<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 29 Jun 2026 13:06:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taşınmaz satışlarında yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/tasinmaz-satislarinda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/tasinmaz-satislarinda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ev ve arsa alım-satımında dolandırıcılık riskini azaltacak Güvenli Ödeme Sistemi'nin zorunlu uygulanacağı tarih ertelendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Taşınmaz alım-satım işlemlerinde güvenliği artırmayı hedefleyen Güvenli Ödeme Sistemi'nin zorunlu uygulama tarihi 1 Temmuz'dan 1 Ekim 2026'ya ertelendi. Ticaret Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile diğer paydaşların teknik hazırlıkları tamamlayabilmesi amacıyla uygulama takviminde değişikliğe gitti.</p>

<h3><strong>Yeni sistem nasıl çalışacak?</strong></h3>

<p>Yeni uygulamayla birlikte konut, arsa ve diğer taşınmazların satış bedeli doğrudan satıcıya aktarılmayacak. Alıcının ödediği para, belirlenen bankalarda bloke edilecek ve tapu devri tamamlandıktan sonra tapu müdürlüğünün onayıyla otomatik olarak satıcının hesabına gönderilecek. Böylece para ve mülkiyet eş zamanlı olarak el değiştirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Dolandırıcılık ve sahtecilik riskini azaltacak</strong></h3>

<p>Bakanlık tarafından geliştirilen sistem; dolandırıcılık, sahtecilik, ödeme anlaşmazlıkları ve yüksek miktarda nakit taşıma riskini ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Satışın herhangi bir nedenle gerçekleşmemesi halinde ise bloke edilen tutar güvenli şekilde ilgili tarafa iade edilecek.</p>

<h3><strong>Başvurular e-Devlet üzerinden yapılacak</strong></h3>

<p>Sistemde işlem yapmak isteyen vatandaşlar, belirlenen bankalarda hesap açacak ve kendilerine verilen referans numarasıyla e-Devlet üzerinden başvuruda bulunacak. Tapu işlemleri tamamlandıktan sonra ödeme otomatik olarak sonuçlandırılacak. Her işlem için belirli bir kullanım bedeli alınacak ve bu ücret satış bedelinden mahsup edilecek.</p>

<h3><strong>Kimler için zorunlu olacak?</strong></h3>

<p>1 Ekim 2026 itibarıyla Güvenli Ödeme Sistemi hem gerçek kişiler hem de şirketler gibi tüzel kişilerin gerçekleştireceği taşınmaz alım-satım işlemlerinde zorunlu hale gelecek. Uygulama, taşınmazı satan kişi ile satın alan tarafı kapsayacak.</p>

<h3><strong>Emlakçılar sistemde nasıl rol alacak?</strong></h3>

<p>Emlak danışmanları ödeme sürecinin doğrudan tarafı olmayacak. Ancak alıcı ve satıcıyı bir araya getirme, referans numarası oluşturulması ve sistemin kullanımı konusunda yönlendirici destek sağlayarak sürecin sağlıklı ilerlemesine katkıda bulunacak.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/tasinmaz-satislarinda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/01/tapu2.jpg" type="image/jpeg" length="73107"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KDK tavsiyede bulundu: Direksiyon sınavında yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kdk-tavsiyede-bulundu-direksiyon-sinavinda-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kdk-tavsiyede-bulundu-direksiyon-sinavinda-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), çalışan sürücü adaylarının yaşadığı mağduriyetleri azaltmak amacıyla direksiyon sınavlarının akşam saatlerinde de yapılması yönünde tavsiye kararı aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), ehliyet almak isteyen çalışanların karşılaştığı izin sorunlarına ilişkin bir tavsiye kararı aldı. Çok sayıda sürücü adayı, iş yerlerinden sınav için izin almakta zorlandıklarını belirterek sınavların akşam saatlerine alınmasını talep etti. Yapılan incelemenin ardından KDK, sınav takvimlerinde daha esnek bir düzenleme yapılması için Milli Eğitim Bakanlığı’na resmi tavsiyede bulundu.</p>

<h2><strong>Çalışanlara kolaylık sağlanması gündemde</strong></h2>

<p>Mevcut durumda direksiyon sınavları gündüz belirli blok saatlerde gerçekleştiriliyor ve çalışan sürücü adayları izin konusunda sıkıntıya düşebiliyordu. Yeni öneri kapsamında, sınav parkurlarında yeterli aydınlatma ve güvenlik tedbirlerinin sağlanması şartıyla akşam saatlerinde de direksiyon sınavlarının düzenlenebileceği ifade edildi. Bu sayede çalışan vatandaşlar, iş yerinden ayrılmak zorunda kalmadan ehliyet sınavına katılabilecekler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Direksiyon sınavlarında esnek saat önerisi</strong></h2>

<p>KDK’nın tavsiyesi yalnızca sürücü adaylarının değil, sürücü kursu işletmecilerinin de dikkatini çekti. Sektör temsilcileri, değişikliğin kurslardaki hafta sonu yoğunluğunu dengeleyebileceği ve daha çok adayın uygun saatlerde sınava girebilmesine olanak tanıyacağı görüşünde.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın, KDK’nın önerisini önümüzdeki dönemde sürücü kursları yönetmeliğine entegre etmesi ve sınav takvimini yeniden düzenlemesi bekleniyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte ehliyetin pratik safhası, çalışanlar için çok daha erişilebilir bir hale gelecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kdk-tavsiyede-bulundu-direksiyon-sinavinda-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/11/ehliyet.webp" type="image/jpeg" length="81218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul'dan iki önemli karar]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/borsa-istanbuldan-iki-onemli-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/borsa-istanbuldan-iki-onemli-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul KAP'a yapılan açıklamada, açığa satış yasağının kaldırıldığı ve emir/işlem oranının yeniden düzenlendiği duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Borsa İstanbul, iki önemli kararı Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) bildirdi. Yapılan açıklamaya göre, 2 Mart 2026 tarihinden itibaren uygulanan açığa satış yasağı kaldırıldı.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, pay piyasasında emir/işlem oranının 29 Haziran 2026 tarihinden itibaren yeniden 1'e 5 olarak uygulanacağı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/borsa-istanbuldan-iki-onemli-karar</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/04/borsa-3.jpg" type="image/jpeg" length="46131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD, yapay zeka şirketi Anthropic'in "Mythos" modeline yönelik kısıtlamaları gevşetti]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/abd-yapay-zeka-sirketi-anthropicin-mythos-modeline-yonelik-kisitlamalari-gevsetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/abd-yapay-zeka-sirketi-anthropicin-mythos-modeline-yonelik-kisitlamalari-gevsetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD yönetiminin, ulusal güvenlik gerekçesiyle kısıtlama uyguladığı yapay zeka şirketi Anthropic'in Claude Mythos 5 modelinin belirli kurumlara açılmasına izin verdiği belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD yönetiminin, ulusal güvenlik gerekçesiyle kısıtlama uyguladığı yapay zeka şirketi Anthropic'in Claude Mythos 5 modelinin belirli kurumlara açılmasına izin verdiği belirtildi.</p>

<p>CNN'in haberine göre, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, şirkete hazirandaki ihracat kontrolü uygulamasına ilişkin bir mektup gönderdi.</p>

<p>Mektupta, Anthropic'in risklerin ele alınması için hükümetle çalıştığını belirten Lutnick, yalnızca hükümet tarafından onaylanan sınırlı sayıdaki iş ortağının Mythos 5 modeline erişimine izin verildiğine işaret etti.</p>

<p>Öte yandan Lutnick, mektupta, şirketin diğer bir modeli olan "Fable" için herhangi bir izne yer vermedi.</p>

<p>Anthropic'ten yapılan açıklamada ise, onaylanan ortakların Mythos'a olan erişiminin mümkün olan en kısa sürede sağlanması için çalışıldığı kaydedildi.</p>

<p>CNN'e konuşan bir kaynak ise aynı iznin "Fable" modeline de sağlanması için hükümet ve Anthropic arasındaki müzakerelerin süreceğini iddia etti.</p>

<p><strong>- Hükümet ile Anthropic arasındaki gerilim</strong></p>

<p>Yapay zeka firması Anthropic'in, Claude modelini "tüm yasal askeri amaçlar" için kullanıma açmayı reddetmesi ve askeri kullanıma dair güvenlik endişeleri, Pentagon ile anlaşmazlıklara yol açmıştı.</p>

<p>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 24 Şubat'ta Anthropic'e ültimatom vermiş, Pentagon'un şirketin yapay zekasını istediği şekilde kullanmasına 27 Şubat'a kadar izin vermedikleri takdirde hükümetle sözleşmelerini kaybetme riskinin bulunduğunu söylemişti.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump da 27 Şubat'ta Pentagon ile Anthropic arasında yaşanan tartışmaların ardından tüm federal kurumlara Anthropic teknolojisinin kullanımının derhal durdurulması talimatı vermişti.</p>

<p>Ardından Pentagon, 6 Mart'ta teknolojisinin ABD vatandaşlarının gözetlenmesinde ve tam otonom silahlarda kullanılmasını kabul edemeyeceğini açıklayan firmayı "tedarik güvenliği açısından riskli" ilan etmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anthropic, 9 Mart'ta ABD hükümetine karşı iki dava açarak, Pentagon yetkililerinin yapay zeka güvenliği konusundaki tutumundan dolayı şirkete yasa dışı şekilde misilleme yaptığını iddia etmişti.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, 13 Haziran'da yapay zeka şirketi Anthropic'in en gelişmiş modelleri "Mythos" ve "Fable" için ihracat kontrolü uygulaması başlatmıştı.</p>

<p>Beyaz Saray, "ulusal güvenlik tehdidi" gerekçesiyle yabancı hükümetler, şirketler ve bireylerin modellere erişimini yasaklama kararı almıştı. Bunun üzerine Anthropic, gelişmiş yapay zeka modellerini tüm kullanıcılar için devre dışı bırakmıştı.</p>

<p><strong>Bloomberg HT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/abd-yapay-zeka-sirketi-anthropicin-mythos-modeline-yonelik-kisitlamalari-gevsetti</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/antropic2.jpg" type="image/jpeg" length="64672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı: Yurt dışı eşya muafiyeti değişmedi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ticaret-bakanligi-yurt-disi-esya-muafiyeti-degismedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ticaret-bakanligi-yurt-disi-esya-muafiyeti-degismedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, yolcu beraberinde getirilen eşyalara ilişkin muafiyet hükümleri ve limitlerinin 2009 yılından bu yana aynı şekilde uygulandığını ve yakın tarihte değişiklik yapılmadığını ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, yolcu beraberinde getirilen eşyalara ilişkin muafiyet hükümleri ve limitlerinin 2009 yılından bu yana aynı şekilde uygulandığını ve yakın tarihte değişiklik yapılmadığını ifade etti.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, son günlerde bazı basın ve sosyal medya mecralarında, yolcu beraberinde yurda getirilen eşyalara ilişkin muafiyet uygulamalarında değişiklik yapıldığı yönünde gerçeği yansıtmayan paylaşımlar yer aldığı aktarıldı.</p>

<p>Yolcu beraberinde getirilen eşyalara ilişkin muafiyetlerin, "2009/15481" Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlendiği anımsatılan açıklamada, her bir yolcunun 1 kilogram çay, 1 kilogram çözülebilir hazır kahve, 1 kilogram kahve, 1 kilogram çikolata ve 1 kilogram şekerden mamul yiyecek gıda ürünlerini kişisel kullanım amacıyla muafen getirebildiği hatırlatıldı.</p>

<p>Açıklamada, yolcuların, çikolata veya şekerden mamul yiyeceğe ilişkin 2 kilogramlık haklarını, diledikleri takdirde yalnızca bu ürünlerden biri için kullanabildiğine de dikkat çekilerek transit yolcular hariç olmak üzere kişisel ve ailevi kullanıma mahsus veya hediye edilmek üzere getirilen ve ticari mahiyet arz etmeyen eşya için de muafiyet uygulandığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>"Taze ve kuru meyve ile sebzelerde 3 kilograma kadar muafiyet uygulanıyor"</strong></h3>

<p>Her bir yolcu için toplam gerçek kıymeti 430 avroyu geçmeyen eşya, 15 yaşından küçük yolcular için ise toplam gerçek kıymeti 150 avroyu geçmeyen eşyanın vergilerden muaf olduğu belirtilen açıklamada, yolcu beraberi hediyelik eşya kapsamında tüketim amacıyla getirilen bitkisel ürünlerden taze ve kuru meyve ile sebzelerde 3 kilograma, diğer bitkisel ürünlerde de 1 kilograma kadar muafiyet uygulandığı bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, bu miktarların üzerindeki bitkisel ürünlerin ticari miktar ve mahiyette kabul edilerek ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirildiği ifade edilerek, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Öte yandan, her bir yolcu için kıymeti 1500 avroyu geçmeyen ve ticari nitelik taşımayan eşya için eşyanın geldiği ülkeye göre tek ve maktu vergi uygulanmaktadır. Buna göre, Avrupa Birliği ülkelerinden doğrudan gelen eşya için yüzde 30, diğer ülkelerden gelen eşya için yüzde 60, Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (IV) sayılı listede yer alan eşya için ise bu oranlara ilave yüzde 20 vergi uygulanmaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla önemle belirtmek isteriz ki, yolcu beraberinde getirilen eşyalara ilişkin muafiyet hükümleri ve limitleri 2009'dan bu yana aynı şekilde uygulanmakta olup, söz konusu düzenlemelerde yakın tarihte değişiklik yapılmamıştır."</p>

<p><strong>Bloomberg HT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ticaret-bakanligi-yurt-disi-esya-muafiyeti-degismedi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/ticaret4.jpg" type="image/jpeg" length="75754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beyaz ette madalyonun iki yüzü]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/beyaz-ette-madalyonun-iki-yuzu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/beyaz-ette-madalyonun-iki-yuzu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyaz et sektörüne yönelik yürütülen soruşturma kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İhracatçı cephesinden “Türkiye’nin güvenli tedarikçi algısının bozulduğu, pazar kaybettiği” uyarısı geliyor, tüketici cephesinde ise yüksek zam yapılıyor görüşü hakim… Hukuk sisteminin kanatlı sektörüyle bu şekilde anılmasının, tüketicinin ve yabancı alıcının kafasını karıştırdığını vurgulayan Ege Su Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yardımcısı Bedri Girit, “Türkiye normal şartlarda haftalık yaklaşık 20 milyon dolarlık kanatlı ihracatı yapıyordu. Bugün 6-7 milyon dolar seviyesine düştü" dedi.</p>

<p>Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu ise kırmızı et fiyatlarının 900-1000 TL bandına dayandığını belirterek "Tüketici için beyaz et, hayvansal proteinde neredeyse tek erişilebilir seçenek. Tam da bu dönemde özellikle kanat ve butta fiyat artışları yaşanması, tepkileri artırıyor. Kayyum atamaları sonrası fiyat artış hızının durması olumlu; ancak geriye dönük bir indirim yok” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Beyaz et sektörüne yönelik iki hafta önce başlatılan soruşturma ve denetim kayyumu atamaları, hem iç piyasada hem de ihracat cephesinde ciddi yankı uyandırdı. Beyaz et sektörüne yönelik yürütülen soruşturma, artan fiyatlar ve rekabet ihlali iddialarıyla kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor. Firmaların yapmış olduğu itirazlar sonucu kayyum kararları kaldırılırken süreç, bir yandan tüketici fiyatları ve rekabet ihlali iddialarını gündeme taşırken, diğer yandan üretim ve ihracat tarafında güven kaybı endişelerini beraberinde getirdi. İhracatçı cephesi: “Türkiye’nin güvenli tedarikçi algısının bozulduğu, pazar kaybının büyüdüğü” uyarısında bulunurken, tüketici cephesinde ise bu tablo ticari hata sınırını aştığı cezai yaptırımların yerinde olduğu değerlendirilmesi geldi.</p>

<h2><strong>Uluslararası pazarlarda olumsuz algı yaratıldı</strong></h2>

<p>Ege Su Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yardımcısı Bedri Girit, iki hafta önce beyaz et sektörüne yönelik başlatılan soruşturma ve denetim kayyumu atamalarının, hem iç piyasada hem de ihracatta ciddi güven sorunlarına yol açtığını söyledi. Girit, 13 firmaya yönelik kayyum atamalarının üretim ve sevkiyatlarda doğrudan bir duraksamaya yol açmadığını ancak kamuoyunda ve uluslararası pazarlarda olumsuz algı sorununa neden olduğunu belirtti. Hukuk sisteminin kanatlı sektörüyle bu şekilde anılmasının, tüketicinin ve yabancı alıcının kafasını karıştırdığını vurgulayan Girit, “Bu normal bir durum değil ve anlatması da çok zor” dedi. Sürecin bir daha yaşanmaması için doğru veriyle doğru teşhis konulması gerektiğini vurgulayan Girit, “Eğer elinizdeki veriler yanlışsa, aldığınız kararlar da yanlış olur. Teşhis yanlış olunca tedavi de yanlış oluyor. Olan hem sektöre hem ülke ekonomisine oluyor” dedi.</p>

<h2><strong>Fahiş fiyat iddiaları bilançolara yansımıyor</strong></h2>

<p>Sektöre yönelik fahiş fiyat iddialarını da değerlendiren Girit, “Eğer söylendiği gibi olağanüstü bir kârlılık olsaydı, bu şirketlerin bilançolarında net şekilde görülürdü. Ancak böyle bir tablo yok. Zaten bu nedenle firmaları tarafından yapılan itirazlar sonucunda kayyum kararları kaldırıldı” ifadelerini kullandı. Tavuk fiyatlarının merkezi bir şekilde belirlenmediğini vurgulayan, fiyatların tamamen arz-talep dengesiyle oluştuğunu söyleyen Girit; “Maliyet hesapları ortada, şuan üretici tavuğun maliyeti hatta maliyetin altında kilosunu 92 liraya satıyor. Yetkimiz olsa tavuğu 200 liraya satarız ama böyle bir dünya yok. Dünyanın her yerinde tavuk üretiliyor. Ne aşırı pahalıya satabilirsiniz ne de maliyetin çok altına inebilirsiniz” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Haftalık ihracat 20 milyon dolardan 7 milyona geriledi</strong></h2>

<p>Kanatlı sektörünün sanayi disipliniyle çalıştığını belirten Girit, üretim süreçlerinin uzun vadeli planlandığını vurgulayarak şunları söyledi: “Bugün üretimi artırmak ya da azaltmak istiyorsanız, bunun kararını en az 1,5-2 yıl önceden vermeniz gerekir. Tavukta ‘bugün üretmeyelim’ deme şansınız yok. Her şey planlı ve kontrol altında yürür.” Ticaret Bakanlığı’nın, iç piyasada fiyat artışlarını kontrol altına almak amacıyla Ramazan ayı öncesinde beyaz et (tavuk) ihracatına getirdiği kısıtlama kararının dış pazarlarda ciddi kayıplara yol açtığını belirten Girit, “Türkiye normal şartlarda haftalık yaklaşık 20 milyon dolarlık kanatlı ihracatı yapıyordu. Bu rakam bugün 6-7 milyon dolar seviyesine düştü. Yani pazarlarımızın önemli bir kısmını rakip ülkelere kaptırdık” dedi. Girit, “Biz pazarı kaybederken rakiplerimiz ellerini oğuşturuyor. Kaybedilen zamanın telafisi çok zor” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>“İdari cezalar yetmiyor, ceza hukuku şart”</strong></h2>

<p>Süreci tüketici cephesinden değerlendiren Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu, bunun yalnızca Ticaret Bakanlığı’nın değil; Adalet, Hazine ve Maliye, İçişleri Bakanlıkları ile Rekabet Kurumu’nun birlikte ele alması gereken çok boyutlu bir süreç olduğunu söyledi. Ağaoğlu, “Çünkü kırmızı et fi yatları 900-1000 TL bandına dayanmış durumda.</p>

<p>Tüketici için beyaz et, hayvansal proteinde neredeyse tek erişilebilir seçenek haline geldi. Tam da bu dönemde özellikle kanat ve but gibi ürünlerde hızlı fi yat artışları yaşanması, doğal olarak tepkileri artırıyor. Kayyum atamaları sonrası fi yat artış hızının durması olumlu; ancak geriye dönük bir indirim yok. Bu da soru işaretlerini büyütüyor” dedi. Bu tablonun artık “ticari hata” sınırlarını aştığını vurgulayan Ağaoğlu, “Türk Ceza Kanunu’nun 237. maddesinde düzenlenen “fi yatları etkileme suçu” tam da bu tür durumlar için vardır. Hapis cezasının 1 ila 3 yıl aralığına çıkarılması önemli bir adımdır. Evet, bu cezalar ertelenebilir; ancak tekrarında ertelenmiş cezaların da devreye girecek olması, ilk kez gerçek bir caydırıcılık yaratmaktadır” diye konuştu. Para cezaları fi yata yansıtılıyor Uygulanan idari para cezalarının caydırıcı olmadığını ifade eden Ağaoğlu, “Ya mahkemelerden geri dönüyor ya da erken ödeme indirimleriyle sembolik rakamlara düşüyor. Daha da vahimi, bu cezalar çok kısa sürede yeni zamlarla tüketicinin sırtına yükleniyor. Yani cezayı tüketici fi nanse ediyor” dedi. “Serbest piyasa ekonomisinde fi rmalar rekabet eder, birlikte fi yat belirlemez” diyen Ağaoğlu, tam rekabetin tüketicinin en büyük güvencesi olduğunun altını çizerek, “Rekabet bozulursa fi yatlar kontrolsüz yükselir, kalite düşer, tüketici seçeneksiz kalır. Bugün beyaz ette yaşanan risk, geçmişte sebze-meyve piyasasında yaşanan sert dalgalanmalara benziyor. Eğer bu süreç doğru yönetilmezse, tüketici çok daha zor bir tabloyla karşılaşabilir” dedi.</p>

<p><strong>Veysel Ağdar-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/beyaz-ette-madalyonun-iki-yuzu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/03/tavuk3.jpg" type="image/jpeg" length="18063"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın haftaya düşüşle başladı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/altin-haftaya-dususle-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/altin-haftaya-dususle-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın alım satımı yapacaklar ve yatırımcılar merakla güncel altın fiyatlarını araştırıp takip ediyor. Peki, çeyrek altın fiyatları bugün ne kadar oldu?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gram altın güne 6.099 TL, ons altın ise 4.067 dolar seviyesinden başladı.</p>

<p>Altın, ABD ile İran arasında hafta sonu yaşanan saldırıların petrol fiyatlarını yükseltmesi ve Fed'in faiz artırımlarına yönelik beklentilerin güçlenmesiyle haftaya düşüşle başladı.</p>

<h2><strong>Altın fiyatlarında son durum</strong></h2>

<p>İç ve dış piyasayı etkileyen altın ve döviz kurundaki değişimler merakla takip ediliyor. Vatandaşlar günün ilk saatlerinden itibaren “Gram altın, çeyrek altın, ons altın fiyatı bugün ne kadar?” araştırmaları yapıyor.</p>

<p>İşte 29 Haziran 2026 Pazartesi gününün ilk saatlerinde güncel altın fiyatları tablosu…</p>

<h2><strong>Güncel altın satış fiyatları</strong></h2>

<p>* Gram altın satış fiyatı: 6.099,92 TL</p>

<p>* Çeyrek altın satış fiyatı: 10.139,00 TL</p>

<p>* Yarım altın satış fiyatı: 20.235,00 TL</p>

<p>* Tam altın satış fiyatı: 40.294,11 TL</p>

<p>* Cumhuriyet altını satış fiyatı: 40.341,00 TL</p>

<p>* Gremse altın satış fiyatı: 101.044,28 TL</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>* Ons altın satış fiyatı: 4.067,41 dolar</p>

<p><strong>Aleyna Harman-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/altin-haftaya-dususle-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/01/altin4.jpg" type="image/jpeg" length="57432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akademik vaatle başladı, rekabet soruşturmasıyla sarsıldı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/akademik-vaatle-basladi-rekabet-sorusturmasiyla-sarsildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/akademik-vaatle-basladi-rekabet-sorusturmasiyla-sarsildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜRMOB'un yeni Genel Başkanı Hüseyin Yıldız göreve gelirken umut veren bir tablo çizmişti. TÜRMOB seçimi öncesinde kaleme aldığı "Kalkınma ve Akademik Meslekler" başlıklı yazısında, mali müşavirlik mesleğini akademik bir meslek olarak, kayıtlı ekonomi, şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu finansmanı açısından stratejik bir fonksiyon üstlendiğini ifade ediyordu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>YÖNETİM DÜZENİ VE DEĞİŞİM VAADİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu söylem, kuruluşundan bu yana aynı icrai kadrolar tarafından yönetilen TÜRMOB'da yeni bir dönemin başlayacağı beklentisini doğurmuştu. Zira 37 yıldır; ölüm, grup kontenjanı değişikliği, yasanın zorunlu kıldığı ayrılıklar vb. dışında bir değişim yaşanmamış; koltukların hava almaya hiç fırsatı olmamıştı. Lakin yeni başkanın bu söylemleri kurumsal bir değişim taahhüt niteliğindeydi.<br />
<br />
<strong>İLK BÜYÜK SINAV: 586 SIRA NUMARALI TEBLİĞ</strong></p>

<p style="text-align:justify">İlk ciddi sınav, 13 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 586 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile geldi. Tebliğ, basit usulden işletme hesabı esasına geçen esnafın uyum maliyetlerini azaltmaya yönelik bir politika tercihini içeriyordu.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRMOB, 16 Aralık 2025 günü yapmış olduğu basın açıklamasında sorumluluğunu gizleyen manipülatif bir dil kullandı. (Ben yazınca hemen kaldırmışlardı; alışkanlık olmuş) Maliye Bakanlığına yönelik olarak "Kamu İdaremiz ne zaman muhasebe camiasının lehine bir işe imza atacaktır?" sorusunu yöneltti.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla da yetinmedi. Tebliğin ve esnaf odalarının kayıt dışılığı teşvik edeceği, Türk vergi sistemini zayıflatacağı ve bunun kamu otoritesi tarafından desteklendiği izlenimi veren ifadeler kullandı.<br />
<br />
<strong>MESLEK MENSUPLARINI ZAN ALTINDA BIRAKAN YAKLAŞIM</strong></p>

<p style="text-align:justify">Meslek mensuplarını da rahatsız eden ağır bir dil kullandı. TÜRMOB'un açıklamasında yer verdiği bazı ifadeler, meslek mensuplarını mükellefin fiillerinden dolayı sınırsız sorumluluk altında gösteren bir yaklaşım içeriyordu. Daha da önemlisi, mükelleflerin sahte belge kullanımlarında meslek mensubuna rapor yazılması olağan görüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Odatv'de 2 Şubat 2026 tarihinde “TÜRMOB’tan meslek mensuplarına yönelik ‘sahte belge’ ithamı” başlığıyla yayımlanan yazımda, bu tercihin meslek mensuplarından yana kullanılmamasının temel nedeninin, TÜRMOB ve oda yönetimlerinde 37 yıldır değişmeyen icrai kadroların disiplin organizasyonuyla tekrar tekrar seçim kazanma ve kendi piyasa paylarını büyütmeye yönelik politikalarıyla meslek tabanından giderek uzaklaşması ve temsil kabiliyetinin zayıflamasından kaynaklandığını belirtmiştim.<br />
<br />
<strong>REKABET KURUMU SORUŞTURMASI: TÜRKİYE'DE BİR İLK</strong></p>

<p style="text-align:justify">İlginçtir, TÜRMOB'u riskler konusunda uyaran yazımdan kısa bir süre sonra, 11 Mart 2026 tarihinde Rekabet Kurumu tarafından TÜRMOB hakkında soruşturma başlatıldığı açıklandı.</p>

<p style="text-align:justify">Şirketlerin bu tür soruşturmalara konu olması yaygındır. Ancak varlık nedenlerinde biri de haksız rekabeti önlemek olan, bu amaçla Yönetmelik yayımlayan ve üstelik denetim alanında 136 bin uzman meslek mensubunu temsil eden TÜRMOB gibi kamusal niteliği olan mesleki bir kurum yönünden bildiğim kadarıyla dünyada dahi örneğine rastlanılamaz.<br />
<br />
<strong>CEVAP BEKLEYEN SORULAR</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu bakımdan kamuoyunun cevap beklediği bazı sorular bulunmaktadır:</p>

<p style="text-align:justify">Meslek mensuplarını sahte belge kullanımıyla ilişkilendiren ve mükelleflerin fiillerinden doğan riskleri onların üzerine yükleyen yaklaşım nedeniyle bugüne kadar herhangi bir öz eleştiri yapılmış mıdır?</p>

<p style="text-align:justify">Meslek mensuplarının büyük çoğunluğu görevlerini dürüstlük, meslek etiği ve kamu yararı anlayışıyla yerine getirirken, bu kesimin topluca zan altında bırakılması karşısında bir düzeltme veya özür açıklaması yapılmış mıdır?</p>

<p style="text-align:justify">Eğer yapılmadıysa, bu yaklaşımın hâlen benimsendiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu durumda, Anayasa'ya açıkça aykırı olan bu sorumluluk rejiminin kaldırılması için TÜRMOB'un hiçbir çaba göstermemesi, buna karşın her fırsatta meslek mensuplarının risklerini genişleten açıklamalar yapması bilinçli bir politika tercihi midir?</p>

<p style="text-align:justify">Meslek mensuplarını ağır hukuki ve mesleki riskler altında bırakan bu sorumluluk sistemi 37 yıl içinde ülkeyi yöneten herhangi bir siyasi iktidarın politikasıyla açıklanması mümkün değildir. Aksine farklı dönemlerde bu sistemin değiştirilmesine Maliye ve siyasi iktidarlar sıcak bakmasına rağmen, TÜRMOB yönetimi gündemine dahi almamıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu durumda 37 yıldır kesintisiz şekilde yeniden seçilmenin sırrı, meslek mensuplarının sorunlarını çözmek yerine onları yönetilebilir riskler altında tutan bir anlayış mıdır? Bu sistemin yöneticiler lehine tekrar seçilme, büro büyütme ve ekonomik amaçlı kullanıldığı yönündeki eleştiriler, rekabet hukuku ihlali bakımından incelenmesi gereken bir konu değil midir?<br />
<br />
<strong>SORUMLULAR KİM, HESAP VEREN OLDU MU?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Rekabet ihlalini tüzel kişiliğin kendisi değil, yönetim ve karar alma organlarında görev yapan kişiler gerçekleştireceğine göre, soruşturmanın TÜRMOB yerine, doğrudan bu kararların sorumluları hakkında yürütülmesi hukuku uygun olanı değil miydi?</p>

<p style="text-align:justify">Meslek mensupları soruşturmanın kapsamı hakkında bilgilendirilmiş midir? Olağanüstü genel kurul çağrısı gündeme gelmiş midir? Kurumsal veya bireysel düzeyde sorumluluk üstlenen herhangi bir yönetici olmuş mudur?</p>

<p style="text-align:justify">Bu sorulara daha onlarcasını ilave etmek mümkündür.<br />
<br />
<strong>TÜSİAD ZİYARETİNİN ZAMANLAMASI NEDEN TARTIŞILIYOR?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Dikkat çekici bir diğer gelişme ise, Rekabet Kurumu'nun soruşturma kararından yalnızca birkaç gün önce, 5 Mart 2026 tarihinde, TÜRMOB'un 37 yıldır değişmeyen yönetim anlayışının iki sembol ismi, TÜRMOB Genel Başkanı Hüseyin Yıldız ile Genel Sekreteri Yahya Arıkan'ın TÜSİAD yönetimini ziyaret etmesidir.</p>

<p style="text-align:justify">Bağımsız denetim sektörünün en önemli hizmet alıcıları TÜSİAD üyesi şirketlerdir. Soruşturmaya dayanak oluşturan başvuru veya şikâyetlerin kaynağı konusunda meslek mensuplarına bilgi verilmediği için söz konusu görüşmenin zamanlaması meslek camiasında çeşitli soru işaretlerine yol açtı. Örneğin, "136 bin meslek mensubu üzerinde disiplinle işleyen sistemin, TÜSİAD kapısında hükmünü yitirdiği ve heyetin eli boş döndüğü" yönünde espriler yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Velhasıl, 37 yıldır hava almayan koltuklar sonunda çürüdü. Faturası ise o koltuklarda oturanlara değil, TÜRMOB'a ve dolayısıyla 136 bin meslek mensubuna kesildi.<br />
<br />
<strong>AKADEMİK MESLEK SÖYLEMİNDEN KURUMSAL KRİZE</strong></p>

<p style="text-align:justify">Özetle, "akademik meslek" iddiasıyla yola çıkılmış; ancak ortaya, gerek dünyada gerekse Türkiye'deki diğer akademik meslekler bakımından benzerine rastlanmayacak, sorumlularının hesap vermesini ve görevlerini bırakmasını gerektirecek nitelikte şu tablo çıkmıştır:</p>

<p style="text-align:justify">Meslek mensupları ile esnaf ve KOBİ'lerin ortak sorunları birlikte ele alınarak çözüm üretilmemiştir. Buna karşın, on binlerce meslek mensubunun geçim kaynağını oluşturan Türkiye’nin ve ekonominin çimentosu niteliğindeki esnafa ağır ve haksız eleştiriler yöneltilmiştir</p>

<p style="text-align:justify">Meslek mensuplarının haklarını korumak yerine sorumluluk alanları genişletilmiş, sahte faturayla ilişkilendirilen ithamlar yapılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu ülkenin vergilerini toplayan, kayıt dışılıkla mücadelede en ileri teknolojileri kullanan Maliye Bakanlığı için kayıt dışılığı teşvik edecek politikaları desteklediği izlenimi veren son derece yanlış ve çatışmacı bir dil tercih edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRMOB yönetiminin icrai üyeleri, 37 yıl içinde aşama aşama müşteri portföyünde çıkarttığı esnafı artık değersiz görür ve kolaylıkla suçlarken, büyük mükellefler alanında ise kendi pazar paylarını büyütme uğruna rekabeti sınırlandırdıkları iddiaları nedeniyle Rekabet Kurumunun soruşturmasına konu olmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Hülasa akademik meslek vizyonuyla çıkılan yolda; 136 bin meslek mensubu zan altında bırakıldı, küçük esnaf küçümsendi, Maliye haksız şekilde eleştirildi, büyük mükelleflerin ise onları pek de beğenmediği anlaşıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Şimdi merak edilen soru şu: Bütün bunlardan sonra "değişim" sözü verenler, değişimin önce kendilerinden başlaması gerektiğini kabul edecek mi?</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yusuf İleri<br />
Odatv.com</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/akademik-vaatle-basladi-rekabet-sorusturmasiyla-sarsildi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/01/muhasebe-yapma.png" type="image/jpeg" length="92169"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’ye %12,5 ilave gümrük vergisi tehdidi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/turkiyeye-125-ilave-gumruk-vergisi-tehdidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/turkiyeye-125-ilave-gumruk-vergisi-tehdidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Ticaret Temsilciliği'nin yayımladığı raporda Türkiye, zorla çalıştırma yoluyla üretilen malların ithalatını yasaklamada yetersiz bulunan 54 ülke arasında yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Ticaret Temsilciliği'nin (USTR) 2 Haziran'da yayımladığı “Zorla Çalıştırılarak Üretilen Malların İthalatına İlişkin Section 301 Soruşturması Raporu", Türkiye dahil 60 ekonomiyi mercek altına aldı. Zorla çalıştırmanın küresel ölçekte artmaya devam etmesi ve bunun uluslararası ticarette haksız rekabet yaratması nedeni ile hazırlanan 98 sayfalık raporda, incelenen ekonomilerin yüzde 99,4'ünün ABD ithalatı içindeki payı dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı belirtilirken, Türkiye hakkında da özel bir sonuca yer verildi. Raporda Türkiye, Çin, Japonya, Güney Kore, İngiltere, Vietnam ve Bangladeş gibi ülkelerle birlikte, “zorla çalıştırılarak üretilen malların ithalatına yönelik yasal yasak getirmeyen ve bunu etkin biçimde uygulamayan ülkeler” arasında sayıldı. USTR, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 54 ülkenin bu konuda hem yasal düzenleme hem de uygulama açısından eksiklik taşıdığı sonucuna vardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ankara ile görüşmeler de yapılmış</strong></h2>

<p>Türkiye ayrıca ABD ile görüşmelere katılan 46 ülke arasında yer aldı. Rapora göre Ankara, soruşturma sürecinde Washington ile hükümetler arası istişarelere katılan ülkeler arasında bulunuyor. Raporun en dikkat çekici yönlerinden biri ise tekstil, hazır giyim ve ayakkabı sektörlerine yönelik değerlendirmeler oldu. USTR, ABD Gümrük ve Sınır Koruma Birimi'nin (CBP) halen yürürlükte bulunan 55 “Withhold Release Order (ABD Gümrük ve Sınır Koruma Kurumu'nun (CBP) zorla çalıştırma şüphesi bulunan ürünlerin ülkeye girişini engellemek için kullandığı bir yaptırım mekanizması” ve 8 “Finding (nihai tespit kararı)” kararı bulunduğunu, bunların altısının doğrudan giyim, ayakkabı ve tekstil ürünlerini kapsadığını belirtti. Raporda zorla çalıştırma kaynaklı risklerin tarımdan elektroniğe kadar birçok sektöre yayıldığı ancak tekstil, hazır giyim ve ayakkabının en çok dikkat çeken alanlardan biri olduğu vurgulandı.</p>

<p>Raporun dikkat çeken başka bir bölümü ise imalat sanayine ilişkin veriler oldu. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) verilerine dayandırılan analizde, zorla çalıştırmadan elde edilen yıllık yasa dışı kazancın 63,9 milyar dolar olduğu, bunun 35,4 milyar dolarlık bölümünün imalat ve sanayi sektörlerinden kaynaklandığı belirtildi. Kişi başına yıllık yasa dışı kazanç ise 4 bin 944 dolar olarak hesaplandı. Raporda ayrıca tekstil ve hazır giyim sektörüne ilişkin önemli bir tespit daha yer aldı. Zorla çalıştırma ile üretilen pamuğun, iplik, kumaş ve hazır giyim ürünlerinde kullanıldığı, bunun da küresel tedarik zincirlerinde haksız rekabete yol açtığı ifade edildi. ABD Çalışma Bakanlığı'nın listesinde zorla çalıştırma şüphesi bulunan 134 ürün arasında pamuk, tekstil ipliği, kumaş ve konfeksiyon ürünleri de bulunuyor. USTR, zorla çalıştırmanın maliyetleri yapay olarak düşürdüğünü ve ülkeler arasında “dibe doğru yarış” (race to the bottom) yarattığını savundu.</p>

<p>Rapora göre düşük işgücü standartları, özellikle emek yoğun sektörlerde ülkelerin rekabet avantajını yapay biçimde artırıyor ve diğer ülkeleri de standartlarını düşürmeye zorluyor. Raporun ardından USTR, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu ülkeler için yüzde 12,5 ilave gümrük vergisi uygulanmasını önerdi. Ancak tekstil ve hazır giyim ürünleri için özel bir sistem üzerinde çalışıldığı belirtiliyor.</p>

<p>Buna göre, ilgili ülkenin ABD'den yaptığı pamuk ve tekstil ürünleri ithalatı dikkate alınarak daha düşük tarife uygulanabilecek. Nihai karar için kamuoyu görüşleri alınmaya devam ediyor. ABD'nin yıllık yaklaşık 1 milyar dolarlık Türk tekstil ve hazır giyim ithalatı ile deri ve ayakkabı ürünleri ticareti dikkate alındığında, sürecin özellikle emek yoğun sektörler açısından yakından izleneceği değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>TEMMUZDA NİHAİ KARAR VERİLECEK</strong></h2>

<p>ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), 12 Mart 2026'da zorla çalıştırılarak üretilen malların ithalatına ilişkin Section 301 soruşturmalarını başlattı. Süreç kapsamında 28 Nisan-1 Mayıs tarihleri arasında kamuya açık duruşmalar düzenlenirken, hükümet temsilcileri, sektör kuruluşları, şirketler ve sivil toplum örgütlerinin görüşleri alındı. USTR, 2 Haziran'da soruşturmaların sonuçlarını içeren raporu yayımlayarak bulgularını ve önerilen önlemleri açıkladı. Raporda Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 60 ekonomi değerlendirmeye alınırken, bazı ülkelere ilave gümrük vergileri önerildi. Temmuz ayında ise önerilen ek vergilere ilişkin kamuoyu görüşlerinin alınması ve ilave duruşmalar yapılması öngörülüyor. Böylece tekstil, hazır giyim ve ayakkabı sektörlerini de yakından ilgilendiren USTR'nin zorla çalıştırma raporu, yayımlanmasının üzerinden henüz yaklaşık üç hafta geçmiş, oldukça yeni bir çalışma niteliği taşıyor. Türkiye de soruşturma sürecine dahil edilen ülkeler arasında yer aldı.</p>

<p><strong>Yener Karadeniz-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/turkiyeye-125-ilave-gumruk-vergisi-tehdidi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/02/dolar-maas.jpg" type="image/jpeg" length="32603"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 soruda 2026 model varlık barışı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/10-soruda-2026-model-varlik-barisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/10-soruda-2026-model-varlik-barisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Varlık barışından yararlanırken dikkatli hareket etmek ve konunun uzmanlarıyla çalışmak doğru olacaktır. Belirtmek gerekir ki şartlara ve usule uyulmaması hâlinde, düzenlemenin sağladığı vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması korumasından yararlanılamayabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><i>Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye’de sahip olduğu ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları bankalara veya aracı kurumlara bildirilebilecek. Mükelleflerin ayrıca vergi dairesine bildirim yapması gerekmiyor.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>Maliye tarafından son zamanlarda çok kişiye gönderilen “gönüllü uyum” veya “izaha davet” yazılarının gelmiş olması tek başına varlık barışından yararlanmayı engellemiyor. Hatta bu durumda olanlar için varlık barışı büyük bir fırsat olabilir. Ancak vergi incelemesine veya takdire sevk gibi aşamalara geçilmeden önce hareket edilmesi önem taşıyor. </i></p>

<p style="text-align:justify">Yeni varlık barışı, 4 Haziran 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Kanun ile yürürlüğe girdi. Düzenleme ile yurt dışında veya Türkiye’de bulunan bazı varlıkların ekonomiye kazandırılması amaçlanıyor. Bunun yanında, varlık barışına dahil olmak vergi incelemesi bakımından “çifte koruma” sağlıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu çifte korumanın ilki, bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak olması.</p>

<p style="text-align:justify">İkincisi ise bildirilen varlıklar dışındaki diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri veya takdire sevk işlemleri dolayısıyla bulunacak matrah farkı hakkında bildirilen varlık değeri kadar gelir veya kurumlar vergisi ile katma değer vergisi yönünden tarhiyat yapılmayacak olması. En çok sorulan ve önem arz eden 10 soru:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>1- Varlık Barışı’ndan kimler yararlanabilir?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Varlık barışından yararlanabilecekler kimlerdir sorusuna kısaca “herkes” şeklinde cevap verilebilir. Kanundaki ifadesiyle şu şekil üçlü bir ayrım yapılabilir:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>-</strong> Yurt dışında varlıkları bulunan gerçek ve tüzel kişiler,</p>

<p style="text-align:justify"><strong>-</strong> Türkiye’deki gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri (kayıtlarında olmayan varlıkları bakımından),</p>

<p style="text-align:justify"><strong>-</strong> Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan ve yurt içinde varlıkları olan kişiler.</p>

<p style="text-align:justify">Özetle düzenleme; şirketleri, şahısları, vergi mükellefi olan ya da olmayan herkesi yurt dışındaki ve Türkiye’deki kayıt altında olmayan varlıkları bakımından ilgilendiriyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bir memur, emekli, işçi ya da ev hanımı da vergi mükellefi olmasa dahi varlık barışından ve dolayısıyla vergi incelemesi ve tarhiyatı korumasından faydalanabilecek.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>2- Hangi varlıklar kapsama dahil?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Varlık barışı kapsamındaki “varlık” tanımına; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları giriyor. Bu varlıkların yurt dışında bulunması hâlinde Türkiye’ye getirilmesi, Türkiye’de bulunması hâlinde ise banka veya aracı kurumlara bildirilmesi gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Gayrimenkuller doğrudan bu varlık barışı kapsamında değil. Ancak kapsama girmeyen varlıkların kapsamdaki varlıklara dönüştürülerek varlık barışına dahil olması mümkün olabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>3- Başvuru süresi ne zamana kadar?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Varlık barışından yararlanmak için son tarih 31 Temmuz 2027. Cumhurbaşkanının her defasında 6 ay olmak üzere iki defa uzatma yetkisi var. Ancak sürenin uzun olduğu düşüncesiyle başvuru tarihini ertelemek iki nedenle doğru olmayabilir. Birincisi 1 Ocak 2027’den sonra bildirilen varlıklardan alınacak verginin artacak olması. İkincisi ise varlık barışının vergi incelemesi ve tarhiyat korumasının, vergi incelemesine başlanılmayan ve takdir komisyonuna sevk edilmeyen durumlar bakımından söz konusu olması.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>4- Varlıklar için vergi ödenecek mi? Yüzde sıfır vergi nasıl mümkün olacak?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Genel kural, bildirilen varlıkların değeri üzerinden yüzde 5 oranında vergi ödenmesi olarak belirlenmiş. Bu vergi için banka veya aracı kurumlar tarafından peşinen tahsil edilecek ve ilgili vergi dairesine beyan edilip ödenecek.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak varlıkların vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında belirli sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi hâlinde oran düşüyor. Buna göre en az beş yıl tutulursa yüzde 0, dört yıl tutulursa yüzde 1, üç yıl tutulursa yüzde 2, iki yıl tutulursa yüzde 3, bir yıl tutulursa yüzde 4, eğer bir yıl dolmadan çıkılır ise genel oran olan yüzde 5 oranı uygulanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">1 Ocak 2027 ile 31 Temmuz 2027 arasında yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan ilave edilecek. Sürenin uzatılması hâlinde ise uzatılan dönemde ilave artış söz konusu olacak.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>5- Yurt dışındaki varlıklar için ne yapmak gerekiyor?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yurt dışındaki varlıklar için bildirim tarihinden itibaren “iki ay içinde” Türkiye’deki banka veya aracı kurum hesabına transfer edilmesi ya da fiziki olarak getirilmişse bu hesaplara yatırılması gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>6- Türkiye’de bulunanlar varlık barışından nasıl yararlanabilir?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye’de sahip olduğu ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları bankalara veya aracı kurumlara bildirilebilecek. Mükelleflerin ayrıca vergi dairesine bildirim yapması gerekmiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayan kişiler de Türkiye’de bulunan bu kapsamdaki varlıklarını banka veya aracı kurum hesaplarına yatırarak ve bunu belgeleyerek düzenlemeden yararlanabilirler.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>7- Varlık barışı vergi incelemesine karşı nasıl koruma sağlar?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Düzenlemenin en önemli sonucu, bildirime konu edilen varlıklara isabet eden tutarlar bakımından “hiçbir şekilde” vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca başka nedenlerle başlayan vergi incelemelerinde matrah farkı bulunursa, bu farkın bildirilen varlıklardan kaynaklandığının tespiti hâlinde bildirilen tutar kadar tarhiyat yapılmaması gündeme gelebilir. Örneğin 10 milyon TL varlık bildirilen bir kişi hakkında başka bir nedenle yapılan incelemede 15 milyon TL matrah farkı bulunur ve bunun 10 milyon TL’sinin bildirilen varlıkla bağlantılı olduğu kabul edilirse, sadece kalan 5 milyon TL üzerinden tarhiyat yapılabilir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>8- İzaha davet veya gönüllü uyum yazısı gelenler yararlanabilir mi?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Maliye tarafından son zamanlarda çok kişiye gönderilen “gönüllü uyum” veya “izaha davet” yazılarının gelmiş olması tek başına varlık barışından yararlanmayı engellemiyor. Hatta bu durumda olanlar için varlık barışı büyük bir fırsat olabilir. Ancak vergi incelemesine veya takdire sevk gibi aşamalara geçilmeden önce hareket edilmesi önem taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>9- Mükellefler için özel şart var mı?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yararlananın durumuna göre bazı şartlara uyulması gerekiyor. Yurt dışındakiler için Türkiye’ye getirme, Türkiye’dekiler için şartlara uygun bildirimde bulunma, mükellefler için deftere kayıt, özel fon hesabı, iki yıl işletmeden çekmeme ve verildiyse taahhüt şartları gibi yükümlülüklere var.</p>

<p style="text-align:justify">Defter tutan mükelleflerin bildirilen varlıkları kanuni defterlerine kaydetmeleri gerekli. Bilanço esasına göre defter tutanlar bakımından bu kıymetler pasifte özel fon hesabına alınacak. Bu fon hesabı iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemiyor ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Serbest meslek kazanç defteri veya işletme hesabı esasına göre defter tutanlar ise bildirilen varlıkları defterlerinde ayrıca göstermek zorunda.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>10- Varlık barışından yararlanmak mı, matrah artırımını beklemek mi?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Varlık barışı ile matrah artırımı gibi düzenlemeler birbirinden farklı kapsamdaki konular. Ancak sonuç olarak vergi incelemesine karşı koruma sağlaması şeklinde önemli bir ortak özellikleri var. Bu nedenle matrah artırımı beklentisinde olanlar için varlık barışından yararlanma konusunda tereddüt olabilir. Bu hususta öncelikle böyle bir düzenlemenin çıkacağının kesin olmadığını belirtmek gerekir. Kaldı ki ileride vergi affı, yapılandırma veya matrah artırımı çıksa bile varlık barışı yararlanmış olmak bunlardan yararlanmaya engel değil.</p>

<p style="text-align:justify">Bunun yanında daha önceki yıllarda getirilen matrah artırımı gibi düzenlemelerde çoğu zaman her yıl ve her vergi türü için ayrı ayrı ödeme yapılması gerekiyordu. Varlık barışında ise bildirilen varlık tutarı üzerinden hem kurumlar veya gelir vergisi hem de KDV bakımından koruma sağlanıyor. Bu yönüyle, özellikle hakkında henüz vergi incelemesi başlamamış kişiler bakımından, “ileride af veya matrah artırımı çıkar” beklentisiyle beklemek doğru bir tercih olmayabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte, varlık barışından yararlanırken dikkatli hareket etmek ve konunun uzmanlarıyla çalışmak doğru olacaktır. Belirtmek gerekir ki şartlara ve usule uyulmaması hâlinde, düzenlemenin sağladığı vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması korumasından yararlanılamayabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim.com | Av. Dr. Burak Aslanpınar</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/10-soruda-2026-model-varlik-barisi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/06/varlik-varisi.webp" type="image/jpeg" length="76489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzlaşmalarda vergi aslına dava açılırsa doğacak karmaşayı engellemek için acil düzenleme yapılmalı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/uzlasmalarda-vergi-aslina-dava-acilirsa-dogacak-karmasayi-engellemek-icin-acil-duzenleme-yapilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/uzlasmalarda-vergi-aslina-dava-acilirsa-dogacak-karmasayi-engellemek-icin-acil-duzenleme-yapilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31 Mart tarihli “Vergi uzlaşmalarında dava açılabilir mi?” başlıklı köşe yazımızda değişen uzlaşma düzenlemesinin mükelleflere çok ciddi avantajlar yarattığını ele almıştık.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">02.08.2024 tarihinden itibaren vergi uzlaşmalarında vergi aslı uzlaşmaya girmemekte, sadece vergi ziyaı cezası için uzlaşma mümkün olmaktadır. Vergi aslı için uzlaşma söz konusu olmadığından vergi aslına dava açmak da mümkün hale geldi. Ancak, uygulamada değişiklik öncesi gibi hareket edildiğinden bir karmaşa doğmuş durumda. Aşağıda anlatacağımız karmaşanın acilen çözüme kavuşturulması hem mükellefler ile vergi dairelerini karşı karşıya getirmeyecek, hem de vergi mahkemelerinde gereksiz yük oluşturmayacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">7524 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle “Uzlaşmanın vaki olması halinde mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya (bunların birisinin üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine), adına sadece ceza kesilmiş bulunan, üzerinde uzlaşılan işbu cezaya karşı dava açamaz” düzenlemesi 02.08.2024 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış ve VUK Ek 7 Maddesi vergi aslının uzlaşma dışı bırakılması nedeni ile yeni duruma uyarlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Vergi aslının uzlaşmaya konu edilmemesi aslında mükellefler için çok ciddi bir avantaj doğurmuş oldu. Önceki uygulamada mükellefler vergi aslı ve cezalar için birlikte uzlaşmak zorunda idi ve uzlaşma sağlandığında da vergi aslına dava açılamıyordu. Hatta, önceki düzenlemelerde mükellefler tartışmalı konularda vergi aslını kabul etmek istemeseler dahi, cezaların yüksek olması nedeni ile zorunlu olarak uzlaşıyor ve vergi aslına da dava açamıyorlardı.</p>

<p style="text-align:justify">Bilindiği gibi, değişiklik öncesi uygulamalarda uzlaşmalarda vergi aslına dokunulmadığı durumlarda da,vergi ziyaı ve usulsüzlük cezalarının %75-90’ı hatta bazen tamamı siliniyordu ama mükellefler vergi aslında da uzlaştıkları için uzlaştıkları vergi aslını da ödemek zorunda kalıyorlardı.</p>

<p style="text-align:justify">Yeni durumda ise vergi aslının uzlaşma dışına çıkarılması ile vergi aslına bağlı cezalarda uzlaşma sağlanabilirken vergi aslı dava konusu yapılabiliyor. Yeni durumda değişiklik sonrası VUK Ek 7 Maddesinde vergi aslına dava açılamayacağına yönelik bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durum vergi aslına itirazı olup, cezaları yüksek bulan mükellefler için müthiş bir fırsat yaratmış oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Örneğin, bir mükellefe 1.000.000.-TL vergi aslı ve 1.000.000.-TL de vergi ziyaıcezası tarh edilmiş ise, mükellef önceki uygulamada riski 2.000.000.-TL artı gecikme faizi olarak gördüğü için uzlaşmaya gidip vergi aslında indirim olmasa bile, vergi ziyaı cezasının varsayalım ki yüzde doksan silindiğinde (1.000.000x%90=)100.000.-TL vergi ziyaı cezası ve 1.000.000.-TL vergi aslı ile birlikte (gecikme faizi ihmal edilmiştir) 1.100.000.-TL ödeyerek, 2.000.000.-TL’lik riski almak istemiyordu. Davaya gidildiğinde bu tutarın bir de gecikme faizi riski de bulunmakta idi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu örnek uygulama için yeni durumda 1.000.000.-TL vergi aslı uzlaşmaya girmemekte, sadece vergi ziyaı cezası olan 1.000.000.-TL uzlaşma konusuna girmekte ve mükellef de bu vergi ziyaı cezası için uzlaşmakta ve vergi aslını dava konusu edebilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısı ile uzlaşma ile yüksek ceza riski dava aşamasına taşınmamakta, risk yarı yarıya düşmektedir. Davaya taşınacak tutar vergi aslı olan 1.000.000.-TL olmaktadır. Mükellef davayı kazanacak olur ise vergi aslını ödemeyecek sonuç itibari ile sadece indirimli vergi ziyaı cezasını ödemiş olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Mükellef davayı kaybetse dahi davaya gitmemiş olması halinde de vergi aslını yani örnekte 1.000.000.-TL’yi ödeyeceğinden sadece dava sürecinde işleyen gecikme faizine katlanmış olacaktır. Bu gecikme faizi oranı da güncelde aylık yüzde 3.7 düzeyindedir. Halbuki bankaların kullandırdığı kredilerde oranlar çok daha yüksek durumda.</p>

<p style="text-align:justify">Bu halde vergi ziyaı cezasında uzlaşıp ödeyen ve vergi aslını dava konusu eden davayı ister kazansın ister kaybetsin çok avantajlı olmuş olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Bilindiği gibi bu aralar vergi incelemeleri çok yaygınlaştığından konu çok sayıda mükellefi ilgilendirmektedir. İncelenen mükellefler de yapılan tarhiyatlarda cezada uzlaşmakta ve vergi aslını genelde davaya taşımaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Ancak mükellefler tam da bu noktada dava açma süresi konusunda çok dikkat etmelidir. Aksi türlüdava açma süresini kaçırma ihtimali bu yeni durumda çok yüksek. Önceki uygulamadakiyöntemle şimdiki uygulamadaki yöntem dava açma süreleri bakımından farklılık göstermektedir. Önceki uygulamada hem vergi aslı, hem de ceza için birlikte uzlaşma talep ediliyor ve birlikte ihbarname düzenleniyor ve mükelleflere tebliğ ediliyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Şimdiki uygulamada ise, vergi aslı için dava açmak isteyen mükelleflerin ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde davasını açması gerekmektedir. Uzlaşma talebi dava açma süresini durdurmamaktadır. O nedenle uzlaşma süresi ile dava açma süresini birbirinden ayırmak gerekir. Uzlaşma süresi uzlaşılmak istenen cezalar içindir, vergi aslı için değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak karmaşa tam olarak bu noktada başlamaktadır. Çünkü vergi aslı ile vergi ziyaı cezası aynı ihbarname ile tebliğ edildiğinden vergi aslının dava konusu edilebileceği dikkate alınmadan tahakkuk ettiriliyor ve mükellef dava açsa dahi dava konusu edilen vergi aslı vergi dairesi tarafından tahsil edilmeye çalışılıyor. Halbuki dava konusu edilen vergi tahakkuk ettirilemez ve dava açılmış olması tahakkuk kesinleşmediğinden tahsilat da söz konusu olamaz. Mükellefler de vergi aslını dava konusu ettiğinde dava konusu edilen vergi aslının tahsili için yürütmeyi durdurma talep ediyorlar. Vergi mahkemeleri de yürütmeyi durdurma kararı veriyor ama hem vergi dairesinin tahakkuk işlemi doğru değil, hem de vergi mahkemesinin sanki tahakkuk hukuki imiş gibi yürütmeyi durdurma kararı vermesi hukuki değil maalesef.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç karmaşa!</p>

<p style="text-align:justify">Biliyorum kafalar çok karıştı ama bu maalesef daha yalın anlatılabilen bir durum değil! Lakin beni konunun tarafı olan Gelir İdaresi Başkanlığı ve vergi mahkemeleri çok iyi anlayacaktır!</p>

<p style="text-align:justify">Cezalarda uzlaşma sağlanılamaması halinde cezalar bakımından dava açma süresi uzayacak iken yukarıda değindiğimiz gibi vergi aslına dava açılmasında süreler uzamayacaktır. Esas alınacak tarihler ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük dava açma süreleridir. Bu ayırıma dikkat etmek dava açma sürelerini kaçırmamak için çok önemlidir.</p>

<p style="text-align:justify">Beklentimiz konunun hem vergi dairelerinde hem de vergi mahkemelerinde yarattığı bu karmaşanın önüne geçilmesi için Gelir İdaresi Başkanlığı'nın en kısa sürede düzenleme yapmasıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>FinansinGundemi.com | Dr. Ekrem Öncü</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/uzlasmalarda-vergi-aslina-dava-acilirsa-dogacak-karmasayi-engellemek-icin-acil-duzenleme-yapilmali</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/07/uzlasma.jpg" type="image/jpeg" length="15851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NE KADAR UZAKTAN ÇALIŞMA? YURT DIŞINDAN UZAKTAN ÇALIŞMADA SOSYAL GÜVENLİĞİN SAĞLANMASI]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ne-kadar-uzaktan-calisma-yurt-disindan-uzaktan-calismada-sosyal-guvenligin-saglanmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ne-kadar-uzaktan-calisma-yurt-disindan-uzaktan-calismada-sosyal-guvenligin-saglanmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital dönüşüm ve teknolojideki ilerlemeler, çalışma hayatının sınırlarını fiziksel ofislerin ötesine taşıyarak küresel bir boyuta ulaştırdı. Günümüzde pek çok çalışan, Türkiye merkezli bir işyeri için yurt dışından hizmet üretebiliyor veya yurt dışında kurulu bir işyeri çalışanı Türkiye’den çalışabilmektedir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bu yeni çalışma modeli, emeklilik başta olmak üzere beraberinde sosyal güvenlik hakları ve vergi süreçleriyle ilgili kritik soruları gündeme getirebilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Yurt dışından uzaktan çalışma sürecinde dikkat edilmesi gereken temel başlıkları ve sosyal güvenlik yansımalarını bu yazımızda sizler için ele aldık.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Mekâna Bağlı Çalışmanın Esnekleşmesi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Geleneksel çalışma anlayışında işin belirli bir işyerinde yapılması esasken, göçün artması, hızlı iletişim ve teknolojinin geliştirdiği araçlar sonucu günümüzde yazılım, web tasarımı, çağrı merkezi, danışmanlık ve yazarlık gibi mesleklerde mekâna olan bağımlılık neredeyse ortadan kalkmış durumdadır. Koronavirüs (COVID-19) sonucu pandemi döneminde özellikle hizmet sektöründe çalışanların uzaktan çalışmaya geçmesi bir gereklilik iken, sonrasında ihtiyari olarak uzaktan çalışmaya geçme eğilimi artarak devam etmiştir. İnsan kaynakları uygulamaları bakımından uzaktan çalışmanın sosyal güvenlik ve çalışma mevzuatındaki yeri gün geçtikte merak edilen konuların başında gelmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Sosyal güvenlik mevzuatı açısından bir kişinin 4/1-a kapsamında (eski tabiri SSK) sigortalı sayılabilmesi için temel şart; taraflar arasında <strong>hizmet akdinin</strong> (iş, ücret, bağımlılık ve zaman unsurları) bulunmasıdır. Dolayısıyla, çalışanın fiziksel olarak işyeri adresinden başka bir şehirde veya ülkede bulunması, işverenle olan bağımlılık ilişkisi ve ücret ödemesi devam ettiği sürece sigortalılığının sürdürülmesine yasal bir engel teşkil etmemektedir. Uzaktan çalışma modellerinin verimliliği artırdığı ve maliyetleri düşürdüğü göz önüne alındığında, bu esnekliğin mevzuatla daha kapsamlı şekilde desteklenmesi gerektiği de vurgulanmaktadır.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yapılan İş ve İşin Niteliği Yönünden Değerlendirme</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bütün mesleklerin uzaktan icra edilmesi mümkün değilken, bazı mesleklerde uzaktan çalışma gereklilik haline gelebilmektedir. Yapılan işin türü, işyeri özellikleri ve sigortalının mesleğine göre; hatta bazen zamanın niteliği ve gerekliliğine göre uzaktan çalışmanın kurulması önemli hale gelmektedir. Bazı durumlarda uzaktan çalışma yapılacak işler ve meslekler, Türk iş ve sosyal güvenlik mevzuatında tanımlanmasına rağmen tanımlanmayan konuların da olduğu bilinmelidir. Bazı durumlarda ise meslek veya hizmet akdi kendi içinde özel değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Uzaktan çalışmanın yasal düzenlemelerdeki yeri kısaca açıklanmaya çalışılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Uzaktan çalışma, ilk defa Kanun düzeyinde 2016 yılında düzenlenmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında uzaktan çalışma tanımlanmıştır; “<i>İşçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir</i>.” Bu tanımla birlikte uzaktan çalışma evden yapılacağı gibi teknoloji kullanımı ile başka yerlerde de yapılabilecektir. Ülke içinde veya ülke dışında şeklinde bir sınırlama yapılmadığı görülmektedir. Uzaktan çalışma sözleşmesinin yazılı yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Bununla birlikte 5 inci fıkrayla iş sözleşmesinde yer alması gereken unsurlar düzenlenmiştir: “<i>İşin tanımı, yapılma şekli, işin süresi ve yeri, ücret ve ücretin ödenmesine ilişkin hususlar, işveren tarafından sağlanan ekipman ve bunların korunmasına ilişkin yükümlülükler, işverenin işçiyle iletişim kurması ile genel ve özel çalışma şartlarına ilişkin hükümler yer alır</i>.”</p>

<p style="text-align:justify">Kanuni düzenleme 2016 yılında yapılmasına rağmen Uzaktan Çalışma Yönetmeliği pandeminin de etkisiyle 10 Mart 2021 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelikte uzaktan çalışmaya geçişteki usul detaylı açıklanmış olmasına karşın uygulama esasları yapılacak sözleşmeyle taraflara bırakılmış durumdadır. Yönetmelikle uzaktan çalışma yapılamayacak işler tanımlanmıştır:</p>

<p style="text-align:justify">“<i>Tehlikeli kimyasal madde ve radyoaktif maddelerle çalışma, bu maddelerin işlenmesi veya söz konusu maddelerin atıkları ile çalışma, biyolojik etkenlere maruz kalma riski bulunan çalışma işlemlerini içeren işlerde uzaktan çalışma yapılamaz. ..</i>.”</p>

<p style="text-align:justify">Diğer yandan yönetmelikte de uzaktan çalışmanın mekânsal sınırlamasının yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda yurt dışından da uzaktan çalışma yapılabileceği sonucu çıkabilmektedir. İş mevzuatında yurt dışından uzaktan çalışma sınırlaması olmamasına rağmen sosyal güvenlik alt düzenlemelerinde sahte sigortalılığı önlemek için istisnai meslekler dışındaki çalışmalara katı bir sınırlama getirdiği görülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 2013 yılında yayımlanan 2013/11 Sayılı Sigortalılık İşlemleri Hakkında Genelgede bu konuda birden fazla yasaklayıcı husus olmasına rağmen dikkat çekici örneklerden bir tanesi aşağıdaki gibidir:</p>

<p style="text-align:justify">“<i>Yurda giriş-çıkış tarihlerine göre, Ülkemizde (4/a) kapsamındaki sigortalılığın başladığı tarihte yurt dışında olduğu ve hizmetin devamında Türkiye’ye giriş yaptığı tespit edilen sigortalının, yurda giriş yaptığı tarihe kadar bildirilmiş olan hizmetleri iptal edilecek, yurda giriş yapılan tarihten itibaren bildirilmiş olan hizmetleri ise geçerli sayılacaktır.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>Örnek 1- (A) işyerinden 4/9/2017- 31/12/2018 tarihleri arasında (4/a) kapsamında sigortalılığı bildirilen ve yurda giriş-çıkış belgesine göre 25/8/2017-9/11/2017 tarihleri arasında yurt dışında olduğu tespit edilen sigortalının 4/9/2017-8/11/2017 tarihleri arasında bildirilen hizmetleri iptal edilecek, 9/11/2018 tarihinden sonra bildirilmiş olan hizmetleri ise geçerli sayılacaktır</i>.”</p>

<p style="text-align:justify">Diğer yandan Genelge’de yer alan “<i>Bazı mesleklerde (örneğin gazetecilik v.b.) sigortalıların işlerini belirli bir yere bağlı olmadan yapmaları mümkün bulunmakta olup, bu tür durumlarda sigortalının adresinin yurt dışında bulunmasının bir önemi bulunmamaktadır</i>.” bu açıklamaya göre mekâna bağımlı olmayan mesleklerin yurt dışından yapılabileceği sonucu çıkarılmaktadır. Örneğin, bir gazetecinin haber takibi yapmak için veya bir dış ticaret uzmanının pazarlama faaliyeti yapmak üzere yurt dışında bulunması işin doğası gereğidir ve bu durum sigortalılık bildirimini geçersiz kılmayacaktır. Benzer bir mantıkla, günümüzün dijital iş kollarında çalışanların da adreslerinin yurt dışında olması, yaptıkları işin niteliğiyle uyumlu olduğu sürece "sahte sigorta" olarak değerlendirilmemelidir. Ancak burada kritik olan, yapılan işin gerçekten uzaktan yapılmaya uygun olup olmadığı ve bu durumun kanıtlanabilir olmasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Uzaktan çalışma, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleriyle doğrudan düzenlenmemiş olsa da ikili sözleşmelerin bazı uygulamaları muhteviyatı gereği uzaktan çalışma sonuçları aynıdır. Bu durumlar aşağıda açıklanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Muafiyet Belgesi ve İkili Sosyal Güvenlik Sözleşmeleri</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yurt dışına gönderilen veya orada çalışan Türk vatandaşlarının sosyal güvenlik haklarının korunması, gidilen ülkeyle Türkiye arasında bir <strong>ikili sosyal güvenlik sözleşmesi</strong> olup olmamasına göre değişmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sözleşmeli Ülkeler:</strong> Türkiye'nin 35 ülke ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmaktadır. Bu ülkelerde görevlendirilen çalışanlar için SGK'dan alınan ve ilgili ülkenin kurumuna sunulan <strong>formülerler (muafiyet/görevlendirme belgeleri)</strong> sayesinde, kişi bulunduğu ülkenin sigorta sistemine dahil olmadan Türkiye'deki sigortasını devam ettirebilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sözleşmesiz Ülkeler:</strong> Eğer çalışma sosyal güvenlik anlaşması olmayan bir ülkede gerçekleşiyorsa, çalışanlar genellikle 5510/5-g maddesi uyarınca kısa vadeli sigorta ve genel sağlık sigortası kapsamında bildirilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Özellikli Durumlar: Hizmet İptali Riski ve Sağlık Sigortası</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yurt dışından uzaktan çalışanların en çok karşılaştığı risklerden biri hizmet iptalleridir. Emeklilik aşamasında SGK'nın yaptığı pasaport kayıt kontrolleri bu durumu tespit yöntemlerinden bir tanesidir. Eğer bir kişi yurt dışında bulunduğu sürede Türkiye'de sigortalı gösterilmişse ve bu durum usulüne uygun bir <strong>geçici görevlendirme belgesi</strong> veya <strong>uzaktan çalışma sözleşmesiyle</strong> desteklenmiyorsa, hizmetlerin iptal edilmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle işverenlerin; görevlendirme yazılarını, konaklama ve uçak bileti masraflarını içeren kayıtları titizlikle saklaması hayati önem taşımaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Konu ile ilgili 2013/11 sayılı genelgede şu hüküm yer almaktadır:</p>

<p style="text-align:justify"><i>“Sigortalının (4/a) kapsamında geçen çalışmasının başlangıcında ülkemizde bulunduğu ve (4/a) hizmetinin devamında yurt dışına çıkış yaptığının tespit edilmesi halinde, işveren tarafından sigortalının yurt dışına görevli olarak gönderildiğinin ispatlanması (Kanunun 10 uncu maddesinde belirtilen geçici olarak yurt dışına görevlendirildiğine dair belgenin, sigortalıya yaptığı harcamaların uçak bileti, otel masrafı vb. gider olarak defter kayıtlarına işleyip işlemediğini belgelendirmesi) durumunda, hizmetin tamamı geçerli sayılacak, söz konusu belgelerin işveren tarafından sunulamaması halinde (yıllık izin süreleri hariç) aksine bir tespit olmadığı sürece, yurt dışına çıkış tarihinden sonra bildirilen (4/a) hizmetleri iptal edilecek, ancak sigortalılık devam ederken yurda giriş yapıldığının tespit edilmesi halinde yurda giriş yapılan tarihten itibaren (4/a) hizmetleri geçerli sayılacaktır.”</i></p>

<p style="text-align:justify">Bir diğer önemli konu ise <strong>Genel Sağlık Sigortası (GSS)</strong> primleridir. Yurt dışında ikamet eden ve oradan uzaktan çalışan bir kişi Türkiye'de 4/a kapsamında bildirilse bile, ikametgahı yurt dışında olduğu sürece ülkemizde sağlık hizmetlerinden (provizyon) yararlanamayabilir. Bu durum, "hizmet alınmayan bir primin ödenmesi" gibi bir çelişki doğurduğundan, mevzuatta bu özel duruma dair daha net düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Geçici Görevlendirme</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Geçici görevlendirme sigortalının işveren tarafından esasen bağlı olduğu işyerinden belirli bir süreyle ve belirli bir işin görülmesi amacıyla, iş ilişkisinin merkezini kalıcı olarak değiştirmeksizin başka bir işyerine veya ülkeye gönderilmesi olarak tanımlanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde, geçici görevle yurt dışında olma halinde de sigortalılığın devam edeceği belirtilmektedir: “<i>4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri, (c) bendinde sayılan sigortalıların mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak yurt dışına gönderilmeleri veya (b) bendinde sayılanların sigortalılığa esas çalışması nedeniyle yurt dışında bulunmaları halinde, bu görevleri yaptıkları sürece, sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülükleri devam eder</i>.” Geçici görevlendirme ve sigortalılık ilişkisinde azami sürenin olmaması dikkat çekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, geçici görev kavramının sınırlarının belirlenmesine ilişkin olarak aşağıdaki kararında önemli kriterler ortaya koymaktadır:</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 7189/2025, K. 13038/2025, T. 06.10.2025</p>

<p style="text-align:justify"><i>“…Anılan maddede “geçici görev” kavramı bakımından herhangi bir süre sınırlaması öngörülmediğinden, görevin geçici mi yoksa sürekli mi olduğunun belirlenmesinde her somut olayın özelliği, bu yönde hizmet akdinin sigortalıya yüklediği iş görme ediminin niteliği, iş süresini belirlemeye ilişkin iş hayatının olağan akışı ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri gözetilecektir.”</i></p>

<p style="text-align:justify">Bu karar ile Yargıtay, geçici görevin süreyle mekanik biçimde tanımlanamayacağını; her bir olayda iş sözleşmesinin içeriği, işin niteliği ve iş hayatının olağan akışı dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay aşağıdaki kararında, şirketin yurt dışında kurulması ve doğrudan yurt dışında çalıştırılmak üzere işe alınan kişilerin geçici görevlendirme kapsamında değerlendirilmeyeceği sonucuna ulaşmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/11698, K. 2025/6767, T. 28.04.2025.</p>

<p style="text-align:justify"><i>“… Ancak işverenin baştan beri yurt dışında faaliyet göstermesi halinde, bu işveren yanında işe başlanması ve orada çalışılması, Türkiye’de tescilli işyerinde faaliyet yürütmekte olan işverenin yurt dışına ayrı işyeri açması ve sigortalının Türkiye’deki işyerinde herhangi bir çalışması, bu işyerinde görevlendirilmesi söz konusu olmaksızın, doğrudan yurtdışındaki işyerinde, geçici görevle yurtdışına gönderilme niteliğinde değerlendirilemez. Diğer bir deyişle geçici olarak götürülmeyip yurtdışına o ülkenin mevzuatına göre kurulmuş ve faaliyet gösteren, Türkiye’de işyeri bulunmayan işverenler yanında, doğrudan yurtdışındaki iş nedeniyle işe alınan Türk işçilerin o ülke mevzuatına tabi olacakları, 506 sayılı kanun ve 5510 sayılı kanunun 4/1-a kapsamında sigortalı sayılmayacakları anlaşılmaktadır.”</i></p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay bu kararla, işçinin Türkiye’de tescilli işyerinde fiili bir çalışmasının veya buradan geçici görevlendirilmesinin bulunmadığı durumlarda, salt Türk işverenle çalışma ilişkisinin tek başına 506 ve 5510 sayılı Kanunlar kapsamında sigortalılık için yeterli olmayacağını açıkça vurgulamaktadır. Dolayısıyla, yurt dışında kurulu ve Türkiye’de işyeri bulunmayan işveren nezdinde doğrudan işe başlayan Türk işçiler, esas itibarıyla çalıştıkları ülke sosyal güvenlik mevzuatına tabi kabul edilmektedir.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sonuç</strong></p>

<p style="text-align:justify">Uzaktan çalışma, günümüzün gerekliliklerinden bir uygulama olmakla birlikte uzaktan çalışma ilişkisi kurulurken birden fazla faktörü göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Sigortalının mesleği, işyeri uyruğu, işin niteliği ve süresi, sosyal güvenlik uygulamaları, iş sözleşmesi ve özlük prosedürleri başta gelmektedir. Bütün bu hususların sağlanması halinde yurt dışından uzaktan çalışma yapılabileceğini değerlendirmekteyiz.</p>

<p style="text-align:justify">Yurt dışından uzaktan çalışırken sigortalılığınızın kesintiye uğramaması ve ileride emeklilik sorunları yaşamamanız için yapılan işin niteliğinin belgelendirilmesi, varsa muafiyet belgelerinin alınması ve tüm sürecin resmi kayıtlarla (görevlendirme, ücret ödemesi vb.) desteklenmesi büyük önem arz etmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KPMG | Dr. Mustafa Kılıç Direktör</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ne-kadar-uzaktan-calisma-yurt-disindan-uzaktan-calismada-sosyal-guvenligin-saglanmasi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 08:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/05/uzaktan-calisma-3.jpg" type="image/jpeg" length="43371"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: Organik zekâsı yetkin olmayanlara…]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-organik-zekasi-yetkin-olmayanlara</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-organik-zekasi-yetkin-olmayanlara" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Yapay zekâ sunumuyla itibar kazanılmaz. Zekâyı sürdürmek değil, dayanıklı kılmak gerekir. Diline dolaman yetmez; iş, ilişki, iletişim ve bilgi süreçlerine de uygulaman, benimsetmen şart…</strong></p>

<p><strong>1- SORUN</strong>: Yapay zekâyı yeni tanıdık. Ama yeni tanıdığımız her şeyi yaptığımız gibi, onu da hızla <strong>kavram fetişine</strong> dönüştürdük. “<strong>YZ dönüşümü</strong>”, “<strong>YZ stratejisi</strong>”, “<strong>YZ vizyonu</strong>”… Peki, ya içerik? <strong>Yok</strong>. Tıpkı “<strong>sürdürülebilirlik</strong>” kelimesi gibi, YZ şu anda “<strong>fiyakalı ama içi boş</strong>” terimlerle değersizleştiriliyor.</p>

<p><strong>2- ETKİSİ</strong>: Yeni kelimemiz: <strong>Zekârılık</strong>. Yâni zekâyı konuşarak <strong>zeki görünme </strong>arzusu. <strong>Kodu bilmeden</strong>, etik katmanı olmadan, <strong>sistemi anlamadan</strong> sunumlarda YZ deyince dönüşüm gerçekleşmiyor. YZ, <strong>sunum cümlesi</strong> değildir, organik zekâsı yetkin olmayan <strong>YZ gevezesinin dilinde</strong> zihin saçması halini alacaktır.</p>

<p><strong>KOD YAZABİLMEK BAŞKA, ZEKÂYI ANLAMAK BAŞKA</strong></p>

<p><strong>3- ÇÖZÜM</strong>: YZ’yi <strong>sürdürülebilir kalkınma sunumlarına ekleyerek</strong> ileri teknoloji toplumuna dönüşemeyiz. Zira YZ sürdürülebilirlik değil, <strong>dayanıklılık</strong> ister. Ama neye karşı? <strong>Veri çarpıklığına</strong>… Etik boşluğa… <strong>Kültürel dirençlere</strong>… <strong>Zeki olmayan organizasyonlara</strong>… Veriyi, bilgiyi küçümseyenlere…</p>

<p><strong>4- YÖNTEM</strong>: Yeni kavramımız: <strong>Algoritmik dayanıklılık</strong>. Yani sistemin sadece <strong>teknik</strong> olarak değil, <strong>kültürel</strong> ve <strong>etik</strong> olarak da <strong>ayakta kalabilme</strong> kabiliyeti… YZ sistemleri en büyük hasarı; kültürel olarak sindirilemediği yerlerde alır. Anadolu’da bir söz vardır: “<i>Sokma akıl yedi adım gider, o da anlayana</i>…”</p>

<h2><strong>2 SORU 2 CEVAP / Dilden zihne geçişe dair…</strong></h2>

<p><strong><i>YZ nasıl moda terime dönüştü?</i></strong></p>

<p>Çünkü toplum olarak “<strong>duyunca zeki görüneceğimiz</strong>” her şeye hızla yapışıyoruz. YZ, bugün sunumlarda <strong>itibar artırıcı</strong> bir etiket. Ama sistemin ne yaptığı değil, ne söylediği konuşuluyor.</p>

<p><strong><i>YZ nasıl dayanıklı hale getirilir?</i></strong></p>

<p><strong>Dayanıklılık</strong>; sadece <strong>teknik</strong> değil, <strong>stratejik</strong> bir mesele. <strong>Veri mimarisinden</strong> başlayıp <strong>etik kodlarla</strong> devam etmeli, <strong>organizasyon kültürüyle</strong> örtüşmeli. YZ’nin <strong>baytları</strong> yetmez insani zemini de lâzım.</p>

<h2><strong>NOT</strong></h2>

<p><strong>ATA BİNER YAPAY ZEKÂ DER AMA ATIN NE YANA KOŞTUĞUNU BİLMEZ</strong></p>

<p>YZ dilimize düştü, ama <strong>zihnimize</strong> yerleşmedi. Bugün Türkiye’deki birçok kurumun <strong>YZ söylemi</strong>, sadece fon toplantılarında, <strong>lânsmanlarda</strong>, medya içeriklerinde parlıyor. Ama içeri giriyorsunuz: YZ deyince <strong>hâlâ Excel formülü</strong> konuşuluyor. Bu yüzden YZ <strong>dilde sürdürülebilir</strong>, ama <strong>eylemde eksiktir, çöküktür</strong>.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YZ LÜGATI</strong></p>

<p><strong>Zihin entegrasyon açığı</strong>; Sistem kurulmuş ama zihin kurulumunu tamamlamamış</p>

<p><strong>Algoritmik dayanıklılık</strong>: YZ sistemlerinin teknik, kültürel ve etik bütünlüğüyle sürdürülebilir olması</p>

<p><strong>Sürgit kodlama</strong>: YZ sistemlerinin süreklilik ve güncellik içinde inşa edilmesi ve güncellenmesi</p>

<p><strong>Kavramsal gölgeleme</strong>: Etkili görünen ama içi boş kavramların gerçeği perdelemesi sendromu</p>

<p><strong>Zihin entegrasyon açığı</strong>: Teknik sistem kurulmuş olsa da zihinsel dönüşümün tamamlanmamış olması</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-organik-zekasi-yetkin-olmayanlara</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 08:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/04/yapay-zeka-3.webp" type="image/jpeg" length="60886"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni bir sahte fatura yöntemi: Siz yiyorsunuz, faturası başkasına kesiliyor…]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yeni-bir-sahte-fatura-yontemi-siz-yiyorsunuz-faturasi-baskasina-kesiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yeni-bir-sahte-fatura-yontemi-siz-yiyorsunuz-faturasi-baskasina-kesiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi sisteminde en etkili denetim, her zaman daha fazla inceleme yapmak değildir. Bazen doğru tasarlanmış küçük bir teknik düzenleme, binlerce vergi incelemesinden daha güçlü sonuç doğurabilir. Eğer uygulanırsa hem sahte belge kullanımının azaltılmasına hem de kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye önemli katkı sağlayacaktır]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class="p1" style="text-align:justify">Geçenlerde kalabalık bir arkadaş grubuyla bir restorana gittik. Yemek yedik, sohbet ettik. Hesap geldiğinde herkes kendi payını kendi kredi kartıyla ödedi. Yaklaşık on farklı karttan ödeme alındı. Uzun bir POS slipi verildi ve restorandan ayrıldık.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Her şey son derece olağandı.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Ta ki birkaç gün sonra düzenlenen faturayı tesadüfen görene kadar...</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bizim yediğimiz yemeklerin tamamı tek tek faturaya yazılmıştı. Ancak fatura masadaki kişilerden herhangi biri adına değil, adını ilk kez duyduğum bir anonim şirket adına düzenlenmişti.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Yani yemeği biz yemiştik.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Parayı biz ödemiştik.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Ama gider yazılacak fatura başka bir şirkete kesilmişti.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">İlk bakışta basit bir muhasebe hatası gibi görünebilir. Oysa bilinçli(!) yapılmışsa, bunun adı <strong>sahte belge düzenlemektir. </strong></p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Kanun son derece açık. Gerçekte bir mal teslimi veya hizmet ifası olmadığı hâlde varmış gibi düzenlenen belge, <strong>sahte belgedir</strong>. Yani Vergi Usul Kanunu'na göre, gerçek bir muamele veya durum olmadığı hâlde bunlar varmış gibi düzenlenen belge <strong>sahte belgedir</strong>. Başka bir ifadeyle, gerçek bir ticari ilişkiye dayanmayan her fatura sahte fatura niteliğindedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify"><strong>Örneğin</strong> bir şirket gerçekten ofisi için mobilya satın alırsa bunu gider yazar, bu yasaldır. Ancak hiç mobilya almadan, almış gibi bir fatura temin edip gider yazarsa bu hem düzenleyen hem de kullanan için sahte belgedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu suçun sonucu sadece vergi cezası ile sınırlı kalmaz; <strong>üç kat vergi ziyaı cezasının yanında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası riskini de beraberinde getirir.</strong><br />
 </p>

<h3 class="p1" style="text-align:justify"><strong>Peki restoran bunu neden yapsın?</strong></h3>

<p class="p1" style="text-align:justify">İşte asıl soru burada başlıyor.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Vergi Usul Kanunu uyarınca restoranın yaptığı satışı belgelendirmesi gerekiyor. Buna karşılık bizim, yani nihai tüketicilerin, her durumda fatura alma zorunluluğu bulunmuyor. Çoğumuz hesabı ödeyip kalkıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="p1" style="text-align:justify">İşte sistemin istismar edilmeye açık olduğu nokta tam da burası olabilir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Müşteri, kredi kartıyla hesabını ödüyor, faturasını almadan çıkıyor. Restoran ise düzenlemek zorunda olduğu faturayı, gerçek alıcı yerine önceden anlaşılmış bir şirket adına kesebiliyor. Böylece hem belge düzenleme yükümlülüğünü yerine getiriyor hem de o fatura başka bir şirket tarafından gider yazılabiliyor.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Üstelik mevcut fatura sisteminde bedeli ödeyen kişi ile faturanın düzenlendiği kişinin aynı olup olmadığını gösteren herhangi bir bilgi de bulunmuyor.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">İşin ilginç yanı, restoran açısından belge düzenleme yükümlülüğü yerine getirilmiş görünürken, gerçekte hizmet almayan bir şirket de bu belgeyi gider yazarak vergi matrahını azaltabilmektedir. Böylece tek bir fatura hem belge düzenleme yükümlülüğünü yerine getirmekte hem de sahte belge zincirinin parçası hâline gelebilmektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify"><strong>Ben özellikle hizmet sektöründe bu yöntemin sanıldığından daha yaygın kullanılabileceğini düşünüyorum.</strong></p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Asıl üzerinde durulması gereken ihtimal ise şu: Bir restoranın bir gecede 50 adet masaya hizmet verdiğini düşünelim. Müşterilerin önemli bir kısmı fatura almadan ayrılıyorsa, bu faturalar hep aynı şirketlere mi kesiliyor? <strong>Eğer öyleyse, restoranlarla bu şirketleri buluşturan bir organizasyon da var mı?</strong></p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Şayet böyle bir organizasyon mevcutsa, yalnızca faturayı düzenleyen ve kullanan değil, <strong>bu ilişkiyi kuran kişiler de Vergi Usul Kanunu'nun </strong><span class="s1"><strong>iştirak hükümleri</strong></span><strong> kapsamında sorumlu tutulabilir</strong>. Maddi menfaat karşılığında hareket edilmesi hâlinde ise ceza hukuku bakımından da çok daha ciddi sonuçlar doğabilir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu nedenle konu, yalnızca birkaç yüz ya da birkaç bin liralık bir restoran faturası değildir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Asıl mesele, hiç tanımadığınız bir şirketin gider hanesine sizin yediğiniz yemeğin yazılmış olabilmesidir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Belki de bundan sonra restorandan çıkarken yalnızca hesabı ödeyip kalkmak yetmeyecek. Çünkü siz masadan ayrıldıktan sonra, ödediğiniz yemeğin faturası hiç tanımadığınız bir şirketin gideri hâline gelmiş olabilir.<br />
 </p>

<h3 class="p1" style="text-align:justify"><strong>Bu şirketler incelemeye alınırsa ne olur?</strong></h3>

<p class="p1" style="text-align:justify">Vergi Denetim Kurulu, vergi incelemelerini kural olarak zamanaşımı süresi içinde geriye dönük beş yılı kapsayacak şekilde yapabilmektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Böyle bir incelemede, restoranların düzenlediği faturalar ile POS cihazlarından alınan kredi kartı slipleri karşılaştırıldığında; faturanın düzenlendiği kişi ile ödemeyi yapan kişinin farklı olduğu işlemler kolaylıkla ortaya çıkarılabilir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu farklılığın tek başına sahte belgeyi ispat etmeye yetmeyeceği açıktır. Ancak incelemenin derinleştirilmesi hâlinde, gerçekte hizmet almayan şirketler adına sistematik biçimde fatura düzenlendiğinin tespiti durumunda hem faturayı düzenleyen işletmeler hem de bu faturaları kullanan şirketler bakımından ciddi vergisel ve cezai sonuçlar doğabilir. Tabii ki <strong>iştirakçiler </strong>için de…<br />
 </p>

<h3 class="p1" style="text-align:justify"><strong>Bunun önüne nasıl geçilebilir?</strong></h3>

<p class="p1" style="text-align:justify">Aslında çözüm oldukça basit.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Elektronik belge altyapısında yapılacak küçük bir düzenlemeyle, faturaya ödemenin hangi kredi kartı veya banka kartıyla yapıldığını gösteren ya da POS slipiyle eşleştirilmesini sağlayan bir alan eklenebilir. Böylece faturayı kayıtlara alan mali müşavir de belge ile ödeme bilgisini karşılaştırma imkânına kavuşur.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu sayede, gerçekte hizmet almayan kişiler veya şirketler adına sonradan fatura düzenlenmesinin önüne büyük ölçüde geçilebilirken aynı zamanda hem kayıt dışılık hem de sahte belge kullanımının önemli ölçüde azaltılması sağlanabilir.<br />
 </p>

<h3 class="p1" style="text-align:justify"><strong>Genel değerlendirmem</strong></h3>

<p class="p1" style="text-align:justify">Burada söz konusu olan yalnızca birkaç restoran faturası değildir. Eğer bu yöntem sistematik biçimde kullanılıyorsa hem sahte belge düzenlenmesi hem sahte belge kullanılması hem de kuvvetle muhtemel iştirak bakımından ciddi bir vergi güvenliği sorunu ile karşı karşıyayız demektir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Üstelik mevcut sistem, ödemenin kim tarafından yapıldığı ile faturanın kimin adına düzenlendiği arasında herhangi bir bağ kurulmasını zorunlu kılmadığından, bu tür uygulamalara istemeden de olsa zemin hazırlayabilmektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Oysa çözüm sanıldığı kadar zor değildir. Elektronik belge sisteminde yapılacak basit bir düzenlemeyle, faturaya ödeme aracını gösteren veya POS slipiyle eşleştirme yapılmasını sağlayan bir alan eklenmesi mümkündür.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Böylece faturayı muhasebeleştiren mali müşavir de belge ile ödeme bilgisi arasında temel bir kontrol yapabilir. Bu sayede, gerçekte hizmet almayan kişi veya şirketler adına sonradan fatura düzenlenmesi önemli ölçüde önlenebilir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Vergi sisteminde en etkili denetim, her zaman daha fazla inceleme yapmak değildir. Bazen doğru tasarlanmış küçük bir teknik düzenleme, binlerce vergi incelemesinden daha güçlü sonuç doğurabilir. Kanaatimce bu öneri de bunlardan biridir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Eğer uygulanırsa hem sahte belge kullanımının azaltılmasına hem de kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye önemli katkı sağlayacaktır.</p>

<div class="article-inline-ad-wrapper" style="text-align:justify"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24 | Murat BATI</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yeni-bir-sahte-fatura-yontemi-siz-yiyorsunuz-faturasi-baskasina-kesiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 08:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/12/yemek-parasi-1.jpg" type="image/jpeg" length="45162"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSTENEN KURUMDAN EMEKLİLİK MÜMKÜN]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/istenen-kurumdan-emeklilik-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/istenen-kurumdan-emeklilik-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararı, özellikle SSK'dan sonra Bağ-Kur'lu olan sigortalılar için yeni bir hukuki yol açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Karar, belirli koşullarda hizmet birleştirmesine itiraz edilerek istenen statüden emeklilik talep edilebileceğini ortaya koyarken, bunun otomatik bir hak olmadığına da dikkat çekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun emeklilikle ilgili bir kararı geçtiğimiz hafta kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Karar için "Artık emeklilik durumunuza siz karar vereceksiniz" şeklinde başlıklar kullanıldı. Aslında Yargıtay'ın verdiği hem yeni değil hem de haber başlıklarında ifade edildiği kadar geniş kapsamlı değil. Ancak özellikle çalışma hayatında farklı sosyal güvenlik statülerinde çalışmış kişiler açısından önemli.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>KARAR NE DİYOR?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Karara konu olayda SGK, kişiye Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur hizmetlerini birleştirip son 7 yılında Bağ-Kur sigortalılığı fazla olduğu için Bağ-Kur hükümlerine göre aylık bağlamış. Zorunlu hizmet birleştirmesi nedeniyle kişi SSK'dan emekli olsaydı emekli olabileceği tarihten daha geç emekli olmuş. Kişi talebine uygun biçimde Bağ-Kur hizmetleri dışlanarak aylığının Emekli Sandığı ve SSK'lı hizmetleri dikkate alınarak bağlanması gerektiğini iddia ederek SSK'dan emekli olsaydı ödenmeye başlanacak ancak Bağ-Kur'lu sayıldığı için ödenmeyen emekli aylıklarının faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiş. Yerel mahkeme davacıyı haklı bulmuş Yargıtay da kararı onamış.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>AÇIK TALEP GEREKLİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu karar, herkesin istediği sosyal güvenlik statüsünden emekli olabileceği anlamına gelmiyor. Yargıtay'ın ortaya koyduğu esas; somut olayın özelliklerine göre sigortalının açık talebinin olması halinde hizmet birleştirmesine zorlanamayacağını ifade ediyor. Dolayısıyla karar, emeklilik sistemini değiştirmiyor; ancak hizmet birleştirilmesinin uygulanmasına ilişkin önemli bir noktayı vurguluyor. SGK 1 Ekim 2008 öncesinde sigortalı olanların farklı sigortalılık türlerinde çalışması varsa aylık bağlama talebi geldiğinde bu hizmetleri birleştiriyor, emeklilik için son 1.261 gün hangi statüde prim ödendiğine bakıyor ve buna göre aylık bağlıyor. SGK kişinin SSK, Bağ-Kur ya da Emekli Sandığı'na tabi hizmetlerinin birleştirilmeden ya da sadece kendi seçtiklerinin birleştirilerek aylık bağlanması yönündeki taleplerini dikkate almıyor. Yani birleştirmeyi zorunlu tutuyor. Bu da son çalışmaları Bağ-Kur'lu olanları daha geç emekli yapıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>ÖNCE TALEP SONRA DAVA</strong></p>

<p style="text-align:justify">SGK hizmet birleştirmesi yapmadan aylık bağlamıyor. Dolayısıyla bu durumdaki kişilerin önce aylık bağlanmayı talep etmesi ve gelecek ret cevabı sonrası konuyu mahkemeye taşıması gerekiyor. Aslında bu karar, Yargıtay'ın ilk kez verdiği bir karar da değil. Daha önce de benzer yönde kararlar verilmişti. Ancak Hukuk Genel Kurulu'nun kararı, aynı yöndeki içtihatları güçlendirmesi bakımından ayrı bir önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>KİMLERİ ETKİLER?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Örneğin 36 yaşında ilk kez 2000 yılında sigortalı olan bir kişi SSK'lı olarak çalışıyor ve 7.000 prim gününü 2020 yılında dolduruyor. Ancak 2020 yılında 60 yaşında olmadığı için o tarihte SSK'dan aylık bağlatamıyor. Bu kişi edindiği birikimlerle kendi işini kurar ve Bağ-Kur'lu olarak 3,5 yıl prim öderse bu kez son 1.261 günü Bağ-Kur'lu olduğu için 9.000 günle emekli olması gerekiyor. Yani 2023 yılının Haziran ayında 8.461 günü olmasına ve 60 yaşına gelmesine rağmen son 3,5 yıl Bağ-Kur'lu olduğu için aylık bağlatamıyor. Son 3,5 yıl Bağ-Kur'lu olduğu için emeklilikte 9.000 gün şartına tabi oluyor ve 539 gün eksiği kalıyor. Bir buçuk yıl prim eksiği olduğu için kendisine 60 yaşına gelmesine rağmen aylık bağlanmıyor. İşte Yargıtay böyle bir durumda kişi yaş şartını tamamladığında Bağ-Kur'lu hizmetlerinin dışlanmasını talep ederek yalnızca SSK'lı olarak ödediği primler karşılığı aylık bağlatmak isterse bu aylığın bağlanması gerekir diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Akşam | Okan Güray BÜLBÜL</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/istenen-kurumdan-emeklilik-mumkun</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 08:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/09/sgk-bagkur.jpg" type="image/jpeg" length="57817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İkale imzası ne işe yarar?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ikale-imzasi-ne-ise-yarar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ikale-imzasi-ne-ise-yarar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir iş yerinde tarafların anlaşarak iş sözleşmesini sona erdirmesi halinde, yapılan sözleşmenin şartları sıkı koşullara bağlanır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">İşçinin iş güvencesinin sağladığı imkanlardan vazgeçmesi sonucunu doğuran ikale sözleşmeleri, işçinin haklarının korunabilmesi için, makul yarar değerlendirmesine tabi tutulmaktadır. Hukuk dilinde ‘ikale’ olarak geçen bu sözleşmeler de tarafların iradelerinin uygun olmasıyla kurulabilir. Günümüzde çok karşılaştığımız gibi işverenin sözleşmeyi imzalaması aksi takdirde kendisine iftira atıp haklarını hiç vermeden işten çıkaracağına ilişkin tehdidine karşı işçinin bu sözleşmeyi imzalamak zorunda kalmasının hiçbir anlam ifade etmez, imzalar geçersiz olur. Yargıtay’a göre de; “iş ilişkisi taraflardan her birinin bozucu yenilik doğuran bir beyanla sona erdirmeleri mümkün olduğu hâlde, bu yola gitmeyerek karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirmelerinin nedenleri üzerinde de durmak gerekir.” Çalışanlar yine de dava açıp haklarını isteyebilirler. Bu durumda sözleşmeye rağmen yapılan işverenin feshi olarak kabul edilir ve çalışan bütün haklarını alabilir. Bu arada Yargıtay işverenin baskısına ve tehdidine ilişkin şüphe olması halinde işçi lehine değerlendirme yapılması gerektiğini söylüyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sonuçlar bildirilmeli</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yargı, çalışanın herhangi bir baskı altında olmadan kendi isteğiyle imzaladığı sözleşmeleri de yeterli bulmuyor. Çalışanın ikale sözleşmesinin sonuçları hakkında bilgilendirilmesini ve sözleşme içeriğinin çalışanın haklarını ihlal etmemesini arıyor. Bilgilendirmede bu sözleşme sonucu işçinin kaybedebileceği hukuki olanaklara ilişkin açıklamanın yapılmasını istiyor. Örneğin bu sözleşmeyi imzalamakla işe iade davası açamayacağı, işsizlik sigortasından yararlanamayacağı gibi hususlarda çalışanın açıkça bilgilendirilmesi gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Makul yarar maddesi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yargı, çalışanın elde edebileceği hakların ihlal edilmemesini ise sözleşmenin sona ermesinden önceki durumları inceleyerek o durumların sonucu fesih olsaydı çalışanın haklarının ne olacağına göre tespit ediyor. Çalışanın haklarının, yaptığı tespite yakın veya daha fazla ödenmiş olması halinde sözleşmenin sonuç doğuracağını ifade ediyor. Makul yarar diye ifade ettiği bu yararlarda olayın ağırlığına bakıyor. Örneğin çalışan kendisi ayrılma talebini iletmiş, başka bir işe geçecek ve çalışana ihbar ve kıdem tazminatları tutarında ya da duruma göre sadece kıdem tazminatı tutarında bir ödemenin yapılması yeterli olabiliyor. İşçi kıdem tazminatına hak kazanacak durumda değilse kıdem tazminatına dahi gerek olmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">İkale imzalama talebi işverenden geldiyse, kıdem ve ihbar tazminatına ek bir makul yararın sağlanması da genellikle aranıyor. Yargıtay’a göre; “Makul yarar ölçütü, ikale yapma konusundaki icabın işçiden gelmesi ile işverenden gelmesi ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak ele alınmaktadır. Buna göre ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatin sağlanması (makul yarar) gerekir. Aksi hâlde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez. Buna karşılık ikale icabı işçiden gelmişse işçiye ihbar ve kıdem tazminatının ödenip ödenmemesi tarafların anlaşmasına bağlıdır.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Doğmuş haklar silinemez</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay’a göre, ikale sözleşmeleri ile bu sözleşme öncesi doğmuş, fazla çalışma ücreti, hafta tatilinde çalışma ücret gibi hakları ortadan kaldırılamaz. İkale tarihinden önce doğmuş ve henüz ifa edilmemiş borçlardan işverenin kurtarılması ise ibra ile mümkün olur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İşçiye ne önerilmeli?</strong></p>

<p style="text-align:justify">İkale sözleşmesinde kararlaştırılması gereken makul yarar, işçinin iş güvencesi kapsamında olup olmamasına göre de değişiyor. En az 30 işçinin çalıştığı işyerlerinde altı aydan daha fazla süredir çalışan ve üst düzey işveren vekili olmayan çalışanlar iş güvencesinin kapsamına girmekteler. Çalışan bu kapsamda sözleşmesinin feshi halinde elde edebileceği tutarlar daha yüksek olduğundan ikale sözleşmesinde kendisine sağlanan yararın da o oranda yüksek olması aranıyor. Yargıtay verdiği bir kararında bu şekilde iş güvencesinin kapsamındaki bir işçiye ihbar ve kıdem tazminatına ek olarak altı aylık ücreti tutarında bir bedel ödendiğini ve zaten geçerli fesih nedenlerinin de doğduğunu belirterek ikale sözleşmesini geçerli saydı. Bunun yanında iş güvencesi sisteminde kayba uğrayan sadece işçi de olmayıp devlet de hem vergisel hem de sigorta primi bağlamında kayba uğramaktadır. Tüm bu nedenlerle iş güvencesinin kapsamındaki işçilerin geçerli nedenler olmadığında ikale sözleşmeleri daha da sıkı şartlara göre inceleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Milliyet | Cem KILIÇ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ikale-imzasi-ne-ise-yarar</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 08:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/09/ikale-sozlesme.jpg" type="image/jpeg" length="17381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Danıştay 3. Daire'den 6 karar]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/danistay-3-daireden-6-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/danistay-3-daireden-6-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay’ın verdiği kararlar, hem mükellefler hem de ida­re açısından önemli sonuçlar do­ğuruyor. İdarenin uzun süre yar­gı kararlarını görmezden gelerek kendi yorumundaki ısrarı veya Danıştay daireleri arasında gö­rüş ayrılıkları mükellefleri güç durumda bırakabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>1 Örtülü sermaye fa­izi KDV'ye tabi mi? (E.2024/2284, K.2025/4551) : İstanbul’da evet, diğer illerde hayır… </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">İlişkili şirkete kullandırılan ve örtülü sermaye sayılan krediler ne­deniyle hesaplanan faiz gelirinin KDV'nin konusuna girip girmediği uzun süredir tartışılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 3. Daire, örtülü sermaye nedeniyle faizlerin kurumlar vergi­si bakımından kâr payı sayılması­nın yalnızca Kurumlar Vergisi Ka­nunu'nun kendi sistematiği içinde sonuç doğurduğunu; bu hukuki nite­lendirmenin KDV bakımından oto­matik olarak geçerli olmayacağını belirtti. Daireye göre ilişkili şirke­te finansman sağlanması ekonomik anlamda bir hizmet ifasıdır ve bu ne­denle KDV'ye tabidir. Bu gerekçeyle ilk derece mahkemesinin mükellef lehine verdiği kararlar bozuldu.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak konu burada bitmiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 9. Dairesi aynı konu­da farklı bir sonuca ulaşmış; örtülü sermaye kapsamında kâr payı sayı­lan faizlerin KDV'ye tabi tutulama­yacağı yönünde kararlar vermiştir. Daha da önemlisi, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu da bu yakla­şımı benimseyerek örtülü serma­ye nedeniyle kâr payı sayılan faizle­rin KDV'nin konusuna girmediği yö­nünde kararlar vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla bugün ortaya ilginç bir tablo çıkmış durumda. İstanbul mü­kellefleri için Danıştay 3. Dairesinin yaklaşımı nedeniyle KDV yönünde kararlar çıkarken; Danıştay 9. Dai­resinin görev alanındaki uyuşmaz­lıklarda ise tam tersi sonuca ulaşıla­bilmektedir. Başka bir ifadeyle aynı hukuki olay için fiilen "İstanbul'da KDV var, İstanbul dışında KDV yok" görüntüsü ortaya çıkmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Üstelik İstanbul Bölge İdare Mah­kemelerinin Vergi Dava Daireleri Kurulunun benimsediği içtihada da­yanarak, KDV yoktur şeklinde karar­larında direnmesi halinde uyuşmaz­lığın yeniden Vergi Dava Dairele­ri Kurulu önüne gitmesi ve Kurulun önceki içtihadını koruması halinde de sonucun yeniden mükellef lehine şekillenmesi de mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Burada en önemli sorun mükellef­lerin durumudur. İçtihat farklılıkla­rının olduğu böyle bir durumda mü­kellefe ceza uygulanması, gecikme faizi istenmesi ne derece doğru ve adil olur sorusu ortadadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>2 Estetik amaçlı operasyonlar­da KDV oranı (E.2023/1822, K.2025/4509) </strong></p>

<p style="text-align:justify">İdare, estetik amaçlı operasyon­ların genel KDV oranına tabi olması gerektiğini savunuyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay ise insan sağlığına yö­nelik tedavi ve rehabilitasyon hiz­metleri kapsamında değerlendiri­lebilecek estetik operasyonların, yetkili kişi ve kuruluşlar tarafından sunulması şartıyla indirimli KDV oranından yararlanabileceğine ka­rar verdi. Tarhiyatın KDV oranına ilişkin kısmı bu nedenle mükellef lehine bozuldu.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, estetik işlemin niteliğinin yalnızca görünüşe göre değil, sağlık hizmeti kapsamında değerlendiri­lip değerlendirilemeyeceğine göre belirlenmesi gerektiğini ortaya ko­yuyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>3 Pişmanlıkla verilen ÖTV beyannamesi, uyumlu mükellef indirimi­ni bozar mı? (E.2024/3512, K.2025/255) </strong></p>

<p style="text-align:justify">Mükellef, Gelir Vergisi Ka­nunu'nun mükerrer 121. mad­desindeki vergiye uyumlu mükellef indiriminden ya­rarlanmak istemiş; idare ise pişmanlıkla verilen bir ÖTV beyannamesini indirim şartla­rının ihlali saymıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 3. Daire ilk derece ve isti­naf mahkemelerinin mükellef lehine verdiği kararları onadı ve pişmanlık­la verilen beyannamenin tek başına vergiye uyumlu mükellef indirimini ortadan kaldırmayacağını bir kez da­ha teyit etti.</p>

<p style="text-align:justify">Aslında bu karar yeni bir yaklaşım ortaya koymuyor. Aynı yönde çok sayıda Danıştay kararı bulunuyor. Üstelik Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesinde de piş­manlıkla verilen beyannamelerin bu indirime engel oluşturmayacağı açıkça düzenlenmiş durumda.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle artık idarenin bu ge­rekçeyle tarhiyat yapmaktan ve ver­giye uyumlu mükellef indirimini reddetmekten vazgeçmesi gereki­yor. Kanun hükmü ve yerleşik yargı kararlarına rağmen aynı ihtilafların sürdürülmesi hem mükellef hem de idare açısından gereksiz dava yükü oluşturuyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>4 İndirimli kurumlar vergisin­de teşvik belgesinin kapsamı (E.2023/7559, K.2025/4435) </strong></p>

<p style="text-align:justify">Bir römorkör ve kılavuzluk şirke­ti, pilotaj ve palamar hizmetlerin­den elde ettiği kazanç için de indi­rimli kurumlar vergisi uygulanma­sını talep etti.</p>

<p style="text-align:justify">Yatırım teşvik belgelerinde yatı­rım konusu yalnızca "deniz ve kıyı taşımacılığı" olarak yer alıyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay, indirimli kurumlar ver­gisinin teşvik belgesinde açıkça be­lirtilen faaliyetlerle sınırlı uygula­nabileceğini; pilotaj ve palamar hiz­metlerinden elde edilen gelirlerin belge kapsamında değerlendirileme­yeceğini belirterek mükellef lehine verilen kararı bozdu.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, yatırım teşvik belgelerinin kapsamının genişletici yorumlana­mayacağını bir kez daha ortaya ko­yuyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>5 Dar mükellefe alan adı ve su­nucu kiralama ödemesi ile mukimlik belgesi (E.2023/4701, K.2025/334) </strong></p>

<p style="text-align:justify">Dar mükellef yabancı kuruma ya­pılan sunucu ve alan adı kiralama bedelleri üzerinden stopaj yapılma­mış, ayrıca mukimlik belgesi de ib­raz edilmemişti.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay, bu ödemelerin Kurum­lar Vergisi Kanunu'nun 30. maddesi kapsamında tevkifata tabi olduğunu; mukimlik belgesi bulunmadığından Çifte Vergilendirmeyi Önleme An­laşması hükümlerinin uygulanama­yacağını kabul etti.</p>

<p style="text-align:justify">Buna karşılık vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı bakımından ise 7338 sayılı Kanun'la getirilen lehe düzenleme dikkate alı­narak ceza yönünden mükellef lehi­ne bozma kararı verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, mukimlik belgesinin ulus­lararası vergi anlaşmalarından ya­rarlanmanın temel şartı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>6 KKEG'e ilişkin yükleni­len KDV indirilebilir mi? (E.2023/9772, K.2025/4485) </strong></p>

<p style="text-align:justify">Gümrüksüz satış mağazaları işle­ten bir şirket, loca kullanım bedeli ile çeşitli dernek ve kuruluşlara öde­diği aidat ve katkı payları nedeniyle yüklendiği KDV'yi indirim konusu yapmıştı. Danıştay, bu harcamala­rın kanunen kabul edilmeyen gider niteliğinde olduğunu ve bunlara iliş­kin yüklenilen KDV'nin de indirim konusu yapılamayacağını belirterek mükellefin temyiz istemini reddetti.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, Kanunen Kabul Edilme­yen Giderler (KKEG) niteliğindeki harcamalara ilişkin KDV indirimi konusunda yerleşik yaklaşımın de­vam ettiğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Zeki GÜNDÜZ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/danistay-3-daireden-6-karar</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 08:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/03/danistay-1.webp" type="image/jpeg" length="30622"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araçlarda multimedya ekranlar ve amfiler serbest!]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/araclarda-multimedya-ekranlar-ve-amfiler-serbest</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/araclarda-multimedya-ekranlar-ve-amfiler-serbest" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araçlarda multimedya ekran, telefon tutucusu ve amfi hoparörlere  ilişkin tartışmalar sona eriyor. Yeni yönetmelikle bu ekipmanlar serbest oluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Büyük ses getiren ve tepkiler sonrasında geri çekilen "araçlarda multimedya sistemi ve amfi hoparlör" yasağında belirsizlik sona eriyor. İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni düzenleme, Cumhurbaşkanı onayına sunuldu. Daha önce yasaklanan ekipmanlar yeni düzenleme ile serbest bırakılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Haberler.com Ankara Temsilcisi Şerife Güzel'in aktardığı bilgilere göre, İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanı onayına sunulan yönetmelik, "yasakçı" anlayış yerine vatandaşın huzuru ve trafik güvenliği öncelikli olarak hazırlandı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Multimedya ekranlar artık yasak değil!</strong></p>

<p style="text-align:justify">Otomobillerde fabrika çıkışlı veya sonradan takılmış multimedya navigasyon ekranların, görüşü engelleyici bir unsur olmadığına kanaat getirildi. Sürücülerin sürüş, park veya navigasyon yardımı amacıyla kullandığı cihazlar ile araç içi/dışı kameralar, kayıt cihazları ve sistem ayarlarına ilişkin ekranların kullanımı tamamen serbest bırakıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Telefon tutucuları serbest</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yeni düzenlemeyle birlikte telefon tutucuları ve ön cama takılan araç kameraları açıkça serbest bırakıldı. Ayrıca direksiyon simidi veya aracın gösterge panelinin en üst seviyesinden itibaren 5 santimetreyi aşmayan aksesuarlar serbestçe kullanılabilecek.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Amfilere 300 Watt sınırı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Daha önceki düzenlemede araca sonradan takılan tüm ses sistemleri yasaklanmıştı. Yeni düzenleme ise belirli ses seviyesini aşmayan ses sistemlerini serbest kılıyor. Yeni dönemde araçların bagaj kısmında 1 adet maksimum 300 watt amfi ve 1 adet maksimum 45 Hz subwoofer kulllanımına izin verilecek.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Dışarıyı rahatsız edenlere ceza kesilecek</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yasal olarak izin verilen şiddette hoparlöre sahip sürücülerin dışarıyı rahatsız etmemesi isteniyor. Bir araca ses sisteminden dolayı işlem yapılabilmesi için "sesin araçtan dışarıya taşarak kamunun rahat ve huzurunu bozması" ve bu durumun somut bir şekilde "kayıt altına alınması" şartına bağlandı. Bu sayede, araç içinde kendi halinde müzik dinleyen sürücülerin hakları koruma altına alındı.</p>

<p style="text-align:justify">Hazırlanan yeni yönetmelikte, "yasaklama ve sınırlama” yerine "alan tanımlama ve serbestlik sınırlarını çizme" ilkeleri uygulandı. Yönetmeliğin uygulama maddesine göre İçişleri Bakanlığı ile birlikte Ulaştırma Bakanlığı ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da uygulamada yetkili kılındı. Yönetmelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayının ardından yürürlüğe girecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>teknolojioku.com</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/araclarda-multimedya-ekranlar-ve-amfiler-serbest</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/06/multimedya.webp" type="image/jpeg" length="60602"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bankacılıkta ‘yapay zekâ’ düzenlemesi yolda]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/bankacilikta-yapay-zeka-duzenlemesi-yolda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/bankacilikta-yapay-zeka-duzenlemesi-yolda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BDDK, bankalarda kullanılan yapay zekâ sistemlerine yönelik yeni düzenleme hazırlıyor. Taslakta veri güvenliği, şeffaflık ve teknolojik bağımsızlık ön planda olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)</strong>, bankaların kullandığı yapay zekâ sistemlerine yönelik kapsamlı bir düzenleme çerçevesi hazırlıyor. Jülide Yiğittürk Gürdamar'ın konu ile ilgili yazısı şu şekilde:</p>

<p style="text-align:justify">Sektör kaynakları; veri güvenliği ve şeffaflığın yanı sıra, bankaların dış kaynaklı sistemlere karşı <strong>"teknolojik bağımsızlığının"</strong> korunmasının düzenlemenin merkezinde yer alacağını ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bankacılık sektöründe yapay zekâ kullanımı­nın hızla yaygınlaşma­sı, düzenleme ihtiyacını da be­raberinde getiriyor. Özellikle üretken yapay zekâ (GenAI) ve gelişmiş analitik modelle­rin kullanımı hızla artarken, düzenleyici otoriteler de ha­rekete geçti. Sektör kaynakla­rından edinilen bilgilere gö­re, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BD­DK), bankaların yapay zekâ uygulamalarına yönelik bir düzenleme çerçevesi üzerin­de çalıştığı belirtiliyor. Edini­len bilgilere göre, bankacılık süreçlerine entegre edilen ya­pay zekâ uygulamalarının de­netimi, risk yönetimi ve etik standartlarına ilişkin yeni bir mevzuat hazırlığı yürütüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bankalar, son yıllarda müşte­ri hizmetlerinin ötesine ge­çerek kredi değerlendirme süreçleri, dolandırıcılık tes­piti, portföy yönetimi ve ope­rasyonel verimlilik gibi kritik alanlarda yapay zekâ algorit­malarından yararlanıyor. An­cak bu durum, algoritmala­rın karar alma süreçlerinde­ki şeffaflığı ve "model riski" yönetimini finansal istikra­rın bir parçası haline getirdi. Sektör temsilcileri, olası dü­zenlemenin bankalarda kul­lanılan yapay zekâ sistemle­rinin denetlenebilirliği, müş­teri verilerinin korunması, karar süreçlerinde şeffaflık ve insan kontrolünün sürdürül­mesi gibi alanları kapsayabi­leceğini değerlendiriyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>En önemli konu bağımsızlık</strong></p>

<p style="text-align:justify">Düzenlemenin en kritik ve stratejik başlıklarından biri­ni ise bankaların teknolojik ve operasyonel bağımsızlığı oluşturuyor. Bankaların küre­sel teknoloji devlerinden veya üçüncü parti yazılım şirket­lerinden tedarik ettiği yapay zekâ modellerine aşırı bağım­lı hale gelmesi, sistemik bir risk olarak değerlendiriliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Sektör temsilcileri ve tekno­loji yöneticileri, BDDK’nın üzerinde çalıştığı düzenleme çerçevesinin bağımsızlığın yanı sıra; algoritmik şeffaf­lık ve denetlenebilirlik üzeri­ne kurulmasını bekliyor. Ya­pay zekânın verdiği kararla­rın, özellikle de kredi reddi gibi müşteri mağduriyeti ya­ratabilecek süreçlerin gerek­çelendirilebilir olması ve "ka­ra kutu" olarak adlandırılan öngörülemez risklerin yöne­tilmesi bu kapsamda ilk sıra­da yer alıyor. Kritik finansal kararlarda nihai onay meka­nizmasının insanda kalması­nı öngören "insan kontrolü" prensibinin de yeni mevzua­tın temel taşlarından biri ola­cağı ifade ediliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer yandan, Kişisel Ve­rilerin Korunması Kanu­nu (KVKK) ile uyumlu ola­rak müşteri verilerinin yapay zekâ modellerinin eğitiminde kullanılma sınırlarının net­leştirilmesi, masadaki bir di­ğer kritik başlığı oluşturu­yor. Düzenlemenin sadece veri güvenliğiyle sınırlı kal­mayıp model riski yönetimi­ni de kapsayacağı; bankala­rın entegre ettiği yapay zekâ sistemlerinin düzenli olarak stres testine tabi tutulma­sı ve validasyon süreçlerinin işletilmesi gibi zorunlulukları beraberinde getireceği belirtiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">BDDK'nın hazırlıklarına ilişkin resmi bir açıklama bu­lunmazken, sektör kaynakları bankacılıkta yapay zekâ kul­lanımının artmasıyla birlikte düzenleyici çerçevenin oluş­turulmasının kaçınılmaz hale geldiğini ifade ediyor. Banka­cılık sektöründe yapay zekâ­nın kullanım alanlarının önü­müzdeki dönemde daha da ge­nişlemesi beklenirken, olası düzenlemenin sektörün tek­noloji yatırımlarına yön ver­mesi ve uygulamalarda ortak standartların oluşmasına kat­kı sağlaması öngörülüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Küresel finans sisteminde de yapay zekâ regülasyonları en sıcak gündem maddelerinden birini oluşturuyor. Özellikle Avrupa Birliği'nin <strong>Yapay Zekâ Yasası (AI Act)</strong>, finansal kuruluşların kullandığı sistemleri "yüksek riskli" kategorisinde değerlendirerek sıkı yükümlülükler getiriyor. BDDK'nın yürüttüğü çalışmalarda da bu küresel standartlar ve iyi uygulama örneklerinin dikkate alındığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>FinansinGundemi.com</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/bankacilikta-yapay-zeka-duzenlemesi-yolda</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/06/yapay-zeka-bankacilik.jpg" type="image/jpeg" length="24710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ev ve arsa alıp satacaklar dikkat!]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ev-ve-arsa-alip-satacaklar-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ev-ve-arsa-alip-satacaklar-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, tapuda dolandırıcılığı önleyecek Güvenli Ödeme Sistemi'nin devreye alınma tarihinin 1 Ekim 2026'ya ertelendiğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Ticaret Bakanlığı, taşınmaz satışlarında Güvenli Ödeme Sistemi'nin devreye alınma tarihinin 1 Ekim 2026'ya ertelendiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, taşınmaz satışlarında alıcı ve satıcı tarafların dolandırıcılık, hırsızlık ve sahtecilik riskine maruz kalmaması, kayıt dışılığın azaltılması ve para transferinin güvenli bir ortamda gerçekleştirilmesi amacıyla, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'te değişiklik yapıldığı hatırlatılarak, "Yapılan değişiklikle; 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren taşınmaz satışlarında ödemenin bir kısmının veya tamamının nakit, havale veya elektronik fon transferi ile yapılması halinde satış bedelinin, taşınmaz mülkiyeti ile bedelin eş zamanlı el değiştirmesini sağlayan Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden gerçekleştirilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Bununla birlikte, söz konusu Yönetmelik ile Ticaret Bakanlığımıza sistemin devreye alınma tarihini üç aya kadar uzatma yetkisi verilmiştir. Güvenli Ödeme Sistemi'nin eksiksiz şekilde uygulamaya alınabilmesi amacıyla Ticaret Bakanlığımız, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve diğer paydaşlarla iş birliği içerisinde teknik çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda, Güvenli Ödeme Sistemi'ne ilişkin tüm teknik süreçlerin ve entegrasyonların tamamlanabilmesini teminen, Yönetmeliğin Bakanlığımıza verdiği yetki kullanılarak sistemin devreye alınma tarihi üç ay süreyle uzatılmış ve 1 Ekim 2026 olarak belirlenmiştir" denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim.com</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ev-ve-arsa-alip-satacaklar-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/12/tapu-islemleri-yapmada-yeni-kolaylik-1576316205-8218.webp" type="image/jpeg" length="76953"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte faturaya karşı yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi kaçakçılığı ile mücadelede 1 Ekim itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZwCJy6GPxbA"></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/sahte-belge-3.webp" type="image/jpeg" length="31378"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="707" src="https://www.youtube.com/embed/TidIluUl2ic" title="SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir" width="1257"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK TV</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/trafik-kazasi-sgk.jpg" type="image/jpeg" length="71940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZAHA DAVET SEMİNERİ]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">KONUŞMACI: ALİ ÇAKMAKÇI-KATKI SUNAN: SELAHATTİN İPEK MODERATÖR : ÖMER KÖKLÜCE</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/2020-08-26_19-00-069.png" type="image/jpeg" length="66833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-Birlik Sistemine Yeni Sözleşme Girişi ve Eski Sözleşmelerin Güncellenmesi 2022]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Jan 2022 18:07:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/TURMOB-Duyuru_Boş_2-kopyala@600x315.png" type="image/jpeg" length="84710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EFR tablolarının yüklenmesiyle ilgili yardım videosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Oct 2021 17:53:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1.png" type="image/jpeg" length="22219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı (18.05.2021)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BDTURKEY.COM ve Dünya Gazetesi yazarı Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU 18.05.2021 tarihinde saat 9.30 TRT HABER Ekonomi 7/24 Programına konuk olarak katılım sağlamıştır. Özellikle Pandemi dolayısıyla işletmelerin yaşadıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı 'mızın alacağı tedbirler ile igili bilgiler vermiştir. "Matrah Arttırımı ve Yeni Borç Yapılandırması" torba şekliyle ele alınarak en kısa zamanda Meclise gelmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</guid>
      <pubDate>Tue, 18 May 2021 11:45:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Haber_Resim_tasarım_Yazar_Abdullah_TOLU789998888.jpg" type="image/jpeg" length="65010"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun  Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU TRT HABER Ekonomi 7/24 Programında Yeni Çıkacak Olan Vergi Affı ve Yapılandırma Hakkında Detaylı Bilgiler Verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2020 15:50:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1_12.jpg" type="image/jpeg" length="22209"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekdüzen Hesap Planı ve Bazı Bilinmeyen Özellikleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_5.png" type="image/jpeg" length="61613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Finansal Raporlama, Nakit Akış Tablosu ve Fon Akışı Tablosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:50:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_4_1.png" type="image/jpeg" length="39806"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRT 1 Radyo Ekonomi Günlüğü Programı 12.08.2020]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yılmaz Sezer ÜSTAT, bizzat BAĞIMSIZ DENETİMDE YERLİ VE MİLLİ HUSUSUNDA ADIMIZLA (SELAHATTİN İPEK) AÇIKLAMADA BULUNMUŞTUR. TEŞEKKÜR EDİYORUM. TRT 1 Radyoda Bağımsız Denetimde Yerli ve Milli konusundaki görüşlerini açıklamıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2020 16:43:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/61369990_2528164087216118_4989264771036479488_n.png" type="image/jpeg" length="19737"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKİYE CUMHURİYETÇİ MALİ MÜŞAVİRLER GRUBU' NUN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU e-dönüşüm uygulamaları ve Turizm Payı Beyanlarına ilişkin Eğitim Semineri Fotoğraf Galerisi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Dec 2019 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/DSC00511.jpg" type="image/jpeg" length="96872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KSMMMO (KAYSERİ SMMM ODASI) "E-DÖNÜŞÜM EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğraf Galeresi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 13:19:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/69999396_10220754638918841_5057639361898610688_o.jpg" type="image/jpeg" length="94285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VERGİDE GÜNDEM SEMİNERİ - 2018 & 2019 ÖNEMLİ VERGİSEL DÜZENLEMELER Fotoğraf Galerisi İçin Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2019 09:05:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/IMGL1388.jpg" type="image/jpeg" length="48075"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESMMMO E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ Fotoğrafları İçin Tıklayın....]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jan 2019 18:01:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/2018.12_8.jpg" type="image/jpeg" length="45495"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Dec 2018 17:43:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6176_1.jpg" type="image/jpeg" length="78193"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İNŞAAT SEKTÖRÜNDE VERGİ VE MUHASEBE SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Dec 2018 17:19:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6052.jpg" type="image/jpeg" length="81682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selahattin İPEK]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Feb 2017 20:04:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/bd-ekonominin-nabzY-07032017.jpg" type="image/jpeg" length="26489"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
