GÜNDEM

Akıllı telefonun aklı şaştı vergisi telefonun fiyatını aştı

Değerli okur­lar, hafta so­nu okuduğum bir ekonomi habe­ri oldukça ilgimi çekti, bu haber bu haftaki yazı­nın hem başlığı­nı hem de konu­sunu oluşturmuş oldu.

Abone Ol

Habere gö­re; piyasaya yeni sunulan akıllı telefonun ver­gisiz fiyatı yaklaşık 113 bin TL olarak belirlenirken, ürü­ne uygulanan vergi ve kesinti­lerin toplamı ise 117 bin TL'yi buluyor. Vergiler eklendiğin­de cihazın tüketiciye satış fi­yatı 230 bin TL’ye çıkıyor.

Or­taya çıkan tablo neticesinde ülkemizde akıllı telefon fi­yatları üzerindeki vergi yü­künün ulaştığı seviye bir kez daha gündeme geldi. Geçtiği­miz günlerde piyasaya çıkan bu telefonun fiyatı ve telefon üzerindeki vergi yükü haber­lere konu olunca tüketim har­camalarındaki vergi yükü de yeniden gündeme gelmiş ol­du. Buna bağlı olarak vergi si­temimizin önemli yapısal so­runlarından biri olan ve vergi adaletini olumsuz etkileyen dolaylı vergilerin yüksekliği­nin yeniden ele alınmasının gerekliliği ortaya çıktı.

ABD’de 1999 dolar bizde 230 bin lira

Ülkemizde satışa sunu­lan markanın başlangıç fiya­tı ABD’de 1.999 dolar sevi­yesinden başlarken, Türkiye fiyatı yaklaşık 4.742 dolara ulaşıyor. Bu farkın nedenine baktığımızda yaklaşık 112 bin 734 TL olan akıllı telefonun, vergisiz fiyatı üzerine toplam 117 bin 263 TL vergi ekleni­yor ve fiyatı yaklaşık 230 bin liraya ulaşıyor.

●TRT bandrol ücreti: (%12) 13.690 TL,

●ÖTV: (%50) 63.888 TL,

●KDV: (%20) 38.333 TL,

●Toplam Vergi: 117.263 TL olarak hesaplanıyor.

Bu noktada ülkemizde uy­gulanan vergi sisteminin en çok eleştirilen konularından biri olan KDV ve ÖTV gibi tü­ketim üzerinden dolaylı ver­gilerin ağırlığı gündeme ge­liyor.

Dolaylı vergilerin payı yüksek

Türk Vergi Sistemi'nde ya­pılan değişiklikler ve yenilik­lere rağmen düşme eğilimde olsa da KDV ve ÖTV gibi har­cama üzerinden alınan dolay­lı vergilerin toplam vergiler içerisinde payı yüksek oran­da seyretmektir. Bu yüksek seyir enflasyonu da olumsuz yönde etkilemekte ve fiyat ar­tışlarına yol açmaktadır. Do­laylı vergilerin toplam ver­gi gelirleri içerisindeki payı yaklaşık yüzde 65 ler civarın­da seyretmektedir. Bu oran OECD ülkelerinde yüzde 30- 35’ler seviyesindedir. Dolaylı vergilerle ilgili Türkiye eko­nomisinin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki 2027-2029 dö­nemini kapsayan Orta Vadeli Programı toplantısında Hazi­ne ve Maliye Bakanı Şimşek; “Dolaylı vergiler adil vergi­ler olarak görülmez. Vergi­de adaleti sağlamak için çok ciddi tedbir aldık. Bu sayede dolaylı vergilerin toplam ver­giler içindeki payını azalttık. Bu pay 2023'te yüzde 65,5'e kadar çıkmıştı. 2026 için tahminimiz yüzde 60'ın altı­na kadar inebilir.” Şeklinde açıklama yaptı.

Vergiyi tabana yaymak

Dolaylı vergilerin payını azaltmak ve vergi adaletini sağlamak için verginin taba­na yayılması gerekiyor. Ver­ginin tabana yayılması; ver­gi yükünün toplumun tüm kesimlerine dengeli şekilde dağıtılması ve kayıt dışı eko­nominin önlenerek daha faz­la kişinin vergi sistemine dâ­hil edilmesi anlamına geliyor. Kayıt dışı ekonomi ile müca­delede mali denetim teknik­lerinin ve denetim yaklaşımı­nın değişmesi, denetimlerde yapay zeka kullanımı, mü­kellefe ceza kesilmeden önce izaha davet edilmesi gibi uy­gulamalar önemli sonuçlar alınmasını sağlamakta. An­cak şunu da gözden kaçırma­yalım, vergiyi vergi verenden almak ve kayıtlı mükellefle­ri denetlemek önemli olmak­la birlikte, hiç vergi verme­yen ve sisteme dahil olmayan ekonomik faaliyetleri denet­lemek ve kayıt altına almak daha da önemlidir.