<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss/mevzuat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 05 Aug 2026 00:18:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss/mevzuat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[MUHTASAR VE PRIM HIZMET BEYANNAMELERINDE ASGARI ÜCRET İSTISNA GELIR VERGISI TUTARININ GÜNCELLENMESINE İLIŞKIN DUYURU]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/muhtasar-ve-prim-hizmet-beyannamelerinde-asgari-ucret-istisna-gelir-vergisi-tutarinin-guncellenmesine-iliskin-duyuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/muhtasar-ve-prim-hizmet-beyannamelerinde-asgari-ucret-istisna-gelir-vergisi-tutarinin-guncellenmesine-iliskin-duyuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren "Asgari Ücret İstisna Gelir Vergisi" tutarı 4.537,75 TL olarak belirlenmiştir. Beyannamelerini e-Beyanname sisteminden verecek olan mükelleflerimizin Beyanname Düzenleme Programını güncellemeleri gerekmektedir.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Duyurulur.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/muhtasar-ve-prim-hizmet-beyannamelerinde-asgari-ucret-istisna-gelir-vergisi-tutarinin-guncellenmesine-iliskin-duyuru</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/10/dijital-vergi-dairesi-duyuru.png" type="image/jpeg" length="83276"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vergi Cezalarında İndirim Uygulaması Broşürü Yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/vergi-cezalarinda-indirim-uygulamasi-brosuru-yayimlandi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/vergi-cezalarinda-indirim-uygulamasi-brosuru-yayimlandi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi cezalarında indirim uygulaması ile mükellefler veya vergi sorumluları adına kesilen cezalar hakkında yargı yoluna gitmeden uyuşmazlıkların kısa yoldan çözümlenmesi sağlanmaktadır. Bu kapsamda hazırlanan “Vergi Cezalarında İndirim Uygulaması Broşürü” güncellenerek kullanıma sunulmuştur.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Söz konusu Broşürde;</p>

<div>
<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <ul>
    <li style="text-align: justify;">İndirim uygulamasının kapsamına giren cezalar,</li>
    <li style="text-align: justify;">İndirim uygulamasından kimlerin yararlanabileceği ve yararlanma şartları,</li>
    <li style="text-align: justify;">İndirim oranları,</li>
    <li style="text-align: justify;">İndirimden yararlanmak isteyen mükelleflerin nereye ve nasıl başvuru yapabileceği,</li>
    <li style="text-align: justify;">İndirim sonrasında tahakkuk eden tutarın ne zaman ödeneceği,</li>
    <li style="text-align: justify;">İndirim şartlarının ihlalinin sonuçları,</li>
    <li style="text-align: justify;">İndirim sonrası tahakkuk eden cezaların ödeme kanalları,</li>
   </ul>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_Vergi_Cezalarinda_Indirim_Uygulamasi_Brosuru.pdf" rel="noopener" target="_blank"><img alt="uploaded-image" height="215" src="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2024_VergiCezalarindaIndirim.png" width="150" /></a></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>
</div>

<p style="text-align:justify">gibi konularda açıklayıcı bilgilere ve örneklere yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Broşüre ulaşmak için <a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_Vergi_Cezalarinda_Indirim_Uygulamasi_Brosuru.pdf" rel="noopener" target="_blank">tıklayınız.</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">İnfografik için <a href="https://gib.gov.tr/yardim-kaynaklar/infografikler" rel="noopener" target="_blank">tıklayınız.</a></p>

<p style="text-align:justify">Konu hakkında detaylı bilgi için Vergi İletişim Merkezini VİMER-189 arayabilirsiniz.</p>

<p style="text-align:center"><a href="https://gib.gov.tr/yardim-kaynaklar/infografikler" rel="noopener" target="_blank"><img alt="uploaded-image" height="302" src="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2024_VergiCezalarindaIndirim_info.png" width="487" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/vergi-cezalarinda-indirim-uygulamasi-brosuru-yayimlandi-1</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/08/gib-brosur.jpg" type="image/jpeg" length="47953"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Varlık Barışında Yeni Dönem: Uyum, Kontrol ve Sorumluluk]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/varlik-barisinda-yeni-donem-uyum-kontrol-ve-sorumluluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/varlik-barisinda-yeni-donem-uyum-kontrol-ve-sorumluluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülkemiz, 2008’den bu yana sekizinci varlık barışı düzenlemesini Haziran ayında yürürlüğe koydu. Son yirmi yılda kabaca hesapladığımızda ortalama iki buçuk yılda bir, biz danışmanlar mükelleflerle birlikte satır aralarındaki dikkat edilmesi gereken noktaları inceliyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bu kez düzenlemede bildirme konu varlıkların kapsamı veya vergi oranlarından ziyade taahhüt mekanizmasının banka ve aracı kurumlara getirdiği sorumlulukların ön plana çıktığını ve önemli bir uyum yükünün banka ve aracı kurumlara taşındığını gözlemliyoruz.</p>

<p style="text-align:justify">Daha önceki varlık barışı düzenlemeleri ağırlıklı olarak Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici maddelerle hayata geçirilmişti. Bu uygulamanın ise gerçek kişilerin yanında tüzel kişilere yönelik de hükümler içermesi nedeniyle Kurumlar Vergisi Kanunu’nda düzenlenmiş olması dikkat çekiyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>OECD Ne Diyor, Türkiye’de Nasıl Bir Yaklaşım Benimsiyoruz?</strong></p>

<p style="text-align:justify">OECD, vergi aflarını "Gönüllü Bildirim Programları" kapsamında değerlendiriyor. Bu yaklaşımda temel amaç verginin affedilmesi yerine, uyumsuzluğun gönüllü olarak düzeltilmesini teşvik etmek. Bu nedenle vergi affı programları, gönüllü olarak başvuran mükellefin üstleneceği maliyetin; tam uyum göstermiş olsaydı katlanacağı maliyetten daha yüksek, ancak uyumsuzluğun inceleme sonucunda tespit edilmesi halinde karşılaşacağı vergi, faiz ve cezalardan daha düşük olacak şekilde tasarlanır. <a href="file:///C:/Users/ozeronder/Desktop/FS%20Makale-%20varl%C4%B1k%20bar%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20erhan%20eren.docx#_ftn1" name="_ftnref1" title=""><span><span>[1]</span></span></a></p>

<p style="text-align:justify">Diğer bir anlatımla, OECD uygulamalarında indirim daha çok faiz ve cezalar üzerinde gerçekleşirken, ülkemizdeki varlık barışı uygulamalarının vergi aslını esas alan daha geniş bir koruma mekanizması sunması temel ayrışan husus olarak karşımıza çıkıyor.</p>

<p style="text-align:justify">OECD çalışmalarında ayrıca ABD'deki uygulamaların, artan denetim algısı ve FATCA, CRS gibi uluslararası bilgi değişimi mekanizmalarının etkin kullanımıyla güçlü bir caydırıcılık unsuru oluşturduğu vurgulanıyor. Bunun yanında, vergi uyumu ile sermaye repatriasyonu gibi farklı politika hedeflerinin aynı düzenleme içinde birleştirilmemesi gerektiğine de dikkat çekiliyor. Bu açıdan, varlık barışlarında süregelen paranın Türkiye’ye getirilme şartı sebebiyle OECD uygulamasından ayrıştığını söyleyebiliriz.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Düzenlemenin işleyişi </strong></p>

<p style="text-align:justify">Düzenlemenin özü, kanunda öngörülen şartların sağlanması halinde bildirilen varlıklara ilişkin tutarlar bakımından vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacağı güvencesidir. Bu kapsamda gerçek ve tüzel kişiler, yurt içinde veya yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını 31 Temmuz 2027 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirebileceklerdir.</p>

<p style="text-align:justify">Süreç, Ek-1 Bildirim Formu ile başlamakta. Taahhüt kapsamında varlık barışından yararlanılması planlanıyorsa ilgili kutucuğun işaretlenmesi önem taşıyor. Bildirime konu döviz ve diğer varlıkların Tebliğ'de öngörülen değerleme ölçülerine göre hesaplanması gerekiyor. Tebliğ’in 9. maddesinde ayrıntılı açıklama bulunmakla birlikte uygulamada dövizler için TCMB döviz alış kuru esas alınması gerekiyor. Hak kaybı yaşanmaması adına banka tarafından doldurulan hesap ve vergi bilgilerinin mükellef tarafından da kontrol edilmesinde fayda bulunuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Varlık barışında uygulanan vergi oranlarına gelince, taahhütsüz yararlanmada verginin yüzde 5 ödenmesi ve varlığın iki ay içinde yurda getirilmesi gerekiyor. 31 Aralık 2026’ya kadar yapılan bildirimlerde varlığın vadeli hesaplarda, DİBS ve kira sertifikalarında ya da girişim sermayesi yatırım fonlarında tutulacağı taahhüt edilirse vergi oranı süreye göre değişiyor: en az beş yıl için yüzde 0, dört yıl için yüzde 1, üç yıl için yüzde 2, iki yıl için yüzde 3, bir yıl için yüzde 4 şeklinde uygulanıyor. 2027 yılında yararlanılması halinde ise bu oranlara 0,5 puan ekleniyor. Taahhüt verilmesi durumunda ise Ek-2’de yer alan Taahhütname aranıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Düzenlemenin en kritik noktasının taahhüt mekanizmasının uygulamada nasıl izleneceği olduğunu düşünüyoruz. Banka ve aracı kurumlar görünürde yalnızca aracı konumunda olsalar da aslında düşük oranlı varlık barışından yararlanılan işlemlerde fiilen bir kontrol sorumluluğu üstleniyorlar.</p>

<p style="text-align:justify">Örneğin bildirim sonrasında vadeli mevduata dönüştürülen tutarın taahhüt süresi dolmadan çözülmesi halinde takibin ve karar mercine uyarının nasıl yapılacağı bizce önemli. Çünkü manuel takip operasyonel risk oluştururken, sistemsel takip bankalar açısından ilave maliyet anlamına geliyor. Üstelik olası bir hata, eksik vergi tahsilatı nedeniyle sorumluluk tartışmalarına ve mükellef açısından hak kayıplarına yol açabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle görüştüğümüz birçok banka vergi yöneticisi önceki varlık barışı uygulamalarında olduğu gibi verginin peşin olarak ödenmesini ve taahhüt şartlarının sağlanmasının ardından iade edilmesi modelinin operasyonel açıdan daha yönetilebilir olduğunu düşünüyor.</p>

<p style="text-align:justify">İlk akla gelen çözüm taahhüt sahibinin hesabına süre boyunca bloke konulması yönünde. Bloke uygulamasının bankacılık mevzuatı ve hukuki açıdan uygunluğunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor. Bu kapsamda birçok bankanın Ek-2 taahhüt formuna uygun bir ek sözleşme imzalatması gündeme gelebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca, taahhüt kapsamında vadeli mevduata çevrilen bakiyeye işleyecek faizin vade sonunda ayrıştırılmasının her bankanın sisteminde kolaylıkla yapılabileceğini düşünmüyoruz. DİBS’e yönlendirilen bakiyede ise dönemsel getirilerin de taahhüt tutarının üzerine eklenmesi sebebiyle taahhüt süresince izlenmesi, hele ki mükellefin aynı kıymetten daha önce de portföyünde bulunduğu hallerde ayrıştırılmasının ayrı bir dikkat ve uzmanlık gerektireceğini düşünüyoruz.</p>

<p style="text-align:justify">Sıklıkla karşılaşılacak başka bir durum ise; taahhüde konu menkul kıymetin taahhüt süresi içinde itfa olması. Dönüşüm aşamasında banka ve aracı kurumların bu ihtimale yönelik bir kontrol noktası oluşturması gerekiyor. Yapılacak ilk düzenlemede, taahhüt süresi içinde itfa olan DİBS’in ya da tasfiye edilebilecek girişim sermayesi fonunun aynı nitelikte başka bir kıymete veya fona aktarılmasının taahhüt ihlali sayılmamasını tavsiye ediyoruz.</p>

<p style="text-align:justify">Benzer şekilde, taahhüt süresince tutulan DİBS’in başka bir kuruma aktarılarak takibin kesilmesini engelleyen açık bir hüküm bulunmuyor. Doğabilecek hukuki ve operasyonel karışıklık düşünüldüğünde böyle bir hükmün eklenmesinin faydalı olacağını düşünüyoruz.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kapsamda netleşmesi gereken diğer başlıklar </strong></p>

<p style="text-align:justify">Bildirime konu sayılan “altın” ifadesi, bildirim formları incelendiğinde yurt içinde veya yurt dışında sahip olunan fiziki altınlara işaret ediyor; kaydi altınlara ilişkin bir kapsam bulunmadığı anlaşılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Yurt içindeki DİBS ve benzeri kıymetler zaten sistemde kayıtlı ve Ek-1 formunda yer alıyor. Gerçek kişi açısından pek anlamlı olmasa da kurumlar bakımından muhasebede izlenmeyen bir kıymetin bildirimi teorik olarak düşünülebilir. Şirket adına kayıtlı, ancak muhasebede yer almayan bir eurobond gibi bir örnek akla gelse de bunun tamamen kayıt dışında kalması pratikte pek mümkün görünmüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bildirimler bankalara, menkul kıymet ve sermaye piyasası araçlarıyla sınırlı olmak üzere de aracı kurumlara yapılabiliyor. Kripto varlıkların ülkemizdeki kullanım yaygınlığı ve transfer kolaylığı dikkate alındığında, kripto varlık hizmet sağlayıcılarına da benzer yetkiler verilebileceği yönünde tartışmalar görüyoruz. Nitekim Tebliğ’in 5/5. maddesinde KVHS’lerin düzenleyebileceği işlem sonuç formlarının, varlıkların Türkiye’ye getirildiğinin tevsikinde kullanılabileceği belirtiliyor; bu yönüyle hedef kitlenin genişletilmesi mümkün gözükse de uygulamanın önündeki sistemsel ve teknik engelleri de unutmamak gerekiyor. Özellikle taahhütte bulunacakların KVHS nezdinde vadeli mevduat veya DİBS gibi kıymetlerde taahhütte bulunması mümkün gözükmüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Genel olarak taahhüt takibi ve benzeri operasyonel süreçlerin günlük iş akışlarına girmesi sebebiyle vergi ve operasyon ile uyum ekiplerine ciddi yoğunluklar getirdiğini bu nedenle süreçte teknolojik çözümlere ihtiyaç duyulduğunu belirtelim.</p>

<p style="text-align:justify">Uygulamada sık karşılaşılan haciz, rehin ve vefat hallerine ilişkin özel hüküm eklenmesi önem taşıyor. Ayrıca, gecikme faizinin genel kurallara göre hesaplanacağını varsayıyor, beyan sistemine eklenecek yeknesak bir hesaplama aracının uygulamada işi kolaylaştıracağını düşünüyoruz.</p>

<p style="text-align:justify">Son olarak, varlık barışı yaklaşık on dört ay sonrasına kadar yürürlükte olmasına karşılık, korumanın hangi vergilendirme dönemlerini kapsadığı, şimdi yararlanıldığında gelecekteki bir dönemi kapsayıp kapsamayacağı konusunda tartışmaların da olduğunu belirtelim. Hukuki boyut bir tarafa, henüz beyan süresi gelmemiş vergi yükümlülükleri bakımından varlık barışından şimdi faydalanılmasının gelecekteki riskleri koruması için zayıf bir argüman olduğunu düşünüyoruz.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Banka ve aracı kurumun sorumluluğu nerede başlıyor </strong></p>

<p style="text-align:justify">Bildirim, varlık barışından yararlanan tarafından yapıldığı ve banka ile aracı kurumlar beyan edilen değerler üzerinden vergiyi tahsil ettiği için, bu değerleri araştırma veya doğrulama yükümlülüklerinin bulunmadığını düşünüyoruz. Ancak, ileride ortaya çıkabilecek hususlar için düzenlemede bu yönde açıklayıcı bir ifadeye yer verilmesi uygun olurdu. Örneğin yanlış kur kullanılması ya da gerçek durumu yansıtmayan rayiç bedelin bildirilmesi gibi hatalarda, vergi sorumlusu sıfatıyla banka ve aracı kurumlar adına tarhiyat yapılmaması gerektiği kanaatindeyiz.</p>

<p style="text-align:justify">Tebliğ’in 12/6. maddesinde, bildirilen varlıkların iki ay içinde transfer edilmemesi veya yatırılmaması halinde ihlalin banka ve aracı kurumlarca vergi dairesine bildirileceği, taahhüt nedeniyle zamanında alınmayan vergilerin gecikme faiziyle birlikte vergi dairesince aranacağı ifade ediliyor. Bildirimin yazıyla mı yapılacağı yoksa formlar (Tablo-8) üzerinden mi gerçekleşeceği tabloların yapısı sebebiyle bizce tam olarak net değil. Banka ve aracı kurumca doldurulacak Ek-3 formunun 22 ve 24. satırları Tablo-8 ile örtüşüyor. Ancak, bu kapsamdaki ihlallerde banka ve aracı kurumlarca herhangi bir vergi ve gecikme faizi tahsil edilmediğinden tablonun tam olarak doldurulamayacağı anlaşılıyor. Böyle bir durumda işleme özel olarak vergi dairesinin yazıyla bilgilendirilmesi gündeme gelebilecektir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Genel Değerlendirme:</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sekizinci varlık barışı uygulamasında tartışmanın artık vergi oranları ve kapsamdan çok, banka ve aracı kurumlara yüklenen sorumluluklar çerçevesinde taahhüt mekanizmasının pratikte nasıl işleyeceğine odaklanması gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle taahhüt takibi, ihlallerin bildirimi, kıymet dönüşümleri ve operasyonel süreçlerin yönetimi gibi başlıklarda uygulamanın başarısı büyük ölçüde ikincil düzenlemelerde sağlanacak açıklığa bağlı görünüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Sorumlu vergicilik bakış açısıyla önümüzdeki dönemde yayımlanacak ikincil düzenlemelerle bu alanlarda netlik sağlanmasının, hem mükelleflerin hak kaybı yaşamasının önlenmesi hem de banka ve aracı kurumların artan uyum yükümlülüklerini sağlıklı şekilde yerine getirebilmesi açısından önemli olduğu kanaatindeyiz.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<div style="text-align:justify"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KPMG | Erhan Eren Finansal Vergi Hizmetleri Lideri</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/varlik-barisinda-yeni-donem-uyum-kontrol-ve-sorumluluk</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 08:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/05/varlik-barisi-1.png" type="image/jpeg" length="13009"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meslek mensuplarının korunması]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/meslek-mensuplarinin-korunmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/meslek-mensuplarinin-korunmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diğer meslekler için oluşturulmuş koruma kalkanlarının YMM’ler ve SMMM’ler için de ihdas edilmesinde, meslek mensupları için ceza yargılaması açısından Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde oluşturulacak bir değerlendirme komisyonunun izni koşulunun getirilmesinde yarar vardır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Gazetemizin 29 Temmuz günlü nüshasında yayımlanan yazısında TÜRMOB Genel Başkanı Hüseyin Yıldız, mesleki faaliyet ile cezai sorumluluk arasındaki sınırların belirsizliğinden yakınarak, meslek mensuplarının denetimini yaptığı yahut beyanname imzalama veya tasdik hizmeti verdiği bir şirketin veya mükellefin çeşitli sebeplerle suç isnadı ile karşılaştığı durumlarda mali konularla ilişkilendirilerek meslek mensubunun da zan altında kalıp kalmayacağı noktasındaki tereddütlerini dile getirmekte ve bu konudaki sınırların belirlenmesi gereğinden söz etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Ben de bunun üzerine çeşitli mesleklerin mensuplarına sağlanan koruma kalkanlarını inceleyerek, 3568 sayılı Kanun’dan aldıkları sıfatlarla mesleki faaliyetlerini sürdürenlerle karşılaştırayım istedim.<br />
<br />
<strong>Doktorlar ve diş hekimleri</strong></p>

<p style="text-align:justify">3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 18. maddesi ile kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları hakkında, mesleki uygulamaları (malpraktis) nedeniyle ceza soruşturması açılması konusunda 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış, soruşturma izninin Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan “Mesleki Sorumluluk Kurulu” tarafından verileceği belirtilmiştir. Bu kurul, tıbbi hata (malpraktis) iddialarını ön inceleme ile değerlendirerek soruşturma izni vermekte veya izin talebini reddetmektedir. Devlet üniversitelerinde görev yapan akademik kadrodaki hekimler ve diş hekimleri için 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53. maddesi kapsamındaki soruşturma usulleri geçerlidir (Rektörlük iznine tabidir).<br />
<br />
<strong>Avukatlar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesine göre; “Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hâli dışında avukatın üzeri aranamaz.”</p>

<p style="text-align:justify">Görüldüğü gibi, avukatların avukatlık görevinden veya baro organlarındaki görevlerinden doğan ya da görev sırasında işledikleri suçlar için soruşturma yapılması Adalet Bakanlığı’nın iznine bağlıdır. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün izni olmadıkça avukatlar hakkında, görevleri ile bağlantılı olarak işledikleri suçlar dolayısıyla ceza davası açılamaz. Kanunun 59. maddesine göre, Genel Müdürlüğün incelemesi sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığına gönderilir. Cumhuriyet savcısı beş gün içinde iddianamesini düzenleyerek dosyayı, son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. Soruşturma açılıp açılmayacağına ağır ceza mahkemesi karar verir. Mahkemenin son soruşturmanın açılmasına karar vermesi hâlinde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine gönderilir ve yargılama burada yapılır.<br />
<br />
<strong>Noterler</strong></p>

<p style="text-align:justify">1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 153. maddesine göre noterlerin, görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı kovuşturma yapılabilmesi Adalet Bakanlığının iznine bağlıdır. Anılan Kanunun 154. maddesine göre, adalet müfettişleri veya mahallî Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen dosya, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığına gönderilir. Cumhuriyet savcısı beş gün içinde iddianamesini düzenleyerek dosyayı, son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. Ağır ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonunda ilgili noter hakkında son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi hâlinde dosya, bu kez suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine gönderilir ve yargılama burada yapılır.<br />
<br />
<strong>YMM VE SMMM’ler</strong></p>

<p style="text-align:justify">YMM’ler ve SMMM’lerin sorumluluğu ile ilgili düzenlemeler VUK mükerrer 227. maddede ve 3568 sayılı Kanunun 12. maddesinde yer almıştır. Ancak bu maddeler, meslek mensuplarının vergi idaresine karşı müteselsil sorumluluk hâllerini konu almasına rağmen, meslek mensuplarının meslekleri ile ilgili olarak işleyeceği veya işlediği iddia olunacak suçlar ile bu konuda kendileriyle ilgili yapılacak suç duyurularına ilişkin bir düzenleme içermemektedir. Oysa ağırlıklı olarak gri alanları bol, yoruma mütehammil ve/veya ihtilaf konuları içeren düzenlemelerle dolu vergi mevzuatını esas alarak çalışan bu meslek mensupları hakkında da büyük çoğunluğu vergi müfettişleri tarafından olmakla birlikte, az da olsa müşterileri veya üçüncü şahıslar tarafından yapılan suç duyuruları söz konusudur. Özellikle vergi müfettişleri tarafından hazırlanan vergi suçu raporlarında değerlendirme veya delil standartları olmadığı gibi, bu konuda Rapor Değerlendirme Komisyonlarının da yeterli güvenceyi oluşturmadığı görülmektedir. Bence diğer meslekler için oluşturulmuş koruma kalkanlarının YMM’ler ve SMMM’ler için de ihdas edilmesinde, meslek mensupları için ceza yargılaması açısından Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde oluşturulacak bir değerlendirme komisyonunun izni koşulunun getirilmesinde yarar vardır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim.com | Bumin DOĞRUSÖZ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/meslek-mensuplarinin-korunmasi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/05/serbest-meslek-3.jpg" type="image/jpeg" length="87010"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İncelemeye hazırlık dosyası vergi aslında gizli uzlaşma mı?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/incelemeye-hazirlik-dosyasi-vergi-aslinda-gizli-uzlasma-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/incelemeye-hazirlik-dosyasi-vergi-aslinda-gizli-uzlasma-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Ma­liye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi incelemele­rinde devrim niteli­ğinde bir adım ola­rak tanımladığı İn­celemeye Hazırlık Dosyası Uygulama­sı’nın başlatılacağı­nı açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Buna göre, vergi inceleme­lerinde talep edilen bilgi ve belgeler standart hale getiri­lecek. Mükellefler, inceleme başlamadan önce kendilerin­den istenecek bilgi ve belgele­ri elektronik ortamda görecek, bunları standart biçimde Ver­gi Denetim Kurulu’na sunacak ve gerekli görürlerse düzelt­me beyannamesi verebilecek. Amaç; gönüllü uyumu artır­mak, mükellefin işini kolay­laştırmak ve incelemeleri hız­landırmak.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıntılar henüz belli olma­makla birlikte, prensip olarak yararlı bir sistem olacağı ka­naatindeyim. Mükellef bakı­mından hukuki belirlilik, in­celeme elemanı bakımından ise hız sağlayabilir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>OECD’nin standart denetim dosyası </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Uygulamanın, OECD’nin Vergi İçin Standart Denetim Dosyası, yani SAF-T (Stan­dard Audit File for Tax) yakla­şımından hareketle hazırlan­dığı belirtilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">SAF-T, işletmenin elektro­nik muhasebe sistemindeki kayıtların vergi denetimine el­verişli standart bir elektronik dosya biçiminde dışarı akta­rılmasını sağlar.</p>

<p style="text-align:justify">Dosyada yevmiye ve defter-i kebir kayıtlarının yanında müşteri, satıcı, fatura, ödeme, stok ve sabit kıymet verileri de bulunabilir. Dosyanın kap­samı ve sunulma zamanı her devletin kendi düzenlemesine göre belirlenir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Türkiye’de muhasebe kayıt­larının büyük bölümü zaten elektronik ortamda tutulmak­tadır. SAF-T’nin yeniliği, fark­lı muhasebe ve işlem verileri­nin vergi idaresinin doğrudan okuyabileceği, karşılaştırabi­leceği ve analiz edebileceği or­tak bir yapıda sunulmasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Böylece beyanname ile mu­hasebe kayıtları arasındaki farklılıklar, mükerrer kayıt­lar, stok tutarsızlıkları ve KDV uyumsuzlukları gibi sıkıntılı durumlar daha hızlı saptana­bilir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak SAF-T yalnızca mu­hasebe verisini denetlenebi­lir hale getirir; tek başına vergi ihlalini ortaya koymaz. Algo­ritma şüphe üretir, delil üret­mez. Farklılıkların vergiyi do­ğuran bir olaya işaret edip et­mediğinin inceleme ile ayrıca araştırılması gerekir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Cevaplanması gereken sorular </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Uygulamanın ayrıntıları gö­rülmeden kesin değerlendir­me yapmak mümkün değildir. Konu yalnızca mevcut muha­sebe verilerinin teknik forma­tının standartlaştırılması ise bunun ayrıca kanunla düzen­lenmesi gerekmeyebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak, mükellefe yeni ödev­ler getirilecekse bunun açık bir yasal dayanağa sahip olma­sı gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">Burada, mükelleften hangi bilgi ve belgelerin isteneceği, bunların sunulması için ne ka­dar süre tanınacağı, dosyanın hazırlanmasının ek muhase­be çalışması gerektirip gerek­tirmeyeceği ve dolayısıyla mü­kellef üzerinde yeni mali yük­ler yaratıp yaratmayacağı özel önem taşımaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer mesele, dosyanın ver­gi incelemesi hukuken başla­madan önce mi, yoksa başla­dıktan sonra mı isteneceğidir. Açıklamada, “müfettişler in­celeme sürecine başlamadan mükellefin düzeltme vermesi­ne olanak tanınacaktır” den­mesi, dosyanın inceleme baş­lamadan önce hazırlanacağına işaret etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Vergi idaresi, VUK m. 148 ve devamı kapsamında incele­me öncesinde bilgi isteyebilir. Ancak, belirli bir mükellefin ayrıntılı muhasebe ve işlem verilerinin standart bir dene­tim dosyasına dönüştürülerek analiz edilmesi ve bu analiz sonucunda mükelleften beya­nını değiştirmesinin beklen­mesi, sıradan bir bilgi talebin­den farklıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer yandan, gerek Anaya­sa Mahkemesi ve gerek Avru­pa İnsan Hakları Mahkeme­si’nin yerleşik içtihatlarına göre, ticari ve mesleki hayat, özel hayat kavramının dışın­da değildir. Dolayısıyla, Vergi Usul Kanunu’nun bilgi edin­meye ilişkin düzenlemeleri (md.148 vd.) kapsamında çö­zülebilecek bir durum için bir­den bire mükellefe inceleme ile yaklaşılması hukuka uygun değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Nitekim, yürürlükteki Ver­gi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yö­netmelik de, bir vergi müfetti­şinin görevlendirilmiş olma­sını ve onun mükellefe ince­lemenin türü, konusu, dönemi ve vergi türüyle birlikte “ince­lemeye alınma gerekçesi”ni de içerecek şekilde incelemeye alındığını bildirmesini öngör­mektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla, bir yandan kap­samlı muhasebe verileri topla­nıp analiz edilirken diğer yan­dan inceleme sürecinin henüz başlamadığının söylenme­si açıklığa kavuşturulmalıdır. Önce veri alınıp ardından mı vergi riski üretilecektir? Yok­sa mükellef, önceden belirlen­miş ve kendisine açıklanmış somut bir risk nedeniyle mi sisteme alınacaktır?</p>

<p style="text-align:justify">Kaldı ki; bir yandan incele­menin henüz başlamadığı be­lirtilip diğer yandan mükel­leften düzeltme istenerek — pardon, ona düzeltme imkanı sunularak— Vergi Usul Huku­ku’nda “incelemeye hazırlık” adı altında kanunda yer alma­yan yeni bir safha mı oluştu­rulmak istenmektedir?</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Gizli uzlaşma mı geliyor? </strong></h3>

<p style="text-align:justify">28.7.2024 tarihli ve 7524 sa­yılı Kanun’la vergi aslı uzlaş­ma kapsamından çıkarılmış­tır. Buna karşılık yeni uygula­mada idare, henüz inceleme raporu ve tarhiyat bulunma­dan veri analizinden çıkan so­nucu mükellefin önüne koya­bilecek; mükellef de “düzelt­me” yapabilecektir. Burada uzlaşma komisyonu, görüşme ve tutanak yoktur. Ancak dü­zeltmenin nasıl belirleneceği­ne bağlı olarak benzer bir eko­nomik sonuç doğması ihtimal dahilindedir.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer yandan; VUK’ta “dü­zeltme”, md. 116 ve devamın­daki vergi hatalarının gideril­mesidir. Burada sözü edilen düzeltmenin hukuki niteliği ise belirsizdir. Pişmanlık hü­kümleri uygulanacak mıdır? Vergi ziyaı cezası kesilecek midir? Süreç izaha davet sayı­lacak mıdır? Beyanname veril­diğinde inceleme kapanacak mıdır?</p>

<p style="text-align:justify">Bu sorular cevaplanmadan uygulama yalnızca teknik bir kolaylık olarak görülemez. Ak­si halde, vergi aslı uzlaşmadan çıkarılmış, fakat mükellefin kendi beyanıyla kabulü başka bir ad altında geri getirilmiş olacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Avukat Prof. Dr. Funda BAŞARAN YAVAŞLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/incelemeye-hazirlik-dosyasi-vergi-aslinda-gizli-uzlasma-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 08:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/07/uzlasma.jpg" type="image/jpeg" length="42776"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yurt İçi ve Yurt Dışı Varlıkların Ülkeye Getirmesine İlişkin Vergi Beyannamesi (Varlık Barışı) Uygulamaya Açılmıştır.]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yurt-ici-ve-yurt-disi-varliklara-iliskin-vergi-beyannamesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yurt-ici-ve-yurt-disi-varliklara-iliskin-vergi-beyannamesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>4/7/2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No:1) uyarınca sorumlu bankalar ve aracı kurumlarca verilecek olan “Yurt Dışında ve Yurt İçinde Sahip Olunan Para, Altın, Döviz, Menkul Kıymet ve Diğer Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Vergi Beyannamesi” uygulamaya açılmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yurt-ici-ve-yurt-disi-varliklara-iliskin-vergi-beyannamesi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/10/dijital-vergi-dairesi-duyuru.png" type="image/jpeg" length="77538"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kredi başvurusunda verilen bordroya dikkat]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kredi-basvurusunda-verilen-bordroya-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kredi-basvurusunda-verilen-bordroya-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kredi başvurularında bankaya sunulan ücret bordroları yalnızca finans kuruluşları tarafından değil, SGK tarafından da denetlenebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Bankaya </strong>kredi başvurusu yaparken teslim edilen ücret bordrosu, çoğu kişi için yalnızca kredi işlemlerinin bir parçası gibi görülüyor. Oysa bu belge, sadece bankanın değil, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun da dikkatle incelediği evraklardan biri. SGK, kayıt dışı istihdam ve eksik prim bildirimini önlemek amacıyla uzun yıllardır kamu kurumları ve bankalarla veri paylaşımına dayalı denetimler yürütüyor. Bu denetimlerde bankaya sunulan bordrolar da önemli bir kontrol aracı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>SGK KARŞILAŞTIRIYOR</strong></p>

<p style="text-align:justify">İhtiyaç kredisi veya kredi kartı başvurusu sırasında bankaya verilen ücret bordrosundaki bilgiler, SGK kayıtlarıyla karşılaştırılabiliyor. İşverenin SGK'ya bildirdiği ücret ile bankaya sunulan bordrodaki ücret arasında fark varsa ya da bordroda tam ay çalışıldığı görülmesine rağmen SGK'ya eksik gün bildirimi yapılmışsa, bu durum denetim sürecini başlatıyor. Sonrasında ise hem eksik primler tahsil ediliyor hem de işveren hakkında idari yaptırımlar uygulanıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>ÇALIŞANI DA ETKİLİYOR</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ücretin SGK'ya düşük bildirilmesi yalnızca devletin prim kaybına yol açmıyor. Asıl zararı çalışan görüyor. Çünkü emekli aylığı, geçici iş göremezlik ödeneği, iş kazası ve meslek hastalığı ödemeleri ile geride kalanlara bağlanacak ölüm aylığı, bildirilen prime esas kazanç üzerinden hesaplanıyor. Bugün eksik bildirilen ücret, yıllar sonra daha düşük emekli aylığı olarak çalışana geri dönüyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>SİGORTASIZ ÇALIŞMA ORTAYA ÇIKABİLİYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bankaların bazı işlemlerde SGK'nın elektronik altyapısı üzerinden sigortalılık sorgulaması yapabilmesi, kayıt dışı çalışmanın tespitini de kolaylaştırıyor. Kredi başvurusu yapan kişinin SGK kayıtlarında hiç görünmemesi durumunda sigortasız çalışma şüphesi oluşabiliyor. Dijital denetim sistemleri ve yapay zeka destekli analizlerle bu tür çapraz kontroller her geçen gün daha yaygın hale geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Akşam | Okan Güray BÜLBÜL</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kredi-basvurusunda-verilen-bordroya-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/10/ucret-bordrosu-1.jpg" type="image/jpeg" length="43441"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 Ağustos Vergi Takvimi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/2026-agustos-vergi-takvimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/2026-agustos-vergi-takvimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<table class="table table-bordered table-sm">
 <colgroup>
  <col width="585" />
  <col width="215" />
  <col width="154" />
 </colgroup>
 <tbody>
  <tr height="44">
   <td class="xl73" colspan="3" height="44" style="text-align:center" width="896"><strong><font class="font5">Yükümlülük Takvimi</font></strong></td>
  </tr>
  <tr height="27">
   <td class="xl67" height="27" style="text-align:center"><strong><font class="font6">Yük. Açıklaması</font></strong></td>
   <td class="xl68" style="text-align:center"><strong><font class="font6">Yük. Başlangıç</font></strong></td>
   <td class="xl69" style="text-align:center"><strong><font class="font6">Yük. Bitiş</font></strong></td>
  </tr>
  <tr height="34">
   <td class="xl65" height="34" width="647"><font class="font7">Kurumlar Vergisi Mükellefleri Dışında Kalan Diğer Mükellefler ile Diğer Kişiler Tarafından Gerçek Faydalanıcıya İlişkin Bildirim Formunun Verilmesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.01.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">31.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="34">
   <td class="xl66" height="34" width="647"><strong><span style="color:#c0392b"><font class="font7">Aylık Yükleme Tercihinde Bulunmuş Gelir Vergisi Mükelleflerinin Nisan 2026 Dönemine Ait Elektronik Defter Beratlarının Yüklenmesi</font></span></strong></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center"><strong><span style="color:#c0392b">01.05.2026</span></strong></td>
   <td class="xl72" style="text-align:center"><strong><span style="color:#c0392b">10.08.2026</span></strong></td>
  </tr>
  <tr height="34">
   <td class="xl66" height="34" width="647"><strong><span style="color:#c0392b"><font class="font7">Aylık Yükleme Tercihinde Bulunmuş Diğer Mükelleflerin Nisan 2026 Dönemine Ait Elektronik Defter Beratlarının Yüklenmesi</font></span></strong></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center"><strong><span style="color:#c0392b">01.05.2026</span></strong></td>
   <td class="xl72" style="text-align:center"><strong><span style="color:#c0392b">14.08.2026</span></strong></td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><span style="color:#c0392b"><strong><font class="font7">2026 II. Geçici Vergi Dönemine (Nisan-Mayıs-Haziran) Ait Gelir Geçici Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></strong></span></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center"><span style="color:#c0392b"><strong>01.07.2026</strong></span></td>
   <td class="xl72" style="text-align:center"><span style="color:#c0392b"><strong>17.08.2026</strong></span></td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><span style="color:#c0392b"><strong><font class="font7">2026 II. Geçici Vergi Dönemine (Nisan-Mayıs-Haziran) Ait Kurum Geçici Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></strong></span></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center"><span style="color:#c0392b"><strong>01.07.2026</strong></span></td>
   <td class="xl72" style="text-align:center"><span style="color:#c0392b"><strong>17.08.2026</strong></span></td>
  </tr>
  <tr height="34">
   <td class="xl66" height="34" width="647"><font class="font7">2026 II. Geçici Vergi Dönemine (Nisan-Mayıs-Haziran) Ait Kurum Geçici Vergi Beyannamesi Ekinde Kurumlar Vergisi Mükellefleri Tarafından Gerçek Faydalanıcıya İlişkin Bildirim Formunun Verilmesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.07.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">17.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl65" height="17" width="647"><font class="font7">2026 II. Geçici Vergi Dönemine (Nisan-Mayıs-Haziran) Ait Kurum Geçici Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.07.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">17.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait İlan ve Reklam Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">20.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="34">
   <td class="xl66" height="34" width="647"><font class="font7">16-31 Temmuz 2026 Dönemine Ait Petrol ve Doğalgaz Ürünlerine İlişkin Özel Tüketim Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">10.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="34">
   <td class="xl66" height="34" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Alkollü İçecekler, Alkolsüz İçecekler, Tütün Mamulleri ve Makaronlara İlişkin Özel Tüketim Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">17.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="34">
   <td class="xl66" height="34" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Dayanıklı Tüketim ve Diğer Mallara İlişkin Özel Tüketim Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">17.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="34">
   <td class="xl66" height="34" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Motorlu Taşıt Araçlarına İlişkin Özel Tüketim Vergisinin (Tescile Tabi Olmayanlar) Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">17.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Özel İletişim Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">17.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">17.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintisi Bildirimi ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">17.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Ticaret Sicili Harçları Bildirimi Verilmesi ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">17.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="34">
   <td class="xl66" height="34" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait 5602 Sayılı Kanunda Tanımlanan Şans Oyunlarıyla İlgili Veraset ve İntikal Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">20.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Müşterek Bahislere İlişkin Eğlence Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">20.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Diğer Eğlence Vergilerine İlişkin Eğlence Vergisinin Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">20.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">20.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Yangın Sigortası Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">20.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Şans Oyunları Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">20.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="34">
   <td class="xl66" height="34" width="647"><span style="color:#c0392b"><strong><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Vergi Sorumlularının Tevkif Ettikleri Katma Değer Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></strong></span></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center"><span style="color:#c0392b"><strong>01.08.2026</strong></span></td>
   <td class="xl72" style="text-align:center"><span style="color:#c0392b"><strong>25.08.2026</strong></span></td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Konaklama Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">26.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="34">
   <td class="xl66" height="34" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait GVK 94. Madde ile KVK 15. ve 30. Maddelerine Göre Yapılan Tevkifatların Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">26.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="34">
   <td class="xl66" height="34" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait İstihkaktan Kesinti Suretiyle Tahsil Edilen Damga<span> </span>Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">26.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="34">
   <td class="xl66" height="34" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Sürekli Mükellefiyeti Bulunanlar İçin Makbuz Karşılığı Ödenmesi Gereken Damga Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">26.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><span style="color:#c0392b"><strong><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Katma Değer Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></strong></span></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center"><span style="color:#c0392b"><strong>01.08.2026</strong></span></td>
   <td class="xl72" style="text-align:center"><span style="color:#c0392b"><strong>28.08.2026</strong></span></td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Dijital Hizmet Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">31.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Kurumlar Vergisi Mükellefleri İçin Turizm Payının Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">31.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait Haberleşme Vergisinin Beyanı ve Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">31.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">2026 Yılı Değerli Konut Vergisinin 2. Taksit Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">31.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="51">
   <td class="xl66" height="51" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait 464 Sıra No.lu VUKGT Kapsamında Bildirimde Bulunma Zorunluluğu Getirilen Aracı Hizmet Sağlayıcıları, İnternet Reklamcılığı Hizmet Aracıları ile Kargo ve Lojistik İşletmeleri Tarafından Bildirim Verilmesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">31.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="51">
   <td class="xl66" height="51" width="647"><font class="font7">Temmuz 2026 Dönemine Ait 538 Sıra No.lu VUKGT kapsamında Taşınmaz (Satış/Kiralama) ve Motorlu Taşıt (Satış) İlanlarını Platformları Üzerinden Yayımlayanlar ile Günübirlik Konut Kiralama İşini Platformları Üzerinden Sağlayanlarca Bildirim Verilmesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">31.08.2026</td>
  </tr>
  <tr height="17">
   <td class="xl66" height="17" width="647"><font class="font7">7440 Sayılı Kanun Uyarınca Ödenmesi Gereken 39. Taksit Ödemesi</font></td>
   <td class="xl71" style="text-align:center">01.08.2026</td>
   <td class="xl72" style="text-align:center">31.08.2026</td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/2026-agustos-vergi-takvimi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/01/mali-takvim-2026-1.jpg" type="image/jpeg" length="16708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[7590 Sayılı Kanun ile Yapılan Vergi Düzenlemeleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/7590-sayili-kanun-ile-yapilan-vergi-duzenlemeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/7590-sayili-kanun-ile-yapilan-vergi-duzenlemeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31/7/2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmi Gazete’de 7590 Sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>Bu Kanun ile diğer düzenlemelerin yanı sıra aşağıdaki vergi düzenlemeleri yapılmıştır:</span></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><span>Motorlu taşıtlarda Özel Tüketim Vergisi uygulamasında değişiklikler yapılması,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Nükleer enerji santrali yatırımlarına yönelik damga vergisi, katma değer vergisi ve kurumlar vergisine ilişkin teşvik edici düzenlemeler yapılması.</span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><span>Bu sirkülerimizde söz konusu düzenlemelere özetle yer verilmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>1) Motorlu Taşıtlarda Özel Tüketim Vergisi Uygulamasında Değişiklik</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu Kanunun 14 üncü maddesi ile 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun “<strong>Oran veya Tutar</strong>” başlıklı 12 nci maddesinde değişiklik yapılmıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Düzenleme ile;</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><span>ÖTV Kanununa ekli (II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan belirli motorlu taşıtlar için asgari maktu ÖTV uygulaması getirilmiş,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Cumhurbaşkanının motorlu taşıtlara ilişkin ÖTV oranlarını belirleme yetkisi genişletilmiş,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Cumhurbaşkanına asgari maktu vergi tutarlarını belirleme ve farklılaştırma yetkisi verilmiştir.</span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong><span>1.1) Asgari Maktu ÖTV Uygulaması Getirilmesi</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Düzenleme ile ÖTV Kanununa ekli (II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan taşıtlarda, nispi vergi oranı üzerinden hesaplanan ÖTV için asgari tutar uygulaması getirilmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu kapsamda;</span></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><span>İki, üç veya dört tekerlekli motorlu araçları ifade eden (L) sınıfında olup içten yanmalı motoru bulunan araçlar,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>(L) sınıfında olup elektrik motor gücü 4 kW’ın altında olan araçlar ile</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Tarım ve ormancılık traktörlerini ifade eden (T) sınıfı araçlar</span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><span>uygulamanın dışında tutulmuştur.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu araçlar dışında kalan ve 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan taşıtlarda, nispi vergi oranı üzerinden hesaplanan ÖTV tutarı;</span></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><span>Kapsam dışında bırakılanlar haricindeki (L) sınıfı araçlarda 30.000 TL’den,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Diğer araçlarda ise 100.000 TL’den</span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><span>az olamayacaktır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Söz konusu tutarlar her yıl Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacak ve hesaplanan tutarların 100 TL’yi aşmayan kesirleri dikkate alınmayacaktır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>1.2) Cumhurbaşkanının ÖTV Oranlarını Belirleme Yetkisinin Genişletilmesi</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>ÖTV Kanununun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yapılan değişiklikle, Cumhurbaşkanının motorlu taşıtlara ilişkin ÖTV oranlarını belirlerken dikkate alabileceği kriterler arasına <strong>çekiş sistemi</strong> de eklenmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Böylece Cumhurbaşkanı; motor gücü, motor silindir hacmi, çekiş sistemi, menzil, batarya kapasitesi, araç cinsi, sınıfı, üst yapı gövde tanımı, emisyon türü ve değeri, istiap haddi ile yolcu ve yük taşıma kapasitesi gibi kriterler esas alınarak farklı ÖTV oranları belirleyebilecektir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>1.3) Asgari Maktu Vergi Tutarlarına İlişkin Cumhurbaşkanı Yetkisi</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kanunla ÖTV Kanununun 12 nci maddesine eklenen (ç) bendiyle, Cumhurbaşkanına 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan taşıtlara ilişkin asgari maktu vergi tutarlarını;</span></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><span>On katına kadar artırma,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Sıfıra kadar indirme,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Farklı matrah grupları oluşturmak suretiyle farklılaştırma,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Motor gücü, motor silindir hacmi, çekiş sistemi, menzil, batarya kapasitesi, araç cinsi ve sınıfı, üst yapı gövde tanımı, emisyon türü ve değeri, istiap haddi ile yolcu ve yük taşıma kapasitesi itibarıyla farklı asgari maktu vergi tutarları belirleme</span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><span>yetkisi verilmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Yürürlük tarihi: 31/7/2026</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>2) Nükleer Enerji Santrali Yatırımlarına Yönelik Vergi Düzenlemeleri</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kanunla, nükleer enerji santrallerinde elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak üzere ön lisans ve/veya lisans alan mükelleflerin yatırımlarına yönelik olarak aşağıdaki vergi düzenlemeleri yapılmıştır:</span></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><span>Nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden istisna edilmiştir.</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin iadesine imkân sağlanmıştır.</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri KDV’den istisna edilmiştir.</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Nükleer enerji santrali yatırımları kapsamında, ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan banka veya benzeri kredi kurumlarından yapılan borçlanmaların örtülü sermaye hesabında dikkate alınacak oranı, %50’den %25’e indirilmiştir.</span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><span>KDV istisnası ve iade uygulamaları ile örtülü sermayeye ilişkin düzenlemeler 31/12/2045 tarihine kadar uygulanacak olup Cumhurbaşkanı bu süreyi beş yıla kadar uzatmaya yetkilidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Yürürlük tarihleri:</span></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><span>Damga vergisi düzenlemesi: 31/7/2026</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>KDV düzenlemeleri: 1/8/2026</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Örtülü sermaye düzenlemesi: 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine uygulanmak üzere 31/7/2026</span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><span>Söz konusu Kanuna aşağıdaki bağlantı yoluyla ulaşabilirsiniz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260731-2.htm" rel="nofollow" target="_blank"><span>7590 Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun</span></a></span><br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><span>Saygılarımızla,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Deloitte Türkiye</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/7590-sayili-kanun-ile-yapilan-vergi-duzenlemeleri</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/01/kanun-iptali.jpg" type="image/jpeg" length="87155"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapıya Yapıştırılan Pusula, İspat Yükü ve Yargısal Denetimin Sınırları]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kapiya-yapistirilan-pusula-ispat-yuku-ve-yargisal-denetimin-sinirlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kapiya-yapistirilan-pusula-ispat-yuku-ve-yargisal-denetimin-sinirlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tebligat, çoğu zaman yalnızca bir işlemin muhatabına bildirilmesini sağlayan teknik bir usul işlemi olarak görülür...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oysa vergi hukukunda tebligat; dava açma ve diğer başvuru sürelerinin başlaması, verginin tahakkuk sürecine geçişi, kamu alacağının tahsil edilebilir hâle gelmesi ve bazı durumlarda ceza sorumluluğunun doğup doğmadığının belirlenmesi bakımından son derece önemli hukuki sonuçlar doğurur.</p>

<div class="artdeco-entity-lockup__title ember-view reader-author-info__author-lockup--flex" id="ember35">
<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember51"><span>Bu nedenle tebligata ilişkin usul kuralları, salt şekli hükümler olarak değerlendirilemez. Özellikle muhatabın iradesi ve fiilî bilgisi dışında tamamlanan tebligat işlemlerinde, işlemin gerçekten kanunda öngörülen şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ispatı ve yargısal denetimi ayrı bir önem taşır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember52"><span>Vergi Usul Kanunu’nun 102’nci maddesinde 7061 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik, bu açıdan önemli bir dönüm noktasıdır. Değişiklikten önce, bazı tebliğ işlemlerinde posta memurunun tek taraflı tespiti yeterli görülmemekte; işlemin komşu, muhtar, ihtiyar heyeti üyesi veya zabıta görevlisi gibi üçüncü bir kişinin huzurunda gerçekleştirilmesi ve bu kişinin imzasıyla doğrulanması aranmaktaydı.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember53"><span>7061 sayılı Kanun’la birlikte bu objektif doğrulama unsuru kaldırılmış, muhatabın adreste bulunamaması veya tebellüğden imtina etmesi hâllerinde posta memurunun tebliğ alındısına düşeceği şerh ve imza yeterli kabul edilmiştir. Belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde, tebliğ evrakının ilgili idareden alınabileceğini bildiren pusulanın kapıya yapıştırılması da tebliğin tamamlanmasında hukuki sonuç doğuran bir işlem hâline gelmiştir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember54"><span><strong>Pusulanın gerçekten kapıya yapıştırılıp yapıştırılmadığı nasıl ve kim tarafından ispatlanacaktır?</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember55"><span>Kanun koyucunun üçüncü kişi doğrulamasını bilinçli olarak kaldırdığı, posta memurunun şerh ve imzasını yeterli gördüğü ve bundan başka objektif deliller aranmasının kanunda öngörülmeyen ek bir geçerlilik şartı yaratacağı ileri sürülebilir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember56"><span>Ancak burada söz konusu olan, kanunda bulunmayan yeni bir şekil şartının ihdas edilmesi değildir. Asıl mesele, kanunun gerçekleşmesine hukuki sonuç bağladığı maddi bir fiilin, yani pusulanın gerçekten kapıya yapıştırılıp yapıştırılmadığının, uyuşmazlık hâlinde yargısal denetime elverişli biçimde ortaya konulmasıdır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember57"><span>Başka bir ifadeyle,<strong>posta memurunun tebliğ alındısına bir şerh düşüp düşmediğini denetlemek ile bu şerhte belirtilen maddi fiilin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğini denetlemek aynı şey değildir.</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember58"><span>Bu ayrım, Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin kararının da merkezinde yer almaktadır. Anayasa Mahkemesi, VUK’un 102’nci maddesindeki düzenlemenin mahkemeye erişim hakkını sınırladığını kabul etmiş; ancak tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının yargı mercilerince denetlenebilecek olmasını önemli bir hukuki güvence olarak değerlendirmiştir. Mahkeme ayrıca, pusulanın kapıya yapıştırılıp yapıştırılmadığının da yargısal denetime tabi olduğunu açıkça belirtmiştir.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember59"><span>Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin kararını yalnızca iptal isteminin reddine ilişkin hüküm sonucu üzerinden okumak yeterli değildir. Düzenlemeyi Anayasa’ya uygun kılan gerekçeler, özellikle de etkili yargısal denetim ve hukuki güvence unsurları, kararın yorumunda belirleyici olmalıdır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember60"><span>Nitekim pusulanın kapıya yapıştırıldığını ve yapıştırılan pusulanın kanunda aranan içeriği taşıdığını ortaya koyma yükümlülüğü, tebligat işlemini gerçekleştiren ve bu işleme hukuki sonuç bağlayan idareye aittir. Anayasa Mahkemesi kararında ispat yükünün açıkça idareye ait olduğu belirtilmemiştir. Bununla birlikte,<strong>pusulanın kapıya yapıştırılıp yapıştırılmadığının mahkemelerce denetlenebileceğinin kabul edilmesi, bu işlemin idare tarafından yargısal denetime elverişli delillerle ortaya konulmasını zorunlu kılar</strong>.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember61"><span>Aksi hâlde yargısal denetim, posta memurunun tebliğ alındısı üzerine bir şerh düşüp düşmediğinin biçimsel kontrolünden ibaret kalacaktır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember62"><span>Üstelik muhatabın bulunmadığı bir zamanda gerçekleştirildiği ileri sürülen bir işlemin yapılmadığını ispatlamasının beklenmesi, ispat yükünün fiilen muhataba aktarılması sonucunu doğurur. Bu ise özellikle dava açma hakkı, mülkiyet hakkı ve hukuki güvenlik ilkesi bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember63"><span>Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun E:2026/1, K:2026/8 sayılı aykırılığın giderilmesi kararında ise esas itibarıyla posta memurunun şerhine ağırlık veren bir yaklaşım benimsenmiştir. Kurulun, Anayasa Mahkemesinin ret hükmünü esas almakla ve her ne kadar açıkça belirtilmese de idari işlemlerin hukuka uygunluğu karinesinden hareket etmekle birlikte, Anayasa Mahkemesi kararında vurgulanan etkili yargısal denetim ve hukuki güvence unsurlarını daha sınırlı bir çerçevede değerlendirdiği söylenebilir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember64"><span>Anayasa Mahkemesi, pusulanın kapıya yapıştırılıp yapıştırılmadığının yargı mercilerince denetlenebileceğini kabul etmişken, Kurulun posta memurunun bu işlemin gerçekleştirildiğine ilişkin şerhine belirleyici ağırlık vermesi, tebligatın VUK’un 102’nci maddesine uygun yapılıp yapılmadığına ilişkin<strong><i>yargısal denetimin kapsamını daraltmakta ve ispat yükünün fiilen muhatap üzerinde ağırlaşmasına</i></strong>yol açabilmektedir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember65"><span>Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, 485 ve 558 sıra numaralı Genel Tebliğlerle oluşturulan belge düzenidir. 485 sıra numaralı Genel Tebliğ’in ilk hâlinde, kapıya yapıştırılacak pusula ile idarede kalacak nüsha arasında içerik farklılığı bulunmaktaydı. Daha sonra 558 sıra numaralı Tebliğ’le bu farklılık ortadan kaldırılmıştır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember66"><span>Sonradan yapılan değişikliğin, önceki belge düzeninin tek başına hukuka aykırı olduğunu gösterdiği söylenemez. Bununla birlikte, bu değişiklik önceki sistemdeki denetlenebilirlik sorununu görünür kılan ve idarenin de belge düzeninde değişiklik ihtiyacı duyduğunu gösteren önemli bir olgu olarak değerlendirilmelidir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember67"><span>Aslında mesele, iki nüshanın aynı olup olmamasından daha temel bir soruya ilişkindir:</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember68"><span><strong>Kanunda öngörülen bilgileri taşıyan pusulanın gerçekten kapıya yapıştırıldığını hangi delille biliyoruz?</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember69"><span>Bu soruya yalnızca posta memurunun şerhiyle cevap verilmesi, pratik ve hızlı bir çözüm sunabilir. Ancak hukuk devleti bakımından yeterli olan her zaman en hızlı çözüm değildir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember70"><span>Kamu görevlisinin işlemi elbette belirli bir güvene dayanır. Fakat bu güvenin yargısal denetimin yerine geçmesi düşünülemez. Özellikle dava açma süresini başlatan, bir kamu alacağının kesinleşmesine yol açan veya kişinin ceza sorumluluğunu etkileyebilen tebligat işlemlerinde, işlemin<strong>maddi gerçekliğinin uyuşmazlık hâlinde denetlenebilir olması</strong>gerekir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember71"><span>Asıl sorun,<strong>hukukun kimseyi, hukuki sonuç doğuran bir maddi fiilin gerçekleştiğine sırf tek taraflı bir şerh bulunduğu için inanmak zorunda bırakıp bırakamayacağıdır.</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember72"><span>Kanaatimce etkili<strong><i>yargısal denetim</i></strong>, yalnızca dosyada bir şerhin mevcut olup olmadığının kontrolüyle sınırlı kalmamalı; o şerhte belirtilen<strong><i>maddi fiilin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğinin, en azından uyuşmazlık hâlinde, denetlenebilir veriler üzerinden ortaya konulmasını da içermelidir.</i></strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember73"><span>Üstelik günümüzde teknolojik imkânlar böyle bir belgelendirmeyi son derece kolaylaştırmış durumda. Vergi idaresinin elektronik yoklama uygulamasında konum bilgisi, tarih ve diğer elektronik veriler kullanılarak işlemin nerede ve ne zaman gerçekleştirildiği kayıt altına alınabiliyor. Benzer bir yöntemin kapıya pusula yapıştırma suretiyle yapılan tebligatlarda da kullanılması mümkündür. Böylece hem posta görevlisinin işlemi objektif olarak belgelenir hem idare açısından ispat kolaylaşır hem de muhatabın hukuki güvencesi güçlenir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember74"><span>Sonuç olarak mesele, yalnızca bir pusulanın kapıya yapıştırılıp yapıştırılmadığı meselesi değildir. Asıl mesele, kişilerin dava açma sürelerini, mülkiyet haklarını ve mahkemeye erişim imkânlarını etkileyen bir işlemin nasıl ispatlanacağı ve ne ölçüde etkili bir yargısal denetime tabi tutulacağıdır. Elektronik yoklamadakine benzer şekilde VUK’un 102’nci maddesine istinaden çıkarılan Genel Tebliğ kapsamında<strong><i>kapıya pusula yapıştırma suretiyle yapılan tebligatlarda yargısal denetime elverişli bir tebligat sürecinin meydana getirilemediği</i></strong>açıktır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember75"><span>Hukuk devletinde yargısal denetimin varlığı kadar,<strong>gerçek ve etkili olması da önemlidir.</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember76"><span>Ve bazen hukuk devletinin en temel sorunları, büyük anayasal davalarda değil, bir apartman kapısına yapıştırıldığı söylenen küçük bir pusulada görünür hâle gelir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember77"><span><strong>Not:</strong>Makalenin orjinal hali "<strong>VUK’un 102’nci Maddesi Kapsamında Kapıya Pusula Yapıştırma Yoluyla Tebligatın İspatı ve Yargısal Denetimi" başlıklı</strong>21 sayfadan oluşmaktadır. (<a href="https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7481361566731493376/" rel="nofollow" target="_self">https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7481361566731493376/</a>linkinden ulaşılabilir). Uzun metinleri okumayı sevmeyenler için Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun E:2026/1, K:2026/8 sayılı aykırılığın giderilmesi kararı üzerine hazırladığım makalenin<strong><i>pazar yazısı</i></strong>kıvamında<strong><i>kısa versiyonu</i></strong>paylaşılmıştır. </span><br />
 </p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph"><a href="https://www.linkedin.com/pulse/kap%C4%B1ya-yap%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lan-pusula-ispat-y%C3%BCk%C3%BC-ve-yarg%C4%B1sal-denetimin-balci-pk05f/" rel="nofollow" target="_blank"><span><strong>Mustafa BALCI</strong></span></a><br />
<span>Yazar/ Samsun Vergi Mahkemesi Başkanı, Vergi Hukuku ve Vergi Yargısı, Karabük 1979, Ankara Hukuk 2000, Galatasaray.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph"><strong><span>(Bu makale Linkedin paylaşımından alıntılanmıştır.)</span></strong></p>
</div>

<div class="artdeco-entity-lockup__subtitle ember-view" id="ember37">
<div></div>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kapiya-yapistirilan-pusula-ispat-yuku-ve-yargisal-denetimin-sinirlari</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/08/tebligat-1.webp" type="image/jpeg" length="89843"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teminat Sistemi Artık Mükellefin Risk Profiline Göre Şekilleniyor (VUK Tebliği 594)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/teminat-sistemi-artik-mukellefin-risk-profiline-gore-sekilleniyor-vuk-tebligi-594</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/teminat-sistemi-artik-mukellefin-risk-profiline-gore-sekilleniyor-vuk-tebligi-594" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 594) ile, 531 SıraNo'.luTebliğ'in teminat uygulamasına ilişkin 5 inci maddesi yeniden düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>İlk bakışta teknik bir değişiklik gibi görünse de, düzenleme vergiye uyumun ödüllendirildiği, vergi riski taşıyan mükelleflerin ise daha yüksek finansman yüküyle karşılaşacağı yeni bir teminat modelini hayata geçiriyor.</span><br />
<br />
<span><strong>1- Uyumlu mükellefe %80 teminat avantajı</strong></span><br />
<span>GVK mükerrer 121 kapsamında uyumlu mükellef vergi indirimi şartlarını sağlayanlar, normalde verilmesi gereken teminatın yalnızca beşte birini (%20) verecek.</span><br />
<span>Bu düzenleme;</span><br />
<span>Banka teminat mektubu maliyetini azaltıyor.</span><br />
<span>İşletme sermayesi üzerindeki baskıyı hafifletiyor.</span><br />
<span>Vergiye gönüllü uyumu teşvik ediyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>2- SMİYB raporu bulunan mükelleflere 5 kat teminat</span></strong><br />
<span>En dikkat çekici değişiklik ise burada.</span><br />
<span>Hakkında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma yönünden vergi inceleme raporu düzenlenen mükellefler, raporun vergi dairesi kayıtlarına giriş tarihi ile kesinleşme tarihi arasındaki dönemde 5 kat teminat vermek zorunda kalacak. İdare ayrıca yazıyla bildirim yapacak ve eksik teminatın 30 gün içinde tamamlanmasını isteyecek.</span><br />
<br />
<span><strong>Dikkat edilmesi gereken kritik husus ise şu:</strong></span><br />
<span>5 kat teminat uygulaması için raporun kesinleşmesi beklenmiyor.</span><br />
<span>Başka bir ifadeyle, henüz dava veya uzlaşma süreçleri sonuçlanmadan mükellef ciddi bir finansman yüküyle karşı karşıya kalabilecek.</span><br />
<br />
<span><strong>Bu durum uygulamada şu soruları gündeme getirecektir:</strong></span><br />
<span>Vergi inceleme raporu daha sonra tamamen kaldırılırsa oluşan finansman maliyeti nasıl telafi edilecek?</span><br />
<span>Kesinleşmemiş bir tespit nedeniyle 5 kat teminat istenmesi ölçülülük, hukuki güvenlik ve masumiyet karinesi ilkeleri bakımından yargısal denetime konu olacak mı?</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Kanaatimce bu Tebliğ, yalnızca teminat oranlarını değiştirmiyor; vergiye uyum performansını finansal bir avantaja, vergi riskini ise doğrudan likidite maliyetine dönüştürüyor.</span><br />
<br />
<span>Önümüzdeki dönemde özellikle akaryakıt ve LPG sektöründe faaliyet gösteren mükellefler bakımından bu düzenlemenin idari uygulamaları ve yargı kararları yakından takip edilmelidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span class="update-components-actor__title">Burhan Can</span></p>

<p style="text-align:justify"><span class="t-black--light text-body-xsmall update-components-actor__description">Adli Vergi Uzmanı | Bilirkişi | Konkordato Komiseri| HMK m.293 Uyarınca Teknik </span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/teminat-sistemi-artik-mukellefin-risk-profiline-gore-sekilleniyor-vuk-tebligi-594</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/teminat-mektubu-1.jpg" type="image/jpeg" length="89934"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gözetime tabi ithalatta indirilemeyen KDV’nin bildirim ve raporlama süreçlerine ilişkin gelişmeler]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/gozetime-tabi-ithalatta-indirilemeyen-kdvnin-bildirim-ve-raporlama-sureclerine-iliskin-gelismeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/gozetime-tabi-ithalatta-indirilemeyen-kdvnin-bildirim-ve-raporlama-sureclerine-iliskin-gelismeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi hukukunda temel hak ve yükümlülüklerin idari işlemlerle değil, kanunla belirlenmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir. KDV indirim hakkına ilişkin yetki hükmünün de bu çerçevede yeniden ele alınması hem hukuki güvenlik hem de öngörülebilirlik bakımından isabetli olacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>Değerli okurlar, 12 Şubat 2026 tarihli yazımda, “ithalatta gözetim uygulaması, korunma önlemleri ve ithalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında mevzuata” göre ödenen KDV'nin indirim konusu yapılamayacağını, çünkü bu işlemler nedeniyle ödenen KDV’lerin indiriminin 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yasaklandığını, Maliyenin de 57 seri no.lu KDV Tebliği ile bu KDV’lerin indirilip indirilmediğinin özel amaçlı YMM Raporu ile tevsik edilmesi gerektiğine ilişkin düzenleme yaptığını irdelemiştim.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Düzenlemeye göre; altışar aylık dönemleri itibarıyla,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>- İthalat bedeli 2 milyon 600 bin TL’yi aşmayan ithalat işlemlerinde, mükellefler tarafından KDV'nin doğru bir şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığının altışar aylık dönemleri izleyen ayın sonuna kadar bağlı oldukları vergi dairesine bildirilmesi,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>- İthalat bedeli 2 milyon 600 bin TL'yi aşan ithalat işlemlerinde ise ithalatın yapıldığı yıl için tam tasdik sözleşmesi bulunmayan mükellefler tarafından takvim yılının altışar aylık dönemlerini takip eden ayın sonuna kadar mezkur Karar kapsamında KDV'nin doğru bir şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığının tespitine ilişkin Özel Amaçlı YMM Raporu ibraz edilmesi (Mükellefin ithalatın yapıldığı yıl için süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesinin bulunması ve düzenlenecek raporda 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında gerçekleştirilen ithalata ilişkin ödenen KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılmadığına yönelik açıklama bulunması halinde Özel Amaçlı YMM Raporu ibrazına gerek bulunmamaktadır.) </span><span>gerekiyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Altışar aylık dönemler itibarıyla gözetim uygulanması, korunma önlemlerinin uygulanması ve haksız rekabetin önlenmesi hakkında mevzuat kapsamında ithalatı bulunmayan mükelleflerin, toplam ithalat tutarı ne olursa olsun herhangi bir bildirimde bulunmalarına gerek yok.</span></p>

<h3 style="text-align:justify">2 milyon 600 bin TL'lik sınıra hangi ithalat bedeli esas alınacak?</h3>

<p style="text-align:justify"><span>Tebliğde 2 milyon 600 bin TL'lik sınıra indirim yasağı kapsamına giren ithalat bedelinin esas alınacağı açıkça belirtilmediğinden kamuoyunda pek çok kişi bu sınırı genel ithalat bedeli olarak kabul etmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Özel amaçlı rapor ibraz şartı, indirim yasağına giren işlemlerde indirimin yapılıp yapılmadığını tespit etmek için getirildiğine göre, sınırın sadece 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında ithalat yapan mükelleflerin indirim yasağı kapsamına giren ithalat bedelini ifade ettiği açıktır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Yoksa neredeyse ithalat yapan tüm mükellefler bu raporları yazdırmak zorunda kalacaklardır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Meslek hayatım boyunca meslek mensuplarının (SMMM ve YMM) bu kadar tartıştığı çok az konu hatırlıyorum. Bunda Maliyenin, tartışmalara son verecek açıklamayı yapmamasının da rolü büyük.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu konuda ilk eleştirim meslek mensuplarına, ikincisi ise Maliyeye…</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Meslek mensupları düzenlemenin amacını çok iyi biliyor olmasına rağmen neden kapsama giren ithalat bedeli yerine genel ithalat bedelinin sınır olabileceğini düşündü, anlayamıyorum. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Yorum yaparken sadece tebliğin lafzına itibar edilmesi doğru bir yaklaşım değil!</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Maliye ise neden bunca tartışma yaşanırken açıklama yapmakta bu kadar gecikti, bu da anlaşılır gibi değil…</span></p>

<h3 style="text-align:justify">Özel amaçlı YMM Raporlarının ibraz süresi 1 ay uzatıldı!</h3>

<p style="text-align:justify"><span>31/7/2026 tarihine kadar ibraz edilmesi gereken 2026 yılının ilk 6 ayına ilişkin Özel Amaçlı YMM Raporlarının ibraz süresi 27 Temmuz 2026 tarihli ve 71 sayılı KDV Sirküleri ile 31/8/2026 tarihine kadar uzatıldı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Buna göre, 2026 yılının ilk 6 aylık döneminde yapılan ve ithalat bedeli 2 milyon 600 bin TL'yi aşan 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamındaki ithalat işlemi bulunan ve süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesi bulunmayan mükelleflerce, 31/8/2026 tarihine kadar (bu tarih dahil) 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında ödenen KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılmadığının tespitine ilişkin Özel Amaçlı YMM Raporu ibraz edilmesi gerekiyor. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Mükellefin ithalatın yapıldığı yıl için süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesinin bulunması ve düzenlenecek raporda 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında gerçekleştirilen ithalata ilişkin ödenen KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılmadığına yönelik açıklama bulunması halinde Özel Amaçlı YMM Raporu ibrazına gerek bulunmuyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Tam tasdik raporu, Maliye tarafından teslim süresi uzatılmadığı taktirde hesap dönemini takip eden altıncı ay sonuna kadar elektronik ortamda verildiğinden, 2026 yılının ilk 6 aylık dönemi için özel amaçlı YMM raporu düzenlettirmeyip tam tasdik raporunda bu açıklamalara yer verileceği konusunda YMM’si ile anlaşan mükelleflerin bu durumu bir dilekçe ile vergi dairesine bildirmelerinde yarar var. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesi bulunan mükellefler isterlerse bu tevsik için özel amaçlı YMM raporu düzenletebilirler. Yani mutlaka tam tasdik raporunda bu bilgilere yer verilmesi zorunlu değildir. Ancak tam tasdik raporu seçeneğinin tercih edilmesi mükelleflere ve YMM’lere süre kazandıracaktır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Sirkülerde “</span><i><span>2026 yılının ilk altı aylık döneminde yapılan ve ithalat bedeli 2.600.000 TL'yi aşan 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamındaki ithalat işlemlerine ilişkin</span></i><span>” ifadesine yer verildiği için, 2 milyon 600 bin TL'lik sınırın sadece 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında gerçekleştirilen (gözetim uygulanması, korunma önlemleri uygulanması, haksız rekabetin önlenmesi hakkında ilgili mevzuata ilişkin) ithalat bedeli esas alınarak hesaplanacağı açıklığa kavuşmuştur.</span></p>

<div class="article-inline-ad-wrapper" style="text-align:justify"></div>

<h3 style="text-align:justify">Sınırın altında kalan mükelleflerin bildirim süresi uzatılmadı!</h3>

<p style="text-align:justify"><span>Sirkülerde sadece özel amaçlı YMM raporunun ibraz süresi uzatılmış olup, sınırın altında kalan mükelleflerin kapsama giren KDV'nin doğru bir şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığının 31 Temmuz 2026 tarihine kadar vergi dairesine bildirim süresi uzatılmamıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu husus Maliyenin 29 Temmuz 2026 tarihinde </span><a href="http://www.gib.gov.tr/" rel="nofollow"><span>www.gib.gov.tr</span></a><span> web sayfasında kamuoyuna ilan ettiği Duyuru ile hatırlatılmıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Söz konusu Duyuruya göre, 2026 takvim yılının ilk altı aylık (Ocak-Haziran) döneminde, </span><strong><span>7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında ithalat yapan mükelleflerin ithalat bedeli (Gözetim uygulanması, korunma önlemleri uygulanması, haksız rekabetin önlenmesi hakkında ilgili mevzuatın uygulanması sonucu beyana esas olan KDV matrahı) toplamı 2 milyon 600 bin TL'ye kadar (bu tutar dahil) olan ithalat işlemlerinde,</span></strong><span> mükellefler tarafından, bu kapsamdaki ithalat dolayısıyla indirimi kabul edilmeyen KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılmadığına ilişkin bildirim verme süresinde bir değişiklik yapılmadığı için, 31/7/2026 tarihine kadar (bu tarih dahil) söz konusu bildirimin vergi dairesine verilmesi gerekiyor. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>YMM tam tasdik sözleşmesi bulunanlar ve/veya özel hesap dönemi olanların da bu bildirimi yapmaları zorunlu.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Maliyenin bu hatırlatmayı bitime 2 gün kala yapması bence doğru olmadı. Söz konusu bildirim ilk defa 2026 yılının ilk 6 ayına ilişkin olarak yapılacağı için bence bu bildirimin de özel amaçlı YMM raporu gibi 31 Ağustos 2026 tarihine kadar uzatılması gerekir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Tebliğde bu bildirimin yapılması yeterli görülüp herhangi bir belge talep edilmediğinden mükelleflere tavsiyem, 31 Temmuz 2026 günü saat 24.00’e kadar elektronik ortamda 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında ödedikleri KDV’yi indirim konusu yapmadıklarını bildirmeleri yönündedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Duyuruda sınırın sadece 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında gerçekleştirilen ithalat bedelleri esas alınarak hesaplanacağı konusu bir kez daha vurgulandı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Duyuruda ayrıca ithalat bedelinden ne anlaşılması gerektiği de açıklığa kavuşturuldu. Buna göre sınırın hesabında; gözetim uygulanması, korunma önlemleri uygulanması, haksız rekabetin önlenmesi hakkındaki mevzuatın uygulanması sonucu beyana esas olan KDV matrahının esas alınacağı açıklandı.</span></p>

<div class="article-inline-ad-wrapper" style="text-align:justify"></div>

<h3 style="text-align:justify">Bu yazı için son sözlerim…</h3>

<p style="text-align:justify"><span>* Maliyenin bu bildirim ve özel amaçlı YMM raporu konusunu yeniden değerlendirmesi gerekiyor. Yapay zekayı bu kadar etkili kullanan Maliyenin mükellef ve meslek mensuplarını bu kadar sıkıntıya sokmadan bu işi çok kolayca çözebilmesi lazım.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>* Sınırın altında kalan ithalat işlemlerine ilişkin bildirim yapılması zorunluluğunun kaldırılması doğru olacaktır. Yoksa tüm mükellefler bu kapsamda gerçekleştirdikleri ithalat işlemleri nedeniyle ödedikleri KDV’yi indirim konusu yapmadıklarına dair bildirimde bulunacaklardır. Maliyenin bu bildirimin doğruluğunu tespit etmesi gerekecektir. Bununla uğraşmak yerine sorunu dijital bir çözüme kavuşturmak çok daha isabetli olacaktır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>* Bu tevsik işleminin tam tasdik ile hiçbir bağlantısı yoktur. Çünkü tam tasdik kurumlar vergisi beyannamesi ve eklerinin tasdiki ile sınırlıdır. KDV indiriminin doğru yapılıp yapılmadığı ile ilgisi yoktur. Bu nedenle konunun tam tasdik ile bağlantısının acilen ortadan kaldırılması gerekir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>* YMM tarifesinin gerek bu konuda gerekse istisna ve indirimlerin tasdiki konusunda yeniden düzenlenmesi şart!</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>* Bu konunun 3568 sayılı Kanuna ilişkin bir tebliğ ile düzenlenmesi ve bu konudaki YMM sorumluluğunun açıklığa kavuşturulması gerekiyor. KDV tebliğ ile konunun düzenlenmesi doğru değil!</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>* Özel amaçlı YMM raporu ibraz süresi için çok kısa bir süre belirlenmiş bulunuyor. En azından altışar aylık dönemleri takip eden üçüncü ayın sonuna kadar verilmesi yönünde bir değişlik yapılması isabetli olur. Yoksa Maliye her dönemde rapor ibraz süresini uzatmak zorunda kalır. Tam tasdik raporunda konu 1 yıl sonra raporlandığı halde özel amaçlı raporda 1 ayda raporlanması doğru değil.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>* Vergi hukukunda temel hak ve yükümlülüklerin idari işlemlerle değil, kanunla belirlenmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir. KDV indirim hakkına ilişkin yetki hükmünün de bu çerçevede yeniden ele alınması hem hukuki güvenlik hem de öngörülebilirlik bakımından isabetli olacaktır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bununla birlikte, KDV Kanunu'nun 36'ncı maddesinde Cumhurbaşkanına tanınan KDV indirim hakkını sınırlama yetkisinin ve bu yetkiye istinaden yayımlanan 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Anayasa'ya uygunluğu önümüzdeki günlerde de hukuk ve vergi dünyasının önemli tartışma başlıklarından biri olmaya devam edecektir. (<span>YMM Adem Kefelioğlu, MuhasebeTR, 27.06.2026, “<a href="https://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/adem/015/" rel="nofollow"><strong><i>KDV İndirim Hakkı Bir Kararla Sınırlandırılabilir Mi</i></strong></a>?”)</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24 | Erdoğan SAĞLAM</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/gozetime-tabi-ithalatta-indirilemeyen-kdvnin-bildirim-ve-raporlama-sureclerine-iliskin-gelismeler</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/03/ithalat-1-1024x495.jpg" type="image/jpeg" length="11658"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 yılı ikinci geçici vergi döneminde yapılabilecek yeniden değerleme]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/2026-yili-ikinci-gecici-vergi-doneminde-yapilabilecek-yeniden-degerleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/2026-yili-ikinci-gecici-vergi-doneminde-yapilabilecek-yeniden-degerleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">15 Ocak 2026 tarihli Ekonomi Gazetesinde yayınlanan yazımızda açıklandığı üzere; 7338 sayılı <strong>“Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”</strong>un 31. maddesiyle Vergi Usul Kanunun mükerrer 298 inci maddesine eklenen <strong>(ç)</strong> fıkrası ile; <strong>enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği hesap dönemlerinin sonu itibarıyla</strong>, bilançolara dahil bulunan amortismana tabi iktisadi kıymetlerin <i>(bu niteliklerini korudukları müddetçe sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilenler hariç)</i> ve bunlar üzerinden ayrılmış olup bilançoların pasifinde gösterilen amortismanların anılan maddede belirtilen şartlar doğrultusunda <strong>yeniden değerlenebilmesine imkân tanınmıştı. </strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Öte yandan, 7571</strong> sayılı <strong>Kanun</strong> ile Vergi Usul Kanununa eklenen <strong>Geçici 37</strong>. <strong>madde</strong> ile;<strong> “2025 hesap dönemi</strong> ile <strong>geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde </strong>(kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2026, 2027 ve 2028 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) mükerrer 298 inci madde kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın <strong>mali tabloların enflasyon düzeltmesine tabi olmayacağı” </strong>hüküm altına alınmıştı.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify">Bu düzenlemelere göre;</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Tam mükellefiyete tabi</strong> ve <strong>bilanço esası</strong>na göre defter tutan</p>

<p style="text-align:justify">- kollektif, adi komandit ve adi şirketler de dâhil olmak üzere ferdi işletme sahibi <strong>gelir vergisi </strong><strong>mükellefleri</strong> ile</p>

<p style="text-align:justify">- <strong>kurumlar vergisi mükellefleri</strong></p>

<p style="text-align:justify"><i>(münhasıran sürekli olarak işlenmiş; altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden ve bu nedenle devamlı olarak enflasyon düzeltmesi yapanlar ile kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler hariç)</i> bilançolarına kayıtlı <strong>amortismana tabi iktisadi kıymetlerini</strong> (sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmaz ve iktisadi kıymetler hariç) yeniden değerleme hakkına sahip bulunmaktadırlar.</p>

<p style="text-align:justify">Anılan yeniden değerleme, <strong>cari yıla ilişkin olarak yapılabilecek yeniden değerleme olup</strong>, yeniden değerleme yapılırken <strong>o cari yıla ait olan yeniden değerleme oranı kullanılacaktır. </strong>Geçici vergi dönemleri itibarıyla yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı ise, bir önceki yılın Kasım ayından başlamak üzere; 3, 6 ve 9 uncu aylarda bir önceki 3, 6 ve 9 aylık dönemlere göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı esas alınmak suretiyle belirlenmekte ve ilan edilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 73 Nolu Sirküleri ile <strong>2026</strong> yılı <strong>ikinci geçici vergi döneminde </strong>uygulanacak yeniden değerleme oranı <strong>% 11,51 (yüzde onbir virgül ellibir )</strong> olarak tespit edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla, 2026 yılının ikinci geçici vergi döneminde yeniden değerleme yapılmak istenirse, <strong>% 11,51 (yüzde onbir virgül ellibir ) </strong>oranıyla <strong>yeniden değerleme yapılabilecek</strong> ve <strong>yeniden değerleme sonrası bulunacak değerler üzerinden amortisman ayrılabilecektir.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Uygulamaya ilişkin<strong> diğer önemli hususlar </strong>ise şöyledir:</p>

<p style="text-align:justify">- İktisadi kıymetlerin maliyet bedellerine eklenmiş bulunan (iktisadi kıymetlerin aktifleştirildiği hesap dönemine ilişkin olanlar hariç) kur farkları ve kredi faizleri (bunlara isabet eden amortismanlar dâhil) yeniden değerleme kapsamına girmez.</p>

<p style="text-align:justify">- Yeniden değerlemede, iktisadi kıymetlerin ve bunlara ait amortismanların, Vergi Usul Kanununda yer alan değerleme hükümlerine göre tespit edilen ve <strong>değerlemenin yapılacağı hesap dönemi sonu itibarıyla</strong> yasal defter kayıtlarında yer alan değerleri dikkate alınır. Amortismanın herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda, yeniden değerlemeye esas alınacak tutar bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenir.</p>

<p style="text-align:justify">- İktisadi kıymetlerin yukarıdaki şekilde tespit edilen değerleri ve bunlara ilişkin amortismanların, yeniden değerlemenin yapılacağı yıla ait olan yeniden değerleme oranı ile çarpılması suretiyle yeniden değerleme sonrası değerleri bulunur.</p>

<p style="text-align:justify">- Yeniden değerleme neticesinde iktisadi kıymetlerin değerinde meydana gelen <strong>değer artışı,</strong> yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden değer artışı ayrıntılı olarak görünecek şekilde, <strong>bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir.</strong> Değer artışı, iktisadi kıymetlerin yeniden değerleme sonrası ve yeniden değerleme öncesi net bilanço aktif değerleri arasındaki farktır. Net bilanço aktif değeri, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifinde yazılı değerlerinden, pasifte yazılı amortismanların tenzili suretiyle bulunan değeri ifade eder. İktisadi kıymetler için amortismanın herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda söz konusu değer, bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenir.</p>

<p style="text-align:justify">- İktisadi kıymetlerini bu fıkra kapsamında yeniden değerlemeye tabi tutan mükellefler bu kıymetlerini, <strong>yeniden değerleme sonrasında bulunan değerleri üzerinden amortismana tabi tutmaya devam ederler.</strong> Yeniden değerlemeye tabi tutulanların her birine isabet eden değer artışları ile bunların hesap şekilleri amortisman kayıtlarında ayrıntılı olarak gösterilir.</p>

<p style="text-align:justify">- Ortaya çıkacak <strong>değer artışları üzerinden vergi ödenmez</strong>. <strong>Ancak,</strong> pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarının, sermayeye ilave edilme dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmı, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur. Sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.</p>

<p style="text-align:justify">- Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin <strong>elden çıkarılması</strong> (satış, devir, işletmeden çekiş, tasfiye gibi) halinde, bunlara isabet eden <strong>pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutulur</strong>.</p>

<p style="text-align:justify">- Her yılın yeniden değerleme oranı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir. Yeniden değerlemenin herhangi bir yıl yapılmamasından veya değerleme oranının düşük uygulanmasından dolayı daha sonraki yıllarda geçmiş dönemlere ilişkin yeniden değerleme yapılamaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">- Hesap dönemi içinde aktife giren iktisadi kıymetler için aktife girdiği hesap döneminde, yeniden değerleme yapılmaz.</p>

<p style="text-align:justify">- Enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluştuğu dönemlerde, bu yeniden değerleme yapılmaz.</p>

<p style="text-align:justify">- Bu kapsamda yeniden değerleme yapılan hesap döneminden sonra enflasyon düzeltmesi şartlarının yeniden oluşması durumunda, bu hükümlere göre yeniden değerlemeye tabi tutulmuş olan iktisadi kıymetler ile bunlara ilişkin amortismanlar düzeltilmiş son değerleri dikkate alınarak enflasyon düzeltmesine tabi tutulur.</p>

<p style="text-align:justify">- Yeniden değerlemenin herhangi bir yılda yapılmaması, enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği, sonraki hesap dönemlerine ilişkin olarak, anılan (Ç) fıkrası kapsamında yeniden değerleme yapılmasına engel teşkil etmez.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim.com | Akif AKARCA / Dr.Mehmet ŞAFAK</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/2026-yili-ikinci-gecici-vergi-doneminde-yapilabilecek-yeniden-degerleme</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/05/gecici-vergi-nedir-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="93720"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vergi İncelemelerinde En Sık Eleştiri Konusu Yapılan 10 İşlem]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/vergi-incelemelerinde-en-sik-elestiri-konusu-yapilan-10-islem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/vergi-incelemelerinde-en-sik-elestiri-konusu-yapilan-10-islem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi incelemelerinde yüksek tutarlı vergi ve ceza tarhiyatlarının nedeni çoğu zaman tek bir büyük hatadan kaynaklanmaz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>Şirketlerin yıllardır "nasıl olsa sorun olmaz" düşüncesiyle sürdürdüğü bazı uygulamalar, inceleme sırasında ciddi eleştiri konusu olabilmektedir. Oysa vergi müfettişlerinin neredeyse her incelemede özellikle odaklandığı belirli işlemler vardır. Bu işlemler zamanında tespit edilip düzeltilmediğinde, şirketler önemli vergisel risklerle karşı karşıya kalabilmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bir vergi incelemesinde asıl sorgulanan, beyanname değil; o beyanı destekleyen ticari işlemler ve belgelerdir. Günümüzde vergi müfettişleri, elektronik belgelerden banka hareketlerine, muhasebe kayıtlarından ilişkili kişi işlemlerine kadar çok geniş bir veri setini birlikte değerlendiriyor. Bu nedenle birçok işlem, mükellef açısından olağan görünse bile vergi incelemesinde ayrıntılı şekilde sorgulanabiliyor.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Aşağıda yer alan işlemler, vergi incelemelerinde en sık eleştiri konusu yapılan alanların başında geliyor. Şirketlerin bu işlemleri önceden gözden geçirmesi, olası vergi ve ceza risklerini önemli ölçüde azaltacaktır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>1. Sahte veya Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Kullanımı</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Vergi incelemelerinde en ağır sonuçlara yol açabilecek konuların başında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımı gelir. Özellikle gerçek bir ticari faaliyeti bulunmayan firmalardan alınan belgeler, yalnızca KDV yönünden değil, kurum kazancı ve vergi ziyaı açısından da ciddi sonuçlar doğurabilir. Tedarikçi seçiminde gerekli kontrollerin yapılması ve ticari ilişkinin ispat edilebilir olması büyük önem taşır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>2. Ortak Cari Hesaplarının Kontrolsüz Kullanılması</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ortaklardan Alacaklar ve Borçlar hesapları, vergi incelemelerinde ilk bakılan hesaplar arasındadır. Uzun süre kapatılmayan bakiyeler, olağandışı borç ve alacak hareketleri ile faizsiz finansman sağlandığı izlenimi veren işlemler transfer fiyatlandırması ve örtülü kazanç tartışmalarına neden olabilir. Ortaklarla yapılan tüm finansal işlemler ticari gerekçesiyle birlikte izlenmeli ve düzenli olarak gözden geçirilmelidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>3. Gerçeği Yansıtmayan Yüksek Kasa Bakiyeleri</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Yıllarca yüksek tutarda kasa bakiyesi taşınmasına rağmen şirketin günlük faaliyetlerinde bu nakdin fiilen bulunmaması, incelemelerde sıkça eleştirilen durumlardan biridir. Kasa hesabının fiili durumu yansıtmaması, kayıt dışı ortak çekişleri veya belgesiz işlemler konusunda soru işaretleri doğurabilir. Kasa hesabı dönem sonlarında mutlaka fiili durumla karşılaştırılmalıdır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>4. İndirilecek KDV Uygulamalarındaki Hatalar</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Her faturada yer alan KDV'nin otomatik olarak indirilebileceği düşüncesi doğru değildir. Belgenin kanuni şartları taşıması, işlemin şirket faaliyetiyle ilgili olması ve indirime engel bir durumun bulunmaması gerekir. Özellikle belge düzeni ve harcamanın niteliği konusunda yeterli inceleme yapılmaması, KDV yönünden önemli eleştirilere neden olabilmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>5. Belgesiz veya Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Şirket faaliyetleriyle ilgisi bulunmayan harcamaların gider yazılması ya da yasal olarak geçerliliği olmayan belgelere dayanan giderlerin muhasebeleştirilmesi, incelemelerde sık karşılaşılan eleştiri konularındandır. Bazı harcamalar ticari faaliyete ilişkin olarak muhasebe kayıtlarına alınsa da vergi mevzuatındaki şartları taşımaması hâlinde kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilemez ve kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınır. Bu ayrımın doğru yapılması gerekir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>6. Stok ve Satılan Malın Maliyeti Hesaplarındaki Tutarsızlıklar</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Stok kayıtları ile fiili durum arasındaki farklılıklar, maliyet hesaplamalarındaki hatalar ve dönem sonu stok değerlemeleri, özellikle üretim ve ticaret işletmelerinde ayrıntılı olarak incelenmektedir. Yanlış maliyet hesapları yalnızca stokları değil, brüt kârlılığı ve vergi matrahını da doğrudan etkiler.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>7. Transfer Fiyatlandırmasına Konu Olabilecek İlişkili Kişi İşlemleri</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Şirket ile ortakları, grup şirketleri veya ilişkili kişiler arasında gerçekleştirilen mal, hizmet, kira ve finansman işlemlerinin emsallere uygun olması gerekir. Ticari gerekçesi açıklanamayan veya emsalinden farklı şartlarla gerçekleştirilen işlemler, vergi incelemelerinde ayrıntılı değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>8. Örtülü Sermaye Riski Taşıyan Borçlanmalar</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İlişkili kişilerden sağlanan finansmanın özkaynak yerine sürekli borç şeklinde kullanılması ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nda öngörülen şartların oluşması halinde örtülü sermaye hükümleri gündeme gelebilir. Bu durum faiz giderleri başta olmak üzere çeşitli vergisel sonuçlar doğurabileceğinden, şirketlerin finansman yapısını düzenli olarak analiz etmeleri önemlidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>9. Hasılatın Eksik veya Yanlış Kaydedilmesi</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Elektronik belge sistemleri, banka kayıtları ve diğer dijital veriler sayesinde hasılatın doğruluğu geçmiş yıllara göre çok daha kolay kontrol edilebilmektedir. Tahsilatlarla satış kayıtları arasındaki uyumsuzluklar, iptal ve iade işlemlerindeki olağandışı hareketler ile kayıt dışı satış şüphesi oluşturan durumlar incelemelerde öncelikli olarak değerlendirilmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>10. Şüpheli Alacak Uygulamalarındaki Hatalar</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi belirli şartlara bağlıdır. Gerekli hukuki süreçler tamamlanmadan ayrılan karşılıklar veya şartları oluşmadığı halde gider yazılan alacaklar, vergi incelemelerinde sıklıkla düzeltilmektedir. Bu nedenle her alacak için yasal şartların oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Vergi incelemesi başladıktan sonra birçok vergisel riskin geriye dönük olarak ortadan kaldırılması artık mümkün olmayabilir. Bu nedenle şirketlerin, inceleme sürecini beklemeden muhasebe kayıtlarını ve vergisel uygulamalarını düzenli olarak gözden geçirmesi gerekir. İncelemelerde eleştiri konusu yapılan işlemlerin önemli bir bölümü, zamanında yapılacak kontroller ve düzeltmelerle önlenebilecek niteliktedir. Sağlıklı muhasebe kayıtları ve etkin bir iç kontrol sistemi, vergisel risklerin henüz vergi incelemesi gündeme gelmeden tespit edilmesine ve gerekli önlemlerin zamanında alınmasına katkı sağlar. </span></p>

<div style="text-align:justify"><strong>Erol ÇEMBER<br />
Yeminli Mali Müşavir</strong></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/vergi-incelemelerinde-en-sik-elestiri-konusu-yapilan-10-islem</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/03/vergi-inceleme-1.webp" type="image/jpeg" length="16548"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[7846 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Kapsamında İndirimi Kabul Edilmeyen KDV Bildirimine İlişkin Duyuru]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/7846-sayili-cumhurbaskani-karari-kapsaminda-indirimi-kabul-edilmeyen-kdv-bildirimine-iliskin-duyuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/7846-sayili-cumhurbaskani-karari-kapsaminda-indirimi-kabul-edilmeyen-kdv-bildirimine-iliskin-duyuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[27/7/2026 tarihli ve 71 numaralı Katma Değer Vergisi Sirküleri ile 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında indirimi kabul edilmeyen KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılmadığının tespitine ilişkin Özel Amaçlı YMM Raporlarının ibraz süresi 31.08.2026 tarihine kadar uzatılmıştır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">2026 takvim yılının ilk altı aylık (Ocak-Haziran) döneminde, 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında ithalat yapan mükelleflerin ithalat bedeli (Gözetim uygulanması, korunma önlemleri uygulanması, haksız rekabetin önlenmesi hakkında ilgili mevzuatın uygulanması sonucu beyana esas olan KDV matrahı) toplamı 2.600.000 TL'ye kadar (bu tutar dahil) olan ithalat işlemlerinde, mükellefler (YMM tam tasdik sözleşmesi bulunanlar ve/veya özel hesap dönemi olanlar dahil) tarafından, bu kapsamdaki ithalat dolayısıyla indirimi kabul edilmeyen KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılmadığına ilişkin bildirim verme süresinde bir değişiklik yapılmadığı için, 31.07.2026 tarihine kadar söz konusu bildirimin vergi dairesine verilmesi gerekmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Duyurulur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/7846-sayili-cumhurbaskani-karari-kapsaminda-indirimi-kabul-edilmeyen-kdv-bildirimine-iliskin-duyuru</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/gelir-idaresi-yeni-duyuru.jpg" type="image/jpeg" length="94334"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üretim ve ihracat kazancının tespiti: Pasif gelirlerin durumu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/uretim-ve-ihracat-kazancinin-tespiti-pasif-gelirlerin-durumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/uretim-ve-ihracat-kazancinin-tespiti-pasif-gelirlerin-durumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurum kazançlarına, kaynakları itibariyle farklı oran uygulaması 2009 yılına kadar olmadı denebilir. Farklı kurumlar vergisi oranları oldu ama farklılık kurumlar itibariyleydi, kazancın kaynakları itibariyle değildi. Bu çerçevede örneğin, 1980’li yıllara kadar sermaye şirketleri ve kooperatifler için farklı, diğer kurumlar için farklı oran vardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bir dönem halka açık şirketlerin, halka açıklık oranına göre değişen farklı oranlar uygulandı. 1990’lı yıllarda bir süre, imalatçı kurumların kazançları için farklı bir oran belirlendi. Ancak bu uygulamadan da, sadece imalat yapan kurumlar yararlandı. Kurum kazancının üretimden kaynaklanan kısmını ayırmak gibi bir teknik zorluk yaşanmadı.</p>

<p style="text-align:justify">2009 yılında, teşvik mevzuatının değişerek, yeni yatırımlardan elde edilen kazançlara farklı oran uygulamasının yapılmasına başlanmasıyla birlikte, kurum kazançlarının kaynakları itibariyle ayrılması gereği doğdu. Teşvik belgesi sayısına bağlı olarak, birden fazla kazanç tespiti gerekti. Uygulama zorlukları da bu noktadan itibaren başladı. Yaklaşık çeyrek asırdır bu zorluk devam ederken, bu zorluğun bir şekilde kolaylaştırılması ihtiyacı varken, teşvik belgeli her yatırımdan elde edilen kazanca ek olarak, üretim ve ihracattan elde edilen kazançlara da farklı oranlar uygulanması söz konusu oldu. Sonuçta, kurumlar vergisi uygulamasının en kolay maddeleri, en zor maddeleri haline geldi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Son düzenlemeler</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">- Önce 2022 yılında 7351 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle, kurumların ihracattan ve üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına uygulanacak kurumlar vergisi oranının 1 puan indirimli uygulanması öngörüldü,</p>

<p style="text-align:justify">- Daha sonra, 2023 yılında yapılan değişiklikle ihracattan elde edilen kazançlara uygulanan 1 puanlık indirim 5 puana çıkartıldı,</p>

<p style="text-align:justify">- En sonunda da 2026 yılında yapılan değişiklikle, kurumlar vergisi oranının, üretim faaliyetinden elde edilen kazançlar için % 12,5 olarak uygulanması hükme bağlandı.</p>

<p style="text-align:justify">Son düzenleme, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanmak üzere, yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Zorluk ne?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yukarıda da belirttiğim gibi, farklı kaynaklardan doğan kazançlara farklı oran uygulaması, son derece zor. Hiçbir işletmede, bu hesabın yüzde yüze doğru tespiti mümkün değil. 2009 yılından beri bütün yatırımcı kurumlarda, son birkaç yıldır da üretici ve ihracatçı kurumlarda bu zorluğu yaşayarak gördük.</p>

<p style="text-align:justify">Şimdi ne değişti derseniz, üretici kurumlarda, kurumlar vergisi oranının % 12,5 gibi oldukça düşük belirlenmesi, konuyu daha da önemli hale getirdi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Farklı kazanç tespitinde </strong><strong>zorluk hangi alanlarda?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Konunun işi zorlaştıran birden çok boyutu var. Özellikle üretim faaliyetinden elde edilen kazançlarda; birden fazla mal üretiliyorsa, malların bir kısmı iç piyasaya bir kısmı yurt dışına satılıyorsa, üretim süreçleri iç içeyse, üretilen ve ihraç edilen malların aynı zamanda alım-satımı yapılıyorsa, yurt dışına ve yurt içine satılan malların bir kısmı teşvik belgeli yatırımlar sonucu üretiliyorsa ve daha birçok duruma bağlı olarak kazanç tespiti zorlaşıyor. Hem satılan malın maliyetinin belirlenmesinde, hem ortak gider ve gelirlerin dağıtımında yapılan varsayımlar ve farklı uygulamalar, faaliyet gelirinin çok farklı hesaplanabilmesi sonucunu yaratabilir durumda.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Anlayacağınız, konu çok boyutlu. Her bir faaliyet için gayrisafi hasılatı ve doğrudan giderleri ayrıca tespit etmek ve hesaplamak mümkün olsa da, ki bu da çoğu zaman kolay değil, varsayıma dayalı kabullerle ilerlemek gerekiyor, bu da tartışmaya açık bir sonuç yaratıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Söylediğim gibi konu çok boyutlu. Bugün bunlardan belki de en az sorunlu olan bir boyuttan, <a href="https://www.ekonomim.com/finans/faiz" rel="nofollow" target="_blank" title="Faiz">faiz</a> ve kur farkları gibi üretim ve ihracatla ilgisi doğrudan olmayan pasif gelir unsurlarının durumundan kısaca bahsedeyim, diğer konulara başka makalelere bırakayım.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Gelir İdaresi’nin yorumu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Gelir İdaresi, faiz, kur farkı ve benzeri gelirleri, kapsamdaki faaliyetlerden doğan alacakların tahsil tarihine kadar olan kısım ve sonraki dönemlere ilişkin kısım olarak ayırıyor. Tahsilata kadar olan kısmı, indirimli oran uygulaması kapsamında görüyor, sonraki üretim ve ihracattan doğan kazanç olarak görmüyor.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Benzer uygulamalarda</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>kazanç tespiti</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kaynağına göre kazanç tespitinin yapıldığı birçok örnek uygulama var. Serbest bölge kazanlarının, Türk Uluslararası Gemi Siciline (TUGS) kayıtlı gemilerin işletilmesinden doğan kazançların, teknoloji geliştirme bölgelerinde elde edilen kazançların tespiti yaygın örnekler. Bu faaliyetlerden elde edilen kazancın nasıl tespit edileceği, pasif gelir unsurlarının faaliyet geliri olup olmadığı konuları, en azından teorik olarak artık netleşmiş durumda.</p>

<p style="text-align:justify">Örnek olarak saydığım faaliyetlerden elde edilen kazancın nasıl tespit edileceği konusunda en ayrıntılı açıklama, serbest bölge kazancının tespitiyle ilgili olarak, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yer alıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Tebliğde özetle;</p>

<p style="text-align:justify">- Serbest bölgelerde yürütülen faaliyetlerden doğan alacaklara ilişkin kur farkı ve vade farkı gelirlerinin istisna kapsamında değerlendirileceği,</p>

<p style="text-align:justify">- Bölgede yürütülen faaliyetlerden elde edilen hasılatın, bu faaliyet çerçevesinde yapılacak ödemelerde kullanılıncaya kadar geçici olarak serbest bölgelerde, örneğin mevduat hesaplarında değerlendirilmesinden doğan gelirlerin de istisnadan yararlanabileceği,</p>

<p style="text-align:justify">- Bu çerçevede örneğin; merkezi Ankara’da bulunan şirketin serbest bölgede faaliyet gösteren şubesinin, bölgedeki üretim faaliyeti çerçevesinde 15 Nisan 2007 tarihinde elde ettiği hasılatının 4 Haziran 2007 tarihinde yapacağı borç ödemesine kadar repoda değerlendirilmesi halinde, bahse konu repo işleminden elde edilen gelirlerin istisnadan yararlanabileceği açıklanmış.</p>

<p style="text-align:justify">Tebliğde benzer açıklama, TUGS’a kayıtlı gemilerle yapılan deniz taşımacılığı faaliyetlerinden elde edilen kazançlar bölümünde de tekrarlanmış. Tebliğde, anılan faaliyetler nedeniyle doğan alacaklara ilişkin kur farkı ve vade farkı gelirlerinin kurumlar vergisinden istisna edilmesinin mümkün olduğu, kapsamdaki faaliyetle ilişkili olmaksızın elde edilen kur farkı, vade farkı gelirleri ile faiz, repo ve benzeri faaliyet dışı gelirler için söz konusu istisnanın uygulanamayacağı belirtilmiş.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Tebliğde yer alan açıklamalar </strong><strong>Kanun’a uygun mu?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Genel Tebliğde serbest bölge faaliyet kazancının tespitiyle ilgili olarak yapılan açıklamalar uzun süredir uygulanıyor. Tebliğde yer alan açıklamaların istisna kazanç tutarını Kanun’a aykırı olarak sınırladığına ilişkin iddialar geçmişte yargıya taşındı ve açıklamaların Kanun’a uygun olduğu uzun yargılama süreci sonunda netleşti. İstisna kazancı, faaliyete ilişkin alacağın tahsilinden sonraki sürece de taşıyan kısım eskiden beri bu haliyle uygulanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu çerçevede Tebliğde yer alan açıklamaları gelinen noktada tartışmaya gerek yok.</p>

<p style="text-align:justify">Genel Tebliğde, TUGS’a kayıtlı gemilerin işletilmesinden elde edilen kazançla ilgili açıklamalar konusunda da bir tartışma yok. Bu konudaki açıklamalar serbest bölge kazançlarıyla ilgili açıklamalar kadar net olmasa da, serbest bölge kazançlarıyla ilgili açıklamalarla çelişmediğini düşünüyorum. Tebliğde, <u>faaliyetle ilişkili olmayan</u> pasif gelirlerin kapsamda olmadığı açıklanmış, faaliyetle doğrudan ilgili olan ancak alacağın tahsilinden sonraki döneme ilişkin pasif gelirlerin istisna kapsamında olup olmadığı ise açıklanmamış. Serbest bölgelerde yapılan faaliyetlerden doğan alacakların kısa süreliğine değerlendirilmesinden kaynaklanan pasif gelirlerin de faaliyet geliri olduğuna ilişkin açıklamaya bu bölümde yer verilmemiş.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Üretim ve ihracat kazançlarıyla ilgili </strong><strong>yeni açıklama istisna tutarını sınırlıyor</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yukarıda bahsettiğim gibi, ihracat ve üretim faaliyeti kapsamında elde edilen ve indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazanç tutarının tespitiyle ilgili olarak Tebliğde yapılan açıklamada, faaliyet kapsamında doğan alacaklara isabet eden faiz, kur farkı ve benzeri pasif gelirler istisna kazanç kapsamında kabul ediliyor. <u>Alacağın tahsili sonrasında elde edilen</u> benzer gelirler faaliyet kazancı sayılmıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Uzun yıllardır benzer düzenlemeler için uygulanan ve gelinen noktada artık netleşen bir yorum, yeni düzenleme kapsamında kabul görmüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Yeni yorum çok sınırlı bir uygulamaya mı yol açar yoksa önemli tutarlara ulaşan bir etki mi yaratır sorusuna cevabı Tebliğde yer alan örnek üzerinden vermek mümkün. Tebliğde serbest bölge faaliyet kazancının tespitiyle ilgili bölümde konu açıklandıktan sonra, bir örnek veriliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Yukarıda özetlediğim örnekte, merkezi Ankara’da bulunan şirketin serbest bölgede üretim yapan şubesinin, bu faaliyet çerçevesinde 15 Nisan 2007 tarihinde elde ettiği hasılatının 4 Haziran 2007 tarihinde yapacağı borç ödemesine kadar repoda değerlendirilmesi halinde, repo işleminden elde edilen gelirlerin istisnadan yararlanabileceği belirtiliyor. Yani alacağın tahsilinden sonra, tahsil edilen tutarın birbuçuk ayı geçen bir süreyle değerlendirilmesinden doğan gelir de istisna kazanç kapsamında değerlendiriliyor. Birbuçuk aylık faiz veya kur farkı gelirinin önemsenmemesi gerektiği söylenemez. Sadece bu örnek bile, üretim ve ihracat kazançlarında indirimli oran uygulamasıyla ilgili yeni açıklamanın, Kanun’la getirilen indirimli oran avantajının azımsanmayacak ölçüde sınırlandığını açıkça gösteriyor. Bu sınırlama elbette çok önemli ancak bence daha önemli konu, yıllardır yapılan bir yorumun, aynı nitelikli bir başka düzenleme için neden yapılmadığı, yaygın bir ihtilafa yol açacak böyle bir uygulamaya neden gidildiği.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Son söz</strong></p>

<p style="text-align:justify">Üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlara indirimli oran uygulaması birkaç yıldır yapılıyor. Ancak standart oran ile indirimli oran arasında önümüzdeki yıl önemli bir fark oluşacak. Bu denli büyük fark, riskin yönetilmesini daha da zorlaştıracak. Bu çerçevede, 2027 yılı başına kadar zamanın iyi değerlendirilmesini, İdarenin tartışmalı konuları netleştirmeye çalışmasını, kurumların da kazanç tespitine yönelik hazırlık yapmalarını öneririm.</p>

<p style="text-align:justify">Bir sonraki makalede, <strong>ortak giderlerin dağıtımı</strong>.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim.com | Recep BIYIK</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/uretim-ve-ihracat-kazancinin-tespiti-pasif-gelirlerin-durumu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/kazanc-tespiti.jpg" type="image/jpeg" length="35082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yurt Dışında ve Yurt İçinde Bulunan Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hk. Rehber]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yurt-disinda-ve-yurt-icinde-bulunan-varliklarin-ekonomiye-kazandirilmasi-hk-rehber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yurt-disinda-ve-yurt-icinde-bulunan-varliklarin-ekonomiye-kazandirilmasi-hk-rehber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7582 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 19 uncu madde hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, 1 Seri No.lu Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ ile belirlenmiştir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Söz konusu düzenlemeyle;</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">Gerçek ve tüzel kişilere ait olup yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’ye getirilmesi, milli ekonomiye kazandırılması ve gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni defter kayıtlarına alınması,</li>
 <li style="text-align: justify;">Yurt içinde bulunan ancak gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bildirilmesi ve kayıt altına alınması,</li>
 <li style="text-align: justify;">Yurt içinde bulunan madde kapsamındaki varlıkların gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlarca bildirilmesi,</li>
</ul>

<p style="text-align:justify">imkânı getirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Düzenleme ile getirilen imkânlara ilişkin açıklamaların yer aldığı<strong> “Rehber”</strong> ile <strong>"İnfografikler"</strong> hazırlanarak kullanıma sunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Bu Rehberde;</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">Yurt dışında/yurt içinde hangi varlıkların bildirime konu edilebileceği,</li>
 <li style="text-align: justify;">Düzenlemeden kimlerin yararlanabileceği,</li>
 <li style="text-align: justify;">Varlıkların ne zamana kadar ve nereye bildirilebileceği,</li>
 <li style="text-align: justify;">Bildirilen yurt dışı varlıkların ne zamana kadar Türkiye’ye getirileceği,</li>
 <li style="text-align: justify;">Bildirilen varlıkların kanuni defterlerde nasıl gösterileceği,</li>
 <li style="text-align: justify;">Taahhüt süresine ve bildirim tarihine göre uygulanacak vergi oranları,</li>
 <li style="text-align: justify;">Bildirilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması için hangi şartların sağlanması gerektiği,</li>
</ul>

<p style="text-align:justify">gibi konularda açıklamalara ve örneklere yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Kanunun ve Genel Tebliğin uygulanmasına ilişkin açıklamalara ve ayrıntılı bilgilere:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">Başkanlığımızın internet sitesinden <a href="https://gib.gov.tr/" rel="noopener" target="_blank">(www.gib.gov.tr)</a>,</li>
 <li style="text-align: justify;">Başkanlığımızın doğrulanmış sosyal medya hesaplarından,</li>
 <li style="text-align: justify;">Vergi İletişim Merkezi’nden (VİMER) yurt içi aramalar için 189, yurt dışı aramalar için ise 0090–312-189-1122 numaralı telefon hattından,</li>
</ul>

<p style="text-align:justify">ulaşabilirsiniz.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu Genel Tebliğe ulaşmak için <a href="https://gib.gov.tr/duyuru-arsivi/guncel/18383_bazi_varliklarin_ekonomiye_kazandirilmasi_hakkinda_genel_teblig_seri_no:_1_resmi_gazetede_yayimlandi" rel="noopener" target="_blank">tıklayınız.</a></p>

<p style="text-align:justify">Rehbere ulaşmak için <a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_Varlik_Barisi_Rehberi.pdf" rel="noopener" target="_blank">tıklayınız.</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">İnfografikler için <a href="https://gib.gov.tr/yardim-kaynaklar/infografikler" rel="noopener" target="_blank">tıklayınız.</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yurt-disinda-ve-yurt-icinde-bulunan-varliklarin-ekonomiye-kazandirilmasi-hk-rehber</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/gib-brosur-29072026.jpg" type="image/jpeg" length="58170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İş güvenliği eğitimlerine dikkat!]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/is-guvenligi-egitimlerine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/is-guvenligi-egitimlerine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışanlara verilecek temel iş sağlığı ve güvenliği (İSG) eğitimleri, işverenlerin temel yükümlülükleri arasında yer almaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi, çalışanların işe başladıktan sonra iş yerindeki riskleri tanıması ve güvenli çalışma alışkanlığı kazanması için verilmesi gereken zorunlu bir eğitimdir. Bu eğitimin mümkün olan en kısa sürede planlanması, çalışanın yalnızca genel İSG kurallarını değil, yaptığı işe ve iş yerine özgü riskleri de öğrenmesini sağlar.</p>

<p style="text-align:justify">Temel eğitimlerin içeriği, iş yerinin faaliyet konusu, tehlike sınıfı, çalışanların görevleri ve iş yerinde mevcut riskler dikkate alınarak hazırlanmalıdır. Bu kapsamda eğitim programı yalnızca genel İSG başlıklarından oluşmamalı; iş yerine, yapılan işe, kullanılan ekipmanlara ve risk değerlendirmesi sonuçlarına göre somutlaştırılmalıdır. Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan iş yerlerinde işe ve iş yerine özgü risklere ilişkin eğitimlerin yüz yüze verilmesi esastır. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Temel eğitimin verilmesi için gerekli olan süre, iş yerindeki sağlık ve güvenlik riskleri dikkate alınarak işveren tarafından belirlense de çalışanın işe başladığı tarihten itibaren üç ayı geçememektedir. Üç aylık süre en yüksek sınırı ifade etmektedir. Dolayısıyla işverenin, risk düzeyi yüksek iş yerlerinde eğitimi daha erken planlaması en uygun yöntem olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Temel eğitimler, iş yerinde sağlık ve güvenlik hizmetini yürüten iş güvenliği uzmanları ve iş yeri hekimleri tarafından verilebilir. Bu yöntem, iş yerine özgü risklerin eğitime daha doğru yansıtılması bakımından önemlidir. Çünkü iş yerinde görev yapan iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi; risk değerlendirmesi, saha koşulları, çalışan profili ve fiili uygulamalar hakkında doğrudan bilgi sahibidir.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer yandan, Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik uyarınca "Temel eğitimi verebilecek kişi, kurum ve kuruluşlar" hüküm altına alınmıştır. Hüküm kapsamında temel eğitimler, aşağıdaki kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından verilebilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">* İşyerinde sağlık ve güvenlik hizmetini yürüten iş güvenliği uzmanları ile iş yeri hekimleri.</p>

<p style="text-align:justify">* Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi.</p>

<p style="text-align:justify">* Üniversiteler ile kamu kurum ve kuruluşlarının eğitim birimleri.</p>

<p style="text-align:justify">* Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları.</p>

<p style="text-align:justify">* İşçi, işveren ve kamu görevlileri kuruluşları veya bu kuruluşlarca kurulan eğitim vakıfları ve bunların ortaklaşa oluşturdukları eğitim merkezleri.</p>

<p style="text-align:justify">* Çalışanlara ücretsiz eğitim hizmeti veren ve kamu yararına kuruluş statüsüne haiz, eğitim amaçlı kurulmuş vakıflar.</p>

<p style="text-align:justify">Bu bağlamda, temel İSG eğitimlerinin yalnızca iş güvenliği uzmanı veya iş yeri hekimi tarafından verilebileceği düşünülmemelidir. Yönetmelik uyarınca sayılan kişi, kurum ve kuruluşlar da gerekli şartları sağlamaları halinde temel eğitim verebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak yalnızca kurum veya kuruluş unvanı yeterli değildir. Eğitimi fiilen verecek kişinin de gerekli mesleki yeterliliğe sahip olması gerekir. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, sendikalar veya vakıflar tarafından verilen eğitimlerde, eğitimi fiilen gerçekleştiren kişilerin iş yeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı eğitici belgesine, iş güvenliği uzmanlığı belgesine veya iş yeri hekimliği belgesine sahip olması gerekir. Bu nedenle eğitim hizmeti alınırken hem kurumun yetkisi hem de eğitimi verecek kişinin yetkinliği kontrol edilmelidir.</p>

<p style="text-align:justify">Uzaktan eğitim yöntemi tercih edilecekse, uzaktan verilebilecek temel eğitim konularının içeriği de yetkili kişi ve kuruluşlar tarafından hazırlanmalıdır. Bu içeriklerin mevzuata uygun, izlenebilir, ölçülebilir ve çalışanların öğrenme düzeyini değerlendirmeye elverişli olması gerekir. Uzaktan eğitimin yalnızca video izletilmesi veya belge gönderilmesi şeklinde yürütülmesi yeterli değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca 50'den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerleri bakımından özel bir uygulama bulunmaktadır. Bu iş yerlerinde işveren veya işveren vekilleri, gerekli eğitim ve belgelendirme süreçlerini tamamlamaları halinde çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini kendileri de verebilir. Bu imkan yalnızca belirli şartları sağlayan az tehlikeli iş yerleri için geçerlidir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak temel İSG eğitimlerinde eğitimi kimin verdiği, eğitim içeriği kadar önemlidir. İşverenler, eğitim hizmeti almadan önce eğitimi verecek kişi veya kuruluşun yetkili olup olmadığını kontrol etmelidir. Ayrıca eğitim sonunda katılım, ölçme-değerlendirme ve belgelendirme süreçleri eksiksiz tamamlanmalı; düzenlenen belgeler çalışanların özlük dosyasında saklanmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Star | Resul KURT</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/is-guvenligi-egitimlerine-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/is-guvenligi-egitimi-1.jpg" type="image/jpeg" length="14170"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kamu borçlarında mal bildirimine bağlı yaptırımlar]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kamu-borclarinda-mal-bildirimine-bagli-yaptirimlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kamu-borclarinda-mal-bildirimine-bagli-yaptirimlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Önceki yazımda kamu borçları dolayısıyla kendisine ödeme emri tebliğ olunanların borcu karşılayacak miktarda mal bildiriminde bulunmasından, borcu karşılayacak miktarda malı olmasa da bu bildirimin verilmesi gerektiğinden bahsetmiştim.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bu yazımda da mal bildirimi yükümlülüğüne bağlı olarak düzenlenmiş suçlardan söz edeceğim. Kamu borçları dolayısıyla mal bildirimi bulunma yükümlülüğe bağlı suçlar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda düzenlenmiştir. Ancak burada söz konusu suçları aktarmadan önce borçluları mal bildiriminde bulunmaya zorlama amacıyla ihdas edilmiş bulunan “tazyik hapsi”nden söz etmek istiyorum.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Hapsen tazyik</strong></p>

<p style="text-align:justify">Tazyik hapsi, kişinin kanundan kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmesi için bir işi yapmaya/yapmamaya veya bir şeyi vermeye cezaevi ile korkutarak zorlamak amacıyla uygulanan, bir yaptırımdır. Diğer bir deyişle zorlama hapsidir.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu alacaklısı idareler ödeme emri tebliğ edildiği halde 15 gün içinde borcunu ödemeyen ve mal bildiriminde de bulunmayan borçlular hakkında, 6183 sayılı Kanunun 60. maddesi uyarınca hapsen tazyik talebinde bulunabilirler. Borçlunun hapsen tazyikine karar verme yetkisi icra ceza mahkemelerindedir. Bu konuda hak düşürücü sürelerin tespitinde İcra ve İflas Kanununun 347. maddesi uygulanmaktadır. Anılan maddeye göre “şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.” hükmü yer almaktadır. Borçlu hakkında hapsen tazyik kararı verilebilmesi için tahsil dairesince icra ceza mahkemesine yapılacak başvurular için öncelikle suçun işlendiği tarihin ve idarenin suçu öğrendiği tarihin tespiti önem arz etmektedir. Buna göre, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini gösteren tebliğ alındısının, tahsil dairesine intikal ettiği tarihin suça ıttıla tarihi (suçu öğrenme günü) olarak kabul edilmesi gerekmekte, her halükarda suçun işlendiği tarihten itibaren bir yılı geçmemek kaydıyla suçu öğrenme tarihinden itibaren üç ay içerisinde icra ceza mahkemesine şikâyet yoluna gidilmesi gerekmektedir (kamu borçlusunun tüzel kişi olması halinde, mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü kanuni temsilcilere ait olduğundan, hapsen tazyik kararının bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kanuni temsilciler hakkında alınması ve uygulanması gerekmektedir). Bu şekilde alınan hapsen tazyik kararları, kesinleşmesini müteakip infaz için derhal yetkili Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. İnfaz, açık cezaevinde uygulanır.</p>

<p style="text-align:justify">Hapisle zorlama süresi en fazla üç aydır. Burada karar, bir mahkûmiyet kararı olmayıp bir zorlama kararı olduğundan, adli sicil kaydına işlenmez sadece savcılık tarafından tutulan özel bir deftere kaydedilir ve memuriyeti etkilemez. Hükmün verilmesinden itibaren 2 yıl içinde uygulanmayan zorlama hapsi zamanaşımına uğrar. Kişinin mal bildiriminde bulunması ile birlikte infaza son verilir ve kişi bırakılır.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Suçlar</strong></p>

<p style="text-align:justify">Mal bildiriminde gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması (md. 111- üç aydan bir yıla kadar hapis)) yahut yetersiz mal bildiriminde bulunanların yaşayış tarzlarının mal bildirimi ile uyumlu olmaması (md. 111- üç aydan bir yıla kadar hapis) veyahut yeterli mal bildiriminde bulunmayanların sonradan edindikleri mal ve kazançlarını bildirmemeleri (md.112- on günden bir seneye kadar hapis) veya borcunu ödemeyenlere ait malı kendisinde bulunanların yapılan talebe rağmen bu malları malı bildirmemeleri (md. 113- on günden altı aya kadar hapis) şeklindeki fiiller için çeşitli hürriyeti bağlayıcı cezalar öngörülmüştür.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca malı olmadığını bildirenler için getirilmiş bulunan son ikâmetgâh ve iş adresleri ile diğer sürekli mükellefiyetlerini bildirmeleri ve nüfus kayıt suretlerini vermeleri yükümlülüğüne uymayanlar için elli güne kadar adli para cezası verilmesi söz konusudur (md. 114).</p>

<p style="text-align:justify">Doğru mal bildiriminde bulunan ya da haczi kabil mal veya gelirinin bulunmadığını doğru olarak beyan eden borçlular için bu cezaların uygulanması söz konusu değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Anayasamızın 38. maddesinde ekonomik suça ekonomik ceza ilkesi benimsenmişse de, burada yaptırıma bağlanan fiiller, nakdi borcun ödenmemesi şeklindeki fiil olmayıp, kanundan kaynaklanan şekli yükümlülüklerin süresinde yerine getirilmemesinden veya yanıltıcı şekilde yerine getirilmesinden kaynaklı fillerdir. Öte yandan idarenin hürriyeti kısıtlayıcı ceza uygulamasının mümkün olmaması, vergi yargısının da kamu özgürlüklerini kısıtlayıcı cezaya hükmetmesinin mümkün olmaması sebebiyle, bu cezalara hükmedilmesi adli yargının alanına girmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">6183 sayılı Kanun ile düzenlenmiş bu cezalar; kasten gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlarla, bildirilen malları borca yetmediği veya haciz ya da satışının çok güç olması nedeniyle ilave mal bildiriminde bulunması uyarısına rağmen, başka malı olduğu halde eksik bildirimde bulunanlara ve geçim kaynağı ve buna bağlı yaşayış tarzı bildirimlerini gerçeğe aykırı bir şekilde yapmış olanlara yönelik olarak düzenlenmiştir. Borçlunun; başkasının mallarını kendi malı olarak bildirmesi veya bildirdiği mallar üzerinde üçüncü şahısların haklarını da aynı zamanda bildirmemesi, malı olduğu halde beyan ettiğinden başka malları olmadığını bildirmesi gibi haller, uygulamada borçlunun gerçeğe aykırı bildirim yaptığı hususundaki kastının karinesidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim.com | Bumin DOĞRUSÖZ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kamu-borclarinda-mal-bildirimine-bagli-yaptirimlar</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/02/mal-bildirimi.jpg" type="image/jpeg" length="57962"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarhiyat Öncesi ve Tarhiyat Sonrası Uzlaşma Broşürü Yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/tarhiyat-oncesi-ve-tarhiyat-sonrasi-uzlasma-brosuru-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/tarhiyat-oncesi-ve-tarhiyat-sonrasi-uzlasma-brosuru-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="MuiTypography-body1 MuiTypography-root cms-content css-ryv1wx">
<p style="text-align:justify">Uzlaşma, mükelleflerin ikmalen, re’sen ve idarece tarh edilecek/edilen vergilere ilişkin kesilecek/kesilen vergi ziyaı cezaları ile belirli bir tutarı aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları konusunda yargı yoluna başvurmadan, vergi idaresi ile anlaşmak amacıyla başvurabilecekleri idari bir çözüm yoludur. Uzlaşma, tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşma olarak ikiye ayrılır.</p>

<p style="text-align:justify">592 Sıra No.lu Vergi Usul Tebliği ile yapılan düzenlemeler kapsamında <strong>“Tarhiyat Öncesi Uzlaşma ve Tarhiyat Sonrası Uzlaşma Broşürleri” </strong>güncellenerek kullanıma sunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Broşürüne ulaşmak için <a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_Tarhiyat_Oncesi_Uzlasma_Brosuru.pdf" rel="noopener" target="_blank">tıklayınız.</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Tarhiyat Sonrası Uzlaşma Broşürüne ulaşmak için <a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/206_Tarhiyat_Sonrasi_Uzlasma_Brosuru.pdf" rel="noopener" target="_blank">tıklayınız.</a></p>

<p style="text-align:justify">Uzlaşma Hakkında İnfografik için <a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFileResources?objectKey=arsiv/yardim-kaynaklar/infografikler/pdfs/tarhiyat-oncesi-sonrasi-uzlasma.pdf" rel="noopener" target="_blank">tıklayınız.</a></p>

<p style="text-align:justify">Konu hakkında detaylı bilgi için Vergi İletişim Merkezini <strong>(VİMER-189)</strong> arayabilirsiniz.</p>

<div>
<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p><a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_Tarhiyat_Oncesi_Uzlasma_Brosuru.pdf" rel="noopener" target="_blank"><img alt="uploaded-image" src="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/Duyuru27072026_1.png" /></a></p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:center"><a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/206_Tarhiyat_Sonrasi_Uzlasma_Brosuru.pdf" rel="noopener" target="_blank"><img alt="uploaded-image" src="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/Duyuru27072026_2.png" /></a></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="2">
   <p><a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFileResources?objectKey=arsiv/yardim-kaynaklar/infografikler/pdfs/tarhiyat-oncesi-sonrasi-uzlasma.pdf" rel="noopener" target="_blank"><img alt="uploaded-image" src="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/Duyuru27072026_3.png" /></a></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>
</div>
</div>

<div class="MuiCard-root MuiPaper-elevation MuiPaper-elevation1 MuiPaper-root MuiPaper-rounded css-iyo10y fileDownload_card__HVh6s">
<div class="MuiCardContent-root css-1qw96cp">
<div class="MuiGrid-container MuiGrid-root MuiGrid-spacing-xs-2 css-isbt42 fileDownload_gridContainer__VgDa_"></div>

<div class="MuiBox-root css-0 fileDownload_downloadAllContainer__YqWTN"></div>
</div>
</div>

<div class="MuiBox-root css-0 shareButtons_container__QwJxZ">
<div class="MuiBox-root css-0 shareButtons_shareBoxCollapsed__65P4Y shareButtons_shareBox__nkCo9">
<div class="MuiBox-root css-0 shareButtons_hiddenOpacity__AU4GM"></div>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/tarhiyat-oncesi-ve-tarhiyat-sonrasi-uzlasma-brosuru-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/gib-brosur-28072026.jpg" type="image/jpeg" length="95795"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
