<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 19:40:51 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kazanmak değil, kaybetmemek zamanı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/kazanmak-degil-kaybetmemek-zamani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/kazanmak-degil-kaybetmemek-zamani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.dunya.com/kose-yazisi/kazanmak-degil-kaybetmemek-zamani/820609" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Murat Duran'ın yazısı:</strong></span></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mart başından itibaren piyasada görün­meyen ama hissedilen bir değişim var, malum savaş düzeni. Para hala piyasada, fır­satlar da var ama iştah azaldı. İnsanlar kazan­mak için değil, kaybetmemek için hareket et­meye başladı.</p>

<p>Daha birkaç hafta önce Bitcoin için 60 bin altı konuşulmaz diyordum. Bu seviyenin altı ancak daha büyük bir krizle mümkün olabilir­di. Bugün ise 67 bin seviyeleri test ediliyor ve piyasa zorlanıyor. Değişen sadece fiyat değil, insanların bakış açısı.</p>

<p>Eskiden “hangi yatırım daha çok kazandı­rır” diye sorulurdu. Şimdi bu soru yerini ses­sizce başka bir soruya bıraktı: “Nasıl kaybet­mem?” Bu değişim küçük görünür ama as­lında her şeyi değiştirir. Çünkü artık amaç büyümek değil, korunmaktır.</p>

<p>Tam da bu dönemde, bir yıl önce hayalini kurduğumuz yapay zekâ portföy analiz araçla­rı ortaya çıktı. Riski ölçüyorlar, dağılımı öne­riyorlar, senaryolar çiziyorlar. Üstelik çoğu zaman doğru söylüyorlar. Ama doğru olmak yetmiyor.</p>

<h3><strong>Asıl değişim: Kazanma arzusu değil, kaybetme korkusu</strong></h3>

<p>Finansal piyasalarda en güçlü duygu her za­man açgözlülük sanılır. Oysa gerçek güç şudur: Korku, açgözlülükten daha hızlı yayılır. Çünkü piyasa şu an rasyonel değil. İnsanlar veriye gö­re değil, hislerine ve haber akışlarındaki olum­suzluklara göre karar veriyor. Bu yüzden en iyi analiz bile uygulanmayabiliyor. En doğru öneri bile beklemeye alınabiliyor.</p>

<p>Aslında belki de en başından beri yanlış so­ruyu soruyorduk. “Ne alırsam kazanırım?” ye­rine “Ne zaman risk almamalıyım?” diye sor­malıydık. Çünkü bazı dönemlerde kazanmanın yolu, işlem yapmamaktan geçer. Bu dönemler­de en güçlü strateji sadedir. Daha az risk, daha çok sabır, daha fazla nakit. Beklemek pasif bir davranış değil, bilinçli bir tercihtir.</p>

<h3><strong>Yeni dönemin stratejisi</strong></h3>

<p>Bu dönemlerin kazananları en çok risk alan­lar değil, en doğru zamanda risk almayanlar olur.</p>

<p>Sabır, stratejinin parçası olur,</p>

<p>Nakit, bir pozisyona dönüşür,</p>

<p>Beklemek, aktif bir karardır.</p>

<p>Bir yıl önce “keşke olsa” dediğimiz yapay zekâ araçları bugün elimizde. Ama belki de esas eksik olan teknoloji değildi. Zamanlamaydı.</p>

<p>Çünkü piyasada her şey aynı anda doğru ol­maz: Fiyat doğru olabilir, Analiz doğru olabi­lir, Araç doğru olabilir. Ama eğer zaman yan­lışsa hiçbiri çalışmaz.</p>

<p>Her fırsat değerlendirilmek zorunda değil­dir. Her hareket kazanç getirmez. Bazen en doğru hamle, hiçbir şey yapmamaktır. Bugün belki de en değerli şey teknoloji değil, hız de­ğil, fırsat da değil. En değerli şey temkinli ka­labilmektir.</p>

<p>Çünkü bazı zamanlarda en büyük kazanç, oyunun dışında kalmayı bilmektir.</p>

<p><strong>Murat Duran-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/kazanmak-degil-kaybetmemek-zamani</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/10/yatirim-4.png" type="image/jpeg" length="79260"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Citi'den enflasyon ve TCMB tahmini]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/citiden-enflasyon-ve-tcmb-tahmini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/citiden-enflasyon-ve-tcmb-tahmini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Citigroup Türkiye için yıl sonu enflasyonun yaklaşık yüzde 29 olmasını bekliyor. Kurum, Nisan ayı için TCMB faiz öngörüsünü de paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Citigroup, Türkiye'de yıl sonu enflasyonunun yaklaşık yüzde 29 civarında olmasını bekliyor. Ekonomistler İlker Domaç ve Gültekin Işıklar, yüksek enerji fiyatları nedeniyle risk dengesinin yukarı yönlü olduğunu belirtti. Cuma günü yayımlanan notta "Zaten zorlu olan enflasyon görünümü, Orta Doğu'daki çatışmanın yarattığı makroekonomik ortam nedeniyle daha da karmaşık bir hal aldı" ifadesine yer verildi.</p>

<p>Para birimi istikrarının tek başına enflasyon beklentilerini yeniden dengelemek için yeterli olmayabileceğini belirten ekonomistler, yüksek enerji fiyatları, dolarizasyon riski, azalan büyüme beklentileri ve artan rekabet endişelerinin birleşimi"nin para politikası için zorlu bir ortam yarattığını ekledi.</p>

<p>Ekonomistler, faiz oranları konusunda Türkiye Merkez Bankası'nın Nisan bir değişiklik yapmayacağını öngördü. Para otoritesinin, "rezervler üzerindeki sürekli baskılar ve yerli mevduat sahiplerinin davranışlarında bir değişiklik" olması durumunda sıkılaştırmayı bile değerlendirebileceği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bloomberg HT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/citiden-enflasyon-ve-tcmb-tahmini</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/bdturkey-com/uploads/2026/04/citi.jpg" type="image/jpeg" length="54484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rekabet Kurumu'ndan sigorta devlerine soruşturma]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/rekabet-kurumundan-sigorta-devlerine-sorusturma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rekabet-kurumundan-sigorta-devlerine-sorusturma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rekabet Kurumu, sigorta şirketlerinin fiyatları birlikte belirlediği iddiasıyla soruşturma başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık sigortası sektöründe öne çıkan iddialar üzerine Rekabet Kurumu devreye girdi. Ön araştırma bulgularının ciddi olması üzerine soruşturma açılmasına karar verildi. İddialara göre, sektördeki önde gelen sigorta şirketleri fiyatları birlikte belirlemiş, yükseltmiş veya sabit tutmuş olabilir.</p>

<p><strong>Sağlık sigortası pazarında fiyat ve pazar paylaşımı iddiaları inceleniyor</strong></p>

<p>Sağlık sigortası pazarında faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin aralarında anlaşmak suretiyle primlerin (fiyatların) birlikte belirlenmesi, artırılması veya sabit tutulması; müşteri, bölge veya ürün paylaşımı yapılması ve hassas bilgilerin (fiyat, maliyet, risk verisi) paylaşılması şeklinde davranışları gerçekleştirmiş olabileceği, sağlık sigortası pazarında faaliyet gösteren sigorta şirketleri ile sağlık hizmeti sağlayıcıları arasında dışlayıcı sözleşmeler akdedilmiş olabileceği iddiaları başta olmak üzere farklı ihlal iddiaları incelendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Önaraştırmada elde edilen bilgileri, belgeleri ve yapılan tespitleri 16.03.2026 tarihli toplantısında müzakere eden Rekabet Kurulu, bulguları ciddi ve yeterli bularak;</p>

<p>Allianz Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi,</p>

<p>Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi,</p>

<p>Aveon Global Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Axa Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Bupa Acıbadem Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Hepiyi Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Katılım Emeklilik ve Hayat Anonim Şirketi,</p>

<p>Mapfre Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Medisa Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Prive Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Zurich Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Zurich Yaşam ve Emeklilik Anonim Şirketi,</p>

<p>Quick Sigorta Anonim Şirketi,</p>

<p>Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi,</p>

<p>Memorial Sağlık Yatırımları Anonim Şirketi,</p>

<p>Özel Edremit Körfez Hastanesi,</p>

<p>SenCard Partners Bilgi Teknolojileri Anonim Şirketi,</p>

<p>Turassist Sağlık Destek Hizmetleri Anonim Şirketi</p>

<p>ünvanlı teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla soruşturma açılmasına karar verdi.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/rekabet-kurumundan-sigorta-devlerine-sorusturma</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/06/rekabetkurulu.png" type="image/jpeg" length="40401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlandı: Hobi bahçeleri yıkılacak...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/resmi-gazetede-yayimlandi-hobi-bahceleri-yikilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/resmi-gazetede-yayimlandi-hobi-bahceleri-yikilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hazırladığı yeni yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yönetmelikle, toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, geliştirilmesi, toprağın korunması, toprak koruma projelerinin hazırlanması ve uygulanması ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazilerin planlı kullanımının sağlanmasına yönelik usul ve esaslar düzenlendi.</p>

<p><strong>TAPU KAYDINA "AMACI DIŞINDA KULLANIM" ŞERHİ EKLENDİ</strong></p>

<p>Tarım arazilerinin amaç dışı kullanım taleplerinde birden çok kişiyi ilgilendiren ve birden çok fonksiyonu içeren planlara yönelik çalışmalara başlanmadan önce, planlamayı yapacak kamu kurum ve kuruluşları veya plan yapma yetkisine sahip kamu kurum ve kuruluşlarınca yetkilendirilen plan müellifleri tarafından Tarım Arazileri Değerlendirme ve Bilgilendirme Sistemi (TAD Portal) kullanılarak il müdürlüklerine başvuru yapılacak.</p>

<p>Gerçek veya tüzel kişiler tarafından tarım arazilerinin tarımsal veya tarım dışı amaçlı kullanım talepleri için arazinin belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde olması durumunda belediyelere, belediye ve mücavir alan sınırları dışında olması durumunda ise il özel idarelerine veya diğer plan yapma yetkisine sahip kuruluşlara başvurulacak.</p>

<p>Arazi incelemesi sonucu hazırlanan arazi etüt raporlarında tarımsal arazi kullanım bütünlüğünün bozulduğunun tespit edilmesi durumunda, talep reddedilecek ve konu, Toprak Koruma Kurulu gündemine alınmayacak.</p>

<p><strong>BAĞ EVİ İÇİN 5 DÖNÜM ŞARTI GETİRİLDİ</strong></p>

<p>Yeni yönetmelikte "bağ evi" tanımı netleştirilerek inşaat koşulları ağırlaştırıldı. Bir parselde sadece tek bir evin yapılmasına izin verilirken, bir aile aynı bölgede yalnızca bir kez bağ evi yapma hakkına sahip olacak.</p>

<p>Bağ evi inşaatı için en az 5 dönüm arazi büyüklüğü aranacak. Yapı alanı 30 metrekareyi geçemeyecek. Ancak 30 metrekare taban oturumlu ve iki katlı binalara müsaade edilebilecek. Dikili tarım arazilerinde ise 30 metrekarelik bir bina için 1 dönümlük alan yeterli kabul edilecek.</p>

<p><strong>İZİNSİZ YAPILAR BİR AYDA YIKILACAK</strong></p>

<p>Tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunlu olacak. İzinsiz bütün yapıların yıkılması ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi gerektiği belediyelere veya il özel idarelerine bildirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlgili belediye veya il özel idaresi bir ay içinde yıkımı yapacak ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesini sağlayacak. Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, Bakanlıkça yıkılabilecek veya yıktırılabilecek.</p>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/resmi-gazetede-yayimlandi-hobi-bahceleri-yikilacak</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/bdturkey-com/uploads/2026/04/hobibahcesi2.jpg" type="image/jpeg" length="15720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elektrik ve doğal gaz zammı enflasyonu ne kadar yukarı çekecek?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/elektrik-ve-dogal-gaz-zammi-enflasyonu-ne-kadar-yukari-cekecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/elektrik-ve-dogal-gaz-zammi-enflasyonu-ne-kadar-yukari-cekecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektrik ve doğal gaz fiyatlarına yapılan zamların nisan ayında enflasyonuna doğrudan etkisi hesaplanırken, uzmanlar, kademeli tarife ve dolaylı etkilerle bu etkinin daha yüksek olabileceğine işaret ediyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Elektrik ve doğal gaz fiyatlarına yapılan zam sonrası enflasyona etkileri de merak ediliyor.</p>

<p>Mesken abonelerine yapılan ortalama yüzde 25 zam ile elektriğin ardından doğal gazda da haneler için kademeli fiyatlandırma sistemine geçildi. Yeni sistem ile yüksek tüketimli haneler zamlı normal tarifeye kıyasla yüzde 70 daha yüksek fiyatla doğal gaz alacak.</p>

<p>Doğal gaz başta olmak üzere fiyatlara zam yapılması enflasyonu artırırken, sübvansiyonların bütçe üzerindeki yükünü azaltacak.</p>

<p><strong>Enflasyona etkisi kaç puan?</strong></p>

<p>Reuters’ın haberine göre, elektrik ve doğal gaz zammının nisan ayında enflasyon üzerinde doğrudan 0,6 puan yükseltici etkisi olacak. Hesapları yapan uzmanlar, kademeli tarife nedeniyle doğrudan etkinin bu rakamdan bir miktar daha fazla gerçekleşebileceğini ve zammın dolaylı etkileri de olacağını belirtiyorlar.</p>

<p>Enflasyon sepetinde hane elektrik fiyatının yüzde 1,27, doğal gaz fiyatının yüzde 1,08 ağırlığı bulunuyor.</p>

<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) cuma akşamı yaptığı açıklamaya göre, BOTAŞ hanelerde kullanılan doğal gaz satış fiyatını ortalama yüzde 25 artırdı.</p>

<p>BOTAŞ ayrıca doğal gaz fiyatını sanayi tüketicileri için ortalama yüzde 18.6, elektrik üretim santralleri için ise ortalama yüzde 19,4 artırdı.</p>

<p>Elektrik üretim ve dağıtım maliyetlerinde yaşanan artış nedeniyle nihai elektrik perakende satış fiyatlarında mesken abone grubu için yüzde 25, alçak gerilimden bağlı kamu ve özel hizmetler sektörü abone grubu için yüzde 17.5, orta gerilimden bağlı sanayi abone grubu için yüzde 5.8 ve orta gerilimden bağlı tarımsal faaliyetler abone grubu için yüzde 24,8 artış yapıldı.</p>

<p><strong>Uzun süredir planlanıyordu</strong></p>

<p>Türkiye'de hanelerin tükettiği elektrik ve doğal gaz sübvansiyonlu satılırken, hükümet uzun süredir bütçe üzerinde ağır yük yaratan sübvansiyonu azaltmanın ve tüketim desteklerini daha hedefli şekilde gerçekleştirmenin yollarını arıyor.</p>

<p>Elektrikte yüksek tüketim yapan hanelere daha yüksek tarifeden satış yapılması sistemine 2022 yılında geçildi. Doğal gazda il bazında kademeli tüketim sistemine geçilmesi en az bir yıldır planlanıyordu.</p>

<p>Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar'ın önceki açıklamalarına göre, konutlarında doğal gaz kullanan abonelerin yüzde 12-13'ü belirtilen eşiklerin üzerinde tüketim yaptığı için yüksek tarifeden fiyatlandırılacak.</p>

<p>Tükettiği doğal gazın neredeyse tamamını ithal eden Türkiye, bunu ağırlıklı olarak <a href="https://www.ekonomim.com/finans/petrol/brent-petrol" rel="nofollow" target="_blank" title="petrol">petrol</a> fiyatına endeksli şekilde, bir kısmını da uluslararası spot piyasada oluşan anlık fiyatlarla gerçekleştiriyor. Şu anki</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran Savaşı gibi jeopolitik gelişmeler ithalat fiyatlarının keskin şekilde artmasına yol açarken, bu fiyatlar genelde hanelere yansıtılmıyor ve bütçeye yük yaratıyordu.</p>

<p>Bayraktar'ın önceki açıklamalarına göre, geçen yıl elektrik ve doğal gaz destekleri için yaklaşık 650 milyar lira harcama yapıldı.</p>

<p>Kademeli fiyatlama sistemine geçilmesiyle birlikte bu yıl destekler için geçen yılın yarısından az bir tutar olan 305 milyar lira ayrılırken, İran savaşı nedeniyle <a href="https://www.ekonomim.com/sektorler/enerji" rel="nofollow" target="_blank" title="enerji">enerji</a> fiyatlarındaki artışın kalıcı olması halinde bu tutarın artacağına kesin gözüyle bakılıyor.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/elektrik-ve-dogal-gaz-zammi-enflasyonu-ne-kadar-yukari-cekecek</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/08/enflasyon-19.webp" type="image/jpeg" length="38732"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çalışanların gelecek kaygısı: Türkiye’de para değil, borç birikiyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/calisanlarin-gelecek-kaygisi-turkiyede-para-degil-borc-birikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/calisanlarin-gelecek-kaygisi-turkiyede-para-degil-borc-birikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.dunya.com/kose-yazisi/calisanlarin-gelecek-kaygisi-turkiyede-para-degil-borc-birikiyor/820596" rel="nofollow"><strong>Özgür Erdursun'un yazısı:</strong></a></p>

<p>Türkiye’de çalışma hayatının en belirgin gerçeği artık ge­çim sıkıntısından öteye geçmiş durumda. Bugün milyonlarca ça­lışan için asıl mesele, yalnızca bugünü kurtarmak değil; yarını nasıl yaşayacağını bilememek.</p>

<p>2026 yılının ilk üç ayında açık­lanan enflasyon verileri bu tablo­yu net biçimde ortaya koyuyor:</p>

<p>* Ocak: %4,84</p>

<p>* Şubat: %2,96</p>

<p>* Mart: %1,94</p>

<p>■ Üç aylık toplam enflasyon: %10,04</p>

<p>Önümüzdeki Nisan, Mayıs ve Haziran ayı verileriyle birlikte bu oranın daha da artması bek­lenirken, mevcut projeksiyonlar:</p>

<p>* <strong>SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yaklaşık %15 civarında</strong></p>

<p>* <strong>Memur ve memur emekli­leri için %10–11 bandında bir emekli maaş artışına işaret ediyor.</strong></p>

<p>Öte yandan, yılbaşında artırı­lan asgari ücretin yıl ortasında yeniden artırılmayacağı yönün­deki açıklamalar, sabit gelirli ke­simin enflasyon karşısında daha da zorlanacağını gösteriyor.</p>

<h3><strong>Enflasyon başka, hayat pahalılığı başka</strong></h3>

<p>Resmi enflasyon verileri ücret artışlarının temel belirleyicisi olsa da, vatandaşın günlük hayat­ta karşılaştığı fiyat artışları farklı bir gerçekliğe işaret ediyor.</p>

<p>Özellikle:</p>

<p>* Kira</p>

<p>* Gıda</p>

<p>* Enerji</p>

<p>* Ulaşım</p>

<p>* Eğitim, sağlık, gi­yim gibi temel harcama kalemlerinde artışlar, çoğu zaman açıklanan enflasyonun üzerinde gerçekleşiyor.</p>

<p>■ Bu nedenle ortaya çıkan durum açık: Gelir­ler artıyor gibi görünse de, satın alma gücü düş­meye devam ediyor</p>

<h3><strong>Ülkemizde geçim modeli değişti: Maaş + borç</strong></h3>

<p>Gelirlerin yetersiz kaldığı bu ortamda çalışanların büyük bö­lümü için finansal denge şu şekil­de kuruluyor:</p>

<p>* Maaş › temel ihtiyaçlar</p>

<p>* Yetmeyen kısım › Kredi kar­tı, Tüketici kredisi, Kredili mev­duat hesapları</p>

<p><strong>Bugün milyonlarca kişi için: </strong>› <strong>Geçim, maaşla değil borçla tamamlanıyor</strong></p>

<p>Bu da geçici değil, kalıcı hale gelmiş bir ekonomik davranış bi­çimine dönüşmüş durumda.</p>

<h3><strong>Birikim değil, borç büyüyor</strong></h3>

<p>Ekonomik sistemin sağlık­lı işlemesi için bireylerin gelir­lerinden tasarruf ederek gelece­ğe hazırlanması beklenir. Ancak Türkiye’de tablo tersine dönmüş durumda:</p>

<p>* Tasarruf oranları düşük</p>

<p>* Acil durum birikimi sınırlı</p>

<p>* Gelirin önemli kısmı borç ödemeye gidiyor</p>

<p><strong>Hatta birçok çalışan için toplam borç: </strong>› <strong>3–4 yıllık maa­şına yaklaşan seviyelere ula­şabiliyor</strong></p>

<p>› <strong>Bu da şu anlama geliyor: Çalışanlar geleceğe yatırım yapamıyor, geçmiş borçlarını kapatmaya çalışıyor</strong></p>

<h3><strong>Emeklilik: Güvence değil, yeni bir mücadele dönemi</strong></h3>

<p>Çalışma hayatı boyunca biri­kim yapamayan birey için emek­lilik teorik olarak bir güvence sunmalıdır. Ancak pratikte:</p>

<p>* Emekli aylıkları düşük</p>

<p>* Tek başına yeterli değil</p>

<p>* Ek gelir ihtiyacı kaçınılmaz</p>

<p>Türkiye’de emeklilerin büyük bölümü:</p>

<p>* Kira geliri olmadan</p>

<p>* Finansal yatırım geliri olmadan</p>

<p>* Sadece emekli aylığıyla ya­şamaya çalışıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bu nedenle ülkemizde emeklilik: Dinlenme değil, ge­çim mücadelesinin devam et­tiği bir dönem haline geliyor</strong></p>

<h3><strong>Toplu para beklentisi de zayıf</strong></h3>

<p>Emeklilik öncesi alınması bek­lenen toplu ödemeler de çoğu ça­lışan için yeterli değil:</p>

<p>* Kamu çalışanlarında emekli ikramiyesi mevcut</p>

<p>* Özel sektörde kıdem tazmi­natı teorik olarak var</p>

<p><strong>Ancak:</strong></p>

<p>* İş güvencesi zayıf</p>

<p>* Çalışma süreleri kesintili</p>

<p>* Kıdem tazminatına erişim sınırlı</p>

<p>* Alınan tutar enflasyon karşı­sında hızla eriyor</p>

<p><strong>Sonuç: </strong>Toplu ödemeler kalıcı bir güvence yaratmıyor</p>

<h3><strong>Gelecek kaygısı </strong><strong>neden bu kadar yaygın?</strong></h3>

<p>Ortaya çıkan tabloyu net bi­çimde özetleyebiliriz:</p>

<p>* Gelirler enflasyon karşısın­da eriyor</p>

<p>* Tasarruf yapmak zorlaşıyor</p>

<p>* Borçluluk yaygınlaşıyor</p>

<p>* Emeklilik geliri yetersiz ka­lıyor</p>

<h3><strong>Bu koşullar altında milyonlarca kişi için ortak duygu: Gelecek kaygısı</strong></h3>

<p>› Bu kaygı artık yalnızca düşük gelir grubunun değil, orta gelir grubunun da temel sorunu haline gelmiş durumda</p>

<p>› Asıl kırılma noktası: Gelir ya­vaş, gider hızlı artıyor</p>

<p>Bugünün ekonomik yapısında­ki en kritik sorunlardan biri şu­dur: Ücretler yılda 1 kez artıyor</p>

<p><strong>Ancak:</strong></p>

<p>* Elektrik</p>

<p>* Doğalgaz</p>

<p>* Gıda ve birçok kalemde gi­derler daha kısa aralıklarla ve yüksek oranlarda artabiliyor.</p>

<p>Bu da çalışanı sürekli olarak: “Yetişmeye çalıştığı ama hiçbir zaman yakalayamadığı bir eko­nomik döngüye” sokuyor.</p>

<h3><strong>Sürdürülebilir bir gelecek için nasıl bir model gerekiyor?</strong></h3>

<p>Türkiye’de çalışanların yaşadığı gelecek kaygısı, bireysel tercihler­den çok sistemin yapısıyla ilgilidir. Bu nedenle çözüm de bireysel de­ğil, yapısal olmak zorundadır.</p>

<p><strong>Bugün ortaya çıkan tablo açık:</strong></p>

<p>› Gelirlerin yetersiz kaldığı, tasarrufun mümkün olmadığı ve emekliliğin güvence sunmadığı bir yapı sürdürülebilir değildir.</p>

<p><strong>Bu yapının sürdürülebilir hale gelmesi için üç temel dö­nüşüm gereklidir:</strong></p>

<p>■ <strong>Gelirlerin gerçek anlamda korunması</strong></p>

<p>Ücret artışları yalnızca açıkla­nan enflasyona göre değil, gerçek yaşam maliyetine göre belirlen­melidir. Sabit gelirli kesim için yıl içinde birden fazla güncelle­me mekanizması oluşturulma­dan, alım gücündeki erime dur­durulamaz.</p>

<p>■ <strong>Tasarrufu mümkün kılan bir ekonomik yapı</strong></p>

<p>Çalışanların küçük de olsa dü­zenli birikim yapabilmesi sağlan­malıdır. Bunun için:</p>

<p>* Gelir–gider dengesi iyileşti­rilmeli</p>

<p>* Tasarrufu teşvik eden sis­temler güçlendirilmeli</p>

<p>* Finansal araçlara erişim ko­laylaştırılmalıdır</p>

<p>Tasarrufun lüks değil, ulaşıla­bilir bir alışkanlık haline gelme­si gerekir.</p>

<p>■ <strong>Emekliliğin gerçek bir gü­venceye dönüşmesi</strong></p>

<p>Emeklilik sistemi, çalışanların yaşam standardını koruyacak şe­kilde yeniden kurgulanmalıdır. Emekli aylıkları tek başına yeter­li olmalı, ek gelir arayışı zorunlu­luk olmaktan çıkarılmalıdır.</p>

<h3><strong>Borç odaklı değil, gelir odaklı bir ekonomi</strong></h3>

<p>Ekonomik büyüme borçlanma üzerinden değil, gelir artışı ve verimlilik üzerinden sağlanma­lıdır. Hanehalkının finansal da­yanıklılığı artırılmadan, bu dön­gü kırılmaz.</p>

<h3><strong>Son söz</strong></h3>

<p>Bugün Türkiye’de milyonlarca insan:</p>

<p>* Çalışırken geçinmekte zor­lanıyor</p>

<p>* Geleceği için birikim yapa­mıyor</p>

<p>* Emeklilikte nasıl yaşayaca­ğını bilmiyor</p>

<p>Bu tablo bireysel değil, siste­mik bir sorundur.</p>

<p>Ve asıl mesele şudur: Çalışanın sadece bugünü değil, yarını da kazanabildiği bir düzen kurmak</p>

<p>Bu sağlanmadığı sürece:</p>

<p>* Borçluluk artmaya</p>

<p>* Tasarruf azalmaya</p>

<p>* Gelecek kaygısı büyümeye devam edecektir.</p>

<p>Ancak doğru kurgulanmış bir sistemde: Çalışan yalnızca geçin­mez, geleceğini de inşa edebilir.</p>

<p><strong>Özgür Erdursun-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/calisanlarin-gelecek-kaygisi-turkiyede-para-degil-borc-birikiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/01/istanbul.jpg" type="image/jpeg" length="32304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ENAG kurucusundan uyarılar: 'İflaslar artabilir']]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/enag-kurucusundan-uyarilar-iflaslar-artabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/enag-kurucusundan-uyarilar-iflaslar-artabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) Kurucusu Prof. Dr. Veysel Ulusoy, Türkiye ekonomisindeki tabloya ve gelecek beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://turkinform.com.tr/enag-kurucusundan-korkutan-uyari-o-gunleri-artik-mumla-arayacagiz" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Turk Inform'un haberi:</strong></span></a></p>

<p>Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) Kurucusu, Boston College Öğretim Üyesi ve Harvard Üniversitesinde ders veren Prof. Dr. Veysel Ulusoy, Türkiye ekonomisindeki son gelişmeleri değerlendirdi. Enerji fiyatlarındaki artışın piyasalara yansımasını "roket ve tüy" etkisi olarak tanımlayan Ulusoy; cari açığın büyüyeceğini, döviz ihtiyacının artacağını ve iflasların hızlanabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Fiyatların aylık yüzde 3 ila 5 bandında artmasının ağır bir tablo yarattığını belirten Ulusoy, mevcut duruma ve ekonomik beklentilere dair şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>"VATANDAŞ ARTIK FİLEYİ NASIL KÜÇÜLTECEĞİNİ DÜŞÜNÜR HALE GELDİ"</strong></p>

<p>"Bugün pazarda gördüğümüz sebze fiyatları aslında sadece bir başlangıç. Vatandaş artık fileyi doldururken değil, fileyi nasıl küçülteceğini düşünür hale geldi. Bu çok ağır bir değişim. Sorunun önemli bir kısmı uzun süredir biriken yapısal tercihlerden kaynaklanıyor. Tarım yıllardır adeta üvey evlat muamelesi gördü. Üretici yeterince desteklenmedi, planlama yapılmadı, maliyetler kontrol altına alınamadı. Üstüne bir de dövize bağımlı girdi yapısı eklenince, her kur hareketi doğrudan sofraya yansır hale geldi."</p>

<p><strong>"İYİ GÜNLER DEDİĞİMİZ DÖNEM GERÇEKTEN GERİDE KALABİLİR"</strong></p>

<p>"Gelir tarafında ise insanlar aynı hızla korunamıyor. Maaşlar artıyor gibi görünse de gerçek hayatta karşılığı giderek zayıflıyor. İnsanlar artık sadece daha az tüketmiyor; aynı zamanda daha düşük kaliteye yönelmek zorunda kalıyor. Bu da sadece ekonomik değil, sosyal bir mesele haline geliyor. Eğer bu tabloyu değiştirecek güçlü ve uzun vadeli politikalar uygulanmazsa, vatandaş için önümüzdeki dönem daha zor geçecek. Bugün yaşananlar, aslında bir uyarı. Ve maalesef, bu uyarıyı yeterince ciddiye almazsak, “İyi günler” dediğimiz dönem gerçekten geride kalabilir."</p>

<p><strong>"TÜRKİYE EKONOMİSİ YAKLAŞIK 8-10 YILDIR AĞIR BİR DURGUNLUK İÇİNDE"</strong></p>

<p>"Aslında “Son 3-4 yıl” demek meseleyi olduğundan daha dar gösterir. Türkiye ekonomisi yaklaşık 8-10 yıldır, tarihsel ölçekte oldukça ağır bir durgunluk ve refah kaybı sürecinin içinde. Bu, klasik bir krizden ziyade, uzun süredir biriken ve derinleşen bir ekonomik aşınma. Bu noktaya gelirken en temel sorunlardan biri, sanayi politikaları ile ekonomik kalkınma hedefleri arasında sağlıklı bir uyumun kurulamaması oldu. Türkiye uzun süredir üretimi ikinci plana itti. Sanayileşmeyi stratejik öncelik haline getiren ülkelerle aramızdaki mesafe bu yüzden giderek açıldı. Üretim yapısı dönüşmeden büyüme hedeflendi; ancak katma değer yaratmayan, dışa bağımlılığı azaltmayan bir yapı içinde bu büyüme sürdürülebilir olamadı. Ekonomi bu nedenle daha kırılgan hale geldi."</p>

<p><strong>"TOPLUMUN GENİŞ KESİMLERİ İÇİN HİSSEDİLEN GERÇEKLİK YOKSULLAŞMA OLDU"</strong></p>

<p>"Son 15-20 yılda benzer gelişmekte olan ülkelerin birçoğu ulusal gelirlerini birkaç kat artırırken, Türkiye bu yarışta geride kaldı. Bizde ise çok daha çarpıcı bir tablo ortaya çıktı: Kağıt üzerinde büyüme rakamları görülse bile, toplumun geniş kesimleri için hissedilen gerçeklik yoksullaşma oldu. Alım gücü eridi, orta sınıf zayıfladı ve insanlar geçmişe göre daha zor bir hayat standardını sürdürmek zorunda kaldı. Para politikası tarafında ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bağımsızlığının zayıflaması kritik bir kırılma yarattı. Parasal kararların giderek siyasi önceliklere endekslenmesi, piyasa beklentilerini bozdu. Bu durum, para ve maliye politikası arasındaki koordinasyonu da ciddi şekilde zedeledi. Oysa sağlıklı bir ekonomide bu iki alanın birbirini tamamlaması gerekirken, bizde çoğu zaman birbirini nötralize eden bir yapı oluştu."</p>

<p><strong>"ÇÖZÜM ÜRETİM ODAKLI BİR KALKINMA ANLAYIŞINA GERİ DÖNÜLMESİDİR"</strong></p>

<p>"Maliye politikası tarafında da benzer bir sorun var. Kamu harcamalarının önemli bir kısmı, verimlilik analizi yapılmadan, uzun vadeli getirisi hesaplanmadan hayata geçirildi. Kaynakların üretken alanlara yönlendirilmesi yerine, kısa vadeli etkiler yaratan ancak kalıcı değer üretmeyen harcamalar ön plana çıktı. Bu da hem bütçe disiplinini zorladı hem de büyümenin kalitesini düşürdü. Sonuç olarak bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; sadece enflasyon, işsizlik ya da hayat pahalılığı meselesi değil. Bu, üretimden uzaklaşmanın, kurumsal zayıflamanın ve politika koordinasyonunun bozulmasının bir sonucu. Ve bu yüzden çözüm de kısa vadeli değil; yeniden güvenin tesis edildiği, kurumların bağımsız çalıştığı ve üretim odaklı bir kalkınma anlayışına geri dönülen bir dönüşüm gerektiriyor."</p>

<p><strong>"ENERJİ FİYATLARI YÜKSELDİKÇE ROKET VE TÜY ETKİSİ DEVREYE GİRECEK"</strong></p>

<p>"Orta Doğu’daki savaşın etkisi sadece dış şokla sınırlı değil, asıl mesele Türkiye ekonomisinin buna ne kadar hazır olduğu. Ne yazık ki son yıllar bu direncin zayıf olduğunu gösterdi. Sağlam bir mali yapı ve öngörülebilir politikalar olmadan bu tür dalgalanmalar ekonomide daha derin izler bırakıyor. Enerji fiyatları yükseldikçe “Roket ve tüy” etkisi devreye girecek. Fiyatlar hızla artacak ama aynı hızla düşmeyecek. Bu da enerji maliyetlerinin kalıcı olarak yüksek kalmasına yol açacak. Enerji fiyatlarındaki her artış üretimden ulaştırmaya, gıdadan hizmetlere kadar tüm maliyet zincirine yayılacak ve enflasyon üzerinde kalıcı bir baskı oluşturacak."</p>

<p><strong>"FİRMALARIN PLAN YAPMASI ZORLAŞACAK VE İFLASLAR ARTACAK"</strong></p>

<p>"Kur tarafında da zor bir denge var. Kur artarsa ihracatçı avantajlı gibi görünür, ancak Türkiye’de üretim büyük ölçüde ithal girdiye bağlı olduğu için maliyetler de aynı anda yükselecek. Bu nedenle göreceli maliyet avantajı zayıflayacak. Kur baskılanırsa, bu kez ihracat gücü gerileyecek ve cari açık büyüyecek. Her iki durumda da belirsizlik artacak, firmaların plan yapması zorlaşacak ve iflaslar artacak. Artan enerji faturası cari açığı büyütecek, döviz ihtiyacı artacak ve kur üzerindeki baskı güçlenecek. Bu da maliyetleri daha oynak hale getirecek ve fiyat oluşumunu zorlaştıracak. Sonuçta bu tablo vatandaşın günlük hayatına doğrudan yansıyacak. Gıda fiyatları artacak, gıdaya erişim daha pahalı ve daha zahmetli hale gelecek. İnsanlar aynı ürüne ulaşmak için daha fazla gelir ve daha fazla çaba harcamak zorunda kalacak."</p>

<p><strong>"ENFLASYON BİR SÜREDİR YAPIŞKAN HALE GELDİ"</strong></p>

<p>"OVP’de yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 16, Merkez Bankası’nın tahmin aralığı yüzde 15-21. Ancak sahadaki gerçeklikle bu hedefler arasında ciddi bir kopukluk var. ENAG ile TÜİK verileri arasındaki makas da bunu açıkça gösteriyor. Biz enflasyonun bir süredir ‘yapışkan’ hale geldiğini söylüyoruz. Üç haneli enflasyon dönemlerinin ardından fiyatların hâlâ aylık yüzde 3 ila 5 bandında artması, zaten başlı başına çok ağır bir tablo. Bu seviyelerde bir aylık artış, yıllıkta çok ciddi bir baskı anlamına gelir. Daha da önemlisi, son dönemde enflasyonda yeniden yukarı yönlü bir hareketin başladığını görüyoruz. Yani mesele sadece yüksek enflasyon değil, aynı zamanda yeniden ivme kazanan bir fiyat artışı süreci. Bu da dezenflasyon sürecinin kırılganlığını açıkça ortaya koyuyor."</p>

<p><strong>"VATANDAŞ İÇİN SORUN YARIN AYNI ÜRÜNÜ HANGİ FİYATTAN ALACAĞIM SORUSU"</strong></p>

<p>"Önümüzdeki dönemde özellikle gıda, kira, enerji ve hizmet kalemlerinde artışlar devam edecek. Fiyatlama davranışları bozulmuş durumda. Beklentiler tam olarak kontrol altına alınabilmiş değil. Kur geçişkenliği, enerji maliyetleri ve kamu fiyat ayarlamaları da bu süreci besleyecek. Benim değerlendirmem şu: yıl sonu enflasyonu resmi hedeflerin belirgin şekilde üzerinde gerçekleşecek. Üstelik mesele sadece oran değil. Enflasyon artık hayatın içine yerleşmiş durumda. Vatandaş için sorun “enflasyon kaç” değil, “yarın aynı ürünü hangi fiyattan alacağım” sorusuna cevap verememek. Kısacası, enflasyon düşmüyor, şekil değiştirerek devam ediyor. Ve şu an gördüğümüz, bu sürecin yeniden hızlanmaya başladığıdır."</p>

<p><strong>"AÇIKLANAN VERİLERLE VATANDAŞIN HİSSETTİĞİ ARASINDA FARK VAR"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bugün Türkiye’nin en can yakıcı üç sorunu, aslında birbirini besleyen ve aynı kökten gelen yapısal problemler. Birincisi, veri güvenilirliği meselesi. Ekonomide doğru teşhis koyabilmek için doğru veriye ihtiyaç vardır. Eğer açıklanan verilerle vatandaşın günlük hayatta hissettiği gerçeklik arasında ciddi bir fark varsa, bu sadece teknik bir sorun değildir, aynı zamanda güven krizidir. Güvenin zayıfladığı bir ekonomide beklentiler bozulur, karar alma süreçleri aksar ve politikaların etkinliği ciddi şekilde azalır."</p>

<p><strong>"ÜCRETLER ARTIYOR GİBİ GÖRÜNSE DE ENFLASYON KARŞISINDA ERİYOR"</strong></p>

<p>"İkincisi, ücretlerin yaşam maliyetinin gerisinde kalmasıdır. Bugün geniş kesimler için mesele artık “Ne kadar kazanıyorum” değil, “ne kadarını kaybediyorum” sorusudur. Ücretler artıyor gibi görünse de enflasyon karşısında eriyor ve insanları adeta açlık sınırına yakın bir yaşam standardına mahkûm eder hale geliyor. Bu durum sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir sorun yaratıyor. Üçüncüsü ise kurumsal yapı ve toplumsal zeminle ilgili. Ekonomik istikrar, sadece teknik politikalarla değil, güçlü kurumlar, hukukun üstünlüğü ve öngörülebilir bir sistemle mümkündür. Bu alanlarda yaşanan zayıflama, yatırım ortamını bozar, üretim kararlarını geciktirir ve toplumda genel bir güvensizlik hissi yaratır. Bu da ekonomik sorunları daha da derinleştirir."</p>

<p><strong>"KALICI BİR EKONOMİK İYİLEŞME MÜMKÜN DEĞİLDİR"</strong></p>

<p>"Çözüm önerileri de aslında bu sorunların içinde saklı. Öncelikle veri üretiminde şeffaflık ve güven yeniden tesis edilmelidir. İkinci olarak ücret politikaları, enflasyonun gerisinde kalan değil, yaşam maliyetini dikkate alan bir yapıya kavuşturulmalıdır. Üçüncü ve en önemlisi ise kurumsal güvenin yeniden inşa edilmesidir. Hukukun üstünlüğü, bağımsız kurumlar ve öngörülebilir politikalar olmadan kalıcı bir ekonomik iyileşme mümkün değildir."</p>

<p><strong>"HER ŞİKAYETİ TAMAMEN DIŞ KOŞULLARA BAĞLAMAK EKSİK OLUR"</strong></p>

<p>"Reel sektörün yaşadığı sıkıntılar gerçek ve ciddi. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken bir başka boyut daha var. Bugün yaşanan durum sadece dışsal maliyet baskılarının sonucu değil, aynı zamanda geçmişteki politika tercihlerinin yarattığı bir davranış kalıbının sonucu. Uzun bir dönem boyunca reel sektör, kolay ve politik olarak yönlendirilen krediye erişti.</p>

<p>Düşük faiz ortamı, KKM gibi uygulamalar, baskılanmış döviz kuru ve yüksek enflasyonun yarattığı nominal kârlılık, firmaların önemli bir kısmını disiplinli finansal yönetimden uzaklaştırdı. Verimlilik yerine finansal genişlemeye dayalı bir rahatlama oluştu. Bu süreçte birçok firma, gerçek anlamda rekabet gücünü artırmak yerine, enflasyonun ve kur dinamiklerinin sağladığı geçici avantajlarla büyüdü. Bu da bir tür “alışkanlık” yarattı. Şimdi bu koşullar ortadan kalkarken, yani finansman zorlaşırken ve maliyetler daha görünür hale gelirken, reel sektörün bu yeni gerçeklikle yüzleşmesi gerekiyor. Dolayısıyla bugün yaşanan sıkıntıların bir kısmı yapısal ve kaçınılmaz. Ancak bir kısmı da geçmişteki bu rahat dönemin yarattığı bir adaptasyon sorunu. Bu nedenle her şikâyeti tamamen dış koşullara bağlamak eksik olur. Bazı durumlarda, fırsatçılık ve alışılmış kolaylıkların kaybına verilen tepkiyi de görüyoruz."</p>

<p><strong>"TÜRKİYE AVRUPA'DAN TAMAMEN DIŞLANMAYACAK ANCAK PAYI DARALACAK"</strong></p>

<p>"Buna evet ya da hayır demek kolay değil.</p>

<p>Uluslararası ticaret son derece dinamik bir süreçtir ve dengeler hızla değişir. Ancak şunu net söylemek gerekir ki Türkiye, özellikle Avrupa pazarında göreli avantajlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya. AB’nin Hindistan gibi büyük ekonomilerle serbest ticaret anlaşmaları yapması, Türkiye açısından rekabet koşullarını zorlaştırır. Çünkü Türkiye Gümrük Birliği içinde olmasına rağmen bu tür anlaşmalara otomatik olarak dahil olamaz. Bu da aynı pazarda daha dezavantajlı koşullarda rekabet etmek anlamına gelir. Buna bir de “Made in Europe” yaklaşımı eklenince, Avrupa’nın üretimi kendi içinde tutma ve tedarik zincirlerini yeniden yapılandırma eğilimi güçleniyor. Bu durum Türkiye’nin yıllardır sahip olduğu coğrafi yakınlık avantajını da aşındırıyor. Ancak mesele sadece dış gelişmeler değil. Türkiye’nin kendi içinde yaşadığı maliyet artışları, kur dengesizlikleri ve üretim yapısındaki sorunlar da rekabet gücünü zayıflatıyor. Özellikle ithal girdiye bağımlı üretim yapısı nedeniyle, kur hareketleri beklenen ihracat avantajını tam olarak yaratamıyor. Önümüzdeki dönemde şu olacak: Türkiye Avrupa’dan tamamen dışlanmayacak, ancak payı daralacak. Rekabet daha sert hale gelecek. Daha düşük maliyetle ve daha yüksek kaliteyle üretim yapan ülkeler öne çıkacak."</p>

<p><strong>"TÜRKİYE ARTIK DEMOKRATİK EKONOMİLERLE ANILMIYOR"</strong></p>

<p>"Türkiye artık dışarıdan bakıldığında klasik anlamda demokratik bir ülke olarak görülmüyor. Bu, akademik çevrelerde ve genel kamuoyunda oldukça yaygın bir kanaat haline gelmiş durumda. Türkiye giderek kurallarla işleyen bir sistemden, karar vericilerin tercihleriyle şekillenen bir yapıya dönüşmüş olarak değerlendiriliyor. Kurumların bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü ve veri güvenilirliği ciddi şekilde sorgulanıyor. Daha da önemlisi, Türkiye artık demokratik ekonomilerle değil, daha çok otoriter yönetişim yapısına sahip ülkelerle benzer bir eksende anılıyor. Yolsuzluk ve kaynak tahsisinde şeffaflık eksikliği de bu algıyı güçlendiriyor ve sistematik bir sorun olarak görülüyor. Ancak esasında dışarıdan nasıl bakıldığı tek başına belirleyici değildir. Asıl önemli olan, kendi insanımızın ne düşündüğü ve ne yaşadığıdır. Yüksek enflasyon altında, giderek daha otoriter bir sürece kayan bir ekonomik ve siyasi yapı içinde, uzun süreli bir ekonomik buhranın yükünü taşıyan nesiller var. Bu nesillerin geleceği açısından, bu sorunları açıkça dile getirmek ve bu düşünceye ses vermek bir tercih değil, bir sorumluluktur."</p>

<p><strong>Turk Inform</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/enag-kurucusundan-uyarilar-iflaslar-artabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/12/turkiye-ekonomi.webp" type="image/jpeg" length="79214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Peşin fiyatlandırma anlaşmalarının önemi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/pesin-fiyatlandirma-anlasmalarinin-onemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/pesin-fiyatlandirma-anlasmalarinin-onemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesi, “Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı” uygulamalarına ilişkin düzenlemeleri kapsamaktadır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Buna göre, bir şirketin ilişkili kişilerle (grup şirketleri ile) emsallere uygunluk ilkesine aykırı şekilde mal veya hizmet alım ya da satımı yapması durumunda, söz konusu kazançların (tamamen veya kısmen) örtülü olarak dağıtılmış olduğu kabul edilmekte ve buna bağlı olarak ilave vergi ve cezalar uygulanmaktadır. Söz konusu düzenleme temelde, ilişkili kişilerle gerçekleştirilen işlemlerde uygulanan fiyatın emsallere uygunluk ilkesine göre belirlenmesini gerektirmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Transfer fiyatlandırmasıyla ilgili düzenlemelerin yürürlüğe girmesinin ardından yapılan bir mevzuat değişikliğiyle birlikte, kurumlar vergisi mükelleflerine grup içi işlemleri için Peşin Fiyatlandırma Anlaşması’na (bundan böyle “PFA” olarak anılacaktır) başvurma imkânı tanınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Genel anlamda PFA, mükellef ile Vergi İdaresi’nin grup içi işlemler için uygulanacak transfer fiyatlandırması yöntemini ileriye dönük olarak müzakere etmesine imkân tanıyan bir anlaşmadır. Söz konusu anlaşmanın şirketler açısından temel avantajı, anlaşma süresi boyunca transfer fiyatlandırması açısından vergi incelemesine tabi tutulmamaktır. Türkiye’de faaliyet gösteren çeşitli şirketler, temel olarak aşağıdaki nedenlerle PFA’ya ilgi göstermekte ve başvuruda bulunmaktalardır:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">Vergi idaresi ile transfer fiyatlandırmasıyla ilgili sorunların önceden çözümlenmesi,</li>
 <li style="text-align: justify;">Vergi incelemelerinden ve bu incelemelerle ilişkili zaman ve maliyetlerden kaçınmak,</li>
 <li style="text-align: justify;">Vergi idaresinin mevcut vergi uygulamalarına ilişkin daha yüksek düzeyde kesinlik sağlamak,</li>
 <li style="text-align: justify;">Çifte vergilendirmeden ve cezai yaptırımlardan kaçınmak,</li>
 <li style="text-align: justify;">Vergi sonrası grup kârlılığını en üst düzeye çıkarmak.</li>
</ul>

<p style="text-align:justify">PFA’nın azami süresi beş yıldır ve anlaşmanın imzalandığı mali yılda uygulanmaya başlamaktadır. Ayrıca peşin fiyatlandırma anlaşması başvurusu ücretsizdir.</p>

<p style="text-align:justify">Genel anlamda, Peşin Fiyatlandırma Anlaşmaları vergi idareleri tarafından incelenmesi gerekebilecek karmaşık grup içi işlemler için en etkili çözüm mekanizmasıdır. Öte yandan, fikri mülkiyet devri gibi, transfer fiyatlandırması yönteminin ve uygulamasının vergi incelemeleri sırasında eleştiriye açık olabileceği işlemler için de Peşin Fiyatlandırma Anlaşmaları kullanışlı bir araçtır.</p>

<p style="text-align:justify">PFA başvurusu ve sonrasındaki müzakere aşamaları zaman ve çaba gerektirse de PFA’nın sağladığı kesinlik birçok durumda bu çabaya değmektedir. Mükellefler Türkiye’de tek taraflı, iki taraflı veya çok taraflı (birden çok grup şirketinin ve Vergi İdaresi’nin dahil olduğu anlaşmalar) bir PFA başvurusunda bulunabilirler. Ancak, iki taraflı veya çok taraflı bir PFA’nın imzalanması, tek taraflı bir PFA’ya kıyasla daha fazla zaman almaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bir şirket Vergi İdaresi ile bir PFA imzaladığında, PFA kapsamında yer alan işlemler için yıllık transfer fiyatlandırması raporları hazırlamasına gerek yoktur; bunun yerine yıllık PFA raporları hazırlaması gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye’de ilk PFA 2011 yılında imzalanmıştır. Türk Vergi İdaresi, mükellefin kimliğini açıklamadan yeni bir PFA’nın imzalandığını resmî internet sitesinde duyurmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Peşin Fiyatlandırma Anlaşmalarının prosedürleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir:</p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>1. Başvurunun incelenmesi </strong></span></p>

<p style="text-align:justify">Peşin Fiyatlandırma Anlaşması başvuruları Vergi İdaresi tarafından incelemeye tabidir. Bu süreçte, başvurunun mevzuata uygun olup olmadığı ve gerekli tüm belgelerin tamamlanıp tamamlanmadığı değerlendirilir.</p>

<p style="text-align:justify">Vergi İdaresi ek belge veya bilgi talep etmesi durumunda, mükellefler eksik belgelerin sunulması için bilgilendirilirler.</p>

<p style="text-align:justify">İstenilen belgelerin tümünün sunulması, Vergi İdaresi tarafından başvurunun kabul edileceğini garanti etmemektedir. Mükellef tarafından sağlanan bilgi ve belgeler üzerinde analiz yaptıktan sonra Vergi İdaresi, başvuruyu değişiklik gerektirmeden veya değişiklik talep ederek kabul edebilir ya da başvuruyu reddedebilir.</p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>2. Analiz</strong></span><strong> </strong></p>

<p style="text-align:justify">Gerekli belgelerin sunulmasının ardından, Vergi İdaresi kullanılan yöntemleri, emsalleri ve diğer gereklilikler ile koşulları analiz eder. Vergi İdaresi’ne yapılan tek taraflı PFA başvuruları dokuz ay içinde sonuçlandırılırken, iki taraflı ve çok taraflı PFA başvuruları için bu süre 18 aydır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">PFA başvurularından sorumlu birim ile vergi incelemelerini yürüten Vergi İdareleri arasında doğrudan bir ilişki bulunmamaktadır. PFA müzakereleri, Vergi İdaresi bünyesinde ayrı bir ekip tarafından yürütülür.</p>

<p style="text-align:justify">Analiz aşamasında yapılan emsal bedel çalışmaları çoğunlukla uluslararası veri tabanları üzerinden gerçekleştirilmektedir. Ancak Vergi İdaresi bir takım diğer ulusal ve uluslararası kaynakları da kullanarak farklı emsal çalışmaları gerçekleştirebilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>3. Anlaşmanın sonuçlandırılması</strong></span></p>

<p style="text-align:justify">Analiz sürecinin ardından Vergi İdaresi’nin görüşüne ilişkin detayları içeren bir yazı hazırlanarak mükellefe gönderilir. Bu yazıda, Vergi İdaresi mükellefin ilişkili taraf işlemlerinden elde etmesi gerektiği kâr marjına ilişkin karşı teklifini belirtir.</p>

<p style="text-align:justify">Uygulamada, mükellefler bu teklif yazısını aldıktan sonra, dokümanda belirtilen anlaşma koşullarını ya kabul ederler ya da Vergi İdaresi tarafından belirtilen kâr marjı/fiyat/orandan farklı bir kâr marjı/fiyat/oran talep etmek amacıyla ek bir toplantı talep ederler.</p>

<p style="text-align:justify">Bu aşamada, mükellef ile Vergi İdaresi arasındaki müzakereler devam etmektedir. Müzakerelerin süresi genellikle, mükellefin ilk başvurudaki teklifi ile Vergi İdaresi’nin sunduğu teklif arasındaki farkın büyüklüğüne bağlıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Tüm şartlar ve koşullar üzerinde anlaşmaya varıldıktan sonra Peşin Fiyatlandırma Anlaşması imzalanmaktadır. Ancak, mükellef ve Vergi İdaresi bir anlaşmaya varamadığı için PFA’ya dönüşmeyen çok sayıda başvuru da bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>4. Yenileme</strong></span><strong> </strong></p>

<p style="text-align:justify">Mükelleflerin, beş senenin sonunda mevcut bir PFA’yı aynı şartlar ve koşullar ile yenileme seçeneği bulunmaktadır. Mükellefin sorumluluğu, mevcut PFA’nın hâlen piyasa koşullarıyla uyumlu olduğunu gösteren bilgi ve gerekli belgeleri sunmaktır.</p>

<p style="text-align:justify">İlişkili taraf işlemlerine ilişkin koşullarda, grup içi fiyatlandırma yapısını etkileyebilecek değişiklikler meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda, mevcut PFA’nın şart ve koşulları mükellef ile Vergi İdaresi arasında yeniden değerlendirilir ve Peşin Fiyatlandırma Anlaşması üzerinde gerekli değişiklikler yapılır.</p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>5. Geriye dönük uygulama seçeneği </strong></span></p>

<p style="text-align:justify">Mükellef ve Vergi İdaresi, PFA’nın geriye dönük olarak son 5 yıl için uygulanmasında anlaşabilir. Böylece söz konusu yıllar da vergi incelemesine kapatılmış olur. Bu durumda mükellef geçmiş vergi beyannamelerini düzeltir ve vergi cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte ilave vergileri öder. Türkiye’de birçok mükellef, vergi incelemesi durumunda eleştiri riskini azaltmak için geriye dönük uygulama seçeneğini de tercih etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak Peşin Fiyatlandırma Anlaşmaları öncelikle vergi kesinliği sağlaması, denetim riskini ortadan kaldırması ve çifte vergilendirmeyi önlemesi bakımından Türkiye’de faaliyet gösteren özellikle çok uluslu işletmeler için önemli avantajlar sunmaktadır. Şirketler, gelecekteki işlemler için transfer fiyatlandırma yöntemini vergi makamlarıyla önceden müzakere ederek istikrarlı bir vergi ortamı sağlayabilir ve bu sayede emsal fiyatlandırma ilkesine uyumu garanti edebilirler.</p>

<p style="text-align:justify"><i>Bu yazı, Ekonomist dergisinin 15 Mart 2026 tarihli 2026/06. sayısında yayınlanmıştır. </i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>VergideGündem | Akif Tunç</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/pesin-fiyatlandirma-anlasmalarinin-onemi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/01/odeme-emrine-karsi-iptal-davasi-ve-onceden-vergi-dairesine-odenmis-paranin-geri-iadesi-scl.jpg" type="image/jpeg" length="83155"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Otomobil alacaklar dikkat: 'Hizmet bedeli' için mahkeme son noktayı koydu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/otomobil-alacaklar-dikkat-hizmet-bedeli-icin-mahkeme-son-noktayi-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/otomobil-alacaklar-dikkat-hizmet-bedeli-icin-mahkeme-son-noktayi-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir 5. Tüketici Mahkemesi, araç satışında alınan 3 bin 335 liralık “hizmet bedelini” hukuka aykırı buldu. Karar, tüketiciler için önemli bir emsal niteliği taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aydın’da bir bayiden otomobil satın alan tüketicinin açtığı dava, araç satışlarında uygulanan ek ücretlere yönelik önemli bir kararla sonuçlandı. İzmir 5. Tüketici Mahkemesi, “hizmet bedeli” adı altında tahsil edilen 3 bin 335 liranın faiziyle iadesine hükmetti. Mahkeme, bu tür bedellerin keyfi uygulamalara yol açabileceğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Faturada dikkat çeken fark</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmir’de yaşayan tüketici, 1 milyon 948 bin liraya satın aldığı araç sonrası faturada 11 bin 148 liralık ek ücret fark etti. Bu tutarın 5 bin 56 lirasının motorlu taşıtlar vergisi, 2 bin 757 lirasının trafik tescil işlemleri ve 3 bin 335 lirasının “hizmet bedeli” olduğu belirtildi. Tüketici, özellikle bu son kalemin iadesini talep etti.</p>

<p><strong>Mahkeme: Keyfi uygulama olabilir</strong></p>

<p>Talebin reddedilmesi üzerine başlatılan hukuki süreçte mahkeme, hizmet bedeline ilişkin masrafların somut şekilde ortaya konulamadığını vurguladı. Kararda, bu tür ücretlerin sözleşmelerde açık şekilde belirtilmemesinin keyfi uygulamalara zemin hazırlayabileceği ifade edildi.</p>

<p><strong>Uzmanlardan uyarı: Faturayı inceleyin</strong></p>

<p>Davayı takip eden avukat Zeynep Satılmış, tüketicilerin araç alırken yalnızca satış fiyatına odaklanmaması gerektiğini belirtti. Ek ücretlerin detaylı şekilde sorgulanması gerektiğini vurgulayan Satılmış, haksız bedellerin geri alınabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>Tüketicilere önemli hatırlatma</strong></p>

<p>Tüketici Konfederasyonu Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu ise nihai fiyatın tüm vergiler dahil açıkça belirtilmesi gerektiğini hatırlattı. Önceden bildirilmeyen ücretlerin hukuka aykırı olabileceğini belirten Ağaoğlu, tüketicilere sözleşmeleri dikkatle incelemeleri ve gerektiğinde hakem heyetlerine başvurmaları çağrısında bulundu.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/otomobil-alacaklar-dikkat-hizmet-bedeli-icin-mahkeme-son-noktayi-koydu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/11/src-600x338otv-matrah-duzenlemesi-otomobil-fiyatlarini-ne-kadar-dusurecek.jpg" type="image/jpeg" length="12952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maliye savaşı fırsata çevirecek: Yabancı yatırımcıya destek paketi geliyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/elektrige-yapilan-yuzde-25-zam-sonrasinda-asgari-aile-faturasi-744-tlyi-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/elektrige-yapilan-yuzde-25-zam-sonrasinda-asgari-aile-faturasi-744-tlyi-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, bölgedeki jeopolitik riskler nedeniyle belirsizlik yaşayan yatırımcıları Türkiye'ye çekmek için atağa kalkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı, bölgede yaşanan krizi Türkiye açısından fırsata çevirmek için harekete geçti. Bu doğrultuda, Türkiye'nin yatırımcılar için güçlü bir merkez haline gelmesi ve küresel sermayenin ülkeye çekilmesi amacıyla çalışmalar başladı.</p>

<p>Dünyadaki transit ticaretten elde edilen kazançlar büyük tutarlara ulaşırken Türkiye de trilyon dolarlarla ifade edilen bu pazardaki payını artırmak istiyor. Vergisel teşviklerin de bu amaç doğrultusunda pozitif katkı sunacağı değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kurumlar vergisinde indirim</strong></p>

<p>Türkiye, doğrudan yatırımları ülkeye çekmek için özellikle imalatçı-ihracatçılara yönelik kurumlar vergisi oranının inmesi için çalışma yapacak. Bu çalışma kapsamında vergi oranının tek haneli rakamlara düşürülmesi de gündeme gelebilecek.</p>

<p>Türkiye'de mukim yabancıların veraset ve intikal vergisinden istisna tutulması da paket kapsamında gündeme gelecek.</p>

<p>Ayrıca, yabancı gerçek kişilerin Türkiye'ye gelmesini teşvik eden ve bazı ülkelerde de uygulanan özel bir vergileme rejiminin getirilmesi de gündeme alındı. Böylece, yüksek gelir grubundaki yatırımcıların ülkeye yönelmesi hedefleniyor.</p>

<p>Bu kapsamda yurt dışından sermaye getirilmesinin teşvikine ilişkin uygulanan bazı düzenlemelerin de gözden geçirilerek Türkiye'nin cazibesinin artırılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Nitelikli yabancılara avantaj</strong></p>

<p>Türkiye'yi tercih edecek nitelikli yatırımcılara sağlanacak avantajlara yönelik çalışmalar geniş kapsamlı olarak yürütülüyor.</p>

<p>İlgili bakanlıkların da bu yatırımcıların Türkiye'ye gelmesini kolaylaştırmak amacıyla oturma izni, çalışma izni ve dijital vize konularında çalışmalar yürütmesi bekleniyor. Bununla yatırımcıların Türkiye'ye gelişini hızlandırmak ve kalıcılığını artırmak amaçlanıyor.</p>

<p>Türkiye'nin, bu hamlelerde küresel yatırım yarışında önemli sıçrama yapması hedefleniyor.</p>

<p>Söz konusu pakete bu hafta içinde son şeklinin verilmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>AA</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/elektrige-yapilan-yuzde-25-zam-sonrasinda-asgari-aile-faturasi-744-tlyi-asti</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/02/turk-parasi.jpeg" type="image/jpeg" length="21960"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BES’te getiri tartışması büyüyor: Bu sistem, kendi kendine kazandırmaz]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/beste-getiri-tartismasi-buyuyor-bu-sistem-kendi-kendine-kazandirmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/beste-getiri-tartismasi-buyuyor-bu-sistem-kendi-kendine-kazandirmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devlet katkısı ve vergi avantajlarıyla büyüyen BES, yatırımcıya beklenen getiriyi sağlıyor mu? Tartışmalar artık teşviklerden çok, sistemin nasıl yönetildiğine odaklanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>BES’TEKİ SORUNLAR </strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>TEŞVİK VAR, PERFORMANS YOK MU?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), yıllardır güçlü teşviklerle büyütülen bir yapı. Devlet katkısı, vergi avantajları, hukuki koruma ve geniş fon seçenekleriyle sistem cazip hale getiriliyor. Ancak asıl soru şu:</p>

<p style="text-align:justify">Bu sistem gerçekten yatırımcıya kazandırıyor mu, yoksa iyi pazarlanmış bir tasarruf modeli mi?</p>

<p style="text-align:justify">Bugün gelinen noktada sorun teşviklerde değil. Sorun, bu sistemin nasıl yönetildiğinde yatıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>DEVLET KATKISI DIŞINDA GETİRİ DURUMU NEDİR? </strong></p>

<p style="text-align:justify">BES’te yatırılan tutarlara devlet katkı da bulunuyor. Sürekli değişen 2025 sonuna kadar %30 olan devlet katkısı şimdilerde %20’si oranında gerçekleşiyor. Devlet katkısı sisteme girişte önemli bir motivasyon.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak bu katkı yıllık brüt asgari ücret tutarı ile sınırlıdır. Yani 2026 yılı itibarıyla devlet katkısı en fazla <strong>79.272 TL</strong> ile sınırlandırılmış durumda.</p>

<p style="text-align:justify">Lakin sistemin cazibesi anlatılırken, bu sınırların çoğu zaman yeterince vurgulanmadığı görülüyor. Bu da, BES’te devlet katkısı dışında sürdürülebilir bir getiri olup olmadığı sorusunu kaçınılmaz hale getirir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>VERGİ AVANTAJI DEĞİL GETİRİ ESAS OLMALI</strong></p>

<p style="text-align:justify">İşveren katkıları gider yazılıyor. Ancak bu da sınırsız değil. Aylık brüt ücretin %15’i ve yıllık brüt asgari ücret tutarı ile sınırlı.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer bir vergisel avantaj sistemden çıkışta uygulanan stopaj oranlarıdır. Elde edilen getiri üzerinde alınan stopaj oranları, kalış süresine göre indirimli uygulanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Sıklıkla “vergi kalkanı” olarak sunulan bazı avantajların ise BES’e özgü olmadığı açık.<br />
Örneğin veraset ve intikal vergisi istisnası, zaten genel mevzuatta tanınmış bir haktır. BES bu noktada ilave bir avantaj sağlamaz. Devlet katkısı ise veraset ve intikal vergisine tabi değil.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>HUKUKİ KORUMA VAR AMA SINIRLI</strong></p>

<p style="text-align:justify">BES birikimlerinin hacze karşı korunması da önemli bir güvence. Ancak bu koruma katılımcının sistemde bulunduğu ay sayısı ile haciz tarihindeki brüt asgari ücret tutarının çarpımına karşılık gelen birikim tutarı ile sınırlı. Yani sistem, tüm birikimi değil, belirli sınırlar dahilindeki kısmı korur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>TÜRK VATANDAŞLIĞI İMKÂNI SUNAR</strong></p>

<p style="text-align:justify">En az 500.000 ABD doları tutarında katkı payının bireysel emeklilik sistemine yatırılması ve bu tutarın en az 3 yıl süreyle sistemde tutulması halinde, Türk vatandaşlığı kazanımı mümkün hale gelmektedir..</p>

<p style="text-align:justify"><strong>YÖNETİM VE GETİRİ İLİŞKİSİ </strong></p>

<p style="text-align:justify">Sistemin en güçlü tarafı olarak sunulan fon çeşitliliği, aynı zamanda en büyük zayıflık alanıdır. Altın, hisse senedi, borçlanma araçları, karma fonlar…</p>

<p style="text-align:justify">Teoride yatırımcıya geniş bir hareket alanı sunulur. Hatta yılda 12 kez fon dağılımı değiştirme hakkı tanınır. Ancak şu gerçek çoğu zaman açıkça söylenmez: <strong>Bu sistem, kendi kendine kazandırmaz.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Fonlar arasında geçiş yapmak; piyasa takibi, zamanlama, finansal analiz gerektirir. Bu da sıradan yatırımcı için değil, profesyonel yönetim için uygun bir alandır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>UYGULAMADA KARŞILAŞILAN SORUNLAR </strong></p>

<p style="text-align:justify">Uygulamada sisteme girişte yoğun ilgi ve yönlendirme vardır. Ancak fon yönetimi aşamasında aynı destek çoğu zaman yoktur. Daha da önemlisi, bazı durumlarda yatırımın gerçek durumunu açık ve sağlıklı biçimde yansıtmayan farklı performans grafikleri sunulabildiği yönünde ciddi şikâyetler bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Ezcümle uygulamada karşılaşılan örneklerden birinde, önce %30 seviyesinde kârlılık bilgisi verilmiş, ardından gönderilen tabloda bu oran %13 olarak ifade edilmiş; oysa tablodaki getirinin binde seviyesinde olduğu görülmüştür. Daha da dikkat çekici olan husus, resmi belgelerde yatırımın gerçekte zararda olduğunun anlaşılmasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Belirtmek gerekir ki elbette bu durum tüm sektör için genelleme olamaz. Ancak münferit örnekler dahi sistemin güvenilirliği açısından dikkate alınması gereken önemli göstergelerdir.</p>

<p style="text-align:justify">Mevzuat yatırımcıya fon dağılımını değiştirme, şirket değiştirme ve süreci takip etme gibi geniş haklar tanımaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak uygulamada iletişim sorunları, yatırımcının süreci tek başına takip etmek zorunda kalması gibi problemler ortaya çıkabilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bunun yanında, sektörde görev yapan personelin deneyim sürelerinin sınırlı olması, yatırımcının sürekli ve nitelikli bir muhatap bulmasını zorlaştırabilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>TEKİL ÖRNEKLERİN ÖNEMİ </strong></p>

<p style="text-align:justify">Yatırımcıya verilen bilgi ile gerçekleşen sonuç arasında uyumsuzluk oluşması,<br />
yetkiliye ulaşılamaması, şikâyet mekanizmalarının işlememesi gibi durumlar, tekil bile olsa, sistemin geneline dair ciddi soru işaretleri doğurur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>BES BİR YATIRIM ÜRÜNÜDÜR</strong></p>

<p style="text-align:justify">BES’in teşvikleri güçlüdür. Hukuki altyapısı vardır. Belirtmek gerekir ki <strong>BES’in sorunu teşviklerde değil, yönetim kalitesindedir. </strong>Bu sistem, doğru yönetilirse güçlü bir birikim aracıdır, Yanlış yönetilirse beklentiyi karşılamaz . Çünkü BES, çoğu kişinin düşündüğü gibi pasif bir tasarruf aracı değil, <strong>proaktif yönetim gerektiren bir yatırım ürünüdür. Özetle yönetilmeyen BES, yatımcıya kazandırmaz. Yatırımcı çoğu zaman devlet teşvikleriyle yetinmekle kalır.</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>YATIRIMCIYA KISA NOT</strong></p>

<p style="text-align:justify">BES, doğru yönetildiğinde önemli bir birikim aracı olabilir; ancak kendi haline bırakıldığında</p>

<p style="text-align:justify">beklenen getiriyi sağlamaktan uzaklaşır. Bu nedenle, sistemde nihai sorumluluğun önemli bir kısmının yatırımcıda olduğu unutulmamalıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>BES YÖNETİMİNE YÖNELİK RİSK NOTU</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yatırımcı yeterli getiri sağlayamadığında, bu durum kısa vadede sistemin diğer aktörleri açısından doğrudan bir kayıp yaratmaz; aksine, birikimler düşük maliyetli fonlama kaynağı olarak kullanılmaya devam eder. Ancak bu yapı sürdürülebilir değildir. Yatırımcının sistemden tatmin edici getiri elde edememesi, zamanla güven erozyonuna, kaynak çıkışına ve nihayetinde sistemin maliyetlerinin artarak yapısal zarar görmesine yol açar.</p>

<p style="text-align:justify">Özetle hukuken sorumluluğun yatırımcıya ait olması, sistemin diğer aktörlerinin sonuçlara kayıtsız kalmasını meşrulaştırmaz. Çünkü yatırımcı bu sisteme bireysel bir spekülasyon amacıyla değil, kurumsal yönetim güvencesine dayanarak girmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yusuf İleri</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Odatv.com</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Odatv.com | Yusuf İLERİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/beste-getiri-tartismasi-buyuyor-bu-sistem-kendi-kendine-kazandirmaz</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/03/bes-1.jpg" type="image/jpeg" length="93692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Savaşın faturası büyüyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/savasin-faturasi-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/savasin-faturasi-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OPEC+, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta enerji altyapılarına yönelik saldırıların, yüksek maliyetli ve uzun süren onarımlar nedeniyle küresel arzı riske attığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>OPEC+, ABD-İsrail ile İran arasında süren çatışmalar sırasında enerji altyapılarına yönelik saldırıların, yüksek maliyetli ve uzun süren onarım süreçleri nedeniyle küresel arz üzerinde risk oluşturduğunu bildirdi.</p>

<p>Pazar günü düzenlenen OPEC+ panel toplantısında, enerji tesislerine yönelik saldırılar ana gündem maddeleri arasında yer aldı. Reuters’ın ulaştığı taslak metinde, bu tür saldırıların ardından yürütülen onarım çalışmalarının hem ciddi maliyet gerektirdiği hem de uzun zaman aldığına işaret edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Deniz taşımacılığı vurgusu</strong></p>

<p>Metinde ayrıca, uluslararası deniz taşımacılığı güzergahlarının güvenliğinin sağlanmasının, enerji arzının sürdürülebilirliği açısından hayati önemde olduğu vurgulandı.</p>

<p><strong>Arz kesintisi uyarısı</strong></p>

<p>Komite, zarar gören enerji tesislerinin yeniden tam kapasiteyle faaliyete geçmesinin zaman aldığını belirterek, bunun küresel enerji tedarikinde kesintilere yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/savasin-faturasi-buyuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/07/petrol.jpg" type="image/jpeg" length="12501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mesleki Yeterlilik Belgesi almayan işletmeler dikkat]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/mesleki-yeterlilik-belgesi-almayan-isletmeler-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/mesleki-yeterlilik-belgesi-almayan-isletmeler-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meslekî Yeterlilik Belgesi şartı olmasına karşın bu belge olmadan işçi çalıştırılması halinde işverenler hakkında idari para cezası uygulanmaktadır (2026 yılı için 8.980 TL).]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class="p1" style="text-align:justify">Çok sayıda işverenimiz tarafından uygulama zorunluluğu bulunmasına rağmen bilinmeyen veya eksik bilinen konulardan biri de ÇSGB tarafından mesleki yeterlik belgesi alma zorunluluğu getirilen mesleklerle ilgili belge alınma zorunluluğudur. Meslekî Yeterlilik Belgesi şartı olmasına karşın bu belge olmadan işçi çalıştırılması halinde işverenler hakkında idari para cezası uygulanmaktadır (2026 yılı için 8.980 TL).</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">23/03/2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ daha önce zorunluluk getirilen mesleklere ilave olarak yeni bazı mesleklere mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğu getirilmiştir. Söz konusu meslekler;</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">• Çevre</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">• Otomotiv</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">• Enerji</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">• İnşaat</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">• Metal – Maden</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">• Elektrik ve Elektronik</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">• Makine</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">• Ulaştırma, Lojistik ve Haberleşme sektörlerinde yer almaktadır.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Tebliğe göre; söz konusu Meslekî Yeterlilik Kurumu Meslekî Yeterlilik Belgesine sahip olmayan ve ilgili belgeden muaf olmayan kişiler Tebliğin yayımı tarihinden itibaren on iki ay sonra (23/03/2027 tarihinden sonra) çalıştırılamayacaktır.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bununla birlikte;</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">• 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre ustalık belgesi almış olanlar,</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">• Millî Eğitim Bakanlığına bağlı meslekî ve teknik eğitim okullarından ve üniversitelerin meslekî ve teknik eğitim veren okul ve bölümlerinden mezun olanlar,</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">• 1/1/2022’den önce 5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu kapsamında Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenen programları başarıyla tamamlayıp kurs bitirme belgesi alanlar</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">için diplomalarında, ustalık belgelerinde veya kurs bitirme belgelerinde belirtilen bölüm, alan, program ve dallarda çalıştırılmaları kaydıyla Meslekî Yeterlilik Belgesi şartı aranmayacaktır.</p>

<p class="p3" style="text-align:justify"><span><strong><span class="s1">Mesleki Yeterlilik Belgesi Nedir? Mesleki Belgelendirme Nedir?</span></strong></span></p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Mesleki Yeterlilik Belgesi, bireylerin herhangi bir meslekte, Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından oluşturulmuş ulusal yeterliliklerde belirtilen şartları karşılamaları halinde sahip olabilecekleri bir belgedir. Mesleki belgelendirme faaliyetleri arasında, kişilerin en pratik bir biçimde belgelenmelerini sağlayan yasal süreci mesleki yeterlilik belgesi sunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Tabiplik, diş hekimliği, hemşirelik, ebelik, eczacılık, veterinerlik, mimarlık (Avrupa Birliği’nde otomatik tanınma kapsamında yer alan meslekler), mühendislik mesleği ile en az lisans düzeyinde öğrenimi gerektiren ve mesleğe giriş şartları kanunla düzenlenmiş olan meslekler bu kapsamın dışındadır; bunların dışındaki tüm meslekler için mesleki yeterlilik belgesi geçerlidir.</p>

<p style="text-align:justify">Mesleki yeterlilik belgesi sayesinde kişiler, ilgili meslekte yeterli bilgi ve beceriye sahip olduklarını belgeleme şansına sahip olmaktadırlar. Bunu sağlayabilmek için, MYK tarafından yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşları görevlendirilmiştir. Bir meslekte mesleki yeterlilik belgesi almak isteyen kişiler, ilgili meslekte yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşuna başvuru yaparlar. Yetkili belgelendirme kuruluşu kişinin başvurusunu uygun bulursa kişiyi değerlendirmeye tabi tutar. Bu değerlendirme çeşitli sınav türlerini içerebilmektedir. Değerlendirme sonucunda başarılı bulunan adaylar mesleki yeterlilik belgesine sahip olmaktadırlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="p3" style="text-align:justify"><span><strong><span class="s1">Mesleki Yeterlilik Belgesi Nereden Alınır?</span></strong></span></p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Mesleki Yeterlilik Belgesi, Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşlarından alınır. Fakat her yetkili belgelendirme kuruluşu her meslekte yetkili değildir. Bunun için, ilgili meslekte yetkili olan belgelendirme kuruluşunu tespit etmeniz gerekmektedir. Kuruluşların hangi kapsamda yetkili olduklarını belirlemek için myk.gov.tr resmi sitesinden kuruluş veya meslek seçerek inceleme yapmanız gerekir.</p>

<p class="p3" style="text-align:justify"><span><strong><span class="s1">Mesleki Yeterlilik Belgesi Sorgulama</span></strong></span></p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Mesleki Yeterlilik Belgesi sorgulama işlemlerini, belgeyi aldığınız yetkili belgelendirme kuruluşunun web sayfasından veya myk.gov.tr web sayfasından yapabilirsiniz. Mesleki Yeterlilik Belgesi e devlet üzerinden de sorgulanabilmektedir, bunun için e devlete giriş yapmanız ve arama çubuğuna “mesleki yeterlilik belgesi sorgulama” yazmanız yeterli olacaktır.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Tehlikeli Veya Çok Tehlikeli İşlerden Olup Mesleki Yeterlilik Belgesine Sahip Olmayan İşçilerin Çalıştırılmaları Yasaktır.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Tehlikeli veya çok tehlikeli işlerden olup Mesleki Yeterlik Kurumu tarafından standardı yayımlanan meslek gruplarında mesleki yeterlilik belgesine sahip olmayan işçilerin çalıştırılmaları yasaktır.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğuna ilişkin denetimler iş müfettişlerince yapılır. Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğuna ilişkin hükümlere aykırı davranan işveren veya işveren vekillerine Çalışma ve İş Kurumu il müdürü tarafından her bir çalışan için idari para cezası verilir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Mesleki yeterlilik belgesinin alınması işverenin sorumluluğunu üstlenmiş olduğunu göstermesi açısından önemli olmakla birlikte tek başına yeterli değildir. Yaşanacak bir iş kazasında, işveren diğer sorumluluklarının yanı sıra gerekli eğitimlerin verilmiş olmasını ve belgenin alınmış olmasını da sağlamışsa, kusur durumu hafifleyebilecektir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Kişi, mesleki yeterlilik belgesinin geçerlilik süresi bitmeden önce belgesini yenileyebilir, eğer yenileme işlemi süresinde gerçekleştirilmezse belgenin geçerliliği sona erer.</p>

<p class="p3" style="text-align:justify"><span><strong><span class="s1">MYK Belgesi Olanlara İlave Teşvik</span></strong></span></p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Mesleki yeterlilik belgesi aynı zamanda 6111 sayılı Kanun (genç ve kadın istihdamının desteklenmesi) teşviki açısından da önem arz etmektedir. Örneğin; mesleki yeterlilik belgesi sahibi olmayan, İŞKUR’a kayıtlı bir işsizin istihdamı halinde 6111 SK teşvikinden 30 ay süreyle faydalanmak mümkünken; mesleki yeterlilik belgesi sahibi, İŞKUR’a kayıtlı bir işsizin istihdamı halinde 6111 SK teşvikinden 54 ay süreyle faydalanılmakta ve 2 yıllık bir avantaj elde edilmektedir.</p>

<p class="p1" style="text-align:justify">Bu itibarla işverenlerimizin mesleki yeterlilik süreçlerini doğru bir şekilde yürütmeleri gerekmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Olay | Fatih ACAR</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/mesleki-yeterlilik-belgesi-almayan-isletmeler-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/bdturkey-com/uploads/2026/04/m-yk.jpg" type="image/jpeg" length="57155"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknokentlerde Kazanç ve KDV İstisnasında Bildirim Zorunluluğu ile Vergi Yargısının Konuya Bakışı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/teknokentlerde-kazanc-ve-kdv-istisnasinda-bildirim-zorunlulugu-ile-vergi-yargisinin-konuya-bakisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/teknokentlerde-kazanc-ve-kdv-istisnasinda-bildirim-zorunlulugu-ile-vergi-yargisinin-konuya-bakisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[4691 sayılı Kanun düzenlemeleri çerçevesinde; Teknokentlerde tasarım, yazılım ve Ar-Ge faaliyeti gerçekleştiren mükellefler bu faaliyetler sonucunda çeşitli desteklerden yararlanmaya hak kazanır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun amacı, ülke sanayiinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması maksadıyla teknolojik bilgi üretmek, üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirmek, ürün kalitesini veya standardını yükseltmek, verimliliği artırmak, üretim maliyetlerini düşürmek, teknolojik bilgiyi ticarileştirmek, teknoloji yoğun üretim ve girişimciliği desteklemek, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni ve ileri teknolojilere uyumunu sağlamak, teknoloji yoğun alanlarda yatırım olanakları yaratmak, araştırmacı ve vasıflı kişilere iş imkânı yaratmak, teknoloji transferine yardımcı olmak ve yüksek/ileri teknoloji sağlayacak yabancı sermayenin ülkeye girişini hızlandıracak teknolojik alt </span><span>yapıyı oluşturmaktır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu amacı gerçekleştiren ve bölgede faaliyet gösteren yatırımcılar, çeşitli destek ve teşvik unsurlarından yararlanmaya hak kazanmaktadır. Makalemizde; kazanç ve KDV istisnasından faydalanmada “Bildirim Kuralı”nı, kural ihlali halinde ise vergi yargısının </span><span>konuya bakışını ele alıyor olacağız. </span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Teknokentlerde Faaliyet Gösteren Mükelleflere Sağlanan Destek Unsurları Nelerdir?</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>4691 sayılı Kanun düzenlemeleri çerçevesinde; Teknokentlerde tasarım, yazılım ve Ar-Ge faaliyeti gerçekleştiren mükellefler bu faaliyetler sonucunda çeşitli desteklerden yararlanmaya hak kazanır. Bu destekler,</span></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><span>Gelir/Kurumlar Vergisi İstisnası,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>KDV İstisnası,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Personele Gelir Vergisi Stopaj Teşviki,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteği,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Damga Vergisi İstisnası</span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><span>olarak sıralanabilir. Ancak, yukarıda belirtilen destek unsurlarından yalnızca Gelir/Kurumlar Vergisi İstisnası ile KDV istisnasına yönelik “bildirim” konusuna değinilecektir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Teknokentlerde Hangi Kazançlar İçin Gelir/Kurumlar Vergisi İstisnası Uygulanır?</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Teknokent yönetici şirketlerin Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, <strong><u><span>münhasıran bu Bölgedeki</span></u></strong><span> </span>yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2028 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu çerçevede mükelleflerin,</span></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><span>Bölgede gerçekleştirdikleri yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançları,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Bölgede faaliyete geçmeden önce başlayıp, bölgede devam ettirdikleri yazılım tasarım ve Ar-Ge’ye dayalı projelerden sağladıkları kazancın, sadece projenin bölgede gerçekleştirilen kısmına isabet eden tutarı</span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><span>Gelir ya da kurumlar vergisi istisnasına konu edilecektir. </span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Esasen istisnanın niteliği, işlemden ziyade faaliyet kazancı olduğu için istisna kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen hasılattan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazancın tamamı, kurumlar vergisinden istisna olacaktır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İstisnaya konu kazancın tespiti teknik bir konu olduğundan ayrıntısına değinilmemiştir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Teknokentlerde Hangi Teslim veya Hizmetler İçin KDV İstisnası Uygulanır?</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Katma Değer Vergisi Kanunu’nun Geçici 20’nci maddesi yarınca; bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin kazanç istisnasının uygulandığı süre içerisinde (şu an için 31/12/2028 tarihine kadar) <u><span>münhasıran bölgelerde ürettikleri sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı</span></u><span> </span>şeklindeki teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden istisna edilmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Kazanç ve KDV İstisnasının Uygulamasında Kural Nedir?</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği uyarınca; bölgede faaliyette bulunan gelir/kurumlar vergisi mükelleflerinin; teslim ve hizmetlerine KDV, kazançlarına ise kurumlar vergisi istisnasının uygulanabilmesi için yönetici şirketten alınacak olan yazı ile (bölgede faaliyette bulunulduğunu ve faaliyet alanlarını gösterir yazı) bağlı oldukları vergi idaresine bildirimde bulunma zorunluluğu vardır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Zaman zaman maalesef bu bildirim zorunluluğunun sehven yerine getirilmediği durumlarla karşılaşılmakta ve istisna uygulaması bakımından mükellef ile vergi idaresi arasında uyuşmazlık oluşmaktadır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak, bildirim zorunluluğunu esas değil usul olarak görmek gerektiğini değerlendirmekteyiz. Hakeza, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetine bakılması; bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması, esasın yani istisnanın ihlali anlamına gelmemelidir. </span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Konu Özelinde Vergi Yargısı Ne Diyor? </span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Danıştay 3. Dairesi, sırasıyla 09/02/2023 ve E.2020/1655, 2023/199 sayılı Kararı ile 09/02/2023 ve E.2020/1707, K. 2023/200 aşağıdaki Kararlarında; bildirimin yapılmaması veya geç yapılmasında kurumlar vergisi ve KDV istisna uygulamasını esas yönüyle değerlendirmiş olup hükmünü mükellef lehine kurmuştur: </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>“<i>Davacı şirketçe teknoloji geliştirme bölgesinde Ar-Ge faaliyetinde bulunulduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı, yönetici şirket tarafından 4691 sayılı Yasa kapsamında hazırlanan firma faaliyet onay yazısının da 01/04/2015 tarihinde düzenlendiği ve 18/02/2018 tarihinde davalı idareye ibraz edildiği dikkate alındığında, teknoloji geliştirme bölgesinde sözü edilen Yasa kapsamında faaliyet nedeniyle kazanç elde edilmesinin vergi istisnasının uygulanması için yeterli görüldüğü, faaliyetinin istisna kapsamında kalmadığı yönünde bir tespit yapılmadığı gibi belgenin sunulmaması ya da geç sunulması vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetini değiştirmeyeceğinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği</i>…” </span></p>

<p style="text-align:justify"><i><span>“…Yasa kapsamında faaliyetinin 3065 Sayılı Kanun'un geçici 20. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen teslim ve hizmetleri içermesinin vergi istisnasının uygulanması için yeterli olduğu, belgenin sunulmaması yada geç sunulması vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetini değiştirmeyeceği, öte yandan, proje kapsamındaki yazılımın engellilerin günlük yaşamları için üretilmediği yönünde davalı idarece yapılmış bir teknik tespit ve araştırmanın bulunmadığı, inceleme elemanı tarafından sadece davacı şirket beyanları içerisinde yer alan " ..hatta herkesin bu projeden yararlanabileceği" ifadesinin esas alındığı olayda engellilere yönelik hazırlanmış bir yazılımın aynı zamanda engelli olmayanlar tarafından da kullanılabilmesi, bu yazılımın engellilere yönelik hazırlanmış özel bir yazılım olmadığı anlamına gelmeyeceğinden yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği…”</span></i></p>

<p style="text-align:justify"><span>Sorumlu vergicilik bakış açısıyla, usul niteliği taşıyan hususlara mükelleflerin her konuda olduğu gibi bu konuda da ihtilafa düşmemek adına azami hassasiyet göstermesinde; ancak usulün de esasın önüne geçmemesinde fayda olduğunu değerlendirmekteyiz. İyi ki bu tarz durumlarda Danıştay Var!</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KPMG | Şaban ATUÇURAN - YMM</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>VERGİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/teknokentlerde-kazanc-ve-kdv-istisnasinda-bildirim-zorunlulugu-ile-vergi-yargisinin-konuya-bakisi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/12/teknokent.jpg" type="image/jpeg" length="86167"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Petrol ve dolar yükseldi, altın değer kaybetti]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/petrol-ve-dolar-yukseldi-altin-deger-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/petrol-ve-dolar-yukseldi-altin-deger-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatları haftaya düşüşle başladı. Güçlenen dolar, yükselen petrol fiyatları ve beklentilerin üzerinde gelen ABD istihdam verileri, yatırımcıların faiz indirimi umutlarını zayıflattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Spot altın, yüzde 0,9 düşüşle ons başına 4 bin 631,69 dolara geriledi. ABD vadeli altın kontratları ise yüzde 0,5 kayıpla 4 bin 657,50 dolardan işlem gördü. Asya ve Avrupa’da birçok piyasanın tatil nedeniyle kapalı olması, işlemlerde düşük hacme yol açtı.</p>

<p>ABD’de tarım dışı istihdam mart ayında 178 bin artarak Aralık 2024’ten bu yana en güçlü artışını kaydetti. İşsizlik oranı ise yüzde 4,3’e geriledi.</p>

<p>Ons altın tarafında yaşanan düşüşle birlikte gram altın fiyatları da yeni haftaya kayıpla başladı. Gram altın yüzde 0,7'lik düşüşle 6 bin 659 lira seviyesinde seyrediyor.</p>

<p><strong>Faiz indirimi beklentileri zayıfladı</strong></p>

<p>Güçlü veriler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi ihtimalini önemli ölçüde düşürdü. İran savaşı öncesinde yıl içinde iki faiz indirimi beklenirken, bu beklenti büyük ölçüde fiyatlamalardan çıktı.</p>

<p><strong>Dolar ve tahvil faizleri altını baskılıyor</strong></p>

<p>ABD 10 yıllık tahvil faizleri ve dolar endeksindeki yükseliş, dolar cinsi fiyatlanan altın üzerinde baskı oluşturdu. Yüksek faiz ortamı, getirisi olmayan altına olan talebi sınırlıyor.</p>

<p><strong>Petrol fiyatları ve savaş enflasyon endişesini artırdı</strong></p>

<p>ABD-İsrail ile İran arasında süren savaş, enerji arzını sekteye uğratırken petrol fiyatlarını yükseltti. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açmaması halinde sert karşılık verileceğini söyledi. Ancak ABD istihbaratı, İran’ın kısa vadede bu adımı atmasının düşük ihtimal olduğunu değerlendiriyor.</p>

<p>Cnbc-e'nin derlemesine göre, artan petrol fiyatları enflasyon baskısını artırırken, bu durum altının geleneksel güvenli liman özelliğini gölgede bırakıyor.</p>

<p><strong>Diğer değerli metallerde de gerileme</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Spot gümüş yüzde 1,4 düşüşle 71,98 dolara, platin yüzde 0,9 kayıpla 1.970,38 dolara gerilerken, paladyum 1.503,52 dolarda yatay seyretti.</p>

<p><strong>Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/petrol-ve-dolar-yukseldi-altin-deger-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/10/kapalicarsialtin.jpg" type="image/jpeg" length="70298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pırlanta gibi vekiller: Lükse dokunmuyor, halka yüklüyorlar…]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/pirlanta-gibi-vekiller-lukse-dokunmuyor-halka-yukluyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/pirlanta-gibi-vekiller-lukse-dokunmuyor-halka-yukluyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi sisteminiz lüks tüketimi korurken, geniş kitlelerin günlük harcamalarını ağır biçimde vergilendiriyorsa, orada bir teknik zorunluluktan değil, bilinçli bir tercihten söz edilir. Ve o tercih, en çok kimin ödediğini söylemeden bile kendini ele verir]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>1 Ağustos 2002’den bu yana yürürlükte olan <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2002/06/20020612.htm#1" rel="noopener" target="_blank"><span style="color:#c0392b"><strong>Ö</strong>zel <strong>T</strong>üketim <strong>V</strong>ergisi Kanunu</span></a><span style="color:#c0392b"> (<strong>ÖTV</strong>)</span>, Türkiye’de vergi sisteminin en güçlü ama aynı zamanda en tartışmalı araçlarından biridir. Akaryakıttan otomobile, alkolden tütüne kadar uzanan geniş bir yelpazede uygulanıyor; hem bütçeye ciddi gelir sağlıyor hem de tüketim davranışlarını yönlendirmeyi amaçlıyor. Tam liste için <strong><a href="https://gib.gov.tr/yardim-kaynaklar/yararli-bilgiler/ozel-tuketim-vergisi-oranlari" rel="noopener" target="_blank"><span style="color:#c0392b">buraya</span></a></strong> bakabilirsiniz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ama bu verginin yapısında gözden kaçan bir gerçek var: ÖTV’nin yükünü dolaylı olarak taşıyan 85 milyon olmasına karşın mükellef sayısı sadece 15 bin. Gelir İdaresi verilerine göre yaklaşık 15 bin civarında olan ÖTV mükellefi sayısını, 4 milyonu aşan KDV mükellefleriyle karşılaştırdığınızda tablo netleşiyor. Vergi, dar bir üretici ve ithalatçı grubundan tahsil ediliyor; ama yük, zincirleme biçimde toplumun tamamına yayılıyor; yani yansıma mekanizmasıyla bize…</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Üstelik bu küçük mükellef grubundan elde edilen gelir, bütçenin neredeyse dörtte birini oluşturuyor. 2002’den bu yana ÖTV’nin toplam vergi gelirleri içindeki ortalama payı yüzde 24 civarında. OECD üye ülkelerinde ise bu oran yaklaşık yüzde 6’dır. Başka bir ifadeyle, bu vergi ülkemizde artık bir <strong>politika tercihi</strong> değil, kamu maliyesinin omurgası olmuştur.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu nedenle ÖTV, dar bir mükellef grubundan tahsil edilmesine karşın yükü toplumun tamamına yayılan ve sağladığı yüksek gelir nedeniyle hiçbir siyasi iktidarın kolayca vazgeçemediği bir vergi aracı olmaya devam etmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Pırlanta ve benzeri kıymetli taşlardan yüzde 20 oranında ÖTV alınmasını öngören düzenleme Meclis’e sunulduğunda, kamuoyunda yaygın bir <strong>nihayet</strong> duygusu oluştu. Zira uzun süredir temel tüketim ürünlerinden yüksek oranlarda vergi alınırken, lüks tüketim sayılabilecek bu tür ürünlerin vergilendirilmemesi ciddi bir çelişki olarak görülüyordu.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak bu <strong>nihayet</strong> hali uzun sürmedi. AK Partili milletvekillerinin verdiği önergeyle düzenleme geri çekildi. Gerekçe ise oldukça ilgisiz: <strong>jeopolitik gelişmeler, küresel ticaret dinamikleri, rekabet gücü, ihracat potansiyeli…</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Sorun şu ki, bu gerekçeler ile pırlantadan ÖTV alınmaması arasında somut ve ikna edici bir bağ kurmak oldukça zor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Elbette tartışma burada bitmedi. Pırlantaya vergi konulmasının kayıt dışılığı artıracağı, ticareti başka ülkelere kaydıracağı ve sektöre zarar vereceği yönünde görüşler de dile getirildi. Hatta bunu dile getiren muhalif vekiller de vardı…</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu argümanların tamamen temelsiz olduğu söylenemez. Nitekim Avrupa Birliği’nde pırlanta üzerinden özel tüketim vergisi (<strong>excise tax</strong>) alınmıyor. AB’de ÖTV; enerji ürünleri, akaryakıt, alkol ve tütün gibi alanlarla sınırlı. Bu da AB Direktifleriyle (https://eur-lex.europa.eu/eli/dir/2008/118/oj/eng ) belirlenmiş durumdadır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bunun nedeni açık: özel tüketim vergileri çoğunlukla çevresel zararları azaltmak veya sağlık risklerini sınırlamak amacıyla uygulanır. Pırlanta ise bu çerçevenin dışında kalır. Nitekim Avrupa’da genel eğilim bu yöndeyken, Özbekistan ve Bangladeş gibi bazı ülkelerde bu tür ürünlerden vergi alınması tercih edilmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ama mesele burada bitmiyor. Şimdi asıl soruya gelelim:</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Biz de aynı gerekçelerle pırlantadan ÖTV alınmamasını savunabilir miyiz?</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Cevap: Kısmen evet. Ama eksik olur.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Evet, pırlantaya ÖTV koymak ticareti başka ülkelere kaydırabilir. Evet, bu vergi kayıt dışılığı teşvik edebilir. Evet, uluslararası uygulamalar da genellikle bu yönde.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ama o zaman şu soruyu sormak zorundayız:</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Aynı hassasiyeti neden akaryakıtta, otomobilde, hatta en temel tüketim kalemlerinde göstermiyoruz?</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Çünkü Türkiye’de ÖTV artık klasik anlamıyla <strong>zararlı tüketimi sınırlayan</strong> bir araç olmaktan çıktı; bütçeyi ayakta tutan bir <strong>gelir makinesine</strong> dönüştü. Ve bu makine, ağırlıklı olarak geniş toplum kesimlerinden besleniyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Pırlantaya vergi koymaktan vazgeçmek teknik olarak savunulabilir. Uluslararası rekabet, kayıt dışılık riski, ticaretin başka ülkelere kayma ihtimali… </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bunların hepsi tartışılabilir ve belirli ölçüde makul gerekçelerdir. Ancak aynı anda akaryakıtta, otomobilde ve gündelik hayatın vazgeçilmezlerinde yüksek ÖTV’yi sürdürmek, bu savunmayı ciddi biçimde zayıflatır. Çünkü o noktada mesele teknik olmaktan çıkar, açık bir tercihe dönüşür.</span></p>

<div class="article-inline-ad-wrapper" style="text-align:justify"></div>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Pırlantaya dokunamayan ama benzine yüklenen bir sistem, teknik değil, siyasal bir tercihtir.</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bir adım daha ileri gidelim: “Bu pırlanta vekillerdeki aynı hassasiyet”, <strong>sahte içkilerin yol açtığı gerçek ölümler söz konusu olduğunda neden ortada yok? </strong>Eğer gerçekten amaç sağlık ise insanların merdiven altı üretime yönelmesine yol açan yüksek vergi yükü neden tartışılmıyor? Bu soruya verilecek dürüst cevap, verginin amacını da ortaya koyar.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Daha da geniş bir çerçeveden bakarsak tablo daha çarpıcı hale geliyor. Tıraş köpüğünden mutfak tüpüne, çalar saatli radyodan meyve suyuna, gazlı sudan beyaz eşyaya kadar uzanan geniş bir ürün yelpazesinde ÖTV uygulanıyor. Bu ürünlerin ne kadarı gerçekten <strong>zararlı tüketim</strong> kategorisine giriyor? Ne kadarı sağlık ya da çevre gerekçesiyle vergilendiriliyor?</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Gerçek şu ki, bu vergilerin önemli bir kısmı artık davranışı yönlendirmek için değil, <strong>gelir yaratmak için</strong> var.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Dolayısıyla mesele pırlantadan vergi alınıp alınmaması değil. </span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Mesele şu</span></strong><span>: Vergi sisteminiz lüks tüketimi korurken, geniş kitlelerin günlük harcamalarını ağır biçimde vergilendiriyorsa, orada bir teknik zorunluluktan değil, bilinçli bir tercihten söz edilir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ve o tercih, en çok kimin ödediğini söylemeden bile kendini ele verir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span>Ezcümle</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ülkemizde ÖTV, başlangıçta çevre ve sağlık zararlılarını sınırlamak için tasarlanmışken, bugün 15 bin mükelleften 85 milyon kişiye dolaylı vergi olarak yayılıyor ve bütçenin dörtte birini finanse ediyor. Enerji, ulaşım ve temel ihtiyaç ürünlerine ağır vergiler yüklenirken, pırlanta, elmas gibi lüks mallar TBMM önergeleriyle muaf tutuluyor. AB uygulamalarına dayandırılan bu muafiyet, temel tüketim ürünlerindeki yüksek vergi yüküyle çelişiyor. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Türkiye’de vergi politikası, sağlık ve çevreyi değil, hâsılatı ve siyasi tercihleri merkeze alıyor; adil vergi dağılımı sağlanmadan toplumsal refah mümkün değil.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Sonuç olarak, <strong>asıl mesele pırlanta değil; asıl sorun benzine, doğalgaza ve temel ihtiyaçlara yüklenen ağır vergi yüküdür.</strong></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24 | Murat BATI</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/pirlanta-gibi-vekiller-lukse-dokunmuyor-halka-yukluyorlar</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/bdturkey-com/uploads/2026/04/pirlanta-1.webp" type="image/jpeg" length="64592"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İş ve ticaret davalarını hızlandırma hazırlığı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/is-ve-ticaret-davalarini-hizlandirma-hazirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/is-ve-ticaret-davalarini-hizlandirma-hazirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hükümet yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye çekmek için, iş dünyası ve piyasayı rahatlatacak hukuki ve idari adımlar atmaya hazırlanıyor. Bu çerçevede yasal hazırlıklara başlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı, iş ve ticaret davalarının uzamaması için yasa hazırlıklarına başlarken tahkimde de düzenlemeye gidecek. Bilim Kurulu tarafından hazırlanan ve İcra İflas Kanunu’nun, Cebri İcra Kanunu olarak değişeceği öngörülen raporun görüşleri tamamlandı. Uzun süre önce görüşe açılan taslak metinde sona gelindi. Çek Yasası için de hazırlıklar başladı.</p>

<p>Adalet Bakanlığı, yatırım yapan ve istihdam oluşturarak devlete ve bölgelerine katkı sunan firmalara hukuki alt yapı sunacak. Bunun için uzun süren ve iş dünyasının doğrudan muhatap olduğu ticari davalar ve iş davaları için sistemdeki sorunları çözmek amacıyla hem yasal hem de idari adımlar atılacak. Atılacak adımlarla hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk güvenliğiyle birlikte de yatırımcıların bölgede yatırım yapması, istihdam sağlaması kolaylaştırılacak.</p>

<p><strong>Tahkim Yasası’nda düzenleme</strong></p>

<p>Uzun süren ticaret ve iş davaları için adımlar atılacak. Sorunların çözümü noktasında yasal düzenlemeler yapılacak. Bunun için tahkimle ilgili düzenlemeye gidilecek. Bakanlık özellikle dış yatırımların önündeki engellerin kaldırılmasıyla, toplam dış yatırımların artırılması amacıyla Tahkim Yasası’nda değişikliğe gidecek. Ticari uyuşmazlıklar, sözleşme anlaşmazlıkları ve sigorta uyuşmazlıklarında tercih edilen Tahkim’de kapsamın genişletilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Yatırımcı geldiği zaman aklında ‘Ben ileride şu davayla karşılayabilir miyim?’, ‘Şu davayı açsam şu ticaret mahkemesinde daha uzun sürer mi?’ soruları olmamalı. Bu konularda özellikle sahadan da bilgi alıyoruz. Tahkimle ilgili de düzenlemelerimiz var” açıklaması yaptı.</p>

<p><strong>İcra İflas daireleri başkanlığı kurulacak</strong></p>

<p>İcra İflas Kanunu’nda yapılması planlanan değişiklikler de hayata geçecek. Uzun süredir Bilim Kurulu tarafından hazırlanan ve İcra İflas Kanunu’nda değişiklik amacıyla hazırlanan ve görüşe sunulan raporda önümüzdeki günlerde hayata geçecek. Yapılacak değişiklikle İcra İflas Kanunu, Cebri İcra Kanunu olarak adlandırılacak.</p>

<p>Yapılması öngörülen değişiklikler arasında; iş yoğunluğunun veya icra ve iflas dairesi sayısının fazla olduğu illerde Adalet Bakanlığı tarafından, yetki çevresi de belirlenmek suretiyle bir veya birden fazla icra ve iflas daireleri başkanlığının kurulması hedefleniyor.</p>

<p>Ayrıca Adalet Bakanlığı tarafından iş ve ihtiyaç durumu gözetilerek gerekli görülen yerlerde yeteri kadar iflas dairesinin de kurulması düşünülüyor. Öte yandan, piyasayı rahatlatmak, sahte çekin önüne geçmek amacıyla bir dizi değişiklik planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Besti Karalar-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/is-ve-ticaret-davalarini-hizlandirma-hazirligi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/01/e-ticarette-vergilendirme-rehberi-0120b2.webp" type="image/jpeg" length="83938"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YAPAY ZEKA İŞİMİ ÇALAR MI?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-isimi-calar-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-isimi-calar-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka özellikle tekrar eden görevleri riske sokarken, yeni becerilere sahip çalışanlara olan ihtiyaç hızla artıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Dijitalleşme ve yapay zeka artık sadece üretim süreçlerini değil, doğrudan iş yapma biçimlerini değiştiriyor. Bu değişim çoğu zaman "işler ortadan kalkıyor" şeklinde algılansa da gerçekte yaşanan, işlerin tamamen yok olması değil, içeriğinin köklü biçimde dönüşmesi. Bu da çalışma hayatında yeni bir soruyu gündeme getiriyor: "Yapay zeka benim işimi çalar mı?"</p>

<p style="text-align:justify"><strong>VERİLER NE SÖYLÜYOR?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Dünya Ekonomik Forumu'nun yayımladığı raporlar, önümüzdeki yıllarda mevcut işlerin önemli bir bölümünde beceri dönüşümünün zorunlu hale geleceğini ortaya koyuyor ve milyonlarca işin ortadan kalkarken yeni iş alanlarının ortaya çıkacağını gösteriyor. Dijitalleşme ve yapay zekâ, en çok tekrar eden, kurallara bağlı ve standartlaşmış işleri hedef alıyor. Örneğin bir sensörün kolaylıkla takip edebileceği ısı ölçümünü yapan bir teknik personel bir iki yıl içerisinde bu işin yapay zekâ tarafından yapılması ile işsiz kalabilir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>TÜRKİYE'DE TABLO NE?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ülkemizde İŞKUR verilerine göre sadece 2025 yılının ilk 10 ayında yaklaşık 1,3 milyon kişi işe yerleştirilmiş olmasına rağmen, işgücü piyasasında 500 binin üzerinde açık pozisyon uygun aday bulunamadığı için doldurulamıyor. Bu durum, işgücü piyasasında ciddi bir beceri uyumsuzluğuna işaret ediyor Özellikle üretim, teknik işler ve ara kademe pozisyonlarda ciddi bir açık söz konusu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>BEYAZ YAKALILAR DA GÜVENDE DEĞİL</strong></p>

<p style="text-align:justify">Eskiden otomasyon daha çok mavi yakayı etkilerdi. Bugün ise tablo değişti. Bankacılıkta kredi analizleri, medyada basit içerik üretimi, insan kaynaklarında CV eleme süreçleri artık büyük ölçüde sistemler tarafından yapılabiliyor. Yani artık risk sadece fiziksel işlerde değil, zihinsel ama tekrar eden işler de tehlikede.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>BAKIM VE İKNA ÖNEMLİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yapay zekanın henüz tam olarak giremediği iki önemli alan var. Bunlardan bir tanesi yaşlı ve çocuk bakımı. Bu alanda insan unsuru halen başrolde. Diğer yandan ikna becerisi de halen yapay zeka ve dijitalleşmenin tam olarak ele geçiremediği bir alan.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Akşam | Okan Güray BÜLBÜL</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-isimi-calar-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/bdturkey-com/uploads/2026/04/yapay-zeka-19.jpg" type="image/jpeg" length="41070"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enflasyon düzeltmesinde esas olan: Prensip mi, detay mı?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/enflasyon-duzeltmesinde-esas-olan-prensip-mi-detay-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/enflasyon-duzeltmesinde-esas-olan-prensip-mi-detay-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enflasyon düzeltmesi uygulaması ertelenmiş olsa da bu alana ilişkin tartışmalar bazı konularda halen devam ediyor. Oysa bu tartışmaların sağlıklı bir zemine oturabilmesi için önce temel bir noktada uzlaşmak gerekiyor: Uygulamanın özü, bizim mevzuatımız açısından da uluslararası muhasebe standartlarıyla uyumlu olmayı benimser. Temel bir farklılık vardır, o da değerlemede esas alınacak ölçünün TÜFE yerine yurt içi ÜFE’nin alınmasıdır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>TEMEL PRENSİP: PARASAL OLMAYAN KALEMLER</strong></p>

<p style="text-align:justify">Enflasyon düzeltmesinin hem uluslararası standartlarda hem de Türkiye uygulamasında dayandığı ana ilke oldukça açıktır: Parasal olmayan kalemlerin güncel değerlere getirilmesi. Türkiye’deki uygulamanın uluslararası standartlardan ayrıldığı temel nokta ise kullanılan endekstir. Bizde yurtiçi ÜFE esas alınırken, uluslararası uygulamalarda TÜFE tercih ediliyor. Bu farklılık, bağımsız denetimden geçen mali tablolar ile vergiye esas tablolar arasında farklılıkların temel nedenidir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>KARMAŞIKLIK MI, SADELİK Mİ? </strong></p>

<p style="text-align:justify">Uygulamada karşılaşılan sorunların önemli bir kısmı, ya gereksiz detaylara girilmesinden ya da konunun özüne yeterince nüfuz edilememesinden kaynaklanıyor. Oysa böylesine teknik bir konuda en doğru yaklaşım, sistemi karmaşıklaştırmak değil; basit, anlaşılır ve tutarlı bir şekilde uygulamaktır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>PARASAL VE PARASAL OLMAYAN AYRIMI </strong></p>

<p style="text-align:justify">Konuyu somutlaştırmak adına temel ayrımı hatırlamakta fayda var. Kasa, banka ve alacaklar gibi kalemler parasal; stoklar, demirbaşlar ve sabit kıymetler ise parasal olmayan kalemlerdir. Aynı şekilde pasifte yer alan sermaye ve kâr ve bunların yedekleri gibi bilanço kalemleri parasal olmayan kalemler olarak düzeltmeye tabi tutulurken, satıcılara veya bankalara olan borçlar parasal nitelikleri gereği kapsam dışında kalır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu ayrımın doğal bir sonucu olarak enflasyon düzeltmesi, vergi uygulamasında borçlu işletmeler aleyhine; özkaynağı güçlü işletmeler lehine sonuç doğurur. Çünkü sermaye ve kâr kalemlerinin değerlenmesi, vergiye tabi kazancın enflasyon kadar azaltılmasına imkân tanır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>SERMAYE ARTIRIMLARINDA DEĞERLEME MESELESİ </strong></p>

<p style="text-align:justify">Tartışmalı alanlardan biri de sermaye artırımlarında değerleme tarihidir. Mevzuatta tescil tarihi esas alınıyor olması işin gereğidir. Ancak artırımın kaynağı önemlidir. Eğer artırım, dışarıdan nakit girişiyle yapılmışsa tescil tarihi doğru bir referanstır. Ancak geçmiş yıl kârlarının veya yedeklerin sermayeye eklenmesi söz konusuysa, bu kalemlerin kendi oluşum dönemlerinden sermaye artırımına konu edildikleri tarihe kadar da değerlenmesi gerektiği durumunu değiştiren bir sonuç ortaya çıkmamalıdır. Dolayısı ile sermaye artırımının kaynağı eğer işletmede zaten var olan yedeklerin kullanılması ise bu yedeklerin sermaye artırım tarihine kadar da değerlenmesi gerektiği göz ardı edilmemelidir. Aksi halde özvarlıkta gerçekte olmayan bir değişim yaratılmış olur. Bu ise kanun koyucunun amacı olamaz.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>LAFZIN ÖTESİNE GEÇEBİLMEK </strong></p>

<p style="text-align:justify">Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer sorun ise kanun metninin aşırı lafzi yorumlanmasıdır. Vergisel sonucu değiştirmeyen durumlarda bile gereksiz tartışmaların yaşanması, hem zaman hem de enerji kaybına yol açıyor. Oysa temel prensip nettir: Parasal kalemler düzeltmeye tabi tutulmaz, parasal olmayanlar ise tutulur. Bu kadar basit.</p>

<p style="text-align:justify"><strong><i>Sonuç: Felsefeyi unutmamak</i></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Enflasyon düzeltmesinin amacı, işletmelerin mali yapısını enflasyon karşısında gerçeğe en yakın şekilde ortaya koymaktır. Bu nedenle uygulamayı zorlamak, karmaşıklaştırmak ya da özünden uzaklaştırmak ne uluslararası standartlarla ne de vergi mevzuatıyla uyumludur.</p>

<p style="text-align:justify">Beyan dönemine girilirken bu konunun yeniden hatırlatılması, gereksiz tereddütlerin önüne geçmek ve uygulayıcılara yol göstermek açısından önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki, doğru sonuçlara ulaşmanın yolu çoğu zaman detaylarda değil, sağlam prensiplerde gizlidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İstanbul Ticaret Odası Gazetesi |  OSMAN ARIOĞLU</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/enflasyon-duzeltmesinde-esas-olan-prensip-mi-detay-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/01/enflasyon-duzeltmesi-4.jpg" type="image/jpeg" length="83962"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: Neşe ve coşkuya hasret kaldık]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-nese-ve-coskuya-hasret-kaldik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-nese-ve-coskuya-hasret-kaldik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/nese-ve-coskuya-hasret-kaldik/886210" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></span></a></p>

<p><strong>Bahar, sadece kışa değil; kasvete, umutsuzluğa ve çaresizliğe karşı duruşu simgeler. Portakal Çiçeği Karnavalı ile Adana’da baharın neşe ve coşkusunu görünür kıldık, yüreklere işledik, umutla dolduk</strong></p>

<p><strong>Adana</strong>, hafta sonu, on binlerce kişiyle <strong>neşeyi</strong> ve <strong>coşkuyu</strong> yaşadı. Türkiye’nin ilk ve tek şehir karnavalı olarak adını dünyaya duyuran “<strong>Nisan’da Adana’da-14. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı</strong>” için sokak ve caddeler, 200 farklı etkinliğe sahne oldu. <strong>Cemre</strong>, hava, su, toprak ardından gönüllere düştü.</p>

<p>Karnaval, o <strong>kentin enerjisini</strong>, insanlar aracılığıyla ortaya çıkaran etkinliklerdir. Dün, <strong>Ziya Paşa Bulvarı’</strong>nda birikmiş <strong>50 binden fazla insan</strong>, kortej geçişinde, güzergâh boyunca, evlerin balkonlarından<strong>, harika tezahürat</strong> ve katılımla şehri adeta <strong>bahar neşesine</strong>, <strong>coşkusuna</strong> çevirdi.</p>

<p><strong>GÜNÜN SORUNLARINA TEBESSÜMLE KARŞI DURMAK</strong></p>

<p>Kortejde dikkatimi çeken, <strong>tıkanmış trafikte</strong> bırakın araçları, insanların arasından dahi yürümenin zorlaştığı ortamda, <strong>içten gelen tezahüratla</strong> karnavala dinamizm katılmasıydı. Belli ki <strong>günün gailesinden</strong>, enflasyonun baskısından, <strong>dünyanın içinde bulunduğu gerilimden</strong> bıkmış usanmışız.</p>

<p>Şehrin <strong>kafe</strong> ve <strong>restoranlarını</strong> dolduran, Adanalıların yanı sıra turistler; karnaval sayesinde bu <strong>huzur</strong>, <strong>neşe</strong>, <strong>coşkuya olan hasreti</strong> bir nebze olsun giderdiler. <strong>Pahalılığın</strong>, <strong>savaşın</strong>, <strong>etiketlerin</strong>, <strong>yönetimin</strong>, sorunların üzerimize yüklediklerine, <strong>karnaval neşesi</strong>, coşkusu ile <strong>güçlü bir cevap</strong> vermeyi denediler.</p>

<p><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Karnavala dair…</strong></p>

<p><strong><i>Kostümlü kortej nasıldı?</i></strong></p>

<p>Rengârenk <strong>kıyafetler</strong>, gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine dek yüzlerce <strong>kostümlü</strong> insan, binlerce kişiyle buluşurken, <strong>alkışlar dinmedi</strong>, cep telefonları durmadı, <strong>Adana resmen turuncuya boyanıverdi</strong>.</p>

<p><strong><i>Diğer illere örnek olabilir mi?</i></strong></p>

<p><strong>Elbette</strong>… Neşe ve coşkuya yalnızca Adanalıların değil, <strong>81 ilimizin ihtiyacı</strong> var. Adana; portakal çiçeği teması üzerinden yapmışsa <strong>herkes kendi yöresinden, töresinden</strong> kendi rengini insanlara yansıtabilir.</p>

<p><strong>NOT</strong></p>

<p><strong>ADANA’YA FARKLI VE YENİ BİR MARKA OLMA FIRSATI</strong></p>

<p>Bu yılki <strong>14</strong>’üncüsüydü. Geçen yıl kente <strong>6,5 milyar lira</strong> katkı sunmuştu. Karnavalın fikir önderi <strong>Toyota</strong> CEO’su, <strong>Ali Haydar Bozkurt</strong>, halkımızın moral değerlerini yükselttiğine vurgu yapıyor; “<i>herkesin güven içinde dostluk, kardeşlik ve birlik havasında eğlendiğini gördük. Daha da iyisini yapmaya çalışacağız</i>.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KARNAVAL LÛGATI</strong></p>

<p><strong>Karnaval</strong>: Geçit törenleri, maskeli ve kostümlü katılımla gerçekleşen müzik ve danslı festival türü</p>

<p><strong>Portakal Çiçeği</strong>: Bitkinin beyaz, narin ve tatlı-ferahlatıcı kokulu çiçeği ve Adana’nın sahiplendiği</p>

<p><strong>Kostümlü kortej</strong>: Karnaval katılımcılarının, insanlara sunduğu sürpriz kıyafet ve danslı geçiş</p>

<p><strong>Karnaval markası</strong>: Adana’nın 14’üncüsüyle ülkemizde ve dışarıda edindiği marka değerine katkı</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-nese-ve-coskuya-hasret-kaldik</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/bdturkey-com/uploads/2026/04/adana2.jpg" type="image/jpeg" length="29088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte faturaya karşı yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi kaçakçılığı ile mücadelede 1 Ekim itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZwCJy6GPxbA"></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/sahte-belge-3.webp" type="image/jpeg" length="42536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="707" src="https://www.youtube.com/embed/TidIluUl2ic" title="SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir" width="1257"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK TV</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/trafik-kazasi-sgk.jpg" type="image/jpeg" length="84152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZAHA DAVET SEMİNERİ]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">KONUŞMACI: ALİ ÇAKMAKÇI-KATKI SUNAN: SELAHATTİN İPEK MODERATÖR : ÖMER KÖKLÜCE</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/2020-08-26_19-00-069.png" type="image/jpeg" length="21817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-Birlik Sistemine Yeni Sözleşme Girişi ve Eski Sözleşmelerin Güncellenmesi 2022]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Jan 2022 18:07:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/TURMOB-Duyuru_Boş_2-kopyala@600x315.png" type="image/jpeg" length="61850"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EFR tablolarının yüklenmesiyle ilgili yardım videosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Oct 2021 17:53:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1.png" type="image/jpeg" length="44322"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı (18.05.2021)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>BDTURKEY.COM ve Dünya Gazetesi yazarı Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU 18.05.2021 tarihinde saat 9.30 TRT HABER Ekonomi 7/24 Programına konuk olarak katılım sağlamıştır. Özellikle Pandemi dolayısıyla işletmelerin yaşadıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı 'mızın alacağı tedbirler ile igili bilgiler vermiştir. "Matrah Arttırımı ve Yeni Borç Yapılandırması" torba şekliyle ele alınarak en kısa zamanda Meclise gelmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</guid>
      <pubDate>Tue, 18 May 2021 11:45:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Haber_Resim_tasarım_Yazar_Abdullah_TOLU789998888.jpg" type="image/jpeg" length="25316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun  Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU TRT HABER Ekonomi 7/24 Programında Yeni Çıkacak Olan Vergi Affı ve Yapılandırma Hakkında Detaylı Bilgiler Verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2020 15:50:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1_12.jpg" type="image/jpeg" length="50471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekdüzen Hesap Planı ve Bazı Bilinmeyen Özellikleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_5.png" type="image/jpeg" length="93950"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Finansal Raporlama, Nakit Akış Tablosu ve Fon Akışı Tablosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:50:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_4_1.png" type="image/jpeg" length="66398"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRT 1 Radyo Ekonomi Günlüğü Programı 12.08.2020]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yılmaz Sezer ÜSTAT, bizzat BAĞIMSIZ DENETİMDE YERLİ VE MİLLİ HUSUSUNDA ADIMIZLA (SELAHATTİN İPEK) AÇIKLAMADA BULUNMUŞTUR. TEŞEKKÜR EDİYORUM. TRT 1 Radyoda Bağımsız Denetimde Yerli ve Milli konusundaki görüşlerini açıklamıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2020 16:43:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/61369990_2528164087216118_4989264771036479488_n.png" type="image/jpeg" length="40298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKİYE CUMHURİYETÇİ MALİ MÜŞAVİRLER GRUBU' NUN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU e-dönüşüm uygulamaları ve Turizm Payı Beyanlarına ilişkin Eğitim Semineri Fotoğraf Galerisi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Dec 2019 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/DSC00511.jpg" type="image/jpeg" length="63024"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KSMMMO (KAYSERİ SMMM ODASI) "E-DÖNÜŞÜM EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğraf Galeresi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 13:19:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/69999396_10220754638918841_5057639361898610688_o.jpg" type="image/jpeg" length="65878"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VERGİDE GÜNDEM SEMİNERİ - 2018 & 2019 ÖNEMLİ VERGİSEL DÜZENLEMELER Fotoğraf Galerisi İçin Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2019 09:05:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/IMGL1388.jpg" type="image/jpeg" length="18348"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESMMMO E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ Fotoğrafları İçin Tıklayın....]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jan 2019 18:01:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/2018.12_8.jpg" type="image/jpeg" length="11613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Dec 2018 17:43:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6176_1.jpg" type="image/jpeg" length="66472"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İNŞAAT SEKTÖRÜNDE VERGİ VE MUHASEBE SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Dec 2018 17:19:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6052.jpg" type="image/jpeg" length="15757"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selahattin İPEK]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Feb 2017 20:04:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/bd-ekonominin-nabzY-07032017.jpg" type="image/jpeg" length="62401"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
