İşçinin ödenmemiş ücret alacağı olmasa da geçmiş ücretlerin düzensiz ve gecikmeli ödenmesi haklı fesih nedeni midir? İşçinin ödenmemiş ücret alacağı olmasa da geçmiş ücretlerin düzensiz ve gecikmeli ödenmesi haklı fesih nedeni midir?

Danıştay, özellikle son dönemlerde verdiği kararlarla, mükelleflere kanunda yer almayan bir yükümlülük yükleyen ya da kanunda olmayan yeni bir zorunluluk ya da ödeme getiren düzenlemelerin önce yürütmesini durduruyor, sonrasında ise iptaline karar veriyor. İş dünyasının önünü açan bu kararlar devam edecek gibi görünüyor!

Bu son kararlardan birisi de, adi ortaklıklarda imza sayısı dikkate alınarak tahsil edilen noter harcı ile ilgili. Noter harcı deyip geçmeyin, imza sayısı dikkate alındığında, ödenecek harç tutarı da ciddi rakamlara ulaşıyor.

Daha önce gündeme getirmiştik!

Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi’nde 20 Ocak 2023 tarihinde yayınlanan köşe yazımızda; adi ortaklıklarda ortakların bir kağıda koyacakları birden fazla imzadan, kağıtta yer alan imza sayısı göz önüne alınarak noter harcı alındığını, Danıştay’ın konuya ilişkin olarak Maliye’nin iki yazısı (04.09.2019 tarihli ve 123142, 01.11.2021 tarihli ve 126030 sayılı yazıları) ile Türkiye Noterler Birliği’nin 21.12.2021 tarihli ve 16 sayılı Genelgesi’nin yürütmesini durdurduğunu, Maliye’nin kararın kendisine tebliğini izleyen günden itibaren 7 (yedi) gün içinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nda (VDDK) itirazda bulunabileceğini ancak, kararda yer alan gerekçeler dikkate alındığında, Danıştay VDDK’nın bu itirazı reddetme olasılığının çok daha yüksek göründüğünü, dava sürecinin devam ediyor, bu dava ile ilgili son gelişmeleri buradan duyuracağımızı belirtmiştim.

Dava sürecine ilişkin kronoloji!

Konu ile ilgili son gelişmelere geçmeden önce dava ile ilgili süreci özetlemekte fayda var:

1) Dava; adi ortaklığı oluşturan kişi yada kuruluşların hepsinin birbirinden tamamen bağımsız hal ve davranış içerisinde olamayacağı, aksine ortak hedef doğrultusunda iş üretme anlayışı çerçevesinde hareket edeceği, birlikte üstlenilen işi hepsi birlikte bir ve beraber olarak tek vücut halinde yapmayı taahhüt ettikleri, bu nedenle taraf oldukları iş ve işlemlerde ortaklığı oluşturan şirketlerin bir kağıda koydukları imzaları ayrı ayrı işler için konulmuş imza olarak kabul ederek harca tabi tutmanın yasanın ihlali anlamına geleceği, bu nedenle Maliye ve Türkiye Noterler Birliği’nin söz konusu yazıları ve Genelgesi’nin yürütmesinin durdurularak iptal edilmesi gerektiği iddiasıyla açıldı.

2) Maliye savunmasında; iptali istenen iki yazısının noterlerde yapılan işlemlerde mükelleflerden ne şekilde harç alınacağına ilişkin olduğunu, bu görüş yazılarının noterleri hukuken etkilemediğini, harcın mükelleflerini etkilediğini, verilen bu görüş yazılarının düzenleyici işlem olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığını, bu nedenle söz konusu yazıların idari yargı denetimine tabi tutulmasının bu denetimin varlık nedenine uygun düşmeyeceğini, dolayısıyla bu yazılarda hukuka ve kanuna aykırılık bulunmadığını belirtti.

3) Dava sürecinde çok enteresan bir durum yaşandı: Türkiye Noterler Birliği savunma yapmadı! Birlik; görevinin, düzenleyici kurum olan Maliye tarafından hazırlanan görüşleri uygulamaya esas teşkil etmesi bakımından genelge ve genel yazı yaparak noterliklere duyurmak ve bu konularda noterlikleri bilgilendirmekle sınırlı olduğunu, bu nedenle Birlikçe esasa ilişkin savunma yapılmasının söz konusu olamayacağını belirtti.

4) Danıştay davacıları haklı bularak, Maliye ve Türkiye Noterler Birliği’nin söz konusu uygulamasının yürütmesini durdurdu! YD kararının gerekçesi ise şu şekilde:
“Olayda adi ortaklık ve adi ortaklığın bir türü olan ortak girişi ve diğer hükmi ve hakiki kişiliği bulunmayan teşekküllerin, bir kağıda koyacakları birden fazla imzadan kağıtta yer alan imza sayısı gözönüne alınarak noter harcının hesaplanıp tahsil edilmesi gerektiği yolunda dava konusu işlemler tesis edilmişse de, verginin kanuniliği ilkesi gereği, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükleri doğuran olayın, konusunun, istisnasının, mükellefinin, sorumlusunun, muafiyetinin, matrahının, oranının, indiriminin, ödeme süresi ve şeklinin kanunla düzenlenmesinin gerektiği, harcın bir kamusal hizmet karşılığı olarak alındığı, noter harcına tabi bir kağıda birden çok kişinin ayrı ayrı işler için imza atması halinde her bir iş için ayrı ayrı harç alınacağı, aynı iş için birden çok kişinin imza atması halinde ise imzaların birden çok sayılamayacağı anlaşıldığından, verginin kanunilik ilkesine aykırı olacak şekilde, birden çok kişinin aynı iş için mi, farklı işle için mi imza attıkları hususu gözetilmeksizin, bir kağıda koyacakları birden fazla imzadan kağıtta yer alan imza sayısı gözetilerek noter harcının hesaplanıp tahsil edilmesi gerektiği yolunda tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” (Danıştay 9. Dairesi’nin 13.10.2022 tarihli ve Esas No: 2022/348 sayılı Kararı)
Beklediğimiz gibi, Maliye karara itiraz etti!

Maliye, YD kararının kendisine tebliğini izleyen günden itibaren 7 (yedi) gün içinde Danıştay VDDK’da bu karara karşı itirazda bulundu.

Danıştay VDDK, Maliye’nin itirazını reddetti!

Danıştay VDDK, YD kararında yer alan gerekçeleri dikkate alarak, Maliye’nin itiraz talebini reddetti (Danıştay VDDK’nın 28.12.2022 tarihli ve İtiraz No: 2022/16 sayılı Kararı).

Top artık Danıştay 9. Dairesi’nde!

Evet, bu konuda top artık Danıştay 9. Dairesi’nde.

Danıştay 9. Dairesi, artık esastan karar verecek. YD kararı gerekçeli verildiğinden, esastan verilecek kararın da aynı doğrultuda olacağı ve söz konusu düzenlemelerin iptal edileceği kesin gibi.

Dava sonucu çok önemli!

Dava, sadece adi ortaklıklar değil, ortak girişimi oluşturan gerçek veya tüzel kişiler ile aynı amaca yönelik birlikte hareket eden benzeri teşekkülleri de yakından ilgilendiriyor. Bu nedenle, söz konusu dava sonucu oldukça önemli.

Dava süreci devam ediyor, gelişmeleri buradan duyuracağız!

Dava süreci devam ediyor, bu dava ile ilgili gelişmeleri buradan duyurmaya çalışacağız.

Ekonomim.com | Abdullah TOLU