<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 06 May 2026 14:01:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Altın, Trump'ın İran açıklamalarıyla yükselişte]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/altin-trumpin-iran-aciklamalariyla-yukseliste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/altin-trumpin-iran-aciklamalariyla-yukseliste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile nihai bir anlaşma konusunda ilerleme kaydedildiğini açıklamasının ardından yükselişini sürdürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altın, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile nihai bir anlaşma konusunda ilerleme kaydedildiğini açıklamasının ardından yükselişini sürdürdü.</p>

<p>Bu gelişme enflasyon baskılarını azaltırken doları da zayıflattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Külçe altın, salı günü yüzde 0,8 yükseldikten sonra yüzde 1,6’ya kadar değer kazanarak ons başına yaklaşık 4.630 dolara ulaştı. Dolar endeksi yüzde 0,3 gerileyerek altını birçok alıcı için daha ucuz hale getirdi. Trump, sosyal medya paylaşımında İran ile “büyük ilerleme” sağlandığını belirtirken, Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan gemilerin çıkışına yardımcı olmayı amaçlayan ABD öncülüğündeki çabayı, anlaşmanın sonuçlanıp sonuçlanmayacağını görmek için duraklatacağını söyledi.</p>

<p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, yaklaşık bir ay önce başlayan ateşkesin sürdüğünü ifade ederken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un artık saldırı operasyonlarını sonlandırıp boğazdaki deniz taşımacılığını korumaya odaklandığını belirtti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise görüşmelerin “ilerleme kaydettiğini” söyledi.</p>

<p>ABD aktif savaşa dönüş ihtimalini düşük gösterse de, Hürmüz Boğazı’nda gemilerin karıştığı çatışmaların ertesi günü bir yük gemisinin kimliği belirsiz bir cisimle vurulduğuna dair haberler, bölgede tansiyonun hâlâ yüksek olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Boğazın yeniden açılmasına yönelik anlaşma yolunun belirsizliğini koruması nedeniyle altın kısa vadede baskı altında kalmaya devam ediyor. Enflasyon endişelerinin artması, Fed’in faiz artırabileceği beklentilerini güçlendirirken, bu durum faiz getirisi olmayan altın üzerinde baskı oluşturuyor. Tahvil yatırımcıları, merkez bankasının bir sonraki hamlesinin faiz indirimi yerine artırım olabileceğine yönelik beklentilerini artırıyor.</p>

<p>Spot altın, Singapur saatiyle 09:47 itibarıyla yüzde 1,5 artışla ons başına 4.627,32 dolara yükseldi. Gümüş yüzde 2,9 artarak 74,98 dolara çıkarken, platin ve paladyum da değer kazandı.</p>

<p><strong>Bloomberg HT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/altin-trumpin-iran-aciklamalariyla-yukseliste</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/11/altin33.jpg" type="image/jpeg" length="24067"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul kantinlerinde yeni dönem: Etiketsiz ürün satılamayacak]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/okul-kantinlerinde-yeni-donem-etiketsiz-urun-satilamayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/okul-kantinlerinde-yeni-donem-etiketsiz-urun-satilamayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gıda politikalarında kapsamlı değişiklikler içeren kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulması bekleniyor. Düzenleme ile okul kantinlerinde satılacak ürünlerden ambalajlı gıdaların etiketlenmesine kadar birçok alanda yeni kurallar getirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gıda politikalarında değişiklik öngören kanun teklifinin önümüzdeki günlerde <strong>Türkiye Büyük Millet Meclisi</strong>'ne (<strong>TBMM</strong>) sunulması bekleniyor.</p>

<p>Gıda güvenliği ve halk sağlığını güçlendirmeyi amaçlayan düzenlemede, özellikle okullarda sağlıklı beslenme uygulamaları öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<h3><strong>Okul kantinlerinde yeni satış kriterleri</strong></h3>

<p>Taslağa göre, okul öncesi eğitim kurumları ile ilkokul ve ortaokullarda yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen beslenme kriterlerine uygun ürünlerin satışına izin verilecek. Bu kapsamda "okul gıdası" logosu bulunmayan ürünlerin kantinlerde yer almasına izin verilmeyecek.</p>

<p>Söz konusu uygulamayla, çocukların yüksek şeker ve yağ içeren gıdalara erişiminin sınırlandırılması ve daha dengeli beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>"Okul gıdası" logosu uygulaması ilk olarak 2019 yılında başlatılmış, ancak uygulama tarihi çeşitli nedenlerle birkaç kez ertelenmişti.</p>

<h3><strong>Ambalajlı ürünlerde yeni etiketleme dönemi</strong></h3>

<p>Düzenleme kapsamında ambalajlı gıdalarda da yeni bir etiketleme sistemine geçilmesi planlanıyor. Buna göre ürünlerin üzerinde, nişasta bazlı şeker ve toplam yağ miktarını gösteren renkli uyarı ibareleri yer alacak.</p>

<p>Böylece tüketicilerin ürün içeriklerini daha hızlı ve anlaşılır şekilde değerlendirebilmesi amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Un üretiminde zorunlu zenginleştirme yapılacak</strong></h3>

<p>Taslakta, gıda üretimine yönelik önemli bir düzenleme de yer alıyor. Buna göre tam buğday oranı yüzde 40'ın altında olan ekmeklik unlara vitamin ve mineral takviyesi yapılması zorunlu hale getirilecek. Bu adımla toplumda yaygın görülen besin eksikliklerinin azaltılması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Kurallara uymayanlara ceza kesilecek</strong></h3>

<p>Düzenlemeye aykırı hareket edenler için idari yaptırımlar da öngörülüyor. Un zenginleştirme yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere 500 bin TL, ambalajlı ürünlerde uyarı ibaresi bulundurmayanlara ise 200 bin TL para cezası uygulanacak.</p>

<p>Ayrıca kurallara aykırı ürünlere el konulması ve mülkiyetlerinin kamuya geçirilmesi de gündeme gelebilecek.</p>

<h3><strong>Su güvenliğinde denetimler sıkılaşıyor</strong></h3>

<p>Kanun teklifiyle birlikte su güvenliği alanında da denetimlerin sıkılaştırılması planlanıyor. Sağlık Bakanlığı denetimindeki sulara ilişkin ihlallerin bir yıl içinde tekrarlanması halinde, mevcut cezalara ek yaptırımlar uygulanabilecek.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/okul-kantinlerinde-yeni-donem-etiketsiz-urun-satilamayacak</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/07/ozel-okul.jpg" type="image/jpeg" length="67952"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırmızı et üretimi 2025’te geriledi: Son bir yılda yüzde 10,5 düşüş]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kirmizi-et-uretimi-2025te-geriledi-son-bir-yilda-yuzde-105-dusus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kirmizi-et-uretimi-2025te-geriledi-son-bir-yilda-yuzde-105-dusus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre kırmızı et üretimi 2025 yılında yüzde 10,5 azalarak 1 milyon 885 bin tona geriledi. Tüm hayvan türlerinde üretim düşerken, en sert gerileme sığır etinde yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Kırmızı Et Üretim İstatistikleri, sektörde dikkat çeken bir daralmaya işaret etti. Buna göre, 2024 yılında 2 milyon 105 bin 895 ton olan toplam kırmızı et üretimi, 2025’te <strong>yüzde 10,5 azalarak 1 milyon 885 bin 130 tona</strong> düştü.</p>

<p><img alt="Kırmızı et üretimi 2025’te geriledi: Son bir yılda yüzde 10,5 düşüş - Resim : 1" height="234" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw820h234q95gm/storage/files/images/2026/05/05/gorsel-2026-05-05-101500675-6t8z.png" width="820" /></p>

<h3><strong>Tüm türlerde tüketim düştü</strong></h3>

<p>Alt kalemler incelendiğinde düşüşün tüm hayvan türlerine yayıldığı görüldü. Sığır eti üretimi yüzde 11,5 azalışla 1 milyon 313 bin 7 ton olurken, koyun eti üretimi yüzde 8,1 gerileyerek 468 bin 470 ton olarak hesaplandı. Keçi eti üretimi yüzde 8,8 düşüşle 90 bin 744 ton, manda eti üretimi ise yüzde 6,3 azalarak 12 bin 909 ton seviyesinde gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kırmızı et üretimi 2025’te geriledi: Son bir yılda yüzde 10,5 düşüş - Resim : 2" height="469" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw820h469q95gm/storage/files/images/2026/05/05/gorsel-2026-05-05-101620650-apkh.png" width="820" /></p>

<h2>Üretim artış trendi sınırlı</h2>

<p>Öte yandan uzun vadeli veriler, üretimde artış trendinin sürdüğünü ancak son yılda sert bir kırılma yaşandığını da gösterdi. Buna göre toplam kırmızı et üretimi 2016 yılında 1 milyon 303 bin 648 ton seviyesindeyken, 2025 itibarıyla 1 milyon 885 bin 130 tona ulaştı.</p>

<p><img alt="Kırmızı et üretimi 2025’te geriledi: Son bir yılda yüzde 10,5 düşüş - Resim : 3" height="439" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw820h439q95gm/storage/files/images/2026/05/05/gorsel-2026-05-05-101650629-ddme.png" width="820" /></p>

<p>Üretim kompozisyonunda ise sığır eti ağırlığını korudu. 2025 yılında toplam üretimin yüzde 69,7’sini sığır eti oluştururken, koyun etinin payı yüzde 24,9, keçi etinin payı yüzde 4,8 ve manda etinin payı yüzde 0,7 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong>Mutluhan Yıldız-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kirmizi-et-uretimi-2025te-geriledi-son-bir-yilda-yuzde-105-dusus</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/05/kirmiziet4.jpg" type="image/jpeg" length="70379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 perspektifinden Almanya’da transfer fiyatlandırması denetimleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/2026-perspektifinden-almanyada-transfer-fiyatlandirmasi-denetimleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/2026-perspektifinden-almanyada-transfer-fiyatlandirmasi-denetimleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya ’da vergi ince­lemeleri giderek transfer fiyatlan­dırmasına odak­lanmakta; yapı­lan ek tarhiyat­ların önemli bir bölümü § 1 AStG kapsamında yapı­lan düzeltmeler­den kaynaklanmaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Do­layısıyla, Almanya’da iştira­ki bulunan Türkiye merkezli şirketlerin transfer fiyatlan­dırması kurallarına uyum ko­nusunda özenli davranmaları gerekmektedir. Aksi halde ek tarh, faiz ve ceza riski ile kar­şılaşma riskleri yüksektir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Ekonomik gerçeklik </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Gerek Alman Vergi İdaresi ve gerek Alman Danıştay’ı (BFH) transfer fiyatlandırması konu­sunu sadece hukuki ilişkideki fiyat/ücret seviyesi üzerinden ele almamaktadır. Aksine, grup şirketler arasındaki fonksiyon ve risk dağılımı, fiilen sunulan hizmetler ve işlemin yarattığı ekonomik fayda birlikte değer­lendirmektedirler.</p>

<p style="text-align:justify">Rutin fonksiyonlara sahip ve sınırlı risk üstlenen şirketle­rin, düşük ama istikrarlı bir kar marjı elde etmesi kuraldır. Yıl içinde marjların izlenmeyerek hedeften sapmaların ancak yıl sonunda fark edilmesi, karşıla­şılan önemli hatalardan biridir. Zira sapmaların zamanında dü­zeltilmemesi, idare tarafından yapılacak müdahaleyi ve buna bağlı çifte vergilendirme ris­kini artırmaktadır. Bu süreçte KDV ve gümrük etkilerinin de göz ardı edilmemesi gerekir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>İncelemelerin merkezinde fonksiyon devri ve grup içi hizmetler </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Fonksiyon devri, en kritik risk alanlarından biridir. Bir fonksiyonun (örn. Ar-Ge veya satış yetkisinin) yurt dışına kaydırılması halinde yalnızca varlıklar değil, gelecekteki ka­zanç potansiyeli de bir “trans­fer paketi” olarak değerlendir. Bu durum çoğu zaman yüksek tutarlı matrah düzeltmelerine yol açmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Grup içi hizmetlerde ise te­mel kriter “ekonomik fayda”­dır. Federal Alman Maliye Ba­kanlığı’nın 14.07.2021 tarihli rehberine göre, gerçekten su­nulmayan veya grup şirketine net bir fayda sağlamayan hiz­metler vergisel açıdan gider kabul edilmez. Özellikle mer­kezi yönetim hizmetlerinde, maliyet dağıtım anahtarları­nın ekonomik ve rasyonel ola­rak gerekçelendirilebilir ol­ması zorunludur.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Şekli değil, maddi savunma aracı olarak dökümantasyon </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Transfer fiyatlandırmasın­da dokümantasyon yüküm­lülüklerinin salt bir formali­te olarak ele alınması, büyük bir yanılgı olur. Almanya’da­ki yasal güncellemeler teme­linde, ana dosya (master file) ve yerel dosya (local file) gibi belgelerle birlikte “işlem mat­riksi”nin inceleme talebinden itibaren 30 gün içinde vergi idaresine sunulması zorunlu­luğu getirilmiştir. Bilgi ve bel­gelerin süresinde teslim edil­memesi halinde yüksek bir para cezası söz konusu olur. Dolayısıyla, şirketlerin mu­hakkak önceden hazırlık yap­mış olmaları gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">Dökümantasyon konusyla bağlantılı olarak dikkat edil­mesi gereken önemli bir konu da, grup içi sözleşmelerin ya­zılı olması gerekliliğidir. An­cak Alman uygulamasında be­lirleyici olan, sözleşmeyle fiili durumun birbiriyle uyumlu ol­masıdır (substance over form). Eksik, çelişkili veya gerçekle bağdaşmayan yapıların varlığı halinde, yüksek matrah takdir­leri ve cezalar söz konusu olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak; Almanya’da iştiraki olan Türkiye merkez­li şirketlere tavsiyem, transfer fiyatlandırmasını fiyatlama­nın ötesinde bir risk yönetimi olarak bütüncül bir çerçeve­de ele almalarıdır. Yapı doğru kurgulanmamışsa, fiyatın doğ­ru olması tek başına koruma sağlamaz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Avukat Prof. Dr. Funda BAŞARAN YAVAŞLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/2026-perspektifinden-almanyada-transfer-fiyatlandirmasi-denetimleri</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 08:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/12/almanya-vergi.jpg" type="image/jpeg" length="83804"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gıda fiyatları uçuşa geçecek]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/gida-fiyatlari-ucusa-gececek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/gida-fiyatlari-ucusa-gececek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşik Krallık’ta gıda fiyatlarının kasım ayına kadar yüzde 50 artabileceği uyarısı yapılırken, artışın arkasında iklim krizi, enerji maliyetleri ve jeopolitik gerilimlerin olduğu belirtiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Energy and Climate Intelligence Unit (ECIU) tarafından yayımlanan analize göre, gıda fiyatlarındaki artış son yıllarda hızlandı. Kuruma göre yalnızca 5 yılda yaşanan fiyat yükselişi, geçmişte yaklaşık 20 yılda görülen artışa denk geliyor.</p>

<h3><strong>İklim ve enerji maliyetleri etkili</strong></h3>

<p>Raporda, kuraklık, sel ve sıcak hava dalgaları gibi iklim kaynaklı risklerin üretimi olumsuz etkilediği, küresel tedarik zinciri sorunları ve petrol-doğal gaz fiyatlarındaki oynaklığın ise maliyetleri yukarı çektiği vurgulandı.</p>

<p>Temel gıda ürünlerinde dikkat çeken artışlar yaşandı. Makarna, yumurta, dondurulmuş sebzeler ve kırmızı ette fiyatlar 2021’den bu yana yüzde 50-64 yükselirken, zeytinyağı fiyatları iki katından fazla arttı. Son dönemde ise süt, tereyağı, çikolata ve kahve fiyatları artışta öne çıktı.</p>

<h3><strong>Haneler baskı altında, kemer sıkmaya başladılar</strong></h3>

<p>Verilere göre 2022-2023 döneminde ortalama bir hanenin gıda harcaması yaklaşık 605 sterlin arttı. Bu artışın önemli bir kısmı enerji maliyetlerinden kaynaklandı. Araştırmalar, milyonlarca hanenin gıda tüketimini kısmaya başladığını gösteriyor. Yaklaşık 3 milyon hanenin öğün atladığı, her 10 haneden birinin ise zaman zaman tamamen gıdasız kaldığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüketici güveninde de ciddi düşüş var. Halkın büyük bölümü ekonominin daha da kötüleşeceğini düşünürken, gıda fiyatlarına yönelik endişe yaygınlaşıyor. Bu nedenle aileler daha ucuz ürünlere yöneliyor ve indirimli market seçeneklerini tercih ediyor.</p>

<h3><strong>Jeopolitik riskler fiyatları artırabilir</strong></h3>

<p>Uzmanlar, Orta Doğu’daki gerilimin enerji fiyatları üzerinden gıda maliyetlerini artırmaya devam edebileceği uyarısında bulunuyor. Yetkililer, bu etkinin çatışmalar sona erse bile aylar boyunca sürebileceğini belirtiyor.</p>

<p>Öte yandan resmi verilere göre gıda enflasyonu şu an yıllık yüzde 3,8 seviyesinde. Bu durum, son gelişmelerin etkisinin henüz tam olarak tüketici fiyatlarına yansımadığını gösteriyor.</p>

<h3><strong>İsraf azalsa da sorun sürüyor</strong></h3>

<p>Artan fiyatlar karşısında haneler tasarruf önlemleri almaya çalışırken, gıda israfında sınırlı bir düşüş yaşandı. Ancak buna rağmen ailelerin her yıl yaklaşık 1.000 sterlin değerinde gıdayı çöpe attığı ifade ediliyor. Uzmanlar, mevcut eğilimin devam etmesi halinde gıda fiyatlarındaki artışın özellikle düşük gelirli kesimler üzerinde daha ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Mutluhan Yıldız-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/gida-fiyatlari-ucusa-gececek</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/gida-enflasyonu-3.webp" type="image/jpeg" length="46503"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Altın fiyatları ne durumda?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/altin-fiyatlari-ne-durumda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/altin-fiyatlari-ne-durumda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları, ABD para politikasına ilişkin görünümü gölgeleyen enflasyon kaygılarının etkisiyle haftanın ilk işlem gününde sınırlı geriledi. Piyasalar aynı zamanda ABD ile İran arasındaki barış görüşmelerine ilişkin gelişmeleri izliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altın fiyatları haftanın ilk işlem gününde düşük hacimli işlemlerde aşağı yönlü bir seyir izledi.</p>

<p>Ons altın yüzde 0,2 düşüşle 4 bin 606 dolar seviyesine gerilerken, ABD vadeli altın kontratları da yüzde 0,6 kayıpla 4 bin 617 dolara indi. Çin, Japonya ve İngiltere’de piyasaların tatil nedeniyle kapalı olması, işlemlerdeki zayıf görünümü pekiştirdi.</p>

<h2><strong>Şahin ton baskı yaratıyor</strong></h2>

<p>Jerome Powell liderliğindeki ABD Merkez Bankası’nın son toplantısında faizleri sabit tutmasına rağmen verdiği “şahin” mesajlar, altın üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.</p>

<p>Özellikle Fed içinde faiz indirimlerine karşı çıkan görüşlerin güçlenmesi ve petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon riskini artırması, piyasada “faizler daha uzun süre yüksek kalabilir” beklentisini öne çıkarıyor. Bu durum, faiz getirisi olmayan altının cazibesini sınırlıyor.</p>

<h2><strong>Petrol ve jeopolitik riskler belirleyici</strong></h2>

<p>Petrol fiyatları 100 doların üzerinde kalmaya devam ederken, ABD-İran müzakerelerine ilişkin belirsizlikler piyasaların odağında yer alıyor. Hürmüz Boğazı’nda bir tankerin vurulduğuna dair haberler, bölgedeki risklerin sürdüğüne işaret etti.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgede mahsur kalan gemilere destek verileceğini açıklaması da jeopolitik tansiyonun yüksek seyrini koruduğunu gösterdi.</p>

<h2><strong>Geniş bantta dalgalanma beklentisi</strong></h2>

<p>Cnbc-e'nin aktardığına göre analistler, altının yıl sonuna kadar 4 bin 400–5 bin 500 dolar aralığında hareket edebileceğini öngörüyor. Orta Doğu’daki gerilimin azalması ve enflasyon baskılarının hafiflemesi durumunda yukarı yönlü hareket alanı açılabileceği belirtilirken, yüksek <a href="https://www.ekonomim.com/finans/petrol/brent-petrol" rel="nofollow" target="_blank" title="petrol">petrol</a> fiyatlarının sürmesi halinde altının daha sınırlı bir bantta kalabileceği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Diğer değerli metallerde görünüm</strong></h2>

<p>Altın dışında diğer değerli metallerde ise sınırlı yükselişler görüldü. Gümüş yüzde 0,5, platin yüzde 0,8 ve paladyum yüzde 0,5 oranında değer kazandı.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/altin-fiyatlari-ne-durumda</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/01/altin4.jpg" type="image/jpeg" length="59012"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: Kendi yapay zekâ balonunu şişirme]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-3</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-3" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/kendi-yapay-zeka-balolunu-sisirme/891913" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></span></a></p>

<p><strong>İş dünyası yapay zekâ yatırımlarında coştu. Çok azı, ihtiyacı ölçüsünde YZ kullanırken çoğu, moda haline gelen YZ için milyarlarca dolar harcıyor. Kazanan kullanıcılar değil YZ şirketleri oluyor</strong></p>

<p><strong>1- SORUN</strong>: Üretken yapay zekâ araçlarını benimseyen şirketlerde <strong>kafa karıştırıcı</strong> bir çelişki ortaya çıkıyor: Çalışanlar büyük ölçüde <strong>teknolojiyi benimseme</strong> zorunluluklarına uyarken, çok azı bunun <strong>gerçek bir değer yarattığını</strong> görüyor. Kullananlar <strong>vaat edilen faydaların %5’ini</strong> hayata geçirebilmişler.</p>

<p><strong>2- ETKİSİ</strong>: Oysa YZ için <strong>yatırımların %15’i</strong> kadar kaynak harcanmış. <strong>MIT Media Lab</strong> raporu, kuruluşların <strong>%95</strong>'inin bu teknolojilere yaptıkları yatırımdan <strong>ölçülebilir bir geri dönüş görmediğini</strong> ortaya koymuş. Bu kadar çok <strong>faaliyet</strong>, bu kadar çok <strong>coşku</strong>, bu kadar <strong>az geri dönüş</strong>. Neden? <strong>YZ bir balon mu yoksa</strong>?</p>

<p><strong>İNSAN GİBİ DÜŞÜNEN MAKİNE ÜRETİLEBİLİR Mİ?</strong></p>

<p><strong>3- ÇÖZÜM</strong>: YZ neredeyse <strong>KOBİ düzeyinde</strong> herkesin ajandasında… Şirketler YZ yatırımları üzerinden adeta <strong>rekabet</strong> halinde. Fakat çok azı YZ’yi “<strong>üretken yapay zekâ</strong>” çerçevesinde kullanıyor, <strong>verimlilik</strong> üretiyor. <strong>Karar süreçleri iyileştirmede</strong> işe yarayan <strong>YZ’yi abartmayıp </strong>başardığı alanı deneyip benimse.</p>

<p><strong>4- YÖNTEM</strong>: YZ <strong>savaşta</strong> da kullanılıyor ama o kadar da değil. Zira karar aşamasında, <strong>hatadan kim sorumlu olacak</strong> konusu ortada<strong>… İnsan gibi düşünen makine yapmayacaksın</strong>. Zira insanın <strong>sezgisi</strong>, <strong>aklı</strong>, <strong>zekâsı</strong>, varsa <strong>ruhu</strong> ve daha nice bilinmezi bileşkesinde karar veriyoruz. <strong>Kendi YZ balonuna üfürme</strong>.</p>

<p><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Yapay zekâ balonuna dair…</strong></p>

<p><strong><i>YZ yüzünden işinden olan var mı?</i></strong></p>

<p><strong>Henüz yok</strong>. Ancak bazı <strong>rutin işlerini</strong> YZ’ye devredenler var. <strong>Veri girişi</strong> gibi işlerde çalışanlar da zaten benzeri alanlara kaydırılıyor. <strong>Kitleler halinde işsiz kalınacağı söylemini</strong> doğrulayan kanıtlar henüz yok.</p>

<p><strong><i>Alanında uzmanlar ne diyor?</i></strong></p>

<p>Dedikleri şu: “<i>Benim alanımda tam bir cahil ve yalancı ama diğer konularda çok iyi</i>.” Yani uzmanlık sahipleri YZ’nin sonuçlarını <strong>yetersiz</strong> buluyor fakat <strong>bilmedikleri şeyleri YZ’nin bildiği</strong> yanılgısındalar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>NOT/ “HERKES YATIRIM YAPIYOR, ACABA BİR ŞEY Mİ KAÇIRIYORUM?”</strong></p>

<p>Görüştüğüm nice iş insanı, böyle söylüyor? Bazı <strong>otomasyonlarda</strong> kullandık işe yarıyor ama <strong>henüz bir mucizesini</strong> görmedik.” İyi de <strong>neden bu kadar para harcıyorsun</strong> ve dilinde? “<i>Rakiplerimden geri kalamam, onlar YZ diyorsa ben de</i>…” Fakat YZ’nin vaat ettiklerinin ancak <strong>20’de 1’i </strong>gerçekleşebilmiş.</p>

<p><strong>YAPAY ZEKÂ BALONU LÛGATI</strong></p>

<p><strong>Yapay zekâ</strong>: İnsan beyninin kafatasının dışına taşması, dijital sinir ağlarıyla zekâlar arası iletişim</p>

<p><strong>YZ balonu</strong>: Yapay zekâdan beklentilerin abartılması, tıpkı 2001 dot.com krizi öncesindeki gibi</p>

<p><strong>YZ modası</strong>: Herkesin dilinde pelesenk haline gelerek YZ’ye güzelleme yarışına girme histerisi</p>

<p><strong>Gerçek YZ</strong>: Yapay zekânın üretkenlikte, karar süreçleri desteğinde ve araştırmada kullanımı</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-3</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/04/yapay-zeka-3.webp" type="image/jpeg" length="97094"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Danıştay’dan kanuni temsilcilere kötü haber: Hata düzeltme yolu kapandı mı?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/danistaydan-kanuni-temsilcilere-kotu-haber-hata-duzeltme-yolu-kapandi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/danistaydan-kanuni-temsilcilere-kotu-haber-hata-duzeltme-yolu-kapandi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun daha önceki kararlarında, temsilcilik sıfatı ve sorumluluk dönemine ilişkin belirsizlik bulunan uyuşmazlıklarda vergi hatası kapsamında değerlendirileceği açıkça kabul edilmiştir. Bu yönüyle 1 Nisan tarihli karar, içtihatta görülen daha esnek yaklaşımı geri çeken, düzeltme-şikâyet yolunu fiilen daraltan bir çizgiye yaklaşmaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 1 Nisan 2026 tarih ve <strong>E.2024/729, K.2026/242</strong> sayılı kararı, vergi hukukunda uzun süredir tartışılan <strong>iki kritik başlığı</strong> yeniden gündeme taşıdı: Kanuni temsilcilerin düzeltme-şikâyet yoluna başvurup başvuramayacağı ve ödeme emri gibi tahsil işlemlerine karşı ileri sürülen iddiaların vergi hatası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Uyuşmazlık, OHAL döneminde KHK ile kapatılan bir şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarının, şirketin eski kanuni temsilcisinden tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirleriyle başladı. Davacı, borçların zamanaşımına uğradığını, öncelikle şirket malvarlığından tahsil edilmesi gerektiğini ve kayyum süreci nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek Vergi Usul Kanunu’ndaki düzeltme yoluna başvurdu. Bu başvurunun reddi üzerine şikâyet yoluna gidildi ve süreç yargıya taşındı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>İlk derece mahkemesi</span></strong><span> bazı alacaklar yönünden zamanaşımı bulunduğu gerekçesiyle kısmi iptal kararı verirken, diğer kısımlar bakımından düzeltme zamanaşımının geçtiği sonucuna ulaştı. Ancak <strong>İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi</strong> daha köklü bir yaklaşım benimsedi ve davacının baştan itibaren düzeltme-şikâyet yoluna başvurma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Gerekçeye göre Vergi Usul Kanunu’nda düzeltme talep etme hakkı mükellef ve vergi sorumlularına tanınmıştır; kanuni temsilci bu kapsamda yer almamaktadır.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Dosya Danıştay’a taşındığında, Dokuzuncu Daire bazı yönlerden farklı bir değerlendirme yaptı. Özellikle tüzel kişiliği sona ermiş bir şirkete ilişkin işlemler ve zamanaşımı iddiaları bakımından uyuşmazlığın vergi hatası kapsamında incelenmesi gerektiğini belirterek kararı bu yönüyle bozdu. Ancak Bölge İdare Mahkemesi bu bozma kararına uymayarak önceki gerekçesinde ısrar etti. Nihai incelemeyi yapan Vergi Dava Daireleri Kurulu ise bu ısrarı yerinde buldu.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun yaklaşımına göre düzeltme-şikâyet mekanizması, Vergi Usul Kanunu’nda açıkça düzenlendiği üzere mükellefler ve vergi sorumluları için öngörülmüş bir idari başvuru yoludur. Kanuni temsilci, vergi borcundan sorumlu tutulabilse de bu sıfatı onu mükellef veya vergi sorumlusu haline getirmemektedir. Bu nedenle <strong>kanuni temsilcilerin bu yola başvurma imkânı bulunmamaktadır. Öncelikle bu görüşe katılmadığımı belirtmek isterim.</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kararın <strong>önemli bir diğer yönü ise</strong> vergi hatası kavramının sınırlarına ilişkindir. Kurulun yaklaşımından çıkan sonuç, ödeme emri gibi 6183 sayılı Kanun kapsamında tesis edilen tahsil işlemlerine karşı ileri sürülen iddiaların kural olarak vergi hatası kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı yönündedir. Vergi hatası, esas itibarıyla tarh ve tahakkuk aşamasındaki maddi hatalara ilişkindir. Buna karşılık tahsil aşamasındaki uyuşmazlıklar, kural olarak süresinde açılacak idari davalarla ileri sürülebilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu noktada <strong>kararın en önemli sonucu ortaya çıkıyor</strong>: Kanuni temsilci, adına düzenlenen ödeme emrine karşı yasal süresi içinde dava açmadığı takdirde, sonradan düzeltme-şikâyet yoluyla bu işlemi tartışma imkânına sahip değildir. Başka bir ifadeyle düzeltme yolu, kaçırılmış dava süresinin yerine geçecek ikincil bir başvuru mekanizması değildir. <strong>Bu görüşe de katılmadığımı vurgulamak isterim.</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Karar, vergi hukukunda sıkça vurgulanan ancak uygulamada zaman zaman sınırları tartışılan tarh ve tahsil aşaması ayrımını yeniden görünür hale getirmektedir. Düzeltme-şikâyet yolu, kanunun öngördüğü çerçevede sınırlı nitelikteki vergi hatalarına karşı öngörülmüş bir idari başvuru yolu olarak kalmaktadır. Tahsil işlemlerine ilişkin iddiaların ise kural olarak yargı yoluyla ve süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir.</span></p>

<h3 style="text-align:justify">Önceki içtihatlarla çelişiyor…</h3>

<p style="text-align:justify"><span>Bu hususta Danıştay </span><strong><i><span>Vergi Dava Daireleri Kurulunun 26.04.2024 tarih ve E.</span></i></strong> <strong><i><span>2022/1003, K.2024/390 sayılı kararı</span></i></strong><span> <i>asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarının şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenen olayda, hisse devri gerçekleştikten sonraki döneme ait kamu alacağından sorumlu bulunmadığı iddiasının düzeltme-şikâyet kapsamında incelenebilecek bir vergi hatası oluşturduğu</i> yönündeydi.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İlaveten Danıştay <strong><i>Vergi Dava Daireleri Kurulunun </i></strong>14.05.2024 tarih ve E.2023/8363, K.2024/2734 sayılı kararında da davacı hakkında düzenlenen ödeme emirleri, farklı yıllara ait vergi ve cezalara ilişkindir ve elektronik tebligatla kesinleşmiştir. Uyuşmazlıkta temel tartışma, davacının ilgili dönemlerde asıl borçlu derneğin kanuni temsilcisi olup olmadığı ve bu sıfatı taşımadığı dönemlere ilişkin borçlardan sorumlu tutulup tutulamayacağıdır. Kurul, Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde vergi hatasının tanımlandığını ve 126. maddede bazı durumlarda tahsil aşamasındaki işlemlerin de düzeltme-şikâyet yoluna konu olabileceğini vurgulamıştır. Bu çerçevede, kanuni temsilcilik sıfatının hangi dönemlerde bulunduğunun tartışmalı olduğu hallerde, uyuşmazlığın vergi hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda ise Bölge İdare Mahkemesi, davacının düzeltme-şikâyet yoluna başvuramayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Danıştay VDDK ise bu yaklaşımı isabetli bulmamış; temsilcilik sıfatı ve sorumluluk dönemlerinin değerlendirilmesi gerektiğini, bu yönüyle uyuşmazlığın vergi hatası kapsamında incelenmesi gerektiğini ifade ederek kararı hukuka uygun bulmamıştır. Özetle karar, kanuni temsilcilik sıfatının dönemsel olarak tartışmalı olduğu durumlarda, uyuşmazlığın salt usul gerekçeleriyle düzeltme yolu dışında bırakılmaması gerektiğini ortaya koymaktadır.</span></p>

<h3 style="text-align:justify">Sonuç ve değerlendirme</h3>

<p style="text-align:justify"><span>Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 1 Nisan 2026 tarihli kararı, kanuni temsilcilerin düzeltme-şikâyet yoluna erişimini kategorik biçimde reddeden yaklaşımıyla vergi yargısında önemli bir sınır çiziyor. Ancak bu sınır, vergi hatası müessesesinin işlevi ve hak arama özgürlüğü bakımından fazla dar bir çerçeveye oturuyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kurulun <strong>kanuni temsilci mükellef ya da vergi sorumlusu değildir, dolayısıyla düzeltme yoluna başvuramaz</strong> yönündeki tespiti, normatif olarak kanun metnine dayanıyor olsa da vergi hatası kurumunun amacını göz ardı eden bir sonuç doğuruyor. Özellikle temsilcilik sıfatının tartışmalı olduğu, dönemsel sorumlulukların netleşmediği veya açık maddi hataların bulunduğu durumlarda bu kadar kesin bir dışlama isabetli görünmüyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Nitekim Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun daha önceki kararlarında, temsilcilik sıfatı ve sorumluluk dönemine ilişkin belirsizlik bulunan uyuşmazlıklarda vergi hatası kapsamında değerlendirileceği açıkça kabul edilmiştir. Bu yönüyle 1 Nisan tarihli karar, içtihatta görülen daha esnek yaklaşımı geri çeken, düzeltme-şikâyet yolunu fiilen daraltan bir çizgiye yaklaşmaktadır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Oysa düzeltme müessesesi, yalnızca teknik bir başvuru yolu değil; açık maddi hataların yargıya taşınmadan önce idare tarafından giderilmesini sağlayan bir güvenlik mekanizmasıdır. Bu mekanizmayı <strong>sıfat yokluğu</strong> gerekçesiyle baştan kapatmak, vergi hukukunda hatanın düzeltilmesi ilkesini zayıflatan bir sonuç üretmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu nedenle 1 Nisan 2026 tarihli kararda ortaya konulan yaklaşımın, vergi hatası kurumunun amacı ve önceki içtihatlarla birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Aksi halde düzeltme-şikâyet yolu, hatayı gidermeye yarayan bir araç olmaktan çıkıp, yalnızca dar bir mükellef tanımına sıkışan teknik bir formaliteye dönüşecektir.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24 | Murat BATI</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/danistaydan-kanuni-temsilcilere-kotu-haber-hata-duzeltme-yolu-kapandi-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/03/danistay-1.webp" type="image/jpeg" length="39064"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mevzuat yorumları, yargının bakışı ve yeni teşvikler]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/mevzuat-yorumlari-yarginin-bakisi-ve-yeni-tesvikler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/mevzuat-yorumlari-yarginin-bakisi-ve-yeni-tesvikler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi uygulamasında yapılan bir düzenleme, hedeflenen amacı sağlamanın yanı sıra bazen istenmeyen ya da öngörülemeyen sonuçlara da yol açabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Genel tebliğler ve idarenin açıklamaları, tam da bu tür karışıklıkları gidermek ve kanunun konuluşundaki amaca uygun açıklamalar yapmak amacı taşır. Ne var ki zaman zaman bu açıklamalar, kanun koyucunun niyetinin ötesine geçen; işgüzarlık diyebileceğimiz aşırı yorumları da bünyesinde barındırabilecek sınırlamalar da içerebilir.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>UZUN YILLAR SÜREN YORUMLAR DEĞİŞTİĞİNDE NE OLUR? </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">İdarenin uzun yıllar devam ettirdiği yorumu, yasal bir değişiklik yapılmaksızın farklı bir yöne evirmesi ya da yargının bu yorumu sorgular hale gelmesi, vergi hukukunun en tartışmalı alanlarından birini oluşturur. Bu durum iki farklı biçimde tezahür edebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Birinci durumda, idarenin kendi yorumunu değiştirmesi söz konusudur. Bu takdirde yargı, ister önceki ister sonraki yorumu benimsesin, kanunun lafzını esas alarak bir karar verecektir. Buna somut bir örnek olarak geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir yargı kararını gösterebiliriz. Söz konusu kararda, limited şirket iken anonim şirkete dönüşen bir ortaklık payının satışında iştirak kazançları istisnasına esas alınacak iki yıllık elde tutma süresinin başlangıcı tartışmaya açıldı. Yargı, idarenin görüş değişikliğinden önceki yorumunu doğrulayarak elde tutma süresinin limited şirket ortaklık payının iktisap edildiği tarihten itibaren işlemesi gerektiğine hükmetti. Bizim değerlendirmemize göre de idarenin sonradan yaptığı görüş değişikliği hem kanunun amacına hem de eşitlik ilkesine aykırı bir yorumdu. Bu nedenle yargının meseleyi netleştirmesi isabetli ve olumlu oldu.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>BORCA KARŞILIK İŞTİRAK SATIŞINDA DANIŞTAY'IN YAKLAŞIMI </strong></p>

<p style="text-align:justify">İkinci durum ise çok eski yıllardan bu yana süregelen bir meseleye ilişkindir: İştirak hissesi satışındaki kurumlar vergisi istisnasının, şirkete nakit girişi sağlanması koşuluna bağlanması.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yorumun temelini oluşturan İdari görüşe göre, bir satışın istisnadan yararlanabilmesi için şirketin fiilen nakde kavuşması gerekir anlayışı vardır. Ne var ki Danıştay, borca karşılık iki yıldan fazla süreyle elde tutulmuş iştirak hissesinin satışına ilişkin bir ihtilaf üzerine verdiği son kararında borcun ortadan kalkmasının şirketin mali durumunu iyileştirdiğini ve dolayısıyla kanunun aradığı ödeme koşulunun bu durumda da gerçekleşmiş sayılması gerektiğini kabul etti. Bu çerçevede istisnanın uygulanması gerektiğine hükmetti; kanunun lafzını esas alan bu yaklaşım, İdarenin öteden beri gelen görüşü aksine bir sonuç doğurdu.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>KANUNUN AMACI NAKİT GİRİŞİ Mİ, MALİ İYİLEŞME Mİ? </strong></p>

<p style="text-align:justify">Peki, kanun koyucu bu istisnayı neden öngördü? Asıl amacın şirketin nakit değerlerini artırmaktan çok mali yapısını güçlendirmek olduğu değerlendirildiğinde, Danıştay'ın benimsediği yorumun kanunun ruhuna daha uygun düştüğü görülüyor. Zira borcun tasfiyesi de şirketin bilançosunu aynı zamanda da tahsilatın yapılması anlamına gelir. Bu iyileşmenin nakde dönüşme biçimi, istisnadan yararlanma hakkını ortadan kaldırmamalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Tebliğdeki nakit girişi şartının idarece uzun yıllar boyunca tartışma yaratmadan uygulanmış olması, muhtemeldir ki konunun Danıştay'a geç intikal etmesinin başlıca açıklaması olabilir. Bununla birlikte Danıştay, kanun hükmünü kendi yorumu doğrultusunda değerlendirerek bu kararına varmıştır. Tabii ki bu karar bir daire kararı olduğu için farklı kararlar da çıkması ihtimal dahilindedir. Öte yandan, Danıştay’ın aynı kararda uygun gördüğü iştirakin zararla kapanması sonucu iştirak hisselerine ilişkin kayıtlarda yer alan maliyetin gider yazılabileceğine ilişkin kararı ise bize göre daha tartışılmaya açıktır.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>AÇIKLANAN TEŞVİKLER VE ÇERÇEVENİN ÖNEMİ </strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu tablonun ışığında tartışmalı alanlarda en sağlıklı yolun kanun maddesinin olabildiğince net bir biçimde kaleme alınması olduğunu özellikle vurgulamak gerekir. Bir sınırlama öngörülüyorsa bu sınırlamanın kanunda açıkça yer alması; sonradan böyle bir tercih benimsenmek isteniyorsa yine kanuna ekleme yapılmak suretiyle düzenlenmesi, hem mükellef hem de idare açısından çok daha sağlıklı bir hukuki zemin oluşturacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu bağlamda geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan vergi teşvik paketinin yasalaşma sürecinde de aynı hassasiyetin gösterilmesini temenni ediyoruz. Söz konusu düzenlemelerin öngörülemeyen ve istenmeyen sonuçlara yol açmaması için çerçevenin doğru çizilmesi, maddelerin açık ve anlaşılır bir dille kaleme alınması büyük önem taşıyor. Kanun teklifinin TBMM’ye sevkinde acele edilmemesi, bu anlamda gerekli hassasiyetin gösterildiğinin bir işareti olarak değerlendirilebilir. Umarız bu özenli tutum, yasalaşma sürecinin tüm aşamalarında sürdürülür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İstanbul Ticaret Odası Gazetesi |  OSMAN ARIOĞLU</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/mevzuat-yorumlari-yarginin-bakisi-ve-yeni-tesvikler</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/07/tesvik-4.jpg" type="image/jpeg" length="21157"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’da enflasyon belli oldu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/istanbulda-enflasyon-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/istanbulda-enflasyon-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Ticaret Odası verilerine göre İstanbul’da perakende fiyatları Nisan 2026’da aylık %3,74 artarken, yıllık artış %36,83 olarak gerçekleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da perakende fiyat hareketlerinin öncü göstergelerinden biri olan İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi’nin Nisan 2026 verileri açıklandı. Buna göre, şehirde fiyatlar bir önceki aya kıyasla %3,74 oranında artış gösterdi.</p>

<p>Endeksin yıllık görünümünde ise artış eğilimi dikkat çekti. 2025 yılı Nisan ayına göre hesaplanan yıllık değişim oranı, İTO 2023=100 bazlı İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi’nde %36,83 olarak kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu veriler, İstanbul özelinde perakende fiyatlardaki yükselişin sürdüğüne işaret ederken, aylık bazda gözlenen artışın özellikle temel tüketim kalemlerindeki fiyat hareketlerinden beslendiği değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/istanbulda-enflasyon-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/11/enflasyon-21.webp" type="image/jpeg" length="24563"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Açıklanan vergi teşvikleri ve küresel vergileme]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/aciklanan-vergi-tesvikleri-ve-kuresel-vergileme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/aciklanan-vergi-tesvikleri-ve-kuresel-vergileme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanımız tara­fından, özellikle yabancı yatırımcıların böl­gesel merkezlerini İstanbul Finans Merkezi’ne taşımaları ve imalatçı ihracatçılar başta olmak üzere ihracatçılara yönelik indirimli kurumlar vergisi uygulamaları dâhil olmak üzere bir dizi vergisel teşvik açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Açıklanan bu teşviklere ilişkin henüz Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilmiş bir kanun teklifi bulunmuyor. Buradan anlaşılıyor ki, teş­viklerle ilgili teknik düzeydeki çalışmalar henüz sonuçlanmamış olabilir.</p>

<h3 style="text-align:justify">Küresel ve yerel asgari vergi çerçevesi</h3>

<p style="text-align:justify">Konuyu bu köşede değerlendirmedeki önce­likli amacımız, bu düzenlemeler yapılırken özel­likle 2024 yılında vergi sistemimize giren ve hâlihazırda Avrupa’nın birçok ülkesinde uygu­lanan küresel asgari tamamlayıcı kurumlar ver­gisi ile yine aynı dönemde vergi mevzuatımıza katılan asgari kurumlar vergisi çerçevesinde ba­zı hususlara dikkat çekmektir.</p>

<p style="text-align:justify">Zira artık küresel ve yerel asgari vergi uygu­laması; bazen vazgeçtiğiniz vergiyi başka ülke­lerin tamamlayıcı vergi kapsamında almasına imkân tanıyan bir mekanizmaya dönüşmüş du­rumda. Bu mekanizmanın iki temel kuralı var: Grubun uluslararası konsolide cirosunun 750 milyon Euro’yu geçmesi ve Türkiye dışında da iştiraki veya şubesi aracılığıyla faaliyet gösteri­yor olması.</p>

<h3 style="text-align:justify">Açıklanan teşvikler</h3>

<p style="text-align:justify">Öncelikle açıklanan teşvikleri satır başlarıyla sıralayalım:</p>

<p style="text-align:justify">-İmalatçı ihracatçılara %9 kurumlar vergisi,</p>

<p style="text-align:justify">-İhracatçılara %14 kurumlar vergisi,</p>

<p style="text-align:justify">-İstanbul Finans Merkezi (İFM) kapsamın­da transit ticaret ve aracılık faaliyetlerinden el­de edilen gelirlere kurumlar vergisi istisnası,</p>

<p style="text-align:justify">-Bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşıyan uluslararası şirketlere 20 yıla kadar ver­gi avantajı,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">-Mimarlık, mühendislik, tasarım ve yazılım gibi hizmet ihraçlarından elde edilen kazançlar­da %100 istisna,</p>

<p style="text-align:justify">-Son üç yılda Türkiye’de vergi mükellefi ol­mayan kişilere, Türkiye’ye yerleşmeleri kaydıy­la yurt dışı kaynaklı gelirlerine 20 yıl vergi istis­nası tanınması ve veraset ile intikal vergisinin %1 olarak uygulanması,</p>

<p style="text-align:justify">-Yurt dışındaki para, altın ve menkul kıy­metleri belirlenecek tarihte Türkiye’ye getiren­lere %2-3 gibi düşük bir vergi oranıyla kaynakla­rını sisteme kazandırma imkânı.</p>

<h3 style="text-align:justify">Teşviklerin asgari vergiyle çakışma riski</h3>

<p style="text-align:justify">Başlıklar hâlinde değerlendirdiğimiz bu teş­viklerden bir kısmı, yurt içi asgari kurumlar vergisine tabi olabilecek ya da küresel asgari ta­mamlayıcı kurumlar vergisinin kapsamına gire­bilecektir. Teşviklerin anlamlı sonuçlar doğura­bilmesi için söz konusu gelirlerin yurt içi asgari kurumlar vergisinden istisna tutulması gereke­bilir. Örneğin İstanbul Finans Merkezi’ne böl­gesel merkezlerini taşıyan kurumlar ile imalat­çı ihracatçılara sağlanan teşvikler bu kapsamda vergileme dışında bırakılabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte, özellikle bölgesel operasyon merkezlerini Türkiye’ye taşıyan kurumlar ya Türkiye bakımından küresel asgari tamamlayıcı verginin kapsamına girebilecek ya da Türkiye’de istisna olmasına karşın ana merkezin bulundu­ğu ülkede küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisine muhatap olabilecektir.</p>

<h3 style="text-align:justify">ABD merkezli şirketler: Tek istisna</h3>

<p style="text-align:justify">Bunun tek istisnası merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan küresel şirketler olacak­tır. Zira Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 147 ülke, merkezi ABD’de bulunan çok uluslu şirket­lere küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi uygulamasında istisna tanımış durumdadır.</p>

<h3 style="text-align:justify">Sonuç: Kimler gerçekten yararlanır?</h3>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak açıklanan teşvikler, son dönem­deki ihracat performansındaki olumsuz gidişat ile dış ticaret dengesindeki bozulmasının önlen­mesi bakımından her hâlükârda önemli sonuç­lar doğurabilecektir. Bu teşvikler özellikle tek­nik hizmetler alanında hizmet ihracı yapan ku­rumlar açısından değerli olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">İmalatçı ihracatçıların normal şartlarda baş­ka kazançları da bulunacağından, efektif vergi oranını %10 civarında tutmaları mümkün ola­bilecektir. Ancak bu avantaj; yurt dışı iştira­ki bulunmayan ya da küresel cirosu 750 milyon Euro’nun — bugünkü kurla yaklaşık 40 milyar TL’nin — altında kalan şirketler için geçerlidir. Yurt dışında yaşayıp Türkiye’ye yerleşen ve yurt dışı varlıklarını Türkiye’den değerlendiren ger­çek kişiler bakımından ise bu teşvikler önemli bir avantaj olmaya devam etmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Osman ARIOĞLU</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/aciklanan-vergi-tesvikleri-ve-kuresel-vergileme</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/10/istanbul-finans-merkezi-1.jpg" type="image/jpeg" length="24155"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: El freniyle hızlanılmaz, gaza basalım]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/el-freniyle-hizlanilmaz-gaza-basalim/891199" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></span></a></p>

<p><strong>Depodaki yakıt, (dinamik nüfus, jeopolitik önem, kaynaklar) boşa giderse avara kasnak olur, ülke zamanını harcarsın. Böylece hızlanmak yerine orta gelir asfaltında patinaja devam eder dururuz</strong></p>

<p><strong>*****</strong></p>

<p><strong>1- SORUN</strong>: <strong>Türkiye, yüksek gelir grubu ülkeler arasında yer alabilir mi</strong>? Bugün hormonlu kurla fiktif parametrelerle değil, gerçekçi kurla... Tabii ki evet... Yeter ki bu <strong>tercihin gereğini</strong> yapsın... Bizlere düşen, sosyal hayattan ekonomiye dek, her alanda zihin yapısını bu yeni <strong>irtifaya ayarlamak</strong> aslında...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2- ETKİSİ</strong>: Hele ki şu ekonomik sıkıntıda, <strong>hiperenflasyon</strong> sürecinde ve <strong>kur çılgınlığında</strong> bunu düşünmek, daha da anlamlı olacaktır. Zira işler kötü giderken <strong>her şeyin daha da kötü olacağı bir gelecek hayal etmek</strong>, daha beter bir gelecek inşa eder. Nitekim insanlarımız <strong>yarınsızlık</strong> açmazında...</p>

<p><strong>KURU BASKILAMAK YERİNE ZİHNİNİ GÜNCELLE</strong></p>

<p><strong>3- ÇÖZÜM</strong>: Bilinen gerçek şudur ki <strong>krizler daima fırsat barındırmıştır</strong>. Eğer o kriz içindeki <strong>fırsatı görebiliyor</strong> ve <strong>gereğini yapabiliyorsan</strong>… Aksi halde g<strong>ünü kurtarma gayretiyle </strong>ancak ömrünü milim milim uzatır, <strong>hayatta kalma çabasına mahkûm</strong> olursun. Zihin yapını değiştir, dünyan değişiversin.</p>

<p><strong>4- YÖNTEM: İnsan, kanatları kadar hafif, prangaları kadar ağırdır</strong> der şair. Yüksek irtifaya çıkacak isen, <strong>jet motorların gücü</strong> gereklidir ama <strong>safralarını atmadan</strong> bunu başaramazsın. Safralar, artık <strong>değer üretmeyen</strong> her şeydir. Bünyede ağırlık, işletmede hantallık, <strong>yüksek irtifa uçaklarında sorun</strong> oluşturur.</p>

<p><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Hızlı yol almaya dair…</strong></p>

<p><strong><i>Türkiye ekonomide ilk 10’a girebilir mi?</i></strong></p>

<p>Elbette… <strong>Goldman Sachs</strong>’ın <strong>2035 dünyasına</strong> yönelik gelecek araştırmasını hatırlıyorum: “<strong>Nüfus dinamikleri</strong>, <strong>yatırım debisi</strong> ve <strong>siyasi istikrarı</strong> kalıcı, <strong>güçlü liderliği</strong> kurumsallaştırırsa” <strong>ilk 9’da olur.</strong></p>

<p><strong><i>Yarına inanmak nasıl mümkün olur?</i></strong></p>

<p>Gördüğüm şudur; daha iyi bir yarına “<strong>hayır</strong>” diyenler, <strong>el freni çekilmiş bir otomobilden hızlı gitmesini bekleme ikilemine</strong> gömülmüş… Hantallık atılmadan nasıl büyük ülke olunabilir ki? Önce yarına inan.</p>

<p><strong>NOT/ YENİ DÜNYADA TEK SORUN BÜYÜKLÜK DEĞİL, HIZDIR</strong></p>

<p><strong>Büyük balığın küçük balığı yuttuğu</strong> dünya giderek geride kalıyor ve yerini; <strong>hızlı balığın yavaşı yuttuğu dünya</strong> alıyor. Türkiye’nin bir yandan gelecek yolundaki <strong>hız tümseklerini</strong> aşmak diğer yandan arabanın içinde vesayetin, bürokrasinin, çifte direksiyonun “<strong>çekili tuttuğu el frenini</strong> <strong>boşaltmak</strong>” zorundadır.</p>

<p><strong>YÜKSEK HIZ LÛGATI</strong></p>

<p><strong>Hızlı kalkınma</strong>: Mevcut stratejilerin dışına çıkabilmek için farklı zenginlik kaynak ve yöntemleri bütünü</p>

<p><strong>Zıplayarak büyüme</strong>: Satın almak, birleşmek ve organik işbirlikleri yöntemiyle kalkınmada atılım</p>

<p><strong>Dinamik nüfus</strong>: Eğer eğitir ve yönlendirirsen hızla kalkınırsın, değilse toplumsal bomba haline gelir</p>

<p><strong>Aynı ufka bakmak</strong>: Uçmak isteyene <strong>gökyüzü</strong> limit… Uçamayana da <strong>yeryüzü</strong> zindan… Aynı ufka bak</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-2</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/12/turkiye-ekonomi.webp" type="image/jpeg" length="90316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşsizlik buz dağı gibi, çoğu görünmüyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/issizlik-buz-dagi-gibi-cogu-gorunmuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/issizlik-buz-dagi-gibi-cogu-gorunmuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gerçek işsizlik oranını gösteren atıl işgücü oranı mart ayında kendi rekorunu tekrarladı ya da spor haberi diliyle söylersek egale etti.</p>

<p>Atıl işgücü oranı geçen yılın haziranından sonra bu yılın mart ayında da yüzde 31,5 olarak gerçekleşti.</p>

<p>İşsizliğin gerçek göstergesi bu; atıl işgücü oranı. İşte o yüzden işsizliği buz dağına benzetiyorum ya…</p>

<p>Görünür işsizlik oranı mart ayı itibarıyla yüzde 8,1 düzeyinde. Bu orana, çalışmakla birlikte daha iyi iş bulduğunda yeni işe geçmeyi düşünenler, çeşitli nedenlerle iş aramayanlar gibi gizli işsizler de eklendiğinde toplam oran yüzde 31,5’e ulaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yani görünen işsizlik ile gerçek işsizlik arasında 23,4 puanlık bir fark var. Ya da başka bir ifadeyle gerçek işsizlik oranı olan yüzde 31,5’in yalnızca dörtte birine denk düşen yüzde 8,1’ini görüyoruz.</p>

<p>Dörtte üçe karşılık gelen 23,4 puan suyun altındaki buz dağı gibi, görünmüyor. Ama bu kısım yalnızca görünmüyor; oysa orada duruyor.</p>

<p>Dolayısıyla acemi kaptanlar gibi suyun üstündeki buz dağına bakıp küçük sanarak yola öyle devam etmeye çalışmamak gerekiyor.</p>

<p>Hele hele suyun üstündeki işsizlik oranı bindeli hanelerde küçülünce gerçek oranı tümden göz ardı ederek sorunun nasıl da çözülmekte olduğuna ilişkin nutuklar!</p>

<p><strong>Makas giderek açılıyor</strong></p>

<p>Atıl işgücü oranının görünen işsizlik oranından yüksek olması gayet normal. Çalışmakla birlikte daha iyi koşullarda iş bulabildiği takdirde işini değiştirmek isteyenler, çeşitli nedenlerle iş aramayanlar her zaman vardır ve dolayısıyla atıl işgücü ile gerçek işsizlik oranı arasında makas hep var olacaktır.</p>

<p>Ama bu ölçüde olması normal değil.</p>

<p>Grafikte de somut olarak görüldüğü gibi 2014 yılından bu yana olan dönemde söz konusu iki oran arasındaki makas hiç bu kadar açılmamıştı.</p>

<p>2022’nin sonbahar aylarından bu yana olan üç buçuk yıllık dönem boyunca görünür işsizlik oranı genel olarak aşağı giderken, gerçek işsizliği gösteren atıl işgücü oranı tam tersi bir eğilimle arttı.</p>

<p>Atıl işgücünün artma eğiliminde olması üstünde çok önemle durulması gereken bir konu. Görünür işsizlik oranı ilk bakışta çok yüksek değil gibi, hele hele zaman zaman yaşanan inişler çok önemliymiş gibi lanse ediliyor ama o görünmeyen kısım yok mu; o sorun giderek büyüyor.</p>

<p><strong>Görünen de çok düşük değil ki</strong></p>

<p>İşsizlik oranı mart ayında yüzde 8,1 oldu ve bu oran görece düşükmüş gibi niteleniyor. Hele hele bir ay önceye göre ortaya çıkan 0,3 puanlık gerileme kimilerince çok önemseniyor.</p>

<p>Bir kere aylık inişlerin de, çıkışların da çok önemi yok. Önemli olan uzun dönemli seyrin ne yönde olduğu.</p>

<p>2019 ve 2020’de pandeminin de etkisiyle yüksek seyreden ve kimi aylarda yüzde 14’ü aşan işsizlik oranının şimdi yüzde 8’lere gerilemesi tabii ki kayda değer bir gelişmedir ve önemlidir. Ama bu oranın, işgücüne katılım oranının düşük olmasının etkisiyle bu düzeyde seyrettiği de gözardı edilmemelidir.</p>

<p>Kaldı ki atıl işgücünün artması görünür işsizlikteki gerilemeyi gölgeleyen bir unsurdur. Eğer atıl işgücünde aynı dönemde çok ciddi bir artış yaşanmasa <strong>“Demek ki iş aramayanlarda ya da daha iyi koşullarda iş bulduğunda işini değiştirmek isteyenlerde bir artış yok, herkes çalışma koşullarından memnun”</strong> diyebilecektik. Oysa şimdi öyle bir durum yok.</p>

<p><strong>Daha da artabilir</strong></p>

<p>Savaş yalnızca Türkiye ekonomisinde değil, tüm ülkelerin ekonomilerinde dengeleri fena halde sarstı. Ve öyle anlaşılıyor ki bu savaş epeyce uzayacak. Daha da önemlisi savaş yarın tümüyle bitse bile etkileri aylar boyu hissedilecek.</p>

<p>Bir kere enerji fiyatları öyle birden bire eski düzeye inmeyecek.</p>

<p>Dünya ekonomilerinde daralan talep, bir anda savaş öncesindeki düzeye gelmeyecek.</p>

<p>Bütün bu etkenler işsizliğin daha da artması demek.</p>

<p>Dolayısıyla önümüzdeki dönemde görünür işsizlik oranının da, atıl işgücü oranının da daha yukarı çıkması beklenmeli.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw789h790q95gc/storage/files/images/2026/04/29/ekran-goruntusu-2026-04-29-215427-mce4.png?_gl=1*frgcvw*_gcl_au*NDgzNzg0NzkxLjE3NzU1NDM2NjQ.*_ga*MTQ0NTg3ODg3OC4xNzUyMjEzNDk5*_ga_5KTMPZNM29*czE3Nzc1Mjk1MDkkbzE4NSRnMSR0MTc3NzUzMDExNSRqNTkkbDAkaDE4MDExMTk4MTc." rel="nofollow" title="İşsizlik buz dağı gibi, çoğu görünmüyor - Resim : 1"><img alt="İşsizlik buz dağı gibi, çoğu görünmüyor - Resim : 1" height="790" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw789h790q95gc/storage/files/images/2026/04/29/ekran-goruntusu-2026-04-29-215427-mce4.png" width="789" /></a></p>

<p><strong>Alaattin Aktaş-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/issizlik-buz-dagi-gibi-cogu-gorunmuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/issizlik-1.jpg" type="image/jpeg" length="32160"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bankalardan taşıt kredisi alan yok]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/bankalardan-tasit-kredisi-alan-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/bankalardan-tasit-kredisi-alan-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıkı para politikası, BDDK’nın taşıt kredisine yönelik regülasyonları bankalardan taşıt kredisi talebini bıçak gibi kesti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bankacılık sektöründe Haziran 2023’te başlayan ve süren sıkı para politikası dönemi kredilerde ayrışma yarattı. Sıkı para politikasıyla yükselen faizlerle tüketiciler ihtiyaç kredisi kullanımını büyüterek sürdürse de taşıt kredilerinde frene bastı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre bankacılık sektöründe taşıt kredisi bakiyesi geçen yıla göre yüzde 30, iki yıl öncesine göre de yüzde 50 geriledi. Sektörde toplam sadece bireysel 45 milyar liralık taşıt kredisi bakiyesi kalırken bankacılık sektörü kaynakları tüketicilerin taşıt kredisi talebinin olmadığını vurguladı.</p>

<p>Kaynaklar, tüketicilerin taşıt alımlarının yarısı peşin ödemeyle sunulan tasarruf finansmana yöneldiğine işaret ederken 2024 yılında toplam TL kredilerin yüzde 1,06’sını oluşturan taşıt kredileri 2025’te yüzde 0,6’sını, 2026’da ise yüzde 0,3’ünü oluşturuyor.</p>

<p><strong>Büyüme 2023’ten sonra başladı</strong></p>

<p>BDDK verileri taşıt kredilerinde sektörün bakiyesinin düşüşünü ortaya koyarken tasarruf finansman verileri ise ilginin yön değiştirdiğini gösteriyor. Tasarruf finansmanı sektöründe müşteri tabanı ve işlem hacminde sıçrama 2023’ten yani sıkı para politikasıyla birlikte yaşanmaya başladı. Sektörde 2023 yılında 370 bin 445 müşteri tasarruf finansmanı modeliyle ev, araç ya da çatılı işyeri almak için sistemde yer aldı. 2023 yılında tasarruf finansmanı sektöründeki şirketlerin işlem hacmi yaklaşık 84 milyar lira idi. 2024 yılına gelindiğinde müşteri sayısı 533 bin 734’e çıktı, toplam işlem hacmi yaklaşık 335 milyar liraya yükseldi. 2023’ten 2024’te işlem hacmindeki büyüme yüzde 298 oldu. Yani tasarruf finansmanı şirketlerinde işlem hacmi artışı 4 katı buldu.</p>

<p><strong>İşlem hacminin %75’i taşıt için</strong></p>

<p>2025 yılında ise tasarruf finansmanı sektöründe müşteri sayısı 1 milyon 157 bin 958’e çıktı ve sektör temsilcilerinin verdiği bilgiye göre bu rakam bir rekora işaret ediyor. Tasarruf finansman şirketlerinin işlem hacmi, 2024 yılına göre yüzde 262 artarak 1 trilyon 211 milyar liraya ulaştı. Yine dört kata varan bir büyüme gerçekleşti. Sektör kaynaklarından edinilen bilgiye göre tasarruf finansmanına en çok başvuru otomobil alımı için yapılıyor ve önceden konut/işyeri alımı lehine olan yüzde 75 düzeyindeki ağırlık artık taşıt kalemi tarafına döndü. Sektörün verileri açıklanmıyor, BDDK’da ve bağlı oldukları Finansal Kurumlar Birliği’nde de istatistiki veriler yok. Ancak sektör temsilcilerinin yaptığı açıklamalardan sağlıklı veriye ulaşılabiliyor.</p>

<p><strong>Zirveden %53’lük düşüş oldu</strong></p>

<p>BDDK’nın bankacılık sektörüne yönelik verileri 29 Aralık 2023 haftasında 95.8 milyar lira ile tarihi en yüksek seviyesini gören taşıt kredi bakiyesinin 17 Nisan haftası itibariyle 45 milyar liraya gerilediğini ortaya koyuyor. Tarihi zirvesini gördüğü 29 Aralık 2023 haftasında taşıt kredilerinin toplam krediler içindeki payı yüzde 1,22, tüketici kredileri içindeki payı ise yüzde 3,6 seviyesindeydi. Tarihi zirvesinden yüzde 53 kayıp yaşadı taşıt kredi bakiyesi bankacılık sektöründe. Nisan 2026 itibariyle sektörde taşıt kredileri geçen yılın aynı haftasına göre yüzde 29,52, 2 yıl öncesine göre ise yüzde 50,12 düştü.</p>

<p>En sert düşüş ise kamu mevduat bankalarında gerçekleşti. Kamu mevduat bankalarında taşıt kredi hacmi 2 yıl öncesine göre yüzde 75,2, geçen yıla göre ise yüzde 55,2 geriledi ve 6.2 milyar liraya kadar indi. Yabancı mevduat bankalarında taşıt kredi bakiyesi 2024 yılına göre yüzde 17,95, geçen yıla göre ise yüzde 20,57 düştü. Yabancı mevduat bankalarında taşıt kredi hacmi 12.55 milyar liraya geriledi. Yerli özel mevduat bankalarında 2 yıl öncesine göre yüzde 39,8, geçen yıla göre yüzde 10,9 azalan taşıt kredi bakiyesi 16.5 milyar lira ile sektörde en yüksek hacme işaret etse de oldukça düşük seviyeye geldi.</p>

<p><strong>Krediler içindeki payı eridi</strong></p>

<p>Böylece toplam TL krediler içinde bireysel taşıt kredilerinin payı yüzde 0,3’e gerilerken tüketici kredileri içindeki payı da yüzde 0,73’e düştü. 2023 sonunda tarihi zirvesini gördüğüne göre düşüş toplam kredilerde 0.92 puan tüketici kredilerinde ise 2.87 puan oldu. Geçen yıla göre de toplam TL krediler içinde bireysel taşıt kredilerinin payı yüzde 0,6, tüketici kredileri içindeki payı da yüzde 1,53 idi.</p>

<p>Bir yılda da tüketici kredileri içinde taşıt kredilerinin payı 0.8 puan birden azaldı. Bankacılık sektörü kaynakları taşıt kredisi için talep görmediklerine dikkat çekerken zaten BDDK verilerinin de bunu ortaya koyduğunu belirtti. Katılım bankalarında az da olsa bir hareketlilik yaşandığını söyleyen bankacılık sektörü kaynakları mevduat bankalarının taşıt kredilerindeki payının da hızla gerilediğine işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw546h316q95gc/storage/files/images/2026/04/29/ekran-goruntusu-2026-04-29-213154-q59x.png" rel="nofollow" title="Bankalardan taşıt kredisi alan yok! - Resim : 1"><img alt="Bankalardan taşıt kredisi alan yok! - Resim : 1" height="316" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw546h316q95gc/storage/files/images/2026/04/29/ekran-goruntusu-2026-04-29-213154-q59x.png" width="546" /></a></p>

<p><strong>BDDK’nın taşıt kredisi regülasyonları tasarruf finansmanda yok</strong></p>

<p>BDDK’nın bankacılık sektörünün taşıt kredilerine yönelik regülasyonları bulunuyor. Tasarruf finansmanı sektöründe ise taşıt alımları için peşinat şartı veya taksit sınırlaması gibi bir regülasyon şimdilik yok. BDDK’nın bankalara yönelik regülasyonlarının başında taşıt kredisinde aylık yüzde 2 büyüme sınırı ile taşıt kredisi büyüklüğüne yönelik vade kısıtı geliyor. 2.5 milyon lira ve altında olan taşıt kredilerinde 48 ay, 2.5 milyon üzeri 5. Milyon lira altı olan kredilerde 36 ay, 5 milyon lira üzeri 6.5 milyon lira altı taşıt kredilerinde 24 ay, 6.5 milyon lira ve üzeri taşıt kredilerinde ise 12 ay taksit yapılabiliyor.</p>

<p>Taşıt değerinin hepsini banka kredisi ile karşılamak da mümkün değil. BDDK regülasyonlarına göre 2.5 milyon lira ve altındaki taşıt değerinin yüzde 70’ini, 2.5-5 milyon lira arası taşıt değerinin yüzde 50’sini, 5-6.5 milyon lira değerindeki taşıtın yüzde 30’unun, 6.5 milyon lira üzeri taşıt değerinin ise sadece yüzde 20’sini kredi olarak kullanabiliyorsunuz. Tasarruf finansmanında taşıt alımı için peşinat isterseniz ödüyorsunuz aylık taksitleri de siz belirleyebiliyorsunuz. Tasarruf finansmanı şirketlerinin internet sitelerinde yer alan bilgilere göre 1 milyon lira taşıt finansmanı için 61 ay vade yapabiliyorsunuz ve aylık ödemeniz sabit oluyor. Çekilişli modelde almak isterseniz taşıtınızı 1.5 milyon lira finansman için 100 ay vade sağlanabiliyor. Her iki modelde de peşinat isteğe bağlı olarak alınıyor.</p>

<p><strong>Şebnem Turhan-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/bankalardan-tasit-kredisi-alan-yok</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/03/tasit-kredisi.webp" type="image/jpeg" length="30142"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İş geliştirmek isteyen girişimcilere 2 milyon liraya kadar destek]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/is-gelistirmek-isteyen-girisimcilere-2-milyon-liraya-kadar-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/is-gelistirmek-isteyen-girisimcilere-2-milyon-liraya-kadar-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KOSGEB’in yürüttüğü Girişimci Destek Programı İş Geliştirme Çağrısı kapsamında 2’nci dönem başvuruları 8 Mayıs’ta sona eriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çağrı çerçevesinde girişimcilere İş Geliştirme Desteği ve Kredi Finansman Desteği veriliyor. İşini kurmak veya geliştirmek isteyen girişimcilere 2 milyon liraya kadar destek verilmesini öngören projede, kadın ve genç girişimcilere 1 milyon liraya kadar sermaye desteği sağlanıyor. İlk kez 2024 yılında uygulamaya alınan Girişimci Destek Programı kapsamında bugüne kadar 5.6 milyar liralık destek kararı alınırken, 1842 projeye 1.8 milyar lira destek verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İş Geliştirme Desteğinde, girişimcilere 1.5 milyon liraya kadar yüzde 80 oranında geri ödemeli destek sağlanacak. Girişimcinin; kadın, genç, engelli, gazi veya birinci derece şehit yakını olması durumunda üst limit 150 bin lira artırılacak.</p>

<p>Bu çerçevede; personel, makine, teçhizat, kalıp, yazılım ve hizmet alımı giderleri karşılanacak. Diğer paket olan Kredi Finansman Desteği kapsamında ise girişimcilere 1 milyon liraya kadar işletme sermayesi desteği verilecek. Destek anlaşmalı bankalar tarafından kullanılacak ve finansman maliyetinin yarısı KOSGEB tarafından karşılanacak. Burada vade azami 36 ay olacak.</p>

<p><strong>Hangi sektörler desteklenecek?</strong></p>

<p>İmalat, Telekomünikasyon, Bilgisayar Programlama, Danışmanlık ve ilgili faaliyetler, Bilişim altyapısı, ve işleme, barındırma ve diğer bilgi hizmet faaliyetleri, Bilimsel araştırma ve geliştirme. Başvuran projelerden ilk 1000 tanesi, il bazında ise 6 proje jüri değerlendirmesi için davet edilecek. Jüri, bunların yarısını eleyerek ülke genelinde ilk 500, il bazında ise ilk 3 projeyi belirleyecek. Desteklerden yararlanacak şirketler en fazla 1 yaşında olacak.</p>

<p><strong>Hüseyin Gökçe-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/is-gelistirmek-isteyen-girisimcilere-2-milyon-liraya-kadar-destek</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/bdturkey-com/uploads/2026/04/girisim-sermayesi-2.jpg" type="image/jpeg" length="33873"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geniş tanımlı işsizlikte yükseliş sürüyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/genis-tanimli-issizlikte-yukselis-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/genis-tanimli-issizlikte-yukselis-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre, martta işsizlik yüzde 8,1’e geriledi. Atıl işgücü oranının yüzde 31,5’e yükselmesi iş gücü piyasasında geniş tanımlı zayıflığın sürdüğüne işaret etti...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi oldu.</p>

<p><strong>İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8 iken kadınlarda yüzde 10,7 olarak tahmin edildi...</strong></p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h390q95gc/storage/files/images/2026/04/29/issizzlik-1-h4iu.jpg" rel="nofollow" title="İşsizlik mart ayında geriledi: Geniş tanımlı işsizlikte yükseliş sürdü - Resim : 1"><img alt="İşsizlik mart ayında geriledi: Geniş tanımlı işsizlikte yükseliş sürdü - Resim : 1" height="390" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h390q95gc/storage/files/images/2026/04/29/issizzlik-1-h4iu.jpg" width="850" /></a></p>

<p>İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişi, istihdam oranı ise 0,3 puan artarak yüzde 48,5 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,0 iken kadınlarda yüzde 31,5 olarak gerçekleşti.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h396q95gc/storage/files/images/2026/04/29/issizzlik-2-qumw.jpg" rel="nofollow" title="İşsizlik mart ayında geriledi: Geniş tanımlı işsizlikte yükseliş sürdü - Resim : 2"><img alt="İşsizlik mart ayında geriledi: Geniş tanımlı işsizlikte yükseliş sürdü - Resim : 2" height="396" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h396q95gc/storage/files/images/2026/04/29/issizzlik-2-qumw.jpg" width="850" /></a></p>

<p>İşgücü, 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 52,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,8 iken kadınlarda yüzde 35,3 oldu.</p>

<p>15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 15,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,8, kadınlarda ise yüzde 20,4 olarak tahmin edildi.</p>

<p>İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 0,8 saat azalarak 41,7 saat olarak gerçekleşti.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h385q95gc/storage/files/images/2026/04/29/issizzlik-3-c7cg.jpg" rel="nofollow" title="İşsizlik mart ayında geriledi: Geniş tanımlı işsizlikte yükseliş sürdü - Resim : 3"><img alt="İşsizlik mart ayında geriledi: Geniş tanımlı işsizlikte yükseliş sürdü - Resim : 3" height="385" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h385q95gc/storage/files/images/2026/04/29/issizzlik-3-c7cg.jpg" width="850" /></a></p>

<p>Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 1,6 puan artarak yüzde 31,5 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 21,0 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,4 olarak tahmin edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h389q95gc/storage/files/images/2026/04/29/issizzlik-4-j8ah.jpg?_gl=1*644027*_gcl_au*NDgzNzg0NzkxLjE3NzU1NDM2NjQ.*_ga*MTQ0NTg3ODg3OC4xNzUyMjEzNDk5*_ga_5KTMPZNM29*czE3Nzc0NDI3MzEkbzE4NCRnMSR0MTc3NzQ0Nzg2OCRqNTckbDAkaDExNDExMjAzODU." rel="nofollow" title="İşsizlik mart ayında geriledi: Geniş tanımlı işsizlikte yükseliş sürdü - Resim : 4"><img alt="İşsizlik mart ayında geriledi: Geniş tanımlı işsizlikte yükseliş sürdü - Resim : 4" height="389" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h389q95gc/storage/files/images/2026/04/29/issizzlik-4-j8ah.jpg" width="850" /></a></p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/genis-tanimli-issizlikte-yukselis-suruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/11/issizlik-2.webp" type="image/jpeg" length="69914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Petrolde enerji krizi derinleşmeye başladı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/petrolde-enerji-krizi-derinlesmeye-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/petrolde-enerji-krizi-derinlesmeye-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Petrol, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkes anlaşması öncesindeki seviyelerin de üzerine çıkarak en yüksek noktasına ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Petrol, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkes anlaşması öncesindeki seviyelerin de üzerine çıkarak en yüksek noktasına ulaştı.</p>

<p>Yatırımcılar, savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ihtimaline ilişkin Tahran’ın sunduğu teklife Washington’un vereceği yanıtı bekliyor.</p>

<p>Brent petrol varil başına 111 doların üzerinde kapanırken, ABD ham petrolü (WTI) yüzde 3,7 yükselişle varil başına 100 doların hemen altında günü tamamladı. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya paylaşımında İran’ın, kritik deniz yolundaki ablukayı kaldırmasını ve boğazın “mümkün olan en kısa sürede” yeniden açılmasını istediğini belirtti. ABD ve İran’ın karşılıklı olarak uyguladığı kapanma, ham petrol, doğalgaz ve petrol ürünlerinin akışını ciddi şekilde kısıtlayarak enerji fiyatlarını yükseltti ve enflasyon endişelerini artırdı.</p>

<p>Günün erken saatlerinde ise fiyatlar, Birleşik Arap Emirlikleri’nin 1 Mayıs itibarıyla OPEC ve daha geniş ittifakı OPEC+’tan ayrılma yönündeki sürpriz kararı sonrası kısa süreliğine kazançlarının bir kısmını geri verdi. Yatırımcılar bu adımı, İran çatışması sona erdiğinde ülkenin üretimi serbestçe artırabileceği yönünde bir sinyal olarak değerlendirdi.</p>

<p>İran, ablukanın kaldırılması karşılığında boğazın yeniden açılmasını içeren geçici bir anlaşmayı kabul etmeye açık olabileceğinin sinyalini verdi. Ülkenin nükleer programına ilişkin daha karmaşık müzakerelerin ise daha sonraya bırakılması planlanıyor. İran ayrıca Hürmüz üzerinden geçen deniz trafiği üzerinde bir miktar kontrolü elinde tutmakta ısrar ediyor.</p>

<p>CNN’in, arabuluculuk sürecine yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Pakistan’daki arabulucuların önümüzdeki birkaç gün içinde İran’dan savaşı sona erdirmeye yönelik revize edilmiş bir teklif alması bekleniyor.</p>

<p>Öte yandan Washington, Salı günü İran ve bağlantılı taraflara yönelik ekonomik baskıyı artırarak, “İran’ın gölge bankacılık yapısını yöneten” 35 kurum ve kişiye yaptırım uyguladı. Trump yönetimi ayrıca, İran petrolü ithal ediyor olabilecek Çin’deki küçük ölçekli rafinerilerle bağlantılı olarak bankaları yaptırım riskine karşı uyardı.</p>

<p>Bu arada, Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC+ ittifakından ayrılması, grubu daha da parçalayarak küresel petrol piyasasında önemli dalgalanmalara yol açabilir. Capital Economics baş emtia ekonomisti David Oxley’e göre, özellikle Suudi Arabistan ve Rusya gibi büyük üreticilerin de üretimi artırması durumunda bu etkiler daha da belirgin hale gelebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bloomberg HT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/petrolde-enerji-krizi-derinlesmeye-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/07/petrol.jpg" type="image/jpeg" length="43527"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hürmüz açılırsa petrol geriler, enflasyon direnir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/hurmuz-acilirsa-petrol-geriler-enflasyon-direnir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/hurmuz-acilirsa-petrol-geriler-enflasyon-direnir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[28 Şubat 2026 tarihinde başlayan ve yak­laşık 50 günü geride bırakan çatışma sü­reci, dünya ekonomisini modern tarihin en büyük arz şoklarından biriyle karşı karşıya bıraktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Petrol fiyatlarında yaşanan sert dal­galanmaların enflasyon üzerindeki etkileri tartışıyoruz ama asıl can alıcı soru, bir barış ortamının tesisi ya da Boğaz’ın yeniden tra­fiğe açılması durumunda enflasyonun neden aynı hızla düşmeyeceği.</p>

<p style="text-align:justify">Hürmüz, jeoekonomik konumu nedeniyle yalnızca petrol ve petrol ürünleri açısından değil, aynı zamanda küresel maliyet yapısını belirleyen çok daha geniş bir ticaret akışının merkezinde de yer alıyor. Artık hepimizin bildiği üzere, günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol türevinden hariç sıvılaştırıl­mış doğalgaz (LNG), petrokimya ürünleri, ra­fine yakıtlar ve enerji yoğun üretimin girdisi olan ara mallar da taşınıyor. Bu akışın içinde özellikle tarım maliyetlerini etkileyen gübre hammaddeleri, plastik ve kimya sanayi gir­dileri de bulunuyor. Bu su yolunda yaşanan aksamanın da enerji fiyatları yanında, gıda fiyatları, lojistik ve navlun giderleri, sigorta primleri ve üretim zincirinin tüm halkalarını etkilediğini de bir süredir tartışıyoruz.</p>

<h3 style="text-align:justify">Petrol hızla reaksiyon verirken farklı ürün gruplarına etkisi gecikmeli geliyor…</h3>

<p style="text-align:justify">Son haftalarda Hürmüz açılırsa petrol pi­yasasının hızla geri çekileceğini öngörüyo­ruz. Öte yandan, yaşanan bu savaş ortamı Dünya’da farklı konularda öyle bir farkında­lık yarattı ki petrol olumluya dönen haberler ile gerilese bile, küresel enflasyon görünümü için o kadar umut verici bir senaryo kısa va­dede yaşanmayabilir. Bunun çeşitli neden­leri var. İlki, enerji fiyatlarının enflasyona geçişindeki gecikmenin tüketici fiyatlarına yansımasının ortalama 2–3 ay sürdüğü kabul ediliyor. Yani bugün petrol fiyatı gerilese bile, önceki dönemin yüksek maliyetleri üretici fiyatları üzerinden tüketiciye yansımaya de­vam ediyor. Bu durum özellikle sanayi, ulaş­tırma ve enerji yoğun sektörlerde daha belir­gin hissediliyor.</p>

<p style="text-align:justify">İkincisi, enerji fiyatlarındaki artış sade­ce akaryakıtla sınırlı kalmıyor; gübre üreti­minde kullanılan doğalgazdan tarımsal üre­time, oradan da gıda fiyatlarına kadar geniş bir alanı etkiliyor. Gıda enflasyonunun enerji şoklarından sonra kalıcı hale gelmesinin te­mel nedeni de bu zincir etkisi. Burada Körfez bölgesi çok kritik. Dünyada en yaygın kulla­nılan azotlu gübre olan ürenin küresel ticare­tinin %46’sı bu Körfez Bölgesi ve Orta Doğu coğrafyasında gerçekleşiyor. Boğazın kapan­masıyla birlikte bu bölgeden tedarik sağlayan Hindistan, Brezilya ve Çin gibi devasa tarım ekonomileri de ciddi bir tedarik riskiyle kar­şı karşıya kalmış oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Bir diğer önemli başlık lojistik ve sigorta maliyetleri. Jeopolitik risklerin arttığı dö­nemlerde navlun ve sigorta primleri de hız­la yükseliyor, ancak gerilemesi oldukça ya­vaş oluyor. Çünkü risk algısı fiyatlardan daha kalıcı. Şirketler artan maliyetleri hızla fiyat­larına yansıtırken, maliyetler düşse bile fi­yat indirimine gitmekte isteksiz davranıyor. Tüm bu süreci beklentiler kanalı ile de açık­lamak mümkün. Jeopolitik belirsizliklerin arttığı bir ortamda firmalar fiyatlama davra­nışlarını daha temkinli ve yukarı yönlü yapı­yor. Bu da enflasyonun aşağı yönlü hareketi­ni sınırlıyor. Ekonomide “asimetrik fiyat ge­çişi” olarak tanımlanan bu durum, fiyatların yükselirken hızlı, düşerken ise yavaş hareket etmesine neden oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify">Küresel borç ve savunma harcamaları da enflasyonist baskı yaratmaya devam edecek . . .</h3>

<p style="text-align:justify">Bugün yaşanan süreci önceki dönemler­den ayıran asıl fark, jeopolitik gerilimlerin ulusal bütçeleri ve savunma harcamalarını kalıcı olarak şişirmesi. Stockholm Internati­onal Peace Research Institute (SIPRI) verile­rine göre küresel askeri harcamalar 2025 iti­barıyla 2,89 trilyon dolara ulaşarak tarihi zir­vesini görmüştür. Bu, son on yılda %41’lik bir artış demek.</p>

<p style="text-align:justify">Bu noktada kritik soru şu: Bu harcamalar nasıl finanse edilecek? International Mone­tary Fund verilerine göre küresel kamu bor­cu 100 trilyon doların üzerine çıkmış durum­da. Savunma harcamalarının artması, ülkele­ri daha fazla borçlanmaya veya dolaylı para genişlemesine zorlayacak. Her iki seçenek de enflasyonist baskıyı artıran unsurlar. Özetle, enflasyonun kalıcılığının arttığı ve kontrolü­nün zorlaştığı yeni bir dönemdeyiz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Prof. Dr. Dilek LEBLEBİCİ TEKER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/hurmuz-acilirsa-petrol-geriler-enflasyon-direnir</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/hurmuz.jpg" type="image/jpeg" length="75567"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[iPhone 18 donanımı düşük gelebilir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/iphone-18-donanimi-dusuk-gelebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/iphone-18-donanimi-dusuk-gelebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sızıntılara göre Apple, iPhone 18’in lansman takvimini değiştirirken artan yonga maliyetleri nedeniyle standart modelde donanım kısıntısına gidebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teknoloji kulislerinden gelen yeni iddialar, standart iPhone 18 modelinin klasik eylül lansman takvimine dahil edilmeyeceğini gösteriyor. Uzun süredir konuşulan bu senaryoya göre cihazın, önümüzdeki yılın ilkbahar döneminde daha uygun fiyatlı olması beklenen iPhone 18e ile birlikte tanıtılması planlanıyor.</p>

<p>Eylül ayında yapılacak etkinlikte ise iPhone 18 Pro, iPhone 18 Pro Max ve katlanabilir iPhone Fold (ya da Ultra) modelinin sahneye çıkacağı öne sürülüyor.</p>

<p><strong>Lansman takvimi değişebilir</strong></p>

<p>Çin merkezli bir sızıntı kaynağının aktardığına göre Apple, artan yonga maliyetleri nedeniyle standart modelde bazı tasarruf adımlarına gidebilir. Bu kapsamda cihazın işlemci üretim süreci, performans özellikleri ve bellek tarafında kısıtlamalara gidilmesi gündemde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Maliyet baskısı donanıma yansıyabilir</strong></p>

<p>Bellek tarafındaki değişikliklerin kapasite düşüşü mü yoksa daha düşük hızda bileşen kullanımı mı olacağı henüz netleşmiş değil. Ancak yapılacak bu düzenlemelerle birlikte iPhone 18’in donanım anlamında daha uygun fiyatlı “e” serisine yakın bir konumda yer alabileceği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Bellek tarafı belirsizliğini koruyor</strong></p>

<p>Sızıntıyı paylaşan kaynak, söz konusu donanım kesintilerinin hangi modele göre yapıldığını ise açıklamadı. Karşılaştırmanın iPhone 18 Pro serisiyle mi yoksa bir önceki nesil olan iPhone 17 ile mi yapıldığı şu an için belirsizliğini koruyor.</p>

<p><strong>Hangi modelle kıyaslandığı net değil</strong></p>

<p>Eğer bu kısıtlamalar iPhone 17 serisine kıyasla yapılmışsa, bir önceki neslin kullanıcılar açısından daha cazip bir alternatif haline gelmesi mümkün görünüyor. Ancak tüm bu bilgilerin şu aşamada yalnızca iddia niteliği taşıdığı unutulmamalı.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/iphone-18-donanimi-dusuk-gelebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/apple333.jpg" type="image/jpeg" length="83275"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurumlar vergisi için geri sayım: Beyan ve ödemede son 3 gün...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kurumlar-vergisi-icin-geri-sayim-beyan-ve-odemede-son-3-gun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kurumlar-vergisi-icin-geri-sayim-beyan-ve-odemede-son-3-gun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurumlar vergisi mükelleflerinin 2025 yılına ilişkin beyannamelerini 30 Nisan Perşembe günü mesai bitimine kadar sunmaları ve tahakkuk eden vergileri aynı süre içinde ödemeleri gerekiyor. Söz konusu vergi, Dijital Vergi Dairesi, anlaşmalı bankalar ve PTT iş yerlerinden ödenebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin verilmesi ve tahakkuk eden vergilerin ödenmesi için süre 30 Nisan Perşembe günü sona eriyor.</p>

<p><strong>Sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları ile dernek ve vakıflara bağlı iktisadi işletmeler ve iş ortaklıkları için beyan süreci devam ederken, mükelleflerin son tarihe dikkat etmesi gerekiyor.</strong></p>

<p>Bu çerçevede, 2025 hesap dönemine yönelik beyannameler 30 Nisan Perşembe günü sonuna kadar Gelir İdaresi Başkanlığına (GİB) verilebilecek. Beyannamelere ilişkin ödemelerin de aynı tarihe kadar yapılması gerekiyor.</p>

<p><strong>Vergi ödemelerinde kolaylık</strong></p>

<p>Öte yandan, özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar ise vergilerini, beyannamelerini verdikleri ilgili ayın sonuna kadar ödeyebiliyor.</p>

<p>Mükellefler, vergilerini GİB'e ait "gib.gov.tr" internet sitesinden, Dijital Vergi Dairesi ve GİB mobil uygulaması üzerinden, anlaşmalı bankaların banka-kredi kartı veya hesaplarından, yabancı ülkede faaliyet gösteren bankaların kartlarıyla ödeyebiliyor. Ayrıca anlaşmalı bankaların şubeleri, internet, telefon ve mobil bankacılık gibi alternatif kanallar ile PTT şubelerinden de ödeme gerçekleştirilebiliyor.</p>

<p><strong>Uyumlu mükelleflere yüzde 5 indirim uygulanacak</strong></p>

<p>Beyannamelere, bilanço, gelir tablosu, işletme hesabı özeti, kesinti yoluyla ödenen vergiler, serbest bölgelerde elde edilen kazançlar, teknogirişim ve teknokent sermaye destekleri, yabancı ülkelerde ödenen vergiler, temel mali tablolar, kurum ortaklarına ve yönetim kurulu üyelerine ilişkin bildirimler gibi bilgi ve belgelerin eklenmesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AR-GE, tasarım, nakdi sermaye artışı, sınai mülkiyet hakkı istisnası gibi indirim ve istisnalara ilişkin bilgi ve belgelerin de beyannameyle sunulması önem taşıyor.</p>

<p>Kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç) belirlenen şartları taşıyanların beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin yüzde 5'i indirime tabi tutuluyor. Bunun için indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergilerin kanuni süresinde ödenmesi ve belirtilen sürede kesinleşmiş olması koşuluyla beyannamelerdeki vergi türleri itibarıyla ikmalen, resen veya idarece yapılmış tarhiyatın bulunmaması gibi şartlar aranıyor.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kurumlar-vergisi-icin-geri-sayim-beyan-ve-odemede-son-3-gun</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/10/kurumlar-vergisi-4.jpg" type="image/jpeg" length="42631"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
