Muhasebe ve işletme hileleri anıları - 8 -

Bu defaki yazımız ise hile değil de, gurur duyarak yaptığımız uluslararası bir işlem.

Çalıştığım firma, daha önce de belirttiğim gibi hammadde olarak yün kullanıyor ve hammaddeyi %80 oranında Avustralya’dan ithal ediyor.
 

Avustralya’da yün borsada satılır. Bir ilkbaharda ve bir de son baharda kırkım yapılır ve üretilen yünler belirli standartlar ve kalite garantisi ile kirli yün balyaları halinde hazırlanır. Avustralya borsasında oluşan fiyatlarla bütün dünyaya satılır.

Hemen bu arada dini ve iktisadi bazı bilgileri de verelim. Buna da şaşıracaksınız. Musa Peygamber zamanından beri fakirlik ve zenginlik yahut tarımsal üretim artış veya azalışı yahut yağmurların yağması veya kıtlık ve bolluk dönemleri 7 yıl sürer. Modern iktisatçılar da sonunda bu kanaate varmışlardır.
 

Avustralya borsasında bizim firma gibi firmalar da tanınır. Her firmanın da bir ratingi vardır. Firmanız ne kadar yapağı alır, bilançoları borsacıların incelemesine açık mıdır, firma borçlarını zamanında öder mi, sözüne güvenilir midir, woolmark damgalı ürün üretiyor mu gibi değerlendirme esasları bulunur.
 

Ben, Ticaret lisesine orta birden başlamışım ve bitirmişim, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde o günlerin en büyük muhasebe otoritelerinden ders almışım, ve de Harward tipi eğitimi yapan İÜ İşletme iktisadı enstitüsünde okumuşum. Bilançoların şeffaflığına inanıyorum. Taa 1971 den beri tek düzen hesap planına göre muhasebe tutuyorum ve Avustralya borsasının her talebinde bilanço ve gelir tablolarını kendilerine sunuyor ve gerekli açıklamaları da yapıyorum.
 

O tarihlerde yabancı veya yerli denetim şirketleri bizi denetlemiyor, ama ben denetlenmiş gibi bütün tabloları yapıyor ve isteyene sunabiliyorum. O tarihte tek düzen hesap planı kullanmanın yanında üretim, muhasebe, ambarlar, mağaza satışları takibi bile bilgisayarla yapılıyor. O zamanlar herhangi bir program da olmadığı için en çok zorlandığım şey NAKİT AKIŞI TABLOSU idi.
 

Bu işlemin muhasebe ayağı ile ilgili bilgiler.
 

Sayın okurlarım, bugüne kadar yazdığım yazılardan da anlayacağı gibi bir muhasebecinin başarılı olabilmesi için
 

  1. Maliyet muhasebesini çok iyi bilmesi
  2. Genel muhasebeyi çok iyi bilmesi
  3. Bilanço ve gelir tablolarını uluslararası taleplere açık olacak şekilde ve şeffaf olarak hazırlaması
  4. En önemlisi üretimi ve üretim safhalarını bir mühendis gibi bilmesi ve bu bilgilere dayanarak maliyet tespiti yapabilmesi şarttır.

Ben, 1971 yılında yine bir yünlü firmasında hammadde alım servisinde
 

çalışmıştım. O tarihten beri de Avustralya borsasını takip ediyordum. Bu takipler sonucunda yukarıda ikinci paragrafta yazılı olan bilgiler konusunda kanaate ulaşmıştım. Avustralya borsasından bir önceki yıl, dolar yerine Danimarka kronu üzerinden alış yapmış ve büyük kar etmiştik. Ertesi yıl, Avustralya borsası bize Danimarka kronu üzerinden satış yapmayacağını bildirdi.
 

Biz de başka bir teklifte bulunduk. Yıllık bin tonluk alım anlaşması teklif ettik ve de haftada 2 tır fabrika teslimi olarak anlaştık. Mal fabrikaya geldikten sonra bedelini ödemek üzere anlaştık. Yani bir yılda bin ton yapağı 4 milyon dolar bağlanacaktı oysa biz haftada iki tıra 80.000 dolar para bağlamakla konuyu halletmiştik. Yani finansman masrafını 100 birim yerine 8 birime düşürmüştük.
 

Mal borsa malı, 1000 tonluk yani bir yıllık alım yapmak da büyük bir cesaret işi, ya borsa düşerse ne olacak? İşte orada 1971 den beri işi takip etmenin getirdiği tecrübe devreye giriyor.
 

O yıl Avustralya’da kuraklık olmuştu ve kuraklık olunca yün üretimi düşüyor ve fiyatlar da artıyordu. (Bir de Çin alım için devreye girince). O yıl kuraklık yılı bir diğer tabirle yok yılı olacaktı. Ben veya biz diyelim, çünkü bu işler ekip işidir, ekibimiz bu olayı önceden gördü ve düşündü. Bu yüzden 1000 tonluk yani 4.000.000 (dört milyon dolarlık) anlaşma yaptık.
 

Şansa bakın, bir iki ay içinde Avustralya borsasında yün fiyatı 16 dolara çıktı mı? Çıktı ve firmamız o yıl hiç çalışmasa bile 12 milyon dolar kar edecek duruma geldi idi.
 

Tabii, bu olay bizim piyasada duyuldu. Bu sihirbazlığı yapanın da ben olduğum duyuldu ve ertesi yıl ben emekli olurken, bana inanamayacağınız büyük teklifler geldi. Onlar da bir başka hikâye diyelim ve yazımıza burada son verelim.

Cevdet Akçakoca
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi

Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 2019, 14:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Başlıksız Belge