıyla açılış bilançosunu ve yıllık bilançoyu) çıkarmak zorundadır. Açılış bilançosunda, yılsonu finansal tablolarının, yılsonu bilançosuna ilişkin hükümleri uygulanır.

Tacir, gelir tablosunu hazırlar.

Bilanço ila gelir tablosu, yılsonu finansal tablolarını oluşturur.”(T.T.K md.68)

Dr. Veysi Seviğ | İtohaber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Başlıksız Belge