<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 08 Sep 2026 12:31:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gönüllü olarak frene basılabilir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/gonullu-olarak-frene-basilabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/gonullu-olarak-frene-basilabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekadaki baş döndürücü gelişim, sektörün içinden yeni bir uyarı getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>OpenAI Baş Bilim İnsanı Jakub Pachocki, yapay zeka modellerinin yeteneklerinin insanların anlamasını ve kontrol etmesini zorlaştıracak kadar hızlı ilerlediğine dikkat çekti.</p>

<p>Pachocki, yapay zeka sistemlerinin yakın gelecekte bilgisayarları kullanabilen, insanlarla ve diğer yapay zekalarla işbirliği yapabilen ve araştırma projelerini kendi başına yürütebilen sistemlere dönüşebileceğini belirtti.</p>

<p>Daha kritik aşamanın ise modellerin insan müdahalesi olmadan kendi yeteneklerini geliştirmeye başlaması olabileceğini söyledi. "Bu, son derece dikkatli olunması gereken bir dönem" diyen Pachocki, makine zekasındaki hızlı yükselişin sonuçlarına kimsenin tam olarak hazırlıklı olmadığı konusunda endişeli olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>Yapay zeka şirketlerine "yavaşlama" çağrısı</strong></h3>

<p>Pachocki'ye göre geliştiriciler ya yapay zekayı insan çıkarlarıyla daha uyumlu hale getirecek ya da risklerin arttığı noktada gelişimi yavaşlatacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pachocki, "Ortak güvenlik standartları belirlenene kadar gönüllü yavaşlamaların yaygınlaşmasını bekliyor ve umuyorum" dedi.</p>

<p>Uyarı, şirketlerin daha güçlü modeller geliştirme yarışının hızlandığı bir dönemde geldi. Sektörde özellikle yapay zekanın kendi araştırmasını yapması ve zamanla kendi yeteneklerini geliştirmesi üzerine çalışmalar yoğunlaşıyor. OpenAI de iki yıldan kısa süre içinde insan müdahalesine çok daha az ihtiyaç duyan "gerçek bir otomatik yapay zeka araştırmacısı" geliştirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Pachocki'nin mesajı ise bu yarışın hız kadar güvenlik sorununu da beraberinde getireceğine işaret ederken yapay zeka kendi gelişimini hızlandırabilecek noktaya ulaştığında, şirketlerin gönüllü olarak frene basması gerekebilir.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/gonullu-olarak-frene-basilabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/openai-1.png" type="image/jpeg" length="75639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Son gün 31 Aralık 2026: Şirketler için kırmızı alarm]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/son-gun-31-aralik-2026-sirketler-icin-kirmizi-alarm</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/son-gun-31-aralik-2026-sirketler-icin-kirmizi-alarm" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anonim ve limited şirketler için kritik tarih yaklaşıyor. Yeni asgari sermaye tutarlarına uyum için tanınan süre 31 Aralık 2026’da dolarken, sermaye yapısı şirketlerin yalnızca hukuki durumunu değil, vergi yükünü ve finansman maliyetlerini de doğrudan etkileyecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">2026 yılının sonuna yaklaşırken anonim ve limited şirketlerin sermaye yapılarını gözden geçirmelerinde yarar var. Çünkü sermaye konusu artık yalnızca Türk Ticaret Kanunu bakımından yerine getirilmesi gereken şekli bir yükümlülük değil; aynı zamanda şirketlerin finansman yapısını ve vergi yükünü doğrudan etkileyen önemli bir planlama konusu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Asgari sermaye tutarlarına uyum, borca batıklık, nakdi sermaye artırımı, örtülü sermaye uygulaması ve finansman gider kısıtlaması bu açıdan değerlendirilmesi gereken beş husus olarak öne çıkıyor.</strong> Konu sadece mali müşavirleri değil, şirket sahipleri ve yöneticilerini, avukatları ve finansçıları da kapsayan geniş bir kesimi ilgilendiriyor.<br />
<br />
<strong>ASGARİ SERMAYE TUTARLARINA UYUM İÇİN SON TARİH 31 ARALIK 2026</strong></p>

<p style="text-align:justify">Anonim ve limited şirketler bakımından ilk dikkat edilmesi gereken konu, Türk Ticaret Kanunu'ndaki yeni asgari sermaye tutarlarıdır.</p>

<p style="text-align:justify">7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile anonim şirketlerde asgari esas sermaye 50 bin liradan 250 bin liraya, kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş halka açık olmayan anonim şirketlerde başlangıç sermayesi 100 bin liradan 500 bin liraya, limited şirketlerde ise asgari sermaye 10 bin liradan 50 bin liraya yükseltilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">7511 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme uyarınca, sermayesi yeni asgari tutarların altında kalan mevcut şirketlerin 31 Aralık 2026 tarihine kadar sermayelerini öngörülen asgari tutarlara yükseltmeleri gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Süresi içinde uyum sağlamayan şirketler infisah etmiş sayılacağından, bir zorunluluk söz konusudur. Dolayısıyla sermayesi bu sınırların altında bulunan şirketlerin 2026'nın son günlerini beklemelerinin herhangi bir anlamı yoktur. Gerekli genel kurul ve tescil işlemlerinin zamanında tamamlanması bakımından sürecin önceden planlanması daha doğru olacaktır.<br />
<br />
<strong>SERMAYE YETERSİZLİĞİ ŞİRKETİN DEVAMLILIĞINI DA TEHDİT EDEBİLİR</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sermaye artırımını yalnızca yeni asgari sermaye tutarlarına uyum meselesi olarak görmek eksik olur.</p>

<p style="text-align:justify">Özellikle yabancı para cinsinden borcu yüksek şirketlerde kur hareketleri, borç tutarlarının ve kur farkı zararlarının yükselmesine neden olabilmektedir. Bunun sonucunda şirketlerin özkaynak yapısı zayıflayabilmekte ve Türk Ticaret Kanunu'nun 376. maddesi kapsamında sermayenin kaybı veya borca batıklık gündeme gelebilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Üstelik TTK'nın 376. maddesi kapsamındaki sermaye kaybının gerekli önlemler alınmadan devam etmesi, şirketin sona ermesine kadar varabilecek sonuçlar doğurabilir. Borca batık halinin tespiti hâlinde ise, Kanun'da öngörülen istisnalar dışında, yönetim kurulunun durumu mahkemeye bildirmesi ve şirketin iflasını istemesi gündeme gelebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle şirket yönetimlerinin yalnızca nominal sermaye tutarına değil, zararlar nedeniyle sermaye ve kanuni yedek akçelerin ne ölçüde korunduğuna ve şirketin özkaynak yapısına da bakması gerekir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>NAKDİ SERMAYE ARTIRIMI: VERGİSEL AVANTAJLA ALACAK TAHSİLATINA KATKI</strong></p>

<p style="text-align:justify">Konunun diğer boyutu nakdi sermaye artırımına ilişkin kurumlar vergisi indirimidir.</p>

<p style="text-align:justify">Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10/1-ı maddesinde yer alan düzenleme kapsamında, şartları sağlayan sermaye şirketlerinin nakdi sermaye artışlarının nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden hesaplanan belirli bir tutarın kurum kazancından indirilmesine imkân tanınmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">İlk bakışta bu düzenleme, şirketlerin özkaynaklarını güçlendirmeye yönelik bir vergi teşviki olarak görülebilir. Ancak meseleye finansal sonuçları bakımından bakıldığında, üzerinde düşünülmesi gereken başka bir yön daha vardır. Şirkete nakit olarak konulan sermaye, yalnızca bilançodaki özkaynak tutarını artırmamakta; aynı zamanda şirketin ödeme gücünü ve dolayısıyla alacaklıların alacaklarını tahsil edebilme imkânını da güçlendirmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu durumda şu soru kaçınılmaz hâle geliyor: <strong>Devlet, vergi alacağının bir kısmından vazgeçerek sermaye şirketinin özkaynak yapısını güçlendirirken, dolaylı olarak şirket alacaklılarının tahsilatına da katkıda bulunmuş olmuyor mu?</strong> Eğer sonuç buysa, vergi sisteminin tarafsızlığı bakımından bu tercihin gerekçesi ve sınırları ayrıca tartışılmaya değerdir.</p>

<p style="text-align:justify">Yurt dışından getirilen nakitle karşılanan sermaye artışlarında kanunda daha yüksek indirim oranı öngörülmesi dikkat değerdir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>ÖRTÜLÜ SERMAYE DÜZENLEMESİ ŞİRKETLERİ FİNANSMAN İÇİN ÖZKAYNAĞA VE FİNANS KURUMLARINA YÖNLENDİRİYOR</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sermaye artırımının vergi açısından önem taşıdığı alanlardan biri de örtülü sermaye uygulamasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12. maddesine göre kurumların ortaklarından veya ortaklarla ilişkili kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte hesap dönemi başındaki öz sermayenin üç katını aşan kısmı örtülü sermaye sayılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Düzenlemenin temel yaklaşımı, şirketlerin finansman ihtiyacının ortaklar veya ortaklarla ilişkili kişiler tarafından sınırsız biçimde borç verilerek karşılanması yerine, belirli bir noktadan sonra finansmanın sermaye yoluyla sağlanmasını teşvik etmek, borcun ise finansal kurumlardan alınmasını sağlamaktır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>ÖRTÜLÜ SERMAYENİN VERGİ MALİYETİ VAR</strong></p>

<p style="text-align:justify">Nitekim örtülü sermaye kapsamına giren borçlar nedeniyle hesaplanan veya ödenen faiz, kur farkı ve benzeri finansman giderleri, kurum kazancının tespitinde gider olarak kabul edilmemektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Üstelik örtülü sermaye üzerinden hesaplanan tutarların vergi mevzuatında dağıtılmış kâr payı sayılmasına bağlı olarak ayrıca vergisel sonuçlar ortaya çıkması da mümkündür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>FİNANSMAN GİDER KISITLAMASI DA UNUTULMAMALI</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sermayenin güçlendirilmesinin bir başka etkisi finansman gider kısıtlaması bakımından ortaya çıkmaktadır. Bizim şirketlerimiz büyük oranda borçla varlıklarını sürdürdükleri hâlde, vergi sistemi finansman giderlerinin bir kısmının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınmasını kabul etmemektedir. Bu açıdan sermaye yapısının güçlendirilmesi, finansman gider kısıtlaması yönünden de dikkate alınması gereken unsurlardan biridir.</p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://www.odatv.com/yazarlar/yusuf-ileri/son-gun-31-aralik-2026-sirketler-icin-kirmizi-alarm-120161682" rel="nofollow" target="_blank"><span style="color:#c0392b"><strong>odatv.com | Yusuf İLERİ</strong></span></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/son-gun-31-aralik-2026-sirketler-icin-kirmizi-alarm</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/haber-tasarim-08092026.jpg" type="image/jpeg" length="82921"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Devlet daha çok faiz, halk daha çok vergi ödeyecek]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/devlet-daha-cok-faiz-halk-daha-cok-vergi-odeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/devlet-daha-cok-faiz-halk-daha-cok-vergi-odeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni OVP’ye göre bu yıl 14,5 trilyon TL’ye ulaşacak tahsilatın üzerine gelecek üç yılda toplam 71,6 trilyon TL vergi toplanması hedefleniyor. Devletin bu yıl 2,8 trilyon lirayı aşması beklenen iç, dış borç faiz ödemeleri ise projeksiyonlara göre 2027-2029 dönemi toplamında 13,9 trilyon lirayı bulacak.</p>

<p>Ekonominin gelecek üç yıldaki yol haritası nite­liğindeki yeni Orta Va­deli Programa (OVP) hedefleri ve projeksiyonları Türk halkı­nın vergi, devletin ise faiz yükü­nün giderek daha da artacağını ortaya koydu.</p>

<p>Faiz ödemeleri gibi vergi tah­silatının da enflasyonun üzerin­de artmaya devam edeceği ye­ni üç yıllık dönemde toplanması öngörülen 71,6 trilyon lira ver­ginin 13,9 trilyonu iç ve dış borç faizlerine gidecek. Geçmiş yılla­rın mirası olarak yüksek faiz yü­künün baskısı altında geçecek bu dönemde kamunun borçlan­ma ihtiyacını doğrudan azalta­rak enflasyonun düşmesine çok yönlü ve güçlü katkı amacıyla ekonomi politikalarında, bütçe­de daha fazla faiz dışı fazla ver­meye odaklanılacak.</p>

<h3><strong>2026 için ne hedeflendi ne oluyor?</strong></h3>

<p>2027-2029 dönemine ait ye­ni OVP’de gelecek üç yıla iliş­kin merkezi yönetim bütçe ge­lir ve gider hedefleri yer alırken, bu yıla ilişkin önceki OVP’de­ki başlangıç hedefleri “ger­çekleşme tahmini” şeklin­de revize edildi. Şu ana kadar verisi alınan ilk yedi aydaki ger­çekleşmeler ışığında yapılan yıllık gerçekleşme tahminleri, bütçede başlangıç hedeflerine göre çeşitli düzeylerdeki sap­maları da ortaya koydu.</p>

<p>Geçen yılın sonlarında yasa­laşan bütçe yasasına göre bu yı­lın tümünde merkezi yönetim bütçe giderlerinin 18 trilyon 978,8 milyar liraya ulaşması, bunun 2 trilyon 741,7 milyarını faiz ödemelerinin oluşturma­sı; toplam bütçe gelirinin ise 16 trilyon 266,1 milyar lira olması ve bunun 13 trilyon 833,1 mil­yarının vergi yoluyla sağlan­ması hedeflenmişti. 2026 yı­lında enflasyonun hedeflenen­den yüksek seyretmesi hem harcamaları hem de gelirleri yukarı taşıdı. Bu durum yüksek enflasyon dönemlerinde nomi­nal bütçe kalemlerinin büyü­mesiyle oluşan tipik bir duru­mu yansıtıyor.</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlı­ğı’nın verilerine göre ilk yedi ay­da bütçede harcamalar geçen yılın aynı dönemine göre yüz­de 36,6 artışla 10 trilyon 520,7 milyar, gelirler ise yüzde 37,4 artışla 9 trilyon 199,7 milyar li­ra oldu. Geçen yıl ilk yedi ayda 1 trilyon 4,3 milyar lira olan bütçe açığı, bu yıl yüzde 31,5 artışla 1 trilyon 320,9 milyar liraya ulaş­tı. Bu yılın ilk yedi ayındaki büt­çe giderinin 1 trilyon 791 milyar lirasını geçen yıla göre yüzde 43,7 artan faiz ödemeleri oluş­turdu. Bütçede en büyük gelir kalemi olan vergide ise yedi ay­lık tahsilat yüzde 37,3 artarak 7 milyar 854,6 milyar lira oldu.</p>

<p>Yıllık hedefe göre ilk yedi ay­daki gerçekleşme vergi gelirin­de yüzde 56,8 olurken, faiz öde­meleri ise yıllık hedefin yüzde 53,8’i düzeyinde kaldı. Yılın tü­müne ilişkin başlangıç hedefle­rinde yüzde 19,8 düzeyinde ön­görülen faiz ödemelerinin vergi gelirine oranı, ilk yedi ayda yüz­de 22,8 düzeyinde oluştu.</p>

<h3><strong>2026 gerçekleşme tahminleri</strong></h3>

<p>Yeni OVP’de 2026’nın tü­münde bütçe harcamaları­nın 19 trilyon 660,1 milyar li­ra ile başlangıç hedefinin yüz­de 3,7 üzerinde, bunun içinde faiz ödemelerinin ise yüzde 3’lük aleyhte sapma ile 2 tril­yon 824,9 milyar TL’ye ulaşa­rak başlangıç hedefini aşacağı tahmin edildi. Bütçe gelirleri­nin ise 17 trilyon 28,2 milyar lira ile başlangıç hedefini yüzde 4,7 ve bu kapsamda vergi gelirleri­nin 14 trilyon 585,7 milyar lira ile hedefi yüzde 5,4 aşacağı tah­mini yer aldı. Bütçe açığının 2 trilyon 631,9 milyar lira ile baş­langıçta hedefinin yüzde 3 al­tında gelmesi öngörüldü.</p>

<p>2026 gerçekleşme tah­minleri önceki yıla göre faizde yüzde 33,8, ver­gide ise yüzde 32 ca­ri artışı ifade ediyor. OVP’de yüzde 28,4 düzeyinde bekle­nen 2026 enf­lasyon tahmi­ni tutarsa, geçen yıla göre reel bazda faiz ödemeleri yüzde 4,2, vergi gelirleri ise 2,8 artmış olacak.</p>

<p>2025 yılında yüzde 18,6 olan, 2026 başlangıç hedeflerinde yüzde 19,8’e karşılık gelen, ilk yedi ayda yüzde 22,8’e varan faiz ödemelerinin vergi gelirine ora­nı, bu yılın tümü için öngörülen büyüklüklere göre ise yüzde 19,4 düzeyinde.</p>

<h3><strong>Üç yılda ödenecek vergi 71,6 trilyon TL</strong></h3>

<p>2027-2029 dönemine ilişkin OVP hedefleri, vergi yükünün hızla büyümeye devam edece­ğine işaret ediyor. OVP’nin ge­lecek üç yıla ilişkin TÜFE he­defleri oldukça iddialı bir de­zenflasyon patikası çizerken, büyük bölümü tüketimden alı­nan dolaylı vergi kalemlerinden sağlanmakta olan vergi gelirle­rinde bu dönemde enflasyonun üzerinde (reel) artışlar öngörü­lüyor. 2027 yılı için enflasyon hedefi yüzde 21 olarak öngörü­lürken, vergi tahsilatında yıl­lık hedef ise yüzde 36,5’lik ca­ri artışla 19 trilyon 906 milyar lira. Enflasyonun yüzde 13,5’e düşürülmesi hedeflenen 2028 yılında vergi tahsilatının yüz­de 20,4 artışla 23 trilyon 973,1 milyar liraya; yüzde 9’la tek ha­neli enflasyon hedefi konulan 2029 yılında ise vergilerin yüz­de 15,6 artışla 27 trilyon 718,5 milyar liraya ulaşması hedef­lendi. Bu projeksiyonlara göre üç yılda hedeflenen toplam ver­gi tahsilatı 71 trilyon 597,6 mil­yar lira ve 2027’de yüzde 12,8, 2028 ve 2029 yıllarında ise yüz­de 6,1 “reel” tahsilat artışı öngö­rülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Hazine’nin faiz yükü hafiflemiyor</strong></h3>

<p>Parasal sıkılaştırma döne­minde de büyümeye devam eden kamu açıklarının finans­manı için Hazine’nin yüksek faizlerle gerçekleştirdiği mon­tanlı borçlanmaların gelecek yıllara devrettiği yük dolayı­sıyla faiz ödemelerinin izle­yen dönemde ağırlığını ko­ruyacağı görülüyor. OVP’de mevcut borç yapısı, kamu açıkları ve borçlanma öngörüleri baz alına­rak yapılan projeksi­yonlara göre 2027- 2029 dönemin­de merkezi yönetim büt­çesinden yapılacak top­lam faiz ödemesi 13 trilyon 913,7 milyar lirayı bulacak.</p>

<p>Faiz ödemelerinin 2027’de yüzde 40,7 cari, yüzde 16,3 re­el artışla 3 trilyon 975 milyar ve 2028’de yüzde 18,1 cari, yüzde 4 reel artışla 4 trilyon 693,9 mil­yar ve 2029’da yüzde 11,7 cari, yüzde 2,5 reel artışla 5 trilyon 244,8 milyar liraya ulaşacağı öngörülüyor. Faiz giderlerinin 2025’te yüzde 3,2 olan GSYH’ye oranı, 2027’de yüzde 3,6 ile zir­ve yapıp, 2029 hedefinde yüzde 3,4’e geriliyor.</p>

<p><img alt="Devlet daha çok faiz, halk daha çok vergi ödeyecek - Resim : 1" height="371" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw820h371q95gm/storage/files/images/2026/09/07/tt1-b9dn.jpg" width="820" /></p>

<h3><strong>Her 100 lira verginin 20’si faize</strong></h3>

<p>OVP projeksiyonları, bu yılın tümünde yüzde 20’nin biraz altında beklenen faiz/vergi rasyosunun gelecek yıl bu düzeye çıkacağı, izleyen iki yılda ise biraz düşerek 2029’da 18,9 olması yönünde. Buna göre izleyen üç yılda da reel olarak artırılması öngörülen vergi gelirlerinin ortalamada yüzde 19,4’le yaklaşık beşte birlik kısmını faiz yutmaya devam edecek. Faizin vergi gelirlerinden aldığı pay 2017’de yüzde 10,6’ya kadar düşmüştü. 2018’de yüzde 11,9 olan bu oran izleyen dönemde yükselişini sürdürerek özellikle pandemi döneminin ilk yılı olan 2020’de yüzde 16,1’e çıkmıştı. 2022’de yüzde 13,2’ye kadar gerileyen bu oran, kamu borcunun hızlı bir büyüme kaydettiği 2023’te ek vergilerle sağlanan vergi geliri artışına rağmen tekrar yükselerek yüzde 15’e ve 2024’te yüzde 17,4’e, 2025’te de yüzde 18,6’ya çıktı. Merkezi yönetimin üç yıllık bütçe gelirinin yüzde 85,7’sini oluşturması beklenen vergi gelirlerinin beşte birini faizin yutması; devletin asli görevleri olan eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, altyapı, ulaştırma, savunma, güvenlik, destek ve teşvikler, kamu yatırımları, kalkınma projeleri, kamu yönetimi ve idari hizmetlere yönelik harcamaların kısılması demek.</p>

<h3><strong>“Faiz dışı fazla” odaklı politika</strong></h3>

<p>Bütçede faiz yükü ağırlığını korumaya devam ederken, faiz dışı harcamalardan kısma, gelirlerde hızlı artış yoluyla faiz dışı fazlanın büyütülmesi öngörülüyor. Başlangıçta 2026 için 28,9 milyar liralık bir faiz dışı hedefi bulunurken, ilk yedi ayda bu hacmin 470 milyar liraya ulaştığı dikkati çekiyor. Ancak bunun yılın tümünde 193 milyar lira düzeyinde oluşacağı tahmin ediliyor. 2027 yılında 110 milyar, 2028’de 523,1 milyar ve 2029’da 885,2 milyar liralık faiz dışı fazla hedefleniyor. OVP’de merkezi yönetim bütçe büyüklüklerine ilişkin bu hedefler, yüksek faiz yükü altında enflasyonu düşürmek amacıyla faiz dışı fazla vermeye odaklanmış sıkı bir maliye politikası stratejisine işaret ediyor. Başarı, 2027-2029 arasında öngörülen keskin enflasyon düşüşlerinin ve vergi tahsilat hedeflerinin ne ölçüde yakalanacağına bağlı olacak.</p>

<p><strong>Naki Bakır-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/devlet-daha-cok-faiz-halk-daha-cok-vergi-odeyecek</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/08/faiz-yuzde-artis-enflasyon.jpg" type="image/jpeg" length="99425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geçici İş İlişkisinde İSG Eğitimleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/gecici-is-iliskisinde-isg-egitimleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/gecici-is-iliskisinde-isg-egitimleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş ilişkisinde esas olan her işverenin kendi işçileri ile mal veya hizmet üretmesidir. İş Hukuku nezdinde istisnai iş ilişkileri de hüküm altına alınmıştır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">İstisnai iş ilişkilerinden biri de geçici iş ilişkisidir. Bir başka deyişle, geçici iş ilişkisi, iş gücü ihtiyacının geçici ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında sayılan hallerle sınırlı olarak karşılanmasına imkan tanıyan istisnai bir çalışma biçimidir. </p>

<p style="text-align:justify">Geçici iş ilişkisinin, özel istihdam bürosu aracılığıyla ya da holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde görevlendirme yapılmak suretiyle kurulması mümkündür. Diğer yandan, İş Kanunu'nun 7'nci maddesinde geçici iş ilişkisinin hangi şartlar altına kurulabileceği hüküm altındadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulabilmesi için, hizmet alınan özel istihdam bürosunun Türkiye İş Kurumu tarafından yetkilendirilmiş olması gerekmektedir. Geçici iş ilişkisi kurmaya yetkisi bulunmayan kişi veya kuruluşlar aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulması mümkün olmayacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Geçici iş ilişkisi kapsamında çalışan kişi, fiilen geçici iş ilişkisi kurulan işverenin iş yerinde çalışmaktadır. Bu nedenle çalışanın maruz kalacağı iş sağlığı ve güvenliği riskleri de esasen fiilen çalıştığı iş yerinin çalışma ortamından, kullanılan ekipmanlardan, iş organizasyonundan ve yürütülen faaliyetten kaynaklanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">İş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, çalışanların işyerinde karşılaşabilecekleri riskler, bu risklere karşı alınması gereken önlemler, güvenli çalışma yöntemleri ve yasal hak ve sorumlulukları hakkında bilgilendirilmesini amaçlayan temel iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarından biridir.</p>

<p style="text-align:justify">Geçici iş ilişkisi bakımından bu yükümlülük ayrıca önem taşımaktadır. Çünkü geçici çalışan, kendi işvereni dışında başka bir iş yerinde fiilen çalışmakta ve o iş yerine özgü risklerle karşılaşmaktadır. Bu nedenle geçici çalışanın, görevlendirildiği işyerinin tehlike ve risklerine karşı eğitimsiz bırakılması mümkün değildir.</p>

<p style="text-align:justify">6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 17'nci maddesi uyarınca, geçici iş ilişkisi kurulan işverenin, iş sağlığı ve güvenliği risklerine karşı çalışana gerekli eğitimi vermesi esastır.</p>

<p style="text-align:justify">Ek olarak, Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 23'üncü maddesinde de 4857 sayılı Kanun'un 7'nci maddesinde yer alan geçici iş ilişkisi kapsamında, geçici iş ilişkisi kurulan işverenin iş sağlığı ve güvenliği risklerine karşı çalışana gerekli eğitimin verilmesini sağlayacağı hüküm altına alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu hükümler doğrultusunda, geçici iş ilişkisi kapsamında çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinden, fiilen çalışmanın yürütüldüğü işyerindeki işveren sorumludur. Başka bir ifadeyle, geçici iş ilişkisi kurulan işveren, çalışanın görevlendirildiği işyerinde karşılaşabileceği riskleri dikkate alarak gerekli eğitimin verilmesini sağlamakla yükümlüdür.</p>

<p style="text-align:justify">Geçici çalışanlara verilecek İSG eğitimi, yalnızca genel bilgilendirme ile sınırlı olmamalıdır. Çalışanın yapacağı iş, çalışacağı bölüm, kullanacağı ekipman, işyerine özgü tehlikeler, acil durum prosedürleri, kişisel koruyucu donanım kullanımı ve iş kazası halinde izlenecek bildirim süreci eğitim kapsamında ele alınmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Geçici çalışanın daha önce benzer bir işte çalışmış olması, yeni görevlendirildiği işyerindeki İSG eğitiminin verilmemesi için yeterli değildir. Her işyerinin riskleri farklı olabileceğinden, geçici iş ilişkisi kurulan işveren eğitimi işyerine özgü şekilde vermeli, eğitim kayıtlarını saklamalı ve görev, ekipman veya risk değişikliği halinde eğitimi güncellemelidir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuçta, geçici iş ilişkisi kapsamında çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, fiilen çalıştıkları iş yerinin riskleri esas alınarak geçici iş ilişkisi kurulan işveren tarafından sağlanmalıdır. Geçici çalışanın başka bir işverene bağlı olması veya daha önce benzer işlerde çalışmış bulunması, işyerine özgü İSG eğitimi verilmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle geçici işçi çalıştıran işverenlerin, çalışma başlamadan önce gerekli eğitimleri tamamlaması, eğitim kayıtlarını saklaması önemlidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Star | Resul KURT</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/gecici-is-iliskisinde-isg-egitimleri</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/05/is-sagligi.jpg" type="image/jpeg" length="91406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnternet ilanlarının GİB’e bildirilmesi yeni mi, 5 Eylül’de ne değişti?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/internet-ilanlarinin-gibe-bildirilmesi-yeni-mi-5-eylulde-ne-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/internet-ilanlarinin-gibe-bildirilmesi-yeni-mi-5-eylulde-ne-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzenlemeyle internet veya sosyal medya üzerinden ilan veren kişilere yeni bir vergi getirilmiyor. Bir kişinin otomobilini, evini veya başka bir malını internette satışa çıkarması da tek başına vergi doğuran bir olay değil. Burada söz konusu olan esas olarak vergi idaresinin bilgi toplaması.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">5 Eylül 2026 tarihli ve 33361 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 595 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 538 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde bazı değişiklikler yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Düzenleme özellikle internet ve diğer dijital ortamlarda gerçekleştirilen alım, satım ve kiralama faaliyetlerine ilişkin bilgilerin Gelir İdaresi Başkanlığı'na (GİB) bildirilmesi bakımından önem taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak öncelikle bir yanlış anlaşılmayı önlemek gerekiyor:<strong> İnternette yayımlanan ilanlara ve ilan verenlere ilişkin bilgilerin GİB’e bildirilmesi 5 Eylül 2026’da başlayan yeni bir uygulama değil.</strong><br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>İlanlara ilişkin bilgiler 2022’den beri GİB’e bildiriliyor</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sistemin temeli, 31 Mayıs 2022 tarihinde yayımlanan 538 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile atıldı. Nitekim Tebliğin amacı, daha o tarihte, “<i>internet ortamında yayımlanan ilanlara yönelik bazı bilgilerin alınmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi</i>” olarak açıklanmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">2022 tarihli 538 Sıra No.lu Tebliğ ile taşınır ve taşınmazlar ile mal ve hizmetlerin alınması, satılması veya kiralanmasına yönelik ilanların yayımlanmasına aracılık eden <strong>aracı hizmet sağlayıcıları, sosyal ağ sağlayıcıları ve yer sağlayıcılar </strong>aylık bilgi verme yükümlülüğü kapsamına alınmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda hizmet verilen kişilerin kimlik ve vergi numarası bilgileri yanında satış ve kiralama işlemlerine ilişkin çeşitli bilgilerin GİB’e bildirilmesi öngörülmüştü.</p>

<p style="text-align:justify">Hatta ilan verenlerin, bildirime esas bilgileri söz konusu sağlayıcılara verme; ilan konusu mal veya taşınmaz başkasına aitse mülkiyet sahibine ilişkin bilgileri de bildirme yükümlülüğü bulunuyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla <strong>“sosyal medya ve internet ilanları artık GİB’e bildirilecek” demek doğru değil. </strong>Bu sistem 2022’den beri mevcut.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>595 sayılı Tebliğ ne getiriyor?</strong></p>

<p style="text-align:justify">5 Eylül’de yapılan değişikliğin asıl önemi, mevcut sistemin <strong>kapsamının genişletilmesi ve bildirim yükümlülüklerinin yeniden düzenlenmesidir.</strong></p>

<p style="text-align:justify">İlk önemli değişiklik, dijital ekonomik faaliyetlerden bilgi alınmasına ilişkin yetkinin ifade edilişinde görülüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Önceki metin esas olarak “<i>elektronik ticarette vergi güvenliğini sağlamak</i>” amacıyla elektronik ortamda ticari faaliyette bulunan hizmet sağlayıcılar ile aracı hizmet sağlayıcıları esas alıyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Yeni düzenleme ise bunun ötesine geçerek<strong> internet dâhil her türlü dijital ortamın alım, satım, kiralama, ilan ve reklam gibi iktisadi ve ticari amaçlarla kullanılmasını </strong>açıkça kapsama alıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca elektronik ticaret hizmet sağlayıcıları ve elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının yanı sıra erişim sağlayıcılar, içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve sosyal ağ sağlayıcılar da metinde açıkça sayılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yönüyle düzenleme, GİB’in dijital ekonomik faaliyetlerden bilgi toplanmasına ilişkin düzenleme alanını daha geniş bir çerçevede ele alıyor.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sosyal ağ ve yer sağlayıcıların yükümlülüğü ayrı düzenlendi</strong></p>

<p style="text-align:justify">5 Eylül 2026 tarihli 595 sayılı Tebliğle yapılan ikinci önemli değişiklik, sosyal ağ sağlayıcıları ile yer sağlayıcıların durumuna ilişkin.</p>

<p style="text-align:justify">2022 tarihli 538 sayılı Tebliğin önceki hâlinde aracı hizmet sağlayıcıları, sosyal ağ sağlayıcıları ve yer sağlayıcılar aynı fıkra içerisinde düzenlenmişti.</p>

<p style="text-align:justify">Yeni düzenlemede sosyal ağ sağlayıcıları ile yer sağlayıcılar bu fıkradan çıkarılarak ayrı bir fıkrada ele alındı.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre taşınır ve taşınmazlar ile mal ve hizmetlerin alınması, satılması veya kiralanmasına yönelik ilanların yayımlanmasına imkân sağlayan yer sağlayıcılar ve sosyal ağ sağlayıcılar; aylık dönemler itibarıyla hizmetin sağlandığı internet adreslerini, hizmet verilen kişilerin ad-soyad veya unvanı ile TCKN/YKN/VKN gibi mükellefiyet tespitine ilişkin bilgilerini ve <strong>satış/kiralama işlemlerine ilişkin ilan bilgilerini </strong>GİB’e bildirmek zorunda.</p>

<p style="text-align:justify">Burada önemli olan, sosyal ağ ve yer sağlayıcıların GİB’e bilgi verme yükümlülüğünün yeni olması değil; <strong>mevcut yükümlülüğün kapsamının ve bildirilecek bilgilerin yeniden düzenlenmiş olmasıdır.</strong><br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yeni bir vergi getirilmiyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Tebliğin yanlış anlaşılmaması gereken bir başka yönü de budur.</p>

<p style="text-align:justify">Düzenlemeyle internet veya sosyal medya üzerinden ilan veren kişilere yeni bir vergi getirilmiyor. Bir kişinin otomobilini, evini veya başka bir malını internette satışa çıkarması da tek başına vergi doğuran bir olay değil.</p>

<p style="text-align:justify">Burada söz konusu olan esas olarak <strong>vergi idaresinin bilgi toplaması.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte toplanan ilan bilgileri, kişinin vergi mükellefiyetinin bulunup bulunmadığının veya mevcut beyanlarının gerçek ekonomik faaliyetleriyle uyumlu olup olmadığının tespitinde kullanılabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Örneğin kişinin kendisine ait bir otomobili satması ile devamlı şekilde araç alıp satması vergisel açıdan aynı şey değildir. Benzer şekilde kişisel bir eşyasını satan kişi ile dijital ortamda devamlı ve organizasyon içerisinde mal veya hizmet satan kişinin durumu da farklıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla ilan bilgileri tek başına vergiyi doğurmasa da <strong>vergilendirilmesi gereken bir ekonomik faaliyetin tespitinde veri olarak kullanılabilir.</strong><br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sonuç olarak ne değişti?</strong></p>

<p style="text-align:justify">5 Eylül’de yayımlanan 595 sayılı Tebliği, <strong>“sosyal medya ilanları artık vergi idaresinin radarına girdi”</strong> şeklinde okumak doğru değil. Zira basında ve sosyal medyada çok fazla bu yönde ifade bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İnternet ilanlarından bilgi alınması ve sosyal ağ sağlayıcıları ile yer sağlayıcıların bilgi verme yükümlülüğü 2022’den beri mevcut.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yeni düzenlemeyle yapılan; dijital ekonomik faaliyetlerden bilgi alınmasına ilişkin çerçevenin genişletilmesi, kapsamdaki aktörlerin daha ayrıntılı biçimde belirlenmesi ve sosyal ağ sağlayıcıları ile yer sağlayıcıların bildirecekleri bilgilerin ayrı bir düzenlemeye kavuşturulmasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Özetle, <strong>yeni bir vergi yok, internet ilanlarının GİB’e bildirilmesi de yeni değil. Yeni olan, GİB’in dijital ekonomik faaliyetlere ilişkin bilgi toplama sisteminin kapsamının genişletilmesi ve yeniden düzenlenmesi.</strong></p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://t24.com.tr/yazarlar/murat-bati/internet-ilanlarinin-gibe-bildirilmesi-yeni-mi-5-eylulde-ne-degisti,58912?_t=1788849676889" rel="nofollow" target="_blank"><span style="color:#c0392b"><strong>T24.com | Murat BATI</strong></span></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/internet-ilanlarinin-gibe-bildirilmesi-yeni-mi-5-eylulde-ne-degisti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/09/internet-alisveris.webp" type="image/jpeg" length="11457"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dış ticarette rota değişiyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/dis-ticarette-rota-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/dis-ticarette-rota-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin dış ticaretinde 2026'nın ilk sekiz ayında ülke ve sektör bazında dengeler yeniden şekillenirken ihracatta ABD, Çin, İsviçre ve Mısır öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’nin dış ticaretinde 2026’nın ilk sekiz ayında ülke ve sektör bazında dikkat çekici değişimler yaşandı. Ocak-ağustos döneminde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artarak 177 milyar 966 milyon dolardan 185 milyar 6 milyon dolara, ithalat ise yüzde 5,3 artışla 238 milyar 172 milyon dolardan 250 milyar 791 milyon dolara çıktı. Böylece sekiz ayda ihracat yaklaşık 7 milyar dolar artarken, ithalattaki artış 12,6 milyar doları buldu. İthalatın ihracattan daha hızlı büyümesiyle dış ticaret açığı 60,2 milyar dolardan 65,8 milyar dolara yükselirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,7’den yüzde 73,8’e geriledi.</p>

<p>EKONOMİ Gazetesi’nin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, dış ticarette hem ülkelerin ağırlıkları hem de büyümeyi sürükleyen sektörler değişti. İhracatta ABD, Çin, İsviçre ve Mısır öne çıkarken, BAE, Irak ve İngiltere’de kayıplar yaşandı; bu değişimde ABD’de elektrik-elektronik ve kimya, Çin’de madencilik, Avrupa’nın önemli pazarlarında ise otomotiv ve kimya sektörlerinin performansı etkili oldu. İthalatta Çin ve ABD’den alımlar hızlanırken Rusya ve Almanya’dan ithalat geriledi. En fazla ithalat yapılan ilk 20 ülkeden alımların yüzde 2,4 artmasına karşılık, bu ülkelerin dışındaki pazarlardan ithalatın yüzde 12,4 yükselmesi ise Türkiye’nin tedarik haritasındaki değişimi ortaya koydu.<a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw784h882q95gc/storage/files/images/2026/09/07/ekran-resmi-2026-09-07-21-skml.jpg" rel="nofollow" title="Dış ticarette rota değişiyor - Resim : 1"><img alt="Dış ticarette rota değişiyor - Resim : 1" height="882" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw784h882q95gc/storage/files/images/2026/09/07/ekran-resmi-2026-09-07-21-skml.jpg" width="784" /></a></p>

<h2><strong>ABD ihracat artışının lokomotifi oldu</strong></h2>

<p>İhracatta en büyük pazar Almanya olmaya devam ederken, büyük pazarlar arasında artışa en güçlü katkı ABD’den geldi. ABD’ye ihracat yüzde 11,5 artışla 11,9 milyar dolara çıkarken, mutlak artış 1,23 milyar dolar oldu. Sektörel veriler ABD pazarındaki büyümenin geniş bir sanayi tabanına yayıldığını gösterdi. Ocak-ağustos döneminde ABD’ye elektrik-elektronik ihracatı yüzde 41,8 artarak 996 milyon dolara, kimyevi maddeler ihracatı yüzde 33,7 artışla 1,04 milyar dolara çıktı. Çelik ihracatı yüzde 38,8 artarak 476 milyon dolara, makine ve aksamları ihracatı ise yüzde 27,2 yükselişle 531 milyon dolara ulaştı. Buna karşılık mücevher ihracatında yüzde 33,4 düşüş yaşandı.</p>

<p>Almanya’ya ihracatın artışında ise demir ve demir dışı metaller, otomotiv, kimya ve fındık sektörleri etkili oldu. Demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 13,2 artarak 1,19 milyar dolara çıkarken, otomotiv ihracatı 4,44 milyar dolara ulaştı. Hazır giyim ihracatında ise yüzde 12,8’lik düşüşle yaklaşık 237 milyon dolarlık kayıp yaşandı.</p>

<h2><strong>BAE’de kaybın merkezinde mücevher ve kimya var</strong></h2>

<p>Önemli pazarlar arasında en yüksek ihracat kayıplarından biri BAE’de yaşandı. Sektörel veriler, bu pazardaki gerilemenin özellikle mücevher ve kimya kaynaklı olduğunu gösterdi. BAE’ye mücevher ihracatı yüzde 50,2 düşerek 2,21 milyar dolardan 1,1 milyar dolara, kimyevi maddeler ihracatı ise yüzde 80,7 gerileyerek 223 milyon dolara indi. Çelik ve gemi-yat ihracatında da sert düşüşler görüldü.</p>

<p>Irak’ta ise düşüş daha geniş bir sektörel tabana yayıldı. Elektrik-elektronik ihracatı yüzde 49,1 gerileyerek 301 milyon dolara, hububat ve bakliyat yüzde 15,8 düşüşle 984 milyon dolara indi. Mobilya, kâğıt ve orman ürünlerinde 123 milyon dolar, çelikte 123 milyon dolar, demir ve demir dışı metallerde 88 milyon dolarlık kayıp oluştu. Buna karşılık yaş meyve ve sebze ihracatı yüzde 142,7 artarak 769 milyon dolara çıktı.</p>

<p>Romanya’ya ihracattaki düşüşün en önemli kaynağı ise kimya oldu. Kimyevi maddeler ihracatı yüzde 29,2 azalarak 917 milyon dolara inerken, 378 milyon dolarlık kayıp yaşandı. Otomotiv ihracatı da yüzde 14,3 düşerek 847 milyon dolara geriledi.</p>

<h2><strong>İngiltere’de otomotiv kaybını çelik sınırladı</strong></h2>

<p>İngiltere pazarındaki tablo sektörler arasında belirgin bir ayrışmaya işaret etti. Otomotiv ihracatı yüzde 9,1 gerileyerek 2,48 milyar dolara inerken sektörde yaklaşık 248 milyon dolarlık kayıp oluştu. Hazır giyim ve mücevher ihracatı da geriledi. Buna karşılık İngiltere’ye çelik ihracatı yüzde 73,1 artarak 668 milyon dolara çıktı ve yaklaşık 282 milyon dolarlık ilave ihracat yarattı. Elektrik-elektronikte 110 milyon dolar, kimyada 76 milyon dolar ve demir-demir dışı metallerde 62 milyon dolarlık artış kaydedildi. Böylece otomotivdeki gerilemenin ülke toplamına etkisi diğer sanayi sektörlerinin performansıyla önemli ölçüde sınırlandı.</p>

<h2><strong>Çin’den ithalatta teknoloji ve sanayi girdileri etkili</strong></h2>

<p>İthalat tarafında Çin’in ağırlığı daha da arttı. Çin’den yapılan ithalat yüzde 10,9 yükselerek 36,1 milyar dolara ulaştı. Bu ülkeden ithalattaki mutlak artış 3,53 milyar dolar olurken, Çin tek başına Türkiye’nin toplam ithalatının yüzde 14,4’ünü oluşturdu. Türkiye’nin Çin’e ihracatının 2,86 milyar dolarda kalmasıyla iki ülke arasındaki dış ticaret açığı yaklaşık 33,2 milyar dolara çıktı.</p>

<p>Ağustos ayına ilişkin ülke-sektör kırılımı henüz açıklanmasa da yıl geneli performans itibariyle Çin’den ithalatın yapısı dikkate alındığında artışta makine ve ekipman, elektrik-elektronik, telekomünikasyon ürünleri, ara malları ve çeşitli sanayi girdilerinin etkili oldu.</p>

<p>ABD’den ithalat ise yüzde 18,6 artarak 13,4 milyar dolara çıktı. Bu artışta enerji ürünleri ve LNG’nin yanı sıra hava taşıtları, makine-teçhizat ve yüksek teknolojili ürünlerin etkili oldu. Türkiye’nin ABD’ye ihracatı da güçlü artmasına rağmen bu ülkeyle dış ticaret açığı 607 milyon dolardan yaklaşık 1,5 milyar dolara çıktı.</p>

<h2><strong>Rusya’daki düşüşün anahtarı enerji</strong></h2>

<p>İthalattaki en büyük mutlak düşüş Rusya’da gerçekleşti. Rusya’dan ithalat yüzde 12,4 azalarak 28,6 milyar dolardan 25 milyar dolara indi. Böylece 3,54 milyar dolarlık gerileme yaşandı. Rusya’nın Türkiye’ye satışlarının ağırlıklı bölümünü enerji ürünlerinin oluşturması nedeniyle bu düşüş başta petrol, doğal gaz, kömür ve diğer enerji girdilerindeki fiyat ve miktar hareketlerinden kaynaklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bununla birlikte enerji ithalatındaki aylık seyir yıl içinde dalgalı oldu. TÜİK’in son açıklanan temmuz verilerinde Türkiye’nin toplam enerji ithalatı faturası yıllık yüzde 13,1 artarak 5,83 milyar dolara yükseldi. Dolayısıyla Rusya’dan sekiz aylık ithalat düşüşünü Türkiye’nin toplam enerji talebindeki gerilemeden çok, tedarikçi kompozisyonu ile enerji fiyatlarındaki ve kaynak çeşitlendirmesindeki değişim etkili oldu.</p>

<p>Almanya’dan ithalat da yüzde 9,2 düşüşle 18,1 milyar dolara geriledi. Almanya’nın Türkiye’ye ihracat yapısı dikkate alındığında düşüşte otomotiv ve otomotiv aksamları ile makine-ekipman gibi yatırım ve dayanıklı tüketim kalemleri etkisini gösterdi. Nitekim Türkiye’de otomobil ve hafif ticari araç satışları ocak-temmuz döneminde yüzde 10,7 geriledi. Bu görünüm, Avrupa kaynaklı otomotiv ithalatındaki aşağı yönlü hareketi destekleyen unsurlardan biri oldu.</p>

<h2><strong>Avrupa'da otomotiv ve kimya dengeyi değiştirdi</strong></h2>

<p>İtalya, Fransa ve İspanya'daki ihracat artışında otomotiv ve kimya sektörleri öne çıktı. İtalya'ya otomotiv ihracatı yüzde 15 artarak 2,44 milyar dolara yükselirken, sektörde 318 milyon dolarlık artış sağlandı.</p>

<p>Fransa'ya otomotiv ihracatı yüzde 11,4 artarak 3,32 milyar dolara çıktı. Gemi ve yat ihracatı da 19 milyon dolardan 142 milyon dolara yükseldi. Buna karşılık hazır giyim, elektrik-elektronik ve kimya ihracatında düşüş görüldü.</p>

<p>İspanya'da ise büyümenin ana kaynağı kimya oldu. Kimyevi maddeler ihracatı yüzde 47 artışla 1,27 milyar dolara çıkarken, 405 milyon dolarlık artış sağlandı. Demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 55,5 yükselerek 399 milyon dolara ulaştı. Buna karşılık çelik ihracatı yüzde 27,7, otomotiv ihracatı yüzde 3,2 geriledi.</p>

<h2><strong>İthalat artışı büyük tedarikçilerin dışına yayıldı</strong></h2>

<p>İthalatta dikkat çeken bir diğer gelişme, ilk 20 ülke dışındaki pazarlardaki hızlı artış oldu. En fazla ithalat yapılan 20 ülkeden alımlar yüzde 2,4 artışla 173,5 milyar dolara çıkarken, diğer ülkelerden yapılan ithalat yüzde 12,4 artarak 77,3 milyar dolara ulaştı.</p>

<p>Sekiz aylık tablo, ihracatta ülke bazındaki değişimin arkasında da belirgin bir sektörel ayrışma olduğunu ortaya koydu. ABD'de elektrik-elektronik ve kimya, Çin'de madencilik, İsviçre'de mücevher, İtalya ve Fransa'da otomotiv, İspanya'da kimya ihracat artışını taşırken; BAE'de mücevher ve kimya, Irak'ta elektrik-elektronik, hububat, mobilya ve çelik, Romanya'da ise kimya ve otomotiv kayıpların merkezinde yer aldı. İthalatta ise Çin ve ABD'den yapılan alımlardaki artış, Rusya ve Almanya kaynaklı toplam 5,4 milyar dolara yaklaşan düşüşü fazlasıyla telafi etti. Sonuçta sekiz ayda ihracat yaklaşık 7 milyar dolar artarken ithalat 12,6 milyar dolar yükseldi ve dış ticaret açığı yaklaşık 5,6 milyar dolarlık artışla 65,8 milyar dolara ulaştı.</p>

<h2><strong>Çin'e ihracat artışının üçte ikisinden fazlası madencilikten</strong></h2>

<p>Çin'e ihracat yüzde 39,7 artarak 2,86 milyar dolara çıktı. Bu pazardaki sıçramanın ana kaynağını madencilik ürünleri oluşturdu. Sektörün Çin'e ihracatı yüzde 46,3 artarak 1,43 milyar dolara yükselirken, artış tutarı 452 milyon doları buldu. Kimyevi maddeler ihracatı da yüzde 35,6 artışla 490 milyon dolara çıktı. Demir ve demir dışı metallerde yüzde 84,8'lik artış kaydedildi.</p>

<p>İsviçre'ye ihracattaki yükselişte ise mücevher sektörü belirleyici oldu. Sektörün bu ülkeye ihracatı 389 milyon dolardan 1,3 milyar dolara çıkarak üç katın üzerine yükseldi. Mısır'a ihracattaki artışın arkasında da kimya, çelik, makine ve elektrik-elektronik sektörleri yer aldı. Mısır'a kimya ihracatı yüzde 32,2, çelik yüzde 34,9, makine yüzde 42,5 ve elektrik-elektronik yüzde 40,9 arttı.</p>

<p><strong>İmam Güneş-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/dis-ticarette-rota-degisiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/02/dis-ticaret-1.webp" type="image/jpeg" length="23429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: Gerçek hayatın yedeği yok]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-gercek-hayatin-yedegi-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-gercek-hayatin-yedegi-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/gercek-hayatin-yedegi-yok/916812" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></span></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yerden göğe küp dizseler / Birbirine herk etseler / Alttakini bir çekseler / Seyreyle sen gümbürtüyü… İnternetin fişi çekilince her birimiz hayatın gümbürtüsü içinde kala kaldı, çaresizce…</strong></p>

<p><strong>1- SORUN</strong>: Son zamanlardaki <strong>dijital kesintiler</strong>, bize bir şeyi net gösterdi: <strong>Hayatımızı fişten çıkarırsan</strong>, sistem de biz de duruyoruz. <strong>Sosyal medya</strong> çökmüş, <strong>e-posta akışı</strong> bitmiş, işler durmuştu. Bunlar sadece b “<strong>teknik arıza</strong>” mıydı; yoksa tüm yaşam modelimizin kırılganlığı mı? Nedir bu <strong>aşırı kırılganlığın</strong> sebebi?</p>

<p><strong>2- ETKİSİ</strong>: Bir sabah uyandık, <strong>elimiz cebimizde</strong>... Ne bir <strong>mesaj</strong> geldi, ne <strong>e-posta</strong> gitti. <strong>Haber siteleri</strong> yüklenmedi, <strong>sosyal medya</strong> akışları durdu. <strong>WhatsApp</strong>’tan gönderdiğimiz mesajlar dönmedi, <strong>banka sistemleri</strong> çalışmadı, toplantı yapılamadı. Hayat, “<strong>dijital panik butonuna</strong>” basılmış gibi bir anda durdu.</p>

<p><strong>HAYATIN FİŞİ ÇEKİLDİĞİNDE…</strong></p>

<p><strong>3- ÇÖZÜM: </strong>Sistem,<strong> sessizce </strong>kapandı. Ama asıl kapanan şey, “<strong>hayatın yeni formatıydı</strong>.” O format ki; her şeyi <strong>ekran üzerinden yürütmeye</strong> ayarlanmış, bir güncelleme kadar <strong>kırılgan</strong> ve <strong>çaresiz</strong>. Fiziksel hayat yerindeydi ama <strong>dijital katman çökünce</strong> yaşamın bütün ritmi aniden bozuluverdi.</p>

<p><strong>4- YÖNTEM: </strong>Şimdi sormalıyız: Biz ne zaman bu kadar bağımlı hale geldik? Her krizde “<strong>alternatif plan</strong>” yapan bizler, ne zaman <strong>B planını</strong> sadece "<strong>teknik ekibe</strong>" havale eder olduk? Dijitalleşmenin konforunu yaşarken, <strong>sistemin kopma anlarını</strong> hiç öngörmedik. Sanal mağaza kapandığında <strong>esnaf</strong> ne yapacak?</p>

<h2><strong>2 SORU 2 CEVAP / Dijital hayata dair…</strong></h2>

<p><strong><i>Hayat gerçekten durur mu?</i></strong></p>

<p>Evet. Çünkü hayatı “<strong>sadece dijital akışa</strong>” bağladık. Yazışmalar, siparişler, ödemeler, sözleşmeler, tanıklıklar, dostluklar, hatta duygular… Her şey zorunlu olarak <strong>dijital platformlara</strong> yüklenmişti.</p>

<p><strong><i>Alternatifimiz var mı?</i></strong></p>

<p>Eğer iletişim sadece <strong>tek kanaldan</strong> yürüyorsa; risk de tek kanaldan gelir. Geriye dönüş, <strong>yedekleme</strong>, analog akıl, <strong>yüz yüze temas</strong>, fiziksel altyapı… Tüm bunlar <strong>nostalji</strong> değil, aynı zamanda <strong>sistem direnci</strong>.</p>

<h2><strong>NOT / HAYATIN YEDEĞİ YOKTUR, TEMİZE ÇEKEMEZSİN</strong></h2>

<p>Hayat bir işletim sistemine dönüştü, ama bu sisteme kimse “<strong>yedekleme</strong>” yapmadı. <strong>Şarjı bitince duran cihazlar </strong>gibi, hayatımız da durdu. Her şey çalıştığı sürece konforluyuz. Ama <strong>ya sistem sustuğunda</strong>? Yaşamın yedeği, <strong>kriz anlarında</strong> anlaşılır. Ve şunu öğrendik: <strong>Her şeyi dijitale emanet etmesen iyi olur</strong>.</p>

<p><strong>HAYAT LÛGATI</strong></p>

<p><strong>Sanal dünya</strong>: Hayata dair tüm ihtiyaçların ekran aracılığıyla çözüleceği imkân seti</p>

<p><strong>Gerçek hayat</strong>: Fişi çekilmiş bir dünyadan geriye kalan her şey</p>

<p><strong>Dijital ambargo</strong>: Hükümetin tüm iletişim kanallarını bloke etmesi, durdurması</p>

<p><strong>Ekran bağımlılığı</strong>: Bilgisayar olmadan, internet kesik iken hiçbir şey yapamama hali</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-gercek-hayatin-yedegi-yok</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/01/dijital-donusum-1.jpg" type="image/jpeg" length="16161"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de şeker üretiminin 100. yılı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/turkiyede-seker-uretiminin-100-yili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/turkiyede-seker-uretiminin-100-yili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Geçen hafta, Kayseri Şeker’in ev sahipliğinde, Agro TV iş birliğiyle 1-3 Eylül tarihlerinde düzenlenen Pancar Festivali-Panfest 2026 etkinlikleri için Kayseri’deydik. Hem konuşma yaptım hem de gün boyu yapılan konuşmaları dinledim. Stantları gezerek sektör temsilcileriyle, üreticilerle sohbet ettik. Şeker pancarı hasat sezonu öncesinde beklentileri, geleceğe ilişkin hedefleri konuştuk.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk sanayileşme hamlesi olan şeker fabrikalarının üretime başlamasının üzerinden tam 100 yıl geçti. Türkiye Şeker Fabrikaları’nın 8-10 Nisan’da düzenlediği “100. Yılında Şeker Sektörü Sempozyumu ve Çalıştayı” dışında konu pek gündeme gelmedi.</p>

<p>Kayseri’de düzenlenen Panfest 2026’da konuşma yapmam istenince, bu konuyu gündeme getirmek üzere “100. Yılında Şeker Sektöründe Güncel Gelişmeler” başlığını seçtim.</p>

<p>Güncel gelişmeleri, Kayseri’deki konuşmaları, izlenimlerimi anlatmadan önce şekerle ilgili bazı temel bilgileri ve Türkiye şeker sanayisinin 100 yılda nereden nereye geldiğini anlatmam gerekiyor.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw498h546q95gc/storage/files/images/2026/09/07/ekran-resmi-2026-09-07-21-4qxa.jpg" rel="nofollow" title="Türkiye'de şeker üretiminin 100. yılı - Resim : 1"><img alt="Türkiye'de şeker üretiminin 100. yılı - Resim : 1" height="546" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw498h546q95gc/storage/files/images/2026/09/07/ekran-resmi-2026-09-07-21-4qxa.jpg" width="498" /></a></p>

<h2><strong>Şekerin Hindistan’dan dünyaya yayılışı</strong></h2>

<p>Dünyada şekerin öyküsü şeker kamışı ile başlar. Anavatanı Hindistan olarak bilinir. Şeker kamışı özünün kaynatılarak katı şeker elde edilmesi öğretisi, milattan sonra 7’nci yüzyılda Hindistan, İran, Mısır ve oradan da Arabistan’a giden bir yol izlemiştir. Milattan sonra 10’uncu yüzyılda Venedik’in şekerle tanışmasından sonra, Avrupa’daki şeker ticareti el değiştirerek Araplardan Venediklilerin eline geçmiştir.</p>

<p>Coğrafi keşifler şekerin seyrini de değiştirmiştir. 15’inci yüzyılda Amerika’nın keşfinin ardından Kristof Kolomb’un St. Domingo’ya götürmüş olduğu şeker kamışı fideleri bölgeye uyum göstermiş, Küba, Porto Riko ekseninde hızla gelişmiş ve kristal şeker üretimi bile yapılmıştır. Amerika kıtasından şekerin en fazla tüketildiği kıta olan Avrupa’ya şeker ihracatı da yapılmaya başlanmış, aralarında İngiltere, Fransa, Hollanda ve Almanya’nın da bulunduğu ülkelerde Avrupa’nın ilk şeker rafinerileri kurulmuştur. Asya’nın doğusundan çıkan ve batıda yeni keşfedilen kıtaya kadar uzanan şeker, 17. yüzyılda artık tüm dünyada tanınan bir ürün hâline gelmiştir.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h502q95gc/storage/files/images/2026/09/07/ekran-resmi-2026-09-07-21-feld.jpg" rel="nofollow" title="Türkiye'de şeker üretiminin 100. yılı - Resim : 2"><img alt="Türkiye'de şeker üretiminin 100. yılı - Resim : 2" height="502" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h502q95gc/storage/files/images/2026/09/07/ekran-resmi-2026-09-07-21-feld.jpg" width="850" /></a></p>

<h2><strong>Tatlandırıcı talebi 3 kaynaktan sağlanıyor</strong></h2>

<p>Dünya tatlandırıcı talebi 3 kaynaktan sağlanıyor. Bunlardan ikisi kalorili tatlandırıcılar olarak adlandırılan sakaroz ve nişasta bazlı şeker. Diğeri ise kalorisiz tatlandırıcılar olarak adlandırılan ve şekerin yerini almak üzere kimyasallardan yapay olarak üretilen yüksek yoğunluklu tatlandırıcılardır.</p>

<p>Sakaroz kökenli şekerler, pancar ve kamıştan, nişasta bazlı şekerler ise mısır, buğday ve patates gibi nişasta içeren ürünlerden elde ediliyor. Sakaroz kökenli şeker üretimine bakıldığında 2025-2026 sezonu itibarıyla dünya şeker üretiminin yüzde 78,4’ü şeker kamışından, yüzde 21,6’sı şeker pancarından elde ediliyor.</p>

<p>Türkiye Şeker Fabrikaları’nın “2025 Sektör Raporu”na göre, dünya şeker üretimi 2025-2026 sezonu itibarıyla 181 milyon 287 bin ton, tüketim ise 180 milyon 69 bin ton civarında. Sakaroz kökenli şeker üretiminin 142,1 milyon tonu şeker kamışından, 39,2 milyon tonu ise şeker pancarından elde edilmesi bekleniyor.<strong> </strong></p>

<h2><strong>Dünya şekerinin yüzde 80’ini 15 ülke üretiyor</strong></h2>

<p>Dünyanın en büyük şeker üreticileri sırasıyla Brezilya, Hindistan, Çin, Tayland, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya. Türkiye, dünya üretiminde 13. sırada yer alıyor. İlk 15 ülke dünya şeker üretiminin yaklaşık yüzde 80’ini üretiyor.</p>

<p>Pancardan şeker üreten ülkeler ise sırasıyla Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Almanya, Türkiye, Polonya, Mısır, Ukrayna, Hollanda ve Birleşik Krallık. Bu ülkeler pancar şekeri üretiminin yüzde 77,5’ini üretiyor.<strong> </strong></p>

<h2><strong>Türkiye’de şeker sanayisi 100 yıl önce kuruldu</strong></h2>

<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu yıllarda ülkenin şeker ihtiyacı ithalatla karşılanıyordu. Şeker üretimi konusunda bazı girişimler olsa da üretim yoktu.</p>

<p>Ulusal Bağımsızlık Savaşı kazanılırken Mustafa Kemal Atatürk asıl bağımsızlığın ekonomik bağımsızlık olduğunu biliyor ve bunu dile getiriyordu. Cumhuriyet ilan edilmeden İzmir’de düzenlenen İktisat Kongresi ile ekonomik bağımsızlık için bir yol haritası çizildi. O yol haritasının özü, Atatürk’ün “Milli Ekonominin temeli ziraattır” ve “Ülkenin gerçek sahibi ve efendisi, hakiki müstahsil olan köylüdür” sözlerinde yer alır. Amaç, yüzde 80’i köylü olan nüfusu tarımda üretken bir yapıya kavuşturmaktır. Bu nedenle Atatürk, Ankara’da “ot bitmez” denilen çorak bir alanda Orman Çiftliği’ni kurarak örnek bir model ortaya koymuştur.</p>

<p>Tarım konusunda bu çalışmalar başlatılırken, halkın ihtiyaçlarının yerli üretimle sağlanması için çalışmalar 3 beyaz olarak adlandırılan un, şeker ve pamuk üzerine yoğunlaştırıldı.</p>

<p>Halkın beslenmesi, protein ihtiyacı için ekmek ve şeker, giyinmesi için elbise üretmek gerekiyordu. Buğday ve pamuk üretimi vardı ancak üretimi artırmak ve sanayide işlemek lazımdı. Şekerde ise üretimi yapılmayan şeker pancarı veya şeker kamışını üretip işledikten sonra şeker elde etmek gerekirdi. Şeker kamışı denemeleri yapılsa da üretim şeker pancarında yoğunlaştı.</p>

<h2><strong>Atatürk’ün 1930’da gösterdiği hedef neydi?</strong></h2>

<p>Şeker üretimi için o güne kadar bazı girişimler vardı. Ancak yetersiz kaldı. Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk sanayileşme hareketi şeker fabrikalarının kurulmasıdır. Bugünkü şeker fabrikaları ve şeker sanayisi cumhuriyetin eseridir.</p>

<p>İlk şeker üretimi 26 Kasım 1926’da faaliyete geçen Alpullu Şeker Fabrikası ile başladı. Bu açılıştan sadece 21 gün sonra 17 Aralık 1926’da Uşak Şeker Fabrikası üretime başladı. Bu iki fabrika 1933 yılına kadar ülkenin şeker ihtiyacını karşıladı.</p>

<p>Mustafa Kemal Atatürk, 20 Aralık 1930’da Alpullu Şeker Fabrikası’nı ziyaretinde anı defterine memleketin uygun yerlerinde şeker fabrikalarının kurulmasıyla ülkenin şeker ihtiyacının karşılanmasının en önemli hedeflerinden birisi olduğunu yazar.</p>

<p>Bu hedef doğrultusunda Eskişehir Şeker Fabrikası 1933 yılında, Turhal Şeker Fabrikası 1934 yılında hizmete açılır. Şeker sanayisinin kurulmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucusu ve ortağı olduğu Türkiye İş Bankası’nın büyük rolü var. Yine Ziraat Bankası ve Sümerbank’ın sermaye sağlama konusunda önemli rolü var.</p>

<p>Fabrikalar önce tek tek şirket şeklinde kurulurken 1935 yılında Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. çatısı altında birleştirilir.</p>

<h2><strong>1950’den sonra fabrika sayısı hızla arttı</strong></h2>

<p>Özellikle 1950’den sonra şeker fabrikası sayısı hızla arttı. Her yıl artan şeker ihtiyacının tamamen yerli üretimle karşılanabilmesi için 1951 yılında hazırlanan “Şeker Sanayii’nin Tevsi Programı” ile yeni şeker fabrikaları kurulması dönemine girildi.</p>

<p>Diğer taraftan da pancar ekicilerinin teşkilatlandırılması amacıyla tarım kesiminde toplumsal dayanışmanın bir örneği olan kooperatifleşme hareketi başlatıldı.</p>

<p>1953 yılında Adapazarı, 1954 yılında Amasya, Konya ve Kütahya, 1955 yılında Burdur, Susurluk ve Kayseri, 1956 yılında ise Erzincan, Erzurum, Elazığ ve Malatya şeker fabrikalarının açılmasıyla 1956 yılında fabrika sayısı 15’e ulaştı. 1962 yılında Ankara Şeker Fabrikası ve 1963 yılında da Kastamonu Şeker Fabrikası açıldı.</p>

<p>Ülkemizin nüfus artışına paralel olarak artan şeker ihtiyacını temin etmek amacıyla yeni şeker fabrikaları kurulması öngörülerek 1977’de Afyon, 1982’de Muş ve Ilgın, 1983’te Bor, 1984’te Ağrı ve 1985 yılında da Elbistan Şeker Fabrikası üretime başladı.</p>

<p>Daha sonra sırasıyla 1989 yılında Erciş, Ereğli ve Çarşamba; 1991 yılında Çorum; 1993 yılında Kars; 1998 yılında Yozgat ve 2001 yılında Kırşehir şeker fabrikaları işletmeye açıldı.</p>

<p>Bugün 14’ü TÜRKŞEKER’e bağlı, 12’si özel sektöre ve 6’sı da kooperatiflere ait olmak üzere pancardan şeker üreten 32 fabrika var.</p>

<p>Şeker fabrikalarının kuruluşundan itibaren pancar üreticileriyle yapılan sözleşmeli üretim çerçevesinde ham madde temini sağlanıyor. Sözleşmeli üretimin ve münavebe sisteminin en iyi uygulandığı üretim alanı şeker pancarıdır.<strong> </strong></p>

<h2><strong>Sektör için dönüm noktası: Şeker Yasası</strong></h2>

<p>Şeker sektörü için 2001 yılında kabul edilen Şeker Yasası önemli bir dönüm noktası oldu. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın dayatmasıyla bu yasa kabul edildi. 2001’de yaşanan ekonomik kriz sonrası Amerika’dan “kurtarıcı” olarak Türkiye’ye gönderilen Kemal Derviş’in çantasına 15 yasa konuldu ve 15 günde 15 yasa çıkarılırsa kredi verileceği ifade edildi. O yasalardan birisi de Şeker Yasası’ydı.</p>

<p>Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edilen ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde aynen kabul edilerek yasallaşan Şeker Yasası ile sektörde neler değişti?</p>

<p>- Şeker pancarı üretimi kotaya bağlandı. Üretim kısıtlandı.</p>

<p><strong>- </strong>Şeker üretiminde de kota sistemine geçildi.</p>

<p><strong>- </strong>İlk kez nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretimi kota kapsamına alındı. O dönemde Avrupa’da nişasta bazlı şeker kotası yüzde 2’ler civarında iken, Türkiye’de şeker üretiminin yüzde 10’u kadar NBŞ kotası getirildi. Üstelik Bakanlar Kurulu’na bu kotayı yüzde 50 artırma veya düşürme yetkisi verildi. 2002’den 2007 yılına kadar her yıl kota yüzde 50 artırılarak yüzde 15 uygulandı. Kota, 2008’de yüzde 35, 2009’da yüzde 25 artırılırken, 2010 ve 2011’de yine yüzde 50 artırıldı. 2016 ve 2017’de kota artışı yapılmadı ve yüzde 10 uygulandı. 2017 ve 2018’de ise yüzde 50 düşürülerek yüzde 5 uygulandı. 2018’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildikten sonra kotayı artırma, düşürme yetkisi Cumhurbaşkanına verildi. Yasal düzenleme ile yasadaki yüzde 10 kota yüzde 5’e düşürüldü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 50 indirim uygulayarak nişasta bazlı şeker kotasının yüzde 2,5 olarak uygulanmasını sağladı. Halen yüzde 2,5 uygulanıyor. Kota kapsamında nişasta bazlı şeker üreten 5 fabrika var. Kota dışında sadece ihracat için üretim yapan 5 nişasta bazlı şeker fabrikası daha var.</p>

<p><strong>- </strong>Şeker Yasası ile Şeker Kurumu kuruldu. Kurumu yönetecek Şeker Kurulu oluşturuldu. Ancak 2016’dan sonra Şeker Kurulu’na atama yapılmadı. 2017 yılının sonunda ise Şeker Kurumu kapatılarak yetkileri ve kadroları Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na devredildi. Şekerle ilgili çalışmalar, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Şeker Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülüyor.</p>

<h2><strong>Özelleştirme ile 2018’de 10 fabrika satıldı</strong></h2>

<p>Şeker Yasası’nın çıkarılmasının temel amaçlarından birisi de şeker fabrikalarının özelleştirilmesiydi. Şeker Yasası ile birlikte çıkarılan Tütün Yasası kapsamında devletin altın yumurtlayan tavuğu olarak bilinen TEKEL, “babalar gibi satarız” denilerek özelleştirildi. Şeker fabrikalarının özelleştirilme süreci daha uzun sürdü. Çünkü her fabrika bulunduğu yerdeki ekonomiyi ayakta tutan birer kale gibiydi. Özelleştirmelere karşı ciddi tepkiler oldu.</p>

<p>Özelleştirme konusunda ilk olarak Türkiye Şeker Fabrikaları’na bağlı ortaklık statüsünde olan Kütahya Şeker Fabrikası A.Ş. ve Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş.’deki kamu hisseleri 2004 yılında satıldı.</p>

<p>2018 yılında ise Afyon, Alpullu, Bor, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Kırşehir, Muş ve Turhal şeker fabrikaları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından satılarak özelleştirildi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Kararı ile 29 Nisan 2021’de Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş., Türkiye Varlık Fonu’na devredildi. Bir başka Cumhurbaşkanı Kararı ile 12 Kasım 2021’de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu hâline getirildi.</p>

<h2><strong>Torba Kanun ile Tarım Bakanlığı’na önemli yetkiler getirildi</strong></h2>

<p>Son olarak 20 Haziran 2026’da kabul edilen Torba Kanun ile bazı önemli düzenlemeler yapıldı. Bu düzenlemelere göre: Şeker pancarı ekim alanı 2027 üretim yılı itibarıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenecek. Şirketlerin veya fabrikaların şekerin ham maddesi olan şeker pancarını, üreticilerle sözleşme yapmak suretiyle temin ettiği üretim sınırları Bakanlıkça belirlenecek.</p>

<p>Sözleşme yapılmadan şeker pancarı ekilemeyecek. Buna aykırı hareket edenlerin takip ve kontrolü Bakanlıkça yapılacak. Bakanlık, gerekli görmesi durumunda, şirketlerin ekim alanlarını yeniden belirleyecek.</p>

<p>Yapılan düzenlemeyle daha önce kota dışı ekim yapıldığında pancarı ektiren ve satın alan fabrikalara ceza verilirken bu yeni düzenlemeyle pancar eken çiftçiye de ceza verilecek. Kotasız üretimde üretici de büyük ceza ödeyecek.</p>

<p>Ayrıca şeker pancarı ve şeker fiyatlarının da devlet tarafından değil sektör tarafından belirlenmesi konusunda düzenleme yapıldı.</p>

<h2><strong>Mevcut durum ne?</strong></h2>

<p>Bugüne geldiğimizde, 2026-2027 sezonu itibarıyla Türkiye’de 77 bin çiftçi, 3,1 milyon dekar alanda 21,4 milyon ton şeker pancarı üretim taahhüdünde bulundu. Türkiye’nin yıllık 3,3 milyon ton şeker üretim kapasitesi var. Şeker üretimi ortalama 2,8 milyon ton seviyesinde. Türkiye’nin şeker üretimi 2018’de 2 milyon 273 bin ton ile son 10 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşirken, 2023’te 3 milyon 335 bin ton ile en yüksek seviyeye ulaştı.</p>

<p>Kota kapsamında 1 milyon 94 bin ton nişasta bazlı şeker kotası ve kota kapsamı dışında ihracata yönelik de 340 bin ton nişasta bazlı şeker üretim kapasitesi var. Ayrıca, kota dışında yaklaşık 1 milyon ton yüksek yoğunluklu tatlandırıcı kullanıldığı tahmin ediliyor.</p>

<p>Özetle, şeker sektörü 100 yılda çok önemli bir noktaya geldi. Ancak sektörün çözüm bekleyen birçok sorunu var. Şeker pancarı hasat sezonu öncesinde üreticinin fiyat beklentisini ve yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların sektörü nasıl tehdit ettiğini yarınki yazımda yazacağım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ali Ekber Yıldırım-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/turkiyede-seker-uretiminin-100-yili</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/seker2.png" type="image/jpeg" length="22307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın yeniden yükselişte]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/altin-yeniden-yukseliste-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/altin-yeniden-yukseliste-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları, ABD dolarındaki geri çekilmenin etkisiyle salı günü yükselişe geçti. Yatırımcıların odağında ise ABD Merkez Bankası’nın (Fed) önümüzdeki dönemde izleyeceği faiz politikasına ilişkin beklentileri şekillendirecek enflasyon verileri bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Spot altın 4 bin 430 dolara yaklaştı</strong></h2>

<p>Spot altının ons fiyatı yüzde 0,6 yükselerek 4.429,89 dolara çıktı. ABD altın vadeli kontratlarında ise aralık teslimi fiyatı 4.475,10 dolar seviyesinde yatay seyretti.</p>

<p>Altındaki yükselişte doların değer kaybetmesi etkili oldu. ABD <strong>dolar</strong> endeksi yüzde 0,4 gerilerken, bu durum dolar üzerinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha cazip hale getirdi.</p>

<p>Bloomberg HT'de yer alan habere göre Pepperstone Group Araştırma Başkanı Chris Weston, altının henüz belirgin bir yön kazanamadığına dikkat çekerek piyasada alıcılarla satıcılar arasındaki mücadelenin sürdüğünü belirtti.</p>

<h2><strong>Kritik enflasyon verileri bekleniyor</strong></h2>

<p>Piyasalarda gözler ABD'den gelecek yeni ekonomik verilere çevrildi. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) perşembe günü, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ise cuma günü açıklanacak.</p>

<p>Söz konusu verilerin, Fed’in gelecek haftaki para politikası toplantısında atacağı adımlara ilişkin beklentiler üzerinde belirleyici olması bekleniyor.</p>

<p>CME FedWatch verilerine göre yatırımcılar, Fed’in gelecek haftaki toplantısında faiz artırımı ihtimalini yaklaşık yüzde 60 seviyesinde fiyatlıyor. Faizlerin yüksek seyretmesi, herhangi bir faiz getirisi sağlamayan altının yatırımcılar açısından cazibesini azaltabiliyor.</p>

<h2><strong>İstihdam verileri altını baskılamıştı</strong></h2>

<p>Altın fiyatları, ABD'de istihdam artışının ağustos ayında hızlandığını gösteren verilerin ardından önceki iki seansta gerilemişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşsizlik oranının yüzde 4,1 seviyesinde sabit kalması ise iş gücü piyasasının dirençli kaldığına yönelik değerlendirmeleri güçlendirmişti.</p>

<p>Marex analisti Edward Meir, Fed’in faiz artırması durumunda dahi altında sert bir düşüş beklemediğini belirterek piyasalardaki asıl belirleyici unsurun Fed ve ABD Hazine Bakanlığı'ndan gelecek mesajlara yönelik belirsizlik olabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Orta Doğu gerilimi de takip ediliyor</strong></h2>

<p>Altın piyasasında jeopolitik gelişmeler de yakından izleniyor. İran, ABD’yi "ekonomik savaş" yürütmekle suçlarken, ABD savaş gemilerine gelişmiş bir füze fırlattığını açıkladı.</p>

<p>Tarafların yalnızca birkaç gün önce karşılıklı saldırılarda bulunmasının ardından gelen açıklamalar, Orta Doğu'da gerilimin yeniden tırmanabileceğine ilişkin endişeleri artırdı. Jeopolitik risklerdeki yükseliş ise güvenli liman olarak görülen altına destek sağlayabiliyor.</p>

<h2><strong>Gümüş ve platinde de yükseliş</strong></h2>

<p>Diğer değerli metallerde de pozitif seyir görüldü.</p>

<p>Spot gümüş yüzde 1 yükselerek 66,78 dolar, platin yüzde 0,4 artışla 1.834 dolar, paladyum ise yüzde 1 yükselişle 1.402,87 dolar oldu.</p>

<p>Piyasaların yönü açısından önümüzdeki günlerde açıklanacak ABD enflasyon verileri ve Fed'e ilişkin beklentiler belirleyici olacak.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/altin-yeniden-yukseliste-1</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/11/altin33.jpg" type="image/jpeg" length="52170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Planlardaki “gerçekleşmeyen maddeler” kısa aralıklarla izlenmeli…]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/planlardaki-gerceklesmeyen-maddeler-kisa-araliklarla-izlenmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/planlardaki-gerceklesmeyen-maddeler-kisa-araliklarla-izlenmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz…</p>

<p>Pazar günü, Orta Vadeli Programı anlatır­ken, bir ara, eylemlerin 3 ayda bir değerlendiri­lebileceğini söyledi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Değerlendirme toplantılarının “zamanlama­sına” karar vermediklerini de dile getirdi…</p>

<p><strong>***</strong></p>

<p>2014 yılında uygulamaya konulan “1350 ey­lemden oluşan” Eylem Planı’nda da ekonomi po­litikalarına ağırlık verilmişti…</p>

<p>Yılmaz, o dönem, Kalkınma Bakanı’ydı…</p>

<p>Ve plan ile ilgili sorularımı yanıtlamıştı…</p>

<p><strong>***</strong></p>

<p>2014 yılında yaptığımız o sohbette de üzerine basa basa tekrarladığı iki hedef vardı:</p>

<p>“Yapısal reformlarla öngörülebilirliği ve şef­faflığı sağlayacağız…”;</p>

<p>“Verimlilik ve tasarruf temelli bir ekonomi inşa edeceğiz…”…</p>

<p><strong>***</strong></p>

<p>Ve yine o sohbette, altını kalın çizgilerle çize­rek, dikkat çektiği hedef:</p>

<p>“…Planın uygulaması tüm kamu kurumların­da 3 ayda bir denetlenecek ve sonuçlar ile ger­çekleşmeler yine 3 ayda bir kamuoyuyla payla­şılacak…</p>

<p>Yaptırımlar da olabilir…”</p>

<p><strong>***</strong></p>

<p>Bu uygulama:</p>

<p><strong>Siyasetçilerin de, kamu bürokrasisi ve ça­lışanlarının da, konulan hedeflere yönelik yaptıklarını/yapmadıklarını/yapamadıkla­rını görmesini sağlayacaktı…</strong></p>

<p><strong>Ve herkesi, hedefe odaklayacak, diri tuta­caktı…</strong></p>

<p><strong>***</strong></p>

<p>Bu nedenle, planlarda da, programlarda da, stratejilerde de gerçekleşmeler izlenmeli, gerçek­leşemeyenler bilinmeli ve rafta/yazıda kalmama­sı için gerçekleşmesi için çaba harcanmalı…</p>

<h3><strong>VELHASIL</strong></h3>

<p>2023 yılında sormuştum Yılmaz’a, 1350 ey­lemden oluşan o planı…</p>

<p>Anlattı:</p>

<p>“…O eylemleri hayata geçirmeyi çok istemiş­tik ama sonrasında yaşadığımız darbe, sel, dep­rem, komşularda savaş gibi olaylar bizi engelle­mişti…”</p>

<p><strong>***</strong></p>

<p>Ne vardı 12 yıl önce uygulamaya konulan o ey­lem planında?</p>

<p>15 maddesi, özetle:</p>

<p>* Üreticinin dağıtım, depolama ve taşıma maliyetlerinin düşürülmesi için Lojistik Master Planı devreye alınacak…</p>

<p>* Cari açığın arkasında ithalat bağımlılığı var; bağımlılık azaltılacak…</p>

<p>* Enerji üretiminde kullanılan teçhizat yurt içinde üretilecek…</p>

<p>* Bioyakıt kompozitle alternatif yakıt bağım­lılığı azaltılacak…</p>

<p>* Orta ve yüksek teknolojiye yönelik yeni ya­tırım programı hazırlanacak.</p>

<p>* Elektrikli araçlar için batarya üretilecek…</p>

<p>* Tohum geliştirme programı uygulanacak…</p>

<p>* Atıklar ekonomiye kazandırılacak…</p>

<p>* Yerli firmaların kamu ihalelerin daha fazla pay almasını sağlayacağız…</p>

<p>* Kamu binaları başta olmak üzere enerji ve­rimliliği artırılacak.</p>

<p>* Çiftçiler başta olmak üzere tarımda etkin su kullanımı ve tasarrufu anlayışı aşılanacak…</p>

<p>* Ülkemizin ilaç ve tıbbi cihaz ihtiyacı yerli üretim ile karşılanacak ve ihracat artırılacak.</p>

<p>* Yerli üretimi özendirici tedbirler alınacak.</p>

<p>* Sağlık turizminde koordinasyon kurulu oluşturulacak…</p>

<p>* Yük taşımacılığı için demiryolları planları tamamlanacak…</p>

<p><strong>Ferit Barış Parlak-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/planlardaki-gerceklesmeyen-maddeler-kisa-araliklarla-izlenmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/ovp-3.webp" type="image/jpeg" length="18361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Marka entropisi: Yapay zekâ neden markanızı küçültüyor?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/marka-entropisi-yapay-zeka-neden-markanizi-kucultuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/marka-entropisi-yapay-zeka-neden-markanizi-kucultuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2011’de termodinamiğin ikinci yasasında yer alan entropi kavramını gündelik ha­yata şöyle uyarlamıştım: Kendi hâline bıra­kılan hiçbir düzen olduğu gibi kalamaz. Siz hiçbir şey yapmasanız da her şey kendini bir başka formda, farklı bir düzensizlik derece­si içinde sürekli gerçekleştirir. Yani temelde statik düzen diye bir şey yoktur. Oluşum ve bağlam sürekli değişir, yeni hâllere dönüşür. Bu yüzden sokakta terk edilen araba pasla­nır. Metruk evin zaman geçtikçe orası bura­sı çürür, yapı çöküşe geçer; bakılmayan bah­çe otlanır.</p>

<p><strong>Yıllar sonra bir de şunu anladım: </strong>Bir şey, kendi hâline bırakıldığında da ona sü­rekli ekleme yapıldığında da bozulabiliyor. Mesela bir eve her yıl bir oda ekleyin ya da habire eşya yığın; bir müddet sonra orası ar­tık eviniz olmaktan çıkar, labirentiniz olur. Kapılar kapılara açılır. Yığınlar geçişi engel­ler. Kimse ne nerede bilmez. Aslında burada kimse evi ihmal etmedi, kendi haline bırak­madı, sürekli temizleyerek, bakım yaparak mevcudu korumaya da çalışmadı ki öyle ol­sa da değişecekti. Yalnızca habire ekledi. Bu­nun için de herkes çok çalıştı ama form/dü­zen yine de bozuldu.</p>

<h3><strong>Şirketlerde bunun </strong><strong>adı marka entropisi…</strong></h3>

<p>Bir şirket yeni ürün çıkarır. Sonra alt mar­ka gelir. Sonra kampanya, yeni slogan, ikin­ci hesap, podcast, iş birliği, yeni bir kavram. Hepsi büyümek için yapılır. Hepsi mantıklı­dır.</p>

<p>Sonra tuhaf bir şey olur: Şirket büyür fa­kat marka küçülür.</p>

<p>Sebebi de bellidir aslında: Çünkü marka­nın enerjisi, ayrılabilen bütçe, yönetimin dikkati, çalışanın odağı sınırlıdır ve en sınır­lısı da müşterinin zihninde size ayrılan yer­dir. O yer sandığınızdan çok küçüktür. Hal böyle olunca “çok çok yapılanların ortasın­da marka küçüldükçe küçülür”.</p>

<p><strong>Mesela Google. </strong>On yılda Hangouts, Allo, Duo, Meet ve Chat’i çıkardı; Allo’yu 2019’da, Hangouts’u 2022’de kapattı, Duo’yu Meet’e kattı. Her adım mantıklıydı; toplamı zihin­de net bir yer bırakmadı. Apple’ın çok ürünü var; zihninizde bıraktığı ise iki-üç kelime­dir. İyi marka yönetimi, içerideki karmaşayı müşteriye yansıtmama sanatıdır.</p>

<p><strong>Marka entropisi, eklediğiniz şeyin an­lamdan çok karmaşa üretmeye başladığı noktadır.</strong></p>

<p>2024’te Journal of Marketing Research’te yayımlanan bir çalışma, tüketici markayı sa­de algıladığında aksama ihtimalini daha dü­şük gördüğünü gösteriyor. Karmaşa ise risk hissini büyütüyor. Ancak sade marka bir kez aksarsa da daha sert cezalandırılıyor. O yüz­den yalınlık %100 kalkan sayılmaz çünkü marka vaattir, verilmiş bir sözdür.</p>

<p><strong>Şimdi bu soruna bir de motor takıldı: Yapay zekâ.</strong></p>

<p>Eskiden yeni bir kampanya, video, slogan üretmenin bir maliyeti vardı. O maliyet do­ğal bir frendi. Fren kalktı. Bugün markalar bir haftada yüzlerce slogan, binlerce görsel üretebiliyor. Teknoloji açısından bu harika. Marka açısından ise tehlikeli. Çünkü üretim kapasitesi katlanıyor, insanın dikkati kat­lanmıyor.</p>

<p>Bir Gartner araştırmasına göre ABD’li tü­keticilerin %49’u üretken yapay zekânın içerik kalitesini düşürdüğünü söylüyor. İçe­rik bolluğunda güven kıtlaşıyor. O yüzden önümüzdeki dönemin marka becerisi stra­tejik eksiltme olacak. Eleme, birleştirme, susma, vazgeçme.</p>

<p><strong>Marka entropisinden kaçınmak iste­yen firmaların şu dört soruyu hep gün­demde tutmasını öneririm:</strong></p>

<p><strong>1.</strong>İnsanlar bizi hangi üç şeyle hatırlıyor?</p>

<p><strong>2.</strong>Son üç yılda eklediklerimizin hangisi bu üçünü güçlendirdi?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>3.</strong>Hangisi sadece içeride “büyüyoruz” his­si yarattı?</p>

<p><strong>4.</strong>İletişimimizin yarısını bugün durdur­sak marka daha mı zayıf, daha mı net görü­nür?</p>

<p><strong>Gürültü ucuzladı. Yalınlık pahalılaştı. Yeni rekabet avantajı tam da burada.</strong></p>

<p>Ürünlerimiz, hesaplarımız, projelerimiz ve kavramlarımız çoğaldıkça bir yerden son­ra şirketin markası bile kendini anlatamaz hâle geliyor.</p>

<p><strong>O hâlde odaklanmamız gereken soru şu: “Neyi çıkarırsak geriye markanın özü kalır?”</strong></p>

<p><strong>Ufuk Tarhan-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/marka-entropisi-yapay-zeka-neden-markanizi-kucultuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/03/yapay-zeka-beyaz-yaka.webp" type="image/jpeg" length="40473"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 ilde taşınmazlar özelleştiriliyor: Satışlara onay çıktı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/7-ilde-tasinmazlar-ozellestiriliyor-satislara-onay-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/7-ilde-tasinmazlar-ozellestiriliyor-satislara-onay-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, İzmir, Ankara, Ağrı, Elazığ, Balıkesir, Amasya ve Kastamonu'daki bazı kamu taşınmazlarının satışını onayladı. Resmi Gazete'de yayımlanan kararlara göre, en yüksek satış bedeli 45 milyon 750 bin lirayla İzmir'in Aliağa ilçesindeki taşınmazlar için verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), 7 ildeki bazı taşınmazların satışlarına onay verdi.</p>

<p>ÖİB'nin konuya ilişkin karar tebliğleri, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Buna göre, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı, özelleştirme kapsam ve programındaki İzmir'in Aliağa ilçesi Yukarı Şakran köyündeki bazı taşınmazların bir bütün halinde 45 milyon 750 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Roza Hayvancılık ve Tarım Sanayi Ticaret Ltd. Şti'ye satışı uygun bulundu.</p>

<p>Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı, Ankara'nın Yenimahalle ilçesi Karacakaya Mahallesi'ndeki bazı taşınmazların bir bütün halinde özelleştirilmesi ihalesinde 40 milyon 200 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan Metehan Taşkoparan'a satışı onaylandı.</p>

<p>Yine mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı, Ankara'nın Gölbaşı ilçesi İncek Mahallesi'ndeki taşınmazın 15 milyon 200 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Kazım Balay'a satılmasına onay verildi.</p>

<p>Mülkiyeti Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ adına kayıtlı, Ağrı'nın Eleşkirt ilçesi Lozan Mahallesi'ndeki taşınmazın 15 milyon lira bedelle en yüksek teklifte bulunan Selçuk Kahriman'a satılması kararlaştırıldı.</p>

<h3><strong>Sümer Holding taşınmazlarına satış onayı</strong></h3>

<p>Mülkiyeti özelleştirme kapsam ve programında bulunan Sümer Holding AŞ adına kayıtlı Elazığ'ın merkez ilçesi Şahinkaya Mahallesi'ndeki taşınmazın 13 milyon 200 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan Talha Yücel'e satılması uygun bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yine özelleştirme kapsam ve programında bulunan Sümer Holding AŞ adına kayıtlı Balıkesir'in Savaştepe ilçesi Cumhuriyet Mahallesi'ndeki taşınmazlar ile üzerindeki yapıların bir bütün halinde satışı ihalesinde 10 milyon 100 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Resul Gökçen'e satışı onaylandı.</p>

<h3><strong>TCDD'ye ait taşınmaz 2 milyon liraya satıldı</strong></h3>

<p>Mülkiyeti Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programında bulunan Amasya'nın merkez ilçesi Kurşunlu Mahallesi'ndeki taşınmazın ihalede 2 milyon 50 bin lira bedelle en yüksek teklifte bulunan Mehmet Tanrıseven'e satılmasına onay verildi.</p>

<p>Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programında bulunan Ankara'nın Gölbaşı ilçesi Karaali Mahallesi'ndeki taşınmazın ihalede 1 milyon 570 bin lira bedelle en yüksek teklifi sunan Uğur Ulaş'a satılması uygun bulundu.</p>

<p>Mülkiyeti aynı kurum adına kayıtlı özelleştirme kapsam ve programında bulunan Ankara'nın Gölbaşı ilçesi Karaali-İmar Mahallesi'ndeki taşınmazın ihalede 1 milyon 381 bin lira bedelle en yüksek teklifi veren Yusuf Kamanlı'ya satılması kararlaştırıldı.</p>

<p>Özelleştirme kapsam ve programında Sümer Holding AŞ adına kayıtlı Kastamonu'nun Tosya ilçesi Cumhuriyet Mahallesi'ndeki taşınmazın ise 550 bin lira bedelle en yüksek teklifte bulunan Şahin Sağatcı'ya satılması onaylandı.</p>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/7-ilde-tasinmazlar-ozellestiriliyor-satislara-onay-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/04/tasinmaz-satisi-2.webp" type="image/jpeg" length="71290"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnternetteki ilanınız artık Maliye’nin sisteminde: 595 No’lu Tebliğ neyi değiştirdi?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/internetteki-ilaniniz-artik-maliyenin-sisteminde-595-nolu-teblig-neyi-degistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/internetteki-ilaniniz-artik-maliyenin-sisteminde-595-nolu-teblig-neyi-degistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumartesi günkü Resmî Gazete’de, 538 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebli­ği’ni değiştiren 595 Sıra No’lu Tebliğ yayımlan­dı ve aynı gün yürürlüğe girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Konu, internetteki ilan sitelerinden ve sos­yal ağlardan Gelir İda­resi’ne akan bilgi. Bu dü­zenleme yeni değil; 2022’den beri benzer bir bildirim yükümlülüğü zaten vardı. O halde sorulması ge­reken soru şu: Dört yıl sonra ne de­ğişti ve bu değişiklik ev satan, ara­ba satan, evini kiraya veren veya sosyal medyadan ürün pazarlayan vatandaş için ne anlama geliyor?</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Önce kısa tarihçe </strong></h3>

<p style="text-align:justify">İlk adım 31 Mayıs 2022’de atıldı. 538 No’lu Tebliğ ile taşınır, taşın­maz, mal ve hizmet satış ve kira­lama ilanlarına aracılık eden aracı hizmet sağlayıcıları, sosyal ağ sağ­layıcıları ve yer sağlayıcılar, ilan verenlerin kimlik bilgilerini, iş ye­ri adreslerini, her bir tahsilat ve satış tutarını ve banka hesap bil­gilerini aylık olarak BTRANS üze­rinden GİB’e bildirmekle yükümlü kılındı. İlk bildirim Haziran 2022 ilanları için yapıldı. O günden bu yana ilan sitelerine kimlik doğru­laması getirilmesi, e-Devlet ile gi­riş zorunluluğu gibi uygulamala­rın arkasında büyük ölçüde bu teb­liğ vardı.</p>

<p style="text-align:justify">İkinci adım kanun düzeyinde geldi. 2 Ağustos 2024 tarihli 7524 sayılı Kanun, VUK’un mükerrer 257’nci maddesindeki yetkiyi yal­nızca “elektronik ticaret” ile sınır­lı olmaktan çıkardı; internet dâhil her türlü dijital ortamın alım, sa­tım, kiralama, ilan ve reklam ama­cıyla kullanıldığı hallerde erişim sağlayıcılara, içerik sağlayıcılara, yer sağlayıcılara ve sosyal ağ sağ­layıcılara bildirim yükümlülüğü getirme yetkisi verdi. Aynı kanun mükerrer 355’inci maddeye, bildi­rilmeyen her bir ilan için ayrı özel usulsüzlük cezası kesilmesini ve bir bildirim için cezanın (2024 tu­tarıyla) 10 milyon lirayı aşamaya­cağını öngören özel bir ceza hük­mü ekledi.</p>

<p style="text-align:justify">595 No’lu Tebliğ, işte bu kanun değişikliğinin iki yıl gecikmeyle tebliğe yansımasıdır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Peki, 2022’den farkı ne? </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Tebliği eskisiyle yan yana koy­duğumda beş fark görüyorum:</p>

<p style="text-align:justify">1-Dayanak genişledi, tebliğ he­nüz bu genişliği kullanmadı. Fiilî bildirim yükümlülüğü hâlâ satış ve kiralama ilanlarıyla sınırlı. Influ­encer reklamları ve sponsorlu içe­rikler için ayrı bir tebliğ veya BT­RANS duyurusu beklenmeli.</p>

<p style="text-align:justify">2-İkili rejim kuruldu. 2022’de üç grup aynı fıkrada, aynı bilgiler­le yükümlüydü. Şimdi aracı hizmet sağlayıcıları (ödemeye de aracılık eden pazar yerleri) tahsilat tutarı, tarihi ve banka hesap bilgisini bil­dirmeye devam ediyor. Yer sağla­yıcılar ve sosyal ağ sağlayıcılar ise ayrı bir fıkraya alındı ve onlardan yalnızca üç şey isteniyor: hizme­tin sağlandığı internet adresi, ilan verenin kimlik/vergi numarası gi­bi mükellefiyet tespitine yarayan bilgiler ve ilan bilgileri, tahsilat ve banka bilgisi istenmiyor. Kanaa­timce bu, sosyal ağların “bizim eli­mizde ödeme verisi yok” itirazına idarenin verdiği gerçekçi cevaptır.</p>

<p style="text-align:justify">1“İş yeri adresi” gitti, “mükelle­fiyet tespitine ilişkin bilgiler” geldi. Eski metin TCKN/VKN ve iş yeri adresini birlikte istiyordu. Ye­ni metin “gibi” ifadesiyle esnek bir formül kullanıyor. Bu, platformun elinde TCKN yoksa telefon, e-pos­ta veya IBAN gibi kimliği tespit et­tirecek başka verilerin de bildiri­lebileceği anlamına gelebilir. Ne­yin yeterli sayılacağını BTRANS formatı belirleyecek.</p>

<p style="text-align:justify">2“İlan bilgileri” açıkça bildirim konusu oldu. 2022 metninde ilanın kendisi değil, ilan üzerinden yapılan tahsilat ve satış bildirili­yordu. Şimdi ilanın konusu, nite­liği ve muhtemelen fiyatı da bildi­rilecek. Yani Maliye artık yalnızca satılanı değil, satışa çıkarılanı da görecek.</p>

<p style="text-align:justify">3Platformların doğruluk sorum­luluğu fıkrası kaldırıldı. 538’in 6’ncı maddesinin üçüncü fıkra­sı, sağlayıcıların BTRANS’a bil­dirdikleri bilgilerin doğruluğun­dan sorumlu olduğunu söylüyor­du; bu fıkra yürürlükten kaldırıldı. İlan verenin bilgiyi doğru vermek­le yükümlü olduğunu söyleyen bi­rinci fıkra ise duruyor. Sorumlu­luk, platformdan ilan verene doğru kaydı. Bu değişikliğin ceza uygula­masında nasıl okunacağını zaman gösterecek; ancak formata uyma­yan bildirimin “yapılmamış sayı­lacağı” hükmü hâlâ yerinde.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Tartışmalı gördüğüm noktalar </strong></h3>

<p style="text-align:justify">1Geçiş süresi yok. 538’de ilk bil­dirim için iki aylık hazırlık sü­resi ve geçici madde vardı. 595 ya­yımı tarihinde yürürlüğe girdi. Ey­lül ayı ilanlarının 31 Ekim’e kadar yeni formatta bildirilmesi mi bek­leniyor, yoksa BTRANS duyurusu beklenecek mi? İdarenin bunu he­men açıklaması gerekir; aksi hal­de ilk cezalar hukuken tartışmalı olur.</p>

<p style="text-align:justify">2 Eşik yok. Kanun, yükümlülü­ğün iş hacmi, işlem tutarı ve mal-hizmet türüne göre farklılaş­tırılmasına izin veriyor. Tebliğ bu yetkiyi kullanmadı: Yılda bir kez bebek arabasını satan da, ayda 40 telefon satan da aynı şekilde bildi­rilecek. Adet veya tutar eşiği hem veri kalitesini artırır hem gereksiz izaha davetleri azaltır.</p>

<p style="text-align:justify">3 Ölçülülük ve kişisel veri. Ya­sal dayanak artık kanunda; bu yönüyle 2022’deki “tebliğle yü­kümlülük getirilemez” tartışması büyük ölçüde kapandı. Ancak bir sosyal ağdaki tüm kullanıcı kim­liklerinin aylık olarak idareye ak­ması Anayasa’nın 20’nci maddesi bakımından ölçülülük sorusunu canlı tutuyor. İdarenin bildirimi “ilan veren” ile sınırlı tutması, kul­lanıcı tabanının tamamını isteme­mesi gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">4 Yabancı platformlar. Türki­ye’de 5651 kapsamında tem­silcisi bulunan sosyal ağlar için bildirim fiilen zorlanabilir. Tem­silcisi olmayan uygulamalar ve mesajlaşma grupları için ise teb­liğ kâğıt üzerinde kalır. Bu da yer­li platformlar aleyhine bir rekabet dengesizliği yaratır; kayıt dışı ilan trafiği denetlenemeyen mecralara kayabilir.</p>

<p style="text-align:justify">5 Ceza oransızlığı. Bildirilmeyen her bir ilan için ayrı özel usul­süzlük cezası kesilmesi, yüz bin­lerce ilan barındıran bir platform için astronomik tutarlara ulaşabi­lir. Üst sınır “bildirim başına” ta­nımlandığı için aylık bildirim sa­yısı kadar üst sınır uygulanacaktır. Bu yapı, eksik bildirimin iyi niyet­le giderilmesine imkân veren bir uyarı kademesiyle yumuşatılma­lıdır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>İlan verenler ne yapmalı? </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Bu kısmı mükellef gruplarına göre ayırmakta yarar var.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bir defaya mahsus ev, araç ve­ya eşya satanlar: </strong>Panik gerekmi­yor. Beş yıl elde tutulan konutun satışı, kendi kullanımınızdaki ara­cın veya ev eşyasının satışı zaten vergiye tabi değil.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yapmanız gereken, ilan fiya­tı ile gerçek satış bedeli arasın­daki farkı belgeleyebilmek: </strong>Ban­ka dekontu, noter satış sözleşmesi, tapu harcı matrahı elinizde olsun. İleride gelen bir izaha davet yazısı­na bu belgelerle cevap verilir.</p>

<p style="text-align:justify">Evini kiraya verenler: Kiralık ilanınız artık kira geliri beyanınız­la karşılaştırılacak.</p>

<p style="text-align:justify">İlan bedeliyle beyan ettiğiniz ki­ra arasında fark varsa bunun açık­laması (boş kalan aylar, indirim, depozito) hazır olmalı. Geçmiş yıl­larda beyan edilmemiş kira geliri varsa, henüz inceleme başlamadan pişmanlıkla beyan kapısı açık.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Düzenli olarak ilan verenler: </strong>Ayda birkaç araç, sürekli ikinci el telefon, düzenli ürün satışı yapı­yorsanız bu veri sizi “ticari faali­yet” tespitiyle karşı karşıya bıra­kır.</p>

<p style="text-align:justify">Mükellefiyet tesisi, geriye dö­nük KDV ve gelir vergisi tarhiyatı ve özel usulsüzlük cezası anlamı­na gelir.</p>

<p style="text-align:justify">Faaliyetiniz gerçekten ticari bo­yuttaysa mükellefiyetinizi kendi­liğinizden tesis ettirmek, tespit edilmeyi beklemekten her zaman daha ucuzdur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Başkası adına ilan verenler (emlakçılar, galericiler, sosyal medya satıcıları): </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Mülk sahibinin bilgisini plat­forma vermek zaten 2022’den beri zorunlu. Bilgi vermeyen veya yan­lış veren, platform tarafından “bil­dirimde bulunmayan ilan veren” olarak idareye ayrıca raporlanır; bu da kendi başına bir risk profili oluşturur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Platformlar: </strong>Yeni fıkranın han­gi alanları içerdiğini BTRANS du­yurusu netleştirmeden format de­ğişikliğine gitmeyin; ancak kimlik doğrulama ve ilan-işlem ayrımını veri modelinize şimdiden koyun. Kaldırılan doğruluk sorumluluğu fıkrasına güvenerek kullanıcı be­yanını sorgulamadan aktarmak da riskli; “yanıltıcı bildirim” cezası hâlâ yerinde.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Son söz </strong></h3>

<p style="text-align:justify">595 No’lu Tebliğ, 2022’de baş­layan sürecin devrimci bir adımı değil, kanuna uyarlanmış ve da­ha gerçekçi hale getirilmiş hâlidir. Sosyal ağlardan ödeme bilgisi is­tenmemesi ve doğruluk sorumlu­luğunun ilan verende toplanması yerinde; geçiş süresinin, eşiğin ve ilan-satış ayrımının olmaması ise eksik. Asıl belirleyici olan tebliğ değil, önümüzdeki haftalarda ya­yımlanacak BTRANS format du­yurusu olacak. O duyuruyu bu kö­şede ayrıca ele alacağım.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bu arada ilan verenlere tavsi­yem basit: </strong>İlanı verirken yazdığı­nız fiyatın bir gün size sorulacağı­nı bilerek yazın, gerçek işlemi bel­geleyin ve geçmişte eksik kalan bir beyanınız varsa bunu muhasebeci­niz ve avukatınızla birlikte, incele­me kapıyı çalmadan gözden geçi­rin.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Zeki GÜNDÜZ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/internetteki-ilaniniz-artik-maliyenin-sisteminde-595-nolu-teblig-neyi-degistirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/06/internet-ortaminda.jpg" type="image/jpeg" length="68366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vergi suçu raporu mükellefi sanık yapmaya yeter mi?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/vergi-sucu-raporu-mukellefi-sanik-yapmaya-yeter-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/vergi-sucu-raporu-mukellefi-sanik-yapmaya-yeter-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi tekniği raporu (VTR), vergi suçu rapo­ru (VSR) ve rapor değerlendirme komisyo­nunun olumlu mütalaası, vergi kaçakçılığı suçu dosyalarında idarenin suç isnadını ortaya koyan önemli idari işlemlerdir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Ancak, bir mükellefi sa­nık sandalyesine oturtmak için, vergi idaresinin onun vergi kaçakçılığı suçu işlediği yönündeki ka­naati ne ölçüde yeterlidir?</p>

<p style="text-align:justify">Vergi kaçakçılığı suçu nedeniyle kamu dava­sı açılması, kural olarak rapor değerlendirme ko­misyonunun mütalaasına bağlanmıştır (VUK md.367). Anayasa Mahkemesi de mütalaayı 2011 tarihli kararında ‘muhakeme şartı’, 2021 tarihli kararında ‘dava şartı’ olarak nitelendirmiş; ancak, mütalaanın Cumhuriyet savcısını bağlamadığını açıkça belirtmiştir (K.2011/40; K.2021/78).</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte uygulamada, VTR, VSR ve olumlu mütalaa bulunduğunda, Cumhuriyet sav­cısının bunların ötesinde ne ölçüde araştırma yap­ması gerektiği önemli bir tartışma alanıdır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Kamu davası açılması için “yeterli şüphe” şart </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Cumhuriyet savcısı şüphelinin lehine ve aley­hine delilleri toplamak ve ancak toplanan deliller “yeterli şüphe” oluşturuyorsa iddianame düzenle­mekle yükümlüdür (CMK md.160, 170). Yargıtay’a göre yeterli şüphe, mevcut delillerle mahkumiyet kararı çıkmasının muhtemel olduğu şüphe dere­cesidir (CGK, K.2025/264). Kesin ispat aranmaz, ancak mevcut deliller mahkumiyet kararını muh­temel kılacak ağırlıkta olmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">İddianamede suçun delilleri gösterilmeli ve olaylar bu delillerle ilişkilendirilmelidir. Suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianame Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilir (CMK md.174). Dolayı­sıyla savcı, vergi idaresinin suç ihbarını ve daya­naklarını bağımsız olarak değerlendirmek ve ye­terli şüphe bulunup bulunmadığına kendisi karar vermek zorundadır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Yargıtay: Yeterli şüphe ve lekelenmeme hakkı </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Yargıtay, kamu davası açılması için yeterli şüp­henin bulunduğu dosyalarda, soruşturmadaki her eksikliği iddianamenin iadesi sebebi olarak gör­memektedir. CMK md.174/1-b kapsamında suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delilin toplanmaması niteliğinde olmayan bazı araştır­maların kovuşturma aşamasında da tamamlana­bileceğini kabul etmektedir (11. CD, K.2021/6782; K.2022/20556).</p>

<p style="text-align:justify">Sorunun düğümlendiği nokta da burasıdır; çünkü Yargıtay, VTR ve VSR’deki idari tespitleri, olumlu mütalaa ile birlikte, yeterli şüphe değer­lendirmesine esas alabilmektedir. Nitekim, 2026 tarihli iki kararda, karşıt inceleme, fatura muha­taplarının dinlenmesi, banka hareketleri, yazı-im­za veya bilirkişi incelemesi gibi ek araştırmalar yapılmamış olmasına rağmen, VTR, VSR ve müta­laaya işaretle somut dosyalarda yeterli şüphe bu­lunduğu sonucuna varmıştır (12. CD, K.2026/919; K.2026/1190).</p>

<p style="text-align:justify">Buna karşılık, şüphelinin suçun sübutunu veya fiilin kendisine isnadını doğrudan etkileyebilecek somut ve araştırılabilir bir savunma ileri sürdüğü bazı dosyalarda, bu savunmayla ilgili araştırmala­rın soruşturma aşamasında yapılmasını lekelen­meme hakkı çerçevesinde gerekli görmüştür. Le­kelenmeme hakkı, kısaca, yeterli şüphe oluşmadan kişinin sanık haline getirilmemesi güvencesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bu bağlamda, örneğin, defter ve belgelerin ver­gi dairesine götürüldüğü ancak teslim alınmadığı savunmasının araştırılmasını gerekli görmüş (11. CD, K.2025/3813); şüphelinin şirket ve isnat edi­len fiillerle bağlantısına ilişkin somut savunmala­rı karşısında bu bağlantıyı ortaya koyacak araştır­maların yapılmasını aramış (11. CD, K.2025/4723; K.2025/4724); sahte faturaları şirket ortağının dü­zenlediği ve kendisinin faturalarla ilgisinin bu­lunmadığı savunmasında da ilgili araştırmalar ta­mamlanmadan iddianame düzenlenmesini yerin­de bulmamıştır (12. CD, K.2026/1189). Bu kararlar birlikte değerlendirildiğinde, soruşturma aşama­sında ek araştırma yapılmasının gerekip gerekme­diği bakımından, şüphelinin ileri sürdüğü somut savunmanın “suçun sübutuna veya fiilin kendisine isnadına etkisi”nin önem taşıdığı görülmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Sonuç </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Yargıtay’ın somut ve araştırılabilir savunmalar karşısında lekelenmeme hakkını öne çıkarması önemlidir. Ancak, vergi idaresinin suç tespitleri­nin Cumhuriyet savcısı tarafından bağımsız olarak değerlendirilmesi ve gerektiğinde araştırılması, şüphelinin bunları çürütecek somut bir karşı tez ileri sürmesine bağlı olmamalıdır. Şüpheli somut bir savunma ileri sürmezse, vergi idaresinin suç kanaatinin bağımsız bir ceza soruşturması kapsa­mında ayrıca değerlendirilmesine gerek yok mu­dur? Cumhuriyet savcısının görevi, soruşturmanın başından itibaren şüphelinin lehine ve aleyhine de­lilleri toplamak ve vergi idaresinin suç kanaatinin ceza muhakemesi bakımından gerçekten yeterli şüphe oluşturup oluşturmadığını bağımsız biçim­de değerlendirmektir. Bir kişiyi sanık sandalyesine oturtacak olan, idarenin suç kanaati değil; suçun iş­lendiği ve o kişi tarafından işlendiği konusunda ye­terli şüphe oluşturan somut deliller olmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Avukat Prof. Dr. Funda BAŞARAN YAVAŞLAR</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/vergi-sucu-raporu-mukellefi-sanik-yapmaya-yeter-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 08:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/08/hakaret-sucu-yargitay-karari.jpg" type="image/jpeg" length="73835"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mesai düzeninde değişiklik hazırlığı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/mesai-duzeninde-degisiklik-hazirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/mesai-duzeninde-degisiklik-hazirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni OVP ile çalışma hayatında mesai saatlerinden izinlere kadar bir dizi değişikliğe hazırlanılıyor. 3 yıllık programda İstihdamı artırmak ve iş-yaşam dengesini güçlendirmek için esnek çalışma modellerine kadar farklı seçenekler üzerinde çalışılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ekonomi ve kalkınmada 3 yıllık harita belli olurken 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'da (OVP), istihdamı artırmak ve atıl iş gücünü azaltmak için mesai saatlerinde de değişiklik planlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program kapsamında iş gücü piyasasının dışında kalan kişilerin istihdama katılımının önündeki beceri, bakım, iş arama ve bölgesel uyumsuzluk gibi engellerin azaltılması hedefleniyor. <strong>Potansiyel iş gücü</strong>nde bulunan kişiler, güçlendirilecek iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri aracılığıyla aktif iş gücü programlarına yönlendirilecek. Kişilerin profiline ve becerilerine göre yapılacak yönlendirmelerle özellikle eleman açığı bulunan sektörlerde kalıcı istihdamın artırılması amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Esnek mesai masada</strong></h3>

<p>OVP'nin çalışanları doğrudan ilgilendiren başlıklarından biri çalışma düzeni oldu. İş-yaşam uyumunun ve çalışan verimliliğinin artırılması amacıyla <strong>çalışma günlerinin ayarlanması</strong>na yönelik çalışmalar yapılacak. Bunun yanında <strong>esnek süreli istihdam modelleri</strong>nin geliştirilmesi de gündemde olacak.</p>

<p>Programda çalışma günlerinin nasıl ayarlanacağına ya da haftalık çalışma süresinde değişiklik yapılıp yapılmayacağına ilişkin ayrıntıya ise yer verilmedi.</p>

<h3><strong>Çocuklu çalışanlara uzaktan çalışma desteği</strong></h3>

<p>Yeni dönemde bakım sorumluluklarının istihdama katılımın önünde engel oluşturmasının azaltılması da hedefleniyor. <strong>Çocuklu çalışanlara</strong> kısmen veya tamamen <strong>uzaktan çalışma imkanı sunan işletmeler</strong> <strong>desteklenecek</strong>. Ebeveyn izninin de bakım sorumluluğunun daha dengeli paylaşılmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenecek.</p>

<p>Merkezi yönetim, belediyeler ve özel sektör işbirliğiyle kurumsal <strong>bakım ve kreş hizmetleri yaygınlaştırılacak</strong>. Özellikle iş yerlerindeki kreş ve bakım imkanlarının geliştirilmesiyle kadınların istihdama katılımının artırılması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Sosyal yardım alanlar istihdama yönlendirilecek</strong></h3>

<p>Sosyal yardım sistemi ile iş gücü programları arasındaki bağ da güçlendirilecek. Sosyal yardım alan ve çalışma potansiyeli bulunan kişilerin beceri kazanarak iş gücüne katılmasına yönelik programlar yaygınlaştırılacak. Meslek edindirme programları ise bölgesel ihtiyaçlara ve yerel iş gücü talebine göre şekillendirilecek. Programlara katılanların iş gücü açığı bulunan sektörlerle eşleştirilerek kalıcı istihdama geçmeleri amaçlanıyor.</p>

<p>OVP'de ayrıca çalışma ve üretim kültürünün erken yaşlarda kazandırılması hedeflenirken, çalışmanın ve üretmenin toplumsal değerinin örgün eğitimin başlangıcından itibaren müfredata yansıtılması öngörülüyor.</p>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/mesai-duzeninde-degisiklik-hazirligi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/fazla-mesai.png" type="image/jpeg" length="92847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahbap soruşturmasında 5. dalga: 20 ilde eş zamanlı operasyon, 53 kişi için gözaltı kararı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ahbap-sorusturmasinda-5-dalga-20-ilde-es-zamanli-operasyon-53-kisi-icin-gozalti-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ahbap-sorusturmasinda-5-dalga-20-ilde-es-zamanli-operasyon-53-kisi-icin-gozalti-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, 6 Şubat depremlerinin ardından Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının akıbetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüphelinin yakalanmasına yönelik 5'inci dalga operasyon başlatıldığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 6 Şubat depremlerinde milletin yaşadığı büyük acının, vatandaşların dayanışma duygusunun ve depremzedeler için yapılan bağışların kişisel menfaate dönüştürülmesine yönelik hiçbir girişime müsamaha göstermediklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının akıbetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce bu sabah 5'inci dalga operasyon başlatıldı. Operasyonun, İçişleri Bakanlığı müfettiş raporları, özel denetim raporları, derneğin mali kayıtları ve envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda elde edilen deliller üzerine gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<h2><strong>4,3 milyar TL bağış toplandı, 950 milyon TL nakit çekildi</strong></h2>

<p>Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, 6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelere ulaştırılmak üzere 4,3 milyar TL bağış toplandığı, 4,2 milyar TL'nin harcandığı, 950 milyon TL'nin ise nakit olarak çekildiği belirlendi. Nakit çekimlerden birinin tek seferde 500 milyon TL olduğu tespit edildi.</p>

<h2><strong>29 şirket ve 7 şahıs şirketine 1,7 milyar TL'den fazla transfer</strong></h2>

<p>İncelemelerde, 29 şirket ve 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 TL transfer edildiği tespit edildi. Bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında mal veya hizmet alımı bulunmadığı, yardımların nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardımların kamu kurumlarına faturalarda belirtilenden eksik teslim edildiğinin tespit edildiği kaydedildi.</p>

<h2><strong>53 şüpheli için 20 ilde eş zamanlı operasyon</strong></h2>

<p>Tüm tespitler doğrultusunda 53 şüphelinin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli 20 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Para transferi yapılan şirketlerin gerçek ticari faaliyetlerinin tespitine yönelik incelemelerin de başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Depremzedeler için temin edilen yardım malzemeleri depolarda bulundu<br />
Öte yandan, İzmit'teki depolarda, depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiği tespit edildi. Söz konusu malzemelerin hak sahiplerine ulaştırılması için gerekli işlemlerin başlatıldığı belirtildi.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ahbap-sorusturmasinda-5-dalga-20-ilde-es-zamanli-operasyon-53-kisi-icin-gozalti-karari</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/08/ahbap-1.webp" type="image/jpeg" length="15971"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Goldman Sachs’tan petrol için 120 dolar senaryosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/goldman-sachstan-petrol-icin-120-dolar-senaryosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/goldman-sachstan-petrol-icin-120-dolar-senaryosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilim enerji piyasalarındaki riskleri yeniden gündeme taşırken, Goldman Sachs’tan petrol fiyatlarına ilişkin dikkat çeken bir tahmin geldi. Banka, deniz taşımacılığına yönelik saldırıların genişlemesi halinde petrolün varil fiyatının 120 dolara kadar çıkabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2><strong>Petrol fiyatlarında yukarı yönlü risk arttı</strong></h2>

<p>Goldman Sachs Küresel Emtia Araştırmaları Eş Başkanı Daan Struyven, Bloomberg TV’ye yaptığı değerlendirmede, son gelişmelerin deniz taşımacılığındaki aksaklıkların daha geniş bir alana yayılma ihtimalini artırdığını belirtti.</p>

<p>Struyven, özellikle Orta Doğu’daki saldırıların yoğunlaşmasının petrol arzında ciddi sorunlara yol açabileceğine dikkat çekerek, piyasalardaki yukarı yönlü risklerin güçlendiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim piyasaları etkiliyor</strong></h2>

<p>Petrol fiyatları, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı konusunda yaşanan gerilimin tırmanmasıyla temmuz ayından bu yana en yüksek seviyelerine çıktı.</p>

<p>Washington’ın İran tankerlerine yönelik saldırıları sürerken, Tahran da su yolunun dışında yeni bir kısıtlı bölge ilan etti. ABD donanmasının İran limanlarını ablukaya alma ve diğer petrol üreticilerine ait gemilere çıkış sırasında refakat etme faaliyetlerini sürdürmesi de arz endişelerini artırıyor.</p>

<h2><strong>Goldman Sachs iki farklı senaryoya dikkat çekti</strong></h2>

<p>Goldman Sachs’ın petrol fiyatlarına ilişkin öngörüsü yalnızca yükseliş senaryosuyla sınırlı değil. Struyven, bölgeden petrol ihracatının normale dönmesi halinde fiyatların 80 dolara kadar gerileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Brent petrolü son olarak varil başına yaklaşık 97 dolar seviyesinde işlem gördü.</p>

<h2><strong>Doğalgaz ve motorin için yatırım önerisi</strong></h2>

<p>Goldman Sachs, mevcut jeopolitik risklerden korunmak isteyen yatırımcılar için ham petrolün yanı sıra doğalgaz ve rafine petrol ürünlerine odaklanılmasını öneriyor.</p>

<p>Struyven, arz şoklarının ham petrol piyasasına kıyasla doğalgaz ve rafine petrol ürünlerinde daha büyük fiyat hareketlerine yol açabileceğini belirterek, yatırımcılara küresel doğalgaz ve rafine petrol ürünlerinde uzun pozisyon almayı tavsiye etti.</p>

<h2><strong>Motorin fiyatındaki artış dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Bölgede altı aydan uzun süredir devam eden savaşın yarattığı belirsizlik, enerji ürünlerinin genelinde fiyatların yükselmesine neden oldu. Özellikle doğalgaz ve petrol ürünlerindeki artış, ham petrol fiyatlarındaki yükselişin üzerine çıktı.</p>

<p>Sanayi tipi motorinin fiyatı ise yıl başından bu yana iki kattan fazla arttı. Bu tablo, Orta Doğu’daki arz risklerinin yalnızca ham petrolü değil, rafine ürün piyasalarını da yakından etkilediğini ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/goldman-sachstan-petrol-icin-120-dolar-senaryosu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/07/petrol.jpg" type="image/jpeg" length="93359"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’un en yaşanabilir ve yaşanamaz 20 mahallesi belli oldu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/istanbulun-en-yasanabilir-ve-yasanamaz-20-mahallesi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/istanbulun-en-yasanabilir-ve-yasanamaz-20-mahallesi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Marmara Belediyeler Birliği’nin araştırmasına göre, İstanbul’da yaşam kalitesi açısından ilk sırada 100 tam puanla Beşiktaş’ın Levent Mahallesi yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’un mahallelerindeki yaşam koşulları, Marmara Belediyeler Birliği tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırmayla değerlendirildi. Eğitim, sağlık, gelir, ulaşım, çevre, altyapı ve afetlere hazırlık gibi pek çok alanı kapsayan 107 farklı gösterge üzerinden yapılan çalışma, megakentin mahalleler arasındaki yaşam standardı farklılıklarını ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmada, İstanbul’da yaşam kalitesi açısından öne çıkan mahallelerin yanı sıra kentsel hizmetlere ve altyapıya erişimin daha sınırlı olduğu bölgeler de belirlendi.</p>

<h2><strong>İstanbul’da yaşam kalitesi en yüksek mahalle belli oldu</strong></h2>

<p>Araştırmanın zirvesinde, kentin tarihi ve ticari merkezini oluşturan, aynı zamanda gelir seviyesinin en yüksek olduğu ilçeler yer aldı. Kentsel donatılara erişim, yeşil alan, ulaşım ve afet hazırlığı gibi kritik metriklerde üstünlük sağlayan Beşiktaş, Şişli ve Kadıköy mahalleleri ilk 10 sırayı domine etti.</p>

<p>Beşiktaş ilçesine bağlı Levent Mahallesi, değerlendirmede 100 tam puan alarak İstanbul'un yaşam kalitesi en yüksek mahallesi unvanını elde etti. Levent'i 95,5 puanla Şişli’nin tarihi semtlerinden Teşvikiye takip etti.</p>

<h2><strong>İstanbul’da yaşam kalitesi en yüksek 10 mahalle:</strong></h2>

<p>Beşiktaş – Levent (100 Puan)</p>

<p>Şişli – Teşvikiye (95,5 Puan)</p>

<p>Şişli – Harbiye</p>

<p>Kadıköy – Caddebostan</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beşiktaş – Nisbetiye</p>

<p>Kadıköy – Fenerbahçe</p>

<p>Beşiktaş – Bebek</p>

<p>Beşiktaş – Etiler</p>

<p>Beykoz – Acarkent</p>

<p>Şişli – Esentepe</p>

<h2><strong>Sultanbeyli ve Arnavutköy dikkat çekti</strong></h2>

<p>107 gösterge üzerinden yapılan zorlu değerlendirmede, listenin alt sıralarında ağırlıklı olarak kent merkezine uzak, hızlı yapılaşan veya kentsel dönüşüm süreçlerinin yavaş ilerlediği bölgeler yer aldı.</p>

<p>Özellikle Sultanbeyli, Arnavutköy ve Pendik ilçelerinden birden fazla mahallenin son 10'da yer alması, kentin çeperlerindeki altyapı, sosyal donatı ve afet direnci eksikliklerine işaret ediyor.</p>

<h2><strong>İstanbul’da yaşam kalitesi en düşük 10 mahalle:</strong></h2>

<p>Sultanbeyli – Hamidiye</p>

<p>Silivri – Çanta Balaban</p>

<p>Arnavutköy – Adnan Menderes</p>

<p>Çatalca – Gökçeali</p>

<p>Arnavutköy – Fatih</p>

<p>Sultanbeyli – Yavuz Selim</p>

<p>Pendik – Ramazanoğlu</p>

<p>Sultanbeyli – Mecidiye</p>

<p>Başakşehir – Şahintepe</p>

<p>Pendik – Ertuğrul Gazi</p>

<p>Uzmanlar, araştırmanın yerel yönetimler açısından önemli bir yol haritası sunduğuna dikkat çekiyor. Özellikle sıralamanın alt bölümünde bulunan mahallelerde altyapının güçlendirilmesi, yaşam alanlarının iyileştirilmesi ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması için çalışmaların hızlandırılması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/istanbulun-en-yasanabilir-ve-yasanamaz-20-mahallesi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/istanbul2.jpg" type="image/jpeg" length="79671"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[8 ayda turist sayısı yüzde 6 düştü, gelir kaybı en az 700 milyon Euro]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/8-ayda-turist-sayisi-yuzde-6-dustu-gelir-kaybi-en-az-700-milyon-euro</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/8-ayda-turist-sayisi-yuzde-6-dustu-gelir-kaybi-en-az-700-milyon-euro" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'ya gelen turist sayısı yılın 8 ayında yüzde 6 gerileyerek 10,7 milyona düşerken, sektör temsilcileri turizm gelirlerindeki kaybın 600-700 milyon Euro'ya ulaşabileceğini öngörüyor. Avrupa pazarlarındaki düşüşe dikkat çeken sektör temsilcileri, artan maliyetler ve "Türkiye pahalı" algısının Antalya turizmini baskıladığını belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk turizminin lokomotifi Antalya’da yılın 8 aylık döneminde turist sayısında yüzde 6 düşüş yaşanırken, turizm gelirlerinde ise en az 700 milyon Euro kayıp olacağı öngörülüyor.</p>

<p>Döviz kurundaki gelişmeler, maliyetlerin çok hızlı artması ve Avrupa’da ‘Türkiye Çok Pahalı’ algısı yaratılması, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş ile Hürmüz Boğazı’nda ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş, yılın 8 aylık döneminde turist sayısının düşmesine yol açtı.</p>

<p>Türkiye’nin turizm lokomotifi Antalya’ya, Ocak-Ağustos 2026 döneminde gelen turist sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 düşüş gösterdi. Antalya’ya bu yılın 8 aylık döneminde 664 bin 530 kayıpla 10 milyon 764 bin 084 turist ziyaret etti.</p>

<h2><strong>Gurbetçilerde de yüzde 2 düşüş</strong></h2>

<p>Yurt dışında yaşayan ve tatillerini Antalya’da geçiren gurbetçilerde de yüzde 2 düşüş yaşandı. Geçen yıl 8 aylık dönemde Antalya’da 718 bin 034 gurbetçi tatil yaparken, bu dönem 706 bin 939 gurbetçi tatil tercihini Antalya için kullandı.</p>

<p>Öte yandan İsrail’in Filistin’e karşı savaşı ve siyasi uygulamaları nedeniyle Türkiye-İsrail ilişkilerinde gerginlik yaşanmıştı. İki ülke arasındaki yaşanan gerginliğe rağmen, yılın 8 ayında Antalya’da tatil yapan İsrailli sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59 artış gösterdi.</p>

<p>ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş, Türk turizmine de olumsuz yansıdı. Yılın 8 aylık döneminde Antalya’ya gelen İranlı turist sayısında yüzde 73 düşüş yaşandı. Antalya’ya bu dönemde 25 bin 175 İranlı turist ziyaret etmedi.</p>

<p>Komşusu Ukrayna ile savaşta olan Rusların tercihi yine Antalya oldu. Savaşa rağmen Antalya’ya gelen Rus turist sayısı geçen yılki rakamlarını korudu. 2026 yılı 8 ayında Rusya’dan Antalya’ya 2 milyon 172 bin Rus turist geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ukraynalılar da komşuları Ruslar gibi Antalya’dan vazgeçemiyor. Uzun dönemdir Rusya ile savaşta olmasına rağmen, Antalya’ya gelen Ukraynalı turist sayısı yüzde 5 artış gösterdi. Ukrayna’dan Antalya’ya 306 bin 795 turist geldi.</p>

<h2><strong>8 aylık gelir kaybı</strong></h2>

<p>Türkiye turizm gelirinin üçte birini karşılayan Antalya’da yılın 8 aylık dönemindeki turist sayısındaki düşüş, turizm gelirlerine de yansıdı. Turizm sektör temsilcilerine göre, turizm gelir kaybının bazı hesaplamalara göre, en az 600 ile 700 milyon Euro arasında tahmin ediliyor.</p>

<p>MK Group Turizm Yatırımları ve Marka Geliştirmeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Korhan Alşan, Antalya’ya geçen yıl 17,5 milyon ziyaretçiden 17 milyar doların üzerinde turizm geliri sağlandığını anımsattı. 2026’nın ilk yarısında Türkiye genelinde kişi başı harcamanın yaklaşık 1.020 <a href="https://www.ekonomim.com/finans/doviz/usd-trl-amerikan-dolari-turk-lirasi" rel="nofollow" target="_blank" title="dolar">dolar</a> olduğuna dikkat çeken Alşan, ‘’Ben gelir kaybının yuvarlak 600 milyon dolar civarı derim. Ancak ziyaretçi kaybı ile gelir kaybı birebir aynı değildir. Türkiye genelinde ikinci çeyrekte ziyaretçi sayısı yüzde 5,1 azalırken turizm geliri yalnızca yüzde 2,6 geriledi. Kişi başı harcama artışı, kaybın bir bölümünü dengeledi. Bu nedenle Antalya açısından fiili gelir kaybının 350-500 milyon dolar bandında kalması daha olasıdır’’ dedi.</p>

<p>Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu da yıl sonu itibarıyla Antalya’ya gelmeyecek turist sayısının 1 milyonu bulabileceğine dikkat çekti. Saatçioğlu, ‘’Yıl sonu itibarıyla en az 1 milyon turist kayıp öngörülüyor. Bu kişiler ortalama 7 gün kalsa günlük 100 Euro’dan 700 milyon Euro kayıp olacak. Bu sadece otellerde, dışardaki kişi başı harcamalar hariç’’ diye konuştu.</p>

<p>NBK Touristik Genel Müdürü ve Antalya Kent Konseyi Turizm Grubu Başkanı Recep Yavuz da, turist sayısındaki yüzde 6’lık düşüş nedeniyle turizm gelirlerindeki kayıpta, doğrudan uçak, otel paket turları ile bireysel harcamaların dikkate alınması gerektiğini söyleyerek, “Avrupa’da paket tur fiyatları ortalama 800 <a href="https://www.ekonomim.com/finans/doviz/eur-trl-avro-turk-lirasi" rel="nofollow" target="_blank" title="euro">Euro</a>. Yılın 8 aylık döneminde edindiğim verilere göre, Antalya’ya 672 bin turist gelmemiş, başka ülkelere gitmiş. Gelmeyen turist sayısı yanında, kişisel harcamaları da katarsak Antalya olarak yaklaşık 620 milyon Euro turizm gelirinden olduk’’ dedi.</p>

<h2><strong>Uyarıları doğru okumalı</strong></h2>

<p>Turizmde 2022-2024 döneminin büyüme, 2025 duraklama, 2026’nın da gerileme yılı olduğuna dikkat çeken Yavuz, şöyle devam etti: ‘’Sektörün ana kaynak pazarlarındaki düşüş dikkat çekiyor. Almanya ve İngiltere gibi Antalya'nın en önemli pazarlarındaki düşüş ivmesi dikkat çekici. Polonya ve Hollanda'nın da tabloya eklenmesiyle Avrupa pazarları Antalya için S.O.S. veriyor. En önemli beş pazarın dördünde kayıp yaşanıyor. Yalnızca Rusya, Ukrayna, Macaristan ve Özbekistan'da artış görülüyor.’’</p>

<h2><strong>Türkiye, dünyada 5. sırada</strong></h2>

<p>Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, küresel turizmde rekabette kuralların değiştiğini söyledi. Sektörün artık ziyaretçi sayısından ziyade yaratılan ekonomik değere ve destinasyon yönetimine odaklanması gerektiğini belirten Kavaloğlu, ‘’Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) verilerine göre, Türkiye turizmi geçen yıl ülke ekonomisine toplam 170 milyar dolar katkı sağladı. 79 milyar dolarlık uluslararası ziyaretçi harcamasıyla Türkiye, dünyada 5. sıraya yerleşti. Toplam turizm ekonomisi büyüklüğünde ise küresel çapta 14. sırada bulunuyor’’ dedi.</p>

<h2><strong>ATSO Başkanı Hacısüleyman: Fiyatlarda erozyon yarattık</strong></h2>

<p>Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman da turizmde yılın 8 aylık döneminde Antalya'ya gelen turist sayısında yüzde 6 düşüş yaşadığına dikkat çekti. Hacısüleyman, "Yıl sonu sayısal olarak rakamları tuttursak bile cirosal bazda, Antalya olarak elde ettiğimiz gelirden çok fazla bir erozyon yarattık. Kötü mü yaptık? Hayır. Yapmasaydık kaç kişi gelirdi bilemiyorum. Yaptık, bu kadar kişi geldi. Bazen de buna bile şükür demeniz gerekiyor" dedi.</p>

<p><strong>Fikri Cinokur-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/8-ayda-turist-sayisi-yuzde-6-dustu-gelir-kaybi-en-az-700-milyon-euro</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/07/tatil-2.jpg" type="image/jpeg" length="89832"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zekanın elektriği için 22,3 milyar dolarlık dev yatırım]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yapay-zekanin-elektrigi-icin-223-milyar-dolarlik-dev-yatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yapay-zekanin-elektrigi-icin-223-milyar-dolarlik-dev-yatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka veri merkezlerinin artan elektrik ihtiyacı, ABD ile Güney Kore arasında dev bir enerji yatırımını gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zekâ yarışının yarattığı dev elektrik talebi, enerji yatırımlarında yeni bir dönemi hızlandırıyor. Güney Kore ile ABD’nin, Teksas’ın Encinal bölgesinde yaklaşık 22,3 milyar dolar büyüklüğünde doğal gaz santrali yatırımı üzerinde anlaşmaya vardığı bildirildi.</p>

<p>Toplam 6,3 gigavat kapasiteye sahip olması planlanan santral, başta yapay zekâ veri merkezleri olmak üzere yüksek enerji tüketen dijital altyapının elektrik ihtiyacını karşılamaya dönük en büyük projelerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h3><strong>Projenin odağında yapay zekâ veri merkezleri var</strong></h3>

<p>Son dönemde başta ABD olmak üzere birçok ülkede yapay zekâ veri merkezlerine yönelik yatırımlar hız kazanırken, bu büyümenin en kritik başlıklarından biri enerji arzı haline geldi. Yeni nesil veri merkezleri yüksek işlem gücü gerektiren altyapılar nedeniyle geleneksel tesislerden çok daha fazla elektrik tüketiyor.</p>

<p>Teksas’ta planlanan 6,3 gigavatlık santral de tam olarak bu ihtiyaca yanıt vermeyi hedefliyor. Bu kapasite, çok büyük ölçekli veri merkezi kümelerinin elektrik talebini destekleyebilecek büyüklükte görülüyor.</p>

<p>Enerji ile dijital altyapı arasındaki bu yeni bağ, özellikle yapay zekâ yatırımlarında elektrik üretimini artık yan unsur olmaktan çıkarıp stratejik yatırım başlığına dönüştürüyor.</p>

<h3><strong>22,3 milyar dolarlık yatırım Teksas’ta kurulacak</strong></h3>

<p>Projeye ilişkin ilk bilgiler, yatırımın Teksas’ın Encinal bölgesinde geliştirileceğine işaret ediyor. Yaklaşık 22,3 milyar dolarlık büyüklük, bu yatırımı yalnızca enerji sektörü açısından değil, ABD’deki yeni sanayi ve teknoloji altyapısı açısından da dikkat çekici hale getiriyor.</p>

<p>Doğal gaz santralinin büyüklüğü, sıradan bir bölgesel enerji projesinin ötesine işaret ediyor. 6,3 gigavatlık kapasite, birçok ülkenin toplam kurulu gücüyle karşılaştırılabilecek ölçeğe yaklaşıyor.</p>

<p>Bu nedenle yatırım, yalnızca elektrik üretimi olarak değil, yapay zekâ kaynaklı yeni enerji talebine karşı geliştirilen altyapı modeli olarak da izleniyor.</p>

<h3><strong>Güney Kore’nin 350 milyar dolarlık paketinde ilk büyük adım</strong></h3>

<p>Söz konusu proje, Seul’ün daha önce ABD’ye yönelik açıkladığı 350 milyar dolarlık yatırım taahhüdünün ilk büyük uygulamalarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Geçen dönemde iki ülke arasında ticaret, teknoloji, enerji ve sanayi alanlarında daha yakın iş birliği hedefi öne çıkmıştı. Bu çerçevede ABD tarafı, Güney Kore sermayesinin özellikle enerji, yarı iletken, yapay zekâ ve kritik altyapı alanlarında daha görünür hale gelmesini istiyor.</p>

<p>Teksas’taki doğal gaz santrali, bu hedeflerin sahadaki ilk güçlü örneklerinden biri olabilir. Böylece proje, yalnızca ticari bir yatırım değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki stratejik ekonomik iş birliğinin de yeni sembollerinden biri haline geliyor.</p>

<h3><strong>Enerji yatırımları yapay zekâ yarışının parçasına dönüşüyor</strong></h3>

<p>Yapay zekâ alanındaki küresel rekabet yalnızca çip, yazılım ve veri merkezi yatırımlarıyla sınırlı kalmıyor. Bu sistemleri kesintisiz çalıştıracak elektrik üretimi ve şebeke kapasitesi de yarışın parçası haline geliyor.</p>

<p>ABD’de teknoloji şirketleri ve yatırımcılar, yeni veri merkezi kümeleri için elektrik tedarikini güvence altına alacak modeller üzerinde yoğunlaşıyor. Bu tablo, doğal gaz, nükleer enerji ve yenilenebilir kaynaklarla desteklenen büyük ölçekli üretim projelerini daha değerli hale getiriyor.</p>

<p>Teksas projesi de bu yeni eğilimin güçlü bir örneği olarak görülüyor. Bir başka ifadeyle, yapay zekâ yatırımlarının büyümesi artık yalnızca teknoloji sektörünü değil, enerji santrallerinden iletim hatlarına kadar geniş bir alanı harekete geçiriyor.</p>

<h3><strong>Doğal gaz tercihi yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir</strong></h3>

<p>Projede doğal gaz santralinin tercih edilmesi, hızlı devreye alma ve yüksek baz yük kapasitesi açısından yatırımcılar için avantaj sağlıyor. Ancak aynı zamanda çevresel etkiler ve uzun vadeli enerji dönüşümü açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirebilir.</p>

<p>Bir yandan yapay zekâ yatırımlarının hızla büyümesi elektrik arzında güvenilir çözümler gerektirirken, diğer yandan fosil yakıt temelli projelerin artması iklim hedefleriyle uyum tartışmasını güçlendirebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle 22,3 milyar dolarlık yatırım yalnızca ekonomik boyutuyla değil, teknoloji büyümesinin nasıl bir enerji modeli üzerinde yükseleceği sorusuyla da yakından izlenecek.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yapay-zekanin-elektrigi-icin-223-milyar-dolarlik-dev-yatirim</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/12/yapay-zeka-finans-1.jpg" type="image/jpeg" length="45517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte faturaya karşı yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi kaçakçılığı ile mücadelede 1 Ekim itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZwCJy6GPxbA"></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/sahte-belge-3.webp" type="image/jpeg" length="27269"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="707" src="https://www.youtube.com/embed/TidIluUl2ic" title="SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir" width="1257"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK TV</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/trafik-kazasi-sgk.jpg" type="image/jpeg" length="94905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZAHA DAVET SEMİNERİ]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">KONUŞMACI: ALİ ÇAKMAKÇI-KATKI SUNAN: SELAHATTİN İPEK MODERATÖR : ÖMER KÖKLÜCE</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/2020-08-26_19-00-069.png" type="image/jpeg" length="83857"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-Birlik Sistemine Yeni Sözleşme Girişi ve Eski Sözleşmelerin Güncellenmesi 2022]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Jan 2022 18:07:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/TURMOB-Duyuru_Boş_2-kopyala@600x315.png" type="image/jpeg" length="77804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EFR tablolarının yüklenmesiyle ilgili yardım videosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Oct 2021 17:53:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1.png" type="image/jpeg" length="88739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı (18.05.2021)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BDTURKEY.COM ve Dünya Gazetesi yazarı Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU 18.05.2021 tarihinde saat 9.30 TRT HABER Ekonomi 7/24 Programına konuk olarak katılım sağlamıştır. Özellikle Pandemi dolayısıyla işletmelerin yaşadıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı 'mızın alacağı tedbirler ile igili bilgiler vermiştir. "Matrah Arttırımı ve Yeni Borç Yapılandırması" torba şekliyle ele alınarak en kısa zamanda Meclise gelmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</guid>
      <pubDate>Tue, 18 May 2021 11:45:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Haber_Resim_tasarım_Yazar_Abdullah_TOLU789998888.jpg" type="image/jpeg" length="37220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun  Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU TRT HABER Ekonomi 7/24 Programında Yeni Çıkacak Olan Vergi Affı ve Yapılandırma Hakkında Detaylı Bilgiler Verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2020 15:50:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1_12.jpg" type="image/jpeg" length="63707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekdüzen Hesap Planı ve Bazı Bilinmeyen Özellikleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_5.png" type="image/jpeg" length="66178"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Finansal Raporlama, Nakit Akış Tablosu ve Fon Akışı Tablosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:50:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_4_1.png" type="image/jpeg" length="69866"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRT 1 Radyo Ekonomi Günlüğü Programı 12.08.2020]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yılmaz Sezer ÜSTAT, bizzat BAĞIMSIZ DENETİMDE YERLİ VE MİLLİ HUSUSUNDA ADIMIZLA (SELAHATTİN İPEK) AÇIKLAMADA BULUNMUŞTUR. TEŞEKKÜR EDİYORUM. TRT 1 Radyoda Bağımsız Denetimde Yerli ve Milli konusundaki görüşlerini açıklamıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2020 16:43:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/61369990_2528164087216118_4989264771036479488_n.png" type="image/jpeg" length="38020"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKİYE CUMHURİYETÇİ MALİ MÜŞAVİRLER GRUBU' NUN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU e-dönüşüm uygulamaları ve Turizm Payı Beyanlarına ilişkin Eğitim Semineri Fotoğraf Galerisi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Dec 2019 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/DSC00511.jpg" type="image/jpeg" length="43874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KSMMMO (KAYSERİ SMMM ODASI) "E-DÖNÜŞÜM EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğraf Galeresi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 13:19:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/69999396_10220754638918841_5057639361898610688_o.jpg" type="image/jpeg" length="66445"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VERGİDE GÜNDEM SEMİNERİ - 2018 & 2019 ÖNEMLİ VERGİSEL DÜZENLEMELER Fotoğraf Galerisi İçin Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2019 09:05:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/IMGL1388.jpg" type="image/jpeg" length="70232"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESMMMO E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ Fotoğrafları İçin Tıklayın....]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jan 2019 18:01:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/2018.12_8.jpg" type="image/jpeg" length="23613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Dec 2018 17:43:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6176_1.jpg" type="image/jpeg" length="98796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İNŞAAT SEKTÖRÜNDE VERGİ VE MUHASEBE SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Dec 2018 17:19:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6052.jpg" type="image/jpeg" length="22127"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selahattin İPEK]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Feb 2017 20:04:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/bd-ekonominin-nabzY-07032017.jpg" type="image/jpeg" length="30726"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
