<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Jul 2026 11:16:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zekada yön ABD'den Çin'e kaydı: Amaç maliyetleri düşürmek]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yapay-zekada-yon-abdden-cine-kaydi-amac-maliyetleri-dusurmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yapay-zekada-yon-abdden-cine-kaydi-amac-maliyetleri-dusurmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silikon Vadisi'nden Avrupa'ya kadar şirketler, yapay zeka kullanım maliyetlerini azaltmak ve ABD merkezli teknoloji sağlayıcılarına olan bağımlılıklarını azaltmak amacıyla Çinli yapay zeka modellerine yönelmeye başladı. DeepSeek ve Z.ai gibi Çinli yapay zeka geliştiricileri ABD merkezli rakiplerinden daha fazla ilgi görüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DeepSeek ve Z.ai gibi Çinli yapay zeka geliştiricileri ABD merkezli rakiplerinden daha fazla ilgi görüyor.</p>

<p>ABD'li teknoloji devlerinin geliştirdiği ileri seviye yapay zeka modellerine alternatif arayan şirketler arasında Alman sanayi grubu Siemens ile uluslararası konaklama platformu Airbnb de bulunuyor.</p>

<p>Şirketler, Çin’de geliştirilen yapay zeka araçlarını tercih etmelerinde daha düşük maliyetlerin yanı sıra artan performans ve kendi altyapıları üzerinde daha kolay çalıştırılabilme özelliklerinin etkili olduğunu belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zeka modellerinin işlediği metin, kod ve veri miktarını ölçen OpenRouter verilerine göre, DeepSeek ve Z.ai gibi Çinli şirketlerin modelleri bu yıl token tüketiminde ABD’li rakiplerini hızla geride bıraktı.</p>

<p>Şirketlerin Çinli yapay zeka sağlayıcılarına yönelmesindeki en önemli nedenlerden biri de hızla yükselen yapay zeka harcamaları olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Yapay zeka modellerinin kullanımı arttıkça şirketlerin teknoloji bütçeleri üzerindeki baskı da büyüyor ve daha uygun maliyetli alternatifler cazip hale geliyor.</p>

<p>Avrupa’da ise bu dönüşüm yalnızca ekonomik gerekçelerle sınırlı değil.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin geçen ay Anthropic’in Mythos ve Fable yapay zeka modellerine yönelik ihracat kontrolleri uygulamaya başlaması, Avrupa şirketlerinin ABD teknolojilerine aşırı bağımlılığın yaratabileceği riskleri yeniden değerlendirmesine neden oldu.</p>

<p>Uzmanlar, maliyet avantajı ve jeopolitik belirsizlikler sebebiyle Çinli yapay zeka sağlayıcılarının küresel pazardaki etkisini artırabileceğini, bunun da yapay zeka sektöründe ABD merkezli şirketlere karşı ciddi bir meydan okuma olduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yapay-zekada-yon-abdden-cine-kaydi-amac-maliyetleri-dusurmek</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/01/deepseek.jpg" type="image/jpeg" length="19754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mastercard kritik ödeme sistemini satabilir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/mastercard-kritik-odeme-sistemini-satabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/mastercard-kritik-odeme-sistemini-satabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mastercard, İngiltere’de maaşların yüzde 90’ını ve sosyal yardımların yüzde 98’ini işleyen Vocalink’in çoğunluk hissesini İngiliz bankalarına satmayı değerlendiriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD merkezli ödeme teknolojileri şirketi Mastercard, İngiltere’nin temel ödeme altyapılarından birini işleten Vocalink’teki çoğunluk hissesini satmayı değerlendiriyor.</p>

<p>Görüşmelerin henüz başlangıç aşamasında olduğu ve Mastercard’a iletilmiş bağlayıcı bir teklif bulunmadığı bildirildi.</p>

<p>Olası satışın, İngiltere açısından stratejik önem taşıyan ödeme altyapısının ABD merkezli bir şirket tarafından kontrol edilmesine yönelik kaygılarla bağlantılı olduğu belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Vocalink ödeme sisteminin merkezinde</strong></h3>

<p>Vocalink, İngiltere’de banka hesapları arasında gerçekleştirilen ödemelerin önemli bölümünün arkasındaki teknik altyapıyı işletiyor.</p>

<p>Şirketin sistemleri ülkedeki maaş ödemelerinin yüzde 90’ını, hane faturalarının yüzde 70’ini ve devlet yardımlarının yüzde 98’ini işliyor.</p>

<p>Bacs, Faster Payments ve çek takas sistemi gibi temel ödeme hizmetleri Vocalink teknolojisi üzerinden çalışıyor. Şirket ayrıca Link ATM ağının teknik altyapısında da görev alıyor.</p>

<p>Vocalink’in işlettiği Pay.UK sistemlerinde 2024 yılında yaklaşık 12 milyar işlem gerçekleştirildi. İşlemlerin toplam değeri 10 trilyon sterlini aşarken günlük ödeme tutarı 37 milyar sterlinin üzerine çıktı.</p>

<h3><strong>Yüzde 51 pay için 400 milyon sterlin</strong></h3>

<p>Mastercard’ın Vocalink’teki yüzde 51’lik payı satmayı değerlendirdiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu payın yaklaşık 400 milyon sterlin, güncel kurla 535 milyon dolar değerinde olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Muhtemel alıcılar arasında İngiltere’nin önde gelen bankaları ve ödeme şirketleri tarafından desteklenen DeliveryCo öne çıkıyor.</p>

<p>Sektör tarafından kurulacak DeliveryCo, İngiltere’nin yeni nesil perakende ödeme altyapısının satın alınması, finansmanı ve kurulmasından sorumlu olacak.</p>

<p>Görüşmelerin erken aşamada bulunması ve DeliveryCo’nun kurumsal yapısının henüz tamamlanmaması nedeniyle olası satışın gelecek yıldan önce sonuçlanması beklenmiyor.</p>

<h3><strong>Mastercard 2016’da satın almıştı</strong></h3>

<p>Mastercard, Vocalink’in yüzde 92,4’ünü 2016 yılında İngiliz bankaları ve yapı kooperatiflerinden satın aldı.</p>

<p>Şirket ilk aşamada yaklaşık 700 milyon sterlin ödeme yaptı. Anlaşmada belirlenen performans hedeflerinin karşılanması halinde 169 milyon sterline kadar ek ödeme yapılması kararlaştırıldı.</p>

<p>Vocalink’in hissedarları arasında Barclays, HSBC, Lloyds Banking Group, Royal Bank of Scotland ve Santander UK gibi büyük bankalar bulunuyordu.</p>

<p>Satışın ardından İngiltere’nin banka hesabına dayalı ödeme altyapısının önemli bir bölümü Mastercard’ın kontrolüne geçti.</p>

<h3><strong>Kontrol tartışması yeniden büyüdü</strong></h3>

<p>Vocalink’in olası satışı, İngiltere’de ödeme sistemlerinin yabancı şirketlerin kontrolünde bulunmasına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Mastercard ve Visa, İngiltere’de kartlı ödemelerin büyük bölümünü yönetiyor. Vocalink aracılığıyla banka hesabından banka hesabına yapılan ödemelerde de Mastercard’ın önemli bir konumu bulunuyor.</p>

<p>İngiltere yönetimi yeni ödeme altyapısında rekabeti artırmayı, işletmelerin kartlara alternatif yöntemlere erişimini kolaylaştırmayı ve hesaplar arası anlık ödemeleri yaygınlaştırmayı hedefliyor.</p>

<p>İngiltere Merkez Bankası, haziran ayında yeni nesil perakende ödeme altyapısının tasarımına ilişkin danışma sürecini başlattı.</p>

<p>Yeni sistemin mağazalarda doğrudan hesaptan hesaba ödeme, daha hızlı sınır ötesi transferler ve dijital para biçimleri arasında birlikte çalışabilirlik sağlaması planlanıyor.</p>

<h3><strong>Vocalink’e 11,9 milyon sterlin ceza</strong></h3>

<p>İngiltere Merkez Bankası, Vocalink’e Temmuz 2025’te 11,9 milyon sterlin para cezası verdi.</p>

<p>Vocalink’in risk yönetimi ve kurumsal yönetişim yükümlülüklerini yeterli şekilde yerine getirmediği belirtildi.</p>

<p>Karar, İngiltere Merkez Bankasının bir finansal piyasa altyapısı şirketine verdiği ilk para cezası oldu.</p>

<p>Vocalink, tespit edilen eksikliklerin ödeme hizmetlerinde kesintiye yol açmadığını ve düzeltici çalışmaların gerçekleştirildiğini açıklamıştı.</p>

<p>Ceza ve mülkiyet tartışmaları, Vocalink’in İngiltere’nin yeni nesil ödeme altyapısı için açılacak ihaledeki konumunu da etkileyebilir.</p>

<h3><strong>Resmî teklif henüz yok</strong></h3>

<p>Mastercard, Vocalink ve DeliveryCo, olası pay satışına ilişkin haberler hakkında açıklama yapmadı.</p>

<p>Taraflar arasında resmî bir teklif veya bağlayıcı anlaşma bulunmuyor. Mastercard’ın azınlık hissedarı olarak Vocalink’te kalıp kalmayacağı da bilinmiyor.</p>

<p>Olası satış, İngiliz bankalarının on yıl önce devrettikleri ödeme altyapısında yeniden kontrol sahibi olmasını sağlayabilir.</p>

<p>Mastercard’ın vereceği karar, Vocalink’in mülkiyet yapısının yanı sıra İngiltere’nin yeni ödeme sisteminin hangi şirket tarafından kurulacağını da etkileyebilir.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/mastercard-kritik-odeme-sistemini-satabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/03/mastercard2.jpg" type="image/jpeg" length="94140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Varlık Barışından Yararlanacaklar İçin Adım Adım Uygulama Rehberi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/varlik-barisindan-yararlanacaklar-icin-adim-adim-uygulama-rehberi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/varlik-barisindan-yararlanacaklar-icin-adim-adim-uygulama-rehberi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7582 sayılı Kanun’la getirilen yeni varlık barışı, yalnızca bir bildirim formunun doldurulmasından ibaret değil.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>Varlığın bulunduğu yer, bildirim sahibinin mükellefiyet durumu, tercih edilen vergi oranı, transfer zamanı, muhasebe kaydı ve taahhüt süresi doğru yönetilmezse düzenlemenin sağladığı vergi incelemesi güvencesi tamamen kaybedilebilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>7582 sayılı Kanun’la Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 19’uncu madde, yurt dışında bulunan bazı varlıkların Türkiye’ye getirilmesine ve Türkiye’de bulunduğu hâlde işletmelerin kanuni defterlerinde yer almayan varlıkların kayda alınmasına imkân sağlıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Düzenlemeden yararlanmak için son tarih, uzatma yetkisi kullanılmadığı takdirde <strong>31 Temmuz 2027</strong>. Ancak uygulanacak vergi oranı bildirim tarihine, varlıkların hangi yatırım aracında ve ne kadar süre tutulacağının taahhüt edilip edilmediğine göre değişiyor. Ayrıca bildirimin yapılması tek başına yeterli değil; transfer, ödeme, muhasebe kaydı ve taahhüt koşullarının tamamının yerine getirilmesi gerekiyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu nedenle işe, “Ne kadar vergi ödenir?” sorusundan değil, “Kim, hangi varlığı, hangi usulle bildirecek?” sorusundan başlanmalı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Önce Hangi Grupta Olduğunuzu Belirleyin</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Uygulamada dört farklı yararlanıcı grubu bulunuyor:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>1. Yurt dışında kapsama giren varlığı bulunan gerçek kişiler,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>2. Yurt dışında kapsama giren varlığı bulunan şirketler ve diğer tüzel kişiler,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>3. Türkiye’de bulunan ancak işletmenin kanuni defterlerinde yer almayan varlıklara sahip gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>4. Türkiye’de varlığı bulunan ancak gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti ya da defter tutma yükümlülüğü bulunmayan kişiler.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu ayrım önemlidir. Çünkü yurt dışındaki varlıklarda Türkiye’ye getirme; defter tutan mükelleflerde muhasebe kaydı ve özel fon hesabı; mükellef olmayanlarda ise banka veya aracı kuruma yatırma yoluyla tevsik şartı bulunuyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Hangi Varlıklar Kapsamda?</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kanunda sayılan varlıklar şunlar:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Türk lirası, </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Altın,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Döviz,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Menkul kıymetler,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Diğer sermaye piyasası araçları.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Taşınmazlar, taşıtlar, makineler, emtia, alacaklar, fikrî haklar, mücevher ve kripto varlıklar doğrudan kapsamda sayılmıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak Tebliğ, yurt dışında bulunan ve doğrudan kapsama girmeyen varlıkların, örneğin bir taşınmazın, <strong>31 Temmuz 2027 tarihine kadar satılarak para, altın, döviz, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına dönüştürülmesi hâlinde</strong> düzenlemeden yararlanılabileceğini açıklıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Burada barış kapsamına alınan varlık taşınmazın kendisi değil, satış sonucunda elde edilen ve kanunda sayılan varlıktır. Taşınmazın satıldığı ülkede doğabilecek değer artış kazancı vergisi veya diğer mali yükümlülükler ise varlık barışından etkilenmez. Tebliğin bu açıklaması, kanunda yer almayan yeni bir varlık türü yaratmamakta; kapsam dışındaki varlığın süresi içinde kapsamdaki bir varlığa dönüştürülmesine izin vermektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kripto varlıklar konusunda ise ihtiyatlı olmak gerekir. Kripto varlıkların doğrudan “diğer sermaye piyasası aracı” sayılarak bildirilmesi güvenli bir yaklaşım değildir. Bunların bildirimden önce satılarak banka hesabına geçen para veya dövize dönüştürülmesi daha doğru olacaktır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong><u>Yurt Dışındaki Varlıklar İçin İzlenecek Yol</u></strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>1. Varlığın Kapsamda Olup Olmadığını Belirleyin</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Öncelikle yurt dışındaki varlığın para, altın, döviz, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı niteliğinde olup olmadığı tespit edilmeli.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Varlık başka bir kişiye ait banka hesabında veya şirket ortağı, temsilci ya da vekil adına görünüyorsa, gerçek hak sahipliğini ve temsil ilişkisini gösteren belgeler bildirimden önce hazırlanmalıdır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>2. Bildirimden Önce Banka İle Görüşün</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bildirim, doğrudan vergi dairesine değil, Türkiye’deki banka veya aracı kuruma yapılacak.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Aracı kurumlar yalnızca menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları bakımından kullanılabilir. Para, döviz ve altın bildirimleri banka aracılığıyla yapılmalıdır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bildirimin yapılacağı banka şubesinin;</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Bildirim işlemini kabul edip etmediği,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Varlığın transfer edileceği hesabın hazır olup olmadığı,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Yurt dışından gelecek transfer için hangi açıklamaların kullanılacağı,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• İndirimli vergi oranı seçilecekse uygun vadeli hesap veya yatırım ürününün bulunup bulunmadığı,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>önceden netleştirilmelidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Tebliğe göre banka veya aracı kurum, bildirilen varlığın kaynağını kanıtlayan bir belge istemeyecektir. Ancak bu hüküm, bankaların suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi mevzuatı kapsamındaki kimlik tespiti, müşteri tanıma ve şüpheli işlem yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Kanun da diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirlerin varlık barışından etkilenmeyeceğini açıkça belirtiyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Dolayısıyla “Varlık barışında hiçbir şekilde kaynağa ilişkin soru sorulamaz” değerlendirmesi doğru değildir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>3. EK-1 Bildirim Formunu Düzenleyin</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bildirim, Tebliğ ekindeki <strong>EK-1 formu</strong> ile iki nüsha olarak bankaya veya aracı kuruma yapılacak.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bildirim vekil veya kanuni temsilci aracılığıyla da yapılabilir. Bu durumda temsil yetkisinin banka veya aracı kurum tarafından kontrol edilmesi gerekir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kanun tek bir bildirim zorunluluğu getirmiyor. Tebliğe göre 31 Temmuz 2027 tarihine kadar birden fazla bildirim yapılabilir. Ancak her ay ayrı bir vergilendirme dönemi kabul edildiğinden, düzeltme ve ilave bildirim işlemleri dikkatle yürütülmelidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>4. Varlığın Türk Lirası Karşılığını Doğru Hesaplayın</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Vergi, bildirilen varlığın Türk lirası değeri üzerinden hesaplanır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Tebliğe göre:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Türk lirası, nominal değeriyle,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Altın, rayiç bedeliyle,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Döviz, bildirim tarihindeki TCMB döviz alış kuruyla,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Borsada işlem gören pay senedi ve borçlanma araçları, öncelikle borsa rayiciyle,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Borsa rayici yoksa rayiç bedel, bu da belirlenemiyorsa alış bedeli veya nominal değerle,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Yatırım fonu katılma payları, ilgili piyasadaki kapanış fiyatıyla,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>değerlenecektir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>5. Vergi Oranına Karar Verin</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Standart vergi oranı <strong>yüzde 5</strong>.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak bildirilen varlıkların belirli yatırım araçlarında tutulacağının taahhüt edilmesi hâlinde oran düşüyor:</span></p>

<div class="table-responsive">
<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><span><strong>Taahhüt Süresi</strong></span></p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><span><strong>31 Aralık 2026’ya Kadar Uygulanacak Oran</strong></span></p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><span>En az 5 yıl</span></p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><span>%0</span></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><span>En az 4 yıl</span></p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><span>%1</span></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><span>En az 3 yıl</span></p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><span>%2</span></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><span>En az 2 yıl</span></p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><span>%3</span></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><span>En az 1 yıl</span></p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><span>%4</span></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><span>Taahhüt verilmezse</span></p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify"><span>%5</span></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>
</div>

<p style="text-align:justify"><span>İndirimli oran;</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Vadeli hesaplarda,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetlerinde,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Kira sertifikalarında,</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>• Girişim sermayesi yatırım fonlarında,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>tutulacak varlıklar için uygulanabilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>1 Ocak 2027 - 31 Temmuz 2027 arasında yapılacak bildirimlerde oranlara 0,5 puan eklenecek.</strong> Buna göre örneğin beş yıllık taahhütte oran yüzde 0,5; taahhütsüz bildirimde yüzde 5,5 olacak.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bildirim süresinin Cumhurbaşkanı tarafından uzatılması hâlinde, uzatma döneminde oranlar ilk oranlara göre toplam bir puan artırımlı uygulanacak.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>6. İndirimli Oran Seçilecekse EK-2 Taahhütnamesini Aynı Anda Verin</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Düşük oran veya yüzde sıfır oranından yararlanmak için <strong>EK-2 taahhütnamesinin bildirim sırasında</strong> bankaya veya aracı kuruma verilmesi gerekiyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Taahhüt daha sonra verilerek oran düşürülemez. Taahhütname damga vergisine tabi değil.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Burada Tebliğ’le getirilen önemli bir süre bulunuyor: Yurt dışındaki varlıklar Türkiye’ye transfer edildiği veya bankaya yatırıldığı tarihten itibaren <strong>on gün içinde</strong>, taahhüt edilen vadeli hesaba veya yatırım aracına dönüştürülmeli. Türkiye’deki varlıklarda on günlük süre bildirim tarihinden başlıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu on günlük süre Kanunda açıkça yer almıyor. Kanun yalnızca varlığın belirli yatırım araçlarında belli süre tutulacağının taahhüt edilmesinden söz ediyor. Dolayısıyla Tebliğ, Bakanlığa verilen usul ve esas belirleme yetkisini kullanırken ayrıca bir dönüşüm süresi oluşturmuştur.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu düzenleme uygulamada bağlayıcı kabul edilecektir. Ancak Kanunda yer almayan ve vergi avantajının kaybına yol açabilecek on günlük sürenin, yetkinin sınırları bakımından tartışmaya açık olduğu da belirtilmelidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>7. Varlığı İki Ay İçinde Türkiye’ye Getirin</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bildirimden sonra varlığın Türkiye’ye getirilmesi için <strong>iki aylık hak düşürücü nitelikte bir süre</strong> bulunuyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Varlık;</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Türkiye’deki banka veya aracı kurum hesabına transfer edilebilir veya</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Fiziki olarak Türkiye’ye getirilip banka ya da aracı kuruma yatırılabilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Transferi yapan yurt dışındaki hesap sahibiyle Türkiye’de bildirimi yapan kişinin aynı kişi olması şart değil. Ancak farklı kişiler arasında yapılan transferlerde varlığın bildirim sahibine ait olduğunu gösteren hukuki ve mali belgelerin saklanması gerekir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi kaydıyla, yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi sırasında Gümrük İdaresince bu varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirildiğine ilişkin belgenin aranılması şarttır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Getirilen bu varlıklar için Gümrük İdaresinden alınan belgeler, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir. Ayrıca söz konusu varlıkların banka veya aracı kurumlara yatırılması sırasında, bu varlıkların Türkiye’ye getirildiğine dair Gümrük İdaresinden alınan belgenin ibraz edilmesi gerekmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Tebliğ, fiziken getirilen varlıkların iki aylık süre içinde gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra <strong>ilk iş günü sonuna kadar</strong> banka veya aracı kuruma yatırılmasını istiyor. Kanunda yalnızca iki aylık süre bulunmasına rağmen Tebliğ’in ayrıca “ilk iş günü” şartı getirmesi, kanuni düzenlemeyi daraltan bir başka husustur.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>8. Şirket Adına Bildirim Yapıldıysa Defter Kaydını İhmal Etmeyin</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Yurt dışındaki varlık bir şirket adına bildirildiyse varlık şirketin kanuni defterlerine kaydedilmelidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, kaydedilen kıymetler karşılığında pasifte özel fon hesabı açacak. Bu fon:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Sermayenin bir unsuru sayılır,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Bildirim tarihinden itibaren iki yıl işletmeden çekilemez,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Sermayeye ekleme dışında başka amaçla kullanılamaz,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Tasfiye hâlinde vergilendirilmez,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Kanunda belirtilen devir ve bölünmelerde vergilendirmeye konu olmaz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Varlığın Türkiye’ye iki ay içinde getirilmesi, muhasebe kaydının da iki ay sonra yapılabileceği anlamına gelmez. Kanun, kaydın <strong>bildirim tarihi itibarıyla</strong> yapılmasını öngörüyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong><u>Türkiye’deki Kayıt Dışı Varlıklar İçin İzlenecek Yol</u></strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Defter Tutan Gelir ve Kurumlar Vergisi Mükellefleri</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Türkiye’de bulunan varlıkların varlık barışına konu olabilmesi için:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Varlığın para, altın, döviz, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olması,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• İşletmeye ait bulunması,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Kanuni defterlerde yer almaması,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• En geç 31 Temmuz 2027 tarihinde banka veya aracı kuruma bildirilmesi,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kuruma yatırılarak tevsik edilmesi,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Aynı tarih itibarıyla kanuni defterlere kaydedilmesi,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>gerekiyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Tebliğ’deki örneğe göre, şirketin kendi banka hesabında bulunmakla birlikte defter kayıtlarına hiç alınmamış döviz de düzenlemeden yararlanabilir. Başka bir ifadeyle, defter tutan mükellefler bakımından varlığın zaten bankada bulunması bildirim yapılmasına engel değil.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bilanço esasına göre defter tutanlar, pasifte özel fon hesabı açacak ve hem fonu hem bildirilen varlığı iki yıl boyunca işletmeden çekemeyecek.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Serbest meslek kazanç defteri veya işletme hesabı esasına göre defter tutanlar ise varlığı defterlerinde ayrıca gösterecek.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Mükellef Olmayanlar ve Defter Tutmayanlar</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kanuna göre gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar, Türkiye’deki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kuruma yatırarak tevsik etmeleri hâlinde düzenlemeden yararlanabiliyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak Tebliğ, bu kişilerin yalnızca <strong>hâlihazırda banka veya aracı kurumlarda bulunmayan</strong> varlıkları için bildirimde bulunabileceğini ifade ediyor. Buna göre;</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Evde veya kasada tutulan para, döviz ya da altın bankaya yatırılarak bildirilebilecek,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Zaten kişisel banka hesabında bulunan para veya döviz ise Tebliğ yaklaşımına göre bildirilemeyecek.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İşte düzenlemenin en tartışmalı noktalarından biri burada ortaya çıkıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Maddenin beşinci fıkrasında, mükellef olmayanların Türkiye’de bulunan varlıklarının daha önce banka dışında bulunması gerektiğine ilişkin bir hüküm yok. Kanun yalnızca varlığın <strong>bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kuruma yatırılarak tevsik edilmesini</strong> istiyor. Tebliğ ise “hâlihazırda banka ve aracı kurumlarda bulunmayan” şartını ekleyerek Kanundaki yararlanma alanını daraltıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu sınırlama, uygulamada bankalar ve vergi idaresi tarafından esas alınacaktır. Ancak kanuni dayanağı tartışmalıdır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Bildirim Düzeltilebilir mi?</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kanun yalnızca bildirim süresi sona erdikten sonra düzeltme yapılamayacağını söylüyor. Tebliğ ise ayrıntılı bir sistem getiriyor:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Aynı ay içinde yapılan hata, azaltma veya artırma işlemlerinde ilk bildirim düzeltilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Sonraki aylarda azaltma yapılacaksa, iki aylık transfer süresi aşılmadan önceki bildirimin düzeltilmesi gerekir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Sonraki aylarda artırma yapılacaksa eski bildirim düzeltilmez; ilave tutar için yeni bildirim verilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Varlık bankaya aktarıldıktan veya yatırıldıktan sonra daha önceki bildirimin düzeltilmesi ve verginin iadesi mümkün değildir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• 31 Temmuz 2027’den sonra hiçbir düzeltme yapılamaz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu nedenle bildirim yapılmadan önce varlık türü, miktarı, kur ve değerleme rakamları en az iki defa kontrol edilmelidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Şirket Ortağı veya Temsilci Adına Görünen Varlıklar</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Tebliğ, şirketin kanuni temsilcisi, ortağı veya vekili adına görünen ancak gerçekte şirkete ait olan varlıkların şirket adına bildirilebilmesine imkân tanıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak varlığın <strong>4 Haziran 2026 tarihinden önce düzenlenmiş bir vekâlet veya temsil sözleşmesine dayanılarak</strong> bu kişiler tarafından değerlendirilmiş olması aranıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu tarih ve belge şartı Kanunda bulunmuyor. Kanun gerçek veya tüzel kişilerin kendilerine ait yurt dışı varlıkları bildirebileceğini düzenlemekle yetinmiş durumda. Tebliğ ise şirket ile varlık adına görünen kişi arasındaki ilişkinin belirli bir tarihten önce yazılı belgeye bağlanmasını istiyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Vergi güvenliğini sağlama ve sonradan belge düzenlenmesini önleme amacı anlaşılabilir olmakla birlikte, bu şart da Kanunda öngörülmeyen ve yararlanma hakkını sınırlandıran bir düzenlemedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Örneğin şirket ortağı tarafından şirket hesabına kullanılmak üzere tutulan bir varlığın şirkete ait olduğu banka hareketleri, şirket kararları ve muhasebe belgeleriyle açıkça kanıtlanabiliyor olsa bile 4 Haziran 2026’dan önce düzenlenmiş vekâlet veya temsil sözleşmesi yoksa Tebliğ’e göre sorun yaşanabilecektir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Vergi İncelemesi Koruması Ne Kadar Geniş?</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Varlık barışının en önemli avantajı, bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmamasıdır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak bu koruma sınırsız değildir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Diğer bir nedenle başlayan vergi incelemesinde bulunan matrah farkının bildirilen varlıktan kaynaklandığı kanıtlanırsa:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Bildirilen varlık matrah farkına eşit veya büyükse tarhiyat yapılmaz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Matrah farkı bildirilen varlıktan büyükse yalnızca aşan kısım üzerinden tarhiyat yapılır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Matrah farkı bildirilen varlıkla ilgili değilse hiçbir mahsup yapılmaz ve farkın tamamı vergilendirilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Tebliğ, bu korumanın gelir veya kurumlar vergisi yanında katma değer vergisi tarhiyatı bakımından da uygulanacağını açıklıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Örneğin, şirketin kayıtlarda yer almayan 10 milyon lirası bildirilmiş ve daha sonra yapılan incelemede, kayıt dışı satışlardan kaynaklanan 10 milyon liralık matrah farkı bulunmuşsa, yalnızca tutarların eşit olması yeterli değildir. Matrah farkının gerçekten bildirilen varlığın oluşumuyla bağlantılı olduğunun ortaya konulması gerekir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu nedenle bildirim yapanların, kanun bankaya ibraz edilmesini zorunlu tutmasa bile varlığın kaynağına, geçmişine ve şirketle ilişkisine ilişkin belgeleri saklaması önemlidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ayrıca vergi incelemesine başlanıldıktan veya takdir komisyonuna sevk edildikten sonra yapılan bildirim, o incelemede bulunacak matrah farkını korumaz. Buna karşılık konu vergi idaresinin bilgisine girmiş olsa bile henüz incelemeye başlanmamış veya takdire sevk yapılmamışsa bildirimden yararlanılabileceği Tebliğ’de kabul edilmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Varlık barışı;</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• MASAK incelemelerini,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Suç gelirlerinin aklanmasına ilişkin işlemleri,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Gümrük, kambiyo ve sermaye piyasası mevzuatını,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Ceza soruşturmalarını,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Varlığın mülkiyetine ilişkin özel hukuk uyuşmazlıklarını,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>ortadan kaldırmaz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Taahhüt Bozulursa Ne Olur?</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İndirimli oran için verilen taahhüde uyulmaması hâlinde:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Başlangıçta ödenmesi gereken vergiyle ödenen vergi arasındaki fark aranır,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Vergi farkına gecikme faizi uygulanır,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Vergi ziyaı cezası kesilmez,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Varlık barışının inceleme ve tarhiyat koruması kaybedilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Dolayısıyla taahhüt ihlalinin sonucu yalnızca yüzde 1-5 arasındaki vergi farkının ödenmesi değildir. Asıl önemli sonuç, bildirilen varlığa ilişkin inceleme güvencesinin sona ermesidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Vadeli hesabın vadesinden önce bozulması, yatırım fonu paylarının satılması, taahhüt edilen kıymetin başka bir yatırım aracına dönüştürülmesi veya hesaptan kısmi çekim yapılması ihlal riski doğurabilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu nedenle yüzde sıfır oranından yararlanmak amacıyla beş yıllık taahhüt verilmeden önce likidite ihtiyacı gerçekçi biçimde değerlendirilmelidir. Yüzde 3 vergi ödeyerek iki yıllık taahhüt vermek, beş yıl boyunca kullanılması gerekebilecek bir varlık için daha güvenli olabilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Bildirim Sonrası Vergisel Sonuçlar</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bildirilen varlıklar işletmeye alınırken gelir veya kurum kazancı oluşmaz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bununla birlikte:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Varlık barışı kapsamında ödenen vergi gider yazılamaz,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Başka vergilerden mahsup edilemez,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Bildirilen varlığın sonradan satışından doğan zarar indirilemez,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Varlığın elde tutulması veya satışından doğan gelir ve kazançlar genel hükümlere göre vergilendirilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Dolayısıyla varlığın kayda alınması vergisiz olsa da bildirim tarihinden sonra elde edilen faiz, kur farkı, temettü veya satış kazançları kendiliğinden vergiden istisna değildir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İşletmeye kaydedilen varlığın maliyet veya kayıt değeri, Tebliğ’de belirtilen bildirim tarihindeki Türk lirası karşılığıdır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Bildirimden Önce Son Kontrol Listesi</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bildirim yapılmadan önce şu soruların tamamına cevap verilmelidir:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Varlık gerçekten kanunda sayılan türlerden biri mi?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Yurt içinde mi, yurt dışında mı?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Varlığın gerçek sahibi kim?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Bildirim şirket adına yapılacaksa mülkiyet ve temsil belgeleri hazır mı?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Varlığın bildirim tarihindeki Türk lirası değeri doğru hesaplandı mı?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Taahhüt verilecekse vade ve yatırım aracı kesin olarak belirlendi mi?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• EK-2 taahhütnamesi bildirimle aynı anda verilecek mi?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Yurt dışındaki varlık iki ay içinde Türkiye’ye transfer edilebilir mi?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• İndirimli vergi oranı tercih edilecekse, bildirilen varlık Tebliğ’de öngörülen on günlük süre içinde taahhüt edilen vadeli hesap veya yatırım aracına aktarılabilecek mi?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Defter kaydı bildirim tarihi itibarıyla yapılacak mı?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Özel fon hesabı doğru şekilde açıldı mı?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Fon ve varlık iki yıl işletmede tutulabilecek mi?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Banka dekontları, gümrük belgeleri, bildirim formu ve taahhütname saklanacak mı?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Devam eden bir vergi incelemesi veya takdire sevk işlemi var mı?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Kaynak ülkede ayrıca vergi veya bildirim yükümlülüğü doğuyor mu?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Varlık Barışında En Büyük Hata Acele Bildirim Yapmak Olabilir</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Yeni varlık barışı önemli bir imkân sunuyor. Ancak düzenlemenin sağladığı güvence, yalnızca bildirim yapılmasına değil, kanun ve Tebliğ’deki bütün şartların birlikte yerine getirilmesine bağlı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Özellikle indirimli vergi oranı seçilecek dosyalarda bildirim, transfer, on günlük dönüşüm süresi ve taahhüt süresi tek bir takvim üzerinden yönetilmeli. Defter tutan mükelleflerde muhasebe kaydı ve özel fon hesabı bildirimden sonraya bırakılmamalı. Mükellef olmayanların bankada bulunan yurt içi varlıkları ile şirket ortağı veya temsilci adına görünen varlıklarda ise Tebliğ’in Kanunu daraltan hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu düzenlemeden yararlanacaklar açısından en doğru yol, önce varlığın hukuki ve vergisel durumunu ortaya koymak, ardından bankayla süreci netleştirmek ve ancak bütün belgeler ile transfer planı hazırlandıktan sonra bildirimde bulunmaktır. Çünkü iki aylık transfer süresinin, on günlük dönüşüm süresinin veya taahhüt koşullarının kaçırılması hâlinde varlık barışının sağladığı asıl güvence geri getirilemeyebilir.</span></p>

<div style="text-align:justify"><strong>Erol ÇEMBER<br />
Yeminli Mali Müşavir</strong></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/varlik-barisindan-yararlanacaklar-icin-adim-adim-uygulama-rehberi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/uygulama-rehberi.jpg" type="image/jpeg" length="48867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vergi tarifesi iş başında: Zamlar da vergiye...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/vergi-tarifesi-is-basinda-zamlar-da-vergiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/vergi-tarifesi-is-basinda-zamlar-da-vergiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi tarifesi nedeniyle yapılan gizli vergi zamlarını, çalışanın tarife zulmü nedeniyle eriyen maaşlarını yıllardır gündeme getiriyorum.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Ücretlerin vergilendirilmesinde vergi dilimleri büyük öneme sahiptir. Çünkü Gelir Vergisi dilimleri düşük belirlendiğinde çalışanın cebinden çalan bir gizli vergi zammına, hırsıza dönüşür.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Tarife zulmü yoluyla gizli vergi zammı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Tarife dilimleri belirlenirken mevzuat çalışanın aleyhine olacak şekilde kurgulanmıştır. ÖTV artışlarında virgülden sonra dört haneyi dikkate alarak zamlar belirlenirken, tarife dilimi artışlarında yeniden değerleme oranı nedeniyle artışlarda %5’i aşmayan kesirler dikkate alınmamıştır. Böylece, tarife dilimi nedeniyle oluşan gizli vergi zammı yıllar içinde büyümüştür.</p>

<p style="text-align:justify">2000 yılında gelir vergisi tarifesinin ilk dilimi bir aylık brüt asgari ücretin 21 katı idi. 2026 yılına geldiğimizde 5.8 katına kadar düşmüştür. Azalma inanılmaz boyutta. Bunun anlamı şudur, vergi tarife dilimleri maaş artış oranını takip edememiş, bundan dolayı ücretli maaş artışlarının ciddi bir kısmını vergi olarak ödemek zorunda kalmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Gelir Vergisi tarife dilimleri hesaplanırken yeniden değerleme oranı kuruşu kuruşa uygulansaydı, %5’lik kesirler dikkate alınmaz denilmeseydi, ilk dilim bugün 190 bin lira değil 521 bin 210 lira olacaktı.</p>

<p style="text-align:justify">Nereden bakarsanız bakın, tarife dilimleri üzerinden bordroluya gizli vergi zammı yapılmış, lokması dilim dilim elinden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Tarife dilimi çalışanın maaş zamlarını da kemiriyor</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye uzun zamandır yüksek enflasyon ortamında yaşıyor. Bu nedenle ocak ayında alınan maaşların alım gücü takip eden aylarda hızla düşüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">TÜİK verilerine göre bile ilk altı aylık TÜFE 17.76 oldu. Ücretli çalışanın maaşı en az %17.76 oranında eridi. En az diyorum çünkü gıda, kira ve ulaşımda fiyat artışları bu oranın çok üzerinde ve dar gelirlinin geliri çoğunlukla bu üç kaleme bile zor yetiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Memur olarak çalışanlara enflasyon nedeniyle temmuzda yapılacak zam %13.52 olarak uygulandı. Aylık vergi matrahı 100 bin lira olan bir memur yıla %15 vergi dilimi ile vergilenerek başlamıştı. İkinci ayda %20’lik dilime girdi. Mayıs ayından itibaren de %27’lik dilime dahil oldu. Dolayısıyla 100 bin liralık brüt maaşı %13.52 oranında artıp 113 bin 520 liraya ulaştığında 13 bin 520 liralık maaş artışı üzerinden %27 oranında vergiye tabi olacak. Oysa tarife dilimleri yanlış mevzuat kurgusu ile eksik belirlenmeseydi bu kişi en çok %20’lik dilimde kalacak ve temmuz ayındaki zamlı maaşı dahil elde ettiği gelir çok daha düşük vergi oranları ile vergilenecekti. Maaşı gizli vergi olarak Hazine’ye akmak yerine cebinde kalacaktı. Dolayısıyla, vergi tarife dilimi yılın ikinci yarısında meydana gelen zamların %20 yerine %27 oranında vergilendirilmesine yol açmak suretiyle çalışanın gelirini aşındırmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">İş sözleşmelerinde özel bir hüküm yoksa işverenlerin yılın ikinci yarısında çalışanlarına zam yapma yükümlülükleri yok. Ama olur da yaparlarsa, çalışanın brüt maaşına altı aylık TÜFE artış oranı olan %17.76 oranındaki zammın çalışanın cebine aynı oranda yansıması mevcut tarife dilimleri nedeniyle pek mümkün olmayacak.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuçta, vergi tarife dilimleri yoluyla çalışanın maaşından dilim dilim alınan gizli vergiler her maaş artışında tekrarlayan bir şekilde çalışanı mağdur ediyor.</p>

<h2 style="text-align:justify"><span>Neden son verilmiyor?</span></h2>

<p style="text-align:justify">Son dönemde yasal düzenlemeler sürekli torba yasalarla gerçekleştiriliyor. Birbirleriyle ilgili ilgisiz pek çok konu torba yasaya sıkıştırılıyor. Örneğin 2022 yılında ek gösterge ile ilgili düzenleme içeren torba yasaya Varlık Barışı eklenmişti. Geçenlerde bir torba yasaya rezidanslar için KDV kıyağı eklenmişti; uyardık, torbadan çıkarıldı. Ama taksi plakaları için getirilen kıyak torba yasada kaldı.</p>

<p style="text-align:justify">Vergi tarife dilimlerindeki haksızlığı, mağduriyeti yıllardır dile getiriyoruz. Dilimizde tüy bitti. Ama maalesef yasa yapıcılar bu haksızlığı giderecek düzenlemeyi bir türlü yapmadılar. Kolaylık olsun diye muhtemel değişiklik metnini bile yazıp sitemde yayımladım. Çıt yok.</p>

<p style="text-align:justify">Toplumun geniş bir kesimini ilgilendiren bu sorunun bir türlü düzeltilmemesi neye bağlanabilir? Ben vergi ile oy davranışı arasındaki rasyonel ilişkinin kurulamamış olmasına bağlıyorum.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye’de vergi ile oy davranışı arasında rasyonel ilişkinin kurulamamış olması, toplumun büyük kesiminin ihtiyaç ve taleplerinin mecliste karşılık bulmamasına yol açıyor. Demokrasimizin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden birisi de bu olsa gerek. Vatandaşın verdiği oyun da verginin de hesabını sormaması, soramaması demokratik gelişme adına aşılması gereken önemli bir eşik olarak önümüzde duruyor. Torba yasaya bir anda vekil maaş düzenlemesi giriyor, varlık barışı giriyor, ama bordro mahkûmu milyonlarca vatandaş için çok önemli olan tarife dilim artışı düzenlemesi girmiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>sozcu.com.tr | Ozan BİNGÖL</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/vergi-tarifesi-is-basinda-zamlar-da-vergiye</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/vergi-tarifesi.webp" type="image/jpeg" length="67251"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bitcoin'de satış dalgası]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/bitcoinde-satis-dalgasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/bitcoinde-satis-dalgasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitcoin, ABD ile İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizlikle büyümesi sonucu haftaya yüzde 1,8 kayıpla başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bitcoin</strong>, <strong>ABD</strong> ile <strong>İran</strong> arasındaki gerilimin yeniden tırmanmasıyla haftaya düşüşle başladı. Jeopolitik risklerin artması, yatırımcıların kripto paralar gibi yüksek riskli ve düzenli getiri sağlamayan varlıklardan uzaklaşmasına neden oldu.</p>

<p>Dünyanın en büyük kripto parası, TSİ 09.15 itibarıyla yüzde 1,8 değer kaybederek 62 bin 743 dolara geriledi. Hafta sonundan bu yana süren satış baskısı, kripto para piyasasının genelinde de etkili oldu.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik piyasaları baskıladı</strong></p>

<p>ABD ile İran'ın hafta sonunda karşılıklı saldırılar düzenlemesi ve Hürmüz Boğazı'nın durumuna ilişkin farklı açıklamalar yapması risk iştahını zayıflattı.</p>

<p>ABD, stratejik su yolunun açık olduğunu savunurken İran, geçişlerin büyük ölçüde durduğunu bildirdi. Taraflardan gelen çelişkili mesajlar, küresel piyasalardaki belirsizliği artırdı.</p>

<p><strong>Petrol fiyatlarındaki yükseliş faiz endişesini artırdı</strong></p>

<p>Gerilimin ardından petrol fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, enerji kaynaklı enflasyonun yeniden güçlenebileceği beklentisini gündeme taşıdı.</p>

<p>Enflasyon baskısının artması halinde ABD ve diğer büyük ekonomilerde faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği değerlendiriliyor. Yüksek faiz ortamı ise faiz getirisi sunmayan ve spekülatif kabul edilen kripto varlıkların cazibesini azaltıyor.</p>

<p><strong>Bitcoin rekor seviyenin yüzde 50 altında</strong></p>

<p>Kripto para piyasasına yönelik olumsuz hava nedeniyle Bitcoin, ekim ayında ulaştığı tarihi zirvenin yaklaşık yüzde 50 altında işlem görmeye devam etti.</p>

<p>Yatırımcıların son dönemde yapay zekâ şirketlerinin hisselerine yönelmesi de dijital varlıklara yönelik talebi sınırlayan unsurlar arasında yer aldı.</p>

<p>SoSoValue verilerine göre Bitcoin borsa yatırım fonlarında üst üste sekiz haftadır sermaye çıkışı yaşandı. Söz konusu tablo, kurumsal yatırımcıların kripto piyasasına yönelik ilgisinin zayıfladığını gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Altcoinlerde satış baskısı</strong></p>

<p>Bitcoin'deki düşüşe altcoinler de eşlik etti. <strong>Ether</strong> yüzde 1,1 gerileyerek 1.783,46 dolara inerken <strong>XRP</strong> yüzde 1,7 değer kaybetti.</p>

<p><strong>Solana</strong>, <strong>Cardano</strong> ve <strong>BNB</strong>'deki düşüşler yüzde 0,2 ile yüzde 3 arasında değişti. Meme coinler arasında <strong>Dogecoin</strong> yüzde 1,2, <strong>TRUMP</strong> tokenı ise yüzde 2,2 geriledi.</p>

<p><strong>Damla Kaya-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/bitcoinde-satis-dalgasi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/11/bitcoin.jpg" type="image/jpeg" length="97198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güzellik ekonomisinde dijital oyuncu dönemi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/guzellik-ekonomisinde-dijital-oyuncu-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/guzellik-ekonomisinde-dijital-oyuncu-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de hızla büyüyen güzellik ve bakım sektörünün dijitalleşme ihtiyacına odaklanan Salonora, online randevu ve salon yönetimini tek platformda buluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de güzellik ve ki­şisel bakım pazarı son yıllarda tüketici davra­nışlarındaki değişim, erkek ba­kımına yönelik talebin artması ve dijitalleşmenin etkisiyle hızlı büyüyor. Türkiye genelinde hiz­met veren güzellik salonları, es­naf odaları ve sektör temsilcile­rinin verilerine göre, iç piyasada yaklaşık 1-1,5 milyar dolar ara­sında bir ekonomik hacme sa­hip. Medikal estetik klinikleri ve poliklinikler de sürece dâhil edildiğinde, bu hizmet alanının yarattığı toplam ciro 4 milyar doları buluyor.</p>

<p>Türkiye genelin­de aktif olarak “güzellik salonu” adı altında kayıtlı 100 binden fazla esnaf işletmesi bulunuyor. Bu sayı her yıl ortalama %15 ila %20 oranında artış gösteriyor. Lazer epilasyon, bölgesel zayıf­lama veya enjeksiyonel işlem­ler yapan daha büyük ölçekli gü­zellik merkezi ve poliklinik for­matındaki kurum sayısı ise 10 bin civarında. Sektöre ilişkin araştırmalar, dijital kanalların ve kişiselleştirilmiş hizmetlerin sektörün yeni büyüme dinami­ği haline geldiğini ortaya koyu­yor.</p>

<p>Buna karşın binlerce kuaför ve güzellik salonunda randevu yönetimi, müşteri takibi ve ope­rasyon süreçleri hâlâ telefon, mesajlaşma uygulamaları veya manuel yöntemlerle yürütülü­yor. Uzmanlara göre, sektörün büyümesiyle birlikte hizmet ta­rafındaki dijitalleşme ihtiyacı da her geçen gün artıyor. Tam da bu dönüşüm alanına odaklanan girişimlerden biri olan Salono­ra, güzellik ve bakım salonlarını tek bir dijital platformda buluş­turmayı hedefliyor.</p>

<p>Girişimin kurucusu Mehmet Tekçe, geliş­tirdikleri platformun yalnızca online randevu sistemi olmadı­ğını, işletmelerin müşteri yöne­timinden kampanya planlama­sına, ekip organizasyonundan gelir takibine kadar tüm süreç­lerini dijital ortamda yönetebi­lecekleri bütünleşik bir altyapı sunduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>Kişisel ihtiyaç girişime dönüştü</strong></h3>

<p>Dokuz Eylül Üniversitesi İkti­sat Bölümü mezunu olan Meh­met Tekçe, kariyerine finans ala­nında başladı. Tekçe, Covid-19 döneminde kripto para ekosiste­mine yönelirken, edindiği yazı­lım ve veri yönetimi tecrübesini farklı sektörlerde değerlendirme fikriyle Salonora’yı kurdu. Salo­nora’nın ortaya çıkış hikâyesi­nin tamamen kişisel bir ihtiyaç­tan doğduğunu anlatan Mehmet Tekçe, sık şehir değiştirmesi ne­deniyle erkek kuaförlerinden ko­lay randevu alamadığını, eşi için de güvenilir güzellik merkezle­ri bulmakta zorlandığını söyle­di.</p>

<p>Bu deneyimin kendisini sek­törün temel sorunlarını araş­tırmaya yönelttiğini belirten Tekçe, “Gittiğiniz şehirde han­gi salon kaliteli, hangi hizmeti veriyor, fiyatı nedir, uygun ran­devusu var mı bilmiyorsunuz. İşletmeler tarafında ise hâlâ te­lefonla randevu, defter takibi ve manuel operasyon yönetimi yaygın. Biz her iki tarafın soru­nunu aynı platformda çözmek istedik” dedi. Tekçe, platformun yalnızca bir randevu uygulama­sı değil, sektörün dijital altyapı­sını oluşturan bir ekosistem ola­rak tasarlandığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Randevunun ötesinde operasyon yönetimi</strong></h3>

<p>Salonora, kullanıcıların ha­rita üzerinden salonları görün­tülemesine, hizmetleri ve fiyat­ları karşılaştırmasına, uygun saatleri görerek online rande­vu oluşturmasına imkân tanı­yor. Tekçe, “Kullanıcılar salon­ların konumu, ulaşım olanak­ları, otopark bilgisi, hizmet süresi ve müşteri değerlendir­meleri gibi detaylara da erişe­biliyor.</p>

<p>Platformda işletmelere sunduğumuz çözümler ise ran­devu yönetiminin ötesine geçi­yor. Salonlar ekiplerini, hizmet içeriklerini, fiyatlarını ve çalış­ma takvimlerini sistem üzerin­den yönetebiliyor. Boş kalan sa­atler için kampanya oluştura­biliyor, müşteri istatistiklerini takip edebiliyor ve kendilerine özel dijital vitrin oluşturabili­yor. Böylece hem operasyonel verimlilik artıyor hem de yeni müşteri kazanımı destekleni­yor” diye konuştu.</p>

<p>Tekçe, platformun gelir mo­delini oluştururken sektörde sık kullanılan komisyon sistemini tercih etmediklerini belirterek, şunları söyledi: “Salonora’da iş­letmelerden hizmet başına ko­misyon almıyoruz. Gelirimi­zi yalnızca abonelik modeliyle oluşturuyoruz. Böylece hem sa­lonların maliyetini artırmıyor hem de müşterilerin daha rahat hizmet alabileceği sürdürülebi­lir bir ekosistem kuruyoruz.”</p>

<h3><strong>Gaziantep’te dijital dönüşüm protokolü</strong></h3>

<p>Salonora’nın büyüme stra­tejisinde meslek odalarıyla ya­pılan iş birlikleri önemli yer tutuyor. Bu kapsamda Gazi­antep Kadın Kuaförleri, Ma­nikürcüler ve Güzellik Salon­ları Odası ile dijital dönüşüm protokolü imzalandıkları­nı kaydeden Tekçe, “Anlaşma kapsamında odaya kayıtlı iş­letmeler indirimli koşullarla Salonora sistemine dâhil ola­cak. Salonlar hem online ran­devu platformunda müşteri­leriyle buluşabilecek hem de tüm operasyon süreçlerini tek panel üzerinden yönetebile­cek. Benzer iş birliklerini Tür­kiye’nin farklı illerindeki oda ve meslek kuruluşlarıyla yay­gınlaştırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Hedef üç yılda 5 bin salon</strong></h3>

<p>Pilot uygulamalarını Sivas’ta tamamlayan Salonora, test sürecinin ardından İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Kayseri ve Gaziantep başta olmak üzere büyükşehirlerde yaygınlaşmayı planlıyor. Tekçe, Avrupa pazarı için de iş birlikleri yürüttüklerini aktararak, “Şu anda 5 kişilik bir ekibimiz var. Henüz yatırım almamış olsak da büyüme sürecini hızlandırmak amacıyla yatırımcı görüşmelerimiz devam ediyor. Hedefimiz üç yıl içinde 5 bin salona ulaşmak ve Türkiye’nin bu alandaki dijital dönüşüm platformu olmak. Sonrasında ise Avrupa pazarına açılarak teknoloji ihracatı yapan bir girişime dönüşmek istiyoruz” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yapay zekâ ile kişiselleştirilmiş deneyim</strong></h3>

<p>Tekçe, büyümelerini yapay zekâ yatırımlarıyla da desteklediklerini anlatarak, şu bilgileri paylaştı: “Cumhuriyet Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Emre Delibaş danışmanlığında geliştirdiğimiz ‘Salonora AI: Yapay Zekâ Destekli Güzellik Randevu ve Deneyim Yönetim Platformu’ projemizle, TÜBİTAK 1507 KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandık. Proje kapsamında yapay zekâ destekli öneri sistemleri, müşteri davranış analizleri, talep tahminleme ve salonların operasyonel verimliliğini artıracak karar destek mekanizmaları geliştirmeyi planlıyoruz.”</p>

<p><strong>Sevilay Çoban-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/guzellik-ekonomisinde-dijital-oyuncu-donemi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/guzellikekonomisi.jpg" type="image/jpeg" length="93229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küresel finansın kalbi artık Asya’da atacak]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kuresel-finansin-kalbi-artik-asyada-atacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kuresel-finansin-kalbi-artik-asyada-atacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Onlarca yıldır Londra ve New York merkezli yü­rüyen küresel finans, Asya’nın kurduğu yeni fiziki otobanla yön değiştiriyor. Fi­nansın kalbinin artık Doğu’da atacağı yeni dönem fiilen başlı­yor. Köklü değişime uyum için son yıllarda tüm dünya mer­kez bankaları altın stoklarken, Türkiye altın rezervinde on ikinci ülke konumunda.</p>

<p>Küresel finans dünyasın­da tek kutuplu düzenin sonu­nu hazırlayan en büyük yapısal kırılma, Asya’da atılan sessiz adımlarla hayata geçti. Hong Kong, Şanghay Altın Borsası (SGE) ile doğrudan entegre ça­lışan yeni fiziksel altın takas ve mutabakat sistemini resmen devreye aldı. Sistemin 7 Tem­muz’da resmen devreye alın­ması ile küresel finansal mi­marinin emtia tabanlı yeni bir düzene evrilmesi sürecinde önemli bir mesafe kat edilmiş oldu. Bu hamle, küresel ticare­tin merkezini kâğıt üzerindeki türev sözleşmelerden arındı­rarak tamamen kasaya giren somut, fiziki altına kaydı­ran sessiz bir devrimin fi­tilini ateşledi.</p>

<h3><strong>Altın ve Yuan silahı birleşti</strong></h3>

<p>Hong Kong Para Otoritesi (HKMA) sistemi tek başı­na devreye almadı, Çin Merkez Banka­sı, kıyı ötesi (offshore) Yuan likidite tesisini iki katın­dan fazla artırarak 500 milyar Yuan’a çıkararak bu altyapıyı destekledi. “Delivery Connect” adı verilen bu yeni mekanizma sayesinde, küresel yatırımcı­lar Batı’nın SWIFT sistemi­ne ve yaptırım mekanizmala­rına hiç takılmadan doğrudan Çin’in devasa fiziki altın likidi­tesine bağlanabilecek. Böylece küresel enerji devlerine “Pet­rol ve gaz ticaretini Yuan ile ya­pın, kazandığınız Yuan’ı anın­da Hong Kong’da fiziki altına dönüştürün” şeklinde net bir mesajla alternatif sunuldu.</p>

<p>Geleceğin dünyasında güç; bilgisayar ekranındaki diji­tal tahvil verileri veya matba­ada basılan banknotlara sa­hip olanların değil; fiziki al­tın, petrol, gaz, lityuma sahip olanların ve bu emtiaları ken­di kurduğu borsalarda fiyat­landırabilenlerin eline geçiyor. Küresel finans sistemi, yepye­ni bir “Dijital Altın Standardı” dönemine doğru hızla ilerliyor.</p>

<h3><strong>Merkez bankaları Batı’daki kasaları boşaltıyor</strong></h3>

<p>Bu operasyonel devrimin arkasında, merkez bankaları­nın Batı sistemine olan güve­ninin tamamen tükenmesinin önemli rolü bulunuyor. Rus­ya’nın rezervlerinin dondu­rulmasının ardından, zaten 20 aydır kesintisiz alıcı olan Çin ile Polonya başta olmak üzere tüm Doğu bloku ülkeleri ABD tahvillerini satarak fiziksel al­tın depolamaya başladı.</p>

<p>Tür­kiye Cumhuriyet Merkez Ban­kası (TCMB) da bu jeopolitik riski önceden görerek New York Fed ve Londra kasaların­daki tüm özmal altınlarını An­kara ve Borsa İstanbul (BIST) bünyesine çekerek “eve dönüş” operasyonunu 2018-2019 dö­neminde tamamlamıştı. Hong Kong ise 2030 yılına kadar fi­ziki kasa kapasitesini 2.000 to­nun üzerine çıkararak bu küre­sel göçün Asya’daki en güvenli limanı olmayı hedefliyor.</p>

<h3><strong>Küresel aktörler için ne anlama geliyor?</strong></h3>

<p>● ABD ekonomisi için karşılıksız para basma lüksünün sonu: ABD, onlarca yıldır devasa bütçe açıklarını sadece “kâğıt dolar” basıp dünyaya satarak finanse ediyordu. Dünyanın dolardan kaçması, bu borcun artık dünyaya ihraç edilemeyeceği anlamına geliyor. Dünyada dolaşan trilyonlarca doların ABD’ye geri dönmesi, Amerikan ekonomisinde kalıcı bir enflasyon sarmalını tetikleme riski barındırıyor.</p>

<p>● Dolar: Uzmanlar, küresel finanstaki kökten değişimin, doları bir gecede yok etmeyeceğini ancak doların artık küresel ticaretin “alternatifsiz güvenli limanı” olmayacağını belirtiyor. Doların, küresel hakimiyetten. Batı blokunun kendi içinde kullandığı bölgesel bir paraya doğru gerilemesi bekleniyor.</p>

<p>● Çin finansal oyun kurucu: Yıllarca “dünyanın fabrikası” olarak anılan Çin, kurduğu bu yeni altyapıyla artık küresel finansın kurallarını yazan süper güç konumuna yükseliyor. Bu sistem Çin’e, olası bir jeopolitik kriz durumunda Batı ambargolarından tamamen bağımsız bir finansal bağışıklık zırhı kazandırıyor.</p>

<p>● Yuan’a altın destekli evrensel güven: Uluslararası yatırımcılar, Çin’in kapalı rejiminden dolayı Yuan’a tam güvenmiyordu. Çin, Yuan likiditesini Hong Kong’daki fiziki altına dönüştürülebilir kılarak bu güven sorununu kökten çözdü. Ticaret parası haline gelen Yuan, gücünü karşılıksız matbaa baskısından değil, doğrudan altın teminatından alıyor.</p>

<h3><strong>En çok altın rezervi ABD’de</strong></h3>

<p>Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) Temmuz 2026 raporu ve yılın ilk yarısına ait resmi merkez bankası verilerine göre, dünyada en çok altın rezervine sahip ülkeler ve küresel altın piyasasındaki en son hareketler netleşti. Altına endeksli yeni sistemi esas olarak Çin dizayn ederken, altın rezervinde ise 8.133,5 tonla ABD başı çekiyor. ABD, kendi rezervlerinin yüzde 69’unu altında tutuyor. Altın rezervinde bu ülkeyi 3.350,5 tonla Almanya, 2.451,8 tonla İtalya, 2.436,9 tonla Fransa, 2.313,4 tonla Çin izliyor. Daha sonra 2.305,4 tonla Rusya, 1.040 tonla İsviçre, 881,3 tonla Hindistan, yaklaşık 846 tonla Japonya geliyor ve onuncu sırada 614 tonla Polonya yer alıyor. Türkiye ise 535 tonla 12’nci sırada.</p>

<p>Dünya Altın Konseyi’nin 2026 anketi, merkez bankası yöneticilerinin yüzde 89’unun küresel altın rezervlerinin artacağını öngördüğünü ve yüzde 45’inin (tarihi rekor) önümüzdeki 12 ay içinde kendi kurumlarının altın rezervlerini artırmayı planladığını gösteriyor. Başta kriz dönemi performansı olmak üzere jeopolitik risklerden korunma amacıyla yapılan bu alımlarda gelişmekte olan ülkeler başı çekiyor.</p>

<h3><strong>İlk yarıda dikkat çekici rezerv hareketleri</strong></h3>

<p>NATO’nun doğu kanadındaki güvenlik ve jeopolitik endişeler sebebiyle Polonya, 2026’nın ilk 5 ayında 64 ton net alım yaparak toplam rezervini 614 tona çıkardı. Hedefleri kısa sürede 700 tona ulaşmak.</p>

<p>●Çin Merkez Bankası mayıs ayında 10 ton daha alarak 20 ay boyunca kesintisiz net alıcı olma serisini sürdürdü ve toplam rezerv payını yüzde 9’a çıkardı. (Gerçek gayri resmi rezervinin bunun çok üzerinde olduğu tahmin ediliyor).</p>

<p>●Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, brüt altın varlıklarının piyasa değerinde 129,4 milyar dolarla tarihi rekor seviyeleri görse de iç piyasadaki fiziki altın talebini dengelemek ve likiditeyi yönetmek adına 2026’nın ilk 5 ayında net 81 ton altın satışı gerçekleştirdi. Bu satışlara rağmen dünyada 12’nci.</p>

<p>●Özbekistan 33 ton ve Kazakistan 20 tonla yılın ilk yarısında küresel piyasadan en çok fiziki altın toplayan diğer Doğu ekonomileri oldu.</p>

<h3><strong>Altin fiyatında yüksek beklenti sürüyor</strong></h3>

<p>Kısa vadede ABD enflasyon endişeleri ve Fed’in şahin faiz duruşu ons altını 4.000- 4.100 dolar bandında baskılamaya devam etse de Asya seanslarındaki fiziki alım iştahı Batı borsalarının kâğıt üzerindeki baskısını kırıyor. Analistler, bu altyapısal dönüşüm sayesinde kâğıt manipülasyonlarından kurtulacak olan ons altının, orta vadede 5.000 dolar sınırını aşarak 6.000 dolarlık yeni bir adil değerleme ligine oturacağını öngörüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Naki Bakır-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kuresel-finansin-kalbi-artik-asyada-atacak</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/12/dunya.jpg" type="image/jpeg" length="19451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Servet transferi işte böyle yapılır!]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/servet-transferi-iste-boyle-yapilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/servet-transferi-iste-boyle-yapilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>23 Eylül 2021… Türkiye ekonomisindeki en büyük dönüşüm için adım atılan tarih… O yılın mart ayından sonraki tüm PPK toplantılarında “<strong>Faiz, enflasyonun altında belirlenmeyecektir</strong>” diyen Merkez Bankası bir anda görüş değiştirdi ve politika faizini düşürdü.</p>

<p>Artık Merkez Bankası mı görüş değiştirdi, yoksa Merkez Bankası görüşünü değiştirmek zorunda mı kaldı, orasını bilemeyiz; ama sonuç ortada ve faiz indirildi, üstelik bu indirimin devamı geldi.</p>

<p>Faiz indirilince kur fırladı, kur fırlayınca enflasyon tırmandı gitti. Aradan neredeyse beş yıl geçti ve Türkiye hâlâ enflasyon belasıyla uğraşıyor, bu gidişle daha epeyce uğraşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekonomi beş yıl önce öylesine büyük bir sarsıntı geçirdi ki Eylül 2021’de faiz indirimi öncesinde yüzde 20’in altında bulunan yıllık enfl asyona inebilmek Türkiye için hâlâ büyük bir hedef.</p>

<h2><strong>Enflasyon herkes için kötü değil!</strong></h2>

<p>2021’de faiz indirildi, kur fırladı ve enflasyon tırmanışa geçti. Gerçi kurdaki artış, aralık ayında ilan edilen ve Türkiye’ye çok büyük bir yük getiren KKM ile bir süreliğine duraksadı ama enfl asyonda ok yaydan çıkmıştı bir kere. Onu tutmak mümkün değildi.</p>

<p>Resmi hesaplamalar bile yüzde 100’e yaklaşan oranlar ortaya koydu. Derin bir yoksulluk başladı, üstelik hâlâ devam ediyor.</p>

<p>Ancak yüksek enflasyon herkes için kötü değildi ki…</p>

<p>Kimler için mi; örneğin ürettiği mal ve hizmetin fiyatına o enfl asyon ölçüsünde zam yapabilenler için… Zaten enflasyon da büyük ölçüde fiyatını istediği gibi artırabilenlerin etkisiyle bu düzeylere çıkıyordu.</p>

<p>Kimler için mi; düşen faizlerle çok düşük faizli bu krediye ulaşma olanağı olanlar için… Hele bu kesimler için bulunmaz bir dönem yaşanıyordu. Örneğin 2022’nin sonu, 2023’ün başı… Kredi faizleri yüzde 20’nin altına inmiş, enfl asyon ise yüzde 80’lerin üstünde seyrediyor. Bundan daha güzel bir dönem olabilir miydi?</p>

<p>Şu itirazı duyar gibiyim: “<strong>Kredi faizi yüzde 20’lerin altına inmiş, iyi güzel de bu faizi o tarihte oluşan ve geride kalan bir yıldaki durumu gösteren yüzde 80’ler düzeyindeki enfl asyonla kıyaslamak doğru olmaz. Gelecek bir yılın enflasyonuna bakmalı</strong>.”</p>

<p>Elbette ona da baktım. 2022 sonu, 2023 başı kredi faizleri yüzde 20’nin altında, öyle ki yüzde 15’in bile altına inilmiş, peki bu krediler kullanıldıktan bir yıl sonrasında enflasyon ne mi olmuş, yüzde 60’larda oluşmuş. Arada yine müthiş bir fark var.</p>

<h2><strong>Grafikler her şeyi ortaya koyuyor</strong></h2>

<p>Grafiklerde bu dönemlerde neler olduğu somut olarak ortada. Birinci grafik, biraz önce aktardım, itiraz konusu edilebilecek verileri gösteriyor. Kredi kullanılan tarihteki enfl asyon neydi, bu görülebilir. Vadeyi bir yıl olarak varsaydım, karşılaştırmayı böyle yaptım. Kredi kullanılan tarihteki faiz ile enfl asyon arasında müthiş bir fark var.</p>

<p>Ama hadi diyelim o enflasyonla kredi faizini karşılaştırmak pek doğru değil, kabul. Kredi faizini, bir yıl sonra gerçekleşen enfl asyonla karşılaştırınca durum pek değişmiyor ki. Yine iki oran arasında kredi kullananlar lehine çok büyük bir fark oluşuyor.</p>

<p>Yani kredi kullanan şanslı mı şanslı. Kredi faizi yüzde 20’lerde, hatta zaman zaman daha aşağıda, enflasyon ise yüzde 60’larda.</p>

<p>Dolayısıyla yüzde 20 ile 25 ile kredi kullan; üretim yap, bunu yüzde 60 zamlı sat, daha ne istenir!</p>

<h2><strong>Ya da üretim yapma!</strong></h2>

<p>Ya da; yüzde 20 ile 25 ile kredi kullan; bu parayı ne yeni yatırım yapmakta, ne üretimini artırmakta kullan, git yat-kat-kotra al!</p>

<p>Bu yapılmadı mı yani? O ucuz krediyi üretime, yatırıma dönüştürmeden amacı dışında kullanan olmadı mı?</p>

<p>Bu durum yalnızca ticari krediler için de geçerli değil. İşini bilenler ve ödeme gücü olanlar çok düşük faizli kredi kullanıp gayrimenkul de aldı, başka varlıklar da.</p>

<p>Enflasyon yüksekti, faiz düşüktü, kredi faizi adeta yerlerdeydi, tabii ki mevduat faizi de enfl asyonun çok çok altında kaldı. Nimet-külfet! Bir külfet oluşmalıydı ki onun nimetinden yararlananlar olsun. Nitekim oldu da… Türk parası cinsinden tasarruf etmeyi tercih edenler reel olarak büyük bir kayba uğradı.</p>

<h2><strong>El ovuşturmadan sızlanmaya…</strong></h2>

<p>Faizin üç dört katı enflasyon varken sessizce el ovuşturan büyük bir kesim şimdiki koşullardan büyük bir rahatsızlık duyuyor. Normaldir, kendi açılarından tabii ki haklılar.</p>

<p>İyi de normal bir ekonomide kredi faizi 20’lerde, hatta zaman zaman daha aşağıdayken enflasyonun 60, 70, 80 olması ve bunun yıllarca sürmesi beklenebilir mi?</p>

<p>Tabii ki beklenmiyordu, bakmayın şimdi sızlananlara, onlar da beklemiyordu ama şimdiki durum da pek hoşlarına gitmiyor.</p>

<p>Nedir o durum; grafiklerdeki sarı alanlar… Kredi faizinin enflasyonun üstünde olduğu dönemler. Yani bugünler… O fark hızla daralsın ve yeni mavi alanlar oluşsun isteniyor.</p>

<p>O günler biraz geride kaldı, en azından şimdilik. Ama gün gelir belli kesimlere yine kaynak aktarmak istenir ve grafiklerde mavi alanlar yeniden beliriverir. Örtülü biçimde istenen de bu zaten.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h265q95gc/storage/files/images/2026/07/12/aktasgraf-fxej.jpg?_gl=1*6w9mm9*_gcl_au*MTgwNzExMjEyNS4xNzgzNjkzODUy*_ga*ODgwMDc5NDYuMTc4MzY5Mzg1Mg..*_ga_5KTMPZNM29*czE3ODM5MjIyNzAkbzIkZzEkdDE3ODM5MjI2NjMkajU0JGwwJGgxMTk3MjQzMTU5" rel="nofollow" title="Servet transferi işte böyle yapılır! - Resim : 1"><img alt="Servet transferi işte böyle yapılır! - Resim : 1" height="265" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h265q95gc/storage/files/images/2026/07/12/aktasgraf-fxej.jpg" width="850" /></a></p>

<p><strong>Alaattin Aktaş-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/servet-transferi-iste-boyle-yapilir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/03/servet-vergisi.webp" type="image/jpeg" length="47702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın yatırımı yarıştan kopmadı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/altin-yatirimi-yaristan-kopmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/altin-yatirimi-yaristan-kopmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşın etkileri yatırım tercihlerinde de kendisini gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Altın fiyatları 28 Şubat'ta ABD, İsrail- İran savaşının başlamasından bu yana sert kayıp yaşamaya devam ediyor. Bu durum yurtiçi yerleşiklerin altın mevduatında kayıp yarattı ama altına talep ivme kaybetse de sürüyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 28 Şubat’tan bu yana parite etkisinden arındırılmış olarak kıymetli maden mevduatı 2.5 milyar dolar arttı, altın mevduatı büyüklüğü ise 91.7 milyar dolara indi bu 28 Şubat'a göre 18 milyar dolarlık düşüşe işaret ediyor. Yurtiçi yerleşiklerin bu dönemde asıl tercihi ise TL mevduat olmaya devam etti.</p>

<h2><strong>Onsta gerileme %21’i aştı</strong></h2>

<p>Savaş ve yarattığı belirsizlik altın fiyatlarına negatif etki yaptı. Merkez bankalarının sıkı para politikasını daha uzun süre sürdüreceğine yönelik beklentiler son yıllarda hızlı yükselişiyle dikkat çeken altının ons fiyatında sert düşüşe neden oldu. Savaş öncesi altının ons fiyatı 5 bin 300 dolar seviyesindeyken geçen cuma günü kapanışta 4 bin 119 dolara kadar geriledi. Bu gelişme yüzde 21’in üzerinde bir düşüşe işaret ederken bir türlü yukarı yönlü hareket de gerçekleştiremedi. Aynı dönemde gram altın fiyatları da 7 bin 433 liradan cuma kapanışta 6 bin 220 liraya kadar indi. Gram altın fiyatı da yüzde 17,5 seviyesinde geriledi.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw600h236q95gc/storage/files/images/2026/07/13/sebnemm-tb0o.jpg" rel="nofollow" title="Altın yatırımı yarıştan kopmadı: Talep düşen fiyata rağmen azalmıyor - Resim : 1"><img alt="Altın yatırımı yarıştan kopmadı: Talep düşen fiyata rağmen azalmıyor - Resim : 1" height="236" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw600h236q95gc/storage/files/images/2026/07/13/sebnemm-tb0o.jpg" width="600" /></a></p>

<h2><strong>Toplam altın mevduatı geriledi</strong></h2>

<p>Fiyatlardaki değişim yurtiçi yerleşiklerin hem altın talebini hem de altın mevduatındaki kazançlarını geriletti. TCMB haftalık para ve banka verilerine göre 27 Şubat ile biten haftada parite etkisinden arındırılmamış olarak yurtiçi yerleşiklerin kıymetli maden mevduatının büyüklüğü 109 milyar 652 milyon dolar seviyesindeydi. Yurtiçi yerleşik gerçek kişilerin kıymetli maden mevduatı 99 milyar 426 milyon dolarken, tüzel kişilerin kıymetli maden mevduatı da 10 milyar 226 milyon dolardı. Savaşla birlikte altın fiyatlarındaki düşüşün de etkisiyle 3 Temmuz ile biten haftada toplam kıymetli maden mevduatı parite etkisi dahil 17 milyar 949 milyon dolar azalarak 91 milyar 702 milyon dolara indi. Bu düşüşün 16 milyar 495,5 milyon doları gerçek kişilerin kıymetli maden mevduatında, 1 miyar 454,2 milyon doları ise tüzel kişilerin kıymetli maden mevduatında gerçekleşti.</p>

<p><strong>Parite etkisi hariç yükseliş var</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TCMB haftalık para ve banka verilerine göre parite etkisinden arındırılmış olarak yurtiçi yerleşiklerin kıymetli maden mevduatı aynı dönemde 2 milyar 490 milyon dolar arttı. Bu yükselişin parite etkisinden arındırılmış olarak 2 milyar 18 milyon doları gerçek kişilerin kıymetli maden mevduatında, 471.6 milyon doları da tüzel kişilerin kıymetli maden mevduatında yaşandı. Altın fiyatlarındaki düşüşü bu dönemde bazı haftalarda yurtiçi yerleşikler alım fırsatı olarak değerlendirdi en dikkat çeken yükseliş de parite etkisinden arındırılmış 2.4 milyar doları bulan yükselişle 27 Mart haftasında oldu.</p>

<h2><strong>TL mevduat payı %61’in üzerinde</strong></h2>

<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri 27 Şubat’tan sonra TCMB’nin sıkılaşması ve sıkı para politikasını daha uzun süre devam edeceği beklentilerinin artmasıyla TL mevduata ilgi daha da arttığını gösterdi. BDDK verilerine göre 3 Temmuz ile biten haftada bankacılık sektöründe TL mevduat 18.4 trilyon lira gerçekleşti, bir önceki haftaya göre düşüş yaşansa da toplam mevduat içinde TL mevduatın payı yüzde 61,71 olarak gerçekleşti. 27 Şubat haftasında bu pay yüzde 58,4 idi ve savaş döneminde en düşük seviyeyi de savaşın ilk haftasında 6 Mart ile biten haftada gördü. BDDK verilerine göre 6 Mart haftasında TL mevduatın payı yüzde 58,14'e kadar indi son bir yılın en düşük seviyesini gördü. Bu yüksek TL mevduat faizlerinin ve dövizde sert hareketlere izin verilmemesiyle yükseldi ve 3 Temmuz haftasında en düşük seviyeye göre TL mevduat payındaki artış 3.6 puana vardı.</p>

<h2><strong>TL mevduat faiz oranında değişiklik</strong></h2>

<p>Bankacılık sektöründü en kısa vadeli mevduat faiz oranı yüzde 40 üzerindeki seyrini sürdürse de haziran ayına göre 0.5 puanlık düşüşler de yaşanmaya başladı. TCMB temmuz ayı Para Politikası Kurulu toplantısı 23 Temmuz’da gerçekleşecek. Beklentiler politika faizinin yüzde 37 seviyesinde korunması yönünde olsa da fonlamanın gecelik borç verme faizi yüzde 40 seviyesinden normalleştirilmesi öngörülüyor. Bu 3 puanlık bir gevşemeye yol açacak ve bu durum bankacılık sektöründe de TL mevduat faiz oranlarında düşüşe neden olacak. Bankacılık sektörü toplantı öncesinde hafif hafif TL mevduat faiz oranlarını gevşetmeye başlamış görünüyor.</p>

<p><strong>Şebnem Turhan-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/altin-yatirimi-yaristan-kopmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/01/altin4.jpg" type="image/jpeg" length="55410"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turizmde son dakika satışları hareketlendi... Yüzde 50 indirime rağmen Antalya'da oteller dolmadı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/turizmde-son-dakika-satislari-hareketlendi-yuzde-50-indirime-ragmen-antalyada-oteller-dolmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/turizmde-son-dakika-satislari-hareketlendi-yuzde-50-indirime-ragmen-antalyada-oteller-dolmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı’ndaki savaş, yüksek maliyet artışları, döviz kurunun baskılanması gibi nedenlerden dolayı sezona iyi başlayamayan Türk turizm sektörü, Avrupa’da fiyat indirimine yönelince ‘Son Dakika’ satışlarında yükseliş başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle tüm dünyada seyahat harcamaları ve maliyetlerin artması Avrupa ülkeleri turizmini de olumsuz etkilerken, Türkiye ise sezona beklentilerin altında moralsiz başlamıştı.</p>

<h2><strong>Fiyat savaşları başladı</strong></h2>

<p>Tarafların barış görüşmelerine başlamasıyla turizm sektöründe de hareketlilik başladı. Avrupa ve Türkiye’de fiyat savaşlarında bazı tur operatörleri ve bazı otellerin yüzde 50’ye kadar indirime gitmesi ‘Son Dakika’ satışları artırırken, Türkiye’ye olan ilgi de artmaya başladı. Avrupa’nın önemli tur operatörlerinden TUİ gibi bazı firmaların indirime gitmesi ve havayollarının bilet desteği ile Avrupalı turistin rotasını yeniden Türkiye'ye çevirmesine katkı sağladı. Böylece Türkiye turizminde Temmuz ve Ağustos aylarına dair endişeli bekleyiş, yerini hareketli bir "Son Dakika" trafiğine bıraktı. Avrupa ülkelerinde ‘Türkiye çok pahalı’ algısı yaratılması, ve maliyetlerin artması nedeniyle sezon başında yavaşlayan Avrupa pazarı, dev tur operatörlerinin ve havayolu şirketlerinin agresif indirim kampanyalarıyla yeniden canlanmış oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>All Tour’dan cazip teklifler</strong></h2>

<p>Almanya’nın dünyanın önde gelen turizm şirketi All Tour Ceo’su Dennis Schrahe yaptığı açıklamada, savaş nedeniyle Avrupa’da turizmde yaşanan belirsizliğin yerini seyahat tutkusuna bıraktığını belirtti. Avrupa’da ‘Son Dakika’ taleplerinin arttığını vurgulayan Schrahe, şunları kaydetti. ‘Belirsizlik yerini seyahat artışlarına bıraktı. Haziran ayında bir önceki aya göre rezervasyonlarda önemli çift haneli artış yaşandı. Türkiye için son dakika rezervasyonlarında yüzde 50'den fazla artış yaşanıyor. Bu büyümenin en önemli itici gücü Türkiye olup, rezervasyonlar yüzde 50'den fazla arttı. Mısır, Yunanistan ve İspanya da ortalamanın üzerinde talep görüyor. Birçok tatilci, ekonomik ve siyasi belirsizlikler nedeniyle rezervasyon kararlarını erteledi. Yaz tatillerinin yaklaşmasıyla birlikte, birçok kişi şimdi bu açığı kapatıyor. Seyahat etme isteği güçlü kalmaya devam ediyor.</p>

<h2><strong>İndirime rağmen doluluk az</strong></h2>

<p>Aralarında Türkiye’nin önde gelen turizm firma temsilcilerinin yer aldığı Turizm Düşünce Platformu üyeleri de sektörün içinde bulunduğu krizi tartıştı. Fiyatlarda yüzde 50 indirime rağmen otellerin dolmadığını, Türkiye'de fiyat-hizmet dengesinin bittiğini belirten, turizmciler, özetle şunları kaydetti. "Savaş bitti, şu anda fiyat savaşı başladı. Oteller ile acenteler arasında ciddi bir mücadele yaşanıyor. Otelciler 'Maliyetlerim kurtarmıyor' derken, hâlâ yüzde 50’ye varan büyük indirimlere devam ediliyor. Fakat bu radikal indirimlere rağmen oteller şu anda yine de dolmuyor. Sektörde ciddi bir sıkıntı var."</p>

<h2><strong>İndirimleri geçici olarak karşılık buldu</strong></h2>

<p>Bodrum Doria Hotel Genel Müdürü Yiğit Girgin, jeopolitik gelişmelerden ekonomik göstergelere, ulaşım maliyetlerinden tüketici psikolojisine kadar birçok unsurun aynı anda turizm sektörünü etkilediğini belirtti. Sezona istenilen başlangıcı yapamadıklarını, özellikle ABD-İsrail ve İran geriliminin yarattığı belirsizliğin, bölgesel uçuşların iptal edilmesi ve bazı rezervasyonların beklemeye alınmasının önemli bir etki oluşturduğunu anlatan Girgin, şunları kaydetti. ‘’İşletmelerin hızla artan maliyetleri, döviz kurunun enfl asyonun gerisinde kalması ve yüksek uçak bileti fiyatları da eklenince talep beklediğimiz ivmeye ulaşamadı. Bu süreçte birçok tesis fiyat politikasını yeniden gözden geçirmek durumunda kaldı. Özellikle Avrupa pazarında yapılan fiyat düzenlemeleri belirli ölçüde karşılık buldu. Ancak bunun tam anlamıyla güçlü bir rezervasyon performansına dönüştüğünü söylemek zor.’’</p>

<h2><strong>Rezervasyonlar istenen düzeyde</strong></h2>

<p>Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu da, rezervasyonların yılın ikinci yarısından itibaren istenilen düzeye gelmeye başladığını söyledi. Saatçioğlu, şunları kaydetti. ‘’Yılın ikinci yarısı rezervasyonlar ve otel dolulukları istenen seviye ulaştı. Halen Antalya'da kümülatifte yüzde 9 geride olsak da sektör nispeten toparladı. Konaklama süreleri bir tık kısaldı. Ekonomi açısından beklenen bir durumdu. Tatilinden kimsenin vazgeçmek istememesi bunu gösteriyor."</p>

<h2><strong>■ İÇ PAZAR UMUT MU?</strong></h2>

<p>İç pazarın her zaman bölge için önemli bir denge unsuru olduğuna dikkat çeken Yiğit Girgin, sözlerini şöyle tamamladı. ‘’Özellikle okulların kapanmasıyla birlikte Bodrum'da yerli turist hareketliliği arttı. Şu anda yukarı yönlü bir ivme var. Ancak tatmin edici değil. Son dönemde Bodrum hakkında yapılan bazı haberleri de dikkatle takip ediyoruz. Elbette eleştiri olacaktır ve olması da gerekir. İç pazar sezonun ikinci yarısında önemli katkı sunuyor. Özellikle kısa tatiller ve hafta sonlarında ciddi bir hareketlilik oluşturuyor. Ancak Bodrum gibi uluslararası bir destinasyonun yalnızca iç pazarla hedefl erine ulaşması mümkün değil. Bizim en büyük gücümüz yerli ve yabancı misafirin oluşturduğu dengeli yapı. Avrupa, İngiltere, Rusya ve diğer dış pazarlardaki hareketlilik sektörün genel başarısını belirlemeye devam ediyor.’’</p>

<h2><strong>■ Charter uçakları arttı ama yetersiz</strong></h2>

<p>Antalya Otelciler ve Pansiyoncular Birliği (ANTOP) Başkanı Alp Özel charter uçaklarında artış başladığını, ancak bunun yetersiz kaldığını söyledi. Sektörün hazırlıksız yakalandığını ifade eden Özel, ‘’Avrupa’da uçaklar park halinde. Charter ve tur operatörlerine desteklerinin acilen devre alınması lazım. Turist gelemiyor, uçak biletleri çok yüksek, zaten otel fiyatları ve buradaki yaşam pahalı’’ dedi.</p>

<h2><strong>Antalya’ya gelen turist sayısı yüzde 9 düştü</strong></h2>

<p>Yılın ilk yarısında Antalya’ya gelen turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 düşüş gösterdi. 2026 yılı ilk yarısında Antalya’ya 5 milyon 574 bin 370 turist geldi. Antalya’ya gelen en fazla turist, yüzde 7’şer düşüşle Rusya ve Almanya , üçüncü sırada ise yüzde 12 düşüş ile İngiltere’den geldi.</p>

<p><strong>Fikri Cinokur-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/turizmde-son-dakika-satislari-hareketlendi-yuzde-50-indirime-ragmen-antalyada-oteller-dolmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/07/tatil-2.jpg" type="image/jpeg" length="67635"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: Yardım mı bağımlılık yaratmak mı?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-yardim-mi-bagimlilik-yaratmak-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-yardim-mi-bagimlilik-yaratmak-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/yardim-mi-bagimlilik-yaratmak-mi/905675" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></span></a></p>

<p><strong>Yardım yapar gibi görünmeyin, yardım yapın ve görünmeyin. Erdemli olan budur ancak günümüzde yardımlar; ya siyasi ikbal veya ekonomik kazanım gayesiyle, kendine bağımlı kılmak için yapılıyor</strong></p>

<p><strong>Dünya Bankası</strong>’nın (DB) <strong>Afrika</strong> ülkelerine 50 yıl boyunca yaptığı yardımların neticelerine bakıyoruz. DB, <strong>hangi ülkeye ne kadar yardım yapmışsa o ülke kalkınacağına daha da fakirleşmiş</strong>. Bazı altyapı gelişmeleri yaşansa da <strong>iç savaşlar</strong> çoğalmış, <strong>katliamlar</strong> artmış, Afrika halkları <strong>daha mutsuz</strong> olmuş.</p>

<p><strong>Sebebi</strong> araştırıldığında ortaya çıkan şu: DB yardımı, <strong>o ülkenin muktedirleri üzerinden</strong> yaptığı için ülkeyi yönetenler bunu <strong>kendi yandaşına </strong>aktarmış, <strong>yönetenler semirmiş</strong> ve halkı üzerinde baskılarını artırmış. Kısaca <strong>yardımın miktarı kadar</strong> bunu <strong>kimler üzerinden ülkeye aktardığın</strong>; en kritik olgu imiş.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DÜNYA BANKASI YARDIMLARI, ÜLKELERİ BATI’YA BAĞIMLI KILMA PROJESİ</strong></p>

<p><strong>Bilkent</strong>’in efsanevi hocalarından <strong>Norman Stone</strong>’un dış yardım tanımı şu: “<strong>Zengin ülkelerin fakir insanlarından alınıp, fakir ülkelerin zengin insanlarının cebine konan para...</strong>” O kadar doğru ki... DB’nin <strong>Afrika’yı fakirleştiren yardımları</strong>, yerel muktedirleri <strong>Batı’ya bağımlı kılma projesi</strong> halini aldı.</p>

<p><strong>John Perkins</strong>’in <strong>Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları</strong> kitabında anlattığı sistem, gelişmekte olan ülkelerin devasa altyapı projeleriyle (<strong>otoyol</strong>, <strong>liman</strong>, <strong>enerji santrali</strong>) borçlandırılıp ekonomik ve <strong>siyasi bağımlılığa sürüklenmesini</strong> özetler. Borç daima ülkeye değil, <strong>projeyi yapan çokuluslu şirkete</strong> gider.</p>

<h2><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Yardım bağımlılığına dair…</strong></h2>

<p><strong><i>Neden altyapıya?</i></strong></p>

<p>Çünkü borç veya yardım ile o <strong>ülkeyi kendine bağımlı</strong> kılarken, <strong>kendisine rakip oluşturmak</strong> istemez. Otoyola, tünele harca ama <strong>ağır sanayi</strong> kurma, <strong>çip fabrikası</strong> yapma, <strong>teknoloji geliştirip</strong> bizi üzme.</p>

<p><strong><i>Peki, borç verme?</i></strong></p>

<p><strong>Sokullu</strong>, <strong>Kanuni </strong>huzurundadır; -<strong>efendim Kırım Hanı, yine borç istiyor</strong>. –Peki, sen ne düşünüyorsun? -Önceki verdiğimiz borçları hâlâ geri ödemedi, <strong>vermeyelim</strong> derim. –<strong>Ver, ver; borç alan, emir de alır</strong>...</p>

<h2><strong>NOT</strong></h2>

<p><strong>MARSHALL PLANI YARDIMDAN ZİYADE KAYNAK AKTARIM PROJESİYDİ</strong></p>

<p><strong>ABD</strong>; vergi verenlerin parasını, Amerika’daki işletmelere aktarmak için <strong>yurt dışına borç</strong> diye verip <strong>kendi malını</strong> aldırıyordu. <strong>Marshall Planı</strong>, 2’nci Dünya Savaşı’nda yıkılan Avrupa'yı ayağa kaldıracaktı ancak <strong>tarım</strong>, <strong>sanayi makinelerini ABD’den alma şartıyla</strong>. Netice ise <strong>ABD bağımlılığı</strong> inşa etmek oldu.</p>

<p><strong>YARDIM LÛGATI</strong></p>

<p><strong>Yardım</strong>: Sıkıntıyı gidermek, ihtiyacı karşılamak için kendi gücünü bir başkasına aktarma</p>

<p><strong>Zekât</strong>: Zenginlerin yılda bir kez birikimlerinin en az %2,5’ini (kırkta bir) fakirlere aktarması</p>

<p><strong>Hibe</strong>: Malın veya paranın hiçbir karşılık beklemeden bir başkasına devredilmesi, bağışlanması</p>

<p><strong>Borç</strong>: Malın, hizmetin, paranın, daha sonra faiziyle geri ödenmek şartıyla bir başkasına aktarılması</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-yardim-mi-bagimlilik-yaratmak-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/12/dunyada-kurumlar-vergisi.webp" type="image/jpeg" length="34302"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milyonlarca mükellefi ilgilendiriyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/milyonlarca-mukellefi-ilgilendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/milyonlarca-mukellefi-ilgilendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektronik tebligat sistemi milyonlarca mükellefi ilgilendiriyor. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının ardından Meclis yeni bir düzenleme yaptı. İlk bakışta sorun çözülmüş gibi görünse de, yeni kanun önemli bir soruyu cevapsız bırakıyor: Elektronik tebligat gerçekten hak kaybını önleyecek güvenceleri içeriyor mu?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 style="text-align:justify">ANAYASA MAHKEMESİ NEDEN İPTAL KARARI VERDİ?</h2>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, 15 Ocak 2026 tarihli kararıyla Vergi Usul Kanunu'nun elektronik tebligata ilişkin 107/A maddesinde Hazine ve Maliye Bakanlığına tanınan düzenleme yetkisinin önemli bir bölümünü iptal etti. Üstelik iptal hükmünün yürürlüğünü dokuz ay erteleyerek kanun koyucuya yasal düzenlemeleri yapması için süre tanıdı. Kanun koyucu da bu süreyi beklemeden harekete geçti ve yasal düzenlemeyi yaptı. Bunun nedeni<br />
Anayasaya aykırı olduğu tespit edilen bir düzenlemeye dayanılarak yapılan elektronik tebligatların geçerliliği ciddi biçimde tartışmalı hâle gelebilirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify">YENİ DÜZENLEME NE GETİRDİ?</h2>

<p style="text-align:justify">24 Haziran 2026 tarihli 7587 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinde yapılan yeni düzenleme ilk bakışta, Anayasa Mahkemesinin işaret ettiği eksiklikleri gideriyor izlenimi vermektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Yeni düzenlemeyle elektronik tebligat sistemini zorunlu kullanacak mükellefler artık doğrudan kanunda sayılıyor. Sisteme isteğe bağlı katılım, sistemden çıkış şartları, yaş ve engellilik nedeniyle getirilen istisnalar da kanun metnine eklenmiş bulunuyor. Bu yönüyle bakıldığında Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği önemli bir eksikliğin karşılandığı söylenebilir. Sorun çözüldü mü?</p>

<h2 style="text-align:justify">SORUN ÇÖZÜLDÜ MÜ?</h2>

<p style="text-align:justify">Bu sorunun cevabı ancak Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi dikkatle incelendiğinde verilebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Yüksek Mahkeme kararındaki düğümü çözen en önemli cümle şudur:<br />
"Kanun koyucunun, mahkemeye erişim hakkına ilişkin güvencelere aykırı olmamak kaydıyla tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme, kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirleme hususunda takdir yetkisinin bulunduğu açıktır."</p>

<p style="text-align:justify">Mahkeme, kanun koyucunun elektronik tebligat sistemini düzenleme konusundaki yetkisi için bir ön şart koymaktadır: Mahkemeye erişim hakkına ilişkin güvenceler sağlanmalıdır.<br />
İşte yeni düzenlemenin tartışılması gereken yönü de tam burada ortaya çıkmaktadır.</p>

<h2 style="text-align:justify">KANUN TAMAM MI GÜVENCE VAR MI?</h2>

<p style="text-align:justify">Gerçekten de yeni kanun, elektronik tebligat sistemine kimlerin gireceğini ve sistemden hangi şartlarda çıkacağını artık doğrudan düzenlemektedir. Anayasa Mahkemesinin işaret ettiği kanunilik eksikliği bu yönleriyle önemli ölçüde giderilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak aynı kanunda, Mahkemenin özellikle vurgu yaptığı mahkemeye erişim hakkına ilişkin güvencelerin sağlandığını söylemek güçtür. Zira Kanunda, elektronik tebligatın çeşitli nedenlerle muhatabın bilgisine ulaşmadığı hâllerde hak kaybını önleyecek ve dava açma hakkının fiilen kullanılmasını güvence altına alacak herhangi bir mekanizma öngörülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Kanun, bu güvenceleri bizzat düzenlemek yerine, Hazine ve Maliye Bakanlığına "bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirleme" yetkisini vermekle yetinmiştir.</p>

<h2 style="text-align:justify">YÜKSEK MAHKEMESİNİN ARADIĞI GÜVENCE KANUNDA MI OLMALIDIR?</h2>

<p style="text-align:justify">Tam da bu noktada şu soru önem kazanmaktadır:</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesinin kararında aradığı güvenceler kanunun kendisinde mi bulunmalıdır, yoksa bunların Bakanlığın çıkaracağı ikincil düzenlemelere bırakılması yeterli midir?</p>

<p style="text-align:justify">Kararın gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, Mahkemenin birinci seçeneği benimsemediği anlaşılmaktadır. Çünkü iptal kararının temel dayanağı, mahkemeye erişim hakkını etkileyen kuralların idarenin düzenleme alanına bırakılmaması gerektiğidir. Dolayısıyla kanunda bulunması gereken anayasal güvencelerin daha sonra idari düzenlemelerle oluşturulacağı düşüncesi, kararın ortaya koyduğu anayasal yaklaşım ile tam olarak örtüşmemektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle yeni düzenleme, Anayasa Mahkemesinin işaret ettiği kanunilik sorununu büyük ölçüde çözmüş görünse de, mahkemeye erişim hakkını güvence altına alan mekanizmalar bakımından aynı kesin sonuca ulaşmak kolay değildir.</p>

<h2 style="text-align:justify">BUNDAN SONRA SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?</h2>

<p style="text-align:justify">Her şeyden önce, vergi mahkemeleri ve Danıştay elektronik tebligata ilişkin uyuşmazlıklarda artık yalnızca mevzuatı değil, hukuk devleti ilkesini de yani Anayasa Mahkemesinin bu kararında ortaya koyduğu anayasal ölçütü de esas alacaktır. Başka bir ifadeyle, bundan sonraki yargısal denetim yalnızca kanuna uygun tebligat yapılıp yapılmadığıyla sınırlı kalmayacak; tebligatın mahkemeye erişim hakkını sağlayıp sağlamadığı hususlarını da içerecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu çerçevede, Hazine ve Maliye Bakanlığının çıkaracağı ikincil düzenlemeler ayrı bir önem taşımaktadır. Şayet bu düzenlemeler, elektronik tebligatın fiilen muhatabın bilgisine ulaşmasını sağlayacak ve hak kaybını önleyecek yeterli güvenceleri içermeyecek olursa, bunların yargısal denetime konu edilmesi kaçınılmaz olacaktır. Aynı şekilde, bireysel uyuşmazlıklarda da vergi mahkemeleri, istinaf ve Danıştay’ın, elektronik tebligat nedeniyle mükellefin mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna vararak hak kaybını giderici kararlar vermesi beklenmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Böyle bir yargısal süreç ise, mevcut düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin ortaya koyduğu anayasal ölçütleri karşılamadığı sonucunu güçlendirecek ve kanun koyucuyu mahkemeye erişim hakkını kanuni güvencelerle açık biçimde düzenleyen yeni bir yasal düzenleme yapmaya zorlayabilecektir.</p>

<h2 style="text-align:justify">MAHKEMEYE ERİŞİM GÜVENCESİ NASIL SAĞLANIR?</h2>

<p style="text-align:justify">Halen uygulanmakta olan VUK’un klasik tebligat hükümleri, mahkemeye erişim hakkını korumaya yönelik çeşitli güvenceler içermektedir. Tebligatın öncelikle mükellefe veya yetkili temsilcisine işyerinde ya da ikametgâhında yüz yüze yapılması bunu sağlamaktadır. Muhatabın askerlik hizmetinde bulunması veya yurt dışında olması gibi özel durumlar için farklı usuller öngörülmüştür.<br />
Elektronik tebligat sisteminde ise aynı düzeyde bir güvence kanunda yer almamaktadır. Tebligatın elektronik adrese ulaştırılmış sayılması yeterli görülmekte; ancak muhatabın bundan fiilen haberdar olmasını sağlayacak tamamlayıcı mekanizmalar öngörülmemektedir. Oysa dijital çağın imkânları dikkate alındığında, elektronik tebligatın yapıldığı anda SMS, e-posta veya benzeri iletişim araçlarıyla teyitli bilgilendirme yapılması ve bu bildirimlerin usulünün kanunda açıkça düzenlenmesi, mahkemeye erişim hakkının etkin biçimde korunmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır.</p>

<h2 style="text-align:justify">SON SÖZÜ YARGI SÖYLEYECEK</h2>

<p style="text-align:justify">Hülasa elektronik tebligata ilişkin anayasal tartışmanın sona erdiğini söylemek için henüz erkendir. Kanun değişmiş olsa da elektronik tebligat tartışması sona ermiş değil. Asıl sınav, bundan sonra çıkarılacak ikincil düzenlemelerde ve yargının vereceği kararlarda yaşanacak. Elektronik tebligatta son sözü yargı söyleyecektir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yusuf İleri<br />
Odatv.com</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/milyonlarca-mukellefi-ilgilendiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 08:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/09/kayitli-elektronik-posta.webp" type="image/jpeg" length="77781"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni varlık barışı düzenlemesinin esasları]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yeni-varlik-barisi-duzenlemesinin-esaslari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yeni-varlik-barisi-duzenlemesinin-esaslari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilindiği üzere 21/5/2026 tarihli ve 7582 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 19. madde ile yeni bir varlık barışı düzenlemesinde bulunulmuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Söz konusu bu düzenlemenin uygulamasına ilişkin olarak 4 Temmuz 2026 tarihinde ve 33300 sayılı Resmi Gazetede <strong>Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) </strong>yayımlanmış olup uygulama esasları bu tebliğde ayrıntılı olarak açıklanmıştır..</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yeni Varlık Barışı Düzenlemesi Kapsamında Yurtdışı Ve Yurtiçinde Bulunan Varlıklar İçin 31 Temmuz 2027 Tarihine Kadar Bildirimde Bulunulması zorunludur.</strong></p>

<p style="text-align:justify"><u>Türkiye’de Bulunan Varlıkların Bildirimi</u></p>

<p style="text-align:justify">Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve <strong>Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan </strong>para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir. Bildirilen varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur.</p>

<p style="text-align:justify">Şahıs şirketleri ile adi ortaklıklar adına da bildirimde bulunulması mümkün bulunmakta olup, bildirilen varlıklar dolayısıyla şahıs şirketleri ve adi ortaklıklar katma değer vergisi, ortaklar ise gelir veya kurumlar vergisi yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması imkanından faydalanabilecektir.</p>

<p style="text-align:justify"><u>Yurtdışında Bulunan Varlıkların Türkiye’ye Getirilmesi</u></p>

<p style="text-align:justify">Gerçek veya tüzel kişilerce, <strong>yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları </strong>31 Temmuz /2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bildirilen varlıklar, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren <strong>iki ay içinde </strong>Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmeli veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Fiziki olarak yurt dışından getirilen varlıkların yurda getirildiği, Gümrük İdaresine yapılacak beyana ilişkin belgeler ile tevsik olunur. Gümrük İdaresi, bu kapsamda aldığı beyanları, alındığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.</p>

<p style="text-align:justify">Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan söz konusu varlıklar, 4/6/2026 tarihinden 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dâhil), Tebliğ eki EK-1’de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">1 Temmuz 2027 tarihine kadar (bu tarih dâhil) birden fazla bildirimde bulunulması mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba ilgili varlığın transferi işlemlerinde, bildirimde bulunan hesap sahibi ile yurt dışından varlığı transfer edenin farklı kişiler olması, söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><u>Bildirilen Varlıklara İlişkin Uygulanacak Hükümler</u></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bildirilen varlıklar 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler</p>

<p style="text-align:justify">Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu madde hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar.</p>

<p style="text-align:justify">Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmez.</p>

<p style="text-align:justify">Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler</p>

<p style="text-align:justify">Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterirler.</p>

<p style="text-align:justify">Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz ve bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar</p>

<p style="text-align:justify">Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar, bildirimde bulundukları varlıklarını bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirmeleri, yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri durumlarında madde hükümlerinden yararlanırlar.</p>

<p style="text-align:justify">Bu durumda iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilememe, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamama gibi koşullara tabi olmazlar.</p>

<p style="text-align:justify"><u>Banka ve aracı kurumlarca Yapılacak İşlemler</u></p>

<p style="text-align:justify">Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.</p>

<p style="text-align:justify"><u>Varlıkların değerleme esasları</u></p>

<p style="text-align:justify">Yurt dışında veya yurt içinde bulunan varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirilmesinde; varlıklar, bildirildiği tarih itibarıyla aşağıdaki değerleme ölçütleri ile değerlenecektir:</p>

<p style="text-align:justify">• Türk lirası cinsinden para, itibari (nominal) değeriyle.</p>

<p style="text-align:justify">• Altın, rayiç bedeliyle.</p>

<p style="text-align:justify">• Döviz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla. ç) Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından;</p>

<p style="text-align:justify"><u>Ödenen vergilerin indirim konusu yapılmaması</u></p>

<p style="text-align:justify">Bu bildirimler kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez.</p>

<p style="text-align:justify">Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bildirim yapıldığı halde kurallara uyulmamasının sonuçları</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bildirildiği halde, bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi ya da Türkiye’de bulunduğu bildirildiği halde 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka ya da aracı kurumlara yatırılmaması ile bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi, taahhütlere uyulmaması ve bu maddede yer alan diğer şartların yerine getirilmemesi hallerinde vergi incelememesi yapılmaması hükmünden yararlanılamaz.</p>

<p style="text-align:justify">• Ayrıca, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.</p>

<p style="text-align:justify">• Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra bu madde kapsamında yapılan bildirim dolayısıyla söz konusu inceleme veya takdir komisyonu kararları sonucunda yapılacak tarhiyatlar için de vergi incelemesi yapılmaması kuralı uygulanmaz.</p>

<p style="text-align:justify">• Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmez. Tahsil edilmiş olan vergiler red ve iade edilmez.</p>

<p style="text-align:justify"><u>Ğ. Vergi İncelemesi yapılmaması kuralı</u></p>

<p style="text-align:justify">• Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz.</p>

<p style="text-align:justify">• Diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmez.</p>

<p style="text-align:justify">• Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz.</p>

<p style="text-align:justify">• Bulunan matrah farkının, bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır. Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Örnek:1-(</strong>ABC) A.Ş ., Madde hükmü kapsamında Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıkları için bankaya 15/6/2026 tarihinde 10.000.000 TL tutarında bildirimde bulunmuştur. Maddede yer alan diğer şartları da taşıyan mükellef kurum sektör incelemeleri kapsamında 2024 hesap dönemine ilişkin incelemeye sevk edilmiştir. Bu döneme ilişkin yapılan inceleme sonucunda mükellef hakkında 5.000.000 TL kayıt dışı satışa ilişkin matrah farkı tespit edilmiş ancak mükellef kurum inceleme esnasında bu farkın Madde hükmü kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle meydana geldiğini belirtmiştir. Vergi inceleme elemanı tarafından mükellefin bu iddiası incelenmiş ve aradaki farkın nedeninin mükellefin ifadesine uygun olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, mükellef hakkında tarhiyat yapılmayacaktır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Örnek:2- </strong>(DEF) Ltd. Şti. yurt dışında sahip olduğu Madde kapsamına giren varlıkları için 50.000.000 TL bildirimde bulunmuştur. Maddede sayılan bütün şartları taşıyan mükellef hakkında yapılan ihbara istinaden mükellef kurumun 2023 hesap dönemi incelemeye sevk edilmiştir. Adı geçen kurum hakkında yapılan inceleme sonucunda 75.000.000 TL tutarında matrah farkı tespit edilmiştir. <strong><i>Mükellef </i></strong><strong><i>söz </i></strong><strong><i>konusu </i></strong><strong><i>farkın </i></strong><strong><i>50.000.000 </i></strong><strong><i>TL’sinin bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığını ifade etmiştir. Vergi inceleme elemanı ise söz konusu farkın </i></strong><strong><i>40.000.000 </i></strong><strong><i>TL tutarındaki kısmının bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığını kalan tutarın ise hatalı amortisman ayırma, gider, indirim ve istisnaların doğru hesaplanmaması gibi diğer nedenlerden kaynaklandığını ortaya koymuştur. Bu durumda, anılan mükellef hakkında bulunan matrah farkının </i></strong><strong><i>40.000.000 </i></strong><strong><i>TL tutarındaki kısmı için vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Olay | Fatih ACAR</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yeni-varlik-barisi-duzenlemesinin-esaslari</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 08:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/03/varlik-barisi-gorseli-1.jpg" type="image/jpeg" length="69002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emeklilikte son 7 yıl kuralı değişecek mi?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/emeklilikte-son-7-yil-kurali-degisecek-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/emeklilikte-son-7-yil-kurali-degisecek-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birden fazla statüde sigortalı çalışanların hangi statünün kurallarına göre emekli olacağı, son 7 yıl içinde en fazla çalıştıkları süreye göre belirlenir. Peki son 7 yıl hesabı nasıl yapılır? Son 7 yıl kuralı kimler için geçerlidir? Son 7 yıl kuralı değişecek mi? 5510 Sayılı Kanun'a tabi olanların birden fazla statüdeki çalışması nasıl birleştirilir?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify"><strong>Sigorta başlangıç tarihim 1993, memuriyete giriş tarihim 2007 yılıdır. Memuriyet öncesinde 189 gün primim bulunmaktadır. Toplam prim gün sayım 6000'den fazladır. Basında yer alan haberler doğru ise BAĞ-KUR, SSK prim eşitlemesi yapılacak ve son 7 sene kuralı da iptal edilecek. Böyle bir durumda, benim gibi SSK girişi olan EYT'li memurlar 4/a statüsünden emekli olabilecek mi? (Kerem S.)</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sosyal güvenlik sistemi doğumdan ölüme kadar herkesi ilgilendiriyor. Bu nedenle, Sosyal güvenlik sistemi ile ilgili haberler herkesin ilgisini çektiği için bazı güvenilir haber sitelerinde bile doğruluğu teyit edilmemiş, kulaktan dolma bilgiler (!) yer alabiliyor. Bazen de yanlış anlaşılan doğrular var. Sosyal medyanın da etkisiyle bu yanlış anlaşılan doğrular veya tümüyle yanlış bilgiler giderek sosyal güvenlik efsanesine dönüşebiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Küçük esnaf için BAĞ-KUR primlerinin 9000 günden SSK’da olduğu gibi 7200’e indirilmesi konusu 2023 yılından beri gündemde bulunuyor. Önümüzdeki aylarda bu konuda yasal düzenleme yapılacak. Yasal düzenlemenin yapılması hemen yürürlüğe gireceği anlamına gelmiyor.</p>

<p style="text-align:justify">“Son 7 yıl kuralının iptali” ise doğru bilginin yanlış anlaşılmasından ibaret. Mülga 2829 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’a göre, SSK, BAĞ-KUR, Emekli Sandığı gibi birden fazla statüde çalışması bulunanların hizmet süreleri birleştiriliyor. Birleştirilen hizmet süreleri toplamı üzerinden son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde, fiili hizmet süresi fazla olan statünün kurallarına göre emeklilik işlemi yapılıyor. Hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun kurallarına göre emekli aylığı bağlanır. Yedi yıl ile kastedilen takvim yılı değildir. Yedi yılın karşılığı olan 2520 gündür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">2829 Sayılı Kanun, 2008 yılından önce sigortalı çalışmaya başlayanlar için geçerlidir. İlk defa sigortalı çalışmaya Mayıs 2008 tarihinden itibaren başlayan herkes 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na tabidir. 5510 Sayılı Kanun’a tabi kişilerin 4/a, 4/b, 4/c gibi birden fazla statüde çalışması halinde emekli aylığının bağlanmasında en fazla çalışmanın olduğu sigortalılık hali esas alınacak. Buradaki önemli ayrıntı, son yedi yıl değil tüm çalışma yaşamı içinde en fazla hangi statüde çalışma süresinin olduğuna bakılacak olmasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer taraftan, yukarıda da belirttiğim gibi son 7 yıl kuralına ilişkin kanun zaten 2008 yılında yürürlükten kaldırıldı. Ancak, bu mülga kanun hükümleri, yürürlükten kaldırma tarihine kadar çalışmaya başlamış kişilere uygulanmaya devam ediyor. Son 7 yıl kuralında değişiklik söylemi, 30 Nisan 2008 tarihinden sonra ilk defa sigortalı çalışmaya başlayanlar için geçerlidir.</p>

<p style="text-align:justify">Özetle, emeklilikte son 7 yıl kuralı 30 Nisan 2008 tarihinden önce çalışmaya başlayanlar için devam edecek. İlk defa bu tarihten sonra çalışmaya başlayanlar için ise son 7 yıl kuralı uygulanmayacak. Onların tüm çalışma yaşamı içinde en fazla hangi statüde prim günü bulunduğuna bakılacak.</p>

<p style="text-align:justify">2007 yılından beri memur olarak çalıştığınıza göre, 9000 prim gününü doldurduktan sonra EYT’den yararlanarak 4/c statüsünde emekli olabilirsiniz.</p>

<p class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify"><strong>KISMİ EMEKLİLİKTE HANGİ STATÜDEN EMEKLİ OLUNACAĞI NASIL BELİRLENİR?</strong></p>

<p class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify"><strong>1985 doğumluyum. SSK ilk işe giriş tarihim 2013. SSK’da 2560 günüm var. Sonra işten ayrıldım, isteğe bağlı olarak 2,5 yıldır ödeme yapıyorum. Kısmi emeklilikte 5100 günle 4/a’dan mı yoksa 5400 günle 4/b’den mi emekli olurum? 2560 günün üstünü isteğe bağlı olarak ödesem 4/a’dan emekli olur muyum? (Günay A.)</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kısmi emeklilikte hangi statüye tabi olduğunuz son 7 yıl kuralına göre belirlenir. İlk defa sigortalı çalışmaya 2013 yılında başladığınız için SSK’da (4/a) 5100 güne, BAĞ-KUR’da (4/b) 5400 güne tabi olursunuz. 5100 günü tamamlamak için 2540 güne ihtiyacınız bulunuyor. Bu sürenin tamamını isteğe bağlı sigorta primi ile tamamlamak isterseniz bu kez 5100 gün yetmez, 5400 güne kadar prim ödemeniz gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">İsteğe bağlı sigorta süresi en fazla 1259 gün olur, kalanını da fiilen 4/a statüsünde çalışırsanız 5100 günü tamamladıktan sonra prim yatırmayı bırakın. Hiçbir işte çalışmazsanız 63 yaşında emekli aylığı bağlatabilirsiniz. İsteğe bağlı sigorta primi yatırdığınız süre 1260 gün ve daha fazla olursa bu kez 5400 güne tamamlamanız gerekir.</p>

<p class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify"><strong>YURT DIŞI BORÇLANMASI İLE EMEKLİ OLAN HİÇBİR İŞTE ÇALIŞAMAZ</strong></p>

<p class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify"><strong>İlk defa sigortalı çalışmaya 01/12/1996 tarihinde başladım, toplam 5388 günüm var. Eksik gün sayım 437. Altı yıldır Almanya’da yaşıyorum ve tam gün sigortalı çalışıyorum. Emeklilik günlerimi nasıl tamamlayabilirim? Emekliliği hak edersem maaş alabilir miyim? (Ercan Y.)</strong></p>

<p style="text-align:justify">Eksik günlerinizi, hakkınız varsa askerlik borçlanması yaparak tamamlayabilirsiniz. İsteğe bağlı sigorta primi ile veya toptan prim ödemesiyle eksik günlerinizi tamamlama imkanı bulunmuyor. Askerlik borçlanması ile eksik günleri tamamladığınız takdirde emekli aylığı bağlattıktan sonra da Almanya’da çalışmaya devam edebilirsiniz.</p>

<p style="text-align:justify">Yurt dışı borçlanması yaparak da eksik günlerinizi tamamlayabilirsiniz. Ancak, yurt dışı borçlanmasıyla emekli olduğunuzda ya yurt dışında çalışmayı bırakacaksınız ya da aylığı iptal edeceksiniz. Bir günlük yurt dışı borçlanmasıyla emekli olsanız bile çalışmaya devam ederken emekli aylığı alamazsınız.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HaberTürk</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/emeklilikte-son-7-yil-kurali-degisecek-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/11/emeklilik-islemleri-nelerdir-tr-mgc-legal.jpg" type="image/jpeg" length="78566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turizmciye prim desteği geliyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/turizmciye-prim-destegi-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/turizmciye-prim-destegi-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İmalat sektöründe uygulanan sigorta prim desteğinin turizmde de uygulanması planlanıyor. Düzenlemeyle işçilik maliyetlerinin azaltılması ve kayıtlı yerli istihdamın desteklenmesi hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Türkiye </strong>Büyük Millet Meclisi'nde görüşmeleri süren torba kanun teklifinin 10'uncu maddesi, imalat sanayisinde uygulanmaya başlanan sigorta prim desteğinin turizmde de hayata geçirilmesini öngörüyor. Teklife göre Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan turizm işletmesi belgesi bulunan tesisler, 2026 Mayıs-Aralık döneminde, tesisin faaliyette bulunduğu aylara ilişkin bu destekten yararlanabilecek. Düzenlemenin dikkat çeken yönlerinden biri de desteğin kapsamı. Prim desteği yalnızca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sigortalılar için uygulanacak. Yabancı uyruklu çalışanlar, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışan emekliler ile yurtdışında çalışan sigortalılar bu teşvik kapsamına alınmayacak. Bu yönüyle düzenleme, turizm sektöründe yerli istihdamın desteklenmesini hedefliyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İŞVEREN BORÇSUZ OLACAK</strong></p>

<p style="text-align:justify">İşverenlerin bu destekten yararlanabilmesi için aylık muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin yasal süresinde verilmesi gerekiyor. Sigorta primlerinin süresinde ödenmiş olması ve işverenin SGK'ya prim ya da idari para cezası borcunun olmaması da şart. Yapılandırmaya giden ve taksitlerini düzenli ödeyenler destekten yararlanabilecek. Düzenleme yalnızca teşvik getirmiyor, aynı zamanda önemli denetim hükümleri de içeriyor. Sahte sigortalı bildirimi, kayıtdışı işçi çalıştırılması veya prime esas kazancın eksik bildirilmesinin tespit edilmesi halinde işveren bu destekten yararlanamayacak. Üstelik fondan karşılanan tutarlar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınacak. Böylece desteğin yalnızca kayıtlı istihdamı destekleyen işletmeler tarafından kullanılması sağlanacak.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İSTİHDAMA GÜÇ KATACAK</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>2026 </strong>senesi sektör açısından kritik bir yıl olarak görülüyor. Artan işçilik maliyetleri ve nitelikli çalışan kopuşu, işletmeler üzerinde mali baskı oluşturuyor. Bu dönemde işverenlerin sosyal güvenlik prim yükünü azaltacak destekler, işletmelerin maliyetlerini düşürdüğü gibi kayıtlı istihdamı da koruyor. Yanı sıra, yeni istihdamın teşvikine de katkı sağlıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>DESTEK 3 BİN 500 TL OLACAK</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kanun </strong>teklifine göre destek tutarı, sigortalının prim ödeme gün sayısının 116.67 TL ile çarpılmasıyla hesaplanacak. Bu da tam ay çalışan bir işçi için aylık 3 bin 500 TL destek anlamına geliyor. Örneğin 50 kişinin çalıştığı bir otelde aylık destek yaklaşık 175 bin liraya, sekiz aylık uygulama süresi boyunca ise 1 milyon 400 bin liraya ulaşabilecek. Destek, mevcut prim teşviklerinin yerine geçmeyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Akşam | Okan Güray BÜLBÜL</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/turizmciye-prim-destegi-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 08:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/turizm.jpg" type="image/jpeg" length="83528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anayasa Mahkemesi’nin e-ticaret platformlarının sorumluluğuna ilişkin önemli iptal kararı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/anayasa-mahkemesinin-e-ticaret-platformlarinin-sorumluluguna-iliskin-onemli-iptal-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/anayasa-mahkemesinin-e-ticaret-platformlarinin-sorumluluguna-iliskin-onemli-iptal-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2 Haziran 2026 tarihli ve 33268 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 12 Şubat 2026 tarihli ve E.2024/187, K.2026/42 sayılı kararı ile tüketici sözleşmeleri kapsamında aracı hizmet sağlayıcılar bakımından öngörülen bazı sorumluluk sınırlamaları Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Başvuru, ayıplı mal nedeniyle açılan manevi tazminat davası kapsamında, aracı hizmet sağlayıcıların tüketiciye karşı sorumluluğunu daraltan hükümlerin Anayasa’ya uygunluğunun tartışılması üzerine yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İPTAL BAŞVURUSUNUN GEREKÇESİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">İtiraz başvurusunda özetle, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının sundukları içerikler ve aracılık ettikleri satışlar bakımından çok geniş ölçüde sorumsuz tutulmasının tüketicileri korumasız bıraktığı ileri sürüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Özellikle tüketicilerin e-ticaret pazar yerlerinde platformun sağladığı güvene dayanarak işlem yaptığı; buna rağmen platformların ayıplı mala ilişkin taleplerde veya hukuka aykırı içerik ve satışlarda sorumluluk dışında bırakılmasının, tüketicinin korunması ilkesi ile mülkiyet hakkı ve mahkemeye erişim hakkı bakımından sorun yarattığı belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İPTAL EDİLEN DÜZENLEMELER</strong></p>

<p style="text-align:justify"><i><strong>Anayasa Mahkemesi, iki önemli düzenleme hakkında iptal kararı verdi:</strong></i></p>

<p style="text-align:justify">1. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (m.48/6-d)-11. maddeye ilişkin sorumsuzluk<br />
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (6) numaralı fıkrasının (d) bendinde yer alan ve aracı hizmet sağlayıcının, ayıplı mala ilişkin 11. maddede düzenlenen tüketicinin seçimlik haklarından sorumlu tutulmamasına yol açan “…ile 11 inci…” ibaresi iptal edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu düzenleme, aracı hizmet sağlayıcının satıcı veya sağlayıcı adına bedel tahsil ettiği durumlarda, aracı hizmet sağlayıcının; tüketicinin bedel iadesi, malın değiştirilmesi, ücretsiz onarım veya ayıp oranında bedel indirimi gibi ayıplı maldan doğan seçimlik haklara ilişkin taleplerinden sorumlu olmayacağını öngörüyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, ayıplı mal nedeniyle tüketicinin sahip olduğu bu seçimlik haklar bakımından aracı hizmet sağlayıcının tamamen sorumsuz tutulmasını Anayasa’ya uygun bulmadı; bu kapsamda söz konusu sorumsuzluk istisnasını doğuran “…ile 11 inci…” ibaresini çıkarmak suretiyle aracı hizmet sağlayıcıyı 11. madde kapsamındaki seçimlik haklar yönünden sorumluluk dışında bırakan düzenlemeyi ortadan kaldırdı.</p>

<p style="text-align:justify">2. 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (m.9/1)-Tüketici işlemleri yönünden<br />
Anayasa Mahkemesi, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da aracı hizmet sağlayıcının aksi kanunda açıkça düzenlenmedikçe hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içerik ile mal veya hizmete ilişkin hukuka aykırılıklardan sorumlu tutulamayacağını düzenleyen 9. maddesinin (1) numaralı fıkrası tüketici sözleşmeleri bakımından iptal etti.<br />
Mahkeme, bu fıkrayı yalnızca tüketici sözleşmeleri bakımından değerlendirerek aracı hizmet sağlayıcının tamamen sorumsuz bırakılmasını Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İPTAL GEREKÇESİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, söz konusu kuralların özellikle platformun işlem üzerinde aktif rol aldığı veya tüketicinin satıcıya fiilen ulaşamadığı durumlarda tüketiciyi korumasız bırakabildiğini değerlendirdi. Bu kapsamda, tüketici ile aracı hizmet sağlayıcı arasındaki menfaat dengesinin tüketici aleyhine bozulduğu, tüketiciye aşırı külfet yüklendiği ve devletin tüketiciyi koruma yönündeki pozitif yükümlülüğü ile bu durumun bağdaşmadığı sonucuna varıldı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>KARARIN ETKİLERİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Karar, aracı hizmet sağlayıcıların ayıplı mal uyuşmazlıklarında artık “Ben sadece aracıyım, sorumluluk bana ait değil” şeklindeki savunmaya her durumda dayanabilmesini önemli ölçüde sınırlandırdı. Tüketicilerin ayıplı mal durumunda özellikle satıcıya ulaşamadığı veya platformun satış ve ödeme süreçlerinde aktif rol oynadığı durumlarda, taleplerini doğrudan platforma yöneltebilmesinin önü açıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca, hukuka aykırı içerik bakımından aracı hizmet sağlayıcının sorumluluğunu dışlayan düzenlemenin tüketici sözleşmeleri yönünden iptal edilmesi, platformların bu tür içerik ve işlemler bakımından artık tamamen sorumsuz kabul edilemeyeceği ve belirli koşullarda sorumluluk alanı içinde değerlendirilebileceği yönündeki yaklaşımı güçlendirdi. Bu yönüyle karar, aracı hizmet sağlayıcılarının sorumluluğunu yalnızca teknik aracılıkla sınırlı görmeyen ve tüketici korunmasını öne çıkaran bir çerçeve ortaya koyuyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>YÜRÜRLÜK TARİHİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, iptal hükümlerinin kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İstanbul Ticaret Odası Gazetesi | MUHAMMET AKSAN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/anayasa-mahkemesinin-e-ticaret-platformlarinin-sorumluluguna-iliskin-onemli-iptal-karari</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 08:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/e-ticaret-3.jpg" type="image/jpeg" length="49894"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kısmi süreli çalışma hakkında her şey]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kismi-sureli-calisma-hakkinda-her-sey</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kismi-sureli-calisma-hakkinda-her-sey" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kısmi süreli (part-time) çalışma, çalışana daha fazla serbest zaman sağlarken, işverene de işgücünü ihtiyacına uygun şekilde planlayabilmesini sağlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">İlk başlarda özellikle kadın ve genç istihdamında bir çözüm yolu olarak ortaya çıkan çalışma şekli, bugün toplumun tüm kesimlerince, farklı nedenlerle başvurulan bir yöntem haline geldi. Fakat her ne kadar ayrımcılık yasağı olsa da Kanun birçok hakkı düzenlerken tam süreli iş sözleşmesini esas aldığından, bu hakların kısmi süreli çalışanlara uygulanmasında çeşitli tereddütler yaşanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bir kişinin kısmi süreli çalışan olup olmadığı çalışma süresine göre belirleniyor. Haftalık çalışma süresinin önemli ölçüde altında çalışan kişi kısmi süreli çalışan sayılıyor. Önemli ölçüde az çalışma ise Çalışma Süreleri Yönetmeliği’nde belirlendiği üzere işyerinde tam süreli çalışanın çalıştığı süreye göre tespit ediliyor. Bu emsal çalışanın haftalık çalışma süresinin en fazla üçte ikisine kadar çalışanlar kısmi süreli çalışan sayılıyor. İş Kanununa göre haftalık çalışma 45 saat olduğundan, 30 saate kadar çalışanlar bu kapsamda yer alıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Kişi haftada 31 saat dahi çalışsa, bu kişi kısmi süreli çalışan kabul edilmiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Kısmi süreli çalışanla tam süreli çalışan arasında ayrım yapmak yasaklanmıştır. Fakat bu ayrım yasağı para veya paraya ilişkin bölünebilir menfaatler açısından geçerlilik taşımamaktadır. İş Kanununa göre; kısmi süreli çalışana, ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir. Bu tür ücret ve haklar tam süreli çalışana ödenen miktar üzerinden orantılı olarak hesaplanacaktır. Kısmi süreli çalışan o ücretin tamamını isteyemeyecektir. Örneğin kısmi süreli çalışana çalıştığı süreyle orantılı olarak asgari ücret ödenecektir. İşyerinde ikramiye ödeniyorsa, kısmi süreli çalışanın ikramiyesi çalıştığı süre kadar olacaktır. Fakat kişi haftada 31 saat çalışıyorsa artık kendisine asgari ücretin altında ödeme yapılamayacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Kısmi süreli çalışanların hafta tatiline hak kazanıp kazanmayacaklarına ilişkin İş Kanununda düzenleme bulunmamaktadır. Yargıtay önceki yıllarda verdiği kararlarda kısmi süreli çalışanın hiçbir şekilde hafta tatiline hak kazanamayacağına hükmediyordu. Fakat yakın tarihli kararlarında bilimsel eleştirileri de dikkate alarak, kısmi sürelilerin de hafta tatiline hak kazanabileceğine karar vermeye başladı. Yargıtay’ın kısmi sürelilerin hafta tatiline hak kazanmasında haftanın altı günü çalışmasını aradığı düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yıllık izin hakkı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kısmi süreli çalışanların yıllık izin hakları bulunmaktadır. Yıllık ücretli izin yönetmeliğine göre, kısmi süreli çalışanlar, yıllık ücretli izin hakkından tam süreli çalışanlar gibi yararlanırlar. Bu durumda bir yıllık çalışma süresini dolduran kısmî süreli çalışan işçinin izin hakkı vardır. İşçinin bir yıllık çalışma süresini doldurup doldurmadığı, fiilen çalıştığı sürelere göre değil, işe başladığı tarihten itibaren bir yılın geçip geçmediğine göre belirlenecektir. Çalışan işe girdikten sonra, İş Kanununda yıllık izne hak kazanmak için geçirilmesi gereken bir yıllık süreyi kesintiye uğratan durumlar olmadan doldurduysa yıllık ücretli izne hak kazanacaktır. Kısmi süreli çalışan yıllık iznini kısmi süreli çalışma döneminde kullanacaktır. Buna göre örneğin 6 işgünü yıllık izin kullanacak bir çalışan, normalde 6 işgünü içerisinde ne kadar çalışıyorsa o kadar işe gitmeyecektir. Yoksa çalışanın fiili çalışma süreleri toplanarak, 6 iş günlük süreye ulaşılmaya çalışılmayacaktır. Çalışan bir hafta içinde ne kadar işe gidiyorsa, o günlerde işe gitmeyerek iznini kullanacak ve sadece o sürenin ücretini alacaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Kısmi süreli çalışanlar da kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Eğer kısmi süreli çalışanın sözleşmesi, işveren tarafından ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan davranışlar dışında bir nedenle feshedildiyse ya da çalışan iş sözleşmesini haklı bir nedenle feshettiyse, kısmi süreli çalışan olsa da kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Bu şekilde çalışan kişinin kıdemi işçinin fiilen çalıştığı sürelerin birleştirilmesiyle bulunacak süreye göre değil, sözleşmenin devam ettiği süreye göre belirlenmelidir. Fakat burada çalışanın kıdem tazminatına esas ücret, bir günlük ücretinden otuz günlük ücretine varma şeklinde değil de 30 günlük sürede ne kadar ücret alıyorsa ona göre hesaplanmalıdır. Her ay değişen sürelerde çalışan kısmi süreli çalışanlar içinse Yargıtay, 12 aylık ortalama ücretin esas alınması gerektiğini vurgulamaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Milliyet | Cem KILIÇ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kismi-sureli-calisma-hakkinda-her-sey</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 08:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/05/part-time.jpg" type="image/jpeg" length="82328"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Varlık Barışı’nda mükelleflere beş uyarı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yeni-varlik-barisinda-mukelleflere-bes-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yeni-varlik-barisinda-mukelleflere-bes-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[4 Haziran 2026'da yürürlüğe giren 7582 sayılı Kanun'la, 2008'den bu yana sekizinci var­lık barışı...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Kapsamdaki varlıklar için genel vergi oranı %5; bildi­rilen varlığın belirli sürelerle mevduatta, devlet iç borçlan­ma senetlerinde, kira sertifika­larında ya da girişim sermaye­si yatırım fonlarında tutulacağı taahhüt edilirse bu oran kade­meli olarak %0'a kadar iniyor. Son bildirim tarihi 31 Temmuz 2027. Altışar aylık dönemler halinde bu sürenin iki kez Cum­hurbaşkanlığınca uzatılabilme­si de mümkün.</p>

<p style="text-align:justify">Kanundaki “bildirilen veya beyan edilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir su­retle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz” cümlesi ku­lağa mutlak bir dokunulmazlık gibi geliyor. Oysa on sekiz yıl, sekiz kanun ve giderek sertle­şen bir yargı çizgisi bize başka bir şey söylüyor. Yazımı yazar­ken Balıkesir Vergi Mahkeme­si Başkanımız Volkan Erdoğ­du’nun makalesinden de yarar­landığımı paylaşmak isterim.</p>

<p style="text-align:justify">Uyarılarımı sıralayayım.</p>

<h3 style="text-align:justify">Birinci uyarı: Barış, kapı çalındıktan sonra sığınılacak bir liman değil</h3>

<p style="text-align:justify">En kritik mesele zamanlama. 7582 sayılı Kanun —tıpkı sele­fi 7417 gibi— vergi incelemesi­ne başlanmasından veya takdir komisyonuna sevkten sonra ya­pılan bildirimlerin, o inceleme sonucunda yapılacak tarhiyat­lar bakımından koruma sağla­mayacağını açıkça hükme bağ­lıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify">İkinci uyarı: “Hiçbir suretle” cümlesi genel af değil</h3>

<p style="text-align:justify">Danıştay 3. Dairesi'nin son iki yılda istikrar kazanan çizgi­si (E:2023/5528, K:2025/4583; E:2023/6468, K:2025/4877; E:2024/1319, K:2025/2006) şunu söylüyor: varlık barışı yal­nızca bildirilen varlığın ken­disini korur; mükel­lefin ticari faaliye­tinden kaynaklanan kayıt dışı hasılat ne­deniyle yürütülen in­celeme devam eder ve tarhiyat yapılabi­lir. İnceleme raporu bildirdiğiniz varlığı eleştirmiyor; kayıt ve beyan dışı bıraktığı­nız hasılatı eleştiri­yor.</p>

<h3 style="text-align:justify">Üçüncü uyarı: İspat yükü sizde ve yeri inceleme aşaması</h3>

<p style="text-align:justify">7582'nin merkezine yerleş­tirdiği kavram illiyet bağı: in­celemede bulunan matrah far­kının bildirdiğiniz varlıktan kaynaklandığını gösterebili­yorsanız, bildirilen tutara ka­dar tarhiyat yapılmaz; fark bil­dirilen tutardan büyükse yal­nızca aşan kısım vergilendirilir. Gösteremiyorsanız ne koruma var ne mahsup; bildirilen tutar­lar düşülmeksizin tarhiyat tam yapılır.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 3. Dairesi bu ba­ğın “somut bilgi ve belgey­le” mükellef tarafından ispa­tını arıyor; salt beyanname verilmiş olmasını yeterli say­mıyor. Üstelik yargı (3. Daire, E:2003/1574, K:2004/1861), belgelerin ilk kez dava aşama­sında sunulmasını, gerçekliğin araştırılması imkânını ortadan kaldırdığı gerekçesiyle aleyhe değerlendiriyor.</p>

<p style="text-align:justify">Pratik sonuç şu: bildirece­ğiniz tutarı muhtemel matrah farkıyla örtüştürün; banka ha­reketleri, tahsilat akışı ve söz­leşmelerle, bildirilen paranın hangi dönemin ve hangi faali­yetin ürünü olduğunu gösteren dosyayı bildirimle birlikte ha­zırlayın. Savunmayı dava günü­ne saklamak, savunmayı zayıf­latmaktır.</p>

<h3 style="text-align:justify">Dördüncü uyarı: Şartlar harfiyen; küçük ihmal, büyük hak kaybı</h3>

<p style="text-align:justify">Kapsama yalnızca para, al­tın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araç­ları giriyor. Danıştay 9. Daire­si (E:2024/839, K:2026/2189), yurt dışındaki taşıtını bu var­lıklardan birine dönüştürme­den doğrudan getirip bildiren şirketin barıştan yararlanama­yacağına hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify">Verginin vadesinde ödenme­mesi, yurt dışı varlığın süresin­de Türkiye'ye getirilmemesi, taahhüt edilen fonda tutulma­ması: bunların her biri koruma­yı düşüren ve sonradan telafisi bulunmayan ihmallerdir.</p>

<h3 style="text-align:justify">Beşinci uyarı: Yargı henüz tek ses değil; planınızı belirsizliğe kurmayın</h3>

<p style="text-align:justify">İdare başvurunuzu kabul edip vergiyi tahsil ettikten son­ra, başvuruyu hükümsüz kı­lan bir işlem tesis etmeksizin tarhiyata gidemez (3. Daire, E:2022/2864, K:2024/6301); hukuki güvenlik ilkesi burada mükellefin yanındadır.</p>

<p style="text-align:justify">İstanbul Bölge İdare Mah­kemesi 2. ve 3. Vergi Dava Da­ireleri, Danıştay 3. Dairesi'nin bozma kararlarına uymayarak “süresinde beyan ve ödeme ye­terlidir” çizgisinde ısrar et­ti (E:2025/1757, K:2025/2376; E:2026/43, K:2026/246). Şim­di Danıştay Vergi Dava Daire­leri Kurulu kararı bekleniyor.</p>

<p style="text-align:justify">Kurul kararı çıkana kadar bu ihtilaf size güvence değil, olsa olsa dava aşamasında bir umut sunar. Planınızı iyimser senar­yoya değil, Danıştay'ın dar yo­rumuna göre kurun. İhtira­zi kayıtla verilen beyanname üzerine dava açmanız, tahsilatı kendiliğinden durdurmaz (VD­DK, E:2023/1174, K:2025/674). “Dava açtım” diye rahatlama­yın; yürütmeyi durdurma ve te­minat seçeneklerini ayrıca yö­netin.</p>

<h3 style="text-align:justify">Mükellefler ne yapmalı?</h3>

<p style="text-align:justify">Geçmişte beyan dışı kalmış geliri olan mükellef için 7582, doğru kullanıldığında gerçek bir imkândır; illiyet bağına da­yalı mahsup mekanizması, 7186 ve 7256 metinlerinde bulunma­yan bir güvenceyi kanuna geri getirmiştir. Ama bu imkânın üç anahtarı var: erken davranmak (inceleme kapıyı çalmadan), tu­tarlı bildirmek (bildirilen tutar ile muhtemel matrah farkı ör­tüşmeli) ve belgelemek (para­nın kaynağını gösteren dosya bildirim gününde hazır olmalı). Bu üçü yoksa ödediğiniz %5 si­ze dokunulmazlık sağlamaz.</p>

<h3 style="text-align:justify">Mali İdare acilen açıklama yapmalı!</h3>

<p style="text-align:justify">Mali İdare, acilen, açık ve net olarak kanunun yürürlük tari­hinden sonraki dönemler için 7582 sayılı Kanun hükümlerin­den yararlanılamayacağını du­yurmalıdır. Aksi takdirde şu an 31.7.2027, süre uzarsa belki 31.7.2028 e kadar uzayacak dö­nemler için planlı vergi ödeme­me ve sonrasında varlık barı­şından yararlanma çabalarının önünün açılmasına sebep olu­nabilecektir. Mükellefler süku­tu ikrar gibi algılayacak ve adeta bu durum bir hak gibi görülebi­lecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu durum hızlı bir-doğ­ru beyanda bulunmama- yarışı­na dönebilme potansiyeli taşı­maktadır. Varlık Barışına ilişkin Tebliğde, mükellefiyet kaydı bulunmayanların, ancak ban­kalarda bulunmayan varlıkları için (3. fıkra ile 5. fıkra lafzında bir değişiklik olmamasına rağ­men) varlık barışından yararla­nabilmelerinin mümkün oldu­ğu belirtilmektedir. Bu durum mevcut kanunla (7582) uyumlu değildir, düzeltilmesinde fayda bulunmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Zeki GÜNDÜZ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yeni-varlik-barisinda-mukelleflere-bes-uyari</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 08:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/05/varlik-barisi-1.png" type="image/jpeg" length="50480"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şirket ortaklarının sigortalılığı ne zaman biter, nasıl bildirilir?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/sirket-ortaklarinin-sigortaliligi-ne-zaman-biter-nasil-bildirilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/sirket-ortaklarinin-sigortaliligi-ne-zaman-biter-nasil-bildirilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticari ortaklıkların bitmesi SGK nezdindeki sigortalılığın da kendiliğinden bittiği anlamına gelmez. Ortaklar, şirket türü ve kapanış şekline göre sigortalılığın bittiği kritik tarihleri ve yapılması gereken zorunlu işlemleri atlamamalı. Aksi takdirde ağır prim borçlarıyla karşılaşabilirler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Ticari hayatta ortaklıklar nasıl başlıyorsa, bir gün sona da erebilir. Ancak ortaklığın bitmesi, SGK nezdindeki sigortalılığın (eski adıyla Bağ-Kur, yeni adıyla 4/1-b) kendiliğinden bittiği anlamına gelmez. Kanun, her şirket türü ve kapanış şekli için farklı kurallar ve süreler belirlemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">SGK’nın yasal mevzuatı uyarınca; şahıs şirketlerinden limited şirketlere, iflastan tasfiyeye kadar sigortalılığın bittiği o kritik tarihleri ve yapılması gereken zorunlu işlemleri adım adım inceleyelim.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>ŞAHIS ŞİRKETLERİ</strong><br />
Kollektif, adi komandit ve donatma iştiraki ortakları şahıs şirketlerinde ortakların sigortalılık kaderi doğrudan vergi dairesine bağlı. Bu şirketlerde ortak olan kişilerin sigortalılığı, vergi mükellefiyetlerinin bittiği tarihte sona erer.</p>

<p style="text-align:justify">* Bitiş tarihi: Vergi mükellefiyetinin kapandığı gün.</p>

<p style="text-align:justify">* Bildirim görevi: Bu işlemi ortaklar değil, Gelir İdaresi Başkanlığı (vergi daireleri) yapar.</p>

<p style="text-align:justify">* Yasal süre: Vergi dairesi, kapanış tarihinden itibaren en geç iki ay içinde durumu SGK’ya bildirmek zorunda.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">* Erken tamamlama kuralı: Vergi dairesi kapanış işlemlerini iki aydan önce resmi olarak tekemmül ettirirse, tamamlandığı tarihten itibaren en geç 10 gün içinde SGK’ya bildirmekle yükümlü.</p>

<p style="text-align:justify">* Sonuç: Bildirim ne zaman yapılırsa yapılsın, sigortalılık verginin bittiği gün itibarıyla geriye dönük olarak sonlandırılır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>ANONİM ŞİRKETLER</strong><br />
Anonim şirketlerde her ortağın sigortalı olma zorunluluğu yok; bu kural sadece yönetim kurulu üyesi olan ortaklar için geçerli.<br />
* Bitiş tarihi: Yönetim kurulu üyeliği görevinin resmen bittiği tarih.</p>

<p style="text-align:justify">* Bildirim görevi: Bildirimi şirket yetkilileri ya da bizzat sigortalı ortağın kendisi yapmalı.</p>

<p style="text-align:justify">* Yasal süre: Görevin bitiminden itibaren en geç 10 gün içinde ‘sigortalı işten ayrılış bildirgesi’ ile SGK’ya başvuru yapılmalı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>LİMİTED VE KOMANDİT ŞİRKETLER</strong><br />
Limited şirketlerde sigortalılığı bitiren en yaygın durum hisse devridir. Türk Ticaret Kanunu'ndaki güncellemeler doğrultusunda bu süreç artık daha pratik.</p>

<p style="text-align:justify">* Bitiş tarihi: Hisse devrine onay verilen ortaklar kurulu karar tarihi.</p>

<p style="text-align:justify">* Gerekli belgeler: Hisse devrine ilişkin noter sözleşmesi ve ortaklar kurulu kararı yeterli. Ticaret Sicil Gazetesi ile de işlem yapılabilir.</p>

<p style="text-align:justify">* Bildirim görevi ve süre: Karar tarihinden itibaren en geç 10 gün içinde şirket yetkilileri veya ortak tarafından işten ayrılış bildirgesi SGK’ya verilmeli.</p>

<p style="text-align:justify">Şirketteki ortaklığınızın fiilen bitmesi ya da dükkanın kapısına kilit vurmanız, devletin gözünde işlemlerinizin bittiği anlamına gelmez. Kanunun belirlediği 10 günlük bildirim sürelerini ihmal etmek, gelecekte karşınıza hiç beklemediğiniz, haksız ve ağır prim borçları çıkarabilir. Hissenizi devrettiğiniz ya da tasfiyeye gittiğiniz an resmi evraklarınızı da usulüne uygun şekilde kapatın.</p>

<p style="text-align:justify">SGK, ihmal edenleri asla affetmez. Sorumluluklarını yasalara uygun şekilde yerine getirenler emeklilikte şok yaşamaz. Çalışmadığı halde kendini başka şirketlerden (4/1-a kapsamında) sigortalı gösterenler ile kendine ait şirkette (4/1-a) sigortalısı gösterenlerin ise sigortalılığı da emekliliği de iptal edilir.<br />
<br />
<strong>İFLAS VE TASFİYE DURUMU</strong><br />
Mahkeme bir şirket hakkında iflas kararı verdiğinde, ortağın sigortalılığının ne zaman biteceği tamamen ortağın kendi talebine bağlı.</p>

<p style="text-align:justify">* Ortak talepte bulunursa: Mahkemenin iflası açtığı kararı SGK’ya sunarak sigortalılığını hemen bitirebilir. Bu durumda bitiş tarihi mahkemenin iflası açtığı karar tarihidir.</p>

<p style="text-align:justify">* Ortak talepte bulunmazsa: Ortak hiçbir başvuruda bulunmazsa sigortalılığı devam eder ve prim borcu işlemeye başlar. Bu durumda sigortalılık, ancak mahkemenin iflasın kapatılmasına karar verdiği tarihte kendiliğinden sona erer.</p>

<p style="text-align:justify">* Geriye dönük işlem yasağı: İflas tamamen kapatıldıktan sonra SGK'ya başvurup "Ben aslında yıllar önce iflas açıldığında ortaklığı bırakmıştım, primlerimi silin" şeklinde geriye dönük bir hak iddia edilemez.<br />
Şirketin tasfiye girmesi durumunda da iki farklı senaryo var:</p>

<p style="text-align:justify">* Ortak talepte bulunursa: Tasfiyenin başlamasına karar verildiği tarihte ortak SGK'ya başvurursa, sigortalılığı tasfiyenin başlangıç tarihinde bitirilir.</p>

<p style="text-align:justify">* Ortak talepte bulunmazsa: Ortak talepte bulunmazsa tasfiye süresince sigortalılığı ve prim ödemesi devam eder. Sigortalılık, tasfiye sürecinin bittiğine dair kararın Ticaret Siciline tescil edildiği tarihte sona erer.</p>

<p style="text-align:justify">* Yasal süre: Her iki durumda da tescil veya karar tarihinden itibaren 10 gün içinde işten ayrılış bildirgesi SGK'ya verilmeli. Tasfiye kapatıldıktan sonra geriye dönük tarih düzeltmesi istenemez.<br />
<br />
<strong>ŞİRKET ORTAĞI BAŞKA BİR İŞTE SİGORTALI ÇALIŞIYORSA</strong><br />
Ticari hayatta en çok kafa karıştıran durumlardan biri, bir şirkette ortak (4/1-b - Bağ-Kur) olan birinin, başka bir iş yerinde sigortalı çalışan (4/a - SSK) olarak işe girmesidir. Kanun bu duruma net bir kural getirmiştir:</p>

<p style="text-align:justify">* 4/1-a (SSK) üstünlüğü: Bir kişinin hem şirket ortaklığı hem de başka bir yerde sözleşmeli çalışması varsa, 4/1-a (işçilik) sigortalılığı geçerli sayılır. Şirket ortaklığından kaynaklanan 4/1-b sigortalılığı, başka yerdeki 4/a çalışmasının başladığı tarihten bir gün önce kendiliğinden sona erer.</p>

<p style="text-align:justify">* Tasfiye sürecinde çalışma: Şirketi tasfiye sürecinde olan bir ortak, başka bir yerde 4/1-a'lı olarak çalışmaya başlarsa Bağ-Kur'u durur. Ancak bu 4/1-a'lı işinden ayrıldığı an, şirketin tasfiyesi hâlâ devam ediyorsa, işten ayrıldığı günün ertesi günü Bağ-Kur sigortalılığı otomatik olarak yeniden başlar.</p>

<p style="text-align:justify">* Kendi şirketinde sigortalı olma yasağı: Bir şirket ortağı, ortak olduğu şirketten asla 4/1-a'lı (işçi) olarak bildirilemez. Bu şekilde yapılan bildirimler ve ödenen primler geçersiz sayılır. Bu durum genellikle uzun yıllar sonra emeklilik talebinde bulunan şirket ortaklarının büyük bir şok yaşamasına neden olur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İstanbul Ticaret Odası Gazetesi | İsa KARAKAŞ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/sirket-ortaklarinin-sigortaliligi-ne-zaman-biter-nasil-bildirilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/10/istirakortak-0506.jpg" type="image/jpeg" length="47214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Varlık barışı nedeniyle özel fon hesabına kaydedilen tutarlar ortaklara dağıtıldığında vergilendirilecek mi?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/varlik-barisi-nedeniyle-ozel-fon-hesabina-kaydedilen-tutarlar-ortaklara-dagitildiginda-vergilendirilecek-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/varlik-barisi-nedeniyle-ozel-fon-hesabina-kaydedilen-tutarlar-ortaklara-dagitildiginda-vergilendirilecek-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son varlık barışı uygulamasında, pasifte özel fon hesabı açılmazsa (veya kanuni defterlerin ilgili sayfalarında gösterilmezse), bu fon hesabı ve varlıklar 2 yıl geçmeden işletmeden çekilirse ve fon hesabı sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılırsa vergi korumasından yararlanılmaz. ANCAK, 2 yıl geçtikten sonra fonun dağıtılması vergi korumasını engellemez!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>Değerli okurlar, varlık barışı ile ilgili yazılarıma devam ediyorum. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bugün bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin Varlık Barışı kapsamında bildirimde bulundukları varlıklar için yasal defterlerine kaydettikleri özel fon hesabını ortaklarına dağıtmaları konusunu ele alacağım.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Yasal düzenlemeye göre, bildirilen varlıklar Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu kapsamda yasal defterlerine kaydettikleri varlıklar için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmez (7852 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 19 uncu maddenin 4 üncü fıkrası).</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu varlıkları defterlerinde ayrıca gösterirler. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz ve bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu yasal düzenleme (7582 sayılı Kanun), bir önceki varlık barışına ilişkin düzenleme (7417 sayılı Kanun) ile aynı olduğu gibi, her iki düzenlemeye ilişkin tebliğlerdeki açıklamalar da aynıdır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Son iki düzenlemeye ilişkin tebliğde özel fonların dağıtılması halinde vergilendirme durumuna yer verilmemiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Oysa son iki düzenlemeden önceki yasal düzenlemeye (7256 sayılı Kanun) ilişkin tebliğde, bu konuda açıklama yapılarak; varlık barışına konu varlıklara ilişkin tutarların (özel fonların), kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması halinde kar dağıtımına bağlı stopajın yapılmayacağı, gerçek kişi ortaklar ile kurumlar vergisi mükellefi olan ortaklar tarafından elde edilen tutarların da vergilendirilmeyeceği belirtilmişti.7256 sayılı Kanunun ilgili bölümü de 7582 ve 7417 sayılı Kanunların metni ile fonların 2 yıl geçmeden çekilemeyeceği hükmü hariç aynıdır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu nedenle yeni varlık barışında da iki düzenleme öncesi tebliğde yapılan açıklamaların geçerli olduğunu düşünüyorum.</span></p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;"><strong><span>Fonun iki yıl geçtikten sonra işletmeden çekilmesi halinde vergilendirme durumu</span></strong></li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><span>Yasal düzenlemede yer alan, varlıkların dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacağına ve bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebileceğine ilişkin hüküm, fonların gelir veya kurumlar vergisi bakımından dönem kazancının tespitinde dikkate alınma<strong><u>ma</u></strong>sını (yani işletme bünyesinde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulmamasını) hem de bunların kurumlarca ortaklara dağıtılması halinde kar dağıtımı vergilemesi yapılma<strong><u>ma</u></strong>sını (yani dağıtım nedeniyle kar dağıtım stopajı yapılmayacağı gibi kar payının gerektirdiği gelir veya kurumlar vergisi ödenme<strong><u>me</u></strong>sini) ifade eder.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Nitekim 7256 sayılı Kanuna ilişkin tebliğde, bildirilen varlıklara ilişkin fonların <strong>kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması halinde kar dağıtımına bağlı stopaj yapılmayacağı ve gerçek kişi ortaklar ile kurumlar vergisi mükellefi olan ortaklar tarafından elde edilen bu tutarların vergilendirilmeyeceği açıklanmıştı.</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>7256 sayılı Kanunun ilgili bölümü de 7582 sayılı Kanun metni ile fonların 2 yıl geçmeden çekilemeyeceği hariç aynı olduğundan, yeni varlık barışında da özel fonların 2 yıl geçtikten sonra çekilmesi halinde vergileme (stopaj ve ortak nezdinde gelir veya kurumlar vergisi açısından vergileme) yapılamayacağını düşünüyorum.</span></p>

<ol start="2">
 <li style="text-align: justify;"><strong><i><span>Fonun iki yıl içinde işletmeden çekilmesi halinde vergilendirme durumu</span></i></strong></li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><span>Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin, varlık barışı kapsamında kanuni defterlerine kaydettikleri varlıkları için pasifte özel bir fon hesabına kaydettikleri tutarlar, bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu yasak pasifteki fonlara ilişkin olup, aktife alınan varlıkların işletme faaliyetleri için serbestçe tasarrufuna engel değildir. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerde fonun iki yıl içinde ortaklarca çekilmesi, yani fonun nakden ortaklara dağıtılması veya kayda alınan varlıkların fona mahsup edilmek suretiyle ortaklara verilmesi; serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerde ise varlıkların bu mükelleflerce işletmeden çekilmesi halinde fon dönem kazancına dahil edilecektir. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kurumlarda ayrıca bu tutarlar kar dağıtım stopajına tabi tutulacak (tam mükellef kurum ortaklara dağıtılan tutarlar hariç) ve gerçek kişilerde gelir vergisine, kurum ortaklarda ise iştirak kazancı istisnasının uygulanmadığı durumlarda kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.</span></p>

<ol start="3">
 <li style="text-align: justify;"><strong>Fonun işletmeden çekişi halinde vergi korumasından yararlanılamaz mı?</strong></li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><span>Vergi korumasından yararlanabilmek için aşağıdaki şartlara uyulması gerekir:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>a) Yurt dışında bulunan bildirime konu varlıkların;</strong></span></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><span>Bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 2 ay içinde Türkiye’ye getirilerek banka veya aracı kurumlara yatırılması ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Bildirilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin süresinde ödenmesi ve taahhüt edilen tutarlara ilişkin taahhüt şartlarına uyulması,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Bildirime konu edilen varlıkların Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilmesi, yasal defterlerine kaydettikleri bu kıymetler için <strong>pasifte özel fon hesabı açılması (veya kanuni defterlerin ilgili sayfalarında gösterilmesi), bu fon hesabının ve varlıkların iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilmemesi ve fon hesabının sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmaması.</strong></span></li>
</ul>

<ol>
 <li style="text-align: justify;"><strong><span>b) Türkiye’de bulunan ve bildirime konu edilen varlıkların;</span></strong></li>
</ol>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><span>Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilmesi, yasal defterlerine kaydettikleri bu kıymetler için <strong>pasifte özel fon hesabı açılması (veya kanuni defterlerin ilgili sayfalarında gösterilmesi), bu fon hesabının ve varlıkların 2 yıl geçmedikçe işletmeden çekilmemesi ve fon hesabının sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmaması,</strong></span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayanlar tarafından banka veya aracı kurumlardaki hesaplara yatırıldığını gösterir belgelerle tevsik edilmesi,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Bildirilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin süresinde ödenmesi ve taahhüt edilen tutarlara ilişkin taahhüt şartlarına riayet edilmesi.</span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><span>Buna göre, son varlık barışı uygulamasında, <strong>pasifte özel fon hesabı açılmazsa (veya kanuni defterlerin ilgili sayfalarında gösterilmezse), bu fon hesabı ve varlıklar 2 yıl geçmeden işletmeden çekilirse ve fon hesabı sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılırsa vergi korumasından yararlanılmaz.</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Önceki bölümde ifade ettiğim üzere, varlıklar işletmeden çekilmeyip işletme faaliyetleri gereği kullanılabilir, hatta elden çıkarılabilir. Bu durum vergi korumasından yararlanmayı engellemez.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>ANCAK, 2 yıl geçtikten sonra fonun dağıtılması vergi korumasını engellemez!</span></strong></p>

<ol start="4">
 <li style="text-align: justify;"><strong><i><span>Karşılaştırma tablosu</span></i></strong></li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><span>Son üç düzenlemeye ilişkin yasal düzenleme ve tebliğlerin ilgili bölümlerinin karşılaştırılmasına aşağıdaki tabloda yer verilmiştir:</span></p>

<p style="text-align:justify"><img alt="" height="600" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/07/e75028d6-99df-4a1e-8b6d-14f8909d4414.webp" width="492" /></p>

<p style="text-align:justify"><img alt="" height="600" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/07/8c32171a-dee5-4d1d-a427-1d1c32095ec0.webp" width="514" /></p>

<p style="text-align:justify"><img alt="" height="600" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/07/0078085f-f49a-4660-b390-111d691ce518.webp" width="510" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24 | Erdoğan SAĞLAM</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/varlik-barisi-nedeniyle-ozel-fon-hesabina-kaydedilen-tutarlar-ortaklara-dagitildiginda-vergilendirilecek-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/08/kurumun-kayit-ve-beyan-disi-k-ri-ortaklarca-elde-edilmis-sayilir-mi-scl.jpg" type="image/jpeg" length="80564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte faturaya karşı yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi kaçakçılığı ile mücadelede 1 Ekim itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZwCJy6GPxbA"></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/sahte-belge-3.webp" type="image/jpeg" length="57259"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="707" src="https://www.youtube.com/embed/TidIluUl2ic" title="SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir" width="1257"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK TV</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/trafik-kazasi-sgk.jpg" type="image/jpeg" length="30495"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZAHA DAVET SEMİNERİ]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span style="font-size:16px;">KONUŞMACI: ALİ ÇAKMAKÇI-KATKI SUNAN: SELAHATTİN İPEK MODERATÖR : ÖMER KÖKLÜCE</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/2020-08-26_19-00-069.png" type="image/jpeg" length="67496"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-Birlik Sistemine Yeni Sözleşme Girişi ve Eski Sözleşmelerin Güncellenmesi 2022]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Jan 2022 18:07:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/TURMOB-Duyuru_Boş_2-kopyala@600x315.png" type="image/jpeg" length="28430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EFR tablolarının yüklenmesiyle ilgili yardım videosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Oct 2021 17:53:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1.png" type="image/jpeg" length="83812"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı (18.05.2021)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>BDTURKEY.COM ve Dünya Gazetesi yazarı Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU 18.05.2021 tarihinde saat 9.30 TRT HABER Ekonomi 7/24 Programına konuk olarak katılım sağlamıştır. Özellikle Pandemi dolayısıyla işletmelerin yaşadıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı 'mızın alacağı tedbirler ile igili bilgiler vermiştir. "Matrah Arttırımı ve Yeni Borç Yapılandırması" torba şekliyle ele alınarak en kısa zamanda Meclise gelmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</guid>
      <pubDate>Tue, 18 May 2021 11:45:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Haber_Resim_tasarım_Yazar_Abdullah_TOLU789998888.jpg" type="image/jpeg" length="84784"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun  Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU TRT HABER Ekonomi 7/24 Programında Yeni Çıkacak Olan Vergi Affı ve Yapılandırma Hakkında Detaylı Bilgiler Verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2020 15:50:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1_12.jpg" type="image/jpeg" length="66359"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekdüzen Hesap Planı ve Bazı Bilinmeyen Özellikleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_5.png" type="image/jpeg" length="53955"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Finansal Raporlama, Nakit Akış Tablosu ve Fon Akışı Tablosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:50:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_4_1.png" type="image/jpeg" length="30583"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRT 1 Radyo Ekonomi Günlüğü Programı 12.08.2020]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yılmaz Sezer ÜSTAT, bizzat BAĞIMSIZ DENETİMDE YERLİ VE MİLLİ HUSUSUNDA ADIMIZLA (SELAHATTİN İPEK) AÇIKLAMADA BULUNMUŞTUR. TEŞEKKÜR EDİYORUM. TRT 1 Radyoda Bağımsız Denetimde Yerli ve Milli konusundaki görüşlerini açıklamıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2020 16:43:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/61369990_2528164087216118_4989264771036479488_n.png" type="image/jpeg" length="69662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKİYE CUMHURİYETÇİ MALİ MÜŞAVİRLER GRUBU' NUN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU e-dönüşüm uygulamaları ve Turizm Payı Beyanlarına ilişkin Eğitim Semineri Fotoğraf Galerisi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Dec 2019 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/DSC00511.jpg" type="image/jpeg" length="61679"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KSMMMO (KAYSERİ SMMM ODASI) "E-DÖNÜŞÜM EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğraf Galeresi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 13:19:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/69999396_10220754638918841_5057639361898610688_o.jpg" type="image/jpeg" length="26256"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VERGİDE GÜNDEM SEMİNERİ - 2018 & 2019 ÖNEMLİ VERGİSEL DÜZENLEMELER Fotoğraf Galerisi İçin Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2019 09:05:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/IMGL1388.jpg" type="image/jpeg" length="30990"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESMMMO E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ Fotoğrafları İçin Tıklayın....]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jan 2019 18:01:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/2018.12_8.jpg" type="image/jpeg" length="11630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Dec 2018 17:43:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6176_1.jpg" type="image/jpeg" length="10434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İNŞAAT SEKTÖRÜNDE VERGİ VE MUHASEBE SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Dec 2018 17:19:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6052.jpg" type="image/jpeg" length="11319"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selahattin İPEK]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Feb 2017 20:04:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/bd-ekonominin-nabzY-07032017.jpg" type="image/jpeg" length="78518"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
