Zaman Kırılması: Türkiye'nin kaderini değiştiren anlar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görüntülü konuşması; darbe girişiminin psikolojik üstünlüğünü darbecilerin elinden alıp sokağa ve meşru hükümete devreden en kritik kırılma anı olarak tarihe geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 96 cm²'lik bir ekrandan halka bulunduğu çağrıyla 783.562 km²'lik vatan toprağının bütünlüğünü ve o vatanın sahipleri olan bir ulusun geleceğini güvence altına aldı
Mehmet Çalışkan
mcaliskan@cyh.com.tr
15 Temmuz 2016...
Bu toprakların gördüğü en karanlık ama aynı zamanda o karanlığın koynundan en parlak direnişin doğduğu gecelerden biriydi. Sadece saatler içinde bir ülkenin kaderi; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan milyonlarca sivil vatandaşa, milletvekillerinden darbe karşıtı polis ve askerlere kadar canını ortaya koyan insanların omzunda yeniden yazıldı.
Cuma günleri iki gazete hazırladığımız için Habertürk'ün Taksim'deki merkez binasından geç saatlerde çıkıyorduk. Sayfaları hazırlarken ajanslara, İstanbul'da tankların yollara çıktığı yönünde haberler düşmeye başladı. Söylentilere göre; köprüye büyük miktarda bomba yerleştirildiğine yönelik ihbar alınmış, tanklar da bu nedenle Anadolu Yakası'ndan Avrupa Yakası'na geçiş yönünü kapatmak için bölgeye intikal ettirilmişti. Ancak bu söylentinin gerçekle en küçük bir ilgisi olamazdı. Eğer amaç bomba ihbarı nedeniyle Boğaziçi Köprüsü'nü kapatmak olsaydı, bu neden tanklarla yapılsındı...
Darbecilere karşı direnişin sembol yerlerinden biri olan Boğaziçi Köprüsü'nde 34 kişi şehit oldu. Bunun üzerine köprünün adı 25 Temmuz 2016'da 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olarak değiştirildi. 15 Temmuz Şehitler Anıtı da köprünün hemen yanına yapıldı.
ÖNCE BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ KAPATILDI
Konu, stratejik bölgelerin tanklarla çevrilmesi olunca, akıllara bir darbe girişiminde bulunulduğu düşüncesinin gelmesi uzun sürmedi. Önceki askeri darbelerin sadece fotoğraflarını görenler bile gelişmelerin, bir darbe girişimi olduğunu hemen anlayabilirdi. Kısa bir süre sonra da Boğaziçi Köprüsü'nün kapatıldığına, savaş uçaklarının alçak uçuş yaptığına, İstanbul ve Ankara'nın birçok noktasından asker-polis çatışmasına dair fotoğraflar ve görüntüler gelmeye başladı. Bütün gelişmeler, apaçık bir darbe girişiminde bulunulduğunu gösteriyordu.
FLU ORTAM NETLEŞTİ
Ancak darbe hafızamızla, yaşananlar arasındaki çelişki gözümüzün önündeki fotoğrafı net olarak görmemize engel oluyordu. Öyle ya; darbe, herkesin dışarıda olduğu saatlerde değil, derin uyku halinin yaşandığı sabaha karşı saatlerde gerçekleştirilirdi. İnsanlar, darbe olduğunu ancak sabah uyandığında öğrenirdi. Flu ortam, Başbakan Binali Yıldırım'ın açıklamasıyla netleşti. Evet, bir darbe girişiminde bulunuluyordu.
"Bir kalkışma ihtimali üzerinde duruyoruz. Belli ki emir komuta zinciri olmadan asker içerisindeki bazı kişilerin kanunsuz bir eylemi söz konusu. Ancak milletimiz bilsin ki demokrasiye herhangi bir zarar getirecek hiçbir faaliyete izin verilmeyecek. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti vatandaşın, milletin seçtiği, milletin iradesini temsil eden hükümet işbaşındadır. Onun işbaşından gitmesi ancak milletin kararıyla olur, bu bilinmelidir. Bu kalkışmada bulunanlar, bu kanunsuz eylemin içinde olanlar da en ağır şekilde bedelini ödeyecektir."
Dış güçlerin işgali olabileceğine yönelik karanlık düşünceler, uyanıkken görülen kabusu daha da derinleştirirken, herkes gibi benim de en büyük korkum şöyleydi; "Allah korusun, başarılı olurlarsa ne olur? O kadar can gidecek; on yılların emeği, fedakârlığı yitip gidecek. Kim bilir kaç neslin hayalleri, umutları yerle yeksan olacak..."
Temsili fotoğraf
YA O İHBAR YAPILMAMIŞ OLSAYDI YA CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN HALKA SESLENMESİ ENGELLENSEYDİ
Bir süre sonra darbe girişiminde bulunan örgütün FETÖ olduğu, dış güçlerin doğrudan bir askeri desteği olmadan gerçekleştirildiği anlaşıldı anlaşılmasına ama tehlike yine de büyüktü.
• Ya darbecilerin elini ayağına dolaştıran o ilk ihbar yapılmasaydı.
• Ya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Marmaris'te kaldığı otelden biraz geç çıksaydı da kendisine suikast düzenlemek için harekete geçen darbecilerle karşılaşsaydı. Bunun sonucunda ya telefon ekranından halkı darbe girişimine karşı direnişe geçmeye davet edemeseydi?
O zaman neler olurdu?
PLANLANAN SAAT ASLINDA 16 TEMMUZ SAAT 03.00'TÜ
Uğursuz geceyi bir destana dönüştüren ilk kırılma kamuoyunun henüz büyük tehlikeden haberdar olmadığı o kritik saatlerde; yani 14.20 ila 21.00 arasında gizliydi. Darbe planlayıcılarının stratejisi, Türk siyasi tarihindeki önceki askeri müdahalelerde olduğu gibi, sinsi bir baskın etkisi yaratmak üzerine kuruluydu. Planlanan asıl saat, 16 Temmuz sabaha karşı 03.00 idi. Çünkü o saatte şehirler tamamen uykuya çekilmiş, sokaklar boşalmış, medya organları nöbetçi kadrolara devredilmiş ve devlet bürokrasisi gafil avlanabilecek bir sessizliğe bürünmüş olacaktı. Darbeciler, akılları sıra ülkenin yönetimini ele geçirme planı yapmıştı yapmasına ama hesap edemedikleri, vatansever bir milletin ve onun bağrından çıkan vatansever devlet adamlarının basiretiydi.
TARİHİ EMRİN YAYIMLANMASIYLA DARBECİLER PANİKLEDİ
Bir ihbar üzerine MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar arasında Karargâh'ta yapılan gizli zirvenin ardından, saat 18.30'da o tarihi emir yayımlanarak Türkiye hava sahası her türlü askeri uçuşa tamamen kapatıldı. Orgeneral Akar, ayrıca Ankara Garnizon Komutanı Korgeneral Metin Gürak'ı arayarak hiçbir tankın ve zırhlı aracın birlik dışına çıkarılmamasını emretti. Bu emirler, ihanet tekerine çomak soktu.
Temsili fotoğraf
KUSURSUZ SANILAN PLANLARI BÜYÜK BİR KAOSA DÖNÜŞTÜ
Karargâh'taki zirveyle ortaya çıkan bu ani ve kararlı refleks, darbecilerin yüzündeki maskeyi düşürdü. Darbeciler, deşifre olmanın getirdiği büyük bir panikle, 'Baskın basanındır' refleksine sığınarak sabaha karşı 03.00'te başlatacakları ihaneti, 7 saat öne çekerek saat 21.00 sularında düğmeye bastı. Bunun sonucunda da hainlerin kusursuz sandığı plan, onlar için devasa bir kaosa dönüştü. Sokakların henüz canlı, insanların ayakta olduğu bir zaman diliminde tankların caddelere çıkması, cuntanın tüm lojistik avantajını elinden aldı.
ÖLDÜRMEKLE TEHDİT ETTİLER
Darbeciler; emir-komuta zincirinin sağlıklı bir şekilde işlemesi için Orgeneral Hulusi Akar'ı kendi taraflarına çekmek istedi. Makam odasını basan darbeciler, Orgeneral Akar'ı öldürmekle tehdit etti. Kendisi, yüzüne doğrultulan silahı umursamadan sert bir şekilde darbecilere karşı çıktı. Orgeneral Akar, bunun üzerine darbeciler tarafından rehin alındı.
Temsili fotoğraf
KORSAN BİLDİRİ BİR MİLLETİN GELECEĞİNİ ESİR ALMA HAMLESİYDİ
Tanklar paletlerini insanların üzerine doğru sürdüğünde, hainlerin kontrolündeki uçaklardan bomba, helikopterlerden kurşun yağdığında sokaklarda dehşet, evlerde ise ağır bir belirsizlik havası hâkimdi. Hainlerin TRT ekranlarında silah zoruyla okuttuğu o karanlık korsan bildiri, bir milletin geleceğini esir alma hamlesiydi.
Darbeciler, TRT spikeri Tijen Karaş'a bildiriyi silah zoruyla okuttu.
ETTEN DUVARA ÇARPTILAR
MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın basiretiyle saat 21.00 sularına çekilen o karanlık girişim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tarihi çağrısıyla büyük bir direnişe dönüştü. Hainler; tankların önüne gövdelerini siper eden, etten ve kemikten devasa bir duvara çarptılar. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından minarelerden yükselen selalar, adeta bir seferberlik çağrısına dönüştü; her yaştan ve her görüşten insan, vatan toprağını korumak için tek bir yürek oldu."
O gece yaşananlar, sadece bir askeri kalkışma değil; kökü dışarıda, kolları devletin kılcal damarlarına sızmış bir ihanet şebekesinin eliyle Türkiye Cumhuriyeti'ni işgal etme, milletin iradesini bertaraf etme ve Cumhuriyet'in değerlerini yıkma teşebbüsüydü. 15 Temmuz; tankla, uçakla, helikopterle saldıran darbecilere karşı, yalın göğsüyle siper olan bir milletin destanı olarak tarihe kazındı.
15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan hain darbe kalkışması, Türkiye siyasi tarihinin en kırılgan, en karanlık ama aynı zamanda bir milletin kaderini kendi elleriyle yazdığı en destansı dönemeci oldu.
ÇANAKKALE RUHUNUN TAZELİĞİNİ DÜNYAYA HAYKIRDI
O dehşet gecesinde; tankların karşısına sadece bedenleriyle dikilen kahramanların, hakikati haykırmaktan çekinmeyen medyanın ve vatanına sadık emniyet güçlerinin sergilediği direniş, yalnızca bir darbeyi bertaraf etmedi; bu topraklarda Çanakkale ruhunun hâlâ taptaze yaşadığını tüm dünyaya gösterdi. 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan hain darbe kalkışması, Türkiye siyasi tarihinin en kırılgan, en karanlık ama aynı zamanda bir milletin kaderini kendi elleriyle yeniden yazdığı en destansı dönemeci olarak tarihteki yerini aldı.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, ÇAĞRISIYLA ULUSUN GELECEĞİNİ GÜVENCE ALTINA ALDI
Tam o ölümcül sessizlik anında, saat 00.24'te, Türkiye'nin kaderini değiştiren bir görüntülü konuşma bağlantısı gerçekleşti. O kritik anlarda aynı zamanda Türkiye'nin Başkomutanı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 96 cm²'lik bir cep telefonu ekranından halka seslenerek 783.562 km²'lik vatan toprağının bütünlüğünü ve bu vatanın sahibi olan koca bir ulusun geleceğini güvence altına aldı.
Eğer Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan halka çağrıda bulunamasaydı, gecenin seyri değişecek ve buna bağlı olarak Türkiye'nin geleceğine ipotek konulacaktı. Zira bu çağrının en somut etkisi; o ana kadar ne olduğunu tam olarak anlamayan milyonlarca kişinin tekbirler eşliğinde, "Vatan sana canım feda" ve "Ne mutlu Türk'üm diyene" sloganlarıyla sokaklara, meydanlara ve havalimanlarına akın etmesi oldu. Darbecilere karşı duran vatandaşların arasına katılan bu kitleler, darbe girişiminin püskürtülmesinde en kritik rolü üstlendi.
İKİ HAYATİ DÖNÜM NOKTASI VARDI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vakur bir edayla halka seslenişinin ortaya çıkardığı iki hayati dönüm noktası vardı.
Birincisi, darbe bildirisinin TRT'de zorla okutulmasının yarattığı bilgi kirliliği ve psikolojik baskı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Meydanlara davet ediyorum" mesajıyla kırıldı. Bu çağrı yapılmasaydı, vatandaşlar güvenilir bir kaynaktan talimat beklemeye devam edebilir; sokağa çıkma kararı kişisel inisiyatiflere kalacağı için kitlesel direnç çok daha geç ya da zayıf başlayabilirdi. Erdoğan'ın hayatta ve özgür olduğu, üstelik kararlı bir duruş sergilediği bu yayınla kanıtlanmamış olsaydı, darbecilerin "Yönetime el koyduk, her şey kontrolümüz altında" propagandası geniş kitleler tarafından çok daha kolay kabullenilebilirdi."
NET BİR EYLEM PLANINA DÖNÜŞTÜ
İkincisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı, direnişin koordinasyon merkezini doğrudan sokağa, yani hakkını savunan sivil halkın göğsüne taşıdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dudaklarından dökülen; "Milletimizi illerimizin meydanlarına davet ediyorum... Milletin gücünün üstünde bir güç ben tanımadım" sözleri, milyonlar için darbecilerin üzerine sel olacakları net bir eylem planına dönüştü.
DARBECİLERİN LOJİSTİK HAREKET ALANI KISITLANDI
Halkın ve polisin sokakları doldurması, darbeci askerlerin lojistik hareket alanını ciddi şekilde kısıtladı. Eğer tankların önüne çıkan kitleler olmasaydı, darbe girişiminde yer alan birlikler, başta İstanbul ve Ankara'daki stratejik noktalar olmak üzere planladıkları mevzileri çok daha hızlı ve kalıcı şekilde tahkim edecekti. Örneğin, İstanbul Atatürk Havalimanı halk tarafından kontrol altına alınmasaydı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uçağının oraya inmesi imkânsız hale gelecekti. Nitekim darbecilerin kontrolündeki savaş uçaklarının düşürmek için peşine düştüğü Cumhurbaşkanlığı uçağının, bir aldatmacayla THY uçuş kodunu kullanarak sivil bir yolcu uçağı gibi piste başarıyla inmesi de gecenin en önemli kırılma noktalarından biri oldu.
DARBE GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ OLSAYDI NELER OLACAKTI?
Darbe girişiminin ardından yürütülen soruşturmalarda deşifre edilen ve adalete teslim edilen bu karanlık yapı emellerine ulaşsaydı, Türkiye için sonu gelmez karanlık bir dönem başlayacaktı.
♦️ SANDIK İRADESİ RAFA KALKACAKTI
İlk olarak anayasal düzen tamamen askıya alınacak, TBMM kapatılacak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere tüm seçilmiş hükümet üyeleri tutuklanacaktı. Darbe bildirisinde kendilerine 'Yurtta Sulh Konseyi' adını veren cunta yönetimi, ülkeyi sıkıyönetim kanunlarıyla ve kararnamelerle yönetmeye başlayacaktı. Demokrasi ve sandık iradesi, belirsiz bir tarihe kadar tamamen rafa kalkacaktı.
♦️ CUMHURİYET'E BAĞLI OLANLAR TASFİYE EDİLECEKTİ
FETÖ; uzun yıllardır sızdığı TSK, yargı, emniyet ve bürokrasi kadrolarını tamamen kendi zihniyetine göre yeniden yapılandıracaktı. Kendilerinden olmayan, cumhuriyet değerlerine bağlı farklı siyasi görüşteki tüm devlet memurları, askerler ve hâkimler tasfiye edilecek; yerlerine örgüt militanları yerleştirilecekti. Liyakat sistemi tamamen yok olacak, devlet mekanizması tek bir merkeze ve lidere bağlı bir gölge devlete dönüşecekti.
♦️ İÇ SAVAŞ ÇIKACAKTI
Darbeye karşı halkın ve vatansever güçlerin direnç göstermesiyle cunta yönetimi acımasızca şiddete başvuracak, sert askeri müdahaleler ülkeyi bir iç savaş ortamına sürükleyecekti.
♦️ EKONOMİ ÇÖKECEK, DIŞA BAĞIMLI HALE GELİNECEKTİ
Siyasi istikrarsızlık, iç savaş ve hukukun tamamen yok olmasıyla ekonomi çökecekti. Uluslararası yatırımcılar güvenli liman arayışıyla paralarını hızla ülkeden çekecek, Türk lirası tarihi bir değer kaybı yaşayacak, enflasyon ve işsizlik kontrol edilemez boyutlara ulaşacaktı. Dünya ülkeleri Türkiye ile ilişkilerini donduracak, ağır ekonomik ve siyasi yaptırımlar uygulayacaktı.
♦️ TERÖR TEHDİDİ ARTACAKTI
Ordu ve emniyet teşkilatının kendi içindeki çatışmalar ve tasfiyelerle zayıflaması, Türkiye'nin sınır güvenliğini tehlikeye atacak; PKK ve DEAŞ gibi terör örgütleri oluşan bu otorite boşluğundan yararlanarak eylemlerini artıracaktı. Türkiye kendi bağımsız dış politikasını yürütemez hale gelecek, bölgesel çıkarlarını korumakta tamamen aciz kalacaktı. Bütün bunların sonucunda Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı ve toplumsal huzuru onlarca yıl geriye gidecekti.
Hainlerin planlamadaki stratejisi; Türk milletinin vatansever emniyet güçleri, halkı ve siyasileriyle birlikte gösterdiği "Can veririz, vatanı vermeyiz" refleksiyle çöktü. İşte bu yüzden 15 Temmuz, sadece bastırılmış bir darbe girişimi değil; acıyla, gözyaşıyla ama en çok da bükülmez bir iradeyle yazılmış toplumsal bir direniş destanı olarak tarihin altın sayfalarında yerini aldı.
SON KALINTILARI DA KAZINDI
23 Temmuz 2016'da Resmî Gazete'de yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname ile FETÖ'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen 35 sağlık kurum ve kuruluşu; 1.043 özel öğretim kurumu, özel öğrenci yurdu ve pansiyonu; 1.229 vakıf ve dernek; 19 sendika, federasyon ve konfederasyon ile 15 vakıf yükseköğretim kurumu kapatıldı.
TÜRKİYE DÜŞMANLARINA GÖZDAĞI VERİLDİ
15 Temmuz darbe girişimini protesto etmek ve Türkiye’de darbe dönemlerinin kapandığını yurt içinde ve yurt dışındaki herkese haykırmak amacıyla büyükşehirlerden köylere kadar her yerde çeşitli etkinlikler düzenlendi.
Bu etkinliklerin en büyüğü toplumun her kesiminden ve yaş grubundan yoğun katılımın sağlandığı İstanbul'daki Yenikapı Mitingi oldu. 7 Ağustos 2016'da 5 milyon kişinin katılımıyla gerçekleşen bu etkinlikte, Türkiye'deki demokrasi düşmanlarına karşı gözdağı verildi.
MİLLÎ GÜN İLAN EDİLDİ
15 Temmuz, 29 Ekim 2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6752 sayılı yasayla "Demokrasi ve Millî Birlik Günü" adıyla bu yıl 10'uncu yılını kutladığımız demokrasi zaferi, Türkiye'nin millî günlerinden biri olarak ilan edildi.
DAKİKA DAKİKA NELER OLDU?
15 Temmuz 2016 gecesi gerçekleştirilen darbe girişiminin resmi raporlar ve yargı kayıtları ışığında dakika dakika kronolojisi şu şekilde;
♦ Saat 14.45
İlk İstihbarat
Kara Havacılık Komutanlığı'nda pilot olarak görev yapan A.H. isimli Binbaşı, Ankara'daki MİT binasına giderek MİT'e helikopterle saldırı olacağı yönünde ihbarda bulundu. İstihbarat görevlileri tarafından acil koduyla sorgulanan Binbaşı A.H. kendisine MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı kaçırma görevi verildiğini söyledi. Binbaşının verdiği bilgiler anında MİT Müsteşarı Fidan ile paylaşıldı. Devletin zirvesinde kurulan hızlı alarm zinciri darbecilerin hesaplamadığı bir reaksiyona yol açtı.
Hakan Fidan, 4 Haziran 2023'ten bu yana Dışişleri Bakanlığı görevini yürütüyor.
♦ Saat 15.22
Sıkıyönetim Talimatı
Bunun üzerine darbeciler, ilk fiili hamleyi ele geçirdikleri TSK mesaj sistemi üzerinden yaptı. Genelkurmay'dan TSK mesaj sistemine giren FETÖ'cüler kontrollerinde olan birliklere 'Harekat Yıldırım Planı' başlığıyla 20 maddelik sıkıyönetim talimatı gönderdi. Tuğgeneral Mehmet Partigöç ve Kurmay Albay Cemil Turhan imzalı bildirinin eklerinde sıkıyönetim komutanlıkları, sıkıyönetim mahkemelerinde görevlendirilecek personel listeleri, Ankara ve İstanbul Asayiş ve Takviye Planı bulunuyordu. Saat 03.00 itibarıyla yönetime el konulacağının kaydedildiği talimatta sokağa çıkma yasağının ise 06.00'da başlayacağı belirtildi.
♦ Saat 16.03
Saldırı ihbarı Genelkurmay Başkanlığı'na ulaştı
MİT, Binbaşı A.H'den alınan bilgiler doğrultusunda harekete geçerek saldırının nasıl gerçekleşeceğine dair detayları Genelkurmay Başkanlığı'na kriptolu faksla iletti. MİT tarafından verilen bilgi, Genelkurmay Karargâhı'nda; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in katılımıyla değerlendirildi. Saat 16.30'da ise MİT Müsteşar Yardımcısı Genelkurmay Karargâhı'na giderek Genelkurmay 2'nci Başkanı Yaşar Güler ile görüştü.
Orgeneral Hulusi Akar, 10 Temmuz 2018 - 5 Haziran 2023 arasında Millî Savunma Bakanı olarak görev yaptı.
♦ Saat 18.15
Genelkurmay'dan tüm birliklere acil emir
Genelkurmay Başkanlığı'ndaki toplantılar devam ederken saat 18.30 sıralarında MİT Müsteşarı Hakan Fidan karargâh nizamiyesinden giriş yaptı. Saat 19.20'ye kadar süren toplantılara MİT Müsteşarı Hakan Fidan da katıldı. Bu toplantıda birliklere acil kodlu üç emrin geçilmesi kararlaştırıldı.
♦ Saat 19.20
Hulusi Akar'ın emri
Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan değerlendirme sonucunda, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın imzasıyla TSK'nın tüm kuvvetlerine şu emir gönderildi; "Türk hava sahasında ikinci bir emre kadar hiçbir askeri hava aracı havalanmayacak. Havada bulunanlar derhal üslerine dönecek. Tank ve zırhlı araçlar başta olmak üzere tüm araçların hareketleri durdurulacak."
Temsili fotoğraf
♦ Saat 21.00
Darbeciler harekete geçti
Deşifre olduklarını anlayan darbeciler harekete geçti. MİT'te olağanüstü hareketlilik ve Genelkurmay Başkanlığı'nda yapılan toplantı sonrası cuntacılar darbe planlarının deşifre olduğunu anladı. Darbeciler, 16 Temmuz saat 03.00'te gerçekleştirmeyi planladıkları darbe girişimini erkene alarak 'Harekat Yıldırım' planının bütün safhalarını başlattı.
♦ Saat 21.05
İlk şehit verildi
Darbeciler bütün önlemlere rağmen Genelkurmay Başkanlığı'nı işgal etti. Genelkurmay Başkanlığı'nda yapılan kritik terör toplantısı, MİT'ten gelen ihbarla yarıda kesildi. İhbarın ardından yapılan toplantı sonrası TSK'nın tüm birliklerine gönderilen 4 talimattan ilki olan uçuş yasağına ilişkin işlemler tamamlanarak havadaki 36 uçak, filolarına indirildi. Darbe girişiminin başlamasıyla Genelkurmay Başkanlığı Karargâhında hareketli saatler de başlamış oldu. İlk olarak Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın korumalarından bazıları vuruldu. Akar'ın yaveri Yarbay Levent Türkkan, Emir Subay Yardımcısı Yüzbaşı Serdar Tekin ve Özel Kuvvetler'de görevli silahlı askerler, Akar'ın çalıştığı odaya girdi ve komutanı gözaltına almaya kalkıştı. Akar'a silah zoruyla darbe bildirisi imzalatmaya çalışıldı. Bildiriyi imzalamayı reddeden Akar'ın bu sefer de kemerle boğazı sıkıldı. Bu esnada Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler de yakın ekibinden bir subay tarafından silah zoruyla rehin alındı. Genelkurmay Başkanlığı binasından silah seslerinin geldiğini öğrenen Başbakanlık Kızılay Binası koruma personeli, 21.35 civarı bu durumu Başbakanlık Koordinasyon Merkezine iletti. Bu ihbar üzerine Başbakanlık tarafından aranan Silahlı Kuvvetler Komuta Harekât Kontrol Merkezi yetkilileri, silah seslerinin yapılan tatbikattan kaynaklandığını söyledi. Bu olağanüstü gelişmeler üzerine Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Akar'ı aradı. Telefonu açan isimse Akar'ın yaveri Yarbay Levent Türkkan oldu. "Komutanım, Genelkurmay Başkanımız sizi ve özellikle Kurmay Başkanımız İhsan Uyar'ı Karargâha bekliyor" diyerek Türkkan, Çolak'ı Karargâha çağırdı. Karargâha gelen Çolak ve Kurmay Başkanı Orgeneral İhsan Uyar Genelkurmay Karargâhının girişinde cuntacılar tarafından derdest edildi. Bu duruma engel olmaya çalışan koruma astsubayı Kıdemli Başçavuş Bülent Aydın darbeciler tarafından şehit edilirken koruma Müdürü Yüzbaşı Burak Akın yaralandı. Bülent Aydın, darbe girişiminin ilk şehidi oldu. Orgeneral Hulusi Akar, helikopterle Akıncı'daki 4. Ana Jet Üs Komutanlığı'na götürüldü.
Şehit Kıdemli Başçavuş Bülent Aydın
♦ Saat 21.14
Darbecilerin WhatsApp yazışmaları deşifre oldu
Darbe planının bütün safhalarını hayata geçiren cuntacı askerler, darbe girişimini koordine etmek için WhatsApp'ta grup oluşturdu. Binbaşı Mehmet Murat Çelebioğlu tarafından kurulan grupta yapılan yazışmalarda sivil vatandaşlara yönelik vur emri; "Ezin, yakın, taviz yok" gibi ifadelerle verildi. Darbeci askerlere verilen talimatlar arasında halktan ve polislerden mukavemet gösterenlere yapılan ve yapılması istenen kanlı müdahale talimatları da yer aldı. FETÖ mensuplarının darbe gecesi yaptıkları yazışmalarda kan donduran ifadeler kullandıkları, girişimi engellemeye çalışan kalabalıkların ateşle dağıtılması talimatının açık bir şekilde verildiği tespit edildi. Dökümleri yapılan yazışmalardan bazıları şöyleydi;
- Yarbay Muzaffer Düzenli... Tekrar Emri. İletiyorum. Toplanan kalabalıklar ateşle dağıtılacak.
- Albay Müslüm Kaya... İş makinelerini AKOM'a yaklaştırıyorlar. Arkadaşlar, ateş ediyor.
- Albay Uzay Şahin... Ateşle karşılık verin, yaklaştırmayın.
- Binbaşı Mehmet Karabekir... Sahada biri olarak kalabalığa ateş ediyorum, bekliyorum. Tekrar tekrar kontrollü kullanın, dağılıyorlar. 10 - 15 kişi pert. İnsiyatif kaybetme yok.
♦ Saat 21.30
Cumhurbaşkanı Erdoğan sefer namazı kıldı
Marmaris'te tatilde olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ülke genelinde yaşanan olağanüstü gelişmelerin darbe girişimi olduğunu öğrendikten sonra 2 rekât sefer namazı kıldı. Namazın ardından Erdoğan, süreci yönetmeye başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ihanet girişimini öğrenip süreci yönetmeye başladığı sıralarda cuntacılar, Samandıra Askeri Hava Üssü’nden 5 helikopterle darbe girişimine destek vermek için kalkış yaptı. Helikopterlerden biri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişimi için Çiğli Ana Jet Üssü'nde hazırlık yapan darbeci askerlerin yanına gitti. Diğer 4 helikopter ise İstanbul'daki darbeci askerlere lojistik destek sağlamak için; İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Vodafone Arena ve Boğaziçi Köprüsü'ne uçuş yaptı. Samandıra Askeri Hava Üssü'nden kalkan helikopterde bulunan destek ekibinin de saat 22.00 sıralarında Çiğli Ana Jet Üs Komutanlığı'na ulaşmasıyla birlikte Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele baskın yapacak MAK ve SAD ekipleri, baskın için hazırlık yapmaya başladı.
♦ Saat 21.45
Köprüler askerler tarafından kapatıldı
Boğaziçi Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Anadolu'dan Avrupa'ya geçiş yönü darbeci askerler tarafından trafiğe kapatıldı. Köprülerde tankları gören vatandaşlar ne olduğunu anlayamadı. Boğaziçi Köprüsü'nde, Anadolu - Avrupa istikametinde trafik tamamen durduruldu. Köprüden askeri tankın geçişi televizyon ekranlarına yansıdı.
♦ Saat 21.50
İstanbul'da eş zamanlı baskınlar başladı
İstanbul'da eş zamanlı olarak birçok merkeze baskınlar yapılmaya başlandı. Darbecilerin ilk hedefi ise Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) oldu. Kendilerine yönelik müdahaleyi engellemek için AKOM'a baskın yapan darbecilerin bir diğer hedefi ise Avrupa ve Anadolu yakası arasındaki bağlantıyı sağlayan köprüler oldu. Köprüleri kapatan darbeci askerler, kendilerine soru soran vatandaşlara, sıkıyönetim ilan edildiğini söyledi. Aynı dakikalarda Adana'da bulunan İncirlik Üssü'nden ise 1 ve 2 numaralı tanker uçakları, darbeci askerlerin kullandığı F-16'lara yakıt ikmali gerçekleştirmek üzere art arda havalandı. Darbecilerin hedefindeki bir diğer önemli nokta ise İstanbul Valiliği idi. Esenler'de bulunan 47. Motorlu Piyade Alayı'ndan darbeci askerler, İstanbul Valilik binasını işgal etmek için yola çıktı.
♦ Saat 22.00
Tankları kullanan darbeciler 6 vatandaşı şehit etti
Tatbikat gerekçesiyle Kuleli Askerî Lisesi'ne çağrılan bir grup askeri öğrenci Çengelköy Karakolu'nu ele geçirmek üzere okuldan çıkarak karakola doğru harekete geçti. Bu sıralarda Habibler Topkule Kışlası'ndan çıkan darbeci askerler ise Bayrampaşa Çevik Kuvvet'in önüne geldi. Topkule Kışlası'ndan hareket eden zırhlı araçlar ve tanklar Esenler civarında ilerlerken, sokağa çıkan vatandaşlar tarafından durdurulmak istendi. Zırhlı araçlar, vatandaşların üzerinden geçerek 6 vatandaşı şehit etti. Saatler 22.25'i gösterdiğinde İstanbul Atatürk Havalimanı tanklarla bölgeye gelen darbeci askerler tarafından ele geçirildi. Anadolu yakasında bulunan bir grup asker de Sabiha Gökçen Havalimanı'nı ele geçirmek için baskın gerçekleştirdi. Her iki havalimanı da darbeciler tarafından ele geçirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne doğru hareket eden 66'ncı Zırhlı Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'ndan çıkan askeri birlikler saat 22.30'da Vatan Caddesi'ne geldiklerinde sokağa çıkan halka ateş açmaya başladı. Bundan 15 dakika önce İl Emniyet Müdürü Dr. Mustafa Çalışkan ve ekibi emniyetten çıkış yaptı. Çalışkan ve ekibi konvoy halinde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne hareket etti. Saat 22.49'da İstanbul 2'inci Zırhlı Tugay'ından işgal edilen bu noktalara takviye gönderildi. Aynı saatlerde Şırnak'ın Cizre ilçesinde, cami hoparlöründen çağrı yapılması üzerine hükumet konağı önünde toplanan vatandaşlar Dicle Nehri üzerindeki köprüde darbeci askerleri engelledi.
♦ Saat 22.01
Hulusi Akar Akıncı Üssü'ne götürüldü
Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın Akıncı Üssü'ne götürülmesinin ardından Karargâh'ta silah sesleri duyulmaya başlandı. Darbe karşıtı asker ve polisler Genelkurmay Başkanlığı'nı işgal eden cuntacı askerlerle çatışmaya girdi. Çatışma sırasında Cobra tipi askeri helikopterlerden Genelkurmay önündeki polislerin üstüne ateş açıldı. Cuntacı askerler tarafından ele geçirilen Karargâh'ın önüne saat 22.40 civarı çok sayıda ambulans gelmeye başladı.
♦ Saat 22.10
Çankaya Köşkü'nde olağanüstü toplantı
Genelkurmay’dan gelen çatışma haberleri üzerine Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay'ın başkanlığında Çankaya Köşkü'nde bir koordinasyon merkezi kuruldu. Aynı saatlerde İçişleri Bakanlığı da tüm valilikleri ve il emniyet müdürlüklerini arayarak alarma geçmeleri talimatı verdi. İçişleri Bakanlığı, bütün polisleri göreve çağırdı ve izinleri iptal etti.
♦ Saat 22.25
Atatürk Havalimanı ele geçirildi
İstanbul Atatürk Havalimanı tanklarla bölgeye gelen darbeci askerler tarafından ele geçirildi. Saat 22.54'e geldiğinde kule dâhil havalimanı kontrolü tamamen darbecilerin eline geçti.
♦ Saat 22.30
Çankaya Köşkü üzerinde dronlar uçmaya başladı
Bakanlar, Çankaya yerleşkesine intikal etmeye başladı. Koordinasyon merkeziyle birlikte gerekli tedbirlerin alınması için çalışmalar başlatıldı. Bu sıralarda Çankaya Köşkü üzerinde uçmaya başlayan kimliği belirsiz dronlara güvenlik görevlileri uzun namlulu silahlarla ateş açarak bölgeden uzaklaştırdı.
♦ Saat 22.38
MİT yerleşkesine ateş açıldı
Ankara Yenimahalle'de bulunan MİT kampüsüne askeri helikopterlerden ateş açıldı. MİT'in çevre güvenliğini sağlayan unsurlar kısa ve uzun namlulu silahlarla saldırıya silahla karşılık verdi. Çatışmanın ardından darbeci askerler geri çekilmek zorunda kaldı.
♦ Saat 23.00
Darbeciler, TRT binasını işgal etti
TRT'nin Ankara’daki Or-An Yerleşkesi'ne giriş ve çıkışları kontrol etmekle görevli polis ekibini aşan 300 darbeci asker TRT binasını işgal etti. TRT’nin televizyon ve internetteki yayınlarının durdurulmasından sonra Yarbay Ümit Gençer TRT ekranlarında 'Yurtta Sulh Konseyi'nin hazırladığı bildiriyi okumak için kamuflajını çıkartıp tören kıyafetini giydi. Başbakan Binali Yıldırım da aynı saatlerde TRT'de canlı yayına bağlanmak istedi. Ancak TRT'nin darbecilerin işgalinde olması nedeniyle bağlantı sağlanamayınca NTV ile temasa geçildi. NTV'nin yayınına bağlanan Başbakan Yıldırım, yaşananların bir kalkışma olduğunu söyledi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Karargâhı'nda nizamiyede nöbet tutan Er Müslüm Uzun, Tümgeneral Ali Doğan İnce'yi almaya gelen 4 cuntacıyla tek başına çatışmaya girdi. Nizamiyedeki bir uzman çavuşu ağır yaralayan cuntacılar, kurşun yağdıran erle baş edemeyince geldikleri aracı bırakarak kaçtı.
♦ Saat 23.02
İstanbul işgal altında
Darbeci askerlerin İstanbul’da ele geçirmeyi planladıkları bir diğer önemli merkez ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi oldu. İBB'nin önüne gelen cuntacı askerler, bina etrafında konuşlanmaya başladı. Darbeci askerleri kapıda karşılayan İBB Sivil Savunma Sekreteri Mehmet Tunç, cuntacı askerler için yemek hazırlattı. İBB'ye yürüme mesafesinde olan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nü işgal etmek için 66'ncı Zırhlı Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'ndan gelen tanklar, emniyet güçleri ve vatandaşların hafriyat kamyonlarının kurdukları barikatla engellendi. Aynı saatlerde 47. Motorize Piyade Alay Komutanlığı'ndan 9 rütbeli 69 darbeci asker de AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nın önüne geldi. Darbeciler AK Parti İl Başkanlığı binasını ele geçirmeye çalıştı. İstanbul'da önemli gördükleri noktaları aynı anda işgal etmeye başlayan cuntacılar, saat 23.11'de İstanbul Valiliği'ne, saat 23.20'de Taksim Meydanı'na girdi. Saat 23.44'te Borsa İstanbul işgal edilirken, eş zamanlı harekete geçen darbeci bir grup asker de Harbiye’deki TRT İstanbul Radyosu’na girdi. Atatürk Havalimanı'nda saat 23.55’te ise uçuş kontrol kulesini ele geçirdiler.
♦ Saat 23.05
Uçağı inişe zorlandı
Erzurum'da bulunan İçişleri Bakanı Efkan Ala, Ankara'ya gitmek için harekete geçti. Uçağın, Malatya'ya inişe zorlanması için Tuğgeneral Kemal Mutlum, 8'inci Ana Jet Üssü Harekât Komutanı Albay Özkan Edip Akgülay'a emir verdi.
Efkan Ala, 24 Kasım 2015 - 31 Ağustos 2016 arasında İçişleri Bakanı olarak görev yaptı.
♦ Saat 23.15
Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'nın aracının önü kesildi
Genelkurmay Başkanlığı'ndaki kritik toplantıdan saat 19.00'da ayrılan Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı, bir arkadaşının düğünü için gittiği Gazi Orduevi'nden 21.30 sıralarında çıktı. Aksakallı'nın aracı ana yola çıkarken önü kesildi. Alıkonulmak istenen Aksakallı, pusudan kurtularak Harp Okulu taraflarında güvenli bir eve geçti. Saat 23.45 civarında Zekai Aksakallı Paşa'yı almaya giden koruma ekibine ise spor okulu girişinde helikopterle füzeli saldırı düzenlendi. Bu saldırıdan yaklaşık 10 dakika sonra Adana Tümen Komutanı Tümgeneral Osman Erbaş'ı arayan Aksakallı, İncirlik'in kritik olduğunu belirterek gerekli önlemlerin alınmasını söyledi.
♦ Saat 23.18
Darbeci askerlerin uçakları Akıncı Üssü'nden kalktı
TBMM, Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı, Ankara Emniyet Müdürlüğü ve TÜRKSAT'ı bombalayan savaş uçakları, Ankara Kazan'daki Akıncı Üssü'nden kalktı. Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Polis Özel Harekât Eğitim Merkezi, darbeci Albay Ahmet Tosun'un talimatıyla savaş uçakları tarafından bombalandı. Hava saldırısı sonucu 17 polis şehit oldu. Bombayı atan isimler ise pilot Mehmet Çetin Kaplan ve Ertan Koral idi.
TBMM
♦ Saat 23.30
17 general derdest edildi
Moda Deniz Kulübü'nde Muharip Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Mehmet Şanver'in kızının düğününde darbe girişiminden haberdar olan Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, saat 23.00'te düğün için salonda bulunan 17 generalin katılımıyla darbe girişimine karşı önlemler alınması adına toplantı yapmaya başladı. Toplantıda bulunan generaller kendi üsleriyle iletişime geçti. Diyarbakır'da bulunan üsten havalanan uçakların iniş emrine uymaması ve Adana'da bulunan İncirlik Üssü Komutanı darbeci Tuğgeneral Bekir Ercanvan'ın telefonuna cevap vermemesi üzerine Eskişehir'deki Hava Harekât Merkezi'ne ulaşıldı. Orgeneral Ünal, Eskişehir'de bulunan Hava Harekât Merkezine telefonla bütün birliklere yayınlanmak üzere; "Ankara'daki Hava Kuvvetleri Harekât Merkezi yasa dışı kişilerin elindedir, oradan verilen emir hiçbir şekilde yerine getirilmeyecektir, bütün emirler Eskişehir Hava Harekât Merkezi'nden benim adıma yayınlanacaktır. Ben emir vermediğim sürece hiçbir uçak da uçmayacaktır" şeklinde bir emir verdi. Orgeneral Abidin Ünal'ın mesajı bütün birliklerde hemen yayınlandı. Bu süre içerisinde Eskişehir Hava Harekât merkezinden sorumlu olan Tuğgeneral Recep Ünal'ı desteklemek için düğün salonunda bulunan Korgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Korgeneral Nihat Kökmen Eskişehir'e gitti. Yine benzer şekilde Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı Korgeneral Hasan Hüseyin Demiraslan ve Tümgeneral İdris Aksoy'a Eskişehir'e gitmeleri emredildi. Saat 23.55'te yeni bir grup darbeci asker Moda Deniz Kulübü'ne geldi. 10 kişilik darbeci grup tam teçhizatlı şekilde ve havaya ateş ederek toplantı salonuna baskın düzenledi. Ellerinde plastik kelepçeler bulunan darbeci askerler, Orgeneral Abidin Ünal ve diğer generalleri derdest etti. Aynı saatlerde; darbecilere karşı TBMM harekete geçti. Darbe girişiminin duyulmasının ardından başta TBMM Başkanı İsmail Kahraman, bazı bakanlar, milletvekilleriyle Meclis personeli Meclis'e geldi. Bu sıralarda Ankara üzerinde alçak uçuşlar devam etti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ise aynı dakikalarda belediye araçları ve iş makineleriyle kritik kamu binaları giriş ve çıkışlarının kapatılması, tank ve zırhlı araç girişinin önlenmesi talimatını verdi.
♦ Saat 23.47
Özel Kuvvetleri işgal planı devrede
Darbe girişiminin en önemli ayaklarından biri olan Özel Kuvvetler Birinci Tugay Komutanı Tuğgeneral Semih Terzi, Silopi'den harekete geçti. Terzi, Diyarbakır 8'inci Ana Jet Üssü’nden havalanarak Ankara Akıncı Üssü'ne ulaştı. 100 kişilik bir ekiple harekete geçen Terzi, ekibini ikiye ayırarak 40 kişilik bir ekiple Özel Kuvvetler Komutanlığı'na geldi.
♦ Saat 00.07
Cumhurbaşkanı Erdoğan, halka çağrıda bulundu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk açıklamayı önce Marmaris'te Anadolu Ajansı'nın yerel muhabirlerine yaptı. Bu açıklamanın ardından Erdoğan, gazetecileri kaldığı otelde toplayıp basın açıklaması yaptı. Darbe girişiminin milli iradeye yönelik bir ayaklanma hareketi olduğunu söyleyen Erdoğan, hukuk kuralları çerçevesinde bu kişilerin gerekli cezaları alacağını vurguladı. Erdoğan, kalkışmaya karşı halkı meydanlara davet etti. Erdoğan, bu açıklamanın 20 dakika sonrasında CNN'den Hande Fırat'ın programına görüntülü konuşmayla bağlanarak askeri kalkışmaya sert tepki göstererek halkı yeniden meydanlara davet etti. Bu açıklamaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, sokaklara çıkan halkla buluşmak üzere İstanbul'a gelmek için Marmaris'ten ayrılarak helikopterle Dalaman'a iniş yaptı. Erdoğan, darbeye karşı halkı direnişe çağırdığı sıralarda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın talimatı üzerine 81 ilde birlik selaları okutuldu.
♦ Saat 00.13
TRT'de korsan bildiri
TRT'nin Genel Müdürlük binasını işgal eden cuntacı askerlerden Yarbay Ümit Gençer, TRT ekranlarında korsan bildiriyi okumak için hazırlık yapmaya başladığı sırada telefonla bildiriyi bir sivilin okuması için emir aldı. İlerleyen dakikalarda kanalın yayınını kapatan darbeci askerler, korsan bildiriyi spiker Tijen Karaş'a silah zoruyla okuttu. 'Yurtta Sulh Konseyi'nin TRT ekranlarında okutulan sözde bildirisine karşı, Cumhurbaşkanlığı kaynakları, yaptıkları açıklamada medya kurumlarından korsan bildiriye karşı gerekli hassasiyetin gösterilmesini istedi.
♦ Saat 00.33
İşgaller ve saldırılar yaygınlaştı
İlk saldırıda 17 kişinin şehit olduğu Özel Harekât Daire Başkanlığı, darbeci askerler tarafından ikinci kez hedef alındı. Albay Ahmet Tosun'un verdiği bombalama talimatı Pilot Uğur Uzunoğlu tarafından yerine getirildi. İkinci bombalamanın ardından şehit sayısı 42'ye ulaştı. Kazan'daki Akıncı Üssü'nden kalkan savaş uçaklarının diğer hedefi Ankara Emniyet Müdürlüğü oldu. Kurmay Yüzbaşı Mustafa Mete Kaygusuz'un talimatıyla Ankara Emniyeti'ni bombalayan pilot ise İlhami Aygül idi. Ankara'daki stratejik noktaları bombalayan cuntacıların bir diğer hedefi ise TRT oldu. Yayınları kesmek için TÜRKSAT'ın Gölbaşı'ndaki tesislerine askeri helikopterlerle indirme yapan darbeci askerler, tesis direktörü Ahmet Özsoy ve şoförü Ali Karslı'yı nizamiye girişinde şehit etti. Hava Harekât Merkezi'nin şalterinin indirilmesi talimatıyla enerji kaynağı kesildi. Ankara'daki Hava Harekât Merkezi devre dışı bırakılınca komuta Eskişehir'e verildi. Sakarya Valiliği'ni darbecilerin işgal ettiğinin duyulması üzerine bölgeye gelen halk binaya girdi. Darbeciler, saat 00.56'da teslim oldu. Darbeciler, Çengelköy'de tarihi Çınaraltı'nın arkasındaki kafeyi FETÖ / Paralel yapı mensubu komutan Mürsel Çıkrıkçı'nın komutasında basarak, mekânda oturan ve aralarında çocuklu ailelerin de olduğu bir grup vatandaşı rehin aldı. Çıkrıkçı'nın, insanların üzerine ateş açılması için verdiği emirler, ses kayıtlarına yansıdı. FETÖ mensubu askerlerin kalkışma sırasında kontrol altına almak istediği Çengelköy Sabancı Polis Merkezi'ne ulaşmasını engellemek için vatandaşlar cadde üzerinde barikatlar dizdi. Darbeciler, çöp konteynerleri arkasında siper alarak direnen vatandaşları derdest etti.
♦ Saat 00.54
Darbeci polis asker kamuflajı içinde
66. Zırhlı Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'ndan çıkarak Vatan Caddesi'ne 2 tank ve 5 zırhlı personel taşıyıcısıyla giden darbeci askerler, halka ateş açtı. Vatandaşların direnişinin git gide arttığını gören darbeciler, birliklerine dönüş yapmaya başladı. Geri dönmeyen bir tank ise halk tarafından ele geçirildi. Tankın içinden askeri kamuflajlı olarak İstanbul Eski Güvenlik Şube Müdürü Mithat Aynacı çıktı. Aynacı gözaltına alındıktan sonra tutuklandı.
♦ Saat 01.00
Darbe girişimine karşı önemli açıklama
FETÖ'nün darbe girişimine karşı en önemli açıklamalardan biri 1.Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar'dan geldi. Canlı yayınına telefonla bağlanan Dündar, kalkışma hareketini yapanların küçük bir grup olduğunu belirterek, gerekli tedbirlerin alındığını söyledi. CNN Türk canlı yayınına bağlanan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de darbe girişimine tepki gösterdi. Çok sert sözlerle darbeci askerlere seslenen Gül, demokrasi ve milli iradeye vurgu yaptı. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu da bir özel televizyonda canlı yayına bağlanarak darbe girişimine sert tepki gösterdi. Genelkurmay Başkanı ve diğer kuvvet komutanlarından haber alınamaması üzerine saat 01.17'de Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ile telefonla irtibat sağlayan Bülent Bostanoğlu'nun; "Komuta kademesi olarak bu girişimi kesinlikle kabul etmiyoruz" şeklindeki ifadesi 01.24'te CNN Türk'te yayınlandı. Saat 01.49'da NTV canlı yayınına bağlanan Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı ise paralel ihanet şebekesinin kalkışma girişiminde şehit ve yaralıların olduğunu açıklayarak, duruma hâkim olduklarını ifade etti.
Orgeneral Ümit Dündar
♦ Saat 01.08
Darbeci askerler, emniyet binalarına bombalı saldırılar gerçekleştirdi
Ankara'da Akıncı Üssü'nden kalkan F-16'lar darbeci askerlerin talimatıyla emniyet binalarına bombalı saldırılar gerçekleştirdi. Darbecilerin hedef aldığı devlet kurumları arasında cuntaya karşı direnen emniyet birimleri de vardı. İlk olarak 23.18'de darbeciler, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bombalı saldırı gerçekleştirdi. 01.08'de Kurmay Yüzbaşı Mustafa Mete Kaygusuz'un talimatıyla pilot Mustafa Özkan, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne ikinci bombayı attı. FETÖ mensubu askerlerin jetlerle hedef aldığı diğer bir yer ise BAŞKENTGAZ'ın doğalgaz istasyonu oldu. Bombanın istasyon içerisindeki boruların sadece 2 metre uzağına düşmesi faciayı önledi. Bölgede 5 metre çapında, 3 metre derinliğinde çukur oluştu.
♦ Saat 01.35
TBMM darbeye karşı tek ses
Türkiye'nin dört bir yanında halk darbe girişimine karşı sokaklara döküldü. TBMM Başkanı İsmail Kahraman da Başbakanlık Koordinasyon Merkezi'ne gitti. Burada, TBMM'nin açık tutulması kararı alındı. Darbe girişimine karşı milletvekillerinin Meclise gelmesi çağrıları yapıldı. TBMM Genel Kurul Salonu'nun açılmasından sonra AK Parti, CHP, MHP ve HDP milletvekilleri TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın başkanlığında toplandı. Kahraman, canlı yayına bağlanarak bütün partilerin grup liderleriyle tek tek görüştüğünü belirterek birlik ve beraberlik mesajı verdi.
♦ Saat 01.35
İstanbul'da destansı direniş
Darbe girişiminin ilk saatlerinde Anadolu Yakası'ndan Avrupa Yakası'na geçişlerin kapatıldığı Boğaziçi Köprüsü'nde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısıyla darbecilere karşı büyük bir direniş başladı. Saatler 01.40'ı gösterdiğinde darbeci askerler kendilerini engellemeye çalışan vatandaşlara ve polise ateş açtı. Darbecilerin açtığı ilk ateşte reklamcı Erol Olçok ile 16 yaşındaki oğlu Abdullah Tayyip Olçok'un da aralarında bulunduğu 6 vatandaşımız şehit oldu. Denizli'nin Çardak İlçesi'nde 11. Komando Tugay Komutanlığı'ndan Ankara'ya gitmek için yola çıkan 580 komandoyu havaalanı önünde toplanan vatandaşlar engelledi. Her ihtimale karşı Çardak Jet Üssü Hava Meydan Komutanlığı'ndaki 11 ton jet yakıtı uçakların yakıt ikmali yapamaması için tarlaya boşaltıldı. Kadıköy Acıbadem'deki Türk Telekom Müdürlüğü'ne 01.56'da girmeye çalışan darbeci askerler yoldan geçen servis araçlarına ateş açtı. Saat 01.59’da Sabiha Gökçen Havalimanı'na gelen darbeci askerlerin geçişi vatandaşlar tarafından engellendi. Havalimanı'na gelen bir tankta bulunan Astsubay Ferhat Daş ise halktan öğrendiği darbe girişimi sonrası "Biz vatan haini değiliz" diyerek o anda intihar etti. Aynı dakikalarda helikopterle Vodafone Arena'ya inen 5 bilişim uzmanından üçü ve bir grup darbeci asker, TRT ve Digitürk yayınlarını kesmek için TRT'nin Ulus binasına girdi. TEM Otoyolu Mehmetçik Vakfı ve Tuzla Orhanlı gişelerde konuşlanan polis ekibiyle İstanbul'a gelen askeri okul öğrencileri arasında çatışma çıktı. Çıkan çatışmada bir polis memuru ve 5 vatandaşımız şehit oldu. Çatışmada, öğrencilerin başında bulunan bir darbeci teğmen öldürülürken, 13 polis ile 23 vatandaşımız da yaralandı.
♦ Saat 01.40
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişimi
TC-ATA uçağı Dalaman Havalimanı'ndan havalandıktan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı'na hareket edilmesi talimatını verdi. O sıralarda Erdoğan'a suikast için Çiğli Ana Jet Üssü’nde hazırlık yapan darbeci askerler, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hâlâ Marmaris'te olduğunu sanarak harekete geçti. Çiğli'de bulunan 2 helikopter pilotunun göreve gitmeyi istememesi nedeniyle başlarında Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'in bulunduğu darbeci grup, bir saat gecikmeli olarak Çiğli'den havalanarak Marmaris'e doğru yola çıktı. Çiğli Ana Jet Üssü’nden havalanan suikast timi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konakladığı Marmaris'teki otele ulaştı. Çıkan çatışmada Cumhurbaşkanlığı koruması Mehmet Çetin ile Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü personeli polis memuru Nedip Cengiz Eker şehit olurken 9 polis yaralandı. Uçağı, Dalaman Havalimanı'ndan havalanan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İstanbul'a gideceği bilgisi, İstanbul'daki yetkililere ulaştırıldıktan sonra Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan'ın Özel Harekât ekiplerine verdiği emirle saat 02.28'de Atatürk Havalimanı'nın Hava Trafik Kontrol Kulesi'ne düzenlenen darbeci askerler gözaltına alındı. Aynı dakikalarda Ankara sokaklarında darbeciler terör estiriyordu. Ankara'da Atatürk Bulvarı ve Çankaya Köşkü üzerinden 5 nolu giriş kapısı önüne 5 zırhlı araç ateş ederek yaklaştı. Güvenlik birimlerinin karşılık vermesi ve 100 kişilik vatandaş grubunun verdiği destekle darbeciler püskürtüldü. Genelkurmay'ı ele geçiren diğer darbeciler ise tanklarla park halindeki araçların üzerinden geçti.
♦ Saat 02.16
Ömer Halisdemir'in kahramanlığı
Fetullahçı Terör Örgütü FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz'daki kanlı darbe girişiminde şehit olan Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir darbe girişiminin seyrini değiştiren isimlerin başında geliyor. Silopi'de görevli FETÖ'cü General Semih Terzi, saat 02.16 sularında helikopterle Özel Kuvvetler Komutanlığı'na geldi. Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı'nın; "Evladım oranın namusu sensin, makamı teslim etme" dediği Halisdemir, silahını alarak helikopterden inen cuntacıların arasına karıştı. Karargâh binasına yaklaşan Terzi'yi içeriden çıkan bir subay karşıladı. Tam bu sırada Ömer Halisdemir, silahını çekerek Semih Terzi'ye 3 el ateş etti. Terzi, yere yığılırken, cuntacılardan Binbaşı Fatih Şahin ve beraberindekiler Halisdemir'i şehit etti.
♦ Saat 02.25
Vatandaşlar Taksim'e çıktı
Taksim Cumhuriyet Anıtı çevresinde bulunan darbeciler, vatandaşların kendilerini engellemek istemesi üzerine havaya ateş açtı. Birçok vatandaş, darbecilerle aralarında çıkan arbedede yaralandı.
♦ Saat 02.40
"Darbe püskürtüldü" açıklaması
MİT Basın Danışmanı Nuh Yılmaz; "Darbe püskürtüldü" açıklamasında bulundu. Yılmaz, katıldığı bir televizyon canlı yayınında, "Darbe girişimi püskürtüldü, normale dönmeye başlıyoruz. Şimdi nokta atışlara başlayacağız. Darbeciler bir bir etkisiz hale getiriliyor. Sabaha kadar bu iş sonuçlanır. MİT'te her şey normale döndü. Vatandaşlarımız direnişe son vermemeli. Çünkü demokrasimize yönelik bir saldırı oldu. Bütün kritik kurumların önünde adeta etten duvar örüldü" dedi. Aynı saatlerde Türk Hava Kuvvetleri'ne ait F-16 uçağı, darbe girişiminde bulunanların elindeki Sikorsky helikopteri düşürdü. Gece boyunca Ankara semalarında alçak uçuş yapan uçaklar bu dakikalarda TBMM’ye ilk bombalı saldırıyı gerçekleştirdi. Darbecilerin attığı bomba nedeniyle bazı polis memurlarıyla meclis görevlileri yaralandı. Bu sırada Meclis'te bulunan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın; "Buradan kaçmak, Meclis'i kapatmak bize yakışmaz. Yapacağımız tek şey vardır; burada, bu kürsüde ölmekse ölmek!" şeklindeki tarihi konuşması kayıtlara geçti. Genelkurmay karargâhını basan darbeci askerler karargâha giren sivillerden birini şehit etti. Darbeyi püskürtmek amacıyla karargâh binasına giren vatandaş şehit düştükten sonra, yerlerde sürüklendi.
♦ Saat 03.00
Hava saldırıları darbeye karşı direnişi kıramadı
Ankara'daki birçok noktayı bombalayan helikopter ve uçakların Kazan'daki 4. Ana Jet Üs Komutanlığı'ndan kalktığının duyulması üzerine yaklaşık 2 bin kişilik Kazanlı, üsse akın etti. Üsse yaklaşan vatandaşlara ateş eden darbeciler, uçakların kalkmasını engellemek isteyen halkı korkutmak için uzun süre uçaklarla alçak uçuş yaptı. Sık sık açıklama yapan Binali Yıldırım, gece saat 03.10 sularında NTV canlı yayınına bağlanarak Ankara semalarında, MİT, TBMM, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık gibi kritik bölgeler üzerinde yasak uçuş yapan her türlü askeri helikopter ve uçağın füzeyle vurulacağını açıkladı. Ankara'da birçok yeri bombalama emri veren Albay Ahmet Tosun TBMM'ye ikinci saldırının talimatını verdi. Bombayı, Pilot Hüseyin Türk attı. Saldırı sonrası TBMM’de Meclis Başkanı İsmail Kahraman ve Genel Kurul'daki milletvekilleri sığınağa indi. AK Parti Grup Başkanvekili Aksaray Milletvekili İlknur İnceöz’ü arayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis sığınağında bulunan milletvekillerine telefonda seslenerek, onlara moral verdi. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ilk saldırıdan 3 saat sonra cuntacı askerler tarafından ikinci kez savaş uçağı ve helikopterle bombalandı.
♦ Saat 03.05
İşgal edilen kurumlar halk tarafından geri alınmaya başlandı
TRT'de korsan bildirinin okunmasının ardından halk, binanın önünde toplanmaya başladı. Kendilerine ateş açan askerlere direnen vatandaşlar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu ve polis ekipleriyle birlikte TRT binasına girdi. Kampüsün farklı yerlerine dağılan FETÖ mensubu askerler gözaltına alındı. İşgalden kurtulan TRT, normal yayınına döndü. TÜRKSAT'taki askerler yayınları kesmeyi başaramayınca hava saldırısı düzenlendi. 4 dakikada 4 kez Pilot Hüseyin Türk tarafından bombalanan kampüste bina, antenler ve birçok cihaz büyük zarar gördü. TÜRKSAT'a saldırı talimatını da Ahmet Tosun verdi.
♦ Saat 03.10
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde şiddetli çatışmalar
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde şiddetli çatışmalar yaşanmaya başlandı. Polislere destek vermek için İBB önünde toplanan vatandaşlar, darbeci askerlere tepki gösterdi. Darbeciler, İBB'ye ilerleyen halka ateş etmeye başladı. Darbeciler, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin de yaralılara müdahale etmesine izin vermedi. Polis, halk binaya girdikten sonra darbeci askerleri gözaltına aldı. İBB’deki çatışmalarda, 17 kişi şehit düştü.
İBB çatışmasında vatandaşlar, polislere destek vermeden önce bahçedeki havuzda abdest aldı.
♦ Saat 03.20
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı'na indi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile beraberindekileri taşıyan TC-ATA uçağı, darbecilerin F-16 uçaklarını atlatarak İstanbul Atatürk Havalimanı'na indi. Erdoğan, havalimanında binlerce kişi tarafından karşılandı.
♦ Saat 04.45
Boğaziçi Köprüsü kontrol altına alındı
Darbe girişiminin başladığı saatlerde köprüyü tek yönlü olarak trafiğe kapatıp kendilerine engel olmaya çalışan birçok vatandaşı ve polisi şehit eden darbeci asker teslim oldu. Boğaziçi Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, saat 10.05'te trafiğe açıldı.
♦ Saat 06.05
Çatışmaların ardından teslim oldular
Darbe girişiminin başladığı ilk saatlerde Çengelköy Karakolu'nu ele geçirmek isteyen Kuleli Askeri Lisesi öğrencileri, polis ve halkın direnişi üzerine kaçarak bir okula sığındı. Çengelköy'de sabahın ilk ışıklarına kadar süren çatışmalarda, Yeni Şafak gazetesi foto muhabiri Mustafa Cambaz'ın da aralarında olduğu 18 kişi darbeci askerlerin açtığı ateş sonucunda şehit düştü. Kadıköy Acıbadem Caddesi'ni kapatarak Türk Telekom binasına giren darbeci askerler de sabaha kadar polislerle çatıştı. Türk Telekom binasına konuşlanan yaklaşık 20 civarında darbeci asker, saatler süren çatışmaların ardından teslim oldu.
Mustafa Cambaz
♦ Saat 06.18
Darbecilerin son çırpınışları
Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı, darbe girişimiyle ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. Sabah saatlerinde Gölbaşı'ndaki olayların kontrol altına alındığı bildirildi. Ankara'da FETÖ mensubu darbeciler tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Cumhurbaşkanlığı Köprülü Kavşağı'na 2 bomba atıldı. Bombayı pilot Müslüm Macit, Yarbay Hakan Karakuş'un talimatıyla attı. Aynı dakikalarda darbecilerin kontrolünde bulunan TÜRKSAT'ı bombalayan askeri helikopter, Gölbaşı'nda düşürüldü.
♦ Saat 06.25
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı önünde halka seslendi. Darbe girişimini sert bir dille eleştiren Erdoğan, halka durum normalleşene kadar havalimanından ayrılmamaları konusunda çağrıda bulundu.
♦ Saat 08.10
Darbecilerin ana karargâhı karartıldı
Darbecilerin kontrolündeki uçakların kalkmasını engellemek isteyen vatandaşlara açılan yaylım ateşi sonucu 5 kişinin şehit olduğu darbecilerin ana karargâhlarından Akıncı Üssü'ne cuntacıların kontrolündeki son uçak indi.
♦ Saat 08.28
Orgeneral Hulusi Akar kurtarıldı
Akıncı Üssü'ne düzenlenen bir operasyonla kurtarılan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, darbecilere karşı yürütülen operasyonların başına geçti.
♦ Saat 13.34
MİT'ten önemli açıklama
MİT Müsteşarı Hakan Fidan, darbe girişimcilerine yönelik operasyonların bir saate kadar biteceğini söyledi. Habertürk'e konuşan Fidan; "Sistematik operasyonlar bitti. Bundan sonra nokta atış yapılacak gözaltılar var. Akıncı ve Kara Havacılık'taki operasyon da 1 saate kadar biter" ifadelerini kullandı.
♦ Saat 14.48
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tekbirlerle karşılandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Üsküdar Kısıklı'daki konutuna geçti. Erdoğan, konutunun önünde bekleyen halk tarafından tekbirlerle karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konutunun girişinde ellerinde Türk bayraklarıyla kendisini bekleyen vatandaşları görmesi üzerine aracından inerek vatandaşlarla tokalaştı.
♦ Saat 17.00
Darbeye karşı direnen TBMM'de tarihi toplantı Meclis olağanüstü gündemle toplandı
TBMM Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında yapılan toplantıda şehitler için saygı duruşunda bulunuldu, ardından İstiklâl Marşı okundu. Kahraman, yaptığı konuşmada birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın da katıldığı olağanüstü toplantıyı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay başkanları da takip etti.
♦ Saat 20.06
Akıncı Üssü'ne emniyet güçlerince operasyon düzenlendi
Darbecilerin merkez üs olarak kullandığı Akıncı 4. Ana Jet Üssü’ne emniyet güçlerince operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyonda 67 kişilik grup teslim olurken rehin tutulan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Galip Mendi kurtarıldı.
15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen hain darbe girişimi, tüm dünyada da esefle karşılandı. Dönemin liderleri, Türkiye'nin yanında olduğunu dile getiren açıklamalarda bulundu.
NASIL KARŞILADILAR?
♦ Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev
Silahlı kalkışmayı sert bir şekilde kınadığını ve bunu Türk milletinin ulusal çıkarlarına, ülkenin demokratik yapısına ve hukukun egemenliğine indirilmiş bir darbe olarak değerlendirdiğini belirtti.
♦ Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin
Devletlere karşı anayasal olmayan, şiddet içeren yöntemlere başvurulmasını kategorik olarak reddettiklerini belirtti. Putin ayrıca, can kayıpları için taziyelerini sunduklarını ve Türkiye'de anayasal düzenin ve istikrarın en kısa sürede yeniden tesis edilmesini dilediklerini ifade etti.
♦ Almanya Başbakanı Angela Merkel
FETÖ'nün darbe girişimini en sert şekilde kınayan Merkel, başbakanlıkta yaptığı açıklamada, çok sayıda insanın darbe girişimi sırasında hayatlarını kaybetmesinin trajik bir durum olduğunu belirtti.
♦ Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull
Avustralya'nın demokratik olarak seçilen sivil Türk hükûmetini desteklediğini ve herkesi Türkiye’nin demokratik kurumlarına saygı göstermeye davet ettiğini belirtti.
♦ İngiltere Başbakanı Theresa May
İngiltere'nin, Türkiye'nin demokratik olarak seçilmiş kurumlarını desteklediğini vurgulayarak, Türk ordusunun bazı üyelerinin teşebbüs ettiği darbeyi kuvvetle kınadıklarını ve daha fazla şiddetten kaçınmak için her şeyin yapılması gerektiğini belirtti.
♦ İtalya Başbakanı Matteo Renzi
FETÖ'nün darbe girişiminin püskürtülmesiyle Türkiye'de istikrar ve demokratik kurumların üstünlüğünün tesis edilmeye başlandığını belirten Renzi, Türkiye'de gece boyunca yaşanan gelişmeleri yakından izlediğini, darbe girişiminin bertaraf edilmesinden dolayı rahatladığını söyledi.
♦ Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras
Türkiye'deki gelişmeleri yakından izleyen Yunan hükûmeti ve halkının güçlü bir şekilde demokrasi ve anayasal düzeni desteklediğini belirtti.
♦ Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz el-Suud
Suudi Arabistan'ın kardeş Türkiye'de gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişiminin püskürtülmesinden, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve seçilmiş hükûmet yönetiminde anayasal çerçevede işlerin rayına oturmasından memnuniyet duyduğunu belirtti.
♦ NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg
Türk halkının ve siyasi partilerinin demokrasiye ve demokratik yollarla seçilmiş hükûmete gösterdiği güçlü destekten memnuniyet duyduğunu belirtti. Stoltenberg ayrıca, itidal, sükûnet ve Türkiye'nin demokratik kurumları ile anayasasına tam saygı gösterilmesi çağrısında bulundu ve Türkiye'nin değerli bir NATO müttefiki olduğunun altını çizdi.
#istanbul
https://www.haberturk.com/kesfet/zaman-kirilmasi-turkiye-nin-kaderini-degistiren-anlar-3896741