<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss/mevzuat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 15 Sep 2026 11:40:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss/mevzuat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hawala ve Benzeri Alternatif Değer Transfer Sistemleri ŞİB Rehberi Yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/hawala-ve-benzeri-alternatif-deger-transfer-sistemleri-sib-rehberi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/hawala-ve-benzeri-alternatif-deger-transfer-sistemleri-sib-rehberi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından, 6493 sayılı Kanun kapsamında izinsiz ödeme faaliyeti niteliği taşıyan hawala ve benzeri alternatif değer transfer sistemlerinin tespiti ile şüpheli işlem bildirimlerinin etkinliğinin artırılması amacıyla “Hawala ve Benzeri Alternatif Değer Transfer Sistemleri Şüpheli İşlem Bildirimi Rehberi” hazırlanmıştır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Rehberde ayrıca hawalanın suç gelirlerinin aklanması, terörizmin finansmanı, hedeflenen finansal yaptırımların ve malvarlığının dondurulması tedbirlerinin aşılması, yasa dışı bahis ve kumar gelirlerinin transferi ile vergi kaçırma ve kayıt dışı ekonomik faaliyetlerde kullanım biçimleri açıklanmıştır. Bu kapsamda <strong>TCK’nın 282 nci maddesi, 6415, 7262 ve 7258 sayılı Kanunlar</strong> yönünden ilgili risk alanlarına da yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Rehber kapsamında bankalar, yetkili müesseseler, para veya değerli eşya nakli hizmeti verenler, ödeme ve elektronik para kuruluşları, kripto varlık hizmet sağlayıcıları, kıymetli maden/taş/mücevher sektöründe faaliyet gösterenler, sermaye piyasası aracı kurumları, SMMM/YMM’ler, avukatlar ve noterler için sektöre özgü risk göstergeleri ve ŞİB tipolojileri oluşturulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Rehber ile yükümlülerin tek bir işlem veya göstergeye odaklanmak yerine; <strong>müşteri, hesap, şirket, gerçek faydalanıcı, ödeme ve banka hesapları, kripto varlık cüzdanları, döviz ve kıymetli maden hareketleri ile sınır ötesi bağlantıları birlikte değerlendirmeleri</strong> ve işlemin daha geniş bir değer transfer veya mutabakat zincirinin parçası olup olmadığını dikkate almaları amaçlanmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Rehbere ulaşmak için <a href="https://ms.hmb.gov.tr/uploads/sites/12/2026/09/HAWALA-VE-BENZERI-ALTERNATIF-DEGER-TRANSFER-SISTEMLERININ-TESPITI-VE-SUPHELI-ISLEM-BILDIRIMI-REHBERI-3f74e7d6091bb3ab.pdf" rel="noopener" target="_blank">tıklayınız.</a></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/hawala-ve-benzeri-alternatif-deger-transfer-sistemleri-sib-rehberi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/masak-15092026.jpg" type="image/jpeg" length="63875"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ortaklar şirketin zararını kapatırsa vergi doğar mı?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ortaklar-sirketin-zararini-kapatirsa-vergi-dogar-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ortaklar-sirketin-zararini-kapatirsa-vergi-dogar-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesi uyarınca alınmış sermaye tamamlama kararına dayanarak ortakların şirkete ödediği tutarlar vergiye tabi kazanca eklenmiyor. Bunun için bilançoda zarar bulunması yetmiyor; sermaye kaybı hesaplanmalı, genel kurul sermayenin tamamlanmasına açıkça karar vermelidir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Zarar eden bir şirkete ortaklarının para vermesi sık görülen bir durumdur. Ancak şirkete giren bu para her zaman vergiden uzak değildir. Sonucu, paraya verilen isim değil, ödemenin kanuna uygun bir karara dayanması belirler.</p>

<p style="text-align:justify">İstanbul Defterdarlığı’nın 7 Temmuz 2026 tarihli ve E-62030549-125-894824 sayılı özelgesi de bunu söylüyor. Genel kurul, Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesine göre şirket sermayesinin tamamlanmasına karar vermişse ortakların zararı kapatmak için ödediği para şirketin geliri sayılmıyor. Böyle bir karar yoksa İdare, tutarın vergi hesabına katılması gerektiği görüşünde.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Her zarar için bu yöntem kullanılamaz</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sermaye tamamlama fonu, zarar görünen her şirkette kullanılabilecek sıradan bir zarar kapatma yolu değildir. Önce zararın şirket sermayesinin ne kadarını tükettiğine bakılır.</p>

<p style="text-align:justify">Sermayenin ve kanuni yedeklerin yarısı zarar nedeniyle kaybedilmişse şirket yönetimi genel kurulu toplantıya çağırır ve mali durumu düzeltmek için alınabilecek önlemleri anlatır.</p>

<p style="text-align:justify">Kayıp üçte ikiye ulaşmışsa artık genel kurulun karar alması gerekir. Genel kurul, kalan sermayeyle devam etmeye veya ortakların eksilen sermayeyi tamamlamasına karar verir. Gerekli karar alınmazsa şirketin sona ermesi sonucu doğabilir. Ortakların yaptığı ödemenin vergiye tabi tutulmaması için de bu kararın TTK 376’ya dayanması gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">Şirketin sahip olduğu mallar ve alacaklar, borçlarını karşılamıyorsa daha ağır bir durum vardır. Buna borca batıklık denir. Böyle bir ihtimalde şirket yönetiminin ayrıca ara bilanço hazırlatması ve gerekiyorsa mahkemeye bildirim yapması gerekir. Ortağın verdiği para borca batıklığı gidermeye yetmiyorsa genel kurul kararı tek başına yeterli olmaz.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Önce karar, sonra ödeme</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kurumlar Vergisi Kanunu’na 2022 yılında eklenen hükme göre, TTK 376 uyarınca alınmış bir sermaye tamamlama kararına dayanılarak ortakların şirkete ödediği tutarlar şirketin vergiye tabi kazancına eklenmez.</p>

<p style="text-align:justify">Bunun için bilançoda zarar bulunması yetmez. Şirketin ne kadar sermaye kaybettiği hesaplanmalı ve genel kurul açıkça sermayenin tamamlanmasına karar vermelidir. Kararda kapatılacak zarar ile her ortağın ödeyeceği tutar yazılmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Uygulamada en çok yapılan hata, paranın karar alınmadan önce şirkete gönderilmesidir. Doğru sıra: Önce hesaplama, sonra genel kurul kararı ve en son ödemedir. Para önce gönderilip aylar sonra sermaye tamamlama fonuna çevrilirse vergi riski doğar.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bu para borç değildir</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sermaye tamamlama, ortakların şirket zararını geri almamak üzere kapatmasıdır. Ortak verdiği parayı daha sonra geri isteyemez ve bu ödeme karşılığında yeni bir şirket payı kazanmaz. Para, ortağın şirkete verdiği borç veya ileride yapılacak sermaye artırımının ön ödemesi de değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Ödeme, bilançoda şirket borcu olarak değil, öz kaynaklar içinde ayrı bir sermaye tamamlama fonu olarak gösterilir ve yalnızca zararların kapatılmasında kullanılır. Uygulamada bunun için 529 Diğer Sermaye Yedekleri hesabı altında ayrı bir alt hesap açılabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Ortak bu ödeme karşılığında şirkete bir mal satmadığı veya hizmet vermediği için KDV hesaplanmaz. Ancak para borç olarak kaydedilir, faiz işletilir veya geri ödenmesi kararlaştırılırsa artık sermaye tamamlama işleminden söz edilemez.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bilançodaki zarar ile vergi zararı aynı değildir</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sermaye tamamlama fonuyla bilançodaki geçmiş yıl zararının kapatılması, şirketin vergi beyannamesinde taşıdığı zararları kendiliğinden silmez. Vergi zararları, yılları ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıllık süre aşılmamak şartıyla sonraki kazançlardan düşülebilir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Neden doğrudan sermaye artırılmıyor?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Ortak şirkete para koyacaksa ilk akla gelen yol nakit sermaye artırımıdır. Bu yöntemde ortak koyduğu para karşılığında şirket payı kazanır. Şirket de gerekli şartları taşıyorsa nakit sermaye artırımına tanınan vergi indiriminden yararlanabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Fakat zararı yüksek bir şirkette doğrudan sermaye artırımı için gereken para çok yüksek çıkabilir. Çünkü sermaye tamamlamada yalnızca şirketin öz kaynağı, yani kendi parası artırılır; kayıtlı sermayesi değişmez. Nakit sermaye artırımında ise şirkete giren para kadar kayıtlı sermaye de büyür.</p>

<p style="text-align:justify">Kanun, şirketin elinde kalan öz kaynak ile kayıtlı sermayeyi karşılaştırır. Kayıtlı sermaye büyüdükçe şirketin ulaşması gereken öz kaynak tutarı da yükselir. Bu nedenle nakit sermaye artırımı, sermaye tamamlamaya göre daha fazla para gerektirebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Sermaye tamamlama fonu bu yüzden çoğu zaman bir avantaj tercihi değil, zorunluluktan başvurulan bir yoldur. Ortakların mali gücü yeterliyse nakit sermaye artırımı daha kalıcı bir çözüm olabilir. Gereken tutar karşılanamıyorsa kayıtlı sermayeyi büyütmeden şirketin mali yapısını düzeltmek için sermaye tamamlama seçilebilir. Zararı yüksek şirketlerde önce sermayenin azaltılması, ardından ihtiyaç kadar nakit sermaye artırılması da düşünülebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Kısacası, ortağın şirkete para göndermesi ile sermaye tamamlama aynı şey değildir. Ödeme yapılmadan önce şirketin durumu hesaplanmalı, genel kurul kararı alınmalı ve para doğru hesapta gösterilmelidir. Aksi hâlde şirketi kurtarmak için verilen para ayrıca vergi tartışmasına yol açabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomigazetesi.com | Yaşar ÇATALKAYA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ortaklar-sirketin-zararini-kapatirsa-vergi-dogar-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/01/fcnakdi-sermaye-artiriminda-faiz-indirimi-uygulamasinda-ortak-alacaklari-ile-ilgili-tartismali-konular1649844257.png" type="image/jpeg" length="97275"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim ve Sağlık Harcaması Faturalarını Saklayın....]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/egitim-ve-saglik-harcamasi-faturalarini-saklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/egitim-ve-saglik-harcamasi-faturalarini-saklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yıl iş değiştiren işçiler, birden sonraki işverenden aldıkları brüt ücretlerin toplamı 400.000 TL'yi aşarsa gelecek yıl beyanname verecekler. Beyanname veren beyaz ve mavi yakalı işçiler, bu yıl içinde yaptıkları eğitim sağlık harcamalarını gider göstererek vergi iadesi alabilecekler. Bu haktan yararlanabilmek için eğitim sağlık harcamalarına ilişkin faturaların saklanması gerekir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Okullar açıldı. Kimi aileler çocuklarını özel okullara, kimisi başka kentlerdeki üniversitelere gönderdi. Yeni okula başlayan çocuklar sık sık hastalanacağı için sağlık harcamaları da artacak. Bazı aileler bu harcamaların bir kısmını geri alabilir. Nasıl alabileceğinizi anlattım.</p>

<p style="text-align:justify">İşçilerin ücretlerinin vergilendirilmesi iki şekilde yapılıyor. Birincisi, ücretten işveren tarafından vergi kesintisi yapılması, ikincisi ise elde edilen ücretin yıllık beyanname ile beyan edilmesi. Çoğunlukla vergiler, ücret işçinin cebine girmeden işverence kesiliyor. Bu şekilde kesilen verginin vergi dairesine yatırılmasından işveren sorumlu ancak aslında vergiyi esas ödeyen işçidir.</p>

<p style="text-align:justify">2026 yılında elde ettiği ücret tutarı 5.300.000 TL’yi aşanlar 2027 yılı mart ayında beyanname verecekler. Bu boyutta gelir elde edenler genellikle yönetici pozisyonunda çalışanlar ile aylık brüt kazancı 440 bin lirayı aşan beyaz yakalı işçilerden oluşuyor.</p>

<p style="text-align:justify">2026 yılında birden fazla işverene bağlı çalışan ve birden sonraki işveren ya da işverenlerden elde ettiği kazanç toplamı 400.000 TL’yi aşanlar da gelecek yıl mart ayında beyanname vermek zorunda olacaklar. Birden fazla işverene bağlı çalışanlar ifadesi, yıl içinde iş değiştiren işçileri de kapsıyor. Bu yıl 400.000 TL olan limit her yıl değişiyor. Belirlenen limiti aştıkları halde beyanname vermek zorunda olduğunu bilmeyen işçiler, vergi ve ceza sürprizi ile karşı karşıya kalabiliyorlar.<br />
<br />
<strong>LİMİT BRÜT 400 BİN TL</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu yıl iş değiştirenlerden kimlerin gelecek yıl beyanname vermesi gerektiğini örneklerle anlatalım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Örnek 1: Ocak – haziran döneminde çalıştığı işverenden aldığı brüt ücretlerin toplamı 440.000 TL olan işçi, temmuz ayında iş değiştirmiş ve temmuz – aralık döneminde toplam 500.000 TL brüt ücret elde etmiş olsun. Bu işçi gelecek yıl mart ayında beyanname verecek.</p>

<p style="text-align:justify">Örnek 2: Ocak – ağustos döneminde çalıştığı işverenden 850.000 TL brüt ücret alan işçi, işten çıkartılmış olsun. Ekim ayında yeni girdiği işten de yıl sonuna kadar 390.000 TL brüt ücret alsın. Bu işçi ikinci işverenden aldığı ücret 400.000 TL’nin altında kaldığı için beyanname vermeyecek.</p>

<p style="text-align:justify">Örnek 3: Ocak – nisan aylarında çalıştığı işverenden 375.000 TL ücret alan işçi, mayıs ayında yeni bir işe başlamış ve mayıs – aralık aylarında toplam 1.000.000 TL ücret almış olsun. Bu işçi, mayıs – aralık dönemindeki işvereni birinci işveren kabul eder. Ocak – nisan dönemindeki işverenden aldığı ücret de 400.000 TL’nin altında kaldığı için beyanname vermez.</p>

<p style="text-align:justify">Örnek 4: Ocak – nisan aylarında çalıştığı işverenden 375.000 TL, nisan – ağustos aylarında çalıştığı işverenden 395.000 TL, eylül – aralık aylarında çalıştığı işverenden 550.000 TL ücret elde eden işçi, eylül – aralık döneminde çalıştığı işvereni birinci işveren kabul eder. Diğer iki işverenden aldığı ücretlerin toplamı 400.000 TL’yi aştığı için bu işçi gelecek yıl mart ayında beyanname verecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Örnek 5: Tek işverenden aldığı brüt ücret 5.250.000 TL olan kişi, kazancı limiti aşmadığı için beyanname vermeyecek.</p>

<p style="text-align:justify">Örnek 6: Tek işverenden aldığı brüt ücret 5.350.000 TL olan kişi, kazancı limiti aştığı için gelecek yıl mart ayında beyanname verecek.<br />
<br />
<strong>VERGİ BORCUNUZ DA ÇIKABİLİR, VERGİ İADESİ DE ALABİLİRSİNİZ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Beyanname verip vermemek kişinin isteğine bağlı değildir. Limitin aşılması halinde beyanname vermek zorunludur.</p>

<p style="text-align:justify">Beyan edilen kazançlar üzerinden ödenmesi gereken vergiler yeniden hesaplanacak. Hesaplanan vergi, bu yıl içinde işverenlerce kesilen vergiden fazla ise ilave vergi ödenecek. Hesaplanan vergi bu yıl içinde işverence kesilen vergiden az ise bu kez vergi iadesi yapılacak.</p>

<p style="text-align:justify">Beyanname veren kişiler, gider gösterebilecekleri harcama yoksa genellikle ilave vergi ile karşı karşıya kalırlar. Ancak, gider gösterebilecekleri harcaması olanlar ise çoğunlukla vergi iadesi alırlar.<br />
<br />
<strong>EĞİTİM SAĞLIK FATURALARINI SAKLAYIN</strong></p>

<p style="text-align:justify">Peki ücretle çalışanlar beyanname verdiklerinde hangi harcamalarını gider gösterebilirler? En yaygın olanı eğitim ve sağlık harcamasıdır. Kendisi, eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarına ait eğitim ve sağlık harcamalarını beyan ettikleri gelirden indirebilirler. Gider gösterebilecekleri eğitim ve sağlık harcaması, beyan ettikleri yıllık kazancın yüzde 10’unu aşamaz.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca, beyan edilen gelirin yüzde 15’ini ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla kendine, eşine ve çocuklarına ait hayat sigortası primlerinin yüzde 50’si ile ölüm, kaza, hastalık, sağlık, engellilik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primlerinin tamamını beyan ettikleri gelirden indirebilirler.<br />
<br />
<strong>HANGİ EĞİTİM HARCAMALARI GİDER GÖSTERİLEBİLİR?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Harcamaların beyannamede gider gösterilebilmesi için ödemenin gelir ve kurumlar vergisi mükellefine yapılmış olması lazım. Yani yaptığınız harcama için Türkiye’de vergi ödemiş olmalısınız.</p>

<p style="text-align:justify">Eğitim ve öğretim kurumları, anaokulu, kreş ve dershanelere eğitim amacıyla yapılan ödemeler, eğitim amaçlı kurs ücretleri, okul servis ücretleri, kitap ve kırtasiye harcamaları, öğrencilerin özel yurtlarda ve pansiyonlarda kalmaları durumunda ödenen tutarlar eğitim harcaması kabul edilir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak, gelir veya kurumlar vergisine tabi olmayan okullara ödenen eğitim ücretleri ile devlet okullarına ödenen harcçlar, yabancı ülkelerdeki eğitim harcamaları, okullarda bedeli ayrı tespit edilen yemek ücretleri eğitim harcaması sayılmaz.</p>

<p style="text-align:justify">Daha açık ifade etmek gerekirse, başta özel üniversiteler olmak üzere vakıf okullarına yapılan ödemeler vergi indiriminde gider gösterilemez.</p>

<p style="text-align:justify">Başka şehirde okuyan çocuğunuz için yapacağınız yurt ödemesini gider gösterebilirsiniz ama kiralık daire harcamalarını gösreremezsiniz.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yıl yapılan eğitim, sağlık ve sigorta harcamalarının gelecek yıl verilecek beyannamede gider gösterilebilmesi için fatura alınması ve alınan faturanın beş yıl süreyle muhafaza edilmesi gerekir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HaberTürk</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/egitim-ve-saglik-harcamasi-faturalarini-saklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/03/saglik-ve-egitim-harcamasi.jpg" type="image/jpeg" length="12685"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzin kullanımı hakkında her şey]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/izin-kullanimi-hakkinda-her-sey</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/izin-kullanimi-hakkinda-her-sey" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllık izin kullanımında işçinin çalışma süresinin bir yılı aşması gerekiyor. Fakat bu süre dolmadan da yıllık izin kullanmak bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Çoğunlukla işçinin talebi olsa da işveren de izin dönemini ayarlamak için avans izin kullandırma talebi ile işçiye gidebiliyor. Avans izin kullanımı, hak henüz doğmadığı için karşı tarafın onayını gerektiriyor. İki taraftan birisi tek taraflı olarak avans izin kullanmaya veya kullandırmaya zorlayamıyor. Ne zaman avans izin kullanımı söz konusu olur?</p>

<p style="text-align:justify">İş Kanunu işçilere işyerinde bir yılını doldurmadan yıllık izin kullanma hakkı tanımıyor. İşçi bir yılını doldurduktan sonra ikinci yılı içinde hak kazandığı yıllık izni kanunun öngördüğü sisteme uygun şekilde kullanmak zorunda. İş Kanunumuza göre; bir yıldan beş yıla kadar çalışmış işçiye 14 günden, beş yıldan fazla on beş yıldan az çalışmış işçiye 20 günden, on beş yıl ve daha fazla çalışmış işçiye 26 günden az izin verilemez. Bu süreler asgari sürelerdir. İşveren isterse hedefleri tutturan işçilere ilave izin verebileceği gibi, toplu iş sözleşmesiyle daha uzun izinler belirlenebilir. 18 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük işçilere ise 20 günden az izin verilemez.</p>

<p style="text-align:justify">Yıllık iznin kullanımında kanun sadece süreleri değil, bunların ne şekilde kullanılabileceğini de düzenliyor. Bütün işyerleri için öncelikli ilke hak kazanılan yıllık iznin ilgili olduğu yılda kullanılması ve tamamen tüketilmesi. Çünkü amaç işçinin dinlendirilmesi olduğundan yıllık iznin tamamen kullandırılması düzenlenmiş durumda. Hatta bunu sağlamaya yönelik işverene tanınan önemli bir hak var, o da işverenin yıllık iznin tamamını kullandıracağı durumlarda, işçiyi yıllık izin kullanmaya zorlayabilmesi. Yıllık izin bölünmeyecekse, işçi yıllık iznin ait olduğu dönemi aşmamak şartıyla zorla izne çıkartılabiliyor. Bununla birlikte işveren yıllık izni bölerek kullandıracaksa, işçi ile hem kullanılacak dönem hem de süreler konusunda anlaşması gerekiyor. Çünkü yıllık iznin bölünmesi tarafların anlaşmasına bağlı. Yıllık iznin bölünmesi de sınırsız bir hak değil, bir parçasının kesintisiz 10 gün olarak kullandırılması zorunlu. Geriye kalan süreler bölünebiliyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Borç izin kullanımı...</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bir yılını doldurmamış işçilerden gelen izin taleplerinde işverenler çalışan memnuniyeti adına avans izin kullandırma yoluna gidebilmektedir. İşverenin işçiye peşinen yani bir yılı doldurmadan yıllık izin vermesi mümkündür. Bu uygulama tamamen işverenin inisiyatifinde. Dolayısıyla, işveren istemezse bir yılı doldurmamış işçisine izin vermeyebilir. Bir yılı dolmadan işçisine izin veren işveren, işçisi bir yıl dolmadan işten ayrılırsa bu sürelere ilişkin ödediği ücretleri geri alma imkanının bulunup bulunmadığı tartışmalıdır. Yargıtay yakın tarihli bir kararında, “İşverenin işçiye kullandırdığı yıllık ücretli iznin hak edilenden fazla olduğu öne sürülerek karşılığında parasal iade talep etmenin yasal bir dayanağı yoktur” şeklinde hüküm kurdu.</p>

<p style="text-align:justify">Avans izin de iş sözleşmesinin bir yıl dolmadan sona ermesi halinde fazladan kullanılan izin niteliği taşımaktadır. Karar doğrultusunda düşünüldüğünde işverenlerin ileride hak kazanılacak izinden düşürülmek şartıyla kullandırdığı avans izin uygulamasından vazgeçmeleri muhtemeldir. Çünkü avans izin uygulamasında amaç ek bir izin hakkı yaratmak değil, işçinin ihtiyacını göz ederek hak edilecek izni belirli sınırlarla erken kullandırmaktır. İşverenin avans izin kullandırma yönündeki talebi ise ancak işçi tarafından kabul edilirse hayata geçebilecektir. İşverenin tek taraflı olarak işçiyi avans izin kullandırmaya zorlaması ise hukuka aykırı kabul edilerek, işçinin bir yılı doldurduğunda elde edeceği izinden eksiltme yapılamayacağı sonucuna ulaşılabilecektir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Para iadesi talebi nasıl?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Yargıtay kararında fazladan kullandırılan iznin parasal iadesi talebinin yasal dayanağı olmadığını ifade etmiştir. Bununla birlikte avans izin, kötüye kullanılmadığı sürece temelinde işçinin lehine olan bir uygulama. Bu bağlamda taraflar arasında kurulan sözleşme veya geçerli olarak yürürlüğe konulmuş sözleşme eki niteliğinde bir belgede avans izin şartları belirtilmiş, işçinin bunu kabul ettiği açıkça anlaşılabiliyorsa, işverenin bu belgeye dayanarak işçiden kullandırdığı avans iznin erken sona erme nedeniyle karşılığının istenmesine olanak tanınması yerinde olacaktır. Aksine bir tutum işverenlerin bu yönde inisiyatif kullanmalarını engelleyecektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Milliyet | Cem KILIÇ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/izin-kullanimi-hakkinda-her-sey</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/10/izin-3.webp" type="image/jpeg" length="45889"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her üç büyük şirketten biri incelemede: Şimdi ne yapmalı?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/her-uc-buyuk-sirketten-biri-incelemede-simdi-ne-yapmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/her-uc-buyuk-sirketten-biri-incelemede-simdi-ne-yapmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçen hafta 2027- 2029 Orta Vade­li Programı açıklan­dı. Program metninden çok, Hazine ve Maliye Bakanı’nın toplantı son­rasında paylaştığı dene­tim rakamları dikkatimi çekti. Bakan’ın verdiği rakamlara göre büyük şirketlerde vergi ince­leme oranı 2024’te yüzde 11 iken 2026’da yüzde 31,3’e çıkmış. Or­ta ölçekli şirketlerde oran yüzde 3,6’dan yüzde 7,3’e yükselmiş; kü­çük ölçekli şirketlerde ise yüzde 2,1’den yüzde 1,1’e gerilemiş. Ge­lir vergisi beyannamesi sayısı 3,8 milyondan 5,5 milyona ulaşmış.</p>

<p>Rakamlar haber sayfalarında yer aldı; ama bu rakamların bir mükellef için ne anlama geldiği pek konuşulmadı. Bu yazıda üç so­ruya cevap aramaya çalışacağım:</p>

<p>* Bu tablo yeni mi, yoksa bir süredir işaret ettiğimiz gidişatın resmileşmesi mi?</p>

<p>* “Tespitler denetim başlama­dan mükellefle paylaşılıyor” söy­lemi ile sahadaki uygulama örtü­şüyor mu?</p>

<p>* Büyük ve orta ölçekli bir şir­ket bu tabloya bugünden nasıl ha­zırlanmalı?</p>

<h3><strong>Hedef büyük şirketlerin tüm yıllarını sürekli gözden geçirmek</strong></h3>

<p>Bu köşeyi takip eden okurlar hatırlayacaktır; Mali İdarenin iz­leme ve denetim kapasitesindeki artışa bir süredir dikkat çekmeye çalışıyorum.</p>

<p>Dolayısıyla OVP sonrası açık­lanan rakamlar bir sürpriz değil; adım adım kurulan bir denetim mimarisinin resmi ilanı. Üstelik Bakan bu tercihi açıkça ifade etti: Denetim büyüklere kaydırılıyor, küçüklerde inceleme oranı yarıya iniyor. Küçük mükellefe “sizinle klasik incelemeyle değil, izaha da­vet, gözetim programı ve yazıyla ilgileneceğiz” deniyor; büyüğe ise “üçte biriniz her yıl masaya otura­cak” deniyor.</p>

<h3><strong>“Denetimden önce paylaşıyoruz” söylemi saha ile örtüşüyor mu?</strong></h3>

<p>Bakan, büyük veri analitiği ve yapay zekâyla yapılan tespitle­rin denetim başlamadan mükel­lef veya temsilcisiyle paylaşıldı­ğını, düzeltme imkânı tanındığını söyledi. Bu yaklaşımı doğru bulu­yorum ; izaha davet ve VDK-İHD tam da bu mantıkla kurgulandı.</p>

<p>* Paylaşılan tespit, çoğu za­man bir “veri uyumsuzluğu”­dur; hukuki nitelendirme değil­dir. Banka hareketiniz ile beyanı­nız arasındaki fark size bildirilir, ama o farkın neden vergiye tabi olmadığını ispat yükü sizdedir. Otuz günlük izah süresinde belge temelli, ticari icaplara uygun bir dosya hazırlayamayan mükellef doğrudan incelemeye sevk edili­yor; Temmuz’da VDK Dergi ve­rilerinden aktardığım gibi sevk oranı yükseliyor.</p>

<p>* Düzeltme imkânı, dava hak­kından vazgeçme anlamına gel­memeli. İdarenin yazısı üzerine verilen düzeltme beyannamele­rine ihtirazi kayıt konulabileceği ve dava yolunun açık olduğu Ana­yasa Mahkemesi’nin Arbay Pet­rol kararıyla (B. No: 2015/15100) netleşti. İdareyle görüş ayrılığınız varsa “düzelt ve kurtul” değil, “ih­tirazi kayıtla düzelt ve dava aç” se­çeneğini unutmayın.</p>

<h3><strong>Büyük ve orta ölçekli şirket için hazırlık listesi</strong></h3>

<p>Yüzde 31,3’lük oran, büyük mü­kellef için “incelenir miyim” so­rusunu “hangi yıl incelenirim” sorusuna çeviriyor. Bu durumda hazırlığı incelemeye başlama bil­dirimi geldikten sonra değil, bu­gün yapmak gerekiyor.</p>

<p><strong>1 Risk envanterinizi gözden geçirin</strong></p>

<p>Ne kadar risikli konunuz varsa üzerinden tekrar geçin. Risk diye görüp göze aldığınız hususlar çok büyük bir ihtimalle size soru ola­rak gelecek. Şirketinizin YMM si­nin gündeme getirdiği, daha önce arnızda tartıştığınız tüm konuları bence tekrar gözden geçirin.</p>

<p><strong>2 Sektörün riskli konuları neler?</strong></p>

<p>Siz de olmasa bile sektörünüzde eleştirilmiş konular sizde de ince­lenecekmiş gibi hazırlanın.</p>

<p><strong>3 Daha önce realize olmuş riskler neler?</strong></p>

<p>Daha önce geçirdiğiniz incele­melerde eleştirildiğiniz konuları gözden geçirin.</p>

<p><strong>4 Uygulamanızdan farklı bir mukteza veya yargı kararı var mı?</strong></p>

<p>Herhangi bir konuda şirketini­zin uygulaması ie Mali İDarenin konuya ilişkin muktezaları veya yargı kararları farklı ise konuyu mutlaka masaya yatırmış ve ge­rekli hazırlıkları yapmış olun.</p>

<p><strong>5 Grup içi işlemler ve transfer fiyatlandırması.</strong></p>

<p>Yıllık raporun şekli bir ödev ol­madığını, incelemede ilk savunma belgesi olduğunu Nisan’da yaz­mıştım. Son üç yılın emsal setle­ri güncel mi, yurt dışı grup şirket­lerinden alınan hizmetlerin fiilen alındığını gösteren kanıtlar dos­yada mı? Transfer fiyatlandırma­sı raporu ile fiiliyat uyumlu mu?</p>

<p><strong>6 Banka hareketleri ile beyan uyumu.</strong></p>

<p>Ortak cari hesapları, adat fai­zi, şirketten çekilen paralar ve or­taklara/aile bireylerine yapılan transferler artık idarenin ilk bak­tığı yer.</p>

<p><strong>7 İndirim ve istisna kalemlerine dikkat.</strong></p>

<p>Büyük mükellef incelemelerin­de matrah farkının önemli kısmı bu vb inidirim, istisna uygulamala­rı ile ilgili konulardan çıkıyor. He­saplama yöntemlerinizin yazılı,tu­tarlı ve Mali İdarenin açıklamala­rına uygun olduğundan emin olun.</p>

<p><strong>8 Stoklar ve fiili envanter.</strong></p>

<p>Stok gözetim programı sürü­yor; kaydi stok ile fiili stok arasın­daki farkın açıklaması hazır olmalı.</p>

<p><strong>9 VDK-İHD'ye cevap disiplini.</strong></p>

<p>Hazırlık yazısı geldiğinde dos­yaya yüklediğiniz her belge, ile­ride başlayacak incelemenin de­lil setidir. Pişmanlık veya ihtirazi kayıtlı düzeltme beyanı verilecek­se dosya gönderiminden önce ve dosya içeriğiyle tutarlı biçimde kurgulanmalı.</p>

<p><strong>10 Sürelere dikkat</strong></p>

<p>İzaha davette 30 gün, ihbarnamede 30 gün, uzlaşma tu­tanağından sonra 15 gün.</p>

<p>Mail idarenin elektronik teb­ligatları ve yazılı her türlü bildi­rimine önem ve öncelik verilme­lidir. Bu süreleri takip eden so­rumlular belirleyin; kaçırılan sürelerin telafisi yok.</p>

<h3><strong>Son söz</strong></h3>

<p>OVP’nin vergi geliri hedefle­ri (2027’de 19,9 trilyon, 2029’da 27,7 trilyon TL) ve vergi yükünün milli gelire oranının yüzde 25’in üzerine çıkarılması hedefi, bu denetim yoğunluğunun geçici bir kampanya olmadığını gösteriyor. Ben 2027 Haziran’ına kadar mat­rah artırımı benzeri bir af bekle­mediğimi daha önce yazmıştım; bu görüşümü koruyorum. Af bek­lentisine yaslanan bir vergi stra­tejisi bu konjonktürde her za­mankinden riskli.</p>

<p>Büyük ve orta ölçekli şirketle­re önerim şu: Bu yıl kapanmadan önce iki haftalık bir öz-değerlen­dirme çalışması yapın; yukarıda başlıklar halinde paylaştığım vb riskli gördüğünüz kalemleri ya düzeltin ya da savunma dosyasını şimdiden hazırlayın. Adım atma­dan önce mali müşaviriniz ve avu­katınızla birlikte değerlendirin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.dunya.com/kose-yazisi/her-uc-buyuk-sirketten-biri-incelemede-simdi-ne-yapmali/839856" rel="nofollow"><span style="color:#e74c3c"><strong>Zeki Gündüz-Dünya</strong></span></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/her-uc-buyuk-sirketten-biri-incelemede-simdi-ne-yapmali</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/07/maliye2.jpg" type="image/jpeg" length="44957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müşteri Aracının Hasarı İçin Ödenen Bedelin İndirim Konusu Yapılıp Yapılmayacağı Hk.]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/musteri-aracinin-hasari-icin-odenen-bedelin-indirim-konusu-yapilip-yapilmayacagi-hk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/musteri-aracinin-hasari-icin-odenen-bedelin-indirim-konusu-yapilip-yapilmayacagi-hk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong>T.C.</strong><br />
<strong>GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI</strong><br />
<strong>İstanbul Defterdarlığı</strong><br />
<strong>Gelir Kanunları Gelir Ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü</strong></p>

<div>
<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify">Sayı</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">:</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p style="text-align:justify">E-62030549-120[40-2024]-</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">06.05.2026</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify">Konu</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">:</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">Müşteri Aracının Hasarı İçin Ödenen Bedelin İndirim Konusu Yapılıp Yapılmayacağı Hk.</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p style="text-align:justify"></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>
</div>

<p style="text-align:justify">İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, akaryakıt istasyonu işletmenizde istasyon girişinde bulunan ve işletmenize ait olan yağmur suyu ızgarasının, yoldan geçen araç tarafından yerinden çıkartıldığını, arkasından yakıt almak için gelen diğer aracın yerinden çıkarak dik duran ızgaraya çarparak hasar aldığını, müşterinin aracında oluşan hasarın karşılanmasını firmanızdan talep ettiğini, yaptırmış olduğunuz üçüncü şahıs sigortasından hasar bedelinin karşılanması için sigorta şirketine müracaatta bulunulduğunu, ortaya çıkan hasar bedelinin firmanıza fatura edildiğini ve söz konusu bedelin firmanızca ödendiğini belirterek; sigortadan alınacak olan hasar bedelinin gelir yazılması sebebiyle, hasar bedeli faturasının da gider yazılıp yazılamayacağı hususunda görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi Kurum Kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, ikinci fıkrasında da safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "İndirilecek Giderler" başlıklı 40 ıncı maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">"Safi kazancın tespit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">1. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler.</p>

<p style="text-align:justify">...</p>

<p style="text-align:justify">3. İşle ilgili olmak şartiyle, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar;</p>

<p style="text-align:justify">..." hükmü yer almaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Kabul Edilmeyen İndirimler" başlıklı 11 inci maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">"(1) Kurum kazancının tespitinde aşağıdaki indirimlerin yapılması kabul edilmez:</p>

<p style="text-align:justify">...</p>

<p style="text-align:justify">g) Sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddî ve manevî zarar tazminat giderleri.</p>

<p style="text-align:justify">..." hükmü yer almaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan, ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası ilkesi" ve "dönemsellik ilkesi" olmak üzere iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesinde ise gelir veya giderlerin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanması gerekmekte olup söz konusu ilke gereği işletmeler, gelir ve giderlerini tahakkuk esasına göre muhasebeleştirmek, hasılat, gelir ve karlarını aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırmak durumundadırlar.</p>

<p style="text-align:justify">Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, müşterinin aracında meydana gelen hasar nedeniyle şirketinizce karşılanan ve mukavelenameye, ilama veya kanun emrine dayanmayan zarar bedelinin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi hükmü uyarınca kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bilgi edinilmesini rica ederim.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/musteri-aracinin-hasari-icin-odenen-bedelin-indirim-konusu-yapilip-yapilmayacagi-hk</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/02/trafik-kazasi-arac-deger-kaybi-davasi.jpg" type="image/jpeg" length="92036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DİİB kapsamında temin edilen hammaddeler kullanılarak üretilen ürünlerin yurt içine KDV'li satışı.]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/diib-kapsaminda-temin-edilen-hammaddeler-kullanilarak-uretilen-urunlerin-yurt-icine-kdvli-satisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/diib-kapsaminda-temin-edilen-hammaddeler-kullanilarak-uretilen-urunlerin-yurt-icine-kdvli-satisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="MuiTypography-body1 MuiTypography-root css-1ki6e5q" style="text-align:justify">Kanun Numarası: 3065</p>

<div class="MuiBox-root css-19snccm">
<p class="MuiTypography-body1 MuiTypography-root css-1ki6e5q" style="text-align:justify">Kanun: KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU</p>
</div>

<div class="MuiBox-root css-19snccm">
<p class="MuiTypography-body1 MuiTypography-root css-1ki6e5q" style="text-align:justify">Özelge No: B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.11-121890</p>
</div>

<div class="MuiBox-root css-19snccm">
<p class="MuiTypography-body1 MuiTypography-root css-1ki6e5q" style="text-align:justify">Özelge Tarihi: 03.02.2020</p>
</div>

<div class="MuiBox-root css-1sl8bdx">
<div class="MuiTypography-body1 MuiTypography-root cms-content css-yaw8es">
<div>
<p style="text-align:center"><strong>T.C.<br />
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI</strong><br />
<strong>İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI</strong><br />
<strong>Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü</strong></p>

<p class="TableContents" style="text-align:justify">Sayı: 39044742-KDV.11-121890</p>

<p class="TableContents" style="text-align:right">03.02.2020</p>

<p class="TableContents" style="text-align:justify"><strong>Konu: DİİB kapsamında temin edilen hammaddeler kullanılarak üretilen ürünlerin yurt içine KDV'li satışı.</strong></p>
İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve dilekçenizin incelenmesinden, Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun geçici 17 nci maddesi kapsamında yurt içinden temin ettiğiniz hammaddeleri kullanarak imal ettiğiniz ürünlerin, KDV'li fatura düzenlenmek suretiyle dış ticaret sermaye şirketlerine ihraç edilmek üzere satışını gerçekleştirdiğiniz, ihracat işlemlerinin dahilde işleme izin belgesinde öngörülen süre içerisinde tamamlandığı, gümrük beyannamelerinde imalatçı olarak yer aldığınız belirtilerek, firmanız tarafından dahilde işleme izin belgesi kapsamında yurt içinden hammadde temin edilen satıcıların teslimlerinin tecil-terkin kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, değerlendirilmesi halinde dış ticaret sermaye şirketlerine yapmış olduğunuz teslimlerin tecil-terkine konu edilip edilemeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.<br />
 </div>

<p style="text-align:justify">3065 sayılı KDV Kanununun;</p>

<p style="text-align:justify">-11/1-c maddesinde, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait KDV'nin ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak, ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı,</p>

<p style="text-align:justify">-Geçici 17 nci maddesinde, dahilde işleme ve geçici kabul rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin 31/12/2020 tarihine kadar tesliminde KDV Kanununun 11 inci maddesinin 1 numaralı fıkrasının (c) bendi hükümlerine göre, bölgeler, sektörler veya mal grupları itibariyle işlem yaptırmaya Cumhurbaşkanı yetkili kılınmış, bu maddenin uygulanmasında ihracat süresi olarak anılan bentteki süre yerine bu rejimlerle öngörülen sürelerin esas alınacağı, ihracatın şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde zamanında alınmayan verginin, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/A-9.1.) ayrımında; "3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi ile dahilde işleme rejimi kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin tesliminde bölgeler, sektörler veya mal grupları itibarıyla 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi hükmüne göre işlem yaptırma konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu yetkiye dayanılarak yayımlanan 16/4/2001 tarih ve 2001/2325 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihraç edilecek ürünlerin imalinde kullanılacak maddelerin dahilde işleme izin belgesine sahip mükelleflere tesliminde sektörel ayrım yapılmaksızın 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesinde düzenlenen tecil-terkin kapsamında işlem yapılabileceği karara bağlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinin uygulanmasında ihracat süresi olarak 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesindeki üç aylık süre yerine dahilde işleme izin belgesinde öngörülen süreler esas alınır.</p>

<p style="text-align:justify">Dahilde işleme rejimi kapsamında ihracatın şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde zamanında alınmayan vergi, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edilir.</p>

<p style="text-align:justify">Dahilde işleme izin belgesi (DİİB) sahibi mükelleflerin, 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında temin ettiği malları kullanarak ürettiği malların DİİB sahibi alıcılara 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında teslimi mümkündür. Ancak, bu kapsamda teslim edilen malların diğer DİİB'nin girdisi mahiyetinde olması ve her bir DİİB'nin dahilde işleme mevzuatına uygun olarak kapatılması gerekir." açıklamaları yer almaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihraç edilecek ürünlerin imalinde kullanılacak maddelerin DİİB sahibi mükelleflere tesliminde, 3065 sayılı Kanunun 11/1-c maddesinde düzenlenen tecil-terkin kapsamında işlem yapılabilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer taraftan, DİİB sahibi mükelleflerin belge kapsamında ürettikleri malları, ihraç etmesi ve KDV Kanununun geçici 17 nci maddesi ile 11/1-c maddesi kapsamında tecil-terkin uygulayarak teslimi esas olarak benimsenmiş olduğundan, DİİB sahibinin yurt içinden KDV ödenmeksizin satın aldığı girdileri kullanarak ürettiği ürünlerin, KDV tahsil edilerek satışında zamanında alınmayan verginin (DİİB sahibi) mükelleften aranacağı tabiidir.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bilgi edinilmesini rica ederim.</strong><br />
 </p>

<p class="TableContents" style="text-align:justify">(<strong>*</strong>) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.</p>

<p class="TableContents" style="text-align:justify">(<strong>**</strong>) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.</p>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/diib-kapsaminda-temin-edilen-hammaddeler-kullanilarak-uretilen-urunlerin-yurt-icine-kdvli-satisi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/dahilde-isleme-diib.jpeg" type="image/jpeg" length="10603"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Huzur Hakkı Ödemelerinin Prime, Gelir Ve Damga Vergisine Tabi Olup Olmadığı.]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/huzur-hakki-odemelerinin-prime-gelir-ve-damga-vergisine-tabi-olup-olmadigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/huzur-hakki-odemelerinin-prime-gelir-ve-damga-vergisine-tabi-olup-olmadigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Huzur hakkı ödemelerinin prime tabi olup, olmaması ile ilgili hususlar Kurumun 2020/20 nolu genelgesinin aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong><i><span>7- Huzur hakkı ödemelerinin prime tabi olup olmadığı</span></i></strong></p>

<p style="text-align:justify">Uygulamada bazı görevlerin komisyon, komite, idare heyeti gibi organların toplantılarına iştirak<span> </span>edilmek<span> </span>suretiyle<span> </span>yapıldığı<span> </span>ve<span> </span>iştirak<span> </span>edenlere<span> </span>toplantı<span> </span>veya<span> </span>saat<span> </span>basına<span> </span>huzur<span> </span>hakkı<span> </span>adı altında para ödendiği durumlar ortaya<span> </span>çıkabilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu<span> </span>kapsamda<span> </span>huzur<span> </span>hakkı<span> </span>adı<span> </span>altında<span> </span>yapılan<span> </span>ödemelerin<span> </span>prime<span> </span>tabii<span> </span>olup<span> </span>olmadığı<span> </span>hususu sigortalıların<span> </span>statüsüne<span> </span>göre<span> </span>belirlenecek<span> </span>olup<span> </span>huzur<span> </span>hakkı<span> </span>ödenen<span> </span>veya<span> </span>ödenecek<span> </span>yerde<span> </span>5510 sayılı<span> </span>Kanunun<span> </span>4-1/a<span> </span>maddesi<span> </span>kapsamında<span> </span>hizmet<span> </span>akdine<span> </span>bağlı<span> </span>olarak<span> </span>çalışıyorlarsa,<span> </span>bu<span> </span>kişilere yapılan<span> </span>huzur<span> </span>hakkı<span> </span>ödemeleri<span> </span>sigorta<span> </span>primine<span> </span>tabi<span> </span>tutulacaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Maddedeki açıklamalar kapsamında;</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Huzur hakkı adı altında yapılan ödemelerin prime tabii olup olmadığı hususu sigortalıların statüsüne göre belirlenecek olup <strong>huzur hakkı ödenen veya ödenecek yerde </strong>5510 sayılı Kanunun 4-1/a maddesi kapsamında <strong>hizmet akdine bağlı olarak çalışıyorlarsa, bu kişilere yapılan huzur hakkı ödemeleri sigorta primine tabi olacaktır.</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><u><span>Gelir Vergisi Kanunu Açısından Değerlendirilmesi.</span></u></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>GVK’nın<span> </span>61.<span> </span>maddesi<span> </span>uyarınca;<span> </span><strong>yönetim<span> </span>kurulu<span> </span>başkanı<span> </span>veya<span> </span>üyesi<span> </span>olarak<span> </span>huzur<span> </span>hakkı elde eden kişi gerçek kişi ise bu kişilere yapılan ödemeler ücret olarak değerlendirilmektedir.</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu nedenle GVK’nun “Vergi Tevkifatı’’ başlıklı 94. maddesinin 1. fıkrasına göre</span><i><span>; </span></i><strong><span>huzur hakkı ücretleri üzerinden diğer çalışanlar gibi gelir vergisi kesintisi yapılması gerekir.</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong><u><span>Damga Vergisi Kanunu Açısından Değerlendirilmesi.</span></u></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tablonun IV-1/b fıkrası uyarınca; <strong>yönetim kurulu başkan ve üyelerine yapılan brüt huzur hakkı tutarı üzerinden binde 7,59 nispetinde damga vergisi kesilmesi gerekir.</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><u><span>Asgari ücret vergi gelir ve damga vergisi istisnası.</span></u></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Gelir vergisi Genel Tebliği (Seri No:319) Madde 4/(6) bendi kapsamında; yönetim kurulu üyelerine ödenen <strong>huzur hakkı ödemeleri vergilendirilmesinde, </strong>GVK’nun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (18) numaralı bendinde düzenlenen <strong>asgari ücret gelir vergisi istisnası uygulanabilir. </strong>(Damga vergisi istisnası ise brüt asgari ücrete isabet eden damga vergisi tutarı ile sınırlıdır.)</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bilgilerinize sunarız.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Ş.A. Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.</span></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/huzur-hakki-odemelerinin-prime-gelir-ve-damga-vergisine-tabi-olup-olmadigi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/huzur-hakki-6.jpg" type="image/jpeg" length="96026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Borçlu ve Kefile Aynı Anda İcra Takibi Yapılması Halinde Şüpheli Alacak Karşılığı Ayrılabilir Mi?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/borclu-ve-kefili-hakkinda-ayni-anda-icra-takibi-baslatilmasi-halinde-alacakli-tarafindan-supheli-alacak-karsiligi-ayrili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/borclu-ve-kefili-hakkinda-ayni-anda-icra-takibi-baslatilmasi-halinde-alacakli-tarafindan-supheli-alacak-karsiligi-ayrili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph" style="text-align:center"><strong>T.C. </strong><br />
<strong>GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI</strong><br />
<strong>İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı</strong><br />
<strong>Gelir Kanunları Usul Grup Müdürlüğü</strong></p>

<p>Sayı : 11395140-105[VUK-1-23670]-1098808 29.09.2022</p>

<p>Konu : <strong>Borçlu ve kefili hakkında aynı anda icra takibi başlatılması halinde alacaklı tarafından şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı.</strong></p>

<h4 class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify"><strong>İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; şirketinizin gelirinin sadece kira geliri olduğu, kiraya verdiğiniz okulun kira ödemelerini 2019 yılında tahsil edemediğiniz için asıl borçlu kiracı ve müteselsil kefil hakkında aynı zamanda icra takibi başlattığınızdan bahisle, söz konusu icra takibine konu alacaklarınız için şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.</strong></h4>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify">213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesinde, “<i>Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;</i></p>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify"><i>1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;</i></p>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify"><i>2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan ve 3.000 (534 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2022’den itibaren 4.000-TL) Türk Lirasını aşmayan alacaklar;</i></p>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify"><i>şüpheli alacak sayılır.</i></p>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify"><i>Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.</i></p>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify"><i>Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.</i></p>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify"><i>Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar zarar hesabına intikal ettirilir.</i>” hükümlerine yer verilmiştir.</p>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify">Bu hükümlere göre, ticari kazancın elde edilmesi veya idame ettirilmesi ile ilgili olarak dava veya icra safhasında bulunan alacaklarla, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan dava ve icra takibine değmeyecek derecedeki küçük alacaklar şüpheli alacak sayılmakta ve münhasıran maddede belirtilen şartları haiz alacaklar için karşılık ayrılması mümkün bulunmaktadır.</p>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify">Ayrıca, şüpheli alacak karşılığı ayrılmasında temel unsur, ortada bir alacağın olması ve bu alacağın tahsilinin mezkûr maddede belirtilen kapsamda şüpheli hale gelmiş bulunmasıdır. Mahkemeye dava veya icra merciine takip dilekçesinin verilmiş olması, alacağın dava veya icra safhasına intikal ettiğini göstermektedir. Ancak, şekli bir başvuru alacağın şüpheli sayılması için yeterli değildir. Bir alacağın dava veya icra safhasında olduğunun kabulü için mahkemeye dava veya icra merciine takip için dilekçe verilmiş olması ve gerek mahkemeye gerek icra merciine yapılan başvuruların ciddiyetle takip edilmesi gerekmektedir.</p>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify">Mezkur Kanun hükmü, teminatlı alacaklarda bu karşılığı teminattan geri kalan miktarla sınırlamakta, alacağın banka teminat mektubu, ipotek, haciz, rehin, kefil vs. suretlerle teminata bağlanmış olması halinde, teminatlı kısım için şüpheli alacak karşılığı ayrılmayacağını kabul etmiş bulunmaktadır.</p>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify">Diğer taraftan, teminat, bir hakkı güvence altında bulundurmak, bir borcun ifa edileceği ya da ifa edilmemesi halinde tazmin edileceğine ilişkin güvence ya da karşılık vermek olarak tanımlanabilir. Teminatlar ayni ve şahsi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Ayni teminatlar; taşınır rehni, taşınmaz rehni, ticari işletme rehni; şahsi teminatlar ise garanti ve kefalet sözleşmeleri ile banka teminat mektuplarıdır. Ayrıca borcun ödenmemesi üzerine cebri icra yoluyla borçlunun mal varlığına haciz konulması halinde de alacağın karşılıksız kalmadığı değerlendirilmektedir.</p>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify"><strong>Buna göre, kefalete bağlı alacaklar, şüpheli alacak uygulamasında teminatlı alacak olarak kabul edilmekte olup, alacağın teminatsız hale gelmiş olması kaydıyla, diğer şartların varlığına bağlı olarak, bu kapsamdaki alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi mümkün bulunmaktadır. Dolayısıyla, somut durumda, mezkûr madde hükümleri dikkate alındığında, kefil nezdindeki takibin sonuçsuz kalması halinde alacağın kefil nezdinde tahsil kabiliyetinin kalmayacağı (teminatsız hale geleceği), bu durumun vukuunu müteakiben, asıl borçlu (kiracı) nezdinde alacağın icra/dava yoluyla takibinin varlığı halinde şüpheli alacak karşılığı ayrılabilecektir.</strong></p>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify">Bilgi edinilmesini rica ederim.</p>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify">(<strong>*</strong>) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.</p>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify">(<strong>**</strong>) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="wp-block-paragraph" style="text-align:justify">(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/borclu-ve-kefili-hakkinda-ayni-anda-icra-takibi-baslatilmasi-halinde-alacakli-tarafindan-supheli-alacak-karsiligi-ayrili</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/09/supheli-alacaklarin-degerlemesine-iliskin-hatirlatmalar-scl.jpg" type="image/jpeg" length="51927"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dar mükellef kurumlarda kurum kazancı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/dar-mukellef-kurumlarda-kurum-kazanci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/dar-mukellef-kurumlarda-kurum-kazanci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde hangi kuruluşların kurumlar vergisine tabi olduğu sayılmıştır. Anonim şirketler. limitet şirketler ve diğerleri. Kurumlar vergisi mükellefleri de tam ve dar mükellefler olarak ayrılmıştır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Kanunun 3’üncü maddesine göre kanunun 1’inci maddesinde sayılan kurumlardan kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunanlar, gerek Türkiye gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilirler. Kanunun 1’inci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayanlar, sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilirler. Dar mükelleflerin kurum kazancının hangi kazanç türlerinden oluşabileceği kanunun 3’üncü maddesinde belirtilmiştir. Bugün yazımızda dar mükelleflerin safi kazancı üzerinde duracağız, gelecek yazılarımızda dar mükellefleri vergilemesinin diğer esasları üzerinde duracağız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>a) Dar mükelleflerin kurum kazancı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Safi Kurum Kazancı; Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 22’nci maddesinde dar mükellef kurumların vergilendirilmesiyle ilgili olarak aşağıdaki düzenlemelere yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>i)</strong> <strong>Kurum kazancının tespiti</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasında, kanunun 1’inci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayanların, sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği belirtilmiştir. Buna göre, kanunun 1’inci maddesinde sayılan kurumlar, kanuni ve iş merkezlerinin Türkiye’de bulunup bulunmama durumuna göre tam mükellefiyet veya dar mükellefiyet esasında vergilendirilecektir. Kanuni merkezden maksat, vergiye tabi kurumların kuruluş kanunlarında, tüzüklerinde, ana statülerinde veya sözleşmelerinde gösterilen merkezdir. İş merkezi olarak ise iş bakımından işlemlerin bilfiil toplandığı ve yönetildiği merkez olarak nitelenmektedir. Kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayanlar, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceklerdir. Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre vergileme yapılabilmesi için safi kurum kazancının tespit edilmesi gerekmektedir. Safi kurum kazancı, mükelleflerin hasılatlarından bu kanuna göre indirebilecekleri gider veya maliyet unsurları ile diğer indirimleri düşmeleri ve indirimi kabul edilmeyen giderleri ilave etmeleriyle bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>ii) Kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar </strong></p>

<p style="text-align:justify">Dar mükellefiyette kurum kazancı aşağıdaki kazanç ve irat kalemlerinden oluşmaktadır. Bu kazanç unsurlarından gider ve maliyetlerin indirilmesi, kanunen indirimi kabul edilmeyen gider ve maliyet unsurlarının ilave edilmesi suretiyle kurumlar vergisi hesaplanacak vergi matrahına ulaşılacaktır. Kazanç ve iratlar:</p>

<p style="text-align:justify">- Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun Türkiye’de işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançlar (Bu şartları taşısalar bile kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye’de satın aldıkları malları Türkiye’de satmaksızın yabancı ülkelere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye’de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye’de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının ya da her ikisinin Türkiye’de olması veya satış sözleşmesinin Türkiye’de yapılmasıdır.).</p>

<p style="text-align:justify">- Türkiye’de bulunan zirai işletmeden elde edilen kazançlar</p>

<p style="text-align:justify">- Türkiye’de elde edilen serbest meslek kazançları</p>

<p style="text-align:justify">- Taşınır ve taşınmazlar ile hakların Türkiye’de kiralanmasından elde edilen iratlar</p>

<p style="text-align:justify">- Türkiye’de elde edilen menkul sermaye iratları</p>

<p style="text-align:justify">- Türkiye’de elde edilen diğer kazanç ve iratlar. Bu maddede belirtilen kazanç ve iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye’de elde edilmesi ve Türkiye’de daimi temsilci bulundurulması konularında Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanacaktır. Dar mükellefiyette kurum kazancı aşağıdaki kazanç ve iratlardan oluşur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>ii)</strong> <strong>Ticari kazançlar</strong></p>

<p style="text-align:justify">Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun Türkiye’de işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançlar, dar mükelleflerin kazanç unsurlarından birini oluşturmaktadır. Ancak, anılan şartları taşısalar dahi kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye’de satın aldıkları malları Türkiye’de satmaksızın yabancı memleketlere göndermelerinden doğan kazançlar Türkiye’de elde edilmiş sayılmayacaktır. Türkiye’de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türkiye’de olması veya satış akdinin Türkiye’de yapılmasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlarca Türkiye’de yalnızca mal teminine yönelik bir işyeri oluşturulması veya daimi temsilci bulundurulması ve bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla temin edilen malların Türk iç pazarına sunulmayarak yabancı memleketlere gönderilmesi halinde, teknik olarak Türkiye’de elde edilmiş bir kazançtan söz edilemeyecek ve vergi doğmayacaktır. Ancak, malların bozulmasını engelleyen (ilaçlama, dondurma, yıkama vb.) veya nakliyesi için zorunluluk arz eden işlemler (çuvallama, kolileme vb.) gibi malın niteliğinde herhangi bir değişiklik yapmayan, malı başka bir ürüne dönüştürmeyen ve katma değer yaratmayan işlemler dışında bir işleme tabi tutulduktan sonra yurt dışına gönderilmesi halinde, bentte yer alan ihracat muaflığından yararlanılması mümkün olmayacaktır. İşlemin, Türkiye’de bulunan işyeri veya daimi temsilci ile kurumun ana merkezi arasında yapılması gerekeceğinden faturanın da ana merkeze kesilmesi gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak, faturası ana merkeze kesilen söz konusu malın, bu merkezin yurt dışındaki başka bir şubesine gönderilmesi, bu muaflıktan yararlanılmasına engel teşkil etmeyecektir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>iv) Zirai işletmelerden elde edilen kazançlar</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye’de bulunan zirai işletmeden elde edilen kazanç Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazancın belirlenmesi ile ilgili hükümleri çerçevesinde vergiye tabi tutulur. Dar mükellef yabancı kurumların Türkiye’de zirai kazanç elde edebilmeleri için her şeyden önce Türkiye’de bir zirai işletmenin varlığı gerekmektedir. Zirai işletmenin varlığı hususunda ise Vergi Usul Kanunu’nun iş yeri tanımı ile ilgili 156’ncı maddesindeki hüküm dikkate alınacaktır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>b) Serbest meslek kazançları</strong></p>

<p style="text-align:justify">Serbest meslek faaliyeti, esas itibarıyla gerçek kişilerce icra edilen ve Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde tanımlanan faaliyet türüdür. Dar mükellef kurumların bu tür kazanç elde etmeleri ise istihdam ettikleri personelleri aracılığı ile olmaktadır. Serbest meslek kazançlarının Türkiye’de elde edilmiş sayılması için serbest meslek faaliyetinin Türkiye’de icra edilmesi veya Türkiye’de değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye’de değerlendirme, ödemenin Türkiye’de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılmasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Yabancı kurumların Türkiye’de ücret geliri elde etmesi, istihdam ettiği bir personeli Türkiye’de yapılacak bir iş için tahsis etmesi, bu şahsın yabancı kuruma bağlı olarak Türkiye’de hizmet vermesi veya ödemenin Türkiye’de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılması suretiyle olmaktadır. Bu şekliyle dar mükellef kurumların elde ettiği ücret ile serbest meslek kazancı arasında genelde bir fark bulunmamaktadır. Dar mükellef kurumun, Türkiye’de hizmet ettiği kurum ya da kişiye bağımlı olmasının mümkün olamayacağı dikkate alınarak kurumun yalın anlamıyla ücret elde etmesi olanaksızdır. Dolayısıyla önceki Kanunun uygulanmasında ücret kazancı grubunda değerlendirilen kazançlar, 5520 sayılı Kanun’un uygulanmasında serbest meslek kazancı olarak değerlendirilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Dar mükellef kurumların Türkiye’de elde ettikleri serbest meslek kazançları, kanunun 30’uncu maddesi uyarınca vergi kesintisine tabi tutulacaktır. Serbest meslek kazancının Türkiye’de yapılmakta olan ticari faaliyet kapsamında elde edilmesi halinde, kurum kazancının tespitinde tam mükellef kurumlar için geçerli olan hükümler uygulanacaktır. Türkiye’de bulunan işyeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla ticari kazanç elde eden dar mükellef kurumların Türkiye’de elde ettikleri serbest meslek kazançları bulunması halinde, dar mükellef kurumların Türkiye’deki işyeri veya daimi temsilcisi vasıtasıyla elde ettiği kazanç ve iratlar ticari kazanç olarak değerlendirileceğinden, bu serbest meslek kazancı üzerinden Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesine göre vergi kesintisi yapılmayacaktır. Türkiye’de işyeri veya daimi temsilcisi bulunmayan ya da işyeri veya daimi temsilcisi bulunmakla birlikte bunlarla ilişkili olmaksızın Türkiye’de serbest meslek faaliyeti icra eden veya bu faaliyeti Türkiye’de değerlendirilen kurumların, yıllık beyanname vermeleri halinde, kesilen bu vergiler beyannamede hesaplanan vergiden mahsup edilebilecektir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>c) Taşınır ve taşınmazlar ile hakların Türkiye’de kiralanmasından elde edilen iratlar</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 3’üncü maddesine göre taşınır ve taşınmaz mallar ile hakların Türkiye’de kiralanmasından elde edilen iratlar, dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar arasında sayılmıştır. Bunlar, dar mükellef kurumların gayrimenkul sermaye iradı niteliğindeki kazançlarıdır. Bu tür kazançların elde edilmiş sayılması için taşınmaz ve taşınır malların Türkiye’de bulunması ve bu mal ve hakların Türkiye’de kullanılması veya Türkiye’de değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>d) Türkiye’de elde edilen menkul sermaye iratları</strong></p>

<p style="text-align:justify">Dar mükellef kurumların Türkiye’de menkul sermaye iradı elde etmelerinin tek koşulu sermayenin Türkiye’ye yatırılmış olmasıdır. Sermayenin Türkiye’ye yatırılmış olması demek, Türkiye’ye sermaye olarak getirilmesi, Türkiye’de borç olarak verilmesi veya benzeri şekillerde Türkiye’de nemalandırılmasıdır. Yatırılmış bulunan bu sermaye karşılığında elde edilen kâr payı, faiz, kira ve benzeri iratlar, dar mükellef kurumun Türkiye’de elde ettiği menkul sermaye iradı olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Menkul sermaye iradının Türkiye’de yapılmakta olan ticari faaliyet kapsamında elde edilmesi halinde, kurum kazancının tespitinde tam mükellef kurumlar için geçerli olan hükümler uygulanacaktır. Dolayısıyla, Türkiye’de işyeri veya daimi temsilci bulunduran ve bu yerlerde veya bu temsilciler aracılığı ile yapılan işlemlerden elde edilen menkul sermaye iratları, ticari kazanç hükümlerine göre ve Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67’nci maddesine ilişkin olarak yayımlanan 257 ve 258 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğleri’nde yer alan açıklamalar uyarınca vergilendirilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu itibarla, Türkiye’de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellef bir kurumun menkul sermaye iradı elde etmesi halinde, bu kazançların vergilendirilmesiyle ilgili ödevler, yabancı kuruma iradı sağlayanlar veya sağlanmasına aracılık edenler tarafından yerine getirilecektir.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Türkiye’de elde edilen diğer kazanç ve iratlar</strong></p>

<p style="text-align:justify">Diğer kazanç ve iratların Türkiye’de elde edilmiş sayılması için kazanç ve iradı doğuran kıymetin Türkiye’de bulunması, iş veya işlemlerin Türkiye’de yapılması veya Türkiye’de değerlendirilmesi gerekmektedir<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Dar mükellef kurum kazancının tespitinde ayrıca indirilemeyecek giderler</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 22’nci maddesinin üçüncü fıkrasında, dar mükellefiyette safi kurum kazancının tespitinde kabul edilmeyen indirimler ayrıca düzenlenmiştir. Dar mükellef kurumun Türkiye’de ticari veya zirai bir faaliyeti var ise safi kurum kazancı, kural olarak tam mükellefiyette uygulanan esaslara göre hesaplanacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Aşağıdaki giderlerin indirimi, dar mükellef kurumlar için kabul edilmemiştir:</p>

<p style="text-align:justify">- Ana merkezin veya Türkiye dışındaki şubelerin Türkiye’deki dar mükellef kurumlar hesabına yaptıkları alım-satımlar için dar mükellefin ana merkeze veya Türkiye dışındaki şubelere verdiği faizler, komisyonlar ve benzerleri kurum kazancının tespitinde indirilemeyecektir.</p>

<p style="text-align:justify">- Ana merkezin veya Türkiye dışındaki şubelerin genel yönetim giderlerine veya zararlarına katılmak üzere ayrılan paylar kurum kazancının tespitinde indirilemeyecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu genel yönetim giderlerine veya zararlarına katılmak için ayrılan paylardan, Türkiye’deki kurumun kazancının elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olan ve emsallere uygunluk ilkesi uyarınca belirlenecek dağıtım anahtarlarına göre ayrılan paylar ile Türkiye’deki kurumun denetimi için yabancı ülkelerden gönderilen yetkili kimselerin seyahat giderlerinin indirimi kabul edilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, söz konusu giderler, Türkiye’deki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak zorundadır. Ayrıca, bu giderlerin Türkiye’deki kazanca isabet eden kısmının belirlenmesinde kullanılan dağıtım anahtarının emsallere uygunluk ilkesi çerçevesinde belirlenmesi gerekmektedir. Emsallere uygunluk ilkesi, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı maddesine uygun olarak belirlenecektir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong><a href="http://www.ekonomim.com/kose-yazisi/dar-mukellef-kurumlarda-kurum-kazanci/917280" rel="nofollow" target="_blank"><span style="color:#c0392b">Ekonomim.com | <span class="name_wrapper"><span class="name">Akif AKARCA / Dr.Mehmet ŞAFAK</span></span></span></a></strong></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/dar-mukellef-kurumlarda-kurum-kazanci</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/dar-mukellef.webp" type="image/jpeg" length="10477"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnternetten verilen her ilan Maliye’nin takibinde]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/internetten-verilen-her-ilan-maliyenin-takibinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/internetten-verilen-her-ilan-maliyenin-takibinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, internet ve dijital platformlar üzerinden ya­pılan alım, satım, kiralama gibi ilanları takip ederek veriler toplayıp analiz et­mekte ve zaman zaman riskli gördüğü faaliyetlerde vergi denetimleri yapmak­tadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bu kapsamda 538 Sıra Nolu Tebliğ ile, mal ve hizmetlerin alınması, satıl­ması veya kiralanmasına yönelik ilanla­rın yayımlanmasına aracılık eden aracı hizmet sağlayıcıları, sosyal ağ sağlayı­cıları ve yer sağlayıcılarına Gelir İdaresi Başkanlığı’na aylık bilgi verme zorunlu­luğu getirilmişti. 5 Eylül tarihinde ya­yımlanan 595 Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile dijital ortamlarda ger­çekleştirilen ticari faaliyetlere ilişkin bilgi toplama ve bildirim verme yüküm­lülüğünün çerçevesi genişletilmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">Sosyal medya platformlarının bildirim yükümlülükleri yeniden düzenlendi</h3>

<p style="text-align:justify">Sosyal Medya platformlarının Gelir İdaresi Başkanlığı’na bilgi verme zorun­luluğu yeni bir uygulama değil. 538 No­lu Tebliğle 2022 yılından itibaren aracı hizmet sağlayıcıları, sosyal ağ sağlayı­cıları ve yer sağlayıcılar<strong>ı alım satım ve kiralamalara yönelik </strong>aylık bilgi ver­me yükümlülüğü kapsamına alınmıştı. Danıştay tarafından Tebliğ’in bazı bö­lümleri iptal edilince yeniden düzenle­meye ihtiyaç duyuldu. Yeni düzenleme ile, elektronik ticaret hizmet sağlayıcı­ları ve elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının yanı sıra erişim sağlayı­cılar, içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve sosyal ağ sağlayıcılar da Tebliğde açık bir şekilde “Bildirim Yükümlülüğü” kap­samına dahil ediliyor.</p>

<h3 style="text-align:justify">Bildirim kapsamında verilecek bilgiler</h3>

<p style="text-align:justify">Taşınır ve taşınmazlar ile mal ve hiz­metlerin alınması, satılması veya kira­lanmasına yönelik ilanların yayımlan­masına imkân sağlayan yer sağlayıcılar ve sosyal ağ sağlayıcılar aylık dönemler itibarıyla bildirimde bulunacak.</p>

<p style="text-align:justify">-Hizmetin sunulduğu internet adre­si veya adresleri,</p>

<p style="text-align:justify">-Hizmet verilen gerçek ya da tüzel ki­şilerin ad-soyad veya unvan bilgileri,</p>

<p style="text-align:justify">-T.C. kimlik numarası, yabancı kim­lik numarası veya vergi kimlik numara­sı gibi mükellefiyet tespitine ilişkin bil­giler,</p>

<p style="text-align:justify">-Hizmet verilen kişiler adına gerçek­leştirilen taşınır, taşınmaz, mal ve hiz­met satış veya kiralama işlemlerine iliş­kin ilan bilgileri elektronik ortamda Ge­lir İdaresi Başkanlığı ‘na bildirilecek.</p>

<h3 style="text-align:justify">Her ilan veren vergi ödeyecek mi?</h3>

<p style="text-align:justify">Alım satım veya kiralama faaliyetinin vergisel etkisinin olması için; vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi gerekli­dir. İnternet üzerinden ve dijital ortam­larda verilen alım, satım veya kiralama ilanları bu işlemlerin gerçekleştiğini gösteren bir veri olup verilen her ilan vergilemeyi gerektirmez. Vergi huku­ku bakımından vergiyi doğuran olayın gerçekleşip gerçekleşmediği ilgili ver­gi kanunları hükümlerine bakılarak de­ğerlendirilmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Gelir İdaresi uygula­malarında ve yerleşik yargı kararlarında ticari faaliyetin değerlendirilmesinde faaliyetin devamlılığı, organizasyon ya­pısı ve ticari nitelik taşıması gibi unsur­lar önem taşıyor. Ayrıca vergilendirile­cek kişi ve vergilendirilecek işlemleri vergi dışı bırakan istisna ve muafiyetle­rin de vergilendirmeye etki ettiğini be­lirtmiş olalım.</p>

<p style="text-align:justify">Düzenleme, internet ve dijital plat­formlar üzerinden yapılan ticari faali­yetlerin kapsamlı bir <strong>şekilde izlene­bilmesine yönelik </strong>olarak atılmış olan adımların devamı niteliğinde bir düzen­lemedir. <strong>İnternette verilen alım sa­tım ve kiralama ilanları tek başına vergilendirmeye ve cezaya yol aç­mamakla birlikte, </strong>vergi denetimle­rinde kullanılabilecek önemli bir bilgi kaynağı olarak değerlendirilmelidir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong><a href="https://www.dunya.com/kose-yazisi/internetten-verilen-her-ilan-maliyenin-takibinde/839372" rel="nofollow" target="_blank"><span style="color:#c0392b">Dünya | Mahmut Bülent YILDIRIM</span></a></strong></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/internetten-verilen-her-ilan-maliyenin-takibinde</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/internet-ilan.webp" type="image/jpeg" length="59015"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[VEDAS Denetim ve Analiz Programı Tüm Kamu Kurumlarının Kullanımına Açıldı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/vedas-denetim-ve-analiz-programi-tum-kamu-kurumlarinin-kullanimina-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/vedas-denetim-ve-analiz-programi-tum-kamu-kurumlarinin-kullanimina-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından yerli ve millî imkânlarla geliştirilen VEDAS Denetim ve Analiz Programı (VEDAS-DAP), kamu kurumlarının denetim ve veri analizi kapasitesini güçlendirmek amacıyla tüm kamunun kullanımına açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Yaklaşık on yıllık bir geliştirme birikimine dayanan ve vergi incelemelerinde sahadaki başarısını kanıtlayan VEDAS-DAP’ın diğer kamu kurumlarında da güvenli, kontrollü ve kurumsal yetkilendirmeye dayalı biçimde kullanılabilmesi için yürütülen lisans yönetimi çalışmaları tamamlandı.</p>

<p style="text-align:justify">Böylece program, Vergi Denetim Kurulunda olduğu gibi diğer kamu kurumlarının denetim, inceleme, kontrol ve veri analizi çalışmalarında da kullanılabilir hâle geldi. <strong>Kamu kurum ve kuruluşları programın kullanımı için resmi yazıyla talepte bulunabilir.</strong></p>

<h2 style="text-align:justify">Kişisel Bilgisayarda Büyük Veri Analizi</h2>

<p style="text-align:justify">VEDAS-DAP; e-Defter, e-Fatura, e-İrsaliye, e-Müstahsil Makbuzu ve e-Serbest Meslek Makbuzu başta olmak üzere farklı kaynaklardan elde edilen milyonlarca satırlık veriyi, standart kişisel bilgisayar donanımları üzerinde hızlı, güvenilir ve yüksek performansla analiz edebiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Program bu yönüyle, kullanıcının kişisel bilgisayarında çalışan kompakt bir büyük veri ve denetim analitiği platformu niteliği taşıyor. VEDAS-DAP aracılığıyla büyük veri kümeleri üzerinde aşağıdaki işlemler kısa sürede gerçekleştirilebiliyor.</p>

<div class="vdk-liste-kart">
<p style="text-align:justify"><span class="vdk-liste-kart-baslik">VEDAS-DAP ile Yapılabilen Analizler</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li style="text-align:justify">Sorgulama ve filtreleme</li>
 <li style="text-align:justify">Sınıflandırma ve gruplandırma</li>
 <li style="text-align:justify">Veri setlerini birleştirme ve eşleştirme</li>
 <li style="text-align:justify">Karşılaştırma ve çapraz kontrol</li>
 <li style="text-align:justify">Mükerrerlik ve aykırılık analizi</li>
 <li style="text-align:justify">İstatistiksel örnekleme</li>
 <li style="text-align:justify">İlişki ve ağ analizi</li>
 <li style="text-align:justify">Denetim senaryolarının uygulanması</li>
</ul>
</div>

<p style="text-align:justify">Programın gelişmiş veri işleme motoru ile veri madenciliği, ağ analizi ve makine öğrenmesi uygulamalarına elverişli yapısı; denetim elemanlarının daha geniş veri kümeleri üzerinde çalışabilmesine, riskli işlemleri daha hızlı belirleyebilmesine ve denetim bulgularını nesnel analizlerle destekleyebilmesine imkân sağlıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kamusal Bir CATT ve Genelleştirilmiş Denetim Yazılımı</h2>

<p style="text-align:justify">VEDAS-DAP, uluslararası denetim terminolojisinde <strong>Bilgisayar Destekli Denetim Teknikleri Aracı (Computer-Assisted Audit Tools and Techniques–CATT)</strong> olarak adlandırılan uygulamaların kamusal bir örneğini oluşturuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Program aynı zamanda farklı veri yapılarına, denetim türlerine ve kurumsal ihtiyaçlara uyarlanabilen bir <strong>Genelleştirilmiş Denetim Yazılımı (Generalized Audit Software–GAS)</strong> niteliği taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Denetim birimlerinin büyük hacimli verileri inceleyebilmek için ihtiyaç duyduğu temel araçları tek bir yapıda buluşturan VEDAS-DAP, yalnızca vergi denetimine özgü bir uygulama olarak değil, farklı kamusal denetim alanlarına uyarlanabilecek ortak bir teknoloji altyapısı olarak öne çıkıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">Lisans Maliyetleri Yerine Ortak Kamu Çözümü</h2>

<p style="text-align:justify">Kamu kurumlarının denetim ve veri analizi faaliyetlerinde kullanılan ticari yazılımlar önemli lisans maliyetleri oluşturabiliyor. Kurumların benzer ihtiyaçlar için birbirinden bağımsız yazılım çözümleri edinmesi ise mükerrer maliyetlere, farklı veri analizi standartlarının oluşmasına ve kurumsal bilgi birikiminin parçalı kalmasına neden olabiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Yerli imkânlarla geliştirilen VEDAS-DAP’ın tüm kamu kurumlarının kullanımına açılmasıyla, ticari denetim yazılımlarına ve bunların lisanslarına duyulan bağımlılığın azaltılması, böylece kamu kaynaklarının daha etkili, ekonomik ve verimli kullanılması hedefleniyor.</p>

<div class="vdk-vurgu" style="text-align:justify">Bu adım aynı zamanda kamuda ihtiyaç duyulan bir yazılımın yine kamunun kendi bilgi birikimi ve insan kaynağıyla karşılanabileceğini gösteren önemli bir örnek oluşturuyor.</div>

<h2 style="text-align:justify">Yazılımın Ötesinde Bir Denetim Metodolojisi</h2>

<p style="text-align:justify">VEDAS-DAP’ın kamu kurumlarının kullanımına sunulması, yalnızca bir bilgisayar programının paylaşılması anlamına gelmiyor. Programla birlikte Vergi Denetim Kurulunun uzun yıllar içinde geliştirdiği aşağıdaki birikim de kamu kurumlarıyla paylaşılmış olacak.</p>

<div class="vdk-liste-kart">
<p style="text-align:justify"><span class="vdk-liste-kart-baslik">Paylaşılan Kurumsal Birikim</span></p>

<ul>
 <li style="text-align:justify">Veri odaklı denetim yaklaşımı</li>
 <li style="text-align:justify">Bilgisayar destekli denetim teknikleri</li>
 <li style="text-align:justify">Standart analiz yöntemleri</li>
 <li style="text-align:justify">Denetim senaryoları</li>
 <li style="text-align:justify">Büyük veri işleme tecrübesi</li>
 <li style="text-align:justify">Dijital denetim metodolojisi</li>
</ul>
</div>

<p style="text-align:justify">Bu yönüyle çalışma; kurumlar arasında teknoloji, bilgi ve tecrübe paylaşımının güçlendirilmesine, denetimde ortak bir dil ve çalışma kültürü oluşturulmasına ve kamunun bütününde veri analizi kapasitesinin geliştirilmesine katkı sağlayacak.</p>

<p style="text-align:justify">VEDAS-DAP’ın farklı denetim birimlerince kullanılmaya başlanmasıyla benzer veriler üzerinde ortak analiz yöntemlerinin geliştirilmesi, iyi uygulama örneklerinin paylaşılması ve kamu denetiminde kurumsal iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">Denetim 2.0’dan Tüm Kamuya</h2>

<p style="text-align:justify">Vergi Denetim Kurulu, <strong>Denetim 2.0 vizyonu</strong> doğrultusunda vergi inceleme sürecini başlangıcından sonuçlandırılmasına kadar elektronik ortama taşıyan bütünleşik bir dijital denetim altyapısı oluşturdu.</p>

<p style="text-align:justify">Risk analizinden görevlendirmeye, defter ve belgelerin elektronik ortamda ibrazından incelenmesine, tutanakların dijital ortamda düzenlenmesinden raporların hazırlanması ve değerlendirilmesine kadar uzanan süreç; Kurul tarafından geliştirilen birbiriyle bütünleşik sistemler aracılığıyla yürütülüyor.</p>

<div class="vdk-liste-kart">
<p style="text-align:justify"><span class="vdk-liste-kart-baslik">Uçtan Uca Elektronik Vergi İncelemesinin Bileşenleri</span></p>

<ul>
 <li style="text-align:justify">VDK Bilgi Sistemi</li>
 <li style="text-align:justify">VEDAS</li>
 <li style="text-align:justify">Elektronik Veri İbraz Sistemi</li>
 <li style="text-align:justify">Mükellef Bilgi Raporu</li>
 <li style="text-align:justify">VDKonferans</li>
 <li style="text-align:justify">Dilekçe ve Bilgi Verme Sistemi</li>
 <li style="text-align:justify">e-Tutanak</li>
 <li style="text-align:justify">Rapor Otomasyon Sistemi</li>
</ul>
</div>

<p style="text-align:justify">Vergi Denetim Kurulunun Denetim 2.0 ve e-İnceleme vizyonuyla ulaştığı bu dijital kapasite, Kurulu yalnızca teknolojiyi kullanan bir denetim birimi olmaktan çıkararak; denetim teknolojisi ve metodolojisi geliştiren, sahada olgunlaştıran ve diğer kamu kurumlarıyla paylaşan öncü bir kurum konumuna taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Kurulun dijital denetim altyapısı ve çalışma yöntemleri, diğer kamu kurumları ve denetim birimleri tarafından da yakından takip ediliyor. VEDAS-DAP’ın tüm kamu kurumlarına açılmasıyla bu ilgi, ortak bir kamu denetim kapasitesine dönüştürülüyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">Hedef: Kamunun Ortak Denetim ve Analiz Altyapısı</h2>

<p style="text-align:justify">VEDAS-DAP’ın tüm kamu kurumlarının kullanımına açılmasıyla aşağıdaki hedeflere ulaşılması amaçlanıyor.</p>

<div class="vdk-liste-kart">
<p style="text-align:justify"><span class="vdk-liste-kart-baslik">Hedeflenen Kazanımlar</span></p>

<ul>
 <li style="text-align:justify">Kamuda veri analizi kapasitesinin güçlendirilmesi</li>
 <li style="text-align:justify">Denetim süreçlerinde teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması</li>
 <li style="text-align:justify">Ticari yazılım ve lisans maliyetlerinin azaltılması</li>
 <li style="text-align:justify">Kurumlar arasında ortak denetim standartlarının geliştirilmesi</li>
 <li style="text-align:justify">Denetim metodolojisi ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılması</li>
 <li style="text-align:justify">Mükerrer teknoloji yatırımlarının önlenmesi</li>
 <li style="text-align:justify">Kamu denetiminde verimliliğin artırılması</li>
</ul>
</div>

<p style="text-align:justify">Önümüzdeki dönemde kamu kurumlarından alınacak geri bildirimlerle programın kabiliyetlerinin daha da geliştirilmesi ve farklı denetim alanlarının ihtiyaçlarına yönelik yeni analiz araçlarının sisteme kazandırılması planlanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, Denetim 2.0 vizyonuyla geliştirdiği teknoloji ve çalışma modellerini tüm kamuyla paylaşarak ülkemizin dijital denetim kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sunmayı sürdürecek.</p>

<div class="vdk-slogan" style="text-align:justify">VEDAS-DAP ile kamunun verisi, kamunun teknolojisi ve ortak denetim aklıyla analiz edilecek.</div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/vedas-denetim-ve-analiz-programi-tum-kamu-kurumlarinin-kullanimina-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/v-e-d-a-s-slider-9e5a1900178ca0a2-1.png" type="image/jpeg" length="31778"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Riskli Faturayı Kayıtlardan Çıkarmak Sizi Kurtarır mı?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/riskli-faturayi-kayitlardan-cikarmak-sizi-kurtarir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/riskli-faturayi-kayitlardan-cikarmak-sizi-kurtarir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi daresinden bir yazı geldiğini düşünün. Kayıtlarınızdaki bazı faturaların riskli olduğu belirtiliyor ve sizden açıklama ya da düzeltme bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>İlk refleks genellikle şu oluyor:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>“Faturayı kayıtlardan çıkaralım, KDV’yi düzeltelim, vergisini ödeyelim ve konu kapansın.”</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Peki, gerçekten kapanır mı?</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Geçen haftaki yazımda, KURGAN kapsamında riskli görülen faturalarla ilgili bir yazı geldiğinde mükelleflerin neyle karşılaşabileceğini ve nasıl hareket etmeleri gerektiğini ele almıştım.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu hafta konuyu bir adım ileri taşıyalım. Çünkü faturanın KDV’sini indirimden çıkarmakla, o faturanın arkasındaki mal veya hizmetin hiç alınmadığını kabul etmek aynı şey değil.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Üstelik üzerinde yeterince düşünülmeden yapılan bir düzeltme, bazen bir sorunu çözerken başka sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>O halde asıl mesele şu:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Riskli görülen bir faturayı kayıtlardan çıkarmak gerçekten sizi vergisel riskten kurtarır mı?</strong></span><br />
<br />
<span>Riskli fatura, sahte fatura mıdır?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Önce bu ayrımı netleştirelim.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bir faturanın veya faturayı düzenleyen mükellefin risk analiz sistemlerinde riskli görülmesi, o faturanın kendiliğinden sahte olduğu anlamına gelmez.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesinde sahte belge, gerçek bir işlem veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge olarak tanımlanıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Dolayısıyla bakılması gereken ilk şey satıcının risk puanı değil, faturanın arkasındaki işlem olmalı:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Bu mal gerçekten alındı mı, bu hizmet gerçekten verildi mi?</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesindeki temel yaklaşım da zaten bu. Vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin işlemlerin gerçek mahiyeti esas.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>KDV Genel Uygulama Tebliği’ndeki yaklaşım da benzer. Değerlendirme yapılırken yalnızca faturaya değil; mal hareketine, envantere, randımana, karşıt incelemelere, nakliyeye, ödeme ve tahsilatlara kadar uzanan bir dizi unsura bakılıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kısacası mesele yalnızca faturanın kendisi değil.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Asıl mesele, faturanın arkasında gerçek bir ticari işlemin bulunup bulunmadığı.</strong></span></p>

<h2 style="text-align:justify"><span>KDV’yi Düzeltince Her Şey Düzeliyor mu?</span></h2>

<p style="text-align:justify"><span>Bir örnek üzerinden gidelim.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Şirketiniz 10 milyon TL + KDV tutarında mal satın aldı. Mal işletmeye geldi, stoklara girdi ve daha sonra üretimde kullanıldı veya müşterilere satıldı. Fatura bedeli de banka üzerinden ödendi.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Aradan aylar geçti. Satıcı firma riskli olarak değerlendirildi ve size bu faturayla ilgili bir yazı geldi.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Siz de ileride sorun yaşamamak için faturadaki KDV’yi indirim hesaplarından çıkardınız.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Buraya kadar mesele yalnızca KDV gibi görünüyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Fakat faturanın tamamını muhasebe kayıtlarından çıkarmaya kalktığınız anda başka sorularla karşılaşırsınız:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>O mal nereden geldi?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Stoklara nasıl girdi?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Satıldıysa satışını yaptığınız malın maliyeti nerede?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Üretimde kullanıldıysa üretilen mamulün maliyeti nasıl oluştu?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Dahası, 10 milyon TL’lik maliyeti bir anda kayıtlarınızdan çıkardığınızda şirketinizin brüt kâr oranı sektör gerçeklerinden ciddi biçimde uzaklaşıyorsa, bir riski ortadan kaldırmaya çalışırken başka bir risk göstergesi yaratmış olabilirsiniz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İşte bu nedenle KDV yönünden yapılacak bir düzeltmeyle, ticari işlemin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği meselesini birbirine karıştırmamak gerekiyor.</span></p>

<h2 style="text-align:justify"><span>Parayı Bankadan Ödediyseniz Sorun Çözülür mü?</span></h2>

<p style="text-align:justify"><span>Burada çok sık duyduğumuz bir savunma var:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>“Ben parayı bankadan ödedim. Daha ne yapabilirim?”</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Banka üzerinden ödeme elbette önemli bir delil. Ama tek başına her sorunu çözen bir güvence değil.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Danıştay Dördüncü Dairesinin E.2009/4029, K.2010/3462 sayılı kararında, sahte fatura iddiası değerlendirilirken fatura bedelinin çek ve banka aracılığıyla ödenmiş olmasının dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak Danıştay’ın diğer kararlarında banka hareketlerinin tek başına değil; faturayı düzenleyen işletmenin gerçek faaliyeti, çalışanları, işyeri, stokları, araçları, ticari kapasitesi ve diğer bulgularla birlikte değerlendirildiğini görüyoruz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Dolayısıyla banka dekontu önemlidir ama işlemin gerçekliğini tek başına ortaya koymaz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Güçlü olan tek bir belge değil, birbirini doğrulayan belgeler zinciridir.</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>İşlemin Gerçekliğini Nasıl Ortaya Koyabilirsiniz?</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Riskli görülen bir faturayla ilgili yazı alan şirket, faturayı hemen kayıtlardan çıkarmak yerine, öncelikle işlemin gerçekten yapıldığını ortaya koyabilecek belge ve kayıtları gözden geçirmeli.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Fatura ve irsaliye var mı?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ödeme kime ve hangi hesaba yapılmış?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Malı kim taşımış?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Nakliye faturası veya taşıma belgesi var mı?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Mal hangi depoya girmiş ve stok kayıtlarında görünüyor mu?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Üretimde kullanılmışsa hangi mamulün maliyetine girmiş?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Satılmışsa hangi satış faturalarıyla işletmeden çıkmış?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Sipariş, teklif, sözleşme veya ticari yazışmalar mevcut mu?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bir de belki en önemlisi: Faturayı düzenleyen şirket, işlemin yapıldığı tarihte bu malı satabilecek veya bu hizmeti verebilecek ticari kapasiteye sahip miydi?</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Bu sorulardan herhangi birinin cevabı tek başına yeterli olmayabilir. Ancak cevaplar birbirini tamamlıyorsa gerçek bir ticari işlemin izleri de ortaya çıkmaya başlar.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu nedenle şirketlere önerim oldukça basit:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Malı gerçekten aldıysanız, o malın işletmenize girişinden üretime veya satışa kadar uzanan ticari sürecini belgeleriyle ortaya koyabilmelisiniz.</strong></span></p>

<h2 style="text-align:justify"><span>Riskli Fatura Yazısı Geldiğinde Ne Yapmalı?</span></h2>

<p style="text-align:justify"><span>Burada iki yanlış refleks var.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Birincisi:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>“Satıcı riskliymiş, hemen faturayı çıkaralım.”</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İkincisi:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>“Ben bankadan ödedim, hiçbir şey yapmam.”</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İkisi de doğru değil.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Öncelikle işlemin gerçekten yapılıp yapılmadığına bakılmalı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Mal veya hizmet gerçekte alınmamışsa elbette gerekli düzeltmeler yapılmalı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak işlem gerçekten gerçekleşmişse, faturayı düzenleyen şirket hakkında sonradan ortaya çıkan bir olumsuzluk nedeniyle ticari işlemin tamamını yok saymadan önce dosya dikkatle incelenmeli.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Çünkü bugün vergi idaresinin baktığı şey yalnızca elinizdeki fatura değil. Malın nereden geldiğine, nasıl taşındığına, nasıl ödendiğine, stoklara girip girmediğine, üretimde kullanılıp kullanılmadığına ve daha sonra nereye gittiğine de bakılıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu nedenle KURGAN kapsamında riskli görülen faturalarla ilgili bir yazı geldiğinde ilk sorunuz:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>“Bu faturayı kayıtlardan nasıl çıkarırım?”</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>olmamalı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Asıl soru şu olmalı:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>“Bu işlemin gerçekten gerçekleştiğini nasıl ortaya koyabilirim?”</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Çünkü bazen şirketinizi vergisel riskten koruyacak olan şey bir düzeltme beyannamesi değil, gerçek ticari işlemi başından sonuna kadar ortaya koyan sağlam bir <strong>ispat dosyasıdır.</strong></span></p>

<div style="text-align:justify"><strong>Erol ÇEMBER<br />
Yeminli Mali Müşavir</strong></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/riskli-faturayi-kayitlardan-cikarmak-sizi-kurtarir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/e-fatura-2.jpg" type="image/jpeg" length="63992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Senet Reeskont Kredilerine İlişkin Vergi, Resim ve Harç İstisnasının Kapsamı Genişletildi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/senet-reeskont-kredilerine-iliskin-vergi-resim-ve-harc-istisnasinin-kapsami-genisletildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/senet-reeskont-kredilerine-iliskin-vergi-resim-ve-harc-istisnasinin-kapsami-genisletildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[5/9/2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11723 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Kararda değişiklik yapılmıştır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>Yapılan değişiklikle, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca Türk Eximbank’a ve diğer bankalara açılan senet reeskont kredileri vergi, resim ve harç istisnası kapsamına alınmıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Aynı tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan İhracat: 2026/3 sayılı Tebliğ ile de söz konusu değişikliğe paralel olarak ilgili Tebliğde düzenleme yapılmıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Yapılan Değişikliğin </span></strong><strong><span>Özeti</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>11723 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 23/12/1999 tarihli ve 99/13812 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Kararın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ibare aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:</span></p>

<div class="table-responsive">
<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p style="text-align:justify"><strong><span>Eski düzenleme:</span></strong></p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p style="text-align:justify"><strong><span>Yeni düzenleme:</span></strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p style="text-align:justify"><span>“Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca Türk Eximbank’a açılan </span><s><span>kısa vadeli</span></s><span> senet reeskont kredileri”</span></p>
   </td>
   <td valign="top">
   <p style="text-align:justify"><span>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca Türk Eximbank’a </span><span>ve diğer bankalara</span><span> açılan senet reeskont kredileri</span></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>
</div>

<p style="text-align:justify"><span>Buna göre;</span></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><span>Türk Eximbank’a açılan senet reeskont kredileri bakımından “kısa vadeli” olma sınırlaması kaldırılmış,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca diğer bankalara açılan senet reeskont kredileri de vergi, resim ve harç istisnasının kapsamına dahil edilmiştir.</span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><span>Diğer taraftan, aynı tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Tebliğ (İhracat: 2017/4)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (İhracat: 2026/3) ile Tebliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde de aynı yönde değişiklik yapılmıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Yürürlük</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Söz konusu Karar ve Tebliğ <strong>5/9/2026</strong> tarihinde yürürlüğe girmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İlgili düzenlemelere aşağıdaki bağlantılardan ulaşılabilir:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/09/20260905-1.pdf" rel="nofollow" target="_blank"><span>İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 11723)</span></a></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/09/20260905-27.htm" rel="nofollow" target="_blank"><span>İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Tebliğ (İhracat: 2017/4)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (İhracat: 2026/3)</span></a></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Saygılarımızla,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Deloitte Türkiye</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/senet-reeskont-kredilerine-iliskin-vergi-resim-ve-harc-istisnasinin-kapsami-genisletildi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/10/kefalet-senetlerine-duzenleme-1.jpg" type="image/jpeg" length="30243"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Para Piyasası Fonlarında Kurumsal Yatırımcıların Tevkifat Oranı %0’dan %10’a Yükseltildi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/para-piyasasi-fonlarindan-elde-ettikleri-kazanclara-10-oraninda-tevkifat-ge</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/para-piyasasi-fonlarindan-elde-ettikleri-kazanclara-10-oraninda-tevkifat-ge" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="WordSection1">
<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th scope="col">
   <p style="text-align:justify"><span>5<span> </span><span>Eylül</span><span> </span><span>2026</span><span> </span><span>tarihli</span><span> </span><span>Resmî</span><span> </span><span>Gazete</span><span> </span>’de<span> </span><span>yayımlanan</span><span> </span><span>11734</span><span> </span><span>sayılı</span><span> </span><span>Cumhurbaşkanı</span><span> </span><span>Kararı</span><span> </span>ile<span> </span><span>bazı kurumsal</span><span> </span><span>yatırımcıların</span><span> </span><span>para</span><span> </span><span>piyasası</span><span> </span><span>fonları</span><span> </span>ile<span> </span><span>unvanında</span><span> </span><span>“para</span><span> </span><span>piyasası”</span><span> </span><span>ibaresi</span><span> </span><span>bulunan serbest</span><span> </span><span>fonlardan</span><span> </span><span>elde</span><span> </span><span>ettikleri</span><span> </span><span>gelirlere</span><span> </span><span>uygulanan</span><span> </span></span><strong><span>%0<span> </span><span>tevkifat</span><span> </span><span>oranı</span><span> </span><span>%10’a</span><span> </span><span>yükseltildi.</span></span></strong></p>

   <p style="text-align:justify"><span>Düzenleme;<span> </span></span><strong><span>sermaye<span> </span>şirketleri<span> </span>ve<span> </span>benzer<span> </span>nitelikteki<span> </span>yabancı<span> </span><span>kurumlar,</span><span> </span>yerli<span> </span>ve<span> </span>yabancı fonlar ile Türkiye’de münhasıran menkul kıymet yatırımı amacıyla faaliyette<span> </span>bulunan ülke fonları, kurum ve kuruluş fonları ve yatırım kuruluşları gibi yabancı kurumsal yatırımcıları </span></strong><span>kapsamaktadır.</span></p>

   <p style="text-align:justify"><span>Yeni</span><span> </span><span>oran,<span> </span></span><strong><span>5<span> </span>Eylül<span> </span>2026<span> </span>tarihinden<span> </span>sonra<span> </span>satın<span> </span>alınan<span> </span>fonlardan<span> </span>elde<span> </span>edilen<span> </span>kazançlara doğrudan uygulanacaktır. </span></strong><span>Bu tarihten önce satın alınan fonlarda ise %10 oranı, Kararın yayım tarihinden fonun satış tarihine kadar geçen süreye isabet eden kazanç kısmı için uygulanacaktır.</span></p>

   <p style="text-align:justify"><strong><span>Gerçek kişiler ile hâlihazırda %0 tevkifat uygulaması kapsamında bulunmayan <span>ku- </span>rumlar<span> </span>açısından<span> </span>herhangi<span> </span>bir<span> </span>oran<span> </span>değişikliği<span> </span>yapılmamış<span> </span>olup,<span> </span>bunların<span> </span>yatırım<span> </span>fonu gelirlerinden %17,5 oranında tevkifat yapılmaya devam<span> </span>edilecektir.</span></strong></p>
   </th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody style="text-align: justify;">
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"><span><span>5<span> </span>Eylül<span> </span>2026<span> </span>tarihli<span> </span>ve<span> </span>33362<span> </span>sayılı<span> </span>Resmi<span> </span>Gazetede<span> </span>yayımlanan<span> </span>11734<span> </span>sayılı<span> </span>Cumhurbaşkanı Kararı<span> </span>ile<span> </span>2/7/2006<span> </span>tarihli<span> </span>ve<span> </span>2006/10731<span> </span>sayılı<span> </span>Bakanlar<span> </span>Kurulu<span> </span>Kararının<span> </span>eki<span> </span>Kararın<span> </span>l<span> </span>inci<span> </span>mad</span></span><span>desinin<span> </span>birinci<span> </span>fıkrasının<span> </span>(a)<span> </span>bendinin<span> </span>(2)<span> </span>numaralı<span> </span>alt<span> </span>bendinde<span> </span>değişiklik<span> </span>yapılarak<span> </span>para<span> </span>piyasası fonları<span> </span>ile<span> </span>unvanında<span> </span>“para<span> </span>piyasası”<span> </span>ifadesi<span> </span>bulunan<span> </span>bazı<span> </span>serbest<span> </span>fonlardan<span> </span>elde<span> </span>edilen<span> </span>kazanç</span><span>lara<span> </span>uygulanacak<span> </span>stopaj<span> </span>oranı<span> </span>yüzde<span> </span>10<span> </span>olarak<span> </span>belirlendi.</span><br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><span>Yapılan düzenlemeyle;</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>-5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki mükellefler (sermaye şirketleri ve benzer nitelikteki yabancı kurumlar, yerli ve yabancı fonlar) ile</span></strong></p>
</div>

<div class="WordSection2">
<p style="text-align:justify"><strong><span>-Türkiye’de münhasıran menkul kıymet yatırımı amacıyla faaliyette bulunan ülke fonları, kurum ve kuruluş fonları ve yatırım kuruluşları gibi yabancı kurumsal yatırımcılar,</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>tarafından para piyasası fonları ile ünvanında “para piyasası” ibaresi bulunan <span>serbest </span>fonlardan<span> </span>elde<span> </span>edilen<span> </span>gelirlere<span> </span>uygulanan<span> </span>%<span> </span>0<span> </span>tevkifat<span> </span>oranı<span> </span>%<span> </span>10<span> </span>olarak<span> </span>yeniden<span> </span>belirlen<span>miştir.</span></span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>5 Eylül 2026 tarihinden sonra satın alınan fonlar için %10 oranı doğrudan geçerli iken bu tarih</span><span>- </span><span>ten önce alınmış fonlarda Kararın yayım tarihinden itibaren satıldığı tarihe kadar geçen süreye denk gelen kazanç kısım için geçerli olacaktır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Diğer<span> </span>taraftan,<span> </span>söz<span> </span>konusu<span> </span>tam<span> </span>ve<span> </span>dar<span> </span>mükellef<span> </span>kurumsal<span> </span>yatırımcıların<span> </span>geçici<span> </span>67<span> </span>nci<span> </span>mad- denin<span> </span>(1)<span> </span>numaralı<span> </span>fıkrası<span> </span>kapsamında<span> </span>diğer<span> </span>menkul<span> </span>kıymet<span> </span>ve<span> </span>sermaye<span> </span>piyasası<span> </span>araçların- dan<span> </span>(tahvil,<span> </span>hisse<span> </span>senedi,<span> </span>PPF<span> </span>dışındaki<span> </span>diğer<span> </span>yatırım<span> </span>fonu<span> </span>katılma<span> </span>payları<span> </span>vb.)<span> </span>elde<span> </span>ettikleri kazançları için uygulanan % 0 tevkifat oranında herhangi bir değişiklik<span> </span>yapılmamaktadır.</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Ayrıca, gerçek kişiler ile mevcut durumda % 0 tevkifat oranı uygulamasının kapsamında olmayan<span> </span>kurumların<span> </span>yatırım<span> </span>fonu<span> </span>gelirlerine<span> </span>uygulanan<span> </span>tevkifat<span> </span>oranında<span> </span>da<span> </span>bir<span> </span>değişiklik yapılmamakta olup, bu gelirler üzerinden % 17,5 oranında tevkifat yapılmaya devam <span>edilecektir.</span></span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>11734 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan değişiklik, 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının ilgili maddelerinin değişmeden önceki hali ile karşılaştırmalı olarak verilmiştir.</span></p>
</div>

<p style="text-align:justify"></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th scope="col" valign="top" width="329">
   <p class="TableParagraph" style="text-align:justify"><strong><span>2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının değişmeden önceki hali</span></strong></p>
   </th>
   <th scope="col" valign="top" width="329">
   <p class="TableParagraph" style="text-align:justify"><strong><span>11734 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan değişiklik</span></strong></p>
   </th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="329">
   <p class="TableParagraph" style="text-align:justify"><span>2) (1) numaralı fıkrada yer alan oran; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki mü</span><span>- </span><span>kellefler ile münhasıran menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri ile de</span><span>- </span><span>ğer artışı kazançları elde etmek ve bunlara bağlı hakları kullanmak amacıyla faaliyette bulunan mükelleflerden <span style="background-color:#f39c12">2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre</span> kurulan yatırım fon</span><span>- </span><span>ları ve yatırım ortaklıklarıyla benzer nitelik</span><span>-<span> </span></span><span>te olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenenler tarafından<span> </span>elde<span> </span>edilenler<span> </span>hariç<span> </span>olmak<span> </span>üzere,</span></p>

   <p class="TableParagraph" style="text-align:justify"><span>(1)<span> </span>numaralı<span> </span>alt<span> </span>bent<span> </span>dışında<span> </span>kalan<span> </span>kazançlar için<span> </span>%10,</span></p>
   </td>
   <td valign="top" width="329">
   <p class="TableParagraph" style="text-align:justify"><span>2) (1) numaralı fıkrada yer alan oran;</span></p>

   <p class="TableParagraph" style="text-align:justify"></p>

   <p class="TableParagraph" style="text-align:justify"></p>

   <p class="TableParagraph" style="text-align:justify"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

   <p class="TableParagraph" style="text-align:justify"><span>i) 5520 sayılı Kurumlar <span>Vergisi </span>Kanununun <span>2 </span>nci maddesinin birinci<span> </span>fıkrası<span> </span>kapsamında</span><span>- </span><span>ki mükellefler ile münhasıran menkul <span>kıymet </span>ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri <span>ile </span>değer artışı kazançları elde etmek ve <span>bunla</span></span><span>- </span><span>ra bağlı hakları kullanmak amacıyla faaliyette bulunan<span> </span>mükelleflerden<span> <span style="background-color:#f39c12">6362 sayılı Sermaye </span></span><span style="background-color:#f39c12">Piyasası Kanununa göre</span></span><span> kurulan yatırım <span>fon</span></span><span>ları ve yatırım ortaklıklarıyla benzer nitelikte olduğu Hazine ve Maliye Bakanlığınca <span>be</span></span><span>lirlenenlerin;<span> </span><span style="background-color:#f39c12">para piyasası fonlarının ve un</span></span><span style="background-color:#f39c12">vanında “para piyasası” ibaresi olan serbest fonların katılma paylarından elde ettikleri kazançlar için % 10, diğer kazançları için % 0, </span></p>

   <p class="TableParagraph" style="text-align:justify"></p>

   <p class="TableParagraph" style="text-align:justify"><span>ü</span><span>)<span> </span>(2)<span> </span>numaralı<span> </span>alt<span> </span>bendin<span> </span>(i)<span> </span>sırası<span> </span>dışında<span> </span><span>ka</span></span><span>- </span><span>lanların<span> </span>(1)<span> </span>numaralı<span> </span>alt<span> </span>bent<span> </span>dışında<span> </span>kalan<span> </span><span>ka</span></span><span>- </span><span>zançları için %<span> </span>10,</span></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"><span>11734 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 2’nci maddesine göre 5520 sayılı Kurumlar <span>Vergisi </span>Ka</span><span>- </span><span>nununun 2 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki mükellefler ile münhasıran menkul <span>kıy</span></span><span>- </span><span>met ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri ile değer artışı kazançları elde etmek ve bunlara bağlı hakları kullanmak amacıyla faaliyette bulunan mükelleflerden 6362 sayılı Sermaye Piyasa</span><span>- </span><span>sı<span> </span>Kanununa<span> </span>göre<span> </span>kurulan<span> </span>yatırım<span> </span>fonları<span> </span>ve<span> </span>yatırım<span> </span>ortaklıklarıyla<span> </span>benzer<span> </span>nitelikte<span> </span>olduğu<span> </span><span>Hazine </span>ve Maliye Bakanlığınca belirlenenler tarafından; yayımı tarihinden itibaren iktisap edilen para piyasası fonu katılma payları ile unvanında “para piyasası” ibaresi olan serbest fon katılma pay</span><span>- </span><span>larından elde edilen kazançlara ve yayımı tarihinden önce iktisap edilen söz konusu fon katılma paylarından elde edilen kazançların yayımı tarihinden katılma paylarının elden çıkarıldığı tarihe kadar geçen süreye isabet eden kısmına uygulanmak üzere yayımı tarihinde, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe<span> </span><span>girecektir.</span></span><br />
<br />
<span>Saygılarımızla…</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/para-piyasasi-fonlarindan-elde-ettikleri-kazanclara-10-oraninda-tevkifat-ge</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/05/ismmmo-duyuru.jpg" type="image/jpeg" length="96462"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Konkordato ilan eden şirkete icra takibi yapılabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/konkordato-ilan-eden-sirkete-icra-takibi-yapilabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/konkordato-ilan-eden-sirkete-icra-takibi-yapilabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dönemde konkordato ilan eden şirketlerin sayısındaki artış, yalnızca borçlu şirketleri değil, bu şirketlerden alacağı bulunan kişileri de yakından ilgilendiriyor. Konkordato kararıyla karşılaşan bir alacaklının ilk sorusu ise genellikle aynı: “Alacağım var, icra takibi yapabilir miyim?”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Konkordatonun temel amacı, mali sıkıntı yaşayan ancak faaliyetlerini sürdürebilecek durumdaki işletmeye belirli bir süre koruma sağlamaktır. Bu nedenle mahkemenin geçici mühlet kararı vermesiyle birlikte şirket hakkında önemli bir hukuki koruma başlar.</p>

<p style="text-align:justify">Bu korumanın en önemli sonucu, icra takiplerinin durmasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Kural olarak konkordato mühleti devam ettiği sürece şirket hakkında yeni bir icra takibi başlatılamaz; daha önce başlamış takipler ise durur. Üstelik bu durum yalnızca konkordato başvurusundan önce doğmuş borçlar açısından geçerli değildir. Mühlet döneminde doğan alacaklarda da kural aynıdır.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Örneğin konkordato ilan eden bir işletmenin kira borcunu ödememesi veya mühlet içerisinde başka bir şirketten mal ya da hizmet satın alıp bedelini ödememesi, alacaklıya otomatik olarak icra takibi başlatma hakkı vermez.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak konkordato, borçlu şirketin bütün borçlarını ödemeden faaliyet göstermeye devam edebileceği sınırsız bir koruma alanı da değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Her alacak aynı durumda değil</p>

<p style="text-align:justify">Kanun bazı alacaklara farklı bir statü tanımaktadır. Rehinle güvence altına alınmış alacaklar, bazı işçi alacakları ve nafaka gibi özel olarak korunan alacaklar bakımından farklı kurallar uygulanabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bunun yanında konkordato sürecinde şirketin faaliyetini sürdürebilmesi için yaptığı yeni işlemler de önemlidir.</p>

<p style="text-align:justify">Çünkü konkordato ilan eden bir işletmenin kapısına kilit vurulmaz. Otel müşteri kabul etmeye, fabrika üretmeye, restoran hizmet vermeye devam edebilir. Bunun için de mal almak, hizmet satın almak, kira ilişkisini sürdürmek veya yeni ticari yükümlülükler altına girmek zorunda kalabilir.</p>

<p style="text-align:justify">İşte bu noktada konkordato komiserinin rolü önem kazanır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Uygulamada zaman zaman “Komiserden izin alıp icra takibi yapabilir miyim?” sorusuyla karşılaşıyoruz. Burada önemli bir yanlış anlaşılma var. Komiserin görevi alacaklıya kendi alacağını takip etmesi için izin vermek değildir. Komiserin izni, esas olarak konkordato sürecindeki şirketin belirli işlemleri yapabilmesi ve yeni yükümlülükler altına girebilmesi bakımından önem taşır.</p>

<p style="text-align:justify">İcra takibinin yasaklanmış olması, alacaklının bütün hukuki haklarının ortadan kalktığı anlamına gelmez. Alacağın niteliğine göre dava açılması, gerekli şartlar bulunuyorsa koruyucu hukuki tedbirlerin talep edilmesi ve konkordato dosyasında alacağın zamanında bildirilmesi mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle konkordato ilan eden bir şirketten alacağı bulunan kişinin yapacağı en büyük hata, “Nasıl olsa icra takibi yapamıyorum” diyerek hiçbir işlem yapmadan konkordatonun sonucunu beklemek olabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Çünkü konkordato yalnızca borçluyu koruyan bir sistem değildir. Aynı zamanda alacaklıların da haklarını belirli süreler ve usuller içerisinde takip etmelerini gerektiren bir süreçtir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak; konkordato ilan eden bir şirkete karşı kural olarak mühlet boyunca icra takibi yapılamaz. Ancak her alacağın hukuki durumu aynı değildir. Alacağın ne zaman ve nasıl doğduğu, teminatlı olup olmadığı ve konkordato sürecinde yapılan yeni bir işlemden kaynaklanıp kaynaklanmadığı izlenecek yolu değiştirebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle konkordato ilan eden bir şirketten alacağı bulunan kişinin sorması gereken soru yalnızca “İcra takibi yapabilir miyim?” değil, “Bu süreçte alacağımı nasıl koruyabilirim?” olmalıdır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/konkordato-ilan-eden-sirkete-icra-takibi-yapilabilir-mi/917055" rel="nofollow" target="_blank"><span style="color:#c0392b">Ekonomim.com | <i><strong>Av. Ege Demiralp</strong></i></span></a></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/konkordato-ilan-eden-sirkete-icra-takibi-yapilabilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 08:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/09/konkordato.jpg" type="image/jpeg" length="89594"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlarda Vergi İstisnası Rehberi ile İnfografik Yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yurt-disindan-elde-edilen-kazanc-ve-iratlarda-vergi-istisnasi-rehberi-ile-infografik-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yurt-disindan-elde-edilen-kazanc-ve-iratlarda-vergi-istisnasi-rehberi-ile-infografik-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlarda Vergi İstisnası Rehberi” ile "İnfografik" kullanıma sunulmuştur.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 4 üncü maddesiyle Gelir Vergisi Kanununa eklenen mükerrer 20/D maddesi kapsamında, Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin yurt dışından elde ettikleri kazanç ve iratların, belirli şartlar dâhilinde 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisna edilmesine yönelik düzenleme yürürlüğe girmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile açıklanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Genel Tebliğ kapsamında hazırlanan <strong>“Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlarda Vergi İstisnası Rehberi” </strong>ile <strong>"İnfografik"</strong> kullanıma sunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu Rehberde;</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">İstisnadan kimlerin yararlanabileceği,</li>
 <li style="text-align: justify;">İstisnadan yararlanma şartları,</li>
 <li style="text-align: justify;">İstisnadan yararlanmak için başvurunun nereye yapılacağı ve hangi belgenin alınacağı,</li>
 <li style="text-align: justify;">İstisna belgesi almak için ne zamana kadar başvurulması gerektiği,</li>
 <li style="text-align: justify;">Vergi dairesince istisna belgesi verilmeden önce hangi kontrollerin yapılacağı,</li>
 <li style="text-align: justify;">İstisna şartlarının taşınmadığının sonradan tespit edilmesi halinde uygulanacak işlemler,</li>
</ul>

<p style="text-align:justify">gibi konularda açıklamalara ve örneklere yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu Genel Tebliğe ulaşmak için <a href="https://www.gib.gov.tr/mevzuat/kanun/433/teblig/11874" rel="noopener" target="_blank">tıklayınız.</a></p>

<p style="text-align:justify">Rehbere ulaşmak için <a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_Yurt_Disindan_Elde_Edilen_Kazanclarda_Vergi_Istisnasi_Rehberi.pdf" rel="noopener" target="_blank">tıklayınız.</a></p>

<p style="text-align:justify">İnfografik için <a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_Yurt_Disindan_Elde_Edilen_Kazanc_ve_Iratlarda_Vergi_Istisnasi_Infografik.pdf" rel="noopener" target="_blank">tıklayınız.</a></p>

<p style="text-align:justify">Detaylı bilgi için Vergi İletişim Merkezini <strong>VİMER-189</strong> arayabilirsiniz.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<div>
<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_Yurt_Disindan_Elde_Edilen_Kazanclarda_Vergi_Istisnasi_Rehberi.pdf" rel="noopener" target="_blank"><img alt="uploaded-image" src="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_Yurt_Disindan_Elde_Edilen_Kazanclarda_Vergi_Istisnasi_Rehberi.png" /></a></p>

   <p style="text-align:justify"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_Yurt_Disindan_Elde_Edilen_Kazanc_ve_Iratlarda_Vergi_Istisnasi_Infografik.pdf" rel="noopener" target="_blank"><img alt="uploaded-image" src="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_Yurt_Disindan_Elde_Edilen_Kazanc_ve_Iratlarda_Vergi_Istisnasi_Infografik.png" /></a></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yurt-disindan-elde-edilen-kazanc-ve-iratlarda-vergi-istisnasi-rehberi-ile-infografik-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/haber-resim-gib-rehber-08092026.png" type="image/jpeg" length="66481"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnternet ilanlarının GİB’e bildirilmesi yeni mi, 5 Eylül’de ne değişti?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/internet-ilanlarinin-gibe-bildirilmesi-yeni-mi-5-eylulde-ne-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/internet-ilanlarinin-gibe-bildirilmesi-yeni-mi-5-eylulde-ne-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzenlemeyle internet veya sosyal medya üzerinden ilan veren kişilere yeni bir vergi getirilmiyor. Bir kişinin otomobilini, evini veya başka bir malını internette satışa çıkarması da tek başına vergi doğuran bir olay değil. Burada söz konusu olan esas olarak vergi idaresinin bilgi toplaması.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 595 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 538 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde bazı değişiklikler yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Düzenleme özellikle internet ve diğer dijital ortamlarda gerçekleştirilen alım, satım ve kiralama faaliyetlerine ilişkin bilgilerin Gelir İdaresi Başkanlığı'na (GİB) bildirilmesi bakımından önem taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak öncelikle bir yanlış anlaşılmayı önlemek gerekiyor:<strong> İnternette yayımlanan ilanlara ve ilan verenlere ilişkin bilgilerin GİB’e bildirilmesi 5 Eylül 2026’da başlayan yeni bir uygulama değil.</strong><br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>İlanlara ilişkin bilgiler 2022’den beri GİB’e bildiriliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Sistemin temeli, 31 Mayıs 2022 tarihinde yayımlanan 538 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile atıldı. Nitekim Tebliğin amacı, daha o tarihte, “<i>internet ortamında yayımlanan ilanlara yönelik bazı bilgilerin alınmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi</i>” olarak açıklanmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">2022 tarihli 538 Sıra No.lu Tebliğ ile taşınır ve taşınmazlar ile mal ve hizmetlerin alınması, satılması veya kiralanmasına yönelik ilanların yayımlanmasına aracılık eden <strong>aracı hizmet sağlayıcıları, sosyal ağ sağlayıcıları ve yer sağlayıcılar </strong>aylık bilgi verme yükümlülüğü kapsamına alınmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda hizmet verilen kişilerin kimlik ve vergi numarası bilgileri yanında satış ve kiralama işlemlerine ilişkin çeşitli bilgilerin GİB’e bildirilmesi öngörülmüştü.</p>

<p style="text-align:justify">Hatta ilan verenlerin, bildirime esas bilgileri söz konusu sağlayıcılara verme; ilan konusu mal veya taşınmaz başkasına aitse mülkiyet sahibine ilişkin bilgileri de bildirme yükümlülüğü bulunuyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla <strong>“sosyal medya ve internet ilanları artık GİB’e bildirilecek” demek doğru değil. </strong>Bu sistem 2022’den beri mevcut.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>595 sayılı Tebliğ ne getiriyor?</strong></p>

<p style="text-align:justify">5 Eylül’de yapılan değişikliğin asıl önemi, mevcut sistemin <strong>kapsamının genişletilmesi ve bildirim yükümlülüklerinin yeniden düzenlenmesidir.</strong></p>

<p style="text-align:justify">İlk önemli değişiklik, dijital ekonomik faaliyetlerden bilgi alınmasına ilişkin yetkinin ifade edilişinde görülüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Önceki metin esas olarak “<i>elektronik ticarette vergi güvenliğini sağlamak</i>” amacıyla elektronik ortamda ticari faaliyette bulunan hizmet sağlayıcılar ile aracı hizmet sağlayıcıları esas alıyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Yeni düzenleme ise bunun ötesine geçerek<strong> internet dâhil her türlü dijital ortamın alım, satım, kiralama, ilan ve reklam gibi iktisadi ve ticari amaçlarla kullanılmasını </strong>açıkça kapsama alıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca elektronik ticaret hizmet sağlayıcıları ve elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının yanı sıra erişim sağlayıcılar, içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve sosyal ağ sağlayıcılar da metinde açıkça sayılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yönüyle düzenleme, GİB’in dijital ekonomik faaliyetlerden bilgi toplanmasına ilişkin düzenleme alanını daha geniş bir çerçevede ele alıyor.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sosyal ağ ve yer sağlayıcıların yükümlülüğü ayrı düzenlendi</strong></p>

<p style="text-align:justify">5 Eylül 2026 tarihli 595 sayılı Tebliğle yapılan ikinci önemli değişiklik, sosyal ağ sağlayıcıları ile yer sağlayıcıların durumuna ilişkin.</p>

<p style="text-align:justify">2022 tarihli 538 sayılı Tebliğin önceki hâlinde aracı hizmet sağlayıcıları, sosyal ağ sağlayıcıları ve yer sağlayıcılar aynı fıkra içerisinde düzenlenmişti.</p>

<p style="text-align:justify">Yeni düzenlemede sosyal ağ sağlayıcıları ile yer sağlayıcılar bu fıkradan çıkarılarak ayrı bir fıkrada ele alındı.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre taşınır ve taşınmazlar ile mal ve hizmetlerin alınması, satılması veya kiralanmasına yönelik ilanların yayımlanmasına imkân sağlayan yer sağlayıcılar ve sosyal ağ sağlayıcılar; aylık dönemler itibarıyla hizmetin sağlandığı internet adreslerini, hizmet verilen kişilerin ad-soyad veya unvanı ile TCKN/YKN/VKN gibi mükellefiyet tespitine ilişkin bilgilerini ve <strong>satış/kiralama işlemlerine ilişkin ilan bilgilerini </strong>GİB’e bildirmek zorunda.</p>

<p style="text-align:justify">Burada önemli olan, sosyal ağ ve yer sağlayıcıların GİB’e bilgi verme yükümlülüğünün yeni olması değil; <strong>mevcut yükümlülüğün kapsamının ve bildirilecek bilgilerin yeniden düzenlenmiş olmasıdır.</strong><br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yeni bir vergi getirilmiyor</strong></p>

<p style="text-align:justify">Tebliğin yanlış anlaşılmaması gereken bir başka yönü de budur.</p>

<p style="text-align:justify">Düzenlemeyle internet veya sosyal medya üzerinden ilan veren kişilere yeni bir vergi getirilmiyor. Bir kişinin otomobilini, evini veya başka bir malını internette satışa çıkarması da tek başına vergi doğuran bir olay değil.</p>

<p style="text-align:justify">Burada söz konusu olan esas olarak <strong>vergi idaresinin bilgi toplaması.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte toplanan ilan bilgileri, kişinin vergi mükellefiyetinin bulunup bulunmadığının veya mevcut beyanlarının gerçek ekonomik faaliyetleriyle uyumlu olup olmadığının tespitinde kullanılabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Örneğin kişinin kendisine ait bir otomobili satması ile devamlı şekilde araç alıp satması vergisel açıdan aynı şey değildir. Benzer şekilde kişisel bir eşyasını satan kişi ile dijital ortamda devamlı ve organizasyon içerisinde mal veya hizmet satan kişinin durumu da farklıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla ilan bilgileri tek başına vergiyi doğurmasa da <strong>vergilendirilmesi gereken bir ekonomik faaliyetin tespitinde veri olarak kullanılabilir.</strong><br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sonuç olarak ne değişti?</strong></p>

<p style="text-align:justify">5 Eylül’de yayımlanan 595 sayılı Tebliği, <strong>“sosyal medya ilanları artık vergi idaresinin radarına girdi”</strong> şeklinde okumak doğru değil. Zira basında ve sosyal medyada çok fazla bu yönde ifade bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İnternet ilanlarından bilgi alınması ve sosyal ağ sağlayıcıları ile yer sağlayıcıların bilgi verme yükümlülüğü 2022’den beri mevcut.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yeni düzenlemeyle yapılan; dijital ekonomik faaliyetlerden bilgi alınmasına ilişkin çerçevenin genişletilmesi, kapsamdaki aktörlerin daha ayrıntılı biçimde belirlenmesi ve sosyal ağ sağlayıcıları ile yer sağlayıcıların bildirecekleri bilgilerin ayrı bir düzenlemeye kavuşturulmasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Özetle, <strong>yeni bir vergi yok, internet ilanlarının GİB’e bildirilmesi de yeni değil. Yeni olan, GİB’in dijital ekonomik faaliyetlere ilişkin bilgi toplama sisteminin kapsamının genişletilmesi ve yeniden düzenlenmesi.</strong></p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://t24.com.tr/yazarlar/murat-bati/internet-ilanlarinin-gibe-bildirilmesi-yeni-mi-5-eylulde-ne-degisti,58912?_t=1788849676889" rel="nofollow" target="_blank"><span style="color:#c0392b"><strong>T24.com | Murat BATI</strong></span></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/internet-ilanlarinin-gibe-bildirilmesi-yeni-mi-5-eylulde-ne-degisti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/09/internet-alisveris.webp" type="image/jpeg" length="26718"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vergi suçu raporu mükellefi sanık yapmaya yeter mi?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/vergi-sucu-raporu-mukellefi-sanik-yapmaya-yeter-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/vergi-sucu-raporu-mukellefi-sanik-yapmaya-yeter-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi tekniği raporu (VTR), vergi suçu rapo­ru (VSR) ve rapor değerlendirme komisyo­nunun olumlu mütalaası, vergi kaçakçılığı suçu dosyalarında idarenin suç isnadını ortaya koyan önemli idari işlemlerdir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Ancak, bir mükellefi sa­nık sandalyesine oturtmak için, vergi idaresinin onun vergi kaçakçılığı suçu işlediği yönündeki ka­naati ne ölçüde yeterlidir?</p>

<p style="text-align:justify">Vergi kaçakçılığı suçu nedeniyle kamu dava­sı açılması, kural olarak rapor değerlendirme ko­misyonunun mütalaasına bağlanmıştır (VUK md.367). Anayasa Mahkemesi de mütalaayı 2011 tarihli kararında ‘muhakeme şartı’, 2021 tarihli kararında ‘dava şartı’ olarak nitelendirmiş; ancak, mütalaanın Cumhuriyet savcısını bağlamadığını açıkça belirtmiştir (K.2011/40; K.2021/78).</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte uygulamada, VTR, VSR ve olumlu mütalaa bulunduğunda, Cumhuriyet sav­cısının bunların ötesinde ne ölçüde araştırma yap­ması gerektiği önemli bir tartışma alanıdır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Kamu davası açılması için “yeterli şüphe” şart </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Cumhuriyet savcısı şüphelinin lehine ve aley­hine delilleri toplamak ve ancak toplanan deliller “yeterli şüphe” oluşturuyorsa iddianame düzenle­mekle yükümlüdür (CMK md.160, 170). Yargıtay’a göre yeterli şüphe, mevcut delillerle mahkumiyet kararı çıkmasının muhtemel olduğu şüphe dere­cesidir (CGK, K.2025/264). Kesin ispat aranmaz, ancak mevcut deliller mahkumiyet kararını muh­temel kılacak ağırlıkta olmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">İddianamede suçun delilleri gösterilmeli ve olaylar bu delillerle ilişkilendirilmelidir. Suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianame Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilir (CMK md.174). Dolayı­sıyla savcı, vergi idaresinin suç ihbarını ve daya­naklarını bağımsız olarak değerlendirmek ve ye­terli şüphe bulunup bulunmadığına kendisi karar vermek zorundadır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Yargıtay: Yeterli şüphe ve lekelenmeme hakkı </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Yargıtay, kamu davası açılması için yeterli şüp­henin bulunduğu dosyalarda, soruşturmadaki her eksikliği iddianamenin iadesi sebebi olarak gör­memektedir. CMK md.174/1-b kapsamında suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delilin toplanmaması niteliğinde olmayan bazı araştır­maların kovuşturma aşamasında da tamamlana­bileceğini kabul etmektedir (11. CD, K.2021/6782; K.2022/20556).</p>

<p style="text-align:justify">Sorunun düğümlendiği nokta da burasıdır; çünkü Yargıtay, VTR ve VSR’deki idari tespitleri, olumlu mütalaa ile birlikte, yeterli şüphe değer­lendirmesine esas alabilmektedir. Nitekim, 2026 tarihli iki kararda, karşıt inceleme, fatura muha­taplarının dinlenmesi, banka hareketleri, yazı-im­za veya bilirkişi incelemesi gibi ek araştırmalar yapılmamış olmasına rağmen, VTR, VSR ve müta­laaya işaretle somut dosyalarda yeterli şüphe bu­lunduğu sonucuna varmıştır (12. CD, K.2026/919; K.2026/1190).</p>

<p style="text-align:justify">Buna karşılık, şüphelinin suçun sübutunu veya fiilin kendisine isnadını doğrudan etkileyebilecek somut ve araştırılabilir bir savunma ileri sürdüğü bazı dosyalarda, bu savunmayla ilgili araştırmala­rın soruşturma aşamasında yapılmasını lekelen­meme hakkı çerçevesinde gerekli görmüştür. Le­kelenmeme hakkı, kısaca, yeterli şüphe oluşmadan kişinin sanık haline getirilmemesi güvencesidir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu bağlamda, örneğin, defter ve belgelerin ver­gi dairesine götürüldüğü ancak teslim alınmadığı savunmasının araştırılmasını gerekli görmüş (11. CD, K.2025/3813); şüphelinin şirket ve isnat edi­len fiillerle bağlantısına ilişkin somut savunmala­rı karşısında bu bağlantıyı ortaya koyacak araştır­maların yapılmasını aramış (11. CD, K.2025/4723; K.2025/4724); sahte faturaları şirket ortağının dü­zenlediği ve kendisinin faturalarla ilgisinin bu­lunmadığı savunmasında da ilgili araştırmalar ta­mamlanmadan iddianame düzenlenmesini yerin­de bulmamıştır (12. CD, K.2026/1189). Bu kararlar birlikte değerlendirildiğinde, soruşturma aşama­sında ek araştırma yapılmasının gerekip gerekme­diği bakımından, şüphelinin ileri sürdüğü somut savunmanın “suçun sübutuna veya fiilin kendisine isnadına etkisi”nin önem taşıdığı görülmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Sonuç </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Yargıtay’ın somut ve araştırılabilir savunmalar karşısında lekelenmeme hakkını öne çıkarması önemlidir. Ancak, vergi idaresinin suç tespitleri­nin Cumhuriyet savcısı tarafından bağımsız olarak değerlendirilmesi ve gerektiğinde araştırılması, şüphelinin bunları çürütecek somut bir karşı tez ileri sürmesine bağlı olmamalıdır. Şüpheli somut bir savunma ileri sürmezse, vergi idaresinin suç kanaatinin bağımsız bir ceza soruşturması kapsa­mında ayrıca değerlendirilmesine gerek yok mu­dur? Cumhuriyet savcısının görevi, soruşturmanın başından itibaren şüphelinin lehine ve aleyhine de­lilleri toplamak ve vergi idaresinin suç kanaatinin ceza muhakemesi bakımından gerçekten yeterli şüphe oluşturup oluşturmadığını bağımsız biçim­de değerlendirmektir. Bir kişiyi sanık sandalyesine oturtacak olan, idarenin suç kanaati değil; suçun iş­lendiği ve o kişi tarafından işlendiği konusunda ye­terli şüphe oluşturan somut deliller olmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Avukat Prof. Dr. Funda BAŞARAN YAVAŞLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/vergi-sucu-raporu-mukellefi-sanik-yapmaya-yeter-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 08:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/08/hakaret-sucu-yargitay-karari.jpg" type="image/jpeg" length="37500"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[OVP’de vergi hedefleri: Hedef çok ama icraat nasıl olacak?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ovpde-vergi-hedefleri-hedef-cok-ama-icraat-nasil-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ovpde-vergi-hedefleri-hedef-cok-ama-icraat-nasil-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OVP’de vergiye ilişkin ortaya konulan hedeflerin önemli bir bölümü yeni değil. Her yıl aynı hedefleri yazıp, iş bunların gereğini yapmaya geldiğinde geri adım atıyorsak, OVP’de “vergilemede adalet” yazmasının mükellef açısından pek bir anlamı kalmıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">6 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’nin mükerrer sayısında 2027-2029 dönemini kapsayan 80 sayfalık Orta Vadeli Program yayımlandı. Programda büyümeden enflasyona, bütçe açığından kamu harcamalarına kadar pek çok hedef var. Ancak benim dikkatimi çeken kısım doğal olarak vergiye ilişkin hedefler oldu.</p>

<p style="text-align:justify">OVP’ye göre genel bütçe vergi gelirlerinin 2026 yılında 14 trilyon 585,7 milyar TL olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Bu tutarın 2027 yılında 19 trilyon 906 milyar TL’ye, 2028’de 23 trilyon 973,1 milyar TL’ye ve 2029’da 27 trilyon 718,5 milyar TL’ye çıkarılması hedefleniyor. Başka bir ifadeyle 2026 yılı gerçekleşme tahmini esas alındığında 2027 yılında vergi gelirlerinde yaklaşık 5,3 trilyon liralık bir artış öngörülüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Elbette enflasyonun yüksek olduğu bir ekonomide nominal rakamlardaki artış tek başına çok şey söylemez. Bu nedenle daha anlamlı gösterge, vergi gelirlerinin milli gelire oranıdır. OVP’de genel bütçe vergi gelirlerinin GSYH’ye oranının 2026’da yüzde 17,1 iken 2027’de yüzde 17,9’a, 2028’de yüzde 18’e ve 2029’da yüzde 18,1’e yükselmesi öngörülüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Yani Program sadece nominal olarak daha fazla vergi toplamayı değil, vergi gelirlerinin ekonomi içindeki payını da artırmayı hedefliyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Peki bu artış nasıl sağlanacak?</strong></p>

<p style="text-align:justify">OVP bu sorunun cevabını büyük ölçüde “<strong>vergi tabanını genişletmek</strong>” üzerinden veriyor. Programda vergi politikalarının adalet, öngörülebilirlik ve etkinlik ilkeleri doğrultusunda uygulanacağı; vergi sisteminin gelir dağılımını iyileştiren ve yatırım ortamını güçlendiren bir araç olarak kullanılacağı belirtiliyor. Ayrıca vergi yükünün daha adil dağıtılması amacıyla kayıt dışılığın azaltılması yoluyla doğrudan vergilerin bütçe gelirleri içindeki payının artırılacağı ifade ediliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye’de vergi sisteminin en çok eleştirilen taraflarından biri, dolaylı vergilerin ağırlığıdır. KDV ve ÖTV gibi tüketim üzerinden alınan vergilerin yüksek payı, mali güce göre vergilendirme ilkesini zayıflatıyor. Bu nedenle doğrudan (dolaysız) vergilerin payının artırılması vergi adaleti açısından olumlu bir yaklaşım.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Dolaysız vergilerin payını artırmak tek başına vergi adaletini sağlamaz. Ücretliden daha fazla gelir vergisi almak da dolaysız vergilerin payını artırır; kayıt dışı yüksek gelirlerin ve gerçek kazançların vergilendirilmesi de. Dolayısıyla asıl mesele doğrudan verginin artması değil, bu artışın kimden sağlanacağıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Kendi içindeki asıl yaman çelişki ise şu: <strong>Dolaysız vergilerin payının artırılması “vergi adaleti” hedefi olarak ortaya konuluyor ama KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerin ne oranlarının düşürülmesinden ne de kapsamlarının daraltılmasından söz ediliyor.</strong> Yani dolaylı vergilerin yüküne dokunulmayacak; bunun üzerine dolaysız vergilerden daha fazla gelir elde edilerek toplam vergi pastası büyütülecek. Böylece dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı matematiksel olarak artarken dolaylı vergilerin payı da oransal olarak azalacak. <strong>Vergi yükü hafiflemeyecek, aksine toplam vergi yükü artacak; fakat ortaya çıkan bu oransal değişim “vergilemede adalet” olarak sunulacak.</strong></p>

<p style="text-align:justify">OVP’de vergi tabanının genişletilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceği, ayrıca vergi harcamalarının gözden geçirilerek etkin olmayan istisna, muafiyet ve indirimlere yönelik düzenlemeler yapılacağı belirtiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Üretimi, yatırımı ya da sosyal politikayı gerçekten destekleyen bir istisna ile belli kesimlere gereksiz avantaj sağlayan bir vergi ayrıcalığını aynı kefeye koymamak gerekir. Vergi harcamalarının gözden geçirilmesi ancak gerçek bir etki analiziyle birlikte yapılırsa anlamlı olur.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak benzer hedeflere hemen her OVP’de yer verilmesine karşın, bugüne kadar bu konuda kayda değer somut adımlar atıldığını söylemek pek mümkün değil.</p>

<p style="text-align:justify">Programın en belirgin yönlerinden biri ise kayıt dışılıkla mücadele ve vergi denetiminde dijitalleşmenin daha da ileri taşınacak olması.</p>

<p style="text-align:justify">OVP’de yapay zekâ, büyük veri ve risk analizlerinin vergi denetiminde daha yoğun kullanılacağı belirtiliyor. Kayıt dışı ekonominin ölçülmesi, vergi açığının hesaplanması, üçüncü taraf verilerinden yararlanılması ve riskli sektörlerle mükelleflerin farklı denetim teknikleriyle izlenmesi hedefleniyor. <strong>Esasen vergi idaresinin bu hedef doğrultusunda, bu yıl da dâhil olmak üzere son yıllarda önemli ölçüde mesafe katettiğini söylemek mümkün. Önümüzdeki yıllarda da bu alandaki uygulamaların artarak devam edeceğini öngörüyorum.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca gayrimenkullerin gerçek değerleri üzerinden işlem yapılmasını sağlamaya yönelik çalışmaların devam edeceği, hasılat denetimlerinin sürdürüleceği ve vergi ihbarlarının yapay zekâ destekli sistemlerle değerlendirileceği belirtiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla OVP’de açıkça “<strong>şu yeni vergi getirilecek</strong>” ya da “<strong>şu verginin oranı artırılacak</strong>” şeklinde bir ifade yok. Ancak vergi politikalarının yönü oldukça açık.</p>

<p style="text-align:justify">Daha geniş vergi tabanı, daha az kayıt dışılık, daha fazla doğrudan vergi, bazı istisna ve muafiyetlerin gözden geçirilmesi ve daha yoğun dijital denetim.</p>

<p style="text-align:justify">Neticede 2026 yılında 14,6 trilyon lira olması beklenen genel bütçe vergi gelirinin 2029 yılında 27,7 trilyon liraya çıkarılması hedefleniyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sonuç olarak</strong></p>

<p style="text-align:justify">OVP’de vergiye ilişkin ortaya konulan hedeflerin önemli bir bölümü yeni değil. Vergi tabanının genişletilmesi, kayıt dışılıkla mücadele, dolaysız vergilerin payının artırılması, vergi harcamalarının gözden geçirilmesi, etkin olmayan istisna ve muafiyetlerin kaldırılması ve vergilemede adaletin güçlendirilmesi gibi hedefleri neredeyse her yıl okuyoruz. Sorun, bu hedeflerin <strong>OVP’ye yazılması değil, uygulama aşamasında aynı kararlılığın gösterilememesi.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Çünkü vergi politikası yalnızca teknik değil, aynı zamanda siyasi bir tercih meselesidir. Vergi tabanını genişletmek istediğinizde birilerinin daha fazla vergi ödemesi, bir istisna veya muafiyeti kaldırdığınızda ise birilerinin sahip olduğu vergisel avantajdan vazgeçmesi gerekir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle siyasi baskılar, çıkar gruplarının talepleri ve seçmen tepkisinin oy kaybına dönüşeceği endişesi devreye girebilmekte; OVP’de kararlılıkla yazılan hedefler uygulamaya gelince yumuşayabilmekte, ertelenebilmekte ya da tamamen rafa kaldırılabilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bunun örneklerini de görüyoruz. Nitekim bu yıl pırlantaya ÖTV getirilmesine yönelik düzenleme Meclis aşamasına kadar gelmesine rağmen pırlanta lobisi ve siyasi ilişkileri nedeniyle geri çekildi. Bu örnek bile vergi tabanını genişletmenin ve bazı vergisel ayrıcalıklara dokunmanın kâğıt üzerinde yazıldığı kadar kolay olmadığını göstermeye yetiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle yeni OVP açısından benim için esas mesele vergiye ilişkin hangi hedeflerin yazıldığı değil, <strong>yazılanların hangilerinin gerçekten uygulanacağıdır. </strong>Vergi adaleti konusunda artık hedef sıkıntımız yok; neredeyse her OVP’de benzer hedefleri zaten koyuyoruz. Asıl sorun, bu hedeflerin gerektirdiği siyasi iradeyi gösterebilmek.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Her yıl aynı hedefleri yazıp, iş bunların gereğini yapmaya geldiğinde geri adım atıyorsak, OVP’de “vergilemede adalet” yazmasının mükellef açısından pek bir anlamı kalmıyor.</strong></p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://t24.com.tr/yazarlar/murat-bati/ovpde-vergi-hedefleri-hedef-cok-ama-icraat-nasil-olacak,58911?_t=1788760352200" rel="nofollow" target="_blank"><strong>T24 | Murat BATI</strong></a></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ovpde-vergi-hedefleri-hedef-cok-ama-icraat-nasil-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/ovp-4.png" type="image/jpeg" length="34750"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
