Seçilmiş Gelir İdaresi Özelgeleri (2)

Seçilmiş Gelir İdaresi Özelgeleri (2)

Gelir İdaresi özelgeleri, vergi cezası ve gecikme faizine karşı koruma sağlıyor. Aynı nitelikli özelgeler sadece özelgenin verildiği değil bütün mükellefler için aynı sonuçları doğuruyor. Bu nedenle özelgeler oldukça önemli ve izlenmesi gereken kaynaklar. Gelir İdaresince verilen özelgelerden seçilmiş bazılarının özetine, yorum yapmadan zaman zaman bu köşede yer vermeye çalışıyorum. İşte son zamanlarda verilen özelgelerden seçtiğim bazılarının özeti. Özelgelerin tam metinlerine Gelir İdaresinin internet sitesinden ulaşmak mümkün.
 

Turizm şirketlerince kamu taşınmazları üzerinde tesis edilen irtifak hakkı sürelerinin uzatılması nedeniyle ödenen yararlanma bedelleri hangi sürede itfa edilir?

(20.09.2019 tarih ve 313622 sayılı özelge)

Şirketin talebi üzerine, Kültür ve Turizm Bakanlığı Arazi Tahsis Komisyonu tarafından "Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması ile Satışına İlişkin Yönetmelik" hükümleri uyarınca, yararlanma bedeli ödemek suretiyle iktisap edilen kesin tahsis süresinin uzatılmasına ilişkin ilave kullanma hakkına ilişkin bedelin Vergi Usul Kanunu’nun 269. maddesi uyarınca hak olarak aktifleştirilmesi ve amortisman listesinin "55. Gayrimaddi İktisadi Kıymetler" sınıflandırması kapsamında, faydalı ömrünün 15 yıl olarak ve % 6,66 normal amortisman oranına göre itfa edilmesi gerekmektedir.
 

Döviz cinsinden peşin tahsil edilen kira geliri nasıl değerlenmelidir?

(09.09.2019 tarih ve 172924 sayılı özelge)

Yabancı para cinsindeki pasif geçici hesapların, Vergi Usul Kanunu’nun 280. maddesindeki yabancı paraların değerlemesine ilişkin esaslar doğrultusunda, yabancı para değerlemesine tabi tutulması ve bu değerleme sonucunda ortaya çıkan kur farkının, gelir veya gider olarak dikkate alınarak dönem kazancıyla ilişkilendirilmesi gerekmektedir.
 

Youtuberların elde ettiği gelirler nasıl vergilendirilir?

(13.11.2019 tarih ve 129069 sayılı özelge)

Gerçek kişilerce internet ortamında reklam hizmeti verilmesi veya reklam hizmeti verilmesine aracılık edilmesi halinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesine göre vergi kesintisi yapmakla sorumlu olup reklam hizmeti alanlar tarafından söz konusu gerçek kişilere yapılacak ödemeler üzerinden % 15 oranında gelir vergisi kesintisi yapılacak olup, gerçek kişiye ait internet sitesi alanında (Youtube) yayınlanan reklamlar nedeniyle Google firmasınca yapılan ödemelerin 476 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına göre vergi kesintisine tabi olan ödemeler kapsamında değerlendirilmesi söz konusu değildir.

Gerçek kişiye ait internet sitesi alanında yayınlanan reklamlardan dolayı Google tarafından yapılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesine göre ticari kazanç olarak değerlendirilmesi, söz konusu gelirin Gelir Vergisi Kanunu’nun 85. maddesine göre yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, yurtdışında şahsi gelir vergisi ödenmesi halinde bu vergilerin ödendiğinin Kanun’da belirtilen şekilde tevsik edilmesi şartıyla, beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsubu mümkündür.
 

Belediyenin ihtiyacı olanlara verilmek üzere alışveriş çeki alımında ve çeklerin kullanımında KDV uygulaması nasıl olmalıdır?

(09.07.2019 tarih ve 51130 sayılı özelge)

Belediye tarafından ihalesi yapılacak olan, Belediye sınırları içerisinde yaşayan muhtaç durumdaki vatandaşlara verilmek üzere içerisinde KDV dahil 100 lira değerinde harcama limiti yüklenmiş 10.000 adet alışveriş çeki (kartı) alımı işi kapsamında alınacak olan alışveriş çeklerinin (kartlarının) Belediyeye tesliminde, kartlara yüklenilen 100 lira bir mal teslimi veya hizmet ifasının karşılığı olmadığından, ödenen bedel KDV’ye tabi olmayacaktır. Ancak, karta yüklenilen 100 lira dışında kart alım işine yönelik yükleniciye ayrıca bir bedel ödenmesi durumunda, ödenen bu hizmet bedeli üzerinden genel oranda KDV hesaplanması gerekmektedir.

Belediye tarafından muhtaçlara teslim edilen alışveriş çeklerinin (kartlarının) kullanılması suretiyle mal veya hizmet satın alınmasında, satıcı tarafından teslim ve hizmetlerin karşılığını teşkil eden bedel üzerinden, teslime konu mal ve hizmetin tabi olduğu oranda KDV hesaplanarak tüketici adına fatura veya ödeme kaydedici cihaz fişi düzenlenmesi gerekmektedir.
 

Mal tesliminden önce fatura düzenlenmesi halinde iade ne zaman talep edilebilir?

(01.03.2019 tarih ve 36770 sayılı özelge)

Büyükşehir Belediyesi ile yapılan mal alım sözleşmesi kapsamında yapılacak her bir/parti HRS aracı ve tramvay aracı teslimine ilişkin olarak, muayene ve kabul tutanağının onaylanmasından itibaren yedi gün içerisinde fatura düzenlenmesi gerekmekte olup, söz konusu süreden sonra düzenlenen faturalar Vergi Usul Kanunu uygulamasında hiç düzenlenmemiş sayılmaktadır. Bunun yanı sıra, faturanın muayene ve kabul tutanağının onaylanmasından önce herhangi bir tarihte düzenlenmesi de mümkün bulunmaktadır.

Ayrıca, söz konusu sözleşme kapsamında, HRS araçları ve tramvay araçları için taahhüdün gerçekleştirilmesi sırasında (teslimden önce) araç bedellerinin %8’i oranında verilen/verilecek avanslar için fatura düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır.

Büyükşehir Belediyesine Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında teslim edilecek araçların imalat aşamasının belli dönemlerinde yapılan avans ödemeleri için fatura düzenlenmesi halinde, söz konusu faturaların düzenlendiği dönem beyannamesinde işlemin istisna olarak beyan edilmesi ve bu işleme ilişkin yüklenilen KDV’nin gösterilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 13/d maddesi kapsamındaki işlemlere ilişkin yüklenilen KDV’nin iadesi HRS ve tramvay araçları teslim edildiğinde talep edilebilecektir.
 

Döviz cinsinden alacağın tahsilinde, tahsil tarihinde anapara alacak tutarı üzerinden hesaplanacak kur farkı ile alacak için hesaplanan faiz için KDV hesaplanması gerekir mi?

(11.01.2019 tarih ve 35118 sayılı özelge)

Ana ortak veya ilişkili firmalar arasındaki borç verme işlemleri, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun (1/1) maddesine göre finansman temin hizmeti olarak değerlendirilmekte ve bu işlemler nedeniyle hesaplanacak faiz tutarı KDV’ye tabi bulunmaktadır.

Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun (12/7) maddesi gereğince, örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarların, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kar payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılması nedeniyle, kurumlarla ilişkili kişiler arasında gerçekleşen ticari faaliyetlerin sonradan Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının uygulanmasında örtülü sermaye olarak değerlendirilerek dağıtılmış kar payı sayılması, KDV açısından işlemin finansman temin hizmeti olmasını etkilememektedir.

Buna göre, ana ortak veya ilişkili firmalar arasındaki borç verme işlemlerinden kaynaklanan alacağa eklenen önceki dönem adat faizleri üzerinden hesaplanacak kur farkı işlemin karşılığını teşkil eden bedele dahil olduğundan KDV’ye tabidir.

Diğer taraftan, ana ortak veya ilişkili firmalar arasındaki borç verme işlemlerinden kaynaklanan anapara alacak tutarı üzerinden hesaplanan kur farkı, işlemin karşılığını teşkil eden bedel kapsamında olmadığından, anapara alacak tutarı üzerinden hesaplanan kur farkı üzerinden KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.

Ana ortak veya ilişkili firmalar arasındaki borç verme işlemlerinden kaynaklanan anapara alacak tutarı üzerinden hesaplanan kur farkı için fatura düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır. Bununla birlikte verilen finansman hizmeti kapsamında hesaplanan ve faturalandırılan adat faizlerinin tahsili tarihinde hesaplanan kur farkı tutarı için alacaklı olunan ilgili şirketler adına fatura düzenlenmesi gerekmektedir.

Recep BIYIK | PWC | Dünya
 

Güncelleme Tarihi: 04 Aralık 2019, 17:39
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Başlıksız Belge