<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2026 12:15:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tüketici en çok ayakkabı ve kıyafetten şikayetçi oldu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/tuketici-en-cok-ayakkabi-ve-kiyafetten-sikayetci-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/tuketici-en-cok-ayakkabi-ve-kiyafetten-sikayetci-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüketici ile satıcı arasındaki anlaşmazlıklarda yargı dışında çözüm sunan Tüketici Hakem Heyetine 2026 yılının ilk yarısında parasal karşılığı 8.5 milyar lira olan 481 binin üzerinde başvuru geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı açıklamasına göre, Ocak-Haziran döneminde tüketici hakem heyetlerine 481 bin 613 başvuru gelirken, bunların 455 bin 500’ü karara bağlandı.</p>

<p>Başvuruların yüzde 76.7’si e-Devlet üzerinden yapılırken, en fazla başvuru 126 bin 319 ile İstanbul’dan geldi. Bunu 50 bin 353 ile Ankara, 32 bin 507 ile İzmir, 17 bin 399 ile Bursa ve 15 bin 893 ile de Antalya takip etti. Aynı dönemde Ardahan’dan ise 305 başvuru geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yılın ilk yarısında gelen başvuruların yüzde 35’i ayıplı mal, yüzde 29’u ise ayıplı hizmetlere yönelik oldu. En çok şikayet edilen konu ise yüzde 18 ile ayakkabı, kıyafet ve tekstil ürünleri olurken, dayanıklı tüketim malları ve ev elektroniği ürünlerinin oranı yüzde 15.13, iletişim aboneliği oranı ise yüzde 6.26 oldu. E ticaret alışverişlerine ilişkin başvuruların oranı yüzde 5.38 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p><strong>Hüseyin Gökçe-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/tuketici-en-cok-ayakkabi-ve-kiyafetten-sikayetci-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/ticaret2.jpg" type="image/jpeg" length="55911"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka rallisi terse döndü: Çip hisselerinde alarm]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-rallisi-terse-dondu-cip-hisselerinde-ayi-piyasasi-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-rallisi-terse-dondu-cip-hisselerinde-ayi-piyasasi-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ yatırımlarıyla rekor seviyelere ulaşan küresel çip sektöründe sert satış dalgası büyüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zekâ yatırımlarının etkisiyle son yıllarda güçlü yükseliş kaydeden çip sektöründe sert bir düzeltme yaşanıyor. Sektörün en önemli göstergelerinden biri olan NASDAQ PHLX Yarı İletken Endeksi (SOX), son işlem gününde yüzde 4,3 gerileyerek teknik açıdan kritik kabul edilen 12 bin puan seviyesinin altına indi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kritik eşik aşıldı, satış baskısı arttı</strong></h2>

<p>Analistler, 12 bin puanın kaybedilmesinin satış baskısını artırabileceğine dikkat çekiyor. Endeks, haziran ayında gördüğü zirvenin yaklaşık yüzde 20 altına gerileyerek teknik analizde "ayı piyasası" olarak kabul edilen eşiğe yaklaşmış durumda.</p>

<p>Uzmanlara göre, endeksin 12 bin puanın altında kalıcı olması halinde bir sonraki önemli destek seviyesi 11 bin puan olacak.</p>

<h2><strong>Çip devlerinde 3,3 trilyon dolarlık değer kaybı</strong></h2>

<p>22 Haziran'dan bu yana küresel çip şirketlerinin toplam piyasa değerinde yaklaşık 3,3 trilyon dolarlık kayıp yaşandı. Satış dalgası yalnızca ABD'li şirketleri değil, Samsung Electronics ve SK Hynix gibi Asyalı yarı iletken üreticilerini de etkiledi. Özellikle bellek çipi üreticilerindeki değer kaybı dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Nvidia satış baskısına karşı direnç gösteriyor</strong></h2>

<p>Sektördeki genel satış baskısına rağmen Nvidia, büyük çip üreticileri arasında görece daha güçlü bir performans sergilemeyi sürdürüyor. Analistler, mevcut düşüşün Nvidia kaynaklı olmadığını, satışların ağırlıklı olarak bellek üreticileri ve diğer yarı iletken şirketlerinde yoğunlaştığını belirtiyor.</p>

<h2><strong>Piyasaların gözü yeniden 12 bin puan seviyesinde</strong></h2>

<p>Piyasaların odağında şimdi SOX endeksinin yeniden 12 bin puanın üzerine çıkıp çıkamayacağı bulunuyor. Analistlere göre bu seviyenin kısa sürede geri kazanılması halinde son düşüş "yanlış kırılma" olarak değerlendirilebilir. Ancak endeksin 12 bin puanın altında kalmaya devam etmesi durumunda satış baskısının sürmesi ve 11 bin puan seviyesinin test edilmesi ihtimali güçlenebilir.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-rallisi-terse-dondu-cip-hisselerinde-ayi-piyasasi-alarmi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/04/yapay-zeka-3.webp" type="image/jpeg" length="94752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 Dünya Kupası'nda rekor ödül]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/2026-dunya-kupasinda-rekor-odul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/2026-dunya-kupasinda-rekor-odul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğindeki 2026 Dünya Kupası’nda rekor ödül dağıtıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>FIFA, 2026 Dünya Kupası’na katılacak 48 takım için dağıtılacak toplam bütçeyi rekor seviyeye çıkararak 871 milyon dolar olarak belirledi. Turnuvanın Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’yı kapsayan geniş seyahat ve konaklama maliyetleri nedeniyle, nisan ayında bütçeye 100 milyon dolardan fazla ek ödenek dahil edildi. Takımların turnuvadaki ilerleyişine göre verilecek ödüllerin yanı sıra hazırlık masraflarını karşılamak üzere yapılan lojistik ödemelerin detayları netleşti.</p>

<p><strong>2026 Dünya Kupası takımlarına ne kadar ödeme yapılacak?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya Kupası'nda mücadele eden 48 ulusal federasyonun tamamı, turnuvada yarışmak adına en az 12,5 milyon dolar alacak. Bu tutarın 10 milyon doları eleme ve grup aşaması katılım ödülü olarak tanımlanırken, 2,5 milyon doları ise turnuva öncesi antrenman ve hazırlık masrafları için ön ödeme olarak aktarıldı. Bu ön ödemenin, geçmiş turnuvalarda yaşanan prim krizlerini önlemek amacıyla turnuva öncesinde yapılması kararlaştırıldı.</p>

<p>Maddi ödüllerin yanı sıra FIFA, federasyonların 50 kişilik delegasyonlarının business class gidiş-dönüş uçak biletlerini, ilk maçtan beş gün önce başlayıp elenmeden bir gece sonrasına kadar olan otel ve yemek masraflarını da üstleniyor. Ayrıca yurt içi seyahat masrafları ve özel araç filoları da FIFA tarafından karşılanırken; federasyonlar ek personel maliyetleri, genişletilmiş konaklamalar ve özel sigortalardan sorumlu tutuluyor.</p>

<p><strong>Dünya Kupası tur atlama ödülleri ve turnuva finansal dağılım tablosu</strong></p>

<p>Federasyonların talepleri doğrultusunda revize edilen ödül havuzunda, takımların elendikleri turlara ve elde ettikleri derecelere göre alacakları ödemeler şu şekilde listelendi:</p>

<p>Grup aşaması (33 - 48. sıra): 10 Milyon Dolar<br />
Son 32 turu (17 - 32. sıra): 12 Milyon Dolar<br />
Son 16 turu (9 - 16. sıra): 16 Milyon Dolar<br />
Çeyrek finalistler (5 - 8. sıra): 20 Milyon Dolar<br />
Dördüncü sıra: 28 Milyon Dolar<br />
Üçüncü sıra: 30 Milyon Dolar<br />
İkinci sıra: 34 Milyon Dolar<br />
Şampiyon: 51 Milyon Dolar</p>

<p>Dağıtılan bu miktarların kulüp futbolundaki transfer ve şampiyonluk gelirlerinin gerisinde kaldığı belirtiliyor. Fransa Futbol Federasyonu Başkanı Philippe Diallo, yenilenen Kulüpler Dünya Kupası şampiyonunun 115 milyon dolar kazandığı futbol piyasasında milli takım ödüllerinin düşük kaldığını ifade etti. Benzer şekilde, İngiliz kulübü Brighton'ın 19 yaşındaki Luka Vušković için ödediği transfer ücretinin de turnuva ödüllerinden yüksek olduğu kaydedildi.</p>

<p><strong>Dünya Kupası şampiyonu ne kadar kazandı?</strong></p>

<p>Büyük heyecana sahne olan final müsabakasında Arjantin'i mağlup ederek Dünya Şampiyonu olan İspanya, 51 milyon dolar tutarındaki dev nakit ödülün sahibi oldu. Turnuvayı ikinci sırada tamamlayan Arjantin ise 34 milyon dolar ödül kazandı. 2022 yılında Katar'da düzenlenen 32 takımlı bir önceki turnuvada şampiyon Arjantin 42 milyon dolar kazanmış, toplam ödül fonu ise 440 milyon dolar olarak gerçekleşmişti.</p>

<p>FIFA tarafından doğrudan ulusal federasyonlara ödenen bu paranın kullanım tasarrufu tamamen federasyonların kendi kurallarına bağlıdır. Örneğin ABD Futbol Federasyonu, elde edilen ödül parasının %20'sini kurumsal yönetim için elinde tutarken, kalan %80'lik kısmı 2022 yılındaki eşit ödeme anlaşması gereği erkek ve kadın milli takımları arasında eşit olarak paylaştırmaktadır. Orijinal altın kupa kalıcı olarak verilmemekte, kazanan takıma altın kaplama bir replikası takdim edilmektedir.</p>

<p><strong>İşte takım takım kazanılan tutarlar...</strong></p>

<p><strong>12,5 Milyon Dolar Kazananlar</strong></p>

<p>Grup aşamasında elenen 16 takım katılım payı ve ulaşım masrafları olarak 12,5 milyon dolar kazandı. İşte o takımlar:</p>

<p>Türkiye, Güney Kore, Çekya, Katar, İskoçya, Haiti, Curaçao, Tunus, İran, Yeni Zelanda, Uruguay, Suudi Arabistan, Irak, Ürdün, Özbekistan, Panama</p>

<p><strong>14,5 Milyon Dolar Kazananlar</strong></p>

<p>Son 32 turunda elenen 16 takım katılım payı ve ulaşım masrafları olarak 14,5 milyon dolar kazandı. İşte o takımlar:</p>

<p>Güney Afrika, Japonya, Almanya, Hollanda, Fildişi Sahili, İsveç, Ekvador, D.Kongo Cumhuriyeti, Senegal, Bosna-Hersek, Avusturya, Hırvatistan, Cezayir, Avustralya, Yeşil Burun Adaları, Gana</p>

<p><strong>18,5 Milyon Dolar Kazananlar</strong></p>

<p>Son 16 turunda elenen 8 takım katılım payı ve ulaşım masrafları olarak 18,5 milyon dolar kazandı. İşte o takımlar:</p>

<p>Kanada, Paraguay, Brezilya, Meksika, Portekiz, ABD, Mısır, Kolombiya</p>

<p><strong>22,5 Milyon Dolar Kazananlar</strong></p>

<p>Çeyrek finalde elenen 4 takım katılım payı ve ulaşım masrafları olarak 22,5 milyon dolar kazandı. İşte o takımlar:</p>

<p>Fas, Belçika, Norveç ve İsviçre</p>

<p><strong>Yarı Finalistler, İkinci ve Dünya Şampiyonu</strong></p>

<p>Dördüncü Sıra (Fransa): 28 Milyon Dolar<br />
Üçüncü Sıra (İngiltere): 30 Milyon Dolar<br />
İkinci (Arjantin): Milyon Dolar<br />
Şampiyon (İspanya): 51 Milyon Dolar</p>

<p><strong>CNBC-E</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/2026-dunya-kupasinda-rekor-odul</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/dunyakupasi-1.jpg" type="image/jpeg" length="12104"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motorinde yeni zam kapıda]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/motorinde-yeni-zam-kapida</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/motorinde-yeni-zam-kapida" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD-İran geriliminin petrol fiyatlarını yukarı çekmesi akaryakıt fiyatlarına yansımayı sürdürüyor. Motorinin litre fiyatına yarından itibaren geçerli olmak üzere 1,12 lira zam yapılması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD</strong> ile <strong>İran</strong> arasında yaşanan gerilimin küresel enerji piyasalarına etkisi sürerken, yükselen <strong>petrol</strong> fiyatları akaryakıt fiyatlarına zam olarak yansıyor.</p>

<p>Petrol stoklarındaki azalma ve <strong>Hürmüz Boğazı</strong>'nın kapalı olmasının arz endişelerini artırmasıyla motorinin litre fiyatına <strong>1,12 </strong>lira <strong>zam</strong> yapılması planlanıyor. Zammın yarından itibaren pompaya yansıması bekleniyor.</p>

<p>Zamla birlikte motorinin litre fiyatı İstanbul'da <strong>74,25</strong> liraya, Ankara'da <strong>75,37</strong> liraya, İzmir'de <strong>75,64</strong> liraya ve doğu illerinde ortalama <strong>77,09</strong> liraya yükselecek.</p>

<h3><strong>İstanbul, İzmir ve Ankara'da güncel benzin, motorin ve otogaz fiyatları ne kadar?</strong></h3>

<p><strong>İstanbul Avrupa Yakası:</strong></p>

<p>Benzin: 65.69 TL<br />
Motorin: 73.13 TL<br />
LPG: 31.19 TL</p>

<p><strong>İstanbul Anadolu Yakası:</strong></p>

<p>Benzin: 65.54 TL<br />
Motorin: 72.98 TL<br />
LPG: 30.59 TL</p>

<p><strong>Ankara:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Benzin: 66.66 TL<br />
Motorin: 74.25 TL<br />
LPG: 31.29 TL</p>

<p><strong>İzmir:</strong></p>

<p>Benzin: 66.94 TL<br />
Motorin: 74.52 TL<br />
LPG: 31.19 TL</p>

<p><strong>Cihan Oruçoğlu-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/motorinde-yeni-zam-kapida</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/02/akaryakit-2.jpg" type="image/jpeg" length="46765"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fed mesajları altını baskıladı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/fed-mesajlari-altini-baskiladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/fed-mesajlari-altini-baskiladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları pazartesi günü hafif geriledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Spot altın, yüzde 0,1 düşüşle ons başına 4.014,53 dolara geriledi. Ağustos vadeli ABD altın kontratları ise 4.019,80 dolarda yatay seyretti.</p>

<p>ABD, daha önce Ürdün’de en az iki Amerikan askerinin hayatını kaybettiğini açıklamasının ardından, İran’a yönelik üst üste dokuzuncu gece saldırılarını tamamladığını duyurdu. Bölgedeki ABD müttefikleri de pazar günü İran’ın yeni saldırılar düzenlediğini bildirdi.</p>

<p>OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong, hafta sonu yaşanan gerilimin iki taraf arasında tam kapsamlı bir saldırı riskini artırdığını belirterek, bunun stagflasyon endişelerinin güçlenmesi halinde altın üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi. Wong’a göre, yüksek faiz beklentisi arttıkça faiz getirisi olmayan altın tutmanın fırsat maliyeti de yükseliyor.</p>

<p>Öte yandan, Hürmüz Boğazı’ndaki enerji sevkiyatlarının aksaması nedeniyle petrol fiyatları yüzde 3 yükselirken, Brent petrol 90 doların üzerine çıktı.</p>

<p>Bloomberg'ün haberine göre, yüksek petrol fiyatları enflasyon beklentilerini artırarak faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı yönündeki beklentileri güçlendiriyor. Altın enflasyona karşı korunma aracı olarak görülse de, yüksek faiz ortamı faiz getirisi olmayan altının cazibesini azaltıyor.</p>

<p><strong>Faiz artırım olasılığı arttı</strong></p>

<p>Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, kalıcı enflasyonu kontrol altına almak için faizlerin yeniden artırılması gerekebileceğini savunan Fed yetkililerine katıldı. Bu durum, Fed Başkanı Kevin Warsh liderliğinde yapılacak bir sonraki toplantıda hararetli tartışmalar ve farklı oy kullanılması ihtimalini artırıyor.</p>

<p>CME FedWatch Tool verilerine göre piyasalar, Aralık ayında faiz artırımı olasılığını %82 olarak fiyatlıyor. Geçen hafta bu oran %73 seviyesindeydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Wong, uzun vadede altın konusunda daha temkinli olduğunu belirterek, 3.886 dolar seviyesinin kritik destek olduğunu, bu seviyenin aşağı yönlü kırılması halinde fiyatların 3.500 dolara kadar gerileyebileceğini ifade etti.</p>

<p>Diğer değerli metallerde ise spot gümüş %1,9 artışla 56,95 dolara, platin %0,5 yükselişle 1.599,97 dolara çıkarken, paladyum %0,2 düşüşle 1.244,50 dolara geriledi.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/fed-mesajlari-altini-baskiladi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/01/altin4.jpg" type="image/jpeg" length="80739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Turizmde verilen sigorta prim desteği 12 aya çıkarılmalı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/turizmde-verilen-sigorta-prim-destegi-12-aya-cikarilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/turizmde-verilen-sigorta-prim-destegi-12-aya-cikarilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Turizm sektörü, Mayıs-Aralık döneminde sektöre sağlanacak sigorta prim desteğinin bu yıl başından geçerli olmak üzere tüm yılı kapsamasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM'de bu hafta görüşülecek torba kanunda yer alan düzenlemeyle Kültür ve Turizm Bakanlığından turizm işletmesi belgesi almış konaklama tesislerine 2026 yılı Mayıs-Aralık döneminde, işyerinden bildirilen kapsamdaki sigortalıların prim ödeme gün sayısı esas alınarak günlük 116.67 lira, aylık yaklaşık 3.500 lira tutarında prim desteği getiriliyor.</p>

<h2><strong>Savaş, maliyetler ve kur...</strong></h2>

<p>Yasa teklifinin Plan Bütçe Komisyonundaki görüşmelerinde Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) temsilcisi Hakan Arslan, verilecek desteği olumlu karşıladıklarını ancak sektörün zor bir dönemden geçtiğini belirterek destek süresinin uzatılmasını istedi. Arslan, "Coğrafyamızda yer alan savaşlar kuzeyde Rusya-Ukrayna, güneyde Amerika-İran ve İsrail ekseninde gelişen savaş iklimi bizi de çok olumsuz yönde etkiledi. Yine, yaşadığımız diğer önemli sıkıntılardan bir tanesi de artan maliyetlerimiz ve dövizle alakalı olarak kurun yeterince maliyetleri karşılamamasıyla ilgili sorunlar. Tabii ki bununla birlikte, <a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/turizm" rel="nofollow" target="_blank" title="turizm">turizm</a> sadece bir sektörden ibaret değil ilişkide bulunduğu birçok sektör söz konusu. Burada uluslararası pazarda rekabet ettiğimiz diğer ülkeleri düşündüğümüzde, evet, gelirlerimiz artıyor ama aynı oranda maliyetlerimiz de çok yüksek; bu teklifi çok önemli buluyoruz. Bizim TÜROB olarak beklentimiz sadece mayıs ayı itibarıyla değil yılbaşı itibarıyla bunun yansıtılmasını talep ediyoruz" dedi.</p>

<h2><strong>İşsizlik Fonu'ndan karşılanacak</strong></h2>

<p>Komisyonda bir değişiklik yapılmadan kabul edilen düzenlemeye göre; Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı turizm işletmesi belgesine sahip tesislerde, bu yılın mayıs ila aralık döneminde günlük 116.67 lira, aylık yaklaşık 3.500 lira tutarında prim desteği sağlanacak. Konaklama tesisinin faaliyette olduğu aylar veya dönemler için destek verilecek. Prim teşviki İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanacak. SGK'ya prim, idari para cezası, gecikme cezası olanlar ile çalışanların primlerini zamanında ödemeyen işyerleri prim teşvikinden yararlandırılmayacak. Daha önceki yasal düzenlemelerde borçlarını yapılandıranlar prim desteği alabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan etki analizine göre, 2026 yılı Mayıs-Aralık döneminde toplam 1 milyon 733 bin 147 sigortalı üzerinden yaklaşık 5.36 milyar lira maliyet öngörülüyor. SGK'nın 2026 yılı Mart ayı verilerine göre konaklama sektöründe sigortalı başına ortalama maliyet aylık 75 bin 676 lirayı bulurken, sağlanacak desteğin çalışan maliyetinin yaklaşık yüzde 4.6'sını karşılayacağı belirtiliyor.</p>

<p><strong>Canan Sakarya-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/turizmde-verilen-sigorta-prim-destegi-12-aya-cikarilmali</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/07/tatil-2.jpg" type="image/jpeg" length="49430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: Kolsuz doğup kanat olmak]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-kolsuz-dogup-kanat-olmak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-kolsuz-dogup-kanat-olmak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/kolsuz-dogup-kanat-olmak/907039" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></span></a></p>

<p><strong>Daldaki kuşun güvendiği, tünediği dal değil, kanatlarıdır. Şirketlerin prangaları, tüm yükümlülükleri olsa da şirketi yükseltecek olan kanatlarıdır ki onlar liyakatli çalışanlar, basiretli yöneticilerdir</strong></p>

<p><strong>Kanat</strong>, kuşları uçuran şey… Havadan ağır iseniz <strong>kanada ihtiyaç</strong> duyarsınız. <strong>Balıkta yüzgeç</strong> adını alır. Sudan ağır iseniz de yüzgeç gerekecektir. Kanat, sizi hafifleştirendir. <strong>Pranganın zıttı</strong>, yerçekimine meydan okuyandır. İnsanı kanatlandıran; <strong>hayalleri</strong>, idealleri, <strong>gayreti</strong>, inancı ve özgüvenidir.</p>

<p><strong>Uçakların olmazsa olmazı</strong>… Havada yüzgeçleri… <strong>James Watt</strong>, buhar çağının babası ve Bilimler Akademisi başkanıydı. Bilimde kural koyan oydu onaylamazsa doğru olamazdı. Önüne <strong>Wright Kardeşler’in</strong> uçak projesi geldi. Hükmü kesindi; “<strong>insan yapımı havadan ağır hiçbir şey uçamaz</strong>.”</p>

<p><strong>ŞİRKETLERİN KANATLARI VE PRANGALARI</strong></p>

<p>Ancak <strong>o ağır şey uçtu </strong>hatta kendi ağırlığının kat be kat ağırlığı da havalandırdı. Kanat sayesinde… <strong>Can Yücel</strong>; insanın <strong>prangaları kadar ağır</strong>, <strong>kanatları kadar hafif</strong> olduğunu söyler şairane üslubuyla; “<strong>Yerin seni çektiği kadar ağırsın </strong>/ <strong>Kanatların çırpındığı kadar hafif</strong>…” Şirketler için de durum bundan ibaret.</p>

<p>Bazen Allah; <strong>kolunu kırar</strong>, üzülürsün. Oysa içten <strong>tevekkül</strong> eden için sonuç farklı olabilir. <strong>Allah; kırdığı kolunun yerine kanat takmam istemiştir</strong> belki de… <strong>Sümeyye Boyacı</strong>’ya bak; 2 kolsuz doğdu ama <strong>kendisi kanada dönüştü</strong>, şampiyon oldu. Kanadı kırılan kaybetmez, yeni kanat takmayan kaybeder.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Stratejiye dair…</strong></h2>

<p><strong><i>Kolun kanadın neden kırılır?</i></strong></p>

<p>İkiye katlanmış <strong>bir şeyin her katı</strong>; kanattır. Zaten kanat; çift olan bir şeydir. <strong>Tek kanat ile tırmanamaz</strong>, sadece pike yaparsın. Kolu <strong>kanadı kırılmış kuşun</strong> başına gelen tam da budur. Ekip bu yüzden önemli…</p>

<p><strong><i>Kuş tünediği dala güvenir mi?</i></strong></p>

<p>Birini <strong>kanatlarının altına</strong> alınca, ona koruma sağlarsın. <strong>Kuşun yavrusuna yaptığı</strong> da budur. Sığınacak kanat bulanın sevinci de… Yine de hafifleyeceğim diye kanatlarından olma. Kuşa kanadı ağır gelmez.</p>

<h2><strong>NOT</strong></h2>

<p><strong>ARALARINDA UYUM YOKSA FAZLA KANADIN OLSA DA İŞE YARAMAZ</strong></p>

<p><strong>Fazla kanat</strong>; uçmaya garanti vermez. <strong>Kanatların uyumundan</strong> söz edilir. <strong>Konfüçyüs</strong>’ün bize farklı bir sözü olacak 2 bin 500 yıl önceden… <strong>İki kuş al</strong>, ayaklarından birbirine bağla, <strong>4 kanat eder</strong> ancak uçamaz, çakılır. Kuşları, <strong>kanat mesafesinde aynı hedefe</strong> yönlendirmeye bakın… Strateji bu olmalı.</p>

<p><strong>KANAT LÛGATI</strong></p>

<p><strong>Kanat</strong>: Uçma organı. Mimaride, coğrafyada, şirket yönetiminde sıkça kullanılan çok amaçlı sözcük</p>

<p><strong>Pranga</strong>: Ayağa takılan ve kanadın olsa bile uçmana engel olan aparat. Şirketin yönetim zaafları gibi</p>

<p><strong>Uçuran fikirler</strong>: Kuşun kanatları gibidir. Şirketi, projeyi alıp götüren parlak yararlı düşünceler</p>

<p><strong>Çakılma</strong>: Kuşu uçuran kanat, tavuğa yüktür. Yere çakılmak istemiyorsan sürekli kanat çırpmalısın</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-kolsuz-dogup-kanat-olmak</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/02/toplanti.jpg" type="image/jpeg" length="98592"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZ FİŞLERİ GİDER YAZILAMAZ MI VE KDV’Sİ İNDİRİLEMEZ Mİ]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/odeme-kaydedici-cihaz-fisleri-gider-yazilamaz-mi-ve-kdvsi-indirilemez-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/odeme-kaydedici-cihaz-fisleri-gider-yazilamaz-mi-ve-kdvsi-indirilemez-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ödeme Kaydedici Cihaz Fişleri (ÖKC, Yazar Kasa Fişleri) KDV iadesi alan işletmelerin başındaki en sıkıntılı konulardan bir tanesidir. Vergi dairesinden dairesine değişmekle birlikte, İndirilecek KDV Listelerinde 3333333333 (Muhasebe Fişi) ile yer almakta olan ÖKC fişlerindeki KDV vergi daireleri tarafından genelde bloke/tenzil edilerek mükelleflere ödenmez.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="_20e3c592 _2404ee2c a2906c41 bc7701d3 ea7e1225">
<div class="_2404ee2c _40b269c0 _467ce811 _91c90634 a2906c41 bc7701d3 de4044e3">
<div class="_2404ee2c a2906c41 bcf37685">
<div class="_1875e39c _467ce811 _4956ddec _6f940b12 _7402b93d _91c90634 a2906c41 de4044e3 f074b961 fac406fc">
<div class="_2404ee2c _91c90634 a2906c41 bc7701d3 bcf37685">
<div class="_1da1184c _403b6127 _467ce811 _4debb2c0 _61d5b7b5 bf8f62e4 de4044e3 f8c63ce7 faf4914f">
<p style="text-align:justify"><span>Bu durum, vergi dairelerinin 204 ve 206 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde yapılan açıklamaları hatalı yorumlamalarından kaynaklanmaktadır. Yoksa vergi kanunlarımızın hiçbir maddesinde Ödeme Kaydedici Cihaz (ÖKC) Fişlerinin gider yazılamayacağı ve KDV’lerinin indirilemeyeceği yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır. Tam aksine fatura düzenleme sınırını (2026=12.000 TL) aşmayan harcamaların ÖKC fişleri ile tevsik edilebileceği mevzuatımızda çok açık bir şekilde yer almaktadır. ÖKC fişlerinin VUK uyarınca tevsik edici belge niteliğinde kabul edildiği tartışmaya yer vermeyecek kadar açıktır. Sorun idari yorum ve uygulamadan kaynaklanmaktadır.</span><br />
<br />
<span>204 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde; "Ancak, mükelleflerin ticari faaliyetlerine ilişkin olarak; işyerlerinde kullanılmak ve tüketilmek amacıyla satın aldıkları (Kırtasiye, büro ve temizlik malzemeleri gibi) ve bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen Kanuni haddi aşmayan diğer bir anlatımla perakende satış fişi (veya yazar kasa fişi) düzenleme sınırları içinde kalan mal ve hizmet bedelleri için düzenlenen perakende satış veya yazar kasa fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak uygun görülmüştür. İşletmenin tüketimi dışında satışa konu olacak mal ve hizmetlerin alımlarında ise bedeli ne olursa olsun fatura düzenlenmesi defterlere faturalara dayanılarak kayıt yapılması gerekmektedir."</span><br />
<br />
<span>Vergi daireleri yukarıdaki tebliğ açıklamasını son derece yanlış bir şekilde yorumlayarak; mükelleflerin sadece iş yerinde kullanmak ve tüketmek amacıyla satın aldıkları mal ve hizmetleri ÖKC ile gider yazabilecekleri ve KDV’lerini indirebilecekleri, şehir içi ve dışındaki iş seyahatlerine ilişkin yolcu taşıma, yeme, içme, araçların bakım-onarım, otopark harcamalarının bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün bulunmadığını iddia etmektedir. Vergi dairesi görüşüne göre Bu tür harcamaların kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi için bu mal ve hizmet alımlarının firma adına düzenlenmiş fatura ile tevsiki mecburidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Oysaki 204 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde çok açık bir şekilde belirtildiği üzere; İşletmenin tüketimi dışında satışa konu olacak mal ve hizmetlerin alımlarında bedeli ne olursa olsun fatura düzenlenmesi defterlere faturalara dayanılarak kayıt yapılması gerekmektedir. Örneğin siz temizlik maddeleri ticari yapmakta iseniz, bu temizlik maddelerini ÖKC fişi ile alamazsınız, çünkü bu ÖKC fişlerinde miktar belirtilmediğinden stok hareketi takip edilemez. Öte yandan ise, işletmenizde tüketmek amacıyla alacağınız temizlik maddesini ise ÖKC fişi ile alabilir ve bunu gider yazabilir, KDV’ni de indirebilirsiniz. 204 sıra numaralı VUK tebliğinin demek istediği esasen budur. Ama vergi daireleri bunu şehir içi ve dışındaki iş seyahatlerine ilişkin yolcu taşıma, yeme, içme, araçların bakım-onarım, otopark harcamalarının ÖKC fişi ile gider yazılamayacağı ve KDV’nin indirilemeyeceği şeklinde yorumlamaktadır. Oysaki bir kez daha vurgulamak gerekir ki; ne VUK’da ne de KDV’de ya da başka bir kanunda sözü geçen harcamaların ÖKC fişi ile gider yazılamayacağı ve KDV’nin indirilemeyeceği şeklinde bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. İdare kendi yorumuyla yasalarda olmayan bir kısıtlamayı getirmeye ve uygulamaya çalışmaktadır.</span><br />
<br />
<span>KDV iade istemediğiniz sürece bu konu genelde gündeme gelmemektedir. Ama KDV iadesi istemeye başladığınızda İndirilecek KDV Listesindeki 33333333333 kodlu muhasebe fişlerindeki; şehir içi ve dışındaki iş seyahatlerine ilişkin yolcu taşıma, yeme, içme, araçların bakım-onarım, otopark harcamalarının KDV’si tenzil edilmeye başlanmaktadır. Ama gider kısmında gidin kurumlar vergisi beyannamenizi de düzeltin şeklinde bir talepte bulunmamaktadırlar. Ayrıca vergi daireleri arasında da uygulama birliği bulunmamaktadır. Bazı vergi daireleri tenzil isterken diğerleri ise bu konuya hiç girmemektedir.</span><br />
<br />
<span>Esasen bizim görüşümüz, ÖKC fişleri ile gider yazmayı ve KDV indirimini yasaklayan yasal bir düzenleme bulunmadığı için konuyu yargıya (vergi mahkemesine) taşımaktan yanadır. Ancak müşterilerimiz hem tutarların nispeten önemsiz olması hem de vergi daireleri ile çekişme içinde olmamak için yargı yolunu tercih etmemektedirler. Buna saygı duyuyoruz tabi ki. Ancak konunun yargıda mükellef lehine sonuçlanma olasılığının da çok yüksek olduğunu düşünmekteyiz.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="_0300edbc _03daf06b _20a75d6b _30e3844c _3f7f119f _905ef67c _99c75ed2 bc7701d3 ebd46195 f543c3ba" style="text-align:justify"><span>İrfan Sarıkaya</span></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>

<div class="_2da46c2f _403b6127 _4debb2c0 _61d5b7b5 bf8f62e4 e9bc0933 f8c63ce7">
<p class="_0300edbc _20a75d6b _30e3844c _4fa3f106 _905ef67c _99c75ed2 aef6db68 bc7701d3 f543c3ba" style="text-align:justify"><span>Yeminli Mali Müşavir at NARCON YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK ANONİM ŞİRKETİ</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Linkedin paylaşımından alıntı yapılmıştır.</span></p>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/odeme-kaydedici-cihaz-fisleri-gider-yazilamaz-mi-ve-kdvsi-indirilemez-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 08:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/05/okc.jpg" type="image/jpeg" length="71029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evlenme ödeneği (çeyiz parası) kimlere veriliyor? Şartları, ödeme süresi ve başvuru detayları;]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/evlenme-odenegi-ceyiz-parasi-kimlere-veriliyor-sartlari-odeme-suresi-ve-basvuru-detaylari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/evlenme-odenegi-ceyiz-parasi-kimlere-veriliyor-sartlari-odeme-suresi-ve-basvuru-detaylari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Evlenme nedeniyle ölüm aylığı veya ölüm geliri kesilen hak sahiplerine, belirli şartların sağlanması halinde evlenme öde­neği, kamuoyunda bilinen adıyla çeyiz parası ödeniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Ancak ödeneğin tutarı, sigortalının bağlı olduğu sosyal güvenlik statüsüne göre değişiyor. SSK ve Bağ-Kur kapsamında hak sahiplerine 24 aylık tutarında ödeme yapılır­ken, Emekli Sandığı kapsamında ise 12 aylık evlenme ikramiyesi ödeniyor. Peki evlenme ödeneğinden kimler yararlanabiliyor, başvu­ru nasıl yapılıyor ve hangi belgeler gerekiyor?</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Evlenme ödeneği </strong><strong>(çeyiz parası) nedir? </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Evlenme ödeneği (çeyiz parası), ilk defa 01.10.2008 tarihinden sonra çalışmaya başla­yan sigortalıların hak sahipleri için, ölüm ge­liri veya ölüm aylığı almakta iken evlenen ve bu nedenle aylığı kesilen kız çocuklarına, bir defaya mahsus olmak üzere evlenme tarihin­deki gelir veya aylıklarının iki yıllık (24 aylık) tutarı kadar ödenen ölüm yardımıdır.</p>

<p style="text-align:justify">SSK ve Bağ-Kur kapsamında 24 aylık öde­me yapılıyor</p>

<p style="text-align:justify">4/a (SSK) ve 4/b (Bağ-Kur) kapsamında bulunan sigortalıların hak sahibi kız çocuk­ları, evlenmeleri nedeniyle ölüm aylıkları ve­ya gelirleri kesildiğinde, evlenme tarihinde­ki aylıklarının 24 aylık tutarı kadar evlenme ödeneği alabiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Evlenme ödeneği verilen kız çocuklarının gelir veya aylıkları, evlenme tarihini izleyen ödeme dönemi başından itibaren durdurulu­yor. Gelir veya aylıklar, durdurulduğu tarih­ten iki yıl sonra da kesiliyor. Varsa diğer hak sahiplerinin gelir veya aylıkları ise gelir ve­ya aylığın kesildiği tarihten itibaren yüksel­tiliyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Emekli Sandığı kapsamında 12 aylık evlenme ikramiyesi ödeniyor </strong></h3>

<p style="text-align:justify">01.10.2008 tarihinden önce 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi olarak çalı­şan kamu görevlisi sigortalıların hak sahiple­ri için ise farklı bir uygulama bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Evlenmeleri nedeniyle dul ve yetim aylı­ğı kesilen eş (karı veya koca), kız çocukla­rı ve anneye bir defaya mahsus olmak üzere almakta oldukları dul veya yetim aylıkları­nın 12 aylık tutarı, evlenme ikramiyesi olarak ödeniyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>İki yıl dolmadan boşananlar </strong><strong>için önemli ayrıntı </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Evlenme ödeneği alan kız çocukları boşan­dıkları takdirde, hak sahipliğinden doğan ge­lir veya aylıkları yeniden bağlanabiliyor. An­cak evlenme ödeneğinin alındığı tarihten iti­baren iki yıl içinde boşanılması halinde, bu iki yıllık süre boyunca gelir veya aylık bağlan­mıyor. İki yıllık sürenin dolmasının ardından yeniden aylık bağlanabiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsa­mındakilerde ise evlenme tarihinden itiba­ren 12 aydan önce boşanılması veya evliliğin butlanına ya da feshine karar verilmesi halin­de, ödenmiş bulunan evlilik ikramiyesinin 12 aydan eksik süreye ait kısmı tahsil edilinceye kadar aylık ödenmiyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Evlenme ödeneği </strong><strong>başvurusu nasıl yapılır? </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Sigortalıların hak sahibi kız çocukları­nın evlenme ödeneği taleplerini Gelir/Aylık/ Ödenek Talep Belgesi ile yapmaları gereki­yor.</p>

<p style="text-align:justify">Evlenme tarihi nüfus kütüğüne henüz iş­lenmemişse, dilekçeyle birlikte evlenme cüz­danının bir örneğinin de Sosyal Güvenlik Ku­rumu’na verilmesi zorunlu bulunuyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Evlenme ödeneği başvurusu nereye yapılır? </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Örneği Kurum tarafından hazırlanan Ge­lir/Aylık/Ödenek Talep Belgesi ile;</p>

<p style="text-align:justify">l 4/a (SSK) veya 4/b (Bağ-Kur) kapsamın­daki evlenme ödeneği için, sigortalının dos­yasının bulunduğu Sosyal Güvenlik İl veya Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüklerine,</p>

<p style="text-align:justify">l 5510 sayılı Kanun’a tabi kamu görevli­si olan (4/c’li) sigortalıların hak sahipleri ile 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na ta­bi sigortalıların hak sahipleri ise dilekçe ile Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Ka­mu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı, Mithatpaşa Caddesi No:7 Sıhhiye/Ankara adresine başvuruda bulunabiliyor. Evlenme ödeneğinden yararlanacak hak sahiplerinin, bağlı oldukları sosyal güvenlik statüsüne gö­re uygulanan ödeme kurallarını ve başvuru şartlarını dikkatle incelemeleri, hak kaybı yaşanmaması açısından önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Özgür ERDURSUN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/evlenme-odenegi-ceyiz-parasi-kimlere-veriliyor-sartlari-odeme-suresi-ve-basvuru-detaylari</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 08:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/10/ceyiz-parasi.webp" type="image/jpeg" length="92744"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KIDEM TAZMİNATINDA 15 YIL EZBERİ DEĞİŞTİ]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kidem-tazminatinda-15-yil-ezberi-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kidem-tazminatinda-15-yil-ezberi-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıdem tazminatı alarak işten ayrılmada yıllardır bilinen '15 yıl, 3.600 gün' kuralı herkes için geçerli değil. Sigorta giriş tarihine göre değişen emeklilik şartları nedeniyle çalışanlar, farklı prim günü ve sigortalılık süreleriyle kıdem tazminatı alabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Kıdem tazminatı denildiğinde pek çok kişinin aklına hâlâ aynı formül geliyor: 15 yıl sigortalılık, 3.600 prim günü. Oysa bu şart herkes için geçerli değil. Kişinin kıdem tazminatını alarak işten ayrılıp ayrılamayacağını belirleyen asıl unsur, ilk kez hangi tarihte sigortalı olduğu. Çünkü emeklilik şartları değiştikçe, yaş dışındaki şartları tamamlayarak kıdem tazminatı alma koşulları da değişiyor. Bu nedenle bugün bir çalışan 15 yıl ve 3.600 günle, bir başkası 25 yıl ve 4.500 günle, bir diğer çalışan ise yalnızca 4.600 prim günüyle kıdem tazminatına hak kazanabiliyor. Kanundaki düzenlemenin özü şu: Emeklilik için gerekli yaş şartı dışında kalan diğer koşulları tamamlayan çalışan, kendi isteğiyle işten ayrıldığında kıdem tazminatı alabiliyor. Burada yalnızca normal emeklilik koşullarına bakılmıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>1999 ÖNCESİ 3.600 GÜN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Yaştan emeklilik için gerekli sigortalılık süresi ve prim günü koşullarının tamamlanması da bu hakkın kullanılmasına imkân veriyor. İlk kez 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigortalı olanlar bakımından kamuoyunda bilinen 15 yıl ve 3.600 gün şartı geçerli. Bu dönemde sigortalı olanların normal emeklilik koşulları erkeklerde 25 yıl, kadınlarda 20 yıl sigortalılık süresi ve 5.000 ila 5.975 arasında prim günü aranıyor. Yaştan emeklilikte ise 15 yıl sigortalılık süresi ve 3.600 prim günü yeterli. Çalışan bu iki şartı tamamladığında emeklilik yaşını beklese bile yaş dışındaki koşulları sağlamış oluyor. Bu nedenle SGK'dan gerekli yazıyı alarak işten ayrılması ve kıdem tazminatını talep etmesi mümkün.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>9 EYLÜL 1999 DETAYI</strong></p>

<p style="text-align:justify">İlk kez 9 Eylül 1999 ila 30 Nisan 2008 arasında sigortalı olanlar için tablo farklı. Bu grupta normal emeklilik için 7.000 prim günü gerekiyor. Yaştan emeklilikte ise 25 yıl sigortalılık süresi ve 4.500 prim günü aranıyor. Dolayısıyla bu dönemde sigortalı olan bir çalışan, 7.000 prim gününü tamamladığında kıdem tazminatını alarak ayrılabilir. İkinci yol ise 25 yıllık sigortalılık süresiyle birlikte 4.500 günü tamamlamak. Bu kişilerin 4.500 prim günü de varsa kıdem tazminatı hakkını kullanmaları mümkün. Kesintisiz veya uzun süreli çalışması bulunan bazı kişiler ise 7.000 günü daha önce tamamlamış olabilir. Bu durumda 25 yıllık süreyi beklemelerine gerek kalmaz.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>2008 SONRASI FARKLI</strong></p>

<p style="text-align:justify">Asıl dikkat çekici değişiklik, ilk kez 1 Mayıs 2008 ve sonrasında sigortalı olanlar açısından ortaya çıkıyor. Bu kişiler için yaş dışındaki şartların tamamlanması nedeniyle kıdem tazminatı alınmasında ayrıca bir sigortalılık süresi şartı bulunmuyor. İlk sigorta giriş tarihine göre belirlenen prim gün sayısının tamamlanması yeterli. İlk kez 1 Mayıs 2008 ila 31 Aralık 2008 arasında sigortalı olan bir kişinin 4.600 prim gününü tamamlaması halinde, 25 yılı beklemeden kıdem tazminatını alarak işten ayrılması mümkün. Gerekli prim günü, ilk sigorta giriş yılına göre her yıl 100 gün artıyor ve 5.400 güne kadar çıkıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>GİRİŞ TARİHİ ŞARTLARI DEĞİŞTİRİYOR</strong></p>

<p style="text-align:justify">Buradaki en çarpıcı örnek, 30 Nisan 2008 ila 1 Mayıs 2008 tarihleri arasındaki fark. İlk kez 30 Nisan 2008 tarihinde sigortalı olan bir çalışan, 25 yıl sigortalılık süresi ve 4.500 prim günüyle bu hakkı kullanabiliyor. İlk sigorta girişi yalnızca bir gün sonra, yani 1 Mayıs 2008 olan çalışan için ise 25 yıllık süre aranmıyor. Bu kişinin 4.600 prim gününü tamamlaması yeterli oluyor. Bir günlük fark, kıdem tazminatı hakkının kullanımında 25 yıllık sigortalılık süresini bekleyip beklemeyeceğinizi belirleyebiliyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>BİR KERE KULLANILABİLİYOR</strong></p>

<p style="text-align:justify">Diğer yandan bu haktan yararlanabilen işçilerin emeklilik için yaş dışındaki diğer şartları tamamlaması nedeniyle kıdem tazminatı alma hakkını bir kez kullanması mümkündür. Bu hakkın birden fazla kez kullanılması Yargıtay'a göre mümkün değildir. Ancak işçi bir kez emeklilik için yaş dışındaki diğer şartları sağladığı için kıdem tazminatı alıp daha sonra bu kez yaş şartını da tamamlayarak emekli aylığı bağlatacaksa ve son işyerinde en az bir yıllık kıdemi de varsa kıdem tazminatı alabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Akşam | Okan Güray BÜLBÜL</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kidem-tazminatinda-15-yil-ezberi-degisti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 08:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/10/kidem-tazminati-1.jpeg" type="image/jpeg" length="69147"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıkta vatandaşlarımıza getirilen yeni yükler]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/saglikta-vatandaslarimiza-getirilen-yeni-yukler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/saglikta-vatandaslarimiza-getirilen-yeni-yukler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıkta Katılım Payı Tutarları Önemli Ölçüde Artırıldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span><strong>Katılım Payı Nedir</strong></span></p>

<p style="text-align:justify">Katılım payı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanan sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için sigortalıların veya bakmakla yükümlü oldukları kişilerin ceplerinden ödedikleri yasal bir tutardır. Bu sistemin getiriliş amacı, sağlık hizmetlerinin gereksiz kullanımını önlemeyi amaçlayan standart bir maliyet paylaşımıdır. Katılım Payı iki farklı şekilde karşınıza çıkar:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>• Muayene Katılım Payı:</strong> Sağlık ocakları dışındaki hastanelerde yapılan her muayene için alınan ücrettir. Devlet üniversite hastanelerinde özel hastanelerde tahsil edilir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>• İlaç Katılım Payı:</strong> Reçeteli ilaç alırken ödenen tutardır. Emeklilerden ilaç bedelinin %10’u, diğer sigortalılardan ise %20’si oranında tahsil edilir. Ayrıca reçetedeki ilk 3 kutu ilaç için sabit bir ücret ,3 kutuyu aşan her bir kutu için de ek bir ücret eklenir.</p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Yeni Getirilen Düzenlemelerle Katılım Payları </strong><span><strong>Çok Önemli Ölçüde Artırıldı</strong> </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>01/07/2026 tarih ve 33297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile sağlık hizmet sunucularında alınacak katılım payı tutarlarında değişiklikler yapılmıştır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Hükümetin her alanda gelir artırıcı uygulamaları bu alanda da kendisini göstermiş ve vatandaşlarımızdan alınan katılım payı tutarları geçmiş dönemlerle kıyaslanmayacak derecede artırılmıştır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Buna göre, 01/07/2026 tarihi itibariyle;</span></p>

<p style="text-align:justify">• Birinci basamak sağlık hizmeti sunucularında yapılan hekim ve diş hekimi muayenesinden katılım payı alınmayacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">• İkinci basamak resmi sağlık hizmeti sunucularında <strong>50 TL</strong> katılım payı alınacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">• Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleri ile bu hastanelere bağlı semt polikliniklerinde <strong>90 TL</strong> katılım payı alınacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">• Sağlık Bakanlığınca üçüncü basamak hastane olarak basamaklandırılan Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde <strong>90 TL</strong> katılım payı alınacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">• Diş hekimliği fakülteleri bulunan Devlet/vakıf üniversite hastanelerinde <strong>90 TL</strong> katılım payı alınacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">• Tıp fakülteleri bulunan Devlet üniversiteleri sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinde <strong>90</strong> <strong>TL</strong> katılım payı alınacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">• Diş hekimliği fakülteleri bulunan vakıf üniversite hastanelerinde <strong>100 TL</strong> katılım payı alınacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">• Tıp fakülteleri bulunan vakıf üniversiteleri sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinde 100 TL katılım payı alınacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">• İkinci ve üçüncü basamak özel sağlık hizmeti sunucularında <strong>100 TL</strong> katılım payı alınacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">• Sağlık Bakanlığı tarafından sözleşme imzalanmış, görevlendirilmiş veya yetkilendirilmiş aile hekimlerinden, sağlık hizmeti sunucularına sevk edilerek yapılan hekim ve diş hekimi muayenesi nedeniyle uygulanacak katılım payı <strong>%50 oranında azaltılarak</strong> tahsil edilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">• Birinci basamak sağlık kuruluşları muayeneleri, SGK tarafından belirlenen kronik hastalıklar, elektronik sevk formu ile sevk edilen hastalar ve acil haller hariç olmak üzere <strong>10 gün içerisinde aynı uzmanlık dalında farklı sağlık hizmeti sunucusuna yapılan başvurularda</strong> ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi katılım payı tutarları <strong>30 TL artırılarak</strong> tahsil edilecektir. Artırılan 30 TL’lik tutar; Kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler için gelir ve aylıklarından, diğer kişiler için ise eczanelerce kişilerden tahsil edilecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">• Söz konusu düzenlemeler 01/07/2026 tarihinden geçerli olmak üzere uygulanacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Olay | Fatih ACAR</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/saglikta-vatandaslarimiza-getirilen-yeni-yukler</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 08:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/03/saglik-1.webp" type="image/jpeg" length="88189"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emeklinin zam farkları ağustosta]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/emeklinin-zam-farklari-agustosta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/emeklinin-zam-farklari-agustosta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Temmuz ayında emekli aylıkları son altı aylık enflasyon oranı olan yüzde 17.76 oranında artırıldı. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıkları, doğrudan bu oranda zamlandı. Memur ve memur emeklilerinde ise artış, toplu sözleşme hükümleri ile enflasyon farkının birlikte hesaplanması sonucunda yüzde 13.52 oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Enflasyon oranının ortaya çıkması sonrası emeklilerde iki beklenti oluşmuştu. Bunlardan ilki yüzde 17.76 olan oranın yüzde 20’ye tamamlanması. Refah payı olarak yüzde 2.24 bir zam artışı beklentisi karşılık bulmadı. İkinci beklenti ise memur ve memur emeklilerinin zam oranının SSK ile Bağ-Kur emeklileriyle eşitlenmesiydi. SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile memur ve memur emeklileri arasındaki yüzde 4.24’lük fark kapatılmadı. Dolayısıyla her iki beklenti de karşılık bulmamış oldu.</p>

<p style="text-align:justify">En düşük emekli aylığının da yalnızca enflasyon oranı kadar artırılması söz konusu olacak. Haziran ayında 20 bin TL olarak uygulanan en düşük emekli aylığı, yüzde 17.76’lık artışla 23 bin 552 TL’ye yükseltilecek. En düşük emekli aylığına enflasyon oranının üzerinde ilave bir artış yapılmayacak. Bu konudaki düzenleme komisyondan geçti. Bu hafta Meclis gündemine gelmesi ve kabul edilmesi bekleniyor. Daha sonra Cumhurbaşkanımızın onayı ile düzenleme Resmi Gazetede yayımlanacak ve yürürlüğe girecek.</p>

<p style="text-align:justify">Yüzde 17.76’lık artış, herkesin banka hesabına yatan aylığa değil, kök aylığa uygulanıyor. Bu nedenle bugün hesabına 20 bin TL yatan her emeklinin gerçek emekli aylığı 20 bin TL olmayabilir. Bazı emeklilerin kök aylığı bunun oldukça altında bulunurken, aradaki fark en düşük emekli aylığı uygulaması nedeniyle Hazine desteğiyle tamamlanıyor. Örneğin kök aylığı 17 bin TL olan bir emekli Ocak ayından bu yana hesabına 20 bin TL yattığı için kök aylığını 20 bin TL zannediyor. Halbuki bu kişinin aylığı 17 bin TL ve yüzde 17.76’lık zam da 17 bin TL’ye yapılacak.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kök aylığın önemi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Emeklilerin önemli bir kısmı kök aylığını bilmiyor. Bunun nedeni banka hesabına yatan tutarın çoğu zaman kök aylık değil, en düşük emekli aylığı uygulaması sonrasında oluşan ödeme olması. Kök aylık bilgisi e-Devlet üzerinden “Emekli Ödeme Bilgileri” bölümünden öğrenilebiliyor. Temmuz zammının aylığa nasıl yansıyacağını doğru değerlendirebilmek için öncelikle kök aylığın bilinmesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">En düşük emekli aylığını 23 bin 552 TL’ye yükselten düzenleme henüz yasalaşmadığı için kök aylığı 20 bin TL’nin altında olan emeklilere temmuz ayı aylıkları kök aylıkları yüzde 17.76 artırılarak ödenecek. Zamma rağmen aylığı 20 bin TL’nin üzerine çıkmayanlara 20 bin TL, üzerine çıkanlara ise artış yapılan tutar ödenecek.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kim ne alacak?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Temmuz ayında ödenecek tutar emeklinin kök aylığına göre değişecek. Kök aylığı enflasyon zammıyla birlikte 23 bin 552 TL’nin üzerine çıkanlar zamlı kök aylıklarını almaya devam edecek. Kök aylığı zam sonrasında 20 bin TL ile 23 bin 552 TL arasında kalanlar temmuz ayında zamlı kök aylıklarını alacak, 23 bin 552 TL’ye tamamlanan kısmı ise kanunun yürürlüğe girmesinden sonra fark olarak ödenecek. Zam sonrasında kök aylığı hâlâ 20 bin TL’nin altında kalanlara ise temmuz ayında yine 20 bin TL ödenecek, yeni taban aylığa yükseltilmesinden kaynaklanan farklar ağustos ayının ilk haftasında hesaplarına yatırılacak.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Farklar ağustosta</strong></p>

<p style="text-align:justify">Örneğin kök aylığı 18 bin TL olan bir emeklinin aylığı yüzde 17.76 zam sonrasında 21 bin 196,80 TL’ye yükseliyor. Bu emekliye temmuz ayında 21 bin 196,80 TL ödeme yapılacak. Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından ise yeni en düşük emekli aylığı olan 23 bin 552 TL esas alınacağından aradaki 2 bin 355,20 TL fark ağustos ayının ilk haftasında ayrıca ödenecek. Bu emekli, ağustos ayından itibaren ise aylığını 23 bin 552 TL olarak almaya başlayacak. Ancak kök aylığı 16 bin 500 TL olan bir kişiye yüzde 17.76’lık zam sonrası bile ödenecek aylık 20 bin TL’nin altıda kalacağı için temmuz ayında bu kişiye 20 bin TL ödenecek, 3 bin 552 TL’lik fark ise ağustos ayının başında yatırılacak. Kök aylığı enflasyon zammıyla birlikte 23 bin 552 TL’nin üzerine çıkan emekliler, en düşük emekli aylığı uygulamasından yararlanmayacak ve zamlı kök aylıkları üzerinden ödeme almaya devam edecekler. Bu nedenle temmuz ayında banka hesabına yatan tutara bakarak zam oranını değerlendirmek yanıltıcı olabilir. Emeklilerin hem kök aylıklarını hem de hangi ödeme grubunda yer aldıklarını bilmeleri, hesaplarına yatacak tutarı doğru değerlendirebilmeleri açısından büyük önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Milliyet | Cem KILIÇ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/emeklinin-zam-farklari-agustosta</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 08:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/esnaf-emekli.webp" type="image/jpeg" length="32512"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enflasyon farkı hesabında hangi yöntem doğru?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/enflasyon-farki-hesabinda-hangi-yontem-dogru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/enflasyon-farki-hesabinda-hangi-yontem-dogru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur maaşları, emekli memur aylıkları ve kamu işçilerinin ücretlerine yapılan zamlar toplu sözleşmeler ile belirleniyor. Altı aylık enflasyon toplu sözleşme zam oranını aşarsa, aradaki fark ocak ve temmuz aylarındaki zamlara yansıtılıyor. Ancak enflasyon farkı memurlarda "bölme" işlemiyle, kamu işçilerinde ise "çıkarma" işlemiyle hesaplanıyor. Son üç yılın enflasyon farkının hesabında iki yöntem arasında toplam yüzde 5'i aşan fark oluşuyor. Peki hangi yöntemle yapılan enflasyon farkı hesabı doğ]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Kamu işçilerinin ücretleri ile memurların maaşları iki yılda bir imzalanan toplu sözleşmeler ile belirleniyor. Memurların toplu sözleşmesi, emekli memur aylıklarına da uygulanıyor. Buna göre, yaklaşık 5,3 milyon işçi ve memurun ücret – maaşı ile 2,4 milyon emekli memurun aylığı toplu sözleşme ile artırılıyor. Toplu sözleşme zammı altı aylık enflasyonun altında kalırsa aradaki fark ocak ve temmuz aylarında yapılan zamlara yansıtılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Enflasyon farkına ilişkin ayrıntılara girmeden önce bir hususa açıklık getirmek istiyorum. Burada amaç, toplu sözleşme ile kimin daha az veya daha fazla zam aldığı tartışması değildir. Çünkü toplu sözleşmelerde oransal zammın yanı sıra seyyanen zamlar, iş kollarına veya hizmet kollarına özgü ilave artışlar yapılabilmektedir. Örneğin 2023 yılında tüm memurlara yapılan 8.077 TL tutarındaki seyyanen zam her 6 ayda bir artarak devam ediyor. Temmuz ayında 25.153 TL’ye ulaştı. Ayrıca, çeşitli meslek grupları her toplu sözleşme döneminde farklı tutarlarda ilave haklar elde edebilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı durum işçiler için de geçerlidir. İşçilerin toplu sözleşmelerinde de oransal artışların yanı sıra seyyanen zamlar ve iş kollarına özgü ilave haklar sağlanabilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Buradaki amaç, enflasyon farkını hesaplamada kullanılan iki yöntemin nasıl farklı sonuçlar yarattığını ortaya koymaktır.</p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">ENFLASYON FARKI HESABINDA İKİ YÖNTEM</h3>

<p style="text-align:justify">Enflasyon farkının hesabında işçilerde çıkarma işlemi, memurlarda ise bölme işlemi kullanılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Örneğin, toplu sözleşme zammının yüzde 5, 6 aylık enflasyonun da yüzde 7 olduğunu varsayarsak, enflasyon farkı hesabı şu şekilde yapılıyor:</p>

<p style="text-align:justify">İşçiler: 7 – 5 = %2</p>

<p style="text-align:justify">Memurlar: 1,07 / 1,05 = %1,90</p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">TEMMUZ AYINDA ZAMLAR NASIL HESAPLANDI?</h3>

<p style="text-align:justify">2026 yılı ocak ayında toplu sözleşme zammı memurlarda yüzde 11, kamu işçisinde yüzde 10 oldu. Ocak – Haziran dönemi enflasyonu ise yüzde 17,76 olarak gerçekleşti.</p>

<p style="text-align:justify">Toplu sözleşme zammı yılın ikinci yarısında memurlarda yüzde 7, kamu işçilerinde yüzde 6 olarak uygulandı.</p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">Memurların maaş zammı hesabı:</h3>

<p style="text-align:justify">İlk yarıda gerçekleşen yüzde 17,76 oranındaki enflasyon ilk yarıda yüzde 11 oranında yapılan toplu sözleşme zammına (1,1776 / 1,11) bölünerek yüzde 6,09’luk enflasyon farkı hesaplandı. Bu tutar ikinci yarıdaki yüzde 7’lik toplu sözleşme zammıyla (1,0609 X 1,07) çarpıldı. Böylece memur maaşlarına temmuz ayında yüzde 13,52 oranında zam yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">Kamu işçilerinin ücret zammı hesabı:</h3>

<p style="text-align:justify">İlk yarıda gerçekleşen yüzde 17,76 oranındaki enflasyondan ilk yarıdaki yüzde 10’luk toplu sözleşme zammı çıkartılarak yüzde 7,76 enflasyon farkı hesaplandı. Bu tutar ikinci yarıdaki yüzde 6’lık toplu sözleşme zammıyla toplandı. Böylece kamu işçilerinin ücretlerine temmuz ayında yüzde 13,76 oranında zam yapıldı.</p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">ÖTEKİ YÖNTEMLE HESAPLANSAYDI ZAMLAR NE OLACAKTI?</h3>

<p style="text-align:justify">Memurların maaş zammı kamu işçilerinin yöntemiyle hesaplansaydı enflasyon farkı (17,76 - 11) yüzde 6,76 çıkacaktı. Bu fark ikinci yarıdaki yüzde 7’lik toplu sözleşme zam oranıyla (6,76 + 7) toplanacaktı. Böylece memurların maaş zammı yüzde 13,76 olacaktı. Memurların maaş zammı 0,24 puan daha fazla çıkacaktı.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu işçilerinin ücret zammı memurların yöntemiyle hesaplansaydı enflasyon farkı (1,1776 / 1,10) yüzde 7,05 çıkacaktı. Bu fark ikinci yarıdaki yüzde 6’lık toplu sözleşme zam oranıyla (1,0705 X 1,06) çarpılacaktı. Bunun sonucunda zam oranı yüzde 13,47 olacaktı. Kamu işçilerinin zam oranı 0,29 puan daha az olacaktı.</p>

<div class="aspect-h-1 aspect-w-1 bg-gray-200 block dark:bg-gray-700 mb-1 relative widget-image" style="text-align:justify"><img alt="" class="bg-gray-100 mb-3 medium-zoom-image min-h-20" src="https://im.haberturk.com/2026/07/19/3899518_2e4a488ab237c317e1f34d635f0d454b.jpg" /></div>

<div class="aspect-h-1 aspect-w-1 bg-gray-200 block dark:bg-gray-700 mb-1 relative widget-image" style="text-align:justify"><img alt="" class="bg-gray-100 mb-3 medium-zoom-image min-h-20" src="https://im.haberturk.com/2026/07/19/3899518_9778571286c795d84305690ace1115dd.jpg" /></div>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">İKİ YÖNTEM ARASINDA SON ÜÇ YILLIK DÖNEMDE YÜZDE 5’TEN FAZLA FARK ORTAYA ÇIKIYOR</h3>

<p style="text-align:justify">Enflasyon farkını hesaplamada iki farklı formül kullanılmasının son üç yıldaki gerçekleşmelere göre nasıl bir sonuç verdiğine baktığımızda, toplam yüzde 5’i aşkın fark oluştuğu görülüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Örneğin kamu işçilerinin enflasyon farkı memurların yöntemiyle hesaplansaydı 2023 yılı ikinci yarıda yüzde 27,57 yerine yüzde 25,06, 2024 yılı ilk yarısında ise yüzde 14,73 yerine yüzde 13,39 olacaktı. Üç yıllık dönemde kamu işçisinin memurların yöntemiyle hesaplanan enflasyon farkı, uygulanan enflasyon farkından yüzde 5,14 daha az olacaktı.</p>

<div class="aspect-h-1 aspect-w-1 bg-gray-200 block dark:bg-gray-700 mb-1 relative widget-image" style="text-align:justify"><img alt="" class="bg-gray-100 mb-3 medium-zoom-image min-h-20" src="https://im.haberturk.com/2026/07/19/3899518_47cb08858e941ce129756db4b604a630.jpg" /></div>

<p style="text-align:justify">Memurların enflasyon farkına baktığımızda ise tersine bir fark ortaya çıkıyor. Memurların enflasyon farkı 2023 yılı ikinci yarıda yüzde 27,38, 2025’in ilk yarısında yüzde 10,7 olarak uygulandı. İşçilerin yöntemiyle hesaplansaydı enflasyon farkı 2023’ün ikinci yarısında yüzde 29,57, 2025’in ilk yarısında ise yüzde 10,67 olacaktı. Üç yıllık dönemde memurların kamu işçilerinin yöntemiyle hesaplanan enflasyon farkı, uygulanan enflasyon farkından yüzde 5,71 oranında daha yüksek çıkacaktı.</p>

<div class="aspect-h-1 aspect-w-1 bg-gray-200 block dark:bg-gray-700 mb-1 relative widget-image" style="text-align:justify"><img alt="" class="bg-gray-100 mb-3 medium-zoom-image min-h-20" src="https://im.haberturk.com/2026/07/19/3899518_626c6b7c6eec959caeed1faff26a1ad2.jpg" /></div>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">İKİ FORMÜLÜN AYNI SONUCU VERDİĞİ DURUMLAR DA VAR</h3>

<p style="text-align:justify">İki formülün aynı sonucu verdiği durumlar yok mu? Var. Toplu sözleşme zammının birbirini izleyen 6 aylık dönemlerde aynı olduğu durumlarda iki formül aynı sonucu veriyor. Örneğin, toplu sözleşme zammı 2026 yılında yüzde 6 + 6 olsaydı, yüzde 17,76 oranındaki enflasyona göre memurların formülüyle enflasyon farkı (1,1776 / 1,06) yüzde 11,09 çıkacaktı. Bu oran yüzde 6’lık ikinci yarı toplu sözleşme zammıyla (1,1109 X 1,06) çarpıldığında temmuz ayı maaş zammı yüzde 17,76 olacaktı.</p>

<p style="text-align:justify">İşçilerin formülüyle de enflasyon farkı (17,76 – 6) 11,76 çıkacak ve bu sayı 6 ile toplanınca temmuz zammı yine yüzde 17,76 olacaktı.</p>

<p style="text-align:justify">Toplu sözleşme zammı birbirini izleyen dönemlerde farklı ise iki yöntem arasındaki enflasyon farkı değişiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HaberTürk</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/enflasyon-farki-hesabinda-hangi-yontem-dogru</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/12/gida-enflasyonu-1.jpg" type="image/jpeg" length="76195"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRMOB uyarıları dikkate almadı: Bu bağlantıyı açıklamalılar]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/turmob-uyarilari-dikkate-almadi-bu-baglantiyi-aciklamalilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/turmob-uyarilari-dikkate-almadi-bu-baglantiyi-aciklamalilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜRMOB'un deprem yardımlarını Ahbap'a yönlendirme kararı ve sonrasındaki disiplin süreçlerine dair uyarılarının dikkate alınmadı. Yaşanan adli süreçlerin temelinde yatan kurumsal sorumluluğu kim üstlenecek?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bugün kamuoyu, Ahbap’ı, Haluk Levent’i, deprem yardımlarını Ahbap’a yönlendirdikleri gerekçesiyle TÜRMOB'un önceki Genel Başkanı Emre Kartaloğlu ile Bağımsız Denetim Merkezi Kurulu üyelerinin gözaltına alınmasını konuşuyor. Elbette yargı süreci tamamlanmadan hiç kimse hakkında peşin hüküm kurulamaz. Ancak tartışılması gereken başka bir gerçek vardır: Bu noktaya nasıl gelindi? Ben bu soruyu bugün sormuyorum.</p>

<h2 style="text-align:justify">DEPREM SONRASINDA YAPILAN UYARILAR</h2>

<p style="text-align:justify">1 Mart 2023 tarihinde Odatv’de yayımlanan "O Başkana Uyarılar... Devleti Zora Sokar... Ne Yapılmalı" başlıklı yazımda, deprem sonrasında bağışların devlet yerine özel yapılara yönlendirilmesini teşvik edecek söylemlerin hem mali sistem hem de kamu güvenliği bakımından ağır sonuçlar doğuracağını açıkça ifade etmiştim. Buna neden ihtiyaç duymuştum?</p>

<p style="text-align:justify">TÜRMOB yönetimi 6 Şubat depreminden 7 gün sonra, “Depremin Ticari ve Mali Hayata Yönelik Tahribatını Azaltmak İçin Alınması Gereken Acil Önlemler” başlığıyla “Basın Duyurusu” yapmıştı. Bu duyuruda, “Sivil toplum kuruluşlarına yapılan bağış ve yardımların tamamının vergiye tabi kazancın tespitinde indirilmesi”ni talep etmişti.</p>

<h2 style="text-align:justify">BAĞIŞ DEVLETİN EGEMENLİĞİ DEMEKTİR</h2>

<p style="text-align:justify">Bağış tıpkı vergi gibi devletin tekelindeki bir faaliyettir. Bağışı tüm kişi ve kuruluşlara yaygınlaştırıp vergi matrahından indirdiğin zaman devlet ortadan kalkar. TÜRMOB bu talebiyle devletten hem bağışlardan hem de vergilerden vazgeçmesini istemişti. Odatv’deki yazımda bunları yazmıştım.</p>

<h2 style="text-align:justify">TAKDİR KOMİSYONLARI VE DEPREM FIRSATÇILIĞI</h2>

<p style="text-align:justify">TÜRMOB bu basın duyurusunda deprem fırsatçılığı da yapmıştı. Depremle ilgili tespitlerin takdir komisyonları tarafından yapılmamasını talep etti. Bu, deprem altındaki malın tespiti ve muhafazasını tehlikeye düşüren bir öneri idi. Devlet, işverenler ve mesleki kesiminin temsilcilerinden oluşan takdir komisyonları, deprem gibi afetlerde; polis ve jandarma ile birlikte enkaz altındaki mal ve zararın tespitini yapar, kasaları açarlar. Kişi ölmüşse, mirasçısı bilmiyorsa, yoksa vesaire durumlarda içinde ne olduğu bilinmeyen kilitli veya kilitsiz, kasalar, deprem altındaki diğer değerli eşya bu komisyonlar tarafından güven içerisinde tespit edilir. (Bu öneriyi ancak özel değerleme şirketi ile bağlantısı olanlar yapar. TÜRMOB’da bu özelliklere sahip kişinin kim olduğu açıklanmamıştır.)</p>

<h2 style="text-align:justify">KAMU GÜVENLİĞİNİ ZEDELEYEN AÇIKLAMALAR</h2>

<p style="text-align:justify">Bir felaket ortamında felaketten daha büyük bir felakete yol açan taleplerdi bunlar. Kamu güvenliği ve mali açıdan karşılanması hukuken mümkün olmayan bu önerilerin üstelik TÜRMOB gibi kamusal niteliğe sahip bir meslek kuruluşu tarafından dile getirilmesi, kamuoyunda "Devletin mali yönetimi gerekli önlemleri alamamakta, haklı talepleri karşılamamakta ve süreci yönetememektedir" şeklinde bir algı ve infial oluşturabilecek nitelikteydi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bu yazımın sonunu şöyle bağlamıştım: Depremi, felakete dönüştüren uygulamalar maalesef Kartaloğlu tarafından bir “mali kurtuluş” reçetesi olarak sunuluyor! Bu üç öneriye bakarak, Kartaloğlu’nun bundan sonraki önerilerinin vergi dairelerinin kaldırılması ve vergilerin sivil toplum kuruluşlarına ödenmesi şeklinde gelmesi asla şaşırtıcı olmayacaktır. Bu yazı, esasen olası bu tür önerilerin önünü kesmek için yazılmıştır.”</p>

<p style="text-align:justify">Ne yazık ki bu uyarılar dikkate alınmadı. Ben ironi yaparken TÜRMOB bunu gerçekleştirdi. Bağışları özel kuruluşlara yönlendirdi. Bağışların sivil kuruluşlara yönlendirilmesiyle vergilerin sivil kuruluşlara yönlendirilmesi aynı şeydir.</p>

<h2 style="text-align:justify">AHBAP’A YÖNLENDİRME</h2>

<p style="text-align:justify">TÜRMOB BAŞKANI Emre Kartaloğlu bu yazıdan birkaç gün sonra basının karşısına çıktı. “Bağışlarınızı devlet kurumları yerine Ahbap’a yapın, onlar bize emanet çünkü biz millet adına Ahbap’ı denetliyoruz” meal ve şeklinde açıklamalar yaptı.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRMOB bağışları Ahbap’a yönlendirirken, bana da nasibimi verdi. Bu yazımdan 17 gün sonra tüm Türkiye, henüz kimi canı kimi ruhuyla deprem altındayken; bir tuğla kaldırmak varken, TÜRMOB Disiplin Kurulu toplanmış; kapanmış, itiraz edilmemiş, kesinleşmiş bir dosya mevzuata aykırı olarak, suç işlenerek açılmış disiplin süreci başlatılmış, Ahbap’ı da kapsayacak şekilde “artık yazma” arka planıyla şahsıma cezalar verildi. Maruz kalınan bu uygulamalar birer onur nişanesi olarak ayrı bir yazının konusudur.</p>

<h2 style="text-align:justify">DİKKATE ALINMAYAN UYARILARIN BUGÜNKÜ SONUCU</h2>

<p style="text-align:justify">Eğer o tarihte yapılan bu iyi niyetli uyarılar ve eleştiriler dikkate alınmış olsaydı, bugün milyonlarca vatandaşın bağış tercihleri farklı şekillenecek, milyarlarca kamu zararı oluşmayacak, Türkiye’nin Ahbap diye bir sorunu olmayacak, kamu otoritesine duyulan güven zedelenmeyecek ve bugün kamuoyunun tartıştığı adli süreçlerin önemli bir bölümü hiç yaşanmayacaktı.</p>

<p style="text-align:justify">İşte bu tablo, TÜRMOB yönetim anlayışının geldiği noktayı göstermektedir. Kuşsuz TÜRMOB bünyesinde görev yapan 136 bin meslek mensubu bilgi ve birikimiyle ülkemizin en nitelikli uzmanları arasındadır. Bu meslek camiası içerisinde yaşanan sorunların farkında olan, kamu yararını ve hukukun üstünlüğünü savunan çok sayıda değerli mali müşavir ve yeminli mali müşavir bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak TÜRMOB ve İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası bünyesinde oluşturulan disiplin temelli suç organizasyonu zamanla eleştirileri susturmaya ve bu uygulamaları sorunsuz yürütmeyi sağlayan bir yapıya dönüştürüldü.</p>

<h2 style="text-align:justify">DİSİPLİN SÜREÇLERİYLE MESLEK MENSUPLARININ VE TÜRMOB’UN İRADESİNE EL KOYANLAR</h2>

<p style="text-align:justify">Bu yapının oluşmasında belirleyici rol oynayan isimlerin başında İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı H. İbrahim Aktan ile Başkan Yardımcısı Bayram Turan Çiftçi gelmektedir. İstanbul YMM Odasının kuruluşundan bu yana yaklaşık 37 yıldır yönetim ve kurul yapıları içerisinde yer almaları dikkat çekicidir. Devletin resmî belgelerine göre, bir üniversitenin mahvına varacak düzeyde ağır zarara uğramasına neden olan kaynak aktarımı ve sahte fatura organizasyonunda yer alan Emre Kartaloğlu hakkında yapılan şikâyet başvurularının işleme alınmaması veya dosyanın gizlenmesi, onun TÜRMOB Genel Başkanlığına kadar yükselmesinin önünü açmıştır.</p>

<h2 style="text-align:justify">HİÇ KİMSE KENDİ DAVASINDA YARGIÇ OLAMAZ</h2>

<p style="text-align:justify">Odatv’deki yazım üzerine disiplin sistemini harekete geçirenler de bunlardı. Bu kişiler, Oda bünyesinde adeta mahkeme kurmuşlardır. Böylece evrensel hukuk ilkelerinden biri olan "Hiç kimse kendi davasında yargıç olamaz." ilkesini ihlal ederek, suçlandıkları, tarafı oldukları ve hatta suç işlediklerine dair kuvvetli emarelerin olduğu konularda dahi karşı taraf konumundaki kişilere mahkeme kurarak bizzat disiplin cezaları vermişlerdir.</p>

<h2 style="text-align:justify">GERÇEK SORUMLULUK</h2>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle bugün yalnızca Emre Kartaloğlu'nun sorumluluğunu tartışmak eksik bir değerlendirme olacaktır. Karar süreçlerini yönlendiren, kurumsal politikaları belirleyen ve yaklaşık otuz yedi yıldır TÜRMOB yönetiminde belirleyici konumda bulunan Genel Sekreter Yahya Arıkan ile İstanbul YMM Odası Başkanı H. İbrahim Aktan ve Başkan Yardımcısı Bayram Turan Çiftçi'nin bu süreçlerdeki sorumluluğu da aynı açıklıkla değerlendirilmelidir. Çünkü kurumsal iradenin gizli ve gerçek sahibi bu kişilerdir. Ahbap, TÜRMOB bağlantısının nasıl kurulduğunu da bu üç isim açıklamalıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yusuf İleri</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Odatv.com</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/turmob-uyarilari-dikkate-almadi-bu-baglantiyi-aciklamalilar</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/03/bagis-1.jpg" type="image/jpeg" length="97999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çocuğunuza yaptığınız harcama vergiye takılır mı?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/cocugunuza-yaptiginiz-harcama-vergiye-takilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/cocugunuza-yaptiginiz-harcama-vergiye-takilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okul ücreti, sağlık sigortası, kira, tatil, telefon, bilgisayar, kredi kar­tı borcu... Ebeveynlerin çocukları için yaptığı harcamalar veraset ve intikal vergisinin konusuna girer mi? Cevap, sanıldığından daha inceliklidir ve iki kavram arasındaki ayrımda gizlidir: bakım yükümlülüğü mü, bağış mı?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Devlet, ebeveynin çocuğu için yap­tığı bu harcamaları "karşılıksız servet aktarımı" sayıp vergi isteyebilir mi? 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunundaki lafza bakılırsa, çocuğun malvarlığında karşılıksız bir artış ya­ratan her ödeme teorik olarak verginin konusuna girebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu ödemelerin büyük bölümünün al­tında yatan şey bir bağış iradesi değil, kanunun bizzat kendisinin ebeveyne yüklediği bir borçtur.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Belirleyici soru: Yükümlülük mü, bağış mı? </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Türk Medenî Kanunu'nun 327'nci maddesi son derece nettir: "Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için ge­rekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır." Bu, ebeveynin takdirine bı­rakılmış bir cömertlik değil, kanundan doğan bir yükümlülüktür. Beslenme, barınma, giyim, sağlık ve eğitim gider­leri; ailenin sosyal ve ekonomik duru­muna uygun düşen bütün olağan yaşam masrafları bu kapsamdadır.</p>

<p style="text-align:justify">Nitekim yargı organlarının, Medenî Kanun'dan doğan bakım yükümlülüğü çerçevesinde aile bireyleri lehine yapı­lan ödemeleri ivazsız intikal saymama yönünde bir yaklaşım benimsemiştir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Kalem kalem bakalım </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Özel okul ücreti, bakım yükümlülü­ğünün en tartışmasız kalemidir; kanun devlet okulu-özel okul ayrımı yapmaz, eğitim biçiminin seçimi velayetin kap­samındadır. Ergin olmayan çocuğun okul ücretini ödemek vergi doğurmaz.</p>

<p style="text-align:justify">Sağlık sigortası primi de böyledir; ço­cuğun korunması için yapılan bir gider­dir, üstelik ödeme sigorta şirketine ya­pılır ve çocuğun eline geçen bir para da yoktur. Öğrencilik nedeniyle ayrı şehir­de oturan çocuğun kirası, barınma gide­rinin ta kendisidir.</p>

<p style="text-align:justify">Telefon ve bilgisayar, günümüzde eği­timin olağan araçlarıdır; kaldı ki bunlar olmasa bile kanunun 4'üncü maddesi, örf ve âdete göre verilmesi mutat hedi­yeleri (taşınmazlar hariç) zaten vergi­den istisna tutar. Doğum gününde alı­nan telefonun, mezuniyette alınan bil­gisayarın vergisi olmaz; yeter ki hediye, ailenin sosyal ve ekonomik durumuyla orantılı, "mutat" ölçüler içinde kalsın.</p>

<p style="text-align:justify">Ailecek çıkılan tatile gelince: Ortada çocuğun malvarlığına giren bir değer bile yoktur. Otel ve ulaşım masrafı, ebe­veynin kendi tüketim harcamasıdır; ai­le birlikte yaşar, birlikte dinlenir. Vergi­yi doğuran olay hiç gerçekleşmez.</p>

<p style="text-align:justify">Kredi kartı borcunun kapatılması ise en dikkatli bakılması gereken kalemdir. Çocuğun market, yemek, ulaşım, kitap gibi zorunlu giderlerinden oluşan kart borcunu ödemek, bakım yükümlülüğü­nün modern bir görünümüdür.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Sınır nerede başlıyor? </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Buraya kadar anlattıklarım ağırlıklı olarak ergin olmayan, yani on sekiz ya­şını doldurmamış çocuklar için geçerli. Peki çocuk büyüyünce ne olur? Medenî Kanun'un 328'inci maddesi burada da yardımımıza koşar: Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve ba­ba, kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar bakmakla yü­kümlüdür. Üniversite öğrencisi bir gen­cin okul ücretini, yurdunu, kirasını, ma­kul harçlığını karşılamak hâlâ yükümlü­lüğün ifasıdır; vergiyle ilgisi yoktur.</p>

<p style="text-align:justify">Asıl sınır, eğitim bittiğinde ve çocuk kendi ayakları üzerinde durmaya başla­dığında çizilir. Otuz yaşında, çalışan, ge­liri olan bir evladın lüks tatilini finanse etmek, kirasını yıllarca üstlenmek veya yüklü kredi kartı borçlarını düzenli biçimde kapatmak, artık kanuni bir yükümlülüğün ifası olarak açıklana­maz. Medenî Kanun'da bu durumda yalnızca dar bir istisna kalır: Yardım edilmediği takdirde yoksulluğa dü­şecek yakınlara nafaka yükümlülü­ğü. Bu koşul gerçekleşmiyorsa, ya­pılan ödemeler hukuken karşılıksız kazandırmadır ve veraset ve intikal vergisinin radarına girer.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Radara girmek vergi ödemek demek değil </strong></h3>

<p style="text-align:justify">İvazsız intikallerin belirli bir tuta­rı vergiden istisnadır ve bu had her yıl güncellenir: 2026 için 66.935 TL.</p>

<p style="text-align:justify">Haddin aşılması hâlinde ise beyan­name, edinmeyi izleyen bir ay içinde verilir ve vergiyi ödeyecek olan, kazan­dırmayı yapan ebeveyn değil, kendisine menfaat sağlanan çocuktur.</p>

<p style="text-align:justify">Ana, baba, eş ve çocuklardan gelen karşılıksız kazandırmalarda vergi, nor­mal tarifenin yarısı üzerinden, yani yüzde 5 ile yüzde 15 arasında değişen oranlarla hesaplanır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">İstisna haddi her bir intikale ayrı ayrı uygulanacaktır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Bu konu neden şimdi önemli? </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Bankacılık sisteminin yaygınlaşması, kira ödemelerinin ve eğitim harcama­larının elektronik ortamda izlenebilir hâle gelmesi, aile içi para hareketlerini eskisinden çok daha görünür kıldı. Dü­zenli ve yüksek tutarlı transferler, artık veri analizleriyle kolayca tespit edilebi­liyor. Görünürlük arttıkça, bu transfer­lerin hukuki nitelendirmesine ilişkin soruların idari denetimlerde gündeme gelme ihtimali de artıyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Son söz </strong></h3>

<p style="text-align:justify">Çocuğunuzun okuluna, sağlığına, ba­rınmasına yaptığınız harcamalar bağış değil, kanunun size yüklediği görevin ifasıdır ve vergi doğurmaz.</p>

<p style="text-align:justify">Sınır, yükümlülüğün bittiği, servetin el değiştirmeye başladığı yerdedir:</p>

<p style="text-align:justify">Ekonomik bağımsızlığını kazanmış evlatlara yapılan yüklü ve sürekli akta­rımlar, istisna hadlerini aşıyorsa beyana ve ölçülü de olsa vergiye konu olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Zeki GÜNDÜZ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>VERGİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/cocugunuza-yaptiginiz-harcama-vergiye-takilir-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 08:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/okul-masrafi.jpg" type="image/jpeg" length="72422"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Artık şirketler değil ekosistemler yarışıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/artik-sirketler-degil-ekosistemler-yarisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/artik-sirketler-degil-ekosistemler-yarisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugün mevcut ticaret dengeleri değil, rekabetin kendisi değişiyor. Artık ülkelerin gücü ne ürettikleriyle değil; teknolojiyi, insan kaynağını, sermayeyi, tedarik zincirini ve kamu politikalarını aynı hedef doğrultusunda nasıl bir araya getirebildikleriyle ölçülüyor. 21'inci yüzyılda kazananları, güçlü ekosistemler belirleyecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Dünya ekonomisinde bazı ha­berler vardır; ilk bakışta sa­dece ait olduğu sektörü ilgilen­diriyor gibi görünür. Oysa satır aralarına bakıldığında çok daha büyük bir dönüşümün habercisi­dir. Çin'in Haziran ayında ilk kez bir ay içinde bir milyonun üzerin­de otomobil ihraç etmesi de bu ha­berlerden biri. Bir otomotiv başa­rısı olarak okunabilecek bu veri, aslında küresel rekabetin yön de­ğiştirdiğini gösteren önemli bir işaret niteliğinde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Son yıllarda uluslararası tica­ret, korumacılık politikalarının gölgesinde ilerliyor. ABD'nin uy­guladığı ek gümrük tarifeleri, Av­rupa Birliği'nin özellikle elektrik­li araçlara yönelik soruşturmala­rı ve birçok ülkenin yerli üretimi destekleyen sanayi politikaları, küresel ticaretin daha parçalı bir yapıya doğru ilerlediğini gösteri­yor. Buna rağmen Çin'in ihracat performansını koruması ve hat­ta birçok alanda yeni rekorlar kır­ması dikkat çekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Burada asıl sorulması gereken soru, Çin'in kaç otomobil sattığı değil; tarifelerin yükseldiği, tica­ret savaşlarının yeniden gündeme geldiği ve jeopolitik risklerin art­tığı bir dönemde bunu nasıl başa­rabildiğidir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu sorunun cevabı tekil olarak maliyet avantajında ya da üretim kapasitesinde aranırsa eksik ka­lır. Çünkü dünya artık eski dünya­nın rekabet kurallarıyla işlemiyor. Bugün ülkeler sadece daha fazla üretmeye çalışmıyor; üretimin gerçekleşmesini sağlayan bütün sistemi birlikte inşa ediyor. Reka­bet artık tek bir fabrikanın, tek bir şirketin ya da tek bir ürünün başa­rısıyla açıklanamıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Asıl yarış, birbirini besleyen üretim ekosistemleri arasında ya­şanıyor.</p>

<h3 style="text-align:justify">Rekabetin birimi değişti</h3>

<p style="text-align:justify">Uzun yıllar boyunca küre­sel ekonomide rekabet şirket­ler üzerinden okundu. Apple ile Samsung, Boeing ile Airbus, Toyota ile Volkswagen rekabet ederdi. Ülkeler de bu şirketlerin başarısıyla öne çıkardı. Bugün ise tablo çok daha farklı.</p>

<p style="text-align:justify">Bir elektrikli otomobili ele ala­lım. Buradaki rekabet, aracı ki­min ürettiğiyle ilgili değil çün­kü yeni nesil ürünlerin üretimi beraberinde pek çok kırılımı ba­rındırıyor. Bataryayı kim gelişti­riyor? Yazılımı kim yazıyor? Ya­pay zekâ algoritmalarını kim ge­liştiriyor? Kritik mineralleri kim işliyor? Çipleri kim tasarlıyor? Lojistik ağını kim yönetiyor? Fi­nansmanı hangi kurumlar sağ­lıyor? Üniversiteler hangi yet­kinliklere sahip insan kaynağını yetiştiriyor? Bütün bu sorulara verilen yanıtlar ise rekabetin ger­çek gücünü belirliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Artık tek bir şirketin bu zincirin tamamına hâkim olması mümkün değil. Başarı, bu parçaların ne ka­dar uyum içinde çalışabildiğine bağlı. Başka bir ifadeyle rekabet eden artık şirketler değil; şirketle­ri, üniversiteleri, araştırma mer­kezlerini, yatırımcıları, kamu po­litikalarını ve tedarik zincirlerini aynı hedef doğrultusunda buluş­turabilen ekosistemler.</p>

<p style="text-align:justify">Bugün Çin'in tek avantajı daha fazla fabrika kurmuş olması de­ğil. Yıllardır üretim, teknoloji ge­liştirme, lojistik, enerji, altyapı ve insan kaynağını birbirini tamam­layan uzun vadeli bir strateji için­de ele alıyor olması. Aynı nedenle ABD de son yıllarda sadece tek­noloji şirketlerini desteklemek­le yetinmiyor aynı zamanda ya­rı iletken üretiminden araştır­ma altyapısına, üniversitelerden stratejik yatırımlara kadar uza­nan geniş bir ekosistemi güçlen­dirmeye de çalışıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Aslında bu Çin'e özgü bir hikâye değil. ABD'nin CHIPS and Scien­ce Act'i ile yarı iletken üretimin­den araştırma ve inovasyona uza­nan yatırımları desteklemesi, Av­rupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat ve Temiz Sanayi Mutabakatı çer­çevesinde sanayi politikalarını yeniden şekillendirmesi ve kritik hammaddelere yönelik stratejile­rini güçlendirmesi de aynı arayı­şın farklı örnekleri. Ortak hedef, tek tek şirketleri desteklemekten ziyade, rekabet avantajı yarata­cak bütüncül üretim ekosistemle­ri oluşturmak.</p>

<p style="text-align:justify">Çünkü artık rekabetin ölçe­ği değişti. Eskiden "en iyi şirket" kazanıyordu. Bugün ise "en güçlü ekosistem" kazanıyor.</p>

<h3 style="text-align:justify">Geleceği kim kazanacak?</h3>

<p style="text-align:justify">Sanayi devriminden bu yana ülkelerin rekabet üstünlüğü ço­ğunlukla doğal kaynaklar, ser­maye birikimi veya üretim kapa­sitesi üzerinden değerlendirildi. Son 20 yılda ise bu tabloya tek­noloji eklendi. Bugün geldiğimiz noktada ise rekabeti belirleyen unsur bunların da ötesine geç­miş durumda. Artık asıl farkı ya­ratan, bilgiyi ne kadar hızlı üre­tebildiğiniz, bu bilgiyi ne kadar kısa sürede ürüne dönüştürebil­diğiniz ve bunu sürdürülebilir bir ekosistem içinde yönetebil­diğiniz. Ve elbette tüm bu süre­ci doğru işletebilecek insan kay­nağını yetiştirebilmeniz. Çünkü hiçbir ekosistem nitelikli insan kaynağı olmadan sürdürülebi­lir değil.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle geleceğin rekabe­tinde ülkelerin başarısını tekil ihracat rakamlarıyla değerlen­dirmek yeterli olmayacak. O ih­racatı mümkün kılan bilgi üre­tim kapasitesine, araştırma alt­yapısına, üniversite-sanayi iş birliklerine, girişimcilik kültü­rüne ve değişen beceri ihtiyaç­larına ne kadar hızlı uyum sağ­layabildiklerine de bakmak ge­rekecek.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye açısından da asıl tar­tışmanın burada başlaması ge­rektiğini düşünüyorum. Daha fazla üretmek elbette önemli. Ancak bundan daha kritik olan soru, nasıl bir üretim ekosistemi inşa ettiğimizdir. Üniversitele­rimiz, araştırma merkezlerimiz, teknoloji girişimlerimiz, sanayi kuruluşlarımız ve kamu politi­kalarımız aynı hedef doğrultu­sunda ne kadar birlikte hareket edebiliyor? Çünkü önümüzde­ki dönemde ülkeleri birbirinden ayıracak olan tek başına üretim kapasitesi değil; bu kapasiteyi sürekli yenileyebilen bilgi eko­sistemleri olacak.</p>

<p style="text-align:justify">Çin'in açıkladığı otomobil ih­racatı verileri birkaç ay sonra yeni rekorlarla yer değiştirecek, belki de kısa sürede unutulacak. Ancak bu haberin işaret ettiği dönüşüm uzun yıllar gündem­de kalacak. Çünkü bugün deği­şen mevcut ticaret dengeleri de­ğil, rekabetin kendisi. Artık ül­kelerin gücü ne ürettikleriyle değil; teknolojiyi, insan kayna­ğını, sermayeyi, tedarik zincirini ve kamu politikalarını aynı he­def doğrultusunda nasıl bir ara­ya getirebildikleriyle ölçülüyor. 20. yüzyılda rekabetin kazanan­larını büyük şirketler belirledi. Görünen o ki 21. yüzyılda kaza­nanları, güçlü ekosistemler be­lirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Prof. Dr. Çisil SOHODOL</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/artik-sirketler-degil-ekosistemler-yarisiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 08:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/elektrikli-arac-3.jpg" type="image/jpeg" length="11408"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Asgari işçilikte “aritmetik ortalama”]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/asgari-iscilikte-aritmetik-ortalama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/asgari-iscilikte-aritmetik-ortalama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde 16/5/2026 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile inşaat işyerlerine yönelik asgari işçilik araştırma işleminde, yapımı birden fazla takvim yılı süren inşaatların maliyetinin hesaplanmasında, 2004 yılı öncesindeki hesaplamaya geri dönülerek, başladığı yıl ile bitirildiği yıldan önceki yıllar arasındaki maliyet bedellerinin aritmetik ortalamasının esas alınması yöntemine geçilmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Yeni düzenlemeyle her ne kadar hakkaniyete uygun bir hesaplama metodu getirilmek istenilmiş ise de hakkaniyetin sağlanması noktasında her iki tarafın, yani işverenler kadar Kurumun da düşünülmesi gerekirdi. Haliyle bina inşaatın yapıldığı süre zarfında, bitirildiği yılda da bir maliyet unsurunun bulunması nedeniyle bitirildiği yılın da aritmetik ortalama hesabına dahil edilmesi gerekirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Nitekim, yapımına 2024/Eylül ayında başlanıp 2026/Kasım ayında bitirilen bir inşaatta, inşasına başlanılan 2024 yılının 4 aylık süresindeki faaliyet için 2024 yılını ortalamaya dahil edip de inşaatın bitirildiği 2026 yılının 11 aylık süresindeki faaliyeti görmezden gelip, 2026 yılının ortalamaya dahil edilmemesinin Kurum yönünden hakkaniyete uygun olmadığı ortadadır.</p>

<p style="text-align:justify">Her ne kadar inşaatını Ocak- Şubat aylarında bitiren işverenler yönünden bitirildiği yılın aritmetik ortalamaya dahil edilmesinin bu defa işverenler yönünden hakkaniyete uygun olmayacağına yönelik görüşler olsa da 31/12/2025 tarihinde yapımına başlanılan inşaat 10/1/2027 tarihinde bitirildiğinde 1 günlük faaliyet için 2025 yılı aritmetik ortalama hesabına nasıl dahil ediliyorsa, 10 günlük faaliyet için 2027 yılı da aynı şekilde dahil edilmeliydi.</p>

<p style="text-align:justify">Kaldı ki inşaat işyerlerinde maliyet bedeli artışından etkilenmemek adına, bina inşaatlarının büyük çoğunluğunun başlama ve bitiş tarihlerinin yılın son ayları, hatta Aralık ayının son günleri olarak beyan edildiği, Kurum sisteminden çekilecek verilerden de görülebilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuçta hakkaniyete uygun bir maliyet hesabı yapılabilmesi için aritmetik ortalamaya ihtiyaç vardı, doğru. Ancak bir yandan emekli vatandaşlara ödenen emekli aylıklarının artırılması noktasında kaynak aranırken, diğer yandan inşaat sektörü kayıt dışı istihdamda ikinci sırada gelirken, 2004 yılı öncesindeki uygulamayı aynı şekilde geri getirerek, bitirildiği yılın aritmetik ortalamaya dahil edilmemesi nedeniyle bana göre çok basit ancak bir o kadar da kritik bir mantık hatası yapılmış ve ne yazık ki bu hatanın faturası SGK’ya pahalıya mal olmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Neyse, gelelim aritmetik ortalama hesabına,</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>1-</strong>16/5/2026 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile Yönetmeliğin 111/6. fıkrasında, birden fazla birim maliyet bedelinin yayımlandığı yıllarda aritmetik ortalamanın hesabında o yıl içerisinde yayımlanan <strong>son birim maliyet bedelinin</strong> dikkate alınacağı belirtilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Yeni uygulamadaki amaç inşaat maliyetini hakkaniyete uygun bir şekilde belirlemek olduğuna göre, maliyet hesabına dahil edilen yıllarda birden fazla maliyet bedeli belirlenmiş ise (ki 2022 yılında iki, 2023 yılında üç defa maliyet bedeli belirlenmiş) inşaat maliyetinin hesabında o yıl için belirlenmiş son maliyet bedelinin değil, o yıl için belirlenmiş maliyet bedellerinin ortalamasının esas alınması gerekirdi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>2-</strong>Yönetmeliğin 111/4. fıkrasına göre araştırma işlemlerinde işin bittiği tarihte geçerli olan yapı ruhsatının esas alınması gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Ne var ki 2026/16 sayılı Genelgenin 3 numaralı örneğinde, 2023 yılında yapımına başlanan IV-A yapı sınıf ve grubundaki bir inşaat için 2025 yılında alınan proje tadilat ruhsatının III-C grubunda olması ve inşaatın 2026 yılında bitirilmesi halinde;</p>

<p style="text-align:justify">*2023 ve 2024 yılları için IV-A</p>

<p style="text-align:justify">*2025 yılı için III-C</p>

<p style="text-align:justify">yapı sınıf ve grubuna ilişkin maliyet bedelinin esas alınacağı anlatılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Yönetmelikte işin bittiği tarihte geçerli olan yapı ruhsatının esas alınacağı açık seçik yazarken, ilk ruhsatı IV-A, son ruhsatı III-C yapı sınıf ve grubunda olan inşaat için; 2023-2024 yıllarına münhasır IV-A, 2025 yılına münhasır III-C yapı sınıf ve grubunun esas alınması Yönetmeliğe aykırılık teşkil etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">3-Yeni getirilen uygulamada, yapımı birden fazla yıl süren inşaatlarda bazı yıllarda inşaata ara verilmiş olsa dahi, inşaatın bitirildiği yıl hariç hiç işçilik bildirilmemiş yıllar da aritmetik ortalama hesabına dahil edilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Esasen herhangi bir inşaat faaliyeti olmayan yıllarda maliyet de olamayacağından, inşaatın başlayıp bittiği tarihler arasında hiç işçilik bildirilmeyen yılların maliyet hesabına dahil edilmemesi gerekirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Ne var k, hiç işçilik bildirilmemiş yıllar aritmetik ortalama dahil edilmiş olsa idi, bu defa yapımına 2024 yılında başlanılıp 2025 yılında ara verilen ve 2026 yılında bitirilen bir inşaatta, mevcut uygulama dahilinde 2026 yılının maliyet hesabına dahil edilmemesi nedeniyle yalnızca 2024 yılının esas alınması gerekecekti ki bu da doğru bir yöntem olmayacaktı.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuçta nasıl ki gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklediğinde diğer düğmeler de aynı şekilde yanlış ilikleniyorsa Yönetmelikte birden fazla yıl süren inşaatlarda bitirilen yılın maliyet hesabına dahil edilmemesi yönünde bana göre hatalı olan hesaplama yöntemi nedeniyle, devamında gelen bazı uygulamaların da aynı şekilde hatalı yürütülme zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Karar | Eyüp Sabri DEMİRCİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/asgari-iscilikte-aritmetik-ortalama</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 08:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/asgari-iscilik-3.jpg" type="image/jpeg" length="74885"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FASILALI ÇALIŞMALARDA YILLIK ÜCRETLİ İZİN, KIDEM TAZMİNATI VE İHBAR TAZMİNATI UYGULAMALARI]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/fasilali-calismalarda-yillik-ucretli-izin-kidem-tazminati-ve-ihbar-tazminati-uygulamalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/fasilali-calismalarda-yillik-ucretli-izin-kidem-tazminati-ve-ihbar-tazminati-uygulamalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllık izin hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir dinlenme hakkı iken, kıdem tazminatı, sigortalının aynı işverene bağlı hizmetlerinin karşılığı olarak iş sözleşmesinin belirli hallerde sona ermesiyle doğan bir haktır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Son on yılda işgücü piyasasında esnek uygulamaları ve işgücü geçişkenliğini sıklıkla gözlemlemekteyiz. Özellikle fasılalı (aralıklı) çalışma durumlarında, sigortalının aynı işveren nezdinde birden fazla kez işe girip çıktığı hallerde, hem yıllık izne esas kıdem süresinin hem de kıdem tazminatına esas hizmet süresinin nasıl hesaplanacağı uygulamada sıkça tereddüt konusu olmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yazıda, fasılalı çalışmalarda yıllık izne esas kıdem süresinin nasıl belirleneceği ile kıdem ve ihbar tazminatı hesaplamalarının hangi esaslara göre yapılması gerektiği; kanun hükümleri ve yargı kararları ışığında ele alınmakta, farklı senaryolara göre ortaya çıkabilecek sonuçlar açıklanacaktır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>1.Yıllık Ücretli İzin </strong></p>

<p style="text-align:justify">Yıllık ücretli izin, Anayasa ile güvence altına alınmış dinlenme hakkının bir yansıması olup, emredici nitelikte bir hükümdür. İşçi, iş ilişkisi sürdüğü müddetçe kullanmadığı yıllık izinlerine ilişkin ücret talebinde bulunamaz. Bu nedenle, yıllık izin hakkından feragat edilemeyeceği gibi işverenin bu hakkı ortadan kaldırması veya işçinin kendi isteği ve rızası bulunsa dahi yıllık izin hakkının ücret karşılığına dönüştürülmesi de kural olarak mümkün değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri İş Kanunu’nun 53. Maddesinde düzenlenmektedir. İlgili kanun maddesinde: ‘’ <i>İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.<strong> </strong>Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.’’</i> hükmü yer almaktadır. Aynı kanun maddesinin devamında ise hizmet süresine bağlı olarak yıllık ücretli izin sürelerinden bahsedilmektedir. Bu kapsamda işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><i>Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara 14 günden,</i></li>
 <li style="text-align: justify;"><i>Beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlara 20 günden,</i></li>
 <li style="text-align: justify;"><i>On beş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara 26 günden az olamaz.</i></li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanırken, 18 ve daha küçük yaştaki işçilerle 50 ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek olan yıllık ücretli izin süresi 20 günden az olamaz.</p>

<p style="text-align:justify">İş Kanunu’nun 53.maddesinden anlaşılacağı üzere, yıllık ücretli izne hak kazanmak için ilk ve temel koşul işçinin <strong>aynı işverene</strong> bağlı olarak 1 tam yıl süreyle çalışmış olmasıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>2. Fasılalı Çalışma</strong></p>

<p style="text-align:justify">Fasılalı çalışma başka bir deyimle aralıklı çalışma, bir işçinin aynı işveren nezdinde birden fazla dönemde istihdam edilmesi durumunu ifade etmektedir. Daha açık bir ifadeyle fasılalı çalışma, bir işçinin bir işyerinde ya da aynı işverene ait başka bir işyerinde belli bir süre çalıştıktan sonra herhangi bir sebeple işten ayrılması ve daha sonrasında aynı işveren bünyesinde tekrardan işe başlaması durumunu ifade etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>3.Fasılalı Çalışmalarda Yıllık İzine Esas Kıdem Süresinin Hesaplanması </strong></p>

<p style="text-align:justify">4857 sayılı İş Kanununun 54. maddesinde ‘<i>’ Yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler birleştirilerek göz önüne alınır.’</i>’ hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda işçinin yıllık izne hak kazanması açısından <strong>“aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları sürelerin birleştirilmesi”</strong> esastır. Bu konuda Yargıtay’ın yerleşik içtihatları bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 29.12.2017 tarihli, 2015/18282 E., 2017/22167 K. ve Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 01.11.2017 tarihli, 2017/9112 E., 2017/23766 K. sayılı kararlarında özetle<i>; <strong>aralıklı çalışma halinde, yıllık izin bakımından önceki dönem hizmet süresinin “tasfiye olduğu” kabul edilemeyeceği</strong>, bu nedenle <strong>izne esas kıdemin belirlenmesinde çalışmanın iki veya daha fazla döneme yayılsa dahi bu dönemlerin birleştirilmesi gerektiği</strong> </i>açıkça belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 05.11.2020 tarihli, 2016/29801 E., 2020/14939 K. sayılı kararında da işçinin önceki çalışmalarında hak etmiş olduğu yıllık izin sürelerinin kullandırılmış veya kullanılmayan izinlerin karşılığında ücretinin ödenmiş olmasının önemli olmadığı, işçinin sonraki dönemine ilişkin yıllık ücretli izin süresi belirlenirken önceki dönemlere ilişkin kıdem sürelerinin de dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Benzer şekilde Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 09.10.2018 tarihli, 2017/15129 E., 2018/21530 K. sayılı kararında da “<i>yıllık iznin özünde bir dinlenme hakkı olduğu, aralıklı çalışma halinde önceki dönemlerin zamanaşımına uğramayacağı”</i> ifade edilerek, aynı işverene ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin yıllık izin bakımından bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Özetle; işçinin aynı işverene ait işyerlerinde aralıklı da olsa tekrar çalışmaya başlaması halinde, önceki dönemlerde hak ettiği yıllık izinlerin kullandırılmış veya kullandırılmayan izinlerin ücret olarak ödenmesi, o hizmet süresinin yıllık izne esas kıdem bakımından yok sayılması sonucunu doğurmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla, yıllık izin hakkının süresinin belirlenmesinde, işçinin aynı işverene ait önceki çalışma dönemleri de dikkate alınmalı ve yıllık izin ücreti hesabında toplam kıdem, aralıklı hizmet süreleri birleştirilerek hesaplanmalıdır. Bu çerçevede, özetle çalışanın yıllık izin hakedişi belirlenirken, ilgili işyerinde fiilen geçen hizmet sürelerinin toplanması gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">Daha somut bir örnek vermek gerekirse;</p>

<p style="text-align:justify"><span>Bir sigortalının ilk işe giriş tarihinin 12.06.2019 olduğu, 12.06.2025 tarihinde askerlik sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiği ve ilgili sigortalıya yıllık izin ücretinin ödendiği ve ilgili sigortalının 12.12.2025 tarihinde tekrar aynı işyerinde işe başladığı varsayıldığında bu sigortalının </span><strong>yıllık izin hakedişi hesaplanırken, esas alınması gereken tarih ilk işe giriş tarihi olan 12.06.2019 olmalı; ancak askerlik sonrası işten ayrılıp yeniden işe başlayana kadar geçen yaklaşık 6 aylık boşluk süresi yıllık izin hesabına dahil edilmemelidir</strong><span>.</span></p>

<p style="text-align:justify">Bir başka ifadeyle, sigortalıya askerlik sebebiyle işten ayrılırken yıllık izin ücretinin ödenmiş olması, önceki hizmet sürelerinin yıllık izin bakımından tamamen geçersiz sayılmasına yol açmamaktadır. Bu örnek özelinde, ilgili sigortalının toplam fiili hizmet süresi dikkate alındığında 20 günlük yıllık izin hakedişi bulunduğu kabul edilmelidir.</p>

<p style="text-align:justify">Yukarıdaki görüş ve yargı kararlarının aksini savunan kararların da olduğu görülmektedir. Önceki çalışma döneminde yıllık izin kullandırılmış ve fesihte kullandırılmayan yıllık iznin karşılığı ödenen çalışma döneminin sonraki çalışma dönemine eklenerek yıllık izin süresinin hesaplanamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Yargıtay 9. HD. E. 2016/22429, K. 2020/19396 kararında; “<i>İşçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir. Bununla birlikte, işçiye önceki feshe bağlı olarak kullanmadığı izin ücretleri tam olarak ödenmişse, bu dönemin sonraki çalışma sürelerine eklenerek izin hesabı mümkün değildir. Önceki çalışma döneminde izin kullandırılmak veya fesihte karşılığı ödenmek suretiyle tasfiye edilmeyen çalışma süreleri, aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerindeki çalışmalara eklenir. İşçinin aralıklı olarak aynı işverene ait işyerinde çalışması halinde, önceki dönemin kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiş olması, izin yönünden sürelerin birleştirilmesine engel oluşturmaz. Yine, önceki çalışılan sürede bir yılı doldurmadığı için izne hak kazanılmayan süreler de, işçinin aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerindeki sonraki çalışmalarına eklenerek yıllık izin hakkı belirlenmelidir. Aralıklı çalışmada yıllık izin hesabında, önceki çalışma döneminin zamanaşımına uğraması için önceki dönemin bitişi ve sonraki çalışma döneminin başlangıcı arasında 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi gerekir</i>.”</p>

<p style="text-align:justify">Yukarıdaki kararda birden fazla konuya temas edildiğini görmekteyiz. Fasılalı çalışmaların birleştirilmesinde zamanaşımı uygulanması gerektiği açıklanmıştır. Geçmişteki çalışma dilimlerinin sınırsız şekilde birleştirilemeyeceği, birinci dönem işten çıkış tarihi ile ikinci dönem işe giriş tarihi arasında beş yıl aşılmış ise birinci dönemin zamanaşımına girdiğinden önceki dönemin çalışma süresinin dışlanması gerektiği değerlendirilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Benzer aksi görüş Yargıtayın (9. H.D., E.:2022/17396, K.: 2023/146, T.: 10.01.2023) bir başka kararının satır aralarından da anlaşılmaktadır: “<i><u>Davalı tarafça, davacıya yıllık izin ücretinin kullandırıldığı veya karşılığı olan ücretin ödendiği ispat edilememiştir</u>. Şu hâlde davacının aynı işveren bünyesinde çalıştığı aralıklı süreler birleştirilerek tespit edilen yıllık izin süresine göre yıllık izin alacağı hüküm altına alınmalıdır</i>.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>4. Fasılalı Çalışmalarda Kıdem Tazminatı Hesaplamaları </strong></p>

<p style="text-align:justify">1475 sayılı mülga İş Kanunu’nun yürürlükte bulunan 14. Maddesinde <i>‘’ İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır.’’ </i> Hükmü yer almaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda kanun hükmünden anlaşıldığı üzere kıdem tazminatına esas sürenin hesabında, sigortalıların fasılalı çalışmaları dikkate alınmalıdır. Ancak, fasılalı çalışmalarda kıdem tazminatına esas sürenin hesabı, sigortalının her bir çalışma döneminin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sonlanıp sonlanmamasına ve önceki çalışma dönemleri için kıdem tazminatı ödenip ödenmediğine göre değişiklik göstermektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>4.1. İlk Hizmet Süresinin Sigortalıya Kıdem Tazminatının Ödenerek Bu Sürenin Tasfiye Edilmesi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sigortalının ilk hizmet süresinin kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona erdiği ve bu dönem için kendisine kıdem tazminatının eksiksiz ödendiği ve sigortalının daha sonraki dönemde de iş sözleşmesi kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona erdiğinde, <strong>sigortalıya yalnızca ikinci hizmet süresine ilişkin kıdem tazminatının ödenmesi gerekmektedir</strong>. Özetle, önceki hizmet süresi yönünden daha önce ödenmiş olan kıdem tazminatı yeniden dikkate alınmayacaktır. Bu konuda Yargıtay’ın içtihatları da bu yöndedir:</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 03.06.2021 tarihli, 2021/5594 E., 2021/9895 K. sayılı kararında: <i>"…Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/2. maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır. İşçinin önceki çalışmaları kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz.’’ </i></p>

<p style="text-align:justify"><strong>4.2. İlk Hizmet Süresi İçin İşçiye Kıdem Tazminatı Ödenmemiş Olması </strong></p>

<p style="text-align:justify">İşçinin ilk hizmet süresi kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona ermiş olmasına rağmen, herhangi bir nedenle bu dönem için kendisine kıdem tazminatı ödenmemişse, daha sonra aynı işverene ait işyerinde gerçekleşen ikinci hizmet süresiyle birlikte her iki dönem birleştirilerek kıdem tazminatı hesaplanır ve işçiye, ilk ve son hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son hizmet süresinin sona erdiği tarihteki giydirilmiş brüt ücreti esas alınarak kıdem tazminatı ödenir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yönde Yargıtay’ın kararı şöyledir: “<i>Dosya içeriğine göre; davacının ilk dönem çalışması 2 ay, 3 ... olup bir yılı aşmasa da bu dönemin kıdem tazminatı hak etmeyecek şekilde sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığından ve davacı aynı işyerinde 22.09.2006 tarihinde işe girerek çalışmaya devam ettiğinden ilk dönemin tasfiye edildiğiden söz edilemez. Bu itibarla, davacının, 08...2006-31.08.2006 ve 22.09.2006-30.11.2007 tarihleri arasındaki dönemlerdeki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle toplam çalışma süresi üzerinden kıdem tazminat alacağının hüküm altına alınması gerekir.</i>” (Yargıtay 9.HD, E. 2023/5859, K. 2023/6813, T. 10.05.2023).</p>

<p style="text-align:justify">Çalışma sürelerinin birleştirilmesinde sınırsız bir zaman aralığının olmadığını unutmamak gerekir. Sigortalının iş sözleşmesinin ilk hizmet süresinde kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona ermiş olmasına rağmen <strong>beş yıllık zamanaşımı süresi içinde</strong> (25.10.2017 tarihinden önce <strong>zamanaşımı</strong> süresi 10 yıl) bu hakkını kullanmamış ve bu sürenin geçmesinden sonra aynı işveren nezdinde yeniden çalışmaya başlamışsa, önceki hizmet süresinin yeni dönemle birleştirilerek kıdem tazminatına esas alınmasına engel teşkil etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>4.3. Kıdem Tazminatına Hak Kazandırmayan Bir Sebeple Önceki Çalışmanın Sona Ermesi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Aralıklı çalışma halinde, sigortalının önceki çalışma dönemi kıdem tazminatına hak kazandırmayacak bir sebeple sona ermişse, bu döneme ait hizmet süresi <strong>toplam kıdem süresinin hesabında dikkate alınmaz</strong>. Bu durumda, sigortalının ikinci hizmet süresi kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona erdiğinde, sigortalıya <strong>yalnızca bu ikinci hizmet süresine ilişkin</strong> kıdem tazminatı ödenir.</p>

<p style="text-align:justify">Her ne kadar 1475 sayılı mülga İş Kanunu’nun yürürlükte bulunan 14. Maddesinde kıdeme esas süre hesabında önceki çalışmanın kıdem tazminatına hak kazanılması veya kazanılmaması gibi bir ayrıma gitmemişken; genellikle yargı kararlarında önceki çalışma döneminin kıdem tazminatına hak kazanılmayacak bir sebeple sona erdirilmesi halinde önceki dönemin dışlanması şeklinde karar verildiği görülmektedir. (Yargıtay 22. HD. 2017/8912 E, 2017/23743 K).</p>

<p style="text-align:justify"><strong>4.4. İkinci Hizmet Süresinin Kıdem Tazminatına Hak Kazandırmayacak Bir Sebeple Sona Ermesi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Aralıklı olarak kurulmuş iş ilişkilerinden sonuncusunun kıdem tazminatına hak kazandırmayan bir sebeple sona ermesi halinde, önceki iş sözleşmesi kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona ermiş ve bu döneme ilişkin kıdem tazminatı da sigortalıya ödenmemiş ise, işverenin önceki döneme ait kıdem tazminatını ödemesi gerekir. Ancak bunun için, önceki çalışma dönemi bakımından kıdem tazminatına hak kazanılan tarihten itibaren 5 (veya 10) yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmamış olması gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay 9. HD. E.: 2015/31426, K.: 2019/3619, T.: 14.02.2019 kararında benzer sonuca ulaşmaktadır: “<i>Somut uyuşmazlıkta, davacının aralıklı dönemler halinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu halde, fesih bakımından her dönemin ayrı ayrı ele alınması gereklidir. Davacının 12.03.2014-02.07.2014 tarihleri arasındaki son dönem çalışması yönünden, iş akdinin davacının gerçekleştirdiği hırsızlık eylemi nedeniyle işveren tarafından haklı nedenle sona erdirildiği dosyası içeriğiyle sabittir. Ancak davacı dava dilekçesinde son dönem çalışmasını dışlayarak istekte bulunmuştur. Bu nedenle davacının son dönem dışındaki çalışma dönemleri yönünden mahkemece iş sözleşmesinin hangi tarafça feshedildiği ve bu dönemler yönünden kıdem ve ihbar tazminatı alacağına hak kazanıp kazanmadığı bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılmalıdır</i>.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>5. Fasılalı Çalışmalarda İhbar Tazminatı</strong></p>

<p style="text-align:justify">1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte olan 14. maddesinde kıdem tazminatı yönünden öngörülen aynı işverene bağlı olarak bir veya farklı işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesine imkân tanıyan bir düzenleme, ihbar tazminatı açısından mevcut değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle, ihbar tazminatında, sigortalının aynı işverene bağlı farklı dönemlerdeki çalışma sürelerinin birleştirilmesi suretiyle toplu bir ihbar tazminatı hesabı yapılması mümkün değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu çerçevede, her bir çalışma dönemi ihbar tazminatı açısından ayrı ayrı değerlendirilmelidir (Yargıtay 9. HD. E.: 2024/13177, K.: 2024/15864, T.: 05.12.2024 ve Yargıtay 9. HD. E.: 2025/6398, K.: 2025/7870, T.: 15.10.2025).</p>

<p style="text-align:justify"><strong>6. Sonuç</strong></p>

<p style="text-align:justify">Fasılalı çalışmalarda hem yıllık izin hem de kıdem tazminatı hesabında esas alınması gereken nokta, sigortalının aynı işverene bağlı fiili hizmet süreleri ve her bir çalışma döneminin nasıl sona erdiğidir. Yıllık izin bakımından, aynı işverene ait işyerlerinde aralıklı da olsa geçen süreler birleştirilerek izne esas kıdem süresi belirlenmeli; önceki dönemlerde izinlerin kullandırılmış veya ücretinin ödenmiş olması, o dönemin tamamen yok sayılmasına yol açmamaktadır. Bu konuda karşı görüş ve yargı kararları da olduğu dikkate alınmalıdır. İş hukuku ve uygulamalarında her bir olayın kendine has değerlendirilmesi gerektiğinden, genel-geçer uygulamalardan ve değerlendirilmelerden sakınılmasını önermekteyiz.</p>

<p style="text-align:justify">Kıdem tazminatı yönünden ise, fasılalı sürelerin birleştirilebilmesi için her bir dönemin kıdem tazminatına hak kazandıran bir şekilde sona ermiş olması, önceki dönem için kıdem tazminatı ödenmişse aynı süre için yeniden hesaplama yapılmaması ve zamanaşımı süresinin gözetilmesi gerekir. Bu nedenle, aralıklı çalışma hallerinde hem yıllık izin hem de kıdem tazminatı hesaplaması yapılırken, her dönem için fesih sebebi, ödeme durumu ve zamanaşımı koşulları birlikte değerlendirilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KPMG | Muhammet Kılıçöz Kıdemli Müdür</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/fasilali-calismalarda-yillik-ucretli-izin-kidem-tazminati-ve-ihbar-tazminati-uygulamalari</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/fasilali-calisma.png" type="image/jpeg" length="10026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlk altı ayın bütçe verileri açıklandı: Verginin yükü yine ücretli ve tüketicide]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ilk-alti-ayin-butce-verileri-aciklandi-verginin-yuku-yine-ucretli-ve-tuketicide</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ilk-alti-ayin-butce-verileri-aciklandi-verginin-yuku-yine-ucretli-ve-tuketicide" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her ne kadar yılın ilk yarısında gelir ve kurumlar vergisinin bütçe hedeflerine ulaşma performansı güçlü görünse de gelir vergisi tahsilatının yaklaşık yüzde 92'sinin hâlâ stopaj yoluyla elde edilmesi, vergi yükünün büyük ölçüde ücretliler ile kaynağında vergilendirilen mükellefler üzerinde taşınmaya devam ettiğini ortaya koymaktadır]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class="p1" style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 yılı Ocak–Haziran dönemi merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerini 16 Temmuz 2026 Perşembe günü açıkladı.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">İlk altı aylık verilere göre toplam vergi gelirlerinin <strong>yüzde 43,76'sı katma değer vergisi (KDV) ve özel tüketim vergisinden (ÖTV)</strong> oluşurken, <strong>dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 59,30</strong>, <strong>dolaysız vergilerin payı ise yüzde 40,70</strong> olarak gerçekleşti.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu tablo, Türkiye'de vergi sisteminin temel finansman kaynağının hâlen tüketim üzerinden alınan dolaylı vergiler olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bununla birlikte, yılın ilk altı ayına ilişkin bu dağılımı değerlendirirken gelir ve kurumlar vergisinin tahsilat takvimini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Zira bu iki vergi türünde tahsilat yıl içine eşit dağılmamakta, belirli dönemlerde yoğunlaşmaktadır. Dolayısıyla yıl sonuna doğru dolaylı ve dolaysız vergilerin toplam içindeki paylarında değişiklik yaşanması beklenmektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Öte yandan gelir vergisinin yapısı bakımından dikkat çekici bir husus değişmemiştir. Ocak–Haziran döneminde tahsil edilen gelir vergisinin <strong>yüzde 91,52'si stopaj yoluyla</strong>, yalnızca <strong>yüzde 6,36'sı beyana dayalı</strong> olarak tahsil edilmiştir. Yaklaşık <strong>5,5 milyon mükellefin yıllık gelir vergisi beyannamesi vermesine rağmen</strong>, gelir vergisi tahsilatının omurgasını yine kaynağında kesilen vergiler oluşturmaktadır.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify"><strong>Başka bir ifadeyle, gelir vergisi sisteminin finansmanı büyük ölçüde ücretliler ile stopaja tabi gelir elde eden mükellefler üzerinden sağlanmaya devam etmektedir.</strong></p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Kurumlar vergisinde ise farklı bir görünüm söz konusudur. Bu vergi, büyük ölçüde yıllık beyanname üzerinden tek seferde tahsil edildiğinden, yılın ilk yarısındaki veriler dönemsel etkiler taşımaktadır. Ocak–Haziran döneminde kurumlar vergisinin toplam vergi gelirleri içindeki payı <strong>yüzde 12,58</strong> olarak gerçekleşmiş olmakla birlikte, yılın ilerleyen aylarında diğer vergi gelirlerinin artmasıyla bu oranın nispi olarak gerilemesi beklenmektedir.</p>

<h3 class="p1" style="text-align:justify"><strong>2026 Haziran ayı bütçe gerçekleşmeleri</strong></h3>

<p class="p1" style="text-align:justify">2026 yılı Haziran ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 395,5 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 509,6 milyar TL ve <strong>bütçe fazlası 114,2 milyar TL</strong> olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 193,9 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 315,8 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Genel görünüm aşağıdaki tabloda bulunmaktadır.</p>

<p class="p4" style="text-align:center"><img alt="" height="234" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/07/2e150a59-ee4c-4c49-a289-c1275a61c17a.webp" width="600" /></p>

<p class="p6" style="text-align:justify">Merkezi yönetim bütçesi 2025 yılı Haziran ayında 330 milyar 176 milyon TL açık vermiş iken 2026 yılı Haziran ayında 114 milyar 164 milyon TL fazla vermiştir. 2025 yılı Haziran ayında 54 milyar 501 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2026 yılı Haziran ayında 315 milyar 770 milyon TL faiz dışı fazla verilmiştir.</p>

<div class="article-inline-ad-wrapper" style="text-align:justify"></div>

<h3 class="p1" style="text-align:justify"><strong>2026 Ocak-Haziran dönemi bütçe giderleri</strong></h3>

<p class="p1" style="text-align:justify">2026 yılı Ocak-Haziran döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 8 trilyon 730,2 milyar TL, bütçe gelirleri 7 trilyon 787,3 milyar TL ve <strong>bütçe açığı 942,8 milyar TL</strong> olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 7 trilyon 265,9 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 521,4 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Merkezi yönetim bütçesi 2025 yılı Ocak-Haziran döneminde 980 milyar 478 milyon TL açık vermiş iken <strong>2026 yılı Ocak-Haziran döneminde 942 milyar 835 milyon TL açık vermiştir</strong>. 2025 yılı Ocak-Haziran döneminde 130 milyar 962 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2026 yılı Ocak- Haziran döneminde 521 milyar 414 milyon TL faiz dışı fazla verilmiştir.</p>

<h3 class="p1" style="text-align:justify"><strong>2026 Ocak-Haziran dönemi bütçe gelir gerçekleşmeleri</strong></h3>

<p class="p1" style="text-align:justify">Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Haziran dönemi itibarıyla 7 trilyon 787 milyar 344 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. <strong>Vergi gelirleri 6 trilyon 619 milyar 741 milyon TL</strong>, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 955 milyar 533 milyon TL olmuştur.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">2025 yılı Ocak-Haziran döneminde bütçe gelirleri 5 trilyon 598 milyar 580 milyon TL iken 2026 yılının aynı döneminde yüzde 39,1 oranında artarak 7 trilyon 787 milyar 344 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılı Ocak-Haziran dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 38,7 oranında artarak 6 trilyon 619 milyar 741 milyon TL olmuştur.</p>

<p class="p8" style="text-align:justify"><strong><i>Aşağıdaki tabloda 2026 Ocak-Haziran dönemi vergi gelirleri ve bu vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payları gösterilmiştir. </i></strong></p>

<p class="p5" style="text-align:center"><img alt="" height="761" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/07/8f0b93e0-0b45-4c88-895a-19700acd87cd.webp" width="600" /></p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere 2026 Ocak-Haziran döneminde <strong><i>KDV ve ÖTV’nin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 43,76; dolaylı vergilerin</i></strong> payı yüzde 59,30 ve <strong><i>dolaysız vergilerin</i></strong> payı ise yüzde 40,70 olarak gerçekleşti.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify"><strong>Aşağıdaki tabloda, 2026 yılı bütçe hedefleri ile Ocak–Haziran döneminde gerçekleşen tahsilat tutarları karşılaştırmalı olarak yer almaktadır.</strong></p>

<p class="p4" style="text-align:center"><img alt="" height="729" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/07/2d5b2a2a-123e-4a54-8c67-86efd673a613.webp" width="600" /></p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Tabloya bakıldığında, 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin merkezi yönetim bütçe gerçekleşmeleri, toplam gelirler ve vergi gelirleri bakımından bütçe hedefleriyle genel olarak uyumlu bir seyir izlendiğini göstermektedir. Merkezi yönetim gelirlerinin yıl sonu bütçe hedefinin yüzde 47,87’sine, vergi gelirlerinin ise yüzde 47,85’ine ulaşılmış olması ilk bakışta dengeli bir görünüm ortaya koymaktadır.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Ancak vergi türleri itibarıyla yapılan değerlendirme, bütçe gelirlerinin farklı kaynaklardan farklı hızlarda beslendiğini ve yılın ikinci yarısına ilişkin önemli ipuçları verdiğini göstermektedir. Gelir ve kazanç üzerinden alınan vergilerde gerçekleşme oranının yüzde 51,03’e ulaşması, gelir vergisi (yüzde 50,76) ve kurumlar vergisinin (yüzde 51,60) bütçe hedeflerini yılın ilk yarısında yakaladığını ortaya koymaktadır.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bununla birlikte <strong>gelir vergisinin yaklaşık yüzde 92’sinin stopaj yoluyla tahsil edilmesi</strong>, vergi yükünün büyük ölçüde ücretliler ve kaynağında kesinti yapılan mükellefler üzerinde yoğunlaşmaya devam ettiğini göstermektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="p1" style="text-align:justify">Kurumlar vergisinde beyana dayanan tahsilatın bütçe hedefinin yalnızca yüzde 7,63’üne ulaşmış olması ise olumsuz bir performanstan ziyade kurumlar vergisinin beyan ve ödeme takviminden kaynaklanmakta; buna karşılık kurumlar geçici vergisinde yüzde 66,18’lik gerçekleşme oranı yılın ilk yarısında önemli bir tahsilat sağlandığını ortaya koymaktadır.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Buna karşılık dahilde alınan mal ve hizmet vergilerinde gerçekleşme oranının yüzde 43,68’de kalması ve özellikle Özel Tüketim Vergisi tahsilatının bütçe hedefinin yalnızca yüzde 36,12’sine ulaşması dikkat çekmektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Alt kalemlerde petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV’de yüzde 22,67, motorlu taşıtlarda yüzde 37,84, alkollü içkilerde yüzde 39,19 ve tütün mamullerinde yüzde 44,47 oranında gerçekleşme kaydedilmiş olması, dolaylı vergiler bakımından yılın ikinci yarısında ilave tahsilat ihtiyacının doğabileceğine işaret etmektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Buna karşılık Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi’nde yüzde 55,18’lik gerçekleşme oranı finansal işlemlerden elde edilen vergi gelirlerinin güçlü seyrini koruduğunu göstermektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Dahilde alınan KDV ile ithalde alınan KDV tahsilatlarının sırasıyla yüzde 49,38 ve yüzde 48,69 seviyelerinde birbirine oldukça yakın gerçekleşmesi iç talep ile dış ticaret kaynaklı vergi gelirlerinin benzer hızda ilerlediğini ortaya koyarken, konaklama vergisinin yüzde 20,98’de kalması turizm sezonunun ağırlıklı olarak yılın ikinci yarısında yaşanmasının doğal bir sonucu olarak değerlendirilebilir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Değerli Konut Vergisi’nin bütçe hedefinin yüzde 213’üne ulaşmış olması ise tahminlerin ihtiyatlı yapıldığını göstermekle birlikte, mutlak tahsilat tutarının oldukça düşük olması nedeniyle bütçe dengeleri üzerinde belirleyici bir etki yaratmamaktadır.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">En nihayetinde, 2026 yılının ilk yarısında bütçe hedefleri genel olarak planlandığı şekilde ilerlemekle birlikte, vergi gelirlerinin bileşimi Türkiye’de vergi yükünün hâlen önemli ölçüde stopaj yoluyla ücretliler üzerinde taşındığını, buna karşılık ÖTV tahsilatındaki zayıf performans nedeniyle yılın ikinci yarısında dolaylı vergilere ilişkin yeni düzenlemelerin veya tahsilatı artırıcı tedbirlerin gündeme gelebileceğini göstermektedir.</p>

<h3 class="p1" style="text-align:justify"><strong>Ocak-Haziran 2026 ile geçen yıl aynı dönem vergi tahsilatı karşılaştırılması</strong></h3>

<p class="p1" style="text-align:justify">2025 yılı Ocak-Haziran döneminde bütçe gelirleri 5 trilyon 598 milyar 580 milyon TL iken 2026 yılının aynı döneminde yüzde 39,1 oranında artarak 7 trilyon 787 milyar 344 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılı Ocak-Haziran dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 38,7 oranında artarak 6 trilyon 619 milyar 741 milyon TL olmuştur.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify"><strong><i>Aşağıdaki tabloda vergi kalemleri bazında Ocak-Haziran 2026 tahsilat tutarları ile geçen yılın aynı dönemdeki tahsilat tutarları ve değişim oranları bulunmaktadır. </i></strong></p>

<p class="p4" style="text-align:center"><img alt="" height="647" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/07/5ba310ca-3d93-4a9c-a8b3-c8d6ddce2dcb.webp" width="600" /></p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Yukarıdaki tabloya göre 2026 yılının ilk altı ayındaki vergi tahsilatları, 2025 yılının aynı dönemine göre genel bütçe gelirlerinde yüzde 39,1, vergi gelirlerinde ise yüzde 38,7 oranında artış olduğunu göstermektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Ancak vergi türleri itibarıyla artış oranları incelendiğinde oldukça farklı bir tablo ortaya çıkmaktadır. Gelir vergisi (yüzde 54,6), kurumlar vergisi (yüzde 54,5), damga vergisi (yüzde 52,7), harçlar (yüzde 76,2) ve veraset ve intikal vergisindeki (yüzde 61,5) yüksek artışlar dikkat çekerken, toplam ÖTV gelirlerindeki artışın yalnızca yüzde 8,5 ile sınırlı kalması öne çıkmaktadır. Özellikle petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV'nin geçen yılın aynı dönemine göre <strong>yüzde 34,1 oranında azalması</strong>, toplam ÖTV performansını aşağı çeken en önemli unsur olmuştur.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Buna karşılık tütün (yüzde 35,9), alkollü içkiler (yüzde 29,6), motorlu taşıtlar (yüzde 14,1) ve dayanıklı tüketim mallarından (yüzde 38,7) alınan ÖTV artışları bu düşüşü telafi etmeye yetmemiştir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Gelir vergisi içinde stopaj yoluyla tahsil edilen verginin yüzde 52,8 artarak 1,63 trilyon TL'ye ulaşması, vergi yükünün büyük ölçüde ücretliler ve kaynağında kesinti yapılan mükellefler üzerinde taşınmaya devam ettiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Kurumlar vergisinde beyana dayanan tahsilatın yüzde 88,6 oranında gerilemesine karşılık geçici verginin yüzde 201,8 artması ise vergi takvimindeki değişikliklerden kaynaklanan teknik bir görünüm sergilemektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">İthalde alınan KDV'nin yüzde 32,7, dahilde alınan KDV'nin ise yüzde 38,4 artması iç tüketim ve ithalat kaynaklı vergi gelirlerinin enflasyonun da etkisiyle artmaya devam ettiğini göstermektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Buna karşılık dijital hizmet vergisi (yüzde 9,4) ile konaklama vergisindeki (yüzde 7,6) sınırlı artışlar ve petrol ürünlerinden alınan ÖTV'deki gerileme, bazı dolaylı vergi kalemlerinde önceki yıllara göre daha zayıf bir tahsilat performansına işaret etmektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">2026'nın ilk yarısında bütçe gelirleri güçlü bir artış göstermiş olsa da bu artış vergi türleri arasında homojen dağılmamış; özellikle dolaylı vergiler içinde ÖTV'nin zayıf seyri, buna karşılık stopaj yoluyla tahsil edilen gelir vergisinin güçlü artışı vergi sisteminin yük dağılımına ilişkin önemli ipuçları vermiştir.</p>

<h3 class="p8" style="text-align:justify"><strong>Sonuç ve genel değerlendirme</strong></h3>

<p class="p8" style="text-align:justify">2026 yılının ilk altı ayına ilişkin bütçe gerçekleşmeleri, merkezi yönetim gelirlerinin ve vergi tahsilatının yıl sonu hedefleriyle genel olarak uyumlu ilerlediğini göstermektedir. Ancak verilerin ayrıntıları incelendiğinde, Türkiye'nin vergi yapısında uzun yıllardır değişmeyen temel eğilimlerin devam ettiği görülmektedir.</p>

<p class="p8" style="text-align:justify">Her ne kadar yılın ilk yarısında gelir ve kurumlar vergisinin bütçe hedeflerine ulaşma performansı güçlü görünse de gelir vergisi tahsilatının yaklaşık <strong>yüzde 92'sinin hâlâ stopaj yoluyla</strong> elde edilmesi, vergi yükünün büyük ölçüde ücretliler ile kaynağında vergilendirilen mükellefler üzerinde taşınmaya devam ettiğini ortaya koymaktadır.</p>

<p class="p8" style="text-align:justify">Buna karşılık dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki yüzde 59,30'luk ağırlığını koruması da tüketim üzerinden alınan vergilerin bütçe finansmanındaki belirleyici rolünün sürdüğünü göstermektedir.</p>

<p class="p8" style="text-align:justify">Öte yandan, ÖTV tahsilatının hem bütçe hedeflerinin hem de geçen yılın aynı dönemindeki artış hızının gerisinde kalması, özellikle petrol ve doğalgaz ürünlerinden alınan ÖTV'deki gerilemeyle birlikte değerlendirildiğinde, yılın ikinci yarısında dolaylı vergiler bakımından yeni mali tedbirlerin gündeme gelip gelmeyeceğinin yakından izlenmesi gerektiğini göstermektedir.</p>

<p class="p8" style="text-align:justify"><strong>Ezcümle</strong>, 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin bütçe verileri hedeflerle büyük ölçüde uyumlu bir görünüm ortaya koymaktadır. Ancak rakamların ayrıntıları incelendiğinde vergi sisteminin yapısında kayda değer bir değişim olmadığı anlaşılmaktadır.</p>

<p class="p8" style="text-align:justify">Gelir vergisinin büyük ölçüde stopaj yoluyla tahsil edilmeye devam etmesi ve dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki ağırlığını koruması, bütçe gelirlerinin hâlâ ağırlıklı olarak ücretliler ile tüketicilerin ödediği vergilerden oluştuğunu göstermektedir.</p>

<p class="p8" style="text-align:justify">Vergi gelirleri artabilir, bütçe hedefleri gerçekleşebilir. Ancak vergi yükünün kimlerin omzunda taşındığı değişmediği sürece, bütçe rakamları tek başına vergi adaletinin sağlandığını göstermeye yetmeyecektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24 | Murat BATI</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ilk-alti-ayin-butce-verileri-aciklandi-verginin-yuku-yine-ucretli-ve-tuketicide</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/10/butce-2.jpg" type="image/jpeg" length="18009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Haziran ihracatından iyi haber]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/haziran-ihracatindan-iyi-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/haziran-ihracatindan-iyi-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haziran ayı dış ticaret verileri, yılın ilk yarısına ilişkin genel tabloyu daha net görmemizi sağladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">İlk bakışta ihracatta oldukça güçlü bir artış dikkat çekse de altı aylık gerçekleşmeler ve ithalatın seyri birlikte değerlendirildiğinde dış ticaret dengesindeki kırılganlığın devam ettiği görülüyor. Buna bir de cari işlemler dengesindeki gelişmeler eklendiğinde, ekonominin ikinci yarıda yakından izlenmesi gereken önemli göstergeler ortaya çıkıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Haziran ihracatında takvim etkisi</strong><br />
Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre haziran ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21.8 artarak 24.94 milyar dolara ulaştı. Ancak bu güçlü performansı değerlendirirken takvim etkisini göz ardı etmemek gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Geçen yıl Kurban Bayramı’nın haziran ayının ilk günlerine denk gelmesi nedeniyle çalışılan gün sayısı bu yılın haziran ayına göre eksik günlerden oluşmuştu. Bu yıl ise bayramın mayıs ayına kayması, haziran ayı ihracatını doğal olarak olumlu etkiledi. Nitekim mayıs ayında da aynı takvim etkisi nedeniyle ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9.7 gerilemişti. Dolayısıyla haziran ayında görülen yüksek artışın önemli bir kısmı baz etkisinden kaynaklanıyor. Bu nedenle daha sağlıklı bir değerlendirme için altı aylık verilere bakmak gerekiyor. Ocak-haziran döneminde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4.1 artarak 277.94 milyar dolara yükseldi. Bu oran, ihracatın artmaya devam ettiğini göstermekle birlikte, küresel talepteki zayıflık ve dış pazarlardaki belirsizlikler nedeniyle büyümenin sınırlı kaldığını ortaya koyuyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sektörel performans ve bazı sektörler</strong><br />
Haziran ayında sektörler bazında oldukça dikkat çekici artışlar yaşandı. Madencilik sektörü yüzde 41.2 ile en yüksek artışı kaydederken, demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 40.7 yükseldi. Elektrik ve elektronik sektöründeki yüzde 30.6’lık artış da teknolojik üretimin dış ticaretteki ağırlığının giderek arttığını gösteriyor. Bu üç sektörde ilk yarı gelişmelerinin de genel artış oranından çok daha iyi olduğunu belirtelim.</p>

<p style="text-align:justify">Toplam ihracat içindeki payları sınırlı olmakla birlikte bazı sektörlerdeki yüksek artış oranları da dikkat çekici. Gemi, yat ve hizmetleri ihracatı aylık yüzde 232.5, 6 aylık yüzde 52.5, yaş meyve ve sebze ihracatı aylık yüzde 96.7, 6 aylık yüzde 29.4 artış gösterdi. Bu veriler, belirli sektörlerde önemli sipariş ve pazar kazanımlarının yaşandığına işaret ediyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İthalattaki güçlü seyir </strong><br />
İhracattaki olumlu tabloya rağmen ithalat tarafındaki artış da hız kesmedi. Haziran ayında ithalat yüzde 23.1 artarak 35.32 milyar dolara yükseldi. Bunun sonucu olarak dış ticaret açığı da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26.3 büyüyerek 10.4 milyar dolara ulaştı.</p>

<p style="text-align:justify">Bu görünüm, iç talepte belirli ölçüde yavaşlama yaşansa bile özellikle ara malı ithalatına olan ihtiyacın güçlü şekilde sürdüğünü gösteriyor. Üretimin önemli ölçüde ithal girdilere bağımlı olması, ihracattaki artışın dış ticaret açığını istenilen ölçüde daraltmasını zorlaştırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Cari açıkta ilk yarı görünümü</strong><br />
Merkez Bankası tarafından açıklanan mayıs ayı cari işlemler dengesi de dış ticaret verileriyle uyumlu bir görünüm sergiledi. Mayıs ayında cari işlemler açığı 1.4 milyar dolar ile piyasa beklentilerinin bir miktar üzerinde gerçekleşirken, yıllıklandırılmış cari açık 37.3 milyar dolara yükseldi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre cari açıktaki artışın oldukça belirgin olduğunu ortaya koyuyor. Elbette yılın ilk yarısında enerji fiyatları üzerinde etkili olan jeopolitik gelişmelerin, özellikle Amerika, İsrail- İran savaşının oluşturduğu belirsizliklerin bu tabloda önemli payı bulunduğunu da göz önünde bulundurmalı.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte yılın ikinci yarısına ilişkin görünüm ilk yarıya göre daha dengeli olabilir. Turizm sezonunun hız kazanmasıyla hizmet gelirlerinde beklenen artışın cari dengeyi desteklemesi ve açığın büyüme hızını yavaşlatması beklenebilir. Ayrıca kalıcı bir iyileşme için ihracatta yüksek katma değerli üretimin payındaki artışın devamı, enerji ithalatı bağımlılığının azaltılması ve ara malı üretiminde yerlileşmenin hız kazanması büyük önem taşımaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İstanbul Ticaret Odası Gazetesi |  OSMAN ARIOĞLU</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/haziran-ihracatindan-iyi-haber</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 08:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/02/ihracat-6.png" type="image/jpeg" length="69847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte faturaya karşı yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi kaçakçılığı ile mücadelede 1 Ekim itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZwCJy6GPxbA"></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/sahte-belge-3.webp" type="image/jpeg" length="77884"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="707" src="https://www.youtube.com/embed/TidIluUl2ic" title="SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir" width="1257"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK TV</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/trafik-kazasi-sgk.jpg" type="image/jpeg" length="70728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZAHA DAVET SEMİNERİ]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span style="font-size:16px;">KONUŞMACI: ALİ ÇAKMAKÇI-KATKI SUNAN: SELAHATTİN İPEK MODERATÖR : ÖMER KÖKLÜCE</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/2020-08-26_19-00-069.png" type="image/jpeg" length="41868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-Birlik Sistemine Yeni Sözleşme Girişi ve Eski Sözleşmelerin Güncellenmesi 2022]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Jan 2022 18:07:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/TURMOB-Duyuru_Boş_2-kopyala@600x315.png" type="image/jpeg" length="22731"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EFR tablolarının yüklenmesiyle ilgili yardım videosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Oct 2021 17:53:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1.png" type="image/jpeg" length="68687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı (18.05.2021)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BDTURKEY.COM ve Dünya Gazetesi yazarı Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU 18.05.2021 tarihinde saat 9.30 TRT HABER Ekonomi 7/24 Programına konuk olarak katılım sağlamıştır. Özellikle Pandemi dolayısıyla işletmelerin yaşadıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı 'mızın alacağı tedbirler ile igili bilgiler vermiştir. "Matrah Arttırımı ve Yeni Borç Yapılandırması" torba şekliyle ele alınarak en kısa zamanda Meclise gelmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</guid>
      <pubDate>Tue, 18 May 2021 11:45:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Haber_Resim_tasarım_Yazar_Abdullah_TOLU789998888.jpg" type="image/jpeg" length="10613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun  Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU TRT HABER Ekonomi 7/24 Programında Yeni Çıkacak Olan Vergi Affı ve Yapılandırma Hakkında Detaylı Bilgiler Verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2020 15:50:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1_12.jpg" type="image/jpeg" length="87855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekdüzen Hesap Planı ve Bazı Bilinmeyen Özellikleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_5.png" type="image/jpeg" length="45058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Finansal Raporlama, Nakit Akış Tablosu ve Fon Akışı Tablosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:50:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_4_1.png" type="image/jpeg" length="70432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRT 1 Radyo Ekonomi Günlüğü Programı 12.08.2020]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yılmaz Sezer ÜSTAT, bizzat BAĞIMSIZ DENETİMDE YERLİ VE MİLLİ HUSUSUNDA ADIMIZLA (SELAHATTİN İPEK) AÇIKLAMADA BULUNMUŞTUR. TEŞEKKÜR EDİYORUM. TRT 1 Radyoda Bağımsız Denetimde Yerli ve Milli konusundaki görüşlerini açıklamıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2020 16:43:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/61369990_2528164087216118_4989264771036479488_n.png" type="image/jpeg" length="88282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKİYE CUMHURİYETÇİ MALİ MÜŞAVİRLER GRUBU' NUN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU e-dönüşüm uygulamaları ve Turizm Payı Beyanlarına ilişkin Eğitim Semineri Fotoğraf Galerisi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Dec 2019 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/DSC00511.jpg" type="image/jpeg" length="45900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KSMMMO (KAYSERİ SMMM ODASI) "E-DÖNÜŞÜM EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğraf Galeresi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 13:19:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/69999396_10220754638918841_5057639361898610688_o.jpg" type="image/jpeg" length="61900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VERGİDE GÜNDEM SEMİNERİ - 2018 & 2019 ÖNEMLİ VERGİSEL DÜZENLEMELER Fotoğraf Galerisi İçin Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2019 09:05:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/IMGL1388.jpg" type="image/jpeg" length="20602"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESMMMO E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ Fotoğrafları İçin Tıklayın....]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jan 2019 18:01:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/2018.12_8.jpg" type="image/jpeg" length="16608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Dec 2018 17:43:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6176_1.jpg" type="image/jpeg" length="60682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İNŞAAT SEKTÖRÜNDE VERGİ VE MUHASEBE SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Dec 2018 17:19:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6052.jpg" type="image/jpeg" length="65191"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selahattin İPEK]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Feb 2017 20:04:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/bd-ekonominin-nabzY-07032017.jpg" type="image/jpeg" length="67559"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
