HAKSIZ REKABET Mİ? DOST KAZIĞI MI?

HAKSIZ REKABET Mİ? DOST KAZIĞI MI?

Sevgili dostlar, sevgili meslektaşlarım, çok kıymetli okuyucularım bildiğiniz ve takip ettiğiniz üzere;

13 Haziran 2019 Muhasebe Yapmak / Muhasebeci Olmak

25 Haziran 2019 O Halde Soruyorum: Meslek Hastalığı Değilse Nedir?

29 Haziran 2019 Muhasebe Meslek Mensuplarında Tükenmişlik Sendromu ve Mali Tatil Üzerine

12 Temmuz 2019 Meslek Mücadelesi Yapan Tüm Kurum ve Kuruluşlara Hitaben..!

18 Temmuz 2019 Muhasebe Bürolarında Hizmet İnovasyonu

25 Temmuz 2019 Meslektaş Koçluğu

26 Ağustos 2019 Serbest Meslek Faaliyetinde Kredi Faizleri

gibi makalelerimde meslek ve meslektaşın hak ve menfaatlerini savunmaya çalıştım. Ancak hiç yazmak istemediğim, hatta yazmayı bile düşünmediğim haksız rekabet konusuna hiç ama hiç değinmedim. Çünkü bırakın meslektaşın onur ve haysiyetine yakıştırmayı, insanın onur ve haysiyetine dahi yakıştırılamayacak bir konu olduğu düşünüyordum.

Sayıları yaklaşık yüz bine varan bir meslektaş topluluğunun kahvaltılarda bir araya gelmesine, aynı kaptan yemek yemesine, eğitimlerde bir araya gelmesine rağmen, koyun (kuzu) kılığına girmiş kurt misali birbirlerinin müşterilerine göz dikmeleri bence haksız rekabetin de ötesinde bir şey ama ben bu kişilerin yaptığına haksız rekabet diyemiyor, ilk defa bir kelime bulamıyorum. Artık bu kişileri ayırt etmek insanüstü marifet istiyor.

Bu koyun kılığına girmiş kurtların yaptığına, güzel Türkçemizde ilginç bir ifade var, DOST KAZIĞI!

Peki sizce nedir dost kazığı? Tarif edecek olursak: “Yol arkadaşı sandıklarınızın sizi arkadan hançerlediklerinde, onların yüzüne ve gözlerine baktığınız anda (ki bakabilirseniz) kendi kalbinizin derinliklerinde hissettiğiniz aldatılmış hissi.” Nasıl? Böyle tarif edilebildi mi sizce?

Maalesef bu insanların hep bir mazeretleri vardır. Ya bürolarını yeni açmışlardır müşteriye ihtiyaçları vardır ya da hatırlarını kıramadıkları bir abileri vardır. Hatta hatır gönül bilmeyen bu insanlar, kanatlarını kimin taktığını düşünmeden “üstad” kabul ettiğini söyledikleri insanların kurdukları düzene ucuz bahanelerle, (sırf kendi menfaatleri için) taş koyarlar ancak “risklerini bile bilmeden, belirlemeden, planlar yaparak uzun vade de kendi felaketlerini hazırlarlar.”

Meslek kuruluşları da büyük mücadeleler vererek, yılın 365 günü meslek etiği konusunda eğitim verir, haksız rekabet konusunda kanunlar ve yönetmelikler hazırlar.

Yönetmelik demişken;

Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik  Mesleklerine ilişkin Haksız rekabet ve reklam yasağı yönetmeliği, İkinci Bölüm (Haksız rekabet sayılan haller) Haksız rekabet yapmama yükümlülüğü Madde 6’da çok güzel sayılmıştır.

Özellikle madde 6 (b) bendi çok dikkat çekicidir.

Madde 6- b) Bir diğer meslek mensubu ile sözleşmesi bulunan iş sahiplerini sözleşme yapmak amacıyla mevcut sözleşmelere aykırı davranmaya veya bu sözleşmeleri feshetmeye yöneltmek.

Bu koyun postuna bürünmüş kurtlar, dost kazığını atabilmek için genellikle dönem sonu yaklaşırken ortaya çıkarlar ve müşterilerinizle görüşme yapmaya başlarlar. Müşterinizi almak için kırk takla atarlar konuşmalarında “üstadın defterini alamam istemem ama yan cebime koy” türünden ifade ve yaklaşımlarda bulunurlar.

Yine yönetmeliğin, Reklam yoluyla haksız rekabet MADDE 8 (f) bendinde:

MADDE 8 (f) Mesleki ve akademik unvan dışında sahip olunan başka unvanları kullanmak. ifadesi çok ilginçtir.

Bu koyun postuna bürünmüş kurtlar, dost kazığını atabilmek için genellikle mali müşavir, doktora vb. unvanlarının yerine meslek kuruluşundaki delegelik, eğitmenlik vb. gibi unvanlarıyla da haksız rekabet yapmaya kalkabilmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki, Türkiye’de çok saygın bir yere sahip olan meslek örgütünün özellikle mesleki ve akademik unvan dışında sahip olunan başka unvanları kullanan bu kişilere yaklaşımı çok sert olmaktadır.

Yönetmeliğin haksız rekabete ilişkin diğer maddelerine baktığımızda haksızlığa uğrayan meslek mensubunu koruyucu maddeler olduğunu görüyoruz.
 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Hak, Yetki ve Sorumluluklar

Odaların hak ve yetkileri

MADDE 9 – (1) Odalar, meslek mensuplarının iktisadi menfaatlerini korumak amacıyla, haksız rekabetin varlığı halinde Kanunun 14 üncü maddesi ile 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 58 inci maddesi hükümlerine göre;

(a) Fiilin haksız olup olmadığının tespiti,

(b) Haksız rekabetin men’i,

(c) Haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılması ile haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesi,

davalarını açmaya yetkilidir.

Meslek mensubunun hakları

MADDE 10 – (1) Haksız rekabet nedeniyle, müşterileri, güvenirliği, mesleki itibarı, mesleki faaliyetleri veya diğer iktisadi menfaatleri zarar gören veya zarar görme tehlikesi olan meslek mensubu; ilgili odalara şikayette bulunabilir ve/veya 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenen dava haklarını kullanabilir.

İstihdam edenin sorumluluğu

MADDE 11 – (1) Meslek mensubu, istihdam ettiği personel tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet eylemleri ve uygulamaları sebebiyle de bağlı bulunduğu odaya ve zarar görenlere karşı sorumludur.

Son söz; ikili ilişkilerde karşımızdaki kişiye hak ettiğinden fazla değer vermemeli, gerektiği kadar yakın, gerektiği kadar uzak olmalı…

Yeni yılın gerçek dostlarla, mutlu ve huzurlu geçmesi temennisiyle...

Özkan ÇİNAR                                                                                                       
Mali Müşavir/SPK Denetçisi
Yönetim Danışmanı/Eğitmen    

 

Kaynak: www.bdTurkey.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

Güncelleme Tarihi: 02 Ocak 2020, 09:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Başlıksız Belge