banner79

banner80

Nakdi sermaye artırımında faiz indirimi uygulamasında ortak alacakları ile ilgili tartışmalı konular

Nakdi sermaye artırımı öncesi veya sonrasında ortağa olan borcu ödemek faiz indirim hakkını ortadan kaldırır mı?

MEVZUAT 07.03.2022, 12:25
Nakdi sermaye artırımında faiz indirimi uygulamasında ortak alacakları ile ilgili tartışmalı konular

Yazımın sonunda linki bulunan yazılarımda, nakit sermaye artırımında uygulanan faiz indirimi teşvikini detaylı bir şekilde açıklamıştım. Bugün uygulamayla ilgili çok tartışılan bir konuya değineceğim.

Faiz indirimi ne anlama geliyor?

Sermaye şirketlerinin öz kaynaklarının güçlendirilmesi amacıyla 2015 yılında sistemimize giren ve sermaye artışlarını teşvik eden bu düzenleme ile ortakların şirkete yaptıkları nakit sermaye ödemeleri üzerinden hesaplanan bir faizin vergi matrahından indirilmesine olanak tanınıyor. Yani nakit sermaye artırımı yapan şirketler bu olanak sayesinde daha az vergi ödüyorlar. Bu sermaye şirkette kaldığı (yani sermaye azaltılmadığı) sürece indirim uygulanabiliyor.

Böylece faaliyetlerini borçla (yabancı kaynakla) finanse eden mükelleflerle öz kaynakla çalışan mükellefler arasında vergisel açıdan denge sağlanmak isteniyor. Çünkü faaliyetlerini borçla yürüten şirketler bu borçların yarattığı kur farkı ve faiz gibi finansman maliyetlerini gider yazarak daha az vergi öderken, öz kaynakla çalışmayı tercih edenler, sermayeye faiz ödeyemedikleri için daha yüksek vergi yüküne maruz kalıyorlar.

İşte nakdi sermaye artırımına faiz uygulaması ile ortağa faiz ödenmemiş olmakla birlikte düşük de olsa nakit sermaye artırımları üzerinden hesaplanan bir faizin beyanname üzerinde vergi matrahından indirilmesine imkân sağlanarak haksız rekabet bir ölçüde giderilmiş oluyor.

2021 başından itibaren finansman gider kısıtlamasının uygulanmaya başlamasından sonra bu iki düzenlemenin aynı anda uygulanıyor olması ayrı bir tartışma konusu. Üstelik finansman gider kısıtlamasına ilişkin Maliye’nin tasarladığı karmaşık uygulama modeli pek çok açıdan tartışmalı. 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamesine yönelik bu konuda çok sayıda ihtirazî kayıtla beyan ve dava açma hazırlığı yapıldığını duyuyoruz. Faiz indirimine işlerlik kazandırılarak finansman gider kısıtlamasının kaldırılması gerektiğini düşünüyorum.

Gelelim bugünkü konumuza.

Nakdi sermaye artırımı öncesi veya sonrasında ortağa olan borcu ödemek faiz indirim hakkını ortadan kaldırır mı?

Bu soruyu cevaplandırabilmek için önce kanuna, sonra ikincil düzenlemelere bakmak gerekir.

Kanunda, indirim hesabında dikkate alınmayacak sermaye artışları şu şekilde belirlenmiş bulunuyor:

  • Sermaye şirketlerine nakit dışındaki varlık (taşınmaz, hisse senedi vs.) devirlerinden kaynaklanan sermaye artışları,
  • Sermaye şirketlerinin birleşme, devir ve bölünme işlemlerine taraf olmalarından kaynaklanan sermaye artışları,
  • Bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesinden kaynaklanan sermaye artışları,
  • Ortaklarca veya ortaklarla ilişkili olan kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen sermaye artışları.

Görüldüğü gibi kanun bu konuda bir sınırlama/yasak içermiyor. Başka bir ifade ile artırılan nakit sermaye, bankalara olan kredi borcunun ödemesinde kullanılabileceği gibi, ortaklara olan borcun ödemesinde de kullanılabilir. Artırım öncesinde borcun ödenmesi ve sonra sermaye artırımı yapılması hali de kanunda indirime engel bir durum olarak düzenlenmemiş.

Peki, bu durumda indirim oranı ne olur?

Önce indirim oranının ne anlama geldiğini açıklayalım. Kanuna göre vergi matrahından indirilebilecek faiz tutarı şöyle hesaplanıyor:

İndirim tutarı = nakdî sermaye artışı x ticari krediler faiz oranı x indirim oranı x süre

Bu formülde yer alan indirim oranı kanunda yüzde 50 (yurt dışından getirilen nakitle karşılanan kısım için yüzde 75) olarak belirlenmiş bulunuyor.

Kanunda, bu oranın artırılması veya indirilmesi konusunda Cumhurbaşkanı'na tanınmış yetkiler var.

Cumhurbaşkanı indirim oranını,

  • Şirketlerin aktif büyüklükleri, ortaklarının hukuki niteliği, çalışan personel sayıları ve yıllık net satış hasılatlarına göre,
  • Sermayenin kullanıldığı yatırımdan elde edilen gelirlerin kurumun esas faaliyeti kapsamında olmayan faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşmasına göre,
  • Sermayenin kullanıldığı yatırımların teşvik belgeli olup olmadığına veyahut makine ve teçhizat veya arsa ve arazi yatırımları için sermayenin kullanıldığı alanlar itibarıyla,
  • Bölgeler, sektörler ve iş kolları itibarıyla,

ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya %100’e kadar artırmaya; halka açık sermaye şirketleri için halka açıklık oranına göre %150’ye kadar farklı uygulatmaya yetkili.

Bu yetki, Bakanlar Kurulu’nun yetkili olduğu dönemde 6/6/2015 tarihli ve 2015/7910 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bir kez kullanıldı.

Ancak bu kararla Bakanlar Kurulu kanaatimce kendisine kanunun vermediği bir konuda da yetki kullanarak, artırılan nakdi sermayenin başka şirketlere sermaye olarak konulan veya kredi olarak kullandırılan kısmına tekabül eden tutarla sınırlı olmak üzere indirim oranını yüzde 0 olarak belirledi.

Sermayenin kullanıldığı alanlar itibarıyla kullanılabilecek yetki, makine ve teçhizat veya arsa ve arazi yatırımları ile sınırlı olduğu halde Bakanlar Kurulu kullanım alanına ilişkin genel olarak yetki kullandı.

Her ne kadar bu yetki kullanımı, artırılan tutarın mevcut ortak borcunun ödenmesinde kullanılması halinde oranın yüzde 0 olarak uygulanmasını gerektirmese de (çünkü kararda yetkisiz de olsa bu konuda bir düzenleme söz konusu değil), başka şirketlere borç verilmesi halinde sıfır olarak belirlenmiş olması nedeniyle kanuna uygun değil. Diğer yandan, artırım sonrası borç verilmesi ile ilgili bu kısıtlama, artırımdan önce verilmiş borçlar için geçerli olamaz.

Açık bir yetki aşımı olduğu için olası bir ihtilafta kararın bu bölümünün iptalinin istenmesi halinde iptal edilme olasılığını çok yüksek görüyorum.

Diğer taraftan kararda indirim oranının yüzde 0 belirlendiği durum, artırılan nakdi sermayenin başka şirketlere sermaye olarak konulan veya kredi olarak kullandırılan kısmı ile sınırlı. Bu nedenle, gerçek kişi veya şirket statüsünde olmayan kurumlara borç verilmesi durumlarını kapsamadığını, dolayısıyla borç verilen muhatabın “şirket” olmadığı durumlarda indirim oranının yüzde 0 olarak uygulanmaması, yani yüzde 50 (veya yüzde 75) olarak uygulanması gerektiğini düşünüyorum.

Buraya kadar yaptığım açıklamalar çerçevesinde, kanun ve kararname düzeyinde, artırılan nakdi sermayenin artırım öncesinde veya sonrasında ortaklara olan borçların ödenmesinde kullanılmasını, indirime engel bir durum olarak değerlendirmiyorum.


Tebliğde bu konuya ilişkin açıklama var mı?

1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin ilgili bölümünde, artırılan nakdi sermayenin başka şirketlere sermaye olarak konulan veya kredi olarak kullandırılan kısmına tekabül eden tutarla sınırlı olmak üzere indirilebilecek tutarın hesaplanmasında indirim oranının yüzde 0 olarak uygulanacağı, Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak belirtildikten sonra aşağıdaki örneğe yer veriliyor:

Örnek 2: 17/9/2015 tarihinde 5.000.000 TL nakdi sermaye artırımında bulunan (T) A.Ş. sağladığı bu kaynağın 2.000.000 TL'sini ortağına 27/10/2015 tarihinde borç olarak vermiştir.

(T) A.Ş.'nin 5.000.000 TL tutarındaki nakdi sermaye artırımının, ortağına borç olarak verdiği 2.000.000 TL'si için indirilebilecek tutarın hesaplanmasında dikkate alacağı indirim oranı %0 olacaktır. Ancak nakdi sermaye artırımının kalan 3.000.000 TL'lik kısmı için, diğer şartların sağlanması kaydıyla, tespit edilecek orana göre indirim uygulamasından yararlanabilecektir. Öte yandan, borç olarak verilen 2.000.000 TL'nin kısmen veya tamamen tahsil edildiği dönemden itibaren, tahsil edilen tutarla sınırlı olmak üzere indirim uygulamasından faydalanılması mümkündür.”

Görüldüğü gibi tebliğde de ilgili Bakanlar Kurulu Kararına istinaden yapılan değerlendirme ve verilen örnekte, artırılan sermayenin, sermaye artırımından sonra ortaklara borç olarak verilmesi halinde indirim oranının yüzde 0 olarak kullanılması gerektiği belirtiliyor.

Sermaye artırımından önce alınmış borçların ödemesinde kullanılması halinde oranın yüzde 0 olarak uygulanacağına dair herhangi bir açıklama ise tebliğde yer almıyor. Keza artırımdan önce ortak borçlarının ödenmesi durumuna da değinilmiyor.

Ortak borçlarının sermayeye eklenmesi halinde indirimden yararlanılabilir mi?

Öncelikle belirtelim Hazine ve Maliye Bakanlığı bu konuda sadece ilgili maddenin uygulanmasına ilişkin usulleri belirlemeye yetkili. Yani kapsama ve indirim oranına ilişkin herhangi bir düzenleme yapma yetkisi yok.

Buna rağmen ilgili tebliğde, ortak borçlarının sermayeye eklenmesi halinde indirimden yararlanılamayacağı, açıkça ifade edilmemekle birlikte, bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışlarının indirim tutarının hesaplamasında dikkate alınmayacağı belirtilmek suretiyle örtülü bir şekilde ifade ettiği kabul ediliyor.

Bu kısıtlamanın kanunda yer almaması ve Maliye’ye bu konuda yetki verilmemiş olması nedeniyle bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışlarının indirim tutarının hesaplamasında dikkate alınmayacağına ilişkin düzenlemenin yetkisiz yapıldığını düşünüyorum. Maliye kapsam dışında kalacak sermaye artışlarını bu şekilde -üstelik yetkisiz- belirleyerek, kapsama müdahale edemez. Bu düzenlemenin de olası bir davada iptal ettirilmesi mümkün gözüküyor.

Kanuni düzenlemede, ortak alacaklarının sermayeye ilavesi ile ilgili herhangi bir kısıtlama olmadığı için özellikle nakit kaynaklı ortak alacaklarının sermaye eklenmesinde indirimden yararlanılabileceğini düşünüyorum. Çünkü bu durumda da şirkete nakit girişi oluyor ve müessesenin amacına uygun olarak öz kaynaklar güçlendiriliyor.

Peki Maliye’nin ortak borçlarının sermayeye eklenmesine ilişkin (örtülü) olumsuz görüşü, yapılan nakit sermaye artırımı ile sağlanan nakdin ortak borçlarının ödenmesinde kullanılması veya artırım öncesinde ortağa olan borcun ödenmiş olması hallerine emsal teşkil eder mi?

Bence etmez, çünkü benzer sonuçları olsa da bu işlemler aynı değil. Birinde nakit hareketi olmaksızın ortak borçları sermayeye dönüştürülüyor, diğerlerinde ise ortağın alacağı, artırım öncesinde veya sonrasında nakit olarak ödeniyor.

Özelge ile ifade edilen ilginç bir görüş ve bunun konumuza etkisi

Kanun, kararname ve tebliğde açık bir kısıtlama olmadığı halde 27/01/2020 tarihli bir özelgede, bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışlarının indirim tutarının hesaplamasında dikkate alınamayacağı gerekçesine dayanılarak , “331-Ortaklara Borçlar" hesabında takip edilen şirket borcunun ortağa geri ödenmesi ve ödenen bu tutarın ortak tarafından sermaye artırımı dolayısıyla kendisine isabet eden taahhüdün yerine getirilmesinde kullanılması halinde, bu tutarla sınırlı olmak üzere indirim uygulamasından yararlanılamayacağı ifade ediliyor.

Bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışlarının indirim tutarının hesaplamasında dikkate alınamayacağı hususu, ortak alacaklarının doğrudan sermayeye eklenmesi halinde indirimden yararlandırılmamasının da gerekçesi olarak kabul ediliyor.

Maliyenin ortak alacaklarının sermayeye eklenmesine ilişkin bu görüşünün hatalı olduğunu, yukarıda açıkladığım gerekçelerle düşündüğüm gibi, sermaye artırımından önce ortağa olan borcun ödenmesi ve sonra sermaye artırımı yapılması halinde de bu gerekçeye dayanılarak indirimin kabul edilmemesini doğru bulmuyorum.

Bu görüşün, ortağa olan borcun sermaye artırımı sonrasında ödenmesi durumuna da emsal teşkil etmeyeceğini düşünüyorum.

Özetle ifade etmek gerekirse, aşağıda belirtiğim işlemler birbirinden farklı olup, faiz indirimi açısından da ayrı değerlendirilmek durumundadır:

  • Ortağa olan borcun sermayeye eklenmesi,
  • Artırılan nakdi sermaye ile ortağa borç verilmesi,
  • Artırılan nakdi sermaye ile ortağa olan borcun ödenmesi,
  • Önce ortağa olan borcun ödenmesi, sonra nakit sermaye artırımı yapılması.

Bu işlemlerin benzer sonuçlar doğurduğu iddia edilerek faiz indiriminden yararlandırılmaması kabul edilemez.

Diğer yandan bu özelgeyi talep eden şirket sermaye taahhüt borcunu ortağın şirketten alacağına karşılık tahsil ettiği para ile karşıladığını açıkça belirterek görüş talep etmiş. Bu şekilde açıkça belirtmese idi, Maliye aynı şekilde cevap verecek miydi?

Başka bir soru daha sormak isterim: Ortağın şirketten olan alacağını tahsil ettikten sonra sermaye taahhüt borcunu başka kaynaklarla karşılamış olması indirimden yararlanmaya engel midir? Bence bu durumda indirimden tereddütsüz yararlanılabilmesi gerekir.

Bu yazı için son sözlerim

Maliye’nin tebliğ bazında yapacağı bir açıklama ile ortak alacakları ile ilgili yukarıda belirtiğim işlemlerde indirimden yararlanılabileceğini açıklaması/kabul etmesi, müessesenin amacına uygun olacak ve verimini artıracaktır. Artık faiz indirimi uygulamasında yasakçı yaklaşımın terk edilmesi zamanı gelmiştir!

T24 | Erdoğan SAĞLAM

Yorumlar (0)
17
açık
Namaz Vakti 18 Mayıs 2022
İmsak 03:49
Güneş 05:37
Öğle 13:06
İkindi 17:02
Akşam 20:24
Yatsı 22:04
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@