<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Bağımsız Denetim Türkiye (info@bdturkey.com)</title>
    <link>https://www.bdturkey.com</link>
    <description>Bağımsız Denetim ve Muhasebe Haber Portalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 16 Sep 2026 11:19:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motorine yeni zam geliyor: Litre fiyatı 100 TL'yi aşacak]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/motorine-yeni-zam-geliyor-litre-fiyati-100-tlyi-asacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/motorine-yeni-zam-geliyor-litre-fiyati-100-tlyi-asacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Motorinin litre fiyatına 17 Eylül'den itibaren 4 lira 62 kuruş zam yapılması bekleniyor. Artışın pompaya yansıması halinde motorin İstanbul'da 100 TL'yi, Ankara ve İzmir'de ise 101 TL'yi aşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akaryakıt fiyatlarında artış sürüyor. Motorinin litre fiyatına 17 Eylül'den itibaren 4 lira 62 kuruş zam yapılması bekleniyor. Beklenen artışın gerçekleşmesi halinde motorinin litre fiyatı İstanbul'da 100 liranın üzerine çıkacak.</p>

<p>Petrol fiyatlarındaki yükseliş akaryakıt fiyatlarına yansımaya devam ederken, motorinde yeni bir fiyat artışı gündeme geldi.</p>

<p>Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, motorinin litre fiyatına 17 Eylül'den itibaren geçerli olmak üzere 4 lira 62 kuruş zam yapılması bekleniyor.</p>

<p>Motorine son olarak 6 lira 59 kuruş zam yapılmıştı.</p>

<p><strong>İstanbul'da 100 lirayı aşacak</strong></p>

<p>Beklenen zammın pompaya yansıması halinde motorinin litre fiyatı İstanbul Avrupa Yakası'nda 100 lira 22 kuruşa, Anadolu Yakası'nda ise 100 lira 8 kuruşa yükselecek.</p>

<p>Motorinin litresinin Ankara'da 101 lira 37 kuruşa, İzmir'de ise 101 lira 64 kuruşa ulaşması bekleniyor.</p>

<p><strong>Güncel benzin, motorin ve LPG fiyatları</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zam öncesinde İstanbul Avrupa Yakası'nda benzinin litresi 80,26 TL, motorinin litresi 95,60 TL, LPG'nin litresi ise 34,99 TL'den satılıyor. Anadolu Yakası'nda benzinin litre fiyatı 80,12 TL, motorinin 95,46 TL, LPG'nin ise 34,39 TL seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Ankara'da benzinin litresi 81,25 TL, motorinin litresi 96,75 TL, LPG'nin litresi 35,09 TL'den satılıyor. İzmir'de ise benzinin litre fiyatı 81,52 TL, motorinin 97,02 TL, LPG'nin ise 34,99 TL seviyesinde bulunuyor.</p>

<p><strong>Cihan Oruçoğlu-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/motorine-yeni-zam-geliyor-litre-fiyati-100-tlyi-asacak</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/09/akaryakit.jpg" type="image/jpeg" length="68064"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜİK açıkladı: Ücretli çalışan sayısı 16,4 milyona dayandı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/tuik-acikladi-ucretli-calisan-sayisi-164-milyona-dayandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/tuik-acikladi-ucretli-calisan-sayisi-164-milyona-dayandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinde ücretli çalışan sayısı temmuzda yıllık yüzde 1,7 artarak 16 milyon 393 bin 563 kişiye ulaştı. Sanayide ise çalışan sayısındaki düşüş dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2026 dönemine ilişkin Ücretli Çalışan İstatistikleri'ni açıkladı.</p>

<p>Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7 artış gösterdi.</p>

<p>Geçen yıl temmuz ayında 16 milyon 114 bin 128 olan ücretli çalışan sayısı, bu yılın aynı döneminde 16 milyon 393 bin 563 kişiye yükseldi. Böylece ücretli çalışan sayısında bir yılda yaklaşık 279 bin kişilik artış kaydedildi.</p>

<p><img alt="TÜİK açıkladı: Ücretli çalışan sayısı 16,4 milyona dayandı - Resim : 1" height="323" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw820h323q95gm/storage/files/images/2026/09/16/gorsel-2026-09-16-100432250-e4vs.jpg" width="820" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sanayide çalışan sayısı geriledi</strong></h3>

<p>Sektörler bazında yıllık değişimler farklılık gösterdi. Temmuz ayında ücretli çalışan sayısı sanayi sektöründe geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,5 azalırken, inşaat sektöründe yüzde 3,5 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 3,1 arttı.</p>

<p><img alt="TÜİK açıkladı: Ücretli çalışan sayısı 16,4 milyona dayandı - Resim : 2" height="295" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw820h295q95gm/storage/files/images/2026/09/16/gorsel-2026-09-16-100456154-jlbj.jpg" width="820" /></p>

<h3><strong>Aylık bazda değişim olmadı</strong></h3>

<p>Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı temmuz ayında bir önceki aya göre yüzdesel olarak değişmedi.</p>

<p>Aylık bazda ücretli çalışan sayısı sanayide yüzde 0,1 azalırken, inşaat sektöründe değişim göstermedi. Ticaret-hizmet sektöründe ise yüzde 0,1 artış kaydedildi.</p>

<p><strong>Mutluhan Yıldız-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/tuik-acikladi-ucretli-calisan-sayisi-164-milyona-dayandi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/imalat2.jpg" type="image/jpeg" length="17141"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye için yüzde 100 tarife riski bugün oylanıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/turkiye-icin-yuzde-100-tarife-riski-bugun-oylaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/turkiye-icin-yuzde-100-tarife-riski-bugun-oylaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de Rusya ve İran’a yönelik yeni yaptırım paketi kritik aşamaya geldi. Rus enerjisinin büyük alıcılarına yüzde 100’e kadar ek gümrük vergisi yetkisi veren tasarı bugün oylanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Kongresi’nde Rusya’nın enerji gelirlerini hedef alan yaptırım tasarısı Temsilciler Meclisi’ndeki son aşamaya ulaştı. Dün yapılan 214’e karşı 211 oyla nihai görüşmenin önü açılırken, tasarının bugün genel kurulda oylanması bekleniyor.</p>

<p>Senato’dan ağustos ayında 86’ya karşı 11 oyla geçen düzenleme, Rus petrolü ve doğal gazının en büyük alıcılarına karşı ABD yönetimine yüzde 100’e kadar ek gümrük vergisi uygulama yetkisi verilmesini öngörüyor. Tasarının İran’a yönelik mevcut yaptırımları genişleten hükümleri de bulunuyor.</p>

<h3><strong>Türkiye neden risk alanında?</strong></h3>

<p>Mevcut Senato metninde Türkiye’nin adı doğrudan yer almıyor. Düzenleme bunun yerine Rus petrolü ve doğal gazının en büyük alıcılarını hedefleyen bir mekanizma kuruyor.</p>

<p>Ancak Türkiye’nin Rus enerji ticaretindeki konumu düzenlemeyi Ankara açısından önemli hale getiriyor. Haziran verilerine göre Türkiye, Çin ve Hindistan’ın ardından Rus fosil yakıtlarının üçüncü büyük alıcısı konumunda bulunuyordu.</p>

<p>Türkiye aynı dönemde Rusya’dan 2,3 milyar euro değerinde fosil yakıt satın aldı. Bunun 1,4 milyar eurosunu petrol ürünleri, 523 milyon eurosunu boru hattı doğal gazı, 196 milyon eurosunu ham petrol oluşturdu.</p>

<h3><strong>Türkiye’yi doğrudan listeye ekleme girişimi reddedildi</strong></h3>

<p>Temsilciler Meclisi’ndeki görüşmeler sırasında sunulan ayrı bir değişiklik önerisinde Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 10 ülkenin yüzde 100’e kadar tarifeye açık biçimde tabi tutulması istendi.</p>

<p>Listede Türkiye’nin yanı sıra Çin, Hindistan, Azerbaycan, Macaristan, Slovakya, Birleşik Arap Emirlikleri, Singapur, Kazakistan ve Kırgızistan yer aldı. Ancak ülkelerin isimlerini doğrudan tasarıya eklemeyi öngören bu değişiklik Kurallar Komitesi’nde kabul edilmedi.</p>

<p>Bu nedenle bugün oylanması beklenen metinde Türkiye’ye otomatik olarak yüzde 100 tarife uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmuyor. Buna karşılık Türkiye’nin büyük Rus enerji alıcıları arasında bulunması, tasarının vereceği geniş yetki nedeniyle riskin tamamen ortadan kalkmadığı anlamına geliyor.</p>

<h3><strong>Karar ABD Başkanı’na geniş yetki verecek</strong></h3>

<p>Tasarı yasalaşırsa ABD Başkanı, Rus enerji ticaretinin büyük alıcılarına yönelik ek gümrük vergileri konusunda önemli bir hareket alanı elde edecek.</p>

<p>Düzenlemede yüzde 100’e kadar çıkabilecek tarifelerin yanı sıra Rusya’nın enerji sektörü, finans kuruluşları ve yaptırımlardan kaçmak amacıyla kullanılan gölge filo da hedefleniyor.</p>

<p>Başkana belirli koşullarda yaptırımları ve tarifeleri uygulamama veya bunlardan muafiyet sağlama imkânı tanınması ise tasarının Kongre’de en fazla tartışılan bölümleri arasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Türkiye açısından ticaret riski ne?</strong></h3>

<p>Olası bir ek tarife Rusya’dan yapılan ithalata değil, hedef alınan ülkelerin ABD pazarına gönderdiği ürünlere uygulanabilecek. Bu nedenle Türkiye açısından temel risk enerji maliyetinden çok ABD’ye yapılan ihracatın rekabet gücü üzerinde oluşabilir.</p>

<p>Ancak tasarının kabul edilmesi tek başına Türkiye’ye yüzde 100 gümrük vergisi geleceği anlamına gelmeyecek. Önce düzenlemenin Temsilciler Meclisi’nden geçmesi, ardından yasalaşması ve hangi ülkeler için uygulanacağına ilişkin ABD yönetiminin karar vermesi gerekecek.</p>

<p>Türkiye açısından kritik başlık ise Rus enerji alımlarının düzeyi ile Washington’ın yeni yaptırım mekanizmasını nasıl kullanacağı olacak.</p>

<p><strong>Murat Ali Oral-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/turkiye-icin-yuzde-100-tarife-riski-bugun-oylaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/04/trump.webp" type="image/jpeg" length="48807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çiftçi bu fiyata satıyor, peki tüketici kaça alıyor?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ciftci-bu-fiyata-satiyor-peki-tuketici-kaca-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ciftci-bu-fiyata-satiyor-peki-tuketici-kaca-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilmiyorum siz de aynı hisse kapılır mısınız? Şehirler arası yolculuk sırasında adeta sonsuza uzanıyormuş hissi veren tarım arazisi görürsünüz. Uçakla Antalya’ya ya da benzer özellikte bir şehre iniş sırasında binlerce sera çarpar gözünüze. Sonra da büyük kentlerde tarım ürünlerinin fiyatının nasıl olup da çok yüksek seyrettiği gelir aklınıza ve şaşarsınız.</p>

<p>Fiyatlar, buralarda yapılan üretim tüketimi karşılamaktan uzak olduğu, arz-talep dengesi sağlıklı oluşmadığı için mi çok yüksek seyretmektedir; yoksa tarladan, seradan çıkış fiyatı makuldür de tüketiciye ulaşma sırasında mı denge bozulmakta ve perakende fiyat fırlayıp gitmektedir?</p>

<p>Bu sorunun yanıtını herhalde herkes biliyor. Tarladan, seradan çıkış fiyatının özellikle bazı dönemlerde ve bazı ürünlerde ne kadar düşük olduğu, bu ürünlerin tarlada kalmasından zaten belli. Ayrıca bu konuda resmi veriler de açıklanıyor, yani tarım ürünlerinin toptan satış fiyatı.</p>

<p>TÜİK, her ne kadar TÜFE kapsamındaki madde fiyatlarını açıklamıyorsa da tarım ürünlerinde toptan satış fiyatlarını ilan ediyor. Bu ürünlerin pazarda markette kaç liraya satıldığını da bilmeyen yok.</p>

<p>Dolayısıyla iki fiyat da belli; çiftçinin resmen ilan edilen satış fiyatı da, tüketicinin alış fiyatı da. Aradaki o devasa fark da kendiliğinden ortaya çıkıyor.</p>

<p>Ama TÜİK madde fiyatlarını açıklamaktan vazgeçerken dile getirdiği o tuhaf gerekçeleri bir kenara koyup yeniden geçmişteki uygulamaya dönse ve TÜFE kapsamındaki fiyatlar açıklansa da toptan ve perakende fiyatlar arasındaki makas çok daha sağlıklı ve tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya çıksa.</p>

<h2><strong>TÜİK’e bir çağrı</strong></h2>

<p>Bu aşamada bir orta yol bulmak gerekiyor. TÜİK madem madde fiyatlarını açıklamıyor en azından başka bir adım atabilir. Bu konuda daha önce de dile getirdiğim çağrımı tekrarlamak isterim. Bu köşede 2 Temmuz’da kaleme aldığım “<strong>TÜİK’e açık mektup</strong>” başlıklı yazımda da ifade etmiştim.</p>

<p><strong>“Madde fiyatlarını açıklamıyorsunuz hiç olmazsa tüm maddelerin ağırlıklarını ve her bir madde için her ay endeksi açıklayabilirsiniz. Zaten şimdi 174 grup başlığında endeks açıklanıyor. Buna ek olarak madde endekslerini açıklamak daha şeff af davranma adına bir adım olur. Hem madde fiyatını hiç açıklamıyor değilsiniz; işte tarım ürünleri üretici fiyat endeksi kapsamındaki fiyatlar... Vatandaş satın aldığı bir meyvenin, sebzenin tarladan kaç liraya çıktığını ve değişim oranını zaten görebiliyor. Perakende fiyattaki değişim de görülebilirse bir kıyaslama yapılarak nakliyeciye, komisyoncuya ne kadar ödeme yapıldığı hesaplanabilir.”</strong></p>

<h2><strong>Toptan fiyatlarda düşüş var</strong></h2>

<p>TÜİK’in dün yaptığı açıklamaya göre tarım ürünleri üretici fiyat endeksi ağustos ayında yüzde 0,93 geriledi. Sekiz aylık artış yüzde 9,20, yıllık artış ise yüzde 21,91 düzeyinde.</p>

<p>Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi kapsamındaki kalemlerin tam karşılığını TÜFE’de bulma şansımız yok. Maddeleri bulsak bile TÜFE’de fiyat görme şansımız yok. Ancak piyasadaki perakende fiyatlar belli. Tabloda yer alan fiyatların vergisiz fiyatlar olduğunu dikkate almak gerekiyor ama bu ürünlere yüzde 1 KDV uygulandığı için çok büyük bir oynama söz konusu olmaz.</p>

<p>Aslında burada bakılması gereken ağustos ayı itibarıyla toptan ve perakende fiyat arasındaki makas kadar son bir yılda kaydedilen değişimin oranı…</p>

<p>Örneğin yeşil mercimek bir yıl öncesine göre yüzde 30 ucuz mu?</p>

<p>Vatandaş marulu geçen yılın ağustosuna göre yüzde 41 ucuza alabildi mi?</p>

<p>Şeftali, nektarin, erik, çilek; bu meyvelerde yüzde 50’ye yaklaşan ucuzlama görüldü mü?</p>

<p>Aslında görülmüş; tarladan çıkış fiyatında görülmüş.</p>

<p>Ama çarşıda pazarda? Ne gezer!</p>

<p>Tüm ürünlerin fiyatı düşmedi tabii ki, fiyatı fırlayıp gidenler de var.</p>

<p>Örnek mi; yüzde 338 artışla kuru soğan, yüzde 182 artışla patates, yine yüzde 100’ün üstündeki artışlarla biber çeşitleri.</p>

<p>Soğandaki artışı durdurmak amacıyla gümrük vergisi oranının yüzde 49’dan yüzde 5’e indirildiği de biliniyor.</p>

<h2><strong>Büyük tedarikçilere dönük soruşturma</strong></h2>

<p>Bu arada yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yapay şekilde yükselterek haksız kazanç sağladıkları iddia edilen tedarikçilere yönelik soruşturma açıldı ve bu çerçevede 41 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek bu konudaki açıklamasında <strong>“Yapılan incelemelerde, hallerin büyük tedarikçileri konumundaki bazı firmaların piyasadaki hâkimiyetlerini kullanarak ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdikleri; sahte müstahsil makbuzları düzenleyerek gerçeğe aykırı maliyet oluşturdukları ve bu yöntemlerle yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları yönünde tespitlere ulaşıldı. Bu kapsamda; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden yürütülen soruşturmada, 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi; 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldı</strong>” dedi.</p>

<p>Zaten TÜİK’in açıkladığı ve tabloda yer alan toptan fiyatlarla perakende fiyatlar arasındaki makas normal maliyet artışıyla izah edilemeyecek boyuttaydı ve bu durum uzun yıllardır böyleydi. Bakalım bu soruşturmadan ne gibi sonuçlar çıkacak…</p>

<p><a href="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw690h499q95gc/storage/files/images/2026/09/15/agraf-ohku.jpg?_gl=1*bfwpdi*_gcl_au*OTc3NjI1MzIyLjE3ODU3NTUxMjQ.*_ga*MTQ3MjEwMzU5NC4xNzg1NzU1MTI0*_ga_5KTMPZNM29*czE3ODk1MzkzMDIkbzM2JGcxJHQxNzg5NTQwMDQ4JGo1NSRsMCRoMTExMDg3OTY3NQ.." rel="nofollow" title="Çiftçi bu fiyata satıyor, peki tüketici kaça alıyor? - Resim : 1"><img alt="Çiftçi bu fiyata satıyor, peki tüketici kaça alıyor? - Resim : 1" height="499" loading="lazy" src="https://img.ekonomim.com/rcman/Cw690h499q95gc/storage/files/images/2026/09/15/agraf-ohku.jpg" width="690" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Alaattin Aktaş-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ciftci-bu-fiyata-satiyor-peki-tuketici-kaca-aliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/tarim3.jpg" type="image/jpeg" length="77608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027’nin en büyük riski faiz değil, sermaye kıtlığı, ucuz para]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/2027nin-en-buyuk-riski-faiz-degil-sermaye-kitligi-ucuz-para</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/2027nin-en-buyuk-riski-faiz-degil-sermaye-kitligi-ucuz-para" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026’ya girerken dün­ya ekonomisinin ana senaryosu açıktı: Enf­lasyon düşecek, merkez bankaları faiz indirecek, tahvil getirileri gerileye­cek, kredi ucuzlayacak ve şirketler 2027’ye daha rahat finansman koşulla­rıyla girecekti.</p>

<p>Bugün ise bunun tersi­ni konuşuyoruz.</p>

<p>ABD’de uzun vadeli tahvil faiz­leri yeniden yükselirken Fed için faiz artırımı senaryoları güçleni­yor. Avrupa ve Japonya’da da para politikasının yeniden sıkılaşabi­leceği tartışılıyor. Sorun artık yal­nız politika faizinin seviyesi değil; <strong>dünyada sermayenin fiyatının yapısal olarak yüksek kalma ih­timali. </strong>2027’nin büyük sürprizi petrolün 120 dolar olması değil, <strong>ucuz paranın hiç geri dönmeme­si </strong>olabilir.</p>

<h3><strong>Para bitmedi, ucuz para kıtlaşıyor</strong></h3>

<p>Bugünkü yüksek faizleri yalnız merkez bankalarıyla açıklamak eksik kalır.</p>

<p>ABD’nin yüksek kamu borcu ve bütçe açıkları daha fazla tahvil arzı yaratıyor. Avrupa savunma ve alt­yapı yatırımlarını artırıyor. Ener­ji dönüşümü yüz milyarlarca do­lar sermaye gerektiriyor. Teknolo­ji şirketleri ise AI veri merkezleri, çipler ve enerji altyapısı için deva­sa finansman arıyor.</p>

<p>Aynı sermaye havuzunun başın­da artık <strong>devletler, teknoloji şir­ketleri, enerji yatırımları ve ge­lişmekte olan ülkeler var.</strong></p>

<p>Para bitmedi. Fakat ucuz para için rekabet sertleşti.</p>

<p><strong>Petrol sadece depoyu değil, faizi de pahalandırıyor</strong></p>

<p>Enerji şoku bu baskıyı büyütü­yor. Petrolün yüksek seviyeler­de kalması yalnız akaryakıtı değil; navlun, plastik, gübre, kimya ve üretim maliyetlerini de artırıyor.</p>

<p>Mekanizma basit:</p>

<p><strong>Petrol </strong><strong>↑ → </strong><strong>Enflasyon </strong><strong>↑ → </strong><strong>Faiz indirimi alanı </strong><strong>↓ → </strong><strong>Tahvil faizi </strong><strong>↑ → </strong><strong>WACC </strong><strong>↑ → </strong><strong>Yatırım </strong><strong>↓</strong></p>

<p>Petrol birkaç ay içinde yeniden gerileyebilir. Fakat enerji şoku kü­resel risksiz faizi uzun süre yüksek tutarsa yatırım kararları yıllarca etkilenebilir.</p>

<p><strong>Türkiye’de denklem</strong></p>

<p><strong>daha sert</strong></p>

<p>Türkiye açısından mesele çok daha somut.</p>

<p>TCMB 10 Eylül’de politika fai­zini <strong>%37’de sabit tuttu</strong>.</p>

<p>Banka aynı açıklamada iç tale­bin zayıf seyrettiğini, buna karşın yüksek enerji fiyatlarının enflas­yon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Yani Türkiye aynı anda iki zıt baskıyla karşı karşıya:</p>

<p><strong>Büyüme ve iç talep zayıflıyor </strong><strong>→ </strong><strong>faiz indirimi ihtiyacı artıyor.</strong></p>

<p>Ama:</p>

<p><strong>Enerji ve dış fiyat baskısı yükseliyor </strong><strong>→ </strong><strong>faiz indirimi alanı daralıyor.</strong></p>

<p>Üstelik TCMB’nin Eylül Piyasa Katılımcıları Anketi’nde yıl sonu enflasyon beklentisi <strong>%29,61</strong>, yıl sonu USD/TL beklentisi <strong>51,57</strong>, 2026 büyüme beklentisi ise <strong>%3,0 </strong>seviyesinde. 12 ay sonrası kur beklentisi 58,60 TL.</p>

<p>Bu rakamlar Türk şirketinin 2027 bütçesine doğrudan giriyor.</p>

<p>Örneğin bugün 100 milyon do­lar döviz açık pozisyonu bulunan bir şirket için USD/TL’nin 48 ye­rine 52 olması yaklaşık <strong>400 mil­yon TL ilave bilanço etkisi </strong>ya­ratır.</p>

<p>Yıllık 2 milyar TL işletme ser­mayesi finansmanı kullanan bir şirketin kredi maliyetinin 5 puan daha yüksek kalması ise yaklaşık 100 milyon TL ilave yıllık finans­man gideri demektir.</p>

<p>Dolayısıyla “TCMB birkaç pu­an faiz indirirse şirket rahatlar” yaklaşımı fazla basit kalıyor.</p>

<h3><strong>TCMB indirse bile şirketin faizi düşmeyebilir</strong></h3>

<p>Türk şirketinin gerçek sermaye maliyetini üç ana unsur belirliyor:</p>

<p><strong>Küresel risksiz faiz + Türkiye risk primi + şirket risk primi.</strong></p>

<p>TCMB politika faizini düşürebi­lir. Fakat ABD tahvil faizleri yük­sek kalır ve küresel yatırımcı daha yüksek getiri isterse Türk şirke­tinin eurobond veya sendikasyon maliyeti aynı hızda gerilemez.</p>

<p>Bu nedenle 2027’de özellikle dö­viz borçlu, düşük marjlı ve yüksek işletme sermayesi ihtiyacı olan şirketler daha kırılgan olacak.</p>

<p>İhracatçı şirket için de denklem otomatik olarak olumlu değil. Kur artışı gelirleri destekleyebilir; an­cak ithal ara malı, enerji ve döviz borcu yüksekse kur avantajının önemli bölümü maliyet tarafında geri alınabilir.</p>

<h3><strong>2027 bütçelerinin en tehlikeli varsayımı: “Faiz nasıl olsa düşer”</strong></h3>

<p>Türkiye’de şirketlerin büyük bö­lümü şu haftalarda 2027 bütçeleri­ni hazırlıyor.</p>

<p>Tek senaryolu bütçe artık yeter­li değil.</p>

<p>En az üç tablo kurulmalı:</p>

<p><strong>Baz senaryo: </strong>Enflasyon düşer, TCMB kontrollü indirim yapar, dış faizler yüksek ama istikrarlı kalır.</p>

<p><strong>Stres senaryosu: </strong>Enflasyon %30 çevresinde yapışkan kalır, USD/TL piyasa beklentisinin üze­rine çıkar, dış finansman pahalı kalır.</p>

<p><strong>Şok senaryosu: </strong>Enerji fiyatları yeniden yükselir, kur geçişkenli­ği artar, TCMB beklenenden daha uzun süre sıkı kalır.</p>

<p>Her senaryoda beş KPI izlenme­li:</p>

<p>Serbest nakit akışı, net borç/ FAVÖK, faiz karşılama oranı, na­kit dönüş süresi ve ROIC/WACC farkı.</p>

<p><strong>Yeni CFO Denklemi: ROIC (Sermayenin getirisi) &gt; WACC (Sermayenin Maliyeti)</strong></p>

<p>Bir şirketin yatırım getirisi %25 olabilir. Ancak sermaye maliyeti %30 ise büyüyen şirket ekonomik değer yaratmıyor olabilir.</p>

<p>2027’de yönetim kurulunun sor­ması gereken soru bu nedenle:</p>

<p><strong>“Ne kadar büyüyeceğiz?” de­ğil, “Büyümek için kullandığı­mız sermayenin maliyetini aşa­bilecek miyiz?”</strong></p>

<p>Türkiye gibi yüksek faizli eko­nomilerde bu fark kritik.</p>

<p>Ciroyu %30 artırıp finansman giderini %50 artırmak başarı de­ğildir.</p>

<h3><strong>Nakit artık likidite değil, stratejik güç</strong></h3>

<p>Yüksek faiz ortamında stok, ala­cak ve nakit yönetimi doğrudan kârlılık konusudur.</p>

<p>Yıllık 3 milyar TL satış yapan bir şirkette tahsilat süresini yalnızca 15 gün kısaltmak yaklaşık 123 mil­yon TL işletme sermayesini ser­best bırakabilir.</p>

<p>Bu para bankadan borçlanılmak zorunda kalınmazsa, yüksek faiz ortamında onlarca milyon liralık finansman gideri ortadan kalka­bilir.</p>

<p>Dolayısıyla 2027’nin şirket stra­tejisi yalnız satış büyütmek değil:</p>

<p><strong>stoku hızlandırmak, tahsilatı kısaltmak, borcu azaltmak, dö­viz pozisyonunu yönetmek ve sermayeyi yüksek getirili işlere yönlendirmek </strong>olmalı.</p>

<p>2008 sonrası dünya şirketlere ucuz parayla büyümeyi öğretti.</p>

<p>2027 dünyası ise sermayenin ye­niden kıymetli olduğu bir dönem olabilir.</p>

<p><strong>2027’de büyük olmak yetme­yecek. Borcunu çevirmek zo­runda olmayan, yatırımını ken­di nakdiyle finanse edebilen ve sermayenin maliyetinden daha yüksek getiri üreten şirketler kazanacak.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Çünkü pahalı para çağında nakit, şirketin kasasında duran para değil; rekabet üstünlüğü­dür.</strong></p>

<p><strong>Son sözler: </strong>“İnsanın özgürlü­ğü; istediği her şeyi yapabilme­sinde değil. İstemediği hiçbir şe­yi yapmak zorunda olmamasında­dır”J.J.Rousseau</p>

<p>“Çağın vebası; Yüzler yürekleri hiç benzemiyor” Anonim</p>

<p><strong>Şevket Sayılgan-Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/2027nin-en-buyuk-riski-faiz-degil-sermaye-kitligi-ucuz-para</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/04/para-transferi.jpg" type="image/jpeg" length="61083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Booking yasası iştah açtı, Çinli dev Türkiye’ye giriyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/booking-yasasi-istah-acti-cinli-dev-turkiyeye-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/booking-yasasi-istah-acti-cinli-dev-turkiyeye-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alibaba Grubu bünyesindeki rezervasyon platformu Fliggy, Trendyol’un dijital altyapısını avantajı olarak görüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM gündemine gelen düzenleme, yabancı dijital seyahat platformları için yeni bir dönem başlatmaya hazırlanıyor. Booking.com gibi küresel şirketlerin iç pazarda yasal zeminde hizmet vermesine olanak tanıyacak teklif, Sektör kaynaklarına göre Alibaba Grubu’nun seyahat platformu Fliggy de Türkiye pazarına girmek için hazırlık yapıyor. Düzenleme, bir yandan şirketlerin önünü açarken diğer yandan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) üyesi yerli acentelerin tepkisini çekiyor.</p>

<p><strong>Agresif giriş planı hazırlığı</strong></p>

<p>Sektör kulislerine göre Fliggy, vize süreçlerindeki rahatlama ve Çin-Türkiye uçuşlarının artmasıyla Türkiye’yi büyüme alanlarından biri olarak görüyor. Düzenlemenin yasalaşması halinde şirketin pazara hızlı bir giriş yapabileceği belirtiliyor. Alibaba’nın Türkiye’deki en büyük yatırımı Trendyol’un dijital altyapısı, fintek çözümleri ve geniş kullanıcı tabanı, Fliggy’nin avantajları arasında. Çinli grubun, Çin’den Türkiye’ye gelen yüksek harcama potansiyelli turistleri kendi platformuna yönlendirmeyi ve Türkiye’de yerli turistlere hizmet vermeyi hedefl ediği ifade ediliyor. Yabancı platformların pazara yeniden girmesi yerli acentelerde kaygı yaratıyor.</p>

<p>Sektör temsilcileri, yabancı şirketlerin lisans ve izin yükümlülükleriyle pazara girmesinin rekabet eşitliği için yeterli olmayacağını savunuyor. Güçlü özkaynak, reklam bütçesi ve teknoloji altyapısına sahip küresel şirketlerin küçük ve orta ölçekli yerli acenteler üzerinde baskı oluşturacağı belirtiliyor. Vergi, ofis ve istihdam maliyetleriyle çalışan yerli firmalar, yabancı dijital temsilciliklerin avantajlı konuma gelebileceğini düşünüyor. Büyük platformların zamanla dominant hale gelerek oteller ve acenteler üzerindeki komisyon baskısını artırmasından da endişe ediliyor.</p>

<p>Düzenlemeyi destekleyenler ise yabancı platformların geri dönmesi ve Fliggy gibi yeni oyuncuların girmesiyle tüketici lehine rekabetin güçleneceğini, fiyatların şeff afl aşacağını ve turizm gelirlerinin artacağını savunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Platformlara yüzde 17 komisyon sınırlaması</strong></h2>

<p>10 Ağustos 2026’da TBMM Başkanlığı’na sunulan “Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi” ile yabancı dijital konaklama ve seyahat platformları için yeni bir yasal çerçeve öngörülüyor. Teklife göre platformların Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulmuş bir sermaye şirketi statüsünde yasal temsilci ataması gerekecek. Şirketlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan iki yıl süreli İzin Belgesi alması zorunlu olacak. Belge ücreti ilk yıl için 5 milyon TL olarak belirlenirken, tutarın her yıl yeniden değerleme oranında artırılması planlanıyor. Platformların konaklama tesislerinden alabileceği komisyon KDV hariç yüzde 17 ile sınırlandırılacak, uyuşmazlıklarda Türk mahkemeleri yetkili olacak. Yasa yürürlüğe girdikten sonra mevcut yabancı platformlara lisans başvurusu için üç ay süre tanınacak. Şartları yerine getirmeyenlerin erişimi BTK tarafından engellenecek; şartları sağlayanlar Türkiye’deki kullanıcıların yurt içindeki tesislere rezervasyon yapmasına yeniden aracılık edebilecek.</p>

<p><strong>Merve Yiğitcan-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/booking-yasasi-istah-acti-cinli-dev-turkiyeye-giriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/fliggy2.png" type="image/jpeg" length="16673"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yastık altında ne kadar altın var?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yastik-altinda-ne-kadar-altin-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yastik-altinda-ne-kadar-altin-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllardır enflasyon ve kurdaki değer kaybına karşı güvence olarak görülen yastık altı altınların ulaştığı büyüklük dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de düğünlerden özel günlere kadar geleneksel bir hediye olmasının yanı sıra önemli bir tasarruf aracı olarak kullanılan altın, hanehalkının servetini koruma tercihinde öne çıkıyor.</p>

<p>NPR'nin tahminlerine göre Türkiye'de hanehalkının banka sistemi dışında tuttuğu altın miktarı yaklaşık 5 bin tona ulaşıyor. Mevcut fiyatlarla söz konusu altınların değerinin de 600 milyar dolar olduğu hesaplanıyor.</p>

<p><strong>Altına yönelimin arkasında enflasyon var</strong></p>

<p>Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi ve eski Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ekonomisti Selva Demiralp, fiziki altına yönelimin Türkiye'nin uzun yıllardır yaşadığı yüksek ve öngörülemeyen enflasyon, geçmiş bankacılık krizleri ve liranın değer kaybına ilişkin deneyimlerle bağlantılı olduğunu belirtti. Demiralp, altının hanehalkı açısından ekonomik belirsizliğe karşı bir korunma aracı haline geldiğine işaret etti.</p>

<p><strong>Ekonomiye neden sorun yaratıyor?</strong></p>

<p>Hanehalkı açısından güvence işlevi gören fiziki altının finansal sistem dışında kalması ise ekonomi açısından farklı sonuçlar yaratıyor. Demiralp, "Bu altın işletmelere ödünç verilmiyor. Altının önemli bir kısmı her yıl ithal edilmek zorunda kalıyor, bu da cari açığı artırıyor. Yani bu sermaye, çalışmak yerine park halinde duruyor" dedi.</p>

<p>İthal edilen altının ise sadece yüzde 40-50'si kuyumculuk sektöründe kullanılırken, sektörün tek başına yıllık 170-200 tondan fazla ithalat gereksinimi bulunuyor.</p>

<p>Yastık altındaki altının finansal sisteme kazandırılması halinde tasarrufların kredi ve yatırımların finansmanında kullanılabilmesi, ayrıca para politikasının ekonomideki likidite ve tasarruf davranışlarını daha sağlıklı izlemesi mümkün olabiliyor.</p>

<p><strong>Bankalara güven sorunu</strong></p>

<p>Demiralp'in aktardığı araştırmaya göre katılımcıların yüzde 40'ı ticari bankalara duydukları güveni 0-10 ölçeğinde sıfıra yakın seviyede değerlendiriyor. Demiralp'e göre hanehalkının algıladığı enflasyon ile mevduattan elde edebileceği getiri arasındaki fark da fiziki altına yönelimi destekliyor.</p>

<p>Araştırmada katılımcılara gelecekte tasarruflarını hangi araçta değerlendirmeyi düşündükleri sorulduğunda altın en fazla tercih edilen seçenek olarak öne çıktı.</p>

<p><strong>Altın evden çıkmıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de yastık altındaki altının finansal sisteme kazandırılması amacıyla geçmiş yıllarda çeşitli teşvik ve bankacılık programları uygulamaya konulsa da bu girişimler tam olarak istenilen sonucu vermedi.</p>

<p>Böylece hanehalkı açısından ekonomik belirsizliğe karşı bir güvence olarak görülen altın, diğer taraftan finansal sistem dışında kalan yüz milyarlarca dolarlık bir tasarruf havuzu oluşturuyor.</p>

<p>İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Başkanı Mustafa Atayık da 2025'te yaptığı değerlendirmede, söz konusu birikimlerin finansal sisteme kazandırılması için kuyumcuların sürece daha fazla dahil edildiği YAY-SİS modelinin yanı sıra kuyumculuk sektörüne yönelik "Altınbank" adıyla bir ihtisas bankası kurulmasını önermişti.</p>

<p>Yastık Altı Altın Yatırımları Sistemi (YAY-SİS), vatandaşların fiziki altınlarının kuyumcular aracılığıyla değerlenerek has altın karşılığının banka hesaplarına aktarılmasını öngörüyor. Modelde kuyumcuların sisteme daha aktif dahil edilmesi ve kamu bankaları üzerinden finansman sağlanması planlanıyor.</p>

<p>İKO'nun bir diğer önerisi Altınbank'ın ise yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması, hurda altın dönüşümünün hızlandırılması ve kuyumcuların altın kredisi ihtiyacının karşılanması amacıyla faaliyet göstermesi öngörülüyor. İKO'nun 2025 açıklamasına göre hukuki, teknik ve sektörel hazırlıklar ile BDDK nezdindeki süreç devam ediyor.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yastik-altinda-ne-kadar-altin-var</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/11/altin33.jpg" type="image/jpeg" length="68225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EPDK 2027 için iletim ek ücretini belirledi: Elektrik faturalarına yansımayacak]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/epdk-2027-icin-iletim-ek-ucretini-belirledi-elektrik-faturalarina-yansimayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/epdk-2027-icin-iletim-ek-ucretini-belirledi-elektrik-faturalarina-yansimayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 2027 yılında uygulanacak iletim ek ücretini Türkiye Elektrik İletim AŞ'nin (TEİAŞ) iletim tarifesinin binde beşi olarak belirledi. Düzenleme 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>EPDK, 2027 yılında uygulanacak iletim ek ücretini TEİAŞ'ın iletim tarifesinin binde beşi olarak belirledi.</p>

<p>EPDK'nın konuya ilişkin kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Karara göre, 2027 yılında uygulanacak iletim ek ücreti, TEİAŞ'ın iletim tarifesinin binde beşi olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni oran 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacak.</p>

<p>İletim ek ücretleri TEİAŞ tarafından aylık olarak hesaplanacak ve takip eden ayın 25'ine kadar EPDK hesabına yatırılacak.</p>

<h3><strong>Elektrik faturalarına yansımayacak</strong></h3>

<p>Düzenlemeyle TEİAŞ'ın iletim tarifesi üzerinden hesaplanan iletim ek ücretinin oranı belirlenirken, söz konusu uygulama tüketicilerin elektrik faturalarına yansımayacak.</p>

<p><strong>Dünya</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/epdk-2027-icin-iletim-ek-ucretini-belirledi-elektrik-faturalarina-yansimayacak</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/bdturkey-com/uploads/2026/04/elektrik-1.jpg" type="image/jpeg" length="54218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şeref Oğuz yazdı: Acilen marka olmak istiyorum]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-acilen-marka-olmak-istiyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-acilen-marka-olmak-istiyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/acilen-marka-olmak-istiyorum/918422" rel="nofollow"><span style="color:#3498db"><strong>Şeref OĞUZ'un yazısı:</strong></span></a></p>

<p><strong>İpek Yolu yeniden canlanırken markalaşmak daha da hayati hale geldi. Türki dünyası gazetecileri bu fırsatın ziyan edilmemesi için daha yoğun kültür diplomasisi ve ticari işbirliğinin gereğini savunuyor</strong></p>

<p><strong>Kazakistan Türk Dili Konuşan Gazeteciler Derneği</strong>’nin “<strong>İpek Yolunu Canlandıracak Türk Markası Oluşturmak</strong>” panelindeyiz. Başkan <strong>Naziya Zhoyamergenovna</strong>; “aynı kültür coğrafyasında <strong>işbirliği</strong> yaparsak, küresel marka oluşturabiliriz” diyor. Haklıdır da… <strong>Marka olmayı bekleyen değerlerimiz var</strong>.</p>

<p>Panel moderatörü <strong>Fügen Toksü</strong>; “İş dünyası ipek yolu hikâyesinde nerede, neler yapmalı? <strong>Markalar ipek yoluna nasıl açılacak?</strong> İşbirliği modelleri ne olmalı?” gibi soruları irdelerken <strong>kültür diplomasisi</strong> ihtiyacının altı çiziliyor. Aslında markalaşma yolunda “<strong>herkesin maksudu bir ama rivayet muhtelif</strong>.”</p>

<p><strong>MARKA OLMANIN 3 TEMEL ŞARTI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şu anda <strong>İpek Yolu</strong>’nda ve ülkemizde marka olmak için <strong>gayretkeş binlerce şirketimiz</strong> var. Fakat markalaşma sürecinin <strong>sacayağını</strong> oluşturmada sorunlarımız var. Marka olmak için; <strong>1</strong>-Değer üretmelisin, <strong>2</strong>- Özgün olmalısın ve <strong>3</strong>- Sabırlı olmalısın. <strong>Üçü, aynı anda var ise marka olabiliyorsun</strong>.</p>

<p>Marka olmak; <strong>çınar</strong> <strong>işine</strong> benzer. Ürettiğin “<strong>özgün değeri</strong>” yıllarca <strong>etkin iletişim</strong> ve <strong>stratejiyle</strong> beslediğinde marka olabiliyorsun. Ama markalaşmayı <strong>marul tarımı</strong> gibi algılarsan; “<strong>bugün ek, yarın biç</strong>” mantığıyla <strong>paranı</strong> da <strong>zamanını</strong> da ziyan edersin. Tıpkı ülkemdeki <strong>binlerce markalaşamayan</strong> gibi…</p>

<h2><strong>İKİ SORU İKİ CEVAP / Markalaşmaya dair…</strong></h2>

<p><strong><i>Neden bizden az marka çıkıyor?</i></strong></p>

<p>Çünkü “<strong>bugün ürün yarın marka</strong>” anlayışı var. Aile şirketlerimizin sürdürülemeyişi var. Biz Türkler, “<strong>ATA BİNER ATAYI UNUTUR, ATTAN İNER ATI UNUTUR</strong>” zihin yapısındayız, kuruyor; sürdüremiyoruz.</p>

<p><strong><i>Hiç mi küresel markamız yok?</i></strong></p>

<p>Var ama sayısı çok az. Misal <strong>THY</strong>, <strong>KOÇ</strong> gibi… <strong>Kızılay</strong>’ı 100 yılda marka yaptık ama bağışlarımızla var ettiğimiz kurumun marka değerini, <strong>tarikatlara kaynak aktaran</strong> ve <strong>dolandırılan kuruma</strong> dönüştürdük.</p>

<h2><strong>NOT</strong></h2>

<p><strong>HİÇ BİRİMİZ, HEPİMİZ KADAR GÜÇLÜ VE BİLİNİR DEĞİLİZ</strong></p>

<p><strong>Arnika’</strong>dan <strong>Senur Biçer</strong>, markanın nesiller boyu yönetimi, <strong>Yerkon</strong>’dan <strong>Sertaç Ersayın</strong>, yaratıcı endüstrilerin Türk ülkelerindeki rolü ve <strong>Avrasya</strong>’dan <strong>Ahmet Tüzün</strong>; Türk ülkelerinde etnoturizm ve ekoturizm konularını sunarken anladım ki bunca değere rağmen <strong>markalaşamamak, iletişimsizlikten</strong>…</p>

<p><strong>MARKALAŞAMAMA LÛGATI</strong></p>

<p><strong>Stratejisizlik</strong>: Sıradan işler yaparak sıradışı olma yanlışıyla bir marka stretejisi belirleyememiş olmak</p>

<p><strong>Sabırsızlık</strong>: Markanın kamuoyu zihninde yer edebilmesi için gereken zamanı hesaba katamamak</p>

<p><strong>Marka kibri</strong>: Mevcut markanın artık değer üretmeye gerek duymayarak algı mirasını harcaması</p>

<p><strong>PR ile yetinmek</strong>: Sürekli reklam ve tanıtım yapmanın markalaşmayı sağlayacağı gaflet ve dalaleti</p>

<p><strong>Şeref OĞUZ-Ekonomim</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/seref-oguz-yazdi-acilen-marka-olmak-istiyorum</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2022/08/6769-sayili-sinai-mulkiyet-kanunu-kapsaminda-marka-tescilinde-mutlak-ve-nispi-ret-nedenleri-e644a.jpg" type="image/jpeg" length="28642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zeka şirketlerinin yöneticileri Beyaz Saray'a çağrıldı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-sirketlerinin-yoneticileri-beyaz-saraya-cagrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-sirketlerinin-yoneticileri-beyaz-saraya-cagrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, yapay zeka şirketlerinin önde gelen yöneticilerinin gelecek hafta önemli bir toplantı için Beyaz Saray'a davet edildiğini belirterek, yapay zeka geliştirme çalışmalarının Çin'e karşı rekabet avantajını kaybetme riski nedeniyle durdurulamayacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Çin'e karşı rekabet avantajının kaybedilmesi riski nedeniyle yapay zeka geliştirme çalışmalarının durdurulamayacağını belirterek, yapay zeka şirketlerinin kendilerini denetleyebileceğini söyledi.</p>

<p>Gazetecilere açıklamalarda bulunan Johnson, "Kendilerini denetleyebilirler. Hız kesmeleri için hükümetin onlara talimat vermesine gerek yok. Eğer yavaşlamak istiyorlarsa, bunu yapabilirler. Yapay zeka geliştirmeyi de duraklatamayız, tamam mı? Çünkü o takdirde Çin'e karşı üstünlüğümüzü kaybederiz ve bunun her bir Amerikan ailesi için ciddi ulusal güvenlik sonuçları olur" dedi.</p>

<p>Johnson, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in bu ayın ilerleyen günlerinde Washington'da gerçekleştirecekleri görüşmede yapay zekanın da gündem maddelerinden biri olacağından emin olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zekanın denetlenmesi için ulusötesi bir kurum oluşturulması fikrine karşı çıkan Johnson, "Birbirlerini takip etmeleri ve karşılıklı taahhütlerde bulunmaları gerektiğine eminim" dedi.</p>

<p>Johnson, Pazartesi gecesi Trump ile görüştüğünü ve önemli bir toplantı kapsamında yapay zeka şirketlerinin yöneticilerinin gelecek hafta Beyaz Saray'a davet edildiğini söyledi.</p>

<p>Yapay zekaya yönelik güvenlik sınırları veya denetim mekanizmaları oluşturulması konusunun dengeli ve dikkatli bir şekilde ele alınması gerektiğini belirten Johnson, "Bence bağımsız denetçilere ihtiyaç var. Bu teknolojiyi geliştirenlerin şeffaf olması gerektiğini düşünüyorum. Güvenlik sınırı işlevi görebilecek gerçekten önemli fikirler olduğunu düşünüyorum" dedi.</p>

<p><strong>Bloomberg HT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/yapay-zeka-sirketlerinin-yoneticileri-beyaz-saraya-cagrildi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/09/yapay-zeka-8.jpg" type="image/jpeg" length="36033"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ar-Ge ve bağış indiriminde istisna ve sırasının önemi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ar-ge-ve-bagis-indiriminde-istisna-ve-sirasinin-onemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ar-ge-ve-bagis-indiriminde-istisna-ve-sirasinin-onemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında Ar-Ge ve tasarım indirimi ile bağış ve yardımların hangi sırayla dikkate alınacağı tartışma konusu olurken, Gelir İdaresi önce Ar-Ge ve tasarım indiriminin uygulanması gerektiği görüşünü savunuyor. Danıştay ise üç ayrı kararında bağış ve yardımların önce indirilmesi gerektiğine hükmederek mükelleflerin lehine farklı bir yaklaşım ortaya koyuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında çok sayıda indirim ve istisna var. İndirim ve istisnaların hem nitelikleri farklı, hem yasal düzenlemesi farklı... Bunlardan bir kısmı kazancın varlığı halinde kullanılabiliyor, bir kısmı kazanç yoksa sonraki yıllara aktarılabiliyor. Bir kısmı sonraki yıllarda belli bir oranla endekslenerek devrediliyor, bir kısmı endekslenmeden. Sonraki yılarda kullanılabilenlerin bir kısmı süre sınırı olmaksızın ilerideki yıllarda kullanılabiliyor, bir kısmı belli bir süre indirim konusu yapılmazsa indirim olanağı son buluyor.</p>

<p style="text-align:justify">İndirim sırasının konusunu bağış ve yardımlar ile Ar-Ge ve tasarım indirimi için ifade etmek gerekirse, şu söylenebilir. Bağış ve yardımların sadece ilgili dönem kazancıyla sınırlı olması ve sonraki dönemlere devredilememesi, buna karşılık Ar-Ge ve tasarım indiriminin dönem sınırı olmaksızın ve devredilen tutarın sonraki yıllarda yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınabilmesi, bağış ve yardım indirimleriyle Ar-Ge ve tasarım indiriminin sıralamasını önemli hale getiriyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Beyanname dizaynı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kurumlar vergisi beyanname dizaynına göre, ticari bilanço kârına kanunen kabul edilmeyen giderler eklendikten sonra, safi kurum kazancına ulaşmak için sırasıyla aşağıdaki indirim ve istisnaların dikkate alınması gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">- Zarar olsa dahi indirilecek istisna ve indirimler (iştirak kazançları, yurt dışı inşaat ve onarım işlerinden elde edilen kazançlar, serbest bölgelerde elde edilen kazançlar vb).</p>

<p style="text-align:justify">- Geçmiş yıllara ilişkin zararlar.</p>

<p style="text-align:justify">- Kazancın bulunması halinde indirilecek istisna ve indirimler (Ar-Ge ve tasarım indirimi, sponsorluk harcamaları, bağış ve yardımlar, nakdi sermaye artırımından kaynaklanan faiz indirimi, yatırım indirimi istisnası, vb).</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kurumlar Vergisi Kanunu madde 10’da yer alan indirimlerde sıra</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinin birinci fıkrası hükmü gereği, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, maddede sayılan indirimlerin, maddedeki sırasıyla indirim konusu yapılması gerekiyor. Maddede sayılan indirimlerin sırası konusunda kurumların tercih olanağı yok.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">2016 yılında 6728 sayılı Kanun’la yapılan düzenleme öncesinde, Ar-Ge indirimi hem 5746 sayılı Kanun’da hem de Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinde yer alıyordu. 2016 yılında yapılan düzenlemeyle Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinde yer alan Ar-Ge indirimi bu maddeden çıkartıldı, 5746 sayılı Kanun’a taşındı. Bu değişiklik sonrasında Ar-Ge indirimine ilişkin bütün düzenleme 5746 sayılı Kanun’da yer alır hale geldi. Bu düzenleme sonrasında Ar-Ge indiriminin sırasına ilişkin bir hüküm de kalmadı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ar-Ge indirimi düzenlemesinin yeri ve sıralama açısından düzenleme yerinin önemi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10/1-a maddesinde yer alan indirimden hala yararlanılacak bir bakiye kalmış mıdır bilmiyorum, muhtemelen kalmamıştır ama kaldıysa bu indirimin sırası konusunda bir tereddüt yok. Yukarıda da belirttiğim gibi, 10. maddenin birinci fıkrasında açıkça maddede sayılan indirimlerin sırasıyla yapılacağı hükme bağlandığı için, varsa ilk sırada bu indirimin yapılması gerektiği açık.</p>

<p style="text-align:justify">5746 sayılı Kanun’un 3 ve 3/A maddelerinde yer alan Ar-Ge ve tasarım indirimine gelince, yukarıda da belirttiğim gibi bu maddelerde, Ar-Ge ve tasarım indiriminin sırasına ilişkin bir hüküm yok. Konu tartışmaya açık. Aşağıdaki açıklama, görüş ve değerlendirmeler, 5746 sayılı Kanun’da yer alan indirimle sınırlı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Gelir İdaresi’nin görüş ve uygulaması</strong></p>

<p style="text-align:justify">Beyanname dizaynından anlaşılan, Gelir İdaresi, önce Ar-Ge ve tasarım indiriminin dikkate alınması, sonra diğer indirimlerin yapılması gerektiğini düşünüyor. Kurumlar vergisi Beyannamesinin “Kazancın bulunması halinde indirilecek istisna ve indirimler” bölümü, risturnlarla başlıyor, arkasından gelen üç satır Ar-Ge indirimine (Kurumlar Vergisi Kanunu madde 10/1-a, 5746 sayılı Kanun madde 3 ve 3/A), bir satır da tasarım indirimine ilişkin. Daha sonra ise bağış ve yardımlar, girişim sermayesi fonu ve benzeri indirimler sıralanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Konuyla ilgili tespit edebildiğim bir tebliğ açıklaması veya özelge yok. Ancak Gelir İdaresince Şubat 2026 tarihinde yayınlanan “Vergi Mevzuatı Yönünden Bağış ve Yardımlar” rehberinde, konuyla ilgili şu açıklama yer alıyor:</p>

<p style="text-align:justify">“Kurumlar vergisi beyannamesinde yer alan sıraya göre, öncelikle risturnlar, Ar-Ge indirimi, tasarım indirimi ve sponsorluk harcamalarının indirime konu edilmesi sonrasında bir kazanç kalmış ise bu tutardan bağış ve yardımların indirilmesi gerekmektedir.”</p>

<p style="text-align:justify">Bu açıklamadan ve beyanname dizaynından, Gelir İdaresinin özetlediğim görüşünün net olduğu anlaşılıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yargı kararları ne diyor?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Konuyla ilgili tespit edebildiğim üç Danıştay kararı var. Her biri ayrı bir Daireye ait kararların üçünde de Vergi Mahkemesi, Gelir İdaresi görüşünün aksine, kurum kazancının tespitinde önce bağış ve yardım tutarının, sonra Ar-Ge indiriminin dikkate alınması gerektiğine karar vermiş. Her üç Vergi Mahkemesi kararı, Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay’ın ilgili Dairesi tarafından hukuka uygun bulunarak onaylanmış ve kesinleşmiş. (Danıştay Dördüncü Dairesi’nin 21.02.2023 tarih ve E:2022/1600 K:2023/867 sayılı, Danıştay Üçüncü Dairesi’nin 28.02.2025 E:2023/6396 K:2025/982 sayılı, Danıştay Dokuzuncu Dairesi’nin 29.04.2025 tarih ve E:2023/4916 K:2025/1692 sayılı kararları.)</p>

<p style="text-align:justify">Kararlarda, Ar-Ge indiriminin Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin 1/a bendi kapsamında ilk sırada matrahtan indirim konusu yapılmakta iken, 2016 yılında yapılan değişiklikle, Ar-Ge indirimlerinin sadece 5746 sayılı Kanun kapsamında düzenlendiği, bu değişiklikle, belli bir sıraya tabi tutulmaksızın her zaman kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması sağlanarak Ar-Ge projelerinin daha fazla teşvik edilmeye çalışıldığı ve gerek Kurumlar Vergisi Kanunu’nda gerekse 5746 sayılı Kanun'da Ar-Ge indiriminin sırasına ilişkin bir hükme yer verilmediği gerekçeleri yer alıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kişisel değerlendirmem</strong></p>

<p style="text-align:justify">Safi kurum kazancına (kurumlar vergisi matrahına) ulaşırken, öncelikle zarar olsa dahi dikkate alınacak indirim ve istisnaların indirim konusu yapılması gerekiyor. Bu indirimden sonra pozitif bir tutarın kalması halinde, zarar mahsubu yapılıyor. Bu sıralama konusunda benim de farklı bir değerlendirmem yok.</p>

<p style="text-align:justify">Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinde yer alan düzenleme gereği, maddede sayılan indirimlerin, maddedeki sırayla indirim konusu yapılması gerekiyor. Ancak 5746 sayılı Kanun’da yer alan Ar-Ge ve tasarım indirimiyle ilgili bir hüküm ne bu Kanun’da ne de Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer almıyor. Dolayısıyla kurumların, bağış ve yardımlarla Ar-Ge indirim sırasını serbestçe belirlemelerinde yasaya aykırı bir durum yok. Bu çerçevede yukarıda özetlediğim Danıştay kararlarına katılıyorum. Konunun açık olduğunu, madde lafzının bunu söylemek için yeterli olduğunu, indirimin tamamen 5746 sayılı Kanun’a taşınması amacına bile bakmaya gerek olmadığını değerlendiriyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Ekonomim.com | Recep BIYIK</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ar-ge-ve-bagis-indiriminde-istisna-ve-sirasinin-onemi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/01/ar-ge-1.jpg" type="image/jpeg" length="77827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[E-defter Beratı Alındıktan Sonra Ortaya Çıkan Muhasebe Ve KDV Hatalarının Düzeltilmesi]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/e-defter-berati-alindiktan-sonra-ortaya-cikan-muhasebe-ve-kdv-hatalarinin-duzeltilmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/e-defter-berati-alindiktan-sonra-ortaya-cikan-muhasebe-ve-kdv-hatalarinin-duzeltilmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital Defter Sisteminde “Özün Önceliği” İlkesi ve Beratın Hukuki Niteliği]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember60" style="text-align:justify"><span><strong>Özet</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember61" style="text-align:justify"><span>Elektronik defter uygulaması, muhasebe kayıtlarının oluşturulması, imzalanması, beratandırılması, muhafazası ve ibrazında önemli bir dönüşüm meydana getirmiştir. Bununla birlikte uygulamada, geçmiş döneme ilişkin KDV beyannamesinin düzeltilmesi ile aynı döneme ait elektronik defter beratının yeniden oluşturulması arasında doğrudan ve zorunlu bir ilişki bulunduğu yönünde yaklaşımlar görülmektedir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember62" style="text-align:justify"><span>Bu çalışmada, KDV beyannamesinde sonradan yapılan düzeltmenin e-Defter beratına etkisi; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B ve 219 uncu maddeleri, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, Elektronik Defter Genel Tebliği ve muhasebe ilkeleri çerçevesinde incelenmektedir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember63" style="text-align:justify"><span>Çalışmanın temel sonucu şudur:</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember64" style="text-align:justify"><span>Geçmiş döneme ilişkin KDV beyannamesinin düzeltilmesi, tek başına o döneme ait e-Defter beratının otomatik olarak iptal edilmesini gerektiren genel bir hukuk kuralı değildir.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember65" style="text-align:justify"><span>Bununla birlikte düzeltmenin, mevcut elektronik defterde yer alan bir kaydın maddi içeriğini değiştirmesi veya defterin gerçeğe uygunluğunu doğrudan etkilemesi halinde, elektronik defter mevzuatındaki özel düzenlemeler ayrıca değerlendirilmelidir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember66" style="text-align:justify"><span>Anahtar Kelimeler</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember67" style="text-align:justify"><span>e-Defter, elektronik berat, KDV düzeltmesi, VUK 3/B, VUK 219, muhasebe kaydı, ihraç kayıtlı teslim, tecil-terkin, elektronik defterin değişmezliği.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember68" style="text-align:justify"><span><strong>1. Giriş</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember69" style="text-align:justify"><span>Elektronik defter uygulamasının temel amacı, kağıt defterin dijital ortama aktarılmasından ibaret değildir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember70" style="text-align:justify"><span>Sistem; kayıtların bütünlüğünü, kaynağının inkâr edilmezliğini, muhafazasını ve gerektiğinde ibrazını güvence altına alan bir yapı olarak tasarlanmıştır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember71" style="text-align:justify"><span>GİB düzenlemesine göre elektronik defterler aylık dönemler itibarıyla oluşturulmakta; defterler imzalanmak veya mühürlenmekte ve bunlara ilişkin berat dosyaları Başkanlığın onayına sunulmaktadır. Başkanlıkça onaylanan beratların ilgili elektronik defterlerle birlikte muhafaza edilmesi zorunludur.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember72" style="text-align:justify"><span>Ancak burada önemli bir hukuki ayrım bulunmaktadır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember73" style="text-align:justify"><span>Beratın alınmış olması, defterdeki her muhasebe kaydının vergi idaresince maddi ve hukuki açıdan doğrulandığı anlamına gelmemektedir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember74" style="text-align:justify"><span>Nitekim Elektronik Defter Genel Tebliği'nde Başkanlık tarafından gerçekleştirilen berat verme işleminin, ilgili defterlerdeki kayıtların içerik ve gerçeğe uygunluk denetimi anlamına gelmediği açıkça belirtilmiştir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember75" style="text-align:justify"><span>Bu hüküm, incelememizin hareket noktasını oluşturmaktadır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember76" style="text-align:justify"><span><strong>2. Beratın Hukuki Niteliği</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember77" style="text-align:justify"><span>Elektronik defter sisteminde berat, defterin kendisi değildir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember78" style="text-align:justify"><span>Berat; belirli teknik ve hukuki şartlar çerçevesinde oluşturulan elektronik defterin ilgili süreç içerisinde Başkanlık sistemine sunulduğunu ve Başkanlık tarafından onaylandığını gösteren sistem unsurudur.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember79" style="text-align:justify"><span>Tebliğ uyarınca;</span></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><span>hesap döneminin ilk ayına ait berat açılış onayı,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>son aya ait berat kapanış onayı,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>diğer aylara ait beratlar ise ilgili aylara ait defterlerin noter onayı yerine geçmektedir.</span></li>
</ul>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember81" style="text-align:justify"><span>Bununla birlikte Başkanlık onayı, defter kayıtlarının maddi doğruluğuna ilişkin bir vergi incelemesi değildir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember82" style="text-align:justify"><span>Dolayısıyla: “Berat alındı = kayıt maddi anlamda kesinleşti” şeklinde bir sonuç çıkarmak mümkün değildir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember83" style="text-align:justify"><span>Berat, defterin hukuki ve teknik bütünlüğünün bir unsurudur; ancak vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetini belirleyen bağımsız bir norm değildir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember84" style="text-align:justify"><span><strong>3. VUK m. 3/B: Gerçek Mahiyet İlkesi</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember85" style="text-align:justify"><span>VUK'un 3/B maddesi, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğunu kabul etmektedir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember86" style="text-align:justify"><span>Bu hüküm elektronik defter bakımından da önem taşımaktadır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember87" style="text-align:justify"><span>Çünkü dijitalleşme, vergi hukukunun temel ilkelerini değiştirmemiştir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember88" style="text-align:justify"><span>Elektronik ortamda oluşturulan kayıt ile ekonomik olay arasında uyumsuzluk bulunması halinde öncelikle ekonomik ve hukuki olayın ne olduğunun tespit edilmesi gerekir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember89" style="text-align:justify"><span>Buradan “e-Defter teknik kuralları önemsizdir” sonucu çıkarılamaz.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember90" style="text-align:justify"><span>Tam tersine; maddi gerçek + muhasebe tekniği + elektronik defter mevzuatı birlikte değerlendirilmelidir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember91" style="text-align:justify"><span><strong>4. VUK m. 219 ve Kayıt Düzeni</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember92" style="text-align:justify"><span>VUK m. 219, işlemlerin defterlere belirli süreler içerisinde ve kayıt düzenine uygun şekilde intikal ettirilmesini öngörmektedir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember93" style="text-align:justify"><span>Elektronik defter uygulamasında da aynı temel prensip devam etmektedir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember94" style="text-align:justify"><span>Güncel GİB düzenlemesinde, e-Defter kayıtlarının tamamının oluşturulan defter dosyalarında bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerektiği açıkça belirtilmektedir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember95" style="text-align:justify"><span>Ancak burada “hata sonradan ortaya çıktı” ile “geçmiş defter bilinçli olarak değiştirildi” kavramlarını birbirinden ayırmak gerekir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember96" style="text-align:justify"><span>Bir muhasebe işleminin gerçek mahiyeti sonradan ortaya çıkmış olabilir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember97" style="text-align:justify"><span>Bu durumda hukuken önemli olan; geçmiş defteri iz bırakmadan değiştirmek değil, ortaya çıkan durumun mevzuata uygun ve denetlenebilir şekilde muhasebeleştirilmesidir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember98" style="text-align:justify"><span>Dolayısıyla her düzeltme işlemini otomatik olarak “e-Defter yeniden açılmalıdır” sonucuna bağlamak doğru değildir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember99" style="text-align:justify"><span><strong>5. KDV Beyannamesinin Düzeltilmesi Beratın İptalini Otomatik Olarak Gerektirir mi?</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember100" style="text-align:justify"><span>Kanaatimizce bu soruya genel ve koşulsuz biçimde “evet” cevabı verilemez.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember101" style="text-align:justify"><span>Çünkü KDV beyannamesi ile e-Defter farklı hukuki fonksiyonlara sahiptir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember102" style="text-align:justify"><span>KDV beyannamesi, ilgili vergilendirme döneminde KDV bakımından mükellefin beyanını ifade eder.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember103" style="text-align:justify"><span>Elektronik defter ise muhasebe işlemlerinin kanuni defter niteliğinde elektronik ortamda tutulmasını sağlar.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember104" style="text-align:justify"><span>Bu iki sistem birbirleriyle bağlantılı olmakla birlikte özdeş değildir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember105" style="text-align:justify"><span>Dolayısıyla; KDV beyannamesinin düzeltilmesi = e-Defter beratının iptali şeklinde genel bir hukuk kuralı bulunmadığı sonucuna varmak gerekir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember106" style="text-align:justify"><span>Ancak bu sonuç, hiçbir durumda e-Defter üzerinde düzeltme yapılamayacağı anlamına da gelmez.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember107" style="text-align:justify"><span>Belirleyici olan, yapılan düzeltmenin mevcut elektronik defterin içeriğine etkisidir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember108" style="text-align:justify"><span><strong>6. İhraç Kayıtlı Teslim Örneği</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember109" style="text-align:justify"><span>Konunun daha iyi anlaşılması bakımından ihraç kayıtlı teslim örneği önem taşımaktadır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember110" style="text-align:justify"><span>3065 sayılı KDV Kanunu'nun 11/1-c maddesinde, ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından ihracatçılara yapılan teslimlerde KDV'nin ihracatçı tarafından ödenmemesi ve şartların gerçekleşmesi halinde tecil edilen verginin terkin edilmesi düzenlenmektedir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember111" style="text-align:justify"><span>KDV Genel Uygulama Tebliği de ihraç kayıtlı teslim edilen malın ihracatçı tarafından imalatçının teslim ettiği şekilde ihraç edilmesi gerektiğini düzenlemektedir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember112" style="text-align:justify"><span>Şimdi şu ihtimali ele alalım:</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember113" style="text-align:justify"><span>İmalatçı tarafından ihraç kayıtlı teslim yapılmış, ancak ihracat gerçekleşmemiş ve mal fiilen imalatçıya geri dönmüştür.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember114" style="text-align:justify"><span>Ancak bu durum, ilgili dönemde muhasebe kayıtlarına yansıtılmamış; dönem kapanmış ve e-Defter beratı alınmıştır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember115" style="text-align:justify"><span>Sonradan yapılan incelemede işlem tespit edilmiştir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember116" style="text-align:justify"><span>Burada üç ayrı soru ortaya çıkar: Birinci soru: KDV bakımından hangi vergilendirme döneminde ne yapılmalıdır?</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember117" style="text-align:justify"><span>İkinci soru: Muhasebe kaydı nasıl düzeltilmelidir?</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember118" style="text-align:justify"><span>Üçüncü soru: Alınmış e-Defter beratına ilişkin ayrıca işlem yapılmasını gerektiren bir durum oluşmuş mudur?</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember119" style="text-align:justify"><span>Bu üç sorunun tek bir soruya indirgenmesi hukuki hata doğurabilir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember120" style="text-align:justify"><span><strong>7. “Berat Alındı, Artık Geçmiş Dönemle İlgili İşlem Yapılamaz” Yaklaşımının Sorunu</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember121" style="text-align:justify"><span>Elektronik defter sisteminin değişmezlik ve bütünlük amacı son derece önemlidir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember122" style="text-align:justify"><span>Fakat bu ilke, geçmişte oluşmuş bir vergisel hatanın hiçbir şekilde düzeltilemeyeceği anlamına gelmez.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember123" style="text-align:justify"><span>Aksi halde elektronik defter, muhasebe ve vergi hukukundan bağımsız şekilde maddi gerçeği belirleyen bir mekanizmaya dönüşür.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember124" style="text-align:justify"><span>Bu ise VUK m. 3/B'nin sistematiğiyle bağdaşmaz.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember125" style="text-align:justify"><span>Dahası, GİB'in kendi düzenlemesinde Başkanlık beratının defter kayıtlarının içerik ve gerçeğe uygunluk denetimi anlamına gelmediğinin açıkça belirtilmesi, beratın maddi gerçeklik üzerinde mutlak bir kesinlik yaratmadığını göstermektedir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember126" style="text-align:justify"><span><strong>8. Diğer Taraftan “Beratı İptal Edelim” Yaklaşımının Riski</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember127" style="text-align:justify"><span>Bunun karşısındaki yaklaşım da aynı ölçüde sorunludur.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember128" style="text-align:justify"><span>Her KDV düzeltmesinde geçmiş dönem e-Defter beratının iptal edilmesini istemek, elektronik defterin teknik bütünlüğünü gereksiz biçimde tartışmaya açabilir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember129" style="text-align:justify"><span>Özellikle e-Defter ve beratların süresinde oluşturulmaması, imzalanmaması/onaylanmaması veya Başkanlık sistemine süresinden sonra yüklenmesi halinde VUK kapsamında cezai hükümler uygulanabileceği Tebliğ'de açıkça düzenlenmiştir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember130" style="text-align:justify"><span>Bu nedenle geçmiş dönem defterinin yeniden oluşturulması düşünülüyorsa, bunun teknik ve hukuki sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember131" style="text-align:justify"><span>Düzeltme ihtiyacı ile beratın yeniden oluşturulması ihtiyacı aynı kavram değildir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember133" style="text-align:justify"><span><strong>9. Muhasebe Kaydı Açısından Temel Ölçüt</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember134" style="text-align:justify"><span>Uygulamada en sağlıklı yaklaşım, öncelikle hatanın niteliğini belirlemektir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember135" style="text-align:justify"><span>Şu ayrım yapılmalıdır:</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember136" style="text-align:justify"><span>A. Defterdeki kayıt doğrudur, ancak vergisel beyan hatalıdır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember137" style="text-align:justify"><span>Bu durumda sorun öncelikle beyan düzeltmesi eksenindedir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember138" style="text-align:justify"><span>B. Defter kaydı da hatalıdır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember139" style="text-align:justify"><span>Bu durumda yalnızca KDV beyannamesinin düzeltilmesi yeterli olmayabilir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember140" style="text-align:justify"><span>Muhasebe kaydının da mevzuata uygun biçimde düzeltilmesi gerekir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember141" style="text-align:justify"><span>C. İşlem sonradan gerçekleşmiş veya sonradan ortaya çıkmıştır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember142" style="text-align:justify"><span>Bu durumda muhasebe kaydının hangi döneme ait olduğunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember143" style="text-align:justify"><span>Dolayısıyla “düzeltme kaydı cari ayda yapılır” şeklindeki genel formül de her olay bakımından mutlaklaştırılmamalıdır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember144" style="text-align:justify"><span>Muhasebe kaydının dönemselliği, vergiyi doğuran olayın niteliği ve hatanın tespit zamanı birlikte değerlendirilmelidir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember145" style="text-align:justify"><span><strong>10. Denetim ve İspat Açısından “İzah Dosyası”</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember146" style="text-align:justify"><span>Özellikle e-Defter beratı alınmış dönemlere ilişkin sonradan yapılan düzeltmelerde teknik muhasebe kaydının yanında belgelendirme ve izah zincirinin kurulması önemlidir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember147" style="text-align:justify"><span>Dosyada;</span></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><span>İlk düzenlenen fatura,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Malın iadesine ilişkin belgeler,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Taraflar arasındaki yazışmalar,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>KDV düzeltme beyannamesi,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Muhasebe düzeltme fişi/kaydı,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Hesap mutabakatları,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>İlgili e-Defter ve beratlar,</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Düzeltmenin hukuki gerekçesi birlikte değerlendirilmelidir.</span></li>
</ul>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember149" style="text-align:justify"><span>Bu yaklaşım, elektronik kayıt ile vergi beyannamesi arasındaki dönemsel farklılığın nedenini denetlenebilir hale getirir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember150" style="text-align:justify"><span>Burada amaç idareye karşı “şekli savunma” oluşturmak değil; işlemin gerçek mahiyetini belgelemek olmalıdır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember151" style="text-align:justify"><span><strong>11. Sonuç</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember152" style="text-align:justify"><span>Elektronik defter uygulaması, muhasebe kayıtlarının güvenilirliğini ve izlenebilirliğini artıran önemli bir vergi teknolojisidir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember153" style="text-align:justify"><span>Ancak elektronik beratın alınması, muhasebe ve vergi hukukundaki maddi gerçeklik ilkesini ortadan kaldırmaz.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember154" style="text-align:justify"><span>GİB'in güncel Elektronik Defter Genel Tebliği'nde berat verme işleminin, defter kayıtlarının içerik ve gerçeğe uygunluk denetimi anlamına gelmediğinin açıkça belirtilmesi bu açıdan özellikle önemlidir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember155" style="text-align:justify"><span>Bu nedenle;</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember156" style="text-align:justify"><span>KDV beyannamesinde düzeltme yapılması, tek başına geçmiş dönem e-Defter beratının iptalini zorunlu kılan otomatik bir sonuç değildir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember157" style="text-align:justify"><span>Ancak düzeltmenin mevcut defter kaydının içeriğine etkisi varsa, elektronik defter mevzuatının ilgili hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember158" style="text-align:justify"><span>Esas alınması gereken yöntem; vergiyi doğuran olay, hukuki nitelendirme , muhasebe kaydı , KDV beyannamesi ,e-Defter etkisi sıralaması üzerinden somut olayın bütün olarak değerlendirilmesidir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember159" style="text-align:justify"><span>Sonuç itibarıyla elektronik defter, muhasebenin yerine geçen bağımsız bir hukuk sistemi değildir.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember160" style="text-align:justify"><span>Dijital kayıt, hukuki gerçeğin kendisi değil; hukuki ve ekonomik gerçeğin güvenilir biçimde kayda geçirilmesinin aracıdır.</span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember161" style="text-align:justify"><span>Vergi hukukunda şekil elbette önemlidir. Ancak şeklin amacı, maddi gerçeği ortadan kaldırmak değil; onu izlenebilir, doğrulanabilir ve denetlenebilir hale getirmektir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Burhan Can SMMM</strong></span></p>

<p class="ember-view reader-text-block__paragraph" id="ember162" style="text-align:justify"><span>Kaynakça</span></p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;"><span>213 sayılı Vergi Usul Kanunu, özellikle m. 3/B ve m. 219.</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, özellikle m. 11/1-c.</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1) ve güncel değişiklikleri.</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>KDV Genel Uygulama Tebliği, II/A-8 ve ilgili tecil-terkin düzenlemeleri.</span></li>
 <li style="text-align: justify;"><span>Gelir İdaresi Başkanlığı, KDV özelgeleri ve elektronik defter uygulamasına ilişkin güncel duyuru ve kılavuzlar.</span></li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>E-DEFTER</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/e-defter-berati-alindiktan-sonra-ortaya-cikan-muhasebe-ve-kdv-hatalarinin-duzeltilmesi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/12/e-defter-2.jpg" type="image/jpeg" length="34359"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enflasyon Düşerken Şirketler Neden Ayakta Kalmakta Zorlanıyor?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/enflasyon-duserken-sirketler-neden-ayakta-kalmakta-zorlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/enflasyon-duserken-sirketler-neden-ayakta-kalmakta-zorlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rakamlar enflasyonun gerilediğini söylüyor ancak şirketler hâlâ rahat bir nefes almış değil. Çarşıda, sanayide, toptancıda duyulan cümle neredeyse aynı: “Satış yapıyoruz ama para dönmüyor.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span>İlk bakışta çelişki gibi görünen bu durumun aslında çok basit bir açıklaması var. Enflasyon oranı başka şeydir, fiyat düzeyi başka. Kâr başka şeydir, kasadaki para başka. Politika faizi de şirketin bankadan kullanacağı kredinin maliyetiyle aynı değildir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Şirketlerin bugün yaşadığı bu sıkışmayı ve finansman krizini anlamak için bu kavramsal ayrımları çok doğru okumak gerekiyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Enflasyon Düşünce Fiyatlar da Düşer mi?</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ağustos 2026 verilerine göre yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,51’e geriledi. Temmuzda bu oran yüzde 31,75 idi. Bu düşüş elbette olumlu bir gelişme. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak temel yanılgı tam da burada başlıyor. Yıllık enflasyonun düşmesi, fiyatların düştüğü anlamına gelmiyor. Fiyatlar artmaya devam ediyor, sadece artış hızı yavaşlıyor. Nitekim ağustos ayında tüketici fiyatları bir önceki aya göre yine yüzde 1,84 arttı. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Baz etkisi dediğimiz durum tam da burada önem kazanıyor. Geçen yıl aynı dönemde fiyatlar çok yüksek artmışsa, bu yıl matematiksel olarak yıllık oran daha düşük çıkabilir. Fakat bu durum geçmiş zamları geri almaz. Hammadde, kira, işçilik, enerji ve nakliye giderleri yükseldiği yerde kalır. İşletme sahibinin baktığı yer de zaten yıllık enflasyon tablosu değil, malını bugün kaça yerine koyacağıdır. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Düşük marjla çalışan bir firma için bu süreç daha da hassastır. Peşin aldığı malı vadeli satıyorsa, satış fiyatını artırmak kadar müşteriyi kaybetmemek de hayati önem taşır. Talebin zayıfladığı bir ortamda her maliyet artışını anında etikete yansıtamazsınız. Bu nedenle enflasyondaki düşüş önce istatistiklerde ve tablolarda görülür; şirketin bilançosuna ve kasasına yansıması çok daha sonra olur. </span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>Bir ayın enflasyonunun düşmesi, işletmenin kredi borcunu, birikmiş kira farkını ya da önceki aylarda eriyen işletme sermayesini bir anda onarmaz. Bu nedenle şirketlerdeki iyileşme, endekslerin gerisinden gelir. İyileşme önce oranlarda, sonra beklentilerde, en son kasada görünür.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Faiz Neden Hâlâ Şirketin Sırtında Ağır Bir Yük?</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Merkez Bankası 10 Eylül’de politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu. Kararın temel gerekçesi açık: Enflasyonda kalıcı bir iyileşme görülmeden yapılacak erken bir indirim, elde edilen kazanımı kısa sürede eritir. Bu bakımdan ihtiyatlı davranılması anlaşılırdır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Ancak reel sektörün yaşadığı sorun, politika faizinin ekranda kaç yazdığından ibaret değil. Bankanın verdiği ticari kredinin maliyetinde fonlama gideri, firmanın kredi riski, teminatı, vadesi ve bankanın likidite şartları rol oynar. Kısacası politika faizinde bir değişiklik olsa bile, bunun kredi faizine ve kredi limitine hemen yansımasını beklemek gerçekçi olmaz.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Peki bugün şirket neyle karşılaşıyor? </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Kredi limitleri sınırlı kalıyor, </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Vadeler kısalıyor, </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• Borç yenileme maliyeti yükseliyor. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Özellikle özkaynağı zayıf olan işletmeler, yatırımı bir kenara bırakıp günlük mal alımını ve personel maaşlarını çevirmek için kredi arıyor. O noktada faiz, sadece gelir tablosundaki bir finansman kalemi olmaktan çıkıyor; işletmenin günlük yaşam mücadelesine dönüşüyor. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Faiz yüksek iken şirket daha az stok tutuyor, daha temkinli mal alıyor, yatırım kararını erteliyor. Bu bireysel kararlar mikro düzeyde doğrudur ama hepsi bir araya geldiğinde piyasanın toplam çarklarını yavaşlatıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Satış Yapmak, Paranın Kasaya Girdiği Anlamına Gelmez</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Merkez Bankası son kararında iç talepteki zayıf seyrin devam ettiğine açıkça işaret ediyor. Şirket açısından bakıldığında bunun anlamı şudur: Satış yapabilmek için daha fazla çaba harcanıyor, daha uzun vadeler tanınıyor ama maliyetler aynı hızla gerilemiyor. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu ekonomik sıkışma piyasada dört ana noktada kendini gösteriyor:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• <strong>Ertelenen Tüketim: </strong>Firma satışı korumak için indirim yapıyor ya da vadeyi esnetiyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• <strong>Büyüyen Alacaklar: </strong>Vadeli satışlardan doğan alacaklar büyürken; ücret, kira, tedarikçi borcu ve kredi taksitleri günü gününe kapıyı çalıyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• <strong>Erken Vergi Yükü:</strong> KDV ve stopaj gibi yükümlülükler, tahsilat henüz yapılmamış olsa bile yasal takvim gereği ödeme planına giriyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>• <strong>Bağlanan Sermaye:</strong> Yavaşlayan devir hızı nedeniyle stoklar ve alacaklar daha fazla işletme sermayesini içeriye hapsediyor.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu yüzden şirketlerin bu dönemde temkinli davranması yalnızca ihtiyat değil, zorunluluktur.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Şirketlerin üzerindeki vergi yükünü belirleyen şey sadece yasal oranlar değildir. Verginin doğduğu an ile o satış bedelinin fiilen tahsil edildiği an arasındaki süre farkı, özellikle KOBİ'ler için çok ciddi bir gizli finansman yükü yaratır. Şirket tahsil edemediği satışın vergisini ve primini cebinden ödüyorsa, bir süre sonra vergiyi de krediyle finanse etmeye başlar. </span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İşte iş dünyasındaki “kâr var ama para yok” feryadı tam da bu yapısal çarpıklıktan kaynaklanır. İşletmenin nefes alabilmesi için kârın muhasebe defterinde değil, kasada nakit olarak durması gerekir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>Gerçek Rahatlama Ne Zaman Hissedilecek?</strong></span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Piyasalarda gerçek rahatlama, yıllık enflasyonun baz etkisiyle bir miktar düşmesiyle değil, aylık fiyat artışlarının da kalıcı biçimde yavaşlamasıyla başlayacak. Beklentiler düştükçe politika faizinin, onun ardından da ticari kredi maliyetlerinin daha sağlıklı bir zeminde gerilemesi mümkün olacak. İç talebin tamamen durmadan dengelenmesi ve tahsilat zincirinin yeniden dönmesi de bu sürecin en kritik parçasıdır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Bu dönemde şirket yönetimlerinin üç temel hesabı birbirinden çok net ayırması zorunludur:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>1.</strong> Muhasebe kârı, </span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>2.</strong> Vergisel yükümlülükler,</span></p>

<p style="text-align:justify"><span><strong>3.</strong> Serbest nakit akışı.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Her satış için “Ne kadar kâr bıraktı?” sorusu yetmez, yanına mutlaka “Ne zaman tahsil edilecek?” sorusu da konulmalıdır. Kullanılan her kredi için de yalnızca faiz oranına değil, toplam maliyete ve vadesine bakılmalıdır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Şirketlerin bugün beklediği şey ucuz veya sınırsız kredi muslukları değildir. Asıl ihtiyaç; maliyetini, vadesini ve vergi yükünü önceden net olarak görebileceği, öngörülebilir bir ekonomik zemindir. Kârın kasada kaldığı, tahsilatın öngörülebildiği ve finansman maliyetinin hesaplanabildiği gün, rahatlama gerçekten hissedilmeye başlayacaktır.</span></p>

<div style="text-align:justify"><strong>Erol ÇEMBER<br />
Yeminli Mali Müşavir</strong></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/enflasyon-duserken-sirketler-neden-ayakta-kalmakta-zorlaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/enflasyon-8.jpg" type="image/jpeg" length="58302"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nitelikli iş gücü kalıcı değil]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/nitelikli-is-gucu-kalici-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/nitelikli-is-gucu-kalici-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstihdam Araştırmaları Enstitü­sü (IAB), Nisan 2025’e kadar Al­manya’ya göç etmiş 18-65 yaş ara­lığındaki kişilere, Almanya’yı ne­den terk ettiklerini ve kararlarında hangi nedenlerin etkili olduğu­nu çevrim içi bir araştırma yap­tı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Almanya’nın ikinci büyük eyaleti olan Aşağı Saksonya hafta sonu yerel seçimlere gitti. Almanya istihbaratı tarafından “kesinleşmiş aşırı sağcı oluşum” olarak sınıflandırılan aşırı sağ­cı Almanya için Alternatif (AfD) partisi oylarını üçe katladı. Ku­zey Ren-Vestfalya ve Saksonya Anhalt’dan sonra AfD oylarını yine arttı. Şimdi gözler önümüz­deki hafta sonu yapılacak baş­kent Berlin yerel seçimlerinde…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bir yandan özellikle Saksonya Anhalt’ta seçimlerinde oylarının yüzde 44’ünü alan AfD’nin yükseli­şi konuşulurken, diğer yandan Al­manya yurt dışından “nitelikli iş gücü”nü ülkeye çekmeye uğraşı­yor. Almanya’nın beş yıldır üzerin­de çalıştığı “nitelikli iş gücü” kap­samında gelenlerin Almanya’da kalıcı olmadığı ortaya çıktı.</p>

<p style="text-align:justify">Almanya, nitelikli iş gücünü ülkeye çekmekte başarılı ancak gelenlerin çoğu ayrımcılık­tan konuta, bürokrasiden dile pek çok sorun, nitelikli göçmenlerin Almanya’yı terk etmesine neden oluğu belirtiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">İstihdam Araştırmaları Enstitü­sü (IAB), Nisan 2025’e kadar Al­manya’ya göç etmiş 18-65 yaş ara­lığındaki kişilere, Almanya’yı ne­den terk ettiklerini ve kararlarında hangi nedenlerin etkili olduğu­nu çevrim içi bir araştırma yap­tı. Araştırmaya göre, Almanya’dan ayrılma kararı tek bir etkene da­yanmıyor. Ailevi nedenler özellikle önemli rol oynuyor. Ayrımcılık da en önemli etkenlerden biri. Alman­ya bürokrasisi, ayrımcılık, konut ve dil öğrenimi gibi birçok alana si­yasi kararlarla müdahale edilebile­ceğine inanılıyor. İstihdam Araş­tırmaları Enstitüsü (IAB) Göç, Entegrasyon ve Uluslararası İşgü­cü Piyasası Araştırmaları Bölümü Başkanı Yuliya Kosyakova, “Nite­likli iş gücü için diğer Avrupa ül­keleriyle rekabet ettikleri”ni açık­ladı. Almanya’dan ayrılan nitelikli iş gücünün yüzde 60’ı kendi ülke­lerine dönerken, yüzde 40’ı başka ülkelere göç ediyor. En çok tercih edilen ülkeler ise İspanya, İsviçre, İtalya ve Hırvatistan.</p>

<p style="text-align:justify">IAB görevlisi Laura Gossnere, “Göçü başarılı biçimde yönetmek isteyenlerin, insanların neden ül­keden ayrıldığını da anlaması ge­rekiyor. İnsanları uzun vadede ül­kede tutmak için adil fırsatlar, gü­venilir işlemler, güçlü destek ve geleceklerini kurabilecekleri bir ortam sunmak önemli” vurgusunu yapıyor.</p>

<h3 style="text-align:justify">En büyük engel Almanca</h3>

<p style="text-align:justify">Almanya’ya “nitelikli iş gücü” kapsamında gelenleri bekleyen so­runların başında, dil ve bürokratik engeller geliyor. Vatandaşlık, otur­ma izni, vize ve yabancı diploma­ların tanınması, denklik işlemle­rinin uzun sürmesi, yüksek bürok­ratik harçlar, belediyelerde veya işverenler nezdinde yeterli destek sağlanmaması en büyük sorun olarak görülüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Aşırı sağcı Almanya için Alter­natif (AfD) partisinin verdiği bir soru önergesini yanıtlayan Al­manya hükümeti, 2020 yılından bu yana, Avrupa Birliği (AB) dı­şındaki ülkelerden gelen yakla­şık 765 bin kişiye, sorumlu daire­lerce Almanya’da “çalışma ve ni­telikli iş gücü göçü” kapsamında oturum izni verildiğini açıkladı.</p>

<h3 style="text-align:justify">605 bin nitelikli iş gücü</h3>

<p style="text-align:justify">Almanya’da “nitelikli iş gücü” oturum izniyle ikamet eden yakla­şık 605 bin kişinin kayıtlı olduğu belirtildi. Almanya’daki “nitelik­li iş gücü” statüsünde çalışanların geldikleri ülkeler sıralamasına gö­re Hindistan ilk sırada yer alıyor. Hindistan’ı, Türkiye ve Vietnam takip ediyor. Diğer ülkeler ise sı­rasıyla Çin, Rusya, Fas, İran, Bos­na-Hersek, Pakistan ve Ukrayna.</p>

<p style="text-align:justify">Almanya’da 2020 yılından bu ya­na, AB dışından gelen yaklaşık 765 bin kişiye “çalışma ve nitelikli iş gücü göçü” kapsamında oturum izni verilirken, bu sayının Nisan 2026 itibariyle 605 bin olması, bu izni alan bazı kişilerin daha sonra ülkeyi terk etmesiyle veya Alman vatandaşlığına geçmiş olmasıyla açıklanıyor. Türkiye’den son beş yılda Almanya’ya giden yaklaşık 35 bin “nitelikli iş gücü”nden geri dö­nenlerin sayısı bilinmiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Almanya’da ikinci dünya sava­şından sonra ilk defa aşırı sağcı parti bir partinin her yerde yükse­lişi ülkede yaşayan yabancıları te­dirgin ederken, genel olarak Batı Avrupa’da sosyal hakların budan­masını da beraberinde getiriyor…</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Fikret AYDEMİR</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/nitelikli-is-gucu-kalici-degil</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/yazilim-scaled.jpg" type="image/jpeg" length="64834"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi ile Veraset ve İntikal Vergisi Broşürü Yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/mirascilarin-vergisel-yukumlulukleri-rehberi-ile-veraset-ve-intikal-vergisi-brosuru-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/mirascilarin-vergisel-yukumlulukleri-rehberi-ile-veraset-ve-intikal-vergisi-brosuru-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Veraset yoluyla veya ivazsız (karşılıksız) olarak malların bir şahıstan diğer şahsa intikalinde veraset ve intikal vergisi beyannamesinin ne zaman ve nasıl verileceğine ilişkin açıklamaların yer aldığı “Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi” ile “Veraset ve İntikal Vergisi Broşürü” güncellenerek kullanıma sunulmuştur.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Söz konusu Rehber ve Broşür’de;</p>

<p style="text-align:justify">· Veraset ve intikal vergisinin konusu ve vergiyi doğuran olay,</p>

<p style="text-align:justify">· Muafiyetler ve istisnalar,</p>

<p style="text-align:justify">· Veraset ve intikal vergisinin beyanı, beyannamenin verilme şekilleri ve zamanı,</p>

<p style="text-align:justify">· Beyannameye eklenecek belgeler,</p>

<p style="text-align:justify">· Veraset ve intikal vergisi matrahının tespitinde indirilebilecek borç ve giderler,</p>

<p style="text-align:justify">· Vergi oranı, ödeme yeri ve zamanı,</p>

<p style="text-align:justify">gibi konularda açıklamalara ve örneklere yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberine ulaşmak için<strong> <a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_MVY_Rehberi.pdf" rel="noopener" target="_blank">tıklayınız.</a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Veraset ve İntikal Vergisinin Beyanı Broşürüne ulaşmak için <a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_VerasetveIntikal_Vergisi_Brosuru.pdf" rel="noopener" target="_blank"><strong>tıklayınız.</strong></a></p>

<p style="text-align:justify">Konuya ilişkin İnfografik için <a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFileResources?objectKey=arsiv/yardim-kaynaklar/infografikler/pdfs/veraset-ve-intikal-vergisi-infografik.pdf" rel="noopener" target="_blank"><strong>tıklayınız.</strong></a></p>

<p style="text-align:justify">Detaylı bilgi için Vergi İletişim Merkezini (VİMER-189) arayabilirsiniz.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_MVY_Rehberi.pdf" rel="noopener" target="_blank"><img alt="uploaded-image" height="208" src="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/m.png" width="146" /></a> <a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/2026_VerasetveIntikal_Vergisi_Brosuru.pdf" rel="noopener" target="_blank"><img alt="uploaded-image" height="206" src="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/v.png" width="145" /></a> <a href="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFileResources?objectKey=arsiv/yardim-kaynaklar/infografikler/pdfs/veraset-ve-intikal-vergisi-infografik.pdf" rel="noopener" target="_blank"><img alt="uploaded-image" height="197" src="https://cdn.gib.gov.tr/api/gibportal-file/file/getFile?objectKey=DUYURU/UNIVERSAL/2026/i.png" width="279" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/mirascilarin-vergisel-yukumlulukleri-rehberi-ile-veraset-ve-intikal-vergisi-brosuru-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/gib-brosur-16092026.jpg" type="image/jpeg" length="79103"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Disiplinsizlik nedeniyle kınama cezası verilen işçi, aynı eylem nedeniyle haklı nedenle işten çıkarılabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/disiplinsizlik-nedeniyle-kinama-cezasi-verilen-isci-ayni-eylem-nedeniyle-hakli-nedenle-isten-cikarilabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/disiplinsizlik-nedeniyle-kinama-cezasi-verilen-isci-ayni-eylem-nedeniyle-hakli-nedenle-isten-cikarilabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş hukukunda işverenlere belirli koşulların varlığı halinde, işçilere disiplin cezası verme yetkisi tanınmıştır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="post-content">
<div class="pf-content">
<p style="text-align:justify">Bu konuda 4857 sayılı İş Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda bazı düzenlemeler yer almakla birlikte genel bir düzenleme bulunmamaktadır. Örneğin İş Kanunu m.18/I, m.25/II, m.38,TBK m.20 gibi hükümler işverenin hukuki yaptırım-disiplin yaptırımı uygulamasına dayanak teşkil eden düzenlemeler olarak gösterilebilir. Ancak iş hukukunda disiplin cezalarının genel bir düzenlemesinin olmaması nedeniyle iş sözleşmeleri, toplu iş sözleşmeleri ve iç yönetmeliklere konulan hükümlerle disiplin hukukunun oluşturulduğu söylenebilir (Süzek, Sarper, İş Hukuku, 14. Baskı İstanbul 2017).</p>

<p style="text-align:justify">İşverenin işten çıkarma yaptırımı hem hukuki yaptırım hem de bir disiplin cezası olarak her iki yaptırım türü içinde yer almaktadır. Örneğin İş Kanunu m.18/I ya da m.25/II’de sayılan nedenler ortaya çıktığında, işveren iş sözleşmesini süreli veya derhal fesih hakkını bir hukuki yaptırım olarak kullanabileceği gibi yasadan doğan bir disiplin cezası olarak da uygulayabilir. Başka bir deyişle işçinin haklı nedenle feshi yerine ona aylıktan kesme cezası vererek cezalandırabilir. Ancak işveren işçinin hukuka aykırı davranışı sonucunda uyguladığı disiplin cezasının akabinde aynı eylem için işten çıkarma cezası veremez. Çünkü bu durum aynı eyleme iki ayrı ceza verilemeyeceği ilkesine aykırılık oluşturur.</p>

<p style="text-align:justify">Nitekim Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesinin bir kararında, “Davacı ile iş arkadaşının tartıştığı ve sonrasında arkadaşının davacının üzerine yürüyerek boğazını sıktığı, davacının da elindeki bir aleti ona doğru fırlattığı ve birbirlerine girdikleri, diğer işçilerin davacı ile karşı tarafı ayırdığı, bir süre sonra davacının elinde falçata ile karşı tarafın olduğu bölüme doğru koşmaya başladığı ve yine diğer işçilerin davacıya engel olduğu, olay sonrası hem davacı hem de arkadaşına kınama cezası verildiği, sonrasında davacı için fesih ihbarı düzenlenerek davacının iş akdinin olay gerekçe yapılarak haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. Böylece iş arkadaşı ile yaşadığı tartışma ve kavga olayı nedeniyle önce kınama cezası ile cezalandırılan davacının iş akdi sonrasında aynı nedenle feshedilmiştir. <i>Aynı eyleme iki ayrı ceza verilemeyeceğinden </i>davacının iş akdinin feshi haksız olup, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekmektedir” denilmektedir. (Y9.HD.20.01.2020 T., E.2016/12229, K.2020/610).</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">‘Non bis in idem’ (Aynı fiil nedeniyle faile bir ceza verilmesi) olarak da söylenen ve Ceza Hukuku ile Ceza Yargılaması Hukukunda benimsenen bu prensip, aynı suç nedeniyle faile bir ceza verilmesi anlamına gelir. Herkes, bir suçtan ancak bir defa yargılanabilir ve bir defa cezalandırılabilir. Kişi, yargılandığı suçtan keyfi olarak tekrar yargılanıp cezalandırılamaz. Bu prensip, ‘bir koyundan iki post çıkmaz’ olarak da bilinir (YCGK.19.12.2019 T., E.2015/874., K.2019/710).</p>

<p style="text-align:justify">Aynı olay nedeniyle iki defa ceza verilemez ilkesinin disiplin hukukunda da geçerlidir. Bu kapsamda işçinin davranışlarından kaynaklanan olay nedeniyle fesih dışında bir disiplin cezası uygulandığı (örneğin uyarı veya yevmiye kesme cezası) takdirde, aynı davranışın devam ettiğinin kanıtlanmadığı sürece iş sözleşmesinin aynı olay nedeniyle feshi halinde bir eyleme ancak bir ceza uygulanacağından yapılan fesih haksız fesih sayılır ve işveren bunun sonuçlarıyla bağlı olur. Konuyla ilgili Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesinin 20.01.2020 tarihli kararına göre de,<strong> “</strong><i>Aynı eyleme iki ayrı ceza verilemeyeceğinden </i>davacının iş akdinin feshi haksız olup, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekmektedir”.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç itibariyle işçiye aynı eylem nedeniyle iki ayrı ceza uygulanamaz. Başka bir anlatımla aynı olay nedeniyle önce kınama cezası arkasından haklı fesih yapılamaz. Aksi halde yapılan fesih haksız fesih sayılır ve işveren bunun hukuki sonuçlarıyla bağlı olur.</p>

<p style="text-align:justify">www.incirogludanimanlik.com sayfasında yayımlanan blog yazıları, hakemli makale formatında olmayıp bilgi verme amaçlıdır. Kesinlikle hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliğinde değildir.</p>
</div>
</div>

<div class="fusion-meta-info">
<div class="fusion-meta-info-wrapper" style="text-align:justify">Yazar <span class="vcard"><span class="fn"><a href="https://www.incirogludanismanlik.com/author/ltf/" rel="author" title="Lütfi İNCİROĞLU tarafından yazılan yazılar">Lütfi İNCİROĞLU</a></span></span></div>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/disiplinsizlik-nedeniyle-kinama-cezasi-verilen-isci-ayni-eylem-nedeniyle-hakli-nedenle-isten-cikarilabilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2026/09/disiplinsiz-isci.jpg" type="image/jpeg" length="47248"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşveren Eşit Zam Yapmak Zorunda mı ?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/isveren-esit-zam-yapmak-zorunda-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/isveren-esit-zam-yapmak-zorunda-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş Kanunu'na göre işveren işçilerine eşit davranmak zorundadır. İşçisine eşit davranmayan işveren dört aya kadar ücret tutarında tazminatın yanı sıra işçinin yoksun bırakıldığı haklarını ödemek zorunda kalabilir. Peki, eşit davranma ilkesine göre işveren işçisine mutlaka eşit oranda ücret zammı mı yapmalıdır?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Ücret zammı konusundaki eşitsizlikler çalışma yaşamında sık yaşanan sorunların başında gelir. Ücret artışlarının nasıl yapılacağının kurallara bağlandığı kurumsal işletmelerde ücret zammı tartışmaları nispeten daha az yaşanıyor. Ancak, kurumsal olmayan ve çoğunluğu oluşturan işletmelerde ücret zammı konusunda eşitsizlikler çok yaygın. İşveren kimi işçisine daha düşük, kimisine de hiç zam yapmayabiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">İş Kanunu’nun 5’inci maddesi, eşit davranma ilkesini düzenliyor. Eşit davranma ilkesine uyulmaması halinde işçinin 4 aylık ücretine kadar ayrımcılık tazminatı ödenmesi gerekiyor. Ayrımcılık tazminatının ödeneceği durumlar kanunda somut bir şekilde tek tek sayılmıştır. Bu sayılanların dışında bir eşitsizlik söz konusu olur ise bu durumda ayrımcılık tazminatı ödenmez ama işçi açısından eşitsizlik dolayısıyla uğradığı hak kayıplarını talep etme hakkı doğar. Ayrımcılık tazminatı almaya hak kazanan işçiler ise hem tazminatı, hem de uğradıkları kayıpları talep edebilirler.</p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">AYRIMCILIK TAZMİNATI HANGİ DURUMDA ÖDENİR?</h3>

<p style="text-align:justify">Ücret zammında eşitsizlik konusuna gelmeden önce ayrımcılık tazminatı ödenmesini gerektiren durumlara açıklık getirelim.</p>

<p style="text-align:justify">Kanuna göre, iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep “ve benzeri” sebeplere dayalı ayrım yapılamaz. İşveren esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmi süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, işçiyi işe alırken, çalıştırırken veya işten çıkartırken cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz. Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz. İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümler uygulanması, daha düşük bir ücretin uygulanmasını haklı kılmaz. Örneğin gebelik nedeniyle daha hafif işlerde çalışmak zorunda olduğu gerekçesiyle hamile işçiye daha düşük ücret ödenemez.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bunlar, mutlak ayrım yasaklarıdır. “Ve benzeri” ifadesi ile neyin anlaşılması gerektiğine de Yargıtay açıklık getiriyor. Yargıtaya göre, işçinin iş yerinde olumsuzluklara yol açmayan cinsel tercihi, siyasi sebepler veya dünya görüşü gibi sebepler “benzeri sebepler” kapsamında değerlendirilir.</p>

<p style="text-align:justify">İşçi çalışırken veya işten çıkartılırken bu saydığım yasaklara aykırı davranıldığında, işçi dört aya kadar ücreti tutarındaki ayrımcılık tazminatının yanı sıra yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir.</p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">İSPAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ KİME AİT?</h3>

<p style="text-align:justify">İşverenin eşit davranma ilkesine aykırı davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispatlamakla yükümlü olur.</p>

<p style="text-align:justify">İşverenin çalışanlarına eşit davranma borcu, tüm işçilerin hiçbir farklılık gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesini gerektirmez. Ancak, eşit durumdaki işçilerin farklı işleme tabi tutulmasını önlemeyi amaçlar.</p>

<h3 class="font-bold mb-5 text-base widget-title" style="text-align:justify">ÜCRETTE EŞİTSİZLİK OBJEKTİF SEBEPE DAYANMALI</h3>

<p style="text-align:justify">Peki işverenin işçi ücretlerine farklı zam yapması veya bazı işçilerin ücretlerine zam yaparken bazılarına hiç zam yapmaması eşit davranma ilkesine aykırı mıdır? İşçi yapılmayan zammı ve bu zamdan kaynaklı ücret ve diğer alacaklara ilişkin geriye dönük farkları talep edebilir mi?</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 16 Nisan 2026 tarihli (Esas No: 2026/923, Karar No: 2026/3270) kararına konu dosyada, emsal müdürlere zam yapılırken, kendisine zam yapılmayan bir kişi ayrımcılık tazminatının yanı sıra ücret farkı ve ikramiye farkının ödenmesini talep etti. Yargıtay, iş mahkemesi ve bölge adliye mahkemesinin, talebin reddine ilişkin kararını bozdu.</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay kararında, iş mahkemesinin, ayrımcılık tazminatı ödenmemesine ilişkin kararını yerinde buldu ancak ücret farkı ve ikramiye farkı talebinin yeniden değerlendirilmesini istedi. Yargıtay kararında, “Mahkemeye bordroları sunulan işçilerin bölümleri, görevleri tespit edilerek davacıya emsal nitelikte olup olmadıkları belirlenmeli. Aynı pozisyonda bulunan çalışanlara farklı zam oranlarının uygulanması ya da birine zam yapılırken diğerine yapılmaması ve ispat yükü üzerinde olan işverence bu ayrımı haklı kılacak objektif ve nesnel nedenlerin varlığının ortaya konulamaması halinde davacının fark ücret ve fark ikramiye alacakları hüküm altına alınmalıdır” denildi.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, iş yerinde aynı işi yapan aynı niteliklere sahip işçilerinden bir kısmına yüzde 10 zam yapıp, bir kısmına yüzde 5 zam yapan veya hiç yapmayan işveren, objektif sebeplerini ortaya koymak zorunda. Objektif sebep gösteremiyorsa işçi açısından farkı talep etme hakkı doğar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HaberTürk</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/isveren-esit-zam-yapmak-zorunda-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2024/03/gecikme-zammi.webp" type="image/jpeg" length="77707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prim eksiğimi isteğe bağlı ödeyebilir miyim?]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/prim-eksigimi-istege-bagli-odeyebilir-miyim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/prim-eksigimi-istege-bagli-odeyebilir-miyim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigorta Primini tamamlamak için isteğe bağlı sigortaya prim ödeyebilir miyim?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Soru: 1968 doğumluyum. Sigortalı işe giriş tarihim 1987 olup 3100 gün prim ödemem var. Primi 3600 tamamlamak için isteğe bağlı sigortaya prim ödeyebilir miyim? Nilgün GÜNGÖR</p>

<p style="text-align:justify">Cevap: Yaş haddinden emekli olmak için; 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme ve 58 yaş şartlarına tabisiniz. 500 gün daha prim ödeyerek priminizi 3600 güne tamamlayacağınız tarihte emekli olabilirsiniz. İsteğe bağlı prim ödemeleri Bağkura sayılıyor. Ancak 3100 gün priminiz içinde Bağkur primi yoksa, prim eksiğiniz olan 500 günü isteğe bağlı ödemenizde bir sakınca yok.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify">E<strong>MEKLİ OLMAK İÇİN 60 YAŞINIZ DOLACAK </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Soru: 2 Şubat 1986 doğumluyum. 20 Nisan 2008’de tarım Bağkur’lu oldum ve 3791 gün prim ödedim. Ekim 2018 ayında Bağkur’umu durdurdum. 25 Haziran 2024’te SSK’lı çalışmaya başladım. Bağkur ile birlikte toplam 4562 gün prim ödemem gözüküyor. Hem hizmet birleşimi, hem de emeklilik yaşımı öğrenmek istiyorum? Mehmet GÜLTEKİN</p>

<p style="text-align:justify">Cevap: SSK’da emekli olmak için; 7000 gün prim ve 60 yaş şartlarına tabisiniz. 2438 gün daha prim ödeyerek priminizi 7000 güne tamamlamanız şartıyla, 60 yaşı dolduracağınız 2 Şubat 2046’da emekli olabilirsiniz. Ayrıca 25 Haziran 2024’te başlayan sigortalı çalışmanızı 25 Aralık 2027’ye kadar devam ettirerek, Bağkurdan sonra SSK’ya ödediğiniz primi 1260 güne tamamladıktan sonra prim ödemeseniz de, yine 60 yaşınızı dolduracağınız tarihte SSK’dan emekli olmanızda mümkün (25 yıl sigortalılık süresi, 4500 gün prim ödeme ve 60 yaş şartlarına tabi olarak). Hizmet birleşmesini emekli olmadan önce istediğiniz zaman bir dilekçeyle yaptırabilirsiniz.<br />
 </p>

<p style="text-align:justify"><strong>PRİM YAŞ TAMAM AMA 25 YIL DA DOLACAK </strong></p>

<p style="text-align:justify">Soru: 61 yaşındayım. SSK tescil tarihim 1 Ağustos 1988, hizmete başlama tarihim 9 Kasım 2005 olup, 4602 gün primim var. Ne zaman emekli olabilirim? ADNAN</p>

<p style="text-align:justify">Cevap: Yaş haddinden emekli olmak için; 25 yıl sigortalılık süresi, 4500 gün prim ödeme ve 60 yaş şartlarına tabisiniz. Prim ve yaş şartını sağladığınızdan, bundan sonra prim ödemeseniz de, 25 yıllık sigortalılık sürenizi dolduracağınız 9 Kasım 2030’da emekli olabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Posta | Ekrem SARISU</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/prim-eksigimi-istege-bagli-odeyebilir-miyim</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/05/sgk-borc.jpeg" type="image/jpeg" length="91134"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OVP, yeşil dönüşüm ve küresel rekabet gücü]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/ovp-yesil-donusum-ve-kuresel-rekabet-gucu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/ovp-yesil-donusum-ve-kuresel-rekabet-gucu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye’nin 2026-2028 Orta Vade­li Programı (OVP), makroekonomik istikrarı sağlama, mali disiplini koruma ve dezenflasyon sürecini kalıcı kılma kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Ancak bu 3 yıllık yol haritası­nı yalnızca geleneksel iktisat parametreleriyle —yani büyüme, bütçe dengesi veya cari açık ra­kamlarıyla— okumak, küresel ekonominin ge­çirmekte olduğu büyük kabuk değişimini göz­den kaçırmak anlamına gelir. Günümüz küresel ticaret dinamiğinde sürdürülebilir iktisadi bü­yüme, doğrudan "yeşil dönüşüm" ve iklim dos­tu teknolojik adaptasyondan geçmektedir. Tür­kiye’nin önümüzdeki döneme ait makroekono­mik projeksiyonu da tam olarak bu iki hayati eksenin birleştiği noktada şekillenmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">Makroekonomik Hedefler ve Yapısal Reform İhtiyacı</h3>

<p style="text-align:justify">OVP projeksiyonlarına göre, büyümenin program dönemi boyunca kademeli bir ivmeyle yükselerek 2028 yılında %5,0 seviyesine ulaş­ması hedeflenmektedir. Bunun yanı sıra işsiz­lik oranının kademeli olarak %7,8 seviyesine gerilemesi ve enflasyonun kararlı bir dezenf­lasyon patikası izleyerek tek haneli seviyelere indirilmesi temel makro hedefler arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Ancak program metninde de sıkça vur­gulandığı üzere, bu iddialı hedeflere ulaşma­nın yolu yalnızca talep yönlü sıkılaşma politi­kalarından geçmemektedir. Türkiye ekonomi­sinin ihtiyaç duyduğu asıl ivme; toplam faktör verimliliğini artıran, sanayide yüksek katma değer yaratan ve ikiz dönüşümü (yeşil ve diji­tal dönüşüm) odağına alan yapısal reformla­rın kararlılıkla uygulanmasından geçmektedir. Geleneksel üretim modelleriyle sürdürülebilir büyüme sağlama devri kapanırken, yapısal dö­nüşüm iktisadi istikrarın ön koşulu haline gel­miştir.</p>

<h3 style="text-align:justify">Küresel ticarette yeni standartlar: Yeşil mutabakat ve SKDM</h3>

<p style="text-align:justify">Tam bu noktada, Türkiye sanayisinin en bü­yük ve en kritik ihraç pazarı olan Avrupa Birli­ği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizma­sı (SKDM) ve Avrupa Yeşil Mutabukatı (AYM) gibi bağlayıcı standartları devreye girmektedir. Yeşil ekonomiye geçiş artık kurumların iste­ğine bırakılmış gönüllü bir çevre politikası ol­maktan tamamen çıkmış; uluslararası rekabet­çiliğin, ihracat kapasitesinin ve dış ticaret den­gesinin ana belirleyicisi haline gelmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">OVP (2026-2028) çerçevesinde planla­nan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi’nin (TR ETS) hukuki altyapısıyla uygulamaya geçiril­mesi, AB taksonomisiyle tam uyumlu Türkiye Yeşil Taksonomisi’nin tamamlanması ve sek­tör bazlı düşük karbonlu yol haritalarının çi­zilmesi son derece kritik adımlardır. Ayrıca sa­nayimizin karbon ayak izini azaltacak AR-GE yatırımlarının teşvik edilmesi, finansman eri­şiminde sürdürülebilirlik kriterlerinin mer­keze alınması ve kamu-özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi de bu dönüşümün başarısı için hayati bir kaldıraç işlevi görecektir. Bu adımlar, ihracatçımızın uluslararası pazarlardaki pa­zar payını koruması açısından kritik önem ta­şımaktadır.</p>

<h3 style="text-align:justify">Dış denge, sürdürülebilir yatırımlar ve sanayide dönüşüm</h3>

<p style="text-align:justify">Küresel sermaye akımlarının ve doğrudan yabancı yatırımların yönünü hızla "yeşil ve sürdürülebilir" varlıklara çevirdiği mevcut fi­nansal konjonktürde, Türkiye’nin cari işlemler açığını kalıcı olarak düşürme hedefi de ancak bu dönüşümle mümkündür. Nitekim program dönemi boyunca cari açığın GSYH’ye oranının %1,2 - %1,4 bandında tutulması öngörülmekte­dir. Türkiye Yeşil Sanayi Projesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının (GES, RES) toplam üre­timdeki payının artırılması, sanayide enerji ve­rimliliği yatırımları ve sanayi-liman entegras­yonunu güçlendiren demiryolu iltisak hatları gibi stratejik hamleler, ihracatçımızın üzerin­deki olası karbon vergisi yükünü hafifletecek­tir. Ayrıca yeşil tahvil ve sukuk ihraçları gibi yenilikçi finansman araçlarının yaygınlaştırıl­ması da dış kaynağa erişimi kolaylaştıracaktır. Tüm bu adımlar, sanayimizin birim üretim ma­liyetlerini düşürerek küresel değer zincirlerin­deki konumunu tahkim edecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak; 2026-2028 dönemi Türkiye ekonomisi için sadece enflasyonla mücadele­nin ve mali disiplinin test edildiği sıradan bir süreç olmayacaktır. Bu dönem, aynı zaman­da geleneksel üretim altyapısının, yüksek tek­noloji ve yeşil standartlara göre sil baştan inşa edileceği stratejik bir eşiktir. Yeşil dönüşümü dezenflasyon ve büyüme politikalarının mer­kezine kararlılıkla yerleştiren bütüncül bir yaklaşım, Türkiye’yi hem yüksek gelir grubu ülkeler sınıfına taşıyacak hem de geleceğin dü­şük karbonlu küresel ekonomi düzeninde öncü ve rekabetçi aktörlerden biri kılacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Volkan ÖNGEL</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/ovp-yesil-donusum-ve-kuresel-rekabet-gucu</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/04/yesil-varliklar-1.jpg" type="image/jpeg" length="91485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bütçeye geçici vergiden sınırlı nefes]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/butceye-gecici-vergiden-sinirli-nefes</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/butceye-gecici-vergiden-sinirli-nefes" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkezi yönetim büt­çesi, ağustos ayın­da takvimsel “geçi­ci vergi” dopingiyle nefes aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Kurumların ikinci çeyrek pe­şin vergilerini ödediği ağustos­ta bütçe bu tahsilat artışının etkisiyle 12,9 milyar TL fazla verdi. Ancak harcamaların ge­lir artış hızını geride bırakma­sı nedeniyle, bütçe fazlası ge­çen yıla göre yüzde 86,7 düşük kaldı.</p>

<p style="text-align:justify">Ağustos verileri, bütçede ve­rilen aylık fazlada, kalıcı bir mali disiplin ya da yapısal iyi­leşmeden çok her yıl aynı ayda tekrarlanan teknik ve takvime bağlı vergi tahsilat yoğunluğu­nun etkili olduğunu gösteriyor. Eylül ayından itibaren bu geçi­ci rüzgârın dinmesiyle birlikte, bütçenin yeniden yüksek mon­tanlı aylık açık trendine geri dönmesi ve yıl sonu bütçe açı­ğı hedeflerini zorlaması büyük olasılık.</p>

<p style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlı­ğı’nın açıkladığı verilere göre, şirketlerin nisan-haziran dö­nemine ait 2’nci Dönem Ku­rumlar Geçici Vergisi ödeme­lerinin yoğunlaştığı ağustos ayında, genel bütçe gelirleri ge­çen yılın aynı ayına kıyasla yüz­de 28,5 artışla 1 trilyon 654,9 milyar TL’ye ulaştı. Bu tutarın 1 trilyon 473,3 milyar TL’sini vergi tahsilatı oluşturdu.</p>

<p style="text-align:justify">Yaz aylarında canlanan iç talep ve turizm gelirlerinin dolaylı ver­gilere (KDV ve ÖTV) yansıma­sı da bu dönemsel rahatlama­yı destekledi. Ancak vergi do­pingine rağmen, bütçenin fazla üretme kapasitesinde drama­tik bir kan kaybı yaşandı. Bütçe harcamaları, özellikle faiz dışı kalemlerin etkisiyle yüzde 37,8 artışla 1 trilyon 642,1 milyar li­ra oldu. Bu kapsamda faiz öde­meleri 197,1 milyar lira ile ge­çen yıla göre sadece yüzde 9,7 artarken, faiz dışı harcamalar yüzde 42,8 artışla 1 trilyon 445 milyar liraya ulaştı. Geçen yı­lın ağustos ayında bütçe 96,7 milyar TL olan bütçe fazlası, bu yıl aynı ayda harcamaların diz­ginlenememesi nedeniyle 12,9 milyar TL’de kaldı. Ağustos ayları itibarıyla faiz dışı bütçe fazlası da yüzde 24,1 azalarak 209,9 milyar liraya geriledi.</p>

<h3 style="text-align:justify">ÖTV tahsilatında düşüş</h3>

<p style="text-align:justify">Merkezi yönetim bütçe ge­lirlerinin ağustos ayı karne­si, kamunun finansman yükü­nü doğrudan kazançlar yerine tüketim ve ithalat bazlı dolay­lı vergilerin sırtladığını bir kez daha teyit etti. Ağustosta elde edilen toplam bütçe gelirinde aslan payını yine vergi tahsila­tı oluştururken, bunun içinde, iç talep canlılığının bir göster­gesi olan dahilde alınan KDV yüzde 26,57 artarak 182,4 mil­yar liraya yükseldi. Dış ticaret ve kurlardaki seyrin bir yansı­ması olarak ithalde alınan KDV de yüzde 32,36’lık güçlü bir bü­yüme performansı ile tek başı­na 183,6 milyar lira katkı verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Madalyonun diğer yüzün­de ise akaryakıt ve motorlu ta­şıtlar gibi kalemlerdeki talep değişimlerinin etkisiyle Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) hası­latı yüzde 12,62 oranında dü­şerek 165,5 milyar liraya geri­ledi. ÖTV havuzunu kurutan en büyük şok, devletin her gün pompadan taze nakit çektiği en istikrarlı gelir motoru olan akaryakıt cephesinden geldi. Hükümet, küresel petrol fiyat­larındaki aşırı yükselişin enf­lasyonu beslemesinin önü­ne geçmek amacıyla, 13 Ağus­tos 2026 tarihi itibarıyla aldığı bir kararla motorinden alınan ÖTV tutarını ağustos ayı sonu­na kadar tamamen sıfırlamıştı. Ağustos ayının ikinci yarısın­da motorinden hiç vergi alın­maması, bütçenin akaryakıt ÖTV’si ayağında çok ciddi bir likidite kaybına yol açarak ge­nel ÖTV toplamını aşağı çek­ti. Sıkı para politikası, yüksek kredi faizleri ve krediye erişim zorlukları nedeniyle iç pazar­daki daralma da zirve yaptı. ÖTV’nin ikinci büyük taşıyıcı­sı olan otomotiv sektöründe alarm zilleri bir süredir za­ten çalıyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Doğrudan vergilerde ise daha istikrarlı bir seyir iz­lendi; büyük bölümü ücret ve maaşlardan kaynağından yapılan tevkifattan oluşan Gelir Vergisi tahsilatı yüz­de 42,82 artışla 351,2 mil­yar lira olurken, şirketlerin kârları üzerinden geçici ver­gi ödeme döneminde öde­diği Kurumlar Vergisi yüz­de 37,68’lik bir büyümeyle 403,3 milyar lira olarak ka­yıtlara geçti.</p>

<p style="text-align:justify">Vergi dışı cepheye ba­kıldığında; teşebbüs mülkiyet, faiz, pay ve ceza kalemle­ri dahil olmak üzere büt­çeye kat­kı sağla­yan diğer tüm gelir kol­ları, ağustos ayında kümülatif olarak 181,6 milyar li­ralık bir havuz oluştu­rarak toplam bütçe ha­sılatının yüzde 11’ini kar­şılayabildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify">Kurumlarda geçici vergi etkisi</h3>

<p style="text-align:justify">Bütçe gelirlerinin ağustos ayı kırılımları, Kurumlar Ver­gisi cephesinde yapısal bir çar­pıklığı ve bütçenin nakit akı­şında şirketlerin “peşin vergi” yükünü net bir şekilde deşifre ediyor. Ağustos ayında topla­nan 400 milyar liranın üzerin­deki net tahsilatın arkasındaki itici güç, şirketlerin üçer aylık kârları üzerinden peşin olarak tahsil edilen Kurumlar Geçici Vergisi oldu; bu kalem Ağus­tos’ta yüzde 39,59 artışla 404,8 milyar liraya ulaşarak net top­lamı tek başına sırtladı.</p>

<p style="text-align:justify">Madalyonun diğer yüzün­de ise yıl içindeki yoğun peşin tahsilatın ve yatırım teşvik ia­delerinin faturası yıllık düzelt­me hesabına kesildi. Şirket­lerin nisan ayı sonrasındaki mahsup ve vergi iadesi talep­lerinin büyüklüğü nedeniyle, Beyana Dayanan Kurumlar Vergisi ağustos ayında eksi 2,7 milyar TL olarak Hazine’den net nakit çıkışına yol açtı. Kay­nağında kesilen ve risksiz bir gelir kapısı olan Kurumlar Vergisi Tevkifatı (stopaj) yüz­de 86,13 artışla 1 milyar liralık mütevazı bir katkı sunarken; bütçeye kalıcı soluk getirme­si beklenen yeni nesil Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi kalemlerin­den ağustos ayında toplamda sadece 120 milyon liralık sem­bolik bir hasılat elde edilebildi, deprem finansmanı için geç­mişte yürürlüğe konan 7440 sayılı Ek Vergi ise yüzde 98,45 düşüşle 9,2 milyon liraya ine­rek bütçedeki misyonunu ta­mamen tamamladı.</p>

<h3 style="text-align:justify">Harcamalar daha hızlı arttı</h3>

<p style="text-align:justify">Ekonomi yönetiminin sıkı para politikası eşliğinde kamu­da tasarruf vurgusunu ön pla­na çıkardığı bir konjonktürde, merkezi yönetim bütçe gider­lerinin ağustos ayı gerçekleş­meleri, harcama cephesin­deki yapısal katılıkları ve ba­zı kalemlerdeki kontrol dışı büyümeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Geçici vergi do­pingi bütçeyi aylık bazda cılız bir fazla pozisyonunda tutsa da giderlerin kompozisyonu den­geleme zorluğunun devam et­tiğini gösterdi.</p>

<p style="text-align:justify">Ağustosta bütçenin en ağır yükünü, devletin maaş ve sos­yal güvenlik taahhütleri oluş­turdu. Kamu istihdam maliye­tinin ana göstergesi olan per­sonel giderleri yüzde 42 artışla 430,3 milyar liraya ulaşırken, cari transferler yüzde 39’luk bir artışla 624,7 milyar liralık bir kaynağı bütçeden çekip al­dı. Gider cephesinin ağustos ayındaki en çarpıcı gelişmesi ise baz etkisiyle de olsa kontro­lü zor bir sıçrama gerçekleşti­ren sermaye transferleri oldu; yerel yönetimler ve kurumla­ra aktarılan bu kaynaklar yüz­de 556,3 gibi rekor bir artışla 55 milyar liraya fırladı.</p>

<p style="text-align:justify">Madalyonun diğer yüzünde ise devletin üretim ve altyapı gücünü simgeleyen yatırım­ların feda edildiği görülüyor; zira mal ve hizmet alım gider­leri yüzde 32,6 artışla genel eğilimin gerisinde kalırken, kamunun doğrudan yatırım­larını gösteren sermaye gi­derleri yüzde 17,3’lük oldukça güdük bir büyüme ile sadece enflasyonun değil bütçe orta­lamasının da çok altında bas­kılanabildi.</p>

<h3 style="text-align:justify">Sekiz aylık açık 1,3 trilyon</h3>

<p style="text-align:justify">Madalyonun arkasındaki sekiz aylık kümülatif büyük resim ise mali dengelerdeki bozulmanın henüz kontrole alınamadığını gösteriyor. Kamuda tasarruf tedbirleri ve sıkı maliye politikası söylemlerine rağmen, merkezi yönetim bütçesi harcamalarındaki kronik yükseliş trendi engellenemiyor. Yılın ilk sekiz ayına ait bütçe gerçekleşmeleri, harcamaların gelirlerden daha hızlı arttığını ve bütçe dengesindeki bozulmanın ivme kazandığını net biçimde ortaya koyuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Ocak-ağustos döneminde bütçe giderleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,8 oranında bir artışla 12 trilyon 162,7 milyar liraya ulaşırken, bütçe gelirleri 10 trilyon 854,7 milyar lirada ve artışı yüzde 36’da kaldı. Gelir cephesinde, vergi dairesinin çarkları dönmeye devam edip tahsilat yüzde 35,7 artışla 9,3 trilyon lirayı bulsa da harcama kalemlerindeki agresif büyüme mali dengeleri baskılamayı sürdürdü. Bunun sonucunda, geçen yılın ilk sekiz ayında 907,6 milyar lira olan merkezi yönetim bütçe açığı, bu yıl yüzde 44,1 büyüyerek 1 trilyon 308,1 milyar liraya fırladı.</p>

<p style="text-align:justify">İlk sekiz ayda faiz dışı bütçe harcamaları yüzde 36,3 artışla 10 trilyon 174,6 milyar, faiz ödemeleri yüzde 39,4 artışla 1 trilyon 998,1 milyar liraya ulaştı. Geçen yıl ilk sekiz ayda 518,1 milyar lira olan faiz dışı fazla, bu yıl aynı dönemde yüzde 31,2 artışla 680 milyar dolara ulaştı.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Bütçeye geçici vergiden sınırlı nefes - Resim : 1" height="922" loading="lazy" src="https://image.dunya.com/rcman/Cw820h922q95gm/storage/files/images/2026/09/15/nakiiii-m9dc.jpg" width="820" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya | Naki BAKIR</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/butceye-gecici-vergiden-sinirli-nefes</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 08:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/09/butce5.jpg" type="image/jpeg" length="48658"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte faturaya karşı yeni dönem başlıyor]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi kaçakçılığı ile mücadelede 1 Ekim itibarıyla yeni bir aşamaya geçiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/ZwCJy6GPxbA"></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sahte-faturaya-karsi-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2025/09/sahte-belge-3.webp" type="image/jpeg" length="31015"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="707" src="https://www.youtube.com/embed/TidIluUl2ic" title="SGK Trafik kazaları sebebi ile oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasında SGK'nın rolü nedir" width="1257"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK TV</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/sgk-trafik-kazalari-sebebi-ile-olusan-saglik-giderlerinin-karsilanmasinda-sgknin-rolu-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Nov 2023 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/uploads/2023/11/trafik-kazasi-sgk.jpg" type="image/jpeg" length="67467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZAHA DAVET SEMİNERİ]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">KONUŞMACI: ALİ ÇAKMAKÇI-KATKI SUNAN: SELAHATTİN İPEK MODERATÖR : ÖMER KÖKLÜCE</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/izaha-davet-semineri</guid>
      <pubDate>Tue, 02 May 2023 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/2020-08-26_19-00-069.png" type="image/jpeg" length="95728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-Birlik Sistemine Yeni Sözleşme Girişi ve Eski Sözleşmelerin Güncellenmesi 2022]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/e-birlik-sistemine-yeni-sozlesme-girisi-ve-eski-sozlesmelerin-guncellenmesi-2022</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Jan 2022 18:07:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/TURMOB-Duyuru_Boş_2-kopyala@600x315.png" type="image/jpeg" length="13379"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EFR tablolarının yüklenmesiyle ilgili yardım videosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/efr-tablolarinin-yuklenmesiyle-ilgili-yardim-videosu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 Oct 2021 17:53:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1.png" type="image/jpeg" length="61596"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı (18.05.2021)]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BDTURKEY.COM ve Dünya Gazetesi yazarı Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU 18.05.2021 tarihinde saat 9.30 TRT HABER Ekonomi 7/24 Programına konuk olarak katılım sağlamıştır. Özellikle Pandemi dolayısıyla işletmelerin yaşadıkları sıkıntılar ve çözüm önerileri konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı 'mızın alacağı tedbirler ile igili bilgiler vermiştir. "Matrah Arttırımı ve Yeni Borç Yapılandırması" torba şekliyle ele alınarak en kısa zamanda Meclise gelmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi-18052021</guid>
      <pubDate>Tue, 18 May 2021 11:45:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Haber_Resim_tasarım_Yazar_Abdullah_TOLU789998888.jpg" type="image/jpeg" length="48078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Abdullah TOLU' nun  Konuk Olduğu TRT Haber Ekonomi 7/24 Programı]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeminli Mali Müşavir Abdullah TOLU TRT HABER Ekonomi 7/24 Programında Yeni Çıkacak Olan Vergi Affı ve Yapılandırma Hakkında Detaylı Bilgiler Verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/abdullah-tolu-nun-konuk-oldugu-trt-haber-ekonomi-724-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2020 15:50:53 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_1_12.jpg" type="image/jpeg" length="66717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekdüzen Hesap Planı ve Bazı Bilinmeyen Özellikleri]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/tekduzen-hesap-plani-ve-bazi-bilinmeyen-ozellikleri</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_5.png" type="image/jpeg" length="51524"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Finansal Raporlama, Nakit Akış Tablosu ve Fon Akışı Tablosu]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/finansal-raporlama-nakit-akis-tablosu-ve-fon-akisi-tablosu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 10:50:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/Screenshot_4_1.png" type="image/jpeg" length="68322"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRT 1 Radyo Ekonomi Günlüğü Programı 12.08.2020]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yılmaz Sezer ÜSTAT, bizzat BAĞIMSIZ DENETİMDE YERLİ VE MİLLİ HUSUSUNDA ADIMIZLA (SELAHATTİN İPEK) AÇIKLAMADA BULUNMUŞTUR. TEŞEKKÜR EDİYORUM. TRT 1 Radyoda Bağımsız Denetimde Yerli ve Milli konusundaki görüşlerini açıklamıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gelir İdaresi Başkanlığı Videoları</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/video/trt-1-radyo-ekonomi-gunlugu-programi-12082020</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2020 16:43:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/video/61369990_2528164087216118_4989264771036479488_n.png" type="image/jpeg" length="49962"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKİYE CUMHURİYETÇİ MALİ MÜŞAVİRLER GRUBU' NUN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU e-dönüşüm uygulamaları ve Turizm Payı Beyanlarına ilişkin Eğitim Semineri Fotoğraf Galerisi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/turkiye-cumhuriyetci-mali-musavirler-grubu-nun-duzenlemis-oldugu-e-donusum-uygulamalari-ve-turizm-payi-beyanlarina-iliskin-egitim-semineri-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Dec 2019 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/DSC00511.jpg" type="image/jpeg" length="50764"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KSMMMO (KAYSERİ SMMM ODASI) "E-DÖNÜŞÜM EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğraf Galeresi için Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/ksmmmo-kayseri-smmm-odasi-e-donusum-egitim-semineri-fotograf-galeresi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 13:19:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/69999396_10220754638918841_5057639361898610688_o.jpg" type="image/jpeg" length="12771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VERGİDE GÜNDEM SEMİNERİ - 2018 & 2019 ÖNEMLİ VERGİSEL DÜZENLEMELER Fotoğraf Galerisi İçin Resmi Tıklayınız...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/vergide-gundem-semineri-2018-2019-onemli-vergisel-duzenlemeler-fotograf-galerisi-icin-resmi-tiklayiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Mar 2019 09:05:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/IMGL1388.jpg" type="image/jpeg" length="65307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ESMMMO E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ Fotoğrafları İçin Tıklayın....]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/esmmmo-e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jan 2019 18:01:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/2018.12_8.jpg" type="image/jpeg" length="47634"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["E-DEFTER / E-FATURA / E-ARŞİV ELEKTRONİK KAYITLAMA DA 2019 EĞİTİM SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/e-defter-e-fatura-e-arsiv-elektronik-kayitlama-da-2019-egitim-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Dec 2018 17:43:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6176_1.jpg" type="image/jpeg" length="85038"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["İNŞAAT SEKTÖRÜNDE VERGİ VE MUHASEBE SEMİNERİ" Fotoğrafları için Tıklayın...]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/insaat-sektorunde-vergi-ve-muhasebe-semineri-fotograflari-icin-tiklayin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Dec 2018 17:19:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/GZD_6052.jpg" type="image/jpeg" length="95346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selahattin İPEK]]></title>
      <link>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>Haber Resimleri</category>
      <guid>https://www.bdturkey.com/foto-galeri/selahattin-ipek</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Feb 2017 20:04:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bdturkeycom.teimg.com/crop/1280x720/bdturkey-com/images/album/bd-ekonominin-nabzY-07032017.jpg" type="image/jpeg" length="77792"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
