<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 05 Aug 2026 00:18:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[AB'den Google'a 890 milyon avroluk ceza]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/abden-googlea-890-milyon-avroluk-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/abden-googlea-890-milyon-avroluk-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Google'ın Dijital Piyasalar Yasası'nı iki farklı alanda ihlal ettiğini belirlemesinin ardından şirkete toplam 890 milyon euro para cezası verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AB Komisyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, Google Arama'da kendi hizmetlerini kayırması ve Google Play'de işletmelerin tüketicileri alternatif ve çoğu zaman daha ucuz satın alma kanallarına yönlendirmesini engellemesi nedeniyle <strong>Dijital Piyasalar Yasası</strong>'nı ihlal etti.</p>

<p>Bu kapsamda Komisyon, Google'a ilk ihlal nedeniyle <strong>460 milyon euro</strong> ve ikinci ihlal nedeniyle <strong>430 milyon euro</strong> olmak üzere toplam <strong>890 milyon euro</strong> para cezası verdi. AB Komisyonu, verilen para cezalarının ihlallerin "<strong>ciddiyeti ve süresi</strong>" dikkate alınarak belirlendiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Komisyon ayrıca Google'ın söz konusu ihlalleri sona erdirmesini istedi. Buna göre Google'ın Arama sonuçlarında üçüncü taraf hizmetlere kendi hizmetleriyle <strong>eşit, adil</strong> ve <strong>ayrımcı</strong> olmayan şekilde davranması ve <strong>Google Play</strong> üzerinden uygulama dağıtan geliştiricilerin kullanıcılarla mağaza içi ve dışında serbestçe iletişim kurmasına ve sözleşme yapmasına teknik ve hukuki olarak izin vermesi gerekiyor.</p>

<p>Google'ın Komisyon kararlarına <strong>60 gün</strong> içinde uyması gerekiyor. Aksi halde şirket, küresel yıllık cirosunun yüzde 5'ine kadar günlük para cezası riskiyle karşı karşıya kalabilir.</p>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/abden-googlea-890-milyon-avroluk-ceza</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/googleavrupa.jpg" type="image/jpeg" length="90188"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hindistan dizel trenlere hidrojenle meydan okudu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/hindistan-dizel-trenlere-hidrojenle-meydan-okudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/hindistan-dizel-trenlere-hidrojenle-meydan-okudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan, Haryana eyaletindeki Jind-Sonipat hattında ilk hidrojen yakıtlı trenini devreye aldı. 89 kilometrelik hatta çalışacak tren, 10 vagonda yaklaşık 2 bin 600 yolcu taşıyabilecek ve saatte 110 kilometre hıza ulaşabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan, ilk hidrojen yakıtlı trenini Haryana eyaletindeki Jind-Sonipat hattında devreye aldı. 89 kilometrelik hatta çalışacak tren, 10 vagonda yaklaşık 2 bin 600 yolcu taşıyabilecek ve saatte 110 kilometre hıza ulaşarak ülkenin temiz ulaşım hedeflerinde yeni bir aşamayı temsil edecek.</p>

<p>Hindistan, demiryolu taşımacılığında temiz enerjiye geçiş için dikkat çeken bir adım attı. Ülkenin ilk hidrojen yakıtlı treni 17 Temmuz’da Haryana eyaletindeki Jind-Sonipat hattında hizmete başladı.</p>

<p>89 kilometrelik hatta çalışacak tren, 10 vagonla yaklaşık 2 bin 600 yolcu taşıma kapasitesine sahip bulunuyor. Saatte 110 kilometre hıza ulaşabilen tren, Hindistan’ın dizel bağımlılığını azaltma ve demiryolu ağında daha düşük emisyonlu bir modele geçme planının ilk örneklerinden biri olacak.</p>

<h3><strong>İlk hat Haryana’da açıldı</strong></h3>

<p>Hidrojen treni, Haryana’daki Jind ile Sonipat arasında sefer yapacak. İlk uygulamanın bu hatta başlatılması, Hindistan’ın teknolojiyi sahada test ederek daha geniş demiryolu ağına yayma niyetini ortaya koyuyor.</p>

<p>Demiryolu tarafında hidrojen teknolojisi, elektrifikasyonun zor veya maliyetli olduğu hatlarda alternatif çözüm olarak görülüyor. Yakıt hücresiyle çalışan sistemler, dizel lokomotiflere kıyasla daha düşük emisyon ve daha sessiz işletme avantajı sunuyor.</p>

<h3><strong>Temiz ulaşım hedefi öne çıktı</strong></h3>

<p>Hindistan son yıllarda hem yenilenebilir enerji hem de temiz ulaşım yatırımlarını hızlandırdı. Hidrojen treni hamlesi, enerji dönüşümünü yalnızca sanayi ve elektrik üretiminde değil, ulaştırma altyapısında da ilerletme hedefinin parçası olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Demiryolu yatırımlarında hidrojen seçeneğinin büyümesi, yerli ekipman üretimi, yakıt tedarik altyapısı ve bakım organizasyonu açısından da yeni bir pazar oluşturabilir. Bu nedenle proje, yalnızca bir ulaşım adımı değil, aynı zamanda enerji teknolojileri ve altyapı yatırımları açısından da yeni bir alan açıyor.</p>

<h3><strong>Sırada yaygınlaşma takvimi var</strong></h3>

<p>İlk seferin başlamasıyla birlikte yatırımcılar ve sektör oyuncuları, Hindistan’ın hidrojen trenlerini başka hatlara ne hızla taşıyacağını izleyecek. Yakıt maliyeti, istasyon altyapısı, bakım giderleri ve yeni hat planları projenin ekonomik sürdürülebilirliği açısından belirleyici olacak.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde trenin operasyonel performansı, yolcu talebi ve hidrojen tedarik zincirinin nasıl kurulacağı da yakından takip edilecek. Hindistan’ın atacağı yeni adımlar, hidrojenin demiryollarında ticari ölçekte ne kadar hızlı yayılabileceğine dair önemli bir gösterge olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/hindistan-dizel-trenlere-hidrojenle-meydan-okudu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/hindistan3.jpg" type="image/jpeg" length="85958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medya devinde ödeme krizi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/medya-devinde-odeme-krizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/medya-devinde-odeme-krizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin köklü gazetelerinden Los Angeles Times'ın, sözleşmeli çalışanlara ve tedarikçilere ödemeleri aylarca geciktirdiği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin en köklü gazetelerinden Los Angeles Times, ödeme krizi iddialarıyla gündeme geldi. Status adlı haber bülteninde yer alan habere göre gazete, sözleşmeli çalışanlar ve tedarikçilere yapılması gereken ödemeleri zamanında gerçekleştirmedi.</p>

<p>İddialara göre bu durumdan etkilenen isimlerden biri de geçtiğimiz yıl gazeteye katılan deneyimli araştırmacı gazeteci Catherine Herridge oldu. Haberde, Herridge'in yüksek ücretli sözleşmesine rağmen aylarca ödeme alamadığı ve hak ettiği ücreti ancak uzun süren girişimlerin ardından tahsil edebildiği öne sürüldü.</p>

<h3><strong>Gazeteden açıklama geldi</strong></h3>

<p>Los Angeles Times yönetimi ise iddiaları reddetti. Gazete sözcüsü yaptığı açıklamada, ödeme yükümlülüklerinin büyük bölümünün yerine getirildiğini belirterek, aktif sözleşmelere ilişkin ödemelerin büyük ölçüde sözleşme şartlarına uygun şekilde yapıldığını ifade etti.</p>

<p>Buna karşın Status'un haberinde, bazı sözleşmeli çalışanlar ile tedarikçilerin ödemelerini alabilmek için üst düzey yöneticilere başvurmak veya hukuki süreç başlatacaklarını bildirmek zorunda kaldıkları ileri sürüldü.</p>

<h3><strong>Herridge'in hukuki süreci de devam ediyor</strong></h3>

<p>Haberde, ödeme krizinin yaşandığı dönemde Catherine Herridge'in farklı bir hukuki süreçle de karşı karşıya olduğu belirtildi.</p>

<p>ABD Yüksek Mahkemesi, gazetecinin Fox News'de yayımlanan bir haberde kullandığı gizli kaynağı açıklamayı reddetmesi nedeniyle uygulanan günlük 800 dolarlık mahkemeye itaatsizlik cezasını durdurma talebini bu ayın başında reddetmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yönetimde de rahatsızlık iddiası</strong></h3>

<p>Status'un haberinde, Los Angeles Times içerisindeki bazı yöneticilerin de ödeme sorunlarından rahatsız olduğu öne sürüldü.</p>

<p>Haberde, Finans Kıdemli Başkan Yardımcısı Decatur Holcombe'un şirketin gidişatına ilişkin endişeler nedeniyle görevinden ayrıldığı iddia edildi. Ancak Holcombe, bu iddiayı yalanlayarak ayrılık kararının şirketin mali durumu veya yönetimiyle ilgili olmadığını söyledi.</p>

<h3><strong>Patronun tasarruf anlayışı da gündemde</strong></h3>

<p>Haberde ayrıca gazetenin sahibi Patrick Soon-Shiong hakkında da dikkat çeken iddialara yer verildi.</p>

<p>Buna göre Soon-Shiong, Los Angeles Times'ta üst düzey görev teklif ettiği eski CBS News Başkanı David Rhodes için ekonomi sınıfı uçak bileti aldı, otel yerine misafirhanesinde konaklamasını sağladı ve kiralık araç yerine kendi aracını tahsis etti.</p>

<p>Rhodes ise bu yaklaşımın, Soon-Shiong'un gazeteye yatırım yapma konusundaki isteğini sorgulamasına neden olduğunu belirterek, "Belki de işi kabul etmememin nedeni buydu." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Status'un haberine göre söz konusu ödeme sorunları, Patrick Soon-Shiong'un Los Angeles Times için halka arz yoluyla 500 milyon dolara kadar kaynak toplamayı planladığı dönemde yaşandı. Gazete yönetimi ise ödeme yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak iddiaları reddetmeyi sürdürüyor.</p>

<p><strong>Mutluhan Yıldız-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/medya-devinde-odeme-krizi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/losangelestimes.jpg" type="image/jpeg" length="90685"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel finansın kalbi artık Asya’da atacak]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kuresel-finansin-kalbi-artik-asyada-atacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kuresel-finansin-kalbi-artik-asyada-atacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Onlarca yıldır Londra ve New York merkezli yü­rüyen küresel finans, Asya’nın kurduğu yeni fiziki otobanla yön değiştiriyor. Fi­nansın kalbinin artık Doğu’da atacağı yeni dönem fiilen başlı­yor. Köklü değişime uyum için son yıllarda tüm dünya mer­kez bankaları altın stoklarken, Türkiye altın rezervinde on ikinci ülke konumunda.</p>

<p>Küresel finans dünyasın­da tek kutuplu düzenin sonu­nu hazırlayan en büyük yapısal kırılma, Asya’da atılan sessiz adımlarla hayata geçti. Hong Kong, Şanghay Altın Borsası (SGE) ile doğrudan entegre ça­lışan yeni fiziksel altın takas ve mutabakat sistemini resmen devreye aldı. Sistemin 7 Tem­muz’da resmen devreye alın­ması ile küresel finansal mi­marinin emtia tabanlı yeni bir düzene evrilmesi sürecinde önemli bir mesafe kat edilmiş oldu. Bu hamle, küresel ticare­tin merkezini kâğıt üzerindeki türev sözleşmelerden arındı­rarak tamamen kasaya giren somut, fiziki altına kaydı­ran sessiz bir devrimin fi­tilini ateşledi.</p>

<h3><strong>Altın ve Yuan silahı birleşti</strong></h3>

<p>Hong Kong Para Otoritesi (HKMA) sistemi tek başı­na devreye almadı, Çin Merkez Banka­sı, kıyı ötesi (offshore) Yuan likidite tesisini iki katın­dan fazla artırarak 500 milyar Yuan’a çıkararak bu altyapıyı destekledi. “Delivery Connect” adı verilen bu yeni mekanizma sayesinde, küresel yatırımcı­lar Batı’nın SWIFT sistemi­ne ve yaptırım mekanizmala­rına hiç takılmadan doğrudan Çin’in devasa fiziki altın likidi­tesine bağlanabilecek. Böylece küresel enerji devlerine “Pet­rol ve gaz ticaretini Yuan ile ya­pın, kazandığınız Yuan’ı anın­da Hong Kong’da fiziki altına dönüştürün” şeklinde net bir mesajla alternatif sunuldu.</p>

<p>Geleceğin dünyasında güç; bilgisayar ekranındaki diji­tal tahvil verileri veya matba­ada basılan banknotlara sa­hip olanların değil; fiziki al­tın, petrol, gaz, lityuma sahip olanların ve bu emtiaları ken­di kurduğu borsalarda fiyat­landırabilenlerin eline geçiyor. Küresel finans sistemi, yepye­ni bir “Dijital Altın Standardı” dönemine doğru hızla ilerliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Merkez bankaları Batı’daki kasaları boşaltıyor</strong></h3>

<p>Bu operasyonel devrimin arkasında, merkez bankaları­nın Batı sistemine olan güve­ninin tamamen tükenmesinin önemli rolü bulunuyor. Rus­ya’nın rezervlerinin dondu­rulmasının ardından, zaten 20 aydır kesintisiz alıcı olan Çin ile Polonya başta olmak üzere tüm Doğu bloku ülkeleri ABD tahvillerini satarak fiziksel al­tın depolamaya başladı.</p>

<p>Tür­kiye Cumhuriyet Merkez Ban­kası (TCMB) da bu jeopolitik riski önceden görerek New York Fed ve Londra kasaların­daki tüm özmal altınlarını An­kara ve Borsa İstanbul (BIST) bünyesine çekerek “eve dönüş” operasyonunu 2018-2019 dö­neminde tamamlamıştı. Hong Kong ise 2030 yılına kadar fi­ziki kasa kapasitesini 2.000 to­nun üzerine çıkararak bu küre­sel göçün Asya’daki en güvenli limanı olmayı hedefliyor.</p>

<h3><strong>Küresel aktörler için ne anlama geliyor?</strong></h3>

<p>● ABD ekonomisi için karşılıksız para basma lüksünün sonu: ABD, onlarca yıldır devasa bütçe açıklarını sadece “kâğıt dolar” basıp dünyaya satarak finanse ediyordu. Dünyanın dolardan kaçması, bu borcun artık dünyaya ihraç edilemeyeceği anlamına geliyor. Dünyada dolaşan trilyonlarca doların ABD’ye geri dönmesi, Amerikan ekonomisinde kalıcı bir enflasyon sarmalını tetikleme riski barındırıyor.</p>

<p>● Dolar: Uzmanlar, küresel finanstaki kökten değişimin, doları bir gecede yok etmeyeceğini ancak doların artık küresel ticaretin “alternatifsiz güvenli limanı” olmayacağını belirtiyor. Doların, küresel hakimiyetten. Batı blokunun kendi içinde kullandığı bölgesel bir paraya doğru gerilemesi bekleniyor.</p>

<p>● Çin finansal oyun kurucu: Yıllarca “dünyanın fabrikası” olarak anılan Çin, kurduğu bu yeni altyapıyla artık küresel finansın kurallarını yazan süper güç konumuna yükseliyor. Bu sistem Çin’e, olası bir jeopolitik kriz durumunda Batı ambargolarından tamamen bağımsız bir finansal bağışıklık zırhı kazandırıyor.</p>

<p>● Yuan’a altın destekli evrensel güven: Uluslararası yatırımcılar, Çin’in kapalı rejiminden dolayı Yuan’a tam güvenmiyordu. Çin, Yuan likiditesini Hong Kong’daki fiziki altına dönüştürülebilir kılarak bu güven sorununu kökten çözdü. Ticaret parası haline gelen Yuan, gücünü karşılıksız matbaa baskısından değil, doğrudan altın teminatından alıyor.</p>

<h3><strong>En çok altın rezervi ABD’de</strong></h3>

<p>Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) Temmuz 2026 raporu ve yılın ilk yarısına ait resmi merkez bankası verilerine göre, dünyada en çok altın rezervine sahip ülkeler ve küresel altın piyasasındaki en son hareketler netleşti. Altına endeksli yeni sistemi esas olarak Çin dizayn ederken, altın rezervinde ise 8.133,5 tonla ABD başı çekiyor. ABD, kendi rezervlerinin yüzde 69’unu altında tutuyor. Altın rezervinde bu ülkeyi 3.350,5 tonla Almanya, 2.451,8 tonla İtalya, 2.436,9 tonla Fransa, 2.313,4 tonla Çin izliyor. Daha sonra 2.305,4 tonla Rusya, 1.040 tonla İsviçre, 881,3 tonla Hindistan, yaklaşık 846 tonla Japonya geliyor ve onuncu sırada 614 tonla Polonya yer alıyor. Türkiye ise 535 tonla 12’nci sırada.</p>

<p>Dünya Altın Konseyi’nin 2026 anketi, merkez bankası yöneticilerinin yüzde 89’unun küresel altın rezervlerinin artacağını öngördüğünü ve yüzde 45’inin (tarihi rekor) önümüzdeki 12 ay içinde kendi kurumlarının altın rezervlerini artırmayı planladığını gösteriyor. Başta kriz dönemi performansı olmak üzere jeopolitik risklerden korunma amacıyla yapılan bu alımlarda gelişmekte olan ülkeler başı çekiyor.</p>

<h3><strong>İlk yarıda dikkat çekici rezerv hareketleri</strong></h3>

<p>NATO’nun doğu kanadındaki güvenlik ve jeopolitik endişeler sebebiyle Polonya, 2026’nın ilk 5 ayında 64 ton net alım yaparak toplam rezervini 614 tona çıkardı. Hedefleri kısa sürede 700 tona ulaşmak.</p>

<p>●Çin Merkez Bankası mayıs ayında 10 ton daha alarak 20 ay boyunca kesintisiz net alıcı olma serisini sürdürdü ve toplam rezerv payını yüzde 9’a çıkardı. (Gerçek gayri resmi rezervinin bunun çok üzerinde olduğu tahmin ediliyor).</p>

<p>●Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, brüt altın varlıklarının piyasa değerinde 129,4 milyar dolarla tarihi rekor seviyeleri görse de iç piyasadaki fiziki altın talebini dengelemek ve likiditeyi yönetmek adına 2026’nın ilk 5 ayında net 81 ton altın satışı gerçekleştirdi. Bu satışlara rağmen dünyada 12’nci.</p>

<p>●Özbekistan 33 ton ve Kazakistan 20 tonla yılın ilk yarısında küresel piyasadan en çok fiziki altın toplayan diğer Doğu ekonomileri oldu.</p>

<h3><strong>Altin fiyatında yüksek beklenti sürüyor</strong></h3>

<p>Kısa vadede ABD enflasyon endişeleri ve Fed’in şahin faiz duruşu ons altını 4.000- 4.100 dolar bandında baskılamaya devam etse de Asya seanslarındaki fiziki alım iştahı Batı borsalarının kâğıt üzerindeki baskısını kırıyor. Analistler, bu altyapısal dönüşüm sayesinde kâğıt manipülasyonlarından kurtulacak olan ons altının, orta vadede 5.000 dolar sınırını aşarak 6.000 dolarlık yeni bir adil değerleme ligine oturacağını öngörüyor.</p>

<p><strong>Naki Bakır-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kuresel-finansin-kalbi-artik-asyada-atacak</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/12/dunya.jpg" type="image/jpeg" length="50821"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ücretsiz alınan ürünler tek tek incelenecek]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ucretsiz-alinan-urunler-tek-tek-incelenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ucretsiz-alinan-urunler-tek-tek-incelenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan vergi idaresi, sosyal medya fenomenlerine yönelik kapsamlı denetim başlattı. Paylaşımlar, etiketler, indirim kodları ve ücretsiz alınan ürünler tek tek incelenecek. Reklam karşılığı verilen hediyeler artık vergiye tabi gelir olarak değerlendirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya fenomenlerine yönelik vergi denetimleri sıkılaşıyor. Yunanistan Bağımsız Kamu Gelirleri Kurumu (AADE), reklam karşılığında ücretsiz alınan telefon, tatil, kozmetik, kıyafet ve benzeri ürünlerin de gelir sayılacağını açıkladı. Beyan edilmeyen kazançların tespit edilmesi halinde ise ağır para cezaları uygulanacak.</p>

<h3><strong>Fenomenlerin paylaşımları tek tek incelenecek</strong></h3>

<p>Yunanistan vergi idaresi, influencer'ların paylaşımlarını mercek altına aldı.</p>

<p>Denetim ekipleri; sosyal medya gönderileri, hashtag'ler, marka etiketleri, indirim kodları ve yorumları inceleyerek beyan edilmemiş reklam anlaşmalarını tespit etmeye çalışacak. Bir ürünün sürekli paylaşılması veya aynı markayla tekrarlanan iş birlikleri de ticari faaliyet göstergesi olarak değerlendirilebilecek.</p>

<h3><strong>Ücretsiz ürünler de artık gelir sayılacak</strong></h3>

<p>Yeni uygulamaya göre yalnızca nakit ödemeler değil, reklam karşılığında ücretsiz verilen ürün ve hizmetler de vergilendirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ücretsiz tatiller, cep telefonları, kıyafetler, kozmetik ürünleri ve benzeri tüm hediyeler ekonomik değeri olan gelir kapsamında değerlendirilecek. Bu tür ödemelerin de faturalandırılması ve vergi beyanına dahil edilmesi gerekecek. Sponsorluk gelirleri, reklam anlaşmaları, satış ortaklığı (affiliate marketing) gelirleri ile YouTube ve TikTok gibi platformlardan elde edilen kazançlar da denetim kapsamına girecek.</p>

<h3><strong>Sosyal medya paylaşımları delil olarak kullanılacak</strong></h3>

<p>Yunanistan'da alınan 1966/2026 sayılı karar doğrultusunda sosyal medya içerikleri resmî dijital delil kabul edilecek.</p>

<p>Vergi müfettişleri, paylaşımları banka hesapları, sözleşmeler ve e-posta kayıtlarıyla karşılaştırarak kayıt dışı gelir elde edilip edilmediğini araştıracak.</p>

<h3><strong>Influencer'lar işletme gibi değerlendirilecek</strong></h3>

<p>Yunanistan vergi mevzuatına göre influencer'lar ticari işletme statüsünde kabul ediliyor.</p>

<p>Bu nedenle vergi kaydı yaptırmaları, muhasebe kayıtlarını tutmaları, her gelir için fatura veya makbuz düzenlemeleri, myDATA sistemine bildirim yapmaları, gerekli durumlarda KDV hesaplamaları ve sosyal güvenlik primlerini ödemeleri gerekiyor.</p>

<h3><strong>Beyan etmeyenleri ağır cezalar bekliyor</strong></h3>

<p>Yunanistan vergi idaresi, dijital ekonomide kayıt dışılığı azaltmayı hedeflediğini açıkladı.</p>

<p>Yetkililer, kurallara uymayan influencer'ların yalnızca eksik vergileri ve gecikme zamlarını değil, yüksek idari para cezalarını da ödemek zorunda kalacağını belirtti.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ucretsiz-alinan-urunler-tek-tek-incelenecek</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/11/influencer.jpg" type="image/jpeg" length="52151"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Grönland gerilimi: Savunma harcamaları ana dosya olmaya devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/gronland-gerilimi-savunma-harcamalari-ana-dosya-olmaya-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/gronland-gerilimi-savunma-harcamalari-ana-dosya-olmaya-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Grönland gerilimi, Ankara’daki NATO zirvesinde savunma harcamaları ve Ukrayna desteği gündemini gölgeledi. Danimarka, Trump’ın kontrol çıkışına karşı egemenlik mesajını yineledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Grönland başlığı, Ankara’daki NATO zirvesinde savunma harcamaları ve Ukrayna desteği gündeminin önüne geçti. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Trump’ın adanın ABD kontrolüne geçmesi gerektiği yönündeki sözlerine karşı Grönland’ın satılık olmadığını söyledi. Açıklama, 32 üyeli ittifakta egemenlik tartışmasını yeniden öne taşıdı.</p>

<p>Trump, Ankara’ya gelişinin ardından Grönland’ın Danimarka yerine ABD kontrolünde olması gerektiğini yineledi. Reuters’a göre Trump, adanın ABD açısından stratejik önem taşıdığını, bölgede Çin ve Rusya gemilerinin bulunduğunu savundu. Frederiksen ise Danimarka Krallığı’nın egemenliğine ve Grönland halkının kendi geleceğini belirleme hakkına saygı istedi.</p>

<h3><strong>Ankara zirvesinde egemenlik gerilimi</strong></h3>

<p>Frederiksen, NATO liderleri toplantısı öncesinde Danimarka’nın pozisyonunu değiştirmedi. Danimarka Başbakanı, müttefiklerin ülkesinin toprak bütünlüğüne saygı göstermesi gerektiğini vurguladı. Grönland Dışişleri Bakanı Mute Egede de adanın geleceğini Grönland halkının belirlemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Grönland tartışması, NATO’nun temel güvenlik ilkesine hassas bir dosya ekliyor. İttifak, üyelerin birbirlerinin topraklarını savunması prensibi üzerine kuruluyor. AP, Trump’ın çıkışının NATO müttefiki Danimarka ile ABD arasında eski gerilimleri yeniden açtığını aktardı.</p>

<p>Trump, aynı açıklama trafiğinde NATO üyelerine yönelik eleştirilerini de sürdürdü. ABD’nin İran’a karşı attığı adımlara bazı müttefiklerin katılmamasından duyduğu rahatsızlığı yineledi. Ankara ev sahibi olarak öne çıkarken Trump, Türkiye’nin F-35 savaş uçağı alımı konusunda Washington ile ilerleyebileceği mesajını verdi.</p>

<p><img alt="Grönland gerilimi NATO zirvesinde gündemi gölgeledi - Resim : 1" height="460" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw820h460q95gm/storage/files/images/2026/07/08/savunma-harcamalari-ana-dosya-ol-vukd.png" width="820" /></p>

<p>NATO, Ankara zirvesini savunma harcamaları ve üretim kapasitesi etrafında kurguladı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, müttefiklerin geçen yıl Lahey’de verdikleri taahhütleri daha güçlü silahlı kuvvetlere, daha fazla savunma üretimine ve yeni kabiliyetlere dönüştürmesini beklediğini söyledi.</p>

<p>Rutte, Avrupa’daki müttefikler ve Kanada’nın 2035’e kadar savunma ve güvenlik harcamalarını GSYH’nin yüzde 5’ine çıkarma planında ilerlediğini belirtti. NATO verilerine göre Avrupa ve Kanada şu aşamada savunma ve güvenlik için GSYH’nin yaklaşık yüzde 4’üne denk gelen kaynak ayırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İttifak, Ankara’da onlarca milyar dolarlık yeni savunma sözleşmesini de gündeme aldı. Rutte, yeni kontratların caydırıcılık ve savunma için gerekli ekipmanı sağlayacağını, aynı zamanda Atlantik’in iki yakasında sanayi ve istihdam etkisi yaratacağını söyledi.</p>

<p>Kaynak metindeki NATO verileri, Avrupa’nın çekirdek savunma harcamalarının 2026’da yüzde 11 arttığını gösteriyor. Harcama tutarı 571 milyar dolardan 634 milyar dolara çıktı. Artış, Trump’ın müttefiklerden daha yüksek katkı talebini sürdürdüğü bir dönemde geldi.</p>

<h3><strong>Ukrayna desteği ve İran dosyası masada</strong></h3>

<p><img alt="Grönland gerilimi NATO zirvesinde gündemi gölgeledi - Resim : 2" height="462" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw820h462q95gm/storage/files/images/2024/06/05/ukrayna-russya-iqlz.png" width="820" /></p>

<p>Ukrayna savaşı, Grönland ve İran başlıklarına rağmen zirvenin ana güvenlik dosyalarından biri olmayı sürdürüyor. Zelenskiy, Ankara programında hava savunması ihtiyacını ve Patriot önleyici füze eksikliğini öne çıkardı. Kyiv Independent, müttefiklerin 2026 ve 2027 için Ukrayna’ya yıllık 70 milyar euro, yani yaklaşık 80 milyar dolar savunma desteği taahhüdünü değerlendirdiğini aktardı. ([The Kyiv Independent][4])</p>

<p>Trump, Zelenskiy ile Ankara’da yapacağı görüşme öncesinde Rusya ve Ukrayna’nın anlaşma istediğini düşündüğünü söyledi. Kaynak metne göre Trump, Türkiye’ye uçmadan önce Vladimir Putin ile konuştu. ABD tarafı, Trump’ın Zelenskiy görüşmesinden sonra Putin ile yeniden temas kuracağını belirtti.</p>

<p>Zelenskiy, NATO savunma forumunda Ukrayna’nın ittifaka katılım talebini yineledi. AP’ye göre Zelenskiy, Ukrayna ordusunun savaş tecrübesinin NATO’nun savunma kapasitesini güçlendireceğini savundu. Ancak savaş devam ederken üyelik dosyası ittifak içinde hassas kalmayı sürdürüyor.</p>

<h3><strong>Ankara gündemi geniş diplomasi trafiğine yayıldı</strong></h3>

<p><img alt="Grönland gerilimi NATO zirvesinde gündemi gölgeledi - Resim : 3" height="476" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw820h476q95gm/storage/files/images/2026/07/08/ankara-gundemi-genis-diplomasi-traf-qzxv.png" width="820" /></p>

<p>Ankara zirvesi, yalnızca NATO içi savunma yük paylaşımına odaklanmadı. Trump’ın İran savaşı, Hürmüz Boğazı çevresindeki gemi saldırıları ve müttefiklerin ABD çizgisine ne ölçüde yaklaşacağı sorusu da toplantı trafiğini etkiledi. AP, ABD’nin İran’a yönelik yeni saldırılarının ve petrol satış lisansını iptal etmesinin ateşkesin kırılganlığını gösterdiğini yazdı.</p>

<p>Trump’ın Suriye Devlet Başkanı Ahmed al-Sharaa ile görüşme planı da Ankara diplomasisine ayrı bir başlık ekledi. Kaynak metin, görüşmenin Suriye’nin yıllar süren iç savaşın ardından uluslararası imajını yeniden inşa etme çabasına denk geldiğini belirtiyor. Aynı metne göre al-Sharaa, bir gün önce Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u ağırladı. Şam’daki iki bombalı saldırı ziyarete gölge düşürdü ve 18 kişi yaralandı.</p>

<p>Grönland çıkışı, zirvenin savunma harcamaları mesajını tamamen ortadan kaldırmadı. Ancak tartışma, NATO’nun birlik görüntüsünü zorlayan egemenlik, yük paylaşımı ve ABD-Avrupa güvenlik ilişkisi başlıklarını aynı anda görünür kıldı. Ankara toplantısı, ittifakın yalnızca Rusya tehdidine değil, kendi içindeki siyasi gerilimlere de yanıt üretme kapasitesini test ediyor.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/gronland-gerilimi-savunma-harcamalari-ana-dosya-olmaya-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/01/gronland.webp" type="image/jpeg" length="13242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Futbolda ve ekonomide küme düşen Almanya]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/futbolda-ve-ekonomide-kume-dusen-almanya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/futbolda-ve-ekonomide-kume-dusen-almanya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya milli takımı sürpriz bir şekilde Dünya Kupası turnuvasında elendi. Biz futbol yorumcusu değiliz fakat takımın elen­mesinin ardından yapılan eleştiriler Alman Milli takımının yapısal bir çöküş içerisinde olduğunu ima ediyor. Son üç turnuvada karşı­laşılan başarısızlıklar ve bu başarısızlıkların karşısında çözüm üretilememesi yapısal so­runların derinleştiğine işaret ediyor.</p>

<p>Peki biz bu konuyu köşemize neden taşıdık? Köşemizin amacı Alman milli takımının içine düştüğü duruma dair çözüm önerileri sunmak değil. Fakat bir iktisatçı gözü ile bakıldığında Almanya milli takımının durumu ile Alman­ya ekonomisi arasında paralellik kurmak gayet mümkün.</p>

<p>Almanya ekonomisi bizi neden ilgilendi­riyor sorusunun cevabı ise oldukça basit. Al­manya, Türkiye’nin bir numaralı ticaret ortağı. Çok sayıda vatandaşımız Almanya’da yaşıyor. Bir çok öğrencimiz Almanya’da eğitim almak için çaba sarfediyor.</p>

<p>Diğer taraftan, son yazı­larımızda ön plana çıkarmaya çalıştığımız bir konu var. Argümanımız şu: Türkiye’de enflas­yonu düşürmenin önemli öncüllerinden bir tanesi de büyüme kompozisyonunun ihracata dayalı hale gelmesi. 2022 yılından sonra Tür­kiye ekonomisi daha ziyade iç tüketim ile bü­yüyor. Büyümek için iç tüketime yönelmemi­zin sebebi ihracatımızı miktarsal olarak artı­ramıyor olmamız.</p>

<p>Ana ticaret ortaklarımızın büyüme hızının çok düşük olması, TL’nin reel olarak değerleniyor olması, Çin gibi ülkelerin rekabetine daha fazla maruz kalmamız ve yeni ticaret ortakları yaratamıyor olmamız ihracatı reel olarak artırmamızı engelliyor. İç tüketime dayalı büyüme modelimizin sonuçları ise da­ha yüksek enflasyon, yüksek cari açık ve yük­sek dış kaynak ihtiyacı olarak ortaya çıkıyor. Dolayısıyla, ticaret ortaklarımızdaki gelişme­ler Türkiye’nin makro dengeleri açısından ol­dukça önemli.</p>

<h3><strong>Almanya ekonomisi eskisi kadar güçlü mü?</strong></h3>

<p>Bu nedenle bu yazımızı Almanya başta ol­mak üzere Avrupa Birliği’nin ekonomik du­rumunu daha iyi anlamaya ayırmak istedik. Esasen Almanya sanayisi pandemiden olduk­ça güçlü çıktı. Rusya-Ukrayna savaşı başlama­dan bir yıl once Almaya imalat PMI verisi 60’ın üzerindeydi.</p>

<p>Fakat savaş Almanya ekonomisi­ni enerji fiyatları başta olmak üzere bir çok ka­naldan olumsuz etkilemeye başladı. Rusya’ya uygulanan ambargolar bu ülke ile iş yapan AB firmalarını olumsuz etkiledi. Bu etkiler sonu­cunda Almanya imalat PMI verisi Temmuz 2022’de daralma bölgesine geçti ve hala kalıcı olarak daralma bölgesinden çıkacağına dair bir işaret yok.</p>

<p>Almanya ve diğer AB ekonomileri için bir di­ğer tehdit ise Çin. Özellikle Çin’li markaların dünya pazarına hızlı bir giriş yapması ile bir­likte AB otomotiv sanayi zor günler yaşamaya başladı. Son gelen haberlere göre Volkswagen firması dört fabrikasını kapatma ve 100 bin ki­şinin işine son vermeyi planlıyor. Diğer önemli markaların da finansal zorluklar yaşadığını bi­liyoruz. ABD’nin uygulamaya başladığı ek ta­rifeler de AB otomotiv sektörü için büyük bir darbe oldu.</p>

<p>Bu noktada Almanya’nın futbolda yaşadı­ğı problemler ile ekonomik yaklaşımı arasın­da paralellik kurabiliriz. Pandeminden sonra elektrikli araç piyasası dünyada hızla büyü­dü.</p>

<p>Şu anda küresel elektrikli araç üretiminin %70’ini Çin yapıyor. AB’nin elektrikli araç üre­timindeki payı ise %12. Çin AB’deki toplam araç satış payını 2024 yılındaki %3’ten 2025 yılında %6’ya yükseltti. Alman markaları gerek maliyet, gerek teknoloji olarak Çinli rakipleri ile rekabet edemiyor. Yapısal bir sorun olduğu ortada. Fakat bu sorunların çözümüne dair po­litikalar yerine korumacı önlemlerin arttığı­nı gözlemliyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AB içinde önünü göremeyen şirketler ABD gibi ülkelere yatırım yapmaya başladılar. Volkswagen’in 2 milyar, BMW’nin 1,7 milyar dolarlık ABD yatırımı yaptığını ha­berlerden öğreniyoruz. Sonuç olarak; futbol­da olduğu gibi geçmiş başarılar güncel başarı­ları garantilemiyor. Son yıllarda rüzgara karşı durmaya çalışan üreticiler hem teknoloji hem de üretkenlik anlamında rakiplerinin çok uza­ğında kaldı. Almanya ekonomisine artık Avru­pa’nın hasta adamı olarak bakılıyor.</p>

<h3><strong>Türkiye ne yapmalı?</strong></h3>

<p>Öncelikle, büyümeye devam eden ABD paza­rı şirketlerimiz için bir numaralı hedef olmalı. İyileşen ikili ilişkilerin ticaret alanında yansı­maıs için çalışmalar yapılmalı. Avrupa’da iri­li ufaklı şirketler küresel rekabete dayanama­yarak üretimden çekiliyor. Tedarik zincirinde oluşan bu boşlukları doldurmak için şirket­lerimiz aktif arayış içinde olmalı. Bu arayışta hem kamu kurumlarının hem de sivil toplum örgütlerinin desteği önem arzediyor.</p>

<p><strong>Prof. Dr. İbrahim Ünalmış-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/futbolda-ve-ekonomide-kume-dusen-almanya</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/11/almanya-ekonomi.jpg" type="image/jpeg" length="48980"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Et krizi restoranları vurdu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/et-krizi-restoranlari-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/et-krizi-restoranlari-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de son 75 yılın en düşük seviyesine gerileyen sığır varlığı, dana eti fiyatlarını tarihi seviyelere taşıdı. Teksas'ın dünyaca ünlü barbekü restoranları artan maliyetler nedeniyle fiyat yükseltirken, bazı işletmeler kapanma riskiyle karşı karşıya kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin Teksas eyaletinde barbekü kültürünün vazgeçilmez ürünü olan dana brisket, yükselen maliyetler nedeniyle restoran sahiplerini zor durumda bıraktı.</p>

<p>Houston'da faaliyet gösteren Roegels Barbecue'nun sahibi Russell Roegels, son bir yılda toptan brisket fiyatlarının yüzde 28 arttığını belirterek, işletmelerin ciddi baskı altında olduğunu söyledi.</p>

<p>Roegels, menü fiyatlarını artırmak zorunda kaldıklarını ancak bunun müşteri kaybına yol açmasından endişe duyduklarını ifade etti.</p>

<h3><strong>Son 75 yılın en düşük sığır varlığı</strong></h3>

<p>Sektör temsilcilerine göre ABD'deki sığır sürüsü son 75 yılın en düşük seviyesine geriledi. Azalan hayvan varlığı nedeniyle arz daralırken, et fiyatları da hızla yükseliyor.</p>

<p>Uzmanlar, sürülerin yeniden büyümesine yönelik güçlü işaretlerin bulunmadığını ve bu nedenle fiyat baskısının kısa vadede devam edebileceğini belirtiyor.</p>

<h3><strong>Maliyetler her kalemde arttı</strong></h3>

<p>Restoran işletmecileri yalnızca et fiyatlarıyla değil, işçilik giderleri, paketleme maliyetleri, yan ürün fiyatları ve genel işletme giderlerindeki artışlarla da mücadele ediyor.</p>

<p>Sektör uzmanları, bir dönem yüksek kabul edilen pound başına 40 dolarlık brisket fiyatlarının artık birçok restoranda normalleşmeye başladığını ifade ediyor.</p>

<h3><strong>Menüler değişebilir</strong></h3>

<p>Artan maliyetler nedeniyle bazı işletmeler daha uygun maliyetli alternatif ürünlere yöneliyor. Dana yanağı, sosis, domuz kaburgası ve burger gibi ürünlerin menülerde daha fazla yer almaya başladığı belirtiliyor.</p>

<p>Bazı restoranların ise zarar etmemek için brisket satışını belirli günlerle sınırlandırmayı değerlendirdiği kaydediliyor.</p>

<h3><strong>Teksas barbekü kültürü de etkilenebilir</strong></h3>

<p>Uzmanlar, artan maliyetlerin sadece restoranları değil, Teksas'ın yıllardır süregelen barbekü geleneğini de dönüştürebileceğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bağımsız işletmelerin kapanması ve menülerin birbirine benzemeye başlamasıyla birlikte, eyaletin farklı bölgelerine özgü barbekü tarzlarının zamanla kaybolabileceği uyarısı yapılıyor. Ancak sektör temsilcileri, fiyatlar yükselse bile Teksaslıların brisketten tamamen vazgeçmeyeceğini düşünüyor.</p>

<p><strong>Mutluhan Yıldız-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/et-krizi-restoranlari-vurdu</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/06/etsteak2.jpg" type="image/jpeg" length="21671"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası'na dijital euro onayı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/avrupa-merkez-bankasina-dijital-euro-onayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/avrupa-merkez-bankasina-dijital-euro-onayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üç yılı aşkın süredir ECB ile bankalar arasında yürütülen müzakerelerin ardından Avrupa Merkez Bankası'nın dijital euro projesi, Avrupa Parlamentosu Ekonomi Komitesi'nden de onay alarak kritik eşiği geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Merkez Bankası, dijital euro için Avrupa Parlamentosu ekonomi komitesinden onay aldı.</p>

<p>Dijital euro, Euro Bölgesi'nin elektronik ödemelerde ABD merkezli kredi kartı ağlarına olan bağımlılığını azaltma hedefi doğrultusunda kritik bir adım olarak değerlendirilirken ekonomi komitesinin taslak düzenlemeleri onaylaması da önemli bir adım olarak görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bankalar tedirgin</strong></h3>

<p>Üç yılı aşkın süredir ECB ile bankalar arasında yürütülen müzakerelerin ardından gelen karara bankalar ise temkinli yaklaşıyor.</p>

<p>Finans kurumları mevduat kaybı ve gelirlerde azalma riskine karşı endişelerini endişelerini dile getirirken, dijital euronun kapsamını daraltmak için baskı yapıyor.</p>

<p><strong>Investing</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/avrupa-merkez-bankasina-dijital-euro-onayi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/dijital-euro.jpg" type="image/jpeg" length="73350"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'de çiftlik iflasları 6 yılın zirvesinde]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/abdde-ciftlik-iflaslari-6-yilin-zirvesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/abdde-ciftlik-iflaslari-6-yilin-zirvesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emtia fiyatlarındaki düşüş, artan faizler ve jeopolitik şoklar ABD çiftçisini köşeye sıkıştırdı. Çiftçi iflasları son altı yılın zirvesine çıktı. Tarımdaki kriz, tarlaları aşıp traktör bayilerini, yerel bankaları ve kırsal ekonomiyi yutacak bir domino etkisine dönüşüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>ABD’de tarım sektörü son yılların en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor.</p>

<p>Ülkede çiftlik iflasları 6 yılın zirvesine çıkarken, düşen ürün fiyatları, yükselen maliyetler, ticaret gerilimleri ve iklim riskleri kırsal ekonomide domino etkisi yaratıyor. Uzmanlara göre sorun artık yalnızca çiftçinin değil, tüm kırsal ekonominin meselesine dönüşmüş gözüküyor.</p>

<p>Pandemi döneminde yükselen emtia fiyatları çiftçilere nefes aldırmıştı. Ancak bu tablo hızla tersine döndü. Bugün ABD’de birçok tarımsal ürünün fiyatı son zirvelerine göre yüzde 40’a varan oranlarda gerilemiş durumda. Buna karşılık mazot, gübre, işçilik ve finansman maliyetleri yükselmeye devam ediyor.</p>

<p>Tam da bu nedenle ABD’de tarımsal iflaslar son 6 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Bloomberg'in haberine göre, sektördeki finansal sıkışmanın en görünür göstergesi olan bu gelişme, kırsal bölgelerdeki endişeyi artırıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://geoim.bloomberght.com/2026/06/18/3780505_674689c0daff243909ffab28cf35806b.jpg" /></p>

<p>Mevcut tablo, birbirini besleyen çok sayıda riskin aynı anda devreye girmesiyle oluştu.</p>

<p>Bir tarafta Çin, Kanada ve Meksika ile yaşanan ticaret gerilimleri ihracat pazarlarını daraltıyor. Diğer tarafta İran kaynaklı jeopolitik gerilimler enerji ve gübre maliyetlerini yukarı çekiyor. Göçmen işgücüne yönelik sıkı politikalar ise tarım sektöründeki işgücü maliyetlerini artırıyor.</p>

<p>Sonuç olarak çiftçiler daha fazla borçlanmak zorunda kalıyor. Tohum, gübre ve yakıt gibi temel girdileri finanse etmek için kullanılan işletme kredilerinin hacmi ve tutarı hızla yükselirken, yüksek faiz ortamı geri ödeme yükünü daha da ağırlaştırıyor.</p>

<h3><strong>Sorun çiftlikten taşarak kentlere yayılıyor</strong></h3>

<p>Uzmanlara göre asıl risk, krizin yalnızca çiftçilerle ve kırsal bölgelerle sınırlı kalmaması. Tarımın güçlü olduğu bölgelerde yerel bankalar, tarım makinesi bayileri, yem ve girdi tedarikçileri, perakende işletmeleri ve küçük esnaf doğrudan çiftçinin ekonomik gücüne bağlı çalışıyor.</p>

<p>Bu nedenle çiftçinin harcamalarını kısmaya başlaması zincirleme etki yaratıyor.</p>

<p>Minnesota’da tarım makineleri satıcılarının kapanmaya başlaması dikkat çekici bir gösterge olarak görülüyor. Çiftçiler yeni ekipman almak yerine mevcut makineleri tamir ederek kullanmaya çalışıyor. Benzer şekilde gübre kullanımında da tasarruf eğilimi artıyor.</p>

<p>Bu durum yalnızca yerel işletmeleri değil, küresel tarım makinesi üreticilerini de etkiliyor. Son iki yılda büyük ekipman üreticilerinin binlerce kişiyi işten çıkarması talepteki yavaşlamanın yansıması olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>1980'lerin tarım krizi yeniden mi dönüyor?</strong></h3>

<p>Kırsal Amerika’da birçok kişi yaşananları 1980'lerdeki büyük tarım krizine benzetiyor.</p>

<p>O dönemde yüksek faizler ve düşük ürün fiyatları yüz binlerce çiftliği iflasa sürüklemiş, kırsal nüfus azalmış, okullar kapanmış ve birçok kasaba ekonomik olarak ciddi yara almıştı.</p>

<p>Bugünkü tablo henüz o ölçekte görülmese de benzer sinyaller dikkat çekiyor.</p>

<p>Arazi değerlerinin güçlü seyretmesi ve devlet destekleri şimdilik tampon görevi görüyor. Ancak uzmanlar mevcut desteklerin kalıcı çözüm üretmekten uzak olduğunu düşünüyor.</p>

<p><strong>Belirsizlik en büyük maliyet haline geldi</strong></p>

<p>Sektörün en önemli taleplerinden biri ise öngörülebilirlik. 2023 yılında süresi dolan ve hâlâ yenilenemeyen Tarım Yasası'nın (Farm Bill) çıkarılması yönündeki çağrılar giderek güçleniyor. Çiftçiler önümüzdeki yıllarda hangi destek mekanizmalarının devrede olacağını bilmek istiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çünkü tarım uzun vadeli planlama gerektiren bir sektör. Ürün deseninden yatırım kararlarına kadar birçok başlık yıllar öncesinden şekilleniyor.</p>

<p><strong>Küresel etkileri olabilir</strong></p>

<p>ABD, dünyanın en büyük tarımsal üreticilerinden ve ihracatçılarından biri. Bu nedenle ülkedeki finansal sıkışmanın yalnızca Amerikan çiftçisini değil, küresel tarım piyasalarını da etkileme potansiyeli bulunuyor.</p>

<p>Özellikle enerji maliyetleri, gübre fiyatları, ticaret politikaları ve iklim kaynaklı risklerin aynı anda arttığı bir dönemde, ABD tarımındaki kırılganlık küresel gıda sistemi açısından da yakından izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Çünkü bugün çiftçinin bilançosunda başlayan sorun, yarının gıda arzı ve fiyatları üzerinde belirleyici olabilir.</p>

<p><strong>Bloomberg HT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/abdde-ciftlik-iflaslari-6-yilin-zirvesinde</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/02/abd-1.jpg" type="image/jpeg" length="85651"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB'den ABD ithalat vergisi indirimlerine onay]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/abden-abd-ithalat-vergisi-indirimlerine-onay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/abden-abd-ithalat-vergisi-indirimlerine-onay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB Parlamentosu, ABD ile yeni tarife krizinin önüne geçmek için Amerikan mallarına uygulanan vergilerde indirime gidilmesi kararını onayladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği, Temmuz 2025'te varılan anlaşma kapsamında ABD sanayi ürünlerine uyguladığı ithalat vergilerini kaldırmayı ve Amerikan tarım ürünlerine tercihli erişim sağlamayı kabul etmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Buna karşılık Washington yönetimi, AB'den ithal edilen birçok ürüne yüzde 15 gümrük tarifesi uygulamaya başlamıştı.</strong></p>

<p>Anlaşmanın üzerinden 11 ay geçmesine rağmen gerekli yasal düzenlemelerin tamamlanmaması üzerine Trump, AB'nin 4 Temmuz'a kadar yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde daha yüksek tarifeler uygulayabileceği uyarısında bulunmuştu.</p>

<p><strong>Investing</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/abden-abd-ithalat-vergisi-indirimlerine-onay</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/02/avrupa-birligi.png" type="image/jpeg" length="88529"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Limanlar sessiz, tesisler kapalı, ekonomi alarm veriyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/limanlar-sessiz-tesisler-kapali-ekonomi-alarm-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/limanlar-sessiz-tesisler-kapali-ekonomi-alarm-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı'ndaki savaşın gölgesinde Katar ekonomisinin can damarı olan LNG ihracatı durma noktasına geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu'da patlak veren savaşın Körfez'e ulaşması ile enerji ihracatçısı ülkelerin ekonomileri ağır darbe aldı. Hem kritik ticaret rotalarından Hürmüz Boğazı'nın tıkanması hem de saldırılar nedeniyle zarar gören tesislerin işleyemez hale gelmesi küresel çapta enerji şoklarına yol açarken, petrol ve doğalgaz ihracatı ile zenginleşen ülkeler ekonomik dar boğazla karşı karşıya kaldı.</p>

<h3><strong>LNG devi zorlu virajda</strong></h3>

<p>Katar ekonomisinin bel kemiği sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatı da Hürmüz'deki belirsizlik ve savaş nedeniyle sekteye uğradı. Gelirinin büyük bölümünü gaz satışından sağlayan ülkede limanlar sessizleşip, tesisler kapanırken milyarlarca dolarlık kayıp yaşanıyor.</p>

<p>Otuz yıldır Hürmüz Boğazı üzerinden Asya ve Avrupa'ya LNG sevkiyatı yapan Katar, bu sayede dünyanın en zengin ülkeleri arasına girdi. Enerji gelirleri Doha ve Lusail'de dev altyapı projelerini, metro sistemini, büyük spor organizasyonlarını ve yüz milyarlarca dolarlık devlet varlık fonunu finanse etti.</p>

<h3><strong>Limanlar sessiz, tesisler kapalı</strong></h3>

<p>Ancak savaşla birlikte iki aydan uzun süredir gaz sevkiyatı yapamayan ülkede, Ras Laffan sanayi bölgesi ve Hamad Limanı'nda da faaliyetler durma noktasına geldi. Araçtan gıdaya kadar ithalata bağımlı Katar, deniz ticaretinin kesilmesiyle tedarik zinciri sorunları ve turizmde sert düşüşle karşı karşıya kalırken oteller ve alışveriş merkezleri de sakinleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Milyarlarca dolarlık kayıp oluştu</strong></h3>

<p>Ras Laffan tesislerine yönelik saldırılar üretim kapasitesini yaklaşık yüzde 17 düşürdü. Analistler, savaşın başladığı günden bu yana milyarlarca dolar kayıp oluştuğunu, boğaz kapalı kaldıkça da bu kaybın her gün katlandığını belirtiyor. Hasarın boyutu nedeniyle üretimin eski seviyeye dönmesinin ise yıllar alacağı konuşuluyor.</p>

<h3><strong>Katar ekonomisi yüzde 8,6 küçülecek</strong></h3>

<p>Uluslararası Para Fonu (IMF) de Katar ekonomisinin bu yıl yüzde 8,6 küçüleceğini öngörüyor.</p>

<p>Kriz, ülkenin turizm ve finans merkezi olma hedeflerini de zora sokarken seyahat uyarıları nedeniyle ziyaretçi sayısı geriledi, bazı şirketler personellerini ülkeden çekti.</p>

<p>Gıda ihtiyacının da yaklaşık yüzde 90'ını ithal eden Katar, ürünleri artık hava kargo veya kara taşımacılığıyla temin ederken fiyat artışları ekonomideki baskıyı artırıyor. Uzmanlara göre Katar güçlü mali rezervleri ile kısa vadede maaş ve kamu hizmetlerini sağlayacak olsa da krizin sürmesi durumunda, enerji gelirlerine dayalı ekonomik modelin çöküşü kaçınılmaz olacak.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/limanlar-sessiz-tesisler-kapali-ekonomi-alarm-veriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/05/katar3.jpg" type="image/jpeg" length="84458"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa Birliği Çin bağımlılığını azaltmak için hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/avrupa-birligi-cin-bagimliligini-azaltmak-icin-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/avrupa-birligi-cin-bagimliligini-azaltmak-icin-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği şirketlerin tedarik ağını çeşitlendirmesini zorunlu tutan yeni bir yasa hazırlıyor. İşletmelerin tek bir tedarikçiden ürün alım oranına yüzde kırk seviyesinde üst sınır getiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği, üye ülkelerdeki şirketlerin kritik bileşenleri en az üç farklı tedarikçiden almasını zorunlu kılacak yeni bir yasal çerçeve hazırlıyor. Financial Times'ın konuya aşina iki Avrupa Birliği yetkilisine dayandırdığı pazartesi günkü haberine göre, bu adım doğrudan Çin pazarına olan bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Söz konusu taslak düzenleme, öncelikli olarak kimya ve sanayi makineleri gibi temel sektörlerde faaliyet gösteren işletmeleri etkileyecek.</p>

<h3><strong>Yeni kurallar tedarik limitlerini belirliyor</strong></h3>

<p>Mevzuat taslağına göre şirketler, ihtiyaç duydukları bileşenlerin yalnızca yüzde 30 ile yüzde 40 arasındaki kısmını tek bir tedarikçiden karşılayabilecek. Kalan miktar ise aynı ülkeden olmayan en az üç farklı tedarikçiden sağlanmak zorunda kalacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu hamle, Çin'in birçok mineralin işlenmesindeki hakimiyetini bir baskı unsuru olarak kullanmasına karşı geliştirildi. Çin yönetimi, zaman zaman ihracatı kısıtlayarak fiyatları baskılamış ve diğer ülkelerin yarı iletken, elektrikli araç ile gelişmiş silah üretiminde kullanılan malzemelerin tedarik kaynaklarını çeşitlendirme kapasitesini daraltmıştı.</p>

<h3><strong>Avrupa Birliği gümrük tarifelerini gündeme alıyor</strong></h3>

<p>Avrupa Birliği Ticaret Komiseri Maros Sefcovic, bloğun günlük 1 milyar euro seviyesindeki ticaret açığını kapatmak amacıyla Çin menşeli kimyasallara ve makinelere yönelik cezalandırıcı gümrük tarifeleri planlıyor. Hedeflenen ek vergiler, Avrupalı şirketleri Çin'in ticareti bir silah olarak kullanma politikalarından korumayı amaçlıyor.</p>

<p>Sefcovic geçen ay, gelişmiş üretim için hayati önem taşıyan malzemeler üzerinde Çin'in kontrolünü zayıflatmak amacıyla ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile kritik minerallerin üretimi ve güvenliği konusunda bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Avrupa Komisyonu konuyla ilgili Reuters'ın yorum talebine henüz yanıt vermedi.</p>

<h3><strong>Taslak plan liderlerin onayını bekliyor</strong></h3>

<p>Erken aşamadaki bu planların, 29 Mayıs tarihinde özel olarak Çin gündemiyle toplanacak bir komisyon toplantısında sunulması planlanıyor. Taslağın kabul görmesi halinde, Haziran ayının sonlarında Avrupa Birliği liderleri tarafından onaylanması bekleniyor. Yeni tedarik kurallarının ve olası gümrük tarifelerinin uygulamaya geçmesi, küresel ticaret akışında uzun vadeli tedarik zinciri değişimlerini hızlandırarak yıllık bazda ithalat dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/avrupa-birligi-cin-bagimliligini-azaltmak-icin-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/02/avrupa-birligi.png" type="image/jpeg" length="68102"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eriyen buzlar yeni ticaret yolu açtı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/eriyen-buzlar-yeni-ticaret-yolu-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/eriyen-buzlar-yeni-ticaret-yolu-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Doğu'da artan gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik, küresel tedarik zincirinin aksamasına yol açarken Kuzey'de buzların erimesi ile Süveyş'e rakip olacak yeni bir rota oluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerilim ve enerji sevkiyatındaki aksamalar, küresel ticarette gözleri Arktik'e çevirdi. Kürsel ısınma nedeniyle buzlar geri çekilirken Rusya kıyıları boyunca uzanan Kuzey Deniz Rotası (NSR), Asya-Avrupa taşımacılığında Süveyş'e alternatif olarak kendini göstermeye başladı.</p>

<h3><strong>Teslimatı 40 günden 18 güne düşüren rota</strong></h3>

<p>Uydu verilerine göre Arktik'te deniz buzu kış dönemine rağmen son iki yılda rekor düşüş kaydetti. Eriyen buzların ardından kuzeyde, güney rotalara kıyasla büyük zaman avantajı sunan yeni bir koridor oluştu.</p>

<p>Süveyş hattında 40 gün süren konteyner seferi, Arktik üzerinden yapıldığında yarıdan fazla düşerek 18 güne iniyor. Bu da hem maliyetlerde hem de operasyonel süreçlerde şirketlere büyük kazanç sağlıyor.</p>

<p>Öte yandan Orta Doğu'daki gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik devam ederken enerji tedarikinin kesintiye uğraması, sigorta maliyetlerinin yükselmesi ve gemilerin alternatif rotalara yönelmesi Arktik'e ilgiyi daha da artırdı. Ancak buna rağmen rota halen mevsimsel koşullar, sınırlı altyapı ve yüksek maliyetler nedeniyle daha az tercih ediliyor.</p>

<h3><strong>Stratejik bir ulaşım arteri</strong></h3>

<p>2025'te Kuzey Deniz Rotası'ndan taşınan yük miktarı yaklaşık 37-38 milyon ton seviyesinde kalırken bunun küçük bir bölümünü uluslararası transit taşımacılık oluşturdu. Rusya bu hattı stratejik bir ulaşım arteri olarak görürken, Çin 'Kutup İpek Yolu' vizyonu kapsamında rotaya ilgi gösteriyor. Batı ülkeleri ise bölgedeki güvenlik ve seyrüsefer haklarına daha fazla odaklanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Çevresel riskler en büyük endişe</strong></h3>

<p>Öte yandan Arktik'te artan denizcilik faaliyetleri çevresel riskleri de beraberinde getiriyor. Karbon emisyonları, petrol sızıntısı riski ve deniz yaşamına yönelik tehditler, rota üzerindeki en büyük endişeler arasında. Uzmanlara göre Arktik rotasının geleceği ise temiz yakıt teknolojileri, güçlü uluslararası düzenlemeler ve dengeli diplomasiye bağlı olacak. Eriyen buzların açtığı bu yeni ticaret koridorunun kalıcı bir alternatif olup olmayacağı ise önümüzdeki yıllarda netleşecek.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/eriyen-buzlar-yeni-ticaret-yolu-acti</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/05/kuzeydenizi2.jpg" type="image/jpeg" length="61129"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa’da maaş ve alım gücü makası açılıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/avrupada-maas-ve-alim-gucu-makasi-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/avrupada-maas-ve-alim-gucu-makasi-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OECD tarafından yayımlanan “Vergi Ücretleri 2026” raporu, Avrupa ülkeleri arasındaki brüt maaş farklarını ve yaşam maliyetlerine bağlı satın alma gücü dengesizliklerini ortaya koydu. En yüksek maaş İsviçre'de. En düşük ise Slovakya'da.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">OECD tarafından yayımlanan ve 22’si Avrupa Birliği üyesi toplam 27 Avrupa ülkesini kapsayan “Vergi Ücretleri 2026” raporunun verileri paylaşıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Avrupa ülkeleri arasında yalnızca nominal maaşlarda değil, yaşam maliyetleri hesaba katıldığında satın alma gücü açısından da dikkat çekici farklar bulunuyor. Rapora göre, Avrupa genelinde brüt maaşı 100 bin Euro barajını aşabilen tek ülke İsviçre oldu. İsviçre’yi İskandinav ve Benelüks ülkeleri takip etti.</p>

<p style="text-align:justify">Avrupa'daki yıllık ortalama brüt maaş sıralamasının ilk basamakları şu şekilde şekillendi:<br />
Sıra Ülke Yıllık Ortalama Brüt Maaş (Euro) Konumu / Özelliği</p>

<p style="text-align:justify">1 İsviçre 107.000 100 bin Euro sınırını geçen tek ülke</p>

<p style="text-align:justify">2 İzlanda 85.950 genel sıralamada ikinci</p>

<p style="text-align:justify">3 Lüksemburg 77.844 AB ülkeleri arasında lider</p>

<p style="text-align:justify">4 Danimarka 71.961 ilk beş içerisinde</p>

<p style="text-align:justify">5 Hollanda 69.028 ilk beş içerisinde</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Almanya zirvede, İngiltere yakın takipte</strong></p>

<p style="text-align:justify">Avrupa’nın en büyük beş ekonomisi kendi içinde kıyaslandığında, kuzey ve güney hatları arasında belirgin bir ücret ayrışması yaşandığı görüldü. Almanya 66 bin 700 Euro ile büyük ekonomiler arasında başı çekerken, Birleşik Krallık 65 subat 340 Euro ile hemen arkasından geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Diğer üç büyük ekonomide ise yıllık brüt kazançlar şu şekilde kaydedildi:</p>

<p style="text-align:justify">Fransa: 45.964 Euro</p>

<p style="text-align:justify">İtalya: 36.594 Euro</p>

<p style="text-align:justify">İspanya: 32.678 Euro</p>

<p style="text-align:justify">Raporda, Almanya ve Birleşik Krallık’taki ortalama ücretlerin İspanya’daki rakamların iki katından fazla olması en dikkat çekici yapısal farklardan biri olarak öne çıktı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>AB’nin en düşük maaşı Slovakya’da</strong></p>

<p style="text-align:justify">Avrupa Birliği içindeki en düşük yıllık maaşa sahip ülke 19 bin 590 Euro ile Slovakya oldu. Listede yer alan 22 AB üyesi ülkeden 9’u, yıllık 30 bin Euro sınırının altında kaldı.</p>

<p style="text-align:justify">Macaristan, Letonya, Çekya, Portekiz ve Polonya’da ortalama kazançlar 25 bin Euro’nun altında seyrederken; Estonya, Yunanistan ve Litvanya ise 30 bin Euro eşiğine yaklaşsa da bu sınırı aşmayı başaramadı.</p>

<p style="text-align:justify">Ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklarını ortadan kaldıran Satın Alma Gücü Paritesi (SGP) hesaplamaya dahil edildiğinde, Avrupa’daki ücret uçurumunun nominal rakamlara kıyasla daraldığı görüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Nominal maaş sıralaması ile satın alma gücü sıralaması karşılaştırıldığında en büyük sıçramayı Türkiye gerçekleştirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye, nominal bazda (enflasyon veya diğer değişkenler hesaba katılmadan) listenin sonuncu sırasındayken, satın alma gücü dikkate alındığında 9 basamak birden yükselerek 18. sıraya yerleşti.</p>

<p style="text-align:justify">Almanya da benzer bir grafik çizerek satın alma gücüyle 7. sıradan 2. sıraya yükseldi. İzlanda 2. sıradan 9. sıraya, Estonya ise 20. sıradan 25. sıraya gerileyerek satın alma gücü bazında en çok düşüş yaşayan ülkeler oldu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Avrupa’daki maaş farklarının arkasında 3 temel neden var</strong></p>

<p style="text-align:justify">Euronews Business’a açıklamalarda bulunan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) uzmanları, Avrupa ülkeleri arasındaki bu belirgin ücret farklarını belirleyen üç ana etkeni sıraladı. Finans ve teknoloji gibi katma değeri yüksek sektörlerin ağırlıkta olduğu ülkeler daha yüksek maaş ödüyor. Sendikalaşma ve toplu pazarlık gücünün yüksek olduğu ülkelerde ücretler daha yukarıda seyrediyor. Yüksek fiyat seviyeleri, nominal ücretlerin de yukarı çekilmesine neden oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>FinansinGundemi.com</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/avrupada-maas-ve-alim-gucu-makasi-aciliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 08:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/10/oecd.jpg" type="image/jpeg" length="34259"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çinli teknoloji şirketleri yapay zeka altyapı yatırımlarını artırdı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/cinli-teknoloji-sirketleri-yapay-zeka-altyapi-yatirimlarini-artirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/cinli-teknoloji-sirketleri-yapay-zeka-altyapi-yatirimlarini-artirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çinli teknoloji şirketleri yapay zeka hizmetlerine artan talep doğrultusunda altyapı yatırımlarını hızlandırdı. Alibaba ve Tencent son finansal raporlarında bu harcamaları teyit etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Capital Economics tarafından yayımlanan araştırma notuna göre Çinli teknoloji şirketleri, yapay zeka hizmetlerine yönelik artan talebi karşılamak amacıyla altyapı yatırımlarını hızlandırdı. Alibaba ve Tencent gibi sektör temsilcileri, son çeyrek finansal sonuçlarında bu alandaki harcamalarını önemli ölçüde yükselttiğini bildirdi. Şirketlerin yatırım kararları, küresel rekabet ortamında teknolojik kapasiteyi artırma hedefini yansıtıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Çinli teknoloji şirketleri altyapı kapasitesini genişletiyor</strong></h3>

<p>Rekabetin yoğunlaştığı sektörde Alibaba ve Tencent, teknolojik kapasitelerini artırmak için sermaye harcamalarını bu yöne kaydırdı. Capital Economics analistleri, bu hamlenin temel nedeninin yapay zeka hizmetlerine olan güçlü talep dalgası olduğunu belirtti. Şirketler, veri merkezleri ve işlemci gücü kapasitesini artırarak pazardaki konumlarını güçlendirmeyi sürdürüyor.</p>

<h3><strong>Tedarik zinciri direnci ve jeopolitik riskler yönetiliyor</strong></h3>

<p>Çinli teknoloji şirketleri, küresel çip kıtlığı ve süregelen jeopolitik belirsizlikler karşısında tedarik zinciri dayanıklılığını korumaya odaklandı. Yapay zeka altyapısına yönelik bu yatırımlar, dış kaynaklara olan bağımlılığı azaltma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Analiz notunda, bu çabaların operasyonel riskleri minimize etmeye yönelik stratejik bir hazırlık olduğu vurgulandı.</p>

<p>Çin merkezli aktörlerin yapay zeka harcamaları, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki rakiplerinin hacmine kıyasla henüz daha düşük bir seviyede seyrediyor. Buna rağmen yatırım ivmesindeki artış,</p>

<p>Çinli teknoloji şirketleri için yapay zekanın öncelikli bir büyüme alanı haline geldiğini kanıtlıyor. Mevcut eğilim, yapay zeka hizmetlerine olan talebin önümüzdeki dönemde de altyapı harcamalarını destekleyeceğine işaret ediyor.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/cinli-teknoloji-sirketleri-yapay-zeka-altyapi-yatirimlarini-artirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/08/cin.webp" type="image/jpeg" length="88138"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin yuanı Trump ve Xi zirvesiyle üç yılın zirvesinde]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/cin-yuani-trump-ve-xi-zirvesiyle-uc-yilin-zirvesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/cin-yuani-trump-ve-xi-zirvesiyle-uc-yilin-zirvesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin Yuanı dolar karşısında son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Trump ve Xi zirvesiyle ticaret ilişkilerinde yeni bir dönem bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trump ve Xi zirvesinin başladığı perşembe gününde Çin Yuanı dolar karşısında son üç yılın en güçlü seviyesini kaydederken, pay piyasalarında sınırlı geri çekilmeler yaşandı. Dünyanın en büyük iki ekonomisinin liderleri, ticaret ateşkesi ve İran meselesini kapsayan iki günlük görüşme trafiğine başladı.</p>

<p>Piyasa aktörleri, Pekin yönetiminin birinci çeyrekte beklentilerin üzerinde gelen büyüme verileri sonrası beklemeye geçtiğini ve zirveden somut çıktılardan ziyade istikrar mesajı beklediğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Çin Yuanı dolar karşısında güçlendi</strong></h3>

<p>Çin Merkez Bankası (PBOC), Dolar/Yuan paritesi için günlük referans kuru 6.8401 seviyesinde belirleyerek 24 Mart 2023 tarihinden bu yana en güçlü seviyeye işaret etti. Bankanın belirlediği bu oran, piyasa beklentilerinin altında kalarak yuanın aşırı değerlenmesini önleme çabası olarak değerlendirildi. Çin para birimi, güçlü ihracat ve dış ticaret fazlasının desteğiyle yıl başından bu yana dolar karşısında yaklaşık yüzde 3 değer kazandı.</p>

<h3><strong>Hisse senedi piyasaları</strong></h3>

<p>Döviz piyasasındaki güçlenmeye karşın hisse senedi piyasalarında satıcılı bir seyir izlendi. Shanghai Bileşik endeksi gün ortasında yüzde 1,02 oranında değer kaybederken, CSI300 endeksi yüzde 1,3 düşüş kaydetti. Yatırımcılar, hassas olmayan ürünler için yaklaşık 30 milyar dolarlık karşılıklı gümrük vergisi indirimi içeren kontrollü bir ticaret mekanizmasına yönelik adımlar atılmasını bekliyor. Öte yandan, Çin’in ABD menşeli yüzlerce et işleme tesisi için ihracat lisanslarını yenilediği gümrük verilerine yansıdı.</p>

<p>Piyasa uzmanları, sermaye piyasalarının ticaret görüşmelerine olan duyarlılığının azaldığını ve odağın yapay zeka sektöründeki gelişmelere kaydığını belirtiyor. Trump ve Xi arasındaki görüşmelerde, teknolojik rekabetin her iki ülkenin kapasitesini artıracağı görüşü hakimiyet kazandı.</p>

<p>Çin ekonomisinin artan dayanıklılığı, ABD ile olan ilişkilerdeki dalgalanmalara karşı piyasaları koruyan bir unsur olarak öne çıkıyor. Yılın geri kalanında, mevcut tarifelerin askıya alınacağı kasım ayına kadar altı aylık bir istikrar penceresi oluşabileceği öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/cin-yuani-trump-ve-xi-zirvesiyle-uc-yilin-zirvesinde</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/cin3.jpg" type="image/jpeg" length="84971"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa'da gelir vergisi uçurumu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/avrupada-gelir-vergisi-ucurumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/avrupada-gelir-vergisi-ucurumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'da çalışanların ödediği gelir vergisi ülkeden ülkeye büyük farklılık gösterirken, aile yapısı da vergi yükünü doğrudan etkiliyor. Bekarlar birçok ülkede daha yüksek vergi öderken, çocuklu aileler daha az vergi ödüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa genelinde kişisel gelir vergisi oranları gelir düzeyi, medeni durum ve bakmakla yükümlü olunan çocuk sayısı gibi faktörlere göre büyük farklılıklar gösteriyor.</p>

<p>Peki, Avrupa'da brüt ücretler üzerinden en yüksek ve en düşük gelir vergisini kim ödüyor?</p>

<p>Çocuksuz ve ortalama ücret kazanan bekar bir çalışanın<strong> 2025 yılı gelir vergisi oranı</strong>, 27 Avrupa ülkesinde <strong>yüzde 6,6 seviyesinden yüzde 35,3'e</strong> kadar değişiyor. AB üyesi 22 ülkenin ortalama gelir vergisi oranı bu senaryoya göre yüzde 17,2 olurken, OECD ortalaması yüzde 15,5 seviyesinde bulunuyor.</p>

<h3><strong>En yüksek gelir vergisi Danimarka'da</strong></h3>

<p><strong>Danimarka, yüzde 35,3 ile gelir vergisi</strong>nde yüzde 30'un üzerine çıkan tek ülke olarak öne çıkarken, onu yüzde 27,1 ile İzlanda ve yüzde 25,6 ile Belçika izliyor. Vergi oranı Estonya'da yüzde 21,6, Finlandiya'da yüzde 21,1, İrlanda'da yüzde 21 ve Norveç'te yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleşiyor.</p>

<p>Avrupa'nın en büyük ekonomileri arasında<strong> İtalya yüzde 19,1, Birleşik Krallık ise AB ortalamasının üzerinde vergi</strong> uyguluyor. Almanya yüzde 17,2 ile AB ortalamasıyla aynı seviyede yer alırken, İspanya'da oran yüzde 17,1, Fransa'da ise yüzde 16,7 olarak hesaplanıyor.</p>

<h3><strong>En düşük gelir vergisi Polonya ve Çekya'da</strong></h3>

<p><strong>En düşük oranlar ise Polonya ve Çek Cumhuriyeti'nde</strong> görülüyor. Polonya'da kişisel gelir vergisi yüzde 6,6, Çek Cumhuriyeti'nde yüzde 9,7 seviyesinde bulunurken, İsviçre ve Slovakya'da da oran yüzde 12'nin altında kalıyor.</p>

<h3><strong>İki çocuklu bir çift daha az vergi ödüyor</strong></h3>

<p>Çoğu Avrupa ülkesinde iki çocuklu ve <strong>tek gelirli bir çift, çocuksuz bekar bir çalışana kıyasla daha düşük gelir vergisi ödüyor.</strong> Bu durum, AB'de ortalama vergi oranının yüzde 17,2'den yüzde 11'e, OECD'de ise yüzde 15,5'ten yüzde 11'e gerilemesiyle de ortaya konuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Slovakya'da oran eksi yüzde 6,5'e kadar düşerken Danimarka'da yüzde 31,8 ile en yüksek seviyeye çıkıyor. Almanya yüzde 0,7 ile sıfıra yakın bir seviyede yer alırken, Polonya, Çekya, Portekiz ve Slovenya'da oranlar yüzde 5'in altında kalıyor. Buna karşın Kuzey Avrupa ülkelerinde vergi yükü daha yüksek seyrediyor; Estonya, Finlandiya, İzlanda ve Norveç'te oranlar yüzde 20'nin üzerinde gerçekleşiyor.</p>

<h3><strong>Çalışan çiftler bekarlara göre daha az vergi veriyor</strong></h3>

<p>Çift gelirli ve iki çocuklu ailelerde de vergi yükü, çocuksuz bekarlara kıyasla genelde daha düşük seyrediyor. 22 AB ülkesinde bu grubun ortalama gelir vergisi oranı yüzde 15,5, OECD'de ise yüzde 14,3 seviyesinde bulunuyor. Oranlar Slovakya'da yüzde 4,7 gibi düşük seviyeler görülürken Danimarka'da yüzde 35,3'e kadar çıkıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre vergi yükündeki farklılıklar, ülkelerin tercih ettiği vergi sistemlerinden kaynaklanıyor. Bazı ülkelerde düz oranlı sistemler nedeniyle aile tipleri arasında fark azalırken, artan oranlı sistemlerde çift gelirli haneler daha yüksek vergi ödüyor. Ayrıca ülkelerin vergi yapısında gelir vergisinin yanı sıra KDV, kurumlar vergisi ve sermaye gelirleri gibi farklı kalemlerin ağırlığı da sonuçları değiştiriyor.</p>

<h3><strong>Ülkeler arasındaki gelir vergisi uçurumu</strong></h3>

<p>Uzmanlara göre iş gücü üzerindeki toplam vergi yükü yalnızca gelir vergisinden oluşmuyor; çalışanlar ve işverenler tarafından ödenen sosyal güvenlik primleri de bu yükte belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle ülkeler arasındaki karşılaştırmalarda sadece gelir vergisine bakmak yeterli görülmüyor.</p>

<p>Örneğin <strong>Danimarka'da gelir vergisi yüksek olsa da sosyal güvenlik primleri düşük seviyede</strong> kalırken, Fransa'da gelir vergisi daha düşük olmasına rağmen yüksek sosyal güvenlik katkıları toplam yükü artırıyor. Uzmanlar ayrıca sosyal güvenlik primlerinin ülkeden ülkeye ciddi farklılık gösterdiğini ve bunun net maaşları doğrudan etkilediğini vurguluyor. Vergi sisteminin yapısı da önemli bir faktör olarak öne çıkarken, bazı ülkelerde yüksek gelir grupları daha fazla vergilendirilirken düşük gelirli çalışanlar daha düşük oranlarla karşılaşıyor.</p>

<h3><strong>Çocuk sahibi olmanın vergi yüküne etkisi</strong></h3>

<p>Çocuksuz bekar bir çalışan ile iki çocuklu ve tek gelirli bir aile karşılaştırıldığında, en büyük fark Slovakya'da görülüyor. Bu ülkede iki grup arasındaki vergi farkı 17,4 puana ulaşıyor. Almanya'da fark 16,5 puan olurken, Lüksemburg'da 12 puan, Belçika'da ise 11,8 puan seviyesinde bulunuyor. Bu ülkelerde çocuklu ailelere yönelik vergi avantajlarının oldukça güçlü olduğu görülüyor.</p>

<p>Buna karşılık Estonya, Norveç, Litvanya, Birleşik Krallık, Hollanda, İsveç ve <strong>Türkiye'de çocuksuz bekar çalışanlarla iki çocuklu ailelerin gelir vergisi oranları arasında fark bulunmuyor.</strong> Ancak bu ülkelerde vergi oranlarında fark görülmemesi, çocuk desteklerinin yetersiz olduğu anlamına gelmiyor. Bu destekler bazı ülkelerde kamu hizmetleri, doğrudan nakit ödemeler ya da çocuklara yönelik ücretsiz sağlık sigortası gibi farklı mekanizmalar üzerinden sağlanabiliyor.</p>

<h3><strong>2026'nın en yüksek gelir vergisi oranları da Danimarka’da</strong></h3>

<p>Tax Foundation verilerine göre de 2026 itibarıyla Avrupa'da en yüksek kişisel gelir vergisi oranları yüzde 60,5’le yine Danimarka’da.</p>

<p>Danimarka’nın yanı sıra Fransa, Avusturya, İspanya, Belçika, Portekiz ve İsveç’te de en yüksek gelir grubuna uygulanan vergi oranı yüzde 50’nin üzerinde bulunuyor. <strong>Türkiye ise İrlanda, Almanya, İtalya, Finlandiya ve İngiltere ile birlikte en yüksek gelir vergisi oranının yüzde 40-48 bandında</strong> olduğu ülkeler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/avrupada-gelir-vergisi-ucurumu</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/02/avrupa-birligi.png" type="image/jpeg" length="94247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB'den ABD'nin yeni tarifelerine sert tepki]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/abden-abdnin-yeni-tarifelerine-sert-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/abden-abdnin-yeni-tarifelerine-sert-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin AB menşeli otomobil ve kamyonlara gümrük vergisini yüzde 25'e çıkarma planına Brüksel’den sert tepki geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AB ve ABD arasında ticaret anlaşmalarnın onay süreci devam ederken, yeni bir ticaret gerilimi patlak verdi.Avrupa Birliği, ABD'nin Birlik menşeli otomobil ve kamyonlara yönelik gümrük tarifelerini yüzde 25'e çıkarma tehdidine karşı sert bir uyarıda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sözcü Regnier, Brüksel’de düzenlenen günlük basın toplantısında, konuya ilişkin “Tehditleri ilk kez görmüyoruz" dedi,vatandaşlar ve şirketler için AB ile ABD arasındaki ortak bildiriyi uygulamaya odaklandıklarını belirtti.</p>

<h3><strong>Tüm seçenekler masada</strong></h3>

<p>Regnier, AB’nin ABD’ye olası vereceği karşılık konusunda spekülasyon yapmayacağını vurgulayarak, “Tüm seçenekler masada dediğimizde, gerçekten bütün seçenekler masada anlamına gelir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Herhangi bir tehdidi tırmandırmaktan yana olmadıklarına işaret eden Regnier, AB Komisyonunun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic’in bu konuda yoğun temaslarda bulunduğunu, 5 Mayıs’ta Paris’te ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ile bir araya geleceğini söyledi.</p>

<h3><strong>AB otomotivini vuracak yüzde 25'lik tehdit</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü ticaret anlaşmasına uymadığı gerekçesiyle AB menşeli otomobil ve kamyonlara uygulanan gümrük vergisi oranının yüzde 25’e çıkarılacağını duyurdu.</p>

<p>AB ile ABD arasında ticaret anlaşması görüşmeleri, Temmuz 2025’te İskoçya’daki Trump’a ait Turnberry golf sahasında tamamlanmıştı. Anlaşma kapsamında, AB ülkeleri ABD ürünlerine gümrük tarifesi uygulamamayı kabul etmiş, buna karşılık ABD’nin ise AB ürünlerine yüzde 15 oranında tarife uygulayacağı açıklanmıştı. AB tarafı halen ABD ile yapılan anlaşmanın onay sürecini tamamlamadı.</p>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/abden-abdnin-yeni-tarifelerine-sert-tepki</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/05/abd7.jpg" type="image/jpeg" length="42540"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
