<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 10:34:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Toplam ciroda yüzde 34,2’lik yükseliş]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/toplam-ciroda-yuzde-342lik-yukselis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/toplam-ciroda-yuzde-342lik-yukselis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, şubatta yıllık bazda yüzde 34,2 artış gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Alt kalemlerde ticaret yüzde 36,8 ile en güçlü artışı kaydederken, hizmet sektörü yüzde 34,6, sanayi yüzde 31,7 ve inşaat yüzde 20,2 yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/toplam-ciroda-yuzde-342lik-yukselis</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/02/turk-parasi.jpeg" type="image/jpeg" length="22028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hürmüz krizi Bitcoin’i sarstı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/hurmuz-krizi-bitcoini-sarsti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/hurmuz-krizi-bitcoini-sarsti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik hamlesi petrol fiyatlarını sıçrattı, kripto piyasasında dalgalanma yarattı. Bitcoin kritik 70 bin dolar sınırında tutunmaya çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bitcoin, Nisan başında yakaladığı yükseliş ivmesiyle 73 bin dolar seviyesini aşsa da, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik deniz ablukası kararı sonrası sert bir geri çekilme yaşadı. Küresel enerji piyasalarında şok etkisi yaratan gelişme, yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına neden olurken Bitcoin fiyatı 71 bin dolar seviyesine geriledi.</p>

<p><strong>Küresel enflasyon endişeleri</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz, Brent petrol fiyatını kısa sürede yüzde 9,5 artırarak 105 dolara taşıdı. Enerji maliyetlerindeki bu sert yükseliş, küresel enflasyon endişelerini yeniden alevlendirdi. Bu durum, stagflasyon korkularını tetiklerken yatırımcıların daha temkinli hareket etmesine yol açtı.</p>

<p><strong>Kritik eşik 70 bin dolar</strong></p>

<p>Uzmanlara göre Bitcoin’de en önemli destek seviyesi 70 bin dolar olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin altına inilmesi halinde fiyatın 67 bin dolara kadar gerileyebileceği belirtiliyor. Öte yandan haftalık kapanışın 71 bin doların üzerinde gerçekleşmesi durumunda yeniden 73-74 bin dolar bandına doğru bir hareket mümkün olabilir.</p>

<p><strong>Faiz beklentileri değişti, baskı arttı</strong></p>

<p>ABD Merkez Bankası’nın (Fed) kısa vadede faiz indirimi yapma ihtimali büyük ölçüde ortadan kalktı. Artan enerji fiyatlarının enflasyonu yukarı çekmesi, faizlerin yüksek kalacağı beklentisini güçlendirdi. Bu durum, Bitcoin gibi riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturuyor.</p>

<p><strong>Kripto piyasasında umut veren gelişme</strong></p>

<p>Tüm bu olumsuz tabloya rağmen, kurumsal yatırımcıların ilgisinin sürdüğü görülüyor. ETF girişlerinin pozitif seyretmesi, piyasanın tamamen zayıflamadığına işaret ediyor. Ayrıca ABD’de düzenlenecek CLARITY Act toplantısının, kripto piyasasına yönelik olumlu düzenleyici sinyaller üretmesi halinde fiyatlar üzerinde destekleyici etkisi olabileceği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Yön ne olacak?</strong></p>

<p>Uzmanlar Bitcoin için üç farklı senaryoya dikkat çekiyor. Jeopolitik gerilimin azalması ve petrol fiyatlarının düşmesi halinde yükseliş trendi yeniden başlayabilir. Mevcut durumda ise fiyatların 70-74 bin dolar bandında yatay hareket etmesi bekleniyor. Ancak 70 bin doların altına sarkılması halinde satış baskısının derinleşebileceği uyarısı yapılıyor.</p>

<p><strong>Taşkın Su-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/hurmuz-krizi-bitcoini-sarsti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/11/bitcoin.jpg" type="image/jpeg" length="20923"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enflasyon düzeltmesinin devam eden etkileri (2)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/enflasyon-duzeltmesinin-devam-eden-etkileri-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/enflasyon-duzeltmesinin-devam-eden-etkileri-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ROFM: Devam eden beyanname indirimi etkisi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">ROFM uygulaması, maliyetlerine finansman gideri yansıtılmış olabilecek stoklar, maddi duran varlıklar, mali duran varlıklar ve özel tükenmeye tabi varlıklar bakımından özel önem taşımaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Özellikle hibrit dönemde beyanname kontrolleri yapılırken ROFM taksitlerinin sistematik biçimde izlenmesi, mükellef lehine tanınan hakkın korunması bakımından önemli bir vergi güvenliği unsurudur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><i>Önceki yazımızda, 2023 enflasyon düzeltmesi kaynaklı geçmiş yıl kârlarının dağıtımında ortaya çıkan vergisel riskleri ve kaynak ayrıştırmasının önemini ele almıştık. Bu yazıda ise enflasyon düzeltmesinin devam eden etkilerinden biri olan reel olmayan finansman maliyeti (ROFM) uygulamasının beyanname indirimi boyutunu inceliyoruz.</i></p>

<p style="text-align:justify">Enflasyon düzeltmesinin devam eden etkilerinden biri de, uygulamada çoğu zaman gözden kaçan reel olmayan finansman maliyeti (ROFM) kalemidir. 555 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği’nin 14’üncü maddesi uyarınca, 2023 yıl sonu enflasyon düzeltmesi yapılırken bazı parasal olmayan varlıkların maliyetine eklenmiş bulunan finansman giderleri içindeki reel olmayan finansman maliyeti ayrıştırılmış ve ilgili varlığın maliyet/alış bedelinden düşülmek suretiyle enflasyon düzeltmesine esas tutar belirlenmiştir. Bu yaklaşımın temelinde, finansman giderinin bir kısmının enflasyonun anapara üzerindeki aşındırıcı etkisini telafi eden unsur niteliğinde olması; enflasyon düzeltmesi uygulamasında ise yalnızca finansman giderinin reel kısmının dikkate alınması gerektiği anlayışı yer almaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yönüyle ROFM uygulaması, maliyetlerine finansman gideri yansıtılmış olabilecek stoklar, maddi duran varlıklar, mali duran varlıklar ve özel tükenmeye tabi varlıklar bakımından özel önem taşımaktadır. Nitekim 555 Sıra No.lu Tebliğ’in 40’ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 2023 hesap dönemi sonu düzeltmesiyle sınırlı olmak üzere, amortisman süresi sona ermemiş iktisadi kıymetlerin maliyet/alış bedelinden düşülen ROFM’nin henüz amortisman yoluyla itfa edilmemiş kısmının, 2024 ve izleyen hesap dönemlerinde beş yılda eşit taksitlerle dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği hüküm altına alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Enflasyon düzeltmesinin ertelenmesi </strong><strong>ROFM uygulamasını ortadan kaldırmaz</strong></p>

<p style="text-align:justify">Aynı düzenlemede, ROFM tutarlarının bilançoda ayrı bir hesapta izlenmemesi nedeniyle bu uygulamanın mukayyet değerler üzerinden takip edileceği ve sonuç etkisinin beyannamede indirim yoluyla dikkate alınacağı da açıkça ortaya konulmuştur. Başka bir ifadeyle, ROFM’ye ilişkin 1/5’lik giderleştirme etkisi çoğu durumda muhasebe kayıtlarından değil, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde yapılan indirim düzeltmeleriyle sonuç doğurmaktadır. Öte yandan, ilgili iktisadi kıymetin 01 01 2024 tarihinden sonra elden çıkarılması halinde, ROFM’nin itfa edilmemiş kalan kısmının satışın gerçekleştiği yılda tek seferde gider yazılması da mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Burada özellikle altı çizilmesi gereken husus, enflasyon düzeltmesinin ertelenmiş olmasının ROFM uygulamasını ortadan kaldırmadığıdır. 2023 yıl sonu düzeltmesinde ROFM ayrıştırması yapmış işletmeler bakımından, bu tutarın kendiliğinden bilanço hesaplarında sonuç doğurması söz konusu değildir; mükellef lehine öngörülen bu hak ancak beyannamede indirim olarak dikkate alınmak suretiyle kullanılabilir. Dolayısıyla 2025, 2026, 2027 ve 2028 yıllarına ilişkin beyannamelerde (kalan süre durumuna göre ilgili dönemlerde) ROFM’nin 1/5’lik kısmının indirim konusu yapılması unutulmamalıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Riskin azaltılması için </strong><strong>en sağlıklı yöntem </strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu düzenleme mükellef lehine açık bir imkân niteliğindedir. Ancak uygulamada çoğu zaman gözden kaçtığı için, kullanılmayan indirim hakkı fiilen idare lehine bir sonuca dönüşebilmektedir. Bu riskin azaltılması bakımından en sağlıklı yöntem, kıymet bazında ROFM tutarını, kullanılan taksit sayısını, kalan tutarı ve varsa elden çıkarma tarihini gösteren bir takip tablosunun beyanname kontrol dosyasında düzenli olarak tutulmasıdır. Böylece hem dönemler itibarıyla indirim hakkının takibi kolaylaşacak, hem de olası bir vergi incelemesinde izah edilebilirlik güçlenecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak, ROFM uygulaması enflasyon düzeltmesinin sona eren değil, izleyen yıllara taşan etkilerinden biridir. Özellikle hibrit dönemde beyanname kontrolleri yapılırken ROFM taksitlerinin sistematik biçimde izlenmesi, mükellef lehine tanınan hakkın korunması bakımından önemli bir vergi güvenliği unsurudur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong><i>Sonraki yazıda, </i></strong><i>Amortismana tabi olmayan kıymetlerin zararına satışında ortaya çıkan KKEG riskini ve düzeltilmiş değerlerin satış kararına etkisini inceleyeceğiz.</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomigazetesi.com | Yaşar ÇATALKAYA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/enflasyon-duzeltmesinin-devam-eden-etkileri-2</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/reel-olmayan-finansman.png" type="image/jpeg" length="80080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Warren Buffett'tan ders niteliğinde uyarılar]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/warren-buffetttan-ders-niteliginde-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/warren-buffetttan-ders-niteliginde-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Doğu'daki savaşın tetiklediği sert satışlarla piyasalar altüst olurken efsanevi yatırımcı Warren Buffett, durumu fırsat olarak gördüğünü açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Wall Street son yılların en kötü çeyreklerinden birini yaşarken efsane yatırımcı Warren Buffett fırsatlara odaklanıyor. Orta Doğu'da patlak veren savaş piyasaları altüst ederken Nasdaq yüzde 7, S&amp;P 500 yüzde 5 ve Dow yüzde 4 değer kaybetti. Bu düşüş 2022'den bu yana en kötü çeyrek performansı olarak kayıtlara geçerken birçok yatırımcıyı da tedirgin etti.</p>

<p>Ancak Berkshire Hathaway'in yönetimini 1 Ocak'ta Greg Abel'e devreden Warren Buffett, CNBC'ye verdiği bir röportajda, bunun heyecanlandıracak ya da endişe yaratacak bir şey olmadığını söyledi.</p>

<p><strong>Emekliliğine rağmen her gün ofise gelmeye devam ediyor</strong></p>

<p>95 yaşındaki "Omaha Kahini"görevi devretmesine rağmen, her gün ofise gelmeye ve yatırım kararlarında aktif rol almaya devam ettiğini açıklarken "Greg'in yanlış olduğunu düşündüğü hiçbir yatırımı yapmam" diye konuştu.</p>

<p>Yakın zamanda "küçük bir alım" yaptığını da açıklayan Buffett, detayına ilişkin bilgi vermedi. Berkshire'ın 2025 sonu itibariyle 370 milyar dolardan fazla nakit ve ABD hazine tahvili varlığı göz önüne alındığında, bu gizemli alım yatırımcılar arasında spekülasyonlara yol açarken şirket geçtiğimiz günlerde de 17 milyar dolarlık hazine bonosu satın aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Neden nakit rezerv?</strong></p>

<p>Nakit tutmayı sevmemesine rağmen, belli bir miktarın hava kadar gerekli olduğunu belirten Buffett, "Oksijene ihtiyacınız var, dört-beş dakika oksijensiz kalırsanız bunu öğrenirsiniz. Nakit de böyledir. Bu yüzden her zaman elinizin altında olması gerekir, asla ne olacağını bilemezsiniz" diye konuştu.</p>

<p>Piyasalardaki oynaklığı tarihsel bağlamda değerlendiren efsanevi yatırımcı "Göreve geldiğimden beri borsalar üç kez yüzde 50'den fazla düşüş yaşadı" dedi, mevcut düşüşü gölgede bırakan çöküşlere işaret etti.</p>

<p><strong>Hızlı ve büyük portföy değişikliğine dikkat</strong></p>

<p>Buffet'a göre, son zirvesinden birkaç puan daha düşük olan bir piyasa, Berkshire'ın yatırım hesaplamalarını temelden değiştirmiyor. "Bizim amacımız yüzde beş ya da altı kar elde etmek değil" diyen Buffet, kısa vadeli fiyat hareketlerine odaklanan bireysel yatırımcılardan ayrılırken, özellikle bugünlerde portföyünde hızlı ve büyük değişiklikler yapmaya eğilimli yatırımcılar için önemli bir çerçeve sunuyor.</p>

<p>1987’deki 'Kara Pazartesi’yi, 2000 dot-com çöküşünü, 2008 finans krizini ve COVID piyasa düşüşünü gören Warren Buffett'a göre değerlemeler olağanüstü uzun vadeli fırsatlar sunacak kadar düşmedikçe, sabırlı kalmak çoğu zaman aceleyle harekete geçmekten daha doğru.</p>

<p><strong>Düzenli yatırıma devam</strong></p>

<p>Berkshire Hathaway’in 2013 hissedar mektubunda da Buffet, zaman zaman ciddi sarsıntılar yaşansa da bireysel yatırımcılara, düşük maliyetli bir S&amp;P 500 endeks fonuna düzenli yatırım yapmalarını ve "iyi günde de kötü günde de, özellikle kötü günlerde alım yapmayı sürdürmelerini" önermişti.</p>

<p>Efsanevi yatırımcı, yatırım maliyetlerine de dikkat çekerek, "Eğer getiriler yüzde 7-8 arası olacaksa ve siz yüzde 1 oranında ücret ödüyorsanız, bu emeklilikte ne kadar paranız olacağı konusunda çok büyük bir fark yaratır" diye konuştu.</p>

<p><strong>Şeyda Karaca-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/warren-buffetttan-ders-niteliginde-uyarilar</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/07/piyasa.webp" type="image/jpeg" length="80598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM’den kritik iptal: Dokuz ay daha yürürlükte kalacak]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/aymden-kritik-iptal-dokuz-ay-daha-yururlukte-kalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/aymden-kritik-iptal-dokuz-ay-daha-yururlukte-kalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AYM’nin iptal kararı, elektronik tebligat sistemini hemen değiştirmiyor. 9 aylık geçiş sürecinde mevcut uygulama devam ederken, mükellefler tebligatları görmeden süre kaçırma riskiyle karşı karşıya kalmayı sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Siz hiç görmeseniz, haberiniz olmasa bile devletin size tebligat yapıldığını kabul eden bir sistemimiz var. Üstelik bu durum, hak kaybına yol açan ve ağır yaptırımlara kadar giden somut sonuçlar doğuruyor.</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi buna dayanak olan düzenlemeyi, 15.01.2026 tarih ve E.2025/94, K.2026/11 sayılı kararıyla iptal etti; ancak hükmün dokuz ay daha yürürlükte kalmasına karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu geçiş sürecinde elektronik tebligat adreslerinin düzenli takibi, sürelere bağlı hak kayıplarının önlenmesi bakımından önemini korumaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu çerçevede, elektronik tebligat sistemine ilişkin bugüne kadar yaşanan gelişmelerin ve yargı mercilerinin konuya yaklaşımının ana hatlarıyla değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>VERGİ TEBLİGATININ ÖNEMLİ SONUÇLARI VAR</strong></p>

<p style="text-align:justify">Vergi tebligatı sıradan bir bildirim değildir. Devlet tarafından gönderilen bir yazı mükellefe tebliğ edildiği andan itibaren süreler işlemeye başlar; bu süreler içinde harekete geçilmezse hak arama imkânı ortadan kalkar. Örneğin süresinde karşılanmayan bir defter ve belge isteme yazısı; vergi aslı, gecikme faizi ve üç kat vergi ziyaı cezasını beraberinde getirebilir. Bu süreç, hürriyeti bağlayıcı yaptırımlara kadar uzanabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yönüyle tebligat, mükellefe ağır yükler getirebilen kritik bir bildirimdir. Aynı şekilde devlet açısından da vergi alacağının tarh, tahakkuk ve tahsili bakımından tebligatın bir an evvel yapılması elzemdir. Tüm bu nedenlerle vergi tebligat rejimi, genel sistemin uygulandığı Tebligat Kanunu’nun dışında Vergi Usul Kanunu içinde ayrıca ve özel olarak düzenlenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>KLASİK TEBLİGAT SİSTEMİNDEN DİJİTAL SİSTEME GEÇİSİN SANCILARI</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ne var ki dijitalleşmenin sağladığı hız nedeniyle yarım asrı aşkın süredir uygulanan bu kadim sistem askıya alındı. 2010 yılında Vergi Usul Kanunu’na eklenen düzenleme ile elektronik tebligatın hukuki temeli kuruldu. Ardında 2015 yılında yayımlanan 456 Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ’i ile sistem fiilen zorunlu hale getirildi. İdare, mükellefin rızasına bakılmaksızın elektronik adres oluşturabildi ve bu adresi hukuken geçerli tebligat adresi olarak kabul etti. Bu adrese yapılan tebligatlar, mükellef tarafından okunup okunmadığına bakılmaksızın geçerli sayıldı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>DANIŞTAY YETKİ DEVRİ UYGULAMA MESELESİDİR DEDİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye Barolar Birliği 456 Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle yapılan bu düzenlemeleri yargıya taşıdı. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu (08.11.2017 tarih ve E.2017/618, K.2017/521) sistemi bütünüyle sorgulamak yerine, ortaya çıkabilecek hak ihlallerinin somut olay bazında yargı denetimine tabi olduğu yaklaşımını benimsedi.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay değerlendirmeyi, norm denetimine dayalı hukuki bir inceleme olmaktan ziyade; hız, güvenlik, maliyet ve teknolojik uyum gibi yerindelik (verimlilik ve etkinlik) kriterlerini esas alarak yaptı. Böyle olunca da 213 sayılı Kanun’un 107/A maddesinin Anayasa’ya aykırılık iddiası yerinde görülmedi ve konu Anayasa Mahkemesi’ne taşınmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>YARGI BAŞLANGIÇTA TEBLİGATIN FİLLEN ÖĞRENİLİP ÖĞRENİLMEDİĞİNİ ESAS ALDI</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay, Maliye Bakanlığına tanına yetkinin Anayasa aykırılığını Anayasa Mahkemesine götürmemekle birlikte ilk dönemde, mükellefin bilgisine girmemesi durumunda tebligatın geçersiz olduğu yönünde kararlar verdi. Bu çerçevede, mükellefin beyan ettiği telefon ve e-posta bilgileri, tebligatın ıttıla alanına girip girmediğinin denetiminde fiilen bir kontrol aracına dönüştürülmüştür.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>ANAYASA MAHKEMESİ ELEKTRONİK TEBLİGATTA DÜZENLİ KONTROLÜ ESAS ALDI</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu arada elektronik tebligata ilişkin bir başka hüküm “ elektronik tebligatın muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılmasına ilişkin süre” yetersiz olduğu savıyla iptali amacıyla Anayasa Mahkemesine götürüldü. Yüksek Mahkeme 19.09.2019 tarih ve E.2018/144, K.2019/72 sayılı kararıyla bu düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bulmadığı gibi mükelleflerin elektronik adreslerini düzenli olarak kontrol etmelerinin bir yükümlülük olduğunu açıkça ortaya koymuştur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>TEBLİGATIN FİLLEN ÖĞRENİLİP ÖĞRENİLMEDİĞİ ÖNMSİZ KALDI</strong></p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi’nin 19.09.2019 tarihli kararında sonra yargı kararlarında “ulaşmış sayılma” yeterli hale geldi. Nitekim sonraki kararlar, SMS veya e-posta ile bilgilendirme yapılmamasının dahi tebligatın geçerliliğini etkilemeyeceğini kabul etti. Böylece tebligatın fiilen öğrenilip öğrenilmediği ikinci plana itildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>ANAYASA MAHKEMESİ 2026 KARARIYLA YETKİ HÜKMÜNÜ İPTAL ETTİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Daha önce Anayasa Mahkemesi’nin denetimine konu edilmeyen idareye tanınan bu yetki, nihayet Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla Yüksek Mahkeme’nin önüne taşınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, 15.01.2026 tarih ve E.2025/94, K.2026/11 sayılı kararıyla, elektronik tebligata ilişkin olarak idareye tanınan bu yetkiyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İPTAL KARARI TARTIŞMAYI BİTİRMEDİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Belirtmek gerekir ki, Yüksek Mahkeme’nin bu iptal kararı elektronik tebligatı ortadan kaldırmıyor. Daha da önemlisi, iptal edilen hükmün yerine yeni bir düzenleme yapılabilmesi için söz konusu hükmün dokuz ay daha yürürlükte kalmasına karar verilmiş durumda. Bu süre boyunca mevcut sistem aynen uygulanmaya devam edecek. Bu durumda mükellefler, kendisine gönderilen bir tebligatı hiç görmeden dava açma süresini kaçırma riskiyle karşı karşıya olmaya devam ediyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu karar, tebligatın hukuki sonuçlarının ancak muhatap tarafından fiilen öğrenildiği andan itibaren doğması gerektiği yönündeki tartışmayı kaçınılmaz hale getirmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Odatv.com | Yusuf İLERİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/aymden-kritik-iptal-dokuz-ay-daha-yururlukte-kalacak</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/01/aym.webp" type="image/jpeg" length="51466"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB Çin’e karşı Hindistan hattını açtı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ab-cine-karsi-hindistan-hattini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ab-cine-karsi-hindistan-hattini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye otomotivde güçlü konumunu koruyor. Fakat küresel rekabet yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Avrupa Birliği’nin Hindistan ile geliştirdiği ticaret modeline değinen OSD Başkanı Cengiz Eroldu, bunun Türk otomotiv tedarik sanayii için risk oluşturduğunu söyleyerek, “Hindistan Çin’den daha rekabetçi” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye otomotiv sana­yii güçlü üretim altyapı­sı ve ihracat kabiliyeti ile öne çıkmayı sürdürüyor. Deği­şen küresel ticaret dengeleri ve yeni anlaşmalar sektör için daha zorlu bir rekabet dönemine işa­ret ederken, riskler de her geçen gün artıyor. İstanbul’da gerçek­leştirilen toplantıda risklerden bahseden Otomotiv Sanayi Der­neği (OSD) Başkanı Cengiz Erol­du, küresel ölçekte otomotiv sek­töründe dengelerin değiştiğin­den bahsetti. Eroldu, Hindistan örneğini vererek, “Avrupa Birliği Çin ile rekabette yeni bir seviye­ye geçti.</p>

<p>Hindistan Çin’den daha rekabetçi, bu yüzden burayı kul­lanarak bir eşiği daha atlatmak istiyorlar. Bu yeni ticaret yakla­şımında Avrupa Birliği, Hindis­tan’a pazar açarken, Hindistan menşeli parça ve komponentle­rin Avrupa’da daha rahat kulla­nılmasının önü açılıyor. Aynı za­manda belirli bir kota dahilinde Avrupa üretimi araçların Hin­distan’a vergisiz girişi planlanı­yor. Bu durum özellikle Türk oto­motiv tedarik sanayii açısından risk oluşturabilir” dedi.</p>

<h3><strong>Kuzey Afrika, Türkiye’den daha rekabetçi</strong></h3>

<p>Öte yandan Avrupa Birliği ile ABD arasında teknik mevzuatla­rın karşılıklı tanınmasına yöne­lik gelişmelerin de dikkat çek­tiğini ifade eden Cengiz Eroldu, “Bu adım, Amerikan standartla­rına göre üretilen araçların Av­rupa’da satışının önünü açarken, Türkiye açısından rekabet de­zavantajı yaratabilecek bir un­sur” dedi. Maliyet tarafında ise Türkiye’nin rekabet gücünün zayıfladığına dikkat çeken Erol­du, Kuzey Afrika ülkelerinin da­ha düşük maliyet avantajı ile öne çıktığını, Türkiye’nin ise güçlü sanayi altyapısı ile fark yarattığı­nı belirtti. Eroldu, ancak uzun va­dede maliyet baskısının artması­nın rekabet açısından risk oluş­turabileceğini vurguladı. Eroldu şöyle devam etti: “Kuzey Afrika ülkeleri rekabetçilik anlamında Türkiye ve Doğu Avrupa'dan da­ha iyi durumdadır. Şimdi Türki­ye'nin aslında bugün rekabetçi­lik katsayıları Orta Avrupa mer­tebesine geldi, Batı Avrupa'ya yaklaşıyoruz maalesef. Ve bugün Kuzey Afrika ülkeleri rekabet­çilik endeksleri açısından Tür­kiye'den daha iyi durumdalar. Özellikle Fas’ın İspanya’ya bu ka­dar yakın olması tabii lojistik an­lamda önemli.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2025 yılında dünya genelin­de araç üretimi yüzde 4 artışla 96,5 milyon adede ulaştı. Bu ar­tışın ana sürükleyicisinin Çin ol­duğunu anlatan Cengiz Eroldu, “Çin’in üretimi yüzde 10 artarak 34,5 milyon adede, ihracatı ise yüzde 21 artışla 7,1 milyon ade­de yükseldi. Yeni nesil araçların toplam üretim içindeki payı yüz­de 51’e çıktı. Avrupa Birliği’nde üretim 14 milyon adet seviyesin­de yatay kalırken, ihracat yüzde 4 düşüşle 4,5 milyon adede gerile­di. ABD’de ise üretim yüzde 4 aza­larak 10 milyon adet seviyesinde gerçekleşti. ABD’de karbon emis­yon teşviklerinin kaldırılması, pazar yapısını doğrudan etkile­yen faktörler arasında gösterildi” diye konuştu.</p>

<h3><strong>Türkiye hafif ticari üretiminde birinci sırada</strong></h3>

<p>Türkiye’nin otomobil üreti­minde Avrupa’da 6’ncı, hafif ti­cari araçta yeniden 1’inci, toplam hafif araç üretiminde ise 5’inci sı­raya yükseldiğini hatırlatan Cen­giz Eroldu, hafif ticari araçta ge­çen yıl kaybedilen liderliğin geri kazanılmasına dikkat çekti. Oto­büs üretiminde Avrupa liderli­ğinin devam ettiğini vurgulayan Eroldu, “Türkiye dünya genelin­de 4’üncü büyük otobüs üretici­si.</p>

<p>Hafif ticari araçta ise Türki­ye global sıralamada 9’uncu ba­samakta bulunuyor. Hafif ticari araç tarafında Türkiye’nin per­formansı daha da belirginleş­ti. Avrupa pazarının yüzde 8,8 daraldığı bir dönemde Türkiye’nin ihracatı­nı artırması, sektörün rekabet gücünü or­taya koydu” dedi. Avrupa ağır ti­cari araç paza­rında ise Tür­kiye kamyonda 4’üncü, otobüste 5’inci pazar konu­munda bulunuyor. Avrupa genelinde neredeyse tüm segmentlerde ilk 5 için­de yer alan Türki­ye, pazar büyük­lüğü açısından da güçlü konumu­nu sürdürüyor. Bu­na karşın Avrupa’da kamyon pazarında yüzde 6,2’lik daralma yaşanması, kıta eko­nomisine ilişkin zayıflama sin­yalleri ola­rak değer­lendiri­liyor.</p>

<h3><strong>Pazardaki zayıf seyir üretimi de etkiledi</strong></h3>

<p>2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin veriler ise üretim tarafında sınırlı bir gerilemeye işaret etti. Türkiye’nin toplam otomotiv üretimi ilk üç ayda yüzde 7 düşüş gösterdi. Bu gerilemede, yeni yatırım sürecine giren bir üreticinin faaliyetlerini geçici olarak azaltmasının etkili olduğunu belirten Cengiz Eroldu, ocak ayının geleneksel olarak zayıf geçmesi ve ilk çeyrek dinamiklerinin de üretim rakamlarını aşağı yönlü etkileyen diğer unsurlar arasında yer aldığını bildirdi. İhracat adetlerinde de benzer bir düşüş görüldüğünü aktaran Eroldu, “İhracat değeri yüzde 3 artış kaydetti. Bu artışın, daha yüksek fiyatlı ve katma değerli araç ihracatından kaynaklandığını” söyledi. Alt segmentler incelendiğinde üretimdeki zayıflığın ağırlıklı olarak otomobil tarafında olduğu görüldü. Buna karşılık ağır ticari araç grubunda pozitif seyir devam etti. En sert daralma ise traktör sektöründe yaşandı. Türkiye’de traktör üretimi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37 geriledi. İç pazarda ise daralma yüzde 56 seviyesine ulaştı. Üreticilerin ihracatla bu kaybı telafi etmeye çalıştığı, ancak yüksek vergilerden dolayı iç pazardaki daralmanın sektörü ciddi şekilde baskıladığı ifade edildi. İç pazara ilişkin Eroldu, Türkiye’nin Batı Avrupa’dan farklı bir dinamiğe sahip olduğunu anlattı. Avrupa’da ekonomik belirsizlik dönemlerinde tüketicilerin harcamaları kıstığını ifade eden Eroldu, Türkiye’de otomobilin yatırım aracı olarak görülmesinin talebi canlı tuttuğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="Türk otomotiv sanayii için yeni tehdit: AB Çin’e karşı Hindistan hattını açtı - Resim : 1" height="303" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw683h303q95gm/storage/files/images/2026/04/12/g-mumb.jpg" width="683" /></p>

<h3><strong>Çin ile 46 milyar dolarlık açık sürdürülebilir değil</strong></h3>

<p>Dış ticaret tarafında Türkiye’nin otomotiv sanayii lider sektör olmayı sürdürdü. Ocak-şubat döneminde dış ticaret dengesi 53 milyon dolar ile başa baş seviyede gerçekleşti. Yalnızca otomobil özelinde bakıldığında yılın ilk aylarında 1,3 milyar dolarlık dış ticaret açığı oluştuğunu paylaşan Eroldu, “Küresel jeopolitik gelişmelerin de sektöre etkisi sürüyor. Enerji fiyatlarındaki artış özellikle plastik ve türevleri üzerinden üretim maliyetlerini yukarı çekiyor. Bu durum yalnızca otomotiv değil, tüm sektörlerde enflasyonist baskıyı artıracak” dedi. Eroldu, Türkiye’nin Avrupa ile entegrasyonunu koruduğu sürece rekabet gücünü sürdürebileceğini belirtirken, Çin ile dış ticaretteki dengesizliğe de dikkat çekti. Türkiye’nin Çin’e karşı yaklaşık 46 milyar dolarlık dış ticaret açığı bulunduğunu ifade eden Eroldu, bu tablonun sürdürülebilir olmadığını söyledi.</p>

<h3><strong>Yerli üretim yeniden artışa geçti</strong></h3>

<p>İç pazarda yerli üretimin payında da artış kaydedildi. Buna ilişkin konuşan Cengiz Eroldu, “Toplam yerlilik oranı ilk çeyrekte yüzde 35’e yükseldi. Geçen yılın aynı döneminde bu oran yüzde 31 seviyesindeydi. 2025 yılı genelinde ise yüzde 29 olarak gerçekleşmişti. Segment bazında bakıldığında otomobilde yerli payı yüzde 32’den 36’ya, hafif ticari araçta yüzde 22’den 23’e, kamyonda ise yüzde 61’den 68’e çıktı. Bu artış, son dönemde yapılan yatırımların etkisiyle oldu. Kapasite kullanım oranı ise ilk çeyrekte ortalama yüzde 60 seviyesinde gerçekleşti. Hafif araç grubunda yatırım kaynaklı geçici düşüş yaşanırken, kamyon ve otobüs grubunda belirgin iyileşme görüldü. Traktör sektörü ise kapasite kullanımında en zayıf performansı gösteren alan oldu” dedi.</p>

<p><strong>Ali Yıldırım-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ab-cine-karsi-hindistan-hattini-acti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/02/avrupa-birligi.png" type="image/jpeg" length="63154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye’nin kahve tutkusu: Milyar dolarlık hikaye]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/turkiyenin-kahve-tutkusu-milyar-dolarlik-hikaye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/turkiyenin-kahve-tutkusu-milyar-dolarlik-hikaye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gerek artış hızı, gerek ulaştığı düzey açısından kahve ithalatı, istisnai bir süreç. Bu sadece bir tüketim artışı değil; Türkiye’nin küresel kahve tedarik zincirindeki pozisyonunun kökten değiştiğinin bir göstergesi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Türkiye’de kahve, cezveden taşan geleneksel bir alışkanlık olmaktan çıkıp milyarlarca dolarlık bir sektöre dönüştü. Sokak aralarındaki küçük kafelerden, mantar gibi türeyen uluslararası zincirlere kadar bu olgu, ülkenin ithalat dengesini de sarsıyor. Nedenini ve nasılını birlikte inceleyelim. Yakın zaman önce kahve ekonomisi hakkında düzenlenen bir panelde sunduğum bilgileri sizle de paylaşmak istedim.</p>

<p style="text-align:justify">Çok değil, 20 yıl öncesine kadar kahve, hemen hepimiz için “Türk kahvesi”nden ve kısmen de hazır (granül) kahvelerden ibaretti. Derken yabancı zincirler pazara girmeye başladı. Bunun genç tüketiciler için cazip bir ürün olduğu fark edilince, yerli zincirler de oyuna dahil oldu. Şimdilerde ise zincir kahve dükkanlarının cazibesini, yerel ve butik kafeler alıyor.<br />
<br />
<strong>Kahve ithalatı 2025’te 900 milyon doları aştı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Hikayenin başında, Türkiye’nin kahve ithalatı yıllık 20-25 milyon dolardı. 2015’e geldiğimizde 150 milyon dolara çıktı. 2025’te ise 900 milyon doları aştı. Gerek artış hızı, gerek ulaştığı düzey açısından kahve ithalatı, istisnai bir süreç. Bu sadece bir tüketim artışı değil; Türkiye’nin küresel kahve tedarik zincirindeki pozisyonunun kökten değiştiğinin bir göstergesi.</p>

<p style="text-align:justify">2025’te kilosu 7,3 dolardan, 125 bin ton kahve çekirdeği ithal ettik. Muazzam bir miktar. Cüzi bir miktarda ihracatımızı da dikkate alınca bu, kişi başına 1,3 kilograma yakın kahve tüketiyoruz demek. Çocuk ve 65 yaş üstünü denklemden çıkarırsak tüketim bunun iki katına çıkıyor.</p>

<p style="text-align:justify">125 bin tonluk ithalatımızın 87 bin tonunu kilogramı 6,6 dolardan Brezilya’dan yaparken, Hollanda ve İtalya gibi ülkelerden gelen kahveler için kilogram başına 15 doların üzerinde bedel ödüyoruz.<br />
<br />
<strong>Kahve, mobil yaşamın aksesuarı haline geldi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kahve ekonomisi, sadece çekirdek ithalatıyla sınırlı kalmayıp, giderek büyüyen bir yan sanayi ekosistemi yaratıyor. Pandemi bu konuda da bir kırılma noktası. 2020 sonrasında hibrit yaşam modeli, tüketicilerin kahve tüketimini sokağa, arabaya ve eve taşımaya itti. Bunun etkisiyle birkaç ürünün tüketimi ve ithalatında da “saçma” düzeylere doğru gidiyoruz. Mesela esamesi okunmayan, 1-2 milyon düzeyinde seyreden termos ithalatımız 90 milyon dolara ulaştı. Evde baristalığa soyunan tüketiciler, demleme makinesi ithalatını 200 milyon dolar seviyesine taşıdı. Bu veriler, kahvenin artık bir içecek değil, mobil yaşamın ayrılmaz bir aksesuarı haline geldiğini gösteriyor.</p>

<p style="text-align:justify">İşin bir de perakende boyutu var. Kafeler, giderek müşterilerin kahve içmek için uğradığı mekanlar olmaktan çok, kimileri için telefonunu şarj edip üç saat kesintisiz internet kullanabileceği, sosyal medya hesapları için havalı bir post atabileceği, kimileri için arkadaşlarıyla sosyalleşme mekanı, kimileri için ofis, kimileri için sınavlara çalışılan bir kütüphaneye dönüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Resmi bir veri olmamakla birlikte Türkiye’de 20 bine yakın kafe olduğu tahmin ediliyor. Bunun yüzde 20’si zincir mağazalar. Yüksek sermaye gerektirmediği ve pazar hızlı büyüdüğü için, sürekli yeni kafeler açılırken, yer seçimindeki hatalar, yüksek kiralar ve düşük müşteri devir hızı nedeniyle yine çok sayıda girişim de kapanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim.com | H. Bader ARSLAN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/turkiyenin-kahve-tutkusu-milyar-dolarlik-hikaye</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/kahve-3-nesil.jpg" type="image/jpeg" length="45540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlansız pazarlık usulü ihaleler iki katına çıktı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ilansiz-pazarlik-usulu-ihaleler-iki-katina-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ilansiz-pazarlik-usulu-ihaleler-iki-katina-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Herkesin katılımına açık kamu ihalelerinde 2025 sonunda, yüzde 37,06’sı ilansız pazarlık usulü olmak üzere, pazarlık usulüyle alımlar yüzde 16,63’ten yüzde 37,23’e yükseldi. 2023 ve 2024’te bu yöntem ağırlıklı olarak deprem sonrası inşa ve hizmet faaliyetleri için kullanıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de kamu alımlarında kullanılan ihale yöntemlerine yönelik bir çalışmada, herkesin katılımına açık ihalelerin tutar bazında toplam ihaleler içindeki oranının 2003’te yüzde 81,89 seviyesindeyken, 2025 sonunda yüzde 61,98’e gerilediği, yüzde 37,06’sı ilansız pazarlık usulü olmak üzere, pazarlık usulüyle alımların yüzde 16,63’ten yüzde 37,23’e yükseldiği belirlendi.</p>

<p>2023 ve 2024’te bu yöntem ağırlıklı olarak deprem sonrası inşa ve hizmet faaliyetleri için kullanıldığı için, bu iki yılda zirve görüldü. Yine de pazarlık usulünü kullanma eğiliminin hemen her yıl yükselme eğiliminde olması dikkat çekti. AB ülkeleri toplamında ise çalışmada incelenen son veri yılı olan 2024’te, tutar bazında ihaleyle yapılan kamu alımlarının yüzde 85,1’inin açık ihalelerden oluştuğu bilgisi verildi.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw304h379q95gc/storage/files/images/2026/04/12/ekran-goruntusu-2026-04-12-211210-l8yk.png" rel="nofollow" title="İlansız pazarlık usulü ihaleler iki katına çıktı - Resim : 1"><img alt="İlansız pazarlık usulü ihaleler iki katına çıktı - Resim : 1" height="379" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw304h379q95gc/storage/files/images/2026/04/12/ekran-goruntusu-2026-04-12-211210-l8yk.png" width="304" /></a></p>

<p>Abdullah Karaer tarafından yapılan ve hakemli bilimsel dergi olan Sayıştay Dergisi’nde yayınlanan çalışmada, çeşitli nedenlerle ihale usulleri kullanılmadan yapılan kamu alımlarının toplam alımlar içindeki payına da bakıldı. Buna göre, pazarlık dahil herhangi bir ihale açmadan doğrudan temin ve istisna düzenlemelerle yapılan kamu alımlarının toplam kamu alımları içindeki payı, 2005’te yüzde 27 seviyesindeyken 2014 yılında 13,9’a, 2017’de ise yüzde 9,7’ye kadar düştükten sonra, düzenli olarak artarak yüzde 24,2’ye ulaştı. Çalışmada, çeşitli istisnaların daraltılması yanında, açık ihale usulünün kolaylaştırılması önerildi.</p>

<p><strong>Teknoloji yoğun alımlarda Türkiye daha az rekabetçi</strong></p>

<p>Makalenin Türkiye-AB karşılaştırması, 2018-2023 arasındaki kamu alımları toplamı üzerinden yapıldı. Rekabetçi olmayan usullerin kullanımının tutar bazında toplamdaki payının AB’de yüzde 6, Türkiye’de ise yüzde 28,9 olduğu, Türkiye’nin AB ile uyum için çıkarılan Kamu İhale Kanununda yaptığı sık değişiklikler, uygulama sorunları ve şeffaflık eksikliğini gösterdiği belirtilen çalışmada, “Önceden öngörülemeyen, acil ihtiyaçlar için istisnai olarak başvurulması gereken ilansız pazarlık usulünün yaygın bir uygulama haline gelmesi; alım yapan görevlilere fazla inisiyatif sağladığı için yolsuzluk ve usulsüzlük riski yüksek olan doğrudan temin yönteminin sıklıkla ve artan ölçüde amacı dışında kullanılması, bu tespiti desteklemektedir” denildi.</p>

<p>Tutar bazındaki kıyaslamada çeşitli alım yöntemleri arasında ileri teknoloji ve uzmanlık gerektiren, karmaşık yapıya sahip kamu alımlarında genellikle tercih edilen ilanlı pazarlık usullerine de işaret edildi. Bu kapsamda, ilanlı pazarlık usulünün toplam içindeki payı AB ülkelerinde yüzde 19 seviyesindeyken, Türkiye’de bu oranın yüzde 0,2 olmasına dikkat çekilerek, “Bu veri Türkiye’nin kamu hizmetlerinin ve faaliyetlerinin dijitalleşmesini ve iyileşmesini sağlayan kamu alımlarında kullanılan ilanlı pazarlık usulünü AB ülkelerinin aksine etkili bir şekilde uygulamadığını göstermektedir” değerlendirmesinde bulunuldu.</p>

<p><strong>Pazarlık usulüyle yapılan ihalelerin bedeli daha yüksek</strong></p>

<p>Abdullah Karaer çalışmasında, açık ihale usulüne karşılık pazarlık usulü ihalelerde daha yüksek maliyetler çıktığı, 2003-2024 arasında yaklaşık maliyet ile ihale sonucu kıyaslandığında, pazarlık usulünün 2022 yılı hariç diğer yıllarda daha yüksek çıktığı; sözleşme bedelinin yaklaşık maliyete oranının açık usullerde yüzde 80, pazarlık usulünde yüzde 88 olarak gözlendiği bulgusuna yer verildi.</p>

<p>Açık ihale ile pazarlık usulü kullanımının yaklaşık maliyete oranına yönelik yabancı ülke çalışmalarına da atıf yapılan makalede, “Ampirik analiz sonucunda açık ihalenin alım maliyetlerini düşürdüğü ve fiyat rekabetini artırdığı sonucuna ulaşmışlardır. Dolayısıyla Türkiye’de açık ihale usulünün yaygınlaştırılması halinde önemli miktarda tasarruf sağlanması mümkün bulunmaktadır” yorumu yapıldı.</p>

<p><strong>Açık, şeffaf, rekabet ve eşitlik ilkelerine uygun ihale yapılmalı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmada, kamu alımlarının şeffaflık, rekabet, eşit muamele ve orantılılık ilkelerine uygun yapılması, rekabetçi usullerin kullanılması, ilansız pazarlık usulünün kullanım şartlarına uyulması, doğrudan alıma imkan sağlayan eşik değer uygulamasının kaldırılması, ilansız pazarlık usulünün sadece Kamu İhale Kurulu izniyle yapılabilmesi, elektronik ihalenin yaygınlaşması, KİT, BİT ve döner sermayelerin doğrudan alım eşik değer uygulamasının kaldırılması önerildi.</p>

<p><strong>Mehmet Kaya-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ilansiz-pazarlik-usulu-ihaleler-iki-katina-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/ihale-2.png" type="image/jpeg" length="25370"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK denetimleri öncesi alınacak önlemler]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/sgk-denetimleri-oncesi-alinacak-onlemler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/sgk-denetimleri-oncesi-alinacak-onlemler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yazımızda bu işverenlerimize katkı olabilecek bazı önemli noktaları açıklamaya çalışacağız.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Geçtiğimiz yıl ve içinde bulunduğumuz yılda çok sayıda işletme sahibinden firmalarımız sürekli denetleniyor, SGK veya Çalışma Bakanlığı müfettişleri geliyor, Çaresiz kalıyoruz, Ne yapacağımız nasıl hareket edeceğimizi bilemiyoruz şeklinde sorular bugünlerde de sıkça sorulur oldu.  </p>

<p style="text-align:justify">Özellikle kayıt dışı istihdamla mücadele ve sosyal sigorta suiistimallerini önleme açısından denetim, sosyal güvenlik sistemimizin önemli bir parçası, olmazsa olmaz bir enstrüman. Ülkemizde sosyal güvenlik denetimi <strong>SGK müfettişleri ve denetmenleri</strong> eliyle gerçekleştiriliyor. Yapılan denetimlerde denetlenen işyerlerinin de denetim elemanına gerekli kolaylığı göstermesi gerekiyor. Şayet sınırı aşan nitelikte bir engelleme söz konusu olursa da bazı yaptırımlar söz konusu oluyor.</p>

<p style="text-align:justify">Mükellefler öncelikle SGK denetimine her an hazır olmalı. İş ve sosyal güvenlik konusunda nitelikli personel çalıştırmalı. Özellikle çok sayıda işçi istihdam eden işletmeler gerekirse profesyonel hizmet alarak bu açığı kapatmalı.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kayıt ve belgeleri ibraz etmeme durumunda da önemli cezalar uygulanıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Yapılan denetim esnasında denetim elemanınca istenen kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi de denetimin sağlıklı şekilde yapılmasını engeller nitelikte bir fiil ve sosyal güvenlik mevzuatında yaptırımı bulunuyor.<br />
Buna göre, denetim elemanınca yapılan yazılı ihtara rağmen <strong>on beş gün içinde</strong> mücbir sebep olmaksızın kayıt ve belgeleri tam olarak ibraz etmeyerek yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere;</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">a) Bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlar için, aylık <strong>asgari ücretin on iki katı </strong>tutarında,</li>
 <li style="text-align: justify;">b) Diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlar için, aylık <strong>asgari ücretin altı katı </strong>tutarında,</li>
 <li style="text-align: justify;">c) Defter tutmakla yükümlü değil iseler, aylık <strong>asgari ücretin üç katı </strong>tutarında,<br />
 idari para cezası uygulanıyor.<br />
  </li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong>Yapılan denetimlerde dikkat edilecek hususlar</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu denetimlerde SGK’ya hiç bildirimi yapılmadan çalıştırılan işçilerin tespit edilmesinin yanı sıra sigorta primine esas kazanç tutarının ve prim gün sayılarının doğruluğu hususunda da araştırmalar yapılmaktadır. Burada özellikle işyerindeki çalışan ifadelerine başvurulmakta ve SGK’ya bildirilen ücret tutarı ve çalışma süreleri ile ifadede yer verilen tutar ve sürelerin birbirinden farklı olması halinde işveren hakkında işlem yapılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu doğrultuda;</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">Çalışanlarınıza yapılan ücret ödemeleri ile SGK’ya bildirilen tutarların birbirleriyle tutarlı olduğundan,</li>
 <li style="text-align: justify;">Çalışanların meslek kodlarına uygun ücret ödemesi ve SGK bildirimi yapıldığından,</li>
 <li style="text-align: justify;">Sigorta primine esas kazanç tutarının hesaplanmasında yemek bedeli, çocuk yardımı, aile yardımı, yol yardımı gibi istisnai ödemelere ilişkin kuralların doğru uygulandığından,</li>
 <li style="text-align: justify;">Eksik gün nedenleri ile ilgili belgelerin doğru ve eksiksiz düzenlendiğinden,</li>
 <li style="text-align: justify;">Özlük dosyalarında bulunması gerekli bilgi ve belgelerin bulundurulduğundan</li>
 <li style="text-align: justify;">İşe giriş ve çıkış belgelerinin eksiksiz ve doğru düzenlendiğinden</li>
 <li style="text-align: justify;">Fazla çalışmalara ilişkin çalışma saatleri ve ücret hesaplarının doğru hesaplandığından</li>
 <li style="text-align: justify;">İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik mevzuatı yanında İş Sağlığı Güvenliği Kanunu ,KVKK Mesleki Yeterlik Mevzuatı kapsamındaki mükellefiyetlerin yerine getirildiğinden emin olunması ve gerekli kontrollerin yapılması yerin olacaktır.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Olay | Fatih ACAR</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/sgk-denetimleri-oncesi-alinacak-onlemler</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/haber-tasarim-sgk-2.jpg" type="image/jpeg" length="95164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Temel geçimden sonra en çok kartlı ödeme devlete]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/temel-gecimden-sonra-en-cok-kartli-odeme-devlete</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/temel-gecimden-sonra-en-cok-kartli-odeme-devlete" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İlk çeyrekte banka ve kredi kartları ile toplam 7 trilyon liralık 4,8 milyar işlem yapıldı. Geçen yılın aynı dönemine göre kartlı işlem sayısı yüzde 9,1, tutarı yüzde 45,4, işlem başına ortalama ödeme yüzde 33,2 arttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşların banka ve kredi kartları ile yap­tığı ödeme işlemlerin­de; devlete yapılan vergi, prim, harç ve cezaların tutarı, temel geçim gereksinimleri için ya­pılan market ve AVM harca­malarının ardından ikinci sı­raya yükseldi.</p>

<p>Merkez Bankası verilerine göre bu yılın ilk üç ayında ban­ka ve kredi kartları ile yapılan işlem sayısı geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 9,1 ar­tarak 4 milyar 839 milyon 638 bin 541 adete, ödenen toplam tutar ise yüzde 45,4 artışla 7 trilyon 2,9 milyar liraya ulaştı. Son yıllarda hızlı bir artış gös­teren kartlı işlemlerde, harca­ma tutarındaki artışın işlem sayısındakine göre çok daha yüksek olması dikkati çekti.</p>

<p>Bu gelişmeye bağlı olarak; ge­çen yıl ilk çeyrekte 1.086,30 TL olan işlem başına ortala­ma harcama tutarı, bu yıl ay­nı dönemde yüzde 33,2 artış­la 1.447 liraya yükseldi. İşlem sayısındaki artıştan arındırıl­dığında harcamalardaki yıllık yüzde 33 dolayındaki değişim oranı hayat pahalılığındaki artışı gösteriyor.</p>

<h3><strong>5 alışverişten biri markette</strong></h3>

<p>Kartlı işlemlerde market ve AVM alışverişleri en bü­yük payı almaya devam etti. İlk çeyrekteki kart kullanım­larının 1 milyar 821 milyon 545 bin 975 adetle sayıca yarı­ya yakını bu sektörde gerçek­leşti. Bu mekanlarda yapılan alışverişlerin parasal tutarı ise 1 trilyon 427,4 milyar lira ile kartla yapılan toplam har­camaların beşte birini oluş­turdu. Market ve AVM’ler­de yapılan kartlı işlemlerin sayısı önceki yıla göre yüzde 12,6 artarken, harcama tuta­rındaki artış ise yüzde 52,8 ol­du. Söz konusu alışverişler­de geçen yıl ilk çeyrekte 577,5 TL olan işlem başına ortala­ma ödeme tutarı, yüzde 35,7 artışla bu yıl aynı dönemde 783,6 liraya çıktı.</p>

<h3><strong>“Yükte hafif, pahada ağır” işlemler</strong></h3>

<p>Yılın ilk üç ayında yapılan kartlı ödemelerde işlem başına ortalama harcama tutarı en yüksek sektör ise kuyumculuk olmaya devam etti. Bu sektörde kartlı işlem sayısı geçen yılın ilk çeyreğine göre sadece yüzde 3,6 artışla 98,5 milyon adet olurken, özellikle altın fiyatlarındaki hızlı yükselişin etkisiyle ödeme tutarı ise yüzde 98 artışla 195 milyon liraya ulaştı. Böylece kuyumcularda yapılan alımların geçen yıl ilk çeyrekte 16 bin 226 TL olan işlem başına ortalama tutarı bu yıl aynı dönemde yüzde 91,2 artışla 31 bin 23,3 TL’ye çıktı. Kartlı işlem başına ortalama tutarda bu sektörü 10 bin 557 TL ile müteahhit işleri, 8 bin 236,6 TL ile sigorta işlemleri, 7 bin 644,5 TL ile havayolları, 6 bin 571,6 TL ile yapı malzemeleri, hırdavat, nalburiye alımları izledi. İşlem başına ortalama kamu/vergi ödemeleri 6 bin 65,4 TL ile 6’ncı sırada yer alırken, daha sonra 5 bin 745,8 TL ile araç kiralama-satış/ servis/yedek parça ödemeleri, 4 bin 865,7 TL ile konaklama bedelleri, 4 bin 716,9 TL ile elektrikli-elektronik eşya ve bilgisayar alımları ve 4 bin 556,2 TL ile araç kiralama hizmeti geldi.</p>

<p><img alt="Temel geçimden sonra en çok kartlı ödeme devlete - Resim : 1" height="296" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw820h296q95gm/storage/files/images/2026/04/12/rr1-7f1n.jpg" width="820" /></p>

<h3><strong>Geçimden sonra en çok devlete</strong></h3>

<p>Bu yıl ilk çeyrekteki kartlı işlemlerde tutar bazında payda market ve AVM’lerin ardından devlete yapılan ödemeler geldi. Kamu/vergi ödemelerinde işlem sayısı yüzde 17,2 artışla 85 milyon 923 bin 805’e, ödenen tutar ise yüzde 98,5 artışla 521,2 milyar liraya ulaştı. Geçen yıl aynı dönemde kamu ödemeleri 262,5 milyar lira ile 7’nci sırada bulunuyordu. Geçen yıla göre yaklaşık bir katlık artışı, devlete yapılan ödemeleri, hanelerin gıda, giyim, ulaşım gibi temel geçim harcamalarının ardından ikinci sıraya yükseltti. Banka ve kredi kartı harcama istatistiklerinde yer alan “kamu / vergi ödemeleri” kalemi, devlet dairesinde fiziki kartla ya da internet üzerinden kart bilgileri girilerek yapılan devlete ait tahsilatları ifade ediyor. Kartla yapılan söz konusu işlemler; Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), KDV Tahsilatları, Emlak Vergisi, SGK, BAĞ-KUR ve isteğe bağlı sigorta primleri, pasaport, ehliyet, mahkeme, tapu, noter harçları, trafik ve idari para cezaları, bazı kamu hizmet bedelleri gibi ödemeleri kapsıyor. Bu işlemlerin sayı ve tutarı, bu ödemelerde kartların mal-hizmet tüketimi için değil, kamuya ödeme aracı olarak kullanımını gösteriyor.</p>

<p>İlk çeyrekte kartla yapılan işlem tutarında market/AVM ve kamuya ödemeleri, 502,6 milyar lira ile çeşitli gıdalar için yapılan harcamalar, 425,6 milyar TL ile giyim ve aksesuar alışverişleri izledi. Daha sonra 404,1 milyarla hizmet alımları, 400,2 milyar lira ile yemek bedelleri, 390 milyarla akaryakıt alımları, 282,1 milyarla sigorta ödemeleri, 276,5 milyarla elektrikli, elektronik eşya ve bilgisayar ve 271,2 milyar lira ile sağlık, sağlık ürünleri, kozmetik alımları için yapılan ödemeler geldi. Buna göre ilk çeyrekte kartla yapılan işlemlerin 4 milyar 184 milyon 346 bin 679’la sayıca yüzde 86,5’i bu on kalemde gerçekleşti. Bu kalemler için kartla yapılan ödemeler de 4 trilyon 901,1 milyar lira ile toplamda yüzde 70 pay aldı.</p>

<p><strong>Naki Bakır-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/temel-gecimden-sonra-en-cok-kartli-odeme-devlete</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/03/kredi-karti-3.jpg" type="image/jpeg" length="81948"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Şu anki benzin fiyatlarının tadını çıkarın']]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/su-anki-benzin-fiyatlarinin-tadini-cikarin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/su-anki-benzin-fiyatlarinin-tadini-cikarin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD’nin İran’a yönelik abluka kararının benzin fiyatlarında daha fazla artışa yol açacağına dikkat çekerek, "Şu an pompaya yansıyan benzin fiyatlarının tadını çıkarın. Sözde 'abluka' ile birlikte yakında 4-5 dolarlık benzini özleyeceksiniz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD’nin İran limanlarına giriş ve çıkışları kapsayan deniz trafiğine yönelik abluka kararına İran cephesinden tepki geldi.</p>

<p>İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD’nin kararının benzin fiyatlarında daha fazla artışa yol açacağına dikkat çekerek, "Şu an pompaya yansıyan benzin fiyatlarının tadını çıkarın. Sözde 'abluka' ile birlikte, yakında 4-5 dolarlık benzini özleyeceksiniz" dedi.</p>

<p>Galibaf, farklı benzin istasyonlarındaki fiyatları gösteren bir uygulamada yaptığı "Beyaz Saray’a yakın benzin istasyonu" aramasının ekran görüntüsünü paylaştı.</p>

<p><strong>ABD, İran’a yönelik abluka uygulanacağını duyurmuştu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatı doğrultusunda İran limanlarına giriş ve çıkışları kapsayan deniz trafiğine yönelik bir abluka uygulanacağını açıklamıştı. Ablukanın 13 Nisan günü Türkiye saati ile 17:00 itibariyle başlayacağı kaydedilerek, "Abluka, Basra Körfezi ve Umman Körfezi'ndekiler dahil tüm İran limanlarına ve kıyı bölgelerine giren veya buralardan ayrılan tüm ulusların gemilerine karşı ayrım gözetmeksizin uygulanacaktır. CENTCOM güçleri, İran dışındaki limanlara gidiş ve dönüş amacıyla Hürmüz Boğazı'nı kullanacak gemilerin seyrüsefer özgürlüğünü engellemeyecektir" denilmişti.</p>

<p>Abluka başlamadan önce ticari gemilere gerekli bilgilendirmenin yapılacağı aktarılarak, bölgeden geçecek tüm gemilere ABD Deniz Kuvvetleri ile iletişim kurma tavsiyesinde bulunulmuştu.</p>

<p><strong>İHA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/su-anki-benzin-fiyatlarinin-tadini-cikarin</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/03/benzin3.jpg" type="image/jpeg" length="10565"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın düşüşte: Petrol şoku ve güçlü dolar baskı yarattı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/altin-dususte-petrol-soku-ve-guclu-dolar-baski-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/altin-dususte-petrol-soku-ve-guclu-dolar-baski-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları, artan jeopolitik gerilimlerle düşüş eğilimine girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Altın fiyatları haftanın ilk işlem gününde yaklaşık bir haftanın en düşük seviyesine geriledi.</p>

<p>Spot altın, yüzde 0,8'e yakın düşüşle ons başına 4 bin 712 dolara geriledi. Seans içinde 7 Nisan’dan bu yana en düşük seviyeyi gören altın, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle baskı altında kaldı. ABD vadeli altın kontratları da yüzde 1 kayıpla 4 bin 742 dolara indi.</p>

<p><strong>Gram altın ne kadar?</strong></p>

<p>Ons altın tarafında yaşanan düşüşle birlikte altının gram fiyatında da düşüş gözlendi. Gram altın fiyatları yeni haftaya yüzde 0,6 kayıpla 6 bin 774 lira seviyesinden başladı.</p>

<p><strong>Petrol 100 doları aştı</strong></p>

<p>Dolar endeksi yüzde 0,4 yükselirken, petrol fiyatları varil başına 100 doların üzerine çıktı. ABD Donanması’nın Hürmüz Boğazı’nda İran petrol sevkiyatını sınırlayabilecek bir abluka hazırlığında olduğu yönündeki haberler fiyatları fırlattı. ABD ile İran arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik görüşmelerin sonuçsuz kalması da gerilimi artırdı.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları ise boğaza yaklaşan askeri unsurların ateşkes ihlali sayılacağını ve sert şekilde karşılık verileceğini açıkladı.</p>

<p><strong>"Dolar ve petrol fiyatlarındaki yükseliş altını yeniden baskı altına aldı"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cnbc-E'de yer alan habere göre KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, ateşkes umutlarının zayıfladığını belirterek, "Dolar ve petrol fiyatlarındaki yükseliş altını yeniden baskı altına aldı" dedi.</p>

<p>28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail'in İran'a yönelik savaşı sonrası altın fiyatlarının yüzde 11'den fazla gerilediği hesaplanıyor.</p>

<p><strong>Faiz beklentileri değişti</strong></p>

<p>Petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkmasının, merkez bankalarının enflasyonu kontrol altına almak için faiz artırımlarına yönelebileceği beklentisini güçlendirdiğini belirten Waterer, bunun da altının performansını olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Piyasalarda artık bu yıl ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimi yapma ihtimali oldukça düşük görülüyor. Ortadoğu'daki savaş öncesinde ise iki faiz indirimi beklentisi fiyatlanıyordu.</p>

<p>Yüksek enflasyon genellikle altının güvenli liman cazibesini artırsa da, yüksek faiz ortamı faiz getirisi olmayan altını yatırımcılar için daha az cazip hale getiriyor. Ayrıca güçlü dolar, altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha pahalı kılıyor.</p>

<p><strong>Diğer metallerde son durum ne?</strong></p>

<p>Diğer değerli metallerde ise düşüş ağırlıklı bir seyir izlendi. Spot gümüş yüzde 2,2 gerileyerek ons başına 74,23 dolara indi. Platin yüzde 0,5 kayıpla 2.034,95 dolara düşerken, paladyum yüzde 1 yükselerek 1.535,77 dolara çıktı.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/altin-dususte-petrol-soku-ve-guclu-dolar-baski-yaratti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/01/altin4.jpg" type="image/jpeg" length="80826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pişmanlıktan yararlananlar vergi cezası ödemeyecek]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/pismanliktan-yararlananlar-vergi-cezasi-odemeyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/pismanliktan-yararlananlar-vergi-cezasi-odemeyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2025 yılında elde ettiği gelirler için beyanname verme süresi 31 Mart'ta sona erdi. Geçen yıl elde ettiği toplam ücret geliri 4 milyon 300 bin lirayı aşanlar veya birden sonraki işverenlerden aldığı ücret toplamı 300 bin lirayı aşanların da beyanname vermesi gerekiyordu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 class="dark:text-inherit mb-4 text-base text-red-600" style="text-align:justify">Beyanname yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere önümüzdeki günlerde tebligat gönderilmeye başlanacak ve vergi cezası kesilecek. Tebligattan önce pişmanlıktan yararlananlar ise ceza ödemekten kurtulacaklar.</h2>

<p style="text-align:justify">2025 yılında elde edilen ücretler için beyanname verme süresi 31 Mart’ta sona erdi. Kira, ücret, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve irat türlerinden gelir elde eden 2 milyon 558 bin mükellef beyanname verdi. Mükellefler 1 trilyon 458 milyar lira gelir beyan ederken, hesaplanan vergi tutarı 446 milyar lira oldu. Beyan edilen vergi matrahı geçen yıla göre yüzde 70, bir önceki yıla göre yüzde 265 oldu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, beyan yükümlülüğünü zamanında ve eksiksiz yerine getiren mükelleflere teşekkür ederken, 2025 yılı gelirlerini beyan etmeyen ya da eksik beyanda bulunan mükellefleri de pişmanlık hükümlerinden yararlanarak beyanname vermeleri uyarısında bulundu. </p>

<p style="text-align:justify">Ücretle çalışanlar normalde beyanname vermek zorunda değiller. Çünkü elde ettikleri ücret daha ceplerine girmeden, işverence ücretin vergisi kesilerek vergi dairesine yatırılır. Ancak bazı durumlarda beyanname verilmesi gerektiği halde vermeyenler vergi cezası ile karşılaşabiliyorlar.</p>

<p style="text-align:justify">Beyanname vermemek bazen bilgisizlikle, bazen ihmalle, bazen de bir şey olmaz düşüncesiyle oluyor. Geçmişte gerçekten de bir şey olmuyordu. Vergi denetim elemanları her vatandaşı denetlemeye yetişemediği için yapanın yanına kar kalıyordu. Ancak artık son yıllarda öyle değil. Vergi daireleri Sosyal Güvenlik Kurumu, bankalar ve sigorta şirketleri başta olmak üzere hemen her kurumdaki belge ve bilgilere ulaşabiliyor. Algoritmalar, bu verilerden yola çıkarak beyanname vermesi gereken mükellefleri her yıl bir öncekinden daha kolay tespit ediyor. Geriye sadece neden beyanname vermediğini izah etmesi için mükellefi vergi dairesine davet etmek kalıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Peki mart ayında beyanname vermesi gereken beyaz ve mavi yakalı işçiler kimlerdi? Hemen onları hatırlatalım:</p>

<p style="text-align:justify">– 2025 yılında tek işverenden aldığı ücret geliri 4 milyon 300 bin TL’yi aşanlar</p>

<p style="text-align:justify">– Birden fazla işverenden ücret geliri elde edenlerden, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerin toplamı 330 bin TL’yi aşanlar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">– Birden fazla işverenden ücret geliri elde edenlerden, birinci işverenden aldıkları ücret geliri dahil olmak üzere aldıkları ücretlerin toplamı 4 milyon 300 bin TL’yi aşanlar</p>

<p style="text-align:justify">– Ücretlerini yabancı bir ülkedeki işverenden doğrudan doğruya alanlar (İstisna kapsamında olanlar hariç)</p>

<p style="text-align:justify">– İstisnadan faydalanmayan yabancı elçilik ve konsolosluk memur ve hizmetlileri</p>

<p style="text-align:justify">– Ücretinden vergi kesintisi yapılmamış kişiler</p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">GEÇEN YIL İŞ DEĞİŞTİRENLER DİKKAT!</h3>

<p style="text-align:justify">Bu kişilerin mart ayında beyanname vermiş olması gerekiyordu. Beyanname vermesi gerektiğini bilmediği için en çok vergi cezası ile karşılaşanlar ise yıl içinde iş değiştirenler. Geçen yıl içinde iş değişikliği yapan ve birinci işverenden 330 bin lira üzeri, sonraki işverenlerden de 330 bin liranın üzerinde brüt ücret alanlar için bu yıl beyanname verme yükümlülüğü bulunuyor.</p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">TEBLİGATTAN ÖNCE “PİŞMANIM” DİYENE CEZA YOK</h3>

<p style="text-align:justify">Beyanname döneminin sona ermesinin ardından Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) denetim elemanları beyanname vermesi gerekip de vermeyenler veya eksik beyan edenleri araştırmaya başlayacak. Tespit edilen kişiler hem beyan etmeleri gereken ücret için hesaplanan vergiyi hem de bu vergi tutarı kadar vergi ziyaı cezasını ödemek zorunda olacaklar.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak, köprüden önce son bir çıkış yolu bulunuyor. Vergi dairesince incelemeye başlanmadan ve tebligat yapılmadan önce kendiliğinden vergi dairesine pişmanlık başvurusunda bulunanlar, bir anlamda kendi kendini ihbar edenler sadece vergi ile gecikme faizi oranındaki pişmanlık zammını ödüyorlar. Vergi cezası ödemekten ise kurtuluyorlar. Pişmanlık zammı oranı şu an aylık yüzde 3,7 olarak uygulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HaberTürk</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/pismanliktan-yararlananlar-vergi-cezasi-odemeyecek</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/09/pismanlik.jpg" type="image/jpeg" length="55425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: Bu enflasyonla sürdürülebilir büyüyebilir miyiz?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-bu-enflasyonla-surdurulebilir-buyuyebilir-miyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-bu-enflasyonla-surdurulebilir-buyuyebilir-miyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/bu-enflasyonla-surdurulebilir-buyuyebilir-miyiz/887681" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></span></a></p>

<p></p>

<p><strong>Enflasyonu, büyüyen ekonominin motor ısısı diye tanımlayanlar var. Fakat toplumun enerjisi, enflasyon ile ziyan olup gidiyorsa, sürdürülebilir büyümeden, istikrarlı kalkınmadan söz edilemez</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyüyemeyiz tabii ki… Zira sürdürülebilirlik, <strong>büyümeye dair her ne yapıyorsan</strong> onun <strong>biteviye tekrarından </strong>gelir. <strong>Ata biner atayı unutur, attan iner atı unutur</strong> zihin yapısıyla büyümeniz, <strong>taşikardi kalp kardiyo kaydı</strong> gibi bir yukarı bir aşağı zıplayıp durur; <strong>orta gelir tuzağında patinaj</strong> yaparsın.</p>

<p>Sürdürülebilir büyümek tüm <strong>toplumların dilinde</strong> ancak herkesin harcı değil. Zira sürdürülebilirlik, <strong>söylemle </strong>değil<strong>, eylemle </strong>mümkün. Birbiriyle <strong>tutarlı</strong>, <strong>bütüncül</strong> yaklaşımla hazırlanmış, <strong>siyaset</strong> ve <strong>partiler üstü</strong> anlayışı benimsemiş toplumların harcı… Bizde ise <strong>içi boşaltılmış bir slogan</strong> yalnızca…</p>

<p><strong>SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME NE İŞİMİZE YARAYACAK?</strong></p>

<p><strong>1</strong>- Öncelikle fiyat istikrarın olur. Enflasyonun kontrol altındadır. Merkez bankası paranın dümenindedir. <strong>2</strong>- Büyüme sürdürülebildiği oranda refaha yansır. Kalıcı refahın birincil şartı da büyümenin sürmesidir. <strong>3</strong>- İşsizliğin düşüktür ve mesleki derinlikler, uzmanlıklar oluşmaya başlar. <strong>4</strong>- Özgürlükler artar. Piyasa ekonomisi içinde daha az yasaya ihtiyaç duyarsın. İktisadi düşünce özgürleşir. <strong>5</strong>- Cari fazla verirsin, altyapı yatırımlarına özkaynak temin eder, ithalata bağımlılığını azaltırsın. <strong>6</strong>- Yapay zekâ daha etkin kullanılır, yeni işler üretilir, katma değerli farklı alanlar geliştirilir.</p>

<p><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Sürdürülebilir büyümeye dair…</strong></p>

<p><strong><i>Mutluluk endeksi yükselir mi?</i></strong></p>

<p>Evet. Bu da seni <strong>göç veren ülke</strong> olmaktan çıkarır, daha fazla <strong>milletlerin cazibe merkezi</strong> haline gelirsin. Eğitim kurumların <strong>küresel markalar</strong> üretir, kültürel unsurların senin <strong>yumuşak gücün</strong> haline gelir.</p>

<p><strong><i>Toplumda hoşgörü artar mı?</i></strong></p>

<p>Refah artışı daha fazla <strong>bireyin uygarlık talebini</strong> tetikler. Bu da <strong>iş birliği kültürünü</strong> yüceltir. Ardından hoşgörü ortamında <strong>toplumsal barışın çimentosu</strong> oluşur. Çatışmalar yerini işbölümüne bırakır.</p>

<p><strong>NOT</strong></p>

<p><strong>BİZİM BÜYÜME MODELİMİZ CON AHMET’İN DEVRİDAİM MAKİNESİ</strong></p>

<p><strong>Con Ahmet</strong>’in devridaim makinesi; <strong>ürettiği enerjiden başka kaynak olmadan</strong> tükettiği enerjiyle <strong>sürgit hareket edebileceğini sanmanın</strong> sembolik ifadesidir. Dinamonun ürettiği elektrikle çalışan <strong>motorun</strong> aynı <strong>dinamoyu</strong> çevirmesi hali… Milyonlarca <strong>devridaim modeli</strong> denenmiş fakat hiç biri çalışmamıştır.</p>

<p><strong>BÜYÜME LÛGATI</strong></p>

<p><strong>Fiktif büyüme:</strong> Reelde katma değerin artmayışı fakat rakamların, hacimlerin, metriklerin yükselmesi</p>

<p><strong>Şişme:</strong> Hamile kadının karnı, gerçek büyümedir. Ancak gaz birikmiş bir karın da büyümüş denilebilir.</p>

<p><strong>İthal ikameci büyüme:</strong> Daha önce ithal edilen malların korumacı politikalarla içeride üretilmesi</p>

<p><strong>İstihdam dostu büyüme:</strong> İşsizlik oranlarını düşüren, yeni iş alanları yaratan, kalkındıran büyüme</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-bu-enflasyonla-surdurulebilir-buyuyebilir-miyiz</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/08/enflasyon-19.webp" type="image/jpeg" length="97635"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurumlar vergisinde hangi konularda ihtirazî kayıtla beyanda bulunmak ve dava açmak avantaj sağlayabilir?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kurumlar-vergisinde-hangi-konularda-ihtirazi-kayitla-beyanda-bulunmak-ve-dava-acmak-avantaj-saglayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kurumlar-vergisinde-hangi-konularda-ihtirazi-kayitla-beyanda-bulunmak-ve-dava-acmak-avantaj-saglayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugün ihtirazî kayıt konularını biraz açacağım ve sonuç alınma olasılığı yüksek olanları belirteceğim. Çünkü her ne kadar mükellef haklı olsa da daha önce açılan davalarda sonuç alınamayan bazı konular var.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify">Bunların başında finansman gider kısıtlamasına ilişkin davalar yer alıyor. Bu konularda tabii ki dava açılabilir, ancak olumlu sonuç alınabilme olasılığı son derece düşük </h3>

<p class="p2" style="text-align:justify">Değerli okurlar, 31 Mart 2026 tarihli yazımda 1 Nisan’da başlayan 2025 yılına ilişkin beyan döneminde kurumlar vergisinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini, önceki yıla göre nelerin değiştiğini ve ihtirazî kayıtla beyan edilebilecek konuları açıklamıştım.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Maalesef yargı, mükellefler ne kadar haklı olsa da bu konuda Maliye lehine kararlar veriyor! Bu konunun çözümünün yasal düzenlemeye kaldığını söylemek yanlış olmaz.</p>

<h3 style="text-align:justify">Danıştay’da vergi davalarına ilişkin temyiz başvurularına hangi daireler bakıyor?</h3>

<p class="p2" style="text-align:justify">Asıl konuya girmeden önce vergi davalarında temyiz başvurularını görüşmeye hangi dairelerin görevli olduğuna bakalım.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 19.07.2023 tarih ve 2023/33 sayılı Kararına göre; dava dairelerinden <strong>Üçüncü, Yedinci ve Dokuzuncu Daireler</strong> vergi dava dairesi; diğer dava daireleri ise idari dava dairesi olarak görev yapıyorlar.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Bu Kararla;</p>

<p class="p2" style="text-align:justify"><strong>Üçüncü Daire; </strong>gelir, kurumlar ve katma değer vergisi (ithalde alınan katma değer vergileri hariç) ile ilgili olarak, <strong>İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin vergi dava dairelerince </strong>verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvurularını,</p>

<p class="p2" style="text-align:justify"><strong>Yedinci Daire</strong>, gümrük ve ithale ilişkin vergilere, özel tüketim vergisine, gider vergilerine, motorlu taşıtlar vergisine, veraset ve intikal vergisine ilişkin davalar ile temyiz başvurularını,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="p2" style="text-align:justify"><strong>Dokuzuncu Daire </strong>ise gelir, kurumlar ve katma değer vergisi (ithalde alınan katma değer vergileri hariç) ile ilgili olarak, <strong>Adana, Ankara, Bursa, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Konya ve Samsun Bölge İdare Mahkemelerinin vergi dava dairelerince</strong> verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları ile damga vergisine, emlak vergisine, köy, belediye ve özel idare vergi, resim, harç ve payları ile bunların diğer gelirlerine ve bunlara ait tarifelere, Harçlar Kanununa ilişkin davalar ile ilgili temyiz başvurularını, çözümlemekle görevlendirilmiş bulunuyor.</p>

<h3 style="text-align:justify">İçtihatları Birleştirme Kurulu neden çalıştırılmıyor?</h3>

<p class="p2" style="text-align:justify">Danıştay’da iş bölümü konusuna şu nedenle girdim. Maalesef vergi dava daireleri (Üçüncü ve Dokuzuncu daireler) aynı konuda farklı kararlar verebiliyorlar ve son dönemlerde bunun sayısı çok arttı. İstanbul’da açılan davaların temyiz başvurularını görüşen Danıştay Dokuzunca Dairesinin mükellef aleyhine karar verdiği bazı konularda Danıştay Üçüncü Dairesi mükellef lehine karar verebiliyor.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Bu durumdan İstanbul’da kanuni merkezi bulunan mükellefler çok mağdur oluyorlar.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Yakında İstanbul’daki tüm mükellefler İstanbul’u terk ederlerse şaşırmayın! Çünkü merkezlerinin İstanbul’da olması yargıda aleyhlerine karar çıkması ile sonuçlanabiliyor. Anlayacağınız deprem tehlikesine ilave bir de bu sorun var!</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Bu durumun acilen çözüme kavuşturulması gerekir. Çünkü hukukta çözüm yolu düzenlenmiş bulunuyor.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Danıştay Kanununa göre; Danıştayın karar organlarından “<strong>İçtihatları Birleştirme Kurulu</strong>”, dava dairelerinin veya idari ve vergi dava daireleri kurullarının kendi kararları veya ayrı ayrı verdikleri kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık görüldüğü veyahut birleştirilmiş içtihatların değiştirilmesi gerekli görüldüğü takdirde, <strong>Danıştay Başkanının havalesi üzerine</strong>, Başsavcının düşüncesi alındıktan sonra işi inceler ve lüzumlu görürse, içtihadın birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkında karar vermekle görevli bulunuyor.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">İçtihatları Birleştirme Kurulunun içtihatların birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkında verdiği Resmi Gazete'de yayımlanan kararlarına, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idare uymak zorundalar.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">İçtihatların birleştirilmesi veya birleştirilmiş içtihatların değiştirilmesi; Danıştay Başkanı, konu ile ilgili daireler, idari ve vergi dava daireleri kurulları veya Başsavcı tarafından istenebiliyor.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Aykırı kararlarla ilgili kişiler/mükellefler de içtihatların birleştirilmesi için Danıştay Başkanlığına başvurabiliyorlar.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Ne yazık ki, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu son dönemlerde bölge idare mahkemelerinin kararları arasındaki aykırılığın giderilmesine yönelik çok sayıda karar vererek yargılama sürecine ciddi katkıda bulunurken, nedense İçtihatları Birleştirme Kurulu çalıştırılmıyor.</p>

<h3 style="text-align:justify">İhtirazî kayıtla beyan edilebilecek önemli konular</h3>

<p class="p2" style="text-align:justify">İhtirazî kayıtla beyan edilebilecek ve sonuç alınma olasılığı bulunan önemli konuları müesseseler itibarıyla aşağıda kısaca açıklayacağım.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Enflasyon düzeltmesi</strong></h3>

<ul class="ul1">
 <li class="li2" style="text-align: justify;">2023 ve önceki dönem mali zararlarının endekslenmiş tutarlar üzerinden mahsuba konu edilmesi gerektiği yönünde ihtirazî kayıt konulabilir. Çünkü bu husus kanunda açıkça düzenlenmiş bulunuyor. Vergi Usul Kanunu Madde 298/A-5’e göre, matrahın tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider, istisna ve geçmiş yıl malî zararlarının enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş tutarları ile dikkate alınması gerekiyor. Geçen yıl bu gerekçe ile açılan davalarda ilk derece mahkemelerinin olumlu yönde kararlarına rastlıyoruz. Tabi ki enflasyon düzeltmesi 2024 yılı sonuna kadar yapılarak mahsuba konu geçmiş yıllar mali zararları hesaplanmalıdır. Çünkü 2025 yılında enflasyon düzeltmesi kaldırıldığı için 2025 yılı için düzeltme yapılamaz.<br />
  </li>
 <li class="li4" style="text-align: justify;"><span class="s3">176 sayılı VUK Sirkülerinde, sermayeye eklenmiş olan öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesaplarının, tasfiye sebebiyle ortaklara dağılmış sayılacağı ve çekilmiş sayılan bu tutarların vergilendirilmesinde Kurumlar Vergisi Kanununun sermaye azaltımında vergilemeyi düzenleyen 32/B maddesi hükmünün dikkate alınacağına dair açıklamaların yasal dayanağı yok. Çünkü sermayeye eklenmiş olan öz sermaye kalemlerine ait enflasyon fark hesaplarının, tasfiye sebebiyle vergilendirileceğine dair ne Kurumlar Vergisi Kanununun tasfiyeye ilişkin 17’nci maddesinde ne de sermaye azaltımında vergilemeyi düzenleyen 32/B maddesinde herhangi bir hüküm yer almıyor. Bu nedenle tasfiye nedeniyle yapılacak tarhiyatlara dava açılmasını öneriyorum. Tasfiyenin sona ermesi nedeniyle yapılan kıst dönem kurumlar vergisi beyanları ile ortakların gelir vergisi beyanları için de ihtirazî kayıtla şerhi düşülebilir.</span><br />
  </li>
 <li class="li2" style="text-align: justify;">2023 enflasyon düzeltmesinden doğan karın dağıtılmasını engelleyen yasal bir düzenleme yoktur. Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesaplarının, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye (kurumlar vergisi + kar dağıtım stopajı + kar payı gelir vergisi) tâbi tutulacağı yolundaki hükmün bu yoruma dayanak alınması doğru değildir. Bence böyle bir durumda ihtirazî kayıt pahalı bir seçenektir. Tarhiyat riskini almak kanatimce daha doğru bir tercih olacaktır.<br />
  </li>
 <li class="li2" style="text-align: justify;">Amortismana tabi olmayan iktisadi kıymetlerin (arsa, iştirak hissesi, stoklar vs.) zararına satılması durumunda, 20 yıl önceki enflasyon düzeltmesinde uygulanan geçici 25 inci maddedekine benzer bir hüküm 2023 düzeltmesine ilişkin maddede yoktur. Bu nedenle, amortismana tabi olmayan iktisadi kıymetlerin satılması nedeniyle doğan zararın 2023 yılı düzeltmesine isabet eden kısmının matrahtan indirilemeyeceği yönündeki tebliğ düzenlemesi kanuna aykırıdır.<br />
  </li>
 <li class="li2" style="text-align: justify;">Enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş “<i>verilen depozito ve teminatlar</i>” ile “g<i>elecek dönemlere ait giderler</i>”in 2025 yılında kapatılmasından doğan 2023 enflasyon düzeltme farkından kaynaklanan giderlerin KKEG olarak dikkat alınması gerektiği görüşü hatalıdır. Çünkü kanunda bu konuda herhangi bir hüküm yoktur. Maliyenin yaklaşımı yasallık ilkesine aykırıdır.<br />
  </li>
 <li class="li2" style="text-align: justify;">Üç yıl içinde yenilenemeyen varlıklar için pasifte izlenen yenileme fonlarının 2023 düzeltmesi nedeniyle hesaplanan kısmının (enflasyon farkının) gelir olarak dikkate alınmaması gerekir. Çünkü kanunda bu konuda herhangi bir hüküm yoktur.<br />
  </li>
 <li class="li2" style="text-align: justify;">Başarısızlıkla sonuçlanan Ar-Ge projelerine ilişkin harcamaların 2023 yılı düzeltme farklarının KKEG olarak dikkat alınması görüşü de kanuna aykırıdır.<br />
  </li>
 <li class="li2" style="text-align: justify;">Devir ve tam bölünme gibi nedenlerle 2025 yılı için enflasyon düzeltmesi kaldırılmadan önce kıst dönem için beyanname verip enflasyon düzeltmesi yapanlardan <strong>fazladan matrah beyan edenler</strong> beyan süresi geçtiği için ihtirazî kayıtla beyanda bulunamasalar da yasal haklarını kullanabilirler. Çünkü beyanda bulundukları tarih itibariyle sadece geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesi yapılması yükümlülüğü kaldırılmış olmasına rağmen yıl sonu için düzeltmenin yapılması gerektiğine ilişkin yasal düzenleme yürürlükte idi. Bu gerekçe ile özelgede kıst dönem beyannameleri için düzeltme yapılması gerektiği yönünde görüş verilmişti. Sonra yıl bitmek üzereyken yasayla 2025 yılı için düzeltme zorunluluğu kaldırıldı. Bu nedenle, 2025 yılında verilen kıst dönem beyannamelerine ilişkin olarak enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan fazla ödenmiş vergiler için düzeltme/şikayet ve dava yoluna gidebilirler. Esasen bu gibi durumların yasal düzenlemenin yapılması sırasında dikkate alınması gerekir. İlgili düzenlemeye, önceden verilmiş beyannameler için bir hüküm koymak o kadar zor mudur?</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Nakit sermaye artışına ilişkin faiz indirimi</h3>

<p class="p2" style="text-align:justify"><strong>Borç ödeme ve sermaye artışının eşanlı yapılması</strong>: Ortağa borcun ödenmesiyle sermaye artırımı iki ayrı işlem olduğu için düzenlemeden faydalanılması gerekir. Kar dağıtımı sonrasında yapılacak artırımların da indirimden yararlanabilmesi gerektiği açıktır.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify"><strong>Borcun sermayeye eklenmesi</strong>: Kanuni düzenleme sadece öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklendiği durumda indirime izin vermemektedir. Borcun sermayeye halinde de indirim uygulamasından yararlanılabilmesi gerekir. Çünkü bu seçenek, önce borcun ödenip sonrasında nakit sermaye artışı yapılmasıyla aynı sonucu doğurur ki, yukarıda değindiğimiz gibi bunun önünde yasal hiçbir engel yoktur. Borcun sermayeye eklenmesi ile öz kaynakların güçlendirildiği açıktır ve bu işlem indirimin getirilme gerekçesi ile uyumludur. Bu konuda Danıştay Dokuzuncu Dairesinin kararı olumlu yönde iken, Üçüncü Daire ve VDDK’nın görüşü ise olumsuz yönde.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify"><strong>Aynı takvim yılı içerisinde sermayeye dönüştürülemeyen sermaye avansları</strong>: İlgili tebliğ sermaye avanslarının aynı hesap dönemi içerisinde sermaye olarak tescil edilmemesi durumunda indirimden faydalanılmayacağını belirtmektedir. Tebliğle getirilen böyle bir süre sınırının yasal hiçbir dayanağı yoktur.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify"><strong>Yatırımları nedeniyle aktif gelir elde etmeyen şirketler</strong>: Gelirlerinin yüzde 25 veya fazlası pasif nitelikli gelirlerden oluşan şirketlerde indirim oranı sıfır olarak uygulanmaktadır. Özellikle yatırım aşamasındaki şirketler açısından bu durum hakkaniyete aykırı sonuç vermektedir.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify"><strong>Emisyon primi</strong>: Emisyon primi üzerinden faiz indirimi hesaplanabilmelidir. Çünkü bu yolla kurumlara ödenen paralar ortak alacağı niteliğinde olmayıp şirketin öz kaynağını artıran bir iç kaynaktır. Bu kaynak sonradan sermayeye eklendiğinde mevcut ortaklar payları oranında sermaye payını iktisap ederler. Özellikle sonradan sermaye artırımına konu edilmiş emisyon primleri için ihtirazî kayıtla beyanı öneriyorum. Bu konuda Üçüncü Dairenin kararı olumlu, ancak ilgili bölge idare mahkemesi kararında direndiği için dosya VDDK gündeminde. Son dönemlerde VDDK kararlarının çoğunun mükellef aleyhine çıktığını düşününce olumlu karar verilmesi olasılığını çok yüksek görmüyorum, ancak yine de bu konunun ihtirazî kayda konu edilmesinin ciddi şekilde değerlendirilmesini öneriyorum. Yukarıda ifade ettiğim üzere, özellikle dava açmadan önce emisyon priminin sermayeye eklenmesi önemlidir. Çünkü neticede ortaklar tarafından ödenen paralar sermayeye dönüşmüş olacaktır.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify"><strong>Nakit sermaye artırımı ile taşınmaz satın alınması</strong>: Yapılan nakit sermaye artışı ile sağlanan kaynakla <strong>taşınmaz yatırımı yapılması</strong> halinde, düzenlemeye göre faiz indiriminden yararlanılamıyor. Ancak satın aldığı taşınmazları yatırım amacıyla almayıp faaliyette kullanmak (örneğin ofis olarak veya ticari faaliyeti gayrimenkul geliştirme olan şirketlerde inşaat projelerinde kullanılmak) için satın alınan taşınmazlar indirimden yararlanmaya engel teşkil etmez. Bu konuda olumlu yargı kararlarına rastlıyoruz.</p>

<h3 style="text-align:justify">Örtülü sermayede karşı taraf düzeltmesi</h3>

<p class="p2" style="text-align:justify">Maliye örtülü sermaye kapsamında ödenen faizlerin kâr payı olarak değerlendirilmesi neticesinde borç veren kurumun elde ettiği faiz gelirinin de iştirak kazancı kapsamında vergiden istisna edilebilmesi için, borç alan kurumun ortaya çıkan vergileri ödemiş olması şartını aramaktadır. Oysa, borç alan kurumun bu tutarları KKEG yapması dönem matrahını artırmakta (ve dolayısıyla devreden mali zararı azaltmakta) olduğundan, ayrıca ödeme şartına gerek yoktur.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Bu konuda Danıştay Daireleri arasında da görüş ayrılıkları yaşanmaktadır. İnanması çok zor ama İzmir’de kayıtlı mükellefler için Üçüncü Daire mükellef lehine kararlar verirken, İstanbul’daki mükellefler için verilen Dokuzuncu Daire kararları olumsuzdur.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Diğer yandan bir özelgede, ilgili dönemde; borç alan kurum nezdinde hesaplanan ve ödenen kurumlar vergisi çıkmadığı için borç veren kurum nezdinde düzeltmeye konu edilememiş tutarların, izleyen dönemlerde de düzeltmeye konu edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmektedir. Bu özelge de kanuna aykırıdır.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Bu görüşü anlamak mümkün değil, çünkü yasal düzenleme, sonradan matrah oluştuğunda matrahın oluştuğu dönemde ve oluşan matrahla sınırlı olarak düzeltme yapılabilmesini gerektirir. Yani istisnadan matrahın oluştuğu ve ödemenin yapıldığı dönemde yararlanılabileceği çekişmesizdir.<br />
 </p>

<h3 style="text-align:justify">Taşınmaz ve iştirak satışlarında istisna oranının düşürülmesi</h3>

<p class="p2" style="text-align:justify">Taşınmaz satışında kurumlar vergisi istisnası 7456 sayılı Kanunla 15 Temmuz 2023’ten itibaren kaldırıldı. Bu tarihten önce aktifte yer alan taşınmazlar için istisna devam ettirildi, ancak oranı yüzde 50’den yüzde 25’e düşürüldü.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">2025 yılında 15 Temmuz 2023’ten önce iktisap edilmiş taşınmaz satış yapan kurumlar, 2024 yılı beyannamelerini bu husus bakımından ihtirazî kayıtla vererek, hukuki öngörülebilirlik ilkesi kapsamında Anayasaya aykırılık gerekçesiyle dava açabilirler.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Bilindiği gibi, Anayasamıza göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, “somut norm denetimi” denilen itiraz yoluyla AYM’ye itiraz konusu kuralın iptali istemiyle başvurabiliyor ve AYM’nin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakabiliyor.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Geçmişte yatırım indirimini kazancın yüzde 25’i ile sınırlayan düzenleme Anayasa Mahkemesince iptal edilmişti.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">İştirak satışında kurumlar vergisi oranı ise 9160 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yüzde 75’ten yüzde 50’ye düşürüldü. Ancak düzenlemenin yapıldığı 27.11.2024’ten önce iktisap edilmiş iştirak hisseleri için kazanılmış haklar korunmadı. Bu nedenle, 2025 yılında satılan ve istisnadan yüzde 75 yerine yüzde 50 oranında yararlanılan iştirak hissesi satışları için de ihtirazî kayıtla beyanda bulunulabilir.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Taşınmaz ve iştirak hissesi satış zararlarının istisna uygulanmayan orana isabet eden kısımlarının (yani taşınmazlarda yüzde 75’inin, iştirak hisselerinde yüzde 50’sinin) KKEG yapılmayıp matrahtan indirilebilmesi gerektiği gerekçesiyle geçmişte açılan davalar mükellefler aleyhine sonuç verdiği için son dönemlerde bu konu ihtirazî kayda konu edilmiyordu. Ancak Üçüncü Dairenin yakın zamanda verdiği bir olumlu karar bu zararların tekrar ihtirazî kayda konu edilmesini gündeme getirdi.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Ayrıca son dönmelerde istisna kapsamındaki satıştan sağlanan bedelin kullanımı ile ilgili de eleştiriler yapılmaya başlandı. “Bağlı değerin bağlı değere dönüşmesi” gerekçesiyle yapılan bu tarhiyatlarda konunun özelliklerinin yeterince değerlendirilmediği ve ekonomik analiz yapılmadığını düşünüyorum. <br />
 </p>

<h3 style="text-align:justify">Uyumlu mükelleflerde yüzde 5 vergi indirimi</h3>

<p class="p2" style="text-align:justify">Bu konuda açılan davalarda yargının mükellef hakları yönünden çok yerinde kararlar vermekte olduğunu gözlemliyoruz. Bu nedenle yüzde 5 vergi indirimi ile ilgili aşağıdaki konularda mutlaka ihtirazî kayıt ve dava seçeneğini öneriyorum:</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">* Kesinleşen tarhiyat kavramına cezalar da dahil midir? (3. Dairenin kararları olumlu yönde ancak çok sayıda olumsuz vergi mahkemesi kararı var)</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">* Süresinde verilmemiş olan beyannamenin pişmanlık ile verilmesi indirimden yararlanmaya engel değildir. Çünkü pişmanlıkla beyan durumu süresinde verilen beyanname ile aynı noktaya getirir. Gecikmenin telafisi pişmanlık zammı ile yapılır. Buna ilaveten yüzde 5 indirimden yararlandırmamak haksızlık olur. (Çok sayıda olumlu karar vardır)</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">* İkmalen, re’sen veya idarece yapılmış tarhiyatlarda 3 yıllık sürenin hesabı.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">* Boş beyannamenin verilmemiş olması indirimden yararlanmaya engel teşkil etmez. Ayrıca beyanname verilmemesine rağmen vergi ziyaı yoksa veya ödenecek vergi çıkmıyorsa bu durum larda indirimden yararlanmaya engel değildir.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">* Bölünme ve devirde hem bölünen/devrolunan hem de devralanın 3 yıl şartını sağlaması zorunlu olmamalıdır. Ben bölünme ve devir gibi yeniden yapılanma düşünenlere, eğer yapılanma ihtiyacı acil değilse bu riske girmemelerini ve dava ile uğraşmamalarını öneriyorum. (Bu konuda olumsuz özelge var, ancak yargı kararları olumlu yönde)</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Uyumlu mükelleflere sağlanan yüzde 5 vergi indirimi uygulamasında düzeltilmesi gereken hususları ayrıntılı olarak irdelediğim, geçen yıl yazdığım bir <a href="https://t24.com.tr/yazarlar/erdogan-saglam/uyumlu-mukelleflere-saglanan-yuzde-5-vergi-indiriminde-duzeltilmesi-gereken-hususlar,50088" rel="nofollow"><span class="s4">yazıya</span></a> buradan ulaşmanız mümkündür.</p>

<h3 style="text-align:justify">İştiraklerin tasfiyesinden doğan zararlar</h3>

<p class="p2" style="text-align:justify">İştirak tasfiyesinden doğan zararlara ilişkin davalar geçmişte yargıda mükellefler lehine karara bağlanırken, sonradan ibre aleyhe dönmüştü. Son durumda yeniden eski olumlu karara dönüş yaşandı. Bu nedenle, söz konusu zararların kazançtan indirilebileceğini, ihtirazî kayda gerek olmadığını düşünüyorum.<br />
 </p>

<h3 style="text-align:justify">Finansman gider kısıtlaması</h3>

<p class="p2" style="text-align:justify">Finansman gider kısıtlamasına (FGK) ilişkin açılan çoğu davada mükelleflerin haklı olduğunu düşünüyorum, ancak maalesef yargı bu konuda idare lehine kararlar vermeye devam ediyor. Başka bir ifadeyle bu konuda açılan davalar sonuç vermiyor.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Bu nedenle 2025 yılına ilişkin olarak bu konuyla ilgili itirazı kayıtla beyanda bulunulmasını önermiyorum.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Ancak ihtirazî kayda istinaden açılacak davanın ciddi bir maliyeti olmadığından, olumsuz içtihadın değişebileceği olasılığını dikkate alarak dava konusu edilmesi tabii ki denenebilir. Çünkü yukarıda iştirak tasfiyesinden doğan zararlar da olduğu gibi yargı sonradan görüş değiştirebilir.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Geçmişte damga vergisi konusunda yargı olumlu yaklaşımını kanunda yer almadığı halde tüm dairelerin katılımıyla yaptığı toplantıda içtihat değişikliğine karar vererek sürecin mükellef aleyhine dönmesine neden olmuştu.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Ortada içtihadı birleştiren veya değiştiren bir karar olmadığı sürece verilen her kararın değişmesi olanak dahilindedir. VDDK kararlarının aksi yönünde verilen çok sayıda dava dairesi kararının varlığını hepimiz biliyoruz.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Belki bir süre ara verdikten sonra FGK’ya ilişkin davalara devam edilebilir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bu yazı için son sözlerim…</strong></p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Yukarıda açıkladığım konular dışında çok sayıda münferit ihtirazî kayıt konusu vardır. Bazı konular bazı faaliyetlere özgüdür. Yukarıda genel konulara değinmeye çalıştım.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Beyannamelerini ihtirazî kayıt koymadan vermiş olanlar, beyan süresi içinde bir düzeltme beyannamesi vererek ve bu beyannameye ihtirazî kayıt şerhini koyarak bu imkânı kullanabilirler.</p>

<p class="p2" style="text-align:justify">Bu yazıyı hazırlarken değerli meslektaşım Yeminli Mali Müşavir <strong>Ender İnelli</strong> kardeşimin görüşlerinden çok yararlandım. Kendisine çok teşekkür ederim…</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24 | Erdoğan SAĞLAM</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kurumlar-vergisinde-hangi-konularda-ihtirazi-kayitla-beyanda-bulunmak-ve-dava-acmak-avantaj-saglayabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/dava-5.jpg" type="image/jpeg" length="37100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hibrit araçlarda ÖTV tartışması: Vergi hatası mı, hukuki ihtilaf mı?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/hibrit-araclarda-otv-tartismasi-vergi-hatasi-mi-hukuki-ihtilaf-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/hibrit-araclarda-otv-tartismasi-vergi-hatasi-mi-hukuki-ihtilaf-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hibrit ve menzil uzatıcı araçlara ilişkin ÖTV tartışmaları Vergi Usul Kanunu anlamında bir vergi hatası olarak değil, teknik verilerin ve tarife hükümlerinin yorumunu gerektiren bir hukuki ihtilaf olarak değerlendirilmeli...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class="p1" style="text-align:justify">Benzinli ve elektrik motorunu birlikte barındıran hibrit araç sahipleri, bu araçların yüzde 80 yerine yüzde 10 ÖTV’ye tabi olması gerektiği iddiasıyla önce vergi idaresine başvuruyor; sonuç alamadıklarında ise yargı yoluna gidiyorlar. Uyuşmazlığın temelinde, bu araçların <strong>sadece elektrikli araç</strong> kapsamında mı değerlendirileceği, yoksa <strong>hibrit araç</strong> olarak yüksek ÖTV oranına mı tabi olacağı sorusu yer alıyor.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Gelir İdaresi, uygulamada bu tür araçları çoğu durumda benzinli araç gibi değerlendirerek yüzde 80 oranında ÖTV tahakkuk ettiriyordu. Mükellefler ise bunun bir <strong>vergi hatası</strong> olduğunu, dolayısıyla daha düşük oran olan yüzde 10 üzerinden vergilendirme yapılması gerektiğini ileri sürerek düzeltme-şikâyet yoluna başvurmakta; olumsuz sonuç alınması hâlinde de yargı yoluna gitmektedirler.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu noktada yargı kararları arasında uzun süredir devam eden bir görüş ayrılığı bulunuyordu. Bazı vergi mahkemeleri, söz konusu uyuşmazlığı <strong>vergi hatası</strong> olarak nitelendirip fazla tahsil edilen ÖTV’nin iadesine karar verirken; birçok mahkeme ise olayın hukuki yorum gerektirdiğini, bu nedenle düzeltme-şikâyet yoluyla çözülemeyeceğini belirterek davaları reddediyordu. Aynı ayrışma bölge idare mahkemeleri düzeyine de yansımıştı.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Son olarak konu Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun önüne geldi. Kurul, 22 Ekim 2025 tarihli ve E.2025/16, K.2025/18 sayılı kararıyla, benzinli ve elektrik motoru bulunan araçlara ilişkin bu tartışmanın <strong>vergi hatası</strong> kapsamında değerlendirilemeyeceğine, uyuşmazlığın hukuki nitelikte bir ihtilaf olduğuna hükmetti. Bu nedenle düzeltme-şikâyet yoluyla iade talebinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldı.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Kararın temel yaklaşımına göre, hibrit araçlarda uygulanacak ÖTV oranı, teknik özelliklerin ve tarife hükümlerinin yorumlanmasını gerektirdiğinden, ortada açık ve tartışmasız bir vergilendirme hatası değil; hukuki değerlendirme gerektiren bir uyuşmazlık bulunmaktadır. Bu nedenle idari düzeltme mekanizması değil, yargısal denetim yolu işletilmelidir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bununla birlikte karar oybirliğiyle alınmış değil. <strong>Karşı oy</strong>, meselenin yorumdan ziyade teknik bir tespit olduğunu savunuyor. Bu görüşe göre, incelenen araçlarda benzinli motor tekerleklere doğrudan güç aktarmamakta; yalnızca elektrik üretimi için çalışmakta ve aracın hareketi tamamen elektrik motoru tarafından sağlanmaktadır. Bu teknik yapı dikkate alındığında, aracın sadece elektrikli araç olarak değerlendirilmesi gerektiği ve yüzde 10 ÖTV uygulanmasının zorunlu olduğu ileri sürülmektedir. Bu nedenle yüzde 80 oran üzerinden yapılan vergilendirmenin açık bir vergi hatası oluşturduğu görüşü dile getirilmektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Öte yandan yargıdaki tartışma Danıştay kararıyla tamamen sona ermiş değil. Nitekim bazı vergi mahkemeleri benzer uyuşmazlıklarda farklı yönde değerlendirmeler yapmaya devam etmektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Buna örnek olarak Ankara 5. Vergi Mahkemesi’nin 29.12.2025 tarihli bir kararı gösterilebilir. Mahkeme, menzil uzatıcı sistemli bir araçta benzinli motorun tekerleklere mekanik güç aktarmadığını, yalnızca elektrik üretmek amacıyla çalıştığını; aracın hareketinin tamamen elektrik motoru tarafından sağlandığını kabul etmiştir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Mahkemeye göre ÖTV Kanunu’ndaki <strong>sadece elektrik motorlu araç</strong> ifadesi, araçta içten yanmalı motor bulunmamasını değil, aracın hareketinin yalnızca elektrik motoru ile sağlanmasını ifade etmektedir. Bu nedenle teknik olarak elektrik motoruyla hareket eden bu araçların yüzde 10 ÖTV dilimine tabi olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu yaklaşım çerçevesinde Ankara 5. Vergi Mahkemesi, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun benimsediği yaklaşımdan farklı olarak, uyuşmazlığı yalnızca bir yorum farklılığı olarak değil, aynı zamanda açık bir vergilendirme hatası olarak değerlendirmiş; bu kapsamda düzeltme-şikâyet yolunun açık olduğu kabul edilerek fazla tahsil edilen ÖTV ile buna bağlı KDV’nin iadesine karar vermiştir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Özetle hibrit ve menzil uzatıcı araçlara uygulanan ÖTV oranı tartışması, bir yandan Danıştay düzeyinde <strong>bir hukuki ihtilaf</strong> olarak görülürken, diğer yandan bazı ilk derece mahkemeleri tarafından <strong>açık vergi hatası</strong> olarak değerlendirilmeye devam etmektedir. Bu durum, konuya ilişkin içtihat birliğinin henüz tam anlamıyla sağlanamadığını da göstermektedir.</p>

<div class="article-inline-ad-wrapper" style="text-align:justify"></div>

<p class="p1" style="text-align:justify"><strong>Genel değerlendirme </strong></p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Hibrit ve menzil uzatıcı sistemli araçlara ilişkin ÖTV uyuşmazlıkları, görünüşte teknik bir sınıflandırma tartışması gibi ortaya çıksa da esasında Vergi Usul Kanunu anlamında vergi hatası kavramının sınırlarının nerede başlayıp nerede sona erdiğine ilişkin temel bir hukuki tartışmayı da içermektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Düzeltme ve şikâyet yoluna konu olabilecek <strong>vergi hataları</strong>, idare ya da yargı merciinin Vergi Usul Kanunu’nun 3’üncü maddesinde yer alan yorum yöntemlerine başvurmaksızın, ilk bakışta açıkça tespit edebileceği nitelikteki vergilendirme hatalarıdır. Buna karşılık, uyuşmazlığın çözümü maddi olayların değerlendirilmesini ve mevzuatın yorumlanmasını gerektiriyorsa, ortada vergi hatası değil, bir <strong>hukuki uyuşmazlık</strong> bulunduğu kabul edilir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu hususta Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 22 Ekim 2025 tarihli kararı, bu sınırın belirlenmesi açısından belirleyici niteliktedir. Kurul, söz konusu uyuşmazlığın çözümünün araçların teknik özelliklerinin değerlendirilmesini ve ÖTV tarifesinin yorumlanmasını gerektirdiğini açıkça ortaya koyarak, bu tür ihtilafların <strong>ilk bakışta anlaşılabilir açık bir vergi hatası</strong> niteliğinde olmadığını kabul etmiştir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu yaklaşımın sonucu olarak, ÖTV oranına ilişkin tartışmaların düzeltme-şikâyet mekanizması kapsamında değil, hukuki ihtilaf kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır. Nitekim Danıştay çoğunluk görüşü, hukuki yorum farklılığı bulunan alanlarda vergi hatası kurumunun işletilemeyeceğini açık biçimde vurgulamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="p1" style="text-align:justify">Buna karşılık <strong>karşı oy gerekçesi</strong>, uyuşmazlığı teknik bir tespit meselesi olarak ele alarak daha mükellef lehine bir çerçeve çizmekte ve bazı durumlarda vergilendirme işleminin açık bir hata niteliği taşıyabileceğini savunmaktadır. Ancak bu görüş, Kurulun çoğunluk yaklaşımı karşısında bağlayıcı nitelikte değildir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Öte yandan Ankara 5. Vergi Mahkemesi’nin 29.12.2025 tarihli bir kararı, benzer teknik değerlendirmeler üzerinden farklı bir sonuca ulaşarak, menzil uzatıcı sistemli araçlarda benzinli motorun tekerleklere güç aktarmadığı ve aracın fiilen elektrik motoruyla hareket ettiği tespiti üzerinden yüzde 10 ÖTV uygulanması gerektiğini kabul etmiştir. Bu yönüyle karar, ilk derece mahkemesi düzeyinde farklı bir değerlendirme içeren istisnai bir karar niteliğindedir</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Ancak bu karar dahi, uyuşmazlığın özünde teknik verilerin ve tarife hükümlerinin yorumuna dayandığını göstermekte; dolayısıyla sorunun niteliğini <strong>basit bir vergi hatası</strong> seviyesine indirmemektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu çerçevede genel tablo birlikte değerlendirildiğinde, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun ortaya koyduğu yaklaşımın, uyuşmazlığın niteliğini belirlemede esas alınması gerektiği; dolayısıyla hibrit ve menzil uzatıcı araçlara ilişkin ÖTV tartışmalarının Vergi Usul Kanunu anlamında bir vergi hatası olarak değil, teknik verilerin ve tarife hükümlerinin yorumunu gerektiren bir hukuki ihtilaf olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24 | Murat BATI</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/hibrit-araclarda-otv-tartismasi-vergi-hatasi-mi-hukuki-ihtilaf-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/hibrit-arac.webp" type="image/jpeg" length="94046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yemek siparişlerinde yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yemek-siparislerinde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yemek-siparislerinde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı'nın hayata geçirdiği yeni düzenleme ile, yemek sipariş platformlarının, restoranlardan tahsil ettiği tüm hizmet bedelleri şeffaf hale getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yemek sipariş platformlarıyla ilgili Ticaret Bakanlığı'ndan önemli bir düzenleme geldi.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, elektronik ticaret pazar yerleri tarafından restoranlardan tahsil edilen tüm bedellerin, hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde, hizmet kalemleri bazında ayrıntılı olarak her bir restoranın kendi satıcı paneli üzerinden gösterilmesi zorunlu hale getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu düzenleme sayesinde işletmeler ilk kez tüm maliyet bileşenlerini açık, net ve karşılaştırılabilir biçimde görebilecek; böylece ticari kararlarını daha sağlıklı ve bilinçli şekilde verebilecek.</p>

<p>Diğer taraftan, siparişin onaylanması aşamasında tüketiciye; siparişin restorandan kendisine ulaştırılması sürecinde tahsil edilen giderlerin komisyon, taşıma, görünürlük ve benzeri hizmet bedellerinden oluşabileceğine dair genel nitelikte ve bilgilendirici bir çerçeve sunulacak.</p>

<p><strong>Aracılık hizmeti kapsamındaki hizmetler için ilave bedel alınamayacak</strong></p>

<p>Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan düzenleme ile aracılık hizmetinin doğası gereği sunulması gereken pazar yeri tarafından siparişin alınması ve restorana iletilmesi, ödeme işlemleri ve temel altyapı gibi temel hizmetler karşılığında ek bir bedel talep edilmesinin önüne geçiliyor.</p>

<p>Kampanyalara katılımın tek başına bir ücretlendirme unsuru haline getirilmesi uygulamasına son verilerek, işletmeler üzerindeki mali yüklerin azaltılması hedefleniyor.</p>

<p>İndirimin yalnızca restoran tarafından yapılması durumunda komisyon bedeli tüketici tarafından ödenen toplam tutar üzerinden hesaplanacak; indirimin restoran ve pazar yeri tarafından birlikte karşılanması halinde ise komisyon, tüketicinin ödediği tutara yalnızca pazar yeri tarafından sağlanan indirim tutarının eklenmesi suretiyle belirlenen tutar üzerinden hesaplanacak.</p>

<p><strong>Ek hizmet ve kampanyalarda gönüllülük esas olacak</strong></p>

<p>Genelge ile getirilen en kritik düzenlemelerden biri de, restoranların kampanya, indirim, reklam ve benzeri uygulamalara katılımının tamamen gönüllülük esasına bağlanması oldu.</p>

<p>Katılım sağlamayan restoranlara herhangi bir yaptırım uygulanması mümkün olmayacak.</p>

<p><strong>Bloomberg HT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yemek-siparislerinde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/09/yemek-kuryesi.webp" type="image/jpeg" length="38072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ANALIK İZNİ 15 NİSAN'DA DEVREYE GİRİYOR]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/analik-izni-15-nisanda-devreye-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/analik-izni-15-nisanda-devreye-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Analık iznini 24 haftaya çıkaracak düzenlemenin salı günü kabul edilmesi ve en erken 15 Nisan'da yürürlüğe girmesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<blockquote style="text-align: justify;">Geçtiğimiz perşembe günü TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesi beklenen analık izninin uzatılmasına yönelik kanun teklifi, genel kurulda karar yeter sayısının bulunamaması nedeniyle ertelendi. Teklif önümüzdeki hafta salı günü görüşülecek. Genel kurulda görüşmeler başladığında kanun teklifinin tüm maddelerinin görüşülmesi bitene kadar genel kurul çalışmaya devam edecek. Dolayısıyla salı günü büyük ihtimalle teklif genel kurulda kabul edilecek. Diğer yandan salı günü teklif kabul edildikten sonra Kanunun Cumhurbaşkanı tarafından imzalanması sonrası düzenleme en erken 15 Nisan'da yürürlüğe girecek. Düzenleme yasalaştıktan sonra doğum iznine ayrılacak işçi ve memur kadınlar, 24 haftalık analık izninden yararlanacaklar. Diğer yandan şu an doğumu bekleyen anneler de düzenlemenin en geç iki hafta içerisinde Resmi Gazete'de yayımlanması ile doğumdan sonra 16 haftalık izinden yararlanacaklar. Ancak şu an evde çocuğuyla birlikte olan ve analık izni bitmek üzere olan yeni annelerin gözü kulağı Meclis'te.</blockquote>

<h3 style="text-align:justify">24 hafta detayı</h3>

<blockquote style="text-align: justify;">Analık izninin uzaması hali hazırda analık izninde olan kadın çalışanları da ilgilendiriyor. Düzenleme yasalaştığında analık izni devam eden kadınlar uzayan izinden yararlanacak. Düzenleme Resmi Gazete'de yayımlanmadan önce analık izni biten ve işe dönen bir kadın çalışan ise ne yazık ki uzayan izin süresinden yararlanamayacak. Diğer yandan düzenlemenin Resmi Gazete'de yayımlanmasından bir gün önce izni sona eren kadın çalışan 8 hafta daha çocuğuyla birlikte olabilecek ve izin hakkından yararlanabilecek. Bir günlük mağduriyetlerin engellenmesi adına bu konuda bir düzenlemeye ihtiyaç var. Genel Kurul aşamasında kanun teklifine eklenecek bir geçiş hükmü ile doğumun üzerinden 24 haftalık süre geçmemişse kadın çalışanların eksik kalan süreyi tekrar kullanma hakkı sağlanabilir. Bu şekilde çocuğun doğum tarihi baz alınmış olur. Doğumdan sonra 24 hafta geçmemişse anne uzayan süreyi kullanabilir.</blockquote>

<h3 style="text-align:justify">Gözler SGK'da: elini çabuk tutmalı</h3>

<blockquote style="text-align: justify;">Kanun teklifinin yasalaşması sonrası gözler SGK'ya çevrilecek. Analık iznini uzaması ile analık izninde annelere ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin de süresi uzayacak. Dolayısıyla SGK'nın da hızlıca ilgili genelgelerde değişiklik yapması gerekecek. Bu sayede hem analık izni 24 haftaya çıkacak hem de anneler bu uzayan süre için geçici iş göremezlik ödeneği ödenecek. Yeni annelerle birlikte işçi babalar da düzenlemeyi bekliyor. İşçiler için babalık izni süresi 5 günden 10 güne çıkartılacak. Düzenleme Resmi Gazete'de yayımlandığında 5 günlük süre içerisinde olan babalar 5 gün daha babalık izni kullanabilecekler.</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Akşam | Okan Güray BÜLBÜL</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/analik-izni-15-nisanda-devreye-giriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/02/dogum-borclanmasi.webp" type="image/jpeg" length="88926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yaşlılık tsunamisi sağlık sigortasını boğuyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yaslilik-tsunamisi-saglik-sigortasini-boguyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yaslilik-tsunamisi-saglik-sigortasini-boguyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre, 65 yaş ve üzeri nüfus 2019’da 7 milyon 550 bin 727 kişiydi. Son beş yılda bu sayı yüzde 20.7 artarak 2024’te 9 milyon 112 bin 298 kişiye ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="isPasted" style="text-align:justify">Yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranı 2019’da yüzde 9.1 iken 2024’te yüzde 10.6’ya, 2025’te ise yüzde 11.1’e yükseldi.</p>

<p style="text-align:justify">TÜİK’in nüfus projeksiyonları alarm veriyor: 2030’da yüzde 13.5, 2040’ta yüzde 17.9, 2060’ta yüzde 27, 2080’de yüzde 33.4 ve 2100’de yüzde 33.6 olacak.</p>

<p style="text-align:justify">Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 65 yaş üstünü yaşlılık dönemi kabul ediyor. Ülkemizde bu oran yüzde 10’u aştığı için artık ‘yaşlı ülke’ statüsüne girdik.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>SAĞLIK HARCAMALARI KATLANIYOR</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yaşlı nüfusun artması işgücünü ve sosyal güvenlik sistemini zorluyor. Özellikle genel sağlık sigortasının yükü her geçen gün ağırlaşıyor. Yaşlı vatandaşlar gençlere göre kronik hastalıklar, hareket kısıtlılıkları, demans gibi sorunlarla daha sık karşılaşıyor. Düzenli doktor kontrolü, ilaç kullanımı ve hastane yatışları kaçınılmaz hale geliyor.</p>

<p style="text-align:justify">65 yaş üstü bireyler sağlık hizmetlerinden gençlere göre 2-3 kat daha fazla yararlanıyor. Bu durum evde bakım ve huzurevi ihtiyacını da artırıyor. SGK verileri açıkça gösteriyor: Genel sağlık sigortası harcamaları adeta roket gibi yükseliyor.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>PROAKTİF ADIMLAR ATMAK ŞART</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sosyal güvenlik sistemimizde genel sağlık sigortası sayesinde vatandaşların yüzde 99’u kapsama alındı. Ancak bu geniş kapsama rağmen harcamalar kontrolden çıkıyor. 2022’de 283 milyar 224 milyon TL olan sağlık harcamaları, 2023 sonunda yüzde 95.3 artarak 553 milyar 143 milyon TL’ye fırladı. 2024 sonunda bu rakam yüzde 77.3 daha artarak 980 milyar 870 milyon TL oldu. Bu tutarın yüzde 67.6’sı tedavi harcamalarından, yüzde 32.4’ü ise ilaç, reçete ve diğer giderlerden oluştu.</p>

<p style="text-align:justify">2025 sonunda harcamalar yüzde 38 artarak 1 trilyon 353 milyar 134 milyon TL seviyesine ulaştı. Bu kez tedavi giderleri yüzde 68.5’lik pay aldı, ilaç ve diğer harcamalar ise yüzde 31.5’te kaldı.</p>

<p style="text-align:justify">Sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşması ve yaşlanmaya bağlı tedavi-ilaç ihtiyacının patlaması, bu tabloyu yarattı. Ekonomik denge için harcamaları yakından izlemek ve proaktif adımlar atmak şart.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>AKTİF-PASİF ORANI DA DÜŞÜYOR</strong></p>

<p style="text-align:justify">EYT düzenlemesiyle birlikte aktif-pasif oranı 2022’de 2.01 iken 2023’te 1.66’ya, 2024’te 1.61’e geriledi. 2025’te hafif toparlanmayla 1.63’e çıktı. Ancak yaşlanma ve düşük doğum oranları nedeniyle bu oranların önümüzdeki yıllarda daha da bozulacağı aşikar.</p>

<p style="text-align:justify">Ülkemiz yaşlanıyor ve genel sağlık sigortası yükü her geçen yıl katlanıyor. Bu gidişat değişmezse sosyal güvenlik sistemimiz sürdürülebilirliğini kaybedebilir. Ancak doğru politikalarla – koruyucu sağlık, geniş kapsama ve akılcı harcama yönetimiyle – bu yükü hafifletebiliriz.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>NE YAPMALIYIZ?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Öncelikle sağlıklı yaşlanma ve koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmeliyiz. Risk faktörlerini belirleyip akılcı bir sağlık geri ödeme politikası oluşturmalıyız. Gelir düzeyi düşük ücretsiz aile çalışanları, mevsimlik tarım işçileri gibi sigorta dışı kalan grupları kapsama alarak bağımlı nüfusu azaltmalıyız.</p>

<p style="text-align:justify">SGK’nın dijital dönüşüm, veri yönetimi, insan kaynağı ve mevzuat çalışmalarını bütüncül bir yaklaşımla sürdürmesi gerekiyor. Akılcı ilaç kullanımı, ilaç ve tıbbi cihaz harcamalarının düzenli takibi, uluslararası standartlara uygun geri ödeme sistemlerinin güncellenmesi şart. Uzun vadeli projeksiyonlarla harcamaları izlemeli, risk odaklı finansman politikaları geliştirmeli ve koruyucu sağlık hizmetlerine ağırlık vermeliyiz.</p>

<p style="text-align:justify"><img class="fr-dib fr-fic fr-fil" src="https://istanbulticaretgazetesi.com/Archive/Content/2600776c9acef4a44ede5e6a8a8e1dc022d0f610.webp" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İstanbul Ticaret Odası Gazetesi | İsa KARAKAŞ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yaslilik-tsunamisi-saglik-sigortasini-boguyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/yaslilik-3.webp" type="image/jpeg" length="48679"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk taraflarda yabancı hukuk]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/turk-taraflarda-yabanci-hukuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/turk-taraflarda-yabanci-hukuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerine hangi hukukun uygulanacağı uzun zamandır tartışma konusu oluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Özellikle Türk firmalarının yurt dışına götürdüğü Türk işçilerin sözleşmeleri bu konuda birçok davanın konusu oluyor. Götürülen ülkedeki kurallar o iş ilişkisine uygulanırken, buradaki düzenlemelerle çatışma yaşayabiliyor veya mükerrer haklar doğurabiliyor. Bu nedenle Kanunumuz hukuk seçimine izin veriyor.</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay iş sözleşmesinin taraflarının Türk olduğu durumlarda iş yurt dışında yapılsa da yani yabancılık unsuru taşısa da Türk iş hukukunun uygulanacağına karar veriyordu. Fakat yakın tarihli bir kararında tarafların seçtikleri hukuk ile mutad işyeri hukukunun aynı olduğu bir örnekte, seçilen bu hukukun uygulanması gerektiğini açıkça vurgulamıştır. Karara göre; “MÖHUK’un 27/1. hükmü kapsamında taraflar arasında bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan uyuşmazlık hakkında Rusya Hukuku’nun uygulanması gerekmektedir. Rusya Hukuku, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere aynı zamanda mutad işyeri hukukudur. Hal böyle olunca, gerekirse Rusya Hukuku’nda uzman bir bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle, … bir karar verilmesi gerekmektedir.” Bu şekilde uygulanacak kuralların önceden bilinmesi taraflara hukuki güvenlik sağladığı gibi, işverenler açısından maliyetleri belirlemeyi, işçiler açısındansa haklarını eksiksiz talep edebilmeyi sağlayacaktır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sıkı ilişkili hukuk</strong></p>

<p style="text-align:justify">İş sözleşmesinin tarafları bir hukuk seçimi yapmamışlarsa, işçinin mutad işyeri hukuku uygulanacaktır. İşçinin işini belirli bir ülkede mutad olarak yapmayıp devamlı olarak birden fazla ülkede yapması hâlinde ise iş sözleşmesi, işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukukuna tâbi olacaktır. İş çoğunlukla belirli bir ülkede yapılmakla birlikte işçi zaman zaman başka ülkelere işi yapmak üzere gidiyorsa, bu durum işin birden fazla ülkede yapılması sayılmayacak, yine mutad işyeri hukuku esas alınacaktır. Dolayısıyla işverenin esas işyerinin bulunduğu hukuka gidilmesi ancak işin niteliği gereği sürekli ülke değiştirildiği durumlarda söz konusu olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Kanun hukuk seçimi yapılmamışsa mutad işyeri hukukunu baz alıyor fakat bir şartla iş ilişkisinin daha yakından bağlantılı olduğu bir hukuk olmaması şartıyla. İşte tam da bu noktada iki tarafın Türk olduğu durumlarda, mahkemelerimiz müdahale ediyordu ve doğrudan bizim hukuk kurallarımızın uygulanması gerektiği sonucuna ulaşıyordu. Yargıtay yakın tarihli verdiği bir kararda, “Daha sıkı ilişkili hukukun tespitinde ise sadece işçi ve işverenin Türk olması tek başına belirleyici kriter kabul edilemez” diyerek, daha sıkı ilişkili hukukun tespitinde, işçinin çalışma döneminde Türkiye’de sosyal güvenlik sistemine tâbi olup olmamasına, sosyal ve hukuki ilişkilerinin yoğunlaştığı ve ücretinin ödendiği yerin dikkate alınarak daha sıkı ilişkinin tespitini aramıştır. Bu da tarafların Türk olduğu durumlarda hakimlerin doğrudan Türk iş mevzuatını uygulamasına önemli bir sınırlama getirmiş oluyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Hukuk seçimi yapılırsa</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kanunumuz tarafların hukuk seçmelerine imkan tanıdığı gibi, bunun uygulanmasını da ön plana alıyor. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinde eğer taraflar açıkça veya örtülü olarak bu iş sözleşmesine belirli bir hukukun uygulanmasını kararlaştırmışlarsa, doğrudan uygulanan kurallardan sonra seçilen hukuka üstünlük tanınmıştır. Fakat hukuk seçiminin de bir istisnası bulunuyor. Seçilen hukuk işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgarî korumanın altında koruma sağlayamaz, eğer ilgili kurallar mutad işyeri hukukunun altında bir koruma sağlıyorsa, mutad işyeri hukuku kuralları uygulanacaktır. Örneğin fazla çalışmaya ödenecek ücrete ilişkin kuralları karşılaştırırken çalışma sürelerine ilişkin kuralların tamamını karşılaştırmak gerekmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Doğrudan uygulanan kurallar</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yabancı hukukun uygulanmasını engelleyen durumların başında, doğrudan uygulanan kuralların bulunması gelmektedir. Doğrudan uygulanan kurallar, devletlerin ekonomik ve sosyal yapıları gereği getirdikleri, sistemlerini korumayı amaçlayan kurallardır. Bu tür kurallar söz konusu olduğunda iş ilişkisi yabancılık unsuru taşısa da ilgili kural doğrudan uygulanacaktır. Yargıtay yakın tarihli verdiği bir kararında, “Hafta tatili, dinî ve millî bayram günleri ve ücretlerini düzenleyen hükümler, doğrudan uygulanan kuraldır; ancak uygulama alanına giren iş ilişkilerine uygulanır” diyerek doğrudan uygulanan kuralların uygulanma sistemini belirledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Milliyet | Cem KILIÇ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/turk-taraflarda-yabanci-hukuk</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/yabanci-hukuk.jpg" type="image/jpeg" length="67147"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte faturaya karşı yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi kaçakçılığı ile mücadelede 1 Ekim itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZwCJy6GPxbA"></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/sahte-belge-3.webp" type="image/jpeg" length="83272"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="707" src="https://www.youtube.com/embed/TidIluUl2ic" title="SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir" width="1257"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK TV</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/trafik-kazasi-sgk.jpg" type="image/jpeg" length="63650"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZAHA DAVET SEMİNERİ]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">KONUŞMACI: ALİ ÇAKMAKÇI-KATKI SUNAN: SELAHATTİN İPEK MODERATÖR : ÖMER KÖKLÜCE</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/2020-08-26_19-00-069.png" type="image/jpeg" length="83608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-Birlik Sistemine Yeni Sözleşme Girişi ve Eski Sözleşmelerin Güncellenmesi 2022]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Jan 2022 18:07:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/TURMOB-Duyuru_Boş_2-kopyala@600x315.png" type="image/jpeg" length="31370"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EFR tablolarının yüklenmesiyle ilgili yardım videosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Oct 2021 17:53:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1.png" type="image/jpeg" length="52847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı (18.05.2021)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BDTURKEY.COM ve Dünya Gazetesi yazarı Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU 18.05.2021 tarihinde saat 9.30 TRT HABER Ekonomi 7/24 Programına konuk olarak katılım sağlamıştır. Özellikle Pandemi dolayısıyla işletmelerin yaşadıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı 'mızın alacağı tedbirler ile igili bilgiler vermiştir. "Matrah Arttırımı ve Yeni Borç Yapılandırması" torba şekliyle ele alınarak en kısa zamanda Meclise gelmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</guid>
      <pubDate>Tue, 18 May 2021 11:45:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Haber_Resim_tasarım_Yazar_Abdullah_TOLU789998888.jpg" type="image/jpeg" length="89598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun  Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU TRT HABER Ekonomi 7/24 Programında Yeni Çıkacak Olan Vergi Affı ve Yapılandırma Hakkında Detaylı Bilgiler Verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2020 15:50:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1_12.jpg" type="image/jpeg" length="27144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekdüzen Hesap Planı ve Bazı Bilinmeyen Özellikleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_5.png" type="image/jpeg" length="44585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Finansal Raporlama, Nakit Akış Tablosu ve Fon Akışı Tablosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:50:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_4_1.png" type="image/jpeg" length="70802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRT 1 Radyo Ekonomi Günlüğü Programı 12.08.2020]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yılmaz Sezer ÜSTAT, bizzat BAĞIMSIZ DENETİMDE YERLİ VE MİLLİ HUSUSUNDA ADIMIZLA (SELAHATTİN İPEK) AÇIKLAMADA BULUNMUŞTUR. TEŞEKKÜR EDİYORUM. TRT 1 Radyoda Bağımsız Denetimde Yerli ve Milli konusundaki görüşlerini açıklamıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2020 16:43:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/61369990_2528164087216118_4989264771036479488_n.png" type="image/jpeg" length="23038"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKİYE CUMHURİYETÇİ MALİ MÜŞAVİRLER GRUBU' NUN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU e-dönüşüm uygulamaları ve Turizm Payı Beyanlarına ilişkin Eğitim Semineri Fotoğraf Galerisi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Dec 2019 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/DSC00511.jpg" type="image/jpeg" length="46064"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KSMMMO (KAYSERİ SMMM ODASI) "E-DÖNÜŞÜM EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğraf Galeresi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 13:19:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/69999396_10220754638918841_5057639361898610688_o.jpg" type="image/jpeg" length="81969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VERGİDE GÜNDEM SEMİNERİ - 2018 & 2019 ÖNEMLİ VERGİSEL DÜZENLEMELER Fotoğraf Galerisi İçin Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2019 09:05:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/IMGL1388.jpg" type="image/jpeg" length="42335"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESMMMO E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ Fotoğrafları İçin Tıklayın....]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jan 2019 18:01:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/2018.12_8.jpg" type="image/jpeg" length="69969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Dec 2018 17:43:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6176_1.jpg" type="image/jpeg" length="14896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İNŞAAT SEKTÖRÜNDE VERGİ VE MUHASEBE SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Dec 2018 17:19:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6052.jpg" type="image/jpeg" length="95420"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selahattin İPEK]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Feb 2017 20:04:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/bd-ekonominin-nabzY-07032017.jpg" type="image/jpeg" length="72838"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
