VERGİSEL AVANTAJLAR ( V )

VERGİSEL AVANTAJLAR ( V )

J-Nakdi sermaye artırımından kaynaklanan faiz indirimi uygulaması: Şirketler gerek enflasyon karşısında yetersiz kalan sermayelerini güçlendirmek için, gerekse fon ihtiyaçlarını karşılamak için sermaye artırımına ihtiyaç duymaktadırlar. Kaldı ki, sermaye artırımı şirketlerin piyasada rekabet edebilmeleri için de bazen zaruri olmaktadır.   

       6637 sayılı Kanun ile vergi mevzuatımıza eklenen nakit sermaye artırımlarında faiz indirimi uygulaması, sermaye artırımını nakit olarak gerçekleştiren şirketlerin sermaye artırımı yanında sağladığı vergi indirimi ile de ciddi bir yarar sağlamaktadır. Uygulama Kurumlar Vergisi Kanunun 10/1-ı bendiyle 01.07.2015 tarihinden itibaren yapılan nakdi sermaye artışlarında uygulanmak üzere vergi mevzuatındaki yerini almıştır.    

        Finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50'sinin, kurumlar vergisi matrahının tespitinde kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla  kurum kazancından indirim konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.

       “İndirime konu edilecek tutarın hesaplanmasında; 1/7/2015 tarihinden itibaren ticaret siciline tescil edilmiş olan mevcut sermaye şirketlerinde ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları, yeni kurulan sermaye şirketlerinde ise ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı dikkate alınacak olup sermayenin nakit olarak karşılanmayan kısmı indirim uygulamasından yararlanamamaktadır. "

İndirim tutarı aşağıdaki şekliyle hesaplanacaktır.

Kurum Kazancından Yararlanabilecek Tutar

=

Nakdi Sermaye Artışı

X

TCMB

Ticari Krediler Faiz Oranı

X

İndirim Oranı

(%50)

X

Süre (Sermaye artırımın yapıldığı aydan hesap döneminin sonuna kadar olan ay sayısının 12 aya olan oranı, izleyen yıllarda yılın tamamı dikkate alınarak hesaplanacak)

       Tescil edilen sermaye artırımının/kuruluş sermayesinin nakit olarak karşılanan kısmının şirketin banka hesabına yatırıldığı tarihin içinde bulunduğu (öncesinde şirketin banka hesabına yatırılan kısmı için tescil tarihinin içinde bulunduğu) aydan hesap döneminin sonuna kadar olan ay sayısının 12 aya olan oranıdır. Tescil edilen sermayenin ödenme tarihi 10. Ay ise hesaplama 3/12 şeklinde yapılır.

       Sermaye şirketleri tarafından nakdi sermaye artışına ilişkin hesaplanan indirim tutarının kazanç yetersizliği nedeniyle ilgili olduğu hesap dönemine ait matrahın tespitinde indirim konusu yapılamaması halinde bu indirim tutarları, herhangi bir endekslemeye tabi tutulmaksızın izleyen hesap dönemlerine ilişkin matrahın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.

              K-Yemek kartı ve yemek kuponu vergi avantajı: Gelir Vergisi Kanunu'nun ücretlere ilişkin istisnaların düzenlendiği 23/8'inci maddesinde hizmet erbabına işverenlerce yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatler (işverenlerce, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen   durumlarda çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin (2019 yılı için 19+KDV) TL)  aşmaması ve buna ilişkin ödemenin yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere yapılması şarttır. Ödemenin bu tutarı aşması halinde, aşan kısım ile hizmet erbabına yemek bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır.

       Konuyla ilgili olarak yemek kartı, yemek kuponu ve benzer şekilde personele sağlanan menfaatlerdeki gelir vergisi istisnası uygulamasına yönelik 186 Seri Numaralı Gelir Vergisi Tebliği'nde açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre, istisna hükmünden faydalanabilmek için;

  • İşverenlerce yemek bedeli, doğrudan yemek verme hizmetini sağlayan veya bu işe aracılık eden kuruluşa ödenmesi yani hizmet erbabına ödenmemesi,
  • Yemek bedelinin fiilen çalışılan günlere ait bir günlük tutarın 2019  yılı için 19 TL'yi aşmaması, aşması halinde 19 TL'lik kısmının istisnaya konu edilmesi ve aşan kısmın ücret olarak vergilendirilmesi,
  • Fiilen çalışılmayan günler için de yemek bedeli ödenmesi halinde, bu ödeme istisna kapsamının dışında tutulması,
  • Yemek bedeli faturasının işveren adına düzenlenmesi.(Aslında faturaya yemek yiyen hizmet erbabının adı ve soyadı ile yemek yediği gün sayısının bir liste halinde eklenmesi

şartlarının yerine getirilmesi gerekmektedir.

       Hizmet erbabına bu şekilde sağlanan menfaate ilişkin olarak işverenlere düzenlenen faturada yer alan yüklenilen KDV'nin ne kadarının indirim konusu yapılacağı hususu, bu menfaatin gelir vergisinden istisna olup olmamasına veya ne kadarlık kısmının istisna olduğuna bağlı olarak değişmektedir. Bir diğer ifade ile KDV indirimi, gelir vergisi istisnasına bağlıdır.

       Konu ile ilgili, 186 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin 3'üncü bölümünde yapılan açıklamalara göre; fiili çalışılan günlere ilişkin günlük 19 TL'lik (2019 yılı için) gelir vergisi istisna tutarının yanı sıra söz konusu istisna tutarına isabet eden günlük 1,52 TL'lik KDV tutarının indirimi mümkün bulunmaktadır. Bu tutarı aşan KDV tutarlarının da net ücret olarak kabul edilerek vergiye tabi tutulması ve indirime konu edilmemesi gerekmektedir.

        L--Sponsorluk harcamalarının vergisel avantajları:  Kurumlar Vergisi Kanununun “Diğer İndirimler” başlıklı 10 uncu maddesinde yer alan;

        Sponsorluk Harcamaları, şirketlerin sosyal sorumluluk projeleri kapsamında yaptıkları, ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkili olmayan veya ilişkisi ölçülemeyen ancak ürettikleri mal ve hizmetlerin satışının artırılabilmesi işlevini de gören  (sosyal amacı öne çıkan) harcamalardır. Sponsorlukta kurum imajının oluşturulması ve geniş kitlelere tanıtılması amaçlanmaktadır.

        3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının; sözü edilen kanunlar uyarınca tespit edilen amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için %50’si vergi matrahının tespitinde, beyan edilen kazanç gerek 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89/8.maddesine göre gelir vergisi beyannamesinde gerekse 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-b maddesine göre kurumlar vergisi beyannamesinde indirilebilecektir.

Sponsor olan kurumun adının anılması koşuluyla,

  • Resmi spor organizasyonları için yapılan saha, salon veya tesis kira bedelleri,
  • Sporcuların iaşe, seyahat ve ikamet giderleri,
  • Spor malzemesi bedeli,
  • Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün uygun göreceği spor tesisleri için yapılan ayni ve nakdi harcamalar,
  • Sporcuların transfer edilmesini sağlayacak bonservis bedelleri,
  • Spor müsabakaları sonucuna göre sporculara veya spor adamlarına prim mahiyetinde ayni ve nakdi ödemeler

gibi harcamalar sponsorluk harcaması olarak değerlendirilmektedir.

        Belirtilen sponsorluk harcamalarının indirimi için söz konusu beyannamelerin ekinde herhangi bir belgenin ibraz zorunluluğu bulunmamaktadır. Gerçek ve tüzel kişiler, süresiz bir şekilde sponsor olamayacakları gibi; bunların herhangi bir şekilde vergi borçları da bulunmamalıdır.

       Sponsorluğa ilişkin harcamalar, harcamanın yapıldığı ilgili dönemde kazanç oluşması durumunda indirilebilmektedir. Sponsorluk harcamalarında ilgili dönemde yeterli  kazanç yoksa sonraki dönemlere devredilememektedir.

       Yönetmeliğin 8 inci maddesine göre sponsorluk hizmeti alan ile sponsor arasında her iki tarafın hak ve yükümlülüklerini içeren yazılı bir sözleşme yapılması gerekmekte olup sponsorlar ile sözleşme yapmaya sponsorluk hizmetini alan kişi, kurum veya kuruluş yetkilidir. Yapılacak sözleşmede yer alması gereken bilgiler anılan maddede mevcuttur.

Faydalı olması ümidiyle…

Özkan ÇİNAR                                                                                                      
Mali Müşavir/SPK Denetçisi
Yönetim Danışmanı/Eğitmen    



 

Kaynak: www.bdTurkey.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

Güncelleme Tarihi: 23 Aralık 2019, 10:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Başlıksız Belge