<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 01 Aug 2026 01:30:44 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dokuz günde ikinci yapay zeka alarmı, bu kez Claude gerçek sistemlere girdi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/dokuz-gunde-ikinci-yapay-zeka-alarmi-bu-kez-claude-gercek-sistemlere-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/dokuz-gunde-ikinci-yapay-zeka-alarmi-bu-kez-claude-gercek-sistemlere-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OpenAI’nin Hugging Face sistemlerine giren modellerini açıklamasından dokuz gün sonra Anthropic de Claude’un üç kuruluşun gerçek altyapısına ulaştığını duyurdu. İki olay, yapay zekâ testlerinde aynı kontrol açığının büyüdüğünü gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zekâ modellerinin kapalı güvenlik testlerinden çıkarak gerçek şirketlerin altyapısına ulaşması dokuz gün içinde ikinci kez kamuoyuna açıklandı. OpenAI’nin Hugging Face sistemlerine yönelik izinsiz erişimi duyurmasının ardından Anthropic de Claude modellerinin üç farklı kuruluşun sistemlerine girdiğini bildirdi.</p>

<p>İki açıklama birbirine yakın tarihlerde yapılsa da Anthropic vakaları yeni gerçekleşmedi. En eski olay nisana kadar uzanıyor. Şirket, OpenAI’nin açıklamasının ardından 141 bin 6 siber güvenlik testini geriye dönük tarayınca daha önce fark edilmeyen erişimleri ortaya çıkardı.</p>

<h3><strong>İlk alarm Hugging Face’den geldi</strong></h3>

<p>Hugging Face, 16 Temmuz’da üretim altyapısının bir bölümüne yapay zekâ tarafından yönetilen otonom bir sistemin izinsiz eriştiğini açıkladı. Saldırıda sınırlı sayıdaki iç veri setine ve şirket hizmetlerinde kullanılan bazı kimlik bilgilerine ulaşıldı.</p>

<p>Şirket, kullanıcıların erişimine açık modellerde, veri setlerinde veya yazılım tedarik zincirinde değişiklik yapıldığına ilişkin kanıt bulamadı. Ancak saldırının binlerce otomatik adım yürüten bir yapay zekâ sistemi tarafından baştan sona yönetilmesi, vakayı önceki siber saldırılardan ayırdı.</p>

<p>Hugging Face saldırının arkasındaki modeli başlangıçta belirleyemedi. Olayın kaynağı, OpenAI’nin 21 Temmuz’da sorumluluğu açıklamasıyla ortaya çıktı.</p>

<h3><strong>OpenAI modeli sıfır gün açığı buldu</strong></h3>

<p>OpenAI, GPT-5.6 Sol ile kamuya sunulması planlanmayan daha güçlü bir araştırma modelinin siber yetenek testleri sırasında kapalı ortamdan çıktığını açıkladı. Modeller normal kullanımda bulunan güvenlik filtreleri azaltılmış şekilde çalıştırılıyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Modellere, ExploitGym adlı siber güvenlik testindeki sorunların çözümünü bulma görevi verilmişti. Sistemler çözümü normal yollarla elde edemeyince internete erişmenin yollarını aradı.</p>

<p>Modeller, paket kayıt sisteminde daha önce bilinmeyen bir güvenlik açığı tespit etti. Bu açığı kullanarak kapalı test ortamından internete ulaştı, çalınmış kimlik bilgilerini kullandı ve Hugging Face’in üretim sistemlerine kadar ilerledi.</p>

<p>OpenAI modelleri, Hugging Face’in veri tabanındaki test çözümlerini alarak değerlendirmeyi geçmeye çalıştı. Saldırı, Hugging Face’in güvenlik sistemleri tarafından fark edilerek durduruldu.</p>

<p>OpenAI, olaydan sonra araştırma modelini devre dışı bıraktı, erişimini sınırlandırdı ve test ortamlarındaki ağ kontrollerini sıkılaştırdı. Şirket ayrıca aynı ölçekte başka bir platform ihlali belirlemediğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Anthropic incelemeyi iki gün sonra başlattı</strong></h3>

<p>OpenAI’nin 21 Temmuz’daki açıklaması, Anthropic’i kendi test kayıtlarını incelemeye yöneltti. Şirket, 23 Temmuz’da siber güvenlik testlerini durdurdu ve Claude’un internete erişmiş olabileceği kayıtları taramaya başladı.</p>

<p>Anthropic, bir gün sonra altı ayrı test çalışmasını kapsayan üç gerçek dünya vakası belirledi. Olaylarda Claude Opus 4.7, Claude Mythos 5 ve kamuya sunulmamış bir araştırma modeli yer aldı.</p>

<p>Şirket, değerlendirme ortağı Irregular ile etkilenen üç kuruluşa 27 Temmuz’da bilgi verdi. Ulaşılabilen iki kuruluş, Anthropic’in bildiriminden önce izinsiz erişimi tespit etmemişti.</p>

<h3><strong>Yanlış yapılandırma internet yolunu açtı</strong></h3>

<p>Claude’a verilen talimatta test ortamının internete bağlı olmadığı belirtilmişti. Ancak Anthropic ile değerlendirme şirketi arasındaki yanlış anlaşılma nedeniyle bazı sistemlerde açık internet erişimi bulunuyordu.</p>

<p>Modeller, gerçek sistemlere ulaştıklarında bunların test senaryosunun parçası olduğunu düşündü. Claude, karmaşık ve daha önce bilinmeyen açıklar yerine zayıf şifreler, korunmayan bağlantı noktaları ve açıkta bırakılan kimlik bilgileri gibi temel yöntemleri kullandı.</p>

<p>Üç olaydan dördünü oluşturan ilk vakada Claude Opus 4.7, kurgusal şirketle aynı adı taşıyan gerçek bir internet alanına yöneldi. Model, uygulama ve altyapı giriş bilgilerine ulaştı ve birkaç yüz satır gerçek üretim verisi içeren bir veri tabanına girdi.</p>

<p>Model bazı aşamalarda gerçek bir sistemde bulunduğunu fark etti. Buna rağmen gerçek şirketin de testin parçası olması gerektiği sonucuna vararak işlemlerini sürdürdü.</p>

<h3><strong>Zararlı paket 15 sistemde çalıştı</strong></h3>

<p>İkinci olayda Claude Mythos 5, test ortamında yer alan bir kurulum belgesinde var olmayan bir Python yazılım paketinin adını gördü. Model, aynı isimle zararlı bir paket yayımlarsa hedef sistemlerin bunu otomatik olarak indirebileceğini hesapladı.</p>

<p>Claude ücretsiz bir e-posta hesabı açtı, PyPI platformunda hesap oluşturdu ve hazırladığı zararlı paketi açık internete yükledi. Paket yaklaşık bir saat boyunca erişilebilir kaldı ve 15 gerçek sistem tarafından indirildi.</p>

<p>Sistemlerden biri yazılım paketlerini kötü amaçlı kodlara karşı tarayan bir siber güvenlik şirketine aitti. Zararlı kod tarama sisteminde çalışınca Claude şirketin bazı kimlik bilgilerine ulaştı ve başka altyapılara erişti.</p>

<p>PyPI’nin güvenlik sistemleri paketi otomatik olarak kaldırdı. Anthropic, olay hakkında platform yöneticilerine bilgi verdi.</p>

<h3><strong>Yaklaşık 9 bin hedef tarandı</strong></h3>

<p>Üçüncü olayda araştırma modeli, kurgusal hedefe ulaşamayınca açık internette alternatif sistemler aradı. Model yaklaşık 9 bin hedefi taradı ve bir şirketin internete açık uygulamasına girdi.</p>

<p>Claude, açıkta bırakılmış hata ayıklama sayfasındaki kimlik bilgilerini ve SQL enjeksiyonu yöntemini kullandı. Model daha sonra eriştiği bulut hesabının test senaryosuyla bağlantılı olmadığını fark etti.</p>

<p>Diğer modellerden farklı olarak araştırma modeli, gerçek bir sistemi hedef aldığını anladıktan sonra saldırıyı kendi kararıyla durdurdu.</p>

<h3><strong>İki olay arasındaki kritik fark</strong></h3>

<p>OpenAI ve Anthropic vakaları, güvenlik önlemleri azaltılmış modellerin siber yetenek testlerinde gerçek altyapılara ulaşması bakımından benzerlik taşıyor. Her iki olayda da modeller kendilerine verilen dar bir görevi tamamlamak için beklenmeyen yollar izledi.</p>

<p>Ancak OpenAI modelleri, internete erişmek için daha önce bilinmeyen bir güvenlik açığı keşfetti ve birden fazla saldırı yöntemini bir araya getirdi. Claude modelleri ise yanlış yapılandırma nedeniyle zaten açık olan internet bağlantısını kullandı ve büyük ölçüde bilinen saldırı yöntemlerinden yararlandı.</p>

<p>OpenAI vakası Hugging Face’in platform düzeyindeki altyapısını etkilerken, Anthropic’in incelemesi üç farklı kuruluşa yayılan olayları ortaya çıkardı. Claude vakalarında gerçek üretim verilerine erişim, zararlı yazılım yayımlanması ve binlerce sistemin taranması gibi farklı sonuçlar görüldü.</p>

<h3><strong>Test ortamlarında kurallar değişiyor</strong></h3>

<p>Anthropic, olayların ardından internet erişim yollarını daha sıkı denetleyeceğini, test kayıtlarını sürekli izleyeceğini ve dış değerlendirme şirketlerinin altyapıları için ek güvenlik kontrolleri uygulayacağını açıkladı.</p>

<p>OpenAI de kapalı test ortamlarındaki ağ yapılandırmalarını, erişim kontrollerini ve model takibini güçlendirdi. İki şirket, bağımsız kuruluşlardan olayların incelenmesi için destek almaya başladı.</p>

<p>Dokuz gün arayla gelen açıklamalar, asıl riskin yalnızca yapay zekâ modellerinin yeteneklerinden kaynaklanmadığını gösterdi. Güvenlik önlemleri azaltılmış modellerin yeterince izole edilmemesi, laboratuvar ortamındaki bir testin gerçek şirketler için siber saldırıya dönüşmesine neden olabiliyor.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/dokuz-gunde-ikinci-yapay-zeka-alarmi-bu-kez-claude-gercek-sistemlere-girdi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/claude.jpg" type="image/jpeg" length="33559"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Booking.com Türkiye'ye geri dönebilir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/bookingcom-turkiyeye-geri-donebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/bookingcom-turkiyeye-geri-donebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti'nin hazırladığı yasa teklifiyle, Türkiye'de faaliyet göstermek isteyen yabancı dijital konaklama platformları için yeni kurallar getiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AK Parti tarafından hazırlanan yeni yasa teklifiyle, başta yaklaşık dokuz yıl önce Türkiye'deki faaliyetlerini durduran Booking.com olmak üzere yabancı dijital turizm ve konaklama platformlarının Türkiye'de yeniden hizmet verebilmesinin önü açılıyor.</p>

<p>Bloomberg'e konuşan üst düzey yetkililerin aktardığı bilgilere göre, yabancı dijital konaklama platformlarının elektronik ticaret üzerinden yürüttükleri faaliyetleri düzenleyen yasa teklifinin kısa süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Türkiye'de temsilcilik açma şartı geliyor</strong></h3>

<p>Teklife göre, yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye'de faaliyet gösterebilmesi için ülkede resmi bir temsilcilik bulundurması gerekecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun yanında şirketlere, iki yılda bir yenilenecek faaliyet izni alma zorunluluğu getirilecek. Faaliyet izin belgesinin yenilenmesi için 5 milyon TL ücret ödenecek. Düzenleme kapsamında bu tutarın ilerleyen dönemde artırılabilmesine de imkan tanınacak.</p>

<h3><strong>Vergi ödeyecekler, turizm payı aktaracaklar</strong></h3>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte yabancı platformlar Türkiye'de dijital hizmet vergisi mükellefi olacak. Şirketler, Türkiye'de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergi ödeyecek. Ayrıca Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'na (TGA), yıllık cirolarının on binde 5'i oranında turizm payı aktaracaklar.</p>

<h3><strong>Algoritmalar denetlenecek, rekabet kuralları sıkılaşacak</strong></h3>

<p>Yasa teklifinde rekabetin korunmasına yönelik hükümler de yer alıyor. Buna göre platformlar, kullandıkları algoritmaların şeffaf olacağını taahhüt edecek ve piyasada hakim konum oluşturabilecek uygulamalardan kaçınacak. Konaklama tesisleri ise bu platformlarla çalışırken aynı zamanda istedikleri diğer satış kanallarını da kullanabilecek.</p>

<h3><strong>Komisyon oranına üst sınır geliyor</strong></h3>

<p>Düzenlemenin dikkat çeken maddelerinden biri de komisyon oranlarına ilişkin oldu.</p>

<p>Teklife göre yabancı dijital platformlar, Türkiye'deki satışlarında yüzde 17'nin üzerinde komisyon alamayacak. Kaynakların verdiği bilgiye göre, halihazırda yerli platformların uyguladığı komisyon oranı ise yaklaşık yüzde 20 seviyesinde bulunuyor.</p>

<h3><strong>Paket tur satışı yapılamayacak</strong></h3>

<p>Yasa teklifi kapsamında yabancı dijital platformların faaliyet alanı da sınırlandırılıyor. Şirketler yalnızca konaklama, uçak bileti ve transfer gibi hizmetleri sunabilecek. Paket tur satışı ise bu platformlar için yasak olacak.</p>

<p>Düzenlemenin yasalaşması halinde, belirlenen şartları yerine getiren uluslararası dijital turizm platformlarının Türkiye pazarında yeniden faaliyet göstermesinin önü açılmış olacak.</p>

<p><strong>Bloomberg</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/bookingcom-turkiyeye-geri-donebilir</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/booking3.jpg" type="image/jpeg" length="65366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uçan taksi hayalinde savaş baskısı, şirketler askeri pazara yöneldi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ucan-taksi-hayalinde-savas-baskisi-sirketler-askeri-pazara-yoneldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ucan-taksi-hayalinde-savas-baskisi-sirketler-askeri-pazara-yoneldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivil sertifikalar gecikip maliyetler yükselirken uçan taksi girişimleri savunma sözleşmelerine ağırlık vermeye başladı. Hisse kayıpları ve savaşların artırdığı insansız hava aracı talebi, sektörün büyüme rotasını değiştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şehir merkezleri ile havalimanları arasında yolcu taşıması beklenen uçan taksiler, şirketlerin ilk açıkladığı takvimlerde ticari hizmete giremedi. Yeni nesil hava araçlarının sertifikasyon, batarya, üretim ve finansman süreçleri tahmin edilenden daha uzun sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen hava araçları geliştiren şirketler, sivil projeleri tamamen bırakmadan askerî pazara daha fazla kaynak ayırmaya başladı. Savunma sözleşmeleri, tip sertifikası beklemeden sınırlı görevlerde kullanım ve daha görünür kamu bütçeleri nedeniyle şirketlere daha kısa bir gelir yolu sunuyor.</strong></p>

<p><strong>Sertifika takvimi dört yıl kaydı</strong></p>

<p>Uçan taksi hayalinde savaş baskısı, şirketler askerî pazara yöneldi </p>

<p>Uçan taksi sektöründeki gecikmenin en belirgin örneklerinden biri Vertical Aerospace oldu. İngiltere merkezli şirket, üç yıl önce 2025 olarak gösterdiği ticari sertifikasyon hedefini son planında 2029’a taşıdı.</p>

<p>Şirket, Valo adlı hava aracının kritik tasarım incelemesini 2026 sonunda tamamlamayı hedefliyor. Sertifikasyona uygun test araçlarının üretimi ve uçuş denemeleri ise yeni takvimin en uzun bölümünü oluşturuyor.</p>

<p>Gecikmeler yalnızca Vertical Aerospace ile sınırlı kalmadı. Sektörün büyük geliştiricilerinin hisselerinde son bir yıldaki kayıplar yüzde 50’yi aştı. Yatırımcıların sabrı azalırken şirketlerin yeni sermaye bulma ihtiyacı büyüdü.</p>

<p>Uçan taksi girişimleri, hava aracını geliştirdikten sonra üretim tesisleri kurmak, bakım ağı oluşturmak, pilot yetiştirmek ve şehir içi hava koridorları için izin almak zorunda. Her aşama, ticari hizmetten önce yeni maliyet yaratıyor.</p>

<p><strong>Savaşlar yeni talep yarattı</strong></p>

<p>Uçan taksi hayalinde savaş baskısı, şirketler askerî pazara yöneldi</p>

<p>Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalar, pist gerektirmeyen ve insansız görev yapabilen hava araçlarına talebi artırdı. Ordular, geleneksel helikopterlere göre daha düşük maliyetle kullanılabilecek yeni platformları değerlendiriyor.</p>

<p>Elektrikli veya hibrit hava araçları yük taşıma, keşif, gözetleme, yaralı tahliyesi ve askerî birliklere malzeme ulaştırma görevlerinde kullanılabiliyor. Dikey kalkış yeteneği, hasar görmüş pistlere veya sınırlı alanlara bağımlılığı azaltıyor.</p>

<p>Askerî modellerde yolcu güvenliği için gereken sivil sertifikasyon sürecinin tamamı aynı biçimde uygulanmıyor. Belirli görevler için geliştirilen araçlar, kontrollü testler ve kamu sözleşmeleriyle daha erken sahaya çıkabiliyor.</p>

<p>Savunma bütçelerinin büyümesi de şirketlerin yönünü etkiliyor. Bir askerî programın kazanılması, yeni kurulmaya çalışılan şehir içi yolcu pazarına kıyasla daha öngörülebilir sipariş ve finansman sağlayabiliyor.</p>

<p><strong>Archer insansız modeli çıkardı</strong><br />
Uçan taksi hayalinde savaş baskısı, şirketler askerî pazara yöneldi </p>

<p>Archer Aviation, savunma teknolojileri şirketi Anduril ile geliştirdiği insansız hibrit hava aracını Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı’nda tanıttı. Platformun muharebe ve lojistik görevlerinde kullanılması planlanıyor.</p>

<p>Hibrit-elektrikli sistem, tamamen bataryalı uçan taksilere göre daha uzun menzil ve daha yüksek faydalı yük kapasitesi sunmayı amaçlıyor. İnsansız yapı ise riskli bölgelerde pilot kaybı ihtimalini ortadan kaldırıyor.</p>

<p>Archer buna rağmen sivil Midnight programını sürdürmeye devam ediyor. Şirket, ABD’deki pilot uygulamalar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki uçuş programları kapsamında 2026’da yolculu denemelere başlamayı hedefliyor.</p>

<p>Şirketin savunma stratejisi, sivil platform için geliştirilen motor, batarya ve uçuş kontrol teknolojilerini askerî ürünlerde de kullanmaya dayanıyor. Böylece savunma gelirlerinin sivil sertifikasyon sürecini finanse etmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Joby ve Vertical çift hat kurdu</strong><br />
Uçan taksi hayalinde savaş baskısı, şirketler askerî pazara yöneldi </p>

<p><strong>Joby Aviation, L3Harris Technologies ile birlikte hibrit ve otonom bir dikey kalkış platformu geliştiriyor. Araç, daha uzun menzil isteyen lojistik ve düşük irtifa destek görevleri için hazırlanıyor.</strong></p>

<p>Joby’nin gösteri aracı ilk uçuşunu tamamladı. Şirket, 2026 içinde kamu kurumlarına yönelik görev gösterileri yapmayı planlıyor. Platform, Joby’nin sivil uçan taksisinde kullandığı elektrikli tahrik ve otonom uçuş altyapısını temel alıyor.</p>

<p><strong>Vertical Aerospace da Valo’nun hibrit-elektrikli bir sürümünü geliştiriyor. Şirket bu modelde yaklaşık 1.000 mile kadar menzil ve kısa mesafelerde 1.100 kilograma kadar yük kapasitesi hedefliyor.</strong></p>

<p>Vertical, hibrit modelin ilk uçuş testlerini 2027’nin ilk yarısında başlatmayı planlıyor. Düşük ses ve ısı izi, aracı özel görevler ve askerî lojistik için uygun hale getiren özellikler arasında gösteriliyor.</p>

<p><strong>Beta aynı parçalarla maliyeti azaltıyor</strong></p>

<p>Uçan taksi hayalinde savaş baskısı, şirketler askerî pazara yöneldi </p>

<p>Beta Technologies, rakiplerinden farklı olarak sivil ve askerî modellerini uzun süredir aynı anda geliştiriyor. Şirketin insansız askerî aracı MV250, Farnborough fuarında sergilendi.</p>

<p>Beta, askerî ve ticari modellerde aynı motorları, rotorları, uçuş kontrol sistemlerini ve ana bileşenleri kullanıyor. Ortak parça yapısı, üretim maliyetini ve geliştirme süresini azaltmayı hedefliyor.</p>

<p>Şirket ayrıca elektrikli, geleneksel kalkış ve iniş yapabilen Alia modelini de geliştiriyor. Bu uçak dikey kalkış yerine normal pist kullanıyor ve sertifikasyon sürecinin daha erken tamamlanabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>İngiliz bölgesel havayolu şirketi Loganair, model için beş geçici sipariş ve beş ek seçenek verdi. Ticari hizmetin 2029’da başlaması planlanıyor.</p>

<p><strong>Bilanço dayanıklılığı kritik</strong></p>

<p>Uçan taksi hayalinde savaş baskısı, şirketler askerî pazara yöneldi - Resim : 6</p>

<p>Askerî projeler uçan taksi şirketlerine yeni gelir kapısı açsa da sivil pazarın yerini tamamen almıyor. Şirketlerin büyük değerleme hedefleri, uzun vadede şehir içi yolcu taşımacılığının genişlemesine dayanıyor.</p>

<p>Savunma programları sertifikasyon süreci devam ederken nakit sağlayabilir, üretim teknolojisini geliştirebilir ve uçuş saatlerini artırabilir. Ancak askerî siparişler sınırlı kalırsa şirketlerin sermaye ihtiyacı sürecek.</p>

<p>Sektörde bundan sonraki kritik aşamalar, Archer’ın insansız platformunun uçuş programı, Joby’nin kamu görev gösterileri ve Vertical Aerospace’ın 2029 sertifika takvimi olacak.</p>

<p>Uçan taksi şirketlerinin savaş ekonomisine yaklaşması, şehir içi hava ulaşımı fikrinin sona erdiğini göstermiyor. Ancak ilk ticari gelirlerin yolculardan değil savunma bütçelerinden gelme ihtimali giderek güçleniyor.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ucan-taksi-hayalinde-savas-baskisi-sirketler-askeri-pazara-yoneldi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/02/ucanotomobil2.jpg" type="image/jpeg" length="79445"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sınır geçişinde yeni dönem: 3 Ağustos'ta uygulama başlıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/sinir-gecisinde-yeni-donem-3-agustosta-uygulama-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/sinir-gecisinde-yeni-donem-3-agustosta-uygulama-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, Türkiye ile Bulgaristan arasında varılan mutabakat kapsamında Kırklareli Dereköy-Malko Tırnovo Gümrük Kapısı'nın 3 Ağustos'tan itibaren 3,5 tona kadar olan hafif ticari kargo araçlarının giriş ve çıkışına açılacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, Türkiye ile Bulgaristan arasında gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda Kırklareli Dereköy-Malko Tırnovo Gümrük Kapısı'nın hafif ticari kargo araçlarının geçişine açılacağını açıkladı.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 3 Ağustos Pazartesi gününden itibaren brüt ağırlığı 3,5 tona kadar olan (3,5 ton dahil) hafif ticari kargo araçları söz konusu sınır kapısından giriş ve çıkış yapabilecek. Böylece Türkiye ile Bulgaristan arasındaki üçüncü kara geçiş noktası, hafif ticari yük taşımacılığına da hizmet vermeye başlayacak.</p>

<p>Kararın, 3 Temmuz 2026 tarihinde Kapıkule'de gerçekleştirilen Türkiye-Bulgaristan Gümrük İdareleri Toplantısı kapsamında Bulgaristan Ulusal Gümrük Ajansı ile Ticaret Bakanlığı arasında varılan mutabakat doğrultusunda alındığı belirtildi. Bulgaristan Gümrükler Ajansı da 28 Temmuz tarihli resmi bildirimiyle uygulamayı teyit etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Gümrük işlemleri için belirli şartlar aranacak</strong></h3>

<p>Açıklamada, sınır kapısını kullanacak hafif ticari araçların taşıdığı yüklerin transit rejimi kapsamında gümrüğe sunulması, eşyaların gümrük mühürleriyle güvence altına alınması ve araçların geçerli yük taşımacılığı lisansları ile gerekli uluslararası taşıma izinlerine sahip olması gerektiği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Haftada 3 bin ticari araç geçiş yapabilecek</strong></h3>

<p>Yeni uygulamayla birlikte haftalık 1.500 giriş ve 1.500 çıkış olmak üzere toplam 3 bin hafif ticari aracın Dereköy-Malko Tırnovo Sınır Kapısı'nı kullanmasının öngörüldüğü bildirildi.</p>

<p>Ticaret Bakanlığı, düzenlemenin özellikle Kapıkule ve Hamzabeyli Gümrük Müdürlüklerindeki araç ve yük trafiğini azaltarak sınır geçişlerinde daha hızlı ve verimli bir süreç sağlayacağını vurguladı.</p>

<p><strong>Mutluhan Yıldız-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/sinir-gecisinde-yeni-donem-3-agustosta-uygulama-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/08/ticaret2.jpg" type="image/jpeg" length="26571"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşsizlik kağıt üzerinde son 21 yılın en düşük düzeyinde]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/issizlik-kagit-uzerinde-son-21-yilin-en-dusuk-duzeyinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/issizlik-kagit-uzerinde-son-21-yilin-en-dusuk-duzeyinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İşsizlikte mayıs ayında görünen tablo şöyleydi: İşsizlik oranı adeta yüzde 8’e oturmuştu ve çok küçük oynamalar gösteriyordu, yön de uzun süredir aşağı doğruydu. Bu köşede mayıs ayının işsizlik oranının yüzde 8,2 olarak (haziran verisiyle birlikte yüzde 8,1’e revize edildi) açıklanmasından sonra şöyle bir benzetme yapmıştım:</p>

<p><strong>“Türkiye’nin gerçek işsizlik oranı, sihirli aynanın karşısına geçip Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’in kötü karakterli kraliçesinin güzelliğini tescil ettirmeye çalışması gibi ‘Ayna ayna söyle bize işsizlik oranımız yüzde 8, değil mi’ diye sorsa başlangıçta alacağı yanıt aynı masaldaki gibi muhtemelen ‘Evet’ olurdu.”</strong></p>

<p>Ama aynı soru şimdi sorulsa ve aynı yanıt alınsa o kötü kalpli kraliçe <strong>“Ne 8’i, artık işsizlik oranımız yüzde 7’lere düştü”</strong> diye haykırırdı!</p>

<p>Ama ya gerçek; ne 7, ne 8! Gerçek işsizliği gösteren oran çok daha yukarılarda ve grafiklerde…</p>

<p>Oysa görünen işsizlikte olumlu anlamda rekor kırıldı.</p>

<p>TÜİK dün haziran ayının işgücü verilerini açıkladı ve mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 7,6 ile 2005’in ocak ayından bu yana olan dönemin en düşük düzeyine indi.</p>

<p>Ocak 2005’ten haziran 2026’ya… Tam 21 yıl 6 ay… Bir başka ifadeyle 258 ay.</p>

<p>Demek ki Türkiye ekonomisi 2005’ten bu yana geçen bunca yılın istihdam yaratma ve işsizliği düşürme yönüyle en iyi dönemini yaşıyor!</p>

<h2><strong>Son bir yılda ne olmuş?</strong></h2>

<p>İşgücü istatistiklerine ilişkin başlıca göstergelerin son bir yıldaki seyrine bakalım…</p>

<ul>
 <li>2025’in haziranından bu yılın haziranına 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus 610 bin kişi artmış.</li>
 <li>Nüfus 610 bin kişi artmış ama daha fazla kişi işgücünden çıkmış, işgücüne dahil olmayanların sayısındaki artış 823 bini bulmuş.</li>
 <li>Böyle olunca işgücünde 213 bin kişilik bir azalma kaydedilmiş.</li>
 <li>İstihdam edilenlerin sayısında ise 181 bin kişilik artış olmuş.</li>
 <li>İşsiz sayısı da 393 bin kişi azalmış.</li>
</ul>

<p>Sonuçta olan biten şu:</p>

<p><strong>“Nüfus artıyor ama çalışmak isteyenler azalıyor, öte yandan istihdam artıyor, dolayısıyla işsiz sayısı geriliyor ve işsizlik oranı adeta dip yapıyor.”</strong></p>

<h2><strong>İşsiz sayısı da çok düşük</strong></h2>

<p>Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı 2005’in başından bu yana olan dönemin en düşük düzeyine geriledi, bunu belirttim.</p>

<p>İşsiz sayısında da çok düşük bir düzeye inildi.</p>

<p>Bu yılın haziranındaki işsiz sayısı 2 milyon 688 bin kişi.</p>

<p>Bu sayı 2014’ün şubat ayındaki 2 milyon 676 binden sonraki en düşük düzeye işaret ediyor.</p>

<p>On iki yıl öncesi, 2014’ün şubatı… O dönemde 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus 56-57 milyon, şimdi 67 milyon. Ama işsiz sayısı o dönemle neredeyse aynı. Nüfus 10 milyon artmış ama bu artış işsiz sayısına hiç yansımamış.</p>

<h2><strong>“İş aramıyorsan işsiz değilsin!”</strong></h2>

<p>İşsizliğin görünürde böylesine olumlu seyretmesinin altında yatan en büyük etken hiç kuşku yok ki işsizlik tanımında ve o tanımda yer alan dört hafta ölçüsünde yatıyor:</p>

<p><strong>“Referans haftasında istihdamda olmayan, son dört hafta içinde aktif olarak iş arayan, iş bulduğu takdirde iki hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan kişiler.”</strong></p>

<p>Yalnızca bu tanıma uyanlar işsiz sayılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İş aramış aramış bir türlü bulamamış ve iş aramanın bile maliyetini karşılayamayıp kaderine razı olmuş milyonlar var. Son dört haftada iş aramadıkları için artık onlar işsiz sayılmıyor.</p>

<h2><strong>Gerçek işsizlikte durum ne?</strong></h2>

<p>Görünen işsizlik gayet iyi gidiyor, hatta iyi tanımlaması zayıf bile kalır, şahane gidiyor.</p>

<p>Peki ya gerçek işsizliği gösteren atıl işgücünde durum ne?</p>

<p>Her ne kadar haziranda önceki dönemlere göre atıl işgücünde de bir miktar iyileşme varsa da, uzun dönemli bakıldığında bu göstergenin çok olumsuz seyrettiği ortada.</p>

<p>İş aramaktan vazgeçenlerin etkisiyle görünen işsizlik oranının aşağı gitmesi tabii ki sorunun hafiflediği anlamına gelmiyor. Önemli olan atıl işgücü oranı ve bu oranla görünen işsizlik arasındaki makas.</p>

<p>Bu makas toplamda 21,2 puan. Erkeklerde fark 17,2 puana düşüyor. Ancak kadınlarda atıl işgücü oranı ile görünen işsizlik oranı arasında tam 27,6 puanlık bir fark var.</p>

<h2><strong>Nedir bu atıl işgücü?</strong></h2>

<p>Atıl işgücü hesaplanırken önce işsizlik oranı alınıyor, sonra bu orana zamana bağlı eksik istihdam oranı ekleniyor. Zamana bağlı eksik istihdamı TÜİK şöyle açıklıyor:</p>

<p><strong>“İstihdamda olan ve 40 saatten daha az süre çalışıp daha fazla gelir elde etmek amacıyla daha fazla süre çalışmak istediğini belirten ve mümkün olduğu durumda daha fazla çalışmaya başlayabilecek olan kişiler.”</strong></p>

<p>Yani bu kişiler çalışıyor ama işinden memnun değil, daha uzun süre çalışabilecek durumda ve o yüzden aslında iş arıyor. Dolayısıyla bu kişileri bir başka bakış açısıyla işsiz saymak gerekiyor.</p>

<p>Bir de potansiyel işgücü var. Bu tanıma girenler de görünen işsizlik oranı ve zamana bağlı eksik istihdamın bütünleşik oranına ekleniyor.</p>

<p>Potansiyel işgücü de şu gruplardan oluşuyor:</p>

<ul>
 <li>İşbaşı yapabilecek durumda olduğu halde iş bulacağına inanmadığı için iş aramayanlar.</li>
 <li>Çeşitli nedenlerle iş aramayan, ancak iki hafta içinde işbaşı yapmaya hazır olduğunu belirtenler.</li>
 <li>Son dört hafta içinde en az bir iş arama kanalını kullanan fakat iki hafta içinde işbaşı yapamayacak durumda olanlar.</li>
</ul>

<p></p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h287q95gc/storage/files/images/2026/07/30/ekran-resmi-2026-07-30-23-mwxv.png?_gl=1*16notss*_gcl_au*NjIxNzg3NjIyLjE3ODQzMDE0MTQ.*_ga*MTAyMzIzNDM0OC4xNzg0MzAxNDE0*_ga_5KTMPZNM29*czE3ODU0Nzc2NTIkbzExJGcxJHQxNzg1NDgxNjMzJGo0NyRsMCRoNDc2MzM0MjEy" rel="nofollow" title="İşsizlik kağıt üzerinde son 21 yılın en düşük düzeyinde - Resim : 1"><img alt="İşsizlik kağıt üzerinde son 21 yılın en düşük düzeyinde - Resim : 1" height="287" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h287q95gc/storage/files/images/2026/07/30/ekran-resmi-2026-07-30-23-mwxv.png" width="850" /></a></p>

<p><strong>Alaattin Aktaş-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/issizlik-kagit-uzerinde-son-21-yilin-en-dusuk-duzeyinde</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/11/issizlik-2.webp" type="image/jpeg" length="34969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Apple'dan kritik tedarik uyarısı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/appledan-kritik-tedarik-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/appledan-kritik-tedarik-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple, üçüncü çeyrekte gelirini yüzde 16 artırarak 109 milyar dolara, net kârını ise yüzde 26 yükselişle 29 milyar dolara çıkardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Apple</strong>, üçüncü çeyrekte güçlü finansal sonuçlar açıklamasına rağmen gelecek dönemde en çok talep gören ürünlerinde ciddi tedarik sorunları yaşanabileceğini bildirdi.</p>

<p>Şirketin geliri yıllık bazda yüzde 16 artarak 109 milyar dolara ulaşırken net kârı yüzde 26 yükselişle 29 milyar dolar oldu. Beklentileri aşan iPhone satışları finansal sonuçları destekledi.</p>

<h3><strong>Apple hisseleri yüzde 7'den fazla düştü</strong></h3>

<p>Güçlü bilançosuna karşın şirketin tedarik zincirine ilişkin uyarıları yatırımcılarda endişeye yol açtı. Apple hisseleri, mesai sonrası işlemlerde yüzde 7'yi aşan değer kaybı yaşadı.</p>

<h3><strong>Tedarik sorunu iPhone ve iPad'e yayılabilir</strong></h3>

<p><strong>Apple CEO'su Tim Cook</strong>, hâlihazırda Mac bilgisayarlarda görülen tedarik sorunlarının ilerleyen dönemde ağırlaşabileceğini söyledi. Cook, sıkıntının iPhone ve iPad modellerini de etkileyebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Cook, "Şu anda çok önemli tedarik kısıtları görüyoruz ve tedarik zincirinin bunları gidermekteki esnekliği oldukça sınırlı" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Kritik çip bileşenlerinde tedarik zorluğu</strong></h3>

<p>Apple, sorunun temel nedenlerinden biri olarak ürünlerinde kullanılan kritik çip bileşenlerinin temininde yaşanan güçlükleri gösterdi.</p>

<p>Mac ve iPhone modellerindeki gelişmiş işlemcilerin büyük bölümü, Tayvan merkezli yarı iletken üreticisi TSMC tarafından üretiliyor. Bu çipler, cihazların daha hızlı ve verimli çalışmasında önemli rol oynuyor.</p>

<p>Cook ise tedarik baskısında çip eksikliğinden çok, beklentilerin üzerinde gerçekleşen talebin belirleyici olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/appledan-kritik-tedarik-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/04/apple333.jpg" type="image/jpeg" length="72647"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Fikri mülkiyet sorunu var, regülasyon gerekli']]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/fikri-mulkiyet-sorunu-var-regulasyon-gerekli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/fikri-mulkiyet-sorunu-var-regulasyon-gerekli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TOBB Yazılım Meclisi tarafından düzenlenen TOBB İş Dünyası Yapay Zeka Zirvesi kapsamında düzenlenen iki panelde teknoloji ve KOBİLER ile üretim odaklı sektörlerin yapay zeka ilişkisi masaya yatırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TOBB Yazılım Meclisi tarafından düzenlenen TOBB İş Dünyası Yapay Zeka Zirvesinde, iki ayrı oturumda, teknoloji odaklı sektörlerde yapay zeka ile KOBİ’lerde ve üretim odaklı sektörlerde yapay zeka panelleri yapıldı. Moderatörlüğünü TOBB Türkiye Medya ve İletişim Meclis Başkanı, Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın yaptığı teknoloji panelinde, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Genel Sekreteri Hanzade Sarıçiçek, Yapay Zeka Fabrikası'nın raporuna göre çoğunluğu son 5 yıl içinde kurulmuş 1100'den fazla girişim bulunduğunu ancak bu girişimlere talebin sınırlı kaldığını vurguladı.</p>

<p>TOBB Türkiye Medya ve İletişim Meclisi Başkan Yardımcısı, Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar’ın yönetimindeki KOBİ’lerde ve Üretim Odaklı Sektörlerde Yapay Zekâ panelinde ise HUX AI, Kurucu ve CEO’su Merve Ayyüce Kızrak yapay zekada insan kaynağının hala en önemli konu olmayı sürdürdüğünü vurgulayarak, yapay zekanın kullanım etkinliğinin, kullanan kişiyle sınırlı kalabildiğini kaydetti.</p>

<p>Kızrak, yapay zekanın gündeme gelmesiyle kurumların bu alanda kullanıma girdiğini ancak bunu kurumsal temelli olarak yerleştiremediğini, bireysel bir çaba olarak kaldığını anlattı.</p>

<p></p>

<h2><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h479q95gc/storage/files/images/2026/07/30/20260729-145630-kmc1.jpg" rel="nofollow" title="YZ'de arz var talep henüz zayıf - Resim : 1"><img alt="YZ'de arz var talep henüz zayıf - Resim : 1" height="479" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h479q95gc/storage/files/images/2026/07/30/20260729-145630-kmc1.jpg" width="850" /></a></h2>

<h2><strong>Arz ve talep dengesizliği</strong></h2>

<p>Hakan Güldağ moderatörlüğünü yaptığı oturumda, iş dünyası açısından “dönüşüm” denilen olgu içinde “neyin dönüştüğünün”, iş modellerindeki değişimin öne çıkan soru olduğunu vurguladı.</p>

<p>TTGV Genel Sekreteri Hanzade Sarıçiçek, yapay zeka kullanan çözümlere yönelik çok sayıda şirket kurulduğunu hatırlatarak, "Çoğu girişimlerin son beş yılda kurulmuş ve büyük çoğunluğu otomasyon, kurumsal verimlilik gibi B2B alanlarda hizmetler geliştiren girişimler. Burası fena değil, gelişiyor, daha da gelişeceğini düşünüyorum. Talep tarafına baktığımızda aslında Rıfat Başkanım da (R. Hisarcıklıoğlu) biraz önce söyledi, biraz sorun gözüküyor.</p>

<p>TÜİK'in bir anketine baktım, bireysel olarak kurumlarda yapay zeka kullanımı çalışanlarda yüzde 69 civarında ama kurumsal olarak entegre eden firma sayısı yüzde 7,5-7 civarı. Yani arzla talep arasında bir dengesizlik var ve bunu sahaya, aslında bugünün de mottosu olan sahaya indirmek zorunda gözüküyoruz" yorumunu yaptı. Sorunun yanıtı olarak “kurumların dönüşümü ve zihniyet dönüşümünü” öne çıkaran Hanzade Sarıçiçek, yapay zeka kullanımına yönelik girişimin aynı zamanda bir yatırım gerektirdiğini, çalışan yönetiminden süreçlerin idaresine kadar geniş bir alandaki işlemlerin dönüştürülmesinin sözkonusu olduğunu vurguladı. Sarıçiçek, yapay zekanın kurumların bütün akışlarını, iş süreçlerini, insan kaynağını dönüştürdüğünün altını çizdi. Kamu tarafında ise işletmelere yönelik güdümlü desteklerin planlanmasının öne çıktığını anlattı.</p>

<h2><strong>Verilerinizi tasnif ederek depolayın</strong></h2>

<p>TOBB Türkiye E-Ticaret Meclisi Başkanı, Trendyol Grup Başkan Yardımcısı Ozan Acar ise yapay zekanın şirketlere işlediği verilere dayanarak yön gösterme gibi bir güce eriştiğini de vurgulayarak, e-ticaret platformları düşünüldüğünde bunun sadece yerel pazar değil, diğer ülkeler için de sözkonusu olabildiğini kaydetti. Ozan Acar, firmalara kendi şirket platformunda kar-zarar vb. durumlarını görme imkanı dahi sağlayan yapay zeka ajanları verdiklerini belirterek, risk tarafında ise yapay zeka yöntemlerindeki insan unsuru eksikliği olduğunu kaydetti. Küçük firmalar açısından dönüşümün başlangıcı için tavsiyede bulunan Ozan Acar, "Akıllı sistemlerin artılarını, eksilerini, limitlerini bilen, okuyan insanlara ihtiyacımız var. Türkiye'nin ki bizim ciddi verimlilik problemimiz var biliyorsunuz. Kişi başı milli gelir farkı aslında verimlilik farkıdır. Evet. Tarımda, sanayide, lojistikte bu verimlilik farkını giderecek şekilde bu araçları akıllı şekilde kullanacak insanlara ihtiyaç var. Ne önerirsin diye buradakilere diye sorarsanız, şimdi hangi yapay zeka aracını nasıl kullanacağım sorusuna cevap veremiyor olabilirsiniz şu anda ama yapmanız gereken bir şey var. Ne yapıyorsanız yapın, ürettiğiniz veriyi doğru dürüst tasnif edip bir yerde depolamaya başlayın" diye konuştu.</p>

<h2><strong>KOBİ’ler izleme-raporlamadaki eksikliği giderebilir</strong></h2>

<p>TOBB Türkiye Finansal Teknolojiler Meclis Başkan Yardımcısı, Ödeal Genel Müdürü Fevzi Güngör ise KOBİ’lerin sayısal dönüşümdeki sorunlarından birinin finansal teknolojileri kullanarak kendi veri ve durumlarını izlemedeki eksiklikleri olduğunu hatırlatarak, "Finansal teknoloji nerede topa giriyor? Normal büyük şirketler tüm bu verilerini aslında düzenli tutuyorlar, raporluyorlar, takip ediyorlar ama KOBİ dediğimiz şirketler bunları bu seviyede takip edemiyorlar. İşte bu (yapay zeka) asistanları vs. devreye girmesiyle bütünsel bir perspektiften tüm veriyi gören finansal teknoloji şirketlerinin devreye girmesiyle KOBİ’ler de büyük şirketler gibi credible (yetkin-güvenilir) olacaklar. Aslında bence en büyük değişim burada olacak" dedi. Fevzi Güngör, yapay zeka ajanlarının/asistanlarının küçük şirketler ve hatta bireylere kadar yaygınlaşmasıyla yeni bir faza geçileceğini de vurgularken, soru üzerine gelecek 5 yıl içinde bu tür bir dönüşüm ve yaygınlaşmanın olmasını beklediğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Fikri mülkiyet sorunu var, regülasyon gerekli</strong></h2>

<p>"Dünyada yapay zekayı en çok konuşan ülke Türkiye" diyen TOBB Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi Başkanı, Tatu Creative Solutions Ajans Başkanı Ali Ata Kavame ise yaratıcı endüstriler açısından yapay zekanın sektöre zararı ya da faydası noktasında hala görüş birliği oluşmadığını vurguladı. Yapay zekanın, yaratıcı endüstriler tarafındaki "üretimlerinin" aslında tüm insanlığın şimdiye kadar biriktirdiği unsurlardan oluştuğunu belirterek, "Burada bir fikri mülkiyet sorunu var. Bakın bu yanılgıyı bütün ortamlarda seslendiriyoruz burada da kayıtlara geçsin: Şimdi burada elde ettiğiniz veri kreatif endüstrilerde uzaydan gelmiyor. O veri bugüne kadar üretilmiş olan tüm müzik kütüphanelerinden, tüm tasarım kütüphanelerinden, sinemayla ilgili oyun endüstrisiyle ilgili üretilmiş olanlardan yani bizden önceki ya da sırasında üretilmiş olanlardan aldıklarından çıkıyor. Bu bir fikri mülkiyet, intellectual property. Şimdi siz bu hakkı yani başkalarının hakkını yiyerek güya hiç olmamış gibi bir eser ürettiğinizi iddia ediyorsunuz. O eser değil o bir ürün. Bu sebeple burada bir hak kaybı var ve biz bunun peşindeyiz. Çünkü bunu ölçemiyoruz" dedi. Kavame, Türkiye dahil tüm alanda regülasyonların başlaması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<h2><strong>Yapay zekanın yaygınlaştırılması için altyapı gerekli</strong></h2>

<p>TOBB Türkiye Telekomünikasyon Meclis Başkanı, Mobilfon A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Turnacı da kendi sektörlerinde yapay zekayla ilgili regülasyonların başlaması gerektiğini vurgularken, yaygınlaştırmanın önemine dikkat çekerek,</p>

<p>"Evet bugün burada (yapay zekanın) sahaya inmesinden bahsediyoruz. Yapay zekayı toplumda bireylere ne kadar sağlıklı indirebilirsek aslında bunun etkilerini ve avantajlarını o kadar verimli yaşayabiliriz ve ülkemize de katkısını o kadar yüksek elde ederiz. Haliyle bugün mobiliteyi ve telekomünikasyonu da göz ardı etmememiz lazım. Telekomünikasyon ve buna bağlı mobilite bugün ülkemizde stratejik öneme sahiptir, desteklenmeli ve bugün ülkemizde bu mobil ürünleri ülke vatandaşımız en iyi teknolojilerini deneyimleyebilecek bir ortam oluşturmamız gerektiğini düşünüyorum. Haliyle biz burada yapay zekanın her alandaki faaliyetlerinin aslında ortam sağlayıcısı olarak görüyoruz kendimizi" diye konuştu.</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h479q95gc/storage/files/images/2026/07/30/20260729-163813-i89g.jpg" rel="nofollow" title="YZ'de arz var talep henüz zayıf - Resim : 2"><img alt="YZ'de arz var talep henüz zayıf - Resim : 2" height="479" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw850h479q95gc/storage/files/images/2026/07/30/20260729-163813-i89g.jpg" width="850" /></a></p>

<h2><strong>Ertan Barut: AB'nin 20 milyon bilişimciye ihtiyacı var</strong></h2>

<p>TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Başkanı, GLOBALNET Kurucusu Ertan Barut paneldeki konuşmasında, yapay zekanın yazılım sektörüne olumsuz etki edeceği yorumlarına karşılık, sektörün yeni yaratımlara yol açacak bir uyum süreci geçireceği tahminini vurgulayarak şunları kaydetti:</p>

<p>"Biz (yazılımcılar) yeni teknolojilere adapte olmak, şirketlerimizi adapte etmek zorundayız. Yoksa geride kalacağız, yarışı geride bitireceğiz. Ne ihracatımızı arttırabileceğiz ne de bir şekilde ülkedeki istihdam sorununu çözeceğiz. Onun için arkadaşlara biz her toplantıda her ortamda diyoruz ki bir an önce yapay zekayla tanış, tanıştıktan sonra kendini geliştir. Ondan sonra üretmeye başla, sonra da sana sektörde illaki bize deneyimli insanlar lazım. Yapay zeka oryantasyonuyla belli bir noktaya getirebileceğimiz deneyimli arkadaşlar lazım. Avrupa Birliği'nin -her yerde söylüyorum- 20 milyon bilişimciye ihtiyacı var. Onlar da dönüyorlar Türkiye'den bu kişileri almaya çalışıyorlar. Hem Türkiye'nin istihdama ihtiyacı var hem Avrupa'nın da ihtiyacı var. Onun için bizim yapay zekayla çok daha hızlı kendimizi geliştirip çok daha üretimimizi arttırabiliriz kalitemizi de arttırabiliriz."</p>

<h2><strong>Yapay zekanın kendisi kadar kullanan kişinin de yetkinliği önemli</strong></h2>

<p>TOBB Türkiye Medya ve İletişim Meclisi Başkan Yardımcısı, Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar'ın yönetimindeki KOBİ'lerde ve Üretim Odaklı Sektörlerde Yapay Zekâ panelinde insan kaynağı yönetimi öne çıkan konu oldu. Vahap Munyar, yapay zekanın etkinliğini sağlayan veri merkezlerinin çevre-<a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/enerji" rel="nofollow" target="_blank" title="enerji">enerji</a> dengesine ve etkin kullanımına dikkati çekti.</p>

<p>TOBB ETÜ Yapay Zekâ Mühendisliği Bölümü Başkanı Ahmet Murat Özbayoğlu yapay zekanın kendisi kadar kullanan kişinin de yetkinliğinin öne çıkan konu olduğunu belirterek, "Hem dilinden anlayan hem de teorik yapay zeka ve bunun uygulanmasını bilebilen insanlara ihtiyacımız var. Yani entegratör tarzı diyebileceğimiz kişiler. Nedir bu? Mesela üretimden bahsediyoruz, üretim teknolojilerinden bahsediyoruz. O üretimin işleyişini bilen ve bunu daha iyi nasıl yapay zekayla daha iyi hale getirebiliriz? Daha verimli nasıl çalışır? Maliyetleri nasıl düşürürüz? Kaliteyi nasıl arttırırız? Bunları yapabilen kişilere ihtiyacımız var. Bu tek taraflı bir iş değil" dedi. Kızrak, yapay zekanın sağladığı faydanın, onu kullanan insanların yetkinliğiyle sınırlı kalabildiğini, özellikle KOBİ'ler açısından bu unsurun öne çıktığını vurguladı.</p>

<h2><strong>Karar destek sistemi olarak önemli</strong></h2>

<p>TOBB Türkiye Tarım Meclisi Başkanı, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı M. Ülkü Karakuş ise tarım alanında teknoloji ve bilgi işlemenin etkisinin çok yüksek düzeyde olduğunu vurgulayarak, tarım sektöründe teknoloji ve yapay zekayı "işi hızlandıracak" bir unsur olarak gördüklerini ancak teknolojinin gelişme hızının şimdi herkesi arkasından sürüklediğini kaydetti.</p>

<p>Karakuş, "Biz yapay zekayı karar desteği olarak adlandırıyoruz. Yani risk ve belirsizlik fazla. Bakın şimdi buğday hasadı var. Üç gün önce yağmur yağdı ve makarnalık buğday, 17 bin lira piyasa değeri olan makarnalık buğday bir gecede 12 bin liralık yemlik buğdaya döndü. Risk ve belirsizlik çok fazla ama biz bunu akıllı sulamada, akıllı gübrelemede, tohum seçiminde, bölgesel ilaçlamada çok yoğun kullanıyoruz. Kullanmaya da devam edeceğiz. Yapay zeka zaten akıllı sulama, akıllı ilaçlamaya çok ihtiyaç var. Sürekli işte pestisitle ilgili dertlerimiz var. Özellikle sebze meyve ihracatında karşımıza çıkıyor" dedi. Karakuş, özellikle su sorunu ve su yönetiminin öne çıkan bir teknoloji alanı olduğunu kaydetti.</p>

<h2><strong>Teknoloji kadar kullanan da önemli</strong></h2>

<p>"İnsan kaynağı 10 yıl önce de (önem sıralamasında) 1. sıradaydı, şu anda da 1. sırada" diyen HUX AI Kurucu ve CEO’su Merve Ayyüce Kızrak da insan unsuruna vurgu yaptığı konuşmasında, merakla başlayan uygulamanın, etkin kullanmaya evrilmesinde başarı sağlanması gerektiğini kaydetti. Kızrak, KOBİ'lerde yapay zeka kullanımının, kullanan kişiler düzeyinde kalabildiğine dikkati çekerek, merak kaynaklı kullanımla yükseliş görüldükten sonra, ana faaliyetlere destek amaçlı kullanımın sınırlı kalabildiğini belirtti. Kızrak, "TÜİK'in 2021 yılındaki KOBİ'lerin, girişimlerin yapay zekâ kullanımı verisinde oran yüzde 2,5 düzeyindeyken, 2025'te yüzde 7,5'a çıkıyor. Arttığını görüyoruz. Büyük kurumlara geçecek olursak da oran yüzde 24'e çıkıyor.</p>

<p>Ama bu farkındalık seviyesinde kalıyor. Aslında şunu görüyoruz. Verimlilik elde ediliyor. Bir meraktan dolayı KOBİ bu alana giriyor ama daha sonra bunu kurumsal bir strateji seviyesine çekmekte yavaş davranıyor. Burada kişisel kullanımlar ön plana çıkıyor. Kurumlarda tecrübeme dayanarak söylüyorum, kurumsal yapay zeka aracı kullanımındansa kişisel kullanım daha yaygın oluyor" dedi. Kızrak, araştırmaların yapay zekanın yarattığı çevre sorunlarından en fazla etkilenenlerin, aslında yapay zekayı en az kullanan dezavantajlı kişiler olduğunu da kaydetti.</p>

<p><strong>Mehmet Kaya-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/fikri-mulkiyet-sorunu-var-regulasyon-gerekli</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/05/yapay-zeka-12.webp" type="image/jpeg" length="24784"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 yılı ikinci geçici vergi döneminde yapılabilecek yeniden değerleme]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/2026-yili-ikinci-gecici-vergi-doneminde-yapilabilecek-yeniden-degerleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/2026-yili-ikinci-gecici-vergi-doneminde-yapilabilecek-yeniden-degerleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">15 Ocak 2026 tarihli Ekonomi Gazetesinde yayınlanan yazımızda açıklandığı üzere; 7338 sayılı <strong>“Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”</strong>un 31. maddesiyle Vergi Usul Kanunun mükerrer 298 inci maddesine eklenen <strong>(ç)</strong> fıkrası ile; <strong>enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği hesap dönemlerinin sonu itibarıyla</strong>, bilançolara dahil bulunan amortismana tabi iktisadi kıymetlerin <i>(bu niteliklerini korudukları müddetçe sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilenler hariç)</i> ve bunlar üzerinden ayrılmış olup bilançoların pasifinde gösterilen amortismanların anılan maddede belirtilen şartlar doğrultusunda <strong>yeniden değerlenebilmesine imkân tanınmıştı. </strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Öte yandan, 7571</strong> sayılı <strong>Kanun</strong> ile Vergi Usul Kanununa eklenen <strong>Geçici 37</strong>. <strong>madde</strong> ile;<strong> “2025 hesap dönemi</strong> ile <strong>geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde </strong>(kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2026, 2027 ve 2028 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) mükerrer 298 inci madde kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın <strong>mali tabloların enflasyon düzeltmesine tabi olmayacağı” </strong>hüküm altına alınmıştı.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify">Bu düzenlemelere göre;</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Tam mükellefiyete tabi</strong> ve <strong>bilanço esası</strong>na göre defter tutan</p>

<p style="text-align:justify">- kollektif, adi komandit ve adi şirketler de dâhil olmak üzere ferdi işletme sahibi <strong>gelir vergisi </strong><strong>mükellefleri</strong> ile</p>

<p style="text-align:justify">- <strong>kurumlar vergisi mükellefleri</strong></p>

<p style="text-align:justify"><i>(münhasıran sürekli olarak işlenmiş; altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden ve bu nedenle devamlı olarak enflasyon düzeltmesi yapanlar ile kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler hariç)</i> bilançolarına kayıtlı <strong>amortismana tabi iktisadi kıymetlerini</strong> (sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmaz ve iktisadi kıymetler hariç) yeniden değerleme hakkına sahip bulunmaktadırlar.</p>

<p style="text-align:justify">Anılan yeniden değerleme, <strong>cari yıla ilişkin olarak yapılabilecek yeniden değerleme olup</strong>, yeniden değerleme yapılırken <strong>o cari yıla ait olan yeniden değerleme oranı kullanılacaktır. </strong>Geçici vergi dönemleri itibarıyla yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı ise, bir önceki yılın Kasım ayından başlamak üzere; 3, 6 ve 9 uncu aylarda bir önceki 3, 6 ve 9 aylık dönemlere göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı esas alınmak suretiyle belirlenmekte ve ilan edilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 73 Nolu Sirküleri ile <strong>2026</strong> yılı <strong>ikinci geçici vergi döneminde </strong>uygulanacak yeniden değerleme oranı <strong>% 11,51 (yüzde onbir virgül ellibir )</strong> olarak tespit edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla, 2026 yılının ikinci geçici vergi döneminde yeniden değerleme yapılmak istenirse, <strong>% 11,51 (yüzde onbir virgül ellibir ) </strong>oranıyla <strong>yeniden değerleme yapılabilecek</strong> ve <strong>yeniden değerleme sonrası bulunacak değerler üzerinden amortisman ayrılabilecektir.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Uygulamaya ilişkin<strong> diğer önemli hususlar </strong>ise şöyledir:</p>

<p style="text-align:justify">- İktisadi kıymetlerin maliyet bedellerine eklenmiş bulunan (iktisadi kıymetlerin aktifleştirildiği hesap dönemine ilişkin olanlar hariç) kur farkları ve kredi faizleri (bunlara isabet eden amortismanlar dâhil) yeniden değerleme kapsamına girmez.</p>

<p style="text-align:justify">- Yeniden değerlemede, iktisadi kıymetlerin ve bunlara ait amortismanların, Vergi Usul Kanununda yer alan değerleme hükümlerine göre tespit edilen ve <strong>değerlemenin yapılacağı hesap dönemi sonu itibarıyla</strong> yasal defter kayıtlarında yer alan değerleri dikkate alınır. Amortismanın herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda, yeniden değerlemeye esas alınacak tutar bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenir.</p>

<p style="text-align:justify">- İktisadi kıymetlerin yukarıdaki şekilde tespit edilen değerleri ve bunlara ilişkin amortismanların, yeniden değerlemenin yapılacağı yıla ait olan yeniden değerleme oranı ile çarpılması suretiyle yeniden değerleme sonrası değerleri bulunur.</p>

<p style="text-align:justify">- Yeniden değerleme neticesinde iktisadi kıymetlerin değerinde meydana gelen <strong>değer artışı,</strong> yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden değer artışı ayrıntılı olarak görünecek şekilde, <strong>bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir.</strong> Değer artışı, iktisadi kıymetlerin yeniden değerleme sonrası ve yeniden değerleme öncesi net bilanço aktif değerleri arasındaki farktır. Net bilanço aktif değeri, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifinde yazılı değerlerinden, pasifte yazılı amortismanların tenzili suretiyle bulunan değeri ifade eder. İktisadi kıymetler için amortismanın herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda söz konusu değer, bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenir.</p>

<p style="text-align:justify">- İktisadi kıymetlerini bu fıkra kapsamında yeniden değerlemeye tabi tutan mükellefler bu kıymetlerini, <strong>yeniden değerleme sonrasında bulunan değerleri üzerinden amortismana tabi tutmaya devam ederler.</strong> Yeniden değerlemeye tabi tutulanların her birine isabet eden değer artışları ile bunların hesap şekilleri amortisman kayıtlarında ayrıntılı olarak gösterilir.</p>

<p style="text-align:justify">- Ortaya çıkacak <strong>değer artışları üzerinden vergi ödenmez</strong>. <strong>Ancak,</strong> pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarının, sermayeye ilave edilme dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmı, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur. Sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.</p>

<p style="text-align:justify">- Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin <strong>elden çıkarılması</strong> (satış, devir, işletmeden çekiş, tasfiye gibi) halinde, bunlara isabet eden <strong>pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutulur</strong>.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">- Her yılın yeniden değerleme oranı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir. Yeniden değerlemenin herhangi bir yıl yapılmamasından veya değerleme oranının düşük uygulanmasından dolayı daha sonraki yıllarda geçmiş dönemlere ilişkin yeniden değerleme yapılamaz.</p>

<p style="text-align:justify">- Hesap dönemi içinde aktife giren iktisadi kıymetler için aktife girdiği hesap döneminde, yeniden değerleme yapılmaz.</p>

<p style="text-align:justify">- Enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluştuğu dönemlerde, bu yeniden değerleme yapılmaz.</p>

<p style="text-align:justify">- Bu kapsamda yeniden değerleme yapılan hesap döneminden sonra enflasyon düzeltmesi şartlarının yeniden oluşması durumunda, bu hükümlere göre yeniden değerlemeye tabi tutulmuş olan iktisadi kıymetler ile bunlara ilişkin amortismanlar düzeltilmiş son değerleri dikkate alınarak enflasyon düzeltmesine tabi tutulur.</p>

<p style="text-align:justify">- Yeniden değerlemenin herhangi bir yılda yapılmaması, enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği, sonraki hesap dönemlerine ilişkin olarak, anılan (Ç) fıkrası kapsamında yeniden değerleme yapılmasına engel teşkil etmez.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim.com | Akif AKARCA / Dr.Mehmet ŞAFAK</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/2026-yili-ikinci-gecici-vergi-doneminde-yapilabilecek-yeniden-degerleme</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/05/gecici-vergi-nedir-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="84861"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mükellefin Ölümü Halinde İşletme Devri: Devreden KDV’de 7524 Sayılı Kanun Rejimi Ve Adi Ortaklık Feshi Ayrımı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/mukellefin-olumu-halinde-isletme-devri-devreden-kdvde-7524-sayili-kanun-rejimi-ve-adi-ortaklik-feshi-ayrimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/mukellefin-olumu-halinde-isletme-devri-devreden-kdvde-7524-sayili-kanun-rejimi-ve-adi-ortaklik-feshi-ayrimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>ÖZET VE ÇALIŞMANIN AMACI</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>Şahıs işletmelerinde mükellefin vefatı, vergi hukuku bakımından hem gelir hem de katma değer vergisi yönünden zincirleme hukuki sonuçlar doğurur. İşletmenin mirasçılara intikali ve faaliyetin devamı sürecinde; 7524 sayılı Kanun ile getirilen vergi incelemesi şartı, devreden KDV’nin aktarımı ve mirasçılar arasındaki hisse devri/feragat durumlarının adi ortaklığın tasfiyesi niteliği, uygulamada en çok hata yapılan alanların başında gelmektedir. Bu çalışmada, veraset yoluyla devir süreçleri, güncel mevzuat hükümleri, idari anlayış ve yargı kararları çerçevesinde derinlemesine analiz edilmektedir.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong><span>Anahtar Kelimeler:</span></strong><span> Ölüm Hali, GVK M. 81/1, KDVK M. 17/4-c, 7524 Sayılı Kanun, Devreden KDV, Vergi İnceleme Raporu (VİR), Adi Ortaklık Feshi, Feragatname.</span></span><br />
 </p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>1. GİRİŞ VE HUKUKİ ÇERÇEVE</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 16 ncı maddesi uyarınca mükellefin ölümü, hukuken "işi bırakma" hükmündedir. Aynı Kanun’un 12 nci maddesi gereği ise ölen mükellefin vergi ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni mirasçılarına geçer.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>Mirasçıların işletmeyi tasfiye etmeyip aynen devam ettirmek istemeleri halinde, vergi mevzuatımız iki temel sacayağı üzerine oturur:</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>• Gelir Vergisi Yönünden: Vergilendirilmeyecek değer artış kazancı (GVK M. 81/1).</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>• Katma Değer Vergisi Yönünden: Devir istisnası ve devreden KDV’nin aktarımı (KDVK M. 17/4-c).</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong><span>Kritik Yasal Değişiklik:</span></strong><span> 02/08/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7524 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesi, KDV devir rejimini baştan sona değiştirerek "doğrudan indirim" dönemini kapatmış ve "Vergi İncelemesi Şartı" getirmiştir.</span></span><br />
 </p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>2. MEVZUAT HÜKÜMLERİ VE HUKUKİ ANALİZ</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>2.1. Gelir Vergisi Boyutu (Devirde Süreklilik Esası)</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) 81/1-1 maddesi uyarınca; ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde, kanuni mirasçılar tarafından işletmenin faaliyetine devam olunması ve işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin kayıtlı değerleriyle (bilanço esasına göre defter tutuluyorsa aktif ve pasifiyle bütün halinde) aynen devralınması durumunda değer artış kazancı hesaplanmaz.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong><span>Kritik Teknik Detay:</span></strong><span> Özvarlığın ve iktisadi kıymetlerin "kayıtlı değerleriyle" devri şarttır. Emtia veya amortismana tabi iktisadi kıymetlerin (ATİK) piyasa rayiciyle yeniden değerlemeye tabi tutularak devredilmesi halinde istisna hakkı kaybolur ve GVK M. 82 uyarınca Değer Artış Kazancı doğar.</span></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>2.2. Katma Değer Vergisi İstisnası ve Yeni İndirim Rejimi</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun (KDVK) 17/4-c maddesi uyarınca GVK M. 81 kapsamındaki devirler KDV’den istisnadır. Bu teslimler için KDV hesaplanmaz; uygulamada KDV’siz devir faturası düzenlenmesi veya VUK M. 229 uyarınca envanter listesi/devir bilançosunun esas alınması mümkündür.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><span>• </span><strong><span>02/08/2024 Öncesi:</span></strong><span> Mükellefin devreden KDV’si, yeni mükellefiyet tesis eden mirasçılar tarafından herhangi bir ek şart aranmaksızın ilk KDV beyannamesinde "Devreden KDV" satırına yazılarak doğrudan indirim konusu yapılabiliyordu.</span></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><span>• </span><strong><span>02/08/2024 Sonrası (Yeni Rejim):</span></strong><span> Faaliyeti bırakan (vefat eden) mükellefin yüklenip indiremediği KDV’nin mirasçılarca indirilebilmesi Vergi İnceleme Raporu (VİR) şartına bağlanmıştır.</span></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>3. DEVREDEN KDV’DE VERGİ İNCELEMESİ PROSEDÜRÜ</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (II/F-4.3) bölümündeki güncel düzenlemelere göre süreç şu adımlarla yürütülür:</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>3.1. Vefat ve Mirasçılarda Mükellefiyet Tesis</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>VUK M. 168 uyarınca ölüm tarihinden itibaren 1 ay içinde vergi dairesine işi bırakma bildirimi ile mirasçılar adına (ortaklık veya ferdi) işe başlama bildiriminde bulunulur.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>3.2. Vergi Dairesine İnceleme Talepli Başvuru</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>Devralan mirasçı/yeni işletme, devreden KDV tutarının tespiti ve aktarımı için vergi dairesine vergi incelemesi talepli dilekçe verir.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>3.3. Vergi İncelemesi Süreci</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>İncelemeye yetkili denetim elemanlarınca alt mükellef analizleri ve SMİYB taramaları yapılarak devreden KDV’nin doğruluğu denetlenir (VUK M. 114 Zamanasımı Muafiyeti dikkate alınır).</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>3.4. VİR Kayıtlara Giriş ve İndirim</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>İnceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına girdiği döneme ait KDV beyannamesinde, raporda uygun görülen tutar indirim hesaplarına dahil edilir (Dönemsellik İlkesi).</span><br />
 </p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>4. ADİ ORTAKLIK, MİRASÇILARIN FERAGATİ VEYA HİSSE DEVRİ DURUMU</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>Mükellefin ölümüyle işletme birden fazla mirasçıya kaldığında, Türk Borçlar Kanunu (TBK M. 620) gereği mirasçılar arasında kendiliğinden bir adi ortaklık kurulmuş sayılır. Uygulamada sıkça görülen durum; mirasçıların noter kanalıyla düzenledikleri Feragatname veya Hisse Devir Sözleşmesi ile işletmenin tüm hak ve yükümlülüklerini tek bir mirasçıya devretmeleridir.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>4.1. Hukuki Niteliğin Doğru Tespiti: "Aynen Devir" mi, "Sona Erme" mi?</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (I/B-7) bölümüne göre:</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>• Adi ortaklıkta ortak sayısının değişmesi ortaklığı sona erdirmiyorsa KDV hesaplanmaz.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>• Ancak ortaklardan birinin diğer tüm hisseleri devralması suretiyle ortaklığın tek kişiye düşmesi, adi ortaklığı sona erdiren (tasfiye eden) bir işlemdir.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>4.2. Vergilendirme ve Fatura Düzenleme Mekanizması</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>Ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuran bu devir işlemi KDV’ye tabidir:</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><span>• </span><strong><span>Fatura Düzenlenmesi:</span></strong><span> Oluşan adi ortaklık tarafından, işletmeyi tek başına devralacak mirasçı adına bilanço/envanterdeki tüm mal ve haklar için fatura düzenlenir.</span></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><span>• </span><strong><span>KDV Hesaplaması:</span></strong><span> Faturada devralan kişinin kendi miras hissesi ayrıştırılmaz; teslim edilen toplam bedel üzerinden genel hükümlere göre KDV hesaplanır.</span></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><span>• </span><strong><span>Beyan, İndirim ve Kritik KDV Mahsup Riski:</span></strong><span> Ortaklık hesapladığı bu KDV’yi son KDV beyannamesine dahil ederek beyan eder. İşletmeyi devralan tek mirasçı ise bu faturadaki KDV’yi, kendi adına açtığı mükellefiyette KDVK M. 29/1 uyarınca doğrudan indirim konusu yapar.</span></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong><span>Önemli Uyarı:</span></strong><span> Adi ortaklığın devralan mirasçıya kestiği faturada hesaplanan KDV, müteveffa mükelleften adi ortaklığa devreden KDV ile kapatılmak istenirse, müteveffanın devreden KDV’sinin adi ortaklık bünyesinde mahsubu ve kullanımı da 7524 sayılı Kanun gereğince VİR şartına tabidir. Dolayısıyla inceleme tamamlanmadan eski devreden KDV ile bu faturanın KDV’si kapatılamaz.</span></span><br />
 </p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>5. İKİ FARKLI YOLUN MUKAYESELİ TEKNİK ANALİZİ</strong></span></p>

<div class="_1210dd7 c03cafe9 ds-scroll-area ds-scroll-area--enabled ds-scroll-area--show-on-focus-within">
<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th style="text-align: justify;"><span><strong>Değerlendirme Ölçütü</strong></span></th>
   <th style="text-align: justify;"><span><strong>Yöntem A: GVK 81/1 Kapsamında Aynen Devir (Bütünsel Devir)</strong></span></th>
   <th style="text-align: justify;"><span><strong>Yöntem B: Feragat/Hisse Devri İle Tek Mirasçıya Devir (Ortaklığın Feshi)</strong></span></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><span><strong>İşlemin KDV Karşısındaki Durumu</strong></span></td>
   <td style="text-align:justify"><span>KDVK M. 17/4-c uyarınca KDV'den İSTİSNADİR.</span></td>
   <td style="text-align:justify"><span>KDVK M. 1/1 ve GUT (I/B-7) uyarınca KDV'YE TABİDİR.</span></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><span><strong>Fatura Düzenleme Zorunluluğu</strong></span></td>
   <td style="text-align:justify"><span>KDV'siz devir faturası veya devir bilançosu/envanter esastır.</span></td>
   <td style="text-align:justify"><span>Adi ortaklıkça, devralan mirasçıya fatura düzenlenir.</span></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><span><strong>Devreden KDV'nin Aktarımı</strong></span></td>
   <td style="text-align:justify"><span>Vergi İnceleme Raporu (VİR) şartına tabidir (7524 S.K.).</span></td>
   <td style="text-align:justify"><span>Faturadaki KDV alıcı mirasçıca doğrudan indirilir (Ancak müteveffanın eski KDV'sinin ortaklıkta mahsubu VİR'e tabidir).</span></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><span><strong>Nakit Akışı ve Maliyet Yükü</strong></span></td>
   <td style="text-align:justify"><span>İnceleme bitene kadar KDV indirilemediği için finansman yükü oluşur.</span></td>
   <td style="text-align:justify"><span>Faturadaki KDV alıcı tarafında doğrudan indirildiği için operasyonel hız ve finansman avantajı sağlar.</span></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><span><strong>Risk Alanı</strong></span></td>
   <td style="text-align:justify"><span>VİR çıkmadan KDV'nin indirilmesi halinde vergi ziya cezası riski.</span></td>
   <td style="text-align:justify"><span>Faturada emsal bedelin (VUK M. 267) altında değer tespiti ve eski KDV'nin VİR'siz mahsubu riski.</span><br />
    </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>
</div>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>6. UYGULAMA VE RİSK YÖNETİMİ İÇİN STRATEJİK TAVSİYELER</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>Mükellef vefatı sonrası süreçte dikkat edilmesi gereken kritik hususlar:</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>Aynen Devir Tercih Edilecekse:</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>• İşi bırakma ve işe başlama bildirimleri VUK M. 168 uyarınca ölüm tarihinden itibaren 1 ay içinde tamamlanmalıdır.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>• Vefat eden mükellefin devreden KDV'si kesinlikle hemen yeni beyannameye aktarılmamalıdır.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>• Vergi dairesine ivedilikle "Devreden KDV Tespiti İnceleme Talebi" dilekçesi verilmeli, VİR idareye ulaşana kadar bu KDV bekletilmelidir.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>Tek Mirasçıya Devir (Feragat) Tercih Edilecekse:</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>• Noter feragatnamesi sonrası adi ortaklık adına son dönem beyannamesi verilmeden önce devir faturası kesilmelidir.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>• Faturadaki bedeller tespit edilirken VUK M. 267'ye göre emsal bedel esasına dikkat edilmeli, fahiş düşük bedellerden kaçınılmalıdır.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>• Bu yöntemde müteveffadan gelen "eski devreden KDV" için vergi incelemesi süreci beklenirken, "yeni kesilen faturadaki KDV" tek mirasçının yeni mükellefiyetinde doğrudan indirim konusu yapılarak operasyonel hız kazanılabilir.</span><br />
 </p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>7. SONUÇ</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>Mükellefin vefatı sonrası ticari işletmenin akıbeti belirlenirken, sadece Gelir Vergisi istisnasına odaklanmak büyük bir hatadır. 7524 sayılı Kanun sonrası devreden KDV'nin yeni işletmeye aktarılması ağır bir vergi inceleme prosedürüne bağlanmıştır.</span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>Eğer mirasçılar işletmeyi tek bir kişi üzerinde birleştirmek istiyorlarsa, işlemin bir "adi ortaklık feshi" niteliğinde olduğu unutulmamalı; faturalandırma ve KDV indirim mekanizması Genel Uygulama Tebliği'nin (I/B-7) maddesindeki esaslara göre yürütülerek idari ihtilafların önüne geçilmelidir.</span><br />
 </p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span><strong>Hüseyin Gökhan ARPA</strong></span></p>

<p class="ds-markdown-paragraph" style="text-align:justify"><span>Gelir Uzmanı </span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/mukellefin-olumu-halinde-isletme-devri-devreden-kdvde-7524-sayili-kanun-rejimi-ve-adi-ortaklik-feshi-ayrimi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/03/sirket-devir-1.jpg" type="image/jpeg" length="44383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vergi İncelemelerinde En Sık Eleştiri Konusu Yapılan 10 İşlem]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/vergi-incelemelerinde-en-sik-elestiri-konusu-yapilan-10-islem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/vergi-incelemelerinde-en-sik-elestiri-konusu-yapilan-10-islem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi incelemelerinde yüksek tutarlı vergi ve ceza tarhiyatlarının nedeni çoğu zaman tek bir büyük hatadan kaynaklanmaz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>Şirketlerin yıllardır "nasıl olsa sorun olmaz" düşüncesiyle sürdürdüğü bazı uygulamalar, inceleme sırasında ciddi eleştiri konusu olabilmektedir. Oysa vergi müfettişlerinin neredeyse her incelemede özellikle odaklandığı belirli işlemler vardır. Bu işlemler zamanında tespit edilip düzeltilmediğinde, şirketler önemli vergisel risklerle karşı karşıya kalabilmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bir vergi incelemesinde asıl sorgulanan, beyanname değil; o beyanı destekleyen ticari işlemler ve belgelerdir. Günümüzde vergi müfettişleri, elektronik belgelerden banka hareketlerine, muhasebe kayıtlarından ilişkili kişi işlemlerine kadar çok geniş bir veri setini birlikte değerlendiriyor. Bu nedenle birçok işlem, mükellef açısından olağan görünse bile vergi incelemesinde ayrıntılı şekilde sorgulanabiliyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Aşağıda yer alan işlemler, vergi incelemelerinde en sık eleştiri konusu yapılan alanların başında geliyor. Şirketlerin bu işlemleri önceden gözden geçirmesi, olası vergi ve ceza risklerini önemli ölçüde azaltacaktır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>1. Sahte veya Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Kullanımı</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Vergi incelemelerinde en ağır sonuçlara yol açabilecek konuların başında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımı gelir. Özellikle gerçek bir ticari faaliyeti bulunmayan firmalardan alınan belgeler, yalnızca KDV yönünden değil, kurum kazancı ve vergi ziyaı açısından da ciddi sonuçlar doğurabilir. Tedarikçi seçiminde gerekli kontrollerin yapılması ve ticari ilişkinin ispat edilebilir olması büyük önem taşır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>2. Ortak Cari Hesaplarının Kontrolsüz Kullanılması</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ortaklardan Alacaklar ve Borçlar hesapları, vergi incelemelerinde ilk bakılan hesaplar arasındadır. Uzun süre kapatılmayan bakiyeler, olağandışı borç ve alacak hareketleri ile faizsiz finansman sağlandığı izlenimi veren işlemler transfer fiyatlandırması ve örtülü kazanç tartışmalarına neden olabilir. Ortaklarla yapılan tüm finansal işlemler ticari gerekçesiyle birlikte izlenmeli ve düzenli olarak gözden geçirilmelidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>3. Gerçeği Yansıtmayan Yüksek Kasa Bakiyeleri</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Yıllarca yüksek tutarda kasa bakiyesi taşınmasına rağmen şirketin günlük faaliyetlerinde bu nakdin fiilen bulunmaması, incelemelerde sıkça eleştirilen durumlardan biridir. Kasa hesabının fiili durumu yansıtmaması, kayıt dışı ortak çekişleri veya belgesiz işlemler konusunda soru işaretleri doğurabilir. Kasa hesabı dönem sonlarında mutlaka fiili durumla karşılaştırılmalıdır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>4. İndirilecek KDV Uygulamalarındaki Hatalar</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Her faturada yer alan KDV'nin otomatik olarak indirilebileceği düşüncesi doğru değildir. Belgenin kanuni şartları taşıması, işlemin şirket faaliyetiyle ilgili olması ve indirime engel bir durumun bulunmaması gerekir. Özellikle belge düzeni ve harcamanın niteliği konusunda yeterli inceleme yapılmaması, KDV yönünden önemli eleştirilere neden olabilmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>5. Belgesiz veya Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Şirket faaliyetleriyle ilgisi bulunmayan harcamaların gider yazılması ya da yasal olarak geçerliliği olmayan belgelere dayanan giderlerin muhasebeleştirilmesi, incelemelerde sık karşılaşılan eleştiri konularındandır. Bazı harcamalar ticari faaliyete ilişkin olarak muhasebe kayıtlarına alınsa da vergi mevzuatındaki şartları taşımaması hâlinde kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilemez ve kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınır. Bu ayrımın doğru yapılması gerekir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>6. Stok ve Satılan Malın Maliyeti Hesaplarındaki Tutarsızlıklar</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Stok kayıtları ile fiili durum arasındaki farklılıklar, maliyet hesaplamalarındaki hatalar ve dönem sonu stok değerlemeleri, özellikle üretim ve ticaret işletmelerinde ayrıntılı olarak incelenmektedir. Yanlış maliyet hesapları yalnızca stokları değil, brüt kârlılığı ve vergi matrahını da doğrudan etkiler.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>7. Transfer Fiyatlandırmasına Konu Olabilecek İlişkili Kişi İşlemleri</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Şirket ile ortakları, grup şirketleri veya ilişkili kişiler arasında gerçekleştirilen mal, hizmet, kira ve finansman işlemlerinin emsallere uygun olması gerekir. Ticari gerekçesi açıklanamayan veya emsalinden farklı şartlarla gerçekleştirilen işlemler, vergi incelemelerinde ayrıntılı değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>8. Örtülü Sermaye Riski Taşıyan Borçlanmalar</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İlişkili kişilerden sağlanan finansmanın özkaynak yerine sürekli borç şeklinde kullanılması ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nda öngörülen şartların oluşması halinde örtülü sermaye hükümleri gündeme gelebilir. Bu durum faiz giderleri başta olmak üzere çeşitli vergisel sonuçlar doğurabileceğinden, şirketlerin finansman yapısını düzenli olarak analiz etmeleri önemlidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>9. Hasılatın Eksik veya Yanlış Kaydedilmesi</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Elektronik belge sistemleri, banka kayıtları ve diğer dijital veriler sayesinde hasılatın doğruluğu geçmiş yıllara göre çok daha kolay kontrol edilebilmektedir. Tahsilatlarla satış kayıtları arasındaki uyumsuzluklar, iptal ve iade işlemlerindeki olağandışı hareketler ile kayıt dışı satış şüphesi oluşturan durumlar incelemelerde öncelikli olarak değerlendirilmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>10. Şüpheli Alacak Uygulamalarındaki Hatalar</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi belirli şartlara bağlıdır. Gerekli hukuki süreçler tamamlanmadan ayrılan karşılıklar veya şartları oluşmadığı halde gider yazılan alacaklar, vergi incelemelerinde sıklıkla düzeltilmektedir. Bu nedenle her alacak için yasal şartların oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Vergi incelemesi başladıktan sonra birçok vergisel riskin geriye dönük olarak ortadan kaldırılması artık mümkün olmayabilir. Bu nedenle şirketlerin, inceleme sürecini beklemeden muhasebe kayıtlarını ve vergisel uygulamalarını düzenli olarak gözden geçirmesi gerekir. İncelemelerde eleştiri konusu yapılan işlemlerin önemli bir bölümü, zamanında yapılacak kontroller ve düzeltmelerle önlenebilecek niteliktedir. Sağlıklı muhasebe kayıtları ve etkin bir iç kontrol sistemi, vergisel risklerin henüz vergi incelemesi gündeme gelmeden tespit edilmesine ve gerekli önlemlerin zamanında alınmasına katkı sağlar. </span></p>

<div style="text-align:justify"><strong>Erol ÇEMBER<br />
Yeminli Mali Müşavir</strong></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/vergi-incelemelerinde-en-sik-elestiri-konusu-yapilan-10-islem</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/03/vergi-inceleme-1.webp" type="image/jpeg" length="45454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Binek otomobiller için asgari maktu vergi uygulaması getirildi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/binek-otomobiller-icin-asgari-maktu-vergi-uygulamasi-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/binek-otomobiller-icin-asgari-maktu-vergi-uygulamasi-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Binek otomobiller ve insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtların vergilendirilmesinde asgari maktu vergi uygulaması devreye alınıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konuya ilişkin hükümlerin yer aldığı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Kanunda, otomobillere ilişkin özel tüketim vergisi (ÖTV) düzenlemesi öngören maddeler de yer aldı.</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığından edinilen bilgiye göre, kanun, binek otomobiller ile esas itibarıyla insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtların vergilendirme sistemine asgari maktu vergi standardı getiriyor.</p>

<p>Kanunla, mevcut uygulamada, motor silindir hacmi, motor gücü, emisyon, menzil ve matrah gibi kriterlere göre nispi (oran bazlı) olarak vergilendirilen bu taşıtlar için yeni alt sınır mekanizması oluşturuldu.</p>

<p>Yeni sisteme göre, kapsama giren taşıtlar için nispi vergi oranı üzerinden hesaplanacak ÖTV tutarının belirlenen asgari maktu vergi tutarının altında kalması durumunda, yalnızca asgari maktu vergi tutarı tahsil edilecek. Nispi vergi tutarının yüksek çıkması durumunda ise mevcut sistemdeki gibi oran üzerinden vergilendirmeye devam edilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu uygulama binek otomobilleri kapsarken, yolcu veya yük taşımaya mahsus ticari araçlar ile motosikletlerin vergilendirilmesinde ise değişiklik yapılmadı.</p>

<h2><strong>Sınıflara göre belirlenen vergi tutarları ve muafiyetler</strong></h2>

<p>Düzenleme kapsamında binek otomobiller ve bu gruptaki diğer taşıtlar için asgari maktu vergi tutarı 100 bin lira olarak tespit edildi.</p>

<p>Üç ve dört tekerlekli motorlu araçlar ile ATV'lerin bir kısmını içeren (L) sınıfı taşıtlarda ise sadece elektrik motor gücü 4 kilovat ve üzerinde olanlar kapsama alındı. Bu araçlar için asgari maktu tutarı 30 bin lira olarak belirlendi.</p>

<p>Buna karşılık, (L) sınıfında olup elektrik motor gücü 4 kilovatın altında kalanlar, içten yanmalı motoru olanlar, iki tekerlekli motosikletler ve (T) sınıfındaki tarım-orman traktörleri ile bu sınıftaki ATV'ler, yeni uygulamadan muaf tutuldu.</p>

<h2><strong>Araç fiyatları ve vergi üzerinde doğrudan değişiklik olması öngörülmüyor</strong></h2>

<p>Halen satışı yapılan ve mevcut mevzuata göre hesaplanan nispi vergi tutarları, belirlenen maktu sınırların üzerinde kalıyor. Düzenlemeyle, mevcut araç fiyatları ve vergi üzerinde doğrudan değişiklik olması öngörülmüyor.</p>

<p>Kanunla Cumhurbaşkanına, belirlenen bu maktu tutarları veya yeniden değerleme oranıyla artırılmış tutarları, yasal kriterler çerçevesinde 10 katına kadar artırma ve sıfıra kadar indirme yetkisi verildi.</p>

<h2><strong>Düzenlemenin gerekçesi</strong></h2>

<p>Uygulama, düzenlemenin gerekçe hükümlerine göre, cari dönemde vergi artışı oluşturmak amacıyla değil, ilerleyen süreçte yaşanabilecek sektörel ve ticari değişimlere karşı idari kararların hızlı alınabilmesi için tasarlandı.</p>

<p>Uygulama, piyasadaki olası rekabet eşitsizliklerine ve fiyatlama yapısını bozucu gelişmelere karşı müdahale aracı olarak mevzuata eklendi.</p>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/binek-otomobiller-icin-asgari-maktu-vergi-uygulamasi-getirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/02/binek-oto.webp" type="image/jpeg" length="58943"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın geriledi: Son beş ayın ilk aylık kazancına hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/altin-geriledi-son-bes-ayin-ilk-aylik-kazancina-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/altin-geriledi-son-bes-ayin-ilk-aylik-kazancina-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın, kâr satışları ve doların güçlenmesinin etkisiyle cuma günü gerilerken, güçlü alımların desteğiyle son beş ayın ilk aylık yükselişini kaydetmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Altın, kâr satışları ve doların güçlenmesinin etkisiyle cuma günü gerilerken, güçlü alımların desteğiyle son beş ayın ilk aylık yükselişini kaydetmeye hazırlanıyor.</p>

<p>Spot altın yüzde 0,6 düşüşle ons başına 4.076,53 dolara geriledi. Buna karşın fiyatlar haftalık bazda yüzde 0,6, aylık bazda ise yaklaşık yüzde 1,7 yükselişe hazırlanıyor. Ağustos vadeli ABD altın kontratları da yüzde 0,4 düşüşle 4.074,20 dolardan işlem gördü.</p>

<p>KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, altındaki geri çekilmenin kâr realizasyonu ve ABD dolarındaki toparlanmadan kaynaklandığını belirterek, “Altın bu ay daha güçlü bir performans sergiledi. Özellikle 4 bin dolar seviyesi güçlü bir destek oluşturdu ve düşüşlerde alıcıları cezbetti.” değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ABD doları, perşembe günü Ocak 2023’ten bu yana en sert günlük düşüşünü yaşamasının ardından yüzde 0,3 yükseldi. Güçlenen dolar, dolar cinsinden fiyatlanan altını yabancı yatırımcılar açısından daha pahalı hale getiriyor.</strong></p>

<p>ABD Merkez Bankası (Fed), çarşamba günkü toplantısında faiz oranlarını sabit bırakırken, Başkan Kevin Warsh bir sonraki politika adımına ilişkin net bir sinyal vermedi. CME FedWatch verilerine göre piyasalar, eylül ayında faiz artırımı olasılığını yüzde 63 olarak fiyatlıyor.</p>

<p>Öte yandan Orta Doğu’da Mısır’ın Akdeniz kıyısındaki Dimyat Limanı’nda iki doğalgaz gemisinde yangına yol açan insansız hava aracı saldırısı, Süveyş Kanalı üzerinden yapılan sevkiyatlara yönelik yeni riskleri gündeme getirdi.</p>

<p>BCA Research analistleri ise uzun vadede Hürmüz krizinin etkisinin azalacağını ancak jeopolitik kutuplaşma, küreselleşmedeki yavaşlama ve ABD’nin mali dengesizliklerinin altını güvenli liman olarak desteklemeye devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Diğer değerli metallerde spot gümüş yüzde 0,8, platin yüzde 1,7 ve paladyum yüzde 0,8 geriledi. Buna karşın platin ve paladyum aylık bazda yükseliş kaydetmeye hazırlanıyor.</p>

<p><strong>Bloomberg HT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/altin-geriledi-son-bes-ayin-ilk-aylik-kazancina-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/kapalicarsialtin.jpg" type="image/jpeg" length="58801"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB'den Türk tarım ürünlerine sıkı denetim]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/abden-turk-tarim-urunlerine-siki-denetim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/abden-turk-tarim-urunlerine-siki-denetim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği, Türkiye'den aldığı 4 ürüne yönelik sınır kontrollerini sıkılaştırdı. Domateste denetim oranı yüzde 20, kuru incirde 30, kimyon ve Antep fıstığında ise yüzde 50'ye çıktı. Düzenlemeler ihracatı durdurmasa da rekabet gücünü zayıflatıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de yıllardır "en kaliteli meyve ve sebzenin ihraç edildiği" söylemi öne çıksa da, Avrupa Birliği'nin son dönemde aldığı kararlar Türk tarım ürünlerinin gıda güvenliği performansına ilişkin farklı bir tablo yansıtıyor. Avrupa Birliği (AB), Türkiye'den ihraç edilen tarım ürünlerine yönelik gıda güvenliği denetimlerini son bir yıl içinde önemli ölçüde sıkılaştırdı. Avrupa Komisyonu'nun 18 Temmuz 2025 tarihinde kabul ettiği ve Ağustos 2025'te yürürlüğe giren 2025/1441 sayılı Uygulama Tüzüğü ile pestisit kalıntıları nedeniyle Türk domatesleri artırılmış resmi kontroller kapsamına alınırken, Ocak 2026'da kabul edilen 2026/194 sayılı düzenleme ile aflatoksin bulguları nedeniyle Antep fıstığı ve ürünlerine yönelik kontrol oranı da yüzde 50'ye yükseltildi.</p>

<p>Böylece kuru incir ve kimyonla birlikte dört önemli ihraç ürününde sınır kontrolleri belirgin şekilde artırılmış oldu. Kararlar ithalat yasağı anlamına gelmese de daha fazla sevkiyatın laboratuvar analizine tabi tutulması, resmi sertifika zorunluluğu, sınır kapılarında bekleme sürelerinin uzaması ve ilave analiz maliyetleri nedeniyle ihracatçılar açısından önemli bir yük oluşturuyor.<a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw422h304q95gc/storage/files/images/2026/07/30/ekran-resmi-2026-07-30-22-gjih.png" rel="nofollow" title="AB'den Türk tarım ürünlerine sıkı denetim, ihracatı zorluyor - Resim : 1"><img alt="AB'den Türk tarım ürünlerine sıkı denetim, ihracatı zorluyor - Resim : 1" height="304" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw422h304q95gc/storage/files/images/2026/07/30/ekran-resmi-2026-07-30-22-gjih.png" width="422" /></a></p>

<h2><strong>Sürekli güncelleme yapılıyor</strong></h2>

<p>AB'nin söz konusu uygulaması yeni değil. Avrupa Komisyonu, 2019/1793 sayılı Uygulama Tüzüğü ile üçüncü ülkelerden ithal edilen ve gıda güvenliği açısından risk taşıyan ürünler için “artırılmış resmi kontrol” sistemini oluşturdu. Sistem kapsamında üye ülkelerde yapılan sınır kontrolleri ile Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) bildirimleri düzenli olarak analiz ediliyor. Elde edilen sonuçlara göre ürünler listeye ekleniyor, kontrol oranları artırılıyor, azaltılıyor veya tamamen listeden çıkarılıyor. Komisyon bu listeyi en az altı ayda bir güncelliyor. Dolayısıyla ürünlerde tespit edilen uygunsuzlukların devam etmesi denetim oranlarının daha da yükselmesine yol açabileceği gibi, iyileşme sağlanması halinde kontroller gevşetilebiliyor.</p>

<h2><strong>Domates ilk kez listeye girdi</strong></h2>

<p>18 Temmuz 2025 tarihli 2025/1441 sayılı düzenleme, Türkiye açısından en dikkat çekici değişikliği domateste getirmişti. Komisyon, pestisit kalıntıları nedeniyle Türkiye menşeli domatesleri ilk kez artırılmış kontrol kapsamına aldı. Ağustos 2025'ten itibaren AB sınırlarına ulaşan Türk domatesi sevkiyatlarının yüzde 20'si kimlik doğrulaması ve fiziksel kontrole tabi tutulmaya başlandı. Kontroller sırasında gerekli görülmesi halinde ürünlerden numune alınarak laboratuvar analizleri yapılıyor. Analiz sonuçları çıkıncaya kadar sevkiyatlar bekletilebiliyor. Uygunsuzluk tespit edilmesi halinde ise ürünler geri çevrilebiliyor, imha edilebiliyor veya ihracatçı ülkeye iade edilebiliyor.</p>

<h2><strong>3 üründe denetim daha ağır</strong></h2>

<p>AB'nin denetimleri yalnızca domatesle sınırlı değil. Kuru incir ve kimyon daha önce de özel ithalat koşullarına tabi ürünler arasında yer alıyordu. Ancak mevcut düzenlemeler bu ürünlerde yüksek kontrol seviyesinin devam ettiğini gösteriyor. Buna göre; kuru incirlerde aflatoksin ve okratoksin A riski nedeniyle sevkiyatların yüzde 30'u kontrol ediliyor. Kimyon tohumlarında doğal toksin grubundaki pirolizidin alkaloidleri nedeniyle kontrol oranı yüzde 50 seviyesinde bulunuyor. Bu ürünlerde yalnızca sınır kontrolleri değil, resmi analiz raporları ve sağlık sertifikaları da zorunlu tutuluyor. Ocak 2026'da yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle ise Türkiye menşeli Antep fıstığı ve Antep fıstığı ürünleri de aflatoksin bulgularının devam etmesi nedeniyle yüzde 50 kontrol oranına çıkarıldı. Aynı uygulama, ABD menşeli olup Türkiye üzerinden AB'ye sevk edilen Antep fıstıkları için de geçerli hale geldi. Türkiye, kuru incirden 369,8 milyon dolar, domatesten yaklaşık 400 milyon dolar, Antep fıstığından ise 178,2 milyon dolarlık ihracat geliri sağlıyor. Bu üç üründe ihracatın önemli bir kısmı da AB ülkelerine yapılıyor.</p>

<h2><strong>Greyfurt kontrolden çıkarıldı</strong></h2>

<p>AB'nin risk esaslı sistemi yalnızca denetimleri artırmıyor, olumlu gelişmeleri de dikkate alıyor. Ocak 2026 düzenlemesiyle Türkiye menşeli greyfurtlarda yapılan resmi kontrollerde uyumun artması üzerine ürün, artırılmış kontrol listesinden çıkarıldı. Daha önce yüzde 10 oranında denetime tabi tutulan greyfurtlar için ilave kontrol uygulaması sona erdi.</p>

<h2><strong>AB alarm sisteminde Türkiye ilk sırada</strong></h2>

<p>Avrupa Komisyonu'nun yayımladığı 2025 Alert and Cooperation Network (ACN) Raporu, Türkiye açısından dikkat çekici veriler içeriyor. Rapora göre 2025 yılında meyve ve sebzelerle ilgili bin 572 bildirim yapıldı. Bunların yüzde 67'si insan sağlığı açısından olası risk taşıyan bildirimler olarak sınıflandırıldı. Bildirimlerin yüzde 59'unu pestisit kalıntıları oluştururken, en fazla bildirime konu olan ürünler arasında biber, domates ve turunçgiller yer aldı. En sık tespit edilen pestisitler ise chlorpyrifos, acetamiprid ve formetanate oldu. Mikotoksin kaynaklı bildirimlerde ise özellikle kuru incirde aflatoksin ve okratoksin A öne çıktı. Rapora göre Türkiye, üst üste ikinci yıl meyve ve sebzeye ilişkin bildirimlerde en fazla adı geçen menşe ülke oldu. Özellikle incir, turunçgiller ve biber ürün gruplarında yoğun bildirim yapılırken, komisyon bu durumun kısmen Türk ürünlerine zaten uygulanan yüksek kontrol oranlarından kaynaklandığını da vurguladı. Antep fıstığında aflatoksin, susam ve kuruyemiş ürünlerinde Salmonella, kimyon ve kekikte ise doğal toksin bildirimleri dikkat çeken diğer başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Avrupa Komisyonu'nun 2025 Türkiye Raporu da gıda güvenliği alanında eleştirel değerlendirmeler içerdi. Raporda, Türkiye'nin gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı politikalarında raporlama döneminde ilerleme kaydedemediği belirtildi. Komisyon pestisit kalıntılarının AB maksimum limitleriyle uyumlu hale getirilmesini, gıda ve yem işletmelerinin AB standartlarına uygun hale getirilmesini, hayvansal yan ürün sisteminin geliştirilmesini, çiğ süt stratejisinin tamamlanmasını, denetim, izlenebilirlik ve üretim sistemlerinin güçlendirilmesini talep etti. Öte yandan AB'nin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) verilerine göre 2025 yılında Türkiye menşeli ürünler hakkında 485 bildirim yapıldı. Bu rakam, sistemdeki toplam 5 bin 328 bildirimin yaklaşık yüzde 9'unu oluştururken, Türkiye en fazla bildirim alan menşe ülke oldu. Bildirimlerin 298'i sınır reddi, 58'i uyarı, 129'u ise bilgi bildirimi niteliği taşıdı. En fazla bildirim alan ürünler arasında kuru incir, Antep fıstığı, taze biber, asma yaprağı ve kekik yer aldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise Nisan ayında yaptığı açıklamada, Türkiye'nin AB Hızlı Alarm Sistemi kapsamındaki uygunsuzluk oranının son beş yılda yüzde 74 azaldığını söylemişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>SEKTÖR TEMSİLCİLERİ NE DİYOR?</strong></h2>

<h3><strong>Hayrettin Uçak: AB denetlesin, ürünümüzden eminiz</strong></h3>

<p>Avrupa Birliği'nin Türk domatesine yönelik denetim oranını artırmasını değerlendiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hayrettin Uçak, uygulamadan endişe duymadıklarını söyledi. Denetimlerin kalite standartlarını daha da güçlendireceğini belirten Uçak, "Denetlesinler, sıkıntı olmaz. Eğer bir eksiğimiz varsa biz de görür, kendimize çeki düzen veririz" dedi. Türkiye'den özellikle jeotermal seralarda üretilen salkım domateslerin yaklaşık yüzde 60'ının ihraç edildiğini, bunun büyük bölümünün de Avrupa pazarına gittiğini ifade eden Uçak, bugüne kadar AB'den kalıntı nedeniyle geri dönen bir ürün bulunmadığını vurguladı. Uçak, "Kaliteli ve kalıntısız üretime büyük önem veriyoruz. Şu ana kadar Avrupa Birliği'nden geri dönen hiçbir ürünümüz olmadı. Gönlümüz rahat. Dünyanın her yerine güvenle ürün gönderebilecek kaliteye sahibiz. Bunu onlar da görecek ve zamanla denetimlerin gevşeyeceğine inanıyoruz" diye konuştu.</p>

<h3><strong>Şemsettin Özgür: İhracatın sürdürülebilirliğini etkiliyor</strong></h3>

<p>Avrupa Birliği'nin kuru incirde denetim oranını yükseltmesinin ihracatçı üzerinde önemli bir maliyet ve zaman baskısı oluşturduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Bayram Özgür, uygulamanın ihracatın sürdürülebilirliğini de olumsuz etkilediğini söyledi. Ürün kalitesini artırmak amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı ile İncir Araştırma Enstitüsü iş birliğinde çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Özgür, iklim koşullarının ürün kalitesi üzerinde belirleyici rol oynadığına dikkat çekti. Ar-Ge çalışmalarıyla riskleri azaltmaya çalıştıklarını belirten Özgür, "Ancak bu kadar yüksek kontrol oranları ihracatçıyı hem maliyet hem de operasyon açısından ciddi şekilde zorluyor. Süreçler uzuyor ve Avrupa Birliği pazarına ihracat güçleşiyor. Bu nedenle ihracatta son dönemde AB yerine alternatif pazarlara yönelim artmaya başladı" dedi.</p>

<h3><strong>Kazım Taycı: Uygulanan kriterler hakkaniyetli değil</strong></h3>

<p>Avrupa Birliği'nin Türk tarım ürünlerine yönelik denetim ve kısıtlamalarında çifte standart uygulandığını düşündüklerini belirten İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Kazım Taycı, üreticilerin AB standartlarına uyum sağlamak için önemli çaba gösterdiğini söyledi. AB'nin son olarak pul biberde kontrol oranını yüzde 25'ten yüzde 41'e çıkardığını hatırlatan Taycı, "Türkiye, Avrupa'nın kaliteli ürün tedarik ettiği en önemli ülkelerden biri olmasına rağmen uygulanan kriterlerin hakkaniyetli olmadığını düşünüyoruz. Denetim ve kısıtlamalarda daha esnek bir yaklaşım bekliyoruz" dedi. Karşılıklı tarım ticaretinin kolaylaştırılması gerektiğini vurgulayan Taycı, mevcut uygulamaların lojistik süreçleri de olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, "Bulgaristan sınırına giden TIR'larımızın ne kadar sürede geçeceğini artık biz bile öngöremiyoruz. Tarım ticaretinde hem denetim süreçlerinin hem de karşılıklı kota ve geçiş uygulamalarının daha öngörülebilir hale gelmesine ihtiyaç var" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Yener Karadeniz-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/abden-turk-tarim-urunlerine-siki-denetim</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/02/avrupa-birligi.png" type="image/jpeg" length="95298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gayrimenkul yatırım fonlarında değerlemenin gerçek gücü]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/gayrimenkul-yatirim-fonlarinda-degerlemenin-gercek-gucu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/gayrimenkul-yatirim-fonlarinda-degerlemenin-gercek-gucu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gayrimenkul yatırım fonları artık ilk yıllarında­ki gibi küçük bir piyasa değil. Gayrimenkul ya­tırım fonları büyümeye devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">KAP verilerine baktığımızda ha­li hazırda 334 fonun kurulmuş olduğunu görüyoruz. Farklı stratejilerle kurulan, farklı yatırımcı profille­rine hitap eden oldukça geniş bir ekosistem oluştu.</p>

<p style="text-align:justify">Bunların hepsi önemli gelişmeler. Ancak bana göre son günlerde asıl dikkat edilmesi gereken konu bun­ların hiçbiri değil. Çünkü artık fonların büyüklüğün­den çok, o büyüklüğün hangi değer üzerinden ölçül­düğü konuşulmaya başladı. Hele ki SPK’nın geçtiği­miz haftaki düzenlemesini dikkate aldığımızda.<br />
 </p>

<h3 style="text-align:justify">Gayrimenkul yatırım fonlarında fiyat mı, değer mi?</h3>

<p style="text-align:justify">Ama öncelikle fiyat ile değer arasındaki ayrıma bir bakalım. İlk bakışta teknik gibi görünen bu ayrım as­lında oldukça önemli. Çünkü aynı fon için karşımıza çıkan her rakam aynı şeyi ifade etmiyor. Bir tarafta piyasada oluşan fiyat var. Diğer tarafta ise fon port­föyündeki varlıkların değerleme süreci sonunda he­saplanan birim pay değeri. Çoğu zaman bu iki kav­ram birbirinin yerine kullanılıyor. Oysa aynı değiller.</p>

<p style="text-align:justify">Aslında bu durum yalnızca gayrimenkul yatırım fonlarına özgü de değil. İşlem hacminin sınırlı oldu­ğu piyasalarda oluşan fiyat ile ekonomik değeri esas alan hesaplamalar zaman zaman birbirinden farklı­laşabilir. Fiyat, belirli bir anda gerçekleşen işlemin sonucudur.</p>

<p style="text-align:justify">Birim pay değeri ise fon portföyündeki varlıkların ilgili düzenlemeler çerçevesinde yapılan değerlemeleri esas alınarak hesaplanan net varlık değerinden oluşur. Dolayısıyla aynı varlık için fark­lı rakamlarla karşılaşılması tek başına bir çelişki de­ğildir. Önemli olan hangi rakamın neyi temsil ettiği­ni doğru okuyabilmektir.</p>

<h3 style="text-align:justify">SPK’nın düzenlemesi</h3>

<p style="text-align:justify">Geçtiğimiz hafta SPK’nın bu alanda yaptığı dü­zenleme de tam olarak bu nedenle dikkat çekiciydi. Düzenleme, gayrimenkul yatırım fonlarının ya da gi­rişim sermayesi yatırım fonlarının değerleme esas­larını değiştirmiyor. Değişiklik, borsada işlem gören bu fonların katılma paylarını portföyünde bulundu­ran yatırım fonlarının finansal raporlarında hangi değerin esas alınacağına ilişkin.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, daha ön­ce borsada oluşan fiyat üzerinden değerlenen katıl­ma paylarının, kurucu portföy yönetim şirketi tara­fından açıklanan en son birim pay değeri esas alına­rak değerlenmesi benimsendi. Bu kapsamda mevcut uygulamaya göre değerleme yapan fonlara 31 Tem­muz 2026 tarihine kadar uyum süresi de tanındı. İlk bakışta muhasebe uygulamasına ilişkin teknik bir değişiklik gibi görünse de, bence düzenlemenin asıl önemi “fiyat ile değer arasındaki farkı” yeniden gö­rünür hale getirmesinde yatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify">Değerlemenin önemi ve şeffaflık</h3>

<p style="text-align:justify">Burada değerleme raporlarının rolünü de ayrıca vurgulamak gerekiyor. Uzun yıllar gayrimenkul de­ğerlemesini daha çok kredi süreçlerinin doğal bir parçası olarak değerlendirdik. Oysa bugün aynı de­ğerleme çalışmaları, yatırım fonlarının net varlık değerinin hesaplanmasından finansal raporlamaya kadar çok daha geniş bir alanı etkiliyor. Değerleme raporu artık yalnızca bir taşınmazın değerini belir­leyen teknik bir çalışma değil. Aynı zamanda yatı­rımcının gördüğü birim pay değerinin oluşmasında da belirleyici unsurlardan biri.</p>

<p style="text-align:justify">Bir başka önemli gelişme ise şeffaflık tarafında yaşanıyor. TEFAS sayesinde yatırımcılar fonların günlük birim pay değerlerini, geçmiş performans­larını ve portföy yapılarını çok daha yakından takip edebiliyor. Bilgiye erişimin kolaylaşması, doğal ola­rak daha fazla sorgulamayı da beraberinde getiri­yor. Bana göre bu, sermaye piyasalarının gelişmesi açısından son derece olumlu bir tablo.</p>

<p style="text-align:justify">Elbette piyasa fiyatını tamamen göz ardı etmek mümkün değil. Sonuçta fiyat, alıcı ile satıcının be­lirli bir anda üzerinde uzlaştığı seviyeyi gösteriyor. Ancak özellikle işlem hacminin sınırlı olduğu piya­salarda oluşan fiyatın, ekonomik değeri her zaman birebir yansıtmasını beklemek de doğru olmaya­caktır. Bu nedenle yatırım kararı verirken yalnızca fiyatı değil, o fiyatın hangi değeri temsil ettiğini de dikkate almak gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bence SPK’nın bu son ve çok önemli düzenleme­sini yalnızca teknik bir muhasebe değişikliği olarak okumamak gerekiyor. Bu düzenleme aynı zamanda bize önemli bir gerçeği yeniden hatırlatıyor. Ser­maye piyasalarında fiyat ile değer aynı kavram de­ğildir. Özellikle gayrimenkul yatırım fonları gibi de­ğerlemenin sistemin merkezinde olduğu yapılarda, bu ayrımı doğru yapmak yatırımcı açısından da, pi­yasanın sağlıklı gelişimi açısından da giderek daha fazla önem taşıyacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak değerleme tartışmasının burada bittiğini düşünmüyorum. Hatta bana göre asıl sorular bun­dan sonra başlıyor. Bir fonun çok yatırımcısının ol­ması gerçekten o fonu daha mı değerli kılıyor? En yüksek getiriyi sağlayan fonlar neden her zaman en büyük fonlar olmuyor? Ve bütün bunlar bize ya­tırımcı davranışı hakkında ne söylüyor? Önümüz­deki yazılarda TEFAS verilerine biraz daha yakın­dan bakmak ve biraz da bu sorular üzerinde dur­mak istiyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Prof. Dr. Ali HEPŞEN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/gayrimenkul-yatirim-fonlarinda-degerlemenin-gercek-gucu</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/07/fon-6.jpg" type="image/jpeg" length="38293"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IBAN kullandırana ceza indirimi, kanuni faiz değişti]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/iban-kullandirana-ceza-indirimi-kanuni-faiz-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/iban-kullandirana-ceza-indirimi-kanuni-faiz-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 12. Yargı Paketi ile kanuni faiz oranlarının hesaplanma yöntemi değişirken, banka ve kripto hesaplarını kullandıranlara yönelik cezalarda indirim, hukuk davalarında duruşma sürelerine üst sınır ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) uygulamasında önemli düzenlemeler getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamuoyunda <strong>"12. Yargı Paketi"</strong> olarak bilinen yasal düzenleme Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yargı sisteminin daha etkin ve hızlı işlemesini amaçlayan düzenleme; faiz hesaplamalarından dolandırıcılık suçlarına, duruşma sürelerinden miras davalarına kadar birçok alanda değişiklik içeriyor.</p>

<h3><strong>Kanuni faiz reeskont oranına bağlandı</strong></h3>

<p>Düzenlemenin ekonomik hayata yönelik en önemli başlıklarından biri kanuni faiz hesaplamasında yapılan değişiklik oldu. Buna göre, taraflar arasında faiz oranının belirlenmediği durumlarda uygulanacak kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredi işlemlerine uyguladığı reeskont faiz oranının yüzde 80'i esas alınarak belirlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca, yılın ilk yarısında uygulanan oran ile 30 Haziran itibarıyla geçerli reeskont oranı arasında 5 puan veya daha fazla fark oluşması halinde yılın ikinci yarısında yeni oran uygulanacak.</p>

<h3><strong>Hesabını kullandıranlara ceza indirimi</strong></h3>

<p>Yasa kapsamında banka hesabı, kredi kartı, ödeme aracı veya kripto varlık hesabını başkalarının kullanımına açarak dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişiler için ceza indirimi getirildi.</p>

<p>Suça katılımı yalnızca hesap veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlı kalan kişilerin cezaları yarı oranında indirilecek. Daha önce bu suçlardan hüküm giyen veya dosyası istinaf ve temyiz aşamasında bulunanların durumları yeniden değerlendirilecek. İnfaz aşamasındaki hükümlüler ise mağdurun zararını altı ay içinde tamamen gidermeleri halinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecek.</p>

<h3><strong>Duruşmalara üç ay sınırı</strong></h3>

<p>Yargılamaların hızlandırılması amacıyla hukuk davalarında iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemeyecek. Bilirkişi incelemesi, istinabe veya benzeri zorunlu nedenlerin bulunması halinde hâkim gerekçesini göstermek şartıyla daha uzun süre belirleyebilecek.</p>

<h3><strong>HAGB uygulaması yeniden düzenlendi</strong></h3>

<p>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) uygulamasında da önemli değişiklikler yapıldı.</p>

<p>İki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasını gerektiren suçlarda belirli şartların oluşması halinde HAGB kararı verilebilecek. Bu kararlara karşı istinaf ve temyiz yolu da açıldı.</p>

<p>Buna karşın işkence, eziyet ile kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle işledikleri kötü muamele suçlarında HAGB uygulanmayacak.</p>

<h3><strong>Miras satışlarında yeni usul</strong></h3>

<p>İcra ve İflas Kanunu'nda yapılan değişiklikle, tamamı mirasçılara ait taşınmazların ortaklığın giderilmesi amacıyla satışında ilk açık artırmaya yalnızca mirasçılar katılabilecek. İlk ihalede teklifler taşınmazın tahmini değeri üzerinden verilecek.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/iban-kullandirana-ceza-indirimi-kanuni-faiz-degisti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/12/resmigazete-1.jpg" type="image/jpeg" length="56949"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teşvik yasaklamada detaylara dikkat!]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/tesvik-yasaklamada-detaylara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/tesvik-yasaklamada-detaylara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halen uygulamada olan prim teşviklerinden yararlanan işverenlerin, çalıştırdıkları sigortalıların gün ve kazançlarını eksik bildirdiklerinin yahut fiilen çalıştırmadıkları kişileri sigortalı olarak bildirdiklerinin tespiti halinde teşvik yasaklama işlemi yapılmaktadır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bu fiilleri işleyen işverenlere yönelik teşvik yasaklama işlemi;</p>

<p style="text-align:justify">-Denetim ve kontrolle görevli memurlarca düzenlenen tutanak tarihini,</p>

<p style="text-align:justify">-Kesinleşmiş mahkeme kararlarında kesinleşmiş karar tarihini,</p>

<p style="text-align:justify">-Bankalar ve kamu kurum ve kuruluşlarından alınan yazıların SGK’ya intikal tarihini,</p>

<p style="text-align:justify">takip eden aydan başlanılarak bir ay süreyle; üç yıl içinde ikinci defa tespiti halinde bir yıl süreyle yapılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Yasaklama işlemine konu edilen teşvikler sigortalıların gün ve kazançlarını eksik bildirdiği işyerleri açısından farklı, fiilen çalıştırmadıkları kişileri sigortalı olarak bildirdiği tespit edilen işyerleri yönünden farklıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Şöyle ki, ilgili kanunlarda öngörülen düzenlemeler çerçevesinde;</p>

<p style="text-align:justify"><strong>1- Sigortalıların gün ve kazançlarını eksik bildirdiği veya hiç bildirmediği tespit edilen işyerleri</strong> 05510 (Beş/İki puanlık prim indirimi), 06486 (Yurtdışına gönderilen sigortalılara yönelik indirim), 25510/16322/26322/36322 (Yatırım teşviki) 06111 (Genç ve kadın teşviki) - 03294 (Sosyal yardım alanlara yönelik teşvik) kanun numaraları teşviklerden bir ay /bir yıl süreyle yasaklanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Buna karşın 15921 (İşsizlik ödeneği alanlar), 02828, (Sosyal hizmetlerden yararlanmış olanlara yönelik teşvik), 25225/55225 (Kültür yatırım ve girişim teşviki), 05746/15746 (-Ar-Ge teşviki), 14857 (Engelli teşviki) kanun numaralarından teşvik yasaklama işlemi yapılmamaktadır.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>2- Fiilen çalıştırmadıkları kişileri sigortalı olarak bildirdiği tespit edilen işyerlerinin ise</strong> 05510, 06486, 25510/16322/26322/36322 kanun numaralı teşviklerden bir ay/bir yıl süreyle yararlanmalarına izin verilmez iken, fiilen çalıştırılmayan kişilerin sigortalı olarak bildirildiklerinin tespiti 15921, 06111, 02828, 25225/55225, 05746/15746, 14857, 03294 kanun numaralı prim teşviklerinden yararlanılmasına engel teşkil etmemektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Sigortalıların gün ve kazançlarını eksik bildirdiği veya fiilen çalıştırmadığı kişileri sigortalı olarak bildirdiği tespit edilen işyerlerine yönelik teşvik yasaklama işleminin muhtasar ve prim hizmet beyannamesi gönderilmeden önce yapılması gerekmekle birlikte, uygulamada teşvik yasaklama işleminin teşvikli muhtasar ve prim hizmet beyannamesi gönderildikten sonra yapılması nedeniyle, işverenlerin yasaklı olduğu ayda teşvikten yersiz yararlanmaları, sonrasında yersiz yararlanılan teşvik tutarlarının gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alındığı sıklıkla görülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Hatta teşvik yasaklama kapsamına girmeyen prim teşvikleri dahi, ikili teşvik uygulaması kapsamında öncelikle 05510 sayılı kanun indiriminin, sonrasında ilgili kanun maddesinde öngörülen teşvikin uygulanması nedeniyle, yersiz (hatalı) teşvik listesine düşebilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Örneğin çalışanlarının gün ve kazançlarını eksik bildirdiği veya fiilen çalışmayan kişileri sigortalı olarak bildirdiği tespit edilen işyerleri yönünden 14857 sayılı kanun numaralı teşvikten yararlanılması mümkündür. Bir çalışanının hem gün hem de kazancını eksik bildirdiği tespit edilen bir işyeri için 14857 kanun numaralı muhtasar beyanname gönderilmeden teşvik yasaklama işlemi yapıldığı takdirde 14857 kanun numaralı tahakkuk fişinde 05510 kanun numarasından prim indirimi yapılmaksızın yalnızca 14857 kanun numarasından teşvik tahakkuku oluşturulmakta ve 14857 kanun numaralı prim teşvikinden usulüne uygun yararlanılmış kabul edilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Buna karşın teşvik yasaklama işlemi yapılmadan 14857 kanun numaralı muhtasar beyanname gönderildiği takdirde öncelikle 05510 indirimi, sonrasında 14857 teşviki uygulanmaktadır. Bu durumda 14857 kanun numaralı bildirgenin gönderilmesinin ardından yasaklama işlemi yapıldığı takdirde, 14857 kanun numaralı tahakkuk fişinde 05510 indiriminin bulunması ve 05510 kanun indiriminin yasaklanacak kanun numaraları arasında yer alması nedeniyle 14857 kanun numaralı beyanname de hatalı teşvik listesine düşmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı durum 06111 teşvikinden yararlanılmış bir işyerinde fiilen çalıştırılmayan bir kişinin sigortalı olarak bildirilmesi nedeniyle yasaklama işleminin 06111 kanun numaralı muhtasar beyannamenin gönderilmesinin ardından yapılması durumunda da yaşanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak teşvik yasaklama işlemi sonrasında özellikle çalışan sayısı fazla olan işletmelerde bir aylık süre zarfında ciddi bir kayıp yaşandığı gibi teşvik yasaklama işleminin muhtasar beyanname gönderildikten sonra yapılması durumunda yararlanılan teşviklerin gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte ödenmesi, hatta yasaklama kapsamına girmeyen teşviklerin de ikili teşvik uygulaması nedeniyle hatalı teşvikler listesine düşüyor olması nedeniyle yaşanan kayıp daha da artmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu bakımdan gerek çalışanlarının gün ve kazançlarını eksik bildirdiği, gerekse fiilen çalışmayan kişileri sigortalı olarak bildirdiği tespit edilen işyerleri yönünden yapılacak teşvik yasaklama işleminin, yasağa konu olan aya ilişkin muhtasar beyannamenin verilme süresi başlamadan yapılması şarttır.</p>

<p style="text-align:justify">Ne var ki teşvik yasaklama işlemleri ile ilgili olarak sosyal güvenlik merkezlerince yapılacak işlemlerin talimatlandırıldığı 2017/18 sayılı Genelgede “<i>Teşviklerden Bir Ay/Bir Yıl Süreyle Yasaklama” menüsü vasıtasıyla yasaklama giriş işleminin özel sektör işyerleri için her ayın 23’ünden, özel sektör işyeri olmakla birlikte ters işyeri kodu olan işyerleri için her dönemin 7’sinden sonra yapılması gerekmektedir</i>.” şeklinde “enteresan” bir açıklama yapılmıştır. Haliyle 10 yıl önce yayımlanmış olan ve halen yürürlükte bulunan genelgedeki bu açıklamaların bir an evvel düzeltilmesi, yaşanan hak kayıplarını bir nebze de olsa önleyecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Yaşanan sorunların tümüyle aşılması isteniliyorsa sosyal güvenlik merkezlerince yasaklama işlemi yapılmadan işverenlerce teşvikli beyanname gönderildiği durumlarda teşvik yasaklama işleminin teşvikli beyanname gönderilmeden bir sonraki veya daha sonraki aydan başlatılması hususunda 2017/18 sayılı Genelgede üç beş satırlık bir değişiklik yeterli olacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Karar | Eyüp Sabri DEMİRCİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/tesvik-yasaklamada-detaylara-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/12/sgk-10.jpg" type="image/jpeg" length="34670"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çalışanlardan 2026 yılında 17,5 milyar TL fazla gelir vergisi alınacak…]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/calisanlardan-2026-yilinda-175-milyar-tl-fazla-gelir-vergisi-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/calisanlardan-2026-yilinda-175-milyar-tl-fazla-gelir-vergisi-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışanlardan 2026 yılında yaklaşık 17,5 milyar TL fazla gelir vergisi, yaklaşık 1 milyar TL de fazla damga vergisi tahsil edilmiş olacaktır. Böylece yalnızca bu iki vergi bakımından çalışanların toplam kaybı yaklaşık 18,5 milyar TL’ye ulaşmaktadır]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>SGK verilerine göre bugün itibarıyla yaklaşık 23 milyon ücretli çalışan bulunmaktadır. Bu çalışanların 2 milyonun üzerinde bir kısmını emekli olduktan sonra yeniden çalışma hayatına dönenler oluşturmaktadır. Bunların bir bölümü kamuda, bir bölümü ise özel sektörde çalışmaktadır. İster kamuda ister özel sektörde çalışsınlar, emekleri karşılığında elde ettikleri gelir vergi hukuku bakımından <strong>ücret</strong> olarak kabul edilmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Çalışanların maaşlarından kesilen gelir vergisinin hangi oranlarda hesaplanacağı Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) 103’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Ücret gelirlerine uygulanan tarife normal koşullarda yüzde 15’ten başlamakta ve yüzde 40’a kadar çıkmaktadır. Dolayısıyla çalışanın elde ettiği ücret arttıkça uygulanacak gelir vergisi oranı da değişebilmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Buna göre çalışanın aylık ücretinden önce SGK işçi primi ve işsizlik sigortası primi kesilir; kalan tutar ise gelir vergisi tarifesine tabi tutulur. Ayrıca her yıl 1 Ocak’tan itibaren elde edilen ücretler kümülatif olarak toplanır ve bu toplam üzerinden gelir vergisi hesaplanır. Bu nedenle yıl içinde elde edilen ücret arttıkça çalışanlar bir üst vergi dilimine geçebilmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak hesaplanan, yani maaştan kesilen bu vergi, çalışanın fiilen ödeyeceği vergi değildir. Çünkü ücretliler için asgari ücrete kadar gelir ve damga vergisi istisnası uygulanmaktadır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu nedenle önce çalışanın ücreti üzerinden gelir vergisi hesaplanmakta, daha sonra asgari ücret tutarı aynı gelir vergisi tarifesine göre yeniden hesaplanarak istisna tutarı belirlenmekte, son olarak da bu tutar hesaplanan gelir vergisinden düşülmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu oldukça yerinde bir uygulamadır. Nitekim bu istisna sayesinde Hazine, 2025 yılında yaklaşık 850 milyar TL tutarında vergi gelirinden vazgeçmiştir. 2026 yılı bütçesinde ise bu istisna nedeniyle vazgeçilmesi öngörülen vergi tutarı 1 trilyon 92 milyar TL olarak hedeflenmiştir.</span><br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sorun tam da burada başlıyor…</strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Buraya kadar her şey doğru görünüyor. Ancak hesaplamada esas alınan <strong>“asgari ücret”</strong> tutarı hatalıdır. İşveren ve Devlet lehine, çalışan aleyhine sonuç doğuran bu yazılı olmayan uygulama zamanla adeta bir teamüle dönüşmüş ve sanki kanunun emrettiği bir yöntemmiş gibi yıllardır sorgulanmadan uygulanmaktadır.</span><br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><span>Şöyle ki;</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Gelir Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesinin (18) numaralı bendinde, asgari ücrete kadar olan ücretlerin gelir vergisinden istisna olduğu düzenlenmiş ve hükümde açıkça <strong><i>“asgari ücrete kadar olan ücret”</i></strong> ifadesine yer verilmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak ülkemizde asgari ücret aylık değil, günlük olarak belirlenmektedir. Nitekim 2026 yılında uygulanacak asgari ücreti belirleyen Asgari Ücret Tespit Komisyonu da</span><span> Resmî Gazete’de aylık değil, günlük asgari ücreti ilan <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/12/20251226-6.pdf" rel="noopener" target="_blank"><span style="color:#c0392b">etmiştir</span></a>. Kararda<i>, “işçinin bir günlük normal çalışma karşılığı asgari ücretinin 01.01.2026-31.12.2026 tarihleri arasında 1.101 TL”</i> olduğu açıkça belirtilmiştir. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu tutar brüt günlük asgari ücreti ifade etmektedir. Esasen önceki yıllarda yayımlanan tüm Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararlarında da aylık değil, günlük asgari ücret ilan edilmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Buna göre yalnızca asgari ücret elde eden çalışanların ücretleri gelir ve damga vergisinden tamamen istisna edilerek bu ücretler üzerinden vergi alınmaması sağlanmıştır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Asgari ücretin üzerinde gelir elde eden çalışanlarda ise net asgari ücrete isabet eden ücret kısmı gelir ve brüt asgari ücrete isabet eden ücret kısmı ise damga vergisinden istisna edilmiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak <strong>uygulamada istisna edilen tutar, gerçek asgari ücret değil; günlük asgari ücretin 30 gün üzerinden hesaplanmasıyla bulunan <u>SGK matrahına karşılık gelen tutardır</u></strong>. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu uygulama, çalışanların gereğinden fazla gelir ve damga vergisi ödemesine yol açmaktadır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Asgari ücret aylık veya yıllık değil, günlük olarak belirlenmektedir. Buna rağmen uygulamada gelir vergisi istisnası hesaplanırken günlük tutar her ay 30 gün esas alınarak hesaplanmaktadır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bunun nedeni, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88’inci maddesi uyarınca SGK uygulamasında ayın 30 gün kabul edilmesidir. Böylece gelir vergisi istisnasında da aylık brüt asgari ücret yerine SGK matrahına esas alınan tutar dikkate alınmaktadır. Kanunda öngörülmeyen bu uygulama çalışanlar açısından önemli hak kayıplarına yol açmaktadır.</span><br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Asgari ücret tutar karmaşası</strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>2026 yılı için açıklanan 33.030 TL’lik tutar gerçekte aylık brüt asgari ücret değil, günlük brüt asgari ücretin 30 gün üzerinden hesaplanmasıyla bulunan SGK matrahıdır. Oysa 2026 yılında yedi ay 31 gün ile bitmektedir. Buna rağmen bu aylarda da gelir vergisi istisnası 30 gün üzerinden hesaplandığından, çalışanların ücret bordrolarında özellikle gelir vergisi yönünden eksik istisna uygulanmaktadır.</span><br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><span>Şöyle ki;</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Gelir Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesinin (18) numaralı bendinde yer alan <i>“ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan <strong>asgari ücretin aylık brüt tutarından</strong> işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigortası primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretler”</i> hükmü uyarınca, gelir vergisinden istisna edilecek tutar <strong>“SGK matrahına”</strong> değil, açıkça ifade edildiği üzere “<strong>aylık brüt asgari ücrete” </strong>isabet eden tutardır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu nedenle asgari ücretten fazla ücret elde eden tüm çalışanlar, gereğinden fazla gelir vergisi ödemektedir. Zira GVK’nın 23’üncü maddesinin (18) numaralı bendinde yer alan <strong><i>“...aylık brüt tutarından...”</i></strong> ifadesi gereği, gelir vergisi istisnasının brüt asgari ücrete isabet eden tutar üzerinden uygulanması gerekmektedir. Oysa uygulamada istisna, aylık 30 güne karşılık gelen, diğer bir ifadeyle SGK matrahına isabet eden tutar üzerinden hesaplanmaktadır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bugünkü uygulamada gelir vergisinden istisna edilen tutar yıllık 57.881,23 TL’dir. Bu tutar, günlük asgari ücretin her ay 30 gün esas alınarak hesaplanması sonucu ortaya çıkmaktadır. Oysa bir yıl 360 gün değil, 365 gündür; dört yılda bir ise 366 gündür. Başka bir ifadeyle, bir yılın yedi ayı 31 gün ile bitmesine rağmen bu aylarda da gelir vergisi istisnası yalnızca 30 gün üzerinden hesaplanmaktadır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Oysa GVK’nın 23’üncü maddesinin (18) numaralı bendi açıkça <strong>“aylık brüt asgari ücret”</strong> ifadesini kullanmaktadır. Asgari ücretin gerçek aylık brüt tutarı esas alınsaydı, çalışanlar yıllık ortalama 1.125,5 TL daha az gelir vergisi ödeyecek, dolayısıyla ceplerinde de aynı tutarda daha fazla para kalacaktı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>2026 yılı itibarıyla yaklaşık 23 milyon ücretli çalışan bulunmaktadır. Buna karşılık asgari ücretle çalışanların sayısına ilişkin resmî ve kesin bir veri bulunmamaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı <strong>Vedat Işıkhan</strong> bu sayının yaklaşık 6,6 milyon olduğunu açıklarken, DİSK-AR’ın <strong><a href="https://arastirma.disk.org.tr/wp-content/uploads/2024/12/ASGARI-UCRET-ARASTIRMASI-2025.pdf" rel="noopener" target="_blank"><span style="color:#c0392b">raporunda</span></a></strong></span><span> bu sayı yaklaşık 8,5 milyon olarak ifade edilmektedir. Bu iki verinin ortalaması esas alındığında ise yaklaşık 7,5 milyon çalışanın asgari ücretle çalıştığı söylenebilir.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Bu durumda yaklaşık 7,5 milyon çalışanın asgari ücretle, kalan yaklaşık 15,5 milyon çalışanın ise asgari ücretin üzerinde ücret elde ettiğini varsayarsak; kişi başına yıllık ortalama 1.125,5 TL’lik fazla gelir vergisini çalışan sayısıyla çarptığımızda, 2026 yılında çalışanlardan yaklaşık 17,5 milyar TL fazla gelir vergisi tahsil edilmiş olacaktır. Başka bir ifadeyle, çalışanların cebine girmesi gereken yaklaşık 17,5 milyar lira Hazineye aktarılmış olacaktır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><i><span>Özetle, </span></i></strong><span>GVK’nın 23’üncü maddesinin (18) numaralı bendinde düzenlenen asgari ücret istisnası uygulamada, aylık brüt asgari ücret yerine SGK matrahı esas alınarak hesaplanmakta; bunun sonucunda çalışanlara eksik istisna uygulanmakta ve milyonlarca ücretliden gereğinden fazla gelir vergisi tahsil edilmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Sonuç olarak, çalışanlardan 2026 yılında yaklaşık 17,5 milyar TL fazla gelir vergisi, yaklaşık 1 milyar TL de fazla damga vergisi tahsil edilmiş olacaktır. Böylece yalnızca bu iki vergi bakımından çalışanların toplam kaybı yaklaşık 18,5 milyar TL’ye ulaşmaktadır.</span><span> </span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24 | Murat BATI</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/calisanlardan-2026-yilinda-175-milyar-tl-fazla-gelir-vergisi-alinacak</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/02/calisan-vergi.webp" type="image/jpeg" length="11182"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: Akıl ve ahlak yoksa potansiyel boşa gider]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-akil-ve-ahlak-yoksa-potansiyel-bosa-gider</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-akil-ve-ahlak-yoksa-potansiyel-bosa-gider" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/akil-ve-ahlak-yoksa-potansiyel-bosa-gider/909280" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></span></a></p>

<p><strong>Akıl olsaydı yönetenlerin bizi uygarlığın taşrasına itmesine izin vermezdik. Ahlak olsaydı: “Bu arsa benim” diye kaçak villa dikilmez, orman yakılıp otel yapılmaz, “benden sonrası tufan” denmezdi</strong></p>

<p>Türkiye, <strong>potansiyel aşuresi</strong> gibi; <strong>7</strong> iklim <strong>4</strong> mevsim, <strong>faunası</strong>, tabiat güzellikleri, <strong>suyu</strong>, florası, <strong>endemik</strong> zenginliği… Peki, böylesi <strong>zenginliğin değere dönüşmemesinin sebebi</strong> ne ola ki? Benim bir tezim var: <strong>Akıl</strong> (<i>planlama, öngörü, sistem kurma</i>) ve <strong>ahlak</strong> (<i>sorumluluk, liyakat, gelecek bilinci</i>) eksikliği yüzünden.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Elmas madeninde kömür arıyor</strong> gibiyiz. <strong>Orkide</strong>, dağ çayları, <strong>tıbbi aromatik</strong> bitkiler; <strong>farmakoloji</strong> ve <strong>kozmetikte</strong> milyar dolarlık hammadde potansiyeli taşıyor. <strong>Akıl olsaydı</strong>, üniversiteler ve devlet enstitüleri bunları sistematik tarayıp, yerli patentlerle, <strong>yüksek katma değerli ürüne</strong> çevirebilirdik.</p>

<p><strong>BEN GÖNLÜMÜ TOPRAK SANDIM TAŞ İMİŞ, MEĞER TAŞA TOHUM EKİLMEZ İMİŞ</strong></p>

<p><strong>Ahlak olsaydı</strong>; “<i>bu topraklar bizim</i>” demekle yetinmeyip “<i>bu bitkiler gelecek nesillerin mirası</i>” bilinciyle koruma alanları oluşturur, <strong>kaçak toplamaya</strong> göz yumulmazdı. Ya da “<strong>hobi evi</strong>” diyerek <strong>cennet vatanın</strong> mümbit arazilerine imar kurup <strong>cinnet vatana</strong> dönüştürmezdik. <strong>Yazık değil mi</strong>?</p>

<p><strong>Elması taş sanıp kömür arıyoruz</strong> zira yeterince akıllı değiliz. <strong>Dört mevsimi bir günde yaşayıp</strong>, bir mevsimi bile yönetememek, <strong>az akılsızlık değil hani</strong>… Sırf bu yüzden <strong>darı ambarı üzerinde açlık çeken tavuklara döndük</strong>, gıda enflasyonunda dünya şampiyonu olduk<strong>, kendi hazinemizin dilencisi gibiyiz</strong>.</p>

<h2><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Potansiyel ziyanına dair…</strong></h2>

<p><strong><i>Akıllılarımız yok mu?</i></strong></p>

<p><strong>Olmaz mı?</strong> Her toplumun <strong>%2</strong>’si zeki ve yeteneklidir ama bu <strong>%2</strong>’ye nasıl davrandığımız önemli. Ya <strong>devlet başa</strong> yapar <strong>ufukların efendisi</strong> oluruz ya da <strong>kuzgun leşe</strong> atar, <strong>uygarlığın taşrasına</strong> düşeriz.</p>

<p><strong><i>Ahlaklılarımız yok mu?</i></strong></p>

<p><strong>Olmaz mı?</strong> Nükleer fizikte kural şudur: <strong>Zincirleme reaksiyonun</strong> başlaması için <strong>aktif madde </strong>miktarının <strong>kritik kütleye</strong> ulaşması gerekir. Bizdeki ahlaklıların sayısı, <strong>toplumsal atılım kritik kütlesine</strong> erişemedi.</p>

<h2><strong>NOT</strong></h2>

<p><strong>UYGARLIK TALEBİ OLANLARIMIZ İLE KONFOR RANTİYELERİMİZİN MÜCADELESİ…</strong></p>

<p>Türkiye, elinde <strong>yedi renkli bir palet</strong>, dört mevsimlik bir <strong>tuval</strong> ve endemik çiçeklerle dolu bir <strong>bahçe</strong> olan <strong>ressam</strong> gibi. Ama ressamın fırçası (<strong>akıl</strong>) kırık, boyaları karıştırma <strong>ahlakı </strong>yok. <strong>Tuval boş kalıyor</strong>; ya da üzerine <strong>rastgele</strong>, aceleyle, <strong>bazen de başkasının resmi</strong> çiziliyor. Halimize bakıp <strong>utanmamız</strong> gerekir.</p>

<p><strong>POTANSİYEL SÖZLÜĞÜ</strong></p>

<p><strong>Potansiyel</strong>: Gizli kalmış, henüz ortaya çıkmamış, gelecekte gerçekleşmesi mümkün olan güç, yetenek</p>

<p><strong>Gerçekleştirme</strong>: Potansiyelin ve becerinin, fark edilip değere dönüştürülmesi, hayata geçirilmesi</p>

<p><strong>Atıl kapasite</strong>: Varlığın değerlendirilmemesi. Ev genci gibi… İmkân setinin etkin kullanılmaması</p>

<p><strong>Tefessüh</strong>: Akılsızlık ve ahlaksızlığın bir toplumu kokuşturması, bencil bireylerle çürüme ortamı</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-akil-ve-ahlak-yoksa-potansiyel-bosa-gider</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/beyin2.jpg" type="image/jpeg" length="49418"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yer altı maden işçilerinin çalışma şartları]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yer-alti-maden-iscilerinin-calisma-sartlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yer-alti-maden-iscilerinin-calisma-sartlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yer altı maden işleri, çalışma hayatında en yüksek risk içeren işler arasında yer almaktadır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">İşin niteliği gereği kapalı ortamda çalışma, gaz riski, göçük riski, toz maruziyeti, havalandırma ve acil tahliye durumları gibi birçok tehlike söz konusudur.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle yer altı maden işlerinde çalışan işçiler bakımından çalışma süresi, fazla çalışma, ücret, hafta tatili, yıllık izin ve iş sağlığı ve güvenliği konularında özel koruyucu düzenlemeler bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">4857 sayılı İş Kanunu uyarınca yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi, günde en çok 7,5 saat ve haftada en çok 37,5 saattir. Bu çalışma süreleri, en yüksek saatleri ifade ettiğinden iş yerinde vardiya planı yapılırken, günlük ve haftalık sürelerin aşılmaması gerekmektedir. </p>

<p style="text-align:justify">Yer altı maden işlerinde fazla çalışma ise kural olarak yasaktır. Ancak zorunlu nedenler veya olağanüstü haller gibi İş Kanunu kapsamında sınırlı olarak sayılan durumlarda fazla çalışma gündeme gelebilir. Bu hallerde haftalık 37,5 saati aşan her bir saat için fazla çalışma ücreti, normal saat ücretinin yüzde yüzden az olmamak üzere artırılması suretiyle ödenmelidir.</p>

<p style="text-align:justify">Çalışma süresi değerlendirilirken yalnızca fiilen kazı, üretim veya cevher çıkarma yapılan zaman dikkate alınmamalıdır. İşçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri, girmeleri ve buralardan çıkmaları için geçen süreler de çalışma süresinden sayılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle işçinin işyerine gelip yalnızca yer altında fiilen üretime başladığı an esas alınarak çalışma süresi hesabı yapılması doğru değildir. İşçinin yer altındaki asıl çalışma yerine ulaşması ve tekrar çıkması için geçen süreler de toplam çalışma süresi hesabına dahil edilmelidir.</p>

<p style="text-align:justify">Yer altı maden işçileri bakımından yıllık ücretli izin süreleri de artırımlı uygulanmaktadır. İş Kanunu uyarınca yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün artırılarak kullandırılmalıdır. Bu nedenle işçinin kıdemine göre belirlenen genel yıllık izin süresine ayrıca dört gün eklenmelidir.</p>

<p style="text-align:justify">Ücret bakımından da yer altı maden işçileri için özel düzenlemeler bulunmaktadır. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun Ek 9'uncu maddesi kapsamında linyit ve taşkömürü çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan işçilere ödenecek ücret, asgari ücretin iki katından az olamayacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Yer ve su altında çalıştırma bakımından da özel yasaklar bulunmaktadır. İş Kanunu'nun 72'nci maddesi uyarınca maden ocakları ile yer altında veya su altında çalışılacak işlerde on sekiz yaşını doldurmamış erkeklerin ve her yaştaki kadınların çalıştırılması yasaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Yer altı maden işlerinde çalışan işçiler bakımından iş güvencesi yönünden de özel bir düzenleme bulunmaktadır. Genel kuralda işe iade davası açabilmek için en az altı aylık kıdem şartı aranırken, yer altı işlerinde çalışan işçiler bakımından bu kıdem şartı aranmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle diğer koşulların bulunması halinde yer altı işlerinde çalışan işçiler, altı aylık kıdemleri olmasa dahi diğer şartların yerine gelmiş olması halinde iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilirler.</p>

<p style="text-align:justify">Yer altı maden iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin mevzuata uygun olarak yerine getirilmesi de oldukça önemlidir. İşverenin risk değerlendirmesi, havalandırma, gaz ölçümü, tahkimat, acil durum planı, patlamadan korunma, kişisel koruyucu donanım, tahliye sistemi ve çalışan eğitimleri gibi konularda gerekli tüm önlemleri alması esastır.</p>

<p style="text-align:justify">Maden iş yerlerinde yalnızca mevzuat gereği belge hazırlanması yeterli değildir. Hazırlanan risk değerlendirmesi, acil durum planı ve talimatların sahada uygulanabilir olması da gereklidir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak yer altı maden işçileri özel koruma altındadır. Bunun nedeni, işin niteliğinin çok tehlikeli ve yüksek riskli olmasıdır. Bu nedenle çalışma süresi sınırlıdır. Fazla çalışma ise ancak istisnai hallerde mümkündür. Yıllık izin, ücret ve iş güvencesi bakımından da özel hükümler uygulanır. Aksi halde işçilik alacakları, idari yaptırımlar ve iş kazası halinde işverenin daha yüksek sorumlulukları gündeme gelebilecektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yer-alti-maden-iscilerinin-calisma-sartlari</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/05/maden-2.webp" type="image/jpeg" length="82562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emeklilik sonrası çalışma ve yasal haklar]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/emeklilik-sonrasi-calisma-ve-yasal-haklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/emeklilik-sonrasi-calisma-ve-yasal-haklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emeklilik sonrası çalışma, sosyal güvenlik hukukunda hem sigortalıların gelir güvencesi hem de kayıtlı istihdamın korunması bakımından önem taşıyan konulardan biridir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Sosyal güvenlik sisteminde uzun vadeli sigorta kolları arasında yer alan <strong>yaşlılık sigortası</strong> kapsamında sağlanan temel yardımlardan biri, yaşlılık döneminde ortaya çıkabilecek gelir kaybı riskinin telafi edilmesi amacıyla sigortalıya emekli aylığı bağlanmasıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Sosyal güvenlik mevzuatına göre, kural olarak emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanan kişilerin emeklilik sonrasında çalışmamaları; çalışmaları hâlinde ise bağlanmış olan emekli aylıklarının kesilmesi gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak ülkemizde, gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında kişilerin daha genç yaşta emekli olması ve buna karşın bağlanan emekli aylıklarının çoğu zaman yeterli düzeyde bulunmaması, emekli kişilerin kayıt dışı çalışma eğilimini artırmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu çerçevede, hem emekli olup çalışmaya devam eden kişilerin kayıt içine alınarak sigorta primi ve vergi kaybının önlenmesi hem de emekli kişilerin emekli aylıkları kesilmeksizin çalışmalarına imkân tanınması amacıyla sosyal güvenlik destek primi uygulaması, sosyal güvenlik mevzuatına ilk olarak 5510/4-a (SSK) kapsamındaki sigortalılar yönünden, mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda 06.05.1986 tarihinde yapılan düzenlemeyle dâhil edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Benzeri düzenleme, daha sonraki süreçte 5510/4-b (Bağ-Kur) kapsamındaki sigortalılar için de 08.09.1999 tarihinde yapılmıştır.<br />
 </p>

<h2 style="text-align:justify">Sosyal güvenlik destek primi uygulaması</h2>

<p style="text-align:justify">Sosyal güvenlik destek primi uygulaması, belirli yaş, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarını yerine getirerek emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanan kişilerin, emekli aylıkları kesilmeksizin çalışma hayatına devam edebilmelerine imkân sağlayan bir uygulamadır.<br />
 </p>

<h2 style="text-align:justify">Sosyal güvenlik destek primi kapsamında çalışabilecek kişiler</h2>

<p style="text-align:justify">Sigortalıların sosyal güvenlik destek primi uygulamasına tabi olup olmayacakları ve bu kapsamda hangi kanun hükümlerinin uygulanacağı, ilk defa sigortalı olunan tarihe göre farklılık göstermektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, Ekim/2008 ayından önce sigortalı olanlar, hangi kurumdan emekli olurlarsa olsunlar, emekli olduktan sonra emekli aylıkları kesilmeksizin 4/a (SSK) kapsamında sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle çalışabilirler. Bu kişiler, tercih etmeleri hâlinde emekli aylıklarını kestirerek tüm sigorta kollarına tabi şekilde de çalışabilirler.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı şekilde, Ekim/2008 ayından önce sigortalı olanların, hangi kurumdan emekli olurlarsa olsunlar, emekli olduktan sonra 4/b (Bağ-Kur) kapsamında emekli aylıkları kesilmeksizin çalışmaları mümkündür. Bu kişilerden emekli aylıkları üzerinden SGK tarafından kaynakta sosyal güvenlik destek primi kesilmekte iken, 29.02.2016 tarihinden itibaren söz konusu kesinti tamamen kaldırılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Buna karşılık, hangi kurumdan emekli olurlarsa olsunlar, emekli olduktan sonra kamuda 4/c (Emekli Sandığı) kapsamında çalışmaya başlayanların emekli aylıkları kesilmekte olup bu kişilerin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışma imkânı bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği <strong>Ekim/2008 döneminden sonra ilk defa sigortalı olup emeklilik şartlarını yerine getirerek yaşlılık aylığı bağlananların ise</strong>, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma hâli hariç olmak üzere yeniden çalışmaya başlamaları durumunda aylıkları kesilmektedir. Dolayısıyla bu kişilerin hem emekli aylıklarını almaya devam edip hem de sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışmaları mümkün değildir.<br />
 </p>

<h2 style="text-align:justify">Sosyal güvenlik destek primi oranı ve ödeme yükümlülüğü</h2>

<p style="text-align:justify">4/a (SSK) statüsünde çalışanlar yönünden sosyal güvenlik destek primi oranı <strong>%32,25</strong> olup bu oranın %7,5’i işçi payı, %24,75’i ise işveren payıdır.</p>

<p style="text-align:justify">4/b (Bağ-Kur) kapsamında çalışanlar yönünden ise 29.02.2016 tarihinden itibaren sosyal güvenlik destek primi kesintisi kaldırılmıştır. Bu nedenle, emekli olduktan sonra 4/b (Bağ-Kur) kapsamında çalışanlar sosyal güvenlik destek primi kesintisine tabi olmaksızın emekli aylıklarını alabilirler.</p>

<p style="text-align:justify">4/c (Kamu) kapsamında çalışanların ise, hangi statüden emekli olurlarsa olsunlar, tekrar kamuda çalışmaya başlamaları hâlinde emekli aylıkları kesilmektedir. Bu nedenle bu kişilerin sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışma imkânı bulunmamaktadır.<br />
 </p>

<h2 style="text-align:justify">Sosyal güvenlik destek priminin emekliliğe etkisi</h2>

<p style="text-align:justify">Sosyal güvenlik destek primi içinde emeklilik, diğer bir ifadeyle malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primleri bulunmadığından, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmanın emekli aylığına herhangi bir katkısı bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca sosyal güvenlik destek primleri toptan ödeme olarak iade edilmemekte ve hizmet birleştirmelerinde dikkate alınmamaktadır.<br />
 </p>

<h2 style="text-align:justify">Sosyal güvenlik destek primi kapsamında sağlanan yardımlar</h2>

<p style="text-align:justify">Emekli olduktan sonra 4/a (SSK) statüsünde sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışan kişilerin <strong>iş kazası veya meslek hastalığına</strong> maruz kalmaları hâlinde; geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri, ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir bağlanması, gelir bağlanmış kız çocuğuna evlenme ödeneği verilmesi ve ölen sigortalının hak sahiplerine cenaze ödeneği ödenmesi gibi yardımlar sağlanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışanlar hakkında yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolu uygulandığından, <strong>hastalık nedeniyle</strong> istirahat raporu alınması durumunda bu kişilere SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği, yaygın kullanımıyla rapor parası, ödenmemektedir.<br />
 </p>

<h2 style="text-align:justify">Sürekli iş göremezlik geliri alanların çalışması</h2>

<p style="text-align:justify">İş kazası veya meslek hastalığı sonucu kendilerine sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olan kişilerin çalışmaları hâlinde almakta oldukları gelir kesilmemektedir. Bu kişiler hem iş kazası veya meslek hastalığı sigorta kolundan bağlanmış gelirlerini almaya devam edebilir hem de 4/a (SSK), 4/b (Bağ-Kur) veya 4/c (Emekli Sandığı) kapsamında tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışabilirler.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify">İşverenler açısından sigorta primi teşvikleri</h2>

<p style="text-align:justify">İstihdamın artırılması ve iş gücü maliyetlerinin azaltılması amacıyla farklı tarihlerde yürürlüğe konulmuş çok sayıda istihdam teşviki (5510, 6111, 4857 vd.) bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak söz konusu sigorta primi teşviklerine ilişkin düzenlemelerde sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışanlar kapsam dışında bırakıldığından, emekli kişileri sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalıştıran işverenlerin bu kişiler bakımından sigorta primi teşviklerinden yararlanmaları mümkün değildir.<br />
 </p>

<h2 style="text-align:justify">Emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı hakkı</h2>

<p style="text-align:justify">Kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14'üncü maddesine göre, işçinin bağlı bulunduğu kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık/emeklilik aylığı, malullük aylığı ya da yaşlılık toptan ödemesi almak amacıyla veya normal emeklilik ya da kısmi emeklilik şartlarından yaş dışındaki sigortalılık süresi ve prim gün sayısını doldurması nedeniyle iş sözleşmesini feshetmesi, kıdem tazminatına hak kazandırmaktadır. Ancak emekli olduktan sonra aynı veya farklı bir işyerinde sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışmaya devam eden kişilerin, kendi istekleriyle işten ayrılmaları hâlinde artık <strong>emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı talep etmeleri mümkün değildir.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Zira emekli olarak çalışmaya devam edilmesi hâlinde, emeklilik sonrası çalışma dönemine ilişkin kıdem tazminatı ancak 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14’üncü maddesinde belirtilen ve <strong>emeklilik dışındaki diğer nedenlerin</strong> gerçekleşmesi durumunda gündeme gelebilir. Bu nedenlere; işveren tarafından iş sözleşmesinin ahlak ve iyi niyet kuralları dışındaki bir nedenle feshedilmesi, işçi tarafından İş Kanunu’nun 24’üncü maddesinde belirtilen haklı nedenlerle fesih veya ölüm nedeniyle iş sözleşmesinin sona ermesi gibi hâller örnek gösterilebilir.<br />
 </p>

<h2 style="text-align:justify">Emeklilerin ihbar tazminatı hakkı</h2>

<p style="text-align:justify">Emeklilik sonrası çalışmaya devam eden kişiler yönünden ihbar tazminatı hakkı, emeklilik statüsünden bağımsız olarak iş sözleşmesinin türüne ve sona erme şekline göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, emeklilik tek başına ihbar tazminatı hakkını ortadan kaldıran bir neden değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan emekli işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından bildirim sürelerine uyulmaksızın feshedilmesi hâlinde, diğer işçilerde olduğu gibi ihbar tazminatı hakkı gündeme gelecektir.<br />
 </p>

<h2 style="text-align:justify">Emeklilerin yıllık ücretli izin hakları</h2>

<p style="text-align:justify">Emekli olduktan sonra sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışmaya devam eden kişiler, iş hukuku bakımından işçi sıfatını koruduklarından yıllık ücretli izin hakkından yararlanmaya devam ederler. Yıllık ücretli izin hakkı, işçinin aynı işveren nezdindeki hizmet süresi esas alınarak belirlenir. Emeklilik sonrasında aynı işyerinde çalışmaya ara verilmeksizin devam edilmesi hâlinde, yıllık izin bakımından önceki hizmet sürelerinin de dikkate alınması gerekmektedir. Buna karşılık emeklilik sonrasında farklı bir işveren nezdinde yeni bir iş ilişkisi kurulması durumunda izin hakkı, yeni işyerindeki hizmet süresine göre hesaplanır.<br />
 </p>

<h2 style="text-align:justify">Emeklilerin işsizlik ödeneğinden yararlanma durumu</h2>

<p style="text-align:justify">Emekli kişiler için ödenen sosyal güvenlik destek primi içinde işsizlik sigortası primi bulunmamaktadır. Ayrıca, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 52'nci maddesinde, işsizlik ödeneği alınan sürede herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı alınması işsizlik ödeneğinin kesilme nedenleri arasında sayılmıştır. Başka bir ifadeyle, emekli aylığı alan kişiler işsiz olarak kabul edilmediğinden, İŞKUR’dan işsizlik ödeneği alma imkânları bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak, sosyal güvenlik destek primi uygulaması, emekli aylığı alan kişilerin belirli koşullar altında çalışma hayatına devam edebilmelerine imkân tanıyan istisnai bir sosyal güvenlik mekanizmasıdır. Bununla birlikte uygulamanın kapsamı; sigortalının ilk defa sigortalı olduğu tarih, çalışma statüsü ve emeklilik sonrası çalışmanın niteliğine göre farklılık göstermektedir. Bu nedenle emeklilik sonrası çalışmaya devam eden kişiler ile bu kişileri istihdam eden işverenlerin; prim oranları, teşviklerden yararlanma durumu, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ihbar tazminatı ve işsizlik ödeneği gibi hukuki ve mali sonuçları birlikte değerlendirerek hareket etmeleri önem arz etmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim.com | Celal ÖZCAN</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/emeklilik-sonrasi-calisma-ve-yasal-haklar</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/09/emekli-calisan.jpeg" type="image/jpeg" length="30083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte faturaya karşı yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi kaçakçılığı ile mücadelede 1 Ekim itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZwCJy6GPxbA"></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/sahte-belge-3.webp" type="image/jpeg" length="50428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="707" src="https://www.youtube.com/embed/TidIluUl2ic" title="SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir" width="1257"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK TV</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/trafik-kazasi-sgk.jpg" type="image/jpeg" length="61639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZAHA DAVET SEMİNERİ]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span style="font-size:16px;">KONUŞMACI: ALİ ÇAKMAKÇI-KATKI SUNAN: SELAHATTİN İPEK MODERATÖR : ÖMER KÖKLÜCE</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/2020-08-26_19-00-069.png" type="image/jpeg" length="71252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-Birlik Sistemine Yeni Sözleşme Girişi ve Eski Sözleşmelerin Güncellenmesi 2022]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Jan 2022 18:07:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/TURMOB-Duyuru_Boş_2-kopyala@600x315.png" type="image/jpeg" length="20844"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EFR tablolarının yüklenmesiyle ilgili yardım videosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Oct 2021 17:53:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1.png" type="image/jpeg" length="34548"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı (18.05.2021)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>BDTURKEY.COM ve Dünya Gazetesi yazarı Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU 18.05.2021 tarihinde saat 9.30 TRT HABER Ekonomi 7/24 Programına konuk olarak katılım sağlamıştır. Özellikle Pandemi dolayısıyla işletmelerin yaşadıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı 'mızın alacağı tedbirler ile igili bilgiler vermiştir. "Matrah Arttırımı ve Yeni Borç Yapılandırması" torba şekliyle ele alınarak en kısa zamanda Meclise gelmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</guid>
      <pubDate>Tue, 18 May 2021 11:45:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Haber_Resim_tasarım_Yazar_Abdullah_TOLU789998888.jpg" type="image/jpeg" length="58725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun  Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU TRT HABER Ekonomi 7/24 Programında Yeni Çıkacak Olan Vergi Affı ve Yapılandırma Hakkında Detaylı Bilgiler Verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2020 15:50:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1_12.jpg" type="image/jpeg" length="54453"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekdüzen Hesap Planı ve Bazı Bilinmeyen Özellikleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_5.png" type="image/jpeg" length="60287"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Finansal Raporlama, Nakit Akış Tablosu ve Fon Akışı Tablosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:50:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_4_1.png" type="image/jpeg" length="13095"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRT 1 Radyo Ekonomi Günlüğü Programı 12.08.2020]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yılmaz Sezer ÜSTAT, bizzat BAĞIMSIZ DENETİMDE YERLİ VE MİLLİ HUSUSUNDA ADIMIZLA (SELAHATTİN İPEK) AÇIKLAMADA BULUNMUŞTUR. TEŞEKKÜR EDİYORUM. TRT 1 Radyoda Bağımsız Denetimde Yerli ve Milli konusundaki görüşlerini açıklamıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2020 16:43:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/61369990_2528164087216118_4989264771036479488_n.png" type="image/jpeg" length="55375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKİYE CUMHURİYETÇİ MALİ MÜŞAVİRLER GRUBU' NUN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU e-dönüşüm uygulamaları ve Turizm Payı Beyanlarına ilişkin Eğitim Semineri Fotoğraf Galerisi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Dec 2019 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/DSC00511.jpg" type="image/jpeg" length="45520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KSMMMO (KAYSERİ SMMM ODASI) "E-DÖNÜŞÜM EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğraf Galeresi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 13:19:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/69999396_10220754638918841_5057639361898610688_o.jpg" type="image/jpeg" length="87022"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VERGİDE GÜNDEM SEMİNERİ - 2018 & 2019 ÖNEMLİ VERGİSEL DÜZENLEMELER Fotoğraf Galerisi İçin Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2019 09:05:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/IMGL1388.jpg" type="image/jpeg" length="15159"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESMMMO E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ Fotoğrafları İçin Tıklayın....]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jan 2019 18:01:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/2018.12_8.jpg" type="image/jpeg" length="45394"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Dec 2018 17:43:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6176_1.jpg" type="image/jpeg" length="27713"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İNŞAAT SEKTÖRÜNDE VERGİ VE MUHASEBE SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Dec 2018 17:19:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6052.jpg" type="image/jpeg" length="81842"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selahattin İPEK]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Feb 2017 20:04:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/bd-ekonominin-nabzY-07032017.jpg" type="image/jpeg" length="59659"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
