İçi boş ve gayrifaal Limited ve AŞ’ler tasfiye edilmeden fesh edilebilecek midir?

Bilindiği gibi, önceki yıllarda çeşitli nedenlerden dolayı, limited şirket olarak kurulmuş birçok firma veya teşebbüs (hayat standardı esasına göre vergilemeden kurtulmak için) geldiğimiz bu yıllarda tasfiyesi veya faaliyeti itibariyle önemli problemler ortaya çıkarmaktadır.

İçi boş ve gayrifaal Limited ve AŞ’ler tasfiye edilmeden fesh edilebilecek midir?

Bilindiği gibi, önceki yıllarda çeşitli nedenlerden dolayı, limited şirket olarak kurulmuş birçok firma veya teşebbüs (hayat standardı esasına göre vergilemeden kurtulmak için) geldiğimiz bu yıllarda tasfiyesi veya faaliyeti itibariyle önemli problemler ortaya çıkarmaktadır.

Günümüzde içi boş ve gayrifaal bir durumda bulunan şirketler sayısal olarak giderek artmakta adeta ticaret sicil memurlukları ve vergi daireleri münfesih şirketler çöplüğü haline gelmiş durumdadır. Bu şirketler gerek vergi daireleri için ve gerekse ticaret sicil memurlukları için önemli bir problem teşkil etmektedir. Zira, bu şirketlerin ortaklarına erişilememektedir. Şirketlerin kendileri de fiiliyatta adreslerinde olmadığı gibi, tüzel kişilikleri sadece kağıt üzerinde yazılı kalmaktadır.

Uzun yıllardır faaliyette olmayan birçok limited veya anonim şirket gayrifaal durumdadır. Bu şirketler kapalı olduğu için vergi dairesi bunlardan beyanname talep etmemektedir. Hatta birçok vergi dairesi bu durumda bulunan şirketleri VUK md. 160 hükmüne göre resen vergi kayıtlarını kapatmaktadır. Ancak, bu resen kapatma işlemi vergi dairesi cephesinde yeterli olmakla beraber, ticaret sicil cephesinde ise bu gibi şirketlerin ticaret sicil kayıtları açık tutulmaktadır.

Uzun zamandır gayrifaal olan bu gibi şirketlerin ticaret sicilinden kayıtlarının silinebilmesi için mutlak surette tasfiye ile ilgili işlemlerin tamamlanması zorunludur. Aksi takdirde bu şirketler, sürekli ticaret sicil memurlarını ve ticaret odalarını meşgul eder durumdadırlar. Bir yandan ticaret odası aidatları sürekli işlemekte diğer yandan vergi dairesi cephesinde bu gibi şirketlerin her ay boş KDV beyannamesi verilmemesi dolayısıyla her ay 1.600,00 TL özel usulsüzlük cezası tarh ve tebliğ edilmektedir.(1)

Bazı mahkemelere müracaat eden limited şirket ortakları bu müracaatlarında şirketin ortağı sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinde veya Asliye Ticaret Mahkemelerinde gayrifaal şirketlerin “tasfiyesiz feshi” müracaatı ile şirketleri tasfiye ettirmektedirler.(2)

Bir şirketin kuruluşu ile beraber ticaret sicilinde tescil ve ilanı sonucunda şirket kurulmuş ve tüzel kişiliğini elde etmiş bulunmaktadır. Yine aynı şekilde tüzel kişiliği tescil ve ilan edilen bir limited şirketin fesh ve tasfiyesi ise; tasfiye hükümlerinin işletilmesi suretiyle şirketler tasfiye olmaktadır.(3)

Asıl konumuza dönecek olursak, yerel bir mahkeme kararı ile bir limited şirket tasfiyesiz fesh olunmuştur.(4) Yerel mahkeme kararının incelenmesi sonucunda müracaatçılar mahkemeye aşağıdaki gerekçeleri ileri sürerek şirketin tasfiyesiz feshini talep etmektedirler.


1- Şirketin uzun zamandan beri çalışmaması,

2- Şirketin yine uzun zamandan bu yana mal alım, mal satımı veya hizmet sunumunun durdurulmuş olması,

3- Şirketin vergi kayıtlarının vergi dairesi tarafından tek taraflı olarak geriye doğru resen kapatılmış olması,


4- Şirketin organlarını yitirmesi (şirket ortaklarına uzun zamandır ulaşılmamış olması),

5- Şirketin sermaye artırım koşullarını yerine getirmemiş olması dolayısıyla, münfesih duruma düşmüş olması hali,

6- 
Şirket ortaklarından veya şirketten alacaklı durumda olan bir kişinin haklı nedenlerle bu şirketin feshini mahkemeden talep etmiş olması,
 

Şirket ortaklarından birisinin istemi üzerine ve haklı nedenlerden ötürü mahkeme kararıyla limited şirket sona erdirilebilmektedir. Buna göre infisah sebeplerinin düzenlendiği TTK md. 549/1-4 hükmü uyarınca ortaklardan birisinin talebi üzerinde ve haklı sebeplerden dolayı mahkemece verilecek bir karar ile de ortaklık dağılabilir.(5) TTK’nun 551/II. maddesi ise “her ortak, muhik sebeplere dayanarak şirketten çıkmasına müsaade edilmesini veya şirketin feshini mahkemeden talep edebilir” şeklindedir. Muhik neden, her olayın özelliğine göre saptanır. Bu nedenle yasa koyucu muhik nedenin tanımını yapmamıştır. Bu hüküm sayesinde limited şirketin sözleşmeyle belirlenmiş süresi dolmadan önce ortaklara şirketi sona erdirme imkanı tanınmıştır.

Kanunumuzda limited şirketi sona erdirecek haklı sebebin tanımı veya nelerin haklı sebep sayılacağı belirtilmemiştir. Ancak TTK md. 187’de kolektif şirketler açısından haklı bir sebep tanımı yapılmış ve haklı sebeplere örnekler verilmiştir. Kanundaki bu hükümden limited şirketler için de yararlanabilir. Bundan yola çıkarak haklı sebep; “Ortakların bir araya gelmesini sağlayan maddi ve kişisel birliktelikleri ortadan kaldıran, böylece şirketin amacına uylaşmasını olanaksız kılan ya da ciddi biçimde güçleştiren ve ya bu amacı tehlikeye sokan nedenlerdir.” Ortağın birinin şahsında beliren sübjektif nedenler ise, haklı sebeple sona erme nedeni değil daha ziyade çıkarma sebebi olmalıdır.

Haklı sebepler, ortaklar arasındaki ilişkilerden kaynaklanabileceği gibi, bir ortak ile şirket arasındaki ilişkiden veya bizzat şirketin durumundan da kaynaklanabilir. haklı sebeple şirketin feshinin mahkemeden istenebileceği bazı hallere örnek;


a) Limited şirket faaliyetinin tamamen durmuş olması.

b) Ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar.

c) Ortağın esas sermaye borcunu ödemede temerrüdü.

d) Şirketin kuruluş gayesinin gerçekleştirilmesine imkan kalmaması.

e) Şirketin devamlı olarak kar sağlayamaması.

f) Ortakların rekabet yasağını ihlal etmeleri.

g) Ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona ermesi.

h) Şirket yönetimindeki yolsuzluklar.

i) Şirket kararlarının ve sözleşmenin sürekli ihlali.

Haklı sebeplerin bulunması halinde her bir ortağın mahkemeye başvurarak şirketin sona erdirilmesini talep hakkı vardır. Ancak fesih sebebini meydana getiren kusurlu şirket ortağının, bu davayı açma hakkı yoktur. Mahkeme, davacı ortağın kusurlu olduğu sonucuna varırsa, haklı sebebe dayanarak şirketin feshedilmesi talebini reddetmelidir. Ancak, her iki tarafın ortak kusurlarından haklı sebep meydana gelmişse, bu hal şirketin haklı nedenle fesih sebebi olarak kabul edilmelidir.

Haklı sebeple şirketin feshi talebi davasının açılabilmesi için belli bir süre yoktur. Haklı sebep devam ettiği sürece fesih davası açılabilir. Limited şirketlerdeki haklı sebeple şirketin feshini takip etme davasında, şirketin tüm ortaklarının davada, davacı veya davalı olarak gösterilmesi gerekir.

Bu şirketin bir dava açıldıktan sonra; davacı ortağın iddialarının gerçek olup olmadığını, şirketin son bulması için haklı bir sebep olup olmadığını mahkeme kendisi takdir eder. Hakim davacının sebeplerinin somut ve gerçek olduğunu sonucuna varırsa şirketin feshine karar verir. Şirket mahkeme kararının kesinleştiği tarihte son bulur.(6)

Netice itibariyle; şirket ortaklarından birinin talebi üzerine haklı sebepler ileri sürülerek mahkeme kararıyla limited şirket tüzel kişiliği tasfiyesiz olarak sonlandırılabilir. Bu konuda mahkemeler bilirkişilere de müracaat ederek konuyla ilgili bilirkişi incelemesi yaptırabilirler. Mahkemece verilen gerekçeli karar uyarınca kararın bir örneği ile ticaret siciline başvurularak şirketin tasfiyesiz feshi gerçekleştirilmiş olacaktır.

Av. Nazlı Gaye Alpaslan

------------------

(1) 213 sayılı VUK mük. md.355

(2) Avanos Asliye Hukuk Mahkemesi kararı, 14.10.2010 gün ve E.2009/329-K:2010/697 sayılı gerekçeli karar. Yine aynı yönde verilmiş bulunan Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.06.2005 gün ve E:2005/186-K:2005/267 sayılı gerekçeli karar.

(3) Yeni TTK md.573-588. Eski TTK md. 512

(4) Avonos Asliye Hukuk Mahkemesi Karar: 2005/267

(5) Eski TTK md. 549/1-4

(6) CİHAN M. Erhan, “Ortaklarından Birinin talebi Üzerine ve Haklı Nedenlerden Dolayı Mahkeme Kararıyla Limited Şirket Sona Erebilir mi?”, www.mesutcihan.com.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Başlıksız Belge