<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 19 Aug 2026 09:12:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borçlanma bedelini geri alabilir miyim?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/borclanma-bedelini-geri-alabilir-miyim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/borclanma-bedelini-geri-alabilir-miyim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğum borçlanması ile yaptığım ödemeyi geri alabilir miyim?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Soru: 1981 doğumluyum. Sigorta giriş tarihim 1 Kasım 1997’dir. EYT kanunu çıkmadan önce e- Devlet’te emeklilik yaşım 54 görünüyordu. 2025’te doğum borçlanması yaptım. Şu an 4612 gün primim var. Fakat primi 5975’e tamamlamam zor görünüyor. Doğum borçlanması ile yaptığım ödemeyi geri alabilir miyim? Primimi 3600 güne tamamlarsam kaç yaşında emekli olurum? Borçlanmayı geri aldığımda kalan 3172 günü isteğe bağlı ödeyerek 3600’e tamamlayabilir miyim? KEVSER</p>

<p style="text-align:justify">Cevap: Borçlanmadan feragat ederek, ödediğiniz prim tutarını geri alabilirsiniz. İlk girişte adınıza prim ödemesi varsa, yaş haddinden emekli olmak için; 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme ve 58 yaş şartlarına tabisiniz. Doğum borçlanmasıyla kazandığınız günler düştükten sonra 3172 gün priminiz kalıyorsa, 428 gün isteğe bağlı prim ödeyerek priminizi 3600 güne tamamlamanız şartıyla, 2039’da 58 yaşınızı dolduracağınız tarihte emekli olabilirsiniz.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>EŞİNİZ 60 YAŞI DOLDURACAK</strong></p>

<p style="text-align:justify">Soru: 1969 doğumlu eşimin SSK başlangıç tarihi 1987’dir. Acaba eşim, 3600 gün primle kaç yaşında emekli olabilir? Naciye KURT Cevap: Eşiniz; yaş haddinden emekli olmak için; 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme ve 60 yaş şartlarına tabi. 3600 gün prim ödemiş olması şartıyla, 2029’da 60 yaşını dolduracağı tarihte emekli olabilir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>NEDEN MALUL EN EMEKLİ OLAMIYORUM?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Soru: 1 Ocak 1970 doğumluyum. SSK giriş tarihim 22 Mayıs 1995 olup toplam 2100 gün primim var. 2004 yılında ameliyat oldum. Kronik kalp hastasıyım, hp tansiyon hastasıyım, tip 2 diyabet hastasıyım, akciğerimde koa başlangıcı var. Karaciğerde büyüme var. Pisikiyatri hastalığım ve prostat hastalığım var. 2023’te yüzde 71 süresiz rapor aldım. Buna rağmen malulen emeklilik başvurum ret edildi. Yüksek Sağlık Kurulun’dan ret geldi. Şimdi iş mahkemesinde, adli tıp raporu için muayene oldum. Mahkemeyi kaybedersem, AYM ve AİM gitme hakkım var mı? MİTHAT</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Cevap: Malulen emekli olmak için; tek hastalıktan dolayı en az yüzde 60 oranında işgücü kaybı aranıyor. Değişik hastalıkların işgücü kayıpları toplanarak sonuca gidilmiyor. Muhtemelen tek hastalıktan yüzde 60 oranında işgücü kaybınız olmadığından malulen emekli olamadınız. Yargıdan sonuç alamazsanız, AYM’ye bireysel başvuru yapabilirsiniz. AYM’den de sonuç alamazsanız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) de başvuru yapabilirsiniz. Ancak AİHM’e emeklilik başvurum reddedildi gerekçesiyle değil de, yargı süreçlerinde bir hak ihlaliniz olmuşsa bu gerekçe ile başvuru yapabilirsiniz. Ancak malulen emekli olma uygulaması yasada ayrıntılı olarak açıklanmış ve yargı süreçleri de belirlenmiştir. Yerel mahkemeden sonuç alamamanız halinde, bu mahkemelerden de sonuç alamayacağınız kanısındayız. Ancak malulen emekli olamadıysanız, engelli hakkıyla emekli olmayı deneyebilirsiniz. Şayet yüzde 50-59 arasında işgücü kaybı raporu alabilirseniz, emekli olmak için; 16 yıl sigortalılık süresi ve 3700 gün prim ödeme şartlarına tabi olursunuz. 1600 gün daha prim ödeyip priminizi 3700 güne tamamlamanız üzerine yapacağınız emeklilik başvurunuzda raporunuz ve tıbbi eklerini inceleyecek olan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu rapor oranınızı onaylaması halinde emekli olabilirsiniz.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>5300 GÜNÜNÜZ VARSA HEMEN EMEKLİ OLABİLİRSİNİZ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Soru: 9 Haziran 1969 doğumluyum. 28 Şubat 1990-14 Ağustos 1992 arasında 18 ay askerlik yaptım. SSK başlangıç tarihim 1 Temmuz 1986’dır. Acaba ne zaman emekli olabilirim? Osman YAŞAR</p>

<p style="text-align:justify">Cevap: Emekli olmak için; 25 yıl sigortalılık süresi, 5300 gün prim ödeme ve 49 yaş şartlarına tabisiniz. 5300 gün priminiz varsa istediğiniz zaman emekli olabilirsiniz. Şayet priminiz eksikse 18 ay (540 gün) olan askerliğinizi borçlanarak priminizi 5300 güne tamamlayarak emekli olabilirsiniz. Şayet o kadar da priminiz yoksa 3600 gün prim ödemiş olmanız şartıyla, 60 yaşınızı dolduracağınız 9 Haziran 2029’da emekli olmanız da mümkün (15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme ve 60 yaş şartlarına tabi olarak).</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Posta | Ekrem SARISU</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/borclanma-bedelini-geri-alabilir-miyim</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/01/sgk-borclanma-1.webp" type="image/jpeg" length="53320"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Varlık barışından yararlanabilmek için varlıklara belli bir tarih itibariyle sahip olmak ve bunu tevsik etmek zorunlu mudur?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/varlik-barisindan-yararlanabilmek-icin-varliklara-belli-bir-tarih-itibariyle-sahip-olmak-ve-bunu-tevsik-etmek-zorunlu-mudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/varlik-barisindan-yararlanabilmek-icin-varliklara-belli-bir-tarih-itibariyle-sahip-olmak-ve-bunu-tevsik-etmek-zorunlu-mudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Varlıklara düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla sahip olma konusunun yasal düzenlemeye konu edilmemesi, bu zayıf düzenlemenin varlığına rağmen Cumhurbaşkanı'na bir yıla kadar uzatma yetkisi verilmiş olması ve ayrıca gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayanlara da varlık barışından yararlanma olanağının getirilmesi, bu düzenlemenin hazine aleyhine sonuç doğuracağını açıkça gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class="p1" style="text-align:justify">Değerli okurlar, varlık barışı ile ilgili tartışmalar bitmiyor. Son günlerde de uygulamadan yararlanabilmek için varlıklara belli bir tarih itibariyle sahip olmanın zorunlu olup olmadığı konusu yoğun bir şekilde tartışılıyor.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bunu 7582 sayılı Kanunla yapılan son düzenleme bakımından ifade etmek gerekirse, kapsama giren varlıklara (para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına), düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih olan 4 Haziran 2026 tarihi itibariyle sahip olunduğunun ispatı şart mıdır?</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu sorunun cevabını 1 Temmuz 2026 tarihli yazımda vermiştim.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Söz konusu yazımda, varlıklara belli bir tarih itibariyle sahip olma ve bunu tevsik etme şartının bulunmadığını, dolayısıyla varlıklara düzenlemenin yayımlanmasından sonraki bir tarihte sahip olunmasının varlık barışından yararlanmaya engel teşkil etmeyeceğini ifade etmiştim.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Çünkü son varlık barışı düzenlemesi olan 7582 sayılı Kanunda böyle bir şart aranmıyor. Böyle bir şartın uygulanabilmesi için bunun kanunda açık bir şekilde hüküm altına alınmış olması gerekir!</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Son düzenlemede aranmadığı gibi bu şartın ilk iki düzenleme dışında önceki düzenlemelerde de aranmadığını belirtmek isterim.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Yazının sonunda bugüne kadar yapılan tüm düzenlemeler bakımından kapsamı karşılaştırdım. İncelediğinizde açıkça göreceğiniz üzere son altı düzenlemede böyle bir şart bulunmuyor.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Demek ki ilk iki düzenlemede kanun koyucu böyle bir şart koymayı düşünmüş olmalı ki kanuna bunu açıkça yazmış. Her iki düzenlemede de varlıklara düzenlemenin yürürlüğe girmiş olduğu tarih itibariyle sahip olunduğunun kanaat verici bir belgeyle ispatlanması gerektiği düzenlenmiş bulunuyor.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Yine her ki düzenlemede de bildirim veya beyan edildiği halde varlıkların kanunların yürürlüğe girdiği tarih itibariyle sahipliği kanaat verici bir belgeyle ispatlanamadığı takdirde vergi korumasından yararlanılamayacağı da açıkça ifade edilmiş.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Sonraki düzenlemelerde böyle bir şartın aranmak istenmediği çok açık, çünkü ilgili kanunlarda böyle bir şarta yer verilmemiş.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu nedenle, son düzenleme için, varlıklara 04.06.2026 tarihi itibariyle sahip olunduğunun ispatına gerek yok! Başka bir ifade ile 04.06.2026 tarihi, varlıkların sahipliğinin ispatı için gerekli bir tarih değil.</p>

<div class="article-inline-ad-wrapper" style="text-align:justify"></div>

<p class="p1" style="text-align:justify">Sanıyorum bu konudaki tereddütler, önceki uygulamalara paralel olarak son düzenlemeye ilişkin genel tebliğde yer alan, “<i>varlıkları 04/06/2026 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, şirket adına bildirime konu edilmesinin mümkün olduğu</i>” ifadesinden kaynaklanıyor.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bakanlığın böyle bir belirleme yetkisinin bulunmadığını ve bu özel durum için tebliğde yapılan açıklamanın kanuna aykırı olduğunu düşünüyorum.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Ayrıca bu özel durumlar haricindeki olaylar açısından söz konusu uygulamanın geçerli olmadığı bence çok net.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu konuyu araştırmak için yasal düzenlemeler arasında sörf yaparken aşağıda belirttiğim bazı düşünceler oluştu kafamda:</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">* Ülkemizde yaklaşık son yirmi yılda (son düzenlemenin Cumhurbaşkanınca 31.07.2028 tarihine kadar uzatma yetkisini de dikkate alarak bu süreyi ifade ettim) sekiz kez varlık barışı düzenlemesi yapılmış. Bunun altısı son on yılda düzenlenmiş. Anlayacağınız varlık barışı son yıllarda ekonomi politikalarının önemli bir aracı haline gelmiş ve kişilerde bunun sürekli hâle geldiğine dair bir algı oluşmuş durumda.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li class="p1" style="text-align:justify">Geçmişte yazdığım bir yazıda varlık barışı düzenlemelerinin ülkemizde hazine açısından en zayıf düzenlemeler olduğunu ifade etmiştim. Son düzenleme birkaç açıdan bu görüşümü güçlü bir şekilde destekliyor. Öncelikle bugünkü yazımda açıkladığım gibi varlıklara düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla sahip olma konusunun yasal düzenlemeye konu edilmemesi, bu zayıf düzenlemenin varlığına rağmen Cumhurbaşkanı'na bir yıla kadar uzatma yetkisi verilmiş olması ve ayrıca gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayanlara da varlık barışından yararlanma olanağının getirilmesi bu düzenlemenin hazine aleyhine sonuç doğuracağını açıkça gösteriyor. 2026 yılında elde edilen beyana tabi gelirler için gelir vergisi beyan süresi dolmadan varlık barışından yararlanılması halinde illiyet bağının da ortaya konulması koşuluyla tarhiyat yapılamayacağı çok açık. Tabii ki varlık barışından 31 Temmuz 2027 (sürenin uzatılması halinde 31 Temmuz 2028) tarihine kadar yararlanılması mümkün, ancak vergi incelemesi başladıktan sonra yapılan bildirimler için vergi korumasından yararlanılamadığı için bu açıdan dikkatli olmak gerekir.</li>
 <li class="p1" style="text-align:justify"></li>
 <li class="p1" style="text-align:justify">Sürenin uzatılması halinde 2027 yılı gelirleri için de hazine açısından böyle bir tehlike söz konusu. Umarım süre uzatılmaz!</li>
</ul>

<p class="p1" style="text-align:justify">* İlk iki düzenlemede varlıklara belli bir tarih itibariyle sahip olunduğunun tevsik zorunluluğu getirildikten sonra ,bundan vazgeçildiği ilk düzenleme olan 6736 sayılı Kanun uygulamasında bu açıdan oluşan tereddütleri gidermek üzere yayımlanan Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 6736 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 4)’te, varlıkların süresinde Türkiye’ye getirilmesi koşuluyla, bu varlıklara yurt dışında hangi tarih itibarıyla sahip olunduğunun varlık barışından yararlanılması açısından herhangi bir öneminin bulunmadığına dair açıklamaları çok değerli buluyorum. 6736 sayılı Kanunla yapılan düzenleme sadece yurt dışında bulunan varlıklar ile sınırlı idi. Bu düzenlemeye ilişkin 4 seri no.lu Tebliğ ile yapılan açıklama, sonraki düzenlemelerde kapsama alınan yurt içi varlıklar için de geçerli kabul edilmelidir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu açıklamalar, bugünkü yazımda ulaştığım sonucu güçlendiren/doğrulayan niteliktedir. Söz konusu tebliğ sadece bu konuda değil varlık barışına ilişkin diğer konularda da çok önemli açıklamalar içeren önemli bir düzenlemedir; kimler kaleme aldıysa, ellerine sağlık!</p>

<p class="p1" style="text-align:justify"><img alt="" height="657" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/08/112d4dd8-0509-4c5c-bb4b-af04c95eda3b.webp" width="600" /></p>

<p class="p1" style="text-align:justify"><img alt="" height="802" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/08/20a28426-1ad0-46b7-8ed5-8955278017ef.webp" width="600" /></p>

<p class="p1" style="text-align:justify"><img alt="" height="235" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/08/ca5a808c-1c6e-4e12-8a5e-a1ab5444fc91.webp" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24 | Erdoğan SAĞLAM</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/varlik-barisindan-yararlanabilmek-icin-varliklara-belli-bir-tarih-itibariyle-sahip-olmak-ve-bunu-tevsik-etmek-zorunlu-mudur</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/bdturkey-com/images/haberler/no_headline.jpg" type="image/jpeg" length="45210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlk yedi ayın bütçe verileri açıklandı: 5,5 milyon beyanname var ama gelir vergisinin yüzde 90’ı stopajdan]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ilk-yedi-ayin-butce-verileri-aciklandi-55-milyon-beyanname-var-ama-gelir-vergisinin-yuzde-90i-stopajdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ilk-yedi-ayin-butce-verileri-aciklandi-55-milyon-beyanname-var-ama-gelir-vergisinin-yuzde-90i-stopajdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belki de rakamların söylediğini en kısa şekilde şöyle ifade etmek mümkün: 5,5 milyon beyanname verilmiş olabilir; ama Türkiye’de verginin yükünü hâlâ büyük ölçüde beyan eden değil, vergisi kaynağında kesilen ve tüketirken vergi ödeyen taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 yılı Ocak–Temmuz dönemi merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerini 17 Ağustos 2026 Pazartesi günü açıkladı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İlk yedi aylık verilere göre toplam vergi gelirlerinin </span><strong><span>yüzde 44,10’u katma değer vergisi (KDV) ve özel tüketim vergisinden (ÖTV)</span></strong><span> oluşurken, </span><strong><span>dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 59,59</span></strong><span>, </span><strong><span>dolaysız vergilerin payı ise yüzde 40,41</span></strong><span> olarak gerçekleşti.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu tablo, Türkiye’de vergi sisteminin temel finansman kaynağının hâlen tüketim üzerinden alınan dolaylı vergiler olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bununla birlikte, yılın </span><strong><span>ilk yedi ayına</span></strong><span> ilişkin bu dağılımı değerlendirirken gelir ve kurumlar vergisinin tahsilat takvimini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Zira bu iki vergi türünde tahsilat yıl içine eşit dağılmamakta, belirli dönemlerde yoğunlaşmaktadır. Dolayısıyla yıl sonuna doğru dolaylı ve dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki paylarında değişiklik yaşanması mümkündür.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Öte yandan gelir vergisinin yapısı bakımından dikkat çekici bir husus değişmemiştir. Ocak–Temmuz döneminde tahsil edilen gelir vergisinin </span><strong><span>yüzde 89,78’i stopaj yoluyla</span></strong><span>, yalnızca </span><strong><span>yüzde 8,45’i beyana dayalı</span></strong><span> olarak tahsil edilmiştir. Nitekim beyan yoluyla alınan gelir vergisinden ilk yedi ayda tahsil edilen tutar yalnızca </span><strong><span>187 milyar 396 milyon TL</span></strong><span> iken, stopaj yoluyla tahsil edilen gelir vergisi </span><strong><span>1 trilyon 991 milyar TL’ye</span></strong><span> yaklaşmıştır. Üstelik 2025 yılında elde edilen gelirlere ilişkin yaklaşık </span><strong><span>5,5 milyon gelir vergisi beyannamesi</span></strong><span> verilmiştir. Beyanname sayısında rekor kırılmış olabilir; ancak rakamlar, gelir vergisinin tahsilatında beyanın değil, hâlâ stopajın belirleyici olduğunu açıkça göstermektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Başka bir ifadeyle, gelir vergisi sisteminin finansmanı büyük ölçüde ücretliler ile stopaja tabi gelir elde eden mükellefler üzerinden sağlanmaya devam etmektedir.</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kurumlar vergisinde ise farklı bir görünüm söz konusudur. Kurumlar vergisinin beyan ve ödeme takvimi ile geçici vergi tahsilatının dönemsel yapısı nedeniyle tahsilat yıl içine eşit dağılmamaktadır. Nitekim Ocak–Temmuz döneminde tahsil edilen </span><strong><span>836 milyar 84 milyon TL’lik kurumlar vergisinin 802 milyar 587 milyon TL’si kurumlar geçici vergisinden</span></strong><span> oluşmaktadır. Bu nedenle dönem içindeki rakamları yıl sonu görünümü gibi değerlendirmemek gerekir. Ocak–Temmuz döneminde kurumlar vergisinin toplam vergi gelirleri içindeki payı </span><strong><span>yüzde 10,64</span></strong><span> olarak gerçekleşmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>2026 Temmuz ayı bütçe gerçekleşmeleri</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>2026 yılı Temmuz ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 790,5 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 412,4 milyar TL ve </span><strong><span>bütçe açığı 378,1 milyar TL</span></strong><span> olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 463,7 milyar TL ve faiz dışı açık ise 51,3 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Genel görünüm aşağıdaki tabloda bulunmaktadır. </span></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="249" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/08/234a56c5-fa80-4b5b-8b06-1b8b1c55b37b.webp" width="600" /></p>

<p style="text-align:justify"><span>Merkezi yönetim bütçesi 2025 yılı Temmuz ayında </span><strong><span>23 milyar 862 milyon TL açık</span></strong><span> vermişken, 2026 yılı Temmuz ayında bütçe açığı </span><strong><span>378 milyar 105 milyon TL’ye</span></strong><span> yükselmiştir. Ayrıca 2025 yılı Temmuz ayında </span><strong><span>110 milyar 726 milyon TL faiz dışı fazla</span></strong><span> verilmişken, 2026 yılı Temmuz ayında </span><strong><span>51 milyar 341 milyon TL faiz dışı açık</span></strong><span> verilmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>2026 Ocak-Temmuz dönemi bütçe giderleri</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri </span><strong><span>10 trilyon 520,7 milyar TL</span></strong><span>, bütçe gelirleri </span><strong><span>9 trilyon 199,7 milyar TL</span></strong><span> ve </span><strong><span>bütçe açığı 1 trilyon 320,9 milyar TL</span></strong><span> olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca faiz dışı bütçe giderleri </span><strong><span>8 trilyon 729,7 milyar TL</span></strong><span>, faiz dışı fazla ise </span><strong><span>470,1 milyar TL</span></strong><span> olarak gerçekleşmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Merkezi yönetim bütçesi 2025 yılı Ocak-Temmuz döneminde </span><strong><span>1 trilyon 4 milyar 340 milyon TL açık</span></strong><span> vermişken, 2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde bütçe açığı </span><strong><span>1 trilyon 320 milyar 940 milyon TL’ye</span></strong><span> yükselmiştir. 2025 yılı Ocak-Temmuz döneminde </span><strong><span>241 milyar 688 milyon TL faiz dışı fazla</span></strong><span> verilmişken, 2026 yılının aynı döneminde faiz dışı fazla </span><strong><span>470 milyar 73 milyon TL’ye</span></strong><span> yükselmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>2026 Ocak-Temmuz dönemi bütçe gelir gerçekleşmeleri</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Temmuz dönemi itibarıyla 9 trilyon 199 milyar 742 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. </span><strong><span>Vergi gelirleri 7 trilyon 854 milyar 582 milyon TL</span></strong><span>, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 1 trilyon 101 milyar 103 milyon TL olmuştur. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>2025 yılı Ocak-Temmuz döneminde bütçe gelirleri 6 trilyon 695 milyar 494 milyon TL iken 2026 yılının aynı döneminde yüzde 37,4 oranında artarak 9 trilyon 199 milyar 742 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılı Ocak-Temmuz dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37,3 oranında artarak 7 trilyon 854 milyar 582 milyon TL olmuştur.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><i><span>Aşağıdaki tabloda 2026 Ocak-Temmuz dönemi vergi gelirleri ve bu vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payları gösterilmiştir. </span></i></strong></p>

<div class="article-inline-ad-wrapper" style="text-align:justify"></div>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="600" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/08/74d29035-b670-4c76-994e-78dfac912dff.webp" width="468" /></p>

<p style="text-align:justify"><span>Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere 2026 Ocak-Temmuz döneminde KDV ve ÖTV’nin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 44,10; dolaylı vergilerin payı yüzde 59,59 ve dolaysız vergilerin payı ise yüzde 40,41 olarak gerçekleşti. </span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Bütçe hedefinin ne kadarı gerçekleşti?</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Aşağıdaki tabloda, 2026 yılı bütçe hedefleri ile Ocak–Temmuz döneminde gerçekleşen tahsilat tutarları karşılaştırmalı olarak yer almaktadır. </span></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="600" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/08/c5d1cc75-cee7-4da5-b768-1c09322eb297.webp" width="510" /></p>

<p style="text-align:justify"><span>Tabloya bakıldığında, 2026 yılının ilk yedi ayına ilişkin merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerinin toplam gelirler ve vergi gelirleri bakımından bütçe hedefleriyle genel olarak uyumlu bir seyir izlediği görülmektedir. Merkezi yönetim gelirlerinin yıl sonu bütçe hedefinin </span><strong><span>yüzde 56,56’sına</span></strong><span>, vergi gelirlerinin ise </span><strong><span>yüzde 56,78’ine</span></strong><span> ulaşılmış olması, yılın yedi aylık bölümü itibarıyla dengeli bir görünüm ortaya koymaktadır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak vergi türleri itibarıyla yapılan değerlendirme, bütçe gelirlerinin farklı kaynaklardan farklı hızlarda beslendiğini ve yılın kalan beş ayına ilişkin önemli ipuçları verdiğini göstermektedir. Gelir ve kazanç üzerinden alınan vergilerde gerçekleşme oranı </span><strong><span>yüzde 59,52’ye</span></strong><span> ulaşırken, gelir vergisinde bu oran </span><strong><span>yüzde 63,04</span></strong><span>, kurumlar vergisinde ise </span><strong><span>yüzde 51,83</span></strong><span> olarak gerçekleşmiştir. Özellikle gelir vergisinin yıllık bütçe hedefinin yaklaşık üçte ikisine daha ilk yedi ayda ulaşılmış olması dikkat çekmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Gelir vergisinin kendi içindeki dağılımı da ayrıca önemlidir. Ocak-Temmuz döneminde tahsil edilen </span><strong><span>2 trilyon 217 milyar TL’lik gelir vergisinin yaklaşık 1 trilyon 991 milyar TL’si, yani yaklaşık yüzde 90’ı stopaj yoluyla</span></strong><span> tahsil edilmiştir. Bu durum, gelir vergisinin tahsilat yapısında kaynağında kesintinin ağırlığını koruduğunu göstermektedir. Beyana dayanan gelir vergisinde ise yıllık bütçe hedefinin şimdiden </span><strong><span>yüzde 94,57’sine</span></strong><span> ulaşılmıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kurumlar vergisinde farklı bir görünüm bulunmaktadır. Beyana dayanan kurumlar vergisinde gerçekleşme oranı yalnızca </span><strong><span>yüzde 5,76</span></strong><span> düzeyinde kalırken, kurumlar geçici vergisinde yıllık hedefin </span><strong><span>yüzde 66,93’üne</span></strong><span> ulaşılmıştır. Dolayısıyla kurumlar vergisinin toplamında görülen yüzde 51,83’lük gerçekleşme oranı değerlendirilirken, verginin beyan ve ödeme takviminden kaynaklanan dönemsel etkilerin de dikkate alınması gerekmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Dâhilde alınan mal ve hizmet vergilerinde gerçekleşme oranı </span><strong><span>yüzde 52,35</span></strong><span> düzeyindedir. Bu grup içinde dâhilde alınan KDV’de yıllık hedefin </span><strong><span>yüzde 58,78’ine</span></strong><span> ulaşılmış olmasına karşılık, toplam ÖTV’de gerçekleşme oranı </span><strong><span>yüzde 43,65’te</span></strong><span> kalmıştır. Buna rağmen toplam ÖTV tahsilatının yıllık bütçe hedefinin henüz yüzde 43,65’inde kalması, yılın kalan beş ayında bütçe hedefinin yakalanabilmesi için daha güçlü bir tahsilat performansına ihtiyaç olduğunu göstermektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>ÖTV’nin alt kalemlerinde ise önemli farklılıklar bulunmaktadır. Petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV’de yıllık hedefin yalnızca </span><strong><span>yüzde 27,29’u</span></strong><span> tahsil edilmişken, motorlu taşıtlarda bu oran </span><strong><span>yüzde 44,16</span></strong><span>, alkollü içkilerde </span><strong><span>yüzde 51,89</span></strong><span>, tütün mamullerinde </span><strong><span>yüzde 55,43</span></strong><span>, kolalı gazozlarda </span><strong><span>yüzde 49,18</span></strong><span>, dayanıklı tüketim ve diğer mallarda ise </span><strong><span>yüzde 56,78</span></strong><span> düzeyindedir. Özellikle petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV’nin bütçe hedefinin oldukça gerisinde kalması, toplam ÖTV gerçekleşmesini aşağı çeken temel unsur olarak öne çıkmaktadır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Buna karşılık Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi’nde yıllık hedefin </span><strong><span>yüzde 66,09’una</span></strong><span>, Şans Oyunları Vergisi’nde </span><strong><span>yüzde 66’sına</span></strong><span> ve Özel İletişim Vergisi’nde </span><strong><span>yüzde 57,48’ine</span></strong><span> ilk yedi ayda ulaşılmıştır. Bu kalemlerdeki gerçekleşme oranları, toplam vergi gelirlerinin gerçekleşme oranının üzerinde seyretmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Dâhilde alınan KDV ile ithalde alınan KDV tahsilatlarında yıllık bütçe hedefinin sırasıyla </span><strong><span>yüzde 58,78</span></strong><span> ve </span><strong><span>yüzde 57,89’una</span></strong><span> ulaşılmış olması, iç tüketim ve ithalat üzerinden elde edilen KDV gelirlerinin bütçe hedeflerine oldukça yakın hızlarda ilerlediğini göstermektedir. Buna karşılık konaklama vergisinde gerçekleşme oranının </span><strong><span>yüzde 26,87’de</span></strong><span> kalması dikkat çekmektedir. Turizm sezonunun kalan aylarındaki tahsilat performansı, yıllık </span><strong><span>18,1 milyar TL’lik</span></strong><span> bütçe hedefine ne ölçüde yaklaşılacağını gösterecektir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Tablonun en dikkat çekici kalemlerinden biri yine Değerli Konut Vergisi’dir. Bu vergiden Ocak-Temmuz döneminde </span><strong><span>302,8 milyon TL</span></strong><span> tahsil edilmiş ve böylece </span><strong><span>144,9 milyon TL olan yıllık bütçe hedefinin yüzde 209,06’sına</span></strong><span> şimdiden ulaşılmıştır. Başka bir ifadeyle yıllık hedef, ilk yedi ayda iki katından fazla aşılmıştır. Bununla birlikte mutlak tahsilat tutarının toplam vergi gelirleri içindeki payının son derece düşük olması nedeniyle bu gelişmenin bütçe dengeleri üzerinde belirleyici bir etkisi bulunmamaktadır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>2026 yılının ilk yedi ayı sonunda bütçe gelirleri genel olarak yıllık hedeflerle uyumlu ilerlemektedir. Ancak vergi gelirlerinin bileşimi aynı ölçüde dengeli değildir. Gelir vergisi, BSMV ve bazı vergi kalemlerinde yıllık hedefin yüzde 60’ı aşılmışken, </span><strong><span>toplam ÖTV’de hedefin yüzde 43,65’i, petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV’de ise yalnızca yüzde 27,29’u</span></strong><span> tahsil edilebilmiştir. Yılın kalan beş ayında özellikle bu kalemlerdeki gelişmeler, 2026 yılı vergi geliri hedeflerinin gerçekleşmesi bakımından belirleyici olacaktır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Ocak-Temmuz 2026 ile geçen yıl aynı dönem vergi tahsilatı karşılaştırılması</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>2025 yılı Ocak-Temmuz döneminde bütçe gelirleri 6 trilyon 695 milyar 494 milyon TL iken 2026 yılının aynı döneminde yüzde 37,4 oranında artarak 9 trilyon 199 milyar 742 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılı Ocak-Temmuz dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37,3 oranında artarak 7 trilyon 854 milyar 582 milyon TL olmuştur.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><i><span>Aşağıdaki tabloda vergi kalemleri bazında Ocak-Temmuz 2026 tahsilat tutarları ile geçen yılın aynı dönemdeki tahsilat tutarları ve değişim oranları bulunmaktadır. </span></i></strong></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="600" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/08/f5f545bf-6e64-4d0c-a608-59c5336326f6.webp" width="541" /></p>

<p style="text-align:justify"><span>Yukarıdaki tabloya göre 2026 yılının ilk yedi ayındaki bütçe gerçekleşmeleri, 2025 yılının aynı dönemine göre merkezi yönetim bütçe gelirlerinde yüzde 37,4, vergi gelirlerinde ise yüzde 37,3 oranında artış olduğunu göstermektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak vergi türleri itibarıyla artış oranları incelendiğinde oldukça farklı bir tablo ortaya çıkmaktadır. Gelir vergisi (%53,3), kurumlar vergisi (%51,8), damga vergisi (%52,2), harçlar (%71,5) ve veraset ve intikal vergisindeki (%62,5) yüksek artışlar dikkat çekerken, toplam ÖTV gelirlerindeki artışın yalnızca yüzde 7,9 ile sınırlı kalması öne çıkmaktadır. Özellikle petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV’nin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34,5 oranında azalması, toplam ÖTV tahsilatındaki artışı sınırlayan en önemli unsur olmuştur.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Buna karşılık tütün ürünlerinden alınan ÖTV’nin yüzde 37,7, alkollü içkilerden alınan ÖTV’nin yüzde 29,8, motorlu taşıtlardan alınan ÖTV’nin yüzde 11,4 ve dayanıklı tüketim mallarından alınan ÖTV’nin yüzde 36,5 artması, petrol ve doğalgaz ürünlerindeki gerilemeyi telafi etmeye yetmemiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Gelir vergisi içinde stopaj yoluyla tahsil edilen verginin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51,7 artarak yaklaşık 1 trilyon 991 milyar TL’ye ulaşması dikkat çekmektedir. Toplam gelir vergisi tahsilatının yaklaşık yüzde 90’ının stopaj yoluyla gerçekleştirilmiş olması, gelir vergisinin tahsilat yapısında kaynağında kesintinin ağırlığını bir kez daha ortaya koymaktadır. Buna karşılık beyan yoluyla alınan gelir vergisi yaklaşık 187,4 milyar TL düzeyinde kalmıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kurumlar vergisinde ise farklı bir görünüm bulunmaktadır. Beyana dayanan kurumlar vergisi tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 91,7 azalırken, kurumlar geçici vergisi tahsilatı yüzde 201,5 artmıştır. Dolayısıyla kurumlar vergisindeki yüzde 51,8’lik toplam artış değerlendirilirken, tahsilatın kendi içindeki bu olağanüstü değişimin ve vergi takviminden kaynaklanan dönemsel etkilerin de dikkate alınması gerekmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İthalde alınan KDV’nin yüzde 29,8, dâhilde alınan KDV’nin ise yüzde 39,6 artması, tüketim üzerinden alınan vergilerdeki yüksek tahsilatın devam ettiğini göstermektedir. Ocak-Temmuz döneminde dâhilde alınan KDV yaklaşık 1 trilyon 147 milyar TL’ye, ithalde alınan KDV ise yaklaşık 1 trilyon 212 milyar TL’ye ulaşmıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Diğer vergi kalemlerine bakıldığında özel iletişim vergisi tahsilatının yüzde 36,5, BSMV’nin yüzde 37,6 ve şans oyunları vergisinin yüzde 45 arttığı görülmektedir. Buna karşılık dijital hizmet vergisindeki artış yüzde 9,8 ile sınırlı kalırken, konaklama vergisi tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,2 azalmıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>2026 yılının ilk yedi ayında bütçe ve vergi gelirleri güçlü bir nominal artış göstermiş olsa da bu artış vergi türleri arasında homojen dağılmamıştır. </span><strong><span>Bir tarafta gelir vergisi, kurumlar vergisi ve damga vergisinde yüzde 50’yi, harçlarda ise yüzde 70’i aşan artışlar görülürken</span></strong><span>, diğer tarafta toplam ÖTV artışı yüzde 7,9’da kalmış; petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV ile konaklama vergisinde ise tahsilat geçen yılın aynı döneminin gerisine düşmüştür.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Özellikle 7 trilyon 855 milyar TL’ye yaklaşan toplam vergi gelirinin 2 trilyon 217 milyar TL’sinin gelir vergisinden, bunun da yaklaşık 1 trilyon 991 milyar TL’sinin stopaj yoluyla tahsil edilmiş olması, 2026 yılı vergi gelirlerinin yapısı bakımından üzerinde ayrıca durulması gereken bir görünüm ortaya koymaktadır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Sonuç ve genel değerlendirme</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bütün bu rakamları birlikte değerlendirdiğimizde, 2026 yılının ilk yedi ayında bütçe gelirlerinin yıllık hedeflerle büyük ölçüde uyumlu ilerlediği görülmektedir. Ancak asıl mesele bütçeye ne kadar vergi girdiğinden çok, bu verginin kimden ve hangi yolla toplandığıdır. Ocak-Temmuz döneminde 7 trilyon 855 milyar TL’ye yaklaşan vergi gelirinin yaklaşık yüzde 60’ının dolaylı vergilerden sağlanması, Türkiye’de vergi sisteminin ağırlık merkezinin hâlâ tüketim üzerinde bulunduğunu göstermektedir. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Gelir vergisindeki tablo ise daha da çarpıcıdır. 2025 yılında elde edilen gelirler için yaklaşık </span><strong><span>5,5 milyon gelir vergisi beyannamesi verilerek rekor kırılmıştır.</span></strong><span> Hatta bu gelişme vergiye gönüllü uyumun ve kayıt dışılıkla mücadelenin başarısı olarak kamuoyuna açıklanmıştır. Ancak 2026 yılının ilk yedi aylık tahsilat rakamlarına bakıldığında, </span><strong><span>beyana dayanan gelir vergisinden tahsil edilen tutar yalnızca 187,4 milyar TL iken stopaj yoluyla tahsil edilen gelir vergisi 1 trilyon 991 milyar TL’ye yaklaşmaktadır.</span></strong><span> Başka bir ifadeyle toplam gelir vergisi tahsilatının yaklaşık </span><strong><span>yüzde 90’ı stopajdan</span></strong><span>, yalnızca yüzde 8,45’i beyana dayanan gelir vergisinden gelmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Beyanname sayısında rekor kırmak ile vergi yükünün adaletli dağılımını sağlamak aynı şey değildir.</span></strong><span> 5,5 milyon kişinin beyanname verdiği bir sistemde gelir vergisinin yaklaşık yüzde 90’ının hâlâ kaynağında kesinti yoluyla tahsil edilmesi, beyan esasının gelir vergisinin finansmanındaki ağırlığının son derece sınırlı kaldığını göstermektedir. Ücretini almadan vergisi kesilen çalışanlar ile diğer stopaja tabi gelir sahipleri sistemin en kolay ve en düzenli tahsilat kaynağı olmaya devam etmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Üstelik sorun yalnızca gelir vergisiyle sınırlı değildir. Toplam vergi gelirlerinin yüzde 59,59’unun dolaylı vergilerden oluşması, vergi yükünün bir başka kanaldan da tüketiciye taşındığını göstermektedir. Dolayısıyla ortaya oldukça tanıdık bir vergi mimarisi çıkmaktadır: </span><strong><span>Gelir elde edilirken stopaj, harcanırken KDV ve ÖTV.</span></strong><span> Vergi idaresi açısından tahsilatı kolay ve güvenli olan bu yapı, vergi adaleti açısından aynı ölçüde savunulabilir değildir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu nedenle 2026 yılının ilk yedi aylık bütçe rakamlarının verdiği asıl mesaj, bütçe hedeflerinin ne ölçüde tutturulduğundan daha fazlasıdır. </span><strong><span>Vergi sisteminin yükünü kimin taşıdığı sorusu hâlâ önümüzde durmaktadır.</span></strong><span> Beyanname sayısındaki artış elbette önemlidir; kayıt dışılıkla mücadele açısından da değerlidir. Fakat gerçek bir vergi reformunun başarısı yalnızca daha fazla kişiye beyanname verdirmekle değil, </span><strong><span>beyan üzerinden alınan verginin sistem içindeki ağırlığını artırmak, ödeme gücünü daha güçlü biçimde vergilendirmek ve ücretli ile tüketicinin sırtındaki vergi yükünü hafifletmekle</span></strong><span> ölçülmelidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Belki de rakamların söylediğini en kısa şekilde şöyle ifade etmek mümkün: </span><strong><span>5,5 milyon beyanname verilmiş olabilir; ama Türkiye’de verginin yükünü hâlâ büyük ölçüde beyan eden değil, vergisi kaynağında kesilen ve tüketirken vergi ödeyen taşıyor.</span></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24 | Murat BATI</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ilk-yedi-ayin-butce-verileri-aciklandi-55-milyon-beyanname-var-ama-gelir-vergisinin-yuzde-90i-stopajdan</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/04/ekonomi.webp" type="image/jpeg" length="12733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: Ben başlamazsam, ancak durdurulabilirim]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-ben-baslamazsam-ancak-durdurulabilirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-ben-baslamazsam-ancak-durdurulabilirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/ben-baslamazsam-ancak-durdurulabilirim/912917" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></span></a></p>

<p><strong>Teknolojinin ideolojisi yoktur, kullananı vardır ve onu kullanana hizmet eder. Biz ileri teknolojiye, katma değerli sanayilere başlamalı, başlayanları desteklemeliyiz. Başlamazsak tutunamayabiliriz</strong></p>

<p><strong>TUTUNAMAYANLAR</strong> yazarı Oğuz Atay, böyle der… Nitekim başlamadığı için tutunamadı da… <strong>Vecihi Hürkuş </strong>ve <strong>Nuri Demirağ</strong>; uçağa başlatılmadı. <strong>KARAKURT</strong> lokomotifimizin 22 mühendisi başlatılmadı. <strong>KİLLİGİL</strong> Paşa, Şakir <strong>ZÜMRE</strong>; silaha başlatılmadı.</p>

<p>Devrim otomobili ilk yerlimiz idi, başlatılmadı. <strong>ANADOL</strong>’a başlamıştık, sevildi ama sürdürülmedi. <strong>BANDIRMA FEZA KULÜBÜ </strong>rokete başlatılmadı. <strong>Lagari</strong>, <strong>Hezarfen</strong> ve diğer vizyonerlerimiz Nihayet savunma sanayiinde başlayabildik; <strong>Uçak</strong>, gemi, <strong>tank</strong>, helikopter, <strong>SİHA</strong>, SİDA, <strong>roket</strong>, denizaltı…</p>

<p><strong>DÖNÜŞÜM: DAHA İYİ BİR YARIN UĞRUNA DÜNÜ GERİDE BIRAKMAK</strong></p>

<p><strong>Yeter mi</strong>? Asla… Dünyanın gittiği yer belli. Misal <strong>uzay</strong>, misal <strong>yapay zekâ</strong>, misal <strong>mikrobiyoloji</strong>… Say say bitmez. Bugün hayatımızda olanlara; <strong>zamanında başlamadığımız için</strong> ya geç kaldık ya <strong>durdurulduk</strong>. Fakat <strong>hayat beklemiyor</strong>, kendi <strong>S-400</strong>’ümüz, kendi <strong>F-35</strong>’imiz, <strong>kendi teknolojilerimiz</strong>, geç kalmamalıyız.</p>

<p>Sorun şu ki <strong>hepimiz aynı ufka bakmıyoruz</strong>. Sayıları 6 bin civarında olan, muhalefeti iktidarıyla <strong>siyaset</strong>, daha iyi bir yarın yerine, “<strong>yarın yine seçilme</strong>” gayretinde… Sayıları 10 bini bulan <strong>bürokrat</strong>, kendini yarın da <strong>var kılma</strong> gayretinde. Sayıları yüzbinleri bulan <strong>konfor ehilleri</strong>, rahatı bozulmasın ısrarında.</p>

<h2><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Başlamaya dair…</strong></h2>

<p><strong><i>Neden başlayamıyoruz?</i></strong></p>

<p>Aslında <strong>başlayanlarımız var</strong> fakat onların <strong>önünü açmak</strong> yerine, <strong>güçlük çıkarmak</strong>, <strong>ayak bağı olmak</strong> hatta <strong>cezalandırmak</strong> isteyen muktedirler var. Bir şekilde <strong>başaranlarımızı</strong> durduracak <strong>hainimiz</strong> bol…</p>

<p><strong><i>Neden durduruluyoruz?</i></strong></p>

<p>Çünkü her yenilik, mevcut <strong>köhnemiş yapılar</strong> için tehdittir. <strong>Arzuhalci</strong> matbaa istemez, <strong>ilaççı</strong> sağlık istemez, <strong>siyasetçi</strong> ona muhtaç olmayanı istemez, <strong>kifayetsiz muhteris</strong> ise ilerlemenin takozu olur.</p>

<h2><strong>not/ Geçmişiyle övünenler patatese benzer, iyi tarafları toprağın altında kalmıştır</strong></h2>

<p>Aşık <strong>Mahzuni Şerif</strong> hatırlatıyor; “<i>Parsel parsel eylemişler dünyayı</i> / <i>Bir dikili taştan gayrı nem kaldı</i> / <strong>Dost köyünden ayağımı kestiler</strong> / <i>Bir akılsız baştan gayrı nem kaldı</i>.” Dünya şimdilerde <strong>parselleniyor</strong> ve bu süreçte biz ya <strong>geçmişle övünüyor</strong> ya da <strong>günün kısır gündeminde</strong> boğuluyoruz. <strong>Yazık bize</strong>…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BAŞLAMA LÜGATI</strong></p>

<p><strong>Başlamak</strong>: bir işe, eyleme veya sürece ait ilk adımı atıp harekete geçmek, geleceğe adım atmak</p>

<p><strong>Atalet</strong>: Bir kişinin veya ülkenin mevcut durumunu koruma gayretidir ki değişimleri ıskalayacaktır</p>

<p><strong>Engelleme</strong>: Bir işin, olayın yapılmasını önlemek, manialar çıkarmak, cezalandırarak durdurmak</p>

<p><strong>Oblomovlaşmak</strong>: Gonçarov’un roman karakteri gibi kabiliyetlerine rağmen rahatı seçip kalmak</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-ben-baslamazsam-ancak-durdurulabilirim</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/turknato.jpg" type="image/jpeg" length="45366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşçinin işyerindeki dolabında içki bulundurması haklı fesih nedeni midir?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşçinin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 28 inci maddesine aykırı hareket etmesi, yani işyerine  madde almış olarak gelmesi ve işyerinde kullan­ması haklı fesih nedeni sayılmıştır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="post-content">
<div class="pf-content">
<p style="text-align:justify">Yargıtay’a göre, işçinin görevi sırasında alkollü içki içmesi veya kamyon şoförünün kamyonu içkili kullanması haklı fesih nedenidir<a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftn1" rel="nofollow" name="_ftnref1">[1]</a>. Başka bir karar da “İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması” nın işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görül­düğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp genel olarak işçinin sada­kat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı ta­nımaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 28. Maddesinde mülga olan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 84. Maddesini aynen korumuş ve 1. Fıkrasında açıkça “İşyerine, sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gel­menin ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmanın yasak” olduğu belirtilmiştir. Bu yasağa aykırılık işveren bakımından haklı fesih ne­deni kabul edilmelidir<a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftn2" rel="nofollow" name="_ftnref2">[2]</a>.</p>

<p style="text-align:justify">4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II nci maddesi uyarınca işverenin fesin hakkını doğuran haklı bir sebep oluşturur. Bu madde hükümlerine göre işçinin işyerine uyuşturucu madde alarak gelmesi yasak olmasına rağmen alkollü içki almış olarak gelmesi yasak değildir. İşyeri dışında alınan alkol sarhoşluğa yol açmışsa, bu şekilde işyerine, bir başka anlatımla sarhoş gelmek yasaktır. Bu nedenle alkollü içki almış olmakla birlikte sarhoşluk belirtileri göstermeyen işçinin işyerine gelmesi İş Kanunu 25/II-d kapsamında bir haklı neden olarak kabul edilemez.</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay’a göre, “İşçinin, işyeri dışında aldığı alkollü içki miktarı işçinin irade ve davranışlarını ve işini normal şekilde yürütülmesini etkilemiyorsa, sadece içki almış olması sözleşmenin feshi için yeterli değildir. Buna karşılık işyerinde alkolü içki kullanmak, sarhoşluğa yol açmasa bile fesih için yeterli bir sebeptir. Dosya içeriğine göre davacı hakkında alkollü olduğunda dair iki ayrı tutanak ve rapor vardır. İşyeri tutanaklarından birinde, davacının ne zaman alkol aldığının bilinmediği belirtilmiş olup 6331 sayılı Kanun’da belirtilen “işyerinde alkollü içki içmek” koşulu yerine gelmemiştir. Diğer “davacının işyeri doktoruna ikince kere gidişinde alkollü olduğunun, yürüyüşünde ve konuşmasında bozukluk olduğunun saptandığına ilişkin Doktor imzalı işyeri tutanağı değerlendirildiğinde ise; davacı, işe gelmeden bir süre önce alkollü içki içtiğini belirtmiş olup, davacının işyerinde kolundan yaralanması nedeni ile işyeri doktoruna ilk gidişinde davacının sarhoş olduğu yönünde düzenlenmiş bir belge olmadığı gibi, davacının “sarhoşluk” derecesine varacak şekilde alkollü olup olmadığına ilişkin teknik bir alkol ölçümü gibi bir değerlendirme, kaç promil alkollü olduğuna ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Alkollü olmak, sarhoş olmak değildir. Bu nedenle 6331 sayılı Kanun’un “işyerine sarhoş gelmek” koşulunun gerçekleştiği ispatlanamamıştır. Diğer taraftan davacının kolunun yandığı ve iş kazası tutanağı tutulduğu belirtilmiş ise de tutanak içeriğine göre bu durumun, davacının alkollü olduğuna ilişkin bir tespit yapılmayan işyeri doktoruna ilk gidişinde gerçekleştiği gene işyeri tutanağı içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının iş güvenliğini alkol sonucunda tehlikeye düşürdüğü ispatlanamamıştır. Açıklanan nedenler ile davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiği davalı tarafından ispatlanamadığı için kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken reddi hatalıdır.”<a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftn3" rel="nofollow" name="_ftnref3">[3]</a> .</p>

<p style="text-align:justify">Peki, şçinin işyerindeki dolabında içki bulundurması haklı fesih nedeni sayılabilir mi? İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi verdiği bir kararında salt işçinin işyerindeki dolabında içki bulundurmasını fesih nedeni saymamıştır. İşçinin çalıştığı işyerinde içki içtiğinin ispat edilememesi ve içkinin bulundurulmasının suç teşkil eden bir madde olmaması nedeniyle işçinin feshinin hasız olduğuna hükmetmiş ve işe iadesine karar vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre, “Davacı işçinin Depodaki dolabının içerisinde alkollü içki olan viski bulunduğu belirtilmiş ise depodaki şahsi dolabının içerisinde bulunan bu içkinin bulundurulması suç teşkil eden bir madde olmadığı ayrıca davacı tarafından çalıştığı sırada içildiği yönünde herhangi bir delil ve iddia da bulunmadığı anlaşılmakla fesih nedeni olarak itibar edilmemiştir, davalı itirazları yerinde değildir. Davalı haklı fesih iddiasını ispatlayamamıştır. Dosya içeriği, mevcut delil durumu, bilgi, belge, beyanlar ve deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalının İstinaf itirazları ve İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur<a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftn4" rel="nofollow" name="_ftnref4">[4]</a>.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 28 inci maddesine aykırı hareket etmesi, yani işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu kullan­ması haklı fesih nedeni sayılmıştır. Ancak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince verilen bir kararda, işçinin işyerindeki dolabının içerisinde alkollü içki bulundurulmasının suç teşkil eden bir madde olmaması ve işçi tarafından çalıştığı sırada içtiği yönünde herhangi delilin bulunmaması nedeniyle işverence yapılan feshin haksız olduğuna ve işe iadesine karar verilmiştir</p>

<p style="text-align:justify">www.incirogludanimanlik.com sayfasında yayımlanan blog yazıları, hakemli makale formatında olmayıp bilgi verme amaçlıdır. Kesinlikle hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliğinde değildir.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftnref1" rel="nofollow" name="_ftn1">[1]</a> Y9HD.9.10.2006 T., E. 2006/18364 K. 2006/26051 Legalbank.</p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftnref2" rel="nofollow" name="_ftn2">[2]</a> Y22HD.05.02.2018 T., E.2017/9154, K.2018/1732 Legalbank.</p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftnref3" rel="nofollow" name="_ftn3">[3]</a> Y9HD.18.01.2018 T., E.2017/20423, K.2018/548 Legalbank</p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftnref4" rel="nofollow" name="_ftn4">[4]</a> İstanbul BAM 25. HD E. 2026/713 K. 2026/1487</p>
</div>
</div>

<div class="fusion-meta-info">
<div class="fusion-meta-info-wrapper" style="text-align:justify">Yazar <span class="vcard"><span class="fn"><a href="https://www.incirogludanismanlik.com/author/ltf/" rel="author" title="Lütfi İNCİROĞLU tarafından yazılan yazılar">Lütfi İNCİROĞLU</a></span></span></div>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 08:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/08/dolap-1.jpg" type="image/jpeg" length="67867"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Etki Muhasebesi Webinarına İlişkin Duyuru]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/etki-muhasebesi-webinarina-iliskin-duyuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/etki-muhasebesi-webinarina-iliskin-duyuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:right"><strong><span><span>Tarih: 18/08/2026</span></span></strong></p>

<p style="text-align:right"><strong><span><span>Sayı: 2026-35 </span></span></strong></p>

<p style="text-align:center"><u><strong><span><span>DUYURU</span></span></strong></u></p>

<p><span><span><strong>KONU:</strong> Etki Muhasebesi Webinarına İlişkin Duyuru</span></span></p>

<p><span><span>26.08.2026 tarihinde gerçekleşecek webinarda, işletmelerin finansal performansının yanı sıra toplumsal ve çevresel etkilerinin de ölçülüp raporlanmasını sağlayan Etki Muhasebesi yaklaşımı ve bu alandaki güncel gelişmeler ele alınacaktır.</span></span></p>

<p><span><span>Bu yeni yaklaşım, sadece bir raporlama tercihi değil; işletme performansının ölçülmesi, sunulması ve yorumlanmasındaki dönüşümü ifade etmektedir. İşletmelerin sürdürülebilirlik stratejilerini ve raporlama süreçlerini bu yeni anlayışa uyumlu hâle getirmeleri; paydaş iletişimi, yatırımcı güveni ve kurumsal itibar yönetimi açısından öneme sahiptir.</span></span></p>

<p><span><span>Kurumumuz tarafından düzenlenecek olan bu webinar, işletmelerin finansal ve finansal olmayan etkilerini bütüncül biçimde ortaya koymasını mümkün kılan etki muhasebesi yaklaşımını analiz etmek amacıyla planlanmıştır.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Hedef Kitle </span></span></strong></p>

<p><span><span>• Bağımsız denetçiler</span></span></p>

<p><span><span>• Bağımsız denetim kuruluşları</span></span></p>

<p><span><span>• TFRS’ye uygun finansal raporlama yapan şirketler</span></span></p>

<p><span><span>• Mali müşavirler</span></span></p>

<p><span><span>• Finansal raporlama uzmanları</span></span></p>

<p><span><span>• Akademisyenler ve üniversite öğrencileri</span></span></p>

<p><strong><span><span>Program Başlıkları </span></span></strong></p>

<p><span><span>• Paradigma Değişimi</span></span></p>

<p><span><span>• Etki Muhasebesine Genel Bakış</span></span></p>

<p><span><span>• Etki Ağırlıklı Raporlama Sürecinin Aşamaları</span></span></p>

<p><span><span>• Küresel Uygulamalar ve Şirket Örnekleri Üzerinden Etki Değerlemesi</span></span></p>

<p><span><span>• Etki muhasebesinin mevcut sınırları, uygulamadaki engeller ve küresel standartlaşma çalışmaları</span></span></p>

<p><span><span><strong>Tarih/Saat</strong><br />
26 Ağustos 2026, Çarşamba<br />
Türkiye saati ile: 15.00 – 16.00<br />
Azerbaycan saati ile: 16:00-17:00</span></span></p>

<p><strong><span><span>Moderatör</span></span></strong><strong> </strong><br />
<span><span>Özlem ÇELİK – Kamu Gözetimi Kurumu (KGK)</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span><strong>Konuşmacı</strong></span></span><br />
<span><span>Zeynep EFE EĞERCİ – Kamu Gözetimi Kurumu (KGK)</span></span></p>

<p><span><span>Webinar eğitimine katılım sağlayan bağımsız denetçiler Sürekli Eğitim Tebliği kapsamında iki (2) kredi elde edebileceklerdir.</span></span></p>

<p><span><span>Eğitime katılım sağlanması ve Sürekli Eğitim Tebliği kapsamında kredi elde edilebilmesi için aşağıdaki adımlar uygulanmalıdır.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Adım 1: </strong>KGK Etkinlik Yönetim Sistemi (EYS) üzerinden katılım sağlanacak eğitim listeden seçilerek, T.C. Kimlik Numarası, Ad ve Soyad bilgileri ile ilgili eğitime kayıt yapılır.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Adım 2: </strong>İlgili eğitim gün ve saatinde EYS üzerinden tekrar T. C. Kimlik Numarası, Ad ve Soyad bilgileri girilerek eğitim izlenir.</span></span></p>

<p><span><span>Yukarıdaki adımların gerçekleştirilmemesi durumunda Sürekli Eğitim Tebliği kapsamında kredi elde edilemez.</span></span></p>

<p><span><span>Webinar katılım başvuruları 19.08.2026 tarihinden itibaren</span><span> <span><a href="https://eys.kgk.gov.tr/" rel="nofollow">https://eys.kgk.gov.tr</a> </span></span><span>adresi üzerinden yapılacaktır.</span></span></p>

<p><span><span>Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</span></span></p>

<hr />
<p><strong><span><span>İletişim </span></span></strong></p>

<p><span><span>Ayrıntılı bilgi için <a href="mailto:muhasebe.standartlari@kgk.gov.tr">muhasebe.standartlari@kgk.gov.tr</a> e-posta adresine elektronik posta gönderilebilir.</span></span></p>

<p><img alt="pdf" src="https://www.kgk.gov.tr/Portalv2Uploads/images/icons/pdf.png" /> <a href="https://www.kgk.gov.tr/Portalv2Uploads/files/Duyurular/v2/webinar/Duyuru%20-%2035.pdf" rel="nofollow" target="_blank"><span><span>Duyuru için tıklayınız.</span></span></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DENETİM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/etki-muhasebesi-webinarina-iliskin-duyuru</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/09/kgk-duyuru-yeni-2.jpg" type="image/jpeg" length="17349"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özel sermaye devleri Çin’de frene bastı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ozel-sermaye-devleri-cinde-frene-basti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ozel-sermaye-devleri-cinde-frene-basti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük 10 özel sermaye şirketi, 2026’nın ilk yedi ayında Çin ana karasında kamuya açıklanan tek bir yeni yatırım yapmadı. Fonların rotası Japonya, Hindistan ve Avustralya’ya döndü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir dönem küresel yatırım fonlarının en hızlı büyüdüğü pazarlardan biri olan Çin, yabancı sermaye açısından zorlu bir döneme girdi. Düzenleyici belirsizlikler ve yatırımlardan çıkışın zorlaşması, büyük fonların yeni işlem iştahını azalttı.</p>

<h3><strong>Yedi ayda tek yeni yatırım yok</strong></h3>

<p>Dealogic ve PitchBook verileri üzerinden incelenen 10 büyük global özel sermaye şirketi, 2026’nın ocak-temmuz döneminde Çin ana karasında kamuya açıklanmış yeni bir hisse yatırımı gerçekleştirmedi.</p>

<p>Aralarında KKR, Warburg Pincus ve Blackstone’ın da bulunduğu şirketlerin Çin özel sermaye yatırımları 2021’de yaklaşık 12 işleme ulaşmıştı. Erken aşama yatırımları da kapsayan işlem sayısı 2024’te ikiye, 2025’te ise üçe kadar geriledi.</p>

<p>Özel sermaye fonları, halka açık olmayan şirketlere ortak olarak veya şirketleri bütünüyle satın alarak uzun vadeli değer artışı sağlamaya çalışıyor. Bu modelin sürdürülebilmesi için fonların yalnızca uygun şirketleri satın alması değil, birkaç yıl sonra hisselerini satabilmesi veya şirketi borsaya taşıyabilmesi gerekiyor.</p>

<p>Çin özel sermaye yatırımları açısından ortaya çıkan sıfır işlem tablosu, ülkedeki şirketlerin yatırım yapılabilir olmadığı anlamına gelmiyor. Asıl sorun, yabancı fonların üstlendikleri siyasi ve düzenleyici risk karşılığında yeterli getiri elde edip edemeyeceklerinden emin olamaması.</p>

<h3><strong>Çin’de çıkış kapısı da daraldı</strong></h3>

<p>Büyük fonların Çin’deki sorunu yalnızca yeni şirketlere yatırım yapmakla sınırlı değil. Aynı 10 özel sermaye şirketi, 2025 yılında Çin ana karasındaki portföylerinden kamuya açıklanan tam bir çıkış işlemi de gerçekleştiremedi.</p>

<p>Halka arz piyasasındaki sınırlamalar, yabancı yatırımcıların satış yapabileceği alıcı sayısının azalması ve şirket değerlemelerindeki baskı, fonların daha önce yaptıkları yatırımları nakde çevirmesini zorlaştırdı. Böylece yeni yatırım için kullanılabilecek sermayenin bir bölümü mevcut şirketlerde bağlı kaldı.</p>

<p>Pekin yönetiminin yapay zekâ gibi stratejik sektörlerde yabancı sermayeye yönelik incelemeleri sıkılaştırması da belirsizliği artırdı. Çin bağlantılı şirketleri ilgilendiren uluslararası satın almalara yapılan müdahaleler, yatırımların yalnızca finansal değil siyasi onaylara da bağlı olabileceğini gösterdi.</p>

<p>Çin yönetimi ise yabancı yatırımların teşvik edileceğini, yatırımcılara ulusal şirketlerle eşit koşullar sağlanacağını ve yeniden yatırımların destekleneceğini açıklıyor. Buna karşın Çin özel sermaye yatırımları için açıklanan politika hedefleri ile fonların gerçekleştirdiği işlemler arasındaki fark büyüyor.</p>

<h3><strong>Para Asya'dan çıkmadı, rota değiştirdi</strong></h3>

<p>Çin’deki durgunluk, küresel fonların Asya’dan tamamen çekildiği anlamına gelmiyor. Büyük yatırım şirketlerinin 2026 yılında oluşturduğu yeni fonlar, bölgeye yönelik sermaye talebinin güçlü kaldığını ancak paranın Japonya, Hindistan ve Avustralya gibi pazarlara yöneldiğini gösteriyor.</p>

<p>Blackstone, haziran ayında üçüncü Asya özel sermaye fonu için 13,1 milyar dolar topladı. Başlangıçta 10 milyar dolar hedefleyen şirket, önceki fonunun iki katından daha büyük bir kaynağa ulaştı. Blackstone son iki yılda özellikle Japonya ve Hindistan’ın öne çıktığı 12 Asya yatırımına 7 milyar dolardan fazla sermaye aktardı.</p>

<p>Bain Capital’ın mayıs ayında kapattığı altıncı Asya fonunun büyüklüğü 10,5 milyar dolara ulaştı. Şirketin ilk hedefi 7 milyar dolar seviyesindeydi. EQT ise 15,6 milyar dolarlık BPEA IX fonuyla bugüne kadar Asya-Pasifik’e odaklanan en büyük özel sermaye fonunu oluşturdu.</p>

<p>Bu üç fonun toplam büyüklüğü 39,2 milyar dolara ulaşıyor. Japonya’daki şirket dönüşümleri ve aile şirketlerinde hızlanan satışlar, Hindistan’ın büyüyen tüketici pazarı ve Avustralya’nın daha öngörülebilir düzenleyici yapısı, yeni sermaye için Çin’e alternatif oluşturuyor.</p>

<p>Çin özel sermaye yatırımları yeniden hız kazanacaksa yabancı fonların yalnızca cazip şirketlere değil, yatırımlarından çıkabilecekleri daha açık bir piyasa yapısına da ihtiyaç duyacağı belirtiliyor. Yedi aylık işlem sessizliği, küresel sermayenin Asya’dan vazgeçmediğini; ancak risk gördüğü ülkeleri daha kolay geçebildiğini ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ozel-sermaye-devleri-cinde-frene-basti</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/08/cin.webp" type="image/jpeg" length="77538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Faiz indirimi sürecinde mevduat stopajı da kademeli olarak düşürülmeli]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/faiz-indirimi-surecinde-mevduat-stopaji-da-kademeli-olarak-dusurulmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/faiz-indirimi-surecinde-mevduat-stopaji-da-kademeli-olarak-dusurulmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, faiz indirimi sürecinin yalnızca para politikası üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Faiz indirimi ile mevduat stopajının eş zamanlı ve uyumlu biçimde değerlendirilmesi hem TL tasarrufların cazibesini koruyabilir hem de reel sektörün finansman yükünü azaltarak dezenflasyon sürecine önemli bir katkı sağlayabilir” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, enflasyonla mücadeleyi yalnızca faizleri artırmak veya azaltmak üzerinden tartışmanın doğru olmadığına dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<p>"Çünkü enflasyon sadece toplam talebin bir sonucu değildir.</p>

<p>Beklentiler, döviz kuru, üretim maliyetleri, finansman koşulları ve yatırım kararları da enflasyonun seyrini doğrudan etkiler.</p>

<p>Bu nedenle kalıcı bir dezenflasyon süreci, yalnızca para politikasıyla değil, para ve maliye politikalarının birbirini tamamladığı bir politika bileşimiyle mümkün olabilir.</p>

<h2><strong>Mevduat stopajı kademeli düşürülmeli</strong></h2>

<p>Bu çerçevede önerim nettir: Faiz indirim döngüsünde mevduat stopajı da kademeli ve vadeye duyarlı biçimde düşürülmelidir.</p>

<p>Öncelikle bir konunun doğru anlaşılması gerekiyor.</p>

<p>Mevduat stopajı, bankaların ödediği bir vergi değildir. Mevduat sahibinin faiz gelirinden kesilir ve Hazine’ye aktarılır. Bu nedenle stopaj indirildiğinde bankaların maliyeti kendiliğinden azalmaz.</p>

<p>Ancak burada gözden kaçırılan önemli bir nokta var.</p>

<p>Daha düşük stopaj, tasarruf sahibinin net getirisini artırır. Net getirinin yükselmesi ise TL mevduatın hacmini ve vadesini artırabilir. Bankaların mevduata erişiminin kolaylaşması, fonlama koşullarını iyileştirebilir.</p>

<p>Bunun reel sektör açısından anlamı oldukça açıktır.</p>

<p>Fonlama baskısının azalması, ticari kredi faizleri üzerinde aşağı yönlü bir etki oluşturabilir.</p>

<p>İşletme sermayesi maliyetinin azalması, yatırımların daha uygun koşullarda finanse edilmesi ve üretim maliyetlerinin düşmesi, ihracatçının rekabet gücünü de olumlu yönde etkileyebilir.</p>

<h2><strong>Kredi maliyetleri düşürülmeli</strong></h2>

<p>Burada özellikle altını çizmek istediğim bir konu var: Reel sektörün finansman maliyetini, enflasyonla mücadeleden ayrı düşünemeyiz.</p>

<p>Üretim yapan, yatırım yapan ve ihracat gerçekleştiren işletmelerin finansman maliyetleri arttığında, bu maliyetlerin önemli bir bölümü fiyatlara yansımaktadır.</p>

<p>Dolayısıyla kredi maliyetlerini düşürmek, yalnızca büyümeyi destekleyen bir politika değildir. Aynı zamanda dezenflasyon stratejisinin de önemli bir parçasıdır.</p>

<p>Konunun bir de tasarruf ve kur boyutu var.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Faizler düşerken enflasyon beklentileri aynı hızda gerilemiyorsa, tasarruf sahiplerinin döviz ve altın gibi alternatif yatırım araçlarına yönelmesi kaçınılmaz hale gelebilir.</p>

<p>Bu da kur üzerinde yeni bir baskı oluşturabilir.</p>

<p>Kur hareketlerinin fiyatlara güçlü biçimde yansıdığı bir ekonomide, TL tasarruflarını korumak sadece finansal istikrar meselesi değil, aynı zamanda enflasyonla mücadele meselesidir.</p>

<p>Bu nedenle mevduat stopajı indirimi, sadece bir vergi düzenlemesi olarak değerlendirilmemelidir.</p>

<p>Bunu, faiz indirim sürecinde TL tasarruflarını koruyan, bankaların fonlama yapısını güçlendiren ve reel sektörün finansman maliyetlerini aşağı çekebilecek tamamlayıcı bir politika aracı olarak görmek gerekir.</p>

<p>Elbette böyle bir düzenlemenin bütçe üzerindeki etkileri de dikkate alınmalıdır. Bu nedenle uygulanacak politika ani ve genel değil; kademeli, ölçülebilir ve özellikle uzun vadeli TL tasarrufları teşvik eden bir yapıda tasarlanmalıdır.</p>

<p>Sonuç olarak; Enflasyonla mücadeleyi sadece faiz politikasıyla sınırlandırmak yerine, tasarruf, finansman, üretim ve ihracat arasındaki ilişkiyi birlikte değerlendirmek zorundayız.</p>

<p>Çünkü üretimin sürdürülebilirliği, yatırımın devamlılığı ve ihracatın rekabet gücü, makul finansman koşullarına bağlıdır.</p>

<p>Faiz indirimi ile mevduat stopajının eş zamanlı ve uyumlu biçimde değerlendirilmesi, hem TL tasarrufların cazibesini koruyabilir hem de reel sektörün finansman yükünü azaltarak dezenflasyon sürecine önemli bir katkı sağlayabilir.”</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/faiz-indirimi-surecinde-mevduat-stopaji-da-kademeli-olarak-dusurulmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/07/stopaj-2.jpg" type="image/jpeg" length="61850"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YKS tercihleri açıklandı: En çok hangi bölümler tercih edildi?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yks-tercihleri-aciklandi-en-cok-hangi-bolumler-tercih-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yks-tercihleri-aciklandi-en-cok-hangi-bolumler-tercih-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) açıklandı. Açıklanan verilere göre devlet üniversitelerinde 481 bin kontenjanın 479 bini doldu, doluluk oranı yüzde 99,5'e ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YKS yerleştirme sonuçları açıklandı. Açıklanan verilere göre devlet üniversitelerinde yüzde 99,5 ile tarihi bir doluluk oranına ulaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Devlet üniversitelerinin örgün programlarında toplam 481 bin 684 kontenjanın 479 bin 392'sine yerleştirme yapıldı. Yalnızca 2 bin 292 kontenjan boş kaldı. Geçen yıl 5 bin 503 olan boş kontenjan sayısı yüzde 58,3 azaldı. Devlette lisans programlarının doluluk oranı yüzde 99,15, ön lisans programlarının doluluk oranı yüzde 99,98, toplam doluluk oranı ise yüzde 99,52 olarak gerçekleşti. Ön lisans programlarında yalnızca 37 kontenjan boş kaldı.</p>

<p>Ön lisans programlarındaki rekor doluluk, gençlerin mesleki ve teknik yükseköğretime güçlü ilgisini ortaya koydu. Başarı sırası barajı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programlarının devlet üniversitelerinin yurt içi kampüslerindeki genel kontenjanlarının tamamı doldu. Mühendislik programlarında doluluk yüzde 98'i aşarken matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, işletme ve ekonomi programlarının devlet üniversitelerindeki genel kontenjanlarında da boşluk kalmadı. Vakıf yükseköğretim kurumlarındaki genel kontenjanların doluluk oranı ise yüzde 79,7 olarak gerçekleşti.</p>

<h2><strong>Yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik gibi bölümler yoğun ilgi gördü</strong></h2>

<p>YÖK'ün yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve dijital dönüşüm başta olmak üzere geleceğin mesleklerine yönelik açtığı programlar öğrencilerden yoğun ilgi gördü. Bu yıl ilk kez açılan İşletme ve Yapay Zeka, Paramedik, Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği, İlaç Üretim Teknolojisi, Laboratuvar Hayvanları, Mobil Güvenlik Teknolojileri, Patlayıcı ve Enerjetik Malzemeler Teknikerliği ve Balıkçılık Teknolojisi programlarının kontenjanlarının tamamı doldu.</p>

<p>Yapay zeka tabanlı lisans ve ön lisans programları da yüzde 100 doluluğa ulaştı. Yapay Zeka Mühendisliği, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği, Robotik ve Yapay Zeka, Yapay Zeka Destekli Kodlama ile Yapay Zeka Operatörlüğü programlarında kontenjan boş kalmadı. Devlet üniversitelerindeki öğretmenlik programlarının önemli bölümünde de kontenjanların tamamı doldu. Almanca, Coğrafya, Fransızca, Japonca, Matematik, Okul Öncesi, Özel Eğitim, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Sınıf, Sosyal Bilgiler, Tarih, Türk Dili ve Edebiyatı ile Türkçe öğretmenliği programları yüzde 100 doluluğa ulaştı.</p>

<h2><strong>Açıköğretim ve uzaktan öğretimde de kontenjanlar doldu</strong></h2>

<p>Devlet üniversitelerindeki açıköğretim programları için ayrılan 89 bin 396 kontenjanın tamamına yerleştirme yapıldı. Uzaktan öğretim programlarındaki 8 bin 298 kişilik kontenjan da tamamen doldu. Vakıf üniversitelerinin uzaktan öğretim programlarına ayrılan bin 210 kişilik kontenjanın doluluk oranı yüzde 97,2 oldu. Başarı sırası barajı olan ve olmayan programlarındaki doluluk oranı ise yüzde 79 olarak gerçekleşti.</p>

<p></p>

<h2><strong>1 milyon 279 bin aday tercih yaptı</strong></h2>

<p>YKS'ye giren 2 milyon 255 bin 76 adaydan 2 milyon 187 bin 747'sinin yerleştirme puanı hesaplandı. Bu adaylardan 1 milyon 279 bin 439'u tercihte bulundu. Bu yıl Özel Yetenek Sınavı (ÖZYES) ve KKTC uyruklulara ayrılan kontenjanlar dahil yaklaşık 807 bin kontenjan bulunurken, ÖZYES'e ve KKTC uyruklu adaylara ayrılanlar hariç 766 bin kontenjan için tercih yapıldı. Örgün, açık ve uzaktan öğretim programlarının tamamı dikkate alındığında tercihte bulunan adaylardan 730 bin 854'ü bir yükseköğretim kurumuna yerleşme hakkı kazandı. Yurt içindeki devlet ve vakıf üniversitelerinin örgün ön lisans ve lisans programlarına yerleşen aday sayısı ise 619 bin 766 oldu.</p>

<h2><strong>Her 10 adaydan 4'ü ilk üç tercihinden birine yerleşti</strong></h2>

<p>Yerleştirme sonuçlarına göre, adayların yüzde 19'u ilk, yüzde 12'si ikinci, yüzde 9'u üçüncü tercihine yerleşti. Böylece adayların yüzde 40'ı ilk üç tercihinden birini kazandı. Dördüncü tercihine yerleşenlerin oranı yüzde 8, beşinci tercihine yerleşenlerin oranı yüzde 7 oldu. Böylece adayların yüzde 55'i ilk beş tercihinden birine yerleşti. Tercih yapma hakkına sahip olmasına rağmen herhangi bir tercih yapmayanların oranı tüm adaylarda yüzde 41,5, son sınıf öğrencilerinde yüzde 45,7 olarak gerçekleşti. Daha önce ortaöğretimden mezun olan ancak herhangi bir yükseköğretim programına yerleşmemiş adayların ise yüzde 70'i tercihte bulundu.</p>

<h2><strong>"Kontenjan politikamız yerleştirme sonuçlarına olumlu yansıdı"</strong></h2>

<p>YKS yerleştirme sonuçlarını değerlendiren YÖK Başkanı Erol Özvar, uyguladıkları kontenjan politikalarının olumlu etkilerini gördüklerini belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yükseköğretime erişimi artırmanın yanı sıra niteliği yükselten ve gençlerimizi Türkiye'nin geleceğine hazırlayan büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik. Uyguladığımız kontenjan politikasının yerleştirme sonuçlarına olumlu yansımasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Devlet üniversitelerimizde doluluk tarihi bir seviyeye ulaştı, neredeyse boş kontenjan kalmadı. Başarı sırası barajı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programlarında yüzde 100 doluluk sağlanması da bu politikanın isabetini açık biçimde gösteriyor" dedi.</p>

<p><strong>İHA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yks-tercihleri-aciklandi-en-cok-hangi-bolumler-tercih-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/universite2.jpg" type="image/jpeg" length="13633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Z kuşağının tehlikeli yatırım stratejisi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/z-kusaginin-tehlikeli-yatirim-stratejisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/z-kusaginin-tehlikeli-yatirim-stratejisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnternet ve akıllı teknolojilerle iç içe büyüyen gençlerin uzun vadeli birikim anlayışı da değişiyor. Yeni bir araştırmaya göre Z kuşağının yarısından fazlası, emeklilik için yatırım yapmayı planladığı paranın bir bölümünü geçen yıl tek bir alanda kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Teknoloji çağının içine doğan Z kuşağının yatırım ve birikim alışkanlıklarında dikkat çekici bir değişim yaşanıyor.</p>

<p>Betterment'ın araştırmasına göre 18-29 yaş grubundaki gençlerin yarıdan fazlası, geçen yıl emeklilik için yatırım yapmayı planladığı parayı spor bahislerinde kullandı. Katılımcıların yüzde 14'ü ise bunu ayda birkaç kez yaptığını söyledi.</p>

<h3><strong>Bahisler finansal stratejinin bir parçası</strong></h3>

<p>Daha dikkat çekici olan ise spor bahislerinin bazı gençler tarafından artık eğlence olarak görülmemesi. Z kuşağı yatırımcılarının yüzde 26'sı bahisleri uzun vadeli finansal stratejisinin bilinçli bir parçası olarak değerlendiriyor. Bu oran Y kuşağında yüzde 14'e, X kuşağında yüzde 6'ya, Baby Boomer kuşağında ise yüzde 1'e kadar düşüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak Betterment CEO'su Sarah Levy, spor bahisleri ve tahmin piyasalarının emeklilik stratejisi gibi görülmeye başlanmasının ciddi bir sorun olduğuna dikkat çekiyor. Levy'ye göre bu araçlar uzun vadeli servet oluşturmak için tasarlanmadı.</p>

<h3><strong>Gençler neden daha fazla risk alıyor?</strong></h3>

<p>Northwestern Mutual'ın çalışmasına göre de genç kuşaklar kripto para, spor bahisleri, tahmin piyasaları, opsiyonlar ve meme hisseleri gibi yüksek riskli alanlara diğer yaş gruplarından daha fazla ilgi gösteriyor. Riskli araçlara yönelen yetişkinlerin dörtte üçü kendilerini finansal açıdan geride hissettiklerini söylüyor.</p>

<p>Z kuşağında da genç yatırımcıların yüzde 80'i, yüksek riskli araçların kendilerini finansal hedeflerine geleneksel yatırım yöntemlerinden daha hızlı ulaştırabileceğine inanıyor.</p>

<p>Zayıf iş piyasası, yükselen konut maliyetleri ve öğrenci borçları da gençlerin üzerindeki finansal baskıyı artırıyor. Bu koşullar, uzun yıllara yayılan birikim yerine kısa sürede yüksek kazanç sağlayabilecek seçenekleri daha cazip hale getirebiliyor.</p>

<p>Ancak bu yaklaşımın gençlerin en büyük avantajlarından birini ortadan kaldırabileceği uyarısı yapılıyor. Uzun yatırım süresi sayesinde küçük birikimlerin yıllar içinde büyüme imkanı bulunurken, yüksek riskli bahislerde yaşanabilecek kayıplar bu avantajı azaltabiliyor.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/z-kusaginin-tehlikeli-yatirim-stratejisi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/07/z-kusagi-1.jpg" type="image/jpeg" length="93468"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Konut fiyatları temmuzda yüzde 1,5 arttı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/konut-fiyatlari-temmuzda-yuzde-15-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/konut-fiyatlari-temmuzda-yuzde-15-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konut Fiyat Endeksi, temmuzda bir önceki aya göre yüzde 1,5 artarak 234,8'e yükseldi. Endeks, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 25 oranında artarken, reel olarak yüzde 5,1 oranında azaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/konut-fiyatlari-temmuzda-yuzde-15-artti</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/konut3.jpg" type="image/jpeg" length="75611"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’a yeni metro hattı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/istanbula-yeni-metro-hatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/istanbula-yeni-metro-hatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un ulaşım ağına yeni bir metro hattı daha ekleniyor. Resmî Gazete’de yayımlanan kararla 3 ilçeyi birbirine bağlayacak proje için süreç resmen başladı. Hattın yapımını Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı üstlenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’un kent içi ulaşım ağını geliştirmeye yönelik raylı sistem yatırımlarına yeni bir proje daha ekleniyor. Resmi Gazete’de yayımlanan 11628 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile şehir içi raylı sistem projelerine ilişkin düzenlemede değişikliğe gidildi.</p>

<p>Yeni kararla birlikte Ümraniye, Kavacık ve Beykoz güzergahında planlanan raylı sistem projesinin yapım sürecini Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı üstlenecek.</p>

<p><strong>Metro projesi Bakanlığın listesine eklendi</strong></p>

<p>Düzenleme kapsamında "Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri, Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca Üstlenilmesi, Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Karar"ın ek 1’inci maddesine yeni bir alt bent ilave edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img alt="İstanbul’a yeni metro hattı: Üç ilçeyi birbirine bağlayacak - Resim: 4" height="790" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw820h790q95gm/storage/files/images/2026/08/18/gorsel-2026-08-18-080841951-vbgi.jpg" width="820" /></figure>

<p>Buna göre Ümraniye-Kavacık-Beykoz güzergahındaki raylı sistem projesi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının üstlendiği metro projeleri arasına alındı.</p>

<p>Projenin planlama, ihale ve yapım süreçleri Bakanlık tarafından yürütülecek. Hattın tamamlanmasının ardından ise işletilmek üzere ilgili kuruma devredilecek.</p>

<p><strong>Üç bölgeyi birbirine bağlayacak</strong></p>

<p>Yeni hattın, karayolu trafiğinin yoğun olduğu Ümraniye’deki iş merkezleri ile Kavacık ve Beykoz aksı arasında yeni bir toplu taşıma bağlantısı oluşturması öngörülüyor.</p>

<p>Bölge sakinleri için alternatif bir ulaşım imkanı sunacak raylı sistem projesinin istasyonları, yapım takvimi ve ihale sürecine ilişkin ayrıntıların ilerleyen dönemde netleşmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/istanbula-yeni-metro-hatti</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/istanbul2.jpg" type="image/jpeg" length="74757"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SPK’dan Euro Finans Menkul Değerler’e faaliyet durdurma kararı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/spkdan-euro-finans-menkul-degerlere-faaliyet-durdurma-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/spkdan-euro-finans-menkul-degerlere-faaliyet-durdurma-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>SPK’nın aldığı kararla Euro Finans Menkul Değerler’in tüm faaliyet izinleri iptal edildi. Şirketin bu karar doğrultusunda faaliyetlerini sona erdirmesi veya faaliyet alanını değiştirmesi gerekecek. Böylece sermaye piyasası hizmetleri sonlanırken, şirketin aracı kurum statüsü de sona erecek.</p>

<h2><strong>Başvuru süreci başladı</strong></h2>

<p>SPK açıklamasında, Euro Finans Menkul Değerler müşterilerine yönelik önemli bilgilere de yer verildi. Buna göre yatırım hizmetleri kapsamında hak veya alacak iddiası bulunanlar başvuruda bulunabilecek. Aynı uygulama şirketin sunduğu yan hizmetlerden kaynaklanan talepler için de geçerli olacak. Ancak müşterilerin durumlarına göre farklı belgeler sunması gerekiyor.</p>

<p>Şirket hakkında dava açan müşteriler, mahkemeden alınacak dava derkenarını iletecek. İcra veya başka takip başlatan müşteriler ise ilgili takip belgelerini sunacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hesap bakiyesi konusunda şirketle uyuşmazlık yaşayan müşteriler de başvuru yapabilecek. Bu kişilerin ihtilaflı tutara ilişkin beyanlarını iletmeleri gerekecek.</p>

<h2><strong>SPK’dan Euro Finans müşterilerine uyarı</strong></h2>

<p>Başvurular için ilan tarihinden itibaren 3 aylık süre uygulanacak. İlgili müşterilerin belgelerini 3 ay içinde hem şirkete hem de SPK’ya göndermesi gerekiyor.</p>

<p>Dolayısıyla belgelerin yalnızca taraflardan birine iletilmesi yeterli olmayacak. Başvurular Euro Finans Menkul Değerler ile SPK’ya ayrı ayrı ulaştırılacak. Kurul, sürecin müşterilerin hak kaybı yaşamaması açısından önem taşıdığını bildirdi.</p>

<h2><strong>Euro Finans Menkul Değerler aracı kurum statüsünü kaybetti</strong></h2>

<p>Faaliyet izinlerinin tamamının iptal edilmesi şirketin statüsünü de değiştirecek. Buna göre Euro Finans Menkul Değerler sermaye piyasası faaliyetlerine devam edemeyecek. Şirket ayrıca aracı kurum niteliğini kaybedecek. Böylece SPK’nın açıkladığı karar doğrultusunda faaliyetlerin sonlandırılmasına ilişkin süreç yürütülecek.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/spkdan-euro-finans-menkul-degerlere-faaliyet-durdurma-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/06/spk-1.jpg" type="image/jpeg" length="46337"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump yüzde 25 tarifeyi düşürmeye hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/trump-yuzde-25-tarifeyi-dusurmeye-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/trump-yuzde-25-tarifeyi-dusurmeye-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile Kanada, otomobil ticaretindeki yüzde 25’lik tarifeyi yüzde 15’e çekmek için masada. Kanada’nın talebi kabul edilirse Kuzey Amerika’da üretilen bazı araçlarda fiili vergi oranı tek haneye kadar gerileyebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada’da üretilen otomobillere uyguladığı yüzde 25’lik gümrük tarifesinde geri adım ihtimali güçlendi. Washington ile Ottawa arasında yürütülen görüşmelerde tarifeyi yüzde 15’e indirmeye yönelik bir formül üzerinde çalışılıyor.</p>

<p>Taraflar henüz anlaşmaya varmış değil. Görüşmelerde en önemli anlaşmazlığı ise otomobilin hangi bölümünün tarifeden düşüleceği oluşturuyor.</p>

<h3><strong>Yüzde 25 yerine yüzde 15 masada</strong></h3>

<p>ABD, Kanada’dan ithal edilen otomobil ve hafif ticari araçlara ulusal güvenlik gerekçesiyle yüzde 25 tarife uyguluyor. Bu oran, Kanada’daki otomobil fabrikalarında üretimin durabileceğine yönelik endişeleri artırmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni görüşmelerde tarifenin yüzde 15 seviyesine indirilmesi değerlendiriliyor. Ancak Washington, vergi hesabından yalnızca araçlardaki ABD üretimi parçaların değerinin çıkarılmasını istiyor.</p>

<p>Kanada ise kapsamın çok daha geniş tutulmasını ve Kanada ile Meksika’da üretilen parçaların da tarifeye esas araç değerinden düşülmesini talep ediyor.</p>

<h3><strong>Etkin tarife tek haneye inebilir</strong></h3>

<p>Kanada’nın önerisinin kabul edilmesi Kuzey Amerika otomotiv sektörü açısından çok daha büyük bir rahatlama yaratabilir. Bölgesel parça değerlerinin tarifeden çıkarılması halinde Kuzey Amerika’da üretilen bazı araçların ABD’ye girişinde fiili vergi oranının tek haneli seviyelere kadar düşebileceği hesaplanıyor.</p>

<p>Bu durum küresel otomobil pazarındaki rekabeti de değiştirebilir. Japonya, Güney Kore ve Avrupa Birliği’nden ABD’ye gönderilen otomobiller halihazırda yüzde 15 tarife ile karşılaşıyor.</p>

<p>Kanada ve Meksika’da üretilen araçların fiili tarifesinin yüzde 15’in altına düşmesi, Kuzey Amerika üretim zincirine yeniden önemli bir maliyet avantajı sağlayabilir.</p>

<h3><strong>Otomobil üreticileri maliyet baskısı altında</strong></h3>

<p>Trump yönetiminin tarifeleri, Kanada ve Meksika’daki fabrikalarla ABD’deki üretim tesislerinin birbirine sıkı biçimde bağlı olduğu otomotiv sektöründe önemli maliyet artışlarına yol açtı.</p>

<p>Bir otomobilin parçaları nihai montaja ulaşmadan önce ABD, Kanada ve Meksika sınırlarını birden fazla kez geçebiliyor. Bu nedenle sınır geçişlerindeki yüksek tarifeler yalnız ithal araçları değil, ABD’de üretilen otomobillerin maliyetlerini de etkiliyor.</p>

<p>Detroit merkezli otomobil üreticileri de son dönemde tarife politikasının milyarlarca dolarlık ek maliyet oluşturabileceği uyarısında bulunuyor. Ford, General Motors ve Stellantis gibi şirketlerin Kuzey Amerika’daki üretim ağları Kanada ve Meksika’daki tesislerle doğrudan bağlantılı durumda.</p>

<h3><strong>Kritik tarih 19 Ağustos</strong></h3>

<p>Otomobil tarifesi görüşmeleri, ABD-Kanada ticaretinde daha geniş bir gerilimin yaşandığı dönemde yürütülüyor. Trump yönetiminin yaklaşık 20 milyar dolarlık Kanada ürününe getirdiği yüzde 50’ye varan yeni tarifelerin 19 Ağustos Çarşamba günü devreye girmesi planlanıyor.</p>

<p>Yeni vergilerin şarap, mobilya, süt ürünleri, çimento, tekstil ürünleri ve bazı tüketim mallarını kapsaması bekleniyor. Kanada Başbakanı Mark Carney’nin son tarih öncesinde Trump ile görüşmesi beklenirken iki ülkenin ticaret heyetleri son günlerde temaslarını yoğunlaştırdı.</p>

<p>Tarafların otomobil tarifesinde anlaşmaya varması, ABD ile Kanada arasındaki daha geniş ticaret görüşmelerinde de önemli bir yumuşama işareti olabilir. Ancak araçlardaki bölgesel içeriğin nasıl hesaplanacağı konusunda anlaşmazlık devam ettiği için yüzde 15’lik oran henüz kesinleşmiş değil.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/trump-yuzde-25-tarifeyi-dusurmeye-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/04/trump.webp" type="image/jpeg" length="60482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borcu çevirebiliyorsan iyisin!]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/borcu-cevirebiliyorsan-iyisin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/borcu-cevirebiliyorsan-iyisin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Borcu çevirebilene, “Ekonomisini (birey, aile, şirket, kurum, ülke…) yönetebiliyor” denilen, bir dönem yaşanıyor…</p>

<p>En azından, “Yönetemiyor” denmiyor…</p>

<p><strong>***</strong></p>

<p>Buna ABD, Fransa, İtalya gibi ülkeler de da­hil…</p>

<p>Örneğin ABD:</p>

<p>Temmuz ayında 432 milyar dolarlık açık, 10 ayda 2 trilyon dolarlık borçlanma ve 1.2 tril­yon dolarlık faiz yükü…</p>

<p><strong>***</strong></p>

<p>Borcu çevirebilmek için “üretmek”;</p>

<p>Kapatabilmek ve/veya borçlanmamak için ise (-ki özvarlıkların/alacakların yoksa yük­sek faizli borçlanma, çıkışı zor bir girdap) “ta­lep edileni/edileceği, verimli üretmek” gere­kiyor…</p>

<p><strong>***</strong></p>

<p>Yani mal/fikir/teknoloji/fikir üreten, da­hası geliştiren (reel sektör çalışanı…) sayısını artırmamız gerekiyor…</p>

<p>Ama…</p>

<p>Örneğin:</p>

<p>Sanayi sektöründe çalışan ücretli çalışanla­rın oranı yüzde 30’un altına geriledi…</p>

<p><strong>***</strong></p>

<p>2023 yılı haziran ayı…</p>

<p>Türkiye, para politikasında sıkılaşma, şef­faflık ve kural bazlı yeni bir (rasyonel) ekono­mik döneme geçti…</p>

<p>Tüketim ve ithalatla değil, üretim ve ihra­catla büyümek, rasyonel ekonomilerin teme­li/özeti…</p>

<p>(…Tabi ki ithalat yapılacak (çeşitli neden­lerle teknoloji geliştiremediğimiz ve/veya ve­rimli olamadığımız ve/veya ekosisteme uy­mayan ürünler/hizmetler)…</p>

<p>Tüketim de olacak (-ki bu parametreler re­fahın da göstergesi)…</p>

<p>(Ama, kalkınma/refah seviyesi, eğitim/kül­türün yanında dış ticaret fazlasına da endeks­li…)</p>

<p><strong>***</strong></p>

<p>Geçtiğimiz ay;</p>

<p>3 yıllık sıkılaşmaya rağmen, 43.7 milyar do­ları aşan “6 aylık” dış ticaret açığına dikkat çekmiş;</p>

<p>(6 aylık ihracat 133.1 milyar dolar; 6 aylık it­halat 176.8 milyar dolar…)</p>

<p>İthalat kalemlerine, fiyatlarına ve bizdeki maliyetlerine (işçilik, enerji, navlun…) bakıl­dığında, bu yapının yerli üreticiyi zor durum­da bırakacağının, borçlanmayı daha da artıra­cağının altını çizmiştik…</p>

<h3><strong>VELHASIL</strong></h3>

<p>Temmuz ayı ihracatımız (geçtiğimiz yılın ay­nı ayına göre) yüzde 2.9 artışla 25.6 milyar do­lar…</p>

<p>İthalatımız mı?</p>

<p>Yüzde 5.2 artışla 33 milyar dolar…</p>

<p>7 aylık dış ticaret açığı 61 milyar dolar…</p>

<p>Dolayısıyla yüksek faizli borçlanma da ar­tıyor…</p>

<p>(İthalat da, borçlanma da zaten yüksek­ti; ihracatımız ithalatımızı karşılayamıyor ve açık artıyordu; önlem almamız gerekiyordu Vb…)</p>

<p><strong>***</strong></p>

<p>Ürettiğimiz tükettiğimizi, sattığımız aldığı­mızı kapatamayınca, kapanmayan borç, “daha fazla” açığa;</p>

<p>Açıklar ise, “daha yüksek faizli” daha fazla borçlanmaya neden oluyor…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitimden hukuka, ticaretten vergiye yapıl­mayan reformlar, ekonominin törpüsü olma­ya devam ediyor…</p>

<p><strong>Ferit Barış Parlak-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/borcu-cevirebiliyorsan-iyisin</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/07/borc-erteleme.webp" type="image/jpeg" length="91496"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın 4.400 doların üstünde tutunamadı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/altin-4400-dolarin-ustunde-tutunamadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/altin-4400-dolarin-ustunde-tutunamadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>Sabahın ilk saatlerinde yön değişti</strong></h3>

<p>Altının ons fiyatı Asya işlemlerinin erken bölümünde 4.424 dolar civarına kadar yükselerek önceki iki gündeki toparlanmayı sürdürdü. Ancak hareket kalıcı olmadı ve haberin hazırlandığı sabah saatlerinde fiyat yeniden yaklaşık 4.395 dolar bölgesine çekildi.</p>

<p>Böylece altında günün ilk saatlerinde yaklaşık 30 dolarlık bir geri dönüş yaşandı. Hareket, piyasanın 4.400 dolar çevresinde güçlü bir yön arayışına girdiğini gösterirken, ABD faizleri ile Fed beklentileri arasındaki mücadele yeniden ön plana çıktı.</p>

<h3><strong>4.400 dolar artık tek başına yeterli değil</strong><br />
 </h3>

<p>Altın son haftalarda birkaç kez 4.400 dolar sınırının üzerine taşınmasına rağmen bu bölgede kalıcı olmakta zorlandı. Son fiyat hareketi de bu seviyenin yalnızca teknik bir eşik olmadığını, yatırımcıların Fed ve tahvil piyasasına ilişkin beklentilerinin kesiştiği bir bölgeye dönüştüğünü gösteriyor.</p>

<p>Gün içinde 4.400 doların yeniden aşılması kadar, yükselişin bu seviyenin üzerinde korunup korunamayacağı da önem taşıyor. Sabah işlemlerindeki hızlı dönüş, altın alımlarının güçlü olduğunu ancak satış baskısının henüz tamamen ortadan kalkmadığını ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Gram altın 6.800 liranın hemen altında</strong><br />
 </h3>

<p>Ons altındaki geri çekilme Türkiye’de gram altına da yansıdı. Sabah saatlerinde gram altın yaklaşık 6.781 lira seviyesinde işlem görürken dolar/TL yaklaşık 47,92 seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Aynı saatlerde çeyrek altının satış fiyatı yaklaşık 11.086 lira, yarım altının satış fiyatı 22.173 lira, tam altının satış fiyatı ise 43.934 lira civarında seyrediyor. Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yaklaşık 44.210 lira düzeyinde bulunuyor.</p>

<h3><strong>Fed cephesinde denge değişti</strong><br />
 </h3>

<p>Altının son toparlanmasında en önemli desteklerden biri, ABD Merkez Bankası’nın eylül ayında yeniden faiz artıracağı beklentisinin zayıflaması oldu. Piyasa fiyatlamasında faizlerin eylül toplantısında değişmeden bırakılması olasılığı yaklaşık üçte iki düzeyine yükseldi.</p>

<p>Fed, 29 Temmuz’daki toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakmıştı. Ancak karar 9’a karşı 3 oyla alınmış, üç üye çeyrek puanlık faiz artırımından yana oy kullanmıştı. Bu nedenle 19 Ağustos’ta açıklanacak toplantı tutanakları altın açısından çok daha kritik hale geldi.</p>

<h3><strong>İstihdam verisi ilk taşı çekti</strong><br />
 </h3>

<p>Fed beklentilerindeki değişimin başlangıç noktalarından biri ABD iş gücü piyasası oldu. Temmuz ayında tarım dışı istihdam 23 bin kişi azalırken işsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Son 12 aylık ortalama istihdam artışının da oldukça düşük kalması, Amerikan ekonomisinin yüksek faiz ortamından daha belirgin biçimde etkilenmeye başladığı görüşünü güçlendirdi. Ekonomideki soğuma sinyalleri, Fed’in yeniden faiz artırmak için acele etmeyeceği beklentisini destekliyor.</p>

<h3><strong>Enflasyon korkusu biraz hafifledi</strong><br />
 </h3>

<p>İstihdamın ardından gelen enflasyon verileri de altının lehine çalışan ikinci unsur oldu. ABD’de tüketici fiyatları temmuz ayında aylık yüzde 0,1 yükselirken yıllık enflasyon yüzde 3,4 olarak gerçekleşti ve hazirandaki yüzde 3,5 seviyesinin altına indi.</p>

<p>Enerji ve gıda hariç çekirdek enflasyonun yıllık yüzde 2,5’e gerilemesi de fiyat baskılarının güçlenmediğine işaret etti. Veriler Fed’in yüzde 2’lik hedefinin hâlâ üzerinde bir enflasyona işaret etse de yeni bir faiz artırımına ilişkin baskının azalmasına yardımcı oldu.</p>

<h3><strong>Tüketici de frene bastı</strong><br />
 </h3>

<p>Fed açısından üçüncü önemli sinyal perakende satışlardan geldi. ABD’de temmuz ayı perakende ve gıda hizmetleri satışları aylık yüzde 0,6 düşerek 763,6 milyar dolara geriledi.</p>

<p>İstihdamdaki zayıflama ile tüketici harcamalarındaki düşüş aynı döneme denk gelince ekonominin yüksek faizlere karşı dayanıklılığı yeniden sorgulanmaya başladı. Bu tablo Fed’in faiz artırımına gitmesi halinde ekonomideki soğumanın daha da derinleşebileceği endişesini artırıyor.</p>

<h3><strong>Doların zayıflığı altına alan açıyor</strong><br />
 </h3>

<p>Altına destek veren bir diğer unsur doların son aylardaki en düşük bölgelerinden birine gerilemesi. Dolar endeksi sabah saatlerinde 99,6 civarında seyrederken ABD para birimindeki zayıflık, dolar üzerinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından görece ucuzlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fed’in yeniden faiz artırmayacağı beklentisinin güçlenmesi durumunda dolar üzerindeki baskının sürmesi altına destek sağlayabilir. Ancak bu ilişkinin karşı tarafında hızla yükselen uzun vadeli tahvil faizleri bulunuyor.</p>

<h3><strong>Asıl fren uzun vadeli tahviller</strong><br />
 </h3>

<p>Altın açısından sabahın en dikkat çekici gelişmesi ABD tahvil piyasasında yaşandı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık yüzde 4,73 seviyesine yükselirken 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,31’i aşarak 2007’den bu yana görülen en yüksek düzeylere çıktı.</p>

<p>Faiz getirmeyen altın açısından tahvil faizlerinin yükselmesi önemli bir rakip oluşturuyor. Üstelik uzun vadeli faizlerdeki artışın Fed’den bağımsız biçimde devam etmesi, politika faizleri sabit kalsa bile altının önündeki finansman maliyeti baskısının tamamen ortadan kalkmayabileceğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/altin-4400-dolarin-ustunde-tutunamadi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/kapalicarsialtin.jpg" type="image/jpeg" length="25780"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evlenecek gençlere 250 bin TL faizsiz kredi desteği: Başvuru şartları değişti, gelir sınırı yükseltildi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/evlenecek-genclere-250-bin-tl-faizsiz-kredi-destegi-basvuru-sartlari-degisti-gelir-siniri-yukseltildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/evlenecek-genclere-250-bin-tl-faizsiz-kredi-destegi-basvuru-sartlari-degisti-gelir-siniri-yukseltildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Evlilik hazırlığı yapan gençlere sunulan faizsiz kredi desteğinde kapsam genişliyor. Aile ve Gençlik Fonu kapsamında genç çiftlere 250 bin TL'ye kadar 2 yıl geri ödemesiz ve faizsiz evlilik kredisi veriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Evlenecek gençlere sağlanan faizsiz evlilik kredisi desteği büyüyor. Aile ve Gençlik Fonu üzerinden yürütülen uygulamayla genç çiftlere yuva kurarken finansman desteği sağlanırken, fonda biriken kaynak 21,9 milyar liraya ulaştı. Projeden bugüne kadar 185 binden fazla genç yararlandı. Yeni dönemde kredi tutarı çiftlerin yaşına göre 200 bin TL veya 250 bin TL olarak uygulanırken, gelir şartındaki değişiklik daha fazla çiftin başvuru yapabilmesinin önünü açtı.</p>

<h3><strong>Evlilik kredisi 2026 ne kadar? 250 bin TL'ye kadar faizsiz destek</strong></h3>

<p>Aile ve Gençlik Fonu kapsamında evlenecek gençlere sağlanan faizsiz kredi desteğinde tutar, çiftlerin yaşlarına göre belirleniyor.</p>

<p>Ocak 2026 itibarıyla her iki eşin de 18-25 yaş aralığında olması durumunda kredi tutarı 250 bin TL'ye çıkıyor. Eşlerden en az birinin 26-29 yaş aralığında olduğu başvurularda ise kredi tutarı 200 bin TL olarak uygulanıyor.</p>

<p>Kredi 48 ay vadeli olarak kullandırılıyor. Bunun ilk 24 ayında ödeme yapılmıyor, sonraki 24 aylık dönemde ise geri ödeme gerçekleştiriliyor.</p>

<h3><strong>250 bin TL evlilik kredisi başvuru şartları neler?</strong></h3>

<p>Faizsiz evlilik kredisinden yararlanmak isteyen çiftlerin belirlenen şartları karşılaması gerekiyor.</p>

<p>Başvuru tarihi itibarıyla çiftlerin 18-29 yaş arasında, yani 18 yaşını doldurmuş ancak 30 yaşını doldurmamış olması gerekiyor.</p>

<p>Başvuru için aranan diğer önemli koşullar şöyle:</p>

<p><strong>- Çiftlerin Türkiye'de ikamet etmesi gerekiyor.</strong><br />
<strong>- Başvuru sahibinin veya eşinin proje kapsamında belirtilen sınırların üzerinde taşınmaz sahibi ya da hissedarı olmaması gerekiyor.</strong><br />
<strong>- Resmi nikâh tarihine başvuru tarihi itibarıyla en az 2, en fazla 6 ay kalmış olması gerekiyor.</strong><br />
<strong>- Çiftlerin Bakanlığın evlilik öncesi ve sonrasında sunacağı eğitim ve danışmanlık hizmetlerine katılmayı taahhüt etmesi gerekiyor.</strong><br />
<strong>- Faizsiz evlilik kredisinde gelir şartı değişti</strong></p>

<p>2026 yılında yapılan en dikkat çekici değişikliklerden biri gelir sınırında oldu.</p>

<p>250 bin TL'ye kadar çıkan faizsiz evlilik kredisinden yararlanmak isteyen çiftlerin gelir durumuna ilişkin üst sınır yükseltildi.</p>

<p>2026'dan önce brüt asgari ücretin 2,3 katını aşmama şartı uygulanırken bu oran 2,5 kata çıkarıldı.</p>

<p>Buna göre bugün itibarıyla 82 bin 575 liranın altında gelir sahibi çiftlerin başvuru yapabildiği belirtiliyor.</p>

<p>Gelir hesaplamasında SGK hizmet dökümünde veya Kamu Bordro Sistemi'nde yer alan gelirlerin yanı sıra ticaret, tarım, hayvancılık ve serbest çalışma gibi faaliyetlerden elde edilen kazançların da dikkate alındığı ifade ediliyor.</p>

<h3><strong>Evlilik kredisine başvuruyu kim yapmalı?</strong></h3>

<p>Başvuru, evlenecek çiftlerden herhangi biri tarafından başlatılabiliyor. Ancak diğer eş adayının da başvuruyu onaylaması gerekiyor.</p>

<p>Bakanlık tarafından tahsis edilen kredi tutarı ise başvuruyu gerçekleştiren kişinin hesabına yatırılıyor.</p>

<p>Çiftler bu destekten bir kez yararlanabiliyor.</p>

<h3><strong>2 yıl geri ödemesiz faizsiz evlilik kredisi nasıl ödenecek?</strong></h3>

<p>Aile ve Gençlik Fonu kapsamında sağlanan evlilik kredisinde gençlere önemli bir ödeme kolaylığı sunuluyor.</p>

<p>Kredinin toplam vadesi 48 ay. İlk 24 ay geri ödeme yapılmıyor. Ödemeler daha sonra kalan 24 aylık dönemde gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Böylece yeni evlenen çiftlerin evliliklerinin ilk iki yılında kredi taksiti ödemeden bütçelerini düzenlemelerine imkân sağlanıyor.</p>

<h3><strong>Çocuk sahibi olan çiftlere 12 ay erteleme</strong></h3>

<p>Evlilik kredisi kullanan çiftlere çocuk sahibi olmaları durumunda ek kolaylık da sağlanıyor.</p>

<p>Projeden yararlanarak kredi kullanan çiftlerin 48 aylık geri ödeme süresi içinde çocuk sahibi olması halinde, kredi ödemeleri her çocuk için 12 ay ertelenebiliyor.</p>

<p>Birinci çocukta 12 aylık erteleme uygulanırken, ikinci çocuk sahibi olunması durumunda ise kalan kredi taksitlerinin hibe edilerek kredi borcunun tamamen kapatılması öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Faizsiz evlilik kredisi başvurusu nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>Başvuru koşullarını taşıyan çiftlerin öncelikle dijital ortamda başvuru yapması gerekiyor.</p>

<p>Başvuru sonrasında şartların karşılanması halinde nikâhtan önce Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çiftlerle iletişime geçiliyor ve evlilik öncesi eğitimlere katılmaları isteniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitimlerin tamamlanmasının ardından resmi nikâhın gerçekleştirilmesi gerekiyor. Sonraki aşamada evliliğin beyan edilmesi ve belirtilen tarihin takip eden ayında kredi desteğinin hesaba yatırılması planlanıyor.</p>

<h3><strong>Aile ve Gençlik Fonu'nun kaynağı 21,9 milyar liraya ulaştı</strong></h3>

<p>Aile ve Gençlik Fonu'na Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından aktarılan kaynağın büyüklüğü de dikkat çekiyor.</p>

<p>2024'te başlayan uygulama kapsamında fona aktarılan toplam kaynak 21,9 milyar liraya ulaştı.</p>

<p>Bu tutarın 12,1 milyar liralık kısmı madenlerden, 9,8 milyar liralık bölümü ise petrol ve doğal gaz gelirlerinden sağlandı.</p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın verdiği bilgilere göre uygulama kapsamında bugüne kadar 185 binden fazla genç destekten yararlandı.</p>

<h3><strong>250 bin TL faizsiz evlilik kredisi kimlere veriliyor?</strong></h3>

<p>Yeni dönemde özellikle 18-25 yaş grubundaki genç çiftler için destek miktarının 250 bin liraya yükselmesi, evlilik hazırlığı yapanların krediye yönelik ilgisini artırabilir.</p>

<p>Eşlerden en az birinin 26-29 yaş grubunda olması durumunda destek 200 bin TL olarak uygulanırken, çiftlerin yaş, gelir, ikamet ve diğer başvuru kriterlerini birlikte karşılaması gerekiyor.</p>

<p>Böylece Aile ve Gençlik Fonu faizsiz evlilik kredisi, 2026 yılında yükseltilen kredi miktarı ve gelir sınırıyla evlenmeyi planlayan gençler için önemli desteklerden biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/evlenecek-genclere-250-bin-tl-faizsiz-kredi-destegi-basvuru-sartlari-degisti-gelir-siniri-yukseltildi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/evlilik2.jpg" type="image/jpeg" length="28717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı’ndan e-ticarete yeni düzenleme: Kargo, reklam ve veri kuralları değişiyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ticaret-bakanligindan-e-ticarete-yeni-duzenleme-kargo-reklam-ve-veri-kurallari-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ticaret-bakanligindan-e-ticarete-yeni-duzenleme-kargo-reklam-ve-veri-kurallari-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, e-ticaret alanında rekabetin daha etkin hale getirilmesi amacıyla yeni düzenlemeler içeren bir taslak hazırladı. Düzenlemeyle kargo hasarlarına tazminat zorunluluğu gelirken, satıcılara verilerini başka platformlara taşıma imkanı sunulacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İnternetten yapılan alışverişlerde tüketici ve satıcıların haklarını yeniden şekillendirecek yeni e-ticaret yönetmeliği taslağı gündeme geldi.Taslakta, teslimat süreçlerinden kargo kaynaklı kayıp ve sorunlara, dijital reklamlardan satıcıların yükümlülüklerine kadar birçok alanda yeni kurallar öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye Gazetesi'nin aktardığı habere göre, teslimat ve iade aşamasında yaşanan kayıp, hasar ve benzeri mağduriyetlerin sorumlulukları artık sözleşmelerde açıkça yer alacak. E-ticaret pazar yerleri, satıcı ile kargo işletmesi arasında aracılık yaptığı durumlarda tazminat mekanizmasını net bir şekilde tanımlamak zorunda kalacak. Belirlenen bu sözleşme şartlarına uymayan platformların faaliyetleri haksız ticari uygulama kapsamında değerlendirilecek.</p>

<h2><strong>Arama motorlarında marka kullanımına kısıtlama geliyor</strong></h2>

<p>Arama motorlarında haksız rekabeti önlemek amacıyla yeni kısıtlamalar devreye giriyor. Ekonomik bütünlüğü bulunmayan başka bir işletmenin Bakanlık sistemine kayıtlı tescilli markası, önceden izin alınmaksızın pazarlama ve tanıtım faaliyetlerinde kullanılamayacak. Yapılan şikayetler üzerine ihlalin sürdüğü tespit edilirse, Ticaret Bakanlığı ilgili arama motoruna reklamın durdurulması veya erişime kapatılması yönünde resmi bildirimde bulunabilecek.</p>

<h2><strong>Satıcı verileri platformlar arasında ücretsiz taşınabilecek</strong></h2>

<p>Orta, büyük ve çok büyük ölçekli e-ticaret pazar yerleri, satıcıların talebi halinde ürün açıklamaları, görseller, satış ve iade verileri ile müşteri değerlendirmelerini başka bir platforma bedelsiz aktarmakla yükümlü olacak. Bu teknik altyapı sayesinde küçük işletmelerin tek bir platforma bağımlılığı azalırken, tüketiciler de satıcıların geçmiş performanslarını ve müşteri soru-cevaplarını yeni platformlarda kesintisiz olarak görebilecek.</p>

<h2><strong>E-ticarette sosyal projelere reklam bütçesi esnekliği geliyor</strong></h2>

<p>Yeni taslakta kamu yararına yürütülen faaliyetler ve sosyal dayanışma projeleri için de özel bir esneklik sağlanıyor. Deprem, yangın ve sel gibi olağanüstü durumlarda ya da dezavantajlı kesimlere yönelik yapılan indirim ve tanıtım harcamalarının yüzde 5'e kadar olan kısmı, Bakanlığın uygun görüşüyle reklam bütçesi kısıtlamalarından muaf tutulabilecek.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ticaret-bakanligindan-e-ticarete-yeni-duzenleme-kargo-reklam-ve-veri-kurallari-degisiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/06/e-ticaret.jpg" type="image/jpeg" length="21252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: İnsan kaynakları değil yetenek kaynakları]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-insan-kaynaklari-degil-yetenek-kaynaklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-insan-kaynaklari-degil-yetenek-kaynaklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/insan-kaynaklari-degil-yetenek-kaynaklari/912711" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></span></a></p>

<p><strong>Beceriler çağında diplomaya saplanıp kalan, geleceğe eksik donanımla yol alır. YZ düzeninde işe yaramayan diploma, bir dijital etiketten fazlası değildir. CV’yi şişirir ama itibarı yok gibidir</strong></p>

<p><strong>1-SORUN</strong>: Biliyorum, bu satırlar <strong>bazılarını rahatsız edecek</strong> ama sormam gerekiyor: Yapay zekâ çağında biz hâlâ<strong> neyi ölçüyoruz</strong>?<strong> Diplomayı mı yoksa beceriyi mi</strong>? Eczacılıktan mezun binlerce genç, <strong>diplomasıyla</strong> rafa. Ziraat ilaç diziyor mühendis <strong>diplomalı</strong>, toprağa ayağı değmeden emekli olabiliyor.</p>

<p><strong>2-ETKİSİ</strong>: Yeni mezun bir yazılımcı, <strong>kod yerine KPSS</strong> çalışıyor. YZ sistemleri üretkenliği, <strong>veriyle destekli karar verme</strong> becerisini öne çıkarırken, biz <strong>diploma ekonomisinin rehavetine</strong> tutunuyoruz. Bugün “<strong>ara eleman</strong>” arayan sanayi, aslında “<strong>çekirdek yetenek</strong>” istiyor. <strong>Diploma </strong>ise<strong> beceri kazandırmıyor</strong>.</p>

<p><strong>DİPLOMA EKONOMİSİNDEN BECERİ ÇAĞINA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>3- ÇÖZÜM: </strong>Ne çırak ne mühendis; <strong>adaptif zekâya sahip birey</strong> aranıyor. Bu ihtiyacı karşılayacak olan ise <strong>YZ destekli beceri haritaları</strong>, sertifikalar ve <strong>işbirlikçi öğrenme</strong> modelleridir. <strong>İK değil</strong>, <strong>yetenek kaynaklı kalkınma</strong> için şart. “<strong>Yetenek arıyorum</strong>” diyenler de <strong>diploma algoritmalarında</strong> boğuluyor.</p>

<p><strong>4- YÖNTEM</strong>: Bir sanayici; “<strong>Diplomalı alıyoruz, işe yarar hâle getirmek için 2 yıl daha eğitiyoruz</strong>.” Bu da gösteriyor ki eğitim sistemimiz <strong>algoritmik uyumsuzluk</strong> yaşıyor. İnsan kaynağını değil<strong>, beceri haritalarını </strong>yönetmeliyiz. YZ'nin öne çıktığı bu çağda ihtiyaç; <strong>kod yazan değil</strong> problemi anlayandır.</p>

<h2><strong>2 SORU 2 CEVAP / YZ destekli yeteneğe dair…</strong></h2>

<p><strong><i>Diploma neden yetersiz?</i></strong></p>

<p>Çünkü iş dünyası artık <strong>sabit bilgi</strong> değil, <strong>yenilenebilir beceri</strong> istiyor. Diploma <strong>geçmişin kanıtı</strong> ise beceri <strong>geleceğin teminatı</strong>... Sabit bilgi çağında diploma işe yarıyordu; şimdi <strong>adaptasyon zekâsı</strong> öne çıkıyor.</p>

<p><strong><i>Sistem neden güncellenmeli?</i></strong></p>

<p>Çünkü <strong>208 üniversit</strong>e, yılda <strong>950 bin diploma</strong> üretirken, bunların <strong>%80’</strong>i mezuniyet sonrası <strong>işsiz algoritmasına</strong> giriyor. Sebep? Müfredatın <strong>YZ çağında karşılığı</strong> yok. Yani <strong>potansiyel işe eş değil</strong>.</p>

<h2><strong>NOT</strong></h2>

<p><strong>“NE İŞ OLSA YAPARIM” DÖNEMİNDEN, “HER ŞEYE SAHİBİM AMA İŞİM YOK” DÖNEMİNE…</strong></p>

<p>Eğitim sistemini sıfırdan modelleme gerek. Üniversiteler, <strong>işsizler antreposu</strong> hâline geldiyse, orada sistem değil, <strong>zihniyet</strong> sorunludur. <strong>Eğitimin algoritması</strong> yanlış yazılmış. Gençlerin hayalleri <strong>üniversite tabelasında</strong> başlıyor, <strong>becerisiz mezuniyetle</strong> son buluyor. Beceri kazandırmayan bilgi, insana yüktür.</p>

<p><strong>YETENEK KAYNAKLARI LÜGATI</strong></p>

<p><strong>Diploma ekonomisi</strong>: Hala işlevsel sanılan ancak üretkenlik karşılığı zayıflamış istihdam düzeni</p>

<p><strong>Adaptasyon zekâsı</strong>: Yeni bilgi öğrenme, eskiyi terk etme, karmaşaya adaptasyon yeteneği</p>

<p><strong>Beceri haritalaması</strong>: Birey yeteneğinin işe yarar karışlığını tanımlayan dijital profil yönetimi</p>

<p><strong>İşsizlik algoritması</strong>: Diplomalı ama niteliksiz bireyleri sistematik dışarda bırakan kodlama</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-insan-kaynaklari-degil-yetenek-kaynaklari</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/08/is-4.jpg" type="image/jpeg" length="68513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VDK incelemeye hazırlık dosyası ve pişmanlık hakkı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/vdk-incelemeye-hazirlik-dosyasi-ve-pismanlik-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/vdk-incelemeye-hazirlik-dosyasi-ve-pismanlik-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi incelemelerinde yeni bir dönem başlıyor, amacı ise bilgi ve belgeleri önceden toplamak, kayıtları gözden geçirmek ve riskleri erken aşamada gidermek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Ancak, VUK’un 371’inci maddesi ile Danıştay kararları ışığında, “idarenin olaydan haberdar olması” ile “kendiliğinden bildirim” şartının birbirine karıştırılmaması, uygulamanın kanuni sınırlar içinde yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Vergi Denetim Kurulu’nun (VDK) ağustos başında duyurduğu İncelemeye Hazırlık Dosyası, kısa adıyla VDK-İHD, vergi incelemelerinde yeni bir dönem başlatıyor. Amaç, bilgi ve belgeleri önceden toplamak, kayıtları gözden geçirmek ve riskleri erken aşamada gidermek.</p>

<p style="text-align:justify">İHD iki ayrı model üzerinden işliyor. İnceleme Öncesi Model’de henüz vergi inceleme görevi oluşturulmadan mükelleften bilgi, belge ve açıklamalar isteniyor. Yapılan açıklama ve düzeltmeler yeterli görülürse dosya incelemeye dönüşmeden kapanabiliyor. İnceleme Sırasındaki Model’de ise vergi inceleme görevi zaten oluşturulmuş durumda. Bu ayrım pişmanlık bakımından önemli; çünkü iki model aynı hukuki aşamada değil.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak rehberin 26’ncı sorusuna verilen cevap bu ayrımı yapmıyor. Cevapta, “İncelemeye Hazırlık Dosyası’nın konusuna ilişkin olarak yani inceleme konusuna ilişkin olarak pişmanlıkla hükümlerinden yararlanılması mümkün değildir” deniliyor. Devamında düzeltme beyannamesi verilmesinin önünde engel bulunmadığı belirtiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu cevap, ilgili vergi türünde incelemenin hukuken başladığı İnceleme Sırasındaki Model bakımından doğru olabilir. Ancak aynı sonucun İnceleme Öncesi Model için de peşinen kabul edilmesi tartışmalı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kanun neyi şart koşuyor?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Vergi Usul Kanunu’nun 371’inci maddesindeki pişmanlık düzenlemesinin özü basit: Mükellef vergi kaybına yol açan hatasını belirli şartlarla kendiliğinden bildirirse vergi ziyaı cezası kesilmiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Kanun, bildirimin ilgili vergi türünde vergi incelemesine başlanmadan veya konu takdir komisyonuna gönderilmeden önce yapılmasını arıyor. Nitekim 2021 yılında yapılan değişiklikle de “herhangi bir vergi incelemesi” yerine özellikle haber verilen olayın ilgili olduğu vergi türü esas alındı. Vergi incelemesinin başlangıcı da VUK’un 140’ıncı maddesinde ayrıca düzenlenmiş; incelemenin konusu ve incelemeye başlanıldığı mükellefe yazıyla bildiriliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Buna karşılık Kanunda, “vergi idaresinin olaydan haberdar olması” ya da eski ifadeyle olayın “idarenin ıttılaına girmesi” başlı başına ve açık bir pişmanlık engeli olarak sayılmış değil.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yargı “kendiliğindenlik” unsurunu da arıyor</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 11 Mart 2020 tarihli E.2019/1545, K.2020/283 sayılı kararı burada önemli.</p>

<p style="text-align:justify">Kurul, pişmanlığın temel şartlarından birinin kanuna aykırı davranışın kendiliğinden bildirilmesi olduğunu vurguluyor. “Kendiliğinden” olmayı da mükellefin dıştan gelen bir korku, baskı veya tehdit olmaksızın kendi iradesiyle hareket etmesi olarak açıklıyor. Kararın konusu, idarenin müeyyideli yazısından sonra pişmanlıkla ve ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleriydi. Kurul, pişmanlığın koşula bağlanamayacağı sonucuna ulaştı.</p>

<p style="text-align:justify">Bu karar idare açısından önemli. Çünkü mükellefin bir uyarı veya baskı sonrasında harekete geçmesi halinde “kendiliğindenlik” tartışması doğabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak buradan, idarenin olayı öğrenmesinin tek başına ve her durumda pişmanlığı otomatik olarak sona erdirdiği sonucu çıkmıyor. Kararın esas tartışması “ıttıla” değil, pişmanlığın kendiliğinden ve koşulsuz olması.</p>

<p style="text-align:justify">Nitekim Danıştay 7. Dairesi’nin 7 Mart 2022 tarihli E.2019/2221, K.2022/846 sayılı kararı sınırın dikkatli çizilmesi gerektiğini gösteriyor. Daire, vergi incelemesi başlamış olsa bile inceleme tamamlandıktan sonra incelemede tespit edilen hususlar dışında kalan konular yönünden pişmanlıktan yararlanılmasına kanunen engel bulunmadığını kabul ediyor.</p>

<p style="text-align:justify">Yani yargı bir taraftan “kendiliğindenlik” arıyor, diğer taraftan incelemenin varlığını bile bütün vergi ve işlemler bakımından sınırsız bir pişmanlık engeli saymıyor. İncelemenin konusu ve kapsamı önem taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>GİB’de de aynı tartışma var</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu konu VDK-İHD ile başlamadı. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bazı KDV uygulamalarında yıllardır benzer bir yaklaşım görülüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanıldığı yönünde olumsuz tespit bulunan mükelleflere gönderilen “Olumsuzluğun Giderilmesine Davet” yazılarında, mükelleften işlemin gerçekliğini ispat etmesi veya KDV beyannamesini düzeltmesi isteniyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yazıların eklerinde, 2015/1 KDV Uygulama İç Genelgesine dayanılarak yapılan tespitlerin “vergi dairesi ıttıla’sına girdiği” gerekçesiyle düzeltme beyannamelerinin pişmanlık hükümlerine göre verilemeyeceği belirtiliyor. Gelir İdaresi’nin Pişmanlıkla Beyan Rehberi’nde de olumsuzluğun giderilmesi daveti üzerine yapılan bu tür düzeltmelerde pişmanlıktan yararlanılamayacağı açıklanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Sorun şu: “Kendiliğindenlik” şartı ile “idarenin ıttıla’sına girme” aynı şey mi?</p>

<p style="text-align:justify">Bence aynı şey olarak kabul edilmemeli. Kendiliğindenlik somut olayın şartlarına göre değerlendirilecek bir unsur. “Ittıla” ise idarenin olayı öğrenmesiyle pişmanlık hakkını otomatik sona erdiren ayrı bir eşik gibi kullanılıyor. Böyle bir eşik getirilecekse açık hukuki dayanağı bulunmalı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>26’ncı cevap iki model için aynı olamaz</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle VDK-İHD Rehberi’nin 26’ncı sorusuna verilen cevabın iki model bakımından ayrıştırılması gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">İnceleme Sırasındaki Model’de ilgili vergi türünde inceleme hukuken başlamışsa VUK 371’deki engel zaten gündeme gelir.</p>

<p style="text-align:justify">İnceleme Öncesi Model ise farklı. VDK’nın kendi açıklamasına göre henüz inceleme görevi oluşturulmamış, incelemeye başlanmamış ve dosyanın incelemeye dönüşmeden kapanması mümkün.</p>

<p style="text-align:justify">Elbette mükellef hazırlık yazısını aldıktan sonra hatasını düzeltmek isterse, yargı kararlarındaki “kendiliğindenlik” ölçüsü ayrıca tartışılabilir. Fakat bu değerlendirme ile “İHD konusu hakkında hiçbir şekilde pişmanlıktan yararlanılamaz” şeklindeki genel kural aynı şey değil.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ya uygulama değişmeli ya kanun</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kanaatimce iki yoldan biri seçilmeli.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Mevcut VUK 371 uygulanacaksa, İnceleme Öncesi Model’de ilgili vergi türünde henüz incelemeye başlanmamış mükellefin pişmanlık talebi, kanundaki şartlar ve Danıştay’ın ortaya koyduğu “kendiliğindenlik” ölçüsü çerçevesinde somut olay bazında değerlendirilmelidir. Rehberle kategorik bir yasak getirilmemelidir.</p>

<p style="text-align:justify">Eğer GİB ve VDK, olayın idarenin bilgisine girmesini pişmanlığı sona erdiren kesin bir aşama olarak görmek istiyorsa, bunun yeri iç genelge veya rehber değil kanundur. VUK 371 yeniden düzenlenir; hangi tespit veya bildirimin pişmanlık hakkını sona erdireceği açıkça yazılır.</p>

<p style="text-align:justify">Bugün kanun “incelemeye başlanması” ve “kendiliğinden bildirim” üzerinden bir sistem kuruyor. İdari uygulamada ise “ıttıla” kavramı ayrı bir sınır gibi kullanılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu fark giderilmeli. Aksi halde VDK-İHD, daha inceleme başlamadan yeni bir vergi uyuşmazlığı alanı yaratabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomigazetesi.com | Yaşar ÇATALKAYA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/vdk-incelemeye-hazirlik-dosyasi-ve-pismanlik-hakki</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/07/inceleme.jpg" type="image/jpeg" length="31274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte faturaya karşı yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi kaçakçılığı ile mücadelede 1 Ekim itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZwCJy6GPxbA"></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/sahte-belge-3.webp" type="image/jpeg" length="25026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="707" src="https://www.youtube.com/embed/TidIluUl2ic" title="SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir" width="1257"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK TV</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/trafik-kazasi-sgk.jpg" type="image/jpeg" length="92821"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZAHA DAVET SEMİNERİ]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">KONUŞMACI: ALİ ÇAKMAKÇI-KATKI SUNAN: SELAHATTİN İPEK MODERATÖR : ÖMER KÖKLÜCE</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/2020-08-26_19-00-069.png" type="image/jpeg" length="89072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-Birlik Sistemine Yeni Sözleşme Girişi ve Eski Sözleşmelerin Güncellenmesi 2022]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Jan 2022 18:07:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/TURMOB-Duyuru_Boş_2-kopyala@600x315.png" type="image/jpeg" length="15813"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EFR tablolarının yüklenmesiyle ilgili yardım videosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Oct 2021 17:53:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1.png" type="image/jpeg" length="46874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı (18.05.2021)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BDTURKEY.COM ve Dünya Gazetesi yazarı Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU 18.05.2021 tarihinde saat 9.30 TRT HABER Ekonomi 7/24 Programına konuk olarak katılım sağlamıştır. Özellikle Pandemi dolayısıyla işletmelerin yaşadıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı 'mızın alacağı tedbirler ile igili bilgiler vermiştir. "Matrah Arttırımı ve Yeni Borç Yapılandırması" torba şekliyle ele alınarak en kısa zamanda Meclise gelmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</guid>
      <pubDate>Tue, 18 May 2021 11:45:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Haber_Resim_tasarım_Yazar_Abdullah_TOLU789998888.jpg" type="image/jpeg" length="62846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun  Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU TRT HABER Ekonomi 7/24 Programında Yeni Çıkacak Olan Vergi Affı ve Yapılandırma Hakkında Detaylı Bilgiler Verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2020 15:50:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1_12.jpg" type="image/jpeg" length="22856"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekdüzen Hesap Planı ve Bazı Bilinmeyen Özellikleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_5.png" type="image/jpeg" length="39314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Finansal Raporlama, Nakit Akış Tablosu ve Fon Akışı Tablosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:50:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_4_1.png" type="image/jpeg" length="82649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRT 1 Radyo Ekonomi Günlüğü Programı 12.08.2020]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yılmaz Sezer ÜSTAT, bizzat BAĞIMSIZ DENETİMDE YERLİ VE MİLLİ HUSUSUNDA ADIMIZLA (SELAHATTİN İPEK) AÇIKLAMADA BULUNMUŞTUR. TEŞEKKÜR EDİYORUM. TRT 1 Radyoda Bağımsız Denetimde Yerli ve Milli konusundaki görüşlerini açıklamıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2020 16:43:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/61369990_2528164087216118_4989264771036479488_n.png" type="image/jpeg" length="48224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKİYE CUMHURİYETÇİ MALİ MÜŞAVİRLER GRUBU' NUN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU e-dönüşüm uygulamaları ve Turizm Payı Beyanlarına ilişkin Eğitim Semineri Fotoğraf Galerisi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Dec 2019 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/DSC00511.jpg" type="image/jpeg" length="46281"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KSMMMO (KAYSERİ SMMM ODASI) "E-DÖNÜŞÜM EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğraf Galeresi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 13:19:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/69999396_10220754638918841_5057639361898610688_o.jpg" type="image/jpeg" length="30737"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VERGİDE GÜNDEM SEMİNERİ - 2018 & 2019 ÖNEMLİ VERGİSEL DÜZENLEMELER Fotoğraf Galerisi İçin Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2019 09:05:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/IMGL1388.jpg" type="image/jpeg" length="35611"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESMMMO E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ Fotoğrafları İçin Tıklayın....]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jan 2019 18:01:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/2018.12_8.jpg" type="image/jpeg" length="39597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Dec 2018 17:43:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6176_1.jpg" type="image/jpeg" length="86309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İNŞAAT SEKTÖRÜNDE VERGİ VE MUHASEBE SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Dec 2018 17:19:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6052.jpg" type="image/jpeg" length="32769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selahattin İPEK]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Feb 2017 20:04:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/bd-ekonominin-nabzY-07032017.jpg" type="image/jpeg" length="33019"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
