<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 20 Jun 2026 17:26:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'de çiftlik iflasları 6 yılın zirvesinde]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/abdde-ciftlik-iflaslari-6-yilin-zirvesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/abdde-ciftlik-iflaslari-6-yilin-zirvesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emtia fiyatlarındaki düşüş, artan faizler ve jeopolitik şoklar ABD çiftçisini köşeye sıkıştırdı. Çiftçi iflasları son altı yılın zirvesine çıktı. Tarımdaki kriz, tarlaları aşıp traktör bayilerini, yerel bankaları ve kırsal ekonomiyi yutacak bir domino etkisine dönüşüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>ABD’de tarım sektörü son yılların en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor.</p>

<p>Ülkede çiftlik iflasları 6 yılın zirvesine çıkarken, düşen ürün fiyatları, yükselen maliyetler, ticaret gerilimleri ve iklim riskleri kırsal ekonomide domino etkisi yaratıyor. Uzmanlara göre sorun artık yalnızca çiftçinin değil, tüm kırsal ekonominin meselesine dönüşmüş gözüküyor.</p>

<p>Pandemi döneminde yükselen emtia fiyatları çiftçilere nefes aldırmıştı. Ancak bu tablo hızla tersine döndü. Bugün ABD’de birçok tarımsal ürünün fiyatı son zirvelerine göre yüzde 40’a varan oranlarda gerilemiş durumda. Buna karşılık mazot, gübre, işçilik ve finansman maliyetleri yükselmeye devam ediyor.</p>

<p>Tam da bu nedenle ABD’de tarımsal iflaslar son 6 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Bloomberg'in haberine göre, sektördeki finansal sıkışmanın en görünür göstergesi olan bu gelişme, kırsal bölgelerdeki endişeyi artırıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://geoim.bloomberght.com/2026/06/18/3780505_674689c0daff243909ffab28cf35806b.jpg" /></p>

<p>Mevcut tablo, birbirini besleyen çok sayıda riskin aynı anda devreye girmesiyle oluştu.</p>

<p>Bir tarafta Çin, Kanada ve Meksika ile yaşanan ticaret gerilimleri ihracat pazarlarını daraltıyor. Diğer tarafta İran kaynaklı jeopolitik gerilimler enerji ve gübre maliyetlerini yukarı çekiyor. Göçmen işgücüne yönelik sıkı politikalar ise tarım sektöründeki işgücü maliyetlerini artırıyor.</p>

<p>Sonuç olarak çiftçiler daha fazla borçlanmak zorunda kalıyor. Tohum, gübre ve yakıt gibi temel girdileri finanse etmek için kullanılan işletme kredilerinin hacmi ve tutarı hızla yükselirken, yüksek faiz ortamı geri ödeme yükünü daha da ağırlaştırıyor.</p>

<h3><strong>Sorun çiftlikten taşarak kentlere yayılıyor</strong></h3>

<p>Uzmanlara göre asıl risk, krizin yalnızca çiftçilerle ve kırsal bölgelerle sınırlı kalmaması. Tarımın güçlü olduğu bölgelerde yerel bankalar, tarım makinesi bayileri, yem ve girdi tedarikçileri, perakende işletmeleri ve küçük esnaf doğrudan çiftçinin ekonomik gücüne bağlı çalışıyor.</p>

<p>Bu nedenle çiftçinin harcamalarını kısmaya başlaması zincirleme etki yaratıyor.</p>

<p>Minnesota’da tarım makineleri satıcılarının kapanmaya başlaması dikkat çekici bir gösterge olarak görülüyor. Çiftçiler yeni ekipman almak yerine mevcut makineleri tamir ederek kullanmaya çalışıyor. Benzer şekilde gübre kullanımında da tasarruf eğilimi artıyor.</p>

<p>Bu durum yalnızca yerel işletmeleri değil, küresel tarım makinesi üreticilerini de etkiliyor. Son iki yılda büyük ekipman üreticilerinin binlerce kişiyi işten çıkarması talepteki yavaşlamanın yansıması olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>1980'lerin tarım krizi yeniden mi dönüyor?</strong></h3>

<p>Kırsal Amerika’da birçok kişi yaşananları 1980'lerdeki büyük tarım krizine benzetiyor.</p>

<p>O dönemde yüksek faizler ve düşük ürün fiyatları yüz binlerce çiftliği iflasa sürüklemiş, kırsal nüfus azalmış, okullar kapanmış ve birçok kasaba ekonomik olarak ciddi yara almıştı.</p>

<p>Bugünkü tablo henüz o ölçekte görülmese de benzer sinyaller dikkat çekiyor.</p>

<p>Arazi değerlerinin güçlü seyretmesi ve devlet destekleri şimdilik tampon görevi görüyor. Ancak uzmanlar mevcut desteklerin kalıcı çözüm üretmekten uzak olduğunu düşünüyor.</p>

<p><strong>Belirsizlik en büyük maliyet haline geldi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sektörün en önemli taleplerinden biri ise öngörülebilirlik. 2023 yılında süresi dolan ve hâlâ yenilenemeyen Tarım Yasası'nın (Farm Bill) çıkarılması yönündeki çağrılar giderek güçleniyor. Çiftçiler önümüzdeki yıllarda hangi destek mekanizmalarının devrede olacağını bilmek istiyor.</p>

<p>Çünkü tarım uzun vadeli planlama gerektiren bir sektör. Ürün deseninden yatırım kararlarına kadar birçok başlık yıllar öncesinden şekilleniyor.</p>

<p><strong>Küresel etkileri olabilir</strong></p>

<p>ABD, dünyanın en büyük tarımsal üreticilerinden ve ihracatçılarından biri. Bu nedenle ülkedeki finansal sıkışmanın yalnızca Amerikan çiftçisini değil, küresel tarım piyasalarını da etkileme potansiyeli bulunuyor.</p>

<p>Özellikle enerji maliyetleri, gübre fiyatları, ticaret politikaları ve iklim kaynaklı risklerin aynı anda arttığı bir dönemde, ABD tarımındaki kırılganlık küresel gıda sistemi açısından da yakından izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Çünkü bugün çiftçinin bilançosunda başlayan sorun, yarının gıda arzı ve fiyatları üzerinde belirleyici olabilir.</p>

<p><strong>Bloomberg HT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/abdde-ciftlik-iflaslari-6-yilin-zirvesinde</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/02/abd-1.jpg" type="image/jpeg" length="35563"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB'den ABD ithalat vergisi indirimlerine onay]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/abden-abd-ithalat-vergisi-indirimlerine-onay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/abden-abd-ithalat-vergisi-indirimlerine-onay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB Parlamentosu, ABD ile yeni tarife krizinin önüne geçmek için Amerikan mallarına uygulanan vergilerde indirime gidilmesi kararını onayladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği, Temmuz 2025'te varılan anlaşma kapsamında ABD sanayi ürünlerine uyguladığı ithalat vergilerini kaldırmayı ve Amerikan tarım ürünlerine tercihli erişim sağlamayı kabul etmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Buna karşılık Washington yönetimi, AB'den ithal edilen birçok ürüne yüzde 15 gümrük tarifesi uygulamaya başlamıştı.</strong></p>

<p>Anlaşmanın üzerinden 11 ay geçmesine rağmen gerekli yasal düzenlemelerin tamamlanmaması üzerine Trump, AB'nin 4 Temmuz'a kadar yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde daha yüksek tarifeler uygulayabileceği uyarısında bulunmuştu.</p>

<p><strong>Investing</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/abden-abd-ithalat-vergisi-indirimlerine-onay</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/02/avrupa-birligi.png" type="image/jpeg" length="97519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Limanlar sessiz, tesisler kapalı, ekonomi alarm veriyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/limanlar-sessiz-tesisler-kapali-ekonomi-alarm-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/limanlar-sessiz-tesisler-kapali-ekonomi-alarm-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı'ndaki savaşın gölgesinde Katar ekonomisinin can damarı olan LNG ihracatı durma noktasına geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu'da patlak veren savaşın Körfez'e ulaşması ile enerji ihracatçısı ülkelerin ekonomileri ağır darbe aldı. Hem kritik ticaret rotalarından Hürmüz Boğazı'nın tıkanması hem de saldırılar nedeniyle zarar gören tesislerin işleyemez hale gelmesi küresel çapta enerji şoklarına yol açarken, petrol ve doğalgaz ihracatı ile zenginleşen ülkeler ekonomik dar boğazla karşı karşıya kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>LNG devi zorlu virajda</strong></h3>

<p>Katar ekonomisinin bel kemiği sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatı da Hürmüz'deki belirsizlik ve savaş nedeniyle sekteye uğradı. Gelirinin büyük bölümünü gaz satışından sağlayan ülkede limanlar sessizleşip, tesisler kapanırken milyarlarca dolarlık kayıp yaşanıyor.</p>

<p>Otuz yıldır Hürmüz Boğazı üzerinden Asya ve Avrupa'ya LNG sevkiyatı yapan Katar, bu sayede dünyanın en zengin ülkeleri arasına girdi. Enerji gelirleri Doha ve Lusail'de dev altyapı projelerini, metro sistemini, büyük spor organizasyonlarını ve yüz milyarlarca dolarlık devlet varlık fonunu finanse etti.</p>

<h3><strong>Limanlar sessiz, tesisler kapalı</strong></h3>

<p>Ancak savaşla birlikte iki aydan uzun süredir gaz sevkiyatı yapamayan ülkede, Ras Laffan sanayi bölgesi ve Hamad Limanı'nda da faaliyetler durma noktasına geldi. Araçtan gıdaya kadar ithalata bağımlı Katar, deniz ticaretinin kesilmesiyle tedarik zinciri sorunları ve turizmde sert düşüşle karşı karşıya kalırken oteller ve alışveriş merkezleri de sakinleşti.</p>

<h3><strong>Milyarlarca dolarlık kayıp oluştu</strong></h3>

<p>Ras Laffan tesislerine yönelik saldırılar üretim kapasitesini yaklaşık yüzde 17 düşürdü. Analistler, savaşın başladığı günden bu yana milyarlarca dolar kayıp oluştuğunu, boğaz kapalı kaldıkça da bu kaybın her gün katlandığını belirtiyor. Hasarın boyutu nedeniyle üretimin eski seviyeye dönmesinin ise yıllar alacağı konuşuluyor.</p>

<h3><strong>Katar ekonomisi yüzde 8,6 küçülecek</strong></h3>

<p>Uluslararası Para Fonu (IMF) de Katar ekonomisinin bu yıl yüzde 8,6 küçüleceğini öngörüyor.</p>

<p>Kriz, ülkenin turizm ve finans merkezi olma hedeflerini de zora sokarken seyahat uyarıları nedeniyle ziyaretçi sayısı geriledi, bazı şirketler personellerini ülkeden çekti.</p>

<p>Gıda ihtiyacının da yaklaşık yüzde 90'ını ithal eden Katar, ürünleri artık hava kargo veya kara taşımacılığıyla temin ederken fiyat artışları ekonomideki baskıyı artırıyor. Uzmanlara göre Katar güçlü mali rezervleri ile kısa vadede maaş ve kamu hizmetlerini sağlayacak olsa da krizin sürmesi durumunda, enerji gelirlerine dayalı ekonomik modelin çöküşü kaçınılmaz olacak.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/limanlar-sessiz-tesisler-kapali-ekonomi-alarm-veriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/05/katar3.jpg" type="image/jpeg" length="29906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Birliği Çin bağımlılığını azaltmak için hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/avrupa-birligi-cin-bagimliligini-azaltmak-icin-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/avrupa-birligi-cin-bagimliligini-azaltmak-icin-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği şirketlerin tedarik ağını çeşitlendirmesini zorunlu tutan yeni bir yasa hazırlıyor. İşletmelerin tek bir tedarikçiden ürün alım oranına yüzde kırk seviyesinde üst sınır getiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği, üye ülkelerdeki şirketlerin kritik bileşenleri en az üç farklı tedarikçiden almasını zorunlu kılacak yeni bir yasal çerçeve hazırlıyor. Financial Times'ın konuya aşina iki Avrupa Birliği yetkilisine dayandırdığı pazartesi günkü haberine göre, bu adım doğrudan Çin pazarına olan bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Söz konusu taslak düzenleme, öncelikli olarak kimya ve sanayi makineleri gibi temel sektörlerde faaliyet gösteren işletmeleri etkileyecek.</p>

<h3><strong>Yeni kurallar tedarik limitlerini belirliyor</strong></h3>

<p>Mevzuat taslağına göre şirketler, ihtiyaç duydukları bileşenlerin yalnızca yüzde 30 ile yüzde 40 arasındaki kısmını tek bir tedarikçiden karşılayabilecek. Kalan miktar ise aynı ülkeden olmayan en az üç farklı tedarikçiden sağlanmak zorunda kalacak.</p>

<p>Bu hamle, Çin'in birçok mineralin işlenmesindeki hakimiyetini bir baskı unsuru olarak kullanmasına karşı geliştirildi. Çin yönetimi, zaman zaman ihracatı kısıtlayarak fiyatları baskılamış ve diğer ülkelerin yarı iletken, elektrikli araç ile gelişmiş silah üretiminde kullanılan malzemelerin tedarik kaynaklarını çeşitlendirme kapasitesini daraltmıştı.</p>

<h3><strong>Avrupa Birliği gümrük tarifelerini gündeme alıyor</strong></h3>

<p>Avrupa Birliği Ticaret Komiseri Maros Sefcovic, bloğun günlük 1 milyar euro seviyesindeki ticaret açığını kapatmak amacıyla Çin menşeli kimyasallara ve makinelere yönelik cezalandırıcı gümrük tarifeleri planlıyor. Hedeflenen ek vergiler, Avrupalı şirketleri Çin'in ticareti bir silah olarak kullanma politikalarından korumayı amaçlıyor.</p>

<p>Sefcovic geçen ay, gelişmiş üretim için hayati önem taşıyan malzemeler üzerinde Çin'in kontrolünü zayıflatmak amacıyla ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile kritik minerallerin üretimi ve güvenliği konusunda bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Avrupa Komisyonu konuyla ilgili Reuters'ın yorum talebine henüz yanıt vermedi.</p>

<h3><strong>Taslak plan liderlerin onayını bekliyor</strong></h3>

<p>Erken aşamadaki bu planların, 29 Mayıs tarihinde özel olarak Çin gündemiyle toplanacak bir komisyon toplantısında sunulması planlanıyor. Taslağın kabul görmesi halinde, Haziran ayının sonlarında Avrupa Birliği liderleri tarafından onaylanması bekleniyor. Yeni tedarik kurallarının ve olası gümrük tarifelerinin uygulamaya geçmesi, küresel ticaret akışında uzun vadeli tedarik zinciri değişimlerini hızlandırarak yıllık bazda ithalat dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/avrupa-birligi-cin-bagimliligini-azaltmak-icin-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/02/avrupa-birligi.png" type="image/jpeg" length="45293"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eriyen buzlar yeni ticaret yolu açtı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/eriyen-buzlar-yeni-ticaret-yolu-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/eriyen-buzlar-yeni-ticaret-yolu-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Doğu'da artan gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik, küresel tedarik zincirinin aksamasına yol açarken Kuzey'de buzların erimesi ile Süveyş'e rakip olacak yeni bir rota oluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerilim ve enerji sevkiyatındaki aksamalar, küresel ticarette gözleri Arktik'e çevirdi. Kürsel ısınma nedeniyle buzlar geri çekilirken Rusya kıyıları boyunca uzanan Kuzey Deniz Rotası (NSR), Asya-Avrupa taşımacılığında Süveyş'e alternatif olarak kendini göstermeye başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Teslimatı 40 günden 18 güne düşüren rota</strong></h3>

<p>Uydu verilerine göre Arktik'te deniz buzu kış dönemine rağmen son iki yılda rekor düşüş kaydetti. Eriyen buzların ardından kuzeyde, güney rotalara kıyasla büyük zaman avantajı sunan yeni bir koridor oluştu.</p>

<p>Süveyş hattında 40 gün süren konteyner seferi, Arktik üzerinden yapıldığında yarıdan fazla düşerek 18 güne iniyor. Bu da hem maliyetlerde hem de operasyonel süreçlerde şirketlere büyük kazanç sağlıyor.</p>

<p>Öte yandan Orta Doğu'daki gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik devam ederken enerji tedarikinin kesintiye uğraması, sigorta maliyetlerinin yükselmesi ve gemilerin alternatif rotalara yönelmesi Arktik'e ilgiyi daha da artırdı. Ancak buna rağmen rota halen mevsimsel koşullar, sınırlı altyapı ve yüksek maliyetler nedeniyle daha az tercih ediliyor.</p>

<h3><strong>Stratejik bir ulaşım arteri</strong></h3>

<p>2025'te Kuzey Deniz Rotası'ndan taşınan yük miktarı yaklaşık 37-38 milyon ton seviyesinde kalırken bunun küçük bir bölümünü uluslararası transit taşımacılık oluşturdu. Rusya bu hattı stratejik bir ulaşım arteri olarak görürken, Çin 'Kutup İpek Yolu' vizyonu kapsamında rotaya ilgi gösteriyor. Batı ülkeleri ise bölgedeki güvenlik ve seyrüsefer haklarına daha fazla odaklanıyor.</p>

<h3><strong>Çevresel riskler en büyük endişe</strong></h3>

<p>Öte yandan Arktik'te artan denizcilik faaliyetleri çevresel riskleri de beraberinde getiriyor. Karbon emisyonları, petrol sızıntısı riski ve deniz yaşamına yönelik tehditler, rota üzerindeki en büyük endişeler arasında. Uzmanlara göre Arktik rotasının geleceği ise temiz yakıt teknolojileri, güçlü uluslararası düzenlemeler ve dengeli diplomasiye bağlı olacak. Eriyen buzların açtığı bu yeni ticaret koridorunun kalıcı bir alternatif olup olmayacağı ise önümüzdeki yıllarda netleşecek.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/eriyen-buzlar-yeni-ticaret-yolu-acti</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/05/kuzeydenizi2.jpg" type="image/jpeg" length="89893"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa’da maaş ve alım gücü makası açılıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/avrupada-maas-ve-alim-gucu-makasi-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/avrupada-maas-ve-alim-gucu-makasi-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OECD tarafından yayımlanan “Vergi Ücretleri 2026” raporu, Avrupa ülkeleri arasındaki brüt maaş farklarını ve yaşam maliyetlerine bağlı satın alma gücü dengesizliklerini ortaya koydu. En yüksek maaş İsviçre'de. En düşük ise Slovakya'da.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">OECD tarafından yayımlanan ve 22’si Avrupa Birliği üyesi toplam 27 Avrupa ülkesini kapsayan “Vergi Ücretleri 2026” raporunun verileri paylaşıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Avrupa ülkeleri arasında yalnızca nominal maaşlarda değil, yaşam maliyetleri hesaba katıldığında satın alma gücü açısından da dikkat çekici farklar bulunuyor. Rapora göre, Avrupa genelinde brüt maaşı 100 bin Euro barajını aşabilen tek ülke İsviçre oldu. İsviçre’yi İskandinav ve Benelüks ülkeleri takip etti.</p>

<p style="text-align:justify">Avrupa'daki yıllık ortalama brüt maaş sıralamasının ilk basamakları şu şekilde şekillendi:<br />
Sıra Ülke Yıllık Ortalama Brüt Maaş (Euro) Konumu / Özelliği</p>

<p style="text-align:justify">1 İsviçre 107.000 100 bin Euro sınırını geçen tek ülke</p>

<p style="text-align:justify">2 İzlanda 85.950 genel sıralamada ikinci</p>

<p style="text-align:justify">3 Lüksemburg 77.844 AB ülkeleri arasında lider</p>

<p style="text-align:justify">4 Danimarka 71.961 ilk beş içerisinde</p>

<p style="text-align:justify">5 Hollanda 69.028 ilk beş içerisinde</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Almanya zirvede, İngiltere yakın takipte</strong></p>

<p style="text-align:justify">Avrupa’nın en büyük beş ekonomisi kendi içinde kıyaslandığında, kuzey ve güney hatları arasında belirgin bir ücret ayrışması yaşandığı görüldü. Almanya 66 bin 700 Euro ile büyük ekonomiler arasında başı çekerken, Birleşik Krallık 65 subat 340 Euro ile hemen arkasından geldi.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer üç büyük ekonomide ise yıllık brüt kazançlar şu şekilde kaydedildi:</p>

<p style="text-align:justify">Fransa: 45.964 Euro</p>

<p style="text-align:justify">İtalya: 36.594 Euro</p>

<p style="text-align:justify">İspanya: 32.678 Euro</p>

<p style="text-align:justify">Raporda, Almanya ve Birleşik Krallık’taki ortalama ücretlerin İspanya’daki rakamların iki katından fazla olması en dikkat çekici yapısal farklardan biri olarak öne çıktı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>AB’nin en düşük maaşı Slovakya’da</strong></p>

<p style="text-align:justify">Avrupa Birliği içindeki en düşük yıllık maaşa sahip ülke 19 bin 590 Euro ile Slovakya oldu. Listede yer alan 22 AB üyesi ülkeden 9’u, yıllık 30 bin Euro sınırının altında kaldı.</p>

<p style="text-align:justify">Macaristan, Letonya, Çekya, Portekiz ve Polonya’da ortalama kazançlar 25 bin Euro’nun altında seyrederken; Estonya, Yunanistan ve Litvanya ise 30 bin Euro eşiğine yaklaşsa da bu sınırı aşmayı başaramadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklarını ortadan kaldıran Satın Alma Gücü Paritesi (SGP) hesaplamaya dahil edildiğinde, Avrupa’daki ücret uçurumunun nominal rakamlara kıyasla daraldığı görüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Nominal maaş sıralaması ile satın alma gücü sıralaması karşılaştırıldığında en büyük sıçramayı Türkiye gerçekleştirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye, nominal bazda (enflasyon veya diğer değişkenler hesaba katılmadan) listenin sonuncu sırasındayken, satın alma gücü dikkate alındığında 9 basamak birden yükselerek 18. sıraya yerleşti.</p>

<p style="text-align:justify">Almanya da benzer bir grafik çizerek satın alma gücüyle 7. sıradan 2. sıraya yükseldi. İzlanda 2. sıradan 9. sıraya, Estonya ise 20. sıradan 25. sıraya gerileyerek satın alma gücü bazında en çok düşüş yaşayan ülkeler oldu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Avrupa’daki maaş farklarının arkasında 3 temel neden var</strong></p>

<p style="text-align:justify">Euronews Business’a açıklamalarda bulunan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) uzmanları, Avrupa ülkeleri arasındaki bu belirgin ücret farklarını belirleyen üç ana etkeni sıraladı. Finans ve teknoloji gibi katma değeri yüksek sektörlerin ağırlıkta olduğu ülkeler daha yüksek maaş ödüyor. Sendikalaşma ve toplu pazarlık gücünün yüksek olduğu ülkelerde ücretler daha yukarıda seyrediyor. Yüksek fiyat seviyeleri, nominal ücretlerin de yukarı çekilmesine neden oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>FinansinGundemi.com</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/avrupada-maas-ve-alim-gucu-makasi-aciliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 08:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/10/oecd.jpg" type="image/jpeg" length="82177"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çinli teknoloji şirketleri yapay zeka altyapı yatırımlarını artırdı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/cinli-teknoloji-sirketleri-yapay-zeka-altyapi-yatirimlarini-artirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/cinli-teknoloji-sirketleri-yapay-zeka-altyapi-yatirimlarini-artirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çinli teknoloji şirketleri yapay zeka hizmetlerine artan talep doğrultusunda altyapı yatırımlarını hızlandırdı. Alibaba ve Tencent son finansal raporlarında bu harcamaları teyit etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Capital Economics tarafından yayımlanan araştırma notuna göre Çinli teknoloji şirketleri, yapay zeka hizmetlerine yönelik artan talebi karşılamak amacıyla altyapı yatırımlarını hızlandırdı. Alibaba ve Tencent gibi sektör temsilcileri, son çeyrek finansal sonuçlarında bu alandaki harcamalarını önemli ölçüde yükselttiğini bildirdi. Şirketlerin yatırım kararları, küresel rekabet ortamında teknolojik kapasiteyi artırma hedefini yansıtıyor.</p>

<h3><strong>Çinli teknoloji şirketleri altyapı kapasitesini genişletiyor</strong></h3>

<p>Rekabetin yoğunlaştığı sektörde Alibaba ve Tencent, teknolojik kapasitelerini artırmak için sermaye harcamalarını bu yöne kaydırdı. Capital Economics analistleri, bu hamlenin temel nedeninin yapay zeka hizmetlerine olan güçlü talep dalgası olduğunu belirtti. Şirketler, veri merkezleri ve işlemci gücü kapasitesini artırarak pazardaki konumlarını güçlendirmeyi sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Tedarik zinciri direnci ve jeopolitik riskler yönetiliyor</strong></h3>

<p>Çinli teknoloji şirketleri, küresel çip kıtlığı ve süregelen jeopolitik belirsizlikler karşısında tedarik zinciri dayanıklılığını korumaya odaklandı. Yapay zeka altyapısına yönelik bu yatırımlar, dış kaynaklara olan bağımlılığı azaltma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Analiz notunda, bu çabaların operasyonel riskleri minimize etmeye yönelik stratejik bir hazırlık olduğu vurgulandı.</p>

<p>Çin merkezli aktörlerin yapay zeka harcamaları, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki rakiplerinin hacmine kıyasla henüz daha düşük bir seviyede seyrediyor. Buna rağmen yatırım ivmesindeki artış,</p>

<p>Çinli teknoloji şirketleri için yapay zekanın öncelikli bir büyüme alanı haline geldiğini kanıtlıyor. Mevcut eğilim, yapay zeka hizmetlerine olan talebin önümüzdeki dönemde de altyapı harcamalarını destekleyeceğine işaret ediyor.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/cinli-teknoloji-sirketleri-yapay-zeka-altyapi-yatirimlarini-artirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/08/cin.webp" type="image/jpeg" length="69035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin yuanı Trump ve Xi zirvesiyle üç yılın zirvesinde]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/cin-yuani-trump-ve-xi-zirvesiyle-uc-yilin-zirvesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/cin-yuani-trump-ve-xi-zirvesiyle-uc-yilin-zirvesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin Yuanı dolar karşısında son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Trump ve Xi zirvesiyle ticaret ilişkilerinde yeni bir dönem bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trump ve Xi zirvesinin başladığı perşembe gününde Çin Yuanı dolar karşısında son üç yılın en güçlü seviyesini kaydederken, pay piyasalarında sınırlı geri çekilmeler yaşandı. Dünyanın en büyük iki ekonomisinin liderleri, ticaret ateşkesi ve İran meselesini kapsayan iki günlük görüşme trafiğine başladı.</p>

<p>Piyasa aktörleri, Pekin yönetiminin birinci çeyrekte beklentilerin üzerinde gelen büyüme verileri sonrası beklemeye geçtiğini ve zirveden somut çıktılardan ziyade istikrar mesajı beklediğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Çin Yuanı dolar karşısında güçlendi</strong></h3>

<p>Çin Merkez Bankası (PBOC), Dolar/Yuan paritesi için günlük referans kuru 6.8401 seviyesinde belirleyerek 24 Mart 2023 tarihinden bu yana en güçlü seviyeye işaret etti. Bankanın belirlediği bu oran, piyasa beklentilerinin altında kalarak yuanın aşırı değerlenmesini önleme çabası olarak değerlendirildi. Çin para birimi, güçlü ihracat ve dış ticaret fazlasının desteğiyle yıl başından bu yana dolar karşısında yaklaşık yüzde 3 değer kazandı.</p>

<h3><strong>Hisse senedi piyasaları</strong></h3>

<p>Döviz piyasasındaki güçlenmeye karşın hisse senedi piyasalarında satıcılı bir seyir izlendi. Shanghai Bileşik endeksi gün ortasında yüzde 1,02 oranında değer kaybederken, CSI300 endeksi yüzde 1,3 düşüş kaydetti. Yatırımcılar, hassas olmayan ürünler için yaklaşık 30 milyar dolarlık karşılıklı gümrük vergisi indirimi içeren kontrollü bir ticaret mekanizmasına yönelik adımlar atılmasını bekliyor. Öte yandan, Çin’in ABD menşeli yüzlerce et işleme tesisi için ihracat lisanslarını yenilediği gümrük verilerine yansıdı.</p>

<p>Piyasa uzmanları, sermaye piyasalarının ticaret görüşmelerine olan duyarlılığının azaldığını ve odağın yapay zeka sektöründeki gelişmelere kaydığını belirtiyor. Trump ve Xi arasındaki görüşmelerde, teknolojik rekabetin her iki ülkenin kapasitesini artıracağı görüşü hakimiyet kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çin ekonomisinin artan dayanıklılığı, ABD ile olan ilişkilerdeki dalgalanmalara karşı piyasaları koruyan bir unsur olarak öne çıkıyor. Yılın geri kalanında, mevcut tarifelerin askıya alınacağı kasım ayına kadar altı aylık bir istikrar penceresi oluşabileceği öngörülüyor.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/cin-yuani-trump-ve-xi-zirvesiyle-uc-yilin-zirvesinde</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/cin3.jpg" type="image/jpeg" length="25574"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa'da gelir vergisi uçurumu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/avrupada-gelir-vergisi-ucurumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/avrupada-gelir-vergisi-ucurumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'da çalışanların ödediği gelir vergisi ülkeden ülkeye büyük farklılık gösterirken, aile yapısı da vergi yükünü doğrudan etkiliyor. Bekarlar birçok ülkede daha yüksek vergi öderken, çocuklu aileler daha az vergi ödüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa genelinde kişisel gelir vergisi oranları gelir düzeyi, medeni durum ve bakmakla yükümlü olunan çocuk sayısı gibi faktörlere göre büyük farklılıklar gösteriyor.</p>

<p>Peki, Avrupa'da brüt ücretler üzerinden en yüksek ve en düşük gelir vergisini kim ödüyor?</p>

<p>Çocuksuz ve ortalama ücret kazanan bekar bir çalışanın<strong> 2025 yılı gelir vergisi oranı</strong>, 27 Avrupa ülkesinde <strong>yüzde 6,6 seviyesinden yüzde 35,3'e</strong> kadar değişiyor. AB üyesi 22 ülkenin ortalama gelir vergisi oranı bu senaryoya göre yüzde 17,2 olurken, OECD ortalaması yüzde 15,5 seviyesinde bulunuyor.</p>

<h3><strong>En yüksek gelir vergisi Danimarka'da</strong></h3>

<p><strong>Danimarka, yüzde 35,3 ile gelir vergisi</strong>nde yüzde 30'un üzerine çıkan tek ülke olarak öne çıkarken, onu yüzde 27,1 ile İzlanda ve yüzde 25,6 ile Belçika izliyor. Vergi oranı Estonya'da yüzde 21,6, Finlandiya'da yüzde 21,1, İrlanda'da yüzde 21 ve Norveç'te yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleşiyor.</p>

<p>Avrupa'nın en büyük ekonomileri arasında<strong> İtalya yüzde 19,1, Birleşik Krallık ise AB ortalamasının üzerinde vergi</strong> uyguluyor. Almanya yüzde 17,2 ile AB ortalamasıyla aynı seviyede yer alırken, İspanya'da oran yüzde 17,1, Fransa'da ise yüzde 16,7 olarak hesaplanıyor.</p>

<h3><strong>En düşük gelir vergisi Polonya ve Çekya'da</strong></h3>

<p><strong>En düşük oranlar ise Polonya ve Çek Cumhuriyeti'nde</strong> görülüyor. Polonya'da kişisel gelir vergisi yüzde 6,6, Çek Cumhuriyeti'nde yüzde 9,7 seviyesinde bulunurken, İsviçre ve Slovakya'da da oran yüzde 12'nin altında kalıyor.</p>

<h3><strong>İki çocuklu bir çift daha az vergi ödüyor</strong></h3>

<p>Çoğu Avrupa ülkesinde iki çocuklu ve <strong>tek gelirli bir çift, çocuksuz bekar bir çalışana kıyasla daha düşük gelir vergisi ödüyor.</strong> Bu durum, AB'de ortalama vergi oranının yüzde 17,2'den yüzde 11'e, OECD'de ise yüzde 15,5'ten yüzde 11'e gerilemesiyle de ortaya konuyor.</p>

<p>Slovakya'da oran eksi yüzde 6,5'e kadar düşerken Danimarka'da yüzde 31,8 ile en yüksek seviyeye çıkıyor. Almanya yüzde 0,7 ile sıfıra yakın bir seviyede yer alırken, Polonya, Çekya, Portekiz ve Slovenya'da oranlar yüzde 5'in altında kalıyor. Buna karşın Kuzey Avrupa ülkelerinde vergi yükü daha yüksek seyrediyor; Estonya, Finlandiya, İzlanda ve Norveç'te oranlar yüzde 20'nin üzerinde gerçekleşiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Çalışan çiftler bekarlara göre daha az vergi veriyor</strong></h3>

<p>Çift gelirli ve iki çocuklu ailelerde de vergi yükü, çocuksuz bekarlara kıyasla genelde daha düşük seyrediyor. 22 AB ülkesinde bu grubun ortalama gelir vergisi oranı yüzde 15,5, OECD'de ise yüzde 14,3 seviyesinde bulunuyor. Oranlar Slovakya'da yüzde 4,7 gibi düşük seviyeler görülürken Danimarka'da yüzde 35,3'e kadar çıkıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre vergi yükündeki farklılıklar, ülkelerin tercih ettiği vergi sistemlerinden kaynaklanıyor. Bazı ülkelerde düz oranlı sistemler nedeniyle aile tipleri arasında fark azalırken, artan oranlı sistemlerde çift gelirli haneler daha yüksek vergi ödüyor. Ayrıca ülkelerin vergi yapısında gelir vergisinin yanı sıra KDV, kurumlar vergisi ve sermaye gelirleri gibi farklı kalemlerin ağırlığı da sonuçları değiştiriyor.</p>

<h3><strong>Ülkeler arasındaki gelir vergisi uçurumu</strong></h3>

<p>Uzmanlara göre iş gücü üzerindeki toplam vergi yükü yalnızca gelir vergisinden oluşmuyor; çalışanlar ve işverenler tarafından ödenen sosyal güvenlik primleri de bu yükte belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle ülkeler arasındaki karşılaştırmalarda sadece gelir vergisine bakmak yeterli görülmüyor.</p>

<p>Örneğin <strong>Danimarka'da gelir vergisi yüksek olsa da sosyal güvenlik primleri düşük seviyede</strong> kalırken, Fransa'da gelir vergisi daha düşük olmasına rağmen yüksek sosyal güvenlik katkıları toplam yükü artırıyor. Uzmanlar ayrıca sosyal güvenlik primlerinin ülkeden ülkeye ciddi farklılık gösterdiğini ve bunun net maaşları doğrudan etkilediğini vurguluyor. Vergi sisteminin yapısı da önemli bir faktör olarak öne çıkarken, bazı ülkelerde yüksek gelir grupları daha fazla vergilendirilirken düşük gelirli çalışanlar daha düşük oranlarla karşılaşıyor.</p>

<h3><strong>Çocuk sahibi olmanın vergi yüküne etkisi</strong></h3>

<p>Çocuksuz bekar bir çalışan ile iki çocuklu ve tek gelirli bir aile karşılaştırıldığında, en büyük fark Slovakya'da görülüyor. Bu ülkede iki grup arasındaki vergi farkı 17,4 puana ulaşıyor. Almanya'da fark 16,5 puan olurken, Lüksemburg'da 12 puan, Belçika'da ise 11,8 puan seviyesinde bulunuyor. Bu ülkelerde çocuklu ailelere yönelik vergi avantajlarının oldukça güçlü olduğu görülüyor.</p>

<p>Buna karşılık Estonya, Norveç, Litvanya, Birleşik Krallık, Hollanda, İsveç ve <strong>Türkiye'de çocuksuz bekar çalışanlarla iki çocuklu ailelerin gelir vergisi oranları arasında fark bulunmuyor.</strong> Ancak bu ülkelerde vergi oranlarında fark görülmemesi, çocuk desteklerinin yetersiz olduğu anlamına gelmiyor. Bu destekler bazı ülkelerde kamu hizmetleri, doğrudan nakit ödemeler ya da çocuklara yönelik ücretsiz sağlık sigortası gibi farklı mekanizmalar üzerinden sağlanabiliyor.</p>

<h3><strong>2026'nın en yüksek gelir vergisi oranları da Danimarka’da</strong></h3>

<p>Tax Foundation verilerine göre de 2026 itibarıyla Avrupa'da en yüksek kişisel gelir vergisi oranları yüzde 60,5’le yine Danimarka’da.</p>

<p>Danimarka’nın yanı sıra Fransa, Avusturya, İspanya, Belçika, Portekiz ve İsveç’te de en yüksek gelir grubuna uygulanan vergi oranı yüzde 50’nin üzerinde bulunuyor. <strong>Türkiye ise İrlanda, Almanya, İtalya, Finlandiya ve İngiltere ile birlikte en yüksek gelir vergisi oranının yüzde 40-48 bandında</strong> olduğu ülkeler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/avrupada-gelir-vergisi-ucurumu</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/02/avrupa-birligi.png" type="image/jpeg" length="21904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB'den ABD'nin yeni tarifelerine sert tepki]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/abden-abdnin-yeni-tarifelerine-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/abden-abdnin-yeni-tarifelerine-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin AB menşeli otomobil ve kamyonlara gümrük vergisini yüzde 25'e çıkarma planına Brüksel’den sert tepki geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AB ve ABD arasında ticaret anlaşmalarnın onay süreci devam ederken, yeni bir ticaret gerilimi patlak verdi.Avrupa Birliği, ABD'nin Birlik menşeli otomobil ve kamyonlara yönelik gümrük tarifelerini yüzde 25'e çıkarma tehdidine karşı sert bir uyarıda bulundu.</p>

<p>Sözcü Regnier, Brüksel’de düzenlenen günlük basın toplantısında, konuya ilişkin “Tehditleri ilk kez görmüyoruz" dedi,vatandaşlar ve şirketler için AB ile ABD arasındaki ortak bildiriyi uygulamaya odaklandıklarını belirtti.</p>

<h3><strong>Tüm seçenekler masada</strong></h3>

<p>Regnier, AB’nin ABD’ye olası vereceği karşılık konusunda spekülasyon yapmayacağını vurgulayarak, “Tüm seçenekler masada dediğimizde, gerçekten bütün seçenekler masada anlamına gelir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Herhangi bir tehdidi tırmandırmaktan yana olmadıklarına işaret eden Regnier, AB Komisyonunun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic’in bu konuda yoğun temaslarda bulunduğunu, 5 Mayıs’ta Paris’te ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ile bir araya geleceğini söyledi.</p>

<h3><strong>AB otomotivini vuracak yüzde 25'lik tehdit</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü ticaret anlaşmasına uymadığı gerekçesiyle AB menşeli otomobil ve kamyonlara uygulanan gümrük vergisi oranının yüzde 25’e çıkarılacağını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AB ile ABD arasında ticaret anlaşması görüşmeleri, Temmuz 2025’te İskoçya’daki Trump’a ait Turnberry golf sahasında tamamlanmıştı. Anlaşma kapsamında, AB ülkeleri ABD ürünlerine gümrük tarifesi uygulamamayı kabul etmiş, buna karşılık ABD’nin ise AB ürünlerine yüzde 15 oranında tarife uygulayacağı açıklanmıştı. AB tarafı halen ABD ile yapılan anlaşmanın onay sürecini tamamlamadı.</p>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/abden-abdnin-yeni-tarifelerine-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/05/abd7.jpg" type="image/jpeg" length="96916"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Euro Bölgesi enflasyonunda 31 ayın en hızlı artışı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/euro-bolgesi-enflasyonunda-31-ayin-en-hizli-artisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/euro-bolgesi-enflasyonunda-31-ayin-en-hizli-artisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Euro Bölgesi'nde yıllık enflasyon yüzde 3 seviyesine çıkarken, en sert artış yüzde 3,5 ile İspanya'da ölçüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Euro Bölgesi'nin nisan ayına ilişkin enflasyon öncü verilerini açıkladı. Buna göre, Euro Bölgesi'nde enflasyon yıllık bazda yüzde 3'e, aylık bazda ise yüzde 1'e yükseldi. Mart ayında yıllık enflasyon yüzde 2,6, aylık ise yüzde 1,3 artmıştı.</p>

<p><strong>Çekirdek enflasyon ise yıllık bazda yüzde 2,2, aylık bazda yüzde 0,9 seviyesinde gerçekleşti.</strong></p>

<p>Nisan ayında en yüksek yıllık fiyat artışı yüzde 10,9 ile enerji ürünlerinde, yüzde 3 ile hizmetlerde, yüzde 2,5 ile gıda, alkol ve tütün ürünlerinde, yüzde 0,8 ile enerji dışı sanayi ürünlerinde gerçekleşti.</p>

<p>Yıllık enflasyon Almanya'da yüzde 2,9, Fransa'da 2,5, İtalya'da 2,9 ve İspanya'da yüzde 3,5 seviyesinde ölçüldü.</p>

<p>Avrupa Merkez Bankası'nın Euro Bölgesi enflasyon hedefi ise yüzde 2 seviyesinde bulunuyordu.</p>

<p><strong>İlk çeyrekte yüzde 0,1 büyüme</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enflasyondaki artışa karşılık Euro Bölgesi ekonomisi, bu yılın ilk çeyreğinde önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,1 büyüdü. Euro Bölgesi'nde GSYH, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın ilk çeyreğine kıyasla da yüzde 0,8 yükseldi.</p>

<p>Piyasa beklentisi, GSYH'nin çeyreklik bazda 0,2, yıllık bazda yüzde 0,9 artacağı yönündeydi.</p>

<p>AB'de mevsimsellikten arındırılmış GSYH, yılın ilk çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,1, yıllık bazda yüzde 1 arttı. GSYH, ilk çeyrekte önceki çeyreğe kıyasla İrlanda'da yüzde 2, Litvanya'da 0,4, İsveç'te 0,2 azaldı. Fransa'da sabit kalan GSYH, İtalya'da yüzde 0,2, Almanya'da 0,3 ve İspanya'da yüzde 0,6 arttı.</p>

<p>GSYH'de, ilk çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre İrlanda'da yüzde 6,3 azalış, Almanya'da yüzde 0,3, İtalya'da 0,7, Fransa'da 1,1 ve İspanya’da yüzde 2,7 artış görüldü.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/euro-bolgesi-enflasyonunda-31-ayin-en-hizli-artisi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/04/euro-bolgesi.webp" type="image/jpeg" length="41955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD ulusal borcunun iflas getirmesi kaçınılmaz]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/abd-ulusal-borcunun-iflas-getirmesi-kacinilmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/abd-ulusal-borcunun-iflas-getirmesi-kacinilmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ulusal borcu 38 trilyon doları aşarken Elon Musk'tan sert bir iflas uyarısı geldi. Yapay zeka ve robotlar Amerikan ekonomisini kurtarmaya yetecek mi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tesla CEO'su Elon Musk, ABD ulusal borcu nedeniyle ülkenin iflasın eşiğinde olduğu yönünde sert bir uyarıda bulundu. Musk, bu mali krizden kurtulmak için yapay zeka ve robotik alanındaki ilerlemelerin zorunlu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Katıldığı bir yayında değerlendirmelerde bulunan Musk, yapay zeka ve robotlar olmadan ülkenin yüzde 1000 oranında iflas edeceğini savundu. Borç yükünün kontrolsüz bir şekilde arttığını belirten Musk, teknolojik atılımlar gerçekleşmediği takdirde bu sorunun aşılamayacağını söyledi.</p>

<h3><strong>ABD ulusal borcu ve teknolojik çözümler</strong></h3>

<p>Güncel verilere göre ABD ulusal borcu 38,56 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Federal harcamaların kamu gelirlerini önemli ölçüde aşması, mali dengeler üzerindeki baskıyı artırıyor.</p>

<p>Hükümet sadece 2026 mali yılında, topladığı vergilerden yaklaşık 602 milyar dolar daha fazla harcama yaptı. Musk, bu borcun sürdürülebilirliğine dair endişelerini paylaşırken bütçe disiplininin önemine işaret etti.</p>

<h3><strong>Faiz ödemeleri askeri bütçeyi geride bıraktı</strong></h3>

<p>Mali yükün giderek ağırlaştığını vurgulayan Musk, borç faiz ödemelerinin 1 trilyon dolarlık askeri bütçeyi geçtiğini açıkladı. Bu durumun kamu maliyesi üzerinde eşi benzeri görülmemiş bir baskı oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Sorumlu Federal Bütçe Komitesi tarafından hazırlanan raporlar da bu karamsar tabloyu destekliyor. Tahminlere göre faiz ödemeleri 2032 yılına kadar 1,5 trilyon doları, 2035 yılında ise 1,8 trilyon doları aşacak.</p>

<h3><strong>Doların satın alma gücünde sert düşüş</strong></h3>

<p>Musk, borç artışının yanı sıra doların değer kaybetmesi konusundaki riskleri daha önce de dile getirmişti. Minneapolis Federal Rezerv Bankası verileri, paranın satın alma gücündeki dramatik erimeyi ortaya koyuyor.</p>

<p>1970 yılındaki 100 doların satın alma gücü, 2025 yılı itibarıyla sadece 12,06 dolara kadar geriledi. Bu veriler, Amerikan ekonomisindeki uzun vadeli değer kaybını ve enflasyonist baskıyı kanıtlıyor.</p>

<p>Yatırımcılar, bu mali belirsizlik ortamında varlıklarını korumak amacıyla stratejilerini güncellemeye devam ediyor. Teknolojik yeniliklerin üretkenliği artırma potansiyeli, bu tür yapısal krizlerin aşılmasında en önemli çıkış kapısı olarak görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/abd-ulusal-borcunun-iflas-getirmesi-kacinilmaz</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/abdborc.jpg" type="image/jpeg" length="81019"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin'de sanayi şirketlerinin kârları yapay zeka etkisiyle arttı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/cinde-sanayi-sirketlerinin-karlari-yapay-zeka-etkisiyle-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/cinde-sanayi-sirketlerinin-karlari-yapay-zeka-etkisiyle-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin'de sanayi şirketlerinin kârları yapay zeka ve çip üretimiyle Mart'ta yüzde 15,8 arttı. Küresel petrol krizi bu büyüme ivmesini olumsuz etkileyebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mart ayında sanayi şirketlerinin kârları yapay zeka ve yarı iletken sektörlerine olan talebin artmasıyla son altı ayın en güçlü yükselişini kaydetti. Çin Ulusal İstatistik Bürosu verileri, kârların geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 15,8 oranında arttığını ortaya koydu.</p>

<p>Yılın ilk çeyreğinde sanayi şirketlerinin kârları toplamda yüzde 15,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu veri, 2021 yılındaki pandemi sonrası toparlanma hariç tutulduğunda 2017 yılından bu yana görülen en iyi yıl başlangıcı olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3><strong>Sanayi şirketlerinin kârları yüksek teknoloji üretimiyle ivme kazandı</strong></h3>

<p>Ulusal İstatistik Bürosu yetkilisi Yu Weining, büyümenin temel kaynağının ekipman ve yüksek teknoloji imalatı olduğunu açıkladı. Bu alandaki kârlar, yılın ilk üç ayında yüzde 47,4 gibi dikkat çekici bir seviyeye ulaştı.</p>

<p>Optik fiber üreticilerinin kârları yıllık bazda yüzde 336,8 oranında arttı. Aynı dönemde optoelektronik ve ekran cihazı üreticileri de sırasıyla yüzde 43 ve yüzde 36,3 oranında büyüme sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yapay zeka ve yarı iletken sektörü büyümeyi destekledi</strong></h3>

<p>Akıllı ürünlere olan küresel ilgi, dron ve tüketici elektroniği gibi alanlarda sanayi şirketlerinin kârları için itici güç oldu. Dron üreticilerinin kazançları yüzde 53,8 artarken, diğer akıllı cihaz üreticileri yüzde 67,3 oranında kâr sağladı.</p>

<p>Hammadde üreticilerinin kazançları, petrol rafinelerinin yeniden kâra geçmesiyle birlikte yılın ilk çeyreğinde yüzde 77,9 yükseldi. Havacılık ve yeni enerji teknolojileri gibi stratejik alanlar, demir dışı metal sektöründe yüzde 116,7 oranında kâr artışı getirdi.</p>

<h3><strong>Küresel petrol arzındaki riskler maliyetleri etkiliyor</strong></h3>

<p>Sektörel kârlılık, 2025 yılında üç yıl süren yıllık düşüşlerin ardından yüzde 0,6 oranında sınırlı bir artış yakalamıştı. İyileşen bu tablo, sanayi şirketlerinin kârları verilerinin güçlü ihracat rakamlarıyla desteklendiğini gösterdi.</p>

<p>Brent petrol fiyatları, Şubat ayı sonunda başlayan Orta Doğu gerilimiyle birlikte yaklaşık yüzde 48 oranında yükseldi. Artan enerji maliyetleri, ham madde ithal eden kimya ve plastik üreticilerinin marjlarını baskı altına almaya başladı.</p>

<h3><strong>Trump yönetiminin yaptırımları enerji arzını zorlaştırıyor</strong></h3>

<p>Trump yönetiminin yaptırım kararları, sanayi şirketlerinin kârları açısından stratejik önemdeki enerji tedarikini tehdit etti. ABD yönetimi, İran’dan petrol alan bağımsız bir Çin rafinerisine yaptırım uygulama kararı aldı.</p>

<p>Üretici fiyatları, petrol maliyetlerindeki artışla birlikte Mart ayında üç yıl aradan sonra ilk kez yükseliş yönlü hareket etti. Bu durum, ekonomideki uzun süreli deflasyon baskısının kırıldığına dair bir işaret olarak yorumlandı.</p>

<p>Mart ayı verileri üretimde teknoloji odaklı bir canlanmayı teyit ederken, küresel enerji krizinin maliyetler üzerindeki etkisi sanayinin uzun vadeli görünümünü şekillendirecek.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/cinde-sanayi-sirketlerinin-karlari-yapay-zeka-etkisiyle-artti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/cin3.jpg" type="image/jpeg" length="64610"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Norveç enerji gelirleriyle etki alanını genişletiyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/norvec-enerji-gelirleriyle-etki-alanini-genisletiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/norvec-enerji-gelirleriyle-etki-alanini-genisletiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Savaş nedeniyle artan petrol ve gaz fiyatlarının yükselttiği gelirleriyle dikkat çeken Norveç, küresel enerji krizleri sırasında elde ettiği kazançlar nedeniyle Avrupa’da “savaş vurgunculuğu” tartışmalarının merkezine yerleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Norveç, küresel enerji krizinin etkisiyle artan petrol ve gaz gelirleri nedeniyle Avrupa’da tartışmaların odağına yerleşti. Ülkenin enerji fiyatlarındaki yükselişten sağladığı ekonomik kazanç, siyasi ve etik boyutlarıyla gündeme taşındı.</p>

<p>Norveç’in Devlet Varlık Fonu yaklaşık 2,2 trilyon dolar büyüklüğe ulaşarak dünyanın en büyük fonu olma özelliğini korudu. 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında ülkenin petrol gelirleri 2021’e kıyasla yaklaşık 140 milyar dolar arttı. İran savaşıyla birlikte enerji fiyatlarının yeniden yükselmesi ise Norveç’e en az 8 milyar dolarlık ek gelir sağladı.</p>

<p><strong>Avrupa’da tepkilere neden oldu</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kesintiler küresel petrol arzını daraltarak fiyatları yukarı çekerken, artan gelirler Norveç’in bütçe ve rezerv kapasitesini güçlendirdi. Ancak bu durum Avrupa ülkelerinde farklı tepkilere yol açtı. Bazı Avrupa yetkilileri, Norveç’in elde ettiği ek gelirleri daha fazla uluslararası destek için kullanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Norveç’in Ukrayna’ya sağladığı desteğin, ekonomik gücüne kıyasla sınırlı kaldığı yönünde değerlendirmeler yapılırken, ülkenin bu alandaki katkısının GSYH oranı açısından Estonya ve Litvanya’nın gerisinde kaldığı belirtildi. Artan enerji gelirleri, ülkenin uzun süredir sahip olduğu demokrasi ve insani yardım odaklı imaj üzerinde de baskı oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Aşağı yönlü de çalışabilir</strong></p>

<p>Norveç ekonomisi enerji fiyatlarındaki yükselişten doğrudan fayda sağlarken, küresel piyasalardaki dalgalanmaların devlet varlık fonunun değerini aşağı çekme riski taşıdığı ifade edildi. Fonun dünya genelindeki şirketlerin ortalama %1,5’ine ortak olduğu ve büyüklüğünün hükümetin petrol ve gaz varlıklarının yaklaşık beş katına ulaştığı kaydedildi.</p>

<p>Enerji krizleri Norveç’in gelirlerini artırırken, Avrupa’da siyasi baskıyı da yükseltti. Ülkenin enerji ihracatındaki rolü, Avrupa’nın enerji güvenliği açısından kritik önem taşımaya devam ederken, artan gelirler Norveç’in daha fazla küresel sorumluluk üstlenmesi yönündeki beklentileri güçlendirdi. Gelişmeler, enerji üreticisi ülkelerin jeopolitik krizlerden ekonomik kazanç elde etmesi tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/norvec-enerji-gelirleriyle-etki-alanini-genisletiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/norvec2.jpg" type="image/jpeg" length="47729"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin 2.0: Şimdi hedef yüksek teknoloji]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/cin-20-simdi-hedef-yuksek-teknoloji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/cin-20-simdi-hedef-yuksek-teknoloji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllar önce düşük maliyetli ürünlerle küresel sanayiyi kuşatan Çin bu kez teknolojik ürünleri hedef alan ikinci dalgayla sanayide dengeleri yeniden kuruyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel sanayi yeni bir kırılma yaşıyor. Çin, düşük maliyetli üretimle yarattığı ilk dalganın ardından şimdi yüksek teknoloji alanlarında ikinci bir şok dalgası başlatıyor. Elektrikli araçlar, bataryalar, güneş panelleri ve ileri üretim teknolojilerinde hızla büyüyen Çinli şirketler, yalnızca üretim kapasitesiyle değil, agresif fiyat kırma stratejileriyle de küresel rekabeti yeniden tanımlıyor.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw490h542q95gc/storage/files/images/2026/04/14/ekran-goruntusu-2026-04-14-205913-coln.png" rel="nofollow" title="Çin 2.0: Şimdi hedef yüksek teknoloji - Resim : 1"><img alt="Çin 2.0: Şimdi hedef yüksek teknoloji - Resim : 1" height="542" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw490h542q95gc/storage/files/images/2026/04/14/ekran-goruntusu-2026-04-14-205913-coln.png" width="490" /></a></p>

<p>Bu dönüşümün birçok örneği dikkat çekiyor. Şanghay merkezli Mega-Senway’in geliştirdiği elektrikli araç sensörleri. Şirketin sevkiyatları 2019’daki 20 bin seviyesinden bugün 10 milyon adede çıkarken, ürün fiyatı 200 yuandan 10 yuana kadar geriledi. Aynı süreçte Avrupalı üreticilerin büyük bölümü pazardan çekildi. Bu tablo, Çinli firmaların teknolojik ürünleri kısa sürede nasıl “emtia haline getirdiğini” gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong>142 milyar dolarlık EV ihracatı</strong></p>

<p>Makro veriler de bu yükselişi doğruluyor. Çin 2025’te 1 trilyon doları aşan ticaret fazlası verirken, 2026’nın ilk çeyreğinde ihracatını yüzde 15 artırdı. Elektrikli araç ihracatı 142 milyar dolara, lityum iyon pil sevkiyatları 77 milyar dolara ulaştı. Avrupa Birliği’ne ihracat yüzde 21,1 artarken, Çin’in yüksek katma değerli ürünlerdeki ağırlığı hızla büyüyor.</p>

<p><strong>Batı'ya göre 9 kat fazla sübvansiyon</strong></p>

<p>Financial Times gazetesinin analizine göre bu gücün arkasında ise devlet destekli sanayi politikası bulunuyor. OECD’ye göre Çinli şirketler, Batılı rakiplerine kıyasla 3 ila 9 kat daha fazla sübvansiyon alıyor. IMF ise Çin para biriminin reel efektif olarak yaklaşık yüzde 16 düşük değerli olduğunu hesaplıyor. Bu kombinasyon, Çinli üreticilere küresel pazarda kalıcı bir maliyet avantajı sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak aynı model ciddi bir risk de üretiyor: aşırı kapasite. Çin’in güneş paneli üretim kapasitesi yıllık 1.200 GW ile küresel talebin neredeyse iki katına ulaşmış durumda. Bu durum fiyatları aşağı çekerken kârlılığı eritiyor ve dünya genelinde ticaret gerilimlerini artırıyor.</p>

<p>Otomotivde de benzer bir baskı görülüyor. BYD araç fiyatlarını düşürürken, NIO daha fazla teknolojiyi daha düşük maliyetle sunabiliyor. Bu durum, Avrupa ve ABD’deki üreticiler için doğrudan bir rekabet tehdidi oluşturuyor. Analistlere göre, ‘Çin şoku 2.0” olarak nitelendirilebilecek bir trend artık yalnızca düşük maliyetli ürünlerle değil, yüksek teknoloji ve ileri üretim kapasitesiyle küresel sanayiyi yeniden şekillendiriyor.</p>

<p><strong>Çin modelinin 4 temel gücü</strong></p>

<p>■ <strong>Sübvansiyon:</strong> OECD’ye göre Çinli şirketler rakiplerinden 3-9 kat fazla devlet desteği alıyor.</p>

<p>■ <strong>Ölçek:</strong> Dev üretim kapasitesi maliyetleri hızla aşağı çekiyor.</p>

<p>■ <strong>Kur avantajı:</strong> IMF’ye göre yuan reel olarak %16 düşük değerli.</p>

<p>■ <strong>Rekabet:</strong> Yoğun iç rekabet fiyatları küresel ölçekte baskılıyor.</p>

<p><strong>Evrim Küçük-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/cin-20-simdi-hedef-yuksek-teknoloji</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/cin3.jpg" type="image/jpeg" length="58289"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dubai: Rüya sona mı eriyor?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/dubai-ruya-sona-mi-eriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/dubai-ruya-sona-mi-eriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medya kuruluşları İran savaşı nedeniyle "Dubai rüyasının bittiğini" söylerken uzmanlar "rüyanın askıda olduğunu" savunuyor. Dubai ekonomisinin temelini oluşturan yabancıların çoğunluğu ise ülkeden ayrılmış durumda.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya basınında son zamanlarda çıkan birçok habere göre İran savaşı, yabancıların Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) vergisiz, lüks yaşam tarzı arayışını simgeleyen "Dubai rüyası"nı tartışmaya açtı.</p>

<p><strong>DW'den Cathrin Schaer "Savaş Dubai rüyasını gerçekten bitirdi mi?" sorusunu analiz etti...</strong></p>

<p>ABD merkezli New Yorker dergisi "Dubai'nin sarsılan güvenli liman itibarı" başlığını atarken New York Times gazetesinden bir yazar da "Bu Dubai'nin sonu olabilir mi" sorusunu soruyor.</p>

<p>Britanya merkezli Daily Mail ise Dubai'nin güneşli havasında göz alıcı bir hayat süren influencerların şehri terk etmek zorunda kalmasından keyif duydu. Gazete "Dubai göçü" ve "influencerların çöken hayalleri" hakkında onlarca haber yayınladı.</p>

<p>"Rüyanın bitişi" sürecinin bir parçası da İran saldırıları sonrası şehirde meydana gelen hasarlara dair sosyal medyada fotoğraf veya video paylaşan influencerların gözaltına alınması oldu.</p>

<p>"Detained in Dubai" adlı hukuki yardım kuruluşunun aktardığına göre aralarında Avrupalıların da bulunduğu 100'den fazla kişi BAE yetkilileri tarafından siber suç ve ulusal güvenlik yasaları kapsamında gözaltına alındı.</p>

<p>Bu kişiler, suçlu bulundukları taktirde yüklü miktarda para cezaları veya ağır hapis cezalarına çarptırılabilir.</p>

<p>BAE Savunma Bakanlığı'nın aktardığına göre İran, savaşın başlangıcından bu yana ülkeye 2 bin 200'den fazla dron ve 500'den fazla füze saldırısı düzenledi. Bu saldırılardan bazıları Dubai Uluslararası Havalimanı'nı bazıları da otelleri ve yerleşim yerlerini vurdu.</p>

<p>Bununla birlikte BAE yetkilileri Dubai'de yaşamın normal ve güvenli şekilde devam ettiği izlenimini sürdürmeye çalıştı. İşletmelerden açık kalmaları ve her zamanki gibi faaliyet göstermeleri istenirken yetkilier de alışveriş merkezlerini gezdi.</p>

<p>Bazı BAE medya kuruluşları ve önde gelen sosyal medya hesapları da "hayatın normal seyirde devam ettiğine ve Duba'inin hâlâ güvenli olduğunu" iddia eden bu söylemi destekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Peki kim haklı?</strong></p>

<p>Şüphesiz savaş Dubai'ye ciddi ekonomik zarar verdi. BAE'nin petrolünün büyük kısmı Abu Dabi Emirliği'nde. Bundan dolayı Dubai gelirini turizm, finansal hizmetler, teknoloji, gayrimenkul ve lojistik gibi petrol dışı faaliyetlerden elde ediyor.</p>

<p>Dubai'nin nüfusu yaklaşık 3,8 milyon ancak bu sayının sadece yaklaşık yüzde 10'u yerli BAE vatandaşı. Yerleşimci, yatırımcı veya turist olarak gelen göçmenlerin akışı, nüfus artışıyla birlikte mal ve hizmetlere olan talebin de artmasıyla Dubai'nin ekonomik büyümesini tetikledi.</p>

<p>Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan Arap Körfez Devletleri Enstitüsü'nün 2021 tarihli bir analizinde, "BAE'deki yabancı uyruklu nüfus, ülke içindeki ekonomik gelişme eğilimlerinin merkezinde yer almaktadır" deniyor. Bu nedenle yabancı uyrukluların ülkeden ayrılmasının ekonomide çok büyük bir etki yaratması muhtemel.</p>

<p>ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sonrası ülkeyi geçici veya kalıcı terk eden yabancıların sayısı henüz bilinmiyor. Haberlere göre bu sayı on binleri buluyor.</p>

<p>Turizm akışı da önemli ölçüde azaldı. Turizm işletmeleriyle yapılan görüşmeler, ziyaretçi sayısında yaklaşık yüzde 80'e varan düşüşler olduğunu ortaya koyuyor. İngiltere merkezli Arabian Gulf Business Insight dergisi, Mart ayında Dubai'deki otel doluluk oranlarının önemli ölçüde düştüğünü belirtiyor.</p>

<p>Diğer alanlarda da kayıplar oldu. Dubai Borsası'nın kıyaslama endeksi savaş süresince yüzde 16 değer kaybetti. Finans hizmetleri sektöründeki yöneticiler, çalışanlarından evden çalışmasını istedi; hatta bazıları çalışanlarını tahliye etti. Emlak fiyatları rekor seviyelerden düştü ve piyasa gözlemcileri, alıcıların planladıkları alımlardan vazgeçtiğini belirtti.</p>

<p><strong>Uzmanlar iyimser</strong></p>

<p>Öte yandan hükümet kriz için son iki haftada yaklaşık 272 milyon dolar tutarında bir önlem paketi hazırladı. Bu paket, otel satış ücretleri ve turizm vergileri dahil olmak üzere resmi harçların ödenmesi için üç aylık ek süre tanıyor.</p>

<p>BAE yetkilileri ayrıca savaş sona erdiğinde turizmi canlandırmaya yönelik planlara da finansman sağlıyor.</p>

<p>İngiltere merkezli Financial Times gazetesi, hükümetin ülkeden ayrılan yabancıları geri dönmeye ikna etmek amacıyla yabancılar için vergi statüsü ve ikamet kurallarını esnetmeyi planladığını yazdı.</p>

<p>Arap Körfez Devletleri Enstitüsü'nden misafir araştırmacı Robert Mogielnicki'ye göre "finansal açıdan bakıldığında Dubai'nin sonu henüz gelmedi."</p>

<p>DW'ye konuşan Mogielnicki, şunları söylüyor:</p>

<p>"Dubai'nin ağır darbe alan ekonomisinin normale yaklaşabilmesi için büyük bir toparlanma gerekecek. Birçok gözlemci, Emirlik'in dayanıklılığı konusunda iyimser olmaya devam ediyor. Bölgenin çatışma sonrası siyasi ekonomisine iyi uyum sağlamış bir Dubai gayet de olası görünüyor."</p>

<p>ABD'deki Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi'nde kıdemli araştırma görevlisi olan Karen Young da bu görüşe katılıyor:</p>

<p>"Genel görüşüm Dubai'nin toparlanabileceği yönünde. Her zaman bölgesel bir merkez olmaya devam edecek. Dubai, ekonomik özgürlük ve lüksün yanı sıra bölgedeki pek çok kişinin kendi ülkelerinde deneyimleyemediği güvenilir devlet hizmetleri ile hukuk ve ticari faaliyetlerin istikrarlı işleyişini temsil ediyor."</p>

<p>BAE'deki Alman şirketlerine destek veren Alman-BAE Sanayi ve Ticaret Ortak Konseyi Başkanı Martin Henkelmann, "Benim değerlendirmeme göre, BAE'nin temel güçlü yönleri hâlâ geçerliliğini koruyor" diyor.</p>

<p>Henkelmann'a göre BAE mevcut koşullara rağmen hızlı bir şekilde toparlanmak için elverişli konumda.</p>

<p><strong>"Dubai rüyası" bitmedi, askıda</strong></p>

<p>Savaş döneminde BAE'den gelen ilk ekonomik göstergeler de bu görüşleri destekliyor. ABD merkezli finansal veri ve analiz şirketi S&amp;P Global, BAE için Mart ayı satın alma yöneticileri endeksini (PMI) yayınladı. Bu endekste, şirketlerdeki satın alma yöneticilerine siparişler ve üretim konusundaki beklentileri soruluyor.</p>

<p>Dubai'nin PMI endeksi Şubat ayındaki 54,6 seviyesinden Mart ayında 53,2'ye geriledi. Ancak 50'nin üzerindeki bir PMI endeksi yine de bir artış olduğunu gösteriyor.</p>

<p>S&amp;P Global'in kıdemli ekonomisti David Owen yaptığı açıklamada, "BAE'nin petrol dışı özel sektörü, savaşın etkileriyle sarsıldı. Bununla birlikte, birçok şirket için sipariş defterleri dayanıklılığını korudu ve üretim arttı" diyor.</p>

<p>Bunun dışında Dubai için somut olmayan itibar ve duygusal kayıpları da oldu. Alevler içinde yanan otel görüntüleri, tutuklanan influencerlara dair haberler gibi. Bu kayıpları telafi etmek çok daha zor olabilir.</p>

<p>Financial Times, "Yıllar boyunca BAE'nin markası -özellikle Dubai'nin markası- tehlikeli bir bölgede bir istikrar adası olduğu iddiasıyla destekleniyordu" diye yazdı.</p>

<p>Bu nedenle yüksek gelirli kişilerin ve lüksü seven influencerların, özellikle başka seçenekleri varsa aynı sayılarda geri dönüp dönmeyeceği belirsiz.</p>

<p>Mogielnicki, "hükümetin yabancıları geri getirmek için güçlü teşvikler sunacağını düşündüğünü ve bunun da Dubai için sürekli devam eden bir strateji olacağını" söylüyor.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/dubai-ruya-sona-mi-eriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/dubai2.jpg" type="image/jpeg" length="32996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB ithal ürünlere işlem ücreti getirecek]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ab-ithal-urunlere-islem-ucreti-getirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ab-ithal-urunlere-islem-ucreti-getirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) kurumları, çevrim içi platformlara ilave sorumluluklar getirilmesini ve yeni bir gümrük otoritesi kurulmasını içeren reform paketinde anlaşma sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Avrupa Parlamentosu (AP) temsilcileri arasında AB Gümrük Birliği çerçevesini yenilemek üzere yapılan müzakerelerde anlaşmaya varıldığı açıklandı.</p>

<p style="text-align:justify">Mevcut durumda gümrük otoritelerinin düşük değerli e-ticaret ithalatlarında artış, güvensiz ürünler ve dolandırıcılık riskinin yükselmesi, değişen jeopolitik ticaret dinamikleri ile organize suç ve kaçakçılık tehditleri gibi birçok zorlukla karşı karşıya olduğu anımsatılan açıklamada, gümrüklerin Tek Pazarın ve vatandaşların güvenliğini sağlamak açısından kritik rol oynadığı kaydedildi. Açıklamada, <strong>“Reformun merkezinde, Fransa’nın Lille şehrinde kurulacak yeni bir AB ajansı olan AB Gümrük Otoritesi yer almaktadır. Bu kurum, 27 üye devlet genelinde gümrük işlemlerini koordine ve modernize edecek</strong>” bilgisine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Açıklamada, reformun e-ticaretteki hızlı büyümeye yanıt olarak çeşitli hedefli önlemler getirdiğine dikkat çekilerek, <strong>“Gümrük idarelerinin artan maliyetlerini karşılamak için ithal edilen ürünlere işlem ücreti getirilecektir. Bu ücret, malların serbest dolaşıma sokulması için gerekli bilgi teknolojileri sistemleri, iş gücü, veri kontrolü ve risk analizleri gibi maliyetlere dayanacak ve en geç 1 Kasım 2026’ya kadar yürürlüğe girecektir</strong>” değerlendirmesi yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim.com</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ab-ithal-urunlere-islem-ucreti-getirecek</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/02/avrupa-birligi.png" type="image/jpeg" length="65004"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya, Trump'a karşı ekonomik 'savaşa' hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/almanya-trumpa-karsi-ekonomik-savasa-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/almanya-trumpa-karsi-ekonomik-savasa-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bloomberg'in haberine göre, Berlin ve Brüksel, ABD Başkanı Trump'ın olası korumacı politikalarına karşı savunma pozisyonuna geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz liderliğindeki Berlin yönetimi, transatlantik ilişkilerde yeni bir döneme hazırlanıyor.</p>

<p>Bloomberg'in haberine göre yetkililer, küreselleşme döneminde oluşan bağımlılıkların sadece Avrupa lehine olmadığını, ABD’nin de pek çok kritik alanda Avrupa’ya muhtaç olduğunu vurgulayarak, bu bağımlılıkları birer kaldıraç olarak kullanmanın yollarını arıyor.</p>

<p><strong>Berlin’in tespit ettiği ABD'nin zayıf noktaları</strong></p>

<p>Alman yetkililerin yürüttüğü çalışmada, ABD ekonomisinin Avrupa’ya olan bağımlılığı dört ana başlıkta toplanıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1) Dijital Pazar ve Teknoloji Devleri: 450 milyonluk yüksek alım gücüne sahip AB pazarı, Avrupa'nın en büyük silahı olarak görülüyor. Özellikle Beyaz Saray ile yakın bağları olan Alphabet (Google), Amazon ve Meta gibi teknoloji devlerine yönelik yeni vergiler, ağır cezalar veya operasyonel kısıtlamalar; Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve Dijital Pazarlar Yasası (DMA) kapsamında masada tutuluyor.</p>

<p>2) Yapay Zeka ve Veri Merkezleri: ABD’nin küresel liderliğini sürdürdüğü yapay zeka devrimi, paradoksal bir şekilde Avrupa endüstrisine bağımlı. OpenAI, Microsoft ve Elon Musk’ın girişimlerinin veri merkezi kurulumlarında, Siemens gibi Avrupalı devlerin ürettiği özel endüstriyel bileşenlere ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.</p>

<p>3) Çip ve Litografi: Küresel çip üretiminin "olmazsa olmazı" konumundaki Hollandalı ASML ile onun Alman tedarikçileri Zeiss ve Trumpf, en ileri teknoloji litografi makinelerini üreten tek adresler. Berlin, bu makinelerin veya üretimde kullanılan kritik kimyasalların ihracat kontrolünü bir koz olarak değerlendiriyor.</p>

<p>4) İlaç ve Sağlık Sektörü: ABD’de satılan markalı ilaçların aktif maddelerinin yaklaşık yarısı ve Amerikalıların her gün kullandığı insülinin yüzde 90’ı Avrupalı şirketler tarafından tedarik ediliyor. Bu durum, ABD’li seçmenler için hassas bir konu olan "ilaç fiyatları" üzerinden bir baskı imkanı yaratıyor.</p>

<p><strong>'Merz Doktrini': Bağımlılık karşılıklıdır</strong></p>

<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, geçtiğimiz hafta Bundestag’da yaptığı konuşmada Avrupa’nın özgüvenli bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade etti. Merz, "Çıkarlarımızı ve aynı zamanda onları savunma araçlarımızı belirliyoruz. Küreselleşme döneminde ortaya çıkan bağımlılıkların sadece bizim tarafımızda olmadığını öğrenmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Riskler ve "masa dışındaki" seçenekler</strong></p>

<p>Bloomberg'in haberinde, Avrupa’nın elindeki en sert araçların her zaman kullanılabilir olmadığına da dikkat çekiliyor.</p>

<p>Avrupalı yatırımcıların elinde bulunan 10,4 trilyon dolarlık ABD hisse senedi ve 6 trilyon dolarlık ABD tahvili, teoride devasa bir satış baskısı yaratabilecek olsa da; doların ve ABD piyasalarının küresel hakimiyeti nedeniyle bu tür bir hamlenin Avrupa ekonomisine "ikincil hasar" verme riski yüksek görülüyor.</p>

<p>Benzer şekilde, Ramstein gibi ABD askeri üslerinin geleceği, Ukrayna savaşı devam ederken Avrupa’nın kendi güvenliği için vazgeçilmez bir unsur olmaya devam ediyor.</p>

<p><strong>Bloomberg HT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/almanya-trumpa-karsi-ekonomik-savasa-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/11/almanya-ekonomi.jpg" type="image/jpeg" length="32335"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin gümüşe hücum etti, küresel stoklar alarm veriyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/cin-gumuse-hucum-etti-kuresel-stoklar-alarm-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/cin-gumuse-hucum-etti-kuresel-stoklar-alarm-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın ilk aylarında Çin’in rekor seviyedeki gümüş ithalatı, küresel piyasalarda dengeleri değiştirdi. Hem sanayi hem yatırım talebi patladı, fiyatlar sert dalgalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026'da küresel emtia piyasalarında dikkat çeken en kritik gelişmelerden biri, Çin’in gümüş ithalatındaki tarihi artış oldu.</p>

<p>Dünyanın en büyük gümüş alıcısı olan Çin, yılın ilk iki ayında 790 tonun üzerinde ithalat gerçekleştirerek son 8 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Özellikle şubat ayında kaydedilen yaklaşık 470 tonluk ithalat, bu ay için tüm zamanların rekoru olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong>Sanayi ve yatırım talebi aynı anda patladı</strong></p>

<p>Çin’de gümüş talebinin bu denli artmasının arkasında iki ana unsur öne çıkıyor: sanayi üretimi ve bireysel yatırımcı ilgisi. <strong>Güneş paneli üreticilerinin üretimi öne çekmesi, fiziksel gümüş talebini artırırken; altının pahalanmasıyla birlikte yatırımcılar gümüşe yöneldi.</strong> Özellikle küçük yatırımcıların külçe gümüş biriktirmesi dikkat çekici bir trend haline geldi.</p>

<p><strong>Fiyatlar yüzde 70 yükseldi, ardından sert düşüş geldi</strong></p>

<p>Yılın başında Çin başta olmak üzere küresel ölçekte artan spekülatif alımlar, gümüş fiyatlarını yaklaşık yüzde 70 oranında yukarı taşıdı. Ancak bu yükseliş uzun sürmedi. Ocak ayının sonuna doğru fiyatlar sert şekilde geri çekildi. Bu durum, gümüş piyasasında son yılların en oynak başlangıçlarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Londra piyasasında sıkıntı yaşanmadı</strong></p>

<p>Çin’in agresif ithalatına rağmen, <strong>Hong Kong gibi gümüş ticaretinin küresel damarı olan Londra piyasasında ciddi bir arz sıkıntısı yaşanmadı.</strong> Bunun en önemli nedeni, 2025'te yaşanan “sıkışma” sonrası küresel piyasalara rekor seviyede gümüş girişinin gerçekleşmesi oldu. Ayrıca borsa yatırım fonlarındaki (ETF) gümüş miktarının 1900 tonun üzerinde azalması, piyasaya ek arz sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hong Kong üzerinden kritik akış</strong></p>

<p>Gümüşün önemli bir bölümü Hong Kong üzerinden Çin ana karasına taşındı. Bu süreçte oluşan arbitraj fırsatları dikkat çekti. <strong>Normalde Londra fiyatlarına göre indirimli işlem gören büyük külçe gümüşler, Çin piyasasında ons başına 8 dolara kadar primli satıldı.</strong></p>

<p>2026'da küresel emtia piyasalarında dikkat çeken en kritik gelişmelerden biri, Çin’in gümüş ithalatındaki tarihi artış oldu.</p>

<p>Dünyanın en büyük gümüş alıcısı olan Çin, yılın ilk iki ayında 790 tonun üzerinde ithalat gerçekleştirerek son 8 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Özellikle şubat ayında kaydedilen yaklaşık 470 tonluk ithalat, bu ay için tüm zamanların rekoru olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong>Sanayi ve yatırım talebi aynı anda patladı</strong></p>

<p>Çin’de gümüş talebinin bu denli artmasının arkasında iki ana unsur öne çıkıyor: sanayi üretimi ve bireysel yatırımcı ilgisi. <strong>Güneş paneli üreticilerinin üretimi öne çekmesi, fiziksel gümüş talebini artırırken; altının pahalanmasıyla birlikte yatırımcılar gümüşe yöneldi.</strong> Özellikle küçük yatırımcıların külçe gümüş biriktirmesi dikkat çekici bir trend haline geldi.</p>

<p><strong>Fiyatlar yüzde 70 yükseldi, ardından sert düşüş geldi</strong></p>

<p>Yılın başında Çin başta olmak üzere küresel ölçekte artan spekülatif alımlar, gümüş fiyatlarını yaklaşık yüzde 70 oranında yukarı taşıdı. Ancak bu yükseliş uzun sürmedi. Ocak ayının sonuna doğru fiyatlar sert şekilde geri çekildi. Bu durum, gümüş piyasasında son yılların en oynak başlangıçlarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Londra piyasasında sıkıntı yaşanmadı</strong></p>

<p>Çin’in agresif ithalatına rağmen, <strong>Hong Kong gibi gümüş ticaretinin küresel damarı olan Londra piyasasında ciddi bir arz sıkıntısı yaşanmadı.</strong> Bunun en önemli nedeni, 2025'te yaşanan “sıkışma” sonrası küresel piyasalara rekor seviyede gümüş girişinin gerçekleşmesi oldu. Ayrıca borsa yatırım fonlarındaki (ETF) gümüş miktarının 1900 tonun üzerinde azalması, piyasaya ek arz sağladı.</p>

<p><strong>Hong Kong üzerinden kritik akış</strong></p>

<p>Gümüşün önemli bir bölümü Hong Kong üzerinden Çin ana karasına taşındı. Bu süreçte oluşan arbitraj fırsatları dikkat çekti. <strong>Normalde Londra fiyatlarına göre indirimli işlem gören büyük külçe gümüşler, Çin piyasasında ons başına 8 dolara kadar primli satıldı.</strong></p>

<p><strong>Kısa vadede rahatlama sinyali</strong></p>

<p>Uzmanlara göre piyasadaki baskı kısa vadede azalabilir. Çin’de vergi teşviklerinin sona yaklaşması ve güneş enerjisi sektöründeki talebin yavaşlaması, arzın talebin önüne geçebileceğine işaret ediyor. Bu da önümüzdeki dönemde fiyatlarda daha dengeli bir seyir görülebileceği anlamına geliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre piyasadaki baskı kısa vadede azalabilir. Çin’de vergi teşviklerinin sona yaklaşması ve güneş enerjisi sektöründeki talebin yavaşlaması, arzın talebin önüne geçebileceğine işaret ediyor. Bu da önümüzdeki dönemde fiyatlarda daha dengeli bir seyir görülebileceği anlamına geliyor.</p>

<p><strong>Taşkın Su-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/cin-gumuse-hucum-etti-kuresel-stoklar-alarm-veriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/08/cin.webp" type="image/jpeg" length="39868"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yatırımcı hazırlıklı olmalı dedi: 'ABD İmparatorluğu'nun son savaşı olabilir']]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yatirimci-hazirlikli-olmali-dedi-abd-imparatorlugunun-son-savasi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yatirimci-hazirlikli-olmali-dedi-abd-imparatorlugunun-son-savasi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dalio'ya göre, doların hegemonyasının sarsılması ABD'nin çöküşünü hızlandırabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en saygın makro yatırımcılarından biri olan Ray Dalio, Orta Doğu’da tırmanan savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki blokajın, ABD’nin dünya düzenindeki hakimiyetini sona erdirebilecek bir kırılma noktası olduğunu savundu.</p>

<p>Dalio, tarihteki imparatorlukların çöküş süreçleriyle mevcut tablo arasında doğrudan paralellikler kurdu.</p>

<p><strong>'Süveyş Krizi' hatırlatması</strong></p>

<p>Dalio, Substack'teki makalesinde 1956’daki Süveyş Krizi’ne atıfta bulunarak, İngiltere’nin o dönemde yaşadığı stratejik yenilginin "Britanya İmparatorluğu’nun sonu" olduğunu hatırlattı.</p>

<p>ABD’nin benzer bir sınavla karşı karşıya olduğunu belirten Dalio, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin engellenmesi veya bu geçişlerde dolar dışı para birimlerinin (özellikle Çin yuanı) kullanılmaya başlanmasının, ABD’nin küresel ekonomik gücüne indirilmiş en büyük darbe olacağını vurguladı.</p>

<p><strong>Çöküşün işaretleri</strong></p>

<p>Ray Dalio, "Büyük Döngü" olarak adlandırdığı teorisinde, yükselen ve çöken imparatorlukların ortak özelliklerini sıraladı. ABD’nin şu an bu döngünün riskli bir aşamasında olduğunu belirten ünlü yatırımcı, çöküşü tetikleyebilecek üç ana unsuru öne çıkardı:</p>

<p>1) Devasa Borç ve Para Basımı: ABD ekonomisinin sürdürülemez borç yükü ve doların satın alma gücündeki aşınma.</p>

<p>2) İçsel Çatışma: ABD içindeki siyasi kutuplaşmanın ve toplumsal gerilimin, dış tehditlere karşı ülkeyi kırılgan hale getirmesi.</p>

<p>3) Dış Savaş ve Jeopolitik Yenilgi: İran gibi bölgesel güçlerle girilen maliyetli savaşların, ABD’nin askeri ve ekonomik kaynaklarını tüketmesi.</p>

<p><strong>Doların tahtı sallantıda mı?</strong></p>

<p>Dalio’nun analizinde en dikkat çekici noktalardan biri, petrol ticaretinde doların baypas edilmesi senaryosu oldu.</p>

<p>Eğer Hürmüz Boğazı’ndan geçişler için İran veya bölgedeki diğer aktörler Çin yuanı gibi alternatif para birimlerini şart koşarsa, bu durumun "petrodolar" sistemini çökerteceğini ifade etti.</p>

<p>Dalio’ya göre, doların rezerv para birimi statüsünü kaybetmesi, ABD’nin borçlarını finanse edememesi ve küresel gücünün aniden buharlaşması anlamına gelebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Yatırımcılar hazırlıklı olmalı"</strong></p>

<p>Dalio, bu sürecin sadece jeopolitik bir kriz değil, aynı zamanda büyük bir servet transferi dönemi olduğunu belirterek yatırımcıları uyardı. Mevcut dünya düzeninin "çatırdadığını" ifade eden milyarder yatırımcı, çeşitlendirilmiş bir portföyün ve reel varlıkların, bu tür sistemik değişim dönemlerinde hayatta kalmak için kritik olduğunu sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>Bloomberg HT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yatirimci-hazirlikli-olmali-dedi-abd-imparatorlugunun-son-savasi-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/abd-2.webp" type="image/jpeg" length="25576"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
