<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 06 May 2026 14:01:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sivas’ta vergiyi konuştuk]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/sivasta-vergiyi-konustuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/sivasta-vergiyi-konustuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geç­tiği­miz hafta Sivas Ser­best Mu­hasebeci Mali Mü­şavirler Odası Baş­kanımız Metin Boyraz ve Oda Yönetici­lerimizin daveti üzeri­ne “Kurumlar Vergisinde Özellikli Hususlar” konu­lu bir seminer gerçekleş­tirdik...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Seminer Sivas Def­terdarımız, Akademisyen Hocalarımız ve Meslek Mensubu meslektaşları­mızın katılımı ile gerçek­leşti. Gayet güzel ve ve­rimli geçen seminerde Si­vas’ın mükellef sayısında artış olduğu, 2024 yılın­da 43.641 olan faal mükel­lef sayısının 2025 yılında 47.973 e çıktığı, Vergi tü­rü itibariyle faal mükellef sayısının Gelir Vergisin­de 14.409, Kurumlar Ver­gisinde 4.390 olduğu dile getirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Seminerde ku­rumlar vergisi beyanında dikkat edilmesi gereken hususlar, kurumlar vergi­sinin konusu ve mükellef­leri, istisna ve muafiyetler, safi kurum kazancının tes­piti, verginin hesaplanma­sı, vergiye uyumlu mükel­leflerde %5 vergi indirimi, yurt içi asgari kurumlar vergisi ve kurumlar vergi­sinin beyanı gibi konula­rı mevzuat düzenlemeleri çerçevesinde değerlendir­me imkânı bulduk. Semi­nerde ön plana çıkan konu başlıklarını okurlarımızla paylaşalım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify">Taşınmaz satışlarında istisna</h3>

<p style="text-align:justify">Kurumlar Vergisi Kanu­nuna eklenen geçici 16’ncı maddesiyle, 15/7/2023 ta­rihinden önce kurumların aktifinde yer alan taşın­mazlar açısından kurum­lar vergisi istisnası devam edecek olup, taşınmaz sa­tış kazancı istisnası %50 yerine %25 olarak uygula­nacaktır. Bu değerlerin sa­tışından elde edilecek ka­zancın istisnadan yararla­nan kısmının, pasifte özel bir fon hesabına alınması ve satışın yapıldığı yılı iz­leyen beşinci yılın sonuna kadar fon hesabında tutul­ması gerekmektedir. Ayrı­ca, satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna ka­dar tahsil edilmesi şarttır. Taşınmaz ticaretine konu edilen veya kiralama ya da başka surette değerlendi­rilen taşınmazların satış kazancı ise istisnaya konu edilemez.</p>

<h3 style="text-align:justify">Zarar mahsubu</h3>

<p style="text-align:justify">Kurumlar vergisi beyan­namesinde, her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösteril­mek ve 5 yıldan fazla nak­ledilmemek şartıyla geç­miş yılların beyanname­lerinde yer alan zararlar kurum kazancından indi­rilebilecektir. Yapılandır­ma kanunları çerçevesinde matrah artırımında bulu­nan mükelleflerin geçmiş yıllara ait olup indirim ko­nusu yapılmayan 2018 ila 2021 yıllarına ait geçmiş yıl zararlarının yarısı ile 2022 yılına ait zararının tamamı, 2025 yılı kârların­dan mahsup edilmez.</p>

<h3 style="text-align:justify">Finansman Gider Kısıtlaması</h3>

<p style="text-align:justify">Finansman gider kısıt­laması, yabancı kaynakla­rı özkaynaklarını aşan iş­letmelerin, aşan kısma isabet eden finansman gi­derlerinin %10›unu kanu­nen kabul edilmeyen gider (KKEG) olarak vergi mat­rahına eklemesidir. Kısıt­lama, yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan gelir ve kurumlar vergisi mükellef­leri hakkında uygulanacak­tır. Uygulama, bilanço esa­sına tabi mükellefler için geçerli olup işletme hesa­bı esasına göre defter tu­tan mükellefler finansman gider kısıtlamasına tabi değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Teminat mektu­bu komisyonları, tahvil ih­racı ile ilgili olarak yapılan baskı ve benzeri giderler ile ipotek masrafları gibi her­hangi bir yabancı kaynak kullanımına bağlı olmaksı­zın yapılan giderlerin gider kısıtlamasına konu edil­mesi söz konusu değildir. Finansman gelirleri ile gi­derleri arasında netleştir­me yapılmayacaktır. Aynı kaynağa ilişkin olarak bir hesap dönemi içindeki ay­nı veya farklı geçici vergi­lendirme dönemlerinde oluşan kur farkı gelir ve gi­derleri mahsuplaştırılır, aynı dönem içinde olsa bi­le farklı yabancı kaynakla­ra ilişkin olarak oluşan kur farkı gelirleri ile kur farkı giderleri birlikte değerlen­dirilmez.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Mahmut Bülent YILDIRIM</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/sivasta-vergiyi-konustuk</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 08:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/seminer.jpg" type="image/jpeg" length="73699"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayraminiz-kutlu-olsun-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayraminiz-kutlu-olsun-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>”Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayraminiz-kutlu-olsun-2</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/04/23-nisan-2.webp" type="image/jpeg" length="90544"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital bağımlılık ve yapay zekânın gölgesinde egemenlik]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/dijital-bagimlilik-ve-yapay-zekanin-golgesinde-egemenlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/dijital-bagimlilik-ve-yapay-zekanin-golgesinde-egemenlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarih boyunca ülkeler için egemenlik kavramı, sınır­ları ve ticari yolları kont­rol etmekle ölçüldü. Sanayi dev­rinde kontrol stratejileri, fabri­ka ve hammadde kaynaklarına uzandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bugünse egemenlik; su­nucular, büyük dil modelleri ve algoritma ekseninde bambaşka bir boyuta taşındı.</p>

<p style="text-align:justify">Son haftalar­da peş peşe yaşanan gelişmelerin, bu dönüşümün ne kadar ilginç bir doğrultuda ilerlediğini göz­ler önüne sermesi açısından kay­da değer oldukları kanısındayım. ABD’li yapay zekâ şirketinin ken­di hükümetiyle hukuki çatışma­sı; Fransa gibi önemli bir Batılı demokrasinin Amerikan ana ya­zılım-işletim sisteminden kopuş kararı ve Çin'in mevcut düzene meydan okuyan alternatif siber yönetişim çağrısı. Bu üç hikâye birbirinden bağımsız değil. Bir­likte okunması gereken büyük bir tablonun parçaları.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kendi hükümetine dava açan şirket</strong></p>

<p style="text-align:justify">Temmuz 2025'te ABD Savun­ma Bakanlığı, yapay zekâ şirketi Anthropic ile 200 milyon dolar­lık bir sözleşme imzaladı. Şirke­tin Claude modelleri, gizli aske­ri ağlarda konuşlandırılan ilk ya­pay zekâ sistemi olarak teknoloji tarihindeki yerini aldı. İstihba­rat analizi, siber operasyonlar ve taktik planlamada kullanılan bu sistem, Amerikan ordusunun el üstünde tuttuğu bir teknolojiye dönüştü. Ancak Ocak 2026'da Savunma Bakanı Pete Hegseth'in imzaladığı bir memorandum her şeyi değiştirdi. Tüm yapay zekâ sözleşmelerinin "her türlü ya­sal kullanıma" izin vermesi zo­runlu kılınıyordu. Anthropic ise özerk silah sistemleri ile toplu iç gözetim konularında tavrını net bir şekilde ortay koydu. Aslında güvenlik birimleriyle benzer du­rumlar ve sistem erişim izinleri gibi anlaşmazlıklar daha önce de Meta ve Apple gibi diğer ABD’li dijital devlerin büyüme evrele­rinde yaşanmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Anthropic CEO’su Dario Amo­dei, bazı durumlarda yapay zekâ­nın demokratik değerleri savun­mak bir yana zayıflatabileceğini açıkladı. Bakanlığın yanıtı sert oldu ve Anthropic, tarihte yalnız­ca yabancı tehditler için kullanı­lan "tedarik zinciri güvenlik ris­ki" etiketiyle damgalandı. Başkan Trump ise federal kurumların şirketin ürünlerine ambargo koy­masını talep etti. Şirket 9 Mart'ta dava açtı. Yargı 26 Mart'ta geçi­ci tedbir kararı verdi ve Penta­gon'un yaklaşımını "rahatsız edi­ci" bulduğunu açıkça ifade etti. Konu artık sözleşme uyuşmazlı­ğının ötesinde bir boyuta evirildi. ABD Kongresi otonom silahlar veya kitlesel gözetim konusun­da herhangi bir yasal sınır çizme­mişti. Aslında buradaki boşluğu dolduran, bir özel şirketin kendi etik sözleşmesi ile sınırlı. Ulusal güvenliği ülke içinde bile özel bir şirketin politikasına emanet et­menin, başlı başına bir egemen­lik sorunu olarak değerlendiril­diğini görmekteyiz. İşin bir de ül­kelerarası boyutu var.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Fransa: Dijital kaderimizin kontrolünü geri alıyoruz</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">8 Nisan 2026'da Fransa Bakan­lıklararası Dijital İşler Direktör­lüğü (DINUM), tüm kamu ku­rumlarının dünyanın en yaygın işletim sistemi Windows'tan Li­nux'e geçişinin ve Avrupa dışı her türlü dijital bağımlılığın, sonba­hara kadar tespit edilmesinin ta­limatını verdi. Plan yalnızca işle­tim sistemiyle sınırlı değil; bulut altyapısı, yapay zekâ platformla­rı ve ağ donanımının tamamını kapsıyor. Sene başında da iki bu­çuk milyon kamu görevlisi sanal toplantı araçları Microsoft Te­ams ve Zoom'u bırakıp yerli plat­form Visio'ya geçmişti. Bu strate­jinin, giderek daha da yaygınlaşa­rak devam etmesi öngörülmekte.</p>

<p style="text-align:justify">Fransa Kamu İşleri Bakanlığı kurallarını, fiyatlandırmasını ve risklerini kontrol edemedikleri çözümlere verilerinin ve strate­jik kararlarının bağımlı olması­nı kabul etmeyeceklerini belirt­ti. Kararı sadece siyasi eksende değerlendirmemek lazım. Hu­kuki olarak da mütekabiliyetin sağlanması amaçlanmış görünü­yor. Amerikan “Cloud Act”, ABD yetkililerinin Amerikalı şirket­lerden AB topraklarında depola­nan verileri de talep edebilmesi­ne olanak tanıyan bir çerçeve. Bir hükümetin kendi vatandaşlarına ait sağlık ve güvenlik verilerinin yabancı bir hukuk sisteminin eri­şim alanında olması, egemenlik kavramını temelden sarsmakta. Bu durumda Fransa gibi örnek­lerin çoğalacağını öngörmek zor değil.</p>

<p style="text-align:justify">Almanya Schleswig-Hols­tein eyaleti 2025'te çalışanla­rının yüzde seksenini açık kay­naklı alternatif yazılımlara geçir­di. Avusturya Silahlı Kuvvetleri “LibreOffice” kullanımına dön­dü. Amsterdam Belediyesi 2026- 2035 dijital otonomi stratejisini açıkladı. Belediyenin dijital hiz­metlerde AB dışı büyük teknolo­ji şirketlerine olan bağımlılığını azaltmayı ve 2035 yılına kadar tam dijital özerkliğe ulaşmayı he­defleyen kapsamlı bir plan ola­rak başka ülkelere önemli bir re­ferans noktası oluşturabilir. Ba­şarıyla tamamlanırsa, Almanya, İtalya ve İspanya'nın da aynı yolu izlemesi için siyasi zemin hazır­lanmış olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İki rakip dünya: Dayatma mı, alternatif mi?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Trump yönetiminin yapay zekâ politikası iki sütun üzerine kuru­lu. İçeride regülatif düzenleme­lerle girişimleri boğmamak, dışa­rıda Amerikan egemenliğini pe­kiştirmek. Bu çerçevede müttefik ülkelere sunulan yapay zekâ "ih­racat paketleri", görünürde iş bir­liği çağrısı olsa da özünde Ame­rikan altyapısına bağımlı olma, veri akışlarınının Amerikan plat­formları üzerinden geçmesine izin verme ve karşılığında tekno­lojiye erişim elde etmenin bir tü­revi. Soğuk Savaş'ın askeri itti­fak mantığının teknoloji alanına aktarılmış versiyonu diyebiliriz kısaca.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer tarafta Çin ise alterna­tif mecrasını tasarlama peşinde. Temmuz 2025'te Şanghay'daki Dünya Yapay Zekâ Konferansı'n­da Başbakan Li Qiang, merkezi Şanghay'da olacak yeni bir ulus­lararası yapay zekâ iş birliği örgü­tü kurmayı önerdi. Ana hedef kit­lesi gelişmekte olan ülkeler olan önerinin, hâkim ülke ve şirketle­rin yapay zekâ gücünü tekelleş­tirmesine bir alternatif yaratabi­leceği sunulmakta. Qiang, BRICS Rio Zirvesinde de aynı talebi dile getirerek, yapay zekanın küresel yönetiminde BM’nin belirleyici rol oynamasını talep etti.</p>

<p style="text-align:justify">Bu büyük güç mücadelesinin en kırılgan figürleri, masa ba­şında temsil dahi edilmeyenler. Bir Afrika ülkesinin sağlık siste­mi Amerikalı bir bulut sağlayıcı­nın sunucularına taşındığında, o ülkenin verileri başka bir hukuk sisteminin erişim alanına gir­mekte ya da herhangi bir Balkan ülkesinin kamu karar sistemini yöneten yapay zekâ bir yabancı şirkete aitse, o modelin içinde ne tür varsayımlar olduğu bilinme­mektedir. Bağımlılığın biçimi de­ğişmiş, sonucu aynı kalmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Büyük dil modellerinin eğiti­mi için gereken hesaplama gücü, enerji altyapısı ve uzman insan kaynağı, pek çok orta gelirli eko­nominin bütçesinin çok ötesin­de. Bu asimetri, gelişmekte olan ülkeleri kaçınılmaz biçimde dı­şarıya bağımlı kılmakta. Ülkeler Amerikan ekosistemine mi, Çin ekosistemine mi yönelecekler? Avrupa gibi açık kaynaklı ve şef­faf modeller teorik olarak üçüncü bir yol sunmakta. Ancak bu yolun işlemesi kurumsal kapasite, tek­nik insan kaynağı ve siyasi karar­lılık gerektirmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Egemenlik kodun içinde</strong></p>

<p style="text-align:justify">Anthropic vakası bir anlaş­mazlık olarak başladı, anayasal bir boyutta devam etmekte. Fran­sa'nın Linux kararı bir BT projesi olarak başladı, jeopolitik bildiri olarak tarihe geçiyor. Çin'in Şan­ghay çağrısı bir konferans açıkla­masıydı, dünya düzenini yeniden şekillendirme iddiasına dönüştü. Üç hikâye tek bir şeyi söylemekte. Yapay zekâ artık yalnızca bir tek­noloji değil, egemenliğin kendisi.</p>

<p style="text-align:justify">Fransızların argümanı çok ge­çerli. Dijital egemenlik artık bir seçenek değil. Ancak bu egemenli­ği inşa etmek, yalnızca işletim sis­temi değiştirmekten de ibaret de­ğil. Yapay zekânın şekillendirdiği dünyada egemenlik, toprak değil kod üzerinde kurulacak. Bu ko­du kimin yazacağı, kimin denet­leyeceği sorusu şu an kritik. Yanıt çok geç verilirse, tarih bir kez daha tekrar edecek ve bu kez hammad­de ve ticari rotalar yerine, sunucu­lar üzerinden tecelli edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Yönetim Danışmanı BARIŞ SAZAK</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/dijital-bagimlilik-ve-yapay-zekanin-golgesinde-egemenlik</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/dijital-bagimlik.jpg" type="image/jpeg" length="15548"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mali yapısı örnek alınmalı: Bayern Münih nasıl yönetiliyor?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/mali-yapisi-ornek-alinmali-bayern-munih-nasil-yonetiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/mali-yapisi-ornek-alinmali-bayern-munih-nasil-yonetiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milyar euroya yaklaşan geliri, onlarca kupası ve 432 bin üyesiyle sadece Almanya’nın değil, aynı zamanda Avrupa’da bir futbol devi Bayern Münih.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.dunya.com/dunya-plus/bayernde-kulup-her-seyden-once-gelir-haberi-821098" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Alp Ulagay'ın yazısı:</strong></span></a></p>

<p>Avrupa’nın en kurumsal futbol kulübünden bah­sedeceğiz bugün: Bayern Münih. Hemen her sezon ge­rek Almanya Ligi Bundesliga’da ve Şampiyonlar Ligi’nde şampi­yonluk kovalayan bir kulüp Ba­yern. Üstelik bunu yaparken sa­ha dışında da kazanıyorlar ve tüm bunları büyük bir istikrarla, kişi­lere bağlı olmadan başarıyorlar.</p>

<p>Aslında Bayern, 1970’lerde ve 1980’lerde de büyük bir kulüptü. 1970’lerin ortasında üç kez Avru­pa şampiyonu olmuşlardı zaten. O dönemki Almanya milli takımı­nın nüvesini oluşturan Maier, Be­ckenbauer, Breitner, Müller gibi futbolcular da hep Bayern köken­liydi. Ama mesela Bundesliga’da her sezon şampiyon olmazlardı. En azından bir denge vardı Al­man futbolunda. Hamburg, Köln, Stuttgart, Werder Bremen gibi ta­kımlar direnç gösterir, araya bir şampiyonluk sıkıştırıverirdi.</p>

<p>Son 25 yılda bu denge tama­men kayboldu. Almanya futbo­lu bir assolistin futbol sahnesine dönüştü. Neredeyse rakipsiz Ba­yern son 25 yılda 18 lig şampiyon­luğu, 10 Almanya kupası kazan­dı. Bu sezon da Bundesliga şam­piyonluğuna doğru ilerliyorlar. Buna paralel olarak Avrupa’da çok başarılı kulüp. Bayern Şam­piyonlar Ligi’nin zaten gediklisi. Her sezon oradalar ve en azından çeyrek finale kadar çıkıyorlar. Yi­ne son 25 yılda beş kez final oy­nadılar ve 2001, 2013 ve 2020’de şampiyon olmayı başardılar.</p>

<p>Sahada tıkır tıkır işleyen bu sis­temin arkasındaysa fabrika gi­bi çalışan bir yapı var: Bayern 978 milyon euroluk geliriyle açık ara Almanya’nın en zengin ve 432 bin kişiyle de dünyanın en çok üyeye sahip kulübü. Bu ya­pının temelleri 1970’lerin sonun­da atılmaya baş­landı. 27 yaşında bir sakatlık sonucu fut­bolu bırakmak zorun­da kalan eski forvetle­ri Uli Hoeness 1979’dan genel menajerliğe ge­tirildi. 30 yıl sürdür­düğü bu görevinde de Bayern’in sahadaki ba­şarısıyla ekonomik büyü­mesinin birbirine paralel ilerlemesini sağladı hep.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sayede kendi ma­li kaynaklarını yaratmayı başaran ve kişilerden ba­ğımsız bir kuruma evrildi Bayern. Hatta onları Avru­pa’nın en kurumsal kulübü di­ye nitelemek yanlış olmaz. Ba­yern’de kulüp her şeyden önce gelir. Ne futbolcular ne antrenör ne de kulüp başkanı kulübün te­mel taşı değil. Belki de bu sebep­le en başarılı antrenörler bile çok uzun süre kalmaz Bayern’de…</p>

<h3><strong>Borçsuz ve kârlı</strong></h3>

<p>Bu yapı 2000’lerle beraber çok daha iyi çalışmaya başladı. 2005’te mevcut stadyumları Al­lianz Arena’nın açılmasıyla be­raber gelirler konusunda sıçrama yaptılar. Bugün, Bayern Münih, yalnızca Almanya’nın değil, Av­rupa futbolunun da en istikrarlı ve güçlü ekonomik yapılarından</p>

<p>birine sahip. Son 10 yılda kulü­bün finansal performansı, sportif başarıyla paralel biçimde büyü­dü. Üstelik bunu borçlanmadan ve her sezon kâra geçerek yapma­yı başardılar. İngiltere’de, İspan­ya’da, Türkiye’de koca koca ku­lüplerin borç sarmalında olduğu bir dönemde bunu yapmak daha çarpıcı.</p>

<h3><strong>Dengeli gelir kaynakları</strong></h3>

<p>Mali tabloya bakarsak, Bayern 2020 ile 2022 arasındaki Co­vid tesirini atlatıp büyüme ritmini yeniden bulduğunu görürüz. Kulübün açıkla­masına göre 2024-25 se­zonundaki toplam gelir 978,3 milyona ulaştı. 10 yıl öncesine naza­ran yüzde 56’lık bir büyümeye işaret ediyor bu rakam. FAVÖK’leri (Faiz, Amor­tisman ve Vergi Önce­si Kâr) 187,8 milyon euro, net kâr ise 27,1 milyon euro. Bayern, aralıksız 30 yıldır net kâr açıklamayı ba­şarıyor. CEO Jan-Christi­an Dreesen'in sık sık tekrarla­dığı “Kazandığı­mızdan fazlası­nı harcamıyoruz” felsefesi, kulübün DNA'sına işlemiş durumda. Covid sezonlarında bi­le bu ilkeden şaşmadılar.</p>

<p>Deloitte Money League’e göre de Bayern futbol gelirleriyle Av­rupa’da ilk üçte. Oyuncu trans­ferleri haricinde gelir kaynakları son derece dengeli. Medya gelir­leri 250 milyon euronun üzerin­de. Forma ve ürün satışından yaklaşık 150 milyon euro kazanı­yorlar. Aynı zamanda mülk sahibi oldukları Allianz Stadyumu’ndan gelirleri de 147 milyon euro. Al­manya’daki geniş ticari pazar sa­yesinde 240 milyon euroluk pa­zarlama ve sponsorluk gelirine sahipler.</p>

<p>Tabii tüm bu faaliyetler Bayern Münih AG yani kulübün 1998’de kurduğu sportif şirket bünyesin­de yürütülüyor. Tüzüğe göre Ba­yern bu şirketin en az yüzde 70 hissesine sahip olmalı. Halen bu pay yüzde 75. Geri kalan yüzde 25, Bayern’in uzun yıllardır işbirli­ği yaptığı üç sponsoruna ait: Adi­das, Audi ve Allianz.</p>

<p>Tabii her kulüp gibi Bayern’in de ilave finansmana ihtiyaç duy­duğu dönemler var. Avrupa’da İn­gilizlerle, Barça ve Real’le ya da Paris Saint-Germain’le boy öl­çüşebilmek için biraz daha fazla harcama yapma planları söz ko­nusu oldu. Financial Times gaze­tesine göre Bayern AG’nin yüz­de beşini özel sermaye şirketi EQT’ye satmak için görüşmeler yürüttüler. Football Benchmark geçen yıl takımın değerini 4,3 mil­yar euro olarak belirlemişti. Buna göre yaklaşık 220 milyon euroluk bir sermaye girişi olacaktı. Ancak, CFO’nun kulüpten ayrılmasıyla beraber bu proje şimdilik askıya alınmış gibi görünüyor.</p>

<p><img alt="Bayern’de kulüp her şeyden önce gelir - Resim : 1" height="355" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw616h355q95gm/storage/files/images/2026/04/09/bbbb1-o0aj.jpg" width="616" /></p>

<p><strong>Alp Ulagay-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/mali-yapisi-ornek-alinmali-bayern-munih-nasil-yonetiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/bayern.jpg" type="image/jpeg" length="36791"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ramazan-bayraminiz-kutlu-olsun-3</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ramazan-bayraminiz-kutlu-olsun-3" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz güzel bir bayram dileriz. Her gününüz bayram tadında geçmesi dileğiyle.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em><span><span><strong><a href="http://bdTurkey.com" rel="nofollow"><span>bdTurkey.com</span></a></strong> ailesi</span></span></em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ramazan-bayraminiz-kutlu-olsun-3</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 08:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/04/seker-bayrami3.jpg" type="image/jpeg" length="61605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[18 Mart Çanakkale Zaferi Kutlu Olsun]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/18-mart-canakkale-zaferi-kutlu-olsun-3</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/18-mart-canakkale-zaferi-kutlu-olsun-3" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Zaferi'nin 111. yılını kutluyor, bu destana öncülük eden Gazi Mustafa Kemal ve cesur Türk askerlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/18-mart-canakkale-zaferi-kutlu-olsun-3</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/03/18-mart.webp" type="image/jpeg" length="99231"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teknik servislerde yeni uygulama: Arızayı öğrenme ücreti]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/teknik-servislerde-yeni-uygulama-arizayi-ogrenme-ucreti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/teknik-servislerde-yeni-uygulama-arizayi-ogrenme-ucreti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyaz eşya, elektronik cihazlar, klima-kombi ve otomobil teknik servislerinde artık arızayı öğrenmek parayla. Üstelik ücretler tamir parasını bile buluyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Teknik servislerde arıza tespit ücreti uygulaması, teknolojik ürünlerden otomobillere kadar birçok alanda giderek yaygın hâle geliyor. Eskiden bozulan bir ürün servise götürülür, usta problemin ne olduğunu söyler ve ardından tamir yapılırdı. Çoğu zaman yalnızca arızanın öğrenilmesi için ayrıca bir ücret talep edilmezdi. Son yıllarda ise durum değişti.</p>

<p style="text-align:justify">Kaan Zenginli'nin Türkiye Gazetesi'ndeki haberine göre birçok servis, henüz onarım yapılmadan önce ‘tespit’ ya da ‘diyagnostik inceleme’ adı altında ücret talep ediyor. Uygulama özellikle elektronik ürünlerde, beyaz eşya servislerinde ve otomotiv sektöründe hızla yaygınlaştı. Bilgisayar, cep telefonu, laptop ve tablet servislerinde cihazın açılarak incelenmesi için 2026 yılı itibarıyla ortalama 1.000 ile 3.000 lira arasında diyagnostik ücretler talep ediliyor. Beyaz eşya servislerinde eve gelerek yapılan kontrol için 700 ile 1.500 lira, kombi ve klima servislerinde ise 800 ile 2.000 lira arasında servis ve tespit bedeli istenebiliyor. Benzer tablo otomotiv sektöründe de görülüyor. Araçların bilgisayara bağlanarak arıza kodlarının okunması için yetkili servislerde 1.500 liradan başlayıp 5.000 liraya kadar çıkan arıza tespit ücretleri talep edilebiliyor. Özel servislerde de geçmişte çoğu zaman ücretsiz yapılan bu işlemler için artık 500 ile 1.500 lira arasında ücret alınmaya başlandı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yüksek tamir bedelini kabul ettirme yöntemi mi?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Arıza tespit ücretleri bazı tüketicilere göre yalnızca bir servis bedeli değil, aynı zamanda bir ikna yöntemi hâline gelmiş durumda. Çünkü arızanın tespiti için belirli bir ücret ödeyen vatandaş, ardından servis tarafından sunulan yüksek tamir bedelini kabul etmek zorunda kalabiliyor. Tamiri kabul etmediği takdirde ise yalnızca arızanın söylenmesi için ödenen tespit ücretini karşılamak zorunda kalıyor. Bu durum, müşteriyi onarıma yönlendirmek için kullandığı dolaylı bir yöntem olarak değerlendiriliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Tüketicilerin önemli bir bölümü ise bu uygulamadan rahatsız. İstanbul’da yaşayan araç sahibi Ali Rıza Öktem, serviste yaşadığı tecrübeyi şöyle anlatıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">"Arabada bir uyarı ışığı yandı. Yetkili servise götürdüm, usta bana 'Aracın sıkıntısını tespit etmemiz için bilgisayara bağlayacağız ve genel kontrol yapacağız. Bunun ücreti 3 bin lira. Şayet yaptırmak isterseniz tespit ücretini almayız. İstemezseniz ücreti ödemek durumundasınız' dedi. Ardından bilgisayarda airbag arızası çıktı. Bunun için 8 bin lira talep ettiler. Ben de ücreti yüksek bulup kabul etmedim. Ama 3 bin lira tespit ücretini aldılar. Ardından sanayiye götürüp 2 bin liraya hallettim. Hiçbir işlem yapılmadan böyle bir ücret alınması bana çok yüksek geliyor."</p>

<p style="text-align:justify">İstanbul’da yaşayan ev hanımı Ayşe Kınalı ise “Çamaşır makinesi çalışmayınca servisi çağırdık. Geldiler, kapağı açıp birkaç dakika baktılar ve kart arızası olduğunu söylediler. Tamir için 5 bin lira istediler. Yaptırmak istemeyince de 1.200 lira tespit ücreti aldılar. Eskiden usta bakar, arızayı söylerdi. Şimdi arızayı öğrenmenin bile bir bedeli var” diyerek durumu anlattı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Servisçiler uygulamayı savundu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Teknik servisler ise uygulamanın mecburiyetten doğduğunu savunuyor. Uzun yıllardır elektronik cihaz tamiri yapan bir teknik servis işletmecisi, son yıllarda kullanılan ekipmanların maliyetinin ciddi şekilde arttığını belirterek “Bugün bir cihazı açıp test etmek için kullanılan ölçüm cihazları, yazılımlar ve diyagnostik sistemler çok pahalı. Ayrıca ustanın harcadığı zaman da var. Tespit işlemi de aslında bir emek ve teknik bilgi gerektiriyor. Müşteri tamiri yaptırırsa çoğu zaman bu ücreti toplam fiyattan düşüyoruz. Ama yaptırmazsa servis olarak bu emeğin karşılığını almak zorundayız” diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>FinansinGundemi.com</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/teknik-servislerde-yeni-uygulama-arizayi-ogrenme-ucreti</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/03/teknik-servis.jpg" type="image/jpeg" length="91544"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilmediğini bilmemek veya cehaletin dayanılmaz cazibesi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/bilmedigini-bilmemek-veya-cehaletin-dayanilmaz-cazibesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/bilmedigini-bilmemek-veya-cehaletin-dayanilmaz-cazibesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bizim insanımız için en karakteristik özelliklerden biri, bilmediği konularda ahkam kesmekte bir hayli mahir olmamızdır. Öyle iddialı ve kendinden emin konuşulur ki, konuyu bilenler veya olaya şahit olanlar dahi acaba böyle miydi diye tereddüt edebilirler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İnternetin ve sosyal medyanın yaygınlaşması ile bu cehalet artık kayda da girer hale geldi. İddia sahipleri, adeta söyledikleri veya iddia ettikleri doğruymuşçasına herhangi bir özür veya düzeltme gereği bile duymaksızın yollarına devam ederler. Belki de bir kısmı açıklamasının yanlış olduğunun uzunca bir süre farkına bile varmayabilir. Bu kişilerin çoğunun adeta bilmediği yoktur, her konuda konunun uzmanıymışçasına rahatlıkla konuşabilirler ve yanlışları açıkça ortaya konmasına rağmen reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığıyla huylarını devam ettirirler.&nbsp;</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>BİRKAÇ ÖRNEK</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Geçenlerde Instagram‘da bir video yayını gözüme ilişti. Bir muhabir, konunun uzmanı (!) ile konuşuyor. Konu son torba yasada, Cumhurbaşkanına faiz ve kâr payı gelirlerindeki gelir vergisi stopaj oranını yüzde 40’a çıkarma yetkisi veren kanun maddesi. Soru sorulan o kadar iddialı ve kendinden emin ki, açıklaması iyi anlaşılsın diye örnekle anlatıyor. Diyelim ki, bankada 1 milyon dolarınız var, koyduğunuz günde kur 30 TL. Bir gece kur 50 TL olursa ve siz paranızı çekmek isterseniz 20 milyon TL kur farkı üzerinden devlet yüzde 40’ını, yani 8 milyon TL’sini vergi olarak isteyebilir diyor. Bu açıklama ya toplumda panik yaratmak amacıyla kasten veya bilmediğinin farkında olmaksızın yapılmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Oysa, herhangi bir şahıs açısından kur farkı gelirinin vergilenmesi söz konusu değildir. Bankada duran döviziniz nedeniyle kur ne olursa olsun üzerinden bir vergi alınmaz. Kur farkı, sadece vergi mükellefi olanların bilançolarında yer alan dövizleri, ister bankada ister kasada olsun dönem sonları itibarıyla gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur. Gelir vergisi stopajı söz konusu değildir. Gelir vergisi stopajı, TL veya döviz kâr payı veya faiz geliri üzerinden alınır. Aynı örnekle konuyu açıklayacak olursak; bankadaki&nbsp;1 milyon dolarınız kur ne olursa olsun herhangi bir vergiye tabi değildir. Bu dün de böyleydi, bugün de böyle. Şayet 1 milyon dolarınız vadeli olarak yatırılmış ve bir faiz veya kâr payı elde etmişseniz o kısım itibarıyla gelir vergisi stopajı söz konusudur. Aynı örnek üzerinden gidecek olursak, 1 milyon dolarınızı vadeli olarak bankaya koymuşsanız ve vade sonunda kur 50 TL ise, siz de vade sonunda diyelim ki, 20 bin dolar faiz veya kâr payı elde ettiyseniz bunun üzerinden yürürlükteki stopaj oranı ne ise o oranda gelir vergisi kesintisi yapılır. Diyelim ki, Cumhurbaşkanı yasada verilen yetkiyi kullandı ve kâr payı veya faizlerdeki stopaj oranını yüzde 40’a çıkardı. O zaman bu 20 bin doların karşılığı olan 1 milyon TL üzerinden 400 bin TL vergi kesintisi yapılır. Güncelde, bu oran vadeye ve KKM olup olmamasına göre 0 ila yüzde 15 arasında değişir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu oranların yüzde 30’a kadar artırılabilme imkanı varken yetkinin döviz hassasiyetinin yüksek olduğu bir dönemde gündeme getirilmesi bize göre de çok yerinde olmamıştır. Ancak en temel maliye politikası araçlarından biri olan vergiyi, hükümetler en etkili şekilde kullanmak ister ve onun için de kullanmayacak olsalar dahi ellerindeki yetkinin maksimum seviyede olmasını arzu eder. Bize göre bu düzenleme de bu amaca yönelik yapılmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;"><strong>RİSKLİ YAPI ALANLARINDAKİ KONUT TESLİMLERİ</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Eskiden net alanı 150 metrekare altındaki konutlar yüzde 1 KDV oranına tabi idi, daha sonra KDV oranı arsa metrekare birim değerine bağlı hale getirildi. 28 Mart 2022 tarihli ve 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile riskli yapı alanlarında inşa edilen konut teslimlerinde, net alanı 150 metrekareyi aşmayan konut teslimleri, arsa metrekare birim değerine bakılmaksızın yüzde 1 KDV uygulanması sağlandı. Konunun uzmanı olmayan biri, 6306 sayılı riskli yapı alanlarının düzenlenmesi hakkındaki kanuna da referans vererek öyle bir iddiada bulunabilir ki, siz bildiğinizden şüphe eder hale gelirsiniz…</p>

<p style="text-align: justify;">Bundan yaklaşık 25 yıl önce meclise, yine bir torba yasa görüşmesi sırasında iktidar ve muhalefet milletvekilleri bir olup hayat standardı vergisi uygulanmaz diye önerge vererek, herhangi bir işlevi olmayan, komik bir şekilde yıllarca gelir vergisi kanununda yer alan bir maddeyi kanunlaştırmışlardı. O günkü Maliye Bakanı İsmet Attila, ‘Verdiğiniz önerge bir işe yaramayacak, bunu istiyorsanız bari düzgün bir önerge yazalım’ dediyse de kimse onu dinlememişti.</p>

<p style="text-align: justify;">Maalesef ki, bu örnekler ne ilk ne de son olacak. Bilmediği konuda ahkam kesenlere kısa süreliğine olsa da kulak verilmeye devam edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İstanbul Ticaret Odası Gazetesi | Osman ARIOĞLU</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/bilmedigini-bilmemek-veya-cehaletin-dayanilmaz-cazibesi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jan 2024 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/01/cehalet.jpg" type="image/jpeg" length="87668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir hukuk devleti örneği]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/bir-hukuk-devleti-ornegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/bir-hukuk-devleti-ornegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da ana haber bültenleri 15 dakika sürer. Eğer o gün Federal Alman Anayasa Mahkemesi’nden (BVerfG) bir karar çıktıysa, hem ana haber bültenlerinin hem de gün içindeki kısa haberlerin ana başlıklarından biri bu karardır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bu da yetmez; sabah programlarından tartışma programlarına kadar konu olur, basılı medyada ele alınır. Ülkenin tamamı karardan haberdar olur. Çünkü, herkes konuyla ilgili “son söz”ün söylenmiş olduğunu bilir. İşte BVerfG 15 Kasım’da, Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle 2021 İkinci Ek Bütçe Yasası’nın “yok hükmünde” olduğuna karar (2 BvF 1/22) verdi. Konu şu: Alman Anayasası’nda borç freni vardır, borçlanma yoluyla elde edilen gelir nominal yurtiçi hasılanın 0,35’ini aşamaz.</p>

<p style="text-align: justify;">2021 federal bütçesi yaklaşık 180 milyar euroluk kredi (/borçlanma) yetkisi öngörüyordu. Ancak, Alman Federal Meclisi 23.04.2021’de bir karar alarak, olağanüstü bir acil durumun, yani anayasal borç limitinin istisnasının var olduğunu saptadı.</p>

<p style="text-align: justify;">Çünkü, koronavirüs pandemisiyle mücadele için paraya ihtiyaç vardı. Parlamentonun olağanüstü durum tespiti üzerine, (ilk) 2021 Ek Bütçe Yasası çıkartılarak, 2021 mali yılı için kredi yetkisi 60 milyar euro artırılıp yaklaşık 240 milyar euroya çıkarıldı. Ancak, 2021 mali yılı boyunca bu parayı kullanma ihtiyacı doğmadı.</p>

<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine hükümet, 2021 Ek Bütçe Yasası ile verilen 60 milyar euroluk kredi yetkisinin tamamını "Enerji ve İklim Fonu"na (EKF) aktararak gelecek mali yıllarda kullanmak istedi. Bunun için de, 2021 Mali Yılı Federal Bütçesine İkinci Bir Ek Yapılmasına Dair Kanun (2021 İkinci Ek Bütçe Yasası) çıkartılıp, 2021 federal bütçesinin toplam hacmi 547,7 milyar eurodan 572,7 milyar euroya, EKF'nin hacmi ise 42,6 milyar eurodan 102,6 milyar euroya yükseltildi.</p>

<p style="text-align: justify;">25.02.2022 tarihli bu yasanın, 01.01.2021’den itibaren geçerli olacak şekilde (geriye dönük olarak) yürürlüğe girmesi kabul edildi. BVerfG, işte bu 2021 İkinci Ek Bütçe Yasası’nın yok hükmünde olduğuna karar verirken şu üç temel gerekçeye dayandı: (i) Borçlanmaya ilişkin yasama kararlarının anlaşılabilirliği ve gerekçelendirilebilirliğinin “anayasal denetimini” mümkün kılmak için yasa koyucunun ispat yükü vardır.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;">Yasa koyucu bu yasada, tespit edilen acil durum ile alınan kriz yönetimi tedbirleri arasındaki nedensel bağı yeterli şekilde açıklamamıştır. (ii) Acil durum tespitinin “kredi yetkisinin fiili kullanımından” zamansal olarak kopartılmış olması, bütçenin yıllık olması ve devamlı olması anayasal ilkelerine aykırıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, acil durumla ilgili kredi yetkilerinin sonraki mali yıllarda "borç frenine" mahsup edilmeden ve 2021 mali yılında "borç" olarak eşzamanlı mahsup edilmeden fiilen sınırsız olarak kullanılmaya devam edilmesi kabul edilemez.</p>

<p style="text-align: justify;">(iii) Yasa’nın 2021 mali yılı bitiminden sonra kabul edilmesi, bütçe ilkelerinden “önceden izin alma ilkesi”ne aykırıdır. İsmi daha sonra “İklim ve Dönüşüm Fonu”na (İDF) çevrilen EKF, belli bir amaca ulaşmak için kapsamlı ve birden fazla yıl süren araçlar için kullanılabilecek özel bir fon, adeta bir ek bütçe niteliğinde.</p>

<p style="text-align: justify;">Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjinin desteklenmesi, ekonominin dönüştürülmesi, sanayinin karbonsuzlaştırılması, emisyon ticaretinden kaynaklanan elektrik fiyat artışlarını telafi etmek için elektrik yoğun şirketleri sübvanse etme, aileler için çevre dostu binalara kadar pek çok alanı kapsıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Buna rağmen, BVerfG “kamu yararı” ya da “Aman hükümetin elini kolunu bağlamayayım” demedi, aksine parlamentoya ve hükümete açık şekilde “Anayasa’ya uy” dedi. Hükümet’in BVerfG kararına tepkisi ise, bir hukuk devletinde olması gerektiği gibi oldu. Başbakan Scholz kameraların karşısına geçti ve hükümetinin iki yıl önce aldığı kararları BVerfG’nin farklı değerlendirdiğini, borç freni konusunda netlik yarattığını belirttikten sonra, “Burada son sözü mahkeme söyler, bu iyi bir demokratik gelenektir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">BVerfG kararıyla İDF'nin kapsamı 60 milyar euro azaldı. Ancak kararın etkileri onunla sınırlı değil. Maliye Bakanı Lindner 200 milyar euroluk Ekonomi ve İstikrar Fonu’na da benzer şekilde kredi sağlandığından fonun bu yıl kapatılacağını açıkladı.</p>

<p style="text-align: justify;">Parlamentoda davet edilen uzmanlar (Spiegel’in deyişiyle “adeta zeki profesörlerin bir ders dizisi gibi”) milletvekillerinin sorularını cevapladılar. Çözüm vergi artışları değil, kamu harcamalarının azaltılması. Ukrayna’ya destekten göçmenlere yapılan yardıma kadar tüm harcamalar sorguda. Almanya çözüm arıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Prof. Dr. Funda BAŞARAN YAVAŞLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/bir-hukuk-devleti-ornegi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Dec 2023 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/12/almanya-1.webp" type="image/jpeg" length="98577"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Big Four muhasebe devlerinde bir ilk]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/big-four-muhasebe-devlerinde-bir-ilk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/big-four-muhasebe-devlerinde-bir-ilk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mali denetim devi EY Amerika Finansal Hizmetler İşletmesi CEO’luğuna Janet Truncale’i atadı. Big Four devlerinde ilk defa ABD’yi de kapsayan küresel bir pozisyona bir kadın yönetici getirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Dünyanın en büyük dört mali denetim firmasından (Big Four) biri olan EY (Ernst &amp; Young) firmanın en prestijli pozisyonlarından birine bir kadın yöneticiyi getirdi. EY, ABD’yi ve kıtadaki tüm ülkeleri kapsayan Amerika Finansal Hizmetler İşletmesi’nin CEO’luğuna Janet Truncale’i atayarak Big Four firmaları tarihinde bir ilki gerçekleştirdi.</p>

<p style="text-align: justify;">Financial Times’ın haberine göre, Truncale, EY’nin danışmanlık kolunu yeni bir halka açık şirkete dönüştürme planının çökmesinin ardından emekli olan Carmine Di Sibio’nun yerini alacak. Atama çarşamba günü şirketin ortaklarına gönderilen bir e-postada duyuruldu.</p>

<blockquote style="text-align: justify;">Di Sibio e-postada yer alan mesajında, “Truncale, EY'nin tüm işletmelerindeki müşterilerine hizmet verme konusunda güçlü bir temele sahip olağanüstü bir liderdir” açıklamasında bulundu ve halefinin şirket kültürüne bağlılığına ve yoğun tecrübelerine dikkat çekti. EY’nin dünya çapında toplamda 395 bin çalışanı ve ortağı bulunuyor.</blockquote>

<p style="text-align: justify;">Big Four şirketleri son iki yıldır ABD liderleri de dahil olmak üzere en büyük üye firmalarının bazılarını yönetmeleri için yeni CEO’lar atadı. Ancak daha önce küresel operasyonların yönetilmesi için hiçbir kadın lider seçilmemişti.</p>

<p style="text-align: justify;">Görev için seçilen 11 kişilik aday listesi aylar içerisinde 6’ya indirildi. Bu hafta içerisinde Londra’da gerçekleştirilen bir toplantıda 18 kişilik küresel yöneticiler Truncale’nın atanmasını kararalaştırdı. Seçim daha sonra diğer kıdemli ortaklardan oluşan bir konsey tarafından onaylandı.</p>

<p style="text-align: justify;">Yeni CEO, bir yıldan fazla bir çalışmanın ardından nisan ayında terk edilen ve 600 milyon dolara mal olan bölünme planının yarattığı ayrışmaları yumuşatmaktan da sorumlu olacak. Big Four devinin ABD birimi ile küresel liderleri arasında gerilim bir süredir devam ediyor.<strong>&nbsp;Finansgundem.com</strong>’un derlediği bilgilere göre, EY’nin ABD’deki mali denetim birimi, bölünme projesinin başarısızlığa uğramasındaki en önemli sebep olarak biliniyor.</p>

<blockquote style="text-align: justify;">53 yaşındaki Truncale, EY'de 30 yıldan fazla deneyime sahip. Denetim firmasına stajyer olarak katılan kıdemli yönetici kariyer basamaklarını teker teker tırmanarak bugünkü noktaya ulaştı. 2020'den beri yönettiği operasyon, finansal hizmetler müşterileri için hem denetim hem de danışmanlık çalışmalarını yönetiyor.</blockquote>

<p style="text-align: justify;">Truncale’nın selefi Di Sibio da en üst pozisyona yükselmeden önce ABD finansal hizmetler işletmesinin lideriydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Truncale, bölünme planının hazırlanmasına yardımcı olan Di Sibio’nun kadrosundaki önemli isimlerden İngiliz ortak Andy Baldwin ve EY'nin Kanada'daki işletmesini yürüten Jad Shimaly gibi favori gösterilen isimleri geride bıraktı. Her iki isim de firmanın danışmanlık biriminden geliyor.</p>

<p style="text-align: justify;">CEO seçim süreci Baldwin’in yöneticileri Birleşik Krallık'taki yaş ayrımcılığı yasalarını ihlal etme riskiyle karşı karşıya oldukları konusunda uyarmasıyla tartışmaları beraberinde getirdi. 57 yaşındaki Baldwin CEO olarak seçilseydi dört yıllık dönemini tamamlayabilmesi için firmanın zorunlu emeklilik yaşı olan 60 yaş sınırının uzatılmasını talep edecekti.</p>

<p style="text-align: justify;">Baldwin, adaylığı konusunda kıdemli ortaklara seslenirken İngiltere’nin yaş ayrımcılığı yasalarını ihlal etme riskiyle karşı karşıya oldukları konusunda uyarmış ve seçim sürecini etkilemişti. 57 yaşındaki Baldwin, CEO olarak dört yıllık bir dönemi tamamlamak için firmanın zorunlu emeklilik yaşı olan 60'ın uzatılmasını talep edecekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>FinansGündem</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/big-four-muhasebe-devlerinde-bir-ilk</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Nov 2023 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/ey.jpg" type="image/jpeg" length="11341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atamızı Saygı ve Minnetle Anıyoruz]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/atamizi-saygi-ve-minnetle-aniyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/atamizi-saygi-ve-minnetle-aniyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyetimizin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı minnet ve özlemle anıyoruz.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>bdturkey.com</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/atamizi-saygi-ve-minnetle-aniyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Nov 2023 08:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/10-kasim-1.jpg" type="image/jpeg" length="98628"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekâ ile sınavımız]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-ile-sinavimiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-ile-sinavimiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birkaç yıl içinde, finans piyasalarından ulaşıma ve sağlık hizmetlerinden askeri operasyonlara kadar hayatımızı etkileyen kararların büyük bir bölümünün yapay zekâ sistemleri tarafından verildiği veya önemli ölçüde algoritmalar tarafından yönlendirildiği bir dünyada yaşıyor olacağız.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yapay zekânın hayatlarımız üzerinde derin etkileri olmaya devam edeceğine, doğru şekilde kullanıldığında yaşamlarımızı olumlu yönde değiştirebileceğine ve hatta hayat kurtarabileceğine dair bir şüphe yoktur. Ancak yapay zekâ, kötü niyetli biçimde birey hakları gözetilmeden ele alındığında, güvenlik riskleri oluşturduğunda ve etik yaklaşımdan uzaklaşıldığında kullanan kişi, kurum ve devletlerin itibarının zarar görmesine neden olabilir ve mevcut önyargıları ve bölünmeleri güçlendirebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Birkaç yıl içinde, finans piyasalarından ulaşıma ve sağlık hizmetlerinden askeri operasyonlara kadar hayatımızı etkileyen kararların büyük bir bölümünün yapay zekâ sistemleri tarafından verildiği veya önemli ölçüde algoritmalar tarafından yönlendirildiği bir dünyada yaşıyor olacağız. Bu nedenle, anlaşılır bir şekilde, yapay zekânın doğurabileceği birçok etik, sosyal ve yasal sorunu tahmin etmeye ve iyileştirmeye çalışmak için son zamanlarda dünya çapında bir dizi proje ortaya çıkıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Yapay zekânın giderek etki alanını genişlettiği bu dünyada pek çok süreci iyileştirip kolaylaştırmak için yapay zekâdan yararlanması kaçınılmaz bir gereklilik ancak bu tek başına yeterli değil. Buradaki kritik noktalardan biri kamu yararına odaklanarak yapay zekâ kullanımı söz konusu olan her adımda etik, yasal ve güvenli karar alınıp uygulanmasına ilişkin bir liderlik rolü üstlenilmesi diye düşünüyorum.<br />
<br />
<strong>Yapay zekâ risklerine karşı 'Birimimiz Hepimiz, Hepimiz Birimiz İçin'</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Robotlar insanların yerini alacak mı endişesine kapılmak yerine; insan olmanın en temel gerekliliklerinden biri olan toplumsal faydayı düşünmek, algoritma ve yapay zekâ kullanımı yolu ile insan haklarını çiğneyecek uygulamalardan kaçınmak, toplumdaki mevcut önyargılardan arınmış bir teknoloji dünyası yaratmaya odaklanmak kritik bir önem taşıyor. Geleceğimizi şekillendirecek yapay zekâ uygulamalarının güvenlik/etik meselesini merkeze koyarak gelişmesini sağlamak hepimizin ama en çok da devletlerin görevidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Geçtiğimiz hafta bu anlamda önemli bir gelişme yaşandı. İngiliz hükümetinin ev sahipliği yaptığı yapay zekâ güvenlik zirvesinde 28 hükümet Bletchley deklarasyonuna imza attı. Bletchley, İngiltere, ABD, AB, Avustralya ve Çin gibi dünya devlerinin hızla gelişen teknolojiyle ilgili yapay zekanın insanlık için potansiyel olarak yıkıcı bir risk oluşturabileceği konusunda hemfikir olduklarını beyan ettikleri ilk uluslararası deklarasyon olması bakımından büyük önem taşıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Hükümetler, yapay zekânın taşıdığı risklere ilişkin ortak bilimsel ve kanıta dayalı bir anlayış oluşturarak ortak endişe yaratan yapay zekâ emniyet risklerini belirlemek ve bunlarla mücadele etmek için birlikte çalışacaklarını ifade ettiler.</p>

<p style="text-align: justify;">İngiltere başbakanı Rishi Sunak "dünyanın en büyük yapay zekâ güçlerinin, yapay zekânın risklerini anlamanın ardındaki aciliyet konusunda hemfikir olduğunun altını çizdi ve bu iş birliğini, çocuklarımızın ve torunlarımızın uzun vadeli geleceğini güvence altına almaya yardımcı olacak dönüm noktası” olarak nitelendirdi.</p>

<p style="text-align: justify;">Söz konusu gelişme, yapay zekâ ile ilgili risklere ilk defa yalnızca bağımsız olarak değil, kolektif olarak bakılması gerektiği konusunda “kâğıt üzerinde” de olsa hemfikir olunduğunu gösteriyor. 28 devletin imza attığı sürece kimin liderlik edeceği gibi tartışmalar soru işaretleri yaratsa da tutunabileceğimiz bir umut yarattı. Umarım gerçek bir etki yarattığına da şahit oluruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Prof. Dr. Çisil SOHODOL</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-ile-sinavimiz</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Nov 2023 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/yapay-zeka-finans.webp" type="image/jpeg" length="98668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kısır döngü: Kuraklık, susuzluk ve kıtlık]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kisir-dongu-kuraklik-susuzluk-ve-kitlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kisir-dongu-kuraklik-susuzluk-ve-kitlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yazı aslında bir köşe yazısından biraz farklı, mini bir “Kazandıran Sohbetler” olacak… Sıkılanlar olursa af ola…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Konumuz su daha doğrusu susuzluk… Yıllardır konuşulan ama yağmur azaldıkça, yer altı suları acımasızca kullanıldıkça, sulama denetimsiz yapıldıkça büyüyen geleceği tehdit eden belki de ülkemizin birinci sorunu… Bırakın yüz yıkamaya su bulamamayı gelecekte açlık tehlikesini oluşturacak bu soruna bir bakalım…</p>

<p style="text-align: justify;">Örnek mikro olarak Bodrum ama makroda Muğla başta olmak üzere Ege’nin Akdeniz bölgesinin hatta Anadolu’nun büyük bölümünün sorunu susuzluk.</p>

<p style="text-align: justify;">Yıllardır geliyorum diyen bu sorun, bu yaz zirve yaptı şimdi de hala devam ediyor…</p>

<p style="text-align: justify;">Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın konuyla ilgili son açıklamalarına bir bakalım…</p>

<p style="text-align: justify;">Tarih 31 Ekim 2023:</p>

<p style="text-align: justify;">“Her iki barajımızın kapanmasına neden olan ağır kuraklığın sonucu olarak tarihimizde görülmemiş bir susuzluk yaşamaktayız. Bu süreçte belediyemiz, 4 adet 4 tonluk, 1 adet 12 tonluk, 1 adet 10 tonluk ve bir adet 7 tonluk olmak üzere toplam 7 tankeri ile bölgemizdeki 5 kuyudan temin ettiği suyu, gece gündüz çalışarak ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza dağıtmaktadır. 15 Ağustos gününden bugüne kadar Bodrum Yarımadası genelindeki 2506 konuta; 6610 ton su, ücretsiz olarak dağıtıldı. Su dağıtımının yanı sıra, büyüklüklerine göre adedi 2500 TL ile 36 bin TL arasında değişen su depolarının ücretsiz dağıtımına ise mali imkanlarımızı sonuna kadar zorlayarak, olabildiğince devam ediyoruz. Personelimizi ve her türlü imkanımızı seferber etmemize rağmen, Bodrum’daki 150 binden fazla binada yaz kış yaşamakta olan 700 bine yakın vatandaşımızın su ihtiyacını kısıtlı rezerve sahip olan 5 adet kuyudan temin etmeye çalıştığımız için, talepleri tam olarak karşılamak mümkün olamıyor.”</p>

<p style="text-align: justify;">Tarih yine 31 Ekim 2023 bu kez konu israf:</p>

<p style="text-align: justify;">“Gündeme getireceğim asıl büyük su israf kalemlerinden bir tanesi plajlarda alınan duşlar. Denize her giriş çıkışlarda alınan duşlar. Bir plajda binlerce insan var, giriyor denize çıkıyor duş alıyor. 10 defa girip çıksa 10 defa duş alıyor. Bu tamamen israf edilen su. Önceden denize girmeden bir duş alınır, sonra orada bulunduğunuz süre içerisinde tuzlu kalabilirsiniz. Her seferinde duş alınmasına da gerek yok. Gideceğiniz zaman duşu alabilirsiniz ama diğer türlüsü inanılmaz bir su sarfiyatı. Ben şimdi onun hesaplarını da yaptırıyorum. Sadece havuzlar ile ilgili hesap yaptırmıştım. 4,5 milyon metreküp, yani bizim su ihtiyacımızın yüzde 10’u her yıl havuz suyunun değişiminde gidiyor. Havuz suyunun değişmemesini hem Belediye Meclisimizde ve hem de Kent Konseyimizde tartışıyoruz. Veya yeni yapılacak havuzlara izin verilmemesi, imar kanununda gerekirse değişiklik yapacağız. Çim alanlara izin verilmemesi ile ilgili imar kanununda değişiklik yapacağız.”</p>

<p style="text-align: justify;">Ve en son açıklaması konu yeni kaynaklar:</p>

<p style="text-align: justify;">“Şu an MUSKİ ile yaptığımız görüşmeler sonucunda yeni açılan kuyuların olduğu bilgisini aldık. 10-15 gün içerisinde su arzında büyük bir iyileşme olacak, su arzlarımız barajlar kapatılmadan önceki haline yaklaşacak. Böylece biraz rahatlamış olacağız. Ancak nihai çözüm içinde çalışılıyor. Bir daha kuraklıktan da etkilenmemek için Ekinanbarı’nda bir su kaynağı var biraz tuzlu onun arıtılması için bir proje hazırlanıyor. Ben denizden arıtma tesisi için proje hazırlattırıyorum.”</p>

<p style="text-align: justify;">Özetlemek gerekirse sorunun ilk ayağı israf… Duş almaktan araba yıkamaya, havuz kullanımında çim alanların yüzölçümünü artırmaya ve damla sulama dışında tarımsal kullanıma kadar israfın önüne geçmek gerekli…</p>

<p style="text-align: justify;">İkinci konu, kaynakların sayısını artırmak ve yağmur hasadı… Bunun barajlarla sınırlı kalmaması da önemli, siteler ve tarım arazilerinde yağmur suyu biriktirme yöntemlerinin geliştirilmesi şart.</p>

<p style="text-align: justify;">Üçüncü konu ise tuzlu suyu belli bir ölçüde de olsa kullanıma katmak ya da deniz suyunu arıtma konusunda yatırım araştırmalarını artırmak…</p>

<p style="text-align: justify;">Bu noktada Bodrum Belediyesi’ne çok sayıda öneri ileten çevre ve doğa sevdalı Bodrum Tohum Derneği Başkanı Ercan Arıkan’a fikir sorduk…</p>

<p style="text-align: justify;">Havuz kullanımı ve çim sorunu konusunda yanıtlar aldık…</p>

<p style="text-align: justify;">Arıkan havuz konusunda Fransa örneğini verdi ve bu nedenle havuzların sıkı kurallarla acil denetlenmesine dikkat çekti:</p>

<p style="text-align: justify;">Fransa'da beyan edilmemiş 20 binden fazla gizli özel yüzme havuzu yapay zeka kullanılarak keşfedildi, 10 milyon euro gelir elde edildi. Havuzlar, mülk değerini artırdıkları ve Fransız yasalarına göre beyan edilmeleri gerektiği için daha yüksek emlak vergilerine yol açıyor. Fransa'da 3,2 milyondan fazla özel yüzme havuzu var ve ortalama 30 metrekarelik bir havuz yılda 200 euro vergilendiriliyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Çim konusunu ise iki bölüm olarak anlattı.</p>

<p style="text-align: justify;">Önce çimin zararları sonra da alternatif bitkiler kullanılarak su tasarrufu sağlanması…</p>

<p style="text-align: justify;">Su kıtlığının eşiğindeki dünyada suların en fazla kullanıldığı alanlar çimler. Dünyanın çeşitli bölgelerinde görsel amaçlı işlevsiz çim alanların sulanması ile ilgili yasaklar konulmaya başlandı.</p>

<p style="text-align: justify;">Çimler güzel görünüyor ama biyoçeşitliliğe zarar veren etkileri var. Çim alanlar sağlıklı, çeşitli bir ekosistem oluşturan tozlayıcılar, hayvanlar ve bitkiler için yaşamı imkânsız hale getiriyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Çimler sadece biyolojik çeşitlilik açısından değil görsel olarak da çevreyi homojenleştiriyor. Dünyanın dört bir yanındaki ülke ve şehirlerin kentsel manzaralarını karşılaştırıyorsunuz ve tamamen aynı görünüyorlar.</p>

<p style="text-align: justify;">ABD'nin bazı bölgelerinde yıllık evsel su kullanımının dörtte üçünün çimlere harcandığı tahmin ediliyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Tarım Bakanlığı istatistiklerine göre; 2019 yılında 7089 ton çim tohumu ithal edilmiş. Her gün tüm Türkiye’de çim alanları sulamak için kuyulardan tonlarca su çekiliyor, şebekeden su kullanılıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Çimler atmosferik karbonu tutar, oksijen üretir ve erozyonu önler. Ancak çim bakımı kaynak gerektirir: su; yeraltı suyuna ve akış suyuna giren gübre, böcek ilaçları ve herbisitler; fosil yakıtları yakan ve atmosferi ısıtan gazlar yayan çim biçme makineleri…</p>

<p style="text-align: justify;">Çimlerin uzun yaşaması için kullanılan pestisitlere bulanmış tohum ve meyveleri yiyen kuşların zehirlenme olasılıkları yüksek. Çimler için kullanılan zehirli maddeler kanalizasyon sistemi yoluyla nehirlere, göllere, akarsulara ve okyanuslara pestisit ve gübre taşıyabilir.</p>

<p style="text-align: justify;">Uzmanlar dünyada çim alanlara karşı tek çözüm olmadığını her bölgede yerel seçenekler oluşturulması gerektiğini savunuyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Arıkan alternatifleri de sıraladı:</p>

<p style="text-align: justify;">Yaz Karı: Donlara ve soğuk havalara oldukça dayanıklıdır, güneşli yarı gölgeli alanlarda yetişebilir. Kuru topraklarda dahi yaşamlarını sürdürülebilirler. Su isteği az olması nedeniyle maliyet açısından çim alternatifi olarak tercih edilir.</p>

<p style="text-align: justify;">Mayasıl Otu: Ilıman iklim bitkisidir, güneşli ve ışık alan yerlerden hoşlanır yarı gölgeli alanlara karşı dayanıklıdır, donlara karşı hassastır. Su isteği az</p>

<p style="text-align: justify;">Ak Üçgül: Serin iklim bitkisidir soğuklara ve donlara karşı dayanıklıdır. Su ihtiyacı az, basılmaya karşı oldukça dayanıklıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Cezayir Menekşesi: Soğuk iklim bitkisidir, donlara karşı dayanıklıdır her iklime adapte olabilirler gölgeye uyumludur, toprak konusunda kanaatkardır, çok fazla su ihtiyacı yoktur bu yüzden çim yerine değerlendirilebilir.</p>

<p style="text-align: justify;">Japon Süpürgesi: Gölgeye dayanımı yüksektir ağaçların altında örtü olarak kullanılabilir çam ağaçlarının bile altında kullanılabilir, çok fazla su gereksinimi olmaz, soğuklara karşı ve kuraklığa dayanıklıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Adi Kekik: Ilıman iklim bitkisidir Akdeniz in dağlık bölgelerinde doğal olarak yetişir, sıcaklığa ve susuzluğa karşı dayanıklıdır, donlardan ve soğuklardan etkilenir.</p>

<p style="text-align: justify;">Yıldız halısı: Sıcak iklim bitkisidir soğuk havalara da dayanımı vardır, susuzluğa dayanımı yüksektir.</p>

<p style="text-align: justify;">İrlanda Yosunu: Pek çok iklime adapte olabilir, bol güneşli alanlarda iyi gelişme gösterir, çok dayanıklı bir türdür kökleri yüzeyde olduğu için sulama az ve sürekli şekilde yapılmalıdır. Çim alternatifinin yerine yer örtücü olarak değerlendirilebilir.</p>

<p style="text-align: justify;">Özetin özeti: Konu su olduğunda mutlaka önceliği ona vermeliyiz. Tasarruf, yatırım, biriktirme her konuda girişimlere destek olmalıyız. Yoksa temizlikten sağlığa ve de karın doyurmaya kadar susuz bir hayat mümkün değil…</p>

<p style="text-align: justify;">UNUTMAYIN… Bu dünyayı torunlarımızdan ödünç aldık. BUGÜN DÜNYA BARIŞI VE ÇEVRE İÇİN BİR ŞEYLER YAPMIŞ OLMANIZI DİLİYORUM.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kisir-dongu-kuraklik-susuzluk-ve-kitlik</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Nov 2023 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/kuraklik.jpg" type="image/jpeg" length="65776"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
