<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 09:54:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altında kritik bekleyiş]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/altinda-kritik-bekleyis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/altinda-kritik-bekleyis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin verdiği kritik sürenin yaklaşmasıyla yatay bir seyir izledi. İran savaşına dair yeni gelişmeleri bekleyen yatırımcılar ise temkinli duruşunu koruyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Spot altın, yüzde 0,1 düşüşle ons başına 4 bin 640,93 dolara geriledi. ABD haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 0,4 kayıpla 4 bin 666,70 dolardan işlem gördü.</p>

<p><strong>Gram altın ne kadar?</strong></p>

<p>Ons altın tarafında yaşanan hafif düşüşe rağmen gram altın fiyatları yeni güne yatay pozitif başladı. Gram altın 6 bin 666 lira seviyesinden işlem gördü.</p>

<p><strong>Piyasalar beklemede</strong></p>

<p>Cnbc-E'de yer alan habere göre Tastylive Makro Strateji Başkanı Ilya Spivak, yatırımcıların Trump’ın son günlerdeki sert söylemlerinin sonucunu beklediğini belirtti.</p>

<p>İran, ABD ve İsrail ile savaşta kalıcı bir çözüm istediğini vurgularlarken, Hürmüz Boğazı’nı açma yönündeki baskılara direniyor. Trump ise salı gecesine kadar anlaşma sağlanmaması halinde İran’ı sert şekilde hedef alabileceklerini ifade etti.</p>

<p><strong>Petrol 110 doların üzerinde</strong></p>

<p>Artan gerilimle birlikte petrol fiyatları 110 doların üzerinde kalmaya devam etti. Yükselen enerji fiyatları enflasyon endişelerini artırırken, bu durum para politikası beklentilerini de etkiliyor.</p>

<p><strong>Fed bu yıl faiz indirimi yapacak mı?</strong></p>

<p>Federal Reserve yetkilileri, enflasyonun istihdamdan daha büyük bir risk olduğuna işaret ederek sıkı para politikasının korunması gerektiğini vurguladı. Beth Hammack ve Austan Goolsbee bu görüşü destekleyen isimler arasında yer aldı.</p>

<p>Piyasalarda bu yıl faiz indirimi ihtimali büyük ölçüde fiyatlamalardan çıkarılmış durumda.</p>

<p><strong>Gözler kritik verilerde</strong></p>

<p>Yatırımcıların gözü Fed'in mart toplantı tutanakları ile birlikte açıklanacak PCE ve TÜFE verilerine çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Altın için yeni tahmin</strong></p>

<p>Tastylive Makro Strateji Başkanı Spivak, kısa vadeli belirsizliklere rağmen altının yıl sonuna doğru yeniden yükselebileceğini belirterek, fiyatların 5 bin 500-6 bin dolar bandına yaklaşabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Diğer metallerde son durum ne?</strong></p>

<p>Spot gümüş yüzde 0,9 kayıpla 72,17 dolara, platin yüzde 1,1 düşüşle 1.958,75 dolara, paladyum ise yüzde 0,5 gerileyerek 1.478,49 dolara indi.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/altinda-kritik-bekleyis</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/01/altin4.jpg" type="image/jpeg" length="27363"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[300 baz puan faiz artışı fiyatlanıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/300-baz-puan-faiz-artisi-fiyatlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/300-baz-puan-faiz-artisi-fiyatlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkez Bankası savaş boyunca TL’yi korumak için biriktirdiği rezervlerin çoğunu harcarken, elektrik ve doğalgaz zamları ile savaşın devam eden etkilerini göz önüne alarak 22 Nisan’daki Para Politikası Kurulu toplantısında yüzde 37 olan politika faizinin yüzde 40’a çıkarılması beklentileri arttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Orta Doğu’yu karıştıran savaşta sona doğru gelindiğine yönelik açıklamalar gelse de kafa karışıklığı, belirsizlikler ve savaşın maliyetinin yayılma etkisi öne çıkmaya devam ediyor. Savaş boyunca yabancının sert çıkışına karşı TL’yi korumak için rezervlerini kullanan Merkez Bankası’nın beklentinin altında gelen mart ayı enflasyona rağmen 22 Nisan’daki Para Politikası Kurulu toplantısında harekete geçmesi bekleniyor.</p>

<p>Hafta sonu elektrik ve doğalgaz fiyatlarına yapılan zamların da etkisiyle nisanda yüzde 3 seviyesinde beklenen aylık enflasyon tahminlerinin yanı sıra Merkez Bankası’nın güçlü bir mesaj vermesi ve TL’yi korumaya devam etmesi için yüzde 37 olan politika faizini yüzde 40’a çekmesi beklentileri arttı. Ekonomistlerin yılsonu enflasyon ve politika faizi tahminlerinde de yukarı yönlü güncellemeler devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw736h373q95gc/storage/files/images/2026/04/06/ekran-goruntusu-2026-04-06-211615-l2om.png" rel="nofollow" title="300 baz puan faiz artışı fiyatlanıyor - Resim : 1"><img alt="300 baz puan faiz artışı fiyatlanıyor - Resim : 1" height="373" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw736h373q95gc/storage/files/images/2026/04/06/ekran-goruntusu-2026-04-06-211615-l2om.png" width="736" /></a></p>

<p>Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kara, Merkez Bankası’nın savaşın geçici olacağı ihtimaline karşılık sıkılaştırmayı politika faizi ile değil likidite sıkılaştırması ile yaptığını hatırlatarak bölgedeki gerginliğin devam etmesi ve enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde asılı kalması nedeniyle enflasyon ve döviz rezervlerinin görünümünün bozulduğunu vurguladı. Kara, “Bu nedenle nisan toplantısında TCMB’nin politika faizini artırma ihtimalinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz” dedi.</p>

<p><strong>“Manşet enflasyon yüzde 32’ye çıkabilir”</strong></p>

<p>QNB Türkiye Baş Ekonomisti Erkin Işık, mart ayında enflasyonun ana eğiliminin, kurdaki istikrar ve iç talepteki kısmi dengelenmenin desteğiyle ılımlı seyrettiğini, önümüzdeki dönemde artan petrol fiyatlarının ikincil etkilerinin daha belirgin hale gelmesini beklediklerini ifade etti. Gübre ve ulaştırma maliyetlerindeki artışların etkisiyle gıda fiyatlarının nisan ayında daha güçlü yükselmesinin muhtemel olduğunu söyleyen Işık, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Elektrik ve doğalgaz fiyatları da konutlarda yüzde 25 oranında olmak üzere yükseltildi. Ayrıca daha önce elektrikte yapıldığı gibi, doğalgazda eşik değerin üzerinde tüketim yapanların yüksek tarifeden ücretlendirileceği kademeli fiyat uygulamasına geçildi. Bu gelişmelerle birlikte, manşet enflasyonun önümüzdeki aylarda yüzde 32 civarına yükselmesi ve petrol fiyatlarında bir gevşeme görülene kadar bu seviyelerde kalması muhtemeldir. Brent petrol fiyatlarının yıl sonuna doğru 80 dolar seviyesine gerileyeceği varsayımını korumakla birlikte, son gelişmeleri dikkate alarak yıl sonu enflasyon tahminimizi 3 yüzde puan artışla yüzde 28,5’e yükselttik.”</p>

<p>Işık, TCMB’nin, mart ayı başında TL likidite koşullarını sıkılaştırarak bankalararası para piyasası faizlerini yüzde 40 civarına yönlendirdiğini, PPK toplantısında ise politika faizi olan bir haftalık repo faizini yüzde 37’de sabit tuttuğunu hatırlattı. Enflasyonist baskıların devamı nedeniyle, TCMB’nin 22 Nisan’daki PPK toplantısında politika faizini yüzde 40’a yükseltmesini tahmin ettiklerini vurgulayan Işık, buna karşılık likidite koşullarını gevşeterek piyasa faizlerini genel olarak mevcut seviyelerde tutmasını beklediklerini dile getirdi. Işık, enflasyon görünümündeki yukarı yönlü güncellemeyle uyumlu olarak, yıl sonu politika faizi tahminlerini de yüzde 35’e yükselttiklerini açıkladı.</p>

<p><strong>Politika faizi tahmini 100 baz puan artırıldı</strong></p>

<p>İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen de yayımladığı notta, dinamik ve veri bazlı karar alan TCMB yönetiminin nisan enflasyonuna ilişkin gözlemlerine göre hareket edeceğini, eğer aylık rakam yüzde 3 veya üzerinde gözüküyorsa faiz artışını kalıcılaştırmak üzere 1-haftalık repo faizini 300 baz puanlık artışla yüzde 40 düzeyine yükselteceğini tahmin ettiklerini belirtti. Beklentilerden düşük mart enflasyonuna rağmen yıl sonu enflasyon beklentilerini yukarı güncellemeleri gerektiğini söyleyen Gürleyen, şunları söyledi:</p>

<p>“ABD’nin mayıs-haziran aylarında çekildiği, ancak İsrail ve İran arasında düşük yoğunlukta bir savaşın devam ettiği, Hürmüz Boğazının kademeli olarak açıldığı bir senaryoda 2026 Mart-Aralık dönemi için ortalama Brent petrol fiyat tahminimizi 85 dolardan 88 dolara, yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 26’dan yüzde 26,5 düzeyine güncelliyoruz. Savaş öncesinde tahminimiz yüzde 24,5 olduğunun altını çizelim. Yılsonu politika faizi tahminimizi de 100 baz puanlık artışla yüzde 32’den yüzde 33’e güncelliyoruz. Nisan ayında politika faizi 300 baz puanlık artışla efektif fonlama oranına eşitlenirse haziran-ekim dönemindeki 4 PPK toplantısında 150’şer, yılın son toplantısında 100 baz puanlık indirimle ilerlenmesini bekleriz. Nisanda mevcut yapı korunursa Temmuz toplantısından itibaren 100’er baz puanlık adımlar bekliyoruz.”</p>

<p><strong>Faiz koridoru en az 3 puan yukarı kaydırılabilir</strong></p>

<p>Gedik Yatırım Baş Ekonomisti Serkan Gönençler de TÜFE enflasyonunun temel belirleyicisinin emtia fiyatlarının seyri olacağını söyleyerek “Sene başındaki yüzde 25’lik enflasyon tahminimize yapacağımız nihai revizyonu nisan ayında yayınlayacağımız Strateji Raporumuz ile birlikte yayınlamakla beraber, enerji arzının üçüncü çeyrekte eski seviyelerine yaklaşacağı varsayımıyla, yüzde 3-4 puanlık bir revizyonun gerekli göründüğünü söyleyebiliriz. TCMB’nin faiz indirim süreci ötelenmiş görünüyor. Aynı varsayım altında, TÜFE enflasyonunun da ilk yarıyıl sonuna kadar yüzde 31 civarında seyretmesini muhtemel görüyoruz. Bu görünüm altında, TCMB’nin de fonlamasını gecelik faiz kanalından sürdürmesi, hatta rezervlerin durumuna göre faiz koridorunun en az 3 puan yukarı kaydırması da makul görünüyor. Buna göre, faiz indirim sürecinin en azından emtia fiyatlarına ilişkin belirsizlikler ortadan kalkana kadar ötelendiğini düşünüyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Şebnem Turhan-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/300-baz-puan-faiz-artisi-fiyatlaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/09/politika-faizi.jpg" type="image/jpeg" length="11438"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taksicilerin perakende satış fişlerine dayanarak KDV indirimi yapılabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/taksicilerin-perakende-satis-fislerine-dayanarak-kdv-indirimi-yapilabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/taksicilerin-perakende-satis-fislerine-dayanarak-kdv-indirimi-yapilabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Taksicilerin, taksi mali cihazına geçinceye kadar kağıt ortamında düzenledikleri perakende satış fişlerinde ayrıca gösterilmeyen KDV, hizmetten yararlananlarca indirim konusu yapılabilir mi, bakalım...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>Değerli okurlar, malumunuz olduğu üzere taksi esnafının da içinde bulunduğu bir grup esnaf, 1.1.2026 tarihinden itibaren basit usulden gerçek usule alınmıştır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) 46. maddesine göre, aynı Kanun’un 47 ve 48. maddelerinde belirtilen koşulları sağlayan mükellefler, basit usulde vergilendirilir. Esasen basit usul, bu türden mükelleflerin kazançlarının daha kolay tespiti için getirilmiş bir ayrıcalıktır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Basit usulde vergilendirme kapsamındaki mükellefler, uzunca süre bu kapsamda az veya çok gelir vergisi ödemiş olsalar da, GVK’na 1.1.2021 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere 7338 sayılı Kanun ile eklenen mükerrer 20/A maddesiyle, bu mükelleflerin kazançları gelir vergisinden müstesna tutulmuştu. Bir başka deyişle, GVK’nun 47 ve 48. maddelerinde belirtilen genel ve özel şartları sağlayan ticari kazanç sahipleri, bu ölçüleri sağlayabildikleri sürece gelir vergisi ödemiyorlardı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak Cumhurbaşkanı, GVK’nun 51 inci maddesinde kendisine verilen yetkiyi kullanarak 9/9/2025 tarihli ve 33012 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bazı mükellef gruplarını basit usul kapsamından çıkardı. Cumhurbaşkanı’na verilen bu yetki, Anayasa’nın vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin kanunla konulmasına, değiştirilmesine veya kaldırılmasına dair 73. Maddesine aykırı görünse de durum şimdilik böyle. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Mezkûr Karara göre, büyükşehir belediyesi olan illerde, bir önceki takvim yılının son günü itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanmış son verilere göre nüfusu 30.000’i geçmeyen ilçeler hariç olmak üzere, aşağıda belirtilen faaliyetlerde bulunan mükellefler gerçek usulde vergilendirilecekler:</span></p>

<p style="text-align:justify">a) Her türlü emtia imalatı ile uğraşanlar,<br />
b) Her türlü emtia alım-satımı ile uğraşanlar (Münhasıran bir işyeri açmaksızın gezici olarak veya pazar takibi suretiyle perakende emtia alım-satımı ile uğraşanlar hariç),<br />
c) İnşaat ile ilgili her türlü işlerle uğraşanlar,<br />
ç) Motorlu taşıtların her türlü bakım ve onarım işleriyle uğraşanlar,<br />
d) Lokanta ve benzeri hizmet işletmelerini işletenler,<br />
e) Eğlence ve istirahat yerlerini işletenler,<br />
f) Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlar.<span> </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu Karar 1/1/2026 tarihinde yürürlüğe girdi Bu tarihten sonra anılan faaliyette bulunanlar gerçek usulde vergilendirilecekler. Yani bunlara tanınan gelir vergisi istisnası son olarak 2025 yılı kazançları için uygulandı. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Diğer yandan, 10679 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yukarıdaki Kararda değişiklik yapılarak, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüşen ve nüfusu 2.000’i geçmeyen belde belediyeleri ve köylerde şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlar basit usul kapsamında bırakıldı. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Yukarıda belirtilen yerlerde faaliyette bulunan ve 1<strong><u>.1.2026 tarihinden itibaren gerçek usule tabi tutulan</u></strong> diğer faaliyet kollarındaki mükellefler için herhangi bir değişiklik yapılmamış olup bunlar anılan tarihten itibaren gerçek usule tabi olmuşlardır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu gelişmeyle basit usulden gerçek usule alınan mükellefler, KDV Kanunu’nun 17/4-a maddesi ile basit usule tabi mükelleflere tanınan KDV istisnasından da 1.1.2026 tarihinden sonraki teslim ve hizmetleri itibariyle yararlanamayacaklar. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Kısaca bu mükellefler, 1.1.2026 tarihinden itibaren kendilerine tanınan gelir vergisi ve KDV istisnalarını kaybettiler. Bu tarihten sonra anılan mükellefler ikinci sınıf tüccarlara getirilen tüm zorunluluklara tabi olacaklar. </span></p>

<div class="article-inline-ad-wrapper" style="text-align:justify"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Kuşkusuz günlük hayatta bu mükelleflerden en çok taksiciler ile muhatap olmaktayız. 31.12.2025 tarihine kadar bu mükellefler, gerçek usulde vergilendirilmediklerinden, gerçek usule tabi mükellefler için getirilen mecburiyetlere tabi değillerdi. Bu mecburiyetlerden birisi de düzenleyecekleri belgelerin türü idi. Zira anılan mükellefler her ne kadar gelir vergisinden ve KDV’den istisna olsalar da GVK’nun 46. maddesi uyarınca belge düzenleme ve alma zorunluluğu altında idi. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu kapsamdaki mükellefler, 509 no.lu VUK Genel Tebliği uyarınca, 1/1/2025 ila 31/12/2026 tarihleri arasında KDV dahil 3.000 TL’nın altındaki satışları için perakende satış fişi, üstündeki satışları için ise e-arşiv fatura düzenlemek zorundalar. Bu mükelleflerin 1/1/2027 tarihinden itibaren ise tutarına bakılmaksızın e-arşiv fatura düzenlemeleri gerekmektedir. Aynı esas işletme defteri esasına tabi olanlar için de geçerlidir.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Diğer yandan 591 no.lu VUK Genel Tebliği uyarınca, taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefler (ticari kazançları basit usulde tespit edilenler dâhil) en geç 1/9/2026 tarihine kadar, bu Tebliğ ve ilgili kılavuzlarda belirlenen teknik özellikleri taşıyan ve Bakanlıkça onay verilmiş <strong>Taksi Mali Cihazları</strong> (taksimetre ile konnekte olan ödeme kaydedici cihaz olarak tarif edilebilir) satın alarak kullanmaya başlamak zorundalar. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Taksi mali cihazına geçinceye kadar KDV dahil 3.000 TL’nı aşan satışları için e-arşiv fatura düzenlemeleri gerekiyor. Bu tutarın altındaki satışlar içinse perakende satış fişi düzenleyebilirler. Uygulamada taksiciler, bu tutarın altında veya üstünde olsun, pratikte e-arşiv fatura düzenleme imkanları olmadığı için Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu’ndan temin ettikleri kâğıt ortamındaki perakende satış fişlerini düzenliyorlar. Bu Federasyon tarafından taksicilere dağıtılan perakende satış fişlerinin, 2026 öncesi basımlılarında KDV’den söz edilmemekte, 2026 sonrası basımlılarda ise “KDV Dahildir” ibaresine yer verilmiş bulunuyor. Esasen, 1.1.2026 tarihinden itibaren ikinci sınıf tüccar olarak fatura sınırının altındaki satışları için yeni nesil ÖKC kullanmak zorunda olan taksici esnafına, bu suretle 1/9/2026 tarihine kadar zaman tanınmış bulunuyor. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Makalemizin konusu olan sorun da bu aşamada ortaya çıkıyor. Taksicilerin, taksi mali cihazına geçinceye kadar kağıt ortamında düzenledikleri perakende satış fişlerinde ayrıca gösterilmeyen KDV, hizmetten yararlananlarca indirim konusu yapılabilir mi? </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Zira yukarıda belirtildiği gibi üzerinde “KDV Dahildir” ibaresi olsun veya olmasın, taksi bedelleri içinde yüzde 20 oranında KDV de tahsil edilmekte ve bu tutarlar bu mükelleflerce hesaplanan KDV olarak KDV beyannamesine dahil edilmektedir. Ancak ödenen bu KDV’nin indirim konusu yapılabilmesi için, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca belge üzerinde ayrıca gösterilmesi gerekir. Sadece Kanunun 23. maddesi uyarınca özel matrah şekline tabi mükelleflerce düzenlenen belgelerde KDV gösterilmez. Ancak taksiciler özel matrah şekline tabi değildir. O halde bunların düzenledikleri perakende satış vesikalarında KDV’yi ayrıca göstermeleri gerekir. Bununla birlikte, günlük hayatın koşuşturmacası içinde, taksicilerin eline hesap makinası alıp, ulaşım bedeli içinde yer alan KDV hariç bedel ile KDV tutarını hesaplayarak belge düzenlemesi de gerçek hayata uygun düşmemektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bizim görüşümüz, gerçek usulde vergilendirilen taksiciler tarafından düzenlenen perakende satış fişinde “KDV Dahildir” ibaresi olsun olmasın veya KDV ayrıca gösterilmesin veyahut KDV dahil 3.000 TL’lik bedel geçilsin geçilmesin (e-arşiv fatura düzenlenmeksizin), düzenlenen perakende satış fişlerine dayanarak bu KDV’nin “iç iskonto” yöntemiyle hesaplanarak indiriminin mümkün olduğu yönündedir. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Maliye Bakanlığı'nın bu indirimin mümkün olduğunu acilen açıklaması gerekir!</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bakanlık ayrıca taksi mali cihazına geçinceye kadar 3.000 TL’nin üzerindeki bedeller için de kâğıt ortamında perakende satış fişi düzenlenmesini ve düzenlenen perakende satış fişlerine dayanarak KDV indiriminin mümkün olduğunu belirten bir düzenleme yapmalıdır. Çünkü mevcut düzenlemeler ne taksiciler ne de yolcular açısından uygulanabilir değildir.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24 | Haluk ERDEM</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/taksicilerin-perakende-satis-fislerine-dayanarak-kdv-indirimi-yapilabilir-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/06/taksici.jpg" type="image/jpeg" length="85552"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bitcoin'de belirsizlik baskısı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/bitcoinde-belirsizlik-baskisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/bitcoinde-belirsizlik-baskisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitcoin, ABD ile İran arasındaki olası anlaşmaya ilişkin beklentilerin gölgesinde 70 bin dolar seviyesinin üzerinde kalmakta zorlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kripto para piyasasının amiral gemisi Bitcoin, küresel siyasetin gölgesinde zorlu bir seyir izliyor.</p>

<p>ABD ile İran arasındaki gerilimi düşürebilecek muhtemel bir mutabakata dair beklentiler, varlığın 70 bin dolar barajının üzerinde tutunmasını zorlaştırıyor. Bitcoin şu sıralarda 68 bin 500 dolar civarında seyrediyor.</p>

<p>Jeopolitik risklerin tetiklediği belirsizlik ortamı, fiyatlamalardaki yukarı yönlü iştahı baskılamaya devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ateşkes Bitcoin'i yeni zirvelere taşıyabilir</strong></p>

<p>Hafta içerisinde, enerji piyasalarına nefes aldırabilecek uzun süreli bir ateşkesin masada olduğu yönündeki haber akışı, Bitcoin'i 70 bin 200 dolar seviyesine kadar taşıdı. Bölgesel arabulucuların da dahil olduğu görüşmelerde, birkaç günlük çatışmasızlık şartlarının değerlendirildiği belirtiliyor.</p>

<p>Salı günü TSİ gece yarısı saat 03.00'de dolacak olan kritik süre yaklaşırken, piyasalardaki oynaklık da zirve yaptı. Diplomatik süreçten çıkacak olumlu bir sonucun Bitcoin'i yeni zirvelere taşıyabileceği düşünülse de, anlaşmazlık durumunda varlığın yeniden "güvenli liman" kimliğiyle talep görmesi ihtimaller dahilinde.</p>

<p><strong>Belirsizlik ve "kâr satışı" baskısı</strong></p>

<p>Tahran cephesinden henüz resmi bir teyit gelmemesi ve <strong>Hürmüz Boğazı</strong>'na yönelik katı tutumun sürmesi, Bitcoin üzerindeki satış baskısını canlı tutuyor.</p>

<p><strong>Damla Kaya-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/bitcoinde-belirsizlik-baskisi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/11/bitcoin.jpg" type="image/jpeg" length="92730"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sanayi Sicil Belgesi'ne sahip işletmelerin, Yıllık İşletme Cetveli bildirme yükümlülüğü hk.]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/sanayi-sicil-belgesine-sahip-isletmelerin-yillik-isletme-cetveli-bildirme-yukumlulugu-hk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/sanayi-sicil-belgesine-sahip-isletmelerin-yillik-isletme-cetveli-bildirme-yukumlulugu-hk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:center"><strong><span>T.C.<br />
İSTANBUL VALİLİĞİ</span></strong><br />
<strong><span>İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Sayı <span><span> </span></span></span><span>:</span></strong><strong><span>E-78722157-120.02.02-7885858<span> </span></span></strong><span>03/04/2026</span><br />
<span>Konu <span>:<span>Yıllık İşletme Cetveli</span></span></span><br />
 </p>

<p style="text-align:center"><strong><span>DAĞITIM YERLERİNE</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bilindiği üzere, 6948 sayılı kanunun 5. maddesi gereği, sanayi sicil belgesine sahip işletmelerin, bir önceki yıla ait faaliyetlerini içeren bilgilerin yer aldığı "<strong>Yıllık İşletme Cetvelini</strong>" her yılın ilk dört ayı içerisinde; 1 Ocak-30 Nisan tarihleri arasında, e-devlet web sayfasında bulunan "<strong>Sanayi Sicil İşlemleri</strong>" uygulamasını kullanarak elektronik ortamda giriş yapmaları zorunludur. İşletmelerin yıllık işletme cetvelini girebilmeleri için, PTT'den alınmış aktif UETS (Ulusal Elektronik <span>Tebliğat </span>Sistemi) kaydının bulunması gerekmektedir. Süresi içerisinde, elektronik ortamda yıllık işletme cetvelini vermeyen sanayi sicil belgesine sahip işletmelere; 6948 sayılı kanunun 9. maddesi gereği, 2026 yılı içerisinde 15.029 (onbeş bin yirmidokuz) TL idari para cezası uygulanacaktır. Sanayi Sicil Belgesine sahip işletmelerin, yıllık işletme cetveli bildirme yükümlülüğünü, oluşabilecek yoğunluklar nedeniyle, son günlere bırakmadan yerine getirmeleri önem arz<span> </span>etmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ayrıca, </span><span>14.04.2026 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni sanayi sicil tebliğine göre; Sanayi sicil belgesinin geçerliliği, işletme tarafından yıllık işletme cetveli verilmesine bağlanmıştır. Belgenin sağladığı hak ve muafiyetlerden sadece geçerlilik tarihi güncel olan sanayi sicil belgesine sahip işletmeler faydalanacaktır. Yıllık işletme cetveli verme yükümlülüğünü yerine getirmeyen işletmelerin sanayi sicil belgesinin geçerliliği<span> </span>olmayacaktır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Başkanlığınızca, üyelerinize, 2025 yılı yıllık işletme cetvellerinin 30.04.2026 saat 23:59'a kadar zamanında verilebilmesi için; E-posta, SMS, web sayfası vb. iletişim araçlarıyla bilgilendirme yapılması hususunda,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Gereğini bilgilerinize rica ederim.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Orhan Oğuz TÜRK İl Müdürü</span><br />
 </p>

<p><strong><span>SANAYİ SİCİL BELGESİNİN İŞLETMELERE SAĞLADIĞI AVANTAJLAR</span></strong></p>

<p><span><span>-<span> </span></span></span><!--[endif]--><span>İhraç Kayıtlı Mal <span>Tesliminde </span>KDV <span>Terkin/İade</span><span> </span>Uygulaması</span></p>

<p><!--[if !supportLists]--><span><span>-<span> </span></span></span><!--[endif]--><span>Kambiyo Satışlarında BSMV Oranı<span> </span>Sıfır</span></p>

<p><!--[if !supportLists]--><span><span>-<span> </span></span></span><!--[endif]--><span>Sanayi Abonesi Tarifesinden Elektrik Faturası<span> </span>Ödeme</span></p>

<p><!--[if !supportLists]--><span><span>-<span> </span></span></span><!--[endif]--><span>İhracat Kredilerinden<span> </span><span>Yararlanma</span></span></p>

<p><!--[if !supportLists]--><span><span>-<span> </span></span></span><!--[endif]--><span>Kamu Kurum <span>Ve </span>Kuruluşlarının Desteklerinden<span> </span>Faydalanma</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><!--[if !supportLists]--><span><span>-<span> </span></span></span><!--[endif]--><span>Kamu ihale kanunu kapsamında yerli istekli lehine fiyat<span> </span>avantajı</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/sanayi-sicil-belgesine-sahip-isletmelerin-yillik-isletme-cetveli-bildirme-yukumlulugu-hk</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/01/sanayi-sicil-belgesi.jpg" type="image/jpeg" length="43848"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enflasyon düzeltmesinin devam eden etkileri (1)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/enflasyon-duzeltmesinin-devam-eden-etkileri-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/enflasyon-duzeltmesinin-devam-eden-etkileri-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ekonomisinde son yıllarda gözlenen yüksek enflasyon, muhasebe uygulamaları ve vergi mevzuatı bakımından önemli uyarlamaları zorunlu kılmıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bu kapsamda, 2023 hesap dönemi sonu itibarıyla Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) mükerrer 298/A maddesi uyarınca enflasyon düzeltmesi yeniden uygulamaya alınmış; mali tabloların enflasyonun aşındırıcı etkilerinden arındırılması amaçlanmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak, uygulamanın teknik açıdan karmaşık bir yapı arz etmesi, henüz gerçekleşmemiş kazançlar üzerinden vergisel etki doğurabilmesi ve özellikle sermaye yapısı güçlü işletmelerde enflasyon düzeltmesi sonucunda zarar oluşmasının vergi gelirleri üzerindeki etkisi, uygulamanın sürekliliği bakımından yeni bir değerlendirme ihtiyacını ortaya çıkarmış ve bu çerçevede, 7571 sayılı kanun ile VUK’a eklenen Geçici 37. madde ile enflasyon düzeltmesi belirli bir dönem için ertelenmiştir. Mevcut düzenleme yaklaşımı dikkate alındığında, kısa ve orta vadede “vergili” enflasyon düzeltmesinin yeniden gündeme gelme olasılığının sınırlı olduğu değerlendirilebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte; enflasyon düzeltmesinin 2025-2027 hesap dönemleri bakımından ertelenmiş olması, uygulamanın vergisel ve muhasebesel etkilerinin sona erdiği anlamına gelmemektedir. Zira 2023 ve 2024 hesap dönemlerinde yapılan enflasyon düzeltmeleri sonucunda mali tablolara yansıyan düzeltilmiş değerler; izleyen dönemlerde vergi matrahının tespiti, kâr dağıtımı, varlık satışları ve yatırım hesaplarının izlenmesi bakımından etkisini sürdürmektedir. Bu nedenle içinde bulunulan dönem, enflasyon düzeltmesinin tamamen devre dışı kaldığı bir “normalleşme” dönemi değil; düzeltilmiş açılış değerleri ile sonraki dönemlerde tarihi maliyet esaslı kayıtların birlikte yürüdüğü bir geçiş dönemi niteliğindedir.</p>

<p style="text-align:justify">Enflasyon düzeltmesinin devam eden etkilerini ele alacağımız bu yazı dizisinin ilkinde; 2023 enflasyon düzeltmesi kaynaklı geçmiş yıl kârlarında dağıtım riskini ele alacağız.</p>

<p style="text-align:justify">Bilindiği üzere; 2023 hesap dönemi sonunda yapılan enflasyon düzeltmesi, “vergisiz” nitelikte uygulanmıştır. Diğer bir ifadeyle, düzeltme sonucunda oluşan kârlar vergilendirilmemiş; oluşan zararlar ise vergi matrahının tespitinde indirilebilir zarar olarak dikkate alınmamıştır. Buna karşılık, 2024 hesap döneminde enflasyon düzeltmesi “vergili” olarak uygulanmış ve bu kapsamda ortaya çıkan kârlar genel esaslar çerçevesinde vergilendirilmiştir. Bu nedenle 2024 yılı kârlarının dağıtımında, enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kısım ile ticari faaliyetten doğan kısım arasında vergileme yönünden ayrıca bir ayrım yapılmasını gerektiren özel bir durum bulunmamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Asıl dikkat edilmesi gereken alan, 2023 yılı enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan tutarlardır. VUK Genel Tebliği (Sıra No: 555) uyarınca, 2023 enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan ve “Geçmiş Yıllar Kârları” hesabında izlenen tutarların herhangi bir surette başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya ortaklara dağıtılması halinde, söz konusu tutarlar işlemin yapıldığı dönemde kurumlar vergisine tabi tutulmaktadır. Ayrıca işletmeden çekilen bu değerler, elde edenin hukuki statüsüne göre kâr payı stopajına da konu olabilmekte; dolayısıyla genel kâr dağıtım rejimi içinde ayrıca vergisel sonuç doğurmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu çerçevede temel risk, bilançoda yer alan “Geçmiş Yıllar Kârları” bakiyesinin kaynağının sağlıklı biçimde ayrıştırılamamasıdır. Uygulamada şirketler, bilançolarında yüksek tutarda geçmiş yıl kârı görmekle birlikte, bu tutarın hangi kısmının reel ticari faaliyetlerden, hangi kısmının ise 2023 yılı enflasyon düzeltmesinden kaynaklandığını alt hesaplar itibarıyla net biçimde izlememiş olabilmektedir. Bu ayrım yapılmadan gerçekleştirilecek dağıtım veya çekiş işlemleri ise kurumlar vergisi ve dağıtıma bağlı vergisel yükler birlikte değerlendirildiğinde önemli bir maliyet doğurabilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Nitekim 555 Sıra No.lu Tebliğ’de, 2023 hesap dönemi sonu bilançosuna ilişkin enflasyon düzeltmesinden doğan kâr veya zararın “Geçmiş Yıllar Kârları/Zararları” hesaplarında gösterileceği açıkça düzenlenmiştir. Aynı düzenleme çerçevesinde, bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârının vergiye tabi tutulmayacağı; geçmiş yıl zararının ise vergi matrahı bakımından zarar olarak kabul edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca 2023 yılsonu düzeltilmiş bilançoda dönem net kârı/zararı yerine, enflasyon düzeltmesi sonucunda hesaplanan geçmiş yıl kârı/zararı özkaynaklar içinde izlenmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle, 2023 ve 2024 enflasyon düzeltmesi etkilerinin bilançoda alt hesaplar açılmak suretiyle ayrı bir kimlik altında izlenmesi uygulama açısından kritik önemdedir. Özellikle 2023 yılına ilişkin enflasyon düzeltmesi kaynaklı tutarların ticari geçmiş yıl kârlarından ayrıştırılması, ileride dağıtım veya işletmeden çekiş işlemlerinde doğabilecek vergisel risklerin önlenmesi bakımından zorunlu bir kontrol adımıdır. Uygulamada, bu ayrıştırmanın yapılmadığı durumlarda muhasebe kayıt düzeni ile vergi güvenliği arasındaki bağ zayıflamakta; hata riski belirgin biçimde artmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu çerçevede en güvenli yöntem, 2023 enflasyon düzeltmesi kaynaklı geçmiş yıl kârlarının sermayeye ilave edilmesidir. Nitekim 555 Sıra No.lu Tebliğ’de kurumlar vergisi mükelleflerince söz konusu tutarların sermayeye ilavesine imkân tanınmış; bu işlemin kâr dağıtımı sayılmaması nedeniyle ayrıca bir vergileme doğmayacağı kabul edilmiştir. Böylece hem bilançodaki kaynak ayrımı daha sağlıklı hale gelmekte, hem de ileride yanlışlıkla dağıtıma konu edilme riski önemli ölçüde azaltılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak, 2023 yılı enflasyon düzeltmesinden doğan geçmiş yıl kârlarının alt hesaplar bazında dikkatle ayrıştırılması ve bunların sehven dağıtıma konu edilmesinin önüne geçilmesi, hibrit geçiş döneminde vergisel güvenliğin sağlanması açısından kritik önem taşımaktadır. Bu çerçevede, Tebliğ’de açıkça cevaz verilen sermayeye ilave yöntemi, uygulamada en güvenli ve en ihtiyatlı çözüm olarak öne çıkmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong><i>Sonraki yazıda: </i></strong><i>Enflasyon düzeltmesinin devam eden etkilerinden ikincisi olan reel olmayan finansman maliyeti (ROFM) uygulamasının beyanname indirimi boyutunu ele alacağız.</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomigazetesi.com | Yaşar ÇATALKAYA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/enflasyon-duzeltmesinin-devam-eden-etkileri-1</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/09/enflasyon-duzeltmesi-10.jpg" type="image/jpeg" length="64794"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Takipteki krediler bir yılda ikiye katlandı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/takipteki-krediler-bir-yilda-ikiye-katlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/takipteki-krediler-bir-yilda-ikiye-katlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankaların takipteki toplam kredi alacağı son bir yılda yüzde 91 artışla 666,7 milyar TL’ye çıktı. Takibe düşme hızı, aynı dönemdeki kredi artışı ve enflasyonun çok üzerinde.</p>

<p>Tüketiciler ve şirketler kesiminin bankacılık sektöründen kullandı­ğı ve zamanında ödenemediği için takibe düşen kredi borç­larında büyüme hızlandı. Ban­kaların takipteki toplam ala­caklarının hacmi son bir yılda yaklaşık olarak ikiye katlan­dı. Takipteki kredilerdeki ar­tış oranı, kredi hacmindeki büyüme ve enflasyonun çok üzerinde. Türkiye’de bankacı­lık mevzuatına göre bir banka alacağı 90 gün boyunca öden­mezse “takibe düşmüş kredi” olarak sınıflandırılıyor. Eko­nomide nakit akışı baskısı şir­ketlerin borç ödeme kapasite­sini aşındırırken, bireylerin gelirlerindeki reel aşınma da kullandıkları krediler ve kart borçlarında ödenemeyerek ta­kibe düşen hacmi büyütüyor. Takipteki kredi hacmi büyü­dükçe bankaların daha fazla özel karşılık ayırması gereki­yor. Bu da bankaların kârlılı­ğı, sermaye yeterliliği ve yeni kredi verme iştahını azaltarak tüm ekonomiye yayılan nega­tif etkiler doğuruyor.</p>

<h3><strong>Büyüme bu yıl da devam etti</strong></h3>

<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre Mart 2005 iti­barıyla 349,1 milyar liralık dü­zeyinden net 229 milyar lira­lık artışla yılın sonunda 578,1 milyar liraya yükselen toplam takipteki banka alacakları, bu yılın ilk üç ayında da yüz­de 15,3 oranında 88,5 milyar lira artarak 666,7 milyar lira­ya ulaştı. Böylece söz konusu alacaklar son bir yılda yüzde 91 oranında 317,6 milyar lira artmış oldu. Takipteki alacak­lar, bankacılık sektörü toplam kredi hacminde ilk çeyrek­te yüzde 7,3, son bir yılda yüz­de 39,7 olan cari artışların iki katından daha yüksek oranda büyüdü.</p>

<p>Takibe düşen banka kredile­rinin hacmi, tüketici fiyatları (TÜFE) bazında bu yıl ilk çey­rekte yüzde 10,04 olan enflas­yona göre yüzde 4,8 ve son bir yılda yüzde 30,87 olan TÜFE artışıyla indirgendiğinde yüz­de 45,9 reel büyüme kaydetti.</p>

<h3><strong>273,5 milyarı bireyselden</strong></h3>

<p>Mart sonu itibarıyla taki­be düşmüş banka alacakla­rın 273,5 milyar lirası tüketi­ci kredileri ile bireysel kredi kartı olarak bireysel borçlara ait bulunuyor. Söz konusu ha­cim bu yıl ilk çeyrekte yüzde 15,7 oranında net 37 milyar, son bir yılda da yüzde 86,5 ora­nında net 126,9 milyar liralık büyüme kaydetti.</p>

<p>Bu kapsamda ihtiyaç kredi­lerinden takibe düşen kısım bir yılda yüzde 79,1 oranın­da net 56,8 milyar lira artarak 128,6 milyar, aynı nitelikteki konut kredisi miktarı yüzde 65,6 oranında net 516,4 mil­yon liralık bir artışla 1,3 mil­yar, taşıt kredileri de yüzde 63,6 oranında 156,1 milyon li­ralık artışla 401,4 milyar lira oldu. Böylece takipteki top­lam tüketici kredisi miktarı yüzde 78,9 oranında net 57,5 milyar liralık artışla 130,3 milyar liraya ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bireysel alanda en hızlı artış ise kredi kartı borçlarında ya­şandı. Ödenememiş kredi kar­tı borçları son bir yılda yüzde 94,1 oranında net 69,4 milyar lira artarak 143,2 milyar lirayı buldu. Bireysel borçlarda taki­be düşme ivmesinin artması, reel gelirlerin enflasyon kar­şısında aşınması, tüketimin kredi kartına kayması, asga­ri ödeme döngüsünün büyü­mesi, borcun tüketim finans­manına dönüşmesi durumu­nu yansıtıyor. Özellikle ihtiyaç kredilerindeki artış, hane hal­kının nakit açığını krediyle ka­pattığını gösteriyor.</p>

<h3><strong>En büyük bölüm şirketlerden</strong></h3>

<p>Takipteki banka alacakların en büyük bölümü, ekonomi­nin üretim ayağında yer alan aktörler olarak toplam kredi hacminde en büyük paya sa­hip olan şirketler kesimine açılan kredilerde.</p>

<p>Anonim, limited vb. şirket­ler ile KOBİ’ler, esnaf ve tica­ri işletmeler, serbest meslek sahipleri, kooperatifler, tarım işletmeleri ve büyük çiftçiler, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bazı yatırımcı kamu kuruluş­larına açılan ticari ve diğer kredilerde takibe düşen mik­tar bu yılın ilk üç ayında yüzde 15,1 oranında net 51,5 milyar lira artışla 393,2 milyar lira­ya ulaştı. Söz konusu alacak­lar son bir yılda da yüzde 94,2 oranında net 190,7 milyar lira büyüdü. Son bir yılda toplam ticari ve diğer kredilerin hac­mi cari olarak yüzde 37,4 ve re­el bazda yüzde 5 büyürken, bu kapsamda takibe düşmüş kıs­mın reel olarak yüzde 48,4 ile bunun çok üzerinde büyüdü­ğü dikkati çekti.</p>

<p>Uzmanlara göre bu durum kredi kalitesinin zayıfladığı­na ve ekonomideki nakit akışı baskısının borç ödeme kapa­sitesini aşındırdığına işaret ediyor. Normal koşullarda ta­kipteki alacakların kredi hac­mindeki büyümeye paralel arttığına işaret eden uzman­lar, takipteki alacaklardaki artışın kredi büyümesinden hızlı olmasını, kredi portfö­yünde bozulmanın başladığı­nı gösteren klasik erken sin­yallerden biri olarak değer­lendiriyor.</p>

<p><img alt="Takipteki krediler bir yılda ikiye katlandı - Resim : 1" height="367" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw773h367q95gm/storage/files/images/2026/04/06/tt1-wvpt.jpg" width="773" /></p>

<h3><strong>Büyük bölüm KOBİ kredilerinden</strong></h3>

<p>Ödenemediği için takibe düşmüş ticari ve diğer kredilerin toplam hacmi içinde en büyük bölüm KOBİ’lere ait bulunuyor. Takipteki KOBİ kredilerinin hacmi son bir yılda yüzde 122,2 oranında net 127,4 milyar lira büyüyerek 231,6 milyar lira ile bu nitelikteki toplam ticari ve diğer kredilerin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor.</p>

<p>Ticari ve diğer krediler toplamında yer alan kredi türlerinde son bir yılda en hızlı artış ise yüzde 130,9’la ödenmemiş kurumsal kredi kartı borçlarında yaşandı. Söz konusu alacaklar mart sonu itibarıyla 24,9 milyar liralık bir hacim oluşturdu. Yine ticari ve diğer krediler kapsamda takibe düşmüş “taksitli” ticari krediler de bir yılda yüzde 125,9 oranında net 63,4 milyar liralık artışla 113,7 milyar liraya yükseldi.</p>

<p>Bu veriler, bozulmanın özellikle küçük işletmeler ve kart bazlı finansman tarafında yoğunlaştığını gösteriyor. Şirketler ilk aşamada, kredi kartı limitlerini kullanıyor, kısa vadeli işletme kredilerine yükleniyor, ardından kredi yapılandırma sürecine yöneliyor. Bu yüzden bu kalemlerdeki artış reel sektörde finansman stresinin büyüdüğünü düşündürüyor</p>

<h3><strong>Bankalar riskin farkında</strong></h3>

<p>Bu arada bankalar krediler için ayırdıkları “takipteki alacaklar özel karşılığı” miktarını son bir yılda net 241,9 milyar lira artırarak 501,5 milyar liraya çıkardılar. Söz konusu tutar, bankaların geri dönmeme ihtimali yüksek krediler için ayırdığı zarar karşılığını oluşturuyor. Başka ifadeyle banka, tahsil edemeyebileceğini düşündüğü kredi için baştan zarar yazıp kenara para ayırıyor.</p>

<p>Takipteki alacaklara ayrılan karşılıkların son bir yılda yüzde 93’le bir kata yakın artarak 500 milyar TL’yi aşması, bankaların bilanço riskini şimdiden fiyatladığını gösteriyor. Buna göre bankalar olası zararları bilançoda erkenden tanıyor. Ancak bu durum aynı zamanda risk algısının yükseldiğine de işaret ediyor.</p>

<p>Bütün olarak mart bankacılık verilerinde krediler cephesi, henüz sistemik bir bankacılık krizine işaret etmiyor ancak veriler, ekonomide borç çevrim kapasitesinin zayıflamaya başladığını ve kredi riskinin kısmen hane halkından reel sektöre doğru yayıldığını gösteriyor.</p>

<p><strong>Naki Bakır-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/takipteki-krediler-bir-yilda-ikiye-katlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/banka2.jpg" type="image/jpeg" length="63182"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elektronik tebligata nihayet iptal kararı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/elektronik-tebligata-nihayet-iptal-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/elektronik-tebligata-nihayet-iptal-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi Usul Kanununda yer alan düzenlemelere dayanarak GİB tarafından oluşturulan ve gelir idaresinin yanı sıra, gümrük idaresi, trafik idaresi, sosyal güvenlik kurumu tarafından da kullanılan elektronik tebligat sistemin yanlışlıklarını veya hatalarını ilk günden bu yana bu köşede sürekli yazdım, hukuka aykırılıklarını sergiledim.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Başlıca eleştirilerim önemli noktaları itibariyle kısaca;</p>

<p style="text-align:justify">- Sistemin, tebliğ edilecek metni idarenin kendi sunucusuna koyup sonra gel bak dediği, sistemin özünde dairede tebliğ niteliğinde olduğu, bu şekilde tebliği almaya kimsenin zorunlu tutulamayacağı,</p>

<p style="text-align:justify">- Kapatılması mümkün olmayan bir sisteme kişilerin kayıd-ı hayat koşulu ile mecbur bırakılmasının mümkün olmadığı, mükellefiyetin sona ermesi ile birlikte kapatılmadığı, (70 yaşında demans hastası olup bakkalını kapatan ve şifrelerini bile hatırlayamayan 80 yaşındaki Mehmet amcaya, bu sistemden tebliğ yapılabilecek olmasının insafsızlığı), böylece mükellefiyeti kapatılan şirketlerin, mükellef olmayanların dahi sistemde tutulduğu,</p>

<p style="text-align:justify">- Kendisine tebliğ yapıldığı sms veya mail yoluyla bildirilmeyenlere dahi yapılan e-tebligatların geçerli olması, böylece idarenin zaafiyetinin mükellefe yüklenerek habersizce yapılan tebligatlarla mükelleflerin hak kayıplarına uğramasına yol açılması, yargıya erişim hakkının bu suretle yok edilmesi veya ibraz süresi kaçırtılarak suçlu duruma düşürülmesi,</p>

<p style="text-align:justify">- Beş günde bir tebliğ var mı diyerek sisteme girmek şeklinde bir zorunluluğun kimseye yüklenemeyeceği,</p>

<p style="text-align:justify">- Tebliğ konusunda arada PTT A.Ş. gibi tarafsız bir kuruluşun olmayışı, ihtilaflarda yine tebliğ yapan idareye müracaatla sorun giderilmeye çalışıldığı, bunun da yargılamalarda silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">- Tebligat konusunun Bakanlık tebliğlerine bırakılmayacak derecede temel hakları ilgilendiren bir konu olduğu bu nedenle konuya ilişkin “esasları” düzenleme yetkisi Bakanlığa bırakılmayarak Kanunla düzenlenmesi gerektiği, şeklindeydi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong><i>Anayasa Mahkemesi E.2025/94 K.2026/11 sayılı kararı ile Vergi Usul Kanununun 107/A maddesinin 3. fıkrasında yer alan “tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye” ibaresini iptal etti.</i></strong></p>

<h2 style="text-align:justify">Gerekçeler, sisteme methiyeler düzmek için kullanıldı</h2>

<p style="text-align:justify">Bütün bu eleştirilerime verilen cevaplar hep, hukukla ilgisi olmayan şekilde, idarenin kâğıt ve zaman tasarrufu yaptığı, işlemlerde kolaylık sağlandığı şeklinde oldu. En acısıda bu gerekçeler, konuya hukuk bilimi açısından bakmayan doktrinde de, kitaplarda da sisteme methiyeler düzmek için kullanıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Nihayet konu Anayasa Mahkemesinin gündemine geldi ve Anayasa Mahkemesi E.2025/94 K.2026/11 sayılı kararı ile Vergi Usul Kanununun 107/A maddesinin 3. fıkrasında yer alan <i>“tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye</i>” ibaresini iptal etti.</p>

<p style="text-align:justify"><i><strong>Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının gerekçelerinden biri şudur: Mükelleflerin elektronik adres kullanmaya ve vergi idaresince yapılacak tebligatları elektronik posta yoluyla kabule zorlanması ve elektronik posta adresine yapılan tebligata hukuki sonuç bağlanması mahkemeye erişim hakkına sınırlama getirmektedir.</strong></i></p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesine başvuru yapan Mahkemenin başvuru gerekçeleri; “vergi dairesi tarafından vergi kaydı resen terk ettirilen tüzel kişi mükelleflerin ticaret sicilinden silinene kadar elektronik tebligat sisteminden itiraz konusu kural nedeniyle çıkamadığı ve her beş günde bir elektronik tebligatı kontrol etmek zorunda kaldığı, elektronik ortamda yapılan tebligata rağmen defter ve belgeleri incelemeye ibraz etmeyenlerin hürriyeti bağlayıcı cezayla cezalandırıldığı, bu durumun ilgililere aşırı külfet yüklediği, idari düzenlemelerde elektronik tebligat kapsamındaki mükelleflerin çok geniş tanımlandığı, suç ve cezaların kanuniliği ilkesi gereğince bu hususların idarenin düzenleyici işlemleriyle değil kanunla düzenlenmesi gerektiği, ayrıca diğer resmî elektronik tebligatın PTT A.Ş. altyapısında gerçekleştirilmesine karşılık 213 sayılı Kanun kapsamındaki elektronik tebligatlara ilişkin kayıtların vergi idaresi tarafından tutulmasının silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleriyle bağdaşmadığı” şeklinde özetlenebilir.</p>

<h2 style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının gerekçeleri</h2>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesini ise kısaca aşağıdaki gibi özetleyebilirim.</p>

<p style="text-align:justify">- Mükelleflerin elektronik adres kullanmaya ve vergi idaresince yapılacak tebligatları elektronik posta yoluyla kabule zorlanması ve elektronik posta adresine yapılan tebligata hukuki sonuç bağlanması mahkemeye erişim hakkına sınırlama getirmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">- Temel ilkeleri belirlenmeksizin ve çerçevesi çizilmeksizin sınırsız, belirsiz, geniş bir alanın bir kanun kuralı ile yürütmenin düzenlemesine bırakılması, Anayasaya aykırılık oluşturur</p>

<p style="text-align:justify">- Vergilendirme geniş bir düzenleme alanını ilgilendirmektedir. Vergilendirmeye ilişkin olarak hüküm ifade eden işlemlerin elektronik ortamda tebliği konusunda kimlere elektronik ortamda tebligat yapılabileceği, elektronik adres kullanma imkânının geniş olmadığı yer, faaliyet ve sektörlerin durumunun gözetilip gözetilmeyeceği, elektronik adres kullanma zorunluluğunun hangi koşullarda başlayacağı ve sona ereceği gibi hususların Kanunla açıkça düzenlenmesi gerekmektedir. Konuya ilişkin usul ve esasları belirleme hususlarında Bakanlığın yetkili olduğunun Kanunla hüküm altına alınması gereken bu hususların Tebliğle düzenlenmesi mümkün değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Konunun devamı ve şimdi ne olacak, davalar nasıl etkilenecek sorularının yanıtı ise gelecek yazımda.</p>

<p style="text-align:justify">SPOT: Anayasa Mahkemesi E.2025/94 K.2026/11 sayılı kararı ile Vergi Usul Kanununun 107/A maddesinin 3. fıkrasında yer alan <i>“tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye</i>” ibaresini iptal etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim.com | Bumin DOĞRUSÖZ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/elektronik-tebligata-nihayet-iptal-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/09/kayitli-elektronik-posta.webp" type="image/jpeg" length="27013"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: Mahrumiyet; konforu azaltır, gayreti çoğaltır]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-mahrumiyet-konforu-azaltir-gayreti-cogaltir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-mahrumiyet-konforu-azaltir-gayreti-cogaltir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/mahrumiyet-konforu-azaltir-gayreti-cogaltir/886443" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></span></a></p>

<p><strong>Bilinçli mahrumiyet, konforu azaltır, gayreti çoğaltır. Tüm büyük başarıların altında ödenmiş bir bedel, terk edilmiş bir konfor ve bilinçli bilgisizlik ve ilgisizlik alanlarının uyuşturan örgüsü vardır</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahrumiyet; <strong>imkânlardan yoksun</strong> olma hali. Olması gerekenin kısıtlılığı… Hayatın içindeki konfor alanlarıyla sağlanan yaşam kalitesinin bir kısmı veya tamamının elden gitmesi… <strong>Mahrumiyet; konforu azaltır, gayreti çoğaltır. </strong>Yokluğunu, mahrumiyetini çekmediğinin, <strong>varlığının tadına</strong> varamazsın.</p>

<p>Mahrum olunan şeyin daha önce <strong>sahibiyizdir</strong> veya o şey bir başkasındadır fakat bizde yoktur. <strong>Önce imkân vardı</strong>, mahrumiyet sonradan var oldu. İmkânın ortadan kalkması, insanda <strong>yoksunluk hissi</strong> uyandırdı. <strong>Konfor tuzağından kurtulmanın yolu</strong>, kaçınılmaz bir şekilde mahrumiyetten geçecektir.</p>

<p><strong>KONFORDAN MAHRUMİYET GÜÇTÜR</strong></p>

<p><strong>Her mahrumiyet eziyet midir</strong>? Başlangıçta evet. Çünkü o şu anda yoktur ve senin de bunun için yapabileceğin bir şey yoktur. Yoksunluk, “<strong>sende olmaması</strong>” halidir. Yoksulluk ise “<strong>sendekinin yetmezliği</strong>” ifadesidir. <strong>Yoksun</strong> isen o şeyden mahrumsun. <strong>Yoksul</strong> isen mahrumiyet daha yıkıcı olabilir.</p>

<p>Mahrumiyet, <strong>2 farklı duygu</strong> ile gelişir. Birincisi; <strong>tamamlama arzusu</strong> ki bu <strong>gayreti</strong> tetikler. İkincisi de mahrum olunandan <strong>vazgeçme</strong> halidir. Ruhun gelişiminde <strong>mahrumiyetin büyük rolü</strong> olduğu bilinir. Tamamlanma arzusu tetiklenince <strong>mahrumiyet sebepleri</strong> sorgulanacaktır. Yeter ki vazgeçmeyi seçme.</p>

<p><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Mahrumiyete dair…</strong></p>

<p><strong><i>Yaratıcılığı nasıl geliştiririm?</i></strong></p>

<p><strong>Enflasyon</strong>; konfor alanlarının bir çıktısı ise tedavisi için durgunluk (mahrumiyet) çare olarak düşünülebilir. <strong>Obeziteyle</strong> mücadele zaten <strong>diyet</strong> dediğimiz aşırı beslenmekten mahrumiyettir.</p>

<p><strong><i>Minimalizm mahrumiyet mi?</i></strong></p>

<p>Mahrumiyet, <strong>hayata katamadıklarımız</strong> kadar <strong>hayatımızda olması gerekmeyenlerdir</strong>. <strong>Maddi zenginliğin ölçüsü</strong>; servet biriktirmek ise <strong>manevi zenginliğin ölçüsü</strong> az şeye ihtiyaç duymaktır</p>

<p><strong>NOT</strong></p>

<p><strong>HAZZI ERTELEYEBİLMEK BAŞARININ KİLİT TAŞIDIR</strong></p>

<p>Mahrumiyetin bir <strong>bedeli</strong> vardır. <strong>Konforu azaltması</strong>… Ancak bir ödülü de vardır. Varlığıyla seni sınava sokan hayat, <strong>ondan mahrum bırakarak</strong> seni olgunlaştırır. İnsan, <strong>zıddıyla</strong> sınanır <strong>dengiyle</strong> eşleştirilir. “bu bana lâzım değil” diyebilmek yürek ister Unutma; ihtiyaçların sınırlı, isteklerin sonsuzdur senin.</p>

<p><strong>MAHRUMİYET LÛGATI</strong></p>

<p><strong>Bilinçli mahrumiyet</strong>: Zekânın kaslarını çalıştıran bir çeşit biliçsel oruç, fazlalıkların yükünden arınma</p>

<p><strong>Minimalizm</strong>: Çok şeye sahip olmak yerine, çok az şeye ihtiyaç duyma sanatının popüler kültürdeki adı</p>

<p><strong>Konfor tuzağı</strong>: Değişim korkusu ve çaba gerektirmeyen rahatlık sebebiyle gelişimin değişimin durması</p>

<p><strong>Nitelikli gayret</strong>: İşleyen demir ışıldar. Hele ki değer ve fayda üretme peşindeki zihin yapısı varken</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-mahrumiyet-konforu-azaltir-gayreti-cogaltir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/08/finansal-bilgi-paylasimi-1.webp" type="image/jpeg" length="24706"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doktorların eski çalışma izinlerinin süresi 1 Haziran’da bitecek]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/doktorlarin-eski-calisma-izinlerinin-suresi-1-haziranda-bitecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/doktorlarin-eski-calisma-izinlerinin-suresi-1-haziranda-bitecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hekim, diş hekimi ve uzman hekimlerin aynı anda iki hastanede kadrolu çalışabilmesine imkân sağlayan kanun geçen yıl temmuz ayında yürürlüğe girdi. Söz konusu kanunun yürürlük tarihinden önce hekimlere verilen çalışma izinlerinin yenilenmesi için tanınan süre 1 Haziran'da sona erecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda değişiklik yapılmasına dair 7557 Sayılı Kanun 21 Temmuz 2025 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. 1219 Sayılı Kanun tabipler, diş tabipleri ve uzman tabiplerin Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde birden fazla hastanede çalışabilmesini öngörüyor idi. 7557 Sayılı Kanunla ise tabiplerin en fazla iki sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabileceği öngörüldü.</p>

<p style="text-align:justify">7557 Sayılı Kanun ayrıca tabipler, diş tabipleri ve uzman tabiplerin Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi olup olmadığına bakılmaksızın özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde sadece 4/a (SSK) statüsünde kadrolu çalıştırılmalarını düzenledi. Daha önce hekimler özel hastanelerde 4/b statüsünde çalıştıkları için sigorta primlerini kendileri yatırıyorlardı.<br />
 </p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">SÜRE 1 HAZİRAN 2026 TARİHİNDE DOLACAK</h3>

<p style="text-align:justify">1219 Sayılı Kanuna eklenen Geçici 16’ncı madde, özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde çalışan tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, 7557 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen çalışma izinleri için 1 Haziran 2026 tarihine kadar yeni çalışma izni başvurusunda bulunmalarını öngörüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu maddeye göre, 21 Temmuz 2025 tarihinden önce izin almış olup 1 Haziran 2026 tarihine kadar yeni çalışma izni başvurusunda bulunmayanların izinleri iptal edilecek.</p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">AYNI ANDA İKİ AYRI HASTANEDE 4/A STATÜSÜNDE ÇALIŞABİLECEKLER</h3>

<p style="text-align:justify">Söz konusu kanun uyarınca tüm hekimler aynı anda iki ayrı özel hastanede veya vakıf üniversitesi hastanesinde 4/a statüsünde kadrolu çalışabilecekler.</p>

<p style="text-align:justify">Bu düzenleme öncesinde hekimler özel hastanede 4/b (BAĞ-KUR) statüsünde çalıştırılabiliyorlardı. 4/b statüsünde çalışanlar hastanenin kadrolu personeli değil hizmet alımı karşılığı çalışan kişi sayılıyorlardı. Bu nedenle yıllık izne çıktıklarında ücretleri kesiliyordu. Kıdem tazminatı hakları da olmuyordu.</p>

<p style="text-align:justify">4/a statüsünde çalışanlar, yılda 14 günden başlamak üzere iş yerindeki çalışma sürelerine bağlı olarak yıllık izne çıktıklarında ücret almaya devam ederler.</p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">TAVANI AŞAN KAZANÇLAR İÇİN PRİM İADESİ</h3>

<p style="text-align:justify">Bir hekim iki ayrı hastanede 4/a statüsünde çalıştığında her bir işveren ödediği brüt ücrete karşılık gelen sosyal sigorta primlerini ayrı ayrı yatıracak. Yatırılan primler hekimlerin emekliliklerine yansıyacak. Emekliliğe hak kazandıklarında yahut iş akitleri işverence sona erdirildiğinde kıdem tazminatlarını işverenden alabilecekler.</p>

<p style="text-align:justify">Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) 2025 yılı sonuna kadar asgari ücret ile bunun 7,5 katına kadar olan kazançlar için sosyal sigorta primi ödeniyordu. 2026 yılında ise prime esas kazanç tavanı asgari ücretin 9 katına çıktı.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, 2026 yılında prime esas aylık kazanç tutarı 33.030 TL ile 297.270 TL arasında değişiyor. Her bir işveren prime esas kazanç tutarını (bir anlamda brüt ücreti) SGK’ya kendisi bildiriyor ve bildirdiği ücrete karşılık gelen işçi-işveren primini yatırıyor.</p>

<p style="text-align:justify">SGK ise emekli aylığı bağlarken prime esas kazanç tutarına bakıyor. Tavanı aşan kazançlar için prim ödenmiş olsa bile emekli aylığı bağlarken dikkate almıyor. Tavanı aşan kazançlar için kesilen primler çalışanlar açısından boşa gidiyor. Ancak, sigortalı kişi talep ederse tavanı aşan kazançlar için ödenen primler iade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Peki prime esas kazanç tavanının aşılıp aşılmadığı ve aşılan prim için ne kadar iade alınabileceği nasıl hesaplanacak? Her ay SGK’ya bildirilen prime esas kazançlar e-Devlet üzerinden kontrol edilerek iki ayrı işverenden bildirilen kazanç tutarının 2026 yılı için aylık 297.270 TL’yi aşıp aşmadığına bakılmalıdır. İki işverenin bildirdiği kazanç tutarı brüt asgari ücretin 9 katını aşmışsa aşan tutar için ödenen primin işçi payının iadesi için SGK’ya başvuru yapılmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Örneğin, iki ayrı işverenden 250.000 + 250.000 TL olmak üzere toplam 500.000 TL kazanç bildirilmiş ise tavanı aşan kazanç tutarı 202.730 TL’dir. Çalışanlardan yüzde 15 oranında prim kesilmektedir. Buna göre, 202.730 TL’lik fazla kazanç için kesilen 30,409,50 TL tutarındaki prim, talep edilmesi halinde iade edilir.</p>

<p style="text-align:justify">SGK prim iadesinde faiz uygulamaz. Ertesi ay da talep edilse bir yıl sonra da talep edilse faizsiz iade eder. Bu nedenle tavanı aşan kazançlar için ödenen primlerin iadesi gecikmeksizin yapılmalıdır. SGK, talep etmeyenlere kendiliğinden iade yapmaz.</p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">BEYANNAMEYE DİKKAT!</h3>

<p style="text-align:justify">Aynı anda birden fazla işverene bağlı çalışanların vergileri de işverenlerce ayrı ayrı yatırılır. Birden fazla işverence bildirilen kazançların her yıl için belirlenen tutarı aşması halinde ertesi yıl mart ayında beyanname verilmesi gerekir. Örneğin 2025 yılında bir veya birden fazla işverenden elde ettiği ücret geliri toplamı 4 milyon 300 bin lirayı aşanlar ile birden sonraki işverenlerden aldığı ücretlerin toplamı 330 bin lirayı aşanlar 2026 yılında beyanname verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu limitler 2026 yılı kazançları için ise 5 milyon 300 bin lira ve 400 bin lira olarak uygulanacak. Belirlenen limitleri aşanlar gelecek yıl mart ayında beyanname verecekler.</p>

<p style="text-align:justify">Ücretle çalışanlar normalde hiçbir harcamasını vergi matrahından indiremezken, beyanname dolduranlar eğitim, sağlık harcamaları ile şahıs sigorta harcamalarını vergi matrahından indirebiliyorlar. Bu yolla ilave vergi ödemek yerine vergi iadesi almak mümkün olabiliyor. Eğitim sağlık ve sigorta harcamalarının matrahtan indirilebilmesi için bu yıl yapılan harcamaların faturası saklanmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HaberTürk</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/doktorlarin-eski-calisma-izinlerinin-suresi-1-haziranda-bitecek</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/05/doktor-2.jpg" type="image/jpeg" length="81251"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İş güvenliği eğitimlerinde yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/is-guvenligi-egitimlerinde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/is-guvenligi-egitimlerinde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG), ülkemizde yasalarla düzenlenmesinin ötesinde, çalışma hayatının sağlıklı şekilde sürdürülebilir olması ve insan sağlığını koruyucu çalışma koşullarının teminatı niteliğindedir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi, insan sağlığına uygun çalışma koşullarının sağlanması ise ancak çalışanların bilinçlendirilmesi ve işyerinde İSG kültürünün yerleşmesiyle mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Bu doğrultuda İSG eğitimleri, sadece mevzuata uyum sağlamak için verilen formalite eğitimler olmayıp; çalışan davranışlarını doğrudan etkileyen ve riskleri minimize eden kritik bir araçtır. Nitekim 2 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik" ile birlikte, İSG eğitimlerine ilişkin kritik düzenlemeler gündeme gelmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlgili Yönetmelik kapsamında, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çalışanlara verilecek eğitimlerin usul ve esasları güncellenmiştir. Bu kapsamda eğitim süreçleri daha sistematik hale getirilmiş, işveren ve çalışan yükümlülükleri netleştirilmiş ve özellikle eğitimlerin etkinliğini artırmaya yönelik önemli yenilikler getirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Yeni düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biri, işe başlama eğitiminin kapsam ve niteliğinin açık şekilde tanımlanmasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">"<strong>İşe Başlama Eğitimi</strong>: Çalışan fiilen çalışmaya başlamadan önce verilen, uygulamalı ve yüz yüze eğitimi ifade eder."</p>

<p style="text-align:justify">Artık çalışanların fiilen işe başlamadan önce, yapacakları işe ve karşılaşacakları risklere ilişkin uygulamalı ve yüz yüze eğitim almaları zorunlu hale getirilmiştir. İşe başlama eğitimleri en az iki saat olmalı ve eğitim sonunda tutanak düzenlenerek işçinin özlük dosyasında saklanması gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Temel eğitimler bakımından getirilen bir diğer önemli düzenleme ise eğitimlerin işe başlama tarihinden itibaren en geç üç ay içinde tamamlanması zorunluluğudur. Bu düzenleme doğrultusunda, eğitimlerin ertelenmesi veya ihmal edilmesi gibi kanun dışı uygulamaların önüne geçilmesinin hedeflendiği ifade edilebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca eğitim içeriklerinin yalnızca genel konularla sınırlı kalmayıp, işyerine özgü riskler ve risk değerlendirmesi dokümanları dikkate alınarak hazırlanması gerekmektedir. Bu durum, her işyerinin kendi faaliyet alanına özgü risklerini dikkate alan, daha nitelikli ve hedef odaklı eğitimlerin verilmesini sağlayacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Eğitimlerin verilme yöntemleri bakımından da önemli değişiklikler söz konusudur. Özellikle uzaktan eğitim uygulamalarına ilişkin detaylı düzenlemeler yapılmış, hangi konuların uzaktan verilebileceği açıkça belirlenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Mümkün olan eğitimlerin uzaktan eğitim yöntemi kullanılarak verilmesi halinde çalışanların uzaktan eğitim sistemine giriş ve çıkışları, eğitim tamamlama oranları, ölçüm ve değerlendirme sonuçları ve benzeri veriler kayıt altına alınmalı, izlenmeli ve raporlanmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">İşverenler tarafından, uzaktan eğitim sisteminin;</p>

<p style="text-align:justify">* <i>Kullanıcıların ulaşmakta güçlük çekmeyeceği, kullanıcı talebini karşılayabilir, yönetilebilir ve izlenebilir, </i></p>

<p style="text-align:justify"><i>* İleri sarma, sekme veya pencere kapatma gibi eğitimin verimliliğini olumsuz etkileyecek hususları önleyecek, </i></p>

<p style="text-align:justify"><i>* Belirli periyotlarda kısa soru veya önemli bilgi ve benzeri açılır pencereler aracılığıyla çalışanın eğitime aktif olarak katılımını destekleyecek, </i></p>

<p style="text-align:justify">nitelikte olmasını sağlamalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla uzaktan verilmesi mümkün olan İSG eğitimlerinin tasarlanması sürecinde yukarıdaki hususlara dikkat edilmesi oldukça önemlidir.</p>

<p style="text-align:justify">Eğitim süreleri ve periyotları bakımından önceki düzenleme büyük ölçüde korunmakla birlikte, tekrar eğitimlerine ilişkin asgari sürelerin belirlenmesi dikkat çekmektedir. Bu bağlamda, az tehlikeli işyerlerinde en az 8 saat, tehlikeli işyerlerinde 12 saat ve çok tehlikeli işyerlerinde 16 saat temel eğitim verilmesi gerekmektedir. Tekrar eğitimlerinin ise her sınıf için en az 8 saat olması hüküm altına alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Eğitimler sonrasında yapılan sınavlarda en az 60 puan alma zorunluluğu getirilmiş, başarısız olan çalışanlara ek sınav hakkı tanınmış ve nihayetinde başarısız olunması halinde eğitimin tekrarlanması öngörülmüştür.</p>

<p style="text-align:justify">Ek olarak, eğitimlerin belgelendirilmesi ve kayıt altına alınması hususunda da önemli düzenlemeler yapılmıştır. Eğitimlere ilişkin tüm belgelerin özlük dosyasında saklanması zorunlu tutulmuş, uzaktan eğitimlerde ise sistem kayıtlarının tutulması ve raporlanması gerekliliği getirilmiştir. Ayrıca elektronik imza ve dijital arşiv uygulamalarına açıkça izin verilmesi, dijitalleşme sürecine uyum açısından önemli bir adım olarak değerlendirilebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Sonuç olarak</strong>, yeni yönetmelik ile İSG eğitimleri, şekli bir yükümlülük olmaktan çıkarılarak ölçülebilir, denetlenebilir ve işyerine özgü hale getirilmiştir. Bu kapsamda işverenlerin eğitim süreçlerini yeniden yapılandırmaları etkin bir İSG kültürüne katkı sağlayacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Star | Resul KURT</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/is-guvenligi-egitimlerinde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/is-guvenligi-egitim.jpg" type="image/jpeg" length="40719"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fırtına öncesi denge mi sessiz kırılganlık mı?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/firtina-oncesi-denge-mi-sessiz-kirilganlik-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/firtina-oncesi-denge-mi-sessiz-kirilganlik-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel ekonomi bugün garip bir eşikte duruyor. Bir yandan işgücü piyasaları tarihsel olarak güçlü görünüyor; işsizlik oranları düşük, istihdam oranları yüksek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="author-left-content col-16 col-lg-11 news-left-content" property="articleBody">
<div class="author-content news-content readingTime">
<p style="text-align:justify">Diğer yandan ise bu tabloyu besleyen makro dengelerin ne kadar kırılgan olduğu her geçen gün daha net ortaya çıkıyor. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı’nın (OECD) Mart 2026 Ara Ekonomik Görünüm Raporu da tam olarak bu çelişkiye işaret ediyor: ‘Dayanıklı ama kırılgan’ bir küresel işgücü piyasası. Bu tanım aslında önümüzdeki dönemin en kritik gerilimini özetliyor. Çünkü mesele artık sadece kaç kişinin çalıştığı değil; hangi koşullarda ne kadar sürdürülebilir ve ne kadar güvenceli çalıştığı. Bugünkü yazımda, OECD’nin yeni raporundan hareketle, küresel ve bölge işgücü piyasası ile Türkiye işgücü piyasası üzerindeki olası etkileri ele almaya çalışacağım.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İstihdam hâlâ ayakta</strong></p>

<p style="text-align:justify">OECD ülkelerinde işsizlik oranlarının yüzde 5 civarında seyretmesi, ilk bakışta oldukça olumlu bir tablo sunuyor. COVID-19 salgını sonrası toparlanma süreci, genişleyici politikalar ve hizmetler sektöründeki canlanma, istihdamı güçlü tutmayı başardı. Ancak bu güçlü görünüm, aslında ‘gecikmeli etkiler’ barındırıyor. İşgücü piyasaları doğası gereği ekonomik dalgalanmalara hemen tepki vermez. Yani bugün gördüğümüz istihdam seviyesi, geçmiş büyümenin bir yansımasıdır; geleceğin değil. Asıl sınav henüz başlamadı. Küresel ekonomiyi bugün en çok zorlayan unsur, klasik ekonomik döngüler değil; jeopolitik kırılmalar. İran-ABD ve İsrail hattında tırmanan gerilim, enerji fiyatları üzerinden tüm ekonomilere yayılan bir şok yaratma potansiyeline sahip. Enerji fiyatlarındaki artış sadece enflasyonu yükseltmez. Aynı zamanda üretim maliyetlerini artırır, şirketlerin yatırım iştahını azaltır ve nihayetinde istihdam kararlarını etkiler. Bu noktada ortaya çıkan tablo oldukça kritik. Çünkü, büyüme yavaşlıyor, enflasyon yükseliyor ve reel ücretler baskı altında kalıyor. Bu üçlü, ekonomi literatüründe çok iyi bilinen bir riski yeniden gündeme getiriyor: Stagflasyon. Ve stagflasyonun en ağır sonuçları ne yazık ki her zaman işgücü piyasasında görülür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Reel ücret erozyonu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bugün küresel işgücü piyasasının en önemli ama en az konuşulan sorunu, işsizliğin değil, çalışan yoksulluğun artma riski. Yani, istihdam var ama alım gücü düşüyor. OECD’nin işaret ettiği en kritik meselelerden biri de bu. İşgücü piyasaları güçlü görünse bile, çalışanların refahı aynı ölçüde artmıyor. Bu durum üç önemli sonucu beraberinde getiriyor. İlk olarak, işgücü piyasasında memnuniyetsizlik artacak, ikinci olarak, kayıt dışılık ve güvencesiz çalışma yaygınlaşacak ve son olarak toplumsal eşitsizlikler derinleşecektir. Yani mesele uzun zamandır olduğu gibi sadece ‘iş bulmak’ değil, insan onuruna yakışır işlerde çalışabilmek.</p>

<p style="text-align:justify">OECD raporunun bir diğer önemli bulgusu ise küresel işgücü piyasasının artık homojen olmadığıdır. Dünya, giderek daha belirgin bir şekilde ayrışıyor. Bu bakımdan, raporda yer alan verilere göre Avrupa’nın düşük büyüme ve yüksek enerji maliyetleri nedeniyle istihdam yaratma kapasitesi zayıflıyor. Buna karşılık, ABD, yapay zekâ ve teknoloji yatırımları sayesinde daha dirençli bir yapı sergiliyor. Çin’de ise büyüme devam ediyor ama hız kesmiş durumda; dönüşüm sancılı ilerliyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Türkiye için anlamı me?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye açısından bu küresel tablo hem risk hem de fırsat barındırıyor. İlk olarak, temel riskler; enerji fiyatlarına yüksek bağımlılık, enflasyon baskısı ve reel ücret kaybı ile kadın ve genç istihdamındaki kırılganlık. Buna karşılık, üretimin Türkiye’ye kayma potansiyeli, genç nüfus avantajı, hizmetler ve dijital ekonomi büyümesi bizim için gibi fırsatlar da var. Ancak bu fırsatların gerçeğe dönüşmesi için kritik bir koşul var. O da işgücünün dönüşüme hazırlanması. Bugün politika yapıcıların karşı karşıya olduğu en temel soru şu gibi görünebilir: İşgücünü koruyalım mı, yoksa dönüştürelim mi? Oysa OECD raporunun ortaya koyduğu gerçek çok daha net. Bu bir tercih değil. Her ikisini aynı anda yapmak zorundayız.</p>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Milliyet | Cem KILIÇ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/firtina-oncesi-denge-mi-sessiz-kirilganlik-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 08:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/kuresel-ekonomi-2.jpg" type="image/jpeg" length="90252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kazanmak değil, kaybetmemek zamanı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kazanmak-degil-kaybetmemek-zamani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kazanmak-degil-kaybetmemek-zamani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.dunya.com/kose-yazisi/kazanmak-degil-kaybetmemek-zamani/820609" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Murat Duran'ın yazısı:</strong></span></a></p>

<p>Mart başından itibaren piyasada görün­meyen ama hissedilen bir değişim var, malum savaş düzeni. Para hala piyasada, fır­satlar da var ama iştah azaldı. İnsanlar kazan­mak için değil, kaybetmemek için hareket et­meye başladı.</p>

<p>Daha birkaç hafta önce Bitcoin için 60 bin altı konuşulmaz diyordum. Bu seviyenin altı ancak daha büyük bir krizle mümkün olabilir­di. Bugün ise 67 bin seviyeleri test ediliyor ve piyasa zorlanıyor. Değişen sadece fiyat değil, insanların bakış açısı.</p>

<p>Eskiden “hangi yatırım daha çok kazandı­rır” diye sorulurdu. Şimdi bu soru yerini ses­sizce başka bir soruya bıraktı: “Nasıl kaybet­mem?” Bu değişim küçük görünür ama as­lında her şeyi değiştirir. Çünkü artık amaç büyümek değil, korunmaktır.</p>

<p>Tam da bu dönemde, bir yıl önce hayalini kurduğumuz yapay zekâ portföy analiz araçla­rı ortaya çıktı. Riski ölçüyorlar, dağılımı öne­riyorlar, senaryolar çiziyorlar. Üstelik çoğu zaman doğru söylüyorlar. Ama doğru olmak yetmiyor.</p>

<h3><strong>Asıl değişim: Kazanma arzusu değil, kaybetme korkusu</strong></h3>

<p>Finansal piyasalarda en güçlü duygu her za­man açgözlülük sanılır. Oysa gerçek güç şudur: Korku, açgözlülükten daha hızlı yayılır. Çünkü piyasa şu an rasyonel değil. İnsanlar veriye gö­re değil, hislerine ve haber akışlarındaki olum­suzluklara göre karar veriyor. Bu yüzden en iyi analiz bile uygulanmayabiliyor. En doğru öneri bile beklemeye alınabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslında belki de en başından beri yanlış so­ruyu soruyorduk. “Ne alırsam kazanırım?” ye­rine “Ne zaman risk almamalıyım?” diye sor­malıydık. Çünkü bazı dönemlerde kazanmanın yolu, işlem yapmamaktan geçer. Bu dönemler­de en güçlü strateji sadedir. Daha az risk, daha çok sabır, daha fazla nakit. Beklemek pasif bir davranış değil, bilinçli bir tercihtir.</p>

<h3><strong>Yeni dönemin stratejisi</strong></h3>

<p>Bu dönemlerin kazananları en çok risk alan­lar değil, en doğru zamanda risk almayanlar olur.</p>

<p>Sabır, stratejinin parçası olur,</p>

<p>Nakit, bir pozisyona dönüşür,</p>

<p>Beklemek, aktif bir karardır.</p>

<p>Bir yıl önce “keşke olsa” dediğimiz yapay zekâ araçları bugün elimizde. Ama belki de esas eksik olan teknoloji değildi. Zamanlamaydı.</p>

<p>Çünkü piyasada her şey aynı anda doğru ol­maz: Fiyat doğru olabilir, Analiz doğru olabi­lir, Araç doğru olabilir. Ama eğer zaman yan­lışsa hiçbiri çalışmaz.</p>

<p>Her fırsat değerlendirilmek zorunda değil­dir. Her hareket kazanç getirmez. Bazen en doğru hamle, hiçbir şey yapmamaktır. Bugün belki de en değerli şey teknoloji değil, hız de­ğil, fırsat da değil. En değerli şey temkinli ka­labilmektir.</p>

<p>Çünkü bazı zamanlarda en büyük kazanç, oyunun dışında kalmayı bilmektir.</p>

<p><strong>Murat Duran-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kazanmak-degil-kaybetmemek-zamani</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/10/yatirim-4.png" type="image/jpeg" length="40073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Citi'den enflasyon ve TCMB tahmini]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/citiden-enflasyon-ve-tcmb-tahmini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/citiden-enflasyon-ve-tcmb-tahmini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Citigroup Türkiye için yıl sonu enflasyonun yaklaşık yüzde 29 olmasını bekliyor. Kurum, Nisan ayı için TCMB faiz öngörüsünü de paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Citigroup, Türkiye'de yıl sonu enflasyonunun yaklaşık yüzde 29 civarında olmasını bekliyor. Ekonomistler İlker Domaç ve Gültekin Işıklar, yüksek enerji fiyatları nedeniyle risk dengesinin yukarı yönlü olduğunu belirtti. Cuma günü yayımlanan notta "Zaten zorlu olan enflasyon görünümü, Orta Doğu'daki çatışmanın yarattığı makroekonomik ortam nedeniyle daha da karmaşık bir hal aldı" ifadesine yer verildi.</p>

<p>Para birimi istikrarının tek başına enflasyon beklentilerini yeniden dengelemek için yeterli olmayabileceğini belirten ekonomistler, yüksek enerji fiyatları, dolarizasyon riski, azalan büyüme beklentileri ve artan rekabet endişelerinin birleşimi"nin para politikası için zorlu bir ortam yarattığını ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekonomistler, faiz oranları konusunda Türkiye Merkez Bankası'nın Nisan bir değişiklik yapmayacağını öngördü. Para otoritesinin, "rezervler üzerindeki sürekli baskılar ve yerli mevduat sahiplerinin davranışlarında bir değişiklik" olması durumunda sıkılaştırmayı bile değerlendirebileceği ifade edildi.</p>

<p><strong>Bloomberg HT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/citiden-enflasyon-ve-tcmb-tahmini</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/bdturkey-com/uploads/2026/04/citi.jpg" type="image/jpeg" length="72709"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rekabet Kurumu'ndan sigorta devlerine soruşturma]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/rekabet-kurumundan-sigorta-devlerine-sorusturma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rekabet-kurumundan-sigorta-devlerine-sorusturma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rekabet Kurumu, sigorta şirketlerinin fiyatları birlikte belirlediği iddiasıyla soruşturma başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık sigortası sektöründe öne çıkan iddialar üzerine Rekabet Kurumu devreye girdi. Ön araştırma bulgularının ciddi olması üzerine soruşturma açılmasına karar verildi. İddialara göre, sektördeki önde gelen sigorta şirketleri fiyatları birlikte belirlemiş, yükseltmiş veya sabit tutmuş olabilir.</p>

<p><strong>Sağlık sigortası pazarında fiyat ve pazar paylaşımı iddiaları inceleniyor</strong></p>

<p>Sağlık sigortası pazarında faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin aralarında anlaşmak suretiyle primlerin (fiyatların) birlikte belirlenmesi, artırılması veya sabit tutulması; müşteri, bölge veya ürün paylaşımı yapılması ve hassas bilgilerin (fiyat, maliyet, risk verisi) paylaşılması şeklinde davranışları gerçekleştirmiş olabileceği, sağlık sigortası pazarında faaliyet gösteren sigorta şirketleri ile sağlık hizmeti sağlayıcıları arasında dışlayıcı sözleşmeler akdedilmiş olabileceği iddiaları başta olmak üzere farklı ihlal iddiaları incelendi.</p>

<p>Önaraştırmada elde edilen bilgileri, belgeleri ve yapılan tespitleri 16.03.2026 tarihli toplantısında müzakere eden Rekabet Kurulu, bulguları ciddi ve yeterli bularak;</p>

<p>Allianz Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi,</p>

<p>Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi,</p>

<p>Aveon Global Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Axa Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Bupa Acıbadem Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Hepiyi Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Katılım Emeklilik ve Hayat Anonim Şirketi,</p>

<p>Mapfre Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Medisa Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Prive Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Zurich Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Zurich Yaşam ve Emeklilik Anonim Şirketi,</p>

<p>Quick Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi,</p>

<p>Memorial Sağlık Yatırımları Anonim Şirketi,</p>

<p>Özel Edremit Körfez Hastanesi,</p>

<p>SenCard Partners Bilgi Teknolojileri Anonim Şirketi,</p>

<p>Turassist Sağlık Destek Hizmetleri Anonim Şirketi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ünvanlı teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla soruşturma açılmasına karar verdi.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/rekabet-kurumundan-sigorta-devlerine-sorusturma</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/06/rekabetkurulu.png" type="image/jpeg" length="30229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlandı: Hobi bahçeleri yıkılacak...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/resmi-gazetede-yayimlandi-hobi-bahceleri-yikilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/resmi-gazetede-yayimlandi-hobi-bahceleri-yikilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hazırladığı yeni yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yönetmelikle, toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, geliştirilmesi, toprağın korunması, toprak koruma projelerinin hazırlanması ve uygulanması ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazilerin planlı kullanımının sağlanmasına yönelik usul ve esaslar düzenlendi.</p>

<p><strong>TAPU KAYDINA "AMACI DIŞINDA KULLANIM" ŞERHİ EKLENDİ</strong></p>

<p>Tarım arazilerinin amaç dışı kullanım taleplerinde birden çok kişiyi ilgilendiren ve birden çok fonksiyonu içeren planlara yönelik çalışmalara başlanmadan önce, planlamayı yapacak kamu kurum ve kuruluşları veya plan yapma yetkisine sahip kamu kurum ve kuruluşlarınca yetkilendirilen plan müellifleri tarafından Tarım Arazileri Değerlendirme ve Bilgilendirme Sistemi (TAD Portal) kullanılarak il müdürlüklerine başvuru yapılacak.</p>

<p>Gerçek veya tüzel kişiler tarafından tarım arazilerinin tarımsal veya tarım dışı amaçlı kullanım talepleri için arazinin belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde olması durumunda belediyelere, belediye ve mücavir alan sınırları dışında olması durumunda ise il özel idarelerine veya diğer plan yapma yetkisine sahip kuruluşlara başvurulacak.</p>

<p>Arazi incelemesi sonucu hazırlanan arazi etüt raporlarında tarımsal arazi kullanım bütünlüğünün bozulduğunun tespit edilmesi durumunda, talep reddedilecek ve konu, Toprak Koruma Kurulu gündemine alınmayacak.</p>

<p><strong>BAĞ EVİ İÇİN 5 DÖNÜM ŞARTI GETİRİLDİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni yönetmelikte "bağ evi" tanımı netleştirilerek inşaat koşulları ağırlaştırıldı. Bir parselde sadece tek bir evin yapılmasına izin verilirken, bir aile aynı bölgede yalnızca bir kez bağ evi yapma hakkına sahip olacak.</p>

<p>Bağ evi inşaatı için en az 5 dönüm arazi büyüklüğü aranacak. Yapı alanı 30 metrekareyi geçemeyecek. Ancak 30 metrekare taban oturumlu ve iki katlı binalara müsaade edilebilecek. Dikili tarım arazilerinde ise 30 metrekarelik bir bina için 1 dönümlük alan yeterli kabul edilecek.</p>

<p><strong>İZİNSİZ YAPILAR BİR AYDA YIKILACAK</strong></p>

<p>Tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunlu olacak. İzinsiz bütün yapıların yıkılması ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi gerektiği belediyelere veya il özel idarelerine bildirilecek.</p>

<p>İlgili belediye veya il özel idaresi bir ay içinde yıkımı yapacak ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesini sağlayacak. Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, Bakanlıkça yıkılabilecek veya yıktırılabilecek.</p>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/resmi-gazetede-yayimlandi-hobi-bahceleri-yikilacak</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/bdturkey-com/uploads/2026/04/hobibahcesi2.jpg" type="image/jpeg" length="33562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elektrik ve doğal gaz zammı enflasyonu ne kadar yukarı çekecek?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/elektrik-ve-dogal-gaz-zammi-enflasyonu-ne-kadar-yukari-cekecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/elektrik-ve-dogal-gaz-zammi-enflasyonu-ne-kadar-yukari-cekecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektrik ve doğal gaz fiyatlarına yapılan zamların nisan ayında enflasyonuna doğrudan etkisi hesaplanırken, uzmanlar, kademeli tarife ve dolaylı etkilerle bu etkinin daha yüksek olabileceğine işaret ediyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Elektrik ve doğal gaz fiyatlarına yapılan zam sonrası enflasyona etkileri de merak ediliyor.</p>

<p>Mesken abonelerine yapılan ortalama yüzde 25 zam ile elektriğin ardından doğal gazda da haneler için kademeli fiyatlandırma sistemine geçildi. Yeni sistem ile yüksek tüketimli haneler zamlı normal tarifeye kıyasla yüzde 70 daha yüksek fiyatla doğal gaz alacak.</p>

<p>Doğal gaz başta olmak üzere fiyatlara zam yapılması enflasyonu artırırken, sübvansiyonların bütçe üzerindeki yükünü azaltacak.</p>

<p><strong>Enflasyona etkisi kaç puan?</strong></p>

<p>Reuters’ın haberine göre, elektrik ve doğal gaz zammının nisan ayında enflasyon üzerinde doğrudan 0,6 puan yükseltici etkisi olacak. Hesapları yapan uzmanlar, kademeli tarife nedeniyle doğrudan etkinin bu rakamdan bir miktar daha fazla gerçekleşebileceğini ve zammın dolaylı etkileri de olacağını belirtiyorlar.</p>

<p>Enflasyon sepetinde hane elektrik fiyatının yüzde 1,27, doğal gaz fiyatının yüzde 1,08 ağırlığı bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) cuma akşamı yaptığı açıklamaya göre, BOTAŞ hanelerde kullanılan doğal gaz satış fiyatını ortalama yüzde 25 artırdı.</p>

<p>BOTAŞ ayrıca doğal gaz fiyatını sanayi tüketicileri için ortalama yüzde 18.6, elektrik üretim santralleri için ise ortalama yüzde 19,4 artırdı.</p>

<p>Elektrik üretim ve dağıtım maliyetlerinde yaşanan artış nedeniyle nihai elektrik perakende satış fiyatlarında mesken abone grubu için yüzde 25, alçak gerilimden bağlı kamu ve özel hizmetler sektörü abone grubu için yüzde 17.5, orta gerilimden bağlı sanayi abone grubu için yüzde 5.8 ve orta gerilimden bağlı tarımsal faaliyetler abone grubu için yüzde 24,8 artış yapıldı.</p>

<p><strong>Uzun süredir planlanıyordu</strong></p>

<p>Türkiye'de hanelerin tükettiği elektrik ve doğal gaz sübvansiyonlu satılırken, hükümet uzun süredir bütçe üzerinde ağır yük yaratan sübvansiyonu azaltmanın ve tüketim desteklerini daha hedefli şekilde gerçekleştirmenin yollarını arıyor.</p>

<p>Elektrikte yüksek tüketim yapan hanelere daha yüksek tarifeden satış yapılması sistemine 2022 yılında geçildi. Doğal gazda il bazında kademeli tüketim sistemine geçilmesi en az bir yıldır planlanıyordu.</p>

<p>Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar'ın önceki açıklamalarına göre, konutlarında doğal gaz kullanan abonelerin yüzde 12-13'ü belirtilen eşiklerin üzerinde tüketim yaptığı için yüksek tarifeden fiyatlandırılacak.</p>

<p>Tükettiği doğal gazın neredeyse tamamını ithal eden Türkiye, bunu ağırlıklı olarak <a href="https://www.ekonomim.com/finans/petrol/brent-petrol" rel="nofollow" target="_blank" title="petrol">petrol</a> fiyatına endeksli şekilde, bir kısmını da uluslararası spot piyasada oluşan anlık fiyatlarla gerçekleştiriyor. Şu anki</p>

<p>İran Savaşı gibi jeopolitik gelişmeler ithalat fiyatlarının keskin şekilde artmasına yol açarken, bu fiyatlar genelde hanelere yansıtılmıyor ve bütçeye yük yaratıyordu.</p>

<p>Bayraktar'ın önceki açıklamalarına göre, geçen yıl elektrik ve doğal gaz destekleri için yaklaşık 650 milyar lira harcama yapıldı.</p>

<p>Kademeli fiyatlama sistemine geçilmesiyle birlikte bu yıl destekler için geçen yılın yarısından az bir tutar olan 305 milyar lira ayrılırken, İran savaşı nedeniyle <a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/enerji" rel="nofollow" target="_blank" title="enerji">enerji</a> fiyatlarındaki artışın kalıcı olması halinde bu tutarın artacağına kesin gözüyle bakılıyor.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/elektrik-ve-dogal-gaz-zammi-enflasyonu-ne-kadar-yukari-cekecek</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/08/enflasyon-19.webp" type="image/jpeg" length="33943"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çalışanların gelecek kaygısı: Türkiye’de para değil, borç birikiyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/calisanlarin-gelecek-kaygisi-turkiyede-para-degil-borc-birikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/calisanlarin-gelecek-kaygisi-turkiyede-para-degil-borc-birikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.dunya.com/kose-yazisi/calisanlarin-gelecek-kaygisi-turkiyede-para-degil-borc-birikiyor/820596" rel="nofollow"><strong>Özgür Erdursun'un yazısı:</strong></a></p>

<p>Türkiye’de çalışma hayatının en belirgin gerçeği artık ge­çim sıkıntısından öteye geçmiş durumda. Bugün milyonlarca ça­lışan için asıl mesele, yalnızca bugünü kurtarmak değil; yarını nasıl yaşayacağını bilememek.</p>

<p>2026 yılının ilk üç ayında açık­lanan enflasyon verileri bu tablo­yu net biçimde ortaya koyuyor:</p>

<p>* Ocak: %4,84</p>

<p>* Şubat: %2,96</p>

<p>* Mart: %1,94</p>

<p>■ Üç aylık toplam enflasyon: %10,04</p>

<p>Önümüzdeki Nisan, Mayıs ve Haziran ayı verileriyle birlikte bu oranın daha da artması bek­lenirken, mevcut projeksiyonlar:</p>

<p>* <strong>SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yaklaşık %15 civarında</strong></p>

<p>* <strong>Memur ve memur emekli­leri için %10–11 bandında bir emekli maaş artışına işaret ediyor.</strong></p>

<p>Öte yandan, yılbaşında artırı­lan asgari ücretin yıl ortasında yeniden artırılmayacağı yönün­deki açıklamalar, sabit gelirli ke­simin enflasyon karşısında daha da zorlanacağını gösteriyor.</p>

<h3><strong>Enflasyon başka, hayat pahalılığı başka</strong></h3>

<p>Resmi enflasyon verileri ücret artışlarının temel belirleyicisi olsa da, vatandaşın günlük hayat­ta karşılaştığı fiyat artışları farklı bir gerçekliğe işaret ediyor.</p>

<p>Özellikle:</p>

<p>* Kira</p>

<p>* Gıda</p>

<p>* Enerji</p>

<p>* Ulaşım</p>

<p>* Eğitim, sağlık, gi­yim gibi temel harcama kalemlerinde artışlar, çoğu zaman açıklanan enflasyonun üzerinde gerçekleşiyor.</p>

<p>■ Bu nedenle ortaya çıkan durum açık: Gelir­ler artıyor gibi görünse de, satın alma gücü düş­meye devam ediyor</p>

<h3><strong>Ülkemizde geçim modeli değişti: Maaş + borç</strong></h3>

<p>Gelirlerin yetersiz kaldığı bu ortamda çalışanların büyük bö­lümü için finansal denge şu şekil­de kuruluyor:</p>

<p>* Maaş › temel ihtiyaçlar</p>

<p>* Yetmeyen kısım › Kredi kar­tı, Tüketici kredisi, Kredili mev­duat hesapları</p>

<p><strong>Bugün milyonlarca kişi için: </strong>› <strong>Geçim, maaşla değil borçla tamamlanıyor</strong></p>

<p>Bu da geçici değil, kalıcı hale gelmiş bir ekonomik davranış bi­çimine dönüşmüş durumda.</p>

<h3><strong>Birikim değil, borç büyüyor</strong></h3>

<p>Ekonomik sistemin sağlık­lı işlemesi için bireylerin gelir­lerinden tasarruf ederek gelece­ğe hazırlanması beklenir. Ancak Türkiye’de tablo tersine dönmüş durumda:</p>

<p>* Tasarruf oranları düşük</p>

<p>* Acil durum birikimi sınırlı</p>

<p>* Gelirin önemli kısmı borç ödemeye gidiyor</p>

<p><strong>Hatta birçok çalışan için toplam borç: </strong>› <strong>3–4 yıllık maa­şına yaklaşan seviyelere ula­şabiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>› <strong>Bu da şu anlama geliyor: Çalışanlar geleceğe yatırım yapamıyor, geçmiş borçlarını kapatmaya çalışıyor</strong></p>

<h3><strong>Emeklilik: Güvence değil, yeni bir mücadele dönemi</strong></h3>

<p>Çalışma hayatı boyunca biri­kim yapamayan birey için emek­lilik teorik olarak bir güvence sunmalıdır. Ancak pratikte:</p>

<p>* Emekli aylıkları düşük</p>

<p>* Tek başına yeterli değil</p>

<p>* Ek gelir ihtiyacı kaçınılmaz</p>

<p>Türkiye’de emeklilerin büyük bölümü:</p>

<p>* Kira geliri olmadan</p>

<p>* Finansal yatırım geliri olmadan</p>

<p>* Sadece emekli aylığıyla ya­şamaya çalışıyor</p>

<p><strong>Bu nedenle ülkemizde emeklilik: Dinlenme değil, ge­çim mücadelesinin devam et­tiği bir dönem haline geliyor</strong></p>

<h3><strong>Toplu para beklentisi de zayıf</strong></h3>

<p>Emeklilik öncesi alınması bek­lenen toplu ödemeler de çoğu ça­lışan için yeterli değil:</p>

<p>* Kamu çalışanlarında emekli ikramiyesi mevcut</p>

<p>* Özel sektörde kıdem tazmi­natı teorik olarak var</p>

<p><strong>Ancak:</strong></p>

<p>* İş güvencesi zayıf</p>

<p>* Çalışma süreleri kesintili</p>

<p>* Kıdem tazminatına erişim sınırlı</p>

<p>* Alınan tutar enflasyon karşı­sında hızla eriyor</p>

<p><strong>Sonuç: </strong>Toplu ödemeler kalıcı bir güvence yaratmıyor</p>

<h3><strong>Gelecek kaygısı </strong><strong>neden bu kadar yaygın?</strong></h3>

<p>Ortaya çıkan tabloyu net bi­çimde özetleyebiliriz:</p>

<p>* Gelirler enflasyon karşısın­da eriyor</p>

<p>* Tasarruf yapmak zorlaşıyor</p>

<p>* Borçluluk yaygınlaşıyor</p>

<p>* Emeklilik geliri yetersiz ka­lıyor</p>

<h3><strong>Bu koşullar altında milyonlarca kişi için ortak duygu: Gelecek kaygısı</strong></h3>

<p>› Bu kaygı artık yalnızca düşük gelir grubunun değil, orta gelir grubunun da temel sorunu haline gelmiş durumda</p>

<p>› Asıl kırılma noktası: Gelir ya­vaş, gider hızlı artıyor</p>

<p>Bugünün ekonomik yapısında­ki en kritik sorunlardan biri şu­dur: Ücretler yılda 1 kez artıyor</p>

<p><strong>Ancak:</strong></p>

<p>* Elektrik</p>

<p>* Doğalgaz</p>

<p>* Gıda ve birçok kalemde gi­derler daha kısa aralıklarla ve yüksek oranlarda artabiliyor.</p>

<p>Bu da çalışanı sürekli olarak: “Yetişmeye çalıştığı ama hiçbir zaman yakalayamadığı bir eko­nomik döngüye” sokuyor.</p>

<h3><strong>Sürdürülebilir bir gelecek için nasıl bir model gerekiyor?</strong></h3>

<p>Türkiye’de çalışanların yaşadığı gelecek kaygısı, bireysel tercihler­den çok sistemin yapısıyla ilgilidir. Bu nedenle çözüm de bireysel de­ğil, yapısal olmak zorundadır.</p>

<p><strong>Bugün ortaya çıkan tablo açık:</strong></p>

<p>› Gelirlerin yetersiz kaldığı, tasarrufun mümkün olmadığı ve emekliliğin güvence sunmadığı bir yapı sürdürülebilir değildir.</p>

<p><strong>Bu yapının sürdürülebilir hale gelmesi için üç temel dö­nüşüm gereklidir:</strong></p>

<p>■ <strong>Gelirlerin gerçek anlamda korunması</strong></p>

<p>Ücret artışları yalnızca açıkla­nan enflasyona göre değil, gerçek yaşam maliyetine göre belirlen­melidir. Sabit gelirli kesim için yıl içinde birden fazla güncelle­me mekanizması oluşturulma­dan, alım gücündeki erime dur­durulamaz.</p>

<p>■ <strong>Tasarrufu mümkün kılan bir ekonomik yapı</strong></p>

<p>Çalışanların küçük de olsa dü­zenli birikim yapabilmesi sağlan­malıdır. Bunun için:</p>

<p>* Gelir–gider dengesi iyileşti­rilmeli</p>

<p>* Tasarrufu teşvik eden sis­temler güçlendirilmeli</p>

<p>* Finansal araçlara erişim ko­laylaştırılmalıdır</p>

<p>Tasarrufun lüks değil, ulaşıla­bilir bir alışkanlık haline gelme­si gerekir.</p>

<p>■ <strong>Emekliliğin gerçek bir gü­venceye dönüşmesi</strong></p>

<p>Emeklilik sistemi, çalışanların yaşam standardını koruyacak şe­kilde yeniden kurgulanmalıdır. Emekli aylıkları tek başına yeter­li olmalı, ek gelir arayışı zorunlu­luk olmaktan çıkarılmalıdır.</p>

<h3><strong>Borç odaklı değil, gelir odaklı bir ekonomi</strong></h3>

<p>Ekonomik büyüme borçlanma üzerinden değil, gelir artışı ve verimlilik üzerinden sağlanma­lıdır. Hanehalkının finansal da­yanıklılığı artırılmadan, bu dön­gü kırılmaz.</p>

<h3><strong>Son söz</strong></h3>

<p>Bugün Türkiye’de milyonlarca insan:</p>

<p>* Çalışırken geçinmekte zor­lanıyor</p>

<p>* Geleceği için birikim yapa­mıyor</p>

<p>* Emeklilikte nasıl yaşayaca­ğını bilmiyor</p>

<p>Bu tablo bireysel değil, siste­mik bir sorundur.</p>

<p>Ve asıl mesele şudur: Çalışanın sadece bugünü değil, yarını da kazanabildiği bir düzen kurmak</p>

<p>Bu sağlanmadığı sürece:</p>

<p>* Borçluluk artmaya</p>

<p>* Tasarruf azalmaya</p>

<p>* Gelecek kaygısı büyümeye devam edecektir.</p>

<p>Ancak doğru kurgulanmış bir sistemde: Çalışan yalnızca geçin­mez, geleceğini de inşa edebilir.</p>

<p><strong>Özgür Erdursun-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/calisanlarin-gelecek-kaygisi-turkiyede-para-degil-borc-birikiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/01/istanbul.jpg" type="image/jpeg" length="48040"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ENAG kurucusundan uyarılar: 'İflaslar artabilir']]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/enag-kurucusundan-uyarilar-iflaslar-artabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/enag-kurucusundan-uyarilar-iflaslar-artabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) Kurucusu Prof. Dr. Veysel Ulusoy, Türkiye ekonomisindeki tabloya ve gelecek beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://turkinform.com.tr/enag-kurucusundan-korkutan-uyari-o-gunleri-artik-mumla-arayacagiz" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Turk Inform'un haberi:</strong></span></a></p>

<p>Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) Kurucusu, Boston College Öğretim Üyesi ve Harvard Üniversitesinde ders veren Prof. Dr. Veysel Ulusoy, Türkiye ekonomisindeki son gelişmeleri değerlendirdi. Enerji fiyatlarındaki artışın piyasalara yansımasını "roket ve tüy" etkisi olarak tanımlayan Ulusoy; cari açığın büyüyeceğini, döviz ihtiyacının artacağını ve iflasların hızlanabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Fiyatların aylık yüzde 3 ila 5 bandında artmasının ağır bir tablo yarattığını belirten Ulusoy, mevcut duruma ve ekonomik beklentilere dair şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>"VATANDAŞ ARTIK FİLEYİ NASIL KÜÇÜLTECEĞİNİ DÜŞÜNÜR HALE GELDİ"</strong></p>

<p>"Bugün pazarda gördüğümüz sebze fiyatları aslında sadece bir başlangıç. Vatandaş artık fileyi doldururken değil, fileyi nasıl küçülteceğini düşünür hale geldi. Bu çok ağır bir değişim. Sorunun önemli bir kısmı uzun süredir biriken yapısal tercihlerden kaynaklanıyor. Tarım yıllardır adeta üvey evlat muamelesi gördü. Üretici yeterince desteklenmedi, planlama yapılmadı, maliyetler kontrol altına alınamadı. Üstüne bir de dövize bağımlı girdi yapısı eklenince, her kur hareketi doğrudan sofraya yansır hale geldi."</p>

<p><strong>"İYİ GÜNLER DEDİĞİMİZ DÖNEM GERÇEKTEN GERİDE KALABİLİR"</strong></p>

<p>"Gelir tarafında ise insanlar aynı hızla korunamıyor. Maaşlar artıyor gibi görünse de gerçek hayatta karşılığı giderek zayıflıyor. İnsanlar artık sadece daha az tüketmiyor; aynı zamanda daha düşük kaliteye yönelmek zorunda kalıyor. Bu da sadece ekonomik değil, sosyal bir mesele haline geliyor. Eğer bu tabloyu değiştirecek güçlü ve uzun vadeli politikalar uygulanmazsa, vatandaş için önümüzdeki dönem daha zor geçecek. Bugün yaşananlar, aslında bir uyarı. Ve maalesef, bu uyarıyı yeterince ciddiye almazsak, “İyi günler” dediğimiz dönem gerçekten geride kalabilir."</p>

<p><strong>"TÜRKİYE EKONOMİSİ YAKLAŞIK 8-10 YILDIR AĞIR BİR DURGUNLUK İÇİNDE"</strong></p>

<p>"Aslında “Son 3-4 yıl” demek meseleyi olduğundan daha dar gösterir. Türkiye ekonomisi yaklaşık 8-10 yıldır, tarihsel ölçekte oldukça ağır bir durgunluk ve refah kaybı sürecinin içinde. Bu, klasik bir krizden ziyade, uzun süredir biriken ve derinleşen bir ekonomik aşınma. Bu noktaya gelirken en temel sorunlardan biri, sanayi politikaları ile ekonomik kalkınma hedefleri arasında sağlıklı bir uyumun kurulamaması oldu. Türkiye uzun süredir üretimi ikinci plana itti. Sanayileşmeyi stratejik öncelik haline getiren ülkelerle aramızdaki mesafe bu yüzden giderek açıldı. Üretim yapısı dönüşmeden büyüme hedeflendi; ancak katma değer yaratmayan, dışa bağımlılığı azaltmayan bir yapı içinde bu büyüme sürdürülebilir olamadı. Ekonomi bu nedenle daha kırılgan hale geldi."</p>

<p><strong>"TOPLUMUN GENİŞ KESİMLERİ İÇİN HİSSEDİLEN GERÇEKLİK YOKSULLAŞMA OLDU"</strong></p>

<p>"Son 15-20 yılda benzer gelişmekte olan ülkelerin birçoğu ulusal gelirlerini birkaç kat artırırken, Türkiye bu yarışta geride kaldı. Bizde ise çok daha çarpıcı bir tablo ortaya çıktı: Kağıt üzerinde büyüme rakamları görülse bile, toplumun geniş kesimleri için hissedilen gerçeklik yoksullaşma oldu. Alım gücü eridi, orta sınıf zayıfladı ve insanlar geçmişe göre daha zor bir hayat standardını sürdürmek zorunda kaldı. Para politikası tarafında ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bağımsızlığının zayıflaması kritik bir kırılma yarattı. Parasal kararların giderek siyasi önceliklere endekslenmesi, piyasa beklentilerini bozdu. Bu durum, para ve maliye politikası arasındaki koordinasyonu da ciddi şekilde zedeledi. Oysa sağlıklı bir ekonomide bu iki alanın birbirini tamamlaması gerekirken, bizde çoğu zaman birbirini nötralize eden bir yapı oluştu."</p>

<p><strong>"ÇÖZÜM ÜRETİM ODAKLI BİR KALKINMA ANLAYIŞINA GERİ DÖNÜLMESİDİR"</strong></p>

<p>"Maliye politikası tarafında da benzer bir sorun var. Kamu harcamalarının önemli bir kısmı, verimlilik analizi yapılmadan, uzun vadeli getirisi hesaplanmadan hayata geçirildi. Kaynakların üretken alanlara yönlendirilmesi yerine, kısa vadeli etkiler yaratan ancak kalıcı değer üretmeyen harcamalar ön plana çıktı. Bu da hem bütçe disiplinini zorladı hem de büyümenin kalitesini düşürdü. Sonuç olarak bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; sadece enflasyon, işsizlik ya da hayat pahalılığı meselesi değil. Bu, üretimden uzaklaşmanın, kurumsal zayıflamanın ve politika koordinasyonunun bozulmasının bir sonucu. Ve bu yüzden çözüm de kısa vadeli değil; yeniden güvenin tesis edildiği, kurumların bağımsız çalıştığı ve üretim odaklı bir kalkınma anlayışına geri dönülen bir dönüşüm gerektiriyor."</p>

<p><strong>"ENERJİ FİYATLARI YÜKSELDİKÇE ROKET VE TÜY ETKİSİ DEVREYE GİRECEK"</strong></p>

<p>"Orta Doğu’daki savaşın etkisi sadece dış şokla sınırlı değil, asıl mesele Türkiye ekonomisinin buna ne kadar hazır olduğu. Ne yazık ki son yıllar bu direncin zayıf olduğunu gösterdi. Sağlam bir mali yapı ve öngörülebilir politikalar olmadan bu tür dalgalanmalar ekonomide daha derin izler bırakıyor. Enerji fiyatları yükseldikçe “Roket ve tüy” etkisi devreye girecek. Fiyatlar hızla artacak ama aynı hızla düşmeyecek. Bu da enerji maliyetlerinin kalıcı olarak yüksek kalmasına yol açacak. Enerji fiyatlarındaki her artış üretimden ulaştırmaya, gıdadan hizmetlere kadar tüm maliyet zincirine yayılacak ve enflasyon üzerinde kalıcı bir baskı oluşturacak."</p>

<p><strong>"FİRMALARIN PLAN YAPMASI ZORLAŞACAK VE İFLASLAR ARTACAK"</strong></p>

<p>"Kur tarafında da zor bir denge var. Kur artarsa ihracatçı avantajlı gibi görünür, ancak Türkiye’de üretim büyük ölçüde ithal girdiye bağlı olduğu için maliyetler de aynı anda yükselecek. Bu nedenle göreceli maliyet avantajı zayıflayacak. Kur baskılanırsa, bu kez ihracat gücü gerileyecek ve cari açık büyüyecek. Her iki durumda da belirsizlik artacak, firmaların plan yapması zorlaşacak ve iflaslar artacak. Artan enerji faturası cari açığı büyütecek, döviz ihtiyacı artacak ve kur üzerindeki baskı güçlenecek. Bu da maliyetleri daha oynak hale getirecek ve fiyat oluşumunu zorlaştıracak. Sonuçta bu tablo vatandaşın günlük hayatına doğrudan yansıyacak. Gıda fiyatları artacak, gıdaya erişim daha pahalı ve daha zahmetli hale gelecek. İnsanlar aynı ürüne ulaşmak için daha fazla gelir ve daha fazla çaba harcamak zorunda kalacak."</p>

<p><strong>"ENFLASYON BİR SÜREDİR YAPIŞKAN HALE GELDİ"</strong></p>

<p>"OVP’de yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 16, Merkez Bankası’nın tahmin aralığı yüzde 15-21. Ancak sahadaki gerçeklikle bu hedefler arasında ciddi bir kopukluk var. ENAG ile TÜİK verileri arasındaki makas da bunu açıkça gösteriyor. Biz enflasyonun bir süredir ‘yapışkan’ hale geldiğini söylüyoruz. Üç haneli enflasyon dönemlerinin ardından fiyatların hâlâ aylık yüzde 3 ila 5 bandında artması, zaten başlı başına çok ağır bir tablo. Bu seviyelerde bir aylık artış, yıllıkta çok ciddi bir baskı anlamına gelir. Daha da önemlisi, son dönemde enflasyonda yeniden yukarı yönlü bir hareketin başladığını görüyoruz. Yani mesele sadece yüksek enflasyon değil, aynı zamanda yeniden ivme kazanan bir fiyat artışı süreci. Bu da dezenflasyon sürecinin kırılganlığını açıkça ortaya koyuyor."</p>

<p><strong>"VATANDAŞ İÇİN SORUN YARIN AYNI ÜRÜNÜ HANGİ FİYATTAN ALACAĞIM SORUSU"</strong></p>

<p>"Önümüzdeki dönemde özellikle gıda, kira, enerji ve hizmet kalemlerinde artışlar devam edecek. Fiyatlama davranışları bozulmuş durumda. Beklentiler tam olarak kontrol altına alınabilmiş değil. Kur geçişkenliği, enerji maliyetleri ve kamu fiyat ayarlamaları da bu süreci besleyecek. Benim değerlendirmem şu: yıl sonu enflasyonu resmi hedeflerin belirgin şekilde üzerinde gerçekleşecek. Üstelik mesele sadece oran değil. Enflasyon artık hayatın içine yerleşmiş durumda. Vatandaş için sorun “enflasyon kaç” değil, “yarın aynı ürünü hangi fiyattan alacağım” sorusuna cevap verememek. Kısacası, enflasyon düşmüyor, şekil değiştirerek devam ediyor. Ve şu an gördüğümüz, bu sürecin yeniden hızlanmaya başladığıdır."</p>

<p><strong>"AÇIKLANAN VERİLERLE VATANDAŞIN HİSSETTİĞİ ARASINDA FARK VAR"</strong></p>

<p>"Bugün Türkiye’nin en can yakıcı üç sorunu, aslında birbirini besleyen ve aynı kökten gelen yapısal problemler. Birincisi, veri güvenilirliği meselesi. Ekonomide doğru teşhis koyabilmek için doğru veriye ihtiyaç vardır. Eğer açıklanan verilerle vatandaşın günlük hayatta hissettiği gerçeklik arasında ciddi bir fark varsa, bu sadece teknik bir sorun değildir, aynı zamanda güven krizidir. Güvenin zayıfladığı bir ekonomide beklentiler bozulur, karar alma süreçleri aksar ve politikaların etkinliği ciddi şekilde azalır."</p>

<p><strong>"ÜCRETLER ARTIYOR GİBİ GÖRÜNSE DE ENFLASYON KARŞISINDA ERİYOR"</strong></p>

<p>"İkincisi, ücretlerin yaşam maliyetinin gerisinde kalmasıdır. Bugün geniş kesimler için mesele artık “Ne kadar kazanıyorum” değil, “ne kadarını kaybediyorum” sorusudur. Ücretler artıyor gibi görünse de enflasyon karşısında eriyor ve insanları adeta açlık sınırına yakın bir yaşam standardına mahkûm eder hale geliyor. Bu durum sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir sorun yaratıyor. Üçüncüsü ise kurumsal yapı ve toplumsal zeminle ilgili. Ekonomik istikrar, sadece teknik politikalarla değil, güçlü kurumlar, hukukun üstünlüğü ve öngörülebilir bir sistemle mümkündür. Bu alanlarda yaşanan zayıflama, yatırım ortamını bozar, üretim kararlarını geciktirir ve toplumda genel bir güvensizlik hissi yaratır. Bu da ekonomik sorunları daha da derinleştirir."</p>

<p><strong>"KALICI BİR EKONOMİK İYİLEŞME MÜMKÜN DEĞİLDİR"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Çözüm önerileri de aslında bu sorunların içinde saklı. Öncelikle veri üretiminde şeffaflık ve güven yeniden tesis edilmelidir. İkinci olarak ücret politikaları, enflasyonun gerisinde kalan değil, yaşam maliyetini dikkate alan bir yapıya kavuşturulmalıdır. Üçüncü ve en önemlisi ise kurumsal güvenin yeniden inşa edilmesidir. Hukukun üstünlüğü, bağımsız kurumlar ve öngörülebilir politikalar olmadan kalıcı bir ekonomik iyileşme mümkün değildir."</p>

<p><strong>"HER ŞİKAYETİ TAMAMEN DIŞ KOŞULLARA BAĞLAMAK EKSİK OLUR"</strong></p>

<p>"Reel sektörün yaşadığı sıkıntılar gerçek ve ciddi. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken bir başka boyut daha var. Bugün yaşanan durum sadece dışsal maliyet baskılarının sonucu değil, aynı zamanda geçmişteki politika tercihlerinin yarattığı bir davranış kalıbının sonucu. Uzun bir dönem boyunca reel sektör, kolay ve politik olarak yönlendirilen krediye erişti.</p>

<p>Düşük faiz ortamı, KKM gibi uygulamalar, baskılanmış döviz kuru ve yüksek enflasyonun yarattığı nominal kârlılık, firmaların önemli bir kısmını disiplinli finansal yönetimden uzaklaştırdı. Verimlilik yerine finansal genişlemeye dayalı bir rahatlama oluştu. Bu süreçte birçok firma, gerçek anlamda rekabet gücünü artırmak yerine, enflasyonun ve kur dinamiklerinin sağladığı geçici avantajlarla büyüdü. Bu da bir tür “alışkanlık” yarattı. Şimdi bu koşullar ortadan kalkarken, yani finansman zorlaşırken ve maliyetler daha görünür hale gelirken, reel sektörün bu yeni gerçeklikle yüzleşmesi gerekiyor. Dolayısıyla bugün yaşanan sıkıntıların bir kısmı yapısal ve kaçınılmaz. Ancak bir kısmı da geçmişteki bu rahat dönemin yarattığı bir adaptasyon sorunu. Bu nedenle her şikâyeti tamamen dış koşullara bağlamak eksik olur. Bazı durumlarda, fırsatçılık ve alışılmış kolaylıkların kaybına verilen tepkiyi de görüyoruz."</p>

<p><strong>"TÜRKİYE AVRUPA'DAN TAMAMEN DIŞLANMAYACAK ANCAK PAYI DARALACAK"</strong></p>

<p>"Buna evet ya da hayır demek kolay değil.</p>

<p>Uluslararası ticaret son derece dinamik bir süreçtir ve dengeler hızla değişir. Ancak şunu net söylemek gerekir ki Türkiye, özellikle Avrupa pazarında göreli avantajlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya. AB’nin Hindistan gibi büyük ekonomilerle serbest ticaret anlaşmaları yapması, Türkiye açısından rekabet koşullarını zorlaştırır. Çünkü Türkiye Gümrük Birliği içinde olmasına rağmen bu tür anlaşmalara otomatik olarak dahil olamaz. Bu da aynı pazarda daha dezavantajlı koşullarda rekabet etmek anlamına gelir. Buna bir de “Made in Europe” yaklaşımı eklenince, Avrupa’nın üretimi kendi içinde tutma ve tedarik zincirlerini yeniden yapılandırma eğilimi güçleniyor. Bu durum Türkiye’nin yıllardır sahip olduğu coğrafi yakınlık avantajını da aşındırıyor. Ancak mesele sadece dış gelişmeler değil. Türkiye’nin kendi içinde yaşadığı maliyet artışları, kur dengesizlikleri ve üretim yapısındaki sorunlar da rekabet gücünü zayıflatıyor. Özellikle ithal girdiye bağımlı üretim yapısı nedeniyle, kur hareketleri beklenen ihracat avantajını tam olarak yaratamıyor. Önümüzdeki dönemde şu olacak: Türkiye Avrupa’dan tamamen dışlanmayacak, ancak payı daralacak. Rekabet daha sert hale gelecek. Daha düşük maliyetle ve daha yüksek kaliteyle üretim yapan ülkeler öne çıkacak."</p>

<p><strong>"TÜRKİYE ARTIK DEMOKRATİK EKONOMİLERLE ANILMIYOR"</strong></p>

<p>"Türkiye artık dışarıdan bakıldığında klasik anlamda demokratik bir ülke olarak görülmüyor. Bu, akademik çevrelerde ve genel kamuoyunda oldukça yaygın bir kanaat haline gelmiş durumda. Türkiye giderek kurallarla işleyen bir sistemden, karar vericilerin tercihleriyle şekillenen bir yapıya dönüşmüş olarak değerlendiriliyor. Kurumların bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü ve veri güvenilirliği ciddi şekilde sorgulanıyor. Daha da önemlisi, Türkiye artık demokratik ekonomilerle değil, daha çok otoriter yönetişim yapısına sahip ülkelerle benzer bir eksende anılıyor. Yolsuzluk ve kaynak tahsisinde şeffaflık eksikliği de bu algıyı güçlendiriyor ve sistematik bir sorun olarak görülüyor. Ancak esasında dışarıdan nasıl bakıldığı tek başına belirleyici değildir. Asıl önemli olan, kendi insanımızın ne düşündüğü ve ne yaşadığıdır. Yüksek enflasyon altında, giderek daha otoriter bir sürece kayan bir ekonomik ve siyasi yapı içinde, uzun süreli bir ekonomik buhranın yükünü taşıyan nesiller var. Bu nesillerin geleceği açısından, bu sorunları açıkça dile getirmek ve bu düşünceye ses vermek bir tercih değil, bir sorumluluktur."</p>

<p><strong>Turk Inform</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/enag-kurucusundan-uyarilar-iflaslar-artabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/12/turkiye-ekonomi.webp" type="image/jpeg" length="67571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Peşin fiyatlandırma anlaşmalarının önemi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/pesin-fiyatlandirma-anlasmalarinin-onemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/pesin-fiyatlandirma-anlasmalarinin-onemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesi, “Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı” uygulamalarına ilişkin düzenlemeleri kapsamaktadır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Buna göre, bir şirketin ilişkili kişilerle (grup şirketleri ile) emsallere uygunluk ilkesine aykırı şekilde mal veya hizmet alım ya da satımı yapması durumunda, söz konusu kazançların (tamamen veya kısmen) örtülü olarak dağıtılmış olduğu kabul edilmekte ve buna bağlı olarak ilave vergi ve cezalar uygulanmaktadır. Söz konusu düzenleme temelde, ilişkili kişilerle gerçekleştirilen işlemlerde uygulanan fiyatın emsallere uygunluk ilkesine göre belirlenmesini gerektirmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Transfer fiyatlandırmasıyla ilgili düzenlemelerin yürürlüğe girmesinin ardından yapılan bir mevzuat değişikliğiyle birlikte, kurumlar vergisi mükelleflerine grup içi işlemleri için Peşin Fiyatlandırma Anlaşması’na (bundan böyle “PFA” olarak anılacaktır) başvurma imkânı tanınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Genel anlamda PFA, mükellef ile Vergi İdaresi’nin grup içi işlemler için uygulanacak transfer fiyatlandırması yöntemini ileriye dönük olarak müzakere etmesine imkân tanıyan bir anlaşmadır. Söz konusu anlaşmanın şirketler açısından temel avantajı, anlaşma süresi boyunca transfer fiyatlandırması açısından vergi incelemesine tabi tutulmamaktır. Türkiye’de faaliyet gösteren çeşitli şirketler, temel olarak aşağıdaki nedenlerle PFA’ya ilgi göstermekte ve başvuruda bulunmaktalardır:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">Vergi idaresi ile transfer fiyatlandırmasıyla ilgili sorunların önceden çözümlenmesi,</li>
 <li style="text-align: justify;">Vergi incelemelerinden ve bu incelemelerle ilişkili zaman ve maliyetlerden kaçınmak,</li>
 <li style="text-align: justify;">Vergi idaresinin mevcut vergi uygulamalarına ilişkin daha yüksek düzeyde kesinlik sağlamak,</li>
 <li style="text-align: justify;">Çifte vergilendirmeden ve cezai yaptırımlardan kaçınmak,</li>
 <li style="text-align: justify;">Vergi sonrası grup kârlılığını en üst düzeye çıkarmak.</li>
</ul>

<p style="text-align:justify">PFA’nın azami süresi beş yıldır ve anlaşmanın imzalandığı mali yılda uygulanmaya başlamaktadır. Ayrıca peşin fiyatlandırma anlaşması başvurusu ücretsizdir.</p>

<p style="text-align:justify">Genel anlamda, Peşin Fiyatlandırma Anlaşmaları vergi idareleri tarafından incelenmesi gerekebilecek karmaşık grup içi işlemler için en etkili çözüm mekanizmasıdır. Öte yandan, fikri mülkiyet devri gibi, transfer fiyatlandırması yönteminin ve uygulamasının vergi incelemeleri sırasında eleştiriye açık olabileceği işlemler için de Peşin Fiyatlandırma Anlaşmaları kullanışlı bir araçtır.</p>

<p style="text-align:justify">PFA başvurusu ve sonrasındaki müzakere aşamaları zaman ve çaba gerektirse de PFA’nın sağladığı kesinlik birçok durumda bu çabaya değmektedir. Mükellefler Türkiye’de tek taraflı, iki taraflı veya çok taraflı (birden çok grup şirketinin ve Vergi İdaresi’nin dahil olduğu anlaşmalar) bir PFA başvurusunda bulunabilirler. Ancak, iki taraflı veya çok taraflı bir PFA’nın imzalanması, tek taraflı bir PFA’ya kıyasla daha fazla zaman almaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bir şirket Vergi İdaresi ile bir PFA imzaladığında, PFA kapsamında yer alan işlemler için yıllık transfer fiyatlandırması raporları hazırlamasına gerek yoktur; bunun yerine yıllık PFA raporları hazırlaması gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye’de ilk PFA 2011 yılında imzalanmıştır. Türk Vergi İdaresi, mükellefin kimliğini açıklamadan yeni bir PFA’nın imzalandığını resmî internet sitesinde duyurmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Peşin Fiyatlandırma Anlaşmalarının prosedürleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir:</p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>1. Başvurunun incelenmesi </strong></span></p>

<p style="text-align:justify">Peşin Fiyatlandırma Anlaşması başvuruları Vergi İdaresi tarafından incelemeye tabidir. Bu süreçte, başvurunun mevzuata uygun olup olmadığı ve gerekli tüm belgelerin tamamlanıp tamamlanmadığı değerlendirilir.</p>

<p style="text-align:justify">Vergi İdaresi ek belge veya bilgi talep etmesi durumunda, mükellefler eksik belgelerin sunulması için bilgilendirilirler.</p>

<p style="text-align:justify">İstenilen belgelerin tümünün sunulması, Vergi İdaresi tarafından başvurunun kabul edileceğini garanti etmemektedir. Mükellef tarafından sağlanan bilgi ve belgeler üzerinde analiz yaptıktan sonra Vergi İdaresi, başvuruyu değişiklik gerektirmeden veya değişiklik talep ederek kabul edebilir ya da başvuruyu reddedebilir.</p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>2. Analiz</strong></span><strong> </strong></p>

<p style="text-align:justify">Gerekli belgelerin sunulmasının ardından, Vergi İdaresi kullanılan yöntemleri, emsalleri ve diğer gereklilikler ile koşulları analiz eder. Vergi İdaresi’ne yapılan tek taraflı PFA başvuruları dokuz ay içinde sonuçlandırılırken, iki taraflı ve çok taraflı PFA başvuruları için bu süre 18 aydır.</p>

<p style="text-align:justify">PFA başvurularından sorumlu birim ile vergi incelemelerini yürüten Vergi İdareleri arasında doğrudan bir ilişki bulunmamaktadır. PFA müzakereleri, Vergi İdaresi bünyesinde ayrı bir ekip tarafından yürütülür.</p>

<p style="text-align:justify">Analiz aşamasında yapılan emsal bedel çalışmaları çoğunlukla uluslararası veri tabanları üzerinden gerçekleştirilmektedir. Ancak Vergi İdaresi bir takım diğer ulusal ve uluslararası kaynakları da kullanarak farklı emsal çalışmaları gerçekleştirebilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>3. Anlaşmanın sonuçlandırılması</strong></span></p>

<p style="text-align:justify">Analiz sürecinin ardından Vergi İdaresi’nin görüşüne ilişkin detayları içeren bir yazı hazırlanarak mükellefe gönderilir. Bu yazıda, Vergi İdaresi mükellefin ilişkili taraf işlemlerinden elde etmesi gerektiği kâr marjına ilişkin karşı teklifini belirtir.</p>

<p style="text-align:justify">Uygulamada, mükellefler bu teklif yazısını aldıktan sonra, dokümanda belirtilen anlaşma koşullarını ya kabul ederler ya da Vergi İdaresi tarafından belirtilen kâr marjı/fiyat/orandan farklı bir kâr marjı/fiyat/oran talep etmek amacıyla ek bir toplantı talep ederler.</p>

<p style="text-align:justify">Bu aşamada, mükellef ile Vergi İdaresi arasındaki müzakereler devam etmektedir. Müzakerelerin süresi genellikle, mükellefin ilk başvurudaki teklifi ile Vergi İdaresi’nin sunduğu teklif arasındaki farkın büyüklüğüne bağlıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Tüm şartlar ve koşullar üzerinde anlaşmaya varıldıktan sonra Peşin Fiyatlandırma Anlaşması imzalanmaktadır. Ancak, mükellef ve Vergi İdaresi bir anlaşmaya varamadığı için PFA’ya dönüşmeyen çok sayıda başvuru da bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>4. Yenileme</strong></span><strong> </strong></p>

<p style="text-align:justify">Mükelleflerin, beş senenin sonunda mevcut bir PFA’yı aynı şartlar ve koşullar ile yenileme seçeneği bulunmaktadır. Mükellefin sorumluluğu, mevcut PFA’nın hâlen piyasa koşullarıyla uyumlu olduğunu gösteren bilgi ve gerekli belgeleri sunmaktır.</p>

<p style="text-align:justify">İlişkili taraf işlemlerine ilişkin koşullarda, grup içi fiyatlandırma yapısını etkileyebilecek değişiklikler meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda, mevcut PFA’nın şart ve koşulları mükellef ile Vergi İdaresi arasında yeniden değerlendirilir ve Peşin Fiyatlandırma Anlaşması üzerinde gerekli değişiklikler yapılır.</p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>5. Geriye dönük uygulama seçeneği </strong></span></p>

<p style="text-align:justify">Mükellef ve Vergi İdaresi, PFA’nın geriye dönük olarak son 5 yıl için uygulanmasında anlaşabilir. Böylece söz konusu yıllar da vergi incelemesine kapatılmış olur. Bu durumda mükellef geçmiş vergi beyannamelerini düzeltir ve vergi cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte ilave vergileri öder. Türkiye’de birçok mükellef, vergi incelemesi durumunda eleştiri riskini azaltmak için geriye dönük uygulama seçeneğini de tercih etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak Peşin Fiyatlandırma Anlaşmaları öncelikle vergi kesinliği sağlaması, denetim riskini ortadan kaldırması ve çifte vergilendirmeyi önlemesi bakımından Türkiye’de faaliyet gösteren özellikle çok uluslu işletmeler için önemli avantajlar sunmaktadır. Şirketler, gelecekteki işlemler için transfer fiyatlandırma yöntemini vergi makamlarıyla önceden müzakere ederek istikrarlı bir vergi ortamı sağlayabilir ve bu sayede emsal fiyatlandırma ilkesine uyumu garanti edebilirler.</p>

<p style="text-align:justify"><i>Bu yazı, Ekonomist dergisinin 15 Mart 2026 tarihli 2026/06. sayısında yayınlanmıştır. </i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>VergideGündem | Akif Tunç</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/pesin-fiyatlandirma-anlasmalarinin-onemi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/01/odeme-emrine-karsi-iptal-davasi-ve-onceden-vergi-dairesine-odenmis-paranin-geri-iadesi-scl.jpg" type="image/jpeg" length="82256"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte faturaya karşı yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi kaçakçılığı ile mücadelede 1 Ekim itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZwCJy6GPxbA"></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/sahte-belge-3.webp" type="image/jpeg" length="29694"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="707" src="https://www.youtube.com/embed/TidIluUl2ic" title="SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir" width="1257"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK TV</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/trafik-kazasi-sgk.jpg" type="image/jpeg" length="94481"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZAHA DAVET SEMİNERİ]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">KONUŞMACI: ALİ ÇAKMAKÇI-KATKI SUNAN: SELAHATTİN İPEK MODERATÖR : ÖMER KÖKLÜCE</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/2020-08-26_19-00-069.png" type="image/jpeg" length="55553"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-Birlik Sistemine Yeni Sözleşme Girişi ve Eski Sözleşmelerin Güncellenmesi 2022]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Jan 2022 18:07:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/TURMOB-Duyuru_Boş_2-kopyala@600x315.png" type="image/jpeg" length="34126"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EFR tablolarının yüklenmesiyle ilgili yardım videosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Oct 2021 17:53:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1.png" type="image/jpeg" length="45108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı (18.05.2021)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BDTURKEY.COM ve Dünya Gazetesi yazarı Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU 18.05.2021 tarihinde saat 9.30 TRT HABER Ekonomi 7/24 Programına konuk olarak katılım sağlamıştır. Özellikle Pandemi dolayısıyla işletmelerin yaşadıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı 'mızın alacağı tedbirler ile igili bilgiler vermiştir. "Matrah Arttırımı ve Yeni Borç Yapılandırması" torba şekliyle ele alınarak en kısa zamanda Meclise gelmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</guid>
      <pubDate>Tue, 18 May 2021 11:45:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Haber_Resim_tasarım_Yazar_Abdullah_TOLU789998888.jpg" type="image/jpeg" length="60628"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun  Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU TRT HABER Ekonomi 7/24 Programında Yeni Çıkacak Olan Vergi Affı ve Yapılandırma Hakkında Detaylı Bilgiler Verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2020 15:50:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1_12.jpg" type="image/jpeg" length="94067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekdüzen Hesap Planı ve Bazı Bilinmeyen Özellikleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_5.png" type="image/jpeg" length="93549"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Finansal Raporlama, Nakit Akış Tablosu ve Fon Akışı Tablosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:50:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_4_1.png" type="image/jpeg" length="23949"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRT 1 Radyo Ekonomi Günlüğü Programı 12.08.2020]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yılmaz Sezer ÜSTAT, bizzat BAĞIMSIZ DENETİMDE YERLİ VE MİLLİ HUSUSUNDA ADIMIZLA (SELAHATTİN İPEK) AÇIKLAMADA BULUNMUŞTUR. TEŞEKKÜR EDİYORUM. TRT 1 Radyoda Bağımsız Denetimde Yerli ve Milli konusundaki görüşlerini açıklamıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2020 16:43:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/61369990_2528164087216118_4989264771036479488_n.png" type="image/jpeg" length="62520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKİYE CUMHURİYETÇİ MALİ MÜŞAVİRLER GRUBU' NUN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU e-dönüşüm uygulamaları ve Turizm Payı Beyanlarına ilişkin Eğitim Semineri Fotoğraf Galerisi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Dec 2019 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/DSC00511.jpg" type="image/jpeg" length="66124"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KSMMMO (KAYSERİ SMMM ODASI) "E-DÖNÜŞÜM EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğraf Galeresi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 13:19:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/69999396_10220754638918841_5057639361898610688_o.jpg" type="image/jpeg" length="82116"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VERGİDE GÜNDEM SEMİNERİ - 2018 & 2019 ÖNEMLİ VERGİSEL DÜZENLEMELER Fotoğraf Galerisi İçin Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2019 09:05:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/IMGL1388.jpg" type="image/jpeg" length="47456"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESMMMO E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ Fotoğrafları İçin Tıklayın....]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jan 2019 18:01:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/2018.12_8.jpg" type="image/jpeg" length="44834"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Dec 2018 17:43:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6176_1.jpg" type="image/jpeg" length="94908"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İNŞAAT SEKTÖRÜNDE VERGİ VE MUHASEBE SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Dec 2018 17:19:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6052.jpg" type="image/jpeg" length="91491"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selahattin İPEK]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Feb 2017 20:04:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/bd-ekonominin-nabzY-07032017.jpg" type="image/jpeg" length="65318"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
