<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 09:43:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beyannameler verilmeden Maliye denetime başladı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/beyannameler-verilmeden-maliye-denetime-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/beyannameler-verilmeden-maliye-denetime-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Vergi Denetim Kurulu tarafından son yıllarda mükellef davranışla­rını zamanında yönlendirmeyi ve dene­tim sonrası dönemde kalıcı uyumu güç­lendirmeyi amaçlayan gözetim ve uyum çalışmalarına da ağırlık verilmiştir.</p>

<p>Bu çalışmalarla denetim gücünün daha et­kin kullanılması, toplumsal farkındalık ve gönüllü uyum seviyesini arttırmak ve mükelleflerin vergisel yükümlülükle­rini zamanında yerine getirmesini sağ­lamak amaçlanmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beyanname Gözetim Programı riskli ancak gönüllü uyum potansiyeli taşıyan mükellefle­ri hedef alıyor. Bu programla beyan ön­cesinde mükelleflerle temasa geçilerek risk durumları konusunda bilgilendir­me yapılıyor ve mükelleflerin beyanla­rını daha dikkatli vermesi amaçlanıyor. 2025 yılı Kurumlar Vergisi beyan dö­nemi sona ermeden, önce, mükelleflere “Beyanname Gözetim Programı” konu­lu yazılar gönderilmeye başlanılmıştır.</p>

<p><strong>2025 yılı çalışmalarında 32 milyar matrah artışı sağlandı</strong></p>

<p>Vergi Denetim Kurulu 2025 yılı Faa­liyet Raporu sonuçlarına göre; 40.000 kurumlar vergisi mükellefi riskli bulun­muş ve bunlar 9 ilde bulunan 22 daire Başkanlığına sevk edilmiştir. Çalışma ile ilgili bilgilendirme ve gerekli deste­ğin sağlanması amacıyla Gelir İdaresi Başkanlığı ve TÜRMOB’a bilgilendirme yazıları gönderilmiştir. Yapılan çalış­malar sonucu bahse konu mükelleflerin matrahlarını 32.427.127.018 TL tutarın­da artırdıkları tespit edilmiştir.</p>

<p><strong>2026 çalışmalarında çeşitli sektörlerde 36 bin riskli mükellef tespit edildi</strong></p>

<p>10 Nisan Cuma günü Vergi Denetim Kurulu tarafından yapılan açıklama­da, 2025 yılı Kurumlar Vergisi beyan dönemi içinde kurumlar için ön ince­lemelerin tamamlandığı ve 36 binden fazla kurumun riskli bulunduğu belir­tilmiştir. Ayrıca riskli bulunan mükel­leflerin; Toptan ve Perakende Ticaret, İnşaat, İmalat ile Ulaştırma ve Depola­ma sektörleri başta olmak üzere 1.785 farklı sektörde faaliyet gösterdiği vur­gulanmıştır. Yapılan açıklamanın ardın­dan Gözetim yazıları mükelleflere teb­liğ edilmeye başlanılmıştır.</p>

<p><strong>Denetim değil bilgilendirme</strong></p>

<p>Yapılan çalışma bilgilendirme çalış­masıdır. Mükelleflere riskli konuların neler olduğu konusunda bir bilgilendir­me yazısı tebliğ edilerek söz konusu ya­zıda 2025 yılı kurumlar vergisi beyan­namesi verilirken riskli konulara dikkat edilmesi gerektiği belirtiliyor. Beyanna­me gözetim programı kapsamında belir­lenen mükellef gruplarına müfettiş ata­ması yapılarak gözetim süreci sahada yürütülüyor.</p>

<p>Beyanname sonrası yapı­lan değerlendirmeler ve müfettişler ta­rafından alınan geri bildirimler doğrul­tusunda riskli görülen grup yeniden göz­den geçirilerek, gerekli uyumu gösteren ve başka bir risk taşımayan mükellefler bu kapsamdan çıkarılacak. Böylece hem vergiye gönüllü uyum artırılacak hem de vergi denetiminde etkinlik güçlendirile­cek. Söz konusu yazılara mükellefler ta­rafından herhangi bir izahat ya da cevap verilmesi gerekmemektedir.</p>

<p>Vergi Denetim Kurulu tarafından son yıllarda mükellef davranışla­rını zamanında yönlendirmeyi ve dene­tim sonrası dönemde kalıcı uyumu güç­lendirmeyi amaçlayan gözetim ve uyum çalışmalarına da ağırlık verilmiştir.</p>

<p>Bu çalışmalarla denetim gücünün daha et­kin kullanılması, toplumsal farkındalık ve gönüllü uyum seviyesini arttırmak ve mükelleflerin vergisel yükümlülükle­rini zamanında yerine getirmesini sağ­lamak amaçlanmaktadır. Beyanname Gözetim Programı riskli ancak gönüllü uyum potansiyeli taşıyan mükellefle­ri hedef alıyor. Bu programla beyan ön­cesinde mükelleflerle temasa geçilerek risk durumları konusunda bilgilendir­me yapılıyor ve mükelleflerin beyanla­rını daha dikkatli vermesi amaçlanıyor. 2025 yılı Kurumlar Vergisi beyan dö­nemi sona ermeden, önce, mükelleflere “Beyanname Gözetim Programı” konu­lu yazılar gönderilmeye başlanılmıştır.</p>

<p><strong>2025 yılı çalışmalarında 32 milyar matrah artışı sağlandı</strong></p>

<p>Vergi Denetim Kurulu 2025 yılı Faa­liyet Raporu sonuçlarına göre; 40.000 kurumlar vergisi mükellefi riskli bulun­muş ve bunlar 9 ilde bulunan 22 daire Başkanlığına sevk edilmiştir. Çalışma ile ilgili bilgilendirme ve gerekli deste­ğin sağlanması amacıyla Gelir İdaresi Başkanlığı ve TÜRMOB’a bilgilendirme yazıları gönderilmiştir. Yapılan çalış­malar sonucu bahse konu mükelleflerin matrahlarını 32.427.127.018 TL tutarın­da artırdıkları tespit edilmiştir.</p>

<p><strong>2026 çalışmalarında çeşitli sektörlerde 36 bin riskli mükellef tespit edildi</strong></p>

<p>10 Nisan Cuma günü Vergi Denetim Kurulu tarafından yapılan açıklama­da, 2025 yılı Kurumlar Vergisi beyan dönemi içinde kurumlar için ön ince­lemelerin tamamlandığı ve 36 binden fazla kurumun riskli bulunduğu belir­tilmiştir. Ayrıca riskli bulunan mükel­leflerin; Toptan ve Perakende Ticaret, İnşaat, İmalat ile Ulaştırma ve Depola­ma sektörleri başta olmak üzere 1.785 farklı sektörde faaliyet gösterdiği vur­gulanmıştır. Yapılan açıklamanın ardın­dan Gözetim yazıları mükelleflere teb­liğ edilmeye başlanılmıştır.</p>

<p><strong>Denetim değil bilgilendirme</strong></p>

<p>Yapılan çalışma bilgilendirme çalış­masıdır. Mükelleflere riskli konuların neler olduğu konusunda bir bilgilendir­me yazısı tebliğ edilerek söz konusu ya­zıda 2025 yılı kurumlar vergisi beyan­namesi verilirken riskli konulara dikkat edilmesi gerektiği belirtiliyor. Beyanna­me gözetim programı kapsamında belir­lenen mükellef gruplarına müfettiş ata­ması yapılarak gözetim süreci sahada yürütülüyor.</p>

<p>Beyanname sonrası yapı­lan değerlendirmeler ve müfettişler ta­rafından alınan geri bildirimler doğrul­tusunda riskli görülen grup yeniden göz­den geçirilerek, gerekli uyumu gösteren ve başka bir risk taşımayan mükellefler bu kapsamdan çıkarılacak. Böylece hem vergiye gönüllü uyum artırılacak hem de vergi denetiminde etkinlik güçlendirile­cek. Söz konusu yazılara mükellefler ta­rafından herhangi bir izahat ya da cevap verilmesi gerekmemektedir.</p>

<p><strong>Önleyici denetim ağırlık kazanıyor</strong></p>

<p>Vergi Denetim Kurulu; “Beyanna­me Gözetim Programı”, “Yüksek Ge­lir Grupları Gözetim Programı”, “Stok Gözetim Programı”, gibi çalışmalarla önleyici denetim ve gönüllü uyum ça­lışmalarına ağırlık veriyor. Böylelikle beyannameler verildikten sonra, ince­leme yapan ve matrah farkı tespit eden bir anlayış yerine beyanname verilme­den önce riskleri tespit eden, mükelle­fe bilgilendirme yapan ve vergiye gönül­lü uyumu artırmayı hedefleyen bir yak­laşım sergiliyor. Beyanname verilirken risklerin göz önünde bulundurulması, vergi incelemesi ve cezalı vergi tarhiya­tı riskini azaltacaktır.</p>

<p>Vergi Denetim Kurulu; “Beyanna­me Gözetim Programı”, “Yüksek Ge­lir Grupları Gözetim Programı”, “Stok Gözetim Programı”, gibi çalışmalarla önleyici denetim ve gönüllü uyum ça­lışmalarına ağırlık veriyor. Böylelikle beyannameler verildikten sonra, ince­leme yapan ve matrah farkı tespit eden bir anlayış yerine beyanname verilme­den önce riskleri tespit eden, mükelle­fe bilgilendirme yapan ve vergiye gönül­lü uyumu artırmayı hedefleyen bir yak­laşım sergiliyor. Beyanname verilirken risklerin göz önünde bulundurulması, vergi incelemesi ve cezalı vergi tarhiya­tı riskini azaltacaktır.</p>

<p><strong>Mahmut Bülent Yıldırım-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/beyannameler-verilmeden-maliye-denetime-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/03/beyanname-verme.png" type="image/jpeg" length="75210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mega endüstri bölgeleri ve Anadolu’nun yükselişi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/mega-endustri-bolgeleri-ve-anadolunun-yukselisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/mega-endustri-bolgeleri-ve-anadolunun-yukselisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uzun yıllardır bölgesel ve sektörel temelde yürütülen yatırım teşvik sistemi, geçtiği­miz yıl köklü bir değişikliğe tabi tutularak daha “selektif” ve stratejik bir modele dönüştürüldü.</p>

<p>Artık sadece “yatırım yapılması” değil, “hangi yatırımın, nerede ve nasıl yapıldığı” ana omur­gayı oluşturuyor. Bu yeni dönemin en somut ve heyecan verici omurgası ise şüphesiz «Mega Endüstri Bölgeleri» projesi.</p>

<h3><strong>Marmara’nın yükünü Anadolu paylaşacak</strong></h3>

<p>Yıllardır sanayinin kalbi Marmara Denizinin kuzeyinde attı. Ancak bu yoğunluk, beraberin­de ulaşım kilitlenmeleri, aşırı nüfus artışı ve en önemlisi de “deprem riski” gibi devasa sorunlar ile giderek hem yaşamı zorlaştıran hem de riski büyüten bur durum oluşturdu. Yeni teşvik siste­minin en radikal kararı burada devreye giriyor: Sanayi kümelerini İstanbul ve çevresinden alıp, ülkenin orta kesimlerine, depreme dayanıklı ve stratejik avantajı yüksek bölgelere yaymak. Bu kapsamda başta Konya, Karaman, Nevşehir ve Niğde olmak üzere Orta Anadolu’da 13 ayrı “Mega Endüstri Bölgesi” belirlenmiş durumda. Bu bölgeler seçilirken Sanayi ve Teknoloji Ba­kanı Sayın Mehmet Fatih Kacır’ın da vurguladı­ğı gibi üç temel kriter gözetildi: Deprem riski ta­şımamak, limanlara ulaşım kolaylığı ve demir­yolu ağına yakınlık. Bu bölgeler sadece klasik fabrikaların kurulacağı alanlar değil; devasa ve­ri merkezlerinin, enerji depolama tesislerinin ve döngüsel ekonomi modellerinin yükseleceği teknoloji üsleri olarak tasarlanıyor.</p>

<h3><strong>Sadece fabrika değil, yeni yaşam alanları</strong></h3>

<p>Yeni sistemin en dikkat çekici yanı, konu­yu sadece “yer tahsisi” olarak görmemesi. Me­ga endüstri bölgeleri, sosyal donatıları, çalışan­lar için hazırlanan modern lojmanları ve eğitim imkanlarıyla adeta yeni şehirler olarak kurgu­lanıyor. Amaç net: Hem sanayiyi hem de nüfu­su Anadolu’ya rasyonel bir şekilde kaydırmak. Marmara’nın üzerindeki o ağır nüfus baskısını azaltırken, Anadolu’nun ortasında yeni cazibe merkezleri oluşturmak, Türkiye’nin önümüz­deki elli yılını kurtaracak stratejik bir hamleyi gerçekleştirmek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Üniversiteler ve "yetişmiş insan” sermayesi</strong></h3>

<p>Burada bir parantez açıp, yıllardır eleştirilen “her ile bir üniversite” modeline yeniden bak­mak gerekiyor. İlk etapta bu uygulama; “bu ka­dar mezun nerede çalışacak?” ya da “eğitim ka­litesi yetersiz” gibi haklı eleştirilere maruz kal­mıştı. Ancak bugün görüyoruz ki, o gün atılan tohumlar bugün kurulacak mega endüstri böl­gelerinin insan kaynağını oluşturuyor. Nasıl ki, 1980’li yıllarda Türk müteşebbisine ihracat öğ­retilirken bazı suistimaller (hayali ihracat gibi) yaşanmış ama günün sonunda dünya ile rekabet eden ihracatçılarımız doğmuşsa; Anadolu üni­versiteleri de benzer bir süreçten geçiyor. Baş­langıçtaki hoca yetersizlikleri ve kalite sorun­ları, yerini bugün kıyıda köşede kalmış denilen üniversitelerden çıkan dünya çapında araştır­malara bırakıyor. Başarı, gayret ve çabaya aşık­tır. Sporun gelişmesi için altyapının tüm ülke­ye yayılması nasıl bir zorunluluksa, kalifiye mü­hendis ve teknik eleman yetiştirmek için de bu akademik ağın Anadolu’ya yayılması şarttı. Baş­ta “masraflı” görünen bu eğitim yatırımı, ye­ni sanayi hamlesiyle birlikte artık meyvelerini vermeye hazır.</p>

<p><strong>Yatırımcıyı neler bekliyor?</strong></p>

<p><strong>Teşvikin şifreleri</strong></p>

<p>Yeni sistemde yatırımcıyı Anadolu’ya çeke­cek oldukça cazip enstrümanlar var. Sadece be­delsiz yer tahsisi değil, inşa edilen binalar için emlak vergisi muafiyeti gibi destekler söz konu­su. Finansman tarafında ise yatırım tutarının %20’sine kadar, 301 milyon TL’ye ulaşabilecek devasa bir faiz veya kar payı desteği sunuluyor. Sigorta primi işveren hissesi desteği ise bölge­ye göre değişen ve mega bölgelerde 14 yıla kadar çıkan sürelere yayılmış durumda. Ayrıca yatırı­ma katkı oranları da sadeleşti; teknoloji ve ye­rel kalkınma odaklı projelerde %50, stratejik yatırımlarda %40 oranları uygulanırken, vergi indirim oranı tüm yatırım türleri için %60 gibi iddialı bir seviyede sabitlendi. Üstelik mevcut tesisini bu yeni bölgelere taşımak isteyen sana­yiciler için de özel kolaylıklar var.</p>

<p><strong>Sonuç: Türkiye’nin yeni hikayesi</strong></p>

<p>Yeni teşvik modeliyle Marmara Bölgesi’nin yorgun omuzlarındaki yükü alıp Anadolu’nun taze enerjisiyle birleştiren bu strateji, Türki­ye’nin küresel rekabetteki yeni hikayesi ola­caktır. Bu hamle sanayinin deprem güvenliği­ne kavuşması, Anadolu’nun teknolojiyle bu­luşması ve üniversiteli iş gücünün daha fazla üretime dahil edilmesi anlamında son derece kritik adım olmuştur.</p>

<p><strong>Osman Arıoğlu-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/mega-endustri-bolgeleri-ve-anadolunun-yukselisi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/01/megaendustrri.jpg" type="image/jpeg" length="47741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dijital vergilendirmede zaman baskısı ve politika seçenekleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/dijital-vergilendirmede-zaman-baskisi-ve-politika-secenekleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/dijital-vergilendirmede-zaman-baskisi-ve-politika-secenekleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel vergi sistemi, dijitalleşmenin hızı­na yetişmekte zorlanırken, uluslararası uzlaşma arayışı her geçen gün daha karmaşık bir hal alıyor. Özellikle büyük ekonomiler ara­sındaki yaklaşım farklılıkları, ortak bir çözü­mün sınırlarını giderek daha da zorluyor.</p>

<p>19 Mart 2026’da Brüksel’de düzenlenen Tax Foundation Europe Conference’da ko­nuşan Gerassimos Thomas (Avrupa Komis­yonu Vergilendirme ve Gümrük Birliği Genel Müdürü), dijital ekonominin vergilendiril­mesine ilişkin tartışmalarda artık zamanın daraldığını açık bir şekilde ortaya koydu. Thomas’a göre, küresel uzlaşma gecikirse, alternatif yollar gündeme gelecektir.</p>

<p>Son yıllarda dijital ekonominin vergilendi­rilmesi, uluslararası vergi hukukunun en tar­tışmalı başlıklarından biri haline geldi. Çok uluslu teknoloji şirketlerinin fiziksel varlık olmaksızın önemli gelirler elde edebilmesi, klasik vergileme ilkelerini aşındırıyor. Bu ne­denle OECD çatısı altında yürütülen çalışma­lar, uzun süredir küresel bir çözüm arayışının merkezinde yer alıyor. Ancak gelinen noktada, teknik ilerlemeye rağmen siyasi uzlaşının ge­ride kaldığı açıkça görülüyor.</p>

<p><strong>Avrupa artık beklemek istemiyor</strong></p>

<p>Kamuoyuna yansıyan tartışmalarda Tho­mas’ın özellikle altını çizdiği husus, 2026 yılının bir “karar yılı” olması gerektiği. Zira Avrupa Birliği, artık sürecin daha fazla uza­masını istemiyor. Bu yaklaşım, Birliğin ge­rektiğinde kendi bölgesel düzenlemelerini gündeme alabileceğine işaret ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçmişte dijital hizmet vergileri üzerinden yaşanan tartışmalar, tek taraflı veya bölgesel adımların küresel ticaret ilişkileri üzerinde ne denli hassas dengeler yarattığını göstermiş­ti. Bu nedenle Avrupa’nın olası bir tek taraf­lı hamlesi, yalnızca vergi politikası açısından değil, ticaret hukuku ve uluslararası ilişkiler bakımından da önemli sonuçlar doğurabilir.</p>

<p><strong>ABD cephesinde belirsizlik sürüyor</strong></p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri’nin pozisyo­nu, sürecin en kritik değişkenlerinden biri olmaya devam ediyor. Thomas’ın vurgula­dığı gibi, ABD’nin tutumu yalnızca yürütme organı ile sınırlı değil; Kongre’nin rolü belir­leyici. Bu durum, küresel uzlaşının önündeki belirsizliği artırıyor.</p>

<p>Zira çok taraflı bir vergi mimarisinin kuru­labilmesi, yalnızca teknik mutabakatla değil, aynı zamanda büyük ekonomilerin iç siyasi dengeleriyle de yakından bağlantılı. Bu bağ­lamda, uluslararası vergi tartışmalarının gide­rek daha fazla “jeopolitik ekonomi” boyutu ka­zandığını söylemek abartılı olmayacaktır.</p>

<p><strong>Tek platform yetmeyebilir</strong></p>

<p>OECD’nin sürece yeniden liderlik etmesi gerektiği yönündeki çağrı, mevcut çok taraflı mekanizmanın hâlâ en güçlü platform olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Ancak Avrupa Birliği’nin Birleşmiş Milletler bünyesindeki tartışmalara aktif katılımı, alternatif platform­ların da giderek önem kazandığını gösteriyor.</p>

<p>Bu durum, gelecekte tamamen tek merkez­li bir çözüm yerine, farklı platformların etkili olduğu çok katmanlı bir uluslararası vergi dü­zeninin ortaya çıkabileceğine işaret ediyor.</p>

<p><strong>Basitleştirmek kolay değil</strong></p>

<p>Vergi politikalarında “basitleştirme” kav­ramı uzun süredir güçlü bir söylem olarak öne çıkıyor. Ancak uygulamada bu hede­fe ulaşmanın oldukça zor olduğu görülüyor. Vergi idareleri, özellikle veri temelli denetim kapasitesini kaybetmek istemiyor. Buna kar­şılık mükelleflerin talebi ise daha öngörüle­bilir ve sade bir sistem.</p>

<p>Bu ikili gerilim, önümüzdeki dönemde vergi sistemlerinin temel açmazlarından biri olma­ya devam edecek gibi görünüyor. Nitekim ve­ri odaklı denetim anlayışı güçlendikçe, uyum yükünün azalması değil, farklı bir biçimde ye­niden şekillenmesi daha güçlü bir olasılık.</p>

<p>Tüm bu gelişmeler ışığında ortaya çıkan tab­lo görece net durumda. Dijital ekonominin ver­gilendirilmesi artık yalnızca teknik bir düzen­leme meselesi olmaktan çıkmış; ekonomik ege­menlik ve uluslararası iş birliğinin merkezinde yer alan stratejik bir konuya dönüşmüştür.</p>

<p>2026 yılı bu açıdan gerçek bir dönüm nok­tası olabilir. Ya küresel ölçekte ortak ilkeler üzerinde uzlaşma sağlanacak ya da bölgesel ve hatta ulusal düzeyde farklılaşan, parçalı ve re­kabetçi vergi rejimlerinin belirginleştiği yeni bir döneme girilecektir.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Ayhan Selçuk Özgenç</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/dijital-vergilendirmede-zaman-baskisi-ve-politika-secenekleri</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/vergi-incelemesi-2.jpg" type="image/jpeg" length="96646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dubai’deki ofislerden İstanbul’a kayma sinyalleri var]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/dubaideki-ofislerden-istanbula-kayma-sinyalleri-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/dubaideki-ofislerden-istanbula-kayma-sinyalleri-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dubai’ye ofis kararını erteleyen şirketlerin arttığını söyleyen uzmanlar, ilk füzeler düştüğünde ise ofis arayışı için telefonların çalmaya başladığını belirterek, “Körfez’den İstanbul’a kayma sinyalleri gözlenebiliyor” dedi. Uzmanlar, son dönemde Yunanistan, Panama, Londra, Lizbon, İstanbul, Miami ve Barcelona’nın yeni destinasyonlarda öne çıktığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Orta Doğu’daki ateş çemberi ve misille­meler Körfez ser­mayesini güvenli yeni liman aramaya yöneltiyor. Bölgede fon büyüklüğü 4 trilyon dola­ra ulaşırken, özellikle son yıl­larda 182 ülkeden gayrimen­kul yatırımı ve sermaye çeken Dubai’deki bazı yatırımcılar ofislerini taşımak için alter­natif rota aramaya başladı. Misillemelerle havalimanla­rının da hedef alındığı Duba­i’ye ilk füzeler düştüğünde İs­tanbul’da ofis arayışları için telefonların çalmaya başladı­ğını belirten sektör temsilci­leri, “Bölgedeki istikrarsızlık, sermayeyi güvenli yakın coğ­rafyalara kaydırıyor” dedi. Or­ta Doğu’daki savaşın etkileri ve ofis piyasasındaki gelişme­leri sektör temsilcileri DÜN­YA’ya değerlendirdi.</p>

<p><strong>“Savaş uzarsa, fiyatlara yansıması kaçınılmaz”</strong></p>

<p>Savaşın ne kadar süreceği­nin ve nasıl güvenlik ortamı oluşacağının henüz belirsiz olduğuma işaret eden Sevent Şirketler Grubu Yönetim Ku­rulu Başkanı Furkan Bayoğ­lu, “Herkes durdu, bekliyor, ancak şunu rahatlıkla söyle­yebiliriz, bölgenin ivmesi za­yıflıyor” dedi. Savaşın başla­masıyla Dubai’de konut satı­şı işlem hacminin 7,55 milyar dolardan 5,61 milyar dolara gerilediğine işaret eden Ba­yoğlu, “Fiyatlara henüz yan­sımamış olsa da savaş uzarsa bunun da kaçınılmaz olaca­ğı değerlendiriliyor. Yıllardır güvenli yatırım merkezi ola­rak sunulan Körfez şehirle­rinin cazibesi ciddi biçimde sarsıldı ve bu algının kısa va­dede toparlanması kolay gö­rünmüyor” diye konuştu.</p>

<p>Yatırımcı tarafından “bek­le-gör”ün hakim olduğuna işa­ret eden Bayoğlu, “Özellikle ofis segmentinde merkez ofis kararlarını erteleyen ya da al­ternatif lokasyonlara yöne­len şirketlerin sayısı artıyor. Körfez ülkelerinin milli varlık fonları yaklaşık 4 trilyon do­lar büyüklüğünde, bunun kü­çük bir dilimi bile yön değiş­tirse devasa hareket anlamına gelir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Savaşın nedeniyle yeni ofis yatırımlarının Tür­kiye’ye kaymasının söz ko­nusu olup olmadığı sorusu­na Bayoğlu, şöyle yanıt verdi: “Kayma sinyalleri gözlenebi­liyor. Dubai’ye ilk füze düştü­ğünde telefonlar çalmaya baş­ladı. Bölgesel istikrarsızlık, sermayeyi “riskli uzak coğ­rafyalardan” “güvenli yakın coğrafyalara” kaydırıyor. Tür­kiye, enerji koridoru, lojistik merkez ve güvenli bir yatırım platformu olarak öne çıkıyor.”</p>

<p><strong>“Elimizde çok büyük İFM fırsatı var”</strong></p>

<p>Alkaş &amp; HAN Spaces Yöne­tim Kurulu Başkanı Avi Alkaş, bölgedeki jeopolitik gelişmele­rin de ışığında İstanbul ofis pa­zarına talebin artmasını bek­lediğini dile getirerek, şöyle devam etti: “Ancak o bölgeden İstanbul’a ofis başvuruları, he­men ertesi güne olacak bir şey değil. Bizim elimizde çok bü­yük bir İstanbul Finans Mer­kezi fırsatı var.</p>

<p>Bunu çok iyi de­ğerlendirmemiz lazım. Buna sektörün de hazırlıklı olması, konut ve konaklamayla da den­gelenmesi lazım ki insanlar ge­lip burada çalışmaya başlasın­lar.” İç piyasada ofis konusuna da değinen Avi Alkaş, ofis kira­larında şu anda 40-50 dolar se­viyesinin yeniden duyulmaya başladığını, servis giderleriyle de işletme maliyetinin 80-90 dolarlara çıktığını, piyasanın şu anda bir denge arayışında olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Türkiye anlamlı bir lokasyon</strong></p>

<p>Dubai’deki İnşaat Gecikme Analizi ve Uyuşmazlık Danışmanı İrem Aksay, Orta Doğu’daki savaşın şirketleri, Körfez’i tamamen terk etmeye değil ancak, yeniden dengelemeye zorladığını söyledi. Artan risk algısına işaret eden Aksay, “Bu da özellikle İstanbul gibi şehirleri tekrar gündeme getiriyor. Türkiye, hem coğrafi konumu, hem de Avrupa–Orta Doğu arasında köprü olması sayesinde bazı şirketler için operasyonel çeşitlendirme açısından anlamlı bir alternatif haline geliyor. Ancak bu kayış sadece Türkiye’ye değil. Afrika da giderek güçlü alternatif olarak öne çıkıyor.”</p>

<p><strong>Ofislerde kira artışları hız kesti</strong></p>

<p>Türkiye’deki ticari gayrimenkul piyasasını da değerlendiren Furkan Bayoğlu, bu dönemde en fazla Levent, Ataşehir ve Kozyatağı lokasyonlarının talep gördüğünü belirterek, “Bu bölgelerin ortak özelliği metro ve metrobüs gibi ana ulaşım hatlarına doğrudan erişim sunmaları” dedi. Kiralara da değinen Bayoğlu, “Ofis piyasasında kira artış hızı kesinlikle yavaşladı. Firmalar hem artan işletme maliyetleri hem de hibrit çalışma modelinin kalıcılaşmasıyla, genel olarak küçülüyor. Daha önce bin metrekarede faaliyet gösteren firmalar bugün 600-700 metrekarelik alanlara geçiyor. Bu, yaklaşık yüzde 25’lik bir küçülme anlamına geliyor” değerlendirmesi yaptı.</p>

<p><strong>İstanbul da ek portföyde</strong></p>

<p>Uluslararası gayrimenkul uzmanı ve Parcel Estates üst yöneticisi Özden Çimen de piyasada henüz panik satışının olmadığını söyledi. Çimen, Dubai’nin cazibesini kaybetmediğini ancak uluslararası yatırımcıların coğrafi çeşitlendirme yaptığını kaydederek, “Yatırımcılar son dönemde Londra, Lizbon, İstanbul, Miami ve Barcelona gibi farklı lokasyonları da ek portföy destinasyonu olarak değerlendiriyor. Bunu risk dağıtma stratejisi olarak görebiliriz. Dubai’nin yabancılara mülkiyet, oturum ve finansman imkanları hala rakiplerine göre avantajlı” dedi.</p>

<p><strong>Alternatif 3 rota öne çıkıyor</strong></p>

<p>Uluslararası gayrimenkul uzmanı ve Level Immigration &amp; Properties üst yöneticisi Haitham Ahmet Alamarioğlu, Dubai’nin cazibesini kısmen kaybettiğini, ancak ani bir kaçış olmadığını belirterek, şöyle devam etti: “Yatırımcılar artık, ‘bu pazardan çıkmam gerekirse ve sermayem burada sıkışıp kalırsa B planım ne?’ gibi sorular soruyor. Dubai’ye alternatif olarak uluslararası gayrimenkul yatırımcısı açısından 3 rota öne çıkıyor. Bunlar Türkiye, Yunanistan ve Panama.”</p>

<p><strong>Hamide Hangül-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/dubaideki-ofislerden-istanbula-kayma-sinyalleri-var</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/dubai2.jpg" type="image/jpeg" length="27470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bağ-Kur’da 7200 gün düzenlemesi: Kimler için avantaj, kimler için beklentinin ötesinde?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/bag-kurda-7200-gun-duzenlemesi-kimler-icin-avantaj-kimler-icin-beklentinin-otesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/bag-kurda-7200-gun-duzenlemesi-kimler-icin-avantaj-kimler-icin-beklentinin-otesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son haftalarda Bağ- Kur sigortalılarını yakından ilgilendiren önemli bir başlık yeni­den gündemde: prim gün sayısının 9.000 günden 7.200 güne dü­şürülmesi.</p>

<p>Vedat Işık­han tarafından yapılan açıklamalar, bu yön­de bir yasal düzenle­me hazırlığının sürdü­ğünü ortaya koyuyor. Ancak henüz netleşmeyen detaylar, özellikle farklı sigortalılık başlangıç tarih­lerine sahip vatandaşlar açısından önemli soru işaretlerini de berabe­rinde getiriyor.</p>

<p><strong>Mevcut sistem: Tarihe göre değişen emeklilik şartları</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bağ-Kur’da emeklilik koşulla­rı uzun süredir sigortalı olunan tarihe göre farklılık gösteriyor:</strong></p>

<p>-<strong>8 Eylül 1999 ve öncesi</strong></p>

<p>Kadınlar: 7.200 gün</p>

<p>Erkekler: 9.000 gün (yaş şartı yok – EYT kapsamı)</p>

<p>-<strong>9 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 arası</strong></p>

<p>Kadınlar: 58 yaş + 9.000 gün</p>

<p>Erkekler: 60 yaş + 9.000 gün</p>

<p>-<strong>1 Mayıs 2008 sonrası</strong></p>

<p>Kadın-erkek: 9.000 gün + kade­meli olarak 65 yaş</p>

<p>Bu tabloya bakıldığında, prim gün şartının zaten bazı gruplar için daha düşük olduğu görülüyor. İşte tartışmanın düğüm noktası da bu­rada başlıyor.</p>

<p>7200 gün düzenlemesi: Herkes için mi, belirli gruplar için mi?</p>

<p>Gündemdeki düzenleme “Bağ- Kur prim gün sayısı 7.200’e indiri­lecek” şeklinde ifade ediliyor. An­cak bu indirimin nasıl uygulanaca­ğı kritik:</p>

<p>-Şayet genel bir 1.800 gün indi­rimi söz konusu olursa:</p>

<p>-9.000 gün 7.200 güne düşer</p>

<p>-7.200 gün 5.400 güne düşer</p>

<p>Bu durumda:</p>

<p>-8 Eylül 1999 öncesi kadınlar için prim şartı 5.400 güne kadar inebilir</p>

<p>-Erkekler için 9.000’den 7.200’e düşüş olur</p>

<p>-Eğer sadece 9.000 gün şartı olanlar hedeflenirse:9 Eylül 1999 sonrası kadın ve erkekler için 7.200 gün geçerli olur</p>

<p>-8 Eylül 1999 öncesi kadınlar için değişiklik olmaz</p>

<p>Henüz yasa metni açıklanmadı­ğı için hangi modelin tercih edile­ceği belirsizliğini koruyor.</p>

<h3>Asıl avantaj kimde olacak?</h3>

<p>Bu düzenlemenin etkisini doğru analiz etmek için sistemin işleyişi­ne bakmak gerekiyor.</p>

<ol>
 <li><strong>8 Eylül 1999 öncesi sigorta­lılar (kadınlar ve erkekler) bu grup için düzenleme en somut faydayı sağlar.</strong></li>
</ol>

<p>-Erkeklerde 9.000 7.200 düşüş ciddi bir avantajdır</p>

<p>-Kadınlarda mevcut 7.200 gün şartının 5.400 güne düşmesi halin­de çok daha erken emeklilik müm­kün olur</p>

<p>-EYT kapsamında oldukları için yaş şartı da yoktur</p>

<p>Bu grup için düzenleme doğrudan emekliliği hızlandırır ve hem kadınlar hem erkekler açısın­dan güçlü bir avantaj yaratır</p>

<ol start="2">
 <li><strong>9 Eylül 1999 sonrası sigor­talılar</strong></li>
</ol>

<p>Bu grup için durum daha sınır­lıdır:</p>

<p>-Prim düşse bile yaş şartı de­vam eder</p>

<p>-Kadınlar 58, erkekler 60 yaşı­nı bekler</p>

<p>Eğer kademeli emeklilik gibi ek bir düzenleme gelmezse: Prim indirimi tek başına büyük bir avantaj sağlamaz</p>

<ol start="3">
 <li><strong>2008 sonrası sigortalılar</strong></li>
</ol>

<p>l65 yaşa kadar çıkan kademeli sistem devam ettiği sürece Prim indirimi etkisi oldukça sınır­lı kalır</p>

<h3><strong>Bağ-Kur’un “zor emeklilik” gerçeği</strong></h3>

<p>Bağ-Kur sigortalıları için sorun yalnızca prim gün sayısı değil:</p>

<p>-Son 2520 gün kuralı nedeniy­le hangi statüden emekli olunacağı belirleniyor</p>

<p>-Bağ-Kur’dan emekli olanlar, SSK’ya göre genelde %30-35 daha düşük aylık alıyor</p>

<p>-Prim ödeme yükümlülüğü, gün dolsa bile devam ediyor (iş de­vam ettiği sürece)</p>

<p>Bu nedenle birçok sigortalı, son yıllarda bilinçli şekilde SSK’ya ge­çiş yapmayı tercih ediyor.</p>

<h3><strong>İhya gerçeği: Emeklilik bedelsiz olmayabilir</strong></h3>

<p>Düzenlemenin en kritik boyut­larından biri de “ihya” konusu.</p>

<p>Geçmişte Bağ-Kur borçlarını ödemediği için:</p>

<p>-Hizmet süreleri silinenler</p>

<p>-Prim günleri dondurulanlar</p>

<p>Bu kişiler, emeklilik için gerekli gün sayısına ulaşmak istediklerin­de: Silinen günleri ihya ede­rek yeniden satın almak zorunda,</p>

<p>Bu da ciddi maliyetler doğuru­yor:</p>

<p>-300 bin TL’den başlayıp</p>

<p>-1 – 1,5 milyon TL’ye kadar çı­kan ödemeler söz konusu olabilir</p>

<p>Dolayısıyla:</p>

<p>Devlet bir yandan emeklilik hakkı verirken, diğer yandan ciddi bir prim tahsilatı yapacak.</p>

<p><strong>Beklenti ne yönde?</strong></p>

<p>Kulislerdeki değerlendirmelere göre düzenlemenin:</p>

<p>-2026 yılı içinde yasalaşması</p>

<p>-Detayların birkaç ay içinde netleşmesi bekleniyor.</p>

<p>Ancak kritik soru hâlâ açık: Düzenleme eşit indirime mi dayanacak, yoksa belirli gruplara mı odaklanacak?</p>

<p><strong>Sonuç: Herkes için aynı fırsat değil</strong></p>

<p>Bağ-Kur’da 7.200 gün düzenle­mesi, ilk bakışta geniş kapsamlı bir iyileştirme gibi görünse de, ger­çekte etkisi oldukça farklı gruplar arasında değişiyor:</p>

<p>-En büyük kazanan: 1999 ön­cesi Bağ-Kurlular (kadın ve erkek)</p>

<p>-Sınırlı kazanç: 1999 sonrası sigortalılar</p>

<p>-Dolaylı kazanç: ihya yapabile­cek mali gücü olanlar</p>

<p>Özellikle 9 Eylül 1999 tarihin­den sonra sigortalı olanlar açısın­dan kritik bir noktayı ayrıca vur­gulamak gerekiyor:</p>

<p>Bu kişiler, Bağ-Kur’da kendile­rinden istenilen prim gün sayısını tamamlasalar, hatta olası bir dü­zenlemeyle prim gün şartı düşü­rülse dahi, mevcut sistemde yaş şartını beklemek zorunda kalacak­lar.</p>

<p>Dolayısıyla tek başına prim in­dirimi, bu grup için emekliliği öne çeken güçlü bir unsur olmayacak­tır. Ancak burada belirleyici olan unsur, olası bir kademeli emeklilik düzenlemesidir. Şayet kademeli emeklilik hayata geçirilirse, özel­likle 9 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 tarihleri arasında sigortalı olanlar için önemli bir avantaj ortaya çı­kabilir.</p>

<p>Bu durumda hem yaş şar­tı esnetilmiş olacak hem de prim gün sayısının düşmesiyle birlik­te emeklilik daha erişilebilir hale gelecektir. Buna karşılık, kademe­li emeklilik düzenlemesi gelmezse; prim günlerini tamamlamış olsa­lar bile kendi adına işyeri bulunan ya da şirket ortağı olan Bağ-Kur sigortalıları, emeklilik yaşına ka­dar prim ödemeye devam etmek zorunda kalacaklardır.</p>

<p>Bu neden­le söz konusu düzenleme, bu grup açısından ilk etapta çok güçlü bir avantaj sunmamakta; ancak kade­meli emeklilik ile desteklenmesi halinde gerçek anlamda bir kaza­nıma dönüşebilecek bir potansiyel taşımaktadır. Bu nedenle düzenle­me, “genel bir reform”dan ziyade, belirli kesimlere güçlü avantaj sağ­layan, diğerleri için ise sınırlı etki­si olan bir değişiklik olarak değer­lendirilmeli. Yasanın nihai şekli ortaya çıktığında, emeklilik plan­laması yapan herkesin kendi sigor­ta başlangıç tarihine ve prim du­rumuna göre yeniden hesaplama yapması kaçınılmaz olacaktır.</p>

<p><strong>Özgür Erdursun-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/bag-kurda-7200-gun-duzenlemesi-kimler-icin-avantaj-kimler-icin-beklentinin-otesinde</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/kademeli-emeklilik-1.webp" type="image/jpeg" length="22470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: Traktör alma, komşu al]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-traktor-alma-komsu-al</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-traktor-alma-komsu-al" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/traktor-alma-komsu-al/888371" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></span></a></p>

<p><strong>Makine obur yapımızdan mı yoksa güvensizlik kültüründen mi? Traktör sevdası ile kaynaklarımızı atıl hale getiriyor, traktörü bir tür fiyaka unsuru, komşuya hava atma aracı olarak kullanıyoruz</strong></p>

<p><strong>1- SORUN</strong>: Ülkemizde <strong>2,3 milyon</strong> traktör var. Traktör başına düşen arazi bakımından verimsizlik söz konusu… Dünya ortalaması <strong>500 dekara 1 traktör</strong> iken bizde bu rakam <strong>103 dekar</strong>. Örnek; 22 haneli köyde tüm işleri, yılda <strong>3 gün</strong> alan kullanımla <strong>3 traktörle</strong> çözebilirken 21 traktör kapılarında yatıyor.</p>

<p><strong>2- ETKİSİ</strong>: Maliyet, aksesuarları, yakıt, karbon salımı açısından bakınca ülkemizde bir <strong>traktör fazlalığı</strong> var ve <strong>verimsizlik</strong> söz konusu… <strong>Traktörün atıl durması</strong>, bir yandan cari açığı beslerken diğer yandan ziraatçıların bütçesinde <strong>gereksiz maliyet</strong> halini alıyor. <strong>Tarımda faktör verimliliğini</strong> aşağı çeken durum...</p>

<p><strong>KOMŞU KOMŞUNUN KÜLÜNE DE TRAKTÖRÜNE DE MUHTAÇ</strong></p>

<p><strong>3- ÖNERİ</strong>: Traktör israfını önlemek için ziraatçılar, <strong>birlik</strong> oluşturabilir. <strong>Fazla traktörleri satarak</strong> ihtiyaç duydukları <strong>finansmana</strong> erişebilirler. <strong>Banka kredileri</strong> böylesine maliyetli iken traktör parkının fazlalığını satıp <strong>öz sermaye </strong>yoluyla <strong>gübre</strong>, <strong>mazot</strong>, <strong>ilaç</strong>, <strong>tohum</strong> gibi zaruri kalemleri daha kolay temin edebilirler.</p>

<p><strong>4- UYGULAMA</strong>: <strong>Yozgat’ın Kabalı Köyü</strong>, bunu başarabildi; meyve bahçelerini birleştirdiler<strong>. 240 traktör</strong> sayısını <strong>14’e </strong>indirdiler. Köylüler kendi ortak işletmelerinde <strong>ücretli çalışan</strong> haline geldi. Kabalı köyü artık büyük şehirlerden göç alıyor. <strong>Traktörü verimli kullanmayı önerecek yerel liderler önemli</strong>.</p>

<p><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Traktör ortalığına dair…</strong></p>

<p><strong><i>Tarım arazi yapımız uygun mu?</i></strong></p>

<p>İşlenen tarım alanımız <strong>240 milyon</strong> dekar<strong>. 2,3 milyon</strong> traktörle bu alanın <strong>5 katı tarım alanı</strong> işlenebilirken bizde <strong>parçalı</strong> ve <strong>küçük</strong> işletmeler yüzünden <strong>traktör verimliliği</strong> artırılamıyor.</p>

<p><strong><i>Traktör liginde dünyada kaçıncıyız?</i></strong></p>

<p>En çok traktöre sahip <strong>8’inci </strong>ülkeyiz. Ancak <strong>miras hukukunun</strong> da etkisiyle bölüne bölüne <strong>halı saha</strong> boyutuna inen tarım arazilerinin <strong>birleştirilemeyişi </strong>sebebiyle <strong>traktör israfının</strong> başat aktörü oluverdik.</p>

<p><strong>NOT</strong></p>

<p><strong>1 METRE DERİN 2O KUYU MU, 20 METRE DERİN 1 KUYU MU?</strong></p>

<p>Bize lazım olan, <strong>20 metre derinliğinde 1 kuyu… </strong>Zira su o derinlikte… Oraya ulaşmak zorundayız. Oysa biz iş birliği, iş bölümüne fazla rağbet etmediğimiz için her birimiz tek başımıza <strong>1’er metre derinliğinde 20 kuyu </strong>açmakla meşgulüz. Bu da <strong>gayretimizi</strong>, <strong>enerjimizi</strong> heba ediyor. <strong>İyiler ölçek oluşturamıyor</strong>.</p>

<p><strong>TRAKTÖR İŞBİRLİĞİ LÛGATI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Traktör iş birliği</strong>: Yöresi ve çıkarları bir olanların tarım makine parklarını birleştirmeleri durumu</p>

<p><strong>Traktör iş bölümü</strong>: İş birliğinin yanı sıra büyük bir görevin küçük görevlere bölünüp ekibe dağıtılması</p>

<p><strong>Traktör ekosistemi:</strong> Aktörlerin, tarım makineleri ve traktörlerini birlikte kullanma kültürü</p>

<p><strong>Traktör egosistemi:</strong> Aynı mekânda olsalar dahi herkesin kendi traktörüne sahip olduğu yığınlar</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-traktor-alma-komsu-al</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/02/tarimsusuzluk.jpg" type="image/jpeg" length="28571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Re’sen vergi tarhı ve adaletsiz uygulamaları]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/resen-vergi-tarhi-ve-adaletsiz-uygulamalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/resen-vergi-tarhi-ve-adaletsiz-uygulamalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><i>Bir olayda re’sen tarh sebebinin varlığı, mutlaka re’sen matrah takdirini gerektirmez. Beyanname vermeyen bir mükellef için re’sen tarh sebebi oluşuşsa da, eğer mükellef o dönemde gayrifaal ise ortada re’sen tarh edilecek vergi yok demektir.</i></strong></p>

<p><strong><i>Bir konuda veya belli bir döneme ilişkin olarak daha önce vergi incelemesi yapılması nasıl ki o konunun veya dönemin tekrar incelenmesine engel değilse, bir konuda daha önce ikmalen veya re’sen tarhiyat yapılması da, sonradan tekrar re’sen tarhiyat yapılmasına engel değildir.</i></strong></p>

<p>Vergi hukukumuzda tarhiyat yöntemi olarak beyana dayalı tarh, bir çok vergi için asli tarh usulüdür. Ancak beyana dayalı tarh yöntemi, doğal olarak beyanın kontrolünü ve yoklama, inceleme ve bezeri şekillerle yapılan bu kontrolün sonuçlarına dayalı diğer tarh yöntemlerini de gerekli kılar. Vergi Usul Kanunumuzda denetim esaslı tarh yolları olarak ikmalen, re’sen ve idarece tarh yöntemleri benimsenmiştir. Bu yazımda re’sen tarh ve sorunları üzerinde durmak istiyorum.</p>

<p><strong>Re’sen tarhın hukuki çerçevesi</strong></p>

<p>Re’sen tarh müessesesi, Vergi Usul Kanunumuzun 30. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre re’sen vergi tarhı, “vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması”dır.</p>

<p>Kanun, anılan maddesinde hangi hallerde re’sen tarhiyat yoluna gidilebileceğini sayma yöntemi ile tahdidi olarak belirlemiştir. Bu belirlemeye göre re’sen tarh halleri şunlardır:</p>

<p>- Vergi beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmemesi,</p>

<p>- Vergi beyannameleri kanuni veya ek süreleri içerisinde verilmekle birlikte beyannamede matraha ilişkin bilgilere yer verilmemişse,</p>

<p>- Kanunen tutulması zorunlu defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara her hangi bir sebeple ibraz edilmezse,</p>

<p>- Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine yer vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmazsa,</p>

<p>- Tutulması zorunlu defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına ilişkin delil bulunursa,</p>

<p>- 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırılması zorunluluğu getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan konularda yeminli mali müşavir raporu zamanında ibraz edilmezse..</p>

<p><strong>Mükerrerlik ve dönem kayması sorunu</strong></p>

<p>Bir konuda veya belli bir döneme ilişkin olarak daha önce vergi incelemesi yapılması nasıl ki o konunun veya dönemin tekrar incelenmesine engel değilse, bir konuda daha önce ikmalen veya re’sen tarhiyat yapılması da, sonradan tekrar re’sen tarhiyat yapılmasına engel değildir. Ancak bu gibi hallerde, mükerrer vergileme olmaması için re’sen tarh olunan vergiden daha önce tarh edilmiş olan verginin mahsubu gerekir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle dönem kayması dolayısıyla yapılan tarhiyatlarda, örneğin sonraki dönem matrahında yer alan bir tutarın önceki döneme çekilmesi halinde, önceki dönem için tarh olunacak vergi ile sonraki dönem matrahından çıkartılacak tutarın mutlaka mukayesesi gerekir. Tahakkuk eden bir borcun izleyen ödendiği yılda gider yazılması da aynı şekildedir. Adalet bunu gerektirir. Ancak maalesef bu hassasiyet pek gösterilmemekte, genellikle önceki dönem için re’sen vergi salınması gereğine işaret edilerek rapor tamamlanmaktadır. Hatta bazen izleyen (veya önceki) dönem, inceleme ve rapor konusu dahi yapılmamaktadır. Bazı Raporlarda ise, önceki dönem için tarhedilen vergi ile buna ilişkin cezaların faizi ile tam olarak ödenmesi halinde, sonraki dönem için tarh olunan vergilerin aynen iadesi öngörülmektedir.</p>

<p>“Hep bana adaleti” ile yazılan bu tür raporlar, “alacağına şahin, borcuna karga” atasözündeki gibi, mükellef gözünde vergi adaletini zedelemektedir.</p>

<p>Örneğin Mart 2025 dönemi KDV beyannamesinde yer alması gereken bir matrah unsuruna mükellef tarafından izleyen Nisan ayı beyannamesinde yer verildiği bir durumda, söz konusu tutarın Mart ayı için re’sen tarha konu edilmesi halinde mükelleften, bu tutarın vergisini bu güne kadar gecikme faizi ile ödemesi, sonra aynı tutarın vergisinin Nisan ayından çıkartılması dolayısıyla aynen o günkü tutarı ile geri alması beklenemez. Hele mükellef tarhiyata karşı dava açmış ve aradan birkaç yıl daha geçmişse, mükellefe “düzeltme zamanaşımı dolduğu gerekçesi ile Nisan ayına ilişkin iade de yapamıyoruz” denilemez. Bu gibi hallerde sadece, bir aylık faiz ile ceza alınması, çıkan vergi aslı borcu ile iade tutarı aynı ise vergi aslının aranmaması gerekir.</p>

<p><strong>Takdir komisyonlarının çalışma usulleri gözden geçirilmeli</strong></p>

<p>Bugünkü çarpık ve hukuktan ziyade hazine bekçiliği anlayışını yansıtan bu uygulamaların, bir genel tebliğ veya iç genelge ile düzeltilmesi gerekmektedir.</p>

<p>Öte yandan bir olayda re’sen tarh sebebinin varlığı, mutlaka re’sen matrah takdirini gerektirmez. Beyanname vermeyen bir mükellef için re’sen tarh sebebi oluşuşsa da, eğer mükellef o dönemde gayrifaal ise ortada re’sen tarh edilecek vergi yok demektir. Re’sen tarh sebebinin varlığı, soyut ve varsayıma dayalı olarak matrah belirlenmesi olanağını vermez. Bu konuda özellikle takdir komisyonlarının hiçbir araştırmaya dayanmayan, matbu form doldurma şeklinde belirlediği matrahlar, hukuken itibar edilebilir matrahlar değildir. Zaten uygulamada bu şekilde belirlenen matrahların hemen hemen tamamına yakını, ihtilaf konusu yapıldığında yargı tarafından iptal edilmektedir. Bu konuda, takdir komisyonlarının da oluşum ve çalışma usullerinin gözden geçirilmesi ve belki yeniden yapılandırılması gerekmektedir.</p>

<p><strong>Bumin Doğrusöz-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/resen-vergi-tarhi-ve-adaletsiz-uygulamalari</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/kurumlar-vergisi-12.jpg" type="image/jpeg" length="55842"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Faiz ödemesi 3 ayda yüzde 89 artarak 876 milyar liraya çıktı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/faiz-odemesi-3-ayda-yuzde-89-artarak-876-milyar-liraya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/faiz-odemesi-3-ayda-yuzde-89-artarak-876-milyar-liraya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mart ayında merkezi yönetim bütçe geliri yüzde 61 artarak 1 trilyon 230 milyar liraya, bütçe harcamaları yüzde 42 artarak 1 trilyon 460 milyar liraya yükseldi. Bu dönemde bütçe açığı geçen yıla göre yüzde 21 azalarak 229 milyar liraya geriledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İlk çeyrekte faiz ödemesi yüzde 89 artarak 876 milyar liraya çıkarken, bütçe açığı yüzde 41 azalarak 420 milyar 48 milyon liraya geriledi. Hazine ve Maliye Bakanlığı 2026 yılı Mart ayı ve yılın ilk çeyreğine ilişkin bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı. Buna göre merkez yönetim bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 61 artarak 1 trilyon 230 milyar liraya yükseldi. Vergi gelirleri kalemindeki artış yüzde 64 artarak 1 trilyon 57 milyar liraya, faiz ve cezalar yüzde 86 artarak 120 milyar liraya çıktı.</p>

<p>Bütçenin harcamalar kalemi yüzde 42 artarak 1 trilyon 460 milyar liraya yükseldi. Toplam bütçe içinde çok yer tutmamakla birlikte sermaye transferi (yatırım) harcamaları yüzde 436 gibi yüksek oranlı artış göstererek 32 milyar 761 milyon liraya yükseldi. Personel giderleri yüzde 44 artarak 406 milyar liraya, mal ve hizmet alımları ise yüzde 41 artarak 113.8 milyar liraya ulaştı. Faiz harcamaları ise yüzde 46 artarak 235.9 milyar liraya çıktı.</p>

<p><strong>Vergi gelirleri yüzde 64 arttı</strong></p>

<p>Mart’ta gelirler yüzde 61 artarak 1 trilyon 230 milyar liraya, vergi gelirleri yüzde 64 artarak 1 trilyon 57 milyar liraya ulaştı. Faiz, pay ve ceza kalemi yüzde 86 artarak 20 milyar liraya ulaştı. Böylece Mart ayı bütçe dengesi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 oranında azalan bir açık verdi ve 229.8 milyar liraya geriledi. Geçen yıl Mart’ta 100 milyar lira açık veren faiz dışı denge bu yıl 6 milyar 87 milyon lira fazla verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ocak-Mart döneminde bütçe gelirleri yüzde 66 artarak 4 trilyon 5 milyar liraya çıkarken, vergi gelirleri de yüzde 66’lık artışla 3 trilyon 360 milyar liraya yükseldi. Faiz, pay ve cezalar kaleminde ise gelir yüzde 72 artarak 329.7 milyar liraya ulaştı. Giderler yüzde 42’lik artışla 4 trilyon 425 milyar liraya, personel gideri yüzde 41 artışla 1 trilyon 298 milyar liraya çıktı. Cari transferler yüzde 66’lık artışla 1.6 trilyon liraya yükselirken, sermaye giderleri yüzde 33 azalarak 116 milyar liraya indi. İlk çeyrekte faiz harcamaları yüzde 89 artarak 876 milyar liraya çıktı. Geçen yılın ilk çeyreğinde 246 milyar lira açık veren bütçe dengesi bu yıl aynı dönemde 456 milyar lira fazla verdi.</p>

<p><strong>Hüseyin Gökçe-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/faiz-odemesi-3-ayda-yuzde-89-artarak-876-milyar-liraya-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/10/en-yuksek-mevduat-faizi-veren-bankalar-ivxjpg.webp" type="image/jpeg" length="74424"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın ve gümüş yükselişte]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/altin-ve-gumus-yukseliste</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/altin-ve-gumus-yukseliste" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel piyasalarda gerilimin azalmasıyla altın fiyatları yeniden yükselişe geçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Haftanın dördüncü işlem gününe yükselişle başlayan altın, hem ons hem de gram fiyatlarında dikkat çeken seviyelere ulaştı.</p>

<p>Günün ilk saatlerinde gram altın 6 bin 935 TL seviyesinden açılış yaparken, ons altın 4 bin 820 dolar bandında işlem gördü. Sabah saatleri itibarıyla yukarı yönlü hareketin devam etmesiyle birlikte gram altın 6 bin 942,93 TL’ye, ons altın ise 4 bin 825,28 dolara yükseldi.</p>

<p><strong>Gümüş de yükseldi</strong></p>

<p>Altın ile birlikte gümüş fiyatları da yeni güne yukarı yönlü hareketle başladı. Gri metal yüzde 1,9'luk yükselişle 80,4 dolar seviyesinde işlem görüyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/altin-ve-gumus-yukseliste</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/altin3.jpg" type="image/jpeg" length="94124"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de ilk çeyrekte 5,1 milyon adet altın basıldı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/turkiyede-ilk-ceyrekte-51-milyon-adet-altin-basildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/turkiyede-ilk-ceyrekte-51-milyon-adet-altin-basildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de yılın ilk çeyreğinde, çeşitli türlerde toplam 5 milyon 138 bin 608 altın basıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>1951 tarihli TBMM kararı çerçevesinde sadece Darphane tarafından üretilen cumhuriyet altınları, 24 ayar standart külçe altının döküm, hadde, doğrama, tolerans, tav, baskı, kenar tırtıl, kalite kontrol gibi güvenlikli ve hassas işlemlerden geçirilerek sikke ve ziynet olmak üzere iki grupta, 10 farklı çap ve ağırlıkta, 22 ayar olarak üretiliyor.</p>

<p>Meskük altın, üzerinde Atatürk kabartması olduğu için "Ata lira" olarak anılırken, inceltilmiş şekilde basılan ziynet altın ise genelde takı olarak alınıyor.</p>

<p>2026 yılının ilk çeyreğinde 5 milyon 138 bin 608 adet çeşitli türlerde altın basıldı. Basılan altınların 4 milyon 94 bin 690'ı ziynet cumhuriyet altını olurken, 1 milyon 35 bin 860'ı sikke cumhuriyet altını ve 8 bin 58'i Reşad sikke altınından oluştu. Yılın ilk çeyreğinde "farklı çeşitlerde basılan" 5 milyon 138 bin 608 adet altın için 19 ton 154 kilogram 592,9 gram altın kullanıldı.</p>

<p><strong>En fazla basılan çeşit ziynet çeyrek oldu</strong></p>

<p>Ziynet cumhuriyet altınları kategorisinde bulunan çeyrek altından ilk üç ayda 2 milyon 952 bin 400 adet basılırken, söz konusu ürün tüm çeşitler arasında en fazla basılan altın çeşidi oldu.</p>

<p>Yılın ilk çeyreğinde 468 bin 175 yarım, 648 bin 261 birlik (tam), 25 bin 606 "ikibuçukluk" ve 248 "beşlik" ziynet altın piyasaya sürüldü. Basılan ziynet cumhuriyet altınlarının toplam ağırlığı ise 11 ton 819 kilogram 293 gram oldu.</p>

<p><strong>Sikke altınlar kategorisinde en fazla "birlik" altın basıldı</strong></p>

<p>Sikke cumhuriyet altınları kategorisindeki çeyrek altından yılın ilk üç ayında 63 bin 70, yarım altından 10 bin 132, birlik (tam) altından 958 bin 368, ikibuçukluk altından 420 ve beşlik altından 3 bin 870 adet basıldı.</p>

<p>Söz konusu sayılara göre geçen sene en çok basılan sikke altın çeşidi birlik cumhuriyet altını oldu. Basılan çeşitli ebatlardaki 1 milyon 35 bin 860 sikke cumhuriyet altınlarının toplam ağırlığı ise 7 ton 212 kilogram 174,6 gram oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diğer basılan altınlar incelendiğinde, Reşad altın kategorisinde ise 1782 yarım, 3 bin 576 birlik (tam), 360 ikibuçukluk ve 2 bin 340 beşlik altın basıldı. Yılın ilk çeyreğinde toplam 8 bin 58 Reşad altını basılırken, basılan Reşad altınlarının toplam ağırlığı 123 kilogram 125,3 gram oldu.</p>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/turkiyede-ilk-ceyrekte-51-milyon-adet-altin-basildi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/kapalicarsialtin.jpg" type="image/jpeg" length="58070"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye, Çin'in NTE tekeline alternatif olabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/turkiye-cinin-nte-tekeline-alternatif-olabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/turkiye-cinin-nte-tekeline-alternatif-olabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı krizinin küresel ekonomiye etkileri, enerji dönüşümünde nadir toprak elementlerini (NTE) yeni petrol konumuna taşırken, bu elementlere talebin 2030'a kadar yüzde 30'dan fazla artması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji krizi, yenilenebilir kaynaklara yönelimi hızlandırırken nadir toprak elementlerini (NTE) de 'yeni petrol' konumuna taşıyor. NTE rezervleri pek çok ülke için yeni jeopolitik rekabet alanına dönüşürken, üretici ülkelerin kısıtlamaları küresel ekonomide ciddi üretim kayıplarına yol açıyor.</p>

<p>Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, kalıcı mıknatıs üretiminde kullanılan neodimyum, praseodimyum, disprozyum ve terbiyum gibi NTE'lere olan talebin 2030'a kadar yüzde 30'dan fazla artması bekleniyor.</p>

<p>2024 itibarıyla Çin, mıknatıs tipi NTE'de küresel madencilik üretiminin yaklaşık yüzde 60'ını, rafine üretimin ise yüzde 90'ından fazlasını gerçekleştirirken uyguladığı ihracat kontrolleri tedarik zincirlerindeki kırılganlığı ortaya koydu.</p>

<p><strong>Yeni dönemin kritik girdisi NTE</strong></p>

<p>Türkiye Kritik Mineral İnisiyatifi Kurucusu Sait Uysal, NTE'nin görece küçük bir pazar olmasına rağmen trilyonlarca dolarlık bir ekonomik hacim oluşturduğunu ifade ederek "Nadir toprak elementleri, geçmişte petrolün oynadığı role benzer şekilde yeni dönemin kritik girdisi konumunda" dedi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı krizi ile NTE tedarik zincirlerinin Çin'de yoğunlaşmasının küresel kırılganlıkları artırdığına işaret eden Uysal, bu durumun enerji dönüşümü sürecinde yeni bağımlılık alanları oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Türkiye, Çin'in NTE tekeline alternatif olabilir</strong></p>

<p>Uysal, Çin'in NTE hakimiyetinin sadece ticari bir avantaj olmadığını, aynı zamanda jeopolitik bir güç unsuru haline geldiğini vurgularken durumun küresel ekonomide daha derin ve yapısal bir kırılganlığı ortaya çıkardığını ifade etti.</p>

<p>Bunun sadece enerji güvenliği değil, "enerji dönüşümünün güvenliği" meselesi olduğuna da değinen Uysal, Türkiye dahil dünyanın birçok bölgesinde önemli NTE kaynakları bulunduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"Sorun, 'kaynak' eksikliğinden ziyade, bu kaynakları ekonomik olarak işletilebilir rezervlere dönüştürebilecek ve yüksek çevresel maliyet içeren ayrıştırma süreçlerini gerçekleştirebilecek teknolojik altyapının sınırlı olmasıdır. Çin'in bu alandaki hakimiyeti coğrafi bir avantajdan çok, 1980’lerden bu yana uyguladığı ve 'Made in China 2025' stratejisiyle güçlendirdiği uzun vadeli devlet politikalarının sonucudur. Dolayısıyla dünya, insan eliyle yaratılmış bu tekeli yine insan eliyle, doğru stratejiler, yüksek teknoloji yatırımları, uluslararası işbirlikleri ve akılcı politikalarla aşabilir.</p>

<p><strong>Beylikova'daki dev rezerv oyunu değiştirebilir</strong></p>

<p>Uysal, Türkiye'de 1,3 milyon tonu aşan rezerv ile Beylikova sahasının Çin'e alternatif olmanın yanı sıra küresel tedarik zincirinde oyun değiştirici etki yaratabileceğini belirterek Beylikova Nadir Toprak Elementleri Pilot Tesisi'nin sadece bir maden sahası değil, stratejik bir sıçrama tahtası olabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Küresel rekabet başladı</strong></p>

<p>Türkiye Madenciler Derneği Çevre Koordinatörü Caner Zanbak da Çin'in ihracat kısıtlamalarının ülkeleri yeni stratejik işbirliklerine yönelttiğini belirterek, "Çin dışındaki işbirlikleri arasında da görünür rekabetin artması muhtemel. Dünya Ticaret Örgütü'nün ‘serbest küresel ticaret’ ilkesinin bu alanda uygulanması kolay görünmüyor" dedi.</p>

<p>Zanbak'a göre elektrikli araçlar, rüzgar türbinleri ve yeni teknolojilerin hızla yayılması da kalıcı mıknatıslara olan talebi ciddi şekilde artıracak. NTE talebinin 2030'a kadar yüzde 30'dan fazla artacağını belirten Zanbak, özellikle bu ürünlerde kullanılan ham maddeler için küresel rekabetin şimdiden başladığını giderek de sertleşeceğini ifade etti.</p>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/turkiye-cinin-nte-tekeline-alternatif-olabilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/nadirtoprakelement2.jpg" type="image/jpeg" length="17854"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bütçe 229,9 milyar TL açık verdi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/butce-2299-milyar-tl-acik-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/butce-2299-milyar-tl-acik-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkezi yönetim bütçe giderleri mart ayında, 1 trilyon 460 milyar 416 milyon TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 230 milyar 545 milyon TL olarak gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, Mart 2026 dönemine ait Merkezi Yönetim Aylık Bütçe Gerçekleşme Raporu'nu yayımladı. Rapora göre, 2026 yılı Mart ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 460 milyar 416 milyon TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 230 milyar 545 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe açığı 229 milyar 872 milyon TL olurken faiz dışı giderler 1 trilyon 224 milyar 457 milyon TL, faiz dışı fazla ise 6 milyar 87 milyon TL olarak kaydedildi.</p>

<p>Bir önceki yılın aynı ayıyla karşılaştırıldığında bütçe açığının daraldığı görüldü. 2025 yılı Mart ayında 261 milyar 466 milyon TL olan bütçe açığı, 2026 yılı Mart ayında 229 milyar 872 milyon TL'ye geriledi.</p>

<p>Faiz dışı dengede ise daha belirgin bir iyileşme dikkat çekti: 2025 Mart ayında 100 milyar 223 milyon TL faiz dışı açık verilmişken 2026 yılının aynı ayında 6 milyar 87 milyon TL faiz dışı fazla elde edildi.</p>

<p>Bütçe giderleri tarafında Mart ayı harcamaları, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 42,1 oranında artış gösterdi. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı 2025 yılında yüzde 7 iken 2026 yılında yüzde 7,7 oldu. Faiz hariç bütçe giderleri ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41,3 artarak 1 trilyon 224 milyar 457 milyon TL'ye ulaştı; söz konusu giderlerin gerçekleşme oranı 2025'teki yüzde 6,8 düzeyinden yüzde 7,5'e yükseldi. Faiz giderleri 235 milyar 959 milyon TL olarak gerçekleşti.</p>

<p>Gelirler tarafında ise bütçe gelirleri geçen yılın Mart ayına göre yüzde 60,6 oranında artarak 1 trilyon 230 milyar 545 milyon TL'ye ulaştı. Gerçekleşme oranı 2025 yılındaki yüzde 6 düzeyinden yüzde 7,6'ya çıktı. Vergi gelirleri tahsilatı bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 63,9 artışla 1 trilyon 57 milyar 171 milyon TL oldu; vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı da 2025'teki yüzde 5,8'den yüzde 7,6'ya yükseldi. Genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 139 milyar 221 milyon TL olarak açıklandı.</p>

<p><strong>Ocak-mart döneminde bütçe açığı 420,5 milyar TL oldu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ocak-Mart döneminin bütününe bakıldığında, 2026 yılının ilk çeyreğinde merkezi yönetim bütçe giderleri 4 trilyon 425 milyar 431 milyon TL, bütçe gelirleri 4 trilyon 5 milyar 382 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe açığı 420 milyar 49 milyon TL'de kalırken faiz dışı fazla 456 milyar 22 milyon TL oldu. Geçen yılın aynı döneminde 710 milyar 817 milyon TL olan bütçe açığının bu yıl önemli ölçüde daraldığı, 246 milyar 867 milyon TL faiz dışı açık yerine ise 456 milyar 22 milyon TL faiz dışı fazla verildiği görüldü.</p>

<p>Ocak-Mart döneminde bütçe gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 66,4 artarak 4 trilyon 5 milyar 382 milyon TL'ye ulaştı. Vergi gelirleri tahsilatı ise yüzde 66,1 artışla 3 trilyon 360 milyar 367 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42 oranında artarak 4 trilyon 425 milyar 431 milyon TL'ye çıkarken faiz hariç giderler yüzde 33,8 artışla 3 trilyon 549 milyar 360 milyon TL oldu.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/butce-2299-milyar-tl-acik-verdi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/02/para23.jpg" type="image/jpeg" length="24505"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çin 2.0: Şimdi hedef yüksek teknoloji]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/cin-20-simdi-hedef-yuksek-teknoloji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/cin-20-simdi-hedef-yuksek-teknoloji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllar önce düşük maliyetli ürünlerle küresel sanayiyi kuşatan Çin bu kez teknolojik ürünleri hedef alan ikinci dalgayla sanayide dengeleri yeniden kuruyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel sanayi yeni bir kırılma yaşıyor. Çin, düşük maliyetli üretimle yarattığı ilk dalganın ardından şimdi yüksek teknoloji alanlarında ikinci bir şok dalgası başlatıyor. Elektrikli araçlar, bataryalar, güneş panelleri ve ileri üretim teknolojilerinde hızla büyüyen Çinli şirketler, yalnızca üretim kapasitesiyle değil, agresif fiyat kırma stratejileriyle de küresel rekabeti yeniden tanımlıyor.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw490h542q95gc/storage/files/images/2026/04/14/ekran-goruntusu-2026-04-14-205913-coln.png" rel="nofollow" title="Çin 2.0: Şimdi hedef yüksek teknoloji - Resim : 1"><img alt="Çin 2.0: Şimdi hedef yüksek teknoloji - Resim : 1" height="542" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw490h542q95gc/storage/files/images/2026/04/14/ekran-goruntusu-2026-04-14-205913-coln.png" width="490" /></a></p>

<p>Bu dönüşümün birçok örneği dikkat çekiyor. Şanghay merkezli Mega-Senway’in geliştirdiği elektrikli araç sensörleri. Şirketin sevkiyatları 2019’daki 20 bin seviyesinden bugün 10 milyon adede çıkarken, ürün fiyatı 200 yuandan 10 yuana kadar geriledi. Aynı süreçte Avrupalı üreticilerin büyük bölümü pazardan çekildi. Bu tablo, Çinli firmaların teknolojik ürünleri kısa sürede nasıl “emtia haline getirdiğini” gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong>142 milyar dolarlık EV ihracatı</strong></p>

<p>Makro veriler de bu yükselişi doğruluyor. Çin 2025’te 1 trilyon doları aşan ticaret fazlası verirken, 2026’nın ilk çeyreğinde ihracatını yüzde 15 artırdı. Elektrikli araç ihracatı 142 milyar dolara, lityum iyon pil sevkiyatları 77 milyar dolara ulaştı. Avrupa Birliği’ne ihracat yüzde 21,1 artarken, Çin’in yüksek katma değerli ürünlerdeki ağırlığı hızla büyüyor.</p>

<p><strong>Batı'ya göre 9 kat fazla sübvansiyon</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Financial Times gazetesinin analizine göre bu gücün arkasında ise devlet destekli sanayi politikası bulunuyor. OECD’ye göre Çinli şirketler, Batılı rakiplerine kıyasla 3 ila 9 kat daha fazla sübvansiyon alıyor. IMF ise Çin para biriminin reel efektif olarak yaklaşık yüzde 16 düşük değerli olduğunu hesaplıyor. Bu kombinasyon, Çinli üreticilere küresel pazarda kalıcı bir maliyet avantajı sağlıyor.</p>

<p>Ancak aynı model ciddi bir risk de üretiyor: aşırı kapasite. Çin’in güneş paneli üretim kapasitesi yıllık 1.200 GW ile küresel talebin neredeyse iki katına ulaşmış durumda. Bu durum fiyatları aşağı çekerken kârlılığı eritiyor ve dünya genelinde ticaret gerilimlerini artırıyor.</p>

<p>Otomotivde de benzer bir baskı görülüyor. BYD araç fiyatlarını düşürürken, NIO daha fazla teknolojiyi daha düşük maliyetle sunabiliyor. Bu durum, Avrupa ve ABD’deki üreticiler için doğrudan bir rekabet tehdidi oluşturuyor. Analistlere göre, ‘Çin şoku 2.0” olarak nitelendirilebilecek bir trend artık yalnızca düşük maliyetli ürünlerle değil, yüksek teknoloji ve ileri üretim kapasitesiyle küresel sanayiyi yeniden şekillendiriyor.</p>

<p><strong>Çin modelinin 4 temel gücü</strong></p>

<p>■ <strong>Sübvansiyon:</strong> OECD’ye göre Çinli şirketler rakiplerinden 3-9 kat fazla devlet desteği alıyor.</p>

<p>■ <strong>Ölçek:</strong> Dev üretim kapasitesi maliyetleri hızla aşağı çekiyor.</p>

<p>■ <strong>Kur avantajı:</strong> IMF’ye göre yuan reel olarak %16 düşük değerli.</p>

<p>■ <strong>Rekabet:</strong> Yoğun iç rekabet fiyatları küresel ölçekte baskılıyor.</p>

<p><strong>Evrim Küçük-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/cin-20-simdi-hedef-yuksek-teknoloji</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/cin3.jpg" type="image/jpeg" length="45444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye yüzde 78 ile kira artışında Avrupa’da açık ara ilk sırada]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/turkiye-yuzde-78-ile-kira-artisinda-avrupada-acik-ara-ilk-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/turkiye-yuzde-78-ile-kira-artisinda-avrupada-acik-ara-ilk-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de kiralar yıllık bazda yaklaşık yüzde 78 artarken, Avrupa’daki en yakın ülke olan Karadağ’da bu oran yüzde 18,5 seviyesinde kaldı. Uzmanlara göre kira artışlarının temel nedeni talebin arzdan daha hızlı yükselmesi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa genelinde konut kiralarındaki artış hız kazanırken Türkiye, kira artışında diğer ülkelerden belirgin biçimde ayrıştı.</p>

<p>Euronews’ün haberine göre 2025 verileri incelendiğinde Türkiye’de yıllık kira artışı yüzde 77,6 ile açık ara en yüksek oran olarak kaydedildi. Aynı listede ikinci sırada yer alan Karadağ’da ise kira artışı yüzde 18,5 seviyesinde kaldı.</p>

<p>Haberde, Avrupa Birliği’nde konut harcamalarının ortalama bir hanenin gelirinin yaklaşık beşte birini oluşturduğu belirtiliyor. Türkiye’de ise konut fiyatlarındaki hızlı yükseliş, yüksek kredi faizleri ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar, ev sahibi olmayı güçleştirirken kiralık konut talebini artırıyor.</p>

<p>Knight Frank Avrupa Konut Araştırmaları Başkanı Kate Everett-Allen, Türkiye’deki kira artışının büyük ölçüde yüksek enflasyondan kaynaklandığını ifade ediyor.</p>

<p>Everett-Allen, mevcut koşulların kiralık piyasadaki baskıyı artırdığını ve ev sahibi olmanın giderek daha erişilemez hale geldiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor</strong></p>

<p>Euronews’e göre Avrupa genelinde kira artış oranları ülkeden ülkeye önemli farklılık gösteriyor. 2025’te kira artışları Finlandiya’da yüzde 1 seviyesinde kalırken, Hırvatistan’da yüzde 17,6’ya kadar yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yunanistan’da yüzde 10, Macaristan’da yüzde 9,8, Bulgaristan’da yüzde 9,6 ve Romanya’da yüzde 8,2 oranında artış kaydedildi.</p>

<p>Buna karşılık Almanya’da kira artışı yüzde 2,1, Fransa’da yüzde 2,3 ve İspanya’da yüzde 2,4 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p><strong>Neden: Talebin arzdan daha hızlı yükselmesi</strong></p>

<p>Uzmanlara göre kira artışlarının temel nedeni talebin arzdan daha hızlı yükselmesi. Özellikle konut kredisi faizlerinin yüksek seyretmesi, ilk kez ev alacak kesimi kiralık piyasaya yönlendirirken, bu durum kiralar üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırıyor.</p>

<p><strong>Tavan fiyat uygulamasının etkisi</strong></p>

<p>Hükümet Temmuz 2022'de kira artışlarına yüzde 25 tavan getirdi. Bu uygulama daha sonra Temmuz 2024'e kadar uzatıldı.</p>

<p>“Kira kontrolleri beklenmedik sonuçlar doğurdu” diyen Everett-Allen, mevcut kiracılar için yıllık artışların enflasyonun çok altında sınırlandığını, bunun da ev sahiplerini yeni kiralamalarda sert artışlarla kayıplarını telafi etmeye yönelttiğini ve piyasadaki ortalama kiraları hızla yukarı çektiğini belirtti.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/turkiye-yuzde-78-ile-kira-artisinda-avrupada-acik-ara-ilk-sirada</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/11/evkiralama.jpg" type="image/jpeg" length="29629"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Seyahat ve turizmde zirve yılı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seyahat-ve-turizmde-zirve-yili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seyahat-ve-turizmde-zirve-yili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seyahat ve turizm sektörü 2025'te küresel ekonomiyi sollarken, dünya genelinde 11,6 trilyon dolarlık katkı ve 366 milyon istihdamla tarihinin en güçlü performansını sergiledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) ve Chase Travel'ın yeni verilerine göre, seyahat ve turizm sektörü 2025 yılında dünyanın en hızlı büyüyen sektörü oldu. Sektördeki büyüme küresel ekonomik büyümeyi de önemli ölçüde geride bıraktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>WTTC'nin son ekonomik etki araştırmasına göre, seyahat ve turizm sektörünün küresel GSYİH'ye katkısı 2025 yılında rekor kırarak 11,6 trilyon dolara ulaştı. Bu rakam küresel ekonominin yüzde 9,8'ine denk gelirken, sektördeki yüzde 4,1'lik büyüme, küresel ekonomideki yüzde 2,8'lik büyümeyi de aştı.</p>

<p><strong>Tarihinin en iyi büyümesini kaydeden seyahat ve turizm sektörü, 2025 yılında dünya genelinde 366 milyon iş fırsatı oluştururken, en önemli istihdam ve geçim kaynaklarından biri oldu.</strong></p>

<p>Bu olağanüstü performans, seyahat ve turizmin sadece toparlanmanın itici gücü değil, aynı zamanda küresel ekonominin geleceğini şekillendiren öncü bir güç olduğuna işaret ederken veriler bölgesel performansta belirgin bir farklılaşmayı da ortaya koydu.</p>

<p><strong>Asya-Pasifik küresel büyümeye öncülük etti</strong></p>

<p>Sektörde Asya-Pasifik küresel olarak en hızlı büyüyen bölge olarak öne çıkarken, Kuzey Amerika diğer büyük pazarların gerisinde kaldı.</p>

<p>Asya-Pasifik bölgesi artan uluslararası talep ve güçlü bölgesel bağlantılar sayesinde 2025 yılında seyahat ve turizm GSYİH'sinde en güçlü genişlemeyi kaydederek yüzde 8,1'lik bir büyüme gösterd ve bölge 3,29 trilyon dolara ulaştı.</p>

<p>Buna karşılık, Kuzey Amerika'da büyüme oranı sadece yüzde 1,0 ile önemli ölçüde yavaşladı. Uluslararası ziyaretçi sayısındaki toparlanma düşüşe işaret ederken bölgede seyahat ve turizm GSYİH'si 3,05 trilyon dolar olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>Ülkelere turizmi stratejik öncelik haline getirme çağrısı</strong></p>

<p>Sektör liderleri hükümetlere turizmi stratejik öncelik haline getirme çağrısı yaparken WTTC Başkanı ve CEO'su Gloria Guevara, sektörün 2025'te 11,6 trilyon dolarlık katkıyla tarihinin en güçlü yılını yaşadığını ve uluslararası seyahatin pandemi öncesi seviyeleri aşarak günlük 4,2 milyon kişiye ulaştığını açıkladı.</p>

<p>Chase Travel CEO'su Jason Wynn ise seyahat talebinin yeniden hızlandığını, gezginlerin daha bilinçli planlama yaparak deneyim odaklı seyahatlere yöneldiğini belirtti. Ancak toparlanmanın bölgeler arasında eşit olmadığını, fiyatlar ve kapasite kısıtlarının seyahat tercihlerini etkilediğini vurguladı.</p>

<p>Sektör temsilcileri, küresel toparlanmanın hızlanması için hükümetlerin yatırım, bağlantı ve erişimi artıran politikalar uygulaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Şeyda Karaca-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seyahat-ve-turizmde-zirve-yili</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/istanbul2.jpg" type="image/jpeg" length="20695"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anthropic AI piyasasını altüst edecek]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/anthropic-ai-piyasasini-altust-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/anthropic-ai-piyasasini-altust-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşletmeler için kodlama ve siber güvenlik alanlarında iş süreçlerini kolaylaştıran yapay zeka araçları geliştiren ABD merkezli Anthropic'in trilyon dolara yakın değerlemeye ulaşacağı yeni bir finansman turuna çıkabileceği öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zeka devi Anthropic'in değerini yaklaşık 800 milyar doların üzerine taşıyacak yeni bir finansman turuna hazırlandığı öğrenildi.</p>

<p>Bloomberg'e konuşan kaynaklara göre, Claude’ın geliştiricisi Anthropic, yatırımcılardan kendisini trilyon dolara yakın değerlemeye ulaştıracak yeni teklifler aldı. Ancak görüşmelerin henüz erken aşamada olduğu ve anlaşmanın gerçekleşmeyebileceği ya da ayrıntıların değişebileceği öğrenildi.</p>

<p>Şirket şubat ayında gerçekleştirdiği 30 milyar dolarlık yatırım turunda 350 milyar dolarlık değerlemeye ulaşmıştı.</p>

<p>Anthropic, işletmelerin kodlamadan siber güvenliğe kadar iş süreçlerini yerine getirme şeklini kökten değiştiren bir dizi yapay zeka aracı geliştirirken, bu ürünler giderek büyüyen kurumsal müşteri kitlesinde yankı buluyor.</p>

<p><strong>Rekabet artıyor</strong></p>

<p>Bu da şirketin gelirinde artışa ve ChatGPT'nin geliştiricisi OpenAI ile rekabetin de artmasına yol açıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynaklara göre, Anthropic önümüzdeki aylarda yeni finansman turu ihtimalini değerlendirirken, şirketin yatırımcıların şartlarını kabul edip etmeyeceği henüz belli değil.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/anthropic-ai-piyasasini-altust-edecek</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/antropic2.jpg" type="image/jpeg" length="89857"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yüzde doksan dokuz paya sahip olsanız bile yüzde bir ortak tarafından ibra edilemeyebilirsiniz!]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yuzde-doksan-dokuz-paya-sahip-olsaniz-bile-yuzde-bir-ortak-tarafindan-ibra-edilemeyebilirsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yuzde-doksan-dokuz-paya-sahip-olsaniz-bile-yuzde-bir-ortak-tarafindan-ibra-edilemeyebilirsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 436’ncı maddesi “oydan yoksunluk” başlığını taşımaktadır. TTK’nın bu maddesi uygulamada ciddi sorunlar doğurmaktadır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Yazımızda ele alacağımız gibi yüzde birlik pay ile yüzde doksan dokuzluk paya sahip olan yönetim kurulu üyesinin ibra edilmemesi gibi bir durum doğmaktadır. Hatta yüzde bir değil, binde bir bile paya sahip ortağın ibra etmeme durumu doğabilmektedir. Ya da, bir ortak yüzde elliden fazla paya sahip ve yönetim kurulu üyesi ise diğer ortaklar anlaşarak bu yüzde elliden fazla paya sahip yönetim kurulu üyesi ortağı ibra etmeyebilirler ve şirketin faaliyetleri ciddi şekilde aksayabilir.</p>

<p style="text-align:justify">TTK 436/1’e göre,“pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz.”</p>

<p style="text-align:justify">Bu yazının asıl konusu olan 436/2’ye göre,“<strong>şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.</strong>”</p>

<p style="text-align:justify">İlk örneğimizde, bir anonim şirketin iki ortaklı olduğunu kabul edelim. Ortaklardan biri %99 paya sahip olsun ve diğer ortağın payı da %1 olsun. %99 paya sahip ortağın da tek yönetim kurulu üyesi olduğunu kabul edelim. İki ortak arasında problem olduğunu varsayalım. Şirketin genel kurulunda %99 paya sahip ve yönetim kurulu üyesi olan ortak %1 paya sahip ortak tarafından (yönetim kurulu vasfı nedeni) ile ibra edilmeyebilecektir. Çünkü, %99 paya sahip olan ortak kendi ibrası için oy kullanamayacaktır. Sonraki süreçlerde de ortaklıktan çıkarmak için ciddi ihtilafların başlayacağı şüphesizdir.</p>

<p style="text-align:justify">İkinci örneğimizde de büyük paya sahip ve tek yönetim kurulu üyesi olan ortağın %80, diğer iki ortağın da %10’ar paya sahip olduğunu kabul edelim. %80 paya sahip tek yönetim kurulu üyesi olan ortak kendi ibrası için oy kullanamayacaktır. Diğer ortaklardan biri ibra yönünde biri de tersi yönde oy kullanır ise, yine ibra mümkün olmayacaktır. Ya da %10 paya sahip ortakların ikisi de ibra yönünde oy kullanmaz ise yine ibra söz konusu olmayacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Şüphesiz ki bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bir şirkette %99 paya sahip olan ortağın %1 paya sahip olan ortak tarafından ibra edilmemesi şirketin sürekliliği açısından da oldukça sıkıntılı durumlar doğurabilir. Kanun koyucu şüphesiz ki, yönetim kurulu üyesi ortağın kendi ibrasında oy kullanmasını engelleyerek diğer ortakları korumak istemektedir. Ancak bu düzenleme orantısız güç doğurmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Aslında TTK’da bu düzenlemeye karşı alternatif bir düzenleme bulunmaktadır. TTK436/2 düzenlemesi olmasa, yani büyük paya sahip yönetim kurulu üyesi olan ortak kendi ibrası için oy kullansa dahi bazı işlemler söz konusu ise bu ibra geçersiz kabul edilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">TTK’nın 424’üncü maddesi uyarınca, “<strong>Bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğurur. Bununla beraber, bilançoda bazı hususlar hiç veya gereği gibi belirtilmemişse veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine engel olacak bazı hususları içeriyorsa ve bu hususta bilinçli hareket edilmişse onama ibra etkisini doğurmaz</strong>.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">TTK’nın 424 ‘üncü maddesi yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmiş olması halinde dahi, “<strong>bilançoda bazı hususlar hiç veya gereği gibi belirtilmemişse veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine engel olacak bazı hususları içeriyorsa ve bu hususta bilinçli hareket edilmişse onama ibra etkisini doğurmaz</strong>” düzenlemesiile ibranın nihai bir durum olmadığını ortaya koymaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Uygulamada genel kurullarda yönetim kurulu üyeleri ibra edildiğinde sorumluluk bitiyor gibi bir anlayış bulunmakla birlikte gerçekte durum öyle değildir. Kanun koyucu TTK 424 düzenlemesi ile bu durumu açıkça ortaya koymuştur ve doğrusu da budur. Nitekim, her ne kadar pay sahipleri genel kurullardan önce bilançoları görseler dahi, ilk görüşte bilançoların içeriğini tahlil etmeleri çok zordur. Çoğunlukla, TTK 424’üncü maddede yazılı durumlar sonradan özel incelemelerle ortaya çıkmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">TTK 424’üncü maddede yer verilen durumlar ibrayı ortadan kaldırmaktadır ve bu önlem amaçlı bir düzenlemedir. Dolayısı ile, TTK 436/2 düzenlemesi ile %1 paya sahip ortağa %99 paya sahip yönetim kurulu üyesini ibra ettirmemek çok sorunlu bir düzenlemedir. %1’lik paya sahip ortak her zaman sonradan 424’üncü maddede belirtilen durumlar varsa hukuki yollarla ibrayı kaldırtabilecektir. Ya da tersten gidecek olur isek, genel kurulda ibra edilmiş olmak da sorumluluktan kurtulmak anlamına gelmeyecektir.</p>

<p style="text-align:justify">İbra edilmeyen yöneticiler, geçmiş dönem faaliyetlerinden dolayı sorumluluk riski altına girer ve hakkında tazminat davası açılabilir. Hemen belirtelim ki, ibra edilmeme, otomatik olarak görevden alma sonucunu doğurmayacaktır. Yönetim kurulu üyelerinin görevden alınabilmesi için haklı bir sebep olmalıdır. Sorumluluk ve görevden alma meseleleri hukuki süreçlerdir ve bu yazının konusu değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak %1 paya sahip ortağın %99 paya sahip yönetici ortağı ibra etmemesi ciddi sıkıntılı süreçler doğurabilmektedir. Şirkete küçük ortak alırken bu konunun da göz önünde bulundurulması faydalı olacaktır. Diğer yandan, genel kurullarda ibra edilen yönetim kurulu üyeleri de genel kurullarda ibra edilseler dahi, <strong>bilançoda bazı hususlar hiç veya gereği gibi belirtilmemişse veya bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine engel olacak bazı hususları içeriyorsa ve bu hususta bilinçli hareket edilmişse onama ibra etkisini doğurmayacaktır.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>FinansinGundemi.com | Dr. Ekrem Öncü</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yuzde-doksan-dokuz-paya-sahip-olsaniz-bile-yuzde-bir-ortak-tarafindan-ibra-edilemeyebilirsiniz</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/08/kollektif-sirket.jpg" type="image/jpeg" length="66663"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Onlar için emeklilik yaşı 65’e yükseldi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/onlar-icin-emeklilik-yasi-65e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/onlar-icin-emeklilik-yasi-65e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma hayatında emeklilik yaşı bakımından üç ayrı grup bir arada bulunuyor. EYT kapsamındakiler yaş dışındaki koşulları yerine getirdiklerinde emekli olabilir iken, 1999 – 2008 arası çalışmaya başlayan kadınlar 58, erkekler 60 yaşa tabi bulunuyor. 2020'den itibaren çalışmaya başlayan memurlar ve esnaf ile 2024'ten itibaren çalışmaya başlayan işçiler ise 65 yaşından önce emekli olamayacaklar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre, ocak ayı itibarıyla Türkiye’de zorunlu sigorta kapsamında 23,3 milyon çalışan var. Çalışma hayatındaki bu kişilerin emeklilik yaşı konusunda ise aralarında büyük farklar bulunuyor. Kuşaklar arasında emeklilik yaşı konusunda fark tüm dünyada normal karşılanıyor. Ancak Türkiye’de 2023 yılında çıkartılan emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesinden sonra emeklilik yaşı bakımından aynı yaş kuşağındaki kişiler arasında da büyük fark ortaya çıktı.</p>

<p style="text-align:justify">Çalışma hayatında yer alan 23,3 milyon kişi, emeklilik yaşı bakımından üç ana gruba ayrılıyor. Grupları ağırlıklı olarak SSK’lılar (4/a) üzerinden incelememizin sebebi, çalışanların en büyük kısmını bunların oluşturmasıdır.</p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">EYT’LİLER İÇİN ÖNEMLİ OLAN PRİM GÜNÜ</h3>

<p style="text-align:justify">Daha önce yürürlükteki kanuna göre, 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı çalışmaya başlayanların emekliliğinde sigortalılık süresi, prim günü ve yaş olmak üzere üç koşul aranıyordu. Prim günü ve emeklilik yaşında ayrıca kademe bulunuyordu. Örneğin 1 Nisan 1989 tarihinde çalışmaya başlayan SSK’lı kadın 5300 prim günüyle 45 yaşında, erkek ise 5450 prim günüyle 51 yaşında emekli olabiliyordu. Sigortalı çalışmaya 8 Eylül 1999 tarihinde başlayan SSK’lılar ise 5975 prim günüyle kadın ise 56, erkek ise 58 yaşında emekli olabiliyordu.</p>

<p style="text-align:justify">2023 yılındaki EYT düzenlemesiyle 8 Eylül 1999 ve öncesinde çalışmaya başlayanlar için yaş koşulu kaldırıldığı için geriye sadece prim günü ve sigortalılık süresi kaldı. Sigortalılık süresi ise şu an sadece 8 Eylül 1999 öncesinde çalışmaya başladığı tarihte 18 yaşından küçük olanlar için önem taşıyor. Diğerleri açısından sigortalılık süresi koşulu tamamlanmış bulunuyor. Bu durumda, sigortalı çalışmaya başlama tarihine göre değişen prim günü koşulunu tamamlayanlar hemen emekli olabiliyorlar.</p>

<p style="text-align:justify">İlk defa çalışmaya 8 Eylül 1999 öncesinde başlayan ve halen çalışma hayatında bulunan yaklaşık 2,5 milyon kişi için fiili emeklilik yaşı kadınlarda 38, erkeklerde 43 yaşında başlıyor ancak prim gününü tamamlayamamış kişiler için bu yaş artabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">KADEMELİ EMEKLİLİK BEKLEYENLER 58-60 YAŞA TABİ</h3>

<p style="text-align:justify">Sigortalı çalışmaya 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 tarihleri arasında başlayan SSK’lılarda sigortalılık süresi koşulu bulunmuyor. Normal emeklilik için gerekli 7000 prim gününü tamamlamak şartıyla kadınlar 58, erkekler 60 yaşında emekli olabilecek.</p>

<p style="text-align:justify">Sigortalılık süresinin kaldırılması şu sonucu veriyor. Örneğin bir erkek ilk defa sigortalı çalışmaya 40 yaşında başlamışsa kesintisiz çalıştığı takdirde 7000 prim gününü 20 yılda tamamlayarak 60 yaşında emekli olabilecek. 1999 öncesindekilerde olduğu gibi 25 yıl sigortalılık şartı aransaydı aynı kişi 65 yaşında emekli olabilecekti.</p>

<p style="text-align:justify">Çalışma hayatındaki işçi, memur ve esnaf statüsündeki yaklaşık 4 – 5 milyon kişi, emeklilik yaşı bakımından 58-60 grubunda yer alıyor.</p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">2008 SONRASI ÇALIŞMAYA BAŞLAYANLARIN EMEKLİLİK YAŞI 65’E ÇIKTI</h3>

<p style="text-align:justify">İlk defa sigortalı çalışmaya 30 Nisan 2008 tarihinden sonra başlayanlar yaş ve prim günü koşulunu yerine getirdiklerinde emekli olabilecekler. Normal emeklilik için prim günü 4/a (SSK) statüsünde 7200, 4/b (BAĞ-KUR) ve 4/c (Emekli Sandığı) statüsünde çalışanlar için ise 9000 olarak uygulanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu prim günü koşulunu 31 Aralık 2035 tarihine kadar tamamlayan kadınlar 58, erkekler 60 yaşında emekli olabilecekler. Prim gününü tamamlama tarihi sonraki her iki yılda 1 yaş uzayacak. Prim günü koşulunu 1 Ocak 2036 – 31 Aralık 2037 tarihleri arasında tamamlayan kadınlar 59, erkekler 61 yaşında emekli olacaklar.</p>

<p style="text-align:justify">Aktif sigortalıların yaklaşık 17 milyonu, ilk defa çalışmaya 30 Nisan 2008 tarihinden sonra başlayanlardan oluşuyor. Bunlar da kendi içlerinde üç ana gruba ayrılıyor. Birinci grup 58-60 yaşa tabi olanlar. İkinci grup emeklilik yaşı kadınlarda 59 -64, erkeklerde 61 – 64 arasında kademeli artanlar. Üçüncü grup ise 65 yaşa tabi olanlardan oluşuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Örneğin 2020 yılı ve sonrasında çalışmaya başlayan erkekler 4/b ve 4/c statüsünde 65 yaşından önce emekli olamayacaklar. Aynı statüdeki kadınlar ise 2021 ve sonrasında çalışmaya başlamışlar ise 65 yaşa tabi olacaklar.</p>

<p style="text-align:justify">4/a (SSK) statüsündekiler için 65 yaş uygulaması biraz daha geç başladı. 2024’ten itibaren çalışmaya başlayan erkekler 4/a statüsünde 65 yaşından önce emekli olamayacaklar. 4/a statüsündeki kadınlar için 65 yaş ise 2028 yılından itibaren çalışmaya başlayanlarda zorunlu olacak.</p>

<p style="text-align:justify">Tabii ki 65 yaş sadece 2020 yılından itibaren çalışmaya başlayanları kapsamıyor. İlk defa sigortalı çalışmaya 1 Mayıs 2008 tarihinde başlasa bile prim gününü 1 Ocak 2044 ve sonrasında tamamlayanların hepsi 65 yaşa tabi olacak.</p>

<p style="text-align:justify">Bu demek oluyor ki, halen çalışma hayatındaki kişilerin yaklaşık 2,5 – 3 milyonu 65 yaşından önce emekli olamayacak. Bunlara ilaveten milyonlarca kişi de prim gününü daha önce tamamlayamadığı takdirde potansiyel olarak 65 yaş kapsamında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HaberTürk</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/onlar-icin-emeklilik-yasi-65e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/10/emekli-maas-1.webp" type="image/jpeg" length="98106"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye ile Dünya Bankası finansman anlaşmasını imzaladı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/turkiye-ile-dunya-bankasi-finansman-anlasmasini-imzaladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/turkiye-ile-dunya-bankasi-finansman-anlasmasini-imzaladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi (İstanbul North Rail Crossing Project-INRAIL) kapsamında Dünya Bankası'ndan temin edilen 1,67 milyar euroluk finansmana yönelik anlaşmaya imza attı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı <strong>Mehmet Şimşek</strong>, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi (<strong>INRAIL</strong>) kapsamında Dünya Bankası’ndan sağlanan <strong>1,67 milyar euroluk</strong> uygun koşullu finansman için anlaşmaya imza attı.</p>

<p>G20 ve Uluslararası Para Fonu (IMF)-Dünya Bankası Bahar Toplantıları'na katılmak üzere Washington'da bulunan Bakan Şimşek, <strong>İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi</strong>'nin finansman anlaşmasının <strong>Dünya Bankası</strong>'nın genel merkezinde düzenlenen imza törenine katıldı.</p>

<p>Şimşek, burada yaptığı konuşmada, küresel enerji güvenliğinin ve ticaret koridorlarının çatışmalar, parçalanma ve yıllarca süren yetersiz yatırımlar nedeniyle baskı altında olduğuna işaret ederek, bu sorunların <strong>küresel nitelikte</strong> olduğunu ve <strong>küresel yanıtlar</strong> gerektirdiğini söyledi.</p>

<p>Bu çerçevede <strong>Orta Koridor</strong>'un önemini vurgulayan Şimşek, söz konusu hattın <strong>18 günlük</strong> süresiyle <strong>Pekin</strong>'den <strong>Londra</strong>'ya uzanan en hızlı rota olduğunu aktardı.</p>

<p>Şimşek, altyapının Türkiye'nin kalkınma hikayesinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, son <strong>20</strong> yılda ulaştırma altyapısına <strong>355 milyar dolar</strong> yatırım yapıldığını kaydetti.</p>

<p>Sadece kara yollarına <strong>180 milyar dolar</strong> yatırım yapıldığını ifade eden Şimşek, havalimanı ağının da genişletildiğini aktardı.</p>

<p><strong>"Bu ortaklık küresel piyasalara güven sinyali veriyor"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>'ın liderliğinde demir yollarının Türkiye'nin bir sonraki hedefi ve en büyük önceliği olduğunu vurgulayan Şimşek, Dünya Bankası ile olan ortaklığın bu çabanın merkezinde yer aldığını dile getirdi.</p>

<p>Şimşek, "<strong>Bu ortaklık finansman sağlıyor, standartları sağlamlaştırıyor ve küresel piyasalara güven sinyali veriyor</strong>" dedi.</p>

<p>Bu ortaklığın yıllar içinde titizlikle inşa edildiğine dikkati çeken Şimşek, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin sıradan bir altyapı projesi olmadığını anlattı.</p>

<p>Şimşek, projenin Orta Koridor'un <strong>en kritik</strong> darboğazlarından birini çözüme kavuşturacağını belirterek, <strong>İstanbul Boğazı</strong> üzerinden Orta Koridor'un en kısıtlı geçiş noktalarından birine yüksek kapasiteli bir demir yolu alternatifi sunduğunu, koridorun güvenilirliğini güçlendireceğini ve küresel ticaret için stratejik değerini derinleştireceğini vurguladı.</p>

<p>Projenin kapasitede "<strong>dönüştürücü bir sıçrama</strong>" sağlayacağını da belirten Şimşek, İstanbul Boğazı'ndan geçen demir yolu yük hacminin yıllık 3 milyon tondan 50 milyon tona çıkacağını kaydetti.</p>

<p>Şimşek, bunun kıtalararası yük taşımacılığı için <strong>karbon nötr</strong> bir altyapı oluşturacağına işaret ederek, bunun, bölgenin daha önce hiç tanık olmadığı ölçekte bir yapısal dönüşüm olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>"Dünya Bankası'nın tarihinde onaylanan en büyük üçüncü proje"</strong></p>

<p>Projenin çok taraflı altyapı finansmanı alanında bir dönüm noktası niteliğinde olduğunu vurgulayan Şimşek, toplam büyüklüğü <strong>8,1 milyar dolar</strong> olan projenin finansmanının <strong>yüzde 83</strong>'ünün uluslararası finans kuruluşlarından sağlandığını kaydetti.</p>

<p>Şimşek, "<strong>Bu, Dünya Bankasının tüm tarihinde onaylanan en büyük üçüncü proje. Bu gerçek tek başına, iddiamızın ölçeğini ve ortaklarımızın Türkiye'nin projeyi hayata geçirme kapasitesine duyduğu güveni ortaya koyuyor</strong>" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca projenin <strong>400 binden</strong> fazla kişiye daha yüksek gelirli istihdam sağlayacağını belirten Şimşek, altyapının yalnızca mal taşımakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda geçim kaynakları oluşturduğunu ve <strong>İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi</strong>'nin bunun her ikisini de yapacağını dile getirdi.</p>

<p>Şimşek, finansman anlaşmasının Türkiye'nin kalkınma yolculuğuna ve Dünya Bankası ile ortaklığa duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu aktardı.</p>

<p><strong>"Üç stratejik koridor boyunca bağlantıları güçlendirecek"</strong></p>

<p>Dünya Bankası Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü <strong>Anna Bjerde</strong> ise İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi'nin Türkiye'nin <strong>ulaşım sistemi</strong> ve <strong>ekonomik büyümesi</strong> için kalıcı faydalar sağlayacak önemli bir proje olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bjerde, projenin etkisinin "<strong>dönüştürücü</strong>" olacağına dikkati çekerek, İstanbul Boğazı boyunca demir yolu kapasitesini artırarak Türkiye'nin en kritik ulaşım darboğazlarından birine çözüm getirdiğini belirtti.</p>

<p>Anna Bjerde, "<strong>Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Türkiye-Avrupa Koridoru olmak üzere üç stratejik koridor boyunca bağlantıyı güçlendirecek. Bu sayede Boğaz'ı geçenler için ulaşım daha hızlı, daha güvenilir ve daha verimli hale gelecek. Bu, sadece Türkiye için değil, bölgesel ve uluslararası ticaret için de önemli</strong>" dedi.</p>

<p>Uluslararası işbirliğiyle hayata geçirilen projeye yaklaşık <strong>6,75 milyar dolarlık</strong> finansman sağlanmasının beklendiğini kaydeden Bjerde, bunun projeye duyulan güveni yansıttığını ifade etti.</p>

<p>Bjerde, projenin ekonomik etkisinin <strong>imalat, tarım</strong> ve <strong>hizmet</strong> sektörlerine kadar uzanarak bölgede refahı artıracağını ve geçim kaynaklarını iyileştireceğini aktardı.</p>

<p>Bu arada, Türkiye, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi kapsamında Dünya Bankası'ndan <strong>1,67 milyar euro </strong>tutarında uygun koşullu finansman temin etmişti.</p>

<p>Proje, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek <strong>127 kilometrelik</strong> elektrikli ve yüksek kapasiteli demir yolu hattının inşasını kapsıyor.</p>

<p>Projenin Orta Koridor ve Irak Kalkınma Yolu gibi uluslararası ticaret güzergahlarını birbirine bağlayarak Türkiye'nin <strong>bölgesel lojistik merkezi</strong> rolünü pekiştirmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/turkiye-ile-dunya-bankasi-finansman-anlasmasini-imzaladi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/dunyabankasi2.jpg" type="image/jpeg" length="26395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkez Bankası ateşkesi fırsata çevirdi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/merkez-bankasi-ateskesi-firsata-cevirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/merkez-bankasi-ateskesi-firsata-cevirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Doğu’yu karıştıran savaşın olumsuz etkilerinden TL’yi korumak için döviz satan Merkez Bankası ateşkesin duyurulduğu geçen hafta, 5 haftanın ardından ilk kez nette döviz alımı yaptı. QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre geçen haftaki alım 11.6 milyar doları buldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşın ilk günlerinden itibaren TL’yi korumak için döviz satışı yapan Merkez Bankası 10 Nisan ile biten haftada haftalık nette ilk kez alıma döndü. 28 Şubat’ta başlayan savaş döneminde 5 hafta üst üste döviz satışı gerçekleştiren Merkez Bankası QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre 10 Nisan haftasında 11.6 milyar dolar döviz aldı.</p>

<p>Geçen hafta ABD ve İran iki haftalık ateşkes ilan ederek müzakerelere başlanacağını duyurmuştu. Böylece savaşın başından itibaren döviz satışı 37.6 milyar dolara indi. Uzmanlar rezerv artış eğiliminin tersine dönmemesi durumunda gelecek haftaki PPK’da faiz artırım ihtimalini azalttığını dile getirdi.<a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw300h226q95gc/storage/files/images/2026/04/14/ekran-goruntusu-2026-04-14-205607-ok54.png" rel="nofollow" title="Merkez Bankası ateşkesi fırsata çevirdi - Resim : 1"><img alt="Merkez Bankası ateşkesi fırsata çevirdi - Resim : 1" height="226" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw300h226q95gc/storage/files/images/2026/04/14/ekran-goruntusu-2026-04-14-205607-ok54.png" width="300" /></a></p>

<p>QNB ekonomistlerinin analizine göre 10 Nisan haftasında toplam rezervler 9.1 milyar dolar artışla 170.8 milyar dolara yükseldi. Geçen hafta içerisinde bankaların TCMB’de zorunlu karşılık ve teminat depo çerçevesinde tuttukları döviz miktarının 0.6 milyar dolar azalması, brüt rezervi olumsuz etkiledi. Bunu hariç tutan net uluslararası rezerv ise 9.7 milyar dolar artışla 55.3 milyar dolara çıktı. Swap hariç net rezerv de önceki haftaya göre 13.4 milyar dolar artışla 31.8 milyar dolara yükselerek savaştan bu yana ilk kez artış gerçekleştirdi.</p>

<p><strong>Altın fiyatları olumlu etkiledi</strong></p>

<p>Net rezerv içinde değerlendirilen yurt içi bankalarla yapılan swap hacminin 10 Nisan haftasında 3.7 milyar dolar azalmasının, net rezervi olumsuz etkilediğini belirten QNB ekonomistleri altın fiyatlarının yükselmesinin ise net rezervde 1.8 milyar dolarlık artışa yol açtığını hesapladı. Kamunun döviz mevduatı da incelenen hafta içerisinde 1.5 milyar dolar düşerken çoğunluğu eurobond itfasıyla ilgili olan bu çıkış, TCMB’nin geçici hesabında tutulduğu için henüz döviz rezervine yansımadı. QNB ekonomistleri “Sonuç olarak, bu saydığımız işlemler net rezervin geçen hafta 1.9 milyar dolar gerilemesine neden olmuştur. Net rezervdeki değişimi dikkate aldığımızda, bunun dışında kalan işlemlerle toplamda 11.6 milyar dolar döviz alışı gerçekleştiğini hesaplıyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Karahan'dan ABD'de sunum</strong></p>

<p>IMF –Dünya Bankası Bahar Toplantıları için New York’ta bulunan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan programı kapsamında ilk sunumunu gerçekleştirdi. Karahan, "Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm" başlıklı sunumunda, mart ayında yıllık enflasyonun yüzde 30,9’a gerilediğini belirten Karahan, düşüş hızının değişmekle birlikte dezenflasyonun tüm alt gruplarda sürdüğünü kaydetti. Karahan, mart ayında enflasyonun ana eğiliminde düşüşün görüldüğüne dikkati çekerek, kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılığın dezenflasyonu desteklediğini ve bu desteğin bu yıl devam etmesinin beklendiğini bildirdi.</p>

<p><strong>Rezervler daha güçlü</strong></p>

<p>Eşel mobil sisteminin enflasyonist baskıları sınırlandırdığını vurgulayan Karahan, iktisadi faaliyette yavaşlamanın görüldüğünü aktardı. Karahan, kapasite kullanımının zayıf seyrettiğini belirterek, talep göstergelerinin iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret ettiğini vurguladı. Ankete dayalı göstergelerin, iktisadi faaliyetteki yavaşlamayı doğruladığını aktaran Karahan, kredi büyümesinin yılın ilk çeyreğinde yavaşladığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karahan, enerji ve turizmle şekillenen cari işlemler açığının tarihsel ortalamanın altında seyrettiğini vurguladı. Altın fiyatlarındaki gerilemenin hanehalkı döviz talebinde etkili olduğunu kaydeden Karahan, rezervlerin düzeyinin daha önceki çıkış dönemlerinde olduğundan daha güçlü olduğunu bildirdi.</p>

<p><strong>Şebnem Turhan-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/merkez-bankasi-ateskesi-firsata-cevirdi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/06/merkez-bankasi-8.webp" type="image/jpeg" length="89532"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte faturaya karşı yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi kaçakçılığı ile mücadelede 1 Ekim itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZwCJy6GPxbA"></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/sahte-belge-3.webp" type="image/jpeg" length="24707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="707" src="https://www.youtube.com/embed/TidIluUl2ic" title="SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir" width="1257"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK TV</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/trafik-kazasi-sgk.jpg" type="image/jpeg" length="34693"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZAHA DAVET SEMİNERİ]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span style="font-size:16px;">KONUŞMACI: ALİ ÇAKMAKÇI-KATKI SUNAN: SELAHATTİN İPEK MODERATÖR : ÖMER KÖKLÜCE</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/2020-08-26_19-00-069.png" type="image/jpeg" length="37827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-Birlik Sistemine Yeni Sözleşme Girişi ve Eski Sözleşmelerin Güncellenmesi 2022]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Jan 2022 18:07:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/TURMOB-Duyuru_Boş_2-kopyala@600x315.png" type="image/jpeg" length="54813"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EFR tablolarının yüklenmesiyle ilgili yardım videosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Oct 2021 17:53:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1.png" type="image/jpeg" length="16689"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı (18.05.2021)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BDTURKEY.COM ve Dünya Gazetesi yazarı Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU 18.05.2021 tarihinde saat 9.30 TRT HABER Ekonomi 7/24 Programına konuk olarak katılım sağlamıştır. Özellikle Pandemi dolayısıyla işletmelerin yaşadıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı 'mızın alacağı tedbirler ile igili bilgiler vermiştir. "Matrah Arttırımı ve Yeni Borç Yapılandırması" torba şekliyle ele alınarak en kısa zamanda Meclise gelmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</guid>
      <pubDate>Tue, 18 May 2021 11:45:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Haber_Resim_tasarım_Yazar_Abdullah_TOLU789998888.jpg" type="image/jpeg" length="88956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun  Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU TRT HABER Ekonomi 7/24 Programında Yeni Çıkacak Olan Vergi Affı ve Yapılandırma Hakkında Detaylı Bilgiler Verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2020 15:50:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1_12.jpg" type="image/jpeg" length="38769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekdüzen Hesap Planı ve Bazı Bilinmeyen Özellikleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_5.png" type="image/jpeg" length="98299"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Finansal Raporlama, Nakit Akış Tablosu ve Fon Akışı Tablosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:50:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_4_1.png" type="image/jpeg" length="66969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRT 1 Radyo Ekonomi Günlüğü Programı 12.08.2020]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yılmaz Sezer ÜSTAT, bizzat BAĞIMSIZ DENETİMDE YERLİ VE MİLLİ HUSUSUNDA ADIMIZLA (SELAHATTİN İPEK) AÇIKLAMADA BULUNMUŞTUR. TEŞEKKÜR EDİYORUM. TRT 1 Radyoda Bağımsız Denetimde Yerli ve Milli konusundaki görüşlerini açıklamıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2020 16:43:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/61369990_2528164087216118_4989264771036479488_n.png" type="image/jpeg" length="28474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKİYE CUMHURİYETÇİ MALİ MÜŞAVİRLER GRUBU' NUN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU e-dönüşüm uygulamaları ve Turizm Payı Beyanlarına ilişkin Eğitim Semineri Fotoğraf Galerisi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Dec 2019 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/DSC00511.jpg" type="image/jpeg" length="23267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KSMMMO (KAYSERİ SMMM ODASI) "E-DÖNÜŞÜM EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğraf Galeresi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 13:19:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/69999396_10220754638918841_5057639361898610688_o.jpg" type="image/jpeg" length="18025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VERGİDE GÜNDEM SEMİNERİ - 2018 & 2019 ÖNEMLİ VERGİSEL DÜZENLEMELER Fotoğraf Galerisi İçin Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2019 09:05:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/IMGL1388.jpg" type="image/jpeg" length="97934"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESMMMO E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ Fotoğrafları İçin Tıklayın....]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jan 2019 18:01:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/2018.12_8.jpg" type="image/jpeg" length="25365"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Dec 2018 17:43:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6176_1.jpg" type="image/jpeg" length="49377"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İNŞAAT SEKTÖRÜNDE VERGİ VE MUHASEBE SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Dec 2018 17:19:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6052.jpg" type="image/jpeg" length="12617"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selahattin İPEK]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Feb 2017 20:04:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/bd-ekonominin-nabzY-07032017.jpg" type="image/jpeg" length="13388"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
