<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 20 Sep 2026 12:34:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[AB bütçesinde saflar ayrıldı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ab-butcesinde-saflar-ayrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ab-butcesinde-saflar-ayrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB bütçesinin yüzde 40'ını finanse eden Almanya, Danimarka, Hollanda, Avusturya ve Finlandiya, 2028-2034 dönemi için hazırlanan yaklaşık 2 trilyon euroluk bütçe teklifine itiraz etti. Beş ülke, bütçenin birkaç yüz milyar euro küçültülmesini ve kaynakların savunma, güvenlik ve rekabet gücüne yönlendirilmesini istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya, Danimarka, Hollanda, Avusturya ve Finlandiya, Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun 2028-2034 dönemini kapsayan 2 trilyon euroluk bütçe teklifinde kesintiye gidilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Hollanda Başbakanı Rob Jetten, Avusturya Başbakanı Christian Stocker ve Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo, Politico'da yayımlanan ortak makalelerinde mali kısıtlamaların arttığı bir dönemde yeni önceliklerin mevcut harcamalara eklenerek finanse edilemeyeceğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Güvenlik ve inovasyona daha fazla kaynak çağrısı</strong></h3>

<p>Beş ülke, güvenlik, savunma, rekabet gücü ve inovasyona daha fazla kaynak ayrılması için mevcut harcamalarda önceliklendirmeye gidilmesini talep etti. Komisyonun teklifinin ekonomik ve siyasi gerçeklerle uyuşmadığını savunan ülkeler, toplam tutarın birkaç yüz milyar euro azaltılması gerektiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üye devletlerin kamu maliyelerini kontrol altında tutmak için zorlu kararlar aldığına işaret edilen ortak makalede, AB'nin de benzer bir mali disiplin izlemesi gerektiği ifade edildi. AB kurumlarında personel artışına karşı çıkılırken, sağlanacak tasarrufların güvenlik ve ekonomik gücü destekleyen alanlara aktarılması çağrısı yapıldı.</p>

<h3><strong>Ortak borçlanmaya da karşı çıktılar</strong></h3>

<p>Beş ülke, yeni harcamaların AB düzeyinde ortak borçlanmayla karşılanmasına da karşı çıktı. Covid-19 salgını sonrasında oluşturulan kurtarma fonu için alınan borçların geri ödemelerinin 2028-2034 döneminde 170 milyar euroluk maliyet yaratacağına dikkat çekildi.</p>

<p>Borçların geri ödemesinin ertelenmesinin sorunu çözmeyeceği görüşünü paylaşan ülkeler, yeni ortak borç yerine mevcut kaynakların yeniden önceliklendirilmesini savundu.</p>

<p>Almanya, Danimarka, Hollanda, Avusturya ve Finlandiya birlikte AB bütçesinin yüzde 40'ını finanse ederken, AB ülkelerinin Ukrayna'ya sağladığı ikili desteğin de yüzde 70'ini karşılıyor. Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi gerektiği vurgulanırken, diğer üye devletlere daha fazla sorumluluk üstlenme çağrısı yapıldı.</p>

<h3><strong>Yeni bütçe için oy birliği gerekiyor</strong></h3>

<p>AB'nin uzun vadeli bütçesi yedi yıllık dönemler için hazırlanıyor. Komisyonun 2028-2034 dönemine yönelik 2 trilyon euroluk teklifi; güvenlik ve savunma, rekabet gücü, göç, enerji ve iklim dayanıklılığı gibi alanlara daha fazla kaynak ayrılmasını öngörüyor.</p>

<p>Yeni mali çerçevenin 1 Ocak 2028'de yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Parlamentosunun onayının yanı sıra üye ülkelerin AB Konseyinde oy birliğiyle anlaşması gerekiyor.</p>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ab-butcesinde-saflar-ayrildi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/euro3.png" type="image/jpeg" length="12750"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB Kanada'ya kapıyı açtı, Trump'tan açık tehdit geldi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ab-kanadaya-kapiyi-acti-trumptan-acik-tehdit-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ab-kanadaya-kapiyi-acti-trumptan-acik-tehdit-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB'nin Kanada'yı Birliğin ilk "ortak üyesi" yapma girişimine Washington'dan sert tepki geldi. ABD Başkanı Donald Trump, böyle bir adımın "düşmanca bir eylem" olarak değerlendirilebileceğini belirterek Avrupa'ya çok ağır gümrük vergileri uygulayabilecekleri uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Kanada'yı AB'nin ilk "ortak üyesi" yapma önerisine ABD Başkanı Donald Trump'tan tarife tehdidi geldi. Trump, girişimin arkasındaki niyetin belirleyici olacağını belirterek, "Niyetleri iyiyse sorun yok. Kötüyse Avrupa'ya çok ağır gümrük vergileri uygularız" dedi.</p>

<p>Washington'ın bazı alanlarda Avrupa ile ticareti durdurabileceğini de söyleyen Trump, Kanada'nın Birliğe katılması fikrini "gülünç" olarak nitelendirdi.</p>

<h3><strong>AB'den Kanada'ya yeni model</strong></h3>

<p>Gerilimin fitilini von der Leyen'in Avrupa Parlamentosu'ndaki konuşmasında yaptığı açıklama ateşledi. Kanada Başbakanı Mark Carney'ye seslenen von der Leyen, iki taraf arasındaki mevcut Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması'nın (CETA) ötesine geçerek "Gelecek İçin İttifak" kurmak istediklerini açıkladı.</p>

<p>Plan ileri imalat, savunma, enerji, kritik mineraller, yapay zekâ, kuantum teknolojileri ve siber güvenlik gibi stratejik alanlarda işbirliğinin genişletilmesini öngörüyor. Von der Leyen ayrıca Carney'ye, "Kanada'nın AB'nin ilk ortak üyesi olmasının önünü açmak için sizinle birlikte çalışmak istiyorum" diye seslendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Trump'la gerilim Kanada'yı Avrupa'ya yöneltti</strong></h3>

<p>Ottawa'nın Avrupa ile bağlarını güçlendirme arayışında Washington ile bozulan ticari ilişkiler de etkili oldu. Trump'ın tarifeleri ve Kanada'nın ABD'nin 51'inci eyaleti olması yönündeki açıklamaları iki komşu arasındaki gerilimi artırdı. İhracatının yaklaşık yüzde 70'ini ABD'ye yapan Kanada ise bu pazara bağımlılığını azaltmaya çalışıyor.</p>

<p>Carney daha önce büyük güçler arasındaki rekabet karşısında orta ölçekli ülkelerin birlikte hareket etmesi gerektiğini savunmuş ve AB ile "benzersiz bir ittifak" kurulması çağrısında bulunmuştu.</p>

<h3><strong>Washington'dan yeni hamle</strong></h3>

<p>Ticaret gerilimi sürerken Trump, Kanada ürünlerinin ABD federal kamu alımlarından çıkarılmasını öngören bir başkanlık muhtırası da imzaladı. Beyaz Saray, kararın Ottawa'nın yerli ürünlere öncelik veren "Kanada Malı Al" politikasına karşılık alındığını açıkladı.</p>

<p>Kanada ise Washington'a karşı ticari seçeneklerini çeşitlendirirken Avrupa ile savunmadan teknolojiye uzanan daha kapsamlı bir ekonomik ve stratejik yapı kurmayı hedefliyor.</p>

<p>AB mevzuatında halihazırda "ortak üyelik" adıyla tanımlanmış resmi bir statü bulunmadığından, önerilen modelin kapsamı ve hukuki çerçevesi yapılacak müzakerelerle şekillenecek.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ab-kanadaya-kapiyi-acti-trumptan-acik-tehdit-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/abd-2.webp" type="image/jpeg" length="37000"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB ülkeleri masaya oturuyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ab-ulkeleri-masaya-oturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ab-ulkeleri-masaya-oturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka dünyasında geliştirme hızının düşürülmesi tartışmaları sürerken Avrupa Birliği yeni bir adım atmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin temsilcileri, gelişmiş yapay zeka modellerinden kaynaklanabilecek risklere karşı küresel kurallar oluşturulması konusunu görüşmek üzere Brüksel'de bir araya gelecek.</p>

<p>Toplantıda, AB Komisyonu, birliğin ve uluslararası kuruluşların yapay zeka politikalarına ilişkin son gelişmeler hakkında bilgi verecek. AB Komisyonu yetkilileri son dönemde yapay zeka alanında yaşanan olaylara ilişkin teknik sunum yapacak.</p>

<h3><strong>Küresel işbirliği masada</strong></h3>

<p>Görüşmelerde, gelişmiş yapay zeka modellerinin yol açabileceği risklerin azaltılması amacıyla küresel ölçekte işbirliği yapılması konusuna odaklanılacak. Bu kapsamda G7, G20 ve Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde yürütülen çalışmalar değerlendirilecek.</p>

<p>Avrupa Yapay Zeka Kurulu, AB üyesi ülkelerin temsilcilerini bir araya getirirken birliğin Yapay Zeka Yasası'nın uygulanmasını izlemek üzere düzenli olarak toplanıyor.</p>

<h3><strong>Yapay zeka devlerinin çağrısının ardından geliyor</strong></h3>

<p>Toplantı, Anthropic Üst Yöneticisi (CEO) Dario Amodei ve OpenAI Üst Yöneticisi (CEO) Sam Altman ve Elon Musk'ın da aralarında bulunduğu teknoloji sektörünün önde gelen isimlerinin yapay zeka geliştirme çalışmalarının yavaşlatılması yönündeki çağrılarının ardından gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkanı Donald Trump ise yapay zeka çalışmalarının yavaşlatılmasının Çin'e bu alanda avantaj sağlayacağını savunmuştu.</p>

<p>AB Komisyonunun Teknolojik Egemenlik, Güvenlik ve Demokrasi'den Sorumlu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen de geçen hafta küresel yapay zeka kuralları oluşturulması ve uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulunmuştu.</p>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ab-ulkeleri-masaya-oturuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/08/avrupa-birligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="48945"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump’ın ABD'lilere 5 bin dolarlık vaadi ortalığı karıştırdı: Maliyeti 1 trilyon doları aşabilir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/trumpin-abdlilere-5-bin-dolarlik-vaadi-ortaligi-karistirdi-maliyeti-1-trilyon-dolari-asabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/trumpin-abdlilere-5-bin-dolarlik-vaadi-ortaligi-karistirdi-maliyeti-1-trilyon-dolari-asabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın her Amerikan vatandaşına 5 bin dolar ödeme yapılmasına yönelik sürpriz vaadi, kendi yönetimindeki yetkilileri ve Cumhuriyetçi müttefiklerini hazırlıksız yakaladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trump, Dallas’ta düzenlenen Cumhuriyetçi Ara Dönem Kongresi’nde yaptığı konuşmada söz konusu ödemeyi gündeme getirirken, teklifin ayrıntılarını yalnızca dar bir siyasi danışman grubuyla değerlendirdi. Beklenmedik açıklama, Beyaz Saray’da teklifin nasıl uygulanacağı ve finanse edileceği konusunda yoğun bir çalışma başlatılmasına yol açtı.</p>

<h2><strong>1 trilyon dolardan fazla maliyet</strong></h2>

<p>Her vatandaşa 5 bin dolar ödeme yapılmasını öngören teklifin federal bütçeye 1 trilyon dolardan fazla yük getirebileceği hesaplanıyor.</p>

<p>Ancak Beyaz Saray tarafından daha sonra yayımlanan bilgi notunda, ödemelerin hangi kaynakla finanse edileceğine ilişkin net bir ayrıntı yer almadı.</p>

<p>Trump ise finansman için dış ticaret tarifelerinden elde edilecek gelirlerin kullanılabileceğini savundu. Bağımsız kuruluşların hesaplamaları ise yeni tarifelerden sağlanabilecek gelirin söz konusu maliyetin yalnızca yaklaşık onda birini karşılayabileceğine işaret ediyor.</p>

<h2><strong>Cumhuriyetçiler de temkinli</strong></h2>

<p>Trump’ın önerisi, birçok Cumhuriyetçi yasa koyucu ve parti ekonomisti tarafından gerçekçi bulunmadı. Bazı isimler, teklifin Cumhuriyetçi Parti’nin geleneksel ekonomik politikalarıyla da çeliştiğini savundu.</p>

<p>Yaklaşan kasım ayındaki ara seçimler öncesinde gündeme gelen ödeme planının, artan yaşam maliyetleri ve enflasyon nedeniyle seçmenlerde oluşan rahatsızlığı azaltmayı hedeflediği değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bütçe açığı ve enflasyon endişesi</strong></h2>

<p>Uzmanlar ve ekonomi gözlemcileri ise 5 bin dolarlık ödeme planının federal bütçe açığını daha da büyütebileceği ve enflasyonist baskıları artırabileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Kongre Bütçe Ofisi verileri de bu büyüklükte bir ödemenin federal bütçe üzerinde ciddi bir yük oluşturabileceğine işaret ediyor.</p>

<h2><strong>Teklifin akıbeti belirsiz</strong></h2>

<p>Trump’ın planının hayata geçirilebilmesi için Kongre’nin onayının gerekip gerekmediği konusunda belirsizlik sürüyor.</p>

<p>Trump’a yakın müttefikler ve eski Cumhuriyetçi yetkililer ise böyle bir ödemenin kamuoyunda siyasi bir rüşvet olarak algılanabileceği uyarısında bulunuyor. Teklifin nasıl finanse edileceği ve uygulanacağına ilişkin ayrıntıların önümüzdeki dönemde netleşmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/trumpin-abdlilere-5-bin-dolarlik-vaadi-ortaligi-karistirdi-maliyeti-1-trilyon-dolari-asabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/04/trump.webp" type="image/jpeg" length="42573"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ECB'den faiz artırım kararı geldi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ecbden-faiz-artirim-karari-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ecbden-faiz-artirim-karari-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası (ECB), Orta Doğu'daki çatışmanın enflasyon üzerindeki baskısını gerekçe göstererek üç temel faiz oranını 25 baz puan artırdı. Mevduat faizi yüzde 2,50'ye yükselirken, ECB 2027 ve 2028 enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Merkez Bankası (ECB), üç temel faiz oranını 25 baz puan artırdı. ECB, Orta Doğu'daki çatışmanın enflasyon baskıları yaratmayı sürdürdüğünü ve enflasyonun uzun süre hedefin oldukça üzerinde kalmasının beklendiğini bildirdi.</p>

<p>ECB Yönetim Konseyi, kararın enflasyonu orta vadede yüzde 2 hedefinde istikrara kavuşturacak para politikasını uygulama konusundaki kararlılığını gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Kararla birlikte mevduat faizi yüzde 2,50'ye, ana refinansman işlemleri faizi yüzde 2,65'e ve marjinal borç verme faizi yüzde 2,90'a yükseltildi. Yeni oranlar 16 Eylül 2026'dan itibaren geçerli olacak.</p>

<h2><strong>Enflasyon tahminleri yukarı yönlü revize edildi</strong></h2>

<p>ECB çalışanlarının yeni temel senaryo tahminlerine göre manşet enflasyonun 2026'da ortalama yüzde 3,0, 2027'de yüzde 2,5 ve 2028'de yüzde 2,1 olması bekleniyor.</p>

<p>Enerji ve gıda hariç enflasyonun ise 2026'da yüzde 2,5, 2027'de yüzde 2,6 ve 2028'de yüzde 2,3 düzeyinde gerçekleşeceği öngörülüyor.</p>

<p>Haziran tahminleriyle karşılaştırıldığında 2026 enflasyon öngörüsü değiştirilmezken, 2027 ve 2028 tahminleri yukarı yönlü revize edildi.</p>

<h2><strong>Büyüme beklentileri yükseltildi</strong></h2>

<p>Temel senaryoda Euro Bölgesi ekonomisinin 2026'da yüzde 0,9, 2027'de yüzde 1,4 ve 2028'de yüzde 1,5 büyümesi bekleniyor.</p>

<p>Euro Bölgesi ekonomisinin tahmin edilenden daha dirençli seyretmesinin etkisiyle 2026 ve 2027 büyüme öngörüleri yukarı yönlü güncellendi.</p>

<p>ECB, görünümün yüksek derecede belirsizliğini koruduğunu, enflasyon risklerinin yukarı, ekonomik büyüme risklerinin ise aşağı yönlü olduğunu bildirdi.</p>

<p>Enerji şokunun şiddeti ve süresi ile dolaylı ve ikinci tur etkilerine ilişkin farklı varsayımlarla hazırlanan güncel senaryoların, büyüme ve enflasyon açısından geniş bir olası sonuç aralığına işaret ettiği belirtildi.</p>

<p>ECB Yönetim Konseyi, uygun para politikası duruşunu belirlerken verilere bağlı ve toplantı bazlı yaklaşımını sürdürecek. Faiz kararları; gelen ekonomik ve finansal veriler ışığında enflasyon görünümü ve çevresindeki riskler, çekirdek enflasyon dinamikleri ve para politikası aktarımının gücü temelinde alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konsey, belirli bir faiz patikasına önceden taahhütte bulunmadığını yineledi.</p>

<h2><strong>APP ve PEPP portföyleri küçülüyor</strong></h2>

<p>Varlık Alım Programı (APP) ve Pandemi Acil Varlık Alım Programı (PEPP) portföyleri, vadesi dolan menkul kıymetlerden gelen anapara ödemelerinin yeniden yatırıma yönlendirilmemesi nedeniyle ölçülü ve öngörülebilir hızda küçülmeye devam ediyor.</p>

<p>Konsey, enflasyonun orta vadede yüzde 2 hedefinde istikrar kazanması ve para politikası aktarımının sorunsuz işlemesi için yetkisi kapsamındaki tüm araçları ayarlamaya hazır olduğunu bildirdi. Aktarım Koruma Aracı'nın, Euro Bölgesi ülkelerinde para politikası aktarımını ciddi biçimde tehdit eden haksız ve düzensiz piyasa hareketlerine karşı kullanılabileceği belirtildi.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ecbden-faiz-artirim-karari-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/04/euro-bolgesi.webp" type="image/jpeg" length="64314"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD ile Çin arasındaki faiz makası rekor kırdı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/abd-ile-cin-arasindaki-faiz-makasi-rekor-kirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/abd-ile-cin-arasindaki-faiz-makasi-rekor-kirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve Çin'in 10 yıllık tahvil faizleri arasındaki fark 317 baz puanla tarihi zirveye çıktı. ABD'de yükselen faizler ile Çin'deki düşük getiriler arasındaki uçurum, yuan ve sermaye çıkışlarına ilişkin endişeleri yeniden öne taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük iki ekonomisi para politikasında birbirinden giderek uzaklaşıyor. ABD tahvil faizlerinin yükselmesine karşılık Çin'de borçlanma maliyetlerinin düşük kalması, iki ülkenin 10 yıllık devlet tahvilleri arasındaki getiri farkını kayıtların en yüksek seviyesine taşıdı.</p>

<p>ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,85'e yükselirken Çin'in aynı vadeli devlet tahvilinin getirisi yaklaşık yüzde 1,68 seviyesinde kaldı. Böylece iki ülke arasındaki fark 317 baz puana ulaşarak 2002'ye kadar uzanan verilerde yeni bir rekora işaret etti.</p>

<h3><strong>Aynı dünyada iki farklı faiz hikayesi</strong></h3>

<p>Rekor farkın arkasında ABD ve Çin ekonomilerinin karşı karşıya bulunduğu tamamen farklı sorunlar bulunuyor. ABD yüksek enerji fiyatları, güçlü ekonomik aktivite, kamu borcu ve yeniden hızlanabilecek enflasyonla mücadele ederken Çin'in önceliği zayıf iç talebi ve düşük fiyat baskısını tersine çevirmek.</p>

<p>ABD'de uzun vadeli tahvil faizleri son dönemde yeniden sert biçimde yükseldi. Petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması enflasyon endişelerini büyütürken, yüksek bütçe açıkları ve artan Hazine borçlanması yatırımcıların ABD tahvillerini taşımak için daha yüksek getiri istemesine yol açıyor.</p>

<p>Çin'de ise tablo tam tersi yönde ilerliyor. Zayıf kredi talebi, gayrimenkul sektöründeki sorunlar ve deflasyon baskısı, Çin Merkez Bankası'nın ekonomiyi destekleyici para politikasını sürdürmesini gerektiriyor.</p>

<p>Bu nedenle Çin tahvil faizleri düşük kalırken ABD faizlerinin yukarı gitmesi, iki ülke arasındaki getiri uçurumunu giderek büyütüyor.</p>

<h3><strong>Yüzde 3'ü aşan fark paranın yönünü etkiliyor</strong></h3>

<p>Tahvil getirileri arasındaki fark yalnızca iki ülkenin devletlerinin ne kadar maliyetle borçlandığını göstermiyor. Aynı zamanda küresel yatırımcının parasını hangi piyasada tutacağına ilişkin kararını da etkiliyor.</p>

<p>Bir yatırımcı benzer vadede ABD tahvilinde Çin tahviline göre 3 puandan fazla ek getiri elde edebiliyorsa Çin'deki düşük getirili varlıkları taşımak daha az cazip hale gelebiliyor. Bu durum hem yabancı yatırımcıların Çin'e para girişini yavaşlatma hem de Çin içindeki sermayenin daha yüksek getirili dış piyasalara yönelme riskini artırıyor.</p>

<p>Geçen yıl Çin'in finans hesabından çıkan sermayenin yaklaşık 800 milyar dolara yaklaştığı hesaplanıyor. Bu nedenle faiz farkının daha da açılması Pekin açısından yalnızca tahvil piyasasının değil sermaye hareketlerinin de izlenmesini gerektiren bir gelişme haline geliyor.</p>

<h3><strong>Yuan için yeni baskı kaynağı</strong></h3>

<p>Faiz farkının büyümesi Çin yuanı açısından da önemli bir risk oluşturuyor. ABD varlıklarının sunduğu yüksek getiri dolara olan talebi destekleyebilirken Çin'den sermaye çıkışı yuan üzerinde değer kaybı baskısını artırabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna rağmen yuan son dönemde ihracat gelirlerinin güçlü kalması ve Çin yönetiminin döviz piyasasına yönelik politikaları sayesinde görece dirençli bir seyir izledi. Ancak para politikalarının ters yönlerde hareket etmeye devam etmesi durumunda bu dengenin korunması daha zor hale gelebilir.</p>

<p>Pekin son dönemde ülke dışına çıkan sermaye hareketlerini daha yakından takip ederken, yatırımcıların dış piyasalara erişimini düzenlenen kanallar üzerinden yönlendirmeye çalışıyor. Amaç, sermaye hareketlerini tamamen durdurmak yerine kontrolsüz çıkışların finansal istikrar üzerinde yaratabileceği baskıyı sınırlamak.</p>

<h3><strong>Rekor fark gelişen piyasalar için de önemli</strong></h3>

<p>ABD tahvil faizlerindeki yükseliş yalnızca Çin'i ilgilendirmiyor. ABD'nin 10 yıllık tahvili küresel finans piyasalarında risksiz getiri için temel referanslardan biri olduğu için faizlerdeki yükseliş gelişmekte olan ülkelerin finansman koşullarını da sıkılaştırabiliyor.</p>

<p>ABD tahvillerinin getirisi yükseldiğinde küresel yatırımcıların daha riskli piyasalara yönelmek için talep ettiği ek getiri de artabiliyor. Bu durum gelişmekte olan ülkelerin tahvil faizleri, para birimleri ve şirketlerin dış borçlanma maliyetleri üzerinde baskı oluşturabiliyor.</p>

<p>Dolayısıyla ABD ile Çin arasındaki 317 baz puanlık rekor yalnızca iki büyük ekonominin birbirinden ayrışmasını göstermiyor. Aynı zamanda dünyadaki sermayenin daha yüksek faiz sunan piyasalara doğru yönelme ihtimalinin güçlendiğine işaret ediyor.</p>

<p>Bundan sonraki kritik nokta ABD faizlerinin yüzde 5 sınırına doğru ilerleyip ilerlemeyeceği olacak. Çin'in ekonomiyi desteklemek için düşük faiz politikasını sürdürmesi halinde iki ülke arasındaki makasın daha da açılması, yuan ve küresel sermaye akımları üzerindeki baskıyı artırabilir.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/abd-ile-cin-arasindaki-faiz-makasi-rekor-kirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/08/cinabd3.png" type="image/jpeg" length="52391"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsveç, ülkeyi terk eden göçmenlere 36 bin dolar ödeyecek]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/isvec-ulkeyi-terk-eden-gocmenlere-36-bin-dolar-odeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/isvec-ulkeyi-terk-eden-gocmenlere-36-bin-dolar-odeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsveç, son yıllarda göç ve sığınmacı politikalarında kapsamlı değişikliklere giderken, ülkeden ayrılmayı teşvik etmek amacıyla uygulamaya koyduğu mali destek programıyla dikkat çekiyor. 2015 yılında 163 bin sığınmacıyı kabul eden İsveç'te bu sayı, 2025 yılına gelindiğinde yüzde 96 oranında azaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göçü ve suç oranlarını azaltma vaadiyle göreve gelen hükümet, 2026'nın başından itibaren Avrupa Birliği (AB) dışından ikamet iznine sahip yabancılara yönelik geri dönüş teşvik programını başlattı. Program kapsamında ülkeden ayrılmayı kabul edenlere 350 bin İsveç kronuna kadar ödeme yapılması öngörülüyor.</p>

<h2><strong>İsveç'te geri dönüş programı başladı</strong></h2>

<p>Toplam 1,3 milyar İsveç kronu bütçeye sahip program, hükümet tarafından resmi internet sitelerinde farklı dillerde duyuruldu.</p>

<p>Başbakan Ulf Kristersson, ülkeden gönüllü geri dönüşlerin artırılmasının hükümetin öncelikleri arasında bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>Hükümete dışarıdan destek veren aşırı sağcı İsveç Demokratları Partisi de programa destek verdi.</p>

<h2><strong>Göçmenlere otobüslerle geri dönüş çağrısı</strong></h2>

<p>İsveç Demokratları Partisi, temmuz ayında otobüslere astığı ilanlarla özellikle Somalili göçmenlere yönelik geri dönüş teşvikini duyurdu.</p>

<p>Partinin bu kampanyası, İsveç'in göç politikasında son dönemde yaşanan sertleşmenin dikkat çeken örneklerinden biri oldu.</p>

<h2><strong>Almanya'daki aşırı sağdan İsveç'e destek</strong></h2>

<p>İsveç'in geri dönüş teşviki Avrupa'nın diğer ülkelerinde de tartışma yarattı.</p>

<p>Almanya'da Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde yüksek oy alan Almanya için Alternatif (AfD) Partisi yetkilileri, İsveç'in uygulamasını olumlu karşıladıklarını açıkladı.</p>

<p>Avrupa'da 2015 yılından bu yana güçlenen sağ popülist söylemler, göç politikaları konusunda benzer uygulamaların tartışılmasına da zemin hazırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Uzmanlar programın etkisini tartışıyor</strong></h2>

<p>Göç uzmanları ise geri dönüş için sağlanan mali teşviklerin gönüllü dönüşleri önemli ölçüde artırdığına ilişkin güçlü bir kanıt bulunmadığını belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu tür uygulamalar, geniş kapsamlı bir göç politikasından ziyade sembolik bir adım niteliği taşıyabiliyor.</p>

<h2><strong>Geri dönüş programına başvuranların sayısı düşük kaldı</strong></h2>

<p>İsveç hükümetinin yüksek bütçeli programına şu ana kadar ilgi sınırlı kaldı.</p>

<p>Yıl başından bu yana mali teşvikten yararlanarak İsveç'ten ayrılmayı kabul edenlerin sayısı 171 kişiyle sınırlı kaldı.</p>

<p>İsveç Demokratları Partisi ise programın kapsamının genişletilmesini istiyor. Parti, İsveç vatandaşlığı bulunan göçmenlerin de vatandaşlıktan vazgeçmeleri şartıyla teşvik kapsamına alınmasını önerdi.</p>

<h2><strong>Muhalefetten hükümete tepki</strong></h2>

<p>Muhalefet partileri ve insan hakları kuruluşları, hükümetin göç politikasını eleştiriyor.</p>

<p>Başbakan Kristersson'ın attığı adımların toplumdaki ayrışmayı artırdığı savunulurken, yaklaşan seçimler öncesinde göç konusu ülkenin en önemli siyasi <a href="https://www.ekonomim.com/gundem" rel="nofollow" target="_blank" title="gündem">gündem</a> maddelerinden biri olmayı sürdürüyor.</p>

<h2><strong>İsveç'te seçim yarışı kızışıyor</strong></h2>

<p>13 Eylül'de yapılacak seçimler öncesinde kamuoyu araştırmaları, hükümet ile merkez sol muhalefet arasındaki yarışın başa baş geçtiğine işaret ediyor.</p>

<p>Yaklaşık 10,6 milyon kişinin yaşadığı İsveç'te 2 milyona yakın yabancı doğumlu kişi bulunuyor. Bu nedenle göç ve entegrasyon politikalarının seçim kampanyalarında önemli bir yer tuttuğu belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Göçmenler geri dönmek istemiyor</strong></h2>

<p>Stockholm'ün Satra banliyösünde bir araya gelen farklı ülkelerden göçmenler ise hükümetin sunduğu mali teşviklerden haberdar olduklarını ancak İsveç'ten ayrılmayı düşünmediklerini ifade etti.</p>

<p>Sudan'daki baskılardan kaçarak yaklaşık 8 yıl önce İsveç'e yerleşen ve burada sanatçı olarak çalışan Elena Ibrahim, İsveç'te özgür bir yaşam kurduğunu ve ülkesine geri dönmek istemediğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Bu politikalar endişe yaratıyor”</strong></h2>

<p>Stockholm Camisi İmamı Mahmoud Khalfi de geri dönüş politikalarının Müslüman nüfus arasında endişeye yol açtığını söyledi.</p>

<p>Khalfi, eğitimli kişilerin farklı ülkelere gitme imkanına sahip olabileceğini, ancak eğitim seviyesi daha düşük kişilerin aynı seçeneklere sahip olmadığını savundu. Uygulamanın göçmenlerin karşı karşıya olduğu sorunları çözmeyeceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>İsveç'te göçmenlik kuralları da sıkılaştırıldı</strong></h2>

<p>İsveç hükümetinin göç politikası yalnızca geri dönüş teşvikleriyle sınırlı kalmadı.</p>

<p>Yönetim, göçmenlik kurallarını da önemli ölçüde sıkılaştırdı. Daimi ikamet izinleri kaldırılırken, izinlerin üç yılda bir yenilenmesi şartı getirildi.</p>

<p>Bu düzenlemeler, İsveç'in göç ve sığınmacı politikasında daha katı bir çizgiye yöneldiğinin göstergeleri arasında değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Vatandaşlık için dil ve kültür sınavı geldi</strong></h2>

<p>Hükümet ağustos ayında vatandaşlık başvurularında yeni bir uygulamayı da devreye aldı.</p>

<p>Buna göre İsveç vatandaşlığına başvuranlar için ilk kez zorunlu dil ve genel kültür sınavı uygulanmaya başlandı.</p>

<p>Stockholm'deki sınav merkezinde yaklaşık 900 göçmen; İsveç tarihi, kraliyet soy ağacı ve geleneksel bayramlar gibi çeşitli konularda teste tabi tutuldu.</p>

<h2><strong>Hükümet: Vatandaşlık hak kadar sorumluluk da içeriyor</strong></h2>

<p>Göç Bakanı Johan Forssell, vatandaşlığın yalnızca haklardan ibaret olmadığını, beraberinde sorumluluklar da getirdiğini belirtti.</p>

<p>Forssell, yapılan düzenlemelerin makul gereklilikler olduğunu savunurken, hükümet İsveç'in göç, ikamet ve vatandaşlık politikalarında daha sıkı kurallar uygulamaya devam ediyor.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/isvec-ulkeyi-terk-eden-gocmenlere-36-bin-dolar-odeyecek</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/isvec3.png" type="image/jpeg" length="27328"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın en büyük varlık fonu rotayı değiştiriyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/dunyanin-en-buyuk-varlik-fonu-rotayi-degistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/dunyanin-en-buyuk-varlik-fonu-rotayi-degistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük varlık fonu olan Norveç'in 2,3 trilyon dolarlık devlet varlık fonu rotayı değiştiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük varlık fonunu yöneten NBIM, Norveç Maliye Bakanlığına sunduğu öneride portföyündeki devlet tahvillerinde ağırlığının yüzde 70'ten yüzde 50'ye indirilmesini tavsiye etti.</p>

<p>Fon yönetimine göre yüzde 50'lik ağırlık, piyasalarda sert dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde ihtiyaç duyulan likiditeyi korumaya devam ederken daha yüksek getiri potansiyeli bulunan diğer sabit getirili varlıklara yönelmek için de alan açacak.</p>

<h3><strong>ABD Hazine tahvillerinin payı yüzde 34,1'den yüzde 21,9'a inecek</strong></h3>

<p>Tavisye kabul edilirse NBIM'in tahvil portföyündeki ABD Hazine tahvillerinin ağırlığı yüzde 34,1'den yüzde 21,9'a, Euro Bölgesi devlet tahvillerinin payı yüzde 16,8'den yüzde 14,1'e düşecek. Japon devlet tahvillerinin ağırlığı ise yüzde 4,6'dan yüzde 7,4'e çıkarılacak.</p>

<p>Fon ayrıca gelişmiş ekonomilerde artan kamu borçlarını dikkate alarak devlet tahvillerinin ağırlıklandırılmasında GSYİH yerine piyasa değerini esas alan bir sisteme geçmek istiyor.</p>

<h3><strong>Karar ABD'nin borç tartışmalarının ortasında geldi</strong></h3>

<p>Karar ABD'nin artan borç yüküne ilişkin endişelerin güçlendiği ve uzun vadeli tahvil getirilerinin son yılların en yüksek seviyelerine çıktığı bir dönemde gelirken ekonomist Mohamed El-Erian, ABD Hazine tahvillerinin güvenilir alıcılarının baskı altında olduğunu ifade etti.</p>

<p>El-Erian, NBIM'in çekildiği miktarın büyük olmasa da tahvil yatırımcılarının güvenilirliğinin azaldığına dair güçlü sinyal verdiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Para nereye akacak?</strong></h3>

<p>NBIM'in önerisine göre devlet tahvillerinden azaltılacak ağırlık şirket tahvilleri, ipotek teminatlı menkul kıymetler ve kamu bağlantılı kuruluşların tahvillerine yönlendirilecek. Yeni modelde ipotek teminatlı tahvillerin toplam tahvil endeksindeki payının sıfırdan yaklaşık yüzde 13'e, kamu bağlantılı tahvillerin ise yaklaşık yüzde 4'ten yüzde 11'e çıkması öngörülüyor.</p>

<p>Fon yönetimi, ipotek teminatlı menkul kıymetler gibi daha riskli varlıklara yönelerek uzun vadede daha yüksek getiri elde edilebileceği görüşünde.</p>

<h3><strong>2,3 trilyon dolarlık dev portföy</strong></h3>

<p>Norveç'in petrol gelirlerini değerlendirmek amacıyla kurulan fonun yaklaşık 1,65 trilyon doları hisse senetlerinde, 592 milyar doları ise sabit getirili menkul kıymetlerde bulunuyor. Fon, dünya genelinde borsada işlem gören şirketlerin hisselerinin yüzde 1,5'ine sahip.</p>

<p>Son dönemde özellikle ABD ve Asya'daki teknoloji ve yarı iletken şirketlerinden güçlü getiriler elde eden fon yönetimi, bu performansın kalıcı olmayabileceği konusunda da uyarıyor. NBIM'in gerçekleştirdiği stres testine göre yapay zeka hisselerinde yaşanabilecek sert bir düzeltme, fonun piyasa değerinden 740 milyar doları silebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/dunyanin-en-buyuk-varlik-fonu-rotayi-degistiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/norvec2.jpg" type="image/jpeg" length="68098"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[G20 ülkelerine yapay zeka çağrısı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/g20-ulkelerine-yapay-zeka-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/g20-ulkelerine-yapay-zeka-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nvidia CEO'su Jensen Huang, G20 ülkelerine büyümeyi artırmanın bir yolu olarak yapay zekanın benimsenmesini hızlandırma çağrısında bulundu. Huang, dünyanın en büyük ekonomileriden bu yeni teknolojiyi desteklemek için veri merkezlerini ve diğer altyapıları genişletmesini istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’nin G20 üyeleri için Kuzey Carolina’da düzenlediği teknoloji etkinliğinde konuşan Huang, “Her ülkenin kendi yerel ekonomisini destekleyebilmesi için altyapı kurması gerekiyor” dedi. Yapay zeka patlamasının merkezinde yer alan Nvidia’nın CEO’su, bu teknolojiyi su, elektrik ve diğer kamu hizmetlerine benzeterek “Bu, büyük bir eşitleyicidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Huang yaptığı açıklamada, bir ülke için en kötü sonucun geride kalmak olduğunu belirterek halk ve politika yapıcıların yapay zeka konusundaki endişelerin bu teknolojiyle ilgili tartışmaları yönlendirmesine izin vermeleri halinde bunun gerçekleşebileceği konusunda uyarıda bulundu. Bu konuyu ele alırken dengeli bir yaklaşım gergilenmesi gerektiğine vurgu yapan Huang, yapay zekanın refahı artırma potansiyeline odaklanılması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<h3><strong>"Yapay zeka, küresel ekonomiyi muhtemelen yüzde 20-30 büyütecek"</strong></h3>

<p>Diğer önde gelen teknoloji yöneticileri de yapay zekanın sınırsız gelişimi için benzer çağrılarda bulunmak üzere bu iki günlük etkinliğe katıldı. Salı günü, girişimleri bu teknolojiye her şeyini yatıran SpaceX CEO’su Elon Musk, Avrupa Birliği’ni büyümeyi engelleyen “olağanüstü katı” düzenlemelerle suçladı ve yeni girişimlere müdahale edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Yeni şirketlerin desteklenmesinin önemine de işaret eden Musk, küçük şirketlerin büyümelerinin teşvik edilmesi gerektiğine dikkati çekti. Musk, yeni teknolojilerin benimsenmesinin de önemli olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Yapay zekadan önemli verimlilik artışları göreceğiz, aslında şimdiden görüyoruz. Robotik alanında ise çok daha dramatik verimlilik artışları göreceğiz. Buradaki ölçeğe dair bir fikir vermek gerekirse, yapay zekanın küresel ekonomiyi muhtemelen yüzde 20 ila 30 oranında büyüteceğini düşünüyorum. Bu benim kabaca tahminim. Yani yılda yaklaşık 20 ila 30 trilyon dolarlık bir artıştan söz ediyoruz."</p>

<p>Yapay zekanın muhtemelen gelecek yılın sonuna kadar dijital olan her şeyi yapabilecek hale geleceğini söyleyen Musk, yapay zekanın yazılım konusunda insanları açık ara geçeceğini öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Açık kaynak kısıtlanmaya çalışılmamalı"</strong></h3>

<p>Meta CEO'su Mark Zuckerberg de milyarlarca insanın kullanımına sunmak istedikleri yapay zeka ajanları üzerinde çalıştıklarını dile getirdi.</p>

<p>Yapay zeka sayesinde gelecekte işe başlamak için çok daha az sermaye ve kişi gerekebileceğini belirten Zuckerberg, bunun sonucunda gelecekte daha fazla sayıda başarılı girişim olabileceğini aktardı.</p>

<p>Zuckerberg, ancak bir değişim döneminden geçileceğini, büyük şirketlerin çalışma biçiminin değişeceğini ifade ederek, "Bunun her yönü olumlu olmayacak. İnsanların tüm bu yeni araçları kullanabilmesini sağlamak için gerekli yatırımları yaptığımızdan emin olmamız gerekecek" diye konuştu.</p>

<p>Yeni şeyler yaratma kapasitesinin muazzam ölçüde artacağını düşündüğünü vurgulayan Zuckerberg, bunun da ekonomide çok dinamik bir döneme yol açacağına işaret etti.</p>

<p>Mark Zuckerberg, mevcut sistemleri geliştirmeyi ve değiştirmeyi kolaylaştıran politikalara ihtiyaç olduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Açık kaynağın yapay zekanın önemli bir parçası olduğunun altını çizen Zuckerberg, "Yapay zekanın gücü ve kapasitesi yalnızca küçük bir grup insanla sınırlı olan bir şey değil, herkesin sahip olduğu bir şey olmalı" dedi.</p>

<p><strong>Bloomberg HT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/g20-ulkelerine-yapay-zeka-cagrisi</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/12/dunya.jpg" type="image/jpeg" length="47063"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Schengen sarsılırken…]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/schengen-sarsilirken</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/schengen-sarsilirken" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği’nde (AB) “göç tartışma­ları”nın yeni dönemde AB’nin en sıcak gündemi olması bekleniyor. İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta’ya bir ay önce bir günde 70 binden fazla düzensiz göçmenin giriş yapması önce İspanya’da sonra AB’de siyasi krize yol açtı.</p>

<p>İspanya’daki “Ceuta krizi” AB’deki düzen­siz göçmen ve iltica başvurularında bulu­nanlara yönelik kuralları sıkılaştırma ve geri dönüşleri hızlandırma politikalarını “ivedi­likle hayata geçirme” baskısı yaratıyor. Önü­müzdeki ay önce büyükelçiler sonra içişleri bakanları ve nihayetinde devlet ve hükümet başkanlarının katılacakları Avrupa Konseyi toplantısının “en sıcak maddesi” olması bek­leniyor.</p>

<p>“Ceuta krizi”nin ardından İtalya, İspan­ya ile hava ve deniz sınır kontrollerini bir ay süreyle yeniden uygulamaya koyduğu­nu açıkladı. Danimarka ve Finlandiya gibi bazı ülkeler, vatandaşların ve yerleşiklerin 1985’ten bu yana sınır kontrolü olmadan hareket edebildiği Schengen bölgesinden İspanya’nın geçici olarak askıya alınması­nı talep etti. İspanya ise “resmi bildirimin ifadesini kopyala-yapıştır” yaparak, İtal­ya’ya karşı misilleme önlemiyle yanıt verdi ve 7 Eylül’e kadar sınır kontrollerini yeni­den başlattı. Her iki ülke, süreyi 15 gün daha uzatma kararı aldığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Brüksel’de geçtiğimiz ay yapılan ola­ğanüstü çevrim içi toplantıda, AB içişle­ri bakanları serbest dolaşımın geleceğini tartıştı. AB üyesi 22 ülke, “kamu düzenini korumak ve göçmenlerin ikincil hareket­lerinden kaynaklanan risklerle mücadele etmek için gerekli görülen önlemlerin dik­kate alınacağını” belirterek, sınır kontrol­lerinin daha geniş çapta güçlendirilmesi veya yeniden getirilmesi olasılığını gün­deme aldı.</p>

<p>Brüksel koridorlarında 1985’ten beri yü­rürlükte olan “Schengen sistemi”nin göç konusunda üye devletlerin iç siyasi dina­miklerinin ve kaygılarının başlıca mağdur­larından biri hâline geldiği konuşuluyor.</p>

<p>Serbest dolaşım hakkı sağlayan Schen­gen sisteminde AB üye devletleri, altı aydan iki yıla kadar güvenlik gerekçesiyle sınır­larında geçici kontrolleri tek taraflı olarak yeniden uygulamaya koyma hakkına sahip.</p>

<p>Almanya, İspanya, İtalya, Danimarka, Avusturya, Hollanda, Polonya, Fransa ve İs­veç olmak üzere dokuz AB ülkesi ile Norveç, düzensiz göç veya terör tehdidi endişelerini gerekçe göstererek geçici olarak sınır kont­rollerini yeniden başlatmış durumda.</p>

<p>AB Göç ve İltica Paktı, AB dışına sınırı olan üye ülkelere yardım için zorunlu bir mekanizma öngörüyor ve dayanışma havu­zu aracılığıyla, ülkelerin gelecek yıl birbir­lerine sunmaları gereken destek tanımlanı­yor. Üye devletler, belirli sayıda sığınmacıyı kendi topraklarına yerleştirmek, mali katkı ödemek veya personel ve diğer operasyonel maliyetleri finanse etmek seçeneklerinden birini tercih etme zorunluluğu getiriyor.</p>

<p>Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dob­rindt ile İtalya İçişleri Bakanı Matteo Pi­antedosi arasında bu hafta yapılacak ikili görüşmede AB Göç ve İltica Paktı’nda ön­görülen “dayanışma”yı tartışmaya açması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Geri kabul merkezleri</strong></h3>

<p>AB’de geçtiğimiz haziran ayında kabul edilen “göç stratejisi”nin temel unsurların­dan biri olan ve şimdiye kadarki en sert göç düzenlemesi olarak nitelendirilen yeni tü­zük aracılığıyla düzensiz göçmenlerin ge­ri gönderilmesini hedefliyor. Bu tüzük, AB üyesi devletlerin, aralarında doğrudan veya dolaylı hiçbir bağ bulunmayan bir ülkeye, o AB dışı ülkede sınır dışı merkezleri kurul­masına ilişkin ikili bir anlaşma yapması ko­şuluyla, göçmen gönderebilmesine imkân tanıyor.</p>

<p>Avrupa hükümetlerinin Asya ve Orta Af­rika ülkeleriyle bu yıl sonuna kadar ilk or­taklığı hayata geçirmeyi planladığı belir­tiliyor. Almanya, Avusturya, Danimarka, Yunanistan ve Hollanda hükümetlerinin “geri kabul merkezleri” üzerinde birlikte çalıştıkları biliniyor. Bu beş ülkenin göç ba­kanlarının önümüzdeki cuma günü Kopen­hag’da yapılacak toplantıda “konuyu derin­lemesine ele alacakları” açıklandı.</p>

<p>Türkiye vatandaşları on yıllardır “vizesi Avrupa” beklerken, AB üye ülkeleri arasın­daki serbest dolaşımı sağlayan “Schengen”, düzensiz göç ve geri kabul merkezleri nede­niyle AB’nin en sıcak gündemi oldu…</p>

<p><strong>Fikret Aydemir-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/schengen-sarsilirken</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/02/avrupa-birligi.png" type="image/jpeg" length="39620"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası tutanaklarında yeni faiz artışı olasılığı vurgulandı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/avrupa-merkez-bankasi-tutanaklarinda-yeni-faiz-artisi-olasiligi-vurgulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/avrupa-merkez-bankasi-tutanaklarinda-yeni-faiz-artisi-olasiligi-vurgulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Merkez Bankasının (ECB) para politikası toplantı tutanakları, enflasyon düşmezse bankanın yakın zamanda yeni bir faiz artırımına gitmeye hazırlandığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ECB Yönetim Konseyinin Frankfurt'ta 22-23 Temmuz’da yapılan para politikası toplantısının tutanakları yayımlandı.</p>

<p><strong>YENİ FAİZ ARTIŞI MASADA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tutanaklar, Euro Bölgesi'nde kalıcı ve yüksek seyreden enflasyonla mücadele kapsamında yeni bir faiz artışının masada olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Tutanaklarda, kararların gelecekteki veri akışına bağlı kalacağı vurgulanırken, "<strong>Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanamadığı takdirde, yeni bir faiz artırımı yapılması gerekli görünmektedir</strong>" ifadesine yer verildi.</p>

<p>Diğer taraftan, tutanaklarda, orta vadeli enflasyon görünümünün iyileşme olasılığına pay bırakmak adına, Yönetim Konseyi'nin eylül ayında bir faiz artırımına gitme yönünde önceden verilmiş bir taahhüdünün bulunmadığı iletişiminin vurgulanması gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>VERİLER, PARA POLİTİKASINDA SIKILAŞMANIN DEVAM ETMESİNİ DESTEKLİYOR</strong></p>

<p>Bazı Konsey üyeleri, haziran ayı toplantısından bu yana gelen verilerin para politikasında sıkılaşmanın devam etmesini desteklediğini ve bu doğrultuda temmuz ayı toplantısında olası bir faiz artırımına karşı çıkmadıklarını belirtti.</p>

<p>Tutanaklara göre, ECB Yönetim Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, Orta Doğu'da uzayan çatışmaların ve Avro Bölgesi ekonomisinin dirençli yapısının enflasyon üzerinde yukarı yönlü riskler barındırdığını belirterek daha yüksek bir politika faizine ihtiyaç duyulduğunu savundu.</p>

<p>ECB’nin bir sonraki faiz kararı, 10 Eylül'de Berlin'de gerçekleştirilecek toplantıda alınacak. Analistler, bu toplantıdan bir faiz artışı kararının çıkmasını yüksek ihtimal olarak değerlendiriyor.</p>

<p>Haziran ayında yaklaşık üç yıl aradan sonra ilk kez faiz artıran banka, temmuz toplantısında ise faizleri sabit tutarak duraklama kararı almıştı.</p>

<p>Banka, yüzde 2'lik enflasyon hedeflerken, Avro Bölgesi’nde temmuzda enflasyon oranı yüzde 2,9 oldu.</p>

<p><strong>Patronlar Dünyası</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/avrupa-merkez-bankasi-tutanaklarinda-yeni-faiz-artisi-olasiligi-vurgulandi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/08/avrupamerkez.png" type="image/jpeg" length="55634"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD’den göçmen vizesi kararı: Tüm başvurular durduruldu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/abdden-gocmen-vizesi-karari-tum-basvurular-durduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/abdden-gocmen-vizesi-karari-tum-basvurular-durduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump yönetimi, ABD’ye yerleşmek isteyen yabancılara verilen göçmen vizeleriyle ilgili işlemleri dünya genelinde geçici olarak durdurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı, kararın konsolosluk görevlilerine yönelik kapsamlı bir eğitim programı nedeniyle alındığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce mülakat tarihi belirlenen bazı başvuru sahiplerine de randevularının erteleneceğine ilişkin bildirimler gönderilmeye başlandı.</p>

<h2><strong>Konsolosluklarda randevular yeniden planlanacak</strong></h2>

<p>ABD büyükelçilikleri ve konsolosluklarında göçmen vizesi mülakatı bulunan başvuru sahiplerine, görüşmelerinin yeni bir tarihe alınacağı bildirildi.</p>

<p>Yetkililer, yeni randevu tarih ve saatlerinin daha sonra paylaşılacağını belirtirken, göçmen vizesi mülakatlarının ne zaman yeniden başlayacağı konusunda ise kesin bir takvim açıklanmadı.</p>

<h2><strong>“Kamuya yük” kriteri daha sıkı uygulanacak</strong></h2>

<p>ABD Dışişleri Bakanlığı, yeni uygulamanın başvuru sahiplerinin gelecekte Amerikan kamu yardımlarına bağımlı hale gelip gelmeyeceğinin daha kapsamlı değerlendirilmesini amaçladığını bildirdi.</p>

<p>Bakanlık sözcüsü, konsolosluk görevlilerinin tüm vize başvurularını daha kapsamlı ve tutarlı şekilde değerlendirebilmesi için küresel bir eğitim programı başlatıldığını açıkladı.</p>

<p>ABD yasalarında “kamu yükü” olarak tanımlanan ve kişinin geçimini sağlamak amacıyla belirli kamu yardımlarına bağımlı hale gelme ihtimalini ifade eden kriter, vize değerlendirmelerinde dikkate alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bazı başvurular son anda ertelendi</strong></h2>

<p>Kararın ardından daha önce randevu alan bazı göçmen vizesi başvuru sahiplerinin mülakatları da son anda ertelendi.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı, işlemlerin ne zaman normale döneceğine ilişkin henüz bir tarih vermedi.</p>

<h2><strong>Mahkeme 75 ülkeye yönelik uygulamayı durdurmuştu</strong></h2>

<p>Yeni karar, federal bir mahkemenin Trump yönetiminin çoğunluğu düşük gelirli 75 ülkeden gelen göçmenlere yönelik başvuruları durdurma politikasını iptal etmesinden yalnızca birkaç gün sonra geldi.</p>

<p>ABD Bölge Yargıcı Jeannette Vargas, söz konusu politikanın Kongre tarafından konsolosluk görevlilerine verilen vize değerlendirme yetkisine müdahale ettiği sonucuna vardı.</p>

<p>Mahkeme, uygulamayı ve bu politika kapsamında verilen vize retlerini geçersiz kılarken, taraflara davanın geri kalanına ilişkin önerilerini sunmaları için 11 Eylül’e kadar süre tanıdı.</p>

<h2><strong>Trump yönetiminden göçte yeni kısıtlamalar</strong></h2>

<p>Trump yönetimi, göreve gelmesinden bu yana ABD’ye giriş ve göç politikalarında çok sayıda kısıtlayıcı adım attı.</p>

<p>Düzensiz göçle mücadeleyi öncelikli politikalarından biri haline getiren yönetim, vize ve Green Card süreçlerine yönelik yeni sınırlamalar getirirken mülteci kabulünü de büyük ölçüde durdurdu.</p>

<p>Son kararın göçmen vizesi başvurularında ne kadar süreyle gecikmeye yol açacağı ise belirsizliğini koruyor.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/abdden-gocmen-vizesi-karari-tum-basvurular-durduruldu</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/12/abdvize.jpg" type="image/jpeg" length="66923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alman ekonomisinden sürpriz büyüme]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/alman-ekonomisinden-surpriz-buyume</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/alman-ekonomisinden-surpriz-buyume" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya ekonomisi, ihracattaki güçlü artışın desteğiyle yılın ikinci çeyreğinde yüzde 0,3 büyüdü. Böylece daha önce yüzde 0,2 olarak açıklanan tahmin yukarı yönlü revize edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya Federal İstatistik Ofisi</strong> (<strong>Destatis</strong>), ikinci çeyreğe ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) nihai verilerini açıkladı.</p>

<p>Buna göre, Almanya’da mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH, artan ihracatın desteğiyle bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,3 büyüdü.</p>

<p>Böylece Destatis, 30 Temmuz’da ikinci çeyrek için öngördüğü yüzde 0,2’lik büyüme verisini yukarı yönlü revize etti.</p>

<p>Ülke ekonomisi 2025'in son çeyreğinde yüzde 0,3, 2026'nın ilk üç ayında ise yüzde 0,4 büyümüştü.</p>

<p>Destatis Başkanı Ruth Brand konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Almanya ekonomisinin yılın başından itibaren yakaladığı büyüme ivmesi devam ediyor. Bu durum yılın ilk çeyreğinde olduğu gibi daha güçlü ihracat performansından kaynaklanıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>İhracat lokomotif oldu, yatırımlar geriledi</strong></h3>

<p>Yılın ikinci çeyreğinde mal ve hizmet ihracatı, bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,0 artış gösterdi. Buna karşın başta makine, alet ve taşıtları kapsayan teçhizat yatırımları bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 1,4 ile belirgin bir şekilde geriledi. İnşaat yatırımları ise yüzde 0,1 ile sınırlı bir artış kaydetti.</p>

<p>Yılın başında olağan dışı soğuk hava şartlarının neden olduğu zayıf başlangıcın ardından iç tüketimde beklenen güçlü toparlanma gerçekleşmedi. Tüketici harcamaları ikinci çeyrekte yüzde 0,1 artışla durgun bir seyir izledi. Hem özel hem de kamu tüketim harcamaları bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1'er oranında hafif artış gösterdi.</p>

<h3><strong>Sanayideki toparlanma ve Ren Nehri engeli</strong></h3>

<p>Orta Doğu’daki savaş nedeniyle petrol fiyatlarının yüksek seyretmesine rağmen yaz aylarında birçok ekonomik göstergenin yukarı yönlü hareket etmesi dikkati çekmişti.</p>

<p>Almanya'da altyapı ve savunma sanayisine yönelik büyük kamu ihalelerinden beslenen sanayi sektöründeki iyileşme, ekonomik görünümün netleşmesine katkı sağladı.</p>

<p>Ancak Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), Ren Nehri'ndeki rekor düşük su seviyelerinin bu toparlanmayı baltaladığı konusunda uyardı.</p>

<p>Bundesbank'ın ekonomiye yönelik son aylık raporunda, Ren gibi önemli su yollarındaki taşımacılık kapasitesinin sınırlanması ve hızla artan navlun maliyetlerinin, sanayi üretimi ve ihracat büyümesini olumsuz etkileyeceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda, "Düşük su seviyeleri, üçüncü çeyrekteki genel ekonomik aktiviteyi de gözle görülür şekilde etkiliyor. GSYH'nin bu dönemde en iyi ihtimalle yalnızca hafif bir artış göstermesi bekleniyor" denildi.</p>

<h3><strong>Enerji maliyetleri ve Hürmüz Boğazı krizi enflasyonu körüklüyor</strong></h3>

<p>Büyüme verilerindeki olumlu revizyona rağmen, Almanya'da yüksek enerji fiyatları hem şirketler hem de tüketiciler üzerinde ciddi bir yük oluşturmaya devam ediyor. Ülkede uygulamada olan akaryakıt indiriminin sona ermesinin ardından, enflasyon oranı temmuz ayında 0,5 puan artarak yüzde 2,8 seviyesine tırmandı.</p>

<p>Ekonomistler, enflasyonun gelecek aylarda daha da yükselebileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>ABD ile İran arasındaki askeri ve siyasi çatışmanın çözümlenememiş olması ve küresel petrol ile doğal gaz ticareti için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın fiilen bloke edilmesi bu riskleri canlı tutuyor.</p>

<p>Ham madde ve enerji ithalatına yüksek düzeyde bağımlı olan Alman ekonomisi, bu kırılgan jeopolitik süreç nedeniyle baskı altında kalmayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/alman-ekonomisinden-surpriz-buyume</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/11/almanya-ekonomi.jpg" type="image/jpeg" length="29788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Porsche, danışmanlık şirketini elden çıkarıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/porsche-danismanlik-sirketini-elden-cikariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/porsche-danismanlik-sirketini-elden-cikariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Porsche, yönetim ve bilgi teknolojileri danışmanlık şirketi MHP’nin tamamını Hindistan merkezli Tata Consultancy Services'e satmak üzere anlaşmaya vardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alman lüks otomobil üreticisi Porsche, yönetim ve bilgi teknolojileri danışmanlık şirketi MHP'nin tamamını Hindistan merkezli Tata Consultancy Services'e (TCS) satmak üzere el sıkıştı.</p>

<p>Porsche tarafından yapılan açıklamaya göre, taraflar satış sözleşmesini imzaladı.</p>

<p>İşlemin önümüzdeki aylarda tamamlanması beklenirken, satışın finansal detayları kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>

<p>Porsche, MHP satışının "Sportwagenschmiede35" adı verilen gelecek vizyonu kapsamında gerçekleştirildiğini belirtti. Şirket, bu strateji doğrultusunda ana faaliyet alanlarına daha fazla odaklanmayı hedefliyor.</p>

<h2><strong>Porsche'den yeniden yapılanma adımları</strong></h2>

<p>Cnbc-e'nin aktardığına göre Porsche, yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında daha önce batarya üretimi, bir yazılım şirketinin faaliyetleri ve elektrikli bisiklet alanındaki çalışmalarını sonlandırmıştı.</p>

<p>MHP'nin satışının da şirketin kaynaklarını temel faaliyetlerine yönlendirme stratejisinin bir parçası olduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>Yapay zeka ve dijitalleşmede işbirliği</strong></h2>

<p>Porsche ile TCS, MHP satışının yanı sıra dijital çözümler ve yapay zeka alanlarında uzun vadeli stratejik işbirliği yapma konusunda da anlaştı.</p>

<p>Satış işleminin tamamlanmasının ardından MHP, Tata Grubu bünyesinde bağımsız marka ve danışmanlık şirketi olarak faaliyetlerini sürdürecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Almanya'nın Ludwigsburg kentinde merkezi bulunan MHP'nin dünya genelinde 4 bin 500'den fazla çalışanı bulunuyor.</p>

<p>Şirket, 30 yılı aşkın süredir özellikle otomotiv ve imalat sektörlerinde bilgi teknolojileri dönüşümü alanında danışmanlık hizmeti veriyor.</p>

<p>MHP'nin satış sonrasında da Porsche'nin dijital dönüşüm çalışmalarındaki önemli iş ortaklarından biri olmaya devam etmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/porsche-danismanlik-sirketini-elden-cikariyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/08/porsche3.png" type="image/jpeg" length="44847"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'de üniversitede 4 yıl dönemi değişiyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/abdde-universitede-4-yil-donemi-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/abdde-universitede-4-yil-donemi-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de üniversite maliyetlerinin yükselmesiyle üç yıllık lisans programları hızla yaygınlaşıyor. 26 eyalette uygulanmaya başlayan model, öğrencilere hem zaman hem de binlerce dolarlık tasarruf imkanı sunarken diplomanın işverenler ve lisansüstü programlar tarafından nasıl karşılanacağı tartışma yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de yüksek üniversite maliyetleri ve öğrencilerin iş hayatına daha erken atılma isteği, yükseköğretimde yeni bir modeli hızla yaygınlaştırıyor. Geleneksel olarak dört yıl süren lisans eğitiminin üç yılda tamamlanmasına imkan tanıyan düşük kredili programların sayısı artarken, öğrenciler için ciddi zaman ve maliyet avantajı sağlayan sistem beraberinde tartışmaları da getirdi.</p>

<p>Kâr amacı gütmeyen araştırma kuruluşu RAND’ın analizine göre, ilkbahar itibarıyla ABD’nin 26 eyaletinde en az bir üniversite, azaltılmış kredi yüküne sahip üç yıllık lisans programı sunuyor. Mayıs itibarıyla kamuoyuna açıklanan bu kapsamdaki programların sayısı ise 119’a ulaştı.</p>

<h3><strong>Dört yıllık eğitim 3 yıla iniyor</strong></h3>

<p>ABD’de geleneksel lisans programlarının tamamlanması için genellikle 120 kredi gerekiyor. Yeni sistemde ise bazı üniversiteler bu şartı 90 krediye kadar düşürüyor. Böylece öğrencilerin lisans diploması alabilmek için üniversitede geçirdiği süre yaklaşık bir yıl azalıyor.</p>

<p>Yeni model, daha önce uygulanan hızlandırılmış programlardan da bu yönüyle ayrılıyor. Geleneksel hızlandırılmış programlarda öğrenciler aynı kredi yükünü daha kısa sürede tamamlarken, yeni sistem doğrudan mezuniyet için gerekli toplam kredi miktarını azaltıyor.</p>

<p>Programların yaklaşık dörtte üçü özel ve kâr amacı gütmeyen üniversiteler tarafından sunulurken, çevrim içi eğitim seçenekleri de öne çıkıyor. Üniversiteler eğitim süresini kısaltırken çoğunlukla seçmeli derslerin sayısını azaltıyor.</p>

<h3><strong>Öğrencilere binlerce dolarlık avantaj</strong></h3>

<p>Üç yıllık modelin yaygınlaşmasının arkasındaki en önemli nedenlerden biri ise ABD’de giderek artan üniversite maliyetleri.</p>

<p>College Board verilerine göre geçen eğitim-öğretim yılında eyalet içi öğrenciler için devlet üniversitelerindeki ortalama öğrenim ücreti ve harçlar 11 bin 950 dolar olurken, kâr amacı gütmeyen özel üniversitelerde ortalama 45 bin dolara ulaştı.</p>

<p>Milwaukee’deki Mount Mary Üniversitesi'nin üç yıllık dijital pazarlama programında eğitim alan 20 yaşındaki Gabriella Staten, yeni sistem sayesinde en az 20 bin dolar tasarruf edeceğini hesaplıyor.</p>

<p>Programı tercih eden öğrenciler açısından avantaj yalnızca eğitim masraflarıyla sınırlı değil. Üniversiteden bir yıl erken mezun olmak, öğrencilerin iş hayatına daha erken girerek gelir elde etmeye başlamasına da imkan sağlıyor.</p>

<h3><strong>Her bölüm için uygulanamıyor</strong></h3>

<p>Üç yıllık sistemin özellikle pazarlama ve yönetim gibi işletme alanlarında yaygınlaştığı görülüyor. Bunları bilgisayar ve bilişim bilimleri takip ediyor.</p>

<p>Ancak mühendislik gibi yoğun matematik eğitimi gerektiren bölümlerin üç yıla sıkıştırılması daha zor. Öğretmenlik gibi uygulamalı eğitim ve eyalet lisansı gerektiren alanlarda da sistemin önünde çeşitli engeller bulunuyor.</p>

<p>RAND'ın araştırmasında düşük kredili yalnızca altı öğretmenlik programının bulunması da bu durumu ortaya koyuyor.</p>

<h3>Yeni sistem tartışmaları da beraberinde getirdi</h3>

<p>Üç yıllık üniversite modelini savunanlar, uygulamanın yükseköğretimdeki maliyet sorununa çözüm olabileceğini ve özellikle eğitim hayatına daha ileri yaşlarda dönen öğrencilerin diploma almasını kolaylaştıracağını düşünüyor.</p>

<p>Eleştiriler ise eğitim kapsamının daralabileceği üzerinde yoğunlaşıyor. İşverenlerin üç yıllık diplomaları geleneksel dört yıllık diplomalarla aynı şekilde değerlendirip değerlendirmeyeceği de henüz net değil.</p>

<p>Amerikan Üniversite Profesörleri Birliği (AAUP) Başkanı Todd Wolfson ise uygulamaya sert tepki göstererek, “Bu inovasyon değil. Bu sadece kestirme yoldan gitmek” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Lisansüstü eğitimde soru işareti</strong></h3>

<p>Yeni sistemle ilgili bir başka tartışma ise lisansüstü eğitim ve mesleki lisans şartları konusunda yaşanıyor.</p>

<p>RAND'a göre programların henüz yeni olması nedeniyle üç yıllık lisans diplomasına sahip öğrencilerin yüksek lisans ve diğer lisansüstü programlara kabulünde standart bir uygulama bulunmuyor.</p>

<p>Bazı mesleklerde sorun daha belirgin hale geliyor. Örneğin ABD’de CPA lisansı almak isteyenlerin karşılaması gereken kredi şartları eyaletten eyalete değişiyor. Birçok eyalette sınava girebilmek için 120, lisans almak için ise 150 kredi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle üç yıllık ve 90 kredilik bir lisans programından mezun olan öğrencilerin bazı mesleklerde ek dersler alması veya lisansüstü eğitime devam etmesi gerekebiliyor.</p>

<p>Üç yıllık lisans programları İngiltere, Fransa, İtalya ve Hindistan gibi ülkelerde uzun süredir uygulanırken, ABD’de hızla yaygınlaşmaya başlayan yeni modelin işverenler ve lisansüstü eğitim kurumları tarafından nasıl karşılanacağı önümüzdeki dönemde sistemin geleceğini belirleyecek.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/abdde-universitede-4-yil-donemi-degisiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/universite2.jpg" type="image/jpeg" length="36064"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski düzen geri dönmeyecek]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/eski-duzen-geri-donmeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/eski-duzen-geri-donmeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Avrupa ekonomisini onlarca yıl taşıyan büyüme modelinin çözülmeye başladığını ve eski düzenin geri dönmesinin pek olası görünmediğini söyledi. Lagarde’a göre Avrupa artık ucuz enerjiye, sürekli genişleyen küresel ticarete ve güvenli bir jeopolitik ortama eskisi kadar güvenemeyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cenevre’de Dünya Ekonomik Forumu Uluslararası İş Konseyi’nin panelinde konuşan Lagarde, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’nın büyümesini destekleyen üç temel avantajın da aynı anda zayıfladığına dikkat çekti.</p>

<p>Lagarde, bunlardan ilkinin genişleyen küresel ticaret olduğunu, Avrupa'nın dünyanın en açık ekonomilerinden biri haline geldiğini ve ticarete açıklık bakımından ABD'nin yaklaşık iki katına ulaştığını söyledi.</p>

<p>Küreselleşmenin Avrupa ekonomisine büyük fayda sağladığını ancak ticaretin sürekli genişleyeceğinin artık varsayılamayacağını dile getiren Lagarde, geçen yıl dünya genelinde 2 bin 500'den fazla ticaret kısıtlamasının yürürlüğe konulduğuna işaret etti.</p>

<h3><strong>Ucuz enerji dönemi geride kaldı</strong></h3>

<p>Avrupa'nın büyüme modelinin ikinci ayağının ise nispeten ucuz enerjiyle desteklenen orta teknoloji ağırlıklı imalat sanayisi olduğunu belirten Lagarde, bu avantajın da giderek ortadan kalktığını dile getirdi.</p>

<p>Çin'in üretimde değer zincirinin üst basamaklarına çıktığına dikkati çeken Lagarde, Çin'in pek çok alanda Avrupa'nın doğrudan rakibi konumuna geldiğini ifade etti. Lagarde, geçen yıl AB’de enerji yoğun sektörlerin ödediği elektrik fiyatlarının ABD’nin iki katından fazla, Çin’in ise yaklaşık yüzde 50 üzerinde olduğuna dikkat çekti. Bu tablo, özellikle enerjiye bağımlı Avrupa sanayisinin küresel rekabette elini zayıflatıyor.</p>

<h3><strong>Üçüncü değişim jeopolitik alanda</strong></h3>

<p>Lagarde'ye göre üçüncü değişim ise jeopolitik alanda yaşanıyor. Avrupa ekonomisi uzun yıllar ABD’nin güvenlik şemsiyesi ve görece istikrarlı küresel düzen sayesinde yatırımlarını güvenlikten çok verimlilik üzerine kurabildi. Artan jeopolitik gerilimler ise şirketleri tedarik zincirlerini ve kritik bağımlılıklarını yeniden değerlendirmeye zorluyor.</p>

<p>Lagarde, bu üç değişimin Avrupa açısından kalıcı sonuçlar doğurabileceğini belirterek, "Avrupa'nın savaş sonrası büyüme modelinin aşındığını görüyoruz. Bunun bir zamanlar bildiğimiz şekline dönmesi de pek olası değil." dedi.</p>

<p>Avrupa'nın uzun vadede iç talepteki dayanıklılığı kalıcı bir büyüme kaynağına dönüştürmesi gerektiğini vurgulayan Lagarde, bunun için ortak pazarın ölçeğinden daha iyi yararlanılması gerektiğini ifade etti. Avrupa'da bilimsel bilgi ve araştırmaların ticari başarıya dönüştürülmesinde sorun yaşandığını, yeni teknolojilerin ekonomi genelinde yayılmasını engelleyen unsurların şirketlerin ölçek büyütmesini de zorlaştırdığını dile getirdi.</p>

<h3><strong>Yapay zeka vurgusu...</strong></h3>

<p>Avrupa'nın ilk dijital devrimi büyük ölçüde kaçırdığını, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yayılmasından doğan ticari kazanımların orantısız biçimde başka bölgelerde elde edildiğini söyleyen Lagarde, "Yapay zekayla gelen ikinci dijital devrimde aynı deneyimi tekrarlama lüksümüz yok." dedi.</p>

<p>Lagarde, Avrupa'da yapay zeka yatırımlarının yaygınlaştırılması ve ölçeklendirilmesi için tek pazardaki ve sermaye piyasalarındaki parçalanmış yapının giderilmesi ve AB içindeki engellerin kaldırılması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Sermaye piyasalarının daha hızlı bütünleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Lagarde, AB liderlerinin piyasa entegrasyonu paketine ilişkin süreci tamamlaması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/eski-duzen-geri-donmeyecek</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/08/avrupa-birligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="93065"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump yüzde 25 tarifeyi düşürmeye hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/trump-yuzde-25-tarifeyi-dusurmeye-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/trump-yuzde-25-tarifeyi-dusurmeye-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile Kanada, otomobil ticaretindeki yüzde 25’lik tarifeyi yüzde 15’e çekmek için masada. Kanada’nın talebi kabul edilirse Kuzey Amerika’da üretilen bazı araçlarda fiili vergi oranı tek haneye kadar gerileyebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada’da üretilen otomobillere uyguladığı yüzde 25’lik gümrük tarifesinde geri adım ihtimali güçlendi. Washington ile Ottawa arasında yürütülen görüşmelerde tarifeyi yüzde 15’e indirmeye yönelik bir formül üzerinde çalışılıyor.</p>

<p>Taraflar henüz anlaşmaya varmış değil. Görüşmelerde en önemli anlaşmazlığı ise otomobilin hangi bölümünün tarifeden düşüleceği oluşturuyor.</p>

<h3><strong>Yüzde 25 yerine yüzde 15 masada</strong></h3>

<p>ABD, Kanada’dan ithal edilen otomobil ve hafif ticari araçlara ulusal güvenlik gerekçesiyle yüzde 25 tarife uyguluyor. Bu oran, Kanada’daki otomobil fabrikalarında üretimin durabileceğine yönelik endişeleri artırmıştı.</p>

<p>Yeni görüşmelerde tarifenin yüzde 15 seviyesine indirilmesi değerlendiriliyor. Ancak Washington, vergi hesabından yalnızca araçlardaki ABD üretimi parçaların değerinin çıkarılmasını istiyor.</p>

<p>Kanada ise kapsamın çok daha geniş tutulmasını ve Kanada ile Meksika’da üretilen parçaların da tarifeye esas araç değerinden düşülmesini talep ediyor.</p>

<h3><strong>Etkin tarife tek haneye inebilir</strong></h3>

<p>Kanada’nın önerisinin kabul edilmesi Kuzey Amerika otomotiv sektörü açısından çok daha büyük bir rahatlama yaratabilir. Bölgesel parça değerlerinin tarifeden çıkarılması halinde Kuzey Amerika’da üretilen bazı araçların ABD’ye girişinde fiili vergi oranının tek haneli seviyelere kadar düşebileceği hesaplanıyor.</p>

<p>Bu durum küresel otomobil pazarındaki rekabeti de değiştirebilir. Japonya, Güney Kore ve Avrupa Birliği’nden ABD’ye gönderilen otomobiller halihazırda yüzde 15 tarife ile karşılaşıyor.</p>

<p>Kanada ve Meksika’da üretilen araçların fiili tarifesinin yüzde 15’in altına düşmesi, Kuzey Amerika üretim zincirine yeniden önemli bir maliyet avantajı sağlayabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Otomobil üreticileri maliyet baskısı altında</strong></h3>

<p>Trump yönetiminin tarifeleri, Kanada ve Meksika’daki fabrikalarla ABD’deki üretim tesislerinin birbirine sıkı biçimde bağlı olduğu otomotiv sektöründe önemli maliyet artışlarına yol açtı.</p>

<p>Bir otomobilin parçaları nihai montaja ulaşmadan önce ABD, Kanada ve Meksika sınırlarını birden fazla kez geçebiliyor. Bu nedenle sınır geçişlerindeki yüksek tarifeler yalnız ithal araçları değil, ABD’de üretilen otomobillerin maliyetlerini de etkiliyor.</p>

<p>Detroit merkezli otomobil üreticileri de son dönemde tarife politikasının milyarlarca dolarlık ek maliyet oluşturabileceği uyarısında bulunuyor. Ford, General Motors ve Stellantis gibi şirketlerin Kuzey Amerika’daki üretim ağları Kanada ve Meksika’daki tesislerle doğrudan bağlantılı durumda.</p>

<h3><strong>Kritik tarih 19 Ağustos</strong></h3>

<p>Otomobil tarifesi görüşmeleri, ABD-Kanada ticaretinde daha geniş bir gerilimin yaşandığı dönemde yürütülüyor. Trump yönetiminin yaklaşık 20 milyar dolarlık Kanada ürününe getirdiği yüzde 50’ye varan yeni tarifelerin 19 Ağustos Çarşamba günü devreye girmesi planlanıyor.</p>

<p>Yeni vergilerin şarap, mobilya, süt ürünleri, çimento, tekstil ürünleri ve bazı tüketim mallarını kapsaması bekleniyor. Kanada Başbakanı Mark Carney’nin son tarih öncesinde Trump ile görüşmesi beklenirken iki ülkenin ticaret heyetleri son günlerde temaslarını yoğunlaştırdı.</p>

<p>Tarafların otomobil tarifesinde anlaşmaya varması, ABD ile Kanada arasındaki daha geniş ticaret görüşmelerinde de önemli bir yumuşama işareti olabilir. Ancak araçlardaki bölgesel içeriğin nasıl hesaplanacağı konusunda anlaşmazlık devam ettiği için yüzde 15’lik oran henüz kesinleşmiş değil.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/trump-yuzde-25-tarifeyi-dusurmeye-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/04/trump.webp" type="image/jpeg" length="81921"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD ile AB arasında yeni gerilim]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/abd-ile-ab-arasinda-yeni-gerilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/abd-ile-ab-arasinda-yeni-gerilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD, Amerikan şirketlerini olumsuz etkilediğini savunduğu Avrupa Birliği'nin çevre ve insan haklarına ilişkin düzenlemelerinin geri çekilmesi için baskısını artırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD yönetiminin AB’ye gönderdiği mektupta, Avrupa Birliği'nin Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) düzenlemelerine yönelik adım atmaması halinde Trump yönetiminin “ABD ticaretine yönelik makul olmayan yükleri gidermek için gerekli her türlü önlemi alacak” ifadeleri kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>ABD'den AB'ye taahhüt hatırlatması</strong></h3>

<p>Mektubun ardından ABD’nin AB Büyükelçisi Andrew Puzder de X hesabından konuya ilişkin açıklamada bulundu. Puzder, AB'nin daha önce Amerikan şirketlerinin ticarette “haksız kısıtlamalarla” karşılaşmamasını sağlamak için verdiği taahhüdü yerine getirmesinin zamanının geldiğini belirtti.</p>

<p>ABD'nin çıkışı, Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) ile Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi (CSDDD) nedeniyle Washington ile Brüksel arasında yaşanan gerilimi yeniden artırabilir.</p>

<p>Söz konusu düzenlemeler, AB içinden ve dışından gelen eleştirilerin ardından daha önce hafifletilmişti. Ancak kuralların, merkezlerinin bulunduğu ülkeye bakılmaksızın AB'de faaliyet gösteren şirketleri kapsaması öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Şirketlere raporlama yükümlülüğü getiriyor</strong></h3>

<p>CSDDD ve CSRD kapsamında şirketlerin karşılaşabilecekleri finansal, çevresel, sosyal ve yönetişim risklerini raporlamaları gerekiyor. Düzenlemeler ayrıca şirketlerin çevresel ve sosyal etkilerini açıklamalarını ve bu etkilerin giderilmesine yönelik adımlar atmalarını öngörüyor.</p>

<p>ABD hükümeti, AB’ye ilettiği mektupta Brüksel'in bu alanda “bazı olumlu reformlar” yaptığını kabul ederken, söz konusu değişikliklerin “ABD’nin endişelerini tam olarak gideremediğini” belirtti.</p>

<p>Washington'a göre direktiflerin sınır ötesi kapsamı ve şirketlere getirdiği maliyetler, ABD'li şirketlerin Avrupa pazarında eşit koşullarda rekabet etmesini zorlaştıracak.</p>

<h3><strong>İklim geçiş planı konusunda da uyarı</strong></h3>

<p>AB, halihazırda durum tespiti direktifine uyum konusunda şirketlere yol gösterecek kılavuzlar üzerinde çalışıyor.</p>

<p>ABD yönetimi ayrıca Brüksel'i, hazırlanacak bu kılavuzları iklim geçiş planına ilişkin yükümlülükleri yeniden gündeme getirmek için bir fırsat olarak kullanmaması konusunda uyardı.</p>

<p><strong>Bloomberg</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/abd-ile-ab-arasinda-yeni-gerilim</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/01/ab-abd.jpg" type="image/jpeg" length="92364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[6 ayda 184 milyar dolar kazanarak rekor kırdı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/6-ayda-184-milyar-dolar-kazanarak-rekor-kirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/6-ayda-184-milyar-dolar-kazanarak-rekor-kirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Norveç’in dev varlık fonu 2026’nın ilk yarısında tarihinin en yüksek altı aylık kron bazlı getirisini elde etti. 184 milyar doları aşan kazancın motoru hisse senetleri olurken, teknoloji şirketleri performansta başrolü üstlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Norveç’in petrol gelirlerini gelecek nesiller için yöneten Government Pension Fund Global, 2026’nın ilk yarısında yeni bir rekora imza attı. Fonun yatırım getirisi yüzde 9,4 olurken, muhasebe kârı 1 trilyon 753 milyar Norveç kronuna, yaklaşık 184,3 milyar dolara ulaştı.</p>

<p>Bu sonuç fonun kron bazında bugüne kadarki en yüksek altı aylık kazancı oldu. Fon yönetimi, güçlü performansın özellikle küresel hisse piyasalarındaki yükselişten kaynaklandığını açıkladı.</p>

<h3><strong>Teknoloji hisseleri kazancı taşıdı</strong></h3>

<p>Fonun hisse senedi yatırımları yılın ilk yarısında yüzde 13 getiri sağladı. Telekomünikasyon, teknoloji ve enerji hisseleri dönem boyunca en güçlü performansı gösteren sektörler oldu.</p>

<p>Fon yönetimine göre özellikle Asya’daki teknoloji şirketlerinin yükselişi toplam getirinin önemli bölümünü oluşturdu. Buna karşılık tüketici ürünleri, sağlık ve isteğe bağlı tüketim şirketleri portföyün daha zayıf kalan bölümleri arasında yer aldı.</p>

<p>Fonun en büyük yatırımları arasında Nvidia, Apple, Alphabet ve Microsoft gibi küresel teknoloji devleri bulunuyor.</p>

<h3><strong>Dev fonun büyüklüğü 2 trilyon doları aşıyor</strong></h3>

<p>2026’nın ilk yarısı sonunda fonun toplam büyüklüğü 22 trilyon 683 milyar Norveç kronuna ulaştı. Fonun değerinde altı ayda 1 trilyon 416 milyar kronluk artış gerçekleşti.</p>

<p>Portföyün yüzde 72,1’i hisse senetlerinden, yüzde 25,8’i sabit getirili yatırımlardan oluşuyor. Gayrimenkul yatırımlarının payı yüzde 1,6, halka açık olmayan yenilenebilir enerji altyapısının payı ise yüzde 0,5 seviyesinde bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fon dünya genelinde yaklaşık 7 bin 100 şirkette pay sahibi ve küresel borsalarda işlem gören şirketlerin ortalama yüzde 1,5’ini elinde tutuyor.</p>

<h3><strong>Güçlenen kron kârı eritti</strong></h3>

<p>Fon açısından ilk yarının tamamı olumlu geçmedi. Norveç kronunun önemli para birimleri karşısında değer kazanması fonun kron cinsinden değerini 427 milyar kron aşağı çekti.</p>

<p>Buna karşılık ilk altı ayda fona giderler düşüldükten sonra 89 milyar kronluk yeni kaynak girişi gerçekleşti. Yatırım kazançları kur etkisini fazlasıyla telafi ederek fon büyüklüğünü yeni seviyelere taşıdı.</p>

<p>Sabit getirili yatırımlarda ilk yarı getirisi yüzde 0,9, halka açık olmayan gayrimenkulde yüzde 3 oldu. Yenilenebilir enerji altyapısı yatırımları ise yüzde 0,2 kayıp yazdı.</p>

<h3><strong>Norveç’in petrol serveti küresel şirketlere dağılıyor</strong></h3>

<p>Fon, Norveç’in petrol ve doğal gaz gelirlerini uzun vadede değerlendirmek amacıyla kuruldu. İlk para transferinin 1996 yılında yapılmasının ardından fon dünyanın en büyük egemen varlık fonuna dönüştü.</p>

<p>Norveç ekonomisinin aşırı ısınmasını önlemek amacıyla yatırımlarını ülke dışında yapan fon, bugün dünyanın en büyük şirketlerinden tahvillere, gayrimenkulden enerji altyapısına kadar geniş bir portföy yönetiyor.</p>

<p>2026’nın ilk yarısındaki rekor sonuç ise küresel teknoloji hisselerindeki güçlü performansın Norveç’in petrol servetine yüz milyarlarca dolarlık yeni kazanç olarak döndüğünü gösterdi.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/6-ayda-184-milyar-dolar-kazanarak-rekor-kirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/norvec2.jpg" type="image/jpeg" length="12993"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin süper zenginlerin parasının peşine düştü]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/cin-super-zenginlerin-parasinin-pesine-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/cin-super-zenginlerin-parasinin-pesine-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin, bütçe gelirlerini artırmak ve yurt dışına çıkan sermayeyi kontrol etmek için varlıklı vatandaşların küresel kazançlarını incelemeye başladı. Bazı dosyalarda 2000 yılına kadar gidilirken banka hesaplarının dondurulduğu bildiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin yönetimi, ülke dışında tutulan servet üzerindeki denetimini sertleştiren kapsamlı bir vergi incelemesi başlattı. Bankalar ve finans kuruluşları, varlıklı müşterilerin yurt dışı yatırımlarından elde ettiği kazançların Çin’e bildirilip bildirilmediğini araştırıyor.</p>

<p>İncelemelerde yabancı ülkelerde alınan gayrimenkuller, uluslararası borsalardaki hisseler, kıymetli maden yatırımları, kripto varlıklar, banka hesapları ve yurt dışı tröst yapıları öne çıkıyor.</p>

<h3><strong>Bazı hesaplarda 2000 yılına kadar gidiliyor</strong></h3>

<p>Vergi incelemelerinin kapsadığı dönem kişiden kişiye değişiyor. Bazı yatırımcılardan son birkaç yıla ilişkin kayıtlar istenirken bazı dosyalarda işlemlerin 2000 yılına kadar geriye götürüldüğü belirtiliyor.</p>

<p>Böylece yetkililer yalnızca son dönemde elde edilen kazançları değil, 25 yılı aşkın süredir yurt dışında biriktirilen ve beyan edilmediği düşünülen serveti de inceleme kapsamına alıyor.</p>

<p>Şenzen merkezli bir aile ofisinin müşterilerinden, 2017-2022 dönemindeki yurt dışı varlık kazançları için vergi ödemesi istendiği bildirildi. İncelenecek dönemin hangi ölçütlere göre belirlendiği ise açıklanmadı.</p>

<p>Kampanyanın hedefindeki toplam vergi alacağının yüz milyarlarca dolara ulaşabileceği değerlendiriliyor. Ancak Çin yönetimi henüz tahsil edilmesi planlanan tutara ilişkin resmî bir toplam açıklamadı.</p>

<h3><strong>Bankalara hesap dondurma talimatı</strong></h3>

<p>Çinli bankalar ile diğer finans kuruluşlarının, varlıklı müşterilerin yurt dışı yatırımlarını gözden geçirmesi ve gelirlerin vergi makamlarına bildirilip bildirilmediğini kontrol etmesi istendi.</p>

<p>Son aylarda bazı bankaların vergi borcu bulunduğu değerlendirilen müşterilerin hesaplarını geçici olarak dondurduğu bildirildi.</p>

<p>Hesapların yeniden kullanılabilmesi için ilgili kişilerin geriye dönük vergi, gecikme bedeli ve cezaları ödemesi isteniyor. Uygulama, bankacılık sistemini vergi denetiminin doğrudan bir parçasına dönüştürüyor.</p>

<p>İncelemelerde yurt dışı banka hesaplarıyla Çin’deki finansal hareketlerin karşılaştırıldığı, uluslararası bilgi paylaşımı anlaşmalarından ve gelişmiş veri analizinden yararlanıldığı belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Yurt dışı tröstlere yüzde 20 vergi</strong></h3>

<p>Pekin yönetimi, varlıklı ailelerin servetlerini ülke dışında tutmak için kullandığı tröst yapılarına yönelik yeni kuralları da temmuz ayında yürürlüğe koydu.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre Çin’de vergi mükellefi sayılan kişilerin mal, hisse veya gayrimenkullerini yurt dışı bir tröste aktarması sırasında oluşan değer artışı yüzde 20 oranında vergilendirilebilecek.</p>

<p>Tröstün varlıklarından elde edilen faiz, temettü ve diğer yatırım kazançlarıyla Çin’deki kişilere yapılan dağıtımlar da vergi kapsamına giriyor.</p>

<p>2026’dan önce yurt dışı tröstlerde oluşan bazı kazançların, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden itibaren 90 gün içinde bildirilmesi gerekiyor. Bu süre içinde beyan edilen geçmiş dönem kazançları için gecikme faizi uygulanmaması öngörülüyor.</p>

<p>Düzenleme, yabancı vatandaşlık veya oturum izni almasına rağmen ekonomik ve kişisel bağlarının merkezini Çin’de tutan kişilerin de Çin’de vergi mükellefi sayılabilmesinin önünü açıyor.</p>

<h3><strong>Gayrimenkul krizi bütçe gelirlerini vurdu</strong></h3>

<p>Yeni vergi kampanyasının arkasında Çin’in giderek büyüyen bütçe ihtiyacı bulunuyor.</p>

<p>Ülkenin genel kamu bütçe geliri 2025 yılında yüzde 1,7 azalarak 21,6 trilyon yuana geriledi. Vergi gelirleri sınırlı artış gösterse de merkezi yönetimin gelirlerindeki düşüş dikkat çekti.</p>

<p>Yerel yönetimlerin yıllarca temel gelir kaynaklarından biri olan arazi satışları ise gayrimenkul krizinin etkisiyle sert biçimde düştü. Arazi satışlarından sağlanan gelir, 2021’deki 8,7 trilyon yuanlık zirveden 2025’te yaklaşık 4,15 trilyon yuana indi.</p>

<p>Konut satışlarının ve yeni inşaatların zayıflaması, yerel yönetimlerin borçlarını çevirmesini zorlaştırırken Pekin’i yeni gelir kaynakları bulmaya yöneltti.</p>

<p>Yurt dışındaki servetin vergilendirilmesi, hem bütçeye kaynak sağlama hem de ülke dışına sermaye çıkışını sınırlama amacı taşıyor.</p>

<h3><strong>Altın, hisse ve kripto aynı incelemede</strong></h3>

<p>Vergi makamlarının yalnızca yurt dışındaki banka mevduatlarına değil, yatırımcıların farklı varlık sınıflarında elde ettiği kazançlara odaklandığı belirtiliyor.</p>

<p>ABD ve Hong Kong borsalarında yapılan hisse işlemleri, yabancı ülkelerde alınan evler, fiziki veya finansal altın yatırımları ve kripto varlık alım satımlarından sağlanan gelirler inceleme kapsamına girebiliyor.</p>

<p>Bu varlıkların satın alma bedeli, satış fiyatı, elde tutma süresi ve daha önce başka bir ülkede vergi ödenip ödenmediği araştırılıyor.</p>

<p>Çin’in 30 Haziran 2026 itibarıyla 114 ülke ve bölgeyle vergi anlaşması veya düzenlemesi bulunuyor. Ayrıca bazı vergi merkezleriyle hesap bilgisi paylaşımına yönelik anlaşmalar imzalanmış durumda.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Servet yönetim merkezleri de etkilenecek</strong></h3>

<p>Yeni denetim dalgasının Hong Kong ve Singapur’daki özel bankalar, aile ofisleri, fon yöneticileri ve vergi danışmanları üzerinde baskı oluşturması bekleniyor.</p>

<p>Çinli varlıklı kişilerin yurt dışında tuttuğu servetin görünür hale gelmesi, daha önce vergisel avantaj sağlayan bazı yapıların yeniden düzenlenmesini gerektirebilir.</p>

<p>Bazı yatırımcıların vergi ikametgâhını değiştirmeyi veya servetlerini farklı ülkelere taşımayı değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak yabancı oturum ya da vatandaşlık alınması, Çin’le ekonomik bağların devam etmesi halinde tek başına vergi yükümlülüğünü ortadan kaldırmayabilir.</p>

<p>Kampanyanın bundan sonraki aşamasında, bankaların hangi geçmiş dönem kayıtlarını yetkililerle paylaşacağı ve geriye dönük incelemelerin ne kadar genişleyeceği belirleyici olacak.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/cin-super-zenginlerin-parasinin-pesine-dustu</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/11/ultra-zengin-1.webp" type="image/jpeg" length="40466"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
