banner79

banner80

BİR TEKSTİL FUARI ANISI...

1984 yılı idi. Frankfurtta bir moda, tekstil ve kumaş fuarı olacaktı. Sevgili genel müdürüm Barlas Sumer, o seneki fuar programına benim de gitmemi uygun gördü ve yönetim kurulundan Frankfurt fuarına gitmem için karar çıkarttı. Artık yatırımların esas önemli kısmı da çalışmaya başlamıştı...

ÖZEL HABER 18.03.2022, 16:39
BİR TEKSTİL FUARI ANISI...

Artık İpekiş anılarını biraz karışık tarihlerle gireceğiz. 

1984 yılı idi. Frankfurtta bir moda, tekstil ve kumaş fuarı olacaktı. Sevgili genel müdürüm Barlas Sumer, o seneki fuar programına benim de gitmemi uygun gördü ve yönetim kurulundan Frankfurt fuarına gitmem için karar çıkarttı. Artık yatırımların esas önemli kısmı da çalışmaya başlamıştı. Bu sene fuara daha sonra İpekiş'te genel müdürlük de yapacak olan Dokuma Şefi Zekeriya Usta ile gidecektim. 

Her ikimiz de paramızı dikkatli harcayan insanlardık. Bizim görevimiz fuarı gezmek, o yılın modası konusunda bilgi sahibi olmak idi.

Öyle gösterişli otellerde kalmaya da lüzum yoktu.

Alacağımız harcırahın artan kısmı da bizim tasarrufumuz olacaktı. Bu sebeple, seyahat acentesi ile de konuşarak geceliği 30 veya 35 mark olan bir otelde ikimiz aynı odada kalmak üzere yer ayırttık. 

Frankfurt havaalanı

Frankfurta geldik. O gece yorgun argın otele ulaştık. Bir ismini biliyoruz, taksi şoförüne söylüyoruz ve otele geliyoruz, yatıp uyuyoruz. Sabah erkenden kalkıp fuar alanına gidiyoruz, gece yarısına kadar veya fuar kapanıncaya kadar geziyoruz. O tarihteki fuara katılan Çukurova, Zorlu gibi bir iki firma ve de bir Bursalı desen firması idi. 

Messe Frankfurt fuarı

Akşam otele döndüğümüzde otelin müdürü dışarı çıkın biraz gezin diye nasıl ısrar ediyor bir bilseniz. Ama biz yorgunluktan bitmişiz, Zekeriya bey daha da yorulmuş, gördüğü desenlerin aklında kalanlarını çizmeye çalışırken bir akşam ağzından burnundan kan boşalmıştı.

Son geceye kadar dışarı çıkamadık, son geceyi yazımın sonunda anlatacağım. 

Öğlenleri fuar alanındaki lokantada yemek yiyoruz. 

Bakıyoruz, sadece küçük bir ekmek geliyor. Daha ekmek istiyoruz, dinleyen yok. Bir baktım, arkamdaki masada bir sepet dolusu ekmek var. Döndüm, arkadaşlardan ekmek isteyene bir tane alıp veriyorum. Bu arada arkadan bir kadın sesi AYN MARK – AYN MARK  diye bağırıyor. Karnımızı Türk usulü bol ekmek yiyerek doyurduk. Sonra öğrendik ki o ekmeklerin her birisi bir mark imiş ve kadın ben ekmek aldıkça bir mark diye bağırıyormuş. 

Hesap yemekten pahalı çıktı vesselam.!!!!!!

Fuarı gezerken bizim müşterilerle de karşılaştık. Beraber gezmeye başladık.

"Cevdet, şunlara şu desenlerin veya kumaşların fiyatını sorar mısın? Atkısı çözgüsü nedir öğrenir misin" diyorlar. Ben de kırık dökük İngilizcemle (İngilazca diyorum genellikle) adamlardan öğrendiğimi tercüme etmeye çalışıyorum. Bizim müşteriler aman şunu da sor diyorlar. Allah Allah, meğer ben ne kadar güzel İngilizce konuşuyormuşum ki bunlar hep bana soruyorlar diyorum. 

Akşam oldu, bizim müşteriler; "Katiyen olmaz, bu akşam yeme içme, eğlence her şey bizden. Yarın akşam da bizden, sizden tek bir isteğimiz var bizimle gezeceksiniz" diyorlar. Nedenini sorduk ve kahkaha ile güldük. Meğer stantlardaki görevliler, benim İngilazcamı anlayabilmek için işi gücü bırakıyor, tamamen benimle uğraşıyorlar. Bu arada da sevgili müşterilerimiz desenlerin bir tanesini çalıyorlarmış. 

O akşam, bir Arjantin restoranında Arjantin usulü biftek ve et yedik, içtik, eğlendik, gece de gazinolara gittik. Yine yorgun argın otele geldik. Otel müdürü bekliyor, hadi dışarı çıkın diyor, biz ayakta duracak halde değiliz diyoruz. Yarın akşama söz veriyoruz. 

Ertesi gün, Bursalı desen firmasının sahipleri çok üzgün bir şekilde dolaşıyorlar. Standlarını bulamıyorlar. Uzun bir aramadan sonra devreye polisler de girdi. Sonuç, stand bulundu. Meğer Çinliler, desenleri o kadar beğenmişler ki standdaki desenleri çizmek veya fotoğrafını çekmek yerine standı olduğu gibi çalmayı tercih etmişler. Yakalandılar ve senelerce fuara sokulmadılar. 

Asıl önemli olanı unuttum.

Daha ilk gün biz Türkiye, Bursa , İpekiş adı ile fuarı gezmeye kalkınca bize izin vermediler.  Yani onlar bir şekilde bizi yasaklıyorlarsa biz duracakmıyız yani, bizde çare  tükenir mi? Bu koca gavurlar, Türk aklını, pratik zekasını hiç bilmiyorlar ha.

Aynı gün yarım saat sonra fuara kendi adımızı verip fuarın sonuna kadar biletimizi aldık bitti.

Bir akşam biraz erken çıktık. Frankfurt çarşılarını ve alışveriş merkezlerini dolaştık. Ama o kadar çok yürümüşüz ki yine yorgunluktan otele geri dönecek takatimiz kalmadı. Bir taksi çevirdik, İngilazca ile gideceğimiz yeri tarif etmeye çalışıyoruz. Şoför Türkçe konuşunca çok sevindik. 

Otele geldik. Müdür yine kapıda. Peki dedik, dışarı çıktık ki, eyvah ki ne eyvah! Meğer bizim otel Frankfurttaki seks sokaklarının ortasında imiş. Biraz sağa sola baktık ve geriye döndük. Yattık, ertesi sabah bir başka Alman şehrine giden uçağa bindik. Orada da bir iki gün kaldıktan sonra Türkiye'ye döndük. 

İnanamadığım birkaç anımı da anlatmak isterim. 

Bana verilen siparişlerden biri, şehrin uzak bir köşesindeki dükkanda imiş. Oraya gittim. Uçak saati yaklaştı ve hiçbir taksi yok. Ne yapacağımı şaşırdım.

Uçak kaçarsa yandık! Kara kara düşünüyorum.

Dur yahu bir otostop yapayım dedim. İki genç bir araba ile yanımdan geçiyordu.

El kaldırdım. "Şu kadar dakikada havaalanında olmam lazım. Taksi bulamıyorum, istediğiniz ne ise vereceğim" dedim.

Hemen, buyrun dediler. Dönülmesi yasak olan yerlerden dönerek, ters yollara girerek beni çok kısa zamanda havaalanına getirdiler.

"Almanya'da böyle mi oluyor" dedim.

Çocuklar güldüler.

Para mara da istemediler, "iyi eğlendik, size teşekkür ediyoruz, seyahatinizin güzel geçmesini diliyoruz" dediler, ayrıldılar. 

O zaman uçaklarda sigara içiliyor. Bizim uçakta sigara kokusundan nefes alamıyoruz. 

Bursa'ya yola çıktığımızda geldiğimiz otobüste içilen sigaradan temelli nefes alamaz olduk. 

İstanbul havaalanında, gümrük müdürü arkadaşım daha önceden bana bir şeyler söylemişti.

"Havaalanına iner inmez beni ara. Yoksa sana zorluk çıkarırlar, numara yaparlar" dedi.

Ben de merak ediyorum neler yapacaklar?

Öğrenmezsem ölürüm!

Sonuçta, gümrük memurları "bunu geçiremezsin" diyorlar. İlgili kanun ve tebliği söylüyorum.

Öyle böyle, ben mahsus bekledim.

Sonunda "bari bir 10 mark ver de geç yahu" dediler.

"Olur" dedim. 10 markı verdim.

Eşyalarımı gümrük hattı dışına çıkardım ve ondan sonra "Ben Gümrük Müdürü …. 'nın arkadaşıyım kendisine geldiğimi haber verin bizi karşılamak istiyordu" dedim.

O anda o gümrük memurlarının suratlarını görecektiniz. 

Eski Türkiye'de bunlar oluyordu, şimdi de oluyor mu merak ediyorum. 

Cevdet AKÇAKOCA

Yorumlar (0)
22
açık
Namaz Vakti 17 Mayıs 2022
İmsak 03:52
Güneş 05:39
Öğle 13:05
İkindi 17:01
Akşam 20:22
Yatsı 22:01
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 67
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Crystal Palace 36 45
13. Aston Villa 36 44
14. Newcastle 37 44
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@