<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 19 Aug 2026 14:10:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖTV geliri ilk kez düşüşe geçti]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/otv-geliri-ilk-kez-dususe-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/otv-geliri-ilk-kez-dususe-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Otomotiv pazarındaki daralma ÖTV gelirlerine de yansırken, temmuz ayında otomotivden tahsil edilen ÖTV geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,55 geriledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Otomotiv editörü Emre Özpeynirci, otomotiv pazarındaki daralmanın ÖTV tahsilatına da yansımaya başladığını duyurdu.</p>

<p>Özpeynirci'nin paylaştığı verilere göre, temmuz ayında otomotivden alınan ÖTV geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,55 gerilerken, satışlardaki düşüşün ağustos ve eylül aylarında da sürmesi bekleniyor. Sektörde hem iç pazardaki daralma hem de üretim ve ihracattaki kayıplar endişeyi artırıyor.</p>

<p>Türk otomotiv sektöründe uzun yıllar sonra ilk kez Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tahsilatında düşüş yaşanması, iç pazardaki daralmanın boyutunu ortaya koydu.</p>

<p>Otomotiv editörü Emre Özpeynirci'nin Oksijen TV'de yaptığı değerlendirmelere göre, temmuz ayında ÖTV tahsilatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,55 azaldı. Düşüşün ağustos ve eylül aylarında da devam etmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>Otomotiv pazarı temmuzda yüzde 25 daraldı</strong></h2>

<p>Otomotiv pazarındaki daralma şubat ayından bu yana sürerken, temmuz ayında düşüş yüzde 25'e ulaştı. Ağustos ayına ilişkin beklentiler ise satışların yaklaşık 75 bin adet seviyesinde kalacağı yönünde.</p>

<p>Bu gerçekleşirse ağustos ayı, son 4-5 yılın en zayıf ağustos aylarından biri olacak. Geçen yıl ağustos ayında 102 binin üzerinde araç satılmış olması, beklenen düşüşün boyutunu ortaya koyuyor.</p>

<h2><strong>ÖTV gelirinde bütçe hedefi riski</strong></h2>

<p>Otomotivden elde edilen ÖTV gelirindeki düşüş, bütçe hedefleri açısından da risk oluşturuyor. Verilen değerlendirmelere göre, devletin otomotivden beklediği yıllık ÖTV geliri yaklaşık 900 milyar TL seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Yılın ilk 7 ayında ise yaklaşık 419-420 milyar TL tahsil edildi. Bu rakam, yıllık hedefin yaklaşık yüzde 44'üne karşılık geliyor. Geçen yılın aynı döneminde hedefin yüzde 47-48'lik bölümüne ulaşılmış olması, bu yılki tahsilat performansındaki gerilemeyi ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pazarın daralmaya devam etmesi halinde yıl sonu bütçe hedefinin yakalanamaması ihtimali güçleniyor.</p>

<p>Bu durum, bütçe açığının kontrol altında tutulması amacıyla otomotiv vergilerinde yeni düzenlemeler yapılabileceği endişesini de beraberinde getiriyor.</p>

<h2><strong>Yeni ÖTV artışı riski sektörü endişelendiriyor</strong></h2>

<p>Yakın dönemde getirilen maktu ÖTV düzenlemesiyle Cumhurbaşkanı'na bu vergiyi artırma konusunda geniş bir yetki verilmesi de sektörün gündemindeki önemli başlıklardan biri.</p>

<p>Mevcut durumda Türkiye'de satılan ortalama bir otomobilden alınan ÖTV'nin yaklaşık 718 bin 300 TL seviyesine ulaştığı belirtiliyor. Yeni bir vergi artışı, zaten daralan iç pazarda tüketicinin otomobile erişimini daha da zorlaştırabilir.</p>

<h2><strong>Üretim ve ihracatta da sert kayıp</strong></h2>

<p>Sektördeki olumsuz tablo yalnızca iç pazarla sınırlı kalmadı. Temmuz ayında toplam otomotiv üretiminin yüzde 19,16 gerilediği, otomobil üretimindeki düşüşün ise yüzde 32'ye ulaştığı belirtiliyor.</p>

<p>İhracat tarafında da benzer bir tablo ortaya çıktı. Temmuz ayında toplam otomotiv ihracatı yüzde 20,41 azalırken, otomobil ihracatındaki gerileme yüzde 39'a ulaştı.</p>

<p>Otomotiv sanayisinde kapasite kullanım oranının da yüzde 62 seviyelerine kadar gerilemesi, sektördeki üretim baskısını artıran unsurlardan biri oldu.</p>

<h2><strong>Fabrikalardaki yatırımlar düşüşte etkili</strong></h2>

<p>Üretimdeki gerilemenin bir bölümünde fabrikalarda gerçekleştirilen yeni model yatırımları ve bant yenileme çalışmalarının etkisi bulunuyor. Renault Clio ve Hyundai Inster gibi modeller için yapılan çalışmaların üretim rakamlarını aşağı çektiği belirtiliyor.</p>

<p>Ancak sektör temsilcilerine göre sorun yalnızca geçici üretim kesintilerinden kaynaklanmıyor. Avrupa otomotiv pazarındaki dönüşüm de Türkiye'nin ihracat kapasitesi açısından yeni bir baskı oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Elektrikli araç dönüşümü Türkiye için kritik</strong></h2>

<p>Avrupa pazarının hızla elektrikli araçlara yönelmesi, Türkiye açısından önemli bir rekabet riski yaratıyor. Türkiye'nin Avrupa'ya ihraç edebildiği elektrikli araç çeşitliliğinin henüz yeterli seviyeye ulaşmamış olması, sektörün önündeki temel sorunlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bunun yanında Avrupa'nın sanayi politikası kapsamında gündeme gelen "Made in Europe" yaklaşımının Türkiye'yi nasıl etkileyeceğine ilişkin belirsizlikler de yeni yatırımlar açısından soru işaretleri yaratıyor.</p>

<p>İç pazarda satışların gerilemesi, ÖTV tahsilatının düşmesi, üretim ve ihracattaki kayıpların aynı dönemde ortaya çıkması, Türkiye otomotiv sektörünün çok yönlü bir baskıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Sektörde en büyük endişe ise bütçe hedeflerinin tutturulamaması halinde yeni vergi düzenlemelerinin gündeme gelmesi ve bunun otomobil fiyatları üzerinden doğrudan tüketiciye yansıması.</p>

<p><a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/otomotiv/otomotivde-alarm-zilleri-caliyor-otv-geliri-ilk-kez-dususe-gecti-haberi-913009" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Ekonomim</strong></span></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/otv-geliri-ilk-kez-dususe-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/11/ilk-defa-arac-alacaklara-otv-muafiyeti-son-dakika-geldi-mi-otomobilde-otv-kalkti-mi-bomba-gelisme2.jpg" type="image/jpeg" length="69163"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşsizlik oranı ikinci çeyrekte geriledi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/issizlik-orani-ikinci-ceyrekte-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/issizlik-orani-ikinci-ceyrekte-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşsizlik oranı ikinci çeyrekte yüzde 7,9'a geriledi; önceki çeyrekte yüzde 8,2 seviyesindeydi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı bu yılın nisan-haziran döneminde bir önceki çeyreğe göre 84 bin kişi azalarak 2 milyon 799 bin kişi olarak tespit edildi.</p>

<p>Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, 0,3 puanlık azalışla yüzde 7,9 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,7, kadınlarda yüzde 10,3 olarak hesaplandı.</p>

<p><strong>İşsizlik oranında bu yıl ikinci çeyreğinde yıllık bazda 0,6 puan azalış görüldü.</strong></p>

<p>15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bu yılın ikinci çeyreğinde, bir önceki çeyreğe göre 1,0 azalarak yüzde 13,9 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde yüzde 11, kadınlarda ise yüzde 19,3 olarak tahmin edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/issizlik-orani-ikinci-ceyrekte-geriledi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/11/issizlik-2.webp" type="image/jpeg" length="46367"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yumurta fiyatları son 4 haftada yüzde 61 arttı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yumurta-fiyatlari-son-4-haftada-yuzde-61-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yumurta-fiyatlari-son-4-haftada-yuzde-61-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yumurta fiyatlarında temmuzun ikinci yarısından itibaren başlayan yükseliş hız kazandı. Afyonkarahisar ve Kayseri’de üretici fiyatları son 4 haftada yaklaşık yüzde 61 artarken, duble yumurtanın tanesi 4,50 liraya kadar çıktı. Artışın yem, enerji, işçilik ve nakliye maliyetlerindeki yükselişten kaynaklandığı belirtiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yılbaşından bu yana inişli çıkışlı dalgalı bir seyir izleyen yumurtada fiyatlar bu sefer yükseliş eğiliminde.</p>

<p>Bölgesel jeopolitik riskler nedeniyle başta yem olmak üzere enerji, işçilik ve nakliye maliyetlerinde artış ürün fiyatlarına yansımaya başladı.</p>

<p>Temmuz ayının ikinci yarısından itibaren yükseliş trendine giren üretici fiyatları son 4 haftada yaklaşık yüzde 61 arttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şubat ve mart aylarında gerileyen, nisanda yatay seyreden yumurta fiyatları, mayısta toparlanma sinyali vermişti. Üretici fiyatı mayıs ayında tanesi 4,10 liraya kadar çıkarak üreticileri umutlandırırken, haziran ve temmuz aylarında yeniden düşüş eğilimine girmiş ve 2,80 liraya kadar gerilemişti.</p>

<p>Ancak temmuzun ikinci yarısından itibaren Türkiye'nin önemli yumurta üretim merkezlerinden Afyonkarahisar ve Kayseri'de tüm ürün gruplarında fiyat artışları görülmeye başladı.</p>

<p>Her iki bölgede de yükseliş son 4 haftaya yayıldı. Afyonkarahisar Başmakçı'da 13 Temmuz'da 2,80 lira olan duble yumurtanın tanesi, dün yapılan 40 kuruşluk son artışla 4,10 liradan 4,50 liraya yükseldi.</p>

<p>Kayseri'de ise 13 Temmuz'da 2,80 lira olan duble yumurtanın tanesi, son yapılan 30 kuruşluk artışın ardından 4,05 liradan 4,35 liraya çıktı</p>

<h2><strong>Tüm boylarda fiyat arttı</strong></h2>

<p>Afyonkarahisar Başmakçı'da duble, eski ana, yeni ana ve yarka boylarında 40 kuruş, Piliç ve Kılavuz boyda ise 10 kuruş artış görüldü.</p>

<p>Son fiyat artışı ile Afyonkarahisar Başmakçı’da duble yumurtanın tanesi 4.50, eski ananın 4.40, yeni ananın 4.30, yarkanın 4.10, pilicin 3,30, yarkanın da 2.90 liraya yükseldi. Kayseri’ de de durum aynı.</p>

<p>Duble, eski ana, yeni ana boylarında 40 kuruş, yarkada 10 kuruş artarken, piliç ve kılavuz boyda fiyat sabit kaldı.</p>

<p>Kayseri’de duble yumurtanın tanesi 4,35, eski ananın 4.20, yeni ananın 4.10, yarka’nın 3.60, piliç ve kılavuz fiyatları sabit kaldı.</p>

<h2><strong>Perakende 1 kolisi 210 lira</strong></h2>

<p>Üretici fiyatlarındaki artış henüz perakende fiyatlara yansımadı.</p>

<p>30 adet orta boy yumurtanın fiyatı marketlere ve markalara göre değişiklik göstermekle birlikte ortalama 170 ila 210 TL arasında satılmakta.</p>

<p>Yumurta fiyatları boyuta (M, L, XL) ve organik ya da gezen tavuk tercihlerine göre artış gösterebilir.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h402q95gc/storage/files/images/2026/08/19/yumurtada-uretici-fiyatlari-tablosu-nymn.jpg?_gl=1*9t48qc*_gcl_au*OTc3NjI1MzIyLjE3ODU3NTUxMjQ.*_ga*MTQ3MjEwMzU5NC4xNzg1NzU1MTI0*_ga_5KTMPZNM29*czE3ODcxMTkwNzMkbzE0JGcxJHQxNzg3MTIyNjIyJGozOSRsMCRoMTcyNTE0ODgxNA.." rel="nofollow" title="Yumurta fiyatları son 4 haftada yüzde 61 arttı: Duble yumurtanın tanesi 4,50 lira - Resim : 1"><img alt="Yumurta fiyatları son 4 haftada yüzde 61 arttı: Duble yumurtanın tanesi 4,50 lira - Resim : 1" height="402" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h402q95gc/storage/files/images/2026/08/19/yumurtada-uretici-fiyatlari-tablosu-nymn.jpg" width="850" /></a></p>

<p><strong>Veysel Ağdar-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yumurta-fiyatlari-son-4-haftada-yuzde-61-artti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/07/yumurta.jpg" type="image/jpeg" length="37267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağustosta akaryakıt kaynaklı 0,3 puan enflasyon şimdiden kesin!]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/agustosta-akaryakit-kaynakli-03-puan-enflasyon-simdiden-kesin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/agustosta-akaryakit-kaynakli-03-puan-enflasyon-simdiden-kesin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bugün 19 Ağustos ve benzin, motorin ve otogaz fiyatları ay sonuna kadar hiç değişmese ve bugünkü düzeyinde sabit kalsa bile ağustos enflasyonuna 0,3 puanlık doğrudan etki kesinleşmiş durumda.</p>

<p>Bir kez daha vurgulayayım; bu 0,3 puan, doğrudan yansıma.</p>

<p>Oysa biliniyor ki akaryakıta, özellikle de motorine gelen zamlar suya atılan taş gibi dalga dalga yayılan bir zam etkisi doğuruyor. Ancak bu dolaylı etkiyi tam olarak kestirebilmek mümkün değil. Bu konuda çeşitli varsayımlar var ama bu varsayımlar daha çok ham petrol fiyatlarını esas alan ve yılın tümünde ortaya çıkması muhtemel etkiyi irdeleyen çalışmalar. Ürün ve ay bazında pek hesaplama yapılmıyor, yapılması da zaten zor.</p>

<p>Bir ayda hangi düzeyde zam yapılırsa onun etkisi ne olur; bu konuda pek çalışma yok. Dedim ya, olması da kolay değil. Çünkü akaryakıt fiyatlarındaki artışlar zammın yapıldığı ay kadar sarkan etkisiyle sonraki ayları da etkileyebiliyor.</p>

<h2><strong>Doğrudan etki bile çok yüksek</strong></h2>

<p>TÜFE hesaplanırken ay ortalamasındaki fiyatların esas alındığını bir kez daha hatırlatıp gelelim akaryakıttaki son duruma…</p>

<p>Şu gerçeği vurgulamakta da yarar var.</p>

<p>Akaryakıt her ne kadar tek bir fiyattan satılıyor gibi görünse de pek öyle değil. Şehirlere ve bayilere göre fiyat farklılıkları olabiliyor.</p>

<p>TÜİK, tüm Türkiye’deki fiyatların ortalamasını ve hangi fiyattan ne miktarda satış yapıldığını gözeterek hesaplama yapıyor. Satış miktarı ve fiyatla bir ağırlıklandırma söz konusu.</p>

<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu en yüksek işlem hacmine sahip sekiz firmanın ortalama fiyatını günlük ve dönemsel bazda açıklıyor.</p>

<p>Tutarlar kurumlara göre ve bayi bazında küçük farklılıklar gösteriyorsa da artış ya da düşüş oranı pek değişmiyor.</p>

<p>İşte o değişim oranı da bu ay için akaryakıt kaynaklı zamların TÜFE’ye doğrudan etkisinin 0,3 puan dolayında olacağını gösteriyor.</p>

<h2><strong>Zam oranı ne kadar?</strong></h2>

<p>Bugünkü fiyatların ay sonuna kadar sabit kaldığı varsayımına göre motorine ağustos ayında yüzde 11,5, benzine yüzde 8, otogaza ise yüzde 7 dolayında zam geldi.</p>

<p>TÜFE’de motorinin ağırlığı yüzde 1,39, benzinin ağırlığı yüzde 1,24.</p>

<p>Otogazın ağırlığı ise bilinmiyor. Otogaz, ağırlıklara ilişkin listede elektrikli araç şarj ücreti ile birlikte bir başlık altında yer alıyor ve bu başlığın toplam ağırlığı yüzde 0,58 düzeyinde. Türkiye’deki otomobillerin yaklaşık yüzde 29’unun otogazlı olduğu, elektrikli otomobillerin payının ise yüzde 3-4 dolayında bulunduğu dikkate alınarak bir hesap yapıldığında bu yüzde 0,58’lik ağırlığın çok önemli bir bölümünün otogazlı araçlara ayrılması gerektiği ortada.</p>

<p>Sonuçta karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor…</p>

<p>* Motorin yüzde 11,5 zam, yüzde 1,39 ağırlık ve TÜFE’ye yansıma yaklaşık 0,16 puan.<br />
* Benzin yüzde 8 zam, ağırlık yüzde 1,24 ve TÜFE’ye yansıma yaklaşık 0,10 puan.<br />
* Otogaz yüzde 7 zam, ağırlık muhtemelen yüzde 0,45-0,50 ve TÜFE’ye yansıma yaklaşık 0,03 puan.</p>

<p>Topluyoruz bu üç kalemi; 0,29-0,30 gibi bir etki doğuyor.</p>

<p>Şimdi tutup <strong>“0,30 puan etki de ne ki, ne önemi var ki”</strong> denilebilir mi? Diğer mal ve hizmetlerin fiyatı hiç artmasa bile ağustos enflasyonu en az yüzde 0,30 olacak demektir.</p>

<p>Kaldı ki akaryakıta gelen bu zam, diğer mal ve hizmet fiyatlarını da mutlaka etkileyecektir. İster zorunlu yansıma şeklinde olsun, ister bahane etkisiyle olsun; mutlaka etkileyecektir.</p>

<h2><strong>Geçen yılki artış aşılacak gibi</strong></h2>

<p>Tüketici fiyatları geçen yılın ağustos ayında yüzde 2,04 artış göstermişti. Bu yıla ilişkin tahminler ağırlıklı olarak yüzde 2 dolayında bulunuyor.</p>

<p>Ancak akaryakıttaki yüklü zam ve bu zamdan TÜFE’ye doğrudan yansıyacak 0,30 puanlık artış dikkate alındığında yüzde 2’de kalmanın çok zor olacağı söylenebilir.</p>

<p>Ağustos enflasyonu yüzde 2 ile yüzde 2,5 arasında gerçekleşecek gibi görünüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜİK’in açıklayacağı oran ne olur onu kestirmek tabii ki mümkün değil ama ağustos ayı enflasyonu yüzde 2,5’i zorlarsa şaşırmamak gerek.</p>

<p>Bu da geçen yılın ağustosundaki oranın aşılması, dolayısıyla temmuz sonunda yüzde 31,75 düzeyinde oluşan yıllık oranın bir miktar artması demek.</p>

<p>Gerçi ağustos ayındaki artış geçen yıldan düşük kalsa ve yıllık oran örneğin yüzde 31,50’ye inse ne olur, ağustos artışı geçen yılı aşsa ve yıllık oran örneğin yüzde 32’ye çıksa ne olur!</p>

<p>Baksanıza hâlâ yüzde 31-32’lerde debelenip duruyoruz! Hem de bir yılı aşkın süredir…</p>

<p><strong>Alaattin Aktaş-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/agustosta-akaryakit-kaynakli-03-puan-enflasyon-simdiden-kesin</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/03/benzin3.jpg" type="image/jpeg" length="24657"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kafelerde derbinin faturası 10-15 kat artış gösterdi, kişi başı maliyet 4 bin liraya çıktı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kafelerde-derbinin-faturasi-10-15-kat-artis-gosterdi-kisi-basi-maliyet-4-bin-liraya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kafelerde-derbinin-faturasi-10-15-kat-artis-gosterdi-kisi-basi-maliyet-4-bin-liraya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Restoran ve kafelerin futbol maçı yayınları için ödediği Digiturk ücretleri 10 ila 15 kat arttı, geçen yıl 1 milyon lira ödeyen işletmelerden 15 milyon lira talep edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO) Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi'nin Meclis ve Komite Üyesi Rouzben Gergeri, restoran ve kafelerin karşı karşıya olduğu maliyet artışlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İTO’nun Ağustos ayı meclis toplantısında konuşan Gergeri, işletmelerin spor karşılaşmalarını müşterilerine izletebilmek için kullandığı Digiturk yayınlarının maliyetinde bu yıl olağan enflasyonun çok üzerinde artış yaşandığını söyledi. Geçen yıl da yayın maliyetlerinin yüksek olduğunu ve sektör olarak Digiturk ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Gergeri, yapılan görüşmeler sonucunda bir miktar indirim aldıklarını ancak fiyatları istedikleri seviyeye çekemediklerini ifade etti.</p>

<p>Bu yıl ise tablonun çok daha ağır olduğunu dile getiren Gergeri, Digiturk maliyetlerinin restoran ve kafeler açısından 10 ila 15 kat arasında arttığını söyledi. “Geçen yıl 1 milyon lira Digiturk'e ödeyen işletmeden bu yıl 15 milyon lira isteniyor” diyen Gergeri, artışın restoranların genel maliyet yapısıyla karşılaştırıldığında sürdürülebilir olmadığını vurguladı.</p>

<h2><strong>Derbi başına yayın maliyeti</strong></h2>

<p>Gergeri, yayın ücretlerinin restoran müşterisine yansıyan boyutunu da yaklaşık 26 büyük derbi üzerinden hesapladı. Buna göre bir işletmenin yıllık yayın maliyetini karşılayabilmesi için, sadece maç yayını nedeniyle müşterilerden ciddi bir ek gelir elde etmesi gerekiyor. Gergeri, bir kişinin restoranda bir derbiyi izlemek için kişi başına yaklaşık 4 bin lira yalnızca maç yayını maliyeti oluşturduğunu belirtti. Bu rakamın restoranların müşteriye sunduğu yemek, içecek, personel, kira ve diğer işletme giderlerinden bağımsız olduğunu ifade eden Gergeri, sektörün mevcut fiyatlarla bu maliyeti karşılamasının mümkün olmadığını savundu. Gergeri, restoran fiyatlarının neden yükseldiğinin sorgulandığını ancak işletmelerin çok sayıda maliyet kaleminde yüksek artışlarla karşı karşıya kaldığını belirterek, Digiturk ücretlerindeki artışa tepki gösterdi. “Enflasyon yüzde 30-32, hadi yüzde 35 olsun. Nerede yüzde 30-35, nerede yüzde 1.500 yani 15 kat?” diyen Gergeri, yayın maliyetlerindeki artışın sektör açısından ciddi bir baskı oluşturduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Bir restoranın gideri sadece bu değil</strong></h2>

<p>Yayın ücretlerindeki artışın restoranların toplam maliyetleri içindeki kalemlerden yalnızca biri olduğunu vurgulayan Gergeri, işletmelerin aynı zamanda personel, kira, enerji, gıda ve diğer giderlerde de artışlarla mücadele ettiğini belirtti. Gergeri, yüksek yayın maliyetlerinin özellikle maç izlemek amacıyla restoran ve kafeleri tercih eden müşteriler açısından da fiyatları yukarı çekebileceğini söyledi. 1999’da kurulan Digiturk, 2016’dan bu yana Katar merkezli beIN Media Group bünyesinde faaliyet gösteriyor. Türkiye’nin en büyük ücretli TV platformlarından biri olan Digiturk’ün abone sayısı farklı kaynaklarda 2,5 milyon-3,5 milyon arasında ifade edilirken, platform restoran, kafe ve oteller gibi ticari işletmelere de özel yayın paketleri sunuyor.</p>

<h2><strong>İç piyasadan çekilen müşteri yüzde 38</strong></h2>

<p>Gergeri'nin dikkat çektiği ikinci konu ise Türk vatandaşlarının tatil tercihlerindeki değişim oldu. Yurt dışı tatillerinin daha ucuz bulunması nedeniyle vatandaşların harcamalarının bir bölümünü yurt dışına yönlendirdiğini belirten Gergeri, bunun iç turizm ve yeme-içme sektöründe ciddi bir talep kaybına yol açtığını söyledi. Gergeri, 2026'nın ilk 5 ayında iç piyasadan çekilen müşteri oranının yüzde 38 olduğunu ifade ederek, bu gelişmenin yalnızca restoran ve turizm işletmelerinin cirolarını azaltmadığını, aynı zamanda işletmelerin maliyetlerini de artıran bir döngü yarattığını belirtti. Gergeri, yurt dışına çıkan paranın iç piyasadaki işletmelerin gelirlerini azalttığını, düşen müşteri sayısının ise işletme başına düşen maliyetleri artırdığını söyledi. Gergeri, “Paramızı yurt dışına taşıyoruz ve içerideki restoranlara ya da turizm tesislerine yüzde 38 daha az gidiyoruz. Bu ne demek? Oradaki bütün işletmelerin maliyetlerini tekrar artırıyorsun demek” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Kadıköy esnafından fiyat tepkisi!</strong></h2>

<p>Rouzben Gergeri, S Sport'ta da benzer bir durum olduğuna dikkat çekti. Esnaftan gelen şikayetleri ileten Gergeri, "Bu yıl Fenerbahçe'nin iki kupa maçının gösterimini aldı. Bunu 130 bin liradan esnaflara pazarladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu iki maçı pazarlarken de esnafa 'bu parayı müşteriye yansıtsın direkt. Müşterinizden alın' diyor. Digiturk de Kadıköy bölgesinde maçı seyretmek isteyen kişilere bunu direkt yansıtsın, maç başı ücret alın diyor. Ama esnaf bunu istemiyor. Çünkü çok çirkin bir şey. Fiyata ayrıca maç bedelini yazmak zorunda kalıyorsunuz. Kadıköy'deki esnafların neredeyse hiçbiri henüz Digiturk'ü almadı. Ve maç yayını yapmıyor. Gelen müşteriler cep telefonundan maçları izlediler" şeklinde konuştu. Öte yandan spor yayınları için restoran ve kafelerin ödediği bedeller tartışılırken, tüketici tarafında da ücretli spor yayınlarının kalitesi konusunda şikâyetler bulunuyor. Şikayetvar'da S Sport ve S Sport Plus için çok sayıda yayın kesintisi, donma, bağlantı kopması ve maç sırasında uygulamanın kullanıcıyı yayından atması yönünde şikayet yer alıyor. S Sport Plus'ın Şikayetvar sayfasında platform için 520 şikayet listelenirken, yakın tarihli şikayetlerin önemli bölümünün canlı yayın sorunlarıyla ilgili olması dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Yener Karadeniz-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kafelerde-derbinin-faturasi-10-15-kat-artis-gosterdi-kisi-basi-maliyet-4-bin-liraya-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/08/kafe3.jpg" type="image/jpeg" length="59252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın sert düşüşün ardından yükselişe geçti]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/altin-sert-dususun-ardindan-yukselise-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/altin-sert-dususun-ardindan-yukselise-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları, salı günü yaşanan yaklaşık yüzde 2'lik sert düşüşün ardından çarşamba günü yeniden yükselişe geçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Altındaki toparlanmada ABD Hazine tahvil getirilerindeki geri çekilme etkili oldu.</p>

<p>Yatırımcıların odağında ise artık Fed'in Temmuz toplantısının tutanakları bulunuyor. Tutanakların, merkez bankasının önümüzdeki dönemde faiz politikasına ilişkin düşüncelerini daha net ortaya koyması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Gözler faiz mesajında</strong></h2>

<p>Fed'in 28-29 Temmuz'daki Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısına ilişkin tutanaklar TSİ 18.00'de açıklanacak. Piyasa, özellikle faiz artırımını savunan üyelerin gerekçelerine ve toplantı sırasında oluşan görüş ayrılıklarına odaklanacak.</p>

<p>CME FedWatch verilerine göre yatırımcılar, Fed'in eylül ayında faizleri sabit tutma ihtimalini yüzde 64, faiz artırma ihtimalini ise yüzde 36 olarak fiyatlıyor.</p>

<p>ABD ekonomisinden gelen zayıf veriler, faiz artırım beklentilerinin önceki döneme göre gerilemesinde etkili oldu.</p>

<p>Daha güvercin bir Fed mesajı altın için destekleyici olabilir. Buna karşılık enflasyon ve faizler konusunda daha sert mesajlar, dolar ve tahvil getirilerini yukarı çekerek altın üzerinde baskı yaratabilir.</p>

<h2><strong>Tahvil faizlerindeki düşüş altına destek verdi</strong></h2>

<p>Altındaki yükselişin arkasındaki bir diğer önemli gelişme ABD tahvil faizlerindeki geri çekilme oldu.</p>

<p>ABD uzun vadeli tahvil getirileri, salı günü ulaştıkları yüksek seviyelerden geri çekildi. Son dönemde küresel tahvil piyasalarında yaşanan satış dalgası nedeniyle ABD, Japonya ve diğer büyük ekonomilerde uzun vadeli borçlanma maliyetleri yüksek seviyelere ulaşmıştı.</p>

<p>Tahvil faizlerinin gerilemesi altın açısından olumlu kabul ediliyor. Çünkü faiz getirisi sağlamayan altının yatırımcı açısından fırsat maliyeti azalıyor.</p>

<p>OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong da Fed'in faiz artırım beklentilerindeki düşüşün altın için destekleyici olduğunu belirtirken, artan mali endişelerin de değerli metal lehine çalıştığını ifade etti.</p>

<h2><strong>4.390 dolar aşılırsa...</strong></h2>

<p>Altında teknik görünüm açısından yatırımcıların izlediği en önemli bölgelerden biri 4.390 dolar seviyesi.</p>

<p>Cnbc-e'nin derlediği habere göre; FXTM Piyasa Araştırmaları Başkanı Lukman Otunuga, altının bu seviyenin üzerinde kalıcı bir kırılma gerçekleştirmesi halinde 4.505 dolara doğru yeni bir yükseliş hareketinin önünün açılabileceğini belirtti. Bu senaryoda salı günkü sert düşüşün ardından oluşan kayıpların önemli bölümünün geri alınması mümkün olabilir.</p>

<p>Ancak 4.390 doların altında kalınması halinde piyasanın yeniden satış baskısıyla karşılaşması ve hareketin bir süre daha dalgalı seyretmesi beklenebilir.</p>

<h2><strong>4.300 dolar kritik destek</strong></h2>

<p>Altında aşağı yönlü senaryoda ise 4.300 dolar seviyesi kritik önem taşıyor.</p>

<p>Otunuga'ya göre bu seviyenin altına inilmesi halinde satış baskısı güçlenebilir ve yatırımcıların karşısına 4.200 ile 4.150 dolar seviyeleri çıkabilir.</p>

<p>Dolayısıyla altının kısa vadeli görünümünde 4.300-4.390 dolar aralığı önemli bir karar bölgesi haline geldi. Bu bandın hangi yöne kırılacağı üzerinde Fed tutanaklarından çıkacak mesajların yanı sıra ABD tahvil faizleri ve doların seyri de belirleyici olacak.</p>

<h2><strong>İran ve Hürmüz Boğazı da fiyatlamayı etkiliyor</strong></h2>

<p>Altın piyasasının gündeminde para politikası kadar jeopolitik riskler de bulunuyor.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, salı günü İran ile herhangi bir görüşme yapılmadığını söyledi ve Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu savundu. Bu açıklamalar, İran'ın söz konusu kritik su yolundaki gemi trafiğinin kapalı olduğu yönündeki iddiasıyla çelişti.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler petrol piyasası üzerinden de altını etkileyebilir. Bölgedeki gerilimin artması güvenli liman talebini destekleyebilirken, petrol fiyatlarının yükselmesi küresel enflasyon beklentilerini artırarak faizler üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabilir.</p>

<p>Bu nedenle jeopolitik risk altın için hem doğrudan destek hem de dolaylı bir risk unsuru oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Petrol yükselişe devam ediyor</strong></h2>

<p>Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatları da üst üste dördüncü seansta yükselişini sürdürdü.</p>

<p>Petrol piyasasında arz güvenliğine ilişkin endişelerin artması enerji fiyatlarını yukarı taşırken, bu gelişme küresel enflasyon açısından da yakından izleniyor.</p>

<p>Petrol fiyatlarının daha uzun süre yüksek kalması halinde merkez bankalarının faiz indirimlerinde daha temkinli davranması gerekebilir. Böyle bir tablo altın üzerinde baskı oluşturabilir.</p>

<p>Buna karşılık çatışma ve arz risklerinin büyümesi halinde güvenli liman talebindeki artış, altın fiyatlarında yükselişi destekleyebilir.</p>

<h2><strong>Gümüşte düşüş, platinde yükseliş</strong></h2>

<p>Altın dışındaki değerli metallerde ise farklı fiyatlamalar görüldü.</p>

<p>Spot gümüş yüzde 0,4 gerileyerek ons başına 63,03 dolar seviyesine inerken, platin yüzde 0,5 artışla 1.720,10 dolara yükseldi. Paladyum ise 1.289,45 dolar civarında yatay seyretti.</p>

<p>TD Securities, gümüş ve platin grubu metallerin 2027'nin ikinci yarısında daha destekleyici bir makroekonomik ortamdan faydalanabileceğini değerlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enflasyon risklerinin azalması, doların zayıflaması ve taşıma maliyetlerinin düşmesi halinde bu metallerin altından daha güçlü performans gösterebileceği öngörülüyor.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/altin-sert-dususun-ardindan-yukselise-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/kapalicarsialtin.jpg" type="image/jpeg" length="57463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı'ndan yanıltıcı reklamlara 218 milyon TL'lik ceza]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ticaret-bakanligindan-yaniltici-reklamlara-218-milyon-tllik-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ticaret-bakanligindan-yaniltici-reklamlara-218-milyon-tllik-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalara karşı 2026 yılında 218 milyon 478 bin lira ceza uygulandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı</strong>, tüketicileri yanıltan reklamlar ile haksız ticari uygulamalara yönelik denetimlerde 2026 yılı içinde toplam 218 milyon 478 bin 14 lira idari para cezası uygulandığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma göre <strong>Reklam Kurulu</strong>, yılın başından bu yana yaklaşık 26 bin başvuruyu değerlendirdi.</p>

<p>Reklam Kurulu'nun 13 Ağustos 2026'da gerçekleştirilen 372'nci toplantısında 105 dosya ele alındı. Bunlardan 87'sinin mevzuata aykırı olduğu belirlenirken ilgili kişi ve şirketler hakkında toplam 32 milyon 683 bin 631 lira idari para cezası verilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Toplantıda tüketici yorumlarının gerekçesiz biçimde yayımlanmaması, çevrim içi yemek siparişi platformlarında sahte işletme bilgileri kullanılması ve ürün ambalajlarında yanıltıcı görsellere yer verilmesi gibi uygulamalar değerlendirildi.</p>

<h3><strong>Olumlu tüketici yorumunu yayımlamayan şirkete ceza</strong></h3>

<p>Kurulun incelediği dosyalardan birinde, satın alınan ürüne ilişkin tüketici yorumunun somut bir açıklama yapılmadan, şirketin belirlediği kurallara aykırı olduğu gerekçesiyle internet sitesinde yayımlanmadığı tespit edildi.</p>

<p>Yorumun içeriği değiştirilmeden farklı bir değerlendirme kategorisinde paylaşılması mümkün olmasına rağmen yüksek memnuniyet içeren yorumun yayımlanmaması, haksız ticari uygulama olarak değerlendirildi. İlgili şirkete 2 milyon 167 bin 412 lira idari para cezası uygulandı.</p>

<h3><strong>Tek restoran için çok sayıda sahte işletme oluşturuldu</strong></h3>

<p>Bir başka incelemede, fiilen tek bir restoran bulunmasına rağmen çevrim içi yemek siparişi platformlarında farklı işletme adları ve sahte adreslerin kullanıldığı belirlendi.</p>

<p>Bu yöntemle tüketicilerde birbirinden bağımsız çok sayıda işletmenin farklı adreslerde faaliyet gösterdiği izlenimi oluşturulduğu kaydedildi. Uygulamanın ayrıca üretici, ürün değerlendirmeleri ve siparişin gönderileceği adres konusunda tüketicileri yanılttığı, haksız rekabete yol açtığı sonucuna varıldı. Dosya kapsamında iki şirket hakkında idari yaptırım kararı alındı.</p>

<h3><strong>Ambalajdaki görseller ürün içeriğini yansıtmadı</strong></h3>

<p>Kurul, "çerez tatlısı" adıyla satılan bir ürünün ambalajında fındık, Antep fıstığı ve kayısı çekirdeği görsellerinin belirgin şekilde öne çıkarıldığını da tespit etti.</p>

<p>Ürünün içeriğinde yüzde 4 fındık, yüzde 3 Antep fıstığı ve yüzde 3 kayısı çekirdeği bulunmasına karşılık yer fıstığının payının yüzde 49,5 olduğu belirlendi. Buna rağmen yer fıstığına ambalajdaki görsel sunumda yer verilmediği bildirildi.</p>

<p>Düşük oranlı bileşenlerin ambalaj tasarımında ön plana çıkarılmasının, ürünün içeriği ve bileşen oranları konusunda tüketicilerde gerçeğe aykırı bir algı oluşturabileceği değerlendirilerek uygulama hakkında idari para cezası kararı verildi.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ticaret-bakanligindan-yaniltici-reklamlara-218-milyon-tllik-ceza</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/ticaret2.jpg" type="image/jpeg" length="92747"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sıcak paraya yeni vergi mi geliyor? Maliye harekete geçti]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/sicak-paraya-yeni-vergi-mi-geliyor-maliye-harekete-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/sicak-paraya-yeni-vergi-mi-geliyor-maliye-harekete-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Maliye, yabancı ve kurumsal yatırımcıların stopaj avantajıyla para piyasası fonlarına yönelttiği kısa vadeli sermayeyi incelemeye aldı. Kurumsal yatırımcıların bu fonlardan elde ettiği gelirlerde stopaj uygulanmazken bireysel yatırımcılar yüzde 17,5 vergi ödüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Maliye</strong> yönetimi, yabancı ve kurumsal yatırımcıların para piyasası fonlarında yoğunlaşan kısa vadeli sermaye hareketlerine yönelik inceleme başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Stopaj avantajı nedeniyle bu araçlara yönelen sermayenin daha uzun vadeli ve üretken alanlara aktarılabilmesi için vergilendirme dahil çeşitli formüller üzerinde duruluyor.</p>

<p>Bloomberg HT'nin edindiği bilgilere göre Maliye, kurumsal yatırımcıların etkisiyle kısa vadeli fonlarda yaşanan hızlı büyümeyi ve bu araçlara yönelen sermayenin büyüklüğünü araştırıyor.</p>

<p>Son yıllarda hem yerli hem de yabancı yatırımcıların kısa vadeli fonlara gösterdiği ilginin belirgin şekilde arttığı ifade ediliyor. Bu kapsamda sermaye hareketlerinin yapısı ve ekonomiye sağladığı katkı incelenirken, "sıcak para" olarak tanımlanan kısa vadeli giriş ve çıkışların daha istikrarlı hale getirilmesi hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Kurumsal yatırımcılara stopaj uygulanmıyor</strong></h3>

<p>Mevcut sistemde, Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 67. maddesi kapsamında söz konusu fonlardan sağlanan kazançlar için bireysel yatırımcılardan yüzde 17,5 oranında stopaj alınıyor. Kurumsal yatırımcıların bu fonlardan elde ettiği gelirlerde ise stopaj uygulanmıyor.</p>

<p>Bu farklılığın özellikle yabancı kurumsal yatırımcıları kısa vadeli fonlara yönelttiği değerlendirilirken, sermayenin daha uzun vadeli yatırımlara aktarılmasını sağlayacak alternatifler ele alınıyor.</p>

<h3><strong>Hedef daha kalıcı ve üretken sermaye</strong></h3>

<p>Maliye tarafından yürütülen çalışmada vergi düzenlemelerinin yanı sıra farklı seçeneklerin de değerlendirildiği belirtiliyor.</p>

<p>Henüz kesinleşmiş bir düzenleme bulunmazken çalışmanın, kısa vadeli sermaye hareketlerini sınırlamaya ve Türkiye'ye gelen fonların daha kalıcı, istikrarlı ve üretken yatırımlara dönüşmesini sağlamaya odaklandığı kaydediliyor.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/sicak-paraya-yeni-vergi-mi-geliyor-maliye-harekete-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/07/maliye2.jpg" type="image/jpeg" length="90264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Giderin geç kaydı / Verginin erken ödenmesi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/giderin-gec-kaydi-verginin-erken-odenmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/giderin-gec-kaydi-verginin-erken-odenmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticari kazançların vergilenmesinde tahakkuk ve dönemsellik ilkeleri geçerli, gelir ve giderin dikkate alınacağı dönem, bu ilkeler çerçevesinde belirleniyor. İlkelerden sapma çoğu zaman, verginin erken veya geç ödenmesiyle sonuçlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Verginin geç ödenmesi, paranın Hazine’ye olması gerektiğinden daha sonra intikal etmesi, ceza ve/veya faiz ödenmesini gerektiriyor. Kural ve işleyiş böyle ama zaman zaman erken ödeme de ceza ve/veya faiz ödenmesi riskini doğurabiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Uygulamada karşılaşılan birkaç örnek vereyim. Örnekleri çoğaltmak mümkün...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">- Bir yıla (örneğin 2024) ait gider daha sonraki bir yılın (örneğin 2025) kazancının tespitinde dikkate alınmışsa, söz konusu gider sonraki yılda (2025) kabul edilmeyebiliyor. Bu durum tarhiyat, ceza ve faizle sonuçlanıyor. Giderin yapıldığı yılla (2024) ilgili ne oluyor derseniz, çoğu zaman düzeltilemeyebiliyor. Düzeltme talebi inceleme talep edilmesi gerekebiliyor, bu ise tercih edilmiyor.</p>

<p style="text-align:justify">- Doğrudan gider yazılması gereken bir tutar, örneğin konu net olmadığı için amortisman yoluyla giderleştirilmişse, gider yazılması gereken yıldaki amortisman kabul ediliyor, sonraki yılların amortismanı kabul edilmiyor. Sonuç, tarhiyat, ceza ve faiz…</p>

<p style="text-align:justify">- Şüpheli alacak karşılığı, alacak dava veya icra aşamasına geldiği yıl değil de sonraki bir dönemde ayrılmışsa, karşılık ayrılması kabul edilmiyor. Önceki yılın düzeltilerek dikkate alınması da mümkün değil.</p>

<p style="text-align:justify">- Geçmiş yıl zararları, mahsup olanağı olduğu yılda dikkate alınmamışsa, sonraki yıllarda dikkate alınması kabul edilmiyor. Zarar mahsubu Mali İdare tarafından hak olarak görülüyor, ilgili yılda hak kullanılmamışsa, kaybolduğu düşünülüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Şüpheli alacak karşılığı ve zarar mahsubu ile ilgili konuları bu köşede daha önce birkaç defa yazdım. İlgilenenler hatırlayacaklardır ama kısaca hatırlatayım.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Şüpheli alacak karşılığının alacağın şüpheli hale geldiği yılda ayrılmaması</strong></p>

<p style="text-align:justify">Şüpheli alacak karşılığının ne zaman ayrılabileceği konusu açık değil.</p>

<p style="text-align:justify">Gelir İdaresi karşılığın, alacağın şüpheli hale geldiği hesap döneminde ayrılabileceği görüşünde. Alacak için dava açıldığı yıl karşılık ayrılmazsa, sonraki dönemlerde dava devam ediyor olsa da karşılık ayrılmasını İdare kabul etmiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Konuyla ilgili farklı yargı kararları var. Alacağın şüpheli hale geldiğinde karşılık ayrılabileceği, sonraki yıllarda karşılık ayrılmasının kabul edilmeyeceği yönünde kararlar olduğu gibi, alacağın dava veya icra safhasına geldiği yıl karşılık ayrılmasının zorunlu olmadığı, daha sonraki yıllarda da karşılık ayrılabileceği yönünde kararlar da var. Son yıllarda verilen kararlarda, önemli olan karşılık ayrıldığı yılda alacağın şüpheli alacak niteliğinin devam edip etmediğine bakılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Ben, son yıllarda verilen yargı kararlarında olduğu gibi, dava açıldığı yıl karşılık ayrılmamışsa, sonraki yıllarda da karşılık ayrılabileceğini, bunu engelleyen yasal bir düzenlemenin olmadığını düşünüyorum.</p>

<p style="text-align:justify">Alacağın şüpheli hale geldiği yılda karşılık ayrılmamasının mükellefe bir avantajı yok, bunda Hazinenin de bir kaybı yok. Karşılık ayrılmaması verginin erken ödenmesi dışında bir sonucu yok.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Zarar mahsubunun ilgili dönemde yapılmaması</strong></p>

<p style="text-align:justify">Cari dönemde kurum kazancı olmasına rağmen geçmiş yıl zararları mahsup edilmezse, yapılacak uygulama konusunda üç farklı görüş var.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>- Birinci görüş;</strong> Mahsup olanağı olmasına rağmen mahsup edilmeyen zarar tutarının mahsup hakkı ortadan kalkar. Gelir İdaresi bu görüşte.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>- İkinci görüş:</strong> Zarar mahsup hakkı kullanılmayan beyanname düzetilerek zarar mahsup hakkı kullanılabilir. Bu yönde verilmiş tespit edebildiğim bir yargı kararı var. (Danıştay Dördüncü Dairesinin 14.01.2021 tarih ve E:2016/14644 K:2021/240 sayılı Kararı.)</p>

<p style="text-align:justify"><strong>- Üçüncü görüş:</strong> Kullanılmayan zarar mahsup hakkı, beş yıllık süre sınırı kapsamında, sonraki yıllarda kullanılabilir. Bu konuda da yargı kararları var. (Danıştay Üçüncü Dairesi’nin 17.03.2015 tarihli ve E.2011/4940 K.2015/1312 sayılı kararı, Danıştay Dördüncü Dairesi’nin 17.11.2021 tarih ve E:2017/2375 K:2021/6891 sayılı kararı.)</p>

<p style="text-align:justify">Kişisel değerlendirmeme gelince, geçmiş yıl zararlarının niteliği istisnalardan ve diğer indirimlerden farklı. Kaynağı geçmiş yıllardaki giderler olduğu için giderlerle aynı nitelikte. Dolayısıyla zarar mahsubu zamanında yapılmadıysa, düzeltilebilir diye düşünüyorum.</p>

<p style="text-align:justify">Kullanılmayan zarar mahsup hakkının sonraki yıllarda kullanılabileceği yönündeki yargı kararı, dönemsellik ilkesine uygunluk açısından tartışılabilir. Ancak bunda da işin esası itibariyle bir sakınca görmüyorum. Zarar mahsup hakkının daha sonraki bir yılda yapılmasının, istisnai bazı durumlar hariç, erken vergi ödemek dışında bir sonucu yok. Bunu cezalandırmak için de bir neden yok. İade işlemlerini ortadan kaldırdığı için pratik de bir uygulama.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Giderin yapıldığı yıl kazancının tespitinde dikkate alınmaması</strong></p>

<p style="text-align:justify">Çeşitli nedenlerle (faturanın özellikle yurt dışından gelecek faturalarda geç gelmesi, kaydın unutulması, fatura tutarının zamanında belirlenememesi, vb), gider faturaları ilgili olduğu dönem kazancının belirlenmesinde dikkate alınamamış olabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu durumun yukarıda bahsettiğim zarar mahsubu konusundan çok farkı yok. İlgili dönem beyannamesinin düzeltilip, fazla ödenen verginin iadesi gerekir. Bunun yerine faturanın sonraki dönem kazancının tespitinde dikkate alınması halinde ne ile karşılaşırız sorusuna cevabım, yeni tarihli bir Danıştay kararını özetleyerek vereyim.</p>

<p style="text-align:justify">Karara konu somut olayda, 2016 yılı incelenen kurumda, 2016 öncesi yıllara ait kredi faiz giderlerinin de 2026 yılı kazancının tespitinde dikkate alındığı görülmüş, dönemsellik ilkesi gereği bu giderler kabul edilmeyerek kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmış.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda yer alan özet bilgiden, kredi faiz giderlerinin 2013-2016 yıllarına ilişkin olduğu, gider toplamının tamamının 2016 yılı kazancının tespitinde dikkate alındığı, 2013-2015 dönemi faiz giderlerinin ilgili yıllarda dikkate alınmadığının inceleme raporunda da açıkça yer aldığı anlaşılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Davaya bakan Vergi Mahkemesi’nin, 2016 yılına ilişkin olmayan faiz ve komisyon giderlerinin bu dönemde dikkate alınmayacağı gerekçesiyle yapılan tarhiyatı hukuka aykırı bulmayan kararı, Bölge İdare Mahkemesi tarafından da uygun bulunmuş ve istinaf başvurusu reddedilmiş.</p>

<p style="text-align:justify">Temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, yapılan işlemin vergi kaybına neden olmadığı gerekçesiyle, geçmiş hesap dönemlerine ilişkin kredi <a href="https://www.ekonomim.com/finans/faiz" rel="nofollow" target="_blank" title="Faiz">faiz</a> giderlerinin 2016 hesap dönemine aktarılıp giderleştirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşmış ve aksi yöndeki Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuş. (Danıştay Dördüncü Dairesi’nin 25.05.2023 tarih ve E:2020/2306 K:2023/2883 sayılı kararı.) Kararın tam metni Danıştayın resmi internet sitesinde var, ilgilenenler inceleyebilir.</p>

<p style="text-align:justify">İlgili dönemde dikkate alınmayan bir giderin, ya ilgili dönem beyannamesi düzeltilerek veya sonraki bir dönemde gider kaydı yapılarak dikkate alınması gerekir. Ben düzeltmenin hukuken daha doğru olduğunu düşünüyorum. Ancak düzeltme hem mükellef hem de İdare açısından kolay değil. Düzeltme müessesesi iyi işleyen bir yöntem değil ne yazık ki.</p>

<p style="text-align:justify">Bir giderinin dikkate alınamadığını tespit eden mükellefin ilgili dönem beyannamesini düzelterek fazladan ödediği vergiyi iade olarak alabileceğini düşünüyorum. Ancak yukarıda belirttiğim gerekçeyle, bu işlemin kolaylaştırılmasına ihtiyaç var.</p>

<p style="text-align:justify">Önceki dönemlere ait giderin sonraki dönemde dikkate alındığının incelemede tespiti halinde ise bunun eleştiri konusu olmaması gerektiğini düşünüyorum. Vergi incelemesinden amaç ödenmesi gereken verginin doğruluğunu tespit etmek ve sağlamaksa, incelenen mükellef de giderini daha sonraki bir dönemde dikkate alarak vergisini olması gerektiğinden daha önceki bir dönemde ödemişse, ek tarhiyatı gerektiren bir durum yok diye değerlendiriyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim.com | Recep BIYIK</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/giderin-gec-kaydi-verginin-erken-odenmesi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/kurumlar-vergisi-12.jpg" type="image/jpeg" length="58721"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zekâ faizleri tırmandırırken]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-faizleri-tirmandirirken</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-faizleri-tirmandirirken" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ (YZ) birkaç yıl öncesine kadar teknoloji hisselerini ilgilendiren bir hikâ­ye iken artık veri merkezlerinden enerji altyapısına, çip fabrikalarından tahvil piyasala­rına kadar uzanan dev bir yatırım döngüsüne dö­nüşmüş durumda.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Reuters’te geçtiğimiz günler­de yayınlanan bir analizde büyük ekonomilerde enflasyondan arındırılmış uzun vadeli borçlan­ma maliyetlerinin son on yılı aşkın dönemin en yüksek seviyelerine ulaştığının altı çizilerek, bu­nu besleyen unsurlardan birinin de YZ yatırım­larının yarattığı devasa sermaye ihtiyacı olduğu belirtildi. O halde YZ sadece bir verimlilik hika­yesi değil aynı zamanda küresel fon piyasasında rekabeti hızlandıran bir yatırım dalgası.</p>

<h3><strong>Reel faizler son on yılın zirvesinde . . .</strong></h3>

<p>ABD’de 30 yıllık tahvillerin reel getirisi (enf­lasyondan arındırılmış) yüzde 3 ile yaklaşık 18 yılın zirvesine yaklaşırken, İngiltere ve Alman­ya’da da uzun vadeli reel getiriler son on yılı aş­kın dönemin en yüksek seviyelerinde. Bunun çe­şitli nedenleri var. İlk sırada artan kamu borçlan­ması yer alıyor. Yüksek bütçe açıklarını finanse etmek isteyen hükümetlerin daha fazla tahvil ih­raç etmesi, piyasadaki tahvil arzını artırırken ya­tırımcıların da bu tahvilleri almak için daha yük­sek getiri talep etmesine neden oluyor. ABD’de bütçe açığının GSYH’nin yaklaşık yüzde 6’sına ulaşması bu baskının en önemli örneklerinden biri. Son 50 yılın yaklaşık yüzde 3.8 olan ortala­masına göre önemli bir artış söz konusu.</p>

<p>Buna ek olarak, uzun vadeli risk algısı da de­ğişiyor. Piyasalarda sadece merkez bankaları­nın olası faiz kararları değil; jeopolitik riskler gölgesinde enflasyon riski, kamu borçlarındaki artış görünümü ve bir süre daha yüksek kalacak faiz ortamı da fiyatlanıyor. Tüm bu riskler de ya­tırımcıların uzun vadeli tahvilleri taşımak için daha yüksek bir risk primi istemesine yol açı­yor. Bu geleneksel unsurların yanına artık yeni ve hızla artan bir sermaye talebi daha ekleniyor: yapay zekâ.</p>

<h3><strong>Sermaye piyasalarının yeni büyük oyuncusu fonlama maliyetlerini daha da yukarı çekecek . . .</strong></h3>

<p>Veri merkezlerinden çiplere, elektrik üreti­minden şebeke yatırımlarına kadar uzanan YZ altyapısını finanse etmek için teknoloji şirket­lerinin yüz milyarlarca dolarlık kaynağa ihtiya­cı var. Bu koşullarda teknoloji şirketlerinin artık tahvil ve kredi piyasalarına daha fazla yöneldik­leri de görülüyor. Rakamlar gerçekten devasa bo­yutta.</p>

<p>Morgan Stanley’nin yayınladığı bir rapora göre küresel YZ bağlantılı borç ihracı 2026’nın ilk beş ayında yaklaşık 236 milyar dolara ulaşır­ken, bu rakamın geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yaklaşık dört katı olduğunun altı çiziliyor. Yılın tamamında ise borçlanmanın 570 milyar dolara yaklaşması bekleniyor. Morgan Stanley raporunda, büyük teknoloji şirketlerinin serma­ye harcamalarının 2027’de 1 trilyon doları aşa­bileceği öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alphabet, Amazon, Mic­rosoft ve Meta gibi büyük teknoloji şirketlerinin yalnızca bu yılki yatırım harcamalarının yakla­şık 700 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. JPMorgan Asset Management’ın hesaplamala­rına göre büyük teknoloji şirketlerinin YZ yatı­rımlarının faaliyetlerden yarattıkları nakit akı­şına oranı 2023’te yüzde 33 iken 2026’da yüzde 93’e kadar yükselmiş durumda. Bu da teknoloji şirketlerinin önümüzdeki dönemde dış finans­mana daha fazla başvuracağı anlamına geliyor.</p>

<h3><strong>Riskler kadar fırsatlar da büyüyor...</strong></h3>

<p>YZ yatırımlarında asıl mesele artık ne kadar para harcandığından çok, bu sermayenin ne ka­dar verimlilik yaratacağı. Burada iki farklı se­naryo öne çıkıyor. Eğer YZ kullanımı beklen­diği şekliyle şirketlerin maliyetlerini düşürür, verimliliği ve gelirleri artırırsa, bugün yapılan büyük yatırımların karşılığı alınabilir. Üstelik kazananlar yalnızca YZ teknolojisini geliştiren şirketler olmayabilir. Rekabet YZ hizmetlerini ucuzlattıkça, finans, sağlık, sanayi ve perakende gibi teknolojiyi kullanabilen sektörler de bu pas­tadan pay alabilir.</p>

<p>Olumsuz senaryoda ise riskle­rin etki alanı daha da genişleyebilir. Şirketler YZ yatırımlarından bekledikleri geliri ve verimlilik artışını sağlayamazsa yüksek sermaye harcama­larının hızla sorgulanmaya başlanacağı, sadece teknoloji şirketlerini değil; çiplerden veri mer­kezlerine, enerjiden elektrik altyapısına kadar YZ yatırım döngüsünden beslenen geniş bir eko­sistemi etkileyecek olumsuz bir tablo ortaya çı­kabilir.</p>

<p>Yüksek reel faizlerin devam etmesi de bu bas­kıyı artırarak özellikle yüksek değerlemeli ama nakit akışı zayıf şirketlerde daha sert fiyat dü­zeltmelerine neden olabilir. Dolayısıyla hangi şirketin ne kadar YZ yatırımı yaptığından ziya­de, bu yatırımların nakit akışına dönüşü ilk kri­ter olacak. Özetle, YZ’ye yatırım yapmak değil, YZ yatırımını sürdürülebilir nakit akışına dö­nüştürenler zirvede kalacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Prof. Dr. Dilek LEBLEBİCİ TEKER</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-faizleri-tirmandirirken</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/08/cip-krizi.webp" type="image/jpeg" length="57267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borçlanma bedelini geri alabilir miyim?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/borclanma-bedelini-geri-alabilir-miyim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/borclanma-bedelini-geri-alabilir-miyim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğum borçlanması ile yaptığım ödemeyi geri alabilir miyim?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Soru: 1981 doğumluyum. Sigorta giriş tarihim 1 Kasım 1997’dir. EYT kanunu çıkmadan önce e- Devlet’te emeklilik yaşım 54 görünüyordu. 2025’te doğum borçlanması yaptım. Şu an 4612 gün primim var. Fakat primi 5975’e tamamlamam zor görünüyor. Doğum borçlanması ile yaptığım ödemeyi geri alabilir miyim? Primimi 3600 güne tamamlarsam kaç yaşında emekli olurum? Borçlanmayı geri aldığımda kalan 3172 günü isteğe bağlı ödeyerek 3600’e tamamlayabilir miyim? KEVSER</p>

<p style="text-align:justify">Cevap: Borçlanmadan feragat ederek, ödediğiniz prim tutarını geri alabilirsiniz. İlk girişte adınıza prim ödemesi varsa, yaş haddinden emekli olmak için; 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme ve 58 yaş şartlarına tabisiniz. Doğum borçlanmasıyla kazandığınız günler düştükten sonra 3172 gün priminiz kalıyorsa, 428 gün isteğe bağlı prim ödeyerek priminizi 3600 güne tamamlamanız şartıyla, 2039’da 58 yaşınızı dolduracağınız tarihte emekli olabilirsiniz.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>EŞİNİZ 60 YAŞI DOLDURACAK</strong></p>

<p style="text-align:justify">Soru: 1969 doğumlu eşimin SSK başlangıç tarihi 1987’dir. Acaba eşim, 3600 gün primle kaç yaşında emekli olabilir? Naciye KURT Cevap: Eşiniz; yaş haddinden emekli olmak için; 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme ve 60 yaş şartlarına tabi. 3600 gün prim ödemiş olması şartıyla, 2029’da 60 yaşını dolduracağı tarihte emekli olabilir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>NEDEN MALUL EN EMEKLİ OLAMIYORUM?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Soru: 1 Ocak 1970 doğumluyum. SSK giriş tarihim 22 Mayıs 1995 olup toplam 2100 gün primim var. 2004 yılında ameliyat oldum. Kronik kalp hastasıyım, hp tansiyon hastasıyım, tip 2 diyabet hastasıyım, akciğerimde koa başlangıcı var. Karaciğerde büyüme var. Pisikiyatri hastalığım ve prostat hastalığım var. 2023’te yüzde 71 süresiz rapor aldım. Buna rağmen malulen emeklilik başvurum ret edildi. Yüksek Sağlık Kurulun’dan ret geldi. Şimdi iş mahkemesinde, adli tıp raporu için muayene oldum. Mahkemeyi kaybedersem, AYM ve AİM gitme hakkım var mı? MİTHAT</p>

<p style="text-align:justify">Cevap: Malulen emekli olmak için; tek hastalıktan dolayı en az yüzde 60 oranında işgücü kaybı aranıyor. Değişik hastalıkların işgücü kayıpları toplanarak sonuca gidilmiyor. Muhtemelen tek hastalıktan yüzde 60 oranında işgücü kaybınız olmadığından malulen emekli olamadınız. Yargıdan sonuç alamazsanız, AYM’ye bireysel başvuru yapabilirsiniz. AYM’den de sonuç alamazsanız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) de başvuru yapabilirsiniz. Ancak AİHM’e emeklilik başvurum reddedildi gerekçesiyle değil de, yargı süreçlerinde bir hak ihlaliniz olmuşsa bu gerekçe ile başvuru yapabilirsiniz. Ancak malulen emekli olma uygulaması yasada ayrıntılı olarak açıklanmış ve yargı süreçleri de belirlenmiştir. Yerel mahkemeden sonuç alamamanız halinde, bu mahkemelerden de sonuç alamayacağınız kanısındayız. Ancak malulen emekli olamadıysanız, engelli hakkıyla emekli olmayı deneyebilirsiniz. Şayet yüzde 50-59 arasında işgücü kaybı raporu alabilirseniz, emekli olmak için; 16 yıl sigortalılık süresi ve 3700 gün prim ödeme şartlarına tabi olursunuz. 1600 gün daha prim ödeyip priminizi 3700 güne tamamlamanız üzerine yapacağınız emeklilik başvurunuzda raporunuz ve tıbbi eklerini inceleyecek olan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu rapor oranınızı onaylaması halinde emekli olabilirsiniz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>5300 GÜNÜNÜZ VARSA HEMEN EMEKLİ OLABİLİRSİNİZ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Soru: 9 Haziran 1969 doğumluyum. 28 Şubat 1990-14 Ağustos 1992 arasında 18 ay askerlik yaptım. SSK başlangıç tarihim 1 Temmuz 1986’dır. Acaba ne zaman emekli olabilirim? Osman YAŞAR</p>

<p style="text-align:justify">Cevap: Emekli olmak için; 25 yıl sigortalılık süresi, 5300 gün prim ödeme ve 49 yaş şartlarına tabisiniz. 5300 gün priminiz varsa istediğiniz zaman emekli olabilirsiniz. Şayet priminiz eksikse 18 ay (540 gün) olan askerliğinizi borçlanarak priminizi 5300 güne tamamlayarak emekli olabilirsiniz. Şayet o kadar da priminiz yoksa 3600 gün prim ödemiş olmanız şartıyla, 60 yaşınızı dolduracağınız 9 Haziran 2029’da emekli olmanız da mümkün (15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme ve 60 yaş şartlarına tabi olarak).</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Posta | Ekrem SARISU</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/borclanma-bedelini-geri-alabilir-miyim</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/01/sgk-borclanma-1.webp" type="image/jpeg" length="75211"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Varlık barışından yararlanabilmek için varlıklara belli bir tarih itibariyle sahip olmak ve bunu tevsik etmek zorunlu mudur?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/varlik-barisindan-yararlanabilmek-icin-varliklara-belli-bir-tarih-itibariyle-sahip-olmak-ve-bunu-tevsik-etmek-zorunlu-mudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/varlik-barisindan-yararlanabilmek-icin-varliklara-belli-bir-tarih-itibariyle-sahip-olmak-ve-bunu-tevsik-etmek-zorunlu-mudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Varlıklara düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla sahip olma konusunun yasal düzenlemeye konu edilmemesi, bu zayıf düzenlemenin varlığına rağmen Cumhurbaşkanı'na bir yıla kadar uzatma yetkisi verilmiş olması ve ayrıca gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayanlara da varlık barışından yararlanma olanağının getirilmesi, bu düzenlemenin hazine aleyhine sonuç doğuracağını açıkça gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class="p1" style="text-align:justify">Değerli okurlar, varlık barışı ile ilgili tartışmalar bitmiyor. Son günlerde de uygulamadan yararlanabilmek için varlıklara belli bir tarih itibariyle sahip olmanın zorunlu olup olmadığı konusu yoğun bir şekilde tartışılıyor.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bunu 7582 sayılı Kanunla yapılan son düzenleme bakımından ifade etmek gerekirse, kapsama giren varlıklara (para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına), düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih olan 4 Haziran 2026 tarihi itibariyle sahip olunduğunun ispatı şart mıdır?</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu sorunun cevabını 1 Temmuz 2026 tarihli yazımda vermiştim.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Söz konusu yazımda, varlıklara belli bir tarih itibariyle sahip olma ve bunu tevsik etme şartının bulunmadığını, dolayısıyla varlıklara düzenlemenin yayımlanmasından sonraki bir tarihte sahip olunmasının varlık barışından yararlanmaya engel teşkil etmeyeceğini ifade etmiştim.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Çünkü son varlık barışı düzenlemesi olan 7582 sayılı Kanunda böyle bir şart aranmıyor. Böyle bir şartın uygulanabilmesi için bunun kanunda açık bir şekilde hüküm altına alınmış olması gerekir!</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Son düzenlemede aranmadığı gibi bu şartın ilk iki düzenleme dışında önceki düzenlemelerde de aranmadığını belirtmek isterim.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Yazının sonunda bugüne kadar yapılan tüm düzenlemeler bakımından kapsamı karşılaştırdım. İncelediğinizde açıkça göreceğiniz üzere son altı düzenlemede böyle bir şart bulunmuyor.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Demek ki ilk iki düzenlemede kanun koyucu böyle bir şart koymayı düşünmüş olmalı ki kanuna bunu açıkça yazmış. Her iki düzenlemede de varlıklara düzenlemenin yürürlüğe girmiş olduğu tarih itibariyle sahip olunduğunun kanaat verici bir belgeyle ispatlanması gerektiği düzenlenmiş bulunuyor.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Yine her ki düzenlemede de bildirim veya beyan edildiği halde varlıkların kanunların yürürlüğe girdiği tarih itibariyle sahipliği kanaat verici bir belgeyle ispatlanamadığı takdirde vergi korumasından yararlanılamayacağı da açıkça ifade edilmiş.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Sonraki düzenlemelerde böyle bir şartın aranmak istenmediği çok açık, çünkü ilgili kanunlarda böyle bir şarta yer verilmemiş.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu nedenle, son düzenleme için, varlıklara 04.06.2026 tarihi itibariyle sahip olunduğunun ispatına gerek yok! Başka bir ifade ile 04.06.2026 tarihi, varlıkların sahipliğinin ispatı için gerekli bir tarih değil.</p>

<div class="article-inline-ad-wrapper" style="text-align:justify"></div>

<p class="p1" style="text-align:justify">Sanıyorum bu konudaki tereddütler, önceki uygulamalara paralel olarak son düzenlemeye ilişkin genel tebliğde yer alan, “<i>varlıkları 04/06/2026 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, şirket adına bildirime konu edilmesinin mümkün olduğu</i>” ifadesinden kaynaklanıyor.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bakanlığın böyle bir belirleme yetkisinin bulunmadığını ve bu özel durum için tebliğde yapılan açıklamanın kanuna aykırı olduğunu düşünüyorum.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Ayrıca bu özel durumlar haricindeki olaylar açısından söz konusu uygulamanın geçerli olmadığı bence çok net.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu konuyu araştırmak için yasal düzenlemeler arasında sörf yaparken aşağıda belirttiğim bazı düşünceler oluştu kafamda:</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">* Ülkemizde yaklaşık son yirmi yılda (son düzenlemenin Cumhurbaşkanınca 31.07.2028 tarihine kadar uzatma yetkisini de dikkate alarak bu süreyi ifade ettim) sekiz kez varlık barışı düzenlemesi yapılmış. Bunun altısı son on yılda düzenlenmiş. Anlayacağınız varlık barışı son yıllarda ekonomi politikalarının önemli bir aracı haline gelmiş ve kişilerde bunun sürekli hâle geldiğine dair bir algı oluşmuş durumda.</p>

<ul>
 <li class="p1" style="text-align:justify">Geçmişte yazdığım bir yazıda varlık barışı düzenlemelerinin ülkemizde hazine açısından en zayıf düzenlemeler olduğunu ifade etmiştim. Son düzenleme birkaç açıdan bu görüşümü güçlü bir şekilde destekliyor. Öncelikle bugünkü yazımda açıkladığım gibi varlıklara düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla sahip olma konusunun yasal düzenlemeye konu edilmemesi, bu zayıf düzenlemenin varlığına rağmen Cumhurbaşkanı'na bir yıla kadar uzatma yetkisi verilmiş olması ve ayrıca gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayanlara da varlık barışından yararlanma olanağının getirilmesi bu düzenlemenin hazine aleyhine sonuç doğuracağını açıkça gösteriyor. 2026 yılında elde edilen beyana tabi gelirler için gelir vergisi beyan süresi dolmadan varlık barışından yararlanılması halinde illiyet bağının da ortaya konulması koşuluyla tarhiyat yapılamayacağı çok açık. Tabii ki varlık barışından 31 Temmuz 2027 (sürenin uzatılması halinde 31 Temmuz 2028) tarihine kadar yararlanılması mümkün, ancak vergi incelemesi başladıktan sonra yapılan bildirimler için vergi korumasından yararlanılamadığı için bu açıdan dikkatli olmak gerekir.</li>
 <li class="p1" style="text-align:justify"></li>
 <li class="p1" style="text-align:justify">Sürenin uzatılması halinde 2027 yılı gelirleri için de hazine açısından böyle bir tehlike söz konusu. Umarım süre uzatılmaz!</li>
</ul>

<p class="p1" style="text-align:justify">* İlk iki düzenlemede varlıklara belli bir tarih itibariyle sahip olunduğunun tevsik zorunluluğu getirildikten sonra ,bundan vazgeçildiği ilk düzenleme olan 6736 sayılı Kanun uygulamasında bu açıdan oluşan tereddütleri gidermek üzere yayımlanan Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 6736 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 4)’te, varlıkların süresinde Türkiye’ye getirilmesi koşuluyla, bu varlıklara yurt dışında hangi tarih itibarıyla sahip olunduğunun varlık barışından yararlanılması açısından herhangi bir öneminin bulunmadığına dair açıklamaları çok değerli buluyorum. 6736 sayılı Kanunla yapılan düzenleme sadece yurt dışında bulunan varlıklar ile sınırlı idi. Bu düzenlemeye ilişkin 4 seri no.lu Tebliğ ile yapılan açıklama, sonraki düzenlemelerde kapsama alınan yurt içi varlıklar için de geçerli kabul edilmelidir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu açıklamalar, bugünkü yazımda ulaştığım sonucu güçlendiren/doğrulayan niteliktedir. Söz konusu tebliğ sadece bu konuda değil varlık barışına ilişkin diğer konularda da çok önemli açıklamalar içeren önemli bir düzenlemedir; kimler kaleme aldıysa, ellerine sağlık!</p>

<p class="p1" style="text-align:justify"><img alt="" height="657" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/08/112d4dd8-0509-4c5c-bb4b-af04c95eda3b.webp" width="600" /></p>

<p class="p1" style="text-align:justify"><img alt="" height="802" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/08/20a28426-1ad0-46b7-8ed5-8955278017ef.webp" width="600" /></p>

<p class="p1" style="text-align:justify"><img alt="" height="235" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/08/ca5a808c-1c6e-4e12-8a5e-a1ab5444fc91.webp" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24 | Erdoğan SAĞLAM</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/varlik-barisindan-yararlanabilmek-icin-varliklara-belli-bir-tarih-itibariyle-sahip-olmak-ve-bunu-tevsik-etmek-zorunlu-mudur</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/03/varlik-barisi-gorseli-1.jpg" type="image/jpeg" length="35750"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlk yedi ayın bütçe verileri açıklandı: 5,5 milyon beyanname var ama gelir vergisinin yüzde 90’ı stopajdan]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ilk-yedi-ayin-butce-verileri-aciklandi-55-milyon-beyanname-var-ama-gelir-vergisinin-yuzde-90i-stopajdan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ilk-yedi-ayin-butce-verileri-aciklandi-55-milyon-beyanname-var-ama-gelir-vergisinin-yuzde-90i-stopajdan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belki de rakamların söylediğini en kısa şekilde şöyle ifade etmek mümkün: 5,5 milyon beyanname verilmiş olabilir; ama Türkiye’de verginin yükünü hâlâ büyük ölçüde beyan eden değil, vergisi kaynağında kesilen ve tüketirken vergi ödeyen taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 yılı Ocak–Temmuz dönemi merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerini 17 Ağustos 2026 Pazartesi günü açıkladı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İlk yedi aylık verilere göre toplam vergi gelirlerinin </span><strong><span>yüzde 44,10’u katma değer vergisi (KDV) ve özel tüketim vergisinden (ÖTV)</span></strong><span> oluşurken, </span><strong><span>dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 59,59</span></strong><span>, </span><strong><span>dolaysız vergilerin payı ise yüzde 40,41</span></strong><span> olarak gerçekleşti.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu tablo, Türkiye’de vergi sisteminin temel finansman kaynağının hâlen tüketim üzerinden alınan dolaylı vergiler olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bununla birlikte, yılın </span><strong><span>ilk yedi ayına</span></strong><span> ilişkin bu dağılımı değerlendirirken gelir ve kurumlar vergisinin tahsilat takvimini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Zira bu iki vergi türünde tahsilat yıl içine eşit dağılmamakta, belirli dönemlerde yoğunlaşmaktadır. Dolayısıyla yıl sonuna doğru dolaylı ve dolaysız vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki paylarında değişiklik yaşanması mümkündür.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Öte yandan gelir vergisinin yapısı bakımından dikkat çekici bir husus değişmemiştir. Ocak–Temmuz döneminde tahsil edilen gelir vergisinin </span><strong><span>yüzde 89,78’i stopaj yoluyla</span></strong><span>, yalnızca </span><strong><span>yüzde 8,45’i beyana dayalı</span></strong><span> olarak tahsil edilmiştir. Nitekim beyan yoluyla alınan gelir vergisinden ilk yedi ayda tahsil edilen tutar yalnızca </span><strong><span>187 milyar 396 milyon TL</span></strong><span> iken, stopaj yoluyla tahsil edilen gelir vergisi </span><strong><span>1 trilyon 991 milyar TL’ye</span></strong><span> yaklaşmıştır. Üstelik 2025 yılında elde edilen gelirlere ilişkin yaklaşık </span><strong><span>5,5 milyon gelir vergisi beyannamesi</span></strong><span> verilmiştir. Beyanname sayısında rekor kırılmış olabilir; ancak rakamlar, gelir vergisinin tahsilatında beyanın değil, hâlâ stopajın belirleyici olduğunu açıkça göstermektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Başka bir ifadeyle, gelir vergisi sisteminin finansmanı büyük ölçüde ücretliler ile stopaja tabi gelir elde eden mükellefler üzerinden sağlanmaya devam etmektedir.</span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Kurumlar vergisinde ise farklı bir görünüm söz konusudur. Kurumlar vergisinin beyan ve ödeme takvimi ile geçici vergi tahsilatının dönemsel yapısı nedeniyle tahsilat yıl içine eşit dağılmamaktadır. Nitekim Ocak–Temmuz döneminde tahsil edilen </span><strong><span>836 milyar 84 milyon TL’lik kurumlar vergisinin 802 milyar 587 milyon TL’si kurumlar geçici vergisinden</span></strong><span> oluşmaktadır. Bu nedenle dönem içindeki rakamları yıl sonu görünümü gibi değerlendirmemek gerekir. Ocak–Temmuz döneminde kurumlar vergisinin toplam vergi gelirleri içindeki payı </span><strong><span>yüzde 10,64</span></strong><span> olarak gerçekleşmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>2026 Temmuz ayı bütçe gerçekleşmeleri</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>2026 yılı Temmuz ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 790,5 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 412,4 milyar TL ve </span><strong><span>bütçe açığı 378,1 milyar TL</span></strong><span> olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 463,7 milyar TL ve faiz dışı açık ise 51,3 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Genel görünüm aşağıdaki tabloda bulunmaktadır. </span></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="249" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/08/234a56c5-fa80-4b5b-8b06-1b8b1c55b37b.webp" width="600" /></p>

<p style="text-align:justify"><span>Merkezi yönetim bütçesi 2025 yılı Temmuz ayında </span><strong><span>23 milyar 862 milyon TL açık</span></strong><span> vermişken, 2026 yılı Temmuz ayında bütçe açığı </span><strong><span>378 milyar 105 milyon TL’ye</span></strong><span> yükselmiştir. Ayrıca 2025 yılı Temmuz ayında </span><strong><span>110 milyar 726 milyon TL faiz dışı fazla</span></strong><span> verilmişken, 2026 yılı Temmuz ayında </span><strong><span>51 milyar 341 milyon TL faiz dışı açık</span></strong><span> verilmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>2026 Ocak-Temmuz dönemi bütçe giderleri</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri </span><strong><span>10 trilyon 520,7 milyar TL</span></strong><span>, bütçe gelirleri </span><strong><span>9 trilyon 199,7 milyar TL</span></strong><span> ve </span><strong><span>bütçe açığı 1 trilyon 320,9 milyar TL</span></strong><span> olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca faiz dışı bütçe giderleri </span><strong><span>8 trilyon 729,7 milyar TL</span></strong><span>, faiz dışı fazla ise </span><strong><span>470,1 milyar TL</span></strong><span> olarak gerçekleşmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Merkezi yönetim bütçesi 2025 yılı Ocak-Temmuz döneminde </span><strong><span>1 trilyon 4 milyar 340 milyon TL açık</span></strong><span> vermişken, 2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde bütçe açığı </span><strong><span>1 trilyon 320 milyar 940 milyon TL’ye</span></strong><span> yükselmiştir. 2025 yılı Ocak-Temmuz döneminde </span><strong><span>241 milyar 688 milyon TL faiz dışı fazla</span></strong><span> verilmişken, 2026 yılının aynı döneminde faiz dışı fazla </span><strong><span>470 milyar 73 milyon TL’ye</span></strong><span> yükselmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>2026 Ocak-Temmuz dönemi bütçe gelir gerçekleşmeleri</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Temmuz dönemi itibarıyla 9 trilyon 199 milyar 742 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. </span><strong><span>Vergi gelirleri 7 trilyon 854 milyar 582 milyon TL</span></strong><span>, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 1 trilyon 101 milyar 103 milyon TL olmuştur. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>2025 yılı Ocak-Temmuz döneminde bütçe gelirleri 6 trilyon 695 milyar 494 milyon TL iken 2026 yılının aynı döneminde yüzde 37,4 oranında artarak 9 trilyon 199 milyar 742 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılı Ocak-Temmuz dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37,3 oranında artarak 7 trilyon 854 milyar 582 milyon TL olmuştur.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><i><span>Aşağıdaki tabloda 2026 Ocak-Temmuz dönemi vergi gelirleri ve bu vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payları gösterilmiştir. </span></i></strong></p>

<div class="article-inline-ad-wrapper" style="text-align:justify"></div>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="600" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/08/74d29035-b670-4c76-994e-78dfac912dff.webp" width="468" /></p>

<p style="text-align:justify"><span>Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere 2026 Ocak-Temmuz döneminde KDV ve ÖTV’nin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 44,10; dolaylı vergilerin payı yüzde 59,59 ve dolaysız vergilerin payı ise yüzde 40,41 olarak gerçekleşti. </span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Bütçe hedefinin ne kadarı gerçekleşti?</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Aşağıdaki tabloda, 2026 yılı bütçe hedefleri ile Ocak–Temmuz döneminde gerçekleşen tahsilat tutarları karşılaştırmalı olarak yer almaktadır. </span></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="600" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/08/c5d1cc75-cee7-4da5-b768-1c09322eb297.webp" width="510" /></p>

<p style="text-align:justify"><span>Tabloya bakıldığında, 2026 yılının ilk yedi ayına ilişkin merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerinin toplam gelirler ve vergi gelirleri bakımından bütçe hedefleriyle genel olarak uyumlu bir seyir izlediği görülmektedir. Merkezi yönetim gelirlerinin yıl sonu bütçe hedefinin </span><strong><span>yüzde 56,56’sına</span></strong><span>, vergi gelirlerinin ise </span><strong><span>yüzde 56,78’ine</span></strong><span> ulaşılmış olması, yılın yedi aylık bölümü itibarıyla dengeli bir görünüm ortaya koymaktadır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak vergi türleri itibarıyla yapılan değerlendirme, bütçe gelirlerinin farklı kaynaklardan farklı hızlarda beslendiğini ve yılın kalan beş ayına ilişkin önemli ipuçları verdiğini göstermektedir. Gelir ve kazanç üzerinden alınan vergilerde gerçekleşme oranı </span><strong><span>yüzde 59,52’ye</span></strong><span> ulaşırken, gelir vergisinde bu oran </span><strong><span>yüzde 63,04</span></strong><span>, kurumlar vergisinde ise </span><strong><span>yüzde 51,83</span></strong><span> olarak gerçekleşmiştir. Özellikle gelir vergisinin yıllık bütçe hedefinin yaklaşık üçte ikisine daha ilk yedi ayda ulaşılmış olması dikkat çekmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Gelir vergisinin kendi içindeki dağılımı da ayrıca önemlidir. Ocak-Temmuz döneminde tahsil edilen </span><strong><span>2 trilyon 217 milyar TL’lik gelir vergisinin yaklaşık 1 trilyon 991 milyar TL’si, yani yaklaşık yüzde 90’ı stopaj yoluyla</span></strong><span> tahsil edilmiştir. Bu durum, gelir vergisinin tahsilat yapısında kaynağında kesintinin ağırlığını koruduğunu göstermektedir. Beyana dayanan gelir vergisinde ise yıllık bütçe hedefinin şimdiden </span><strong><span>yüzde 94,57’sine</span></strong><span> ulaşılmıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kurumlar vergisinde farklı bir görünüm bulunmaktadır. Beyana dayanan kurumlar vergisinde gerçekleşme oranı yalnızca </span><strong><span>yüzde 5,76</span></strong><span> düzeyinde kalırken, kurumlar geçici vergisinde yıllık hedefin </span><strong><span>yüzde 66,93’üne</span></strong><span> ulaşılmıştır. Dolayısıyla kurumlar vergisinin toplamında görülen yüzde 51,83’lük gerçekleşme oranı değerlendirilirken, verginin beyan ve ödeme takviminden kaynaklanan dönemsel etkilerin de dikkate alınması gerekmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Dâhilde alınan mal ve hizmet vergilerinde gerçekleşme oranı </span><strong><span>yüzde 52,35</span></strong><span> düzeyindedir. Bu grup içinde dâhilde alınan KDV’de yıllık hedefin </span><strong><span>yüzde 58,78’ine</span></strong><span> ulaşılmış olmasına karşılık, toplam ÖTV’de gerçekleşme oranı </span><strong><span>yüzde 43,65’te</span></strong><span> kalmıştır. Buna rağmen toplam ÖTV tahsilatının yıllık bütçe hedefinin henüz yüzde 43,65’inde kalması, yılın kalan beş ayında bütçe hedefinin yakalanabilmesi için daha güçlü bir tahsilat performansına ihtiyaç olduğunu göstermektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>ÖTV’nin alt kalemlerinde ise önemli farklılıklar bulunmaktadır. Petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV’de yıllık hedefin yalnızca </span><strong><span>yüzde 27,29’u</span></strong><span> tahsil edilmişken, motorlu taşıtlarda bu oran </span><strong><span>yüzde 44,16</span></strong><span>, alkollü içkilerde </span><strong><span>yüzde 51,89</span></strong><span>, tütün mamullerinde </span><strong><span>yüzde 55,43</span></strong><span>, kolalı gazozlarda </span><strong><span>yüzde 49,18</span></strong><span>, dayanıklı tüketim ve diğer mallarda ise </span><strong><span>yüzde 56,78</span></strong><span> düzeyindedir. Özellikle petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV’nin bütçe hedefinin oldukça gerisinde kalması, toplam ÖTV gerçekleşmesini aşağı çeken temel unsur olarak öne çıkmaktadır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Buna karşılık Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi’nde yıllık hedefin </span><strong><span>yüzde 66,09’una</span></strong><span>, Şans Oyunları Vergisi’nde </span><strong><span>yüzde 66’sına</span></strong><span> ve Özel İletişim Vergisi’nde </span><strong><span>yüzde 57,48’ine</span></strong><span> ilk yedi ayda ulaşılmıştır. Bu kalemlerdeki gerçekleşme oranları, toplam vergi gelirlerinin gerçekleşme oranının üzerinde seyretmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Dâhilde alınan KDV ile ithalde alınan KDV tahsilatlarında yıllık bütçe hedefinin sırasıyla </span><strong><span>yüzde 58,78</span></strong><span> ve </span><strong><span>yüzde 57,89’una</span></strong><span> ulaşılmış olması, iç tüketim ve ithalat üzerinden elde edilen KDV gelirlerinin bütçe hedeflerine oldukça yakın hızlarda ilerlediğini göstermektedir. Buna karşılık konaklama vergisinde gerçekleşme oranının </span><strong><span>yüzde 26,87’de</span></strong><span> kalması dikkat çekmektedir. Turizm sezonunun kalan aylarındaki tahsilat performansı, yıllık </span><strong><span>18,1 milyar TL’lik</span></strong><span> bütçe hedefine ne ölçüde yaklaşılacağını gösterecektir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Tablonun en dikkat çekici kalemlerinden biri yine Değerli Konut Vergisi’dir. Bu vergiden Ocak-Temmuz döneminde </span><strong><span>302,8 milyon TL</span></strong><span> tahsil edilmiş ve böylece </span><strong><span>144,9 milyon TL olan yıllık bütçe hedefinin yüzde 209,06’sına</span></strong><span> şimdiden ulaşılmıştır. Başka bir ifadeyle yıllık hedef, ilk yedi ayda iki katından fazla aşılmıştır. Bununla birlikte mutlak tahsilat tutarının toplam vergi gelirleri içindeki payının son derece düşük olması nedeniyle bu gelişmenin bütçe dengeleri üzerinde belirleyici bir etkisi bulunmamaktadır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>2026 yılının ilk yedi ayı sonunda bütçe gelirleri genel olarak yıllık hedeflerle uyumlu ilerlemektedir. Ancak vergi gelirlerinin bileşimi aynı ölçüde dengeli değildir. Gelir vergisi, BSMV ve bazı vergi kalemlerinde yıllık hedefin yüzde 60’ı aşılmışken, </span><strong><span>toplam ÖTV’de hedefin yüzde 43,65’i, petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV’de ise yalnızca yüzde 27,29’u</span></strong><span> tahsil edilebilmiştir. Yılın kalan beş ayında özellikle bu kalemlerdeki gelişmeler, 2026 yılı vergi geliri hedeflerinin gerçekleşmesi bakımından belirleyici olacaktır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Ocak-Temmuz 2026 ile geçen yıl aynı dönem vergi tahsilatı karşılaştırılması</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>2025 yılı Ocak-Temmuz döneminde bütçe gelirleri 6 trilyon 695 milyar 494 milyon TL iken 2026 yılının aynı döneminde yüzde 37,4 oranında artarak 9 trilyon 199 milyar 742 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılı Ocak-Temmuz dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37,3 oranında artarak 7 trilyon 854 milyar 582 milyon TL olmuştur.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><i><span>Aşağıdaki tabloda vergi kalemleri bazında Ocak-Temmuz 2026 tahsilat tutarları ile geçen yılın aynı dönemdeki tahsilat tutarları ve değişim oranları bulunmaktadır. </span></i></strong></p>

<p style="text-align:center"><img alt="" height="600" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/08/f5f545bf-6e64-4d0c-a608-59c5336326f6.webp" width="541" /></p>

<p style="text-align:justify"><span>Yukarıdaki tabloya göre 2026 yılının ilk yedi ayındaki bütçe gerçekleşmeleri, 2025 yılının aynı dönemine göre merkezi yönetim bütçe gelirlerinde yüzde 37,4, vergi gelirlerinde ise yüzde 37,3 oranında artış olduğunu göstermektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak vergi türleri itibarıyla artış oranları incelendiğinde oldukça farklı bir tablo ortaya çıkmaktadır. Gelir vergisi (%53,3), kurumlar vergisi (%51,8), damga vergisi (%52,2), harçlar (%71,5) ve veraset ve intikal vergisindeki (%62,5) yüksek artışlar dikkat çekerken, toplam ÖTV gelirlerindeki artışın yalnızca yüzde 7,9 ile sınırlı kalması öne çıkmaktadır. Özellikle petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV’nin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34,5 oranında azalması, toplam ÖTV tahsilatındaki artışı sınırlayan en önemli unsur olmuştur.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Buna karşılık tütün ürünlerinden alınan ÖTV’nin yüzde 37,7, alkollü içkilerden alınan ÖTV’nin yüzde 29,8, motorlu taşıtlardan alınan ÖTV’nin yüzde 11,4 ve dayanıklı tüketim mallarından alınan ÖTV’nin yüzde 36,5 artması, petrol ve doğalgaz ürünlerindeki gerilemeyi telafi etmeye yetmemiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Gelir vergisi içinde stopaj yoluyla tahsil edilen verginin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51,7 artarak yaklaşık 1 trilyon 991 milyar TL’ye ulaşması dikkat çekmektedir. Toplam gelir vergisi tahsilatının yaklaşık yüzde 90’ının stopaj yoluyla gerçekleştirilmiş olması, gelir vergisinin tahsilat yapısında kaynağında kesintinin ağırlığını bir kez daha ortaya koymaktadır. Buna karşılık beyan yoluyla alınan gelir vergisi yaklaşık 187,4 milyar TL düzeyinde kalmıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kurumlar vergisinde ise farklı bir görünüm bulunmaktadır. Beyana dayanan kurumlar vergisi tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 91,7 azalırken, kurumlar geçici vergisi tahsilatı yüzde 201,5 artmıştır. Dolayısıyla kurumlar vergisindeki yüzde 51,8’lik toplam artış değerlendirilirken, tahsilatın kendi içindeki bu olağanüstü değişimin ve vergi takviminden kaynaklanan dönemsel etkilerin de dikkate alınması gerekmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İthalde alınan KDV’nin yüzde 29,8, dâhilde alınan KDV’nin ise yüzde 39,6 artması, tüketim üzerinden alınan vergilerdeki yüksek tahsilatın devam ettiğini göstermektedir. Ocak-Temmuz döneminde dâhilde alınan KDV yaklaşık 1 trilyon 147 milyar TL’ye, ithalde alınan KDV ise yaklaşık 1 trilyon 212 milyar TL’ye ulaşmıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Diğer vergi kalemlerine bakıldığında özel iletişim vergisi tahsilatının yüzde 36,5, BSMV’nin yüzde 37,6 ve şans oyunları vergisinin yüzde 45 arttığı görülmektedir. Buna karşılık dijital hizmet vergisindeki artış yüzde 9,8 ile sınırlı kalırken, konaklama vergisi tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,2 azalmıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>2026 yılının ilk yedi ayında bütçe ve vergi gelirleri güçlü bir nominal artış göstermiş olsa da bu artış vergi türleri arasında homojen dağılmamıştır. </span><strong><span>Bir tarafta gelir vergisi, kurumlar vergisi ve damga vergisinde yüzde 50’yi, harçlarda ise yüzde 70’i aşan artışlar görülürken</span></strong><span>, diğer tarafta toplam ÖTV artışı yüzde 7,9’da kalmış; petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV ile konaklama vergisinde ise tahsilat geçen yılın aynı döneminin gerisine düşmüştür.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Özellikle 7 trilyon 855 milyar TL’ye yaklaşan toplam vergi gelirinin 2 trilyon 217 milyar TL’sinin gelir vergisinden, bunun da yaklaşık 1 trilyon 991 milyar TL’sinin stopaj yoluyla tahsil edilmiş olması, 2026 yılı vergi gelirlerinin yapısı bakımından üzerinde ayrıca durulması gereken bir görünüm ortaya koymaktadır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Sonuç ve genel değerlendirme</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bütün bu rakamları birlikte değerlendirdiğimizde, 2026 yılının ilk yedi ayında bütçe gelirlerinin yıllık hedeflerle büyük ölçüde uyumlu ilerlediği görülmektedir. Ancak asıl mesele bütçeye ne kadar vergi girdiğinden çok, bu verginin kimden ve hangi yolla toplandığıdır. Ocak-Temmuz döneminde 7 trilyon 855 milyar TL’ye yaklaşan vergi gelirinin yaklaşık yüzde 60’ının dolaylı vergilerden sağlanması, Türkiye’de vergi sisteminin ağırlık merkezinin hâlâ tüketim üzerinde bulunduğunu göstermektedir. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Gelir vergisindeki tablo ise daha da çarpıcıdır. 2025 yılında elde edilen gelirler için yaklaşık </span><strong><span>5,5 milyon gelir vergisi beyannamesi verilerek rekor kırılmıştır.</span></strong><span> Hatta bu gelişme vergiye gönüllü uyumun ve kayıt dışılıkla mücadelenin başarısı olarak kamuoyuna açıklanmıştır. Ancak 2026 yılının ilk yedi aylık tahsilat rakamlarına bakıldığında, </span><strong><span>beyana dayanan gelir vergisinden tahsil edilen tutar yalnızca 187,4 milyar TL iken stopaj yoluyla tahsil edilen gelir vergisi 1 trilyon 991 milyar TL’ye yaklaşmaktadır.</span></strong><span> Başka bir ifadeyle toplam gelir vergisi tahsilatının yaklaşık </span><strong><span>yüzde 90’ı stopajdan</span></strong><span>, yalnızca yüzde 8,45’i beyana dayanan gelir vergisinden gelmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Beyanname sayısında rekor kırmak ile vergi yükünün adaletli dağılımını sağlamak aynı şey değildir.</span></strong><span> 5,5 milyon kişinin beyanname verdiği bir sistemde gelir vergisinin yaklaşık yüzde 90’ının hâlâ kaynağında kesinti yoluyla tahsil edilmesi, beyan esasının gelir vergisinin finansmanındaki ağırlığının son derece sınırlı kaldığını göstermektedir. Ücretini almadan vergisi kesilen çalışanlar ile diğer stopaja tabi gelir sahipleri sistemin en kolay ve en düzenli tahsilat kaynağı olmaya devam etmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Üstelik sorun yalnızca gelir vergisiyle sınırlı değildir. Toplam vergi gelirlerinin yüzde 59,59’unun dolaylı vergilerden oluşması, vergi yükünün bir başka kanaldan da tüketiciye taşındığını göstermektedir. Dolayısıyla ortaya oldukça tanıdık bir vergi mimarisi çıkmaktadır: </span><strong><span>Gelir elde edilirken stopaj, harcanırken KDV ve ÖTV.</span></strong><span> Vergi idaresi açısından tahsilatı kolay ve güvenli olan bu yapı, vergi adaleti açısından aynı ölçüde savunulabilir değildir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu nedenle 2026 yılının ilk yedi aylık bütçe rakamlarının verdiği asıl mesaj, bütçe hedeflerinin ne ölçüde tutturulduğundan daha fazlasıdır. </span><strong><span>Vergi sisteminin yükünü kimin taşıdığı sorusu hâlâ önümüzde durmaktadır.</span></strong><span> Beyanname sayısındaki artış elbette önemlidir; kayıt dışılıkla mücadele açısından da değerlidir. Fakat gerçek bir vergi reformunun başarısı yalnızca daha fazla kişiye beyanname verdirmekle değil, </span><strong><span>beyan üzerinden alınan verginin sistem içindeki ağırlığını artırmak, ödeme gücünü daha güçlü biçimde vergilendirmek ve ücretli ile tüketicinin sırtındaki vergi yükünü hafifletmekle</span></strong><span> ölçülmelidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Belki de rakamların söylediğini en kısa şekilde şöyle ifade etmek mümkün: </span><strong><span>5,5 milyon beyanname verilmiş olabilir; ama Türkiye’de verginin yükünü hâlâ büyük ölçüde beyan eden değil, vergisi kaynağında kesilen ve tüketirken vergi ödeyen taşıyor.</span></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24 | Murat BATI</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ilk-yedi-ayin-butce-verileri-aciklandi-55-milyon-beyanname-var-ama-gelir-vergisinin-yuzde-90i-stopajdan</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/04/ekonomi.webp" type="image/jpeg" length="42309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: Ben başlamazsam, ancak durdurulabilirim]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-ben-baslamazsam-ancak-durdurulabilirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-ben-baslamazsam-ancak-durdurulabilirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/ben-baslamazsam-ancak-durdurulabilirim/912917" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></span></a></p>

<p><strong>Teknolojinin ideolojisi yoktur, kullananı vardır ve onu kullanana hizmet eder. Biz ileri teknolojiye, katma değerli sanayilere başlamalı, başlayanları desteklemeliyiz. Başlamazsak tutunamayabiliriz</strong></p>

<p><strong>TUTUNAMAYANLAR</strong> yazarı Oğuz Atay, böyle der… Nitekim başlamadığı için tutunamadı da… <strong>Vecihi Hürkuş </strong>ve <strong>Nuri Demirağ</strong>; uçağa başlatılmadı. <strong>KARAKURT</strong> lokomotifimizin 22 mühendisi başlatılmadı. <strong>KİLLİGİL</strong> Paşa, Şakir <strong>ZÜMRE</strong>; silaha başlatılmadı.</p>

<p>Devrim otomobili ilk yerlimiz idi, başlatılmadı. <strong>ANADOL</strong>’a başlamıştık, sevildi ama sürdürülmedi. <strong>BANDIRMA FEZA KULÜBÜ </strong>rokete başlatılmadı. <strong>Lagari</strong>, <strong>Hezarfen</strong> ve diğer vizyonerlerimiz Nihayet savunma sanayiinde başlayabildik; <strong>Uçak</strong>, gemi, <strong>tank</strong>, helikopter, <strong>SİHA</strong>, SİDA, <strong>roket</strong>, denizaltı…</p>

<p><strong>DÖNÜŞÜM: DAHA İYİ BİR YARIN UĞRUNA DÜNÜ GERİDE BIRAKMAK</strong></p>

<p><strong>Yeter mi</strong>? Asla… Dünyanın gittiği yer belli. Misal <strong>uzay</strong>, misal <strong>yapay zekâ</strong>, misal <strong>mikrobiyoloji</strong>… Say say bitmez. Bugün hayatımızda olanlara; <strong>zamanında başlamadığımız için</strong> ya geç kaldık ya <strong>durdurulduk</strong>. Fakat <strong>hayat beklemiyor</strong>, kendi <strong>S-400</strong>’ümüz, kendi <strong>F-35</strong>’imiz, <strong>kendi teknolojilerimiz</strong>, geç kalmamalıyız.</p>

<p>Sorun şu ki <strong>hepimiz aynı ufka bakmıyoruz</strong>. Sayıları 6 bin civarında olan, muhalefeti iktidarıyla <strong>siyaset</strong>, daha iyi bir yarın yerine, “<strong>yarın yine seçilme</strong>” gayretinde… Sayıları 10 bini bulan <strong>bürokrat</strong>, kendini yarın da <strong>var kılma</strong> gayretinde. Sayıları yüzbinleri bulan <strong>konfor ehilleri</strong>, rahatı bozulmasın ısrarında.</p>

<h2><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Başlamaya dair…</strong></h2>

<p><strong><i>Neden başlayamıyoruz?</i></strong></p>

<p>Aslında <strong>başlayanlarımız var</strong> fakat onların <strong>önünü açmak</strong> yerine, <strong>güçlük çıkarmak</strong>, <strong>ayak bağı olmak</strong> hatta <strong>cezalandırmak</strong> isteyen muktedirler var. Bir şekilde <strong>başaranlarımızı</strong> durduracak <strong>hainimiz</strong> bol…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><i>Neden durduruluyoruz?</i></strong></p>

<p>Çünkü her yenilik, mevcut <strong>köhnemiş yapılar</strong> için tehdittir. <strong>Arzuhalci</strong> matbaa istemez, <strong>ilaççı</strong> sağlık istemez, <strong>siyasetçi</strong> ona muhtaç olmayanı istemez, <strong>kifayetsiz muhteris</strong> ise ilerlemenin takozu olur.</p>

<h2><strong>not/ Geçmişiyle övünenler patatese benzer, iyi tarafları toprağın altında kalmıştır</strong></h2>

<p>Aşık <strong>Mahzuni Şerif</strong> hatırlatıyor; “<i>Parsel parsel eylemişler dünyayı</i> / <i>Bir dikili taştan gayrı nem kaldı</i> / <strong>Dost köyünden ayağımı kestiler</strong> / <i>Bir akılsız baştan gayrı nem kaldı</i>.” Dünya şimdilerde <strong>parselleniyor</strong> ve bu süreçte biz ya <strong>geçmişle övünüyor</strong> ya da <strong>günün kısır gündeminde</strong> boğuluyoruz. <strong>Yazık bize</strong>…</p>

<p><strong>BAŞLAMA LÜGATI</strong></p>

<p><strong>Başlamak</strong>: bir işe, eyleme veya sürece ait ilk adımı atıp harekete geçmek, geleceğe adım atmak</p>

<p><strong>Atalet</strong>: Bir kişinin veya ülkenin mevcut durumunu koruma gayretidir ki değişimleri ıskalayacaktır</p>

<p><strong>Engelleme</strong>: Bir işin, olayın yapılmasını önlemek, manialar çıkarmak, cezalandırarak durdurmak</p>

<p><strong>Oblomovlaşmak</strong>: Gonçarov’un roman karakteri gibi kabiliyetlerine rağmen rahatı seçip kalmak</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-ben-baslamazsam-ancak-durdurulabilirim</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/turknato.jpg" type="image/jpeg" length="47275"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşçinin işyerindeki dolabında içki bulundurması haklı fesih nedeni midir?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşçinin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 28 inci maddesine aykırı hareket etmesi, yani işyerine  madde almış olarak gelmesi ve işyerinde kullan­ması haklı fesih nedeni sayılmıştır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="post-content">
<div class="pf-content">
<p style="text-align:justify">Yargıtay’a göre, işçinin görevi sırasında alkollü içki içmesi veya kamyon şoförünün kamyonu içkili kullanması haklı fesih nedenidir<a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftn1" rel="nofollow" name="_ftnref1">[1]</a>. Başka bir karar da “İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması” nın işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görül­düğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp genel olarak işçinin sada­kat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı ta­nımaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 28. Maddesinde mülga olan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 84. Maddesini aynen korumuş ve 1. Fıkrasında açıkça “İşyerine, sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gel­menin ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmanın yasak” olduğu belirtilmiştir. Bu yasağa aykırılık işveren bakımından haklı fesih ne­deni kabul edilmelidir<a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftn2" rel="nofollow" name="_ftnref2">[2]</a>.</p>

<p style="text-align:justify">4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II nci maddesi uyarınca işverenin fesin hakkını doğuran haklı bir sebep oluşturur. Bu madde hükümlerine göre işçinin işyerine uyuşturucu madde alarak gelmesi yasak olmasına rağmen alkollü içki almış olarak gelmesi yasak değildir. İşyeri dışında alınan alkol sarhoşluğa yol açmışsa, bu şekilde işyerine, bir başka anlatımla sarhoş gelmek yasaktır. Bu nedenle alkollü içki almış olmakla birlikte sarhoşluk belirtileri göstermeyen işçinin işyerine gelmesi İş Kanunu 25/II-d kapsamında bir haklı neden olarak kabul edilemez.</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay’a göre, “İşçinin, işyeri dışında aldığı alkollü içki miktarı işçinin irade ve davranışlarını ve işini normal şekilde yürütülmesini etkilemiyorsa, sadece içki almış olması sözleşmenin feshi için yeterli değildir. Buna karşılık işyerinde alkolü içki kullanmak, sarhoşluğa yol açmasa bile fesih için yeterli bir sebeptir. Dosya içeriğine göre davacı hakkında alkollü olduğunda dair iki ayrı tutanak ve rapor vardır. İşyeri tutanaklarından birinde, davacının ne zaman alkol aldığının bilinmediği belirtilmiş olup 6331 sayılı Kanun’da belirtilen “işyerinde alkollü içki içmek” koşulu yerine gelmemiştir. Diğer “davacının işyeri doktoruna ikince kere gidişinde alkollü olduğunun, yürüyüşünde ve konuşmasında bozukluk olduğunun saptandığına ilişkin Doktor imzalı işyeri tutanağı değerlendirildiğinde ise; davacı, işe gelmeden bir süre önce alkollü içki içtiğini belirtmiş olup, davacının işyerinde kolundan yaralanması nedeni ile işyeri doktoruna ilk gidişinde davacının sarhoş olduğu yönünde düzenlenmiş bir belge olmadığı gibi, davacının “sarhoşluk” derecesine varacak şekilde alkollü olup olmadığına ilişkin teknik bir alkol ölçümü gibi bir değerlendirme, kaç promil alkollü olduğuna ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Alkollü olmak, sarhoş olmak değildir. Bu nedenle 6331 sayılı Kanun’un “işyerine sarhoş gelmek” koşulunun gerçekleştiği ispatlanamamıştır. Diğer taraftan davacının kolunun yandığı ve iş kazası tutanağı tutulduğu belirtilmiş ise de tutanak içeriğine göre bu durumun, davacının alkollü olduğuna ilişkin bir tespit yapılmayan işyeri doktoruna ilk gidişinde gerçekleştiği gene işyeri tutanağı içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının iş güvenliğini alkol sonucunda tehlikeye düşürdüğü ispatlanamamıştır. Açıklanan nedenler ile davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiği davalı tarafından ispatlanamadığı için kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken reddi hatalıdır.”<a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftn3" rel="nofollow" name="_ftnref3">[3]</a> .</p>

<p style="text-align:justify">Peki, şçinin işyerindeki dolabında içki bulundurması haklı fesih nedeni sayılabilir mi? İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi verdiği bir kararında salt işçinin işyerindeki dolabında içki bulundurmasını fesih nedeni saymamıştır. İşçinin çalıştığı işyerinde içki içtiğinin ispat edilememesi ve içkinin bulundurulmasının suç teşkil eden bir madde olmaması nedeniyle işçinin feshinin hasız olduğuna hükmetmiş ve işe iadesine karar vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre, “Davacı işçinin Depodaki dolabının içerisinde alkollü içki olan viski bulunduğu belirtilmiş ise depodaki şahsi dolabının içerisinde bulunan bu içkinin bulundurulması suç teşkil eden bir madde olmadığı ayrıca davacı tarafından çalıştığı sırada içildiği yönünde herhangi bir delil ve iddia da bulunmadığı anlaşılmakla fesih nedeni olarak itibar edilmemiştir, davalı itirazları yerinde değildir. Davalı haklı fesih iddiasını ispatlayamamıştır. Dosya içeriği, mevcut delil durumu, bilgi, belge, beyanlar ve deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalının İstinaf itirazları ve İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur<a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftn4" rel="nofollow" name="_ftnref4">[4]</a>.</p>

<p style="text-align:justify">6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 28 inci maddesine aykırı hareket etmesi, yani işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu kullan­ması haklı fesih nedeni sayılmıştır. Ancak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince verilen bir kararda, işçinin işyerindeki dolabının içerisinde alkollü içki bulundurulmasının suç teşkil eden bir madde olmaması ve işçi tarafından çalıştığı sırada içtiği yönünde herhangi delilin bulunmaması nedeniyle işverence yapılan feshin haksız olduğuna ve işe iadesine karar verilmiştir</p>

<p style="text-align:justify">www.incirogludanimanlik.com sayfasında yayımlanan blog yazıları, hakemli makale formatında olmayıp bilgi verme amaçlıdır. Kesinlikle hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliğinde değildir.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftnref1" rel="nofollow" name="_ftn1">[1]</a> Y9HD.9.10.2006 T., E. 2006/18364 K. 2006/26051 Legalbank.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftnref2" rel="nofollow" name="_ftn2">[2]</a> Y22HD.05.02.2018 T., E.2017/9154, K.2018/1732 Legalbank.</p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftnref3" rel="nofollow" name="_ftn3">[3]</a> Y9HD.18.01.2018 T., E.2017/20423, K.2018/548 Legalbank</p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://www.incirogludanismanlik.com/2026/08/19/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir/#_ftnref4" rel="nofollow" name="_ftn4">[4]</a> İstanbul BAM 25. HD E. 2026/713 K. 2026/1487</p>
</div>
</div>

<div class="fusion-meta-info">
<div class="fusion-meta-info-wrapper" style="text-align:justify">Yazar <span class="vcard"><span class="fn"><a href="https://www.incirogludanismanlik.com/author/ltf/" rel="author" title="Lütfi İNCİROĞLU tarafından yazılan yazılar">Lütfi İNCİROĞLU</a></span></span></div>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/iscinin-isyerindeki-dolabinda-icki-bulundurmasi-hakli-fesih-nedeni-midir</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 08:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/08/dolap-1.jpg" type="image/jpeg" length="11260"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Etki Muhasebesi Webinarına İlişkin Duyuru]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/etki-muhasebesi-webinarina-iliskin-duyuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/etki-muhasebesi-webinarina-iliskin-duyuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:right"><strong><span><span>Tarih: 18/08/2026</span></span></strong></p>

<p style="text-align:right"><strong><span><span>Sayı: 2026-35 </span></span></strong></p>

<p style="text-align:center"><u><strong><span><span>DUYURU</span></span></strong></u></p>

<p><span><span><strong>KONU:</strong> Etki Muhasebesi Webinarına İlişkin Duyuru</span></span></p>

<p><span><span>26.08.2026 tarihinde gerçekleşecek webinarda, işletmelerin finansal performansının yanı sıra toplumsal ve çevresel etkilerinin de ölçülüp raporlanmasını sağlayan Etki Muhasebesi yaklaşımı ve bu alandaki güncel gelişmeler ele alınacaktır.</span></span></p>

<p><span><span>Bu yeni yaklaşım, sadece bir raporlama tercihi değil; işletme performansının ölçülmesi, sunulması ve yorumlanmasındaki dönüşümü ifade etmektedir. İşletmelerin sürdürülebilirlik stratejilerini ve raporlama süreçlerini bu yeni anlayışa uyumlu hâle getirmeleri; paydaş iletişimi, yatırımcı güveni ve kurumsal itibar yönetimi açısından öneme sahiptir.</span></span></p>

<p><span><span>Kurumumuz tarafından düzenlenecek olan bu webinar, işletmelerin finansal ve finansal olmayan etkilerini bütüncül biçimde ortaya koymasını mümkün kılan etki muhasebesi yaklaşımını analiz etmek amacıyla planlanmıştır.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Hedef Kitle </span></span></strong></p>

<p><span><span>• Bağımsız denetçiler</span></span></p>

<p><span><span>• Bağımsız denetim kuruluşları</span></span></p>

<p><span><span>• TFRS’ye uygun finansal raporlama yapan şirketler</span></span></p>

<p><span><span>• Mali müşavirler</span></span></p>

<p><span><span>• Finansal raporlama uzmanları</span></span></p>

<p><span><span>• Akademisyenler ve üniversite öğrencileri</span></span></p>

<p><strong><span><span>Program Başlıkları </span></span></strong></p>

<p><span><span>• Paradigma Değişimi</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span><span>• Etki Muhasebesine Genel Bakış</span></span></p>

<p><span><span>• Etki Ağırlıklı Raporlama Sürecinin Aşamaları</span></span></p>

<p><span><span>• Küresel Uygulamalar ve Şirket Örnekleri Üzerinden Etki Değerlemesi</span></span></p>

<p><span><span>• Etki muhasebesinin mevcut sınırları, uygulamadaki engeller ve küresel standartlaşma çalışmaları</span></span></p>

<p><span><span><strong>Tarih/Saat</strong><br />
26 Ağustos 2026, Çarşamba<br />
Türkiye saati ile: 15.00 – 16.00<br />
Azerbaycan saati ile: 16:00-17:00</span></span></p>

<p><strong><span><span>Moderatör</span></span></strong><strong> </strong><br />
<span><span>Özlem ÇELİK – Kamu Gözetimi Kurumu (KGK)</span></span></p>

<p><span><span><strong>Konuşmacı</strong></span></span><br />
<span><span>Zeynep EFE EĞERCİ – Kamu Gözetimi Kurumu (KGK)</span></span></p>

<p><span><span>Webinar eğitimine katılım sağlayan bağımsız denetçiler Sürekli Eğitim Tebliği kapsamında iki (2) kredi elde edebileceklerdir.</span></span></p>

<p><span><span>Eğitime katılım sağlanması ve Sürekli Eğitim Tebliği kapsamında kredi elde edilebilmesi için aşağıdaki adımlar uygulanmalıdır.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Adım 1: </strong>KGK Etkinlik Yönetim Sistemi (EYS) üzerinden katılım sağlanacak eğitim listeden seçilerek, T.C. Kimlik Numarası, Ad ve Soyad bilgileri ile ilgili eğitime kayıt yapılır.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Adım 2: </strong>İlgili eğitim gün ve saatinde EYS üzerinden tekrar T. C. Kimlik Numarası, Ad ve Soyad bilgileri girilerek eğitim izlenir.</span></span></p>

<p><span><span>Yukarıdaki adımların gerçekleştirilmemesi durumunda Sürekli Eğitim Tebliği kapsamında kredi elde edilemez.</span></span></p>

<p><span><span>Webinar katılım başvuruları 19.08.2026 tarihinden itibaren</span><span> <span><a href="https://eys.kgk.gov.tr/" rel="nofollow">https://eys.kgk.gov.tr</a> </span></span><span>adresi üzerinden yapılacaktır.</span></span></p>

<p><span><span>Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</span></span></p>

<hr />
<p><strong><span><span>İletişim </span></span></strong></p>

<p><span><span>Ayrıntılı bilgi için <a href="mailto:muhasebe.standartlari@kgk.gov.tr">muhasebe.standartlari@kgk.gov.tr</a> e-posta adresine elektronik posta gönderilebilir.</span></span></p>

<p><img alt="pdf" src="https://www.kgk.gov.tr/Portalv2Uploads/images/icons/pdf.png" /> <a href="https://www.kgk.gov.tr/Portalv2Uploads/files/Duyurular/v2/webinar/Duyuru%20-%2035.pdf" rel="nofollow" target="_blank"><span><span>Duyuru için tıklayınız.</span></span></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DENETİM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/etki-muhasebesi-webinarina-iliskin-duyuru</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/09/kgk-duyuru-yeni-2.jpg" type="image/jpeg" length="38968"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özel sermaye devleri Çin’de frene bastı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ozel-sermaye-devleri-cinde-frene-basti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ozel-sermaye-devleri-cinde-frene-basti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük 10 özel sermaye şirketi, 2026’nın ilk yedi ayında Çin ana karasında kamuya açıklanan tek bir yeni yatırım yapmadı. Fonların rotası Japonya, Hindistan ve Avustralya’ya döndü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir dönem küresel yatırım fonlarının en hızlı büyüdüğü pazarlardan biri olan Çin, yabancı sermaye açısından zorlu bir döneme girdi. Düzenleyici belirsizlikler ve yatırımlardan çıkışın zorlaşması, büyük fonların yeni işlem iştahını azalttı.</p>

<h3><strong>Yedi ayda tek yeni yatırım yok</strong></h3>

<p>Dealogic ve PitchBook verileri üzerinden incelenen 10 büyük global özel sermaye şirketi, 2026’nın ocak-temmuz döneminde Çin ana karasında kamuya açıklanmış yeni bir hisse yatırımı gerçekleştirmedi.</p>

<p>Aralarında KKR, Warburg Pincus ve Blackstone’ın da bulunduğu şirketlerin Çin özel sermaye yatırımları 2021’de yaklaşık 12 işleme ulaşmıştı. Erken aşama yatırımları da kapsayan işlem sayısı 2024’te ikiye, 2025’te ise üçe kadar geriledi.</p>

<p>Özel sermaye fonları, halka açık olmayan şirketlere ortak olarak veya şirketleri bütünüyle satın alarak uzun vadeli değer artışı sağlamaya çalışıyor. Bu modelin sürdürülebilmesi için fonların yalnızca uygun şirketleri satın alması değil, birkaç yıl sonra hisselerini satabilmesi veya şirketi borsaya taşıyabilmesi gerekiyor.</p>

<p>Çin özel sermaye yatırımları açısından ortaya çıkan sıfır işlem tablosu, ülkedeki şirketlerin yatırım yapılabilir olmadığı anlamına gelmiyor. Asıl sorun, yabancı fonların üstlendikleri siyasi ve düzenleyici risk karşılığında yeterli getiri elde edip edemeyeceklerinden emin olamaması.</p>

<h3><strong>Çin’de çıkış kapısı da daraldı</strong></h3>

<p>Büyük fonların Çin’deki sorunu yalnızca yeni şirketlere yatırım yapmakla sınırlı değil. Aynı 10 özel sermaye şirketi, 2025 yılında Çin ana karasındaki portföylerinden kamuya açıklanan tam bir çıkış işlemi de gerçekleştiremedi.</p>

<p>Halka arz piyasasındaki sınırlamalar, yabancı yatırımcıların satış yapabileceği alıcı sayısının azalması ve şirket değerlemelerindeki baskı, fonların daha önce yaptıkları yatırımları nakde çevirmesini zorlaştırdı. Böylece yeni yatırım için kullanılabilecek sermayenin bir bölümü mevcut şirketlerde bağlı kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pekin yönetiminin yapay zekâ gibi stratejik sektörlerde yabancı sermayeye yönelik incelemeleri sıkılaştırması da belirsizliği artırdı. Çin bağlantılı şirketleri ilgilendiren uluslararası satın almalara yapılan müdahaleler, yatırımların yalnızca finansal değil siyasi onaylara da bağlı olabileceğini gösterdi.</p>

<p>Çin yönetimi ise yabancı yatırımların teşvik edileceğini, yatırımcılara ulusal şirketlerle eşit koşullar sağlanacağını ve yeniden yatırımların destekleneceğini açıklıyor. Buna karşın Çin özel sermaye yatırımları için açıklanan politika hedefleri ile fonların gerçekleştirdiği işlemler arasındaki fark büyüyor.</p>

<h3><strong>Para Asya'dan çıkmadı, rota değiştirdi</strong></h3>

<p>Çin’deki durgunluk, küresel fonların Asya’dan tamamen çekildiği anlamına gelmiyor. Büyük yatırım şirketlerinin 2026 yılında oluşturduğu yeni fonlar, bölgeye yönelik sermaye talebinin güçlü kaldığını ancak paranın Japonya, Hindistan ve Avustralya gibi pazarlara yöneldiğini gösteriyor.</p>

<p>Blackstone, haziran ayında üçüncü Asya özel sermaye fonu için 13,1 milyar dolar topladı. Başlangıçta 10 milyar dolar hedefleyen şirket, önceki fonunun iki katından daha büyük bir kaynağa ulaştı. Blackstone son iki yılda özellikle Japonya ve Hindistan’ın öne çıktığı 12 Asya yatırımına 7 milyar dolardan fazla sermaye aktardı.</p>

<p>Bain Capital’ın mayıs ayında kapattığı altıncı Asya fonunun büyüklüğü 10,5 milyar dolara ulaştı. Şirketin ilk hedefi 7 milyar dolar seviyesindeydi. EQT ise 15,6 milyar dolarlık BPEA IX fonuyla bugüne kadar Asya-Pasifik’e odaklanan en büyük özel sermaye fonunu oluşturdu.</p>

<p>Bu üç fonun toplam büyüklüğü 39,2 milyar dolara ulaşıyor. Japonya’daki şirket dönüşümleri ve aile şirketlerinde hızlanan satışlar, Hindistan’ın büyüyen tüketici pazarı ve Avustralya’nın daha öngörülebilir düzenleyici yapısı, yeni sermaye için Çin’e alternatif oluşturuyor.</p>

<p>Çin özel sermaye yatırımları yeniden hız kazanacaksa yabancı fonların yalnızca cazip şirketlere değil, yatırımlarından çıkabilecekleri daha açık bir piyasa yapısına da ihtiyaç duyacağı belirtiliyor. Yedi aylık işlem sessizliği, küresel sermayenin Asya’dan vazgeçmediğini; ancak risk gördüğü ülkeleri daha kolay geçebildiğini ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ozel-sermaye-devleri-cinde-frene-basti</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/08/cin.webp" type="image/jpeg" length="97754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Faiz indirimi sürecinde mevduat stopajı da kademeli olarak düşürülmeli]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/faiz-indirimi-surecinde-mevduat-stopaji-da-kademeli-olarak-dusurulmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/faiz-indirimi-surecinde-mevduat-stopaji-da-kademeli-olarak-dusurulmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, faiz indirimi sürecinin yalnızca para politikası üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Faiz indirimi ile mevduat stopajının eş zamanlı ve uyumlu biçimde değerlendirilmesi hem TL tasarrufların cazibesini koruyabilir hem de reel sektörün finansman yükünü azaltarak dezenflasyon sürecine önemli bir katkı sağlayabilir” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, enflasyonla mücadeleyi yalnızca faizleri artırmak veya azaltmak üzerinden tartışmanın doğru olmadığına dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<p>"Çünkü enflasyon sadece toplam talebin bir sonucu değildir.</p>

<p>Beklentiler, döviz kuru, üretim maliyetleri, finansman koşulları ve yatırım kararları da enflasyonun seyrini doğrudan etkiler.</p>

<p>Bu nedenle kalıcı bir dezenflasyon süreci, yalnızca para politikasıyla değil, para ve maliye politikalarının birbirini tamamladığı bir politika bileşimiyle mümkün olabilir.</p>

<h2><strong>Mevduat stopajı kademeli düşürülmeli</strong></h2>

<p>Bu çerçevede önerim nettir: Faiz indirim döngüsünde mevduat stopajı da kademeli ve vadeye duyarlı biçimde düşürülmelidir.</p>

<p>Öncelikle bir konunun doğru anlaşılması gerekiyor.</p>

<p>Mevduat stopajı, bankaların ödediği bir vergi değildir. Mevduat sahibinin faiz gelirinden kesilir ve Hazine’ye aktarılır. Bu nedenle stopaj indirildiğinde bankaların maliyeti kendiliğinden azalmaz.</p>

<p>Ancak burada gözden kaçırılan önemli bir nokta var.</p>

<p>Daha düşük stopaj, tasarruf sahibinin net getirisini artırır. Net getirinin yükselmesi ise TL mevduatın hacmini ve vadesini artırabilir. Bankaların mevduata erişiminin kolaylaşması, fonlama koşullarını iyileştirebilir.</p>

<p>Bunun reel sektör açısından anlamı oldukça açıktır.</p>

<p>Fonlama baskısının azalması, ticari kredi faizleri üzerinde aşağı yönlü bir etki oluşturabilir.</p>

<p>İşletme sermayesi maliyetinin azalması, yatırımların daha uygun koşullarda finanse edilmesi ve üretim maliyetlerinin düşmesi, ihracatçının rekabet gücünü de olumlu yönde etkileyebilir.</p>

<h2><strong>Kredi maliyetleri düşürülmeli</strong></h2>

<p>Burada özellikle altını çizmek istediğim bir konu var: Reel sektörün finansman maliyetini, enflasyonla mücadeleden ayrı düşünemeyiz.</p>

<p>Üretim yapan, yatırım yapan ve ihracat gerçekleştiren işletmelerin finansman maliyetleri arttığında, bu maliyetlerin önemli bir bölümü fiyatlara yansımaktadır.</p>

<p>Dolayısıyla kredi maliyetlerini düşürmek, yalnızca büyümeyi destekleyen bir politika değildir. Aynı zamanda dezenflasyon stratejisinin de önemli bir parçasıdır.</p>

<p>Konunun bir de tasarruf ve kur boyutu var.</p>

<p>Faizler düşerken enflasyon beklentileri aynı hızda gerilemiyorsa, tasarruf sahiplerinin döviz ve altın gibi alternatif yatırım araçlarına yönelmesi kaçınılmaz hale gelebilir.</p>

<p>Bu da kur üzerinde yeni bir baskı oluşturabilir.</p>

<p>Kur hareketlerinin fiyatlara güçlü biçimde yansıdığı bir ekonomide, TL tasarruflarını korumak sadece finansal istikrar meselesi değil, aynı zamanda enflasyonla mücadele meselesidir.</p>

<p>Bu nedenle mevduat stopajı indirimi, sadece bir vergi düzenlemesi olarak değerlendirilmemelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunu, faiz indirim sürecinde TL tasarruflarını koruyan, bankaların fonlama yapısını güçlendiren ve reel sektörün finansman maliyetlerini aşağı çekebilecek tamamlayıcı bir politika aracı olarak görmek gerekir.</p>

<p>Elbette böyle bir düzenlemenin bütçe üzerindeki etkileri de dikkate alınmalıdır. Bu nedenle uygulanacak politika ani ve genel değil; kademeli, ölçülebilir ve özellikle uzun vadeli TL tasarrufları teşvik eden bir yapıda tasarlanmalıdır.</p>

<p>Sonuç olarak; Enflasyonla mücadeleyi sadece faiz politikasıyla sınırlandırmak yerine, tasarruf, finansman, üretim ve ihracat arasındaki ilişkiyi birlikte değerlendirmek zorundayız.</p>

<p>Çünkü üretimin sürdürülebilirliği, yatırımın devamlılığı ve ihracatın rekabet gücü, makul finansman koşullarına bağlıdır.</p>

<p>Faiz indirimi ile mevduat stopajının eş zamanlı ve uyumlu biçimde değerlendirilmesi, hem TL tasarrufların cazibesini koruyabilir hem de reel sektörün finansman yükünü azaltarak dezenflasyon sürecine önemli bir katkı sağlayabilir.”</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/faiz-indirimi-surecinde-mevduat-stopaji-da-kademeli-olarak-dusurulmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/07/stopaj-2.jpg" type="image/jpeg" length="79765"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YKS tercihleri açıklandı: En çok hangi bölümler tercih edildi?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yks-tercihleri-aciklandi-en-cok-hangi-bolumler-tercih-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yks-tercihleri-aciklandi-en-cok-hangi-bolumler-tercih-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) açıklandı. Açıklanan verilere göre devlet üniversitelerinde 481 bin kontenjanın 479 bini doldu, doluluk oranı yüzde 99,5'e ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YKS yerleştirme sonuçları açıklandı. Açıklanan verilere göre devlet üniversitelerinde yüzde 99,5 ile tarihi bir doluluk oranına ulaşıldı.</p>

<p>Devlet üniversitelerinin örgün programlarında toplam 481 bin 684 kontenjanın 479 bin 392'sine yerleştirme yapıldı. Yalnızca 2 bin 292 kontenjan boş kaldı. Geçen yıl 5 bin 503 olan boş kontenjan sayısı yüzde 58,3 azaldı. Devlette lisans programlarının doluluk oranı yüzde 99,15, ön lisans programlarının doluluk oranı yüzde 99,98, toplam doluluk oranı ise yüzde 99,52 olarak gerçekleşti. Ön lisans programlarında yalnızca 37 kontenjan boş kaldı.</p>

<p>Ön lisans programlarındaki rekor doluluk, gençlerin mesleki ve teknik yükseköğretime güçlü ilgisini ortaya koydu. Başarı sırası barajı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programlarının devlet üniversitelerinin yurt içi kampüslerindeki genel kontenjanlarının tamamı doldu. Mühendislik programlarında doluluk yüzde 98'i aşarken matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, işletme ve ekonomi programlarının devlet üniversitelerindeki genel kontenjanlarında da boşluk kalmadı. Vakıf yükseköğretim kurumlarındaki genel kontenjanların doluluk oranı ise yüzde 79,7 olarak gerçekleşti.</p>

<h2><strong>Yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik gibi bölümler yoğun ilgi gördü</strong></h2>

<p>YÖK'ün yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve dijital dönüşüm başta olmak üzere geleceğin mesleklerine yönelik açtığı programlar öğrencilerden yoğun ilgi gördü. Bu yıl ilk kez açılan İşletme ve Yapay Zeka, Paramedik, Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği, İlaç Üretim Teknolojisi, Laboratuvar Hayvanları, Mobil Güvenlik Teknolojileri, Patlayıcı ve Enerjetik Malzemeler Teknikerliği ve Balıkçılık Teknolojisi programlarının kontenjanlarının tamamı doldu.</p>

<p>Yapay zeka tabanlı lisans ve ön lisans programları da yüzde 100 doluluğa ulaştı. Yapay Zeka Mühendisliği, Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği, Robotik ve Yapay Zeka, Yapay Zeka Destekli Kodlama ile Yapay Zeka Operatörlüğü programlarında kontenjan boş kalmadı. Devlet üniversitelerindeki öğretmenlik programlarının önemli bölümünde de kontenjanların tamamı doldu. Almanca, Coğrafya, Fransızca, Japonca, Matematik, Okul Öncesi, Özel Eğitim, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Sınıf, Sosyal Bilgiler, Tarih, Türk Dili ve Edebiyatı ile Türkçe öğretmenliği programları yüzde 100 doluluğa ulaştı.</p>

<h2><strong>Açıköğretim ve uzaktan öğretimde de kontenjanlar doldu</strong></h2>

<p>Devlet üniversitelerindeki açıköğretim programları için ayrılan 89 bin 396 kontenjanın tamamına yerleştirme yapıldı. Uzaktan öğretim programlarındaki 8 bin 298 kişilik kontenjan da tamamen doldu. Vakıf üniversitelerinin uzaktan öğretim programlarına ayrılan bin 210 kişilik kontenjanın doluluk oranı yüzde 97,2 oldu. Başarı sırası barajı olan ve olmayan programlarındaki doluluk oranı ise yüzde 79 olarak gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h2><strong>1 milyon 279 bin aday tercih yaptı</strong></h2>

<p>YKS'ye giren 2 milyon 255 bin 76 adaydan 2 milyon 187 bin 747'sinin yerleştirme puanı hesaplandı. Bu adaylardan 1 milyon 279 bin 439'u tercihte bulundu. Bu yıl Özel Yetenek Sınavı (ÖZYES) ve KKTC uyruklulara ayrılan kontenjanlar dahil yaklaşık 807 bin kontenjan bulunurken, ÖZYES'e ve KKTC uyruklu adaylara ayrılanlar hariç 766 bin kontenjan için tercih yapıldı. Örgün, açık ve uzaktan öğretim programlarının tamamı dikkate alındığında tercihte bulunan adaylardan 730 bin 854'ü bir yükseköğretim kurumuna yerleşme hakkı kazandı. Yurt içindeki devlet ve vakıf üniversitelerinin örgün ön lisans ve lisans programlarına yerleşen aday sayısı ise 619 bin 766 oldu.</p>

<h2><strong>Her 10 adaydan 4'ü ilk üç tercihinden birine yerleşti</strong></h2>

<p>Yerleştirme sonuçlarına göre, adayların yüzde 19'u ilk, yüzde 12'si ikinci, yüzde 9'u üçüncü tercihine yerleşti. Böylece adayların yüzde 40'ı ilk üç tercihinden birini kazandı. Dördüncü tercihine yerleşenlerin oranı yüzde 8, beşinci tercihine yerleşenlerin oranı yüzde 7 oldu. Böylece adayların yüzde 55'i ilk beş tercihinden birine yerleşti. Tercih yapma hakkına sahip olmasına rağmen herhangi bir tercih yapmayanların oranı tüm adaylarda yüzde 41,5, son sınıf öğrencilerinde yüzde 45,7 olarak gerçekleşti. Daha önce ortaöğretimden mezun olan ancak herhangi bir yükseköğretim programına yerleşmemiş adayların ise yüzde 70'i tercihte bulundu.</p>

<h2><strong>"Kontenjan politikamız yerleştirme sonuçlarına olumlu yansıdı"</strong></h2>

<p>YKS yerleştirme sonuçlarını değerlendiren YÖK Başkanı Erol Özvar, uyguladıkları kontenjan politikalarının olumlu etkilerini gördüklerini belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yükseköğretime erişimi artırmanın yanı sıra niteliği yükselten ve gençlerimizi Türkiye'nin geleceğine hazırlayan büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik. Uyguladığımız kontenjan politikasının yerleştirme sonuçlarına olumlu yansımasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Devlet üniversitelerimizde doluluk tarihi bir seviyeye ulaştı, neredeyse boş kontenjan kalmadı. Başarı sırası barajı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programlarında yüzde 100 doluluk sağlanması da bu politikanın isabetini açık biçimde gösteriyor" dedi.</p>

<p><strong>İHA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yks-tercihleri-aciklandi-en-cok-hangi-bolumler-tercih-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/universite2.jpg" type="image/jpeg" length="10143"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Z kuşağının tehlikeli yatırım stratejisi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/z-kusaginin-tehlikeli-yatirim-stratejisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/z-kusaginin-tehlikeli-yatirim-stratejisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnternet ve akıllı teknolojilerle iç içe büyüyen gençlerin uzun vadeli birikim anlayışı da değişiyor. Yeni bir araştırmaya göre Z kuşağının yarısından fazlası, emeklilik için yatırım yapmayı planladığı paranın bir bölümünü geçen yıl tek bir alanda kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Teknoloji çağının içine doğan Z kuşağının yatırım ve birikim alışkanlıklarında dikkat çekici bir değişim yaşanıyor.</p>

<p>Betterment'ın araştırmasına göre 18-29 yaş grubundaki gençlerin yarıdan fazlası, geçen yıl emeklilik için yatırım yapmayı planladığı parayı spor bahislerinde kullandı. Katılımcıların yüzde 14'ü ise bunu ayda birkaç kez yaptığını söyledi.</p>

<h3><strong>Bahisler finansal stratejinin bir parçası</strong></h3>

<p>Daha dikkat çekici olan ise spor bahislerinin bazı gençler tarafından artık eğlence olarak görülmemesi. Z kuşağı yatırımcılarının yüzde 26'sı bahisleri uzun vadeli finansal stratejisinin bilinçli bir parçası olarak değerlendiriyor. Bu oran Y kuşağında yüzde 14'e, X kuşağında yüzde 6'ya, Baby Boomer kuşağında ise yüzde 1'e kadar düşüyor.</p>

<p>Ancak Betterment CEO'su Sarah Levy, spor bahisleri ve tahmin piyasalarının emeklilik stratejisi gibi görülmeye başlanmasının ciddi bir sorun olduğuna dikkat çekiyor. Levy'ye göre bu araçlar uzun vadeli servet oluşturmak için tasarlanmadı.</p>

<h3><strong>Gençler neden daha fazla risk alıyor?</strong></h3>

<p>Northwestern Mutual'ın çalışmasına göre de genç kuşaklar kripto para, spor bahisleri, tahmin piyasaları, opsiyonlar ve meme hisseleri gibi yüksek riskli alanlara diğer yaş gruplarından daha fazla ilgi gösteriyor. Riskli araçlara yönelen yetişkinlerin dörtte üçü kendilerini finansal açıdan geride hissettiklerini söylüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Z kuşağında da genç yatırımcıların yüzde 80'i, yüksek riskli araçların kendilerini finansal hedeflerine geleneksel yatırım yöntemlerinden daha hızlı ulaştırabileceğine inanıyor.</p>

<p>Zayıf iş piyasası, yükselen konut maliyetleri ve öğrenci borçları da gençlerin üzerindeki finansal baskıyı artırıyor. Bu koşullar, uzun yıllara yayılan birikim yerine kısa sürede yüksek kazanç sağlayabilecek seçenekleri daha cazip hale getirebiliyor.</p>

<p>Ancak bu yaklaşımın gençlerin en büyük avantajlarından birini ortadan kaldırabileceği uyarısı yapılıyor. Uzun yatırım süresi sayesinde küçük birikimlerin yıllar içinde büyüme imkanı bulunurken, yüksek riskli bahislerde yaşanabilecek kayıplar bu avantajı azaltabiliyor.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/z-kusaginin-tehlikeli-yatirim-stratejisi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/07/z-kusagi-1.jpg" type="image/jpeg" length="58344"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte faturaya karşı yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi kaçakçılığı ile mücadelede 1 Ekim itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZwCJy6GPxbA"></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/sahte-belge-3.webp" type="image/jpeg" length="10598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="707" src="https://www.youtube.com/embed/TidIluUl2ic" title="SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir" width="1257"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK TV</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/trafik-kazasi-sgk.jpg" type="image/jpeg" length="41429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZAHA DAVET SEMİNERİ]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span style="font-size:16px;">KONUŞMACI: ALİ ÇAKMAKÇI-KATKI SUNAN: SELAHATTİN İPEK MODERATÖR : ÖMER KÖKLÜCE</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/2020-08-26_19-00-069.png" type="image/jpeg" length="24697"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-Birlik Sistemine Yeni Sözleşme Girişi ve Eski Sözleşmelerin Güncellenmesi 2022]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Jan 2022 18:07:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/TURMOB-Duyuru_Boş_2-kopyala@600x315.png" type="image/jpeg" length="56008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EFR tablolarının yüklenmesiyle ilgili yardım videosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Oct 2021 17:53:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1.png" type="image/jpeg" length="58188"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı (18.05.2021)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>BDTURKEY.COM ve Dünya Gazetesi yazarı Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU 18.05.2021 tarihinde saat 9.30 TRT HABER Ekonomi 7/24 Programına konuk olarak katılım sağlamıştır. Özellikle Pandemi dolayısıyla işletmelerin yaşadıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı 'mızın alacağı tedbirler ile igili bilgiler vermiştir. "Matrah Arttırımı ve Yeni Borç Yapılandırması" torba şekliyle ele alınarak en kısa zamanda Meclise gelmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</guid>
      <pubDate>Tue, 18 May 2021 11:45:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Haber_Resim_tasarım_Yazar_Abdullah_TOLU789998888.jpg" type="image/jpeg" length="79822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun  Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU TRT HABER Ekonomi 7/24 Programında Yeni Çıkacak Olan Vergi Affı ve Yapılandırma Hakkında Detaylı Bilgiler Verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2020 15:50:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1_12.jpg" type="image/jpeg" length="75219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekdüzen Hesap Planı ve Bazı Bilinmeyen Özellikleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_5.png" type="image/jpeg" length="51226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Finansal Raporlama, Nakit Akış Tablosu ve Fon Akışı Tablosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:50:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_4_1.png" type="image/jpeg" length="11877"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRT 1 Radyo Ekonomi Günlüğü Programı 12.08.2020]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yılmaz Sezer ÜSTAT, bizzat BAĞIMSIZ DENETİMDE YERLİ VE MİLLİ HUSUSUNDA ADIMIZLA (SELAHATTİN İPEK) AÇIKLAMADA BULUNMUŞTUR. TEŞEKKÜR EDİYORUM. TRT 1 Radyoda Bağımsız Denetimde Yerli ve Milli konusundaki görüşlerini açıklamıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2020 16:43:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/61369990_2528164087216118_4989264771036479488_n.png" type="image/jpeg" length="68078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKİYE CUMHURİYETÇİ MALİ MÜŞAVİRLER GRUBU' NUN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU e-dönüşüm uygulamaları ve Turizm Payı Beyanlarına ilişkin Eğitim Semineri Fotoğraf Galerisi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Dec 2019 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/DSC00511.jpg" type="image/jpeg" length="86713"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KSMMMO (KAYSERİ SMMM ODASI) "E-DÖNÜŞÜM EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğraf Galeresi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 13:19:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/69999396_10220754638918841_5057639361898610688_o.jpg" type="image/jpeg" length="97260"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VERGİDE GÜNDEM SEMİNERİ - 2018 & 2019 ÖNEMLİ VERGİSEL DÜZENLEMELER Fotoğraf Galerisi İçin Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2019 09:05:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/IMGL1388.jpg" type="image/jpeg" length="32505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESMMMO E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ Fotoğrafları İçin Tıklayın....]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jan 2019 18:01:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/2018.12_8.jpg" type="image/jpeg" length="96084"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Dec 2018 17:43:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6176_1.jpg" type="image/jpeg" length="69465"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İNŞAAT SEKTÖRÜNDE VERGİ VE MUHASEBE SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Dec 2018 17:19:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6052.jpg" type="image/jpeg" length="38634"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selahattin İPEK]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Feb 2017 20:04:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/bd-ekonominin-nabzY-07032017.jpg" type="image/jpeg" length="33386"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
