Son zamanlarda Mali Müşavir kavramına giren meslek insanları ayrı ayrı gözlem altında incelenerek kendi içlerinde veya birbirleri ile olan irtibatlarında sorgulanır olmuşlardır.
Konjonktür kısmen de olsa duyarsızlığı neticesinde artık çözüm ve öneri getiremeyen yöneticiler dolayısıyla, sorunları gizleyemeyerek açık ve net olarak muhalif geri dönüş haykırışları almaktadır.    
Bunlardan biri, yayımlanmış ve fakat içeriği bakımından kimsenin dikkatini çekmeyen bir yazı.
Sessiz sedasız gündemde yerini almış ve fakat ilgiyi üzerine çekememişti. 

Ta ki tarafımdan yazı içeriğinin okuyana ne anlam yüklediğine dikkat çekerek, sanal ağda içeriğini sizlere duyuruna kadar.  

Peki, bu gündem neydi? Hep beraber bakalım.

Yazı genel anlamda denetim realitesine vurgu yapmakla beraber; algılara açılan Yeminli Mali Müşavirler(YMM) üzerine güzellemelerle dolu. Bir nevi çok sevip ve saydığım bir Üstadım ile konuşurken kurduğum cümle ile betimlemek gerekirse;
Malumun ilanı gibi bir şey(!)
Piyasadaki algıyı kuvvetlendirmiş. Bu yönü ile de ne yalan söyleyeyim tehlike arz etmektedir. (Tuz kokmasın - http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/muhsinatci/009/ )

Denetçi yardımcıları tarafından yapılan denetimlerin ne kadar sağlıklı olacağı hususu tartışmaya dahi girmeden kabullenilmeyecek bir yapının varlığını ortaya koymaktadır.
İşin ciddiyeti ile olan ilişkinin, her halükarda kartelleşmeye varmaması gerektiği ifade edilmiştir. Burada yazara aynen katıldığımı beyan ederim. Ki şirketleşmedeki kartel olayı, Büyük Buhran 'ında temelini oluşturmuştur.

Financial Reporting Council (FRC), Birleşik Krallığın Kamu Gözetim Kurumu. Kitabın tam ortasından konuşur gibi olacak ama Yazar, empatisini yani düşünce omurgasını bu FRC adlı Kurum üzerinden vermekte.

Öyle ki, dört büyüklerin dahi standartları karşılayamamasının altı çizilirken denetçinin liyakatine vurgu yapılması çok ama çok önemsenmesi gerektiği kanaatindeyim.

Denetim üst kurumunun ki, Ülkemizde Kamu Gözetimi Muhasebe ve Standartları Kurumu(KGK) tüm denetim kuruluşlarının denetim ve gözetimini adil zeminlerde yapma ironisinde tuza benzetmiş ve bu tuzların kokmamasına dem vurmuştur. Hem de öyle bir dokunmuş ki, Yeminli Mali Müşavir sistemini şiddetli olmasa da orta şiddetle sarsılacak gerçekleri ortaya koyarak tatlı bir eleştirel zemine getirmiştir. 

Yalnız Yazar ‘ın ifadeleri ile ortaya koyduğu tasvir, biraz gerçeklerden uzak ve acemice bir yazı olmuş kanaatindeyim. Nedenine gelince, bir konu hakkında yazı yazılacaksa, o konu araştırılarak, içeriğinin arafta kalmasının önüne geçilmesi gerekir. Bugün kısmen de olsa özellikle İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası bilgi ve belge materyallerinden dolayı bir hayli zengindir. Yeminli Mali Müşavirlere giriş klavuzluğu yapabilecek bir giriş rehber kitabının yanında(Dr. Ahmet Kavak), Katma Değer Vergisi ve Tam Tasdik ile alakalı dispozisyonlarını örneklem olarak gösteren çok değerli çalışmalar standart niteliğinde yer almaktadır. YMM ‘nin herhangi bir belirlenmiş standartı yok demek, haksızlık olur diye düşünüyorum. Yetmez elbette ve fakat kısmi olarak emarelerini de görmek mümkün.(!)

Bugün Bağımsız Denetimi ‘de tıpkı, YMM ‘ler gibi mevzuatlarını ve her türlü dispozisyonlarını hariç tutarsak; belirli bir standartının olmadığını görürüz. Her ikisinin de çalışma usul ve esasları tam olarak belirlenmemiş ve yoktur. Bunun bir sebebi de bu alanlarda olan akademisyenlerin hizmet üretiminden ziyade olmasından kaynaklanmaktadır. 

2015 Yılında yazmış olduğum, Denetim Ekipleri Ve Büro Standartları Üzerine !!! adlı makalemde, fiziki mekan ve çalışma standartları olmak üzere iki başlık belirlemek gerekmektedir.” diye yazdım.

Ve şimdi de, Mali İdarenin aslında Mali Müşavir ve Denetçi meslek insanına, uluslararası standartları kendi özerk kurumları ile getirerek yönlendirme yapması şart ve mutlaktır diye ekleme yapmak istiyorum.

YMM MÜŞTERİSİNİN MEFTUNU OLMUŞ(!)

Çok dikkat çekici Yeminli Mali Müşavirler ile alakalı ifadeyi burada sizlere faş etmeyi hedeflerken, özellikle işaretlediğim yerlere dikkat buyurmanızı istiyorum. Buyurun;

"Bizde uygulanan denetimin bir diğer bacağı olan yeminli mali müşavirler tarafından sunulan vergi denetimi hizmetinde de durum farklı değil. İlgili kanun ve ikincil mevzuatında, yeminli mali müşavirlerin, mali tabloların ve beyannamelerin mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ile muhasebe standartlarına uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına göre incelendiğini tasdik edecekleri ve tasdik konuları ile tasdike ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Ancak tam tasdik çalışmasına ilişkin Bakanlıkça belirlenmiş herhangi bir ilke ve rapor standartları bulunmamaktadır. Ülkemizde dünya uygulamalarından farklı bir tarzda verilen yeminli mali müşavirlik hizmetleri hiçbir standardının ve hiçbir denetiminin olmaması nedeniyle barındırdığı risklerin sürekli göz ardı edilmesi neticesinde büyümeye ve büyüdükçe de kaliteden uzaklaşmaya devam ediyor. Maalesef yayınlanmış bir standardı bulunmayan bu hizmetin tek standardı mükellefe bir şekilde vergi ödetmemek olunca müşterisinin meftunu olmuş bir denetçi profili ortaya çıkıyor. Burada kamu hizmeti bağlamında sağlanacak fayda hususunda bir takım şüpheler bulunmaktadır.
Yeminli mali müşavirlik hizmetleri için denetim standartları acilen oluşturulmalıdır ki bilgili, güncel ve prensipli olan ile olmayanlar hızla ayrılabilsin. Bunun neticesinde bir YMM tarafından bir rapor düzenlenmişse belli hususların mutlak surette kontrol edildiğine karine teşkil etsin. Zira bu durum gerçek anlamda kamunun üzerinde ki denetim yükünün hafifletilmesine olanak sağlayacaktır. Standartlar oluştuktan sonra YMM tarafından denetlenen bir mükellefin tekrar vergi incelemesine tabi tutulması verilen denetim hizmetinin kontrolü maksadından öteye geçmeyecektir."

Sonuç olarak,
Yorum yapmak istemiyorum. Meşhur ve bilinen hikâye hemen hemen herkesin belleğindedir. 

Tekrarına gerek yok. Sarı Kızı Kaptırmayalım(!)
Her şey ortada ve yeteri kadar net. 

Naçizane şahsıma şimdi ne büyük suçlamalar yükleneceğini tahmin ediyor ve çıyanları dikkate almadığımı beyan ve ikrah ediyorum. Çünkü kaptıracağımız aslında kendi geleceğimiz.
Ön görülü olarak mesleğimize sahip çıkalım. 

Arzum ve umudum, tüm bu ve birçok sorunların çözümünün Mali Müşavir ortamında istişare edilerek barışçıl duygular ile sonuçlanmasıdır. 

“Mesleğimizi seviyoruz. TÜRMOB ‘un yanındayız.”

Saygılarımla. 04 Ağustos 2020