<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 05 Aug 2026 00:18:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[ÇANDARLININ GÖLGESİNDE]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/candarlinin-golgesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/candarlinin-golgesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’nın ipek çarşısı, akşam olduğunda bile gündüzün ışığını saklamayı reddederdi; sanki şehir değil, bir hesap defteri kapanıyordu her gün. Tezgâhlardan sarkan kemhalar rüzgârla hafifçe titreşirken, iplikler yalnızca kumaş değil, görünmez borç ilişkilerini de birbirine bağlardı....]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Hoca İlyaszade’nin konağı, çarşının üst tarafında sessiz bir gözetleme kulesi gibi duruyordu. İçeride konuşulan her söz, aşağıdaki çarşıya sızacak bir kader ihtimali taşıyordu.</p>

<p style="text-align:justify">O gece baba ile oğul, büyük sedirin iki ucuna oturmuş, açık deftere bakıyor ama aslında rakamları değil, bir şehzadenin geleceğini tartıyordu. Ve ilk kez “borç” kelimesi, bir ticaret terimi olmaktan çıkıp hayat ile ölüm arasındaki ince çizginin adı hâline gelmişti.</p>

<p style="text-align:justify">Hoca İlyaszade’nin sıhhati o akşam pek yerinde değildi. Konağın ağır havasına karışan ince bir inleme gibi, içten içe büyüyen mide ağrısı onu sedire daha erken çekmişti. Elini karnına götürüp hafifçe bastırıyor, yüzünü buruşturuyor, arada nefesini toparlamaya çalışıyordu. Ama asıl huzursuzluğu bedenden çok zihnindeydi; sanki ağrı yalnızca yediği ciğer sarmadan değil, yılların biriktirdiği yorgunluktan da besleniyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Bakışları açık kalan yan kapıdan görünen bahçeye kaydı. Lodosun etkisiyle ağır ağır eğilen ağaçların gölgeleri duvarlara vuruyor, yaprakların titreyen karanlığı canlı bir hesap gibi yer değiştiriyordu.</p>

<p style="text-align:justify">“Bunun suçlusu o ciğer sarmadır,” dedi sonunda. Sesi zayıf ama inançlıydı.</p>

<p style="text-align:justify">Oğlu ise karşısında daha dik, daha sakin bir hâlde oturuyordu.</p>

<p style="text-align:justify">“Aynı yemekten ben de yedim baba,” dedi. “Bende bir şey yok.”</p>

<p style="text-align:justify">Baba bir an sustu. Gözlerini oğlunun yüzünde gezdirdi.</p>

<p style="text-align:justify">“Sen benim yaşlandığımın farkında değil misin?”</p>

<p style="text-align:justify">Bu soru odanın içine ağır bir taş gibi düştü. Çünkü baba aslında midesini değil, zamanın kendisini suçluyordu. Oğul ise ilk kez, aynı sofraya otursalar da artık aynı bedeni paylaşmadıklarını fark etti.</p>

<p style="text-align:justify">Baba, midesindeki sızıya rağmen ayağa kalktı. Trabzon’dan gelen haberi elinde sıkı sıkı tutuyor, sanki kâğıt değil de kaynayan bir endişe taşıyordu. Odanın içinde ağır adımlarla yürümeye başladı. Her adımında ahşap zemin hafifçe gıcırdıyor, bu ses onun huzursuzluğuna eşlik ediyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Bir ara durup derin bir nefes aldı.</p>

<p style="text-align:justify">“Trabzon’dan haber geldi,” dedi. “Şehzade Selim… bizden borç istemiş.”</p>

<p style="text-align:justify">Oğul doğruldu.</p>

<p style="text-align:justify">“Sarayın parası mı kalmamış da bizden borç ister?” dedi şaşkınlıkla. “Osmanlı’nın hazinesi boş mu kaldı da Bursa’daki bir tüccara el açılıyor?”</p>

<p style="text-align:justify">Baba başını hafifçe salladı.</p>

<p style="text-align:justify">“Sakin ol,” dedi. “Osmanlı’da senin daha öğrenmediğin çok şey var.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bir süre sustu, sonra devam etti:</p>

<p style="text-align:justify">“Devlet dediğin şey sadece hazine sandığından ibaret değildir. Bazen şehzade kendi yolunu açmak için dışarıdan nefes alır. Bazen de en güçlü görünenler, en çok dışarıya bağımlı olanlardır.”</p>

<p style="text-align:justify">Odanın havası ağırlaştı.</p>

<p style="text-align:justify">O an oğulun zihninde başka bir görüntü canlandı: Babasının gün içinde sarraf Mişon’la yaptığı uzun konuşma… İkisi çarşının bir köşesinde eğilip fısıldaşmış, defterlerin arasında kaybolmuş gibiydi.</p>

<p style="text-align:justify">“Mişon’la bunu mu konuşuyordun?” diye sordu.</p>

<p style="text-align:justify">Baba sakin bir ifadeyle başını salladı.</p>

<p style="text-align:justify">“Onlar bu işleri iyi bilir.”</p>

<p style="text-align:justify">Oğulun yüzü sertleşti.</p>

<p style="text-align:justify">“Ben Mişon’u sevmiyorum,” dedi açıkça. “Zaten askere gitmedikleri için de kızıyorum.”</p>

<p style="text-align:justify">Baba ilk kez hafifçe gülümsedi. Bu gülümsemede alay değil, yılların verdiği sabır vardı.</p>

<p style="text-align:justify">“Yaşlı Mişon’u sevip sevmemen başka mesele,” dedi. “Ama onun bildiklerini küçümsemek hata olur.”</p>

<p style="text-align:justify">Pencereye yürüdü.</p>

<p style="text-align:justify">“Mişon’un dedesi de sarraftı, onun dedesi de. Osmanlı Beyliği Bursa’yı başkent yaptığı günlerden beri devlet adamlarıyla para işleri yürütürler.”</p>

<p style="text-align:justify">Sonra dönüp oğluna baktı.</p>

<p style="text-align:justify">“Bir devletin resmi kayıtları vardır… bir de kimsenin yazmadığı kayıtları. Mişon’un ailesi o ikinci defterleri okumayı bilir.”</p>

<p style="text-align:justify">Oğul sessizce dinliyordu.</p>

<p style="text-align:justify">“Sen Osmanlı’nın gücünü ordusunda görüyorsun,” dedi baba. “Ama sarraflar gücü başka yerde görür. Hangi sancak beyinin maaşı gecikmiş, hangi tüccar malını vadeli vermiş, hangi limana altın girmiş… önce onlar bilir.”</p>

<p style="text-align:justify">Elini deftere koydu.</p>

<p style="text-align:justify">“Mişon bugün bana bazı şeyler anlattı. Rakam gibiydiler ama aslında haberdi. Haber gibi görünüyordu ama aslında kaderdi.”</p>

<p style="text-align:justify">Sonra hafifçe güldü.</p>

<p style="text-align:justify">“Sen Mişon’u çarşıda oturan yaşlı bir sarraf sanıyorsun. Ben ise bazen onun ağzından iki yüz yıllık bir aileyi dinlediğimi düşünüyorum.”</p>

<p style="text-align:justify">Parmaklarını defterin üzerinde gezdirdi.</p>

<p style="text-align:justify">“Bazı aileler kılıç taşır, bazıları kalem. Bazıları devlet için savaşır, bazıları devlete para bulur.”</p>

<p style="text-align:justify">Bir süre sustu.</p>

<p style="text-align:justify">“Tarih kitapları çoğu zaman ilkini yazar.”</p>

<p style="text-align:justify">Sonra oğlunun gözlerinin içine baktı.</p>

<p style="text-align:justify">“Ama ikinciyi bilenler, devletin hangi gün zengin, hangi gün çaresiz olduğunu herkesten önce öğrenir.”</p>

<p style="text-align:justify">Baba birden sessizleşti.</p>

<p style="text-align:justify">“Dün gece tuhaf bir rüya gördüm,” dedi.</p>

<p style="text-align:justify">Oğul istemsizce doğruldu.</p>

<p style="text-align:justify">“Topkapı Sarayı’ndaydım. Divan avlusunda diz çökmüştüm. Karşımda yüzünü göremediğim bir cellat vardı.”</p>

<p style="text-align:justify">Yaşlı tüccarın eli farkında olmadan boynuna gitti.</p>

<p style="text-align:justify">“Kılıç indi.”</p>

<p style="text-align:justify">Kısa bir sessizlik oldu.</p>

<p style="text-align:justify">“Başım kesildi. Ama kan yerine altın aktı.”</p>

<p style="text-align:justify">Oğulun yüzü gerildi.</p>

<p style="text-align:justify">“Binlerce altın sikke… Mermerlerin üzerinde yuvarlanıp sarayın kapılarından çıktı. Denize doğru aktılar.”</p>

<p style="text-align:justify">Baba gözlerini uzaklara dikti.</p>

<p style="text-align:justify">“Ama rüyanın en korkunç yanı bu değildi.”</p>

<p style="text-align:justify">Derin bir nefes aldı.</p>

<p style="text-align:justify">“Avlunun öbür ucunda bir adam gördüm. Çandarlı Halil Paşa’ydı.”</p>

<p style="text-align:justify">Sesi iyice alçaldı.</p>

<p style="text-align:justify">“Yanıma geldi ve kulağıma şunu söyledi:</p>

<p style="text-align:justify">‘İyi düşün İlyas… Devlete verilen borcun hesabı defterlerde kapanır sanma.’”</p>

<p style="text-align:justify">Oda sessizliğe gömüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Baba devam etti:</p>

<p style="text-align:justify">“Sonra bana şunu söyledi: ‘Ben öldüm ama hesap ölmedi. Senin vereceğin borç, bir şehzadenin ihtiyacı değildir sadece… bir düzenin testidir.’”</p>

<p style="text-align:justify">Parmakları titriyordu.</p>

<p style="text-align:justify">“Ve en son bana eğildi.”</p>

<p style="text-align:justify">Sesi neredeyse duyulmaz hâle geldi.</p>

<p style="text-align:justify">“‘Bazı borçlar verilmez… sadece alınır.’ dedi.”</p>

<p style="text-align:justify">Uzun süre kimse konuşmadı.</p>

<p style="text-align:justify">Sonunda oğul sessizliği bozdu.</p>

<p style="text-align:justify">“Bu rüyanın yorumunu Mişon’a yaptırdın mı?”</p>

<p style="text-align:justify">Baba sertçe başını kaldırdı.</p>

<p style="text-align:justify">“Saçmalama!” dedi. “Bu, Mişon’a anlatılacak şey değil.”</p>

<p style="text-align:justify">Sonra daha ağır bir sesle ekledi:</p>

<p style="text-align:justify">“Rüyalar bazen insanın korkusunu gösterir… bazen de yaklaşan bir hesabı.”</p>

<p style="text-align:justify">Derin bir nefes aldı.</p>

<p style="text-align:justify">“Bak oğlum,” dedi. “Biz sıradan bir alışverişin eşiğinde değiliz.”</p>

<p style="text-align:justify">Deftere dokundu.</p>

<p style="text-align:justify">“Bu karar ailemizin geleceğini değiştirebilir. Yükselen bir şehzadenin yanında olmak bizi koruyabilir de batırabilir de.”</p>

<p style="text-align:justify">Oğul pencereye yürüdü. Dışarıda Bursa gecesi sessizdi; ama bu sessizlik huzur değil, bekleyiş taşıyordu.</p>

<p style="text-align:justify">“Biz tüccarız baba,” dedi. “Bizim işimiz kumaş alıp satmak. Şehzadelerin kaderi bizim defterlerimizi aşmıyor mu?”</p>

<p style="text-align:justify">Baba yavaşça doğruldu.</p>

<p style="text-align:justify">“Biz tüccarız, doğru,” dedi. “Ama Osmanlı’da tüccar olmak sadece mal alıp satmak değildir.”</p>

<p style="text-align:justify">Defteri işaret etti.</p>

<p style="text-align:justify">“Bizim defterlerimiz yalnızca bize ait değildir. Sarayın nefesini de taşır.”</p>

<p style="text-align:justify">Bir an durdu.</p>

<p style="text-align:justify">“Bir şehzade borç istediğinde, aslında sadece altın istemez.”</p>

<p style="text-align:justify">Gözlerini oğluna dikti.</p>

<p style="text-align:justify">“Bir ihtimal ister.”</p>

<p style="text-align:justify">O gece baba ile oğul uzun süre konuşmadı. Sessizlikleri, verilmek üzere olan kararın boşluğu gibi büyüyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Sonunda baba kalemi eline aldı. Trabzon’dan gelen mektuba kısa, keskin ve geri dönüşsüz birkaç satır yazdı. Mektubu katladı, mühürledi.</p>

<p style="text-align:justify">Sonra tek kelime söyledi:</p>

<p style="text-align:justify">“Gitti.”</p>

<p style="text-align:justify">Oğul “Doğru mu yaptık?” diye sormak istedi ama sustu. Çünkü bazı soruların cevabı konuşulunca değil, yaşanınca anlaşılırdı.</p>

<p style="text-align:justify">Günler sonra Bursa çarşısında rüzgâr aynı şekilde esiyor, ipekler yine aynı şekilde sallanıyordu. Ama artık hiçbir şey eskisi gibi görünmüyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Baba, sarraf Mişon’un dükkânının önünden geçerken bir an durdu. İçeriden yine hesap sesleri geliyordu. Ama artık biliyordu ki bazı rakamlar yalnızca rakam değildi.</p>

<p style="text-align:justify">Ve Hoca İlyaszade, her gece lodosun bahçeye düşürdüğü gölgelere baktığında, onların artık ağaçlara değil, kendi kaderine ait olduğunu hissediyordu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Necmi GÜRSAKAL</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/candarlinin-golgesinde</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/06/1547055.jpg" type="image/jpeg" length="41124"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramınız Kutlu Olsun...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kurban-bayraminiz-kutlu-olsun-3</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kurban-bayraminiz-kutlu-olsun-3" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd" style="text-align:justify"><span>Kurban Bayramı’nın; gönüllerimize huzur, sofralarımıza bereket, hayatımıza sağlık ve mutluluk getirmesini temenni ederiz. Paylaşmanın, yardımlaşmanın ve kardeşliğin en güzel şekilde yaşandığı bu mübarek günlerde; sevgi, hoşgörü ve manevi huzurun daim olması dileğiyle…</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="isSelectedEnd" style="text-align:justify"><span>Başta aileleriniz olmak üzere tüm sevdiklerinizle birlikte sağlık, mutluluk ve esenlik dolu bir bayram geçirmenizi dileriz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kurban Bayramınız mübarek olsun.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>bdturkey.com ailesi</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kurban-bayraminiz-kutlu-olsun-3</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/05/kurban-bayrami.webp" type="image/jpeg" length="34927"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vergi mükellefi tartışması mahkemeye taşındı: Shakira'ya geri ödeme]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/vergi-mukellefi-tartismasi-mahkemeye-tasindi-shakiraya-geri-odeme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/vergi-mukellefi-tartismasi-mahkemeye-tasindi-shakiraya-geri-odeme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya Yüksek Mahkemesi, dünyaca ünlü şarkıcı Shakira hakkında 2011 yılına ilişkin vergi kaçırma suçlamalarını düşürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kolombiyalı şarkıcı Shakira, İspanya ile yıllardır süren vergi davasında önemli bir hukuki zafer elde etti. İspanya Yüksek Mahkemesi, sanatçının 2011 yılına ilişkin vergi kaçırdığı iddialarını düşürürken, yaklaşık 64 milyon dolarlık cezayı da iptal etti. Mahkeme ayrıca Shakira’ya faizlerle birlikte yaklaşık <strong>70 milyon doların geri ödenmesine</strong> hükmetti.</p>

<h3><strong>Vergi mükellefi tartışması mahkemeye taşındı</strong></h3>

<p>Mahkeme belgelerine göre, İspanyol vergi idaresi Shakira’nın 2011 yılında ülkede vergi mükellefi sayılması gerektiğini savundu. Yetkililer, sanatçının o dönemde eski Gerard Piqué ile ilişkisi ve profesyonel faaliyetleri nedeniyle fiilen İspanya’da yaşadığını öne sürdü.</p>

<p>Ancak mahkeme, Shakira’nın 2011 yılında İspanya’da 183 günden fazla kaldığının kanıtlanamadığını belirtti. Kararda, sanatçının yalnızca 163 gün ülkede bulunduğunun tespit edildiği ifade edildi. Bu nedenle mahkeme, verilen cezaların hukuka aykırı olduğuna karar verdi.</p>

<h3><strong>Mahkeme: İkamet durumu kanıtlanamadı</strong></h3>

<p>Mahkeme kararında, “Davacının 2011 mali yılı için vergi ikametgahının İspanya’da olduğu varsayımına dayanılarak ceza kesildiği, ancak bu durumun kanıtlanamadığı” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Karar yalnızca 2011 vergi yılı için geçerli olurken, İspanyol makamlarının dosyayı ülkenin Yüksek Mahkemesi’ne taşıma hakkı bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>2023’te savcılıkla anlaşmıştı</strong></h3>

<p>Öte yandan bu karar, Shakira’nın 2012-2014 yıllarını kapsayan ayrı vergi davasındaki uzlaşmasını etkilemiyor. Ünlü şarkıcı, 2023 yılında savcılıkla anlaşarak suçlamaları kabul etmiş ve yaklaşık 8,5 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etmişti.</p>

<p>İspanya’da daha önce Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi gibi dünyaca ünlü futbolcular da vergi kaçırma suçlamalarıyla yargılanmış, ancak ilk suçları olması nedeniyle hapis cezası almamıştı.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/vergi-mukellefi-tartismasi-mahkemeye-tasindi-shakiraya-geri-odeme</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/05/shakira3.jpg" type="image/jpeg" length="29581"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/19-mayis-ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayrami-kutlu-olsun-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/19-mayis-ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayrami-kutlu-olsun-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>19 Mayıs'ı kutlamak için sporun, sağlığın ve birlikte hareket etmenin en güzel günlerinden biriyiz. Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nız kutlu olsun!</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/19-mayis-ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayrami-kutlu-olsun-1</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 18:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/05/19-mayis.jpg" type="image/jpeg" length="26257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilmediğini bilmemek veya cehaletin dayanılmaz cazibesi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/bilmedigini-bilmemek-veya-cehaletin-dayanilmaz-cazibesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/bilmedigini-bilmemek-veya-cehaletin-dayanilmaz-cazibesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bizim insanımız için en karakteristik özelliklerden biri, bilmediği konularda ahkam kesmekte bir hayli mahir olmamızdır. Öyle iddialı ve kendinden emin konuşulur ki, konuyu bilenler veya olaya şahit olanlar dahi acaba böyle miydi diye tereddüt edebilirler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İnternetin ve sosyal medyanın yaygınlaşması ile bu cehalet artık kayda da girer hale geldi. İddia sahipleri, adeta söyledikleri veya iddia ettikleri doğruymuşçasına herhangi bir özür veya düzeltme gereği bile duymaksızın yollarına devam ederler. Belki de bir kısmı açıklamasının yanlış olduğunun uzunca bir süre farkına bile varmayabilir. Bu kişilerin çoğunun adeta bilmediği yoktur, her konuda konunun uzmanıymışçasına rahatlıkla konuşabilirler ve yanlışları açıkça ortaya konmasına rağmen reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığıyla huylarını devam ettirirler.&nbsp;</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>BİRKAÇ ÖRNEK</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Geçenlerde Instagram‘da bir video yayını gözüme ilişti. Bir muhabir, konunun uzmanı (!) ile konuşuyor. Konu son torba yasada, Cumhurbaşkanına faiz ve kâr payı gelirlerindeki gelir vergisi stopaj oranını yüzde 40’a çıkarma yetkisi veren kanun maddesi. Soru sorulan o kadar iddialı ve kendinden emin ki, açıklaması iyi anlaşılsın diye örnekle anlatıyor. Diyelim ki, bankada 1 milyon dolarınız var, koyduğunuz günde kur 30 TL. Bir gece kur 50 TL olursa ve siz paranızı çekmek isterseniz 20 milyon TL kur farkı üzerinden devlet yüzde 40’ını, yani 8 milyon TL’sini vergi olarak isteyebilir diyor. Bu açıklama ya toplumda panik yaratmak amacıyla kasten veya bilmediğinin farkında olmaksızın yapılmıştır.</p>

<p style="text-align: justify;">Oysa, herhangi bir şahıs açısından kur farkı gelirinin vergilenmesi söz konusu değildir. Bankada duran döviziniz nedeniyle kur ne olursa olsun üzerinden bir vergi alınmaz. Kur farkı, sadece vergi mükellefi olanların bilançolarında yer alan dövizleri, ister bankada ister kasada olsun dönem sonları itibarıyla gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur. Gelir vergisi stopajı söz konusu değildir. Gelir vergisi stopajı, TL veya döviz kâr payı veya faiz geliri üzerinden alınır. Aynı örnekle konuyu açıklayacak olursak; bankadaki&nbsp;1 milyon dolarınız kur ne olursa olsun herhangi bir vergiye tabi değildir. Bu dün de böyleydi, bugün de böyle. Şayet 1 milyon dolarınız vadeli olarak yatırılmış ve bir faiz veya kâr payı elde etmişseniz o kısım itibarıyla gelir vergisi stopajı söz konusudur. Aynı örnek üzerinden gidecek olursak, 1 milyon dolarınızı vadeli olarak bankaya koymuşsanız ve vade sonunda kur 50 TL ise, siz de vade sonunda diyelim ki, 20 bin dolar faiz veya kâr payı elde ettiyseniz bunun üzerinden yürürlükteki stopaj oranı ne ise o oranda gelir vergisi kesintisi yapılır. Diyelim ki, Cumhurbaşkanı yasada verilen yetkiyi kullandı ve kâr payı veya faizlerdeki stopaj oranını yüzde 40’a çıkardı. O zaman bu 20 bin doların karşılığı olan 1 milyon TL üzerinden 400 bin TL vergi kesintisi yapılır. Güncelde, bu oran vadeye ve KKM olup olmamasına göre 0 ila yüzde 15 arasında değişir.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu oranların yüzde 30’a kadar artırılabilme imkanı varken yetkinin döviz hassasiyetinin yüksek olduğu bir dönemde gündeme getirilmesi bize göre de çok yerinde olmamıştır. Ancak en temel maliye politikası araçlarından biri olan vergiyi, hükümetler en etkili şekilde kullanmak ister ve onun için de kullanmayacak olsalar dahi ellerindeki yetkinin maksimum seviyede olmasını arzu eder. Bize göre bu düzenleme de bu amaca yönelik yapılmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;"><strong>RİSKLİ YAPI ALANLARINDAKİ KONUT TESLİMLERİ</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Eskiden net alanı 150 metrekare altındaki konutlar yüzde 1 KDV oranına tabi idi, daha sonra KDV oranı arsa metrekare birim değerine bağlı hale getirildi. 28 Mart 2022 tarihli ve 5359 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile riskli yapı alanlarında inşa edilen konut teslimlerinde, net alanı 150 metrekareyi aşmayan konut teslimleri, arsa metrekare birim değerine bakılmaksızın yüzde 1 KDV uygulanması sağlandı. Konunun uzmanı olmayan biri, 6306 sayılı riskli yapı alanlarının düzenlenmesi hakkındaki kanuna da referans vererek öyle bir iddiada bulunabilir ki, siz bildiğinizden şüphe eder hale gelirsiniz…</p>

<p style="text-align: justify;">Bundan yaklaşık 25 yıl önce meclise, yine bir torba yasa görüşmesi sırasında iktidar ve muhalefet milletvekilleri bir olup hayat standardı vergisi uygulanmaz diye önerge vererek, herhangi bir işlevi olmayan, komik bir şekilde yıllarca gelir vergisi kanununda yer alan bir maddeyi kanunlaştırmışlardı. O günkü Maliye Bakanı İsmet Attila, ‘Verdiğiniz önerge bir işe yaramayacak, bunu istiyorsanız bari düzgün bir önerge yazalım’ dediyse de kimse onu dinlememişti.</p>

<p style="text-align: justify;">Maalesef ki, bu örnekler ne ilk ne de son olacak. Bilmediği konuda ahkam kesenlere kısa süreliğine olsa da kulak verilmeye devam edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İstanbul Ticaret Odası Gazetesi | Osman ARIOĞLU</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/bilmedigini-bilmemek-veya-cehaletin-dayanilmaz-cazibesi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jan 2024 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/01/cehalet.jpg" type="image/jpeg" length="57651"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir hukuk devleti örneği]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/bir-hukuk-devleti-ornegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/bir-hukuk-devleti-ornegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da ana haber bültenleri 15 dakika sürer. Eğer o gün Federal Alman Anayasa Mahkemesi’nden (BVerfG) bir karar çıktıysa, hem ana haber bültenlerinin hem de gün içindeki kısa haberlerin ana başlıklarından biri bu karardır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bu da yetmez; sabah programlarından tartışma programlarına kadar konu olur, basılı medyada ele alınır. Ülkenin tamamı karardan haberdar olur. Çünkü, herkes konuyla ilgili “son söz”ün söylenmiş olduğunu bilir. İşte BVerfG 15 Kasım’da, Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle 2021 İkinci Ek Bütçe Yasası’nın “yok hükmünde” olduğuna karar (2 BvF 1/22) verdi. Konu şu: Alman Anayasası’nda borç freni vardır, borçlanma yoluyla elde edilen gelir nominal yurtiçi hasılanın 0,35’ini aşamaz.</p>

<p style="text-align: justify;">2021 federal bütçesi yaklaşık 180 milyar euroluk kredi (/borçlanma) yetkisi öngörüyordu. Ancak, Alman Federal Meclisi 23.04.2021’de bir karar alarak, olağanüstü bir acil durumun, yani anayasal borç limitinin istisnasının var olduğunu saptadı.</p>

<p style="text-align: justify;">Çünkü, koronavirüs pandemisiyle mücadele için paraya ihtiyaç vardı. Parlamentonun olağanüstü durum tespiti üzerine, (ilk) 2021 Ek Bütçe Yasası çıkartılarak, 2021 mali yılı için kredi yetkisi 60 milyar euro artırılıp yaklaşık 240 milyar euroya çıkarıldı. Ancak, 2021 mali yılı boyunca bu parayı kullanma ihtiyacı doğmadı.</p>

<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine hükümet, 2021 Ek Bütçe Yasası ile verilen 60 milyar euroluk kredi yetkisinin tamamını "Enerji ve İklim Fonu"na (EKF) aktararak gelecek mali yıllarda kullanmak istedi. Bunun için de, 2021 Mali Yılı Federal Bütçesine İkinci Bir Ek Yapılmasına Dair Kanun (2021 İkinci Ek Bütçe Yasası) çıkartılıp, 2021 federal bütçesinin toplam hacmi 547,7 milyar eurodan 572,7 milyar euroya, EKF'nin hacmi ise 42,6 milyar eurodan 102,6 milyar euroya yükseltildi.</p>

<p style="text-align: justify;">25.02.2022 tarihli bu yasanın, 01.01.2021’den itibaren geçerli olacak şekilde (geriye dönük olarak) yürürlüğe girmesi kabul edildi. BVerfG, işte bu 2021 İkinci Ek Bütçe Yasası’nın yok hükmünde olduğuna karar verirken şu üç temel gerekçeye dayandı: (i) Borçlanmaya ilişkin yasama kararlarının anlaşılabilirliği ve gerekçelendirilebilirliğinin “anayasal denetimini” mümkün kılmak için yasa koyucunun ispat yükü vardır.</p>

<p style="text-align: justify;"></p>

<p style="text-align: justify;">Yasa koyucu bu yasada, tespit edilen acil durum ile alınan kriz yönetimi tedbirleri arasındaki nedensel bağı yeterli şekilde açıklamamıştır. (ii) Acil durum tespitinin “kredi yetkisinin fiili kullanımından” zamansal olarak kopartılmış olması, bütçenin yıllık olması ve devamlı olması anayasal ilkelerine aykırıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, acil durumla ilgili kredi yetkilerinin sonraki mali yıllarda "borç frenine" mahsup edilmeden ve 2021 mali yılında "borç" olarak eşzamanlı mahsup edilmeden fiilen sınırsız olarak kullanılmaya devam edilmesi kabul edilemez.</p>

<p style="text-align: justify;">(iii) Yasa’nın 2021 mali yılı bitiminden sonra kabul edilmesi, bütçe ilkelerinden “önceden izin alma ilkesi”ne aykırıdır. İsmi daha sonra “İklim ve Dönüşüm Fonu”na (İDF) çevrilen EKF, belli bir amaca ulaşmak için kapsamlı ve birden fazla yıl süren araçlar için kullanılabilecek özel bir fon, adeta bir ek bütçe niteliğinde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjinin desteklenmesi, ekonominin dönüştürülmesi, sanayinin karbonsuzlaştırılması, emisyon ticaretinden kaynaklanan elektrik fiyat artışlarını telafi etmek için elektrik yoğun şirketleri sübvanse etme, aileler için çevre dostu binalara kadar pek çok alanı kapsıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Buna rağmen, BVerfG “kamu yararı” ya da “Aman hükümetin elini kolunu bağlamayayım” demedi, aksine parlamentoya ve hükümete açık şekilde “Anayasa’ya uy” dedi. Hükümet’in BVerfG kararına tepkisi ise, bir hukuk devletinde olması gerektiği gibi oldu. Başbakan Scholz kameraların karşısına geçti ve hükümetinin iki yıl önce aldığı kararları BVerfG’nin farklı değerlendirdiğini, borç freni konusunda netlik yarattığını belirttikten sonra, “Burada son sözü mahkeme söyler, bu iyi bir demokratik gelenektir" dedi.</p>

<p style="text-align: justify;">BVerfG kararıyla İDF'nin kapsamı 60 milyar euro azaldı. Ancak kararın etkileri onunla sınırlı değil. Maliye Bakanı Lindner 200 milyar euroluk Ekonomi ve İstikrar Fonu’na da benzer şekilde kredi sağlandığından fonun bu yıl kapatılacağını açıkladı.</p>

<p style="text-align: justify;">Parlamentoda davet edilen uzmanlar (Spiegel’in deyişiyle “adeta zeki profesörlerin bir ders dizisi gibi”) milletvekillerinin sorularını cevapladılar. Çözüm vergi artışları değil, kamu harcamalarının azaltılması. Ukrayna’ya destekten göçmenlere yapılan yardıma kadar tüm harcamalar sorguda. Almanya çözüm arıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Prof. Dr. Funda BAŞARAN YAVAŞLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/bir-hukuk-devleti-ornegi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Dec 2023 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/12/almanya-1.webp" type="image/jpeg" length="11243"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Big Four muhasebe devlerinde bir ilk]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/big-four-muhasebe-devlerinde-bir-ilk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/big-four-muhasebe-devlerinde-bir-ilk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mali denetim devi EY Amerika Finansal Hizmetler İşletmesi CEO’luğuna Janet Truncale’i atadı. Big Four devlerinde ilk defa ABD’yi de kapsayan küresel bir pozisyona bir kadın yönetici getirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Dünyanın en büyük dört mali denetim firmasından (Big Four) biri olan EY (Ernst &amp; Young) firmanın en prestijli pozisyonlarından birine bir kadın yöneticiyi getirdi. EY, ABD’yi ve kıtadaki tüm ülkeleri kapsayan Amerika Finansal Hizmetler İşletmesi’nin CEO’luğuna Janet Truncale’i atayarak Big Four firmaları tarihinde bir ilki gerçekleştirdi.</p>

<p style="text-align: justify;">Financial Times’ın haberine göre, Truncale, EY’nin danışmanlık kolunu yeni bir halka açık şirkete dönüştürme planının çökmesinin ardından emekli olan Carmine Di Sibio’nun yerini alacak. Atama çarşamba günü şirketin ortaklarına gönderilen bir e-postada duyuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote style="text-align: justify;">Di Sibio e-postada yer alan mesajında, “Truncale, EY'nin tüm işletmelerindeki müşterilerine hizmet verme konusunda güçlü bir temele sahip olağanüstü bir liderdir” açıklamasında bulundu ve halefinin şirket kültürüne bağlılığına ve yoğun tecrübelerine dikkat çekti. EY’nin dünya çapında toplamda 395 bin çalışanı ve ortağı bulunuyor.</blockquote>

<p style="text-align: justify;">Big Four şirketleri son iki yıldır ABD liderleri de dahil olmak üzere en büyük üye firmalarının bazılarını yönetmeleri için yeni CEO’lar atadı. Ancak daha önce küresel operasyonların yönetilmesi için hiçbir kadın lider seçilmemişti.</p>

<p style="text-align: justify;">Görev için seçilen 11 kişilik aday listesi aylar içerisinde 6’ya indirildi. Bu hafta içerisinde Londra’da gerçekleştirilen bir toplantıda 18 kişilik küresel yöneticiler Truncale’nın atanmasını kararalaştırdı. Seçim daha sonra diğer kıdemli ortaklardan oluşan bir konsey tarafından onaylandı.</p>

<p style="text-align: justify;">Yeni CEO, bir yıldan fazla bir çalışmanın ardından nisan ayında terk edilen ve 600 milyon dolara mal olan bölünme planının yarattığı ayrışmaları yumuşatmaktan da sorumlu olacak. Big Four devinin ABD birimi ile küresel liderleri arasında gerilim bir süredir devam ediyor.<strong>&nbsp;Finansgundem.com</strong>’un derlediği bilgilere göre, EY’nin ABD’deki mali denetim birimi, bölünme projesinin başarısızlığa uğramasındaki en önemli sebep olarak biliniyor.</p>

<blockquote style="text-align: justify;">53 yaşındaki Truncale, EY'de 30 yıldan fazla deneyime sahip. Denetim firmasına stajyer olarak katılan kıdemli yönetici kariyer basamaklarını teker teker tırmanarak bugünkü noktaya ulaştı. 2020'den beri yönettiği operasyon, finansal hizmetler müşterileri için hem denetim hem de danışmanlık çalışmalarını yönetiyor.</blockquote>

<p style="text-align: justify;">Truncale’nın selefi Di Sibio da en üst pozisyona yükselmeden önce ABD finansal hizmetler işletmesinin lideriydi.</p>

<p style="text-align: justify;">Truncale, bölünme planının hazırlanmasına yardımcı olan Di Sibio’nun kadrosundaki önemli isimlerden İngiliz ortak Andy Baldwin ve EY'nin Kanada'daki işletmesini yürüten Jad Shimaly gibi favori gösterilen isimleri geride bıraktı. Her iki isim de firmanın danışmanlık biriminden geliyor.</p>

<p style="text-align: justify;">CEO seçim süreci Baldwin’in yöneticileri Birleşik Krallık'taki yaş ayrımcılığı yasalarını ihlal etme riskiyle karşı karşıya oldukları konusunda uyarmasıyla tartışmaları beraberinde getirdi. 57 yaşındaki Baldwin CEO olarak seçilseydi dört yıllık dönemini tamamlayabilmesi için firmanın zorunlu emeklilik yaşı olan 60 yaş sınırının uzatılmasını talep edecekti.</p>

<p style="text-align: justify;">Baldwin, adaylığı konusunda kıdemli ortaklara seslenirken İngiltere’nin yaş ayrımcılığı yasalarını ihlal etme riskiyle karşı karşıya oldukları konusunda uyarmış ve seçim sürecini etkilemişti. 57 yaşındaki Baldwin, CEO olarak dört yıllık bir dönemi tamamlamak için firmanın zorunlu emeklilik yaşı olan 60'ın uzatılmasını talep edecekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>FinansGündem</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/big-four-muhasebe-devlerinde-bir-ilk</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Nov 2023 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/ey.jpg" type="image/jpeg" length="51742"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atamızı Saygı ve Minnetle Anıyoruz]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/atamizi-saygi-ve-minnetle-aniyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/atamizi-saygi-ve-minnetle-aniyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyetimizin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı minnet ve özlemle anıyoruz.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>bdturkey.com</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/atamizi-saygi-ve-minnetle-aniyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Nov 2023 08:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/10-kasim-1.jpg" type="image/jpeg" length="88097"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekâ ile sınavımız]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-ile-sinavimiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-ile-sinavimiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birkaç yıl içinde, finans piyasalarından ulaşıma ve sağlık hizmetlerinden askeri operasyonlara kadar hayatımızı etkileyen kararların büyük bir bölümünün yapay zekâ sistemleri tarafından verildiği veya önemli ölçüde algoritmalar tarafından yönlendirildiği bir dünyada yaşıyor olacağız.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yapay zekânın hayatlarımız üzerinde derin etkileri olmaya devam edeceğine, doğru şekilde kullanıldığında yaşamlarımızı olumlu yönde değiştirebileceğine ve hatta hayat kurtarabileceğine dair bir şüphe yoktur. Ancak yapay zekâ, kötü niyetli biçimde birey hakları gözetilmeden ele alındığında, güvenlik riskleri oluşturduğunda ve etik yaklaşımdan uzaklaşıldığında kullanan kişi, kurum ve devletlerin itibarının zarar görmesine neden olabilir ve mevcut önyargıları ve bölünmeleri güçlendirebilir.</p>

<p style="text-align: justify;">Birkaç yıl içinde, finans piyasalarından ulaşıma ve sağlık hizmetlerinden askeri operasyonlara kadar hayatımızı etkileyen kararların büyük bir bölümünün yapay zekâ sistemleri tarafından verildiği veya önemli ölçüde algoritmalar tarafından yönlendirildiği bir dünyada yaşıyor olacağız. Bu nedenle, anlaşılır bir şekilde, yapay zekânın doğurabileceği birçok etik, sosyal ve yasal sorunu tahmin etmeye ve iyileştirmeye çalışmak için son zamanlarda dünya çapında bir dizi proje ortaya çıkıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Yapay zekânın giderek etki alanını genişlettiği bu dünyada pek çok süreci iyileştirip kolaylaştırmak için yapay zekâdan yararlanması kaçınılmaz bir gereklilik ancak bu tek başına yeterli değil. Buradaki kritik noktalardan biri kamu yararına odaklanarak yapay zekâ kullanımı söz konusu olan her adımda etik, yasal ve güvenli karar alınıp uygulanmasına ilişkin bir liderlik rolü üstlenilmesi diye düşünüyorum.<br />
<br />
<strong>Yapay zekâ risklerine karşı 'Birimimiz Hepimiz, Hepimiz Birimiz İçin'</strong></p>

<p style="text-align: justify;">Robotlar insanların yerini alacak mı endişesine kapılmak yerine; insan olmanın en temel gerekliliklerinden biri olan toplumsal faydayı düşünmek, algoritma ve yapay zekâ kullanımı yolu ile insan haklarını çiğneyecek uygulamalardan kaçınmak, toplumdaki mevcut önyargılardan arınmış bir teknoloji dünyası yaratmaya odaklanmak kritik bir önem taşıyor. Geleceğimizi şekillendirecek yapay zekâ uygulamalarının güvenlik/etik meselesini merkeze koyarak gelişmesini sağlamak hepimizin ama en çok da devletlerin görevidir.</p>

<p style="text-align: justify;">Geçtiğimiz hafta bu anlamda önemli bir gelişme yaşandı. İngiliz hükümetinin ev sahipliği yaptığı yapay zekâ güvenlik zirvesinde 28 hükümet Bletchley deklarasyonuna imza attı. Bletchley, İngiltere, ABD, AB, Avustralya ve Çin gibi dünya devlerinin hızla gelişen teknolojiyle ilgili yapay zekanın insanlık için potansiyel olarak yıkıcı bir risk oluşturabileceği konusunda hemfikir olduklarını beyan ettikleri ilk uluslararası deklarasyon olması bakımından büyük önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Hükümetler, yapay zekânın taşıdığı risklere ilişkin ortak bilimsel ve kanıta dayalı bir anlayış oluşturarak ortak endişe yaratan yapay zekâ emniyet risklerini belirlemek ve bunlarla mücadele etmek için birlikte çalışacaklarını ifade ettiler.</p>

<p style="text-align: justify;">İngiltere başbakanı Rishi Sunak "dünyanın en büyük yapay zekâ güçlerinin, yapay zekânın risklerini anlamanın ardındaki aciliyet konusunda hemfikir olduğunun altını çizdi ve bu iş birliğini, çocuklarımızın ve torunlarımızın uzun vadeli geleceğini güvence altına almaya yardımcı olacak dönüm noktası” olarak nitelendirdi.</p>

<p style="text-align: justify;">Söz konusu gelişme, yapay zekâ ile ilgili risklere ilk defa yalnızca bağımsız olarak değil, kolektif olarak bakılması gerektiği konusunda “kâğıt üzerinde” de olsa hemfikir olunduğunu gösteriyor. 28 devletin imza attığı sürece kimin liderlik edeceği gibi tartışmalar soru işaretleri yaratsa da tutunabileceğimiz bir umut yarattı. Umarım gerçek bir etki yarattığına da şahit oluruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Prof. Dr. Çisil SOHODOL</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-ile-sinavimiz</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Nov 2023 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/yapay-zeka-finans.webp" type="image/jpeg" length="23854"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kısır döngü: Kuraklık, susuzluk ve kıtlık]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kisir-dongu-kuraklik-susuzluk-ve-kitlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kisir-dongu-kuraklik-susuzluk-ve-kitlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yazı aslında bir köşe yazısından biraz farklı, mini bir “Kazandıran Sohbetler” olacak… Sıkılanlar olursa af ola…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Konumuz su daha doğrusu susuzluk… Yıllardır konuşulan ama yağmur azaldıkça, yer altı suları acımasızca kullanıldıkça, sulama denetimsiz yapıldıkça büyüyen geleceği tehdit eden belki de ülkemizin birinci sorunu… Bırakın yüz yıkamaya su bulamamayı gelecekte açlık tehlikesini oluşturacak bu soruna bir bakalım…</p>

<p style="text-align: justify;">Örnek mikro olarak Bodrum ama makroda Muğla başta olmak üzere Ege’nin Akdeniz bölgesinin hatta Anadolu’nun büyük bölümünün sorunu susuzluk.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align: justify;">Yıllardır geliyorum diyen bu sorun, bu yaz zirve yaptı şimdi de hala devam ediyor…</p>

<p style="text-align: justify;">Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın konuyla ilgili son açıklamalarına bir bakalım…</p>

<p style="text-align: justify;">Tarih 31 Ekim 2023:</p>

<p style="text-align: justify;">“Her iki barajımızın kapanmasına neden olan ağır kuraklığın sonucu olarak tarihimizde görülmemiş bir susuzluk yaşamaktayız. Bu süreçte belediyemiz, 4 adet 4 tonluk, 1 adet 12 tonluk, 1 adet 10 tonluk ve bir adet 7 tonluk olmak üzere toplam 7 tankeri ile bölgemizdeki 5 kuyudan temin ettiği suyu, gece gündüz çalışarak ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza dağıtmaktadır. 15 Ağustos gününden bugüne kadar Bodrum Yarımadası genelindeki 2506 konuta; 6610 ton su, ücretsiz olarak dağıtıldı. Su dağıtımının yanı sıra, büyüklüklerine göre adedi 2500 TL ile 36 bin TL arasında değişen su depolarının ücretsiz dağıtımına ise mali imkanlarımızı sonuna kadar zorlayarak, olabildiğince devam ediyoruz. Personelimizi ve her türlü imkanımızı seferber etmemize rağmen, Bodrum’daki 150 binden fazla binada yaz kış yaşamakta olan 700 bine yakın vatandaşımızın su ihtiyacını kısıtlı rezerve sahip olan 5 adet kuyudan temin etmeye çalıştığımız için, talepleri tam olarak karşılamak mümkün olamıyor.”</p>

<p style="text-align: justify;">Tarih yine 31 Ekim 2023 bu kez konu israf:</p>

<p style="text-align: justify;">“Gündeme getireceğim asıl büyük su israf kalemlerinden bir tanesi plajlarda alınan duşlar. Denize her giriş çıkışlarda alınan duşlar. Bir plajda binlerce insan var, giriyor denize çıkıyor duş alıyor. 10 defa girip çıksa 10 defa duş alıyor. Bu tamamen israf edilen su. Önceden denize girmeden bir duş alınır, sonra orada bulunduğunuz süre içerisinde tuzlu kalabilirsiniz. Her seferinde duş alınmasına da gerek yok. Gideceğiniz zaman duşu alabilirsiniz ama diğer türlüsü inanılmaz bir su sarfiyatı. Ben şimdi onun hesaplarını da yaptırıyorum. Sadece havuzlar ile ilgili hesap yaptırmıştım. 4,5 milyon metreküp, yani bizim su ihtiyacımızın yüzde 10’u her yıl havuz suyunun değişiminde gidiyor. Havuz suyunun değişmemesini hem Belediye Meclisimizde ve hem de Kent Konseyimizde tartışıyoruz. Veya yeni yapılacak havuzlara izin verilmemesi, imar kanununda gerekirse değişiklik yapacağız. Çim alanlara izin verilmemesi ile ilgili imar kanununda değişiklik yapacağız.”</p>

<p style="text-align: justify;">Ve en son açıklaması konu yeni kaynaklar:</p>

<p style="text-align: justify;">“Şu an MUSKİ ile yaptığımız görüşmeler sonucunda yeni açılan kuyuların olduğu bilgisini aldık. 10-15 gün içerisinde su arzında büyük bir iyileşme olacak, su arzlarımız barajlar kapatılmadan önceki haline yaklaşacak. Böylece biraz rahatlamış olacağız. Ancak nihai çözüm içinde çalışılıyor. Bir daha kuraklıktan da etkilenmemek için Ekinanbarı’nda bir su kaynağı var biraz tuzlu onun arıtılması için bir proje hazırlanıyor. Ben denizden arıtma tesisi için proje hazırlattırıyorum.”</p>

<p style="text-align: justify;">Özetlemek gerekirse sorunun ilk ayağı israf… Duş almaktan araba yıkamaya, havuz kullanımında çim alanların yüzölçümünü artırmaya ve damla sulama dışında tarımsal kullanıma kadar israfın önüne geçmek gerekli…</p>

<p style="text-align: justify;">İkinci konu, kaynakların sayısını artırmak ve yağmur hasadı… Bunun barajlarla sınırlı kalmaması da önemli, siteler ve tarım arazilerinde yağmur suyu biriktirme yöntemlerinin geliştirilmesi şart.</p>

<p style="text-align: justify;">Üçüncü konu ise tuzlu suyu belli bir ölçüde de olsa kullanıma katmak ya da deniz suyunu arıtma konusunda yatırım araştırmalarını artırmak…</p>

<p style="text-align: justify;">Bu noktada Bodrum Belediyesi’ne çok sayıda öneri ileten çevre ve doğa sevdalı Bodrum Tohum Derneği Başkanı Ercan Arıkan’a fikir sorduk…</p>

<p style="text-align: justify;">Havuz kullanımı ve çim sorunu konusunda yanıtlar aldık…</p>

<p style="text-align: justify;">Arıkan havuz konusunda Fransa örneğini verdi ve bu nedenle havuzların sıkı kurallarla acil denetlenmesine dikkat çekti:</p>

<p style="text-align: justify;">Fransa'da beyan edilmemiş 20 binden fazla gizli özel yüzme havuzu yapay zeka kullanılarak keşfedildi, 10 milyon euro gelir elde edildi. Havuzlar, mülk değerini artırdıkları ve Fransız yasalarına göre beyan edilmeleri gerektiği için daha yüksek emlak vergilerine yol açıyor. Fransa'da 3,2 milyondan fazla özel yüzme havuzu var ve ortalama 30 metrekarelik bir havuz yılda 200 euro vergilendiriliyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Çim konusunu ise iki bölüm olarak anlattı.</p>

<p style="text-align: justify;">Önce çimin zararları sonra da alternatif bitkiler kullanılarak su tasarrufu sağlanması…</p>

<p style="text-align: justify;">Su kıtlığının eşiğindeki dünyada suların en fazla kullanıldığı alanlar çimler. Dünyanın çeşitli bölgelerinde görsel amaçlı işlevsiz çim alanların sulanması ile ilgili yasaklar konulmaya başlandı.</p>

<p style="text-align: justify;">Çimler güzel görünüyor ama biyoçeşitliliğe zarar veren etkileri var. Çim alanlar sağlıklı, çeşitli bir ekosistem oluşturan tozlayıcılar, hayvanlar ve bitkiler için yaşamı imkânsız hale getiriyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Çimler sadece biyolojik çeşitlilik açısından değil görsel olarak da çevreyi homojenleştiriyor. Dünyanın dört bir yanındaki ülke ve şehirlerin kentsel manzaralarını karşılaştırıyorsunuz ve tamamen aynı görünüyorlar.</p>

<p style="text-align: justify;">ABD'nin bazı bölgelerinde yıllık evsel su kullanımının dörtte üçünün çimlere harcandığı tahmin ediliyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Tarım Bakanlığı istatistiklerine göre; 2019 yılında 7089 ton çim tohumu ithal edilmiş. Her gün tüm Türkiye’de çim alanları sulamak için kuyulardan tonlarca su çekiliyor, şebekeden su kullanılıyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Çimler atmosferik karbonu tutar, oksijen üretir ve erozyonu önler. Ancak çim bakımı kaynak gerektirir: su; yeraltı suyuna ve akış suyuna giren gübre, böcek ilaçları ve herbisitler; fosil yakıtları yakan ve atmosferi ısıtan gazlar yayan çim biçme makineleri…</p>

<p style="text-align: justify;">Çimlerin uzun yaşaması için kullanılan pestisitlere bulanmış tohum ve meyveleri yiyen kuşların zehirlenme olasılıkları yüksek. Çimler için kullanılan zehirli maddeler kanalizasyon sistemi yoluyla nehirlere, göllere, akarsulara ve okyanuslara pestisit ve gübre taşıyabilir.</p>

<p style="text-align: justify;">Uzmanlar dünyada çim alanlara karşı tek çözüm olmadığını her bölgede yerel seçenekler oluşturulması gerektiğini savunuyor.</p>

<p style="text-align: justify;">Arıkan alternatifleri de sıraladı:</p>

<p style="text-align: justify;">Yaz Karı: Donlara ve soğuk havalara oldukça dayanıklıdır, güneşli yarı gölgeli alanlarda yetişebilir. Kuru topraklarda dahi yaşamlarını sürdürülebilirler. Su isteği az olması nedeniyle maliyet açısından çim alternatifi olarak tercih edilir.</p>

<p style="text-align: justify;">Mayasıl Otu: Ilıman iklim bitkisidir, güneşli ve ışık alan yerlerden hoşlanır yarı gölgeli alanlara karşı dayanıklıdır, donlara karşı hassastır. Su isteği az</p>

<p style="text-align: justify;">Ak Üçgül: Serin iklim bitkisidir soğuklara ve donlara karşı dayanıklıdır. Su ihtiyacı az, basılmaya karşı oldukça dayanıklıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Cezayir Menekşesi: Soğuk iklim bitkisidir, donlara karşı dayanıklıdır her iklime adapte olabilirler gölgeye uyumludur, toprak konusunda kanaatkardır, çok fazla su ihtiyacı yoktur bu yüzden çim yerine değerlendirilebilir.</p>

<p style="text-align: justify;">Japon Süpürgesi: Gölgeye dayanımı yüksektir ağaçların altında örtü olarak kullanılabilir çam ağaçlarının bile altında kullanılabilir, çok fazla su gereksinimi olmaz, soğuklara karşı ve kuraklığa dayanıklıdır.</p>

<p style="text-align: justify;">Adi Kekik: Ilıman iklim bitkisidir Akdeniz in dağlık bölgelerinde doğal olarak yetişir, sıcaklığa ve susuzluğa karşı dayanıklıdır, donlardan ve soğuklardan etkilenir.</p>

<p style="text-align: justify;">Yıldız halısı: Sıcak iklim bitkisidir soğuk havalara da dayanımı vardır, susuzluğa dayanımı yüksektir.</p>

<p style="text-align: justify;">İrlanda Yosunu: Pek çok iklime adapte olabilir, bol güneşli alanlarda iyi gelişme gösterir, çok dayanıklı bir türdür kökleri yüzeyde olduğu için sulama az ve sürekli şekilde yapılmalıdır. Çim alternatifinin yerine yer örtücü olarak değerlendirilebilir.</p>

<p style="text-align: justify;">Özetin özeti: Konu su olduğunda mutlaka önceliği ona vermeliyiz. Tasarruf, yatırım, biriktirme her konuda girişimlere destek olmalıyız. Yoksa temizlikten sağlığa ve de karın doyurmaya kadar susuz bir hayat mümkün değil…</p>

<p style="text-align: justify;">UNUTMAYIN… Bu dünyayı torunlarımızdan ödünç aldık. BUGÜN DÜNYA BARIŞI VE ÇEVRE İÇİN BİR ŞEYLER YAPMIŞ OLMANIZI DİLİYORUM.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kisir-dongu-kuraklik-susuzluk-ve-kitlik</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Nov 2023 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/kuraklik.jpg" type="image/jpeg" length="99486"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
