Sabahın ilk saatlerinde yön değişti
Altının ons fiyatı Asya işlemlerinin erken bölümünde 4.424 dolar civarına kadar yükselerek önceki iki gündeki toparlanmayı sürdürdü. Ancak hareket kalıcı olmadı ve haberin hazırlandığı sabah saatlerinde fiyat yeniden yaklaşık 4.395 dolar bölgesine çekildi.
Böylece altında günün ilk saatlerinde yaklaşık 30 dolarlık bir geri dönüş yaşandı. Hareket, piyasanın 4.400 dolar çevresinde güçlü bir yön arayışına girdiğini gösterirken, ABD faizleri ile Fed beklentileri arasındaki mücadele yeniden ön plana çıktı.
4.400 dolar artık tek başına yeterli değil
Altın son haftalarda birkaç kez 4.400 dolar sınırının üzerine taşınmasına rağmen bu bölgede kalıcı olmakta zorlandı. Son fiyat hareketi de bu seviyenin yalnızca teknik bir eşik olmadığını, yatırımcıların Fed ve tahvil piyasasına ilişkin beklentilerinin kesiştiği bir bölgeye dönüştüğünü gösteriyor.
Gün içinde 4.400 doların yeniden aşılması kadar, yükselişin bu seviyenin üzerinde korunup korunamayacağı da önem taşıyor. Sabah işlemlerindeki hızlı dönüş, altın alımlarının güçlü olduğunu ancak satış baskısının henüz tamamen ortadan kalkmadığını ortaya koydu.
Gram altın 6.800 liranın hemen altında
Ons altındaki geri çekilme Türkiye’de gram altına da yansıdı. Sabah saatlerinde gram altın yaklaşık 6.781 lira seviyesinde işlem görürken dolar/TL yaklaşık 47,92 seviyesinde bulunuyor.
Aynı saatlerde çeyrek altının satış fiyatı yaklaşık 11.086 lira, yarım altının satış fiyatı 22.173 lira, tam altının satış fiyatı ise 43.934 lira civarında seyrediyor. Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yaklaşık 44.210 lira düzeyinde bulunuyor.
Fed cephesinde denge değişti
Altının son toparlanmasında en önemli desteklerden biri, ABD Merkez Bankası’nın eylül ayında yeniden faiz artıracağı beklentisinin zayıflaması oldu. Piyasa fiyatlamasında faizlerin eylül toplantısında değişmeden bırakılması olasılığı yaklaşık üçte iki düzeyine yükseldi.
Fed, 29 Temmuz’daki toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakmıştı. Ancak karar 9’a karşı 3 oyla alınmış, üç üye çeyrek puanlık faiz artırımından yana oy kullanmıştı. Bu nedenle 19 Ağustos’ta açıklanacak toplantı tutanakları altın açısından çok daha kritik hale geldi.
İstihdam verisi ilk taşı çekti
Fed beklentilerindeki değişimin başlangıç noktalarından biri ABD iş gücü piyasası oldu. Temmuz ayında tarım dışı istihdam 23 bin kişi azalırken işsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde gerçekleşti.
Son 12 aylık ortalama istihdam artışının da oldukça düşük kalması, Amerikan ekonomisinin yüksek faiz ortamından daha belirgin biçimde etkilenmeye başladığı görüşünü güçlendirdi. Ekonomideki soğuma sinyalleri, Fed’in yeniden faiz artırmak için acele etmeyeceği beklentisini destekliyor.
Enflasyon korkusu biraz hafifledi
İstihdamın ardından gelen enflasyon verileri de altının lehine çalışan ikinci unsur oldu. ABD’de tüketici fiyatları temmuz ayında aylık yüzde 0,1 yükselirken yıllık enflasyon yüzde 3,4 olarak gerçekleşti ve hazirandaki yüzde 3,5 seviyesinin altına indi.
Enerji ve gıda hariç çekirdek enflasyonun yıllık yüzde 2,5’e gerilemesi de fiyat baskılarının güçlenmediğine işaret etti. Veriler Fed’in yüzde 2’lik hedefinin hâlâ üzerinde bir enflasyona işaret etse de yeni bir faiz artırımına ilişkin baskının azalmasına yardımcı oldu.
Tüketici de frene bastı
Fed açısından üçüncü önemli sinyal perakende satışlardan geldi. ABD’de temmuz ayı perakende ve gıda hizmetleri satışları aylık yüzde 0,6 düşerek 763,6 milyar dolara geriledi.
İstihdamdaki zayıflama ile tüketici harcamalarındaki düşüş aynı döneme denk gelince ekonominin yüksek faizlere karşı dayanıklılığı yeniden sorgulanmaya başladı. Bu tablo Fed’in faiz artırımına gitmesi halinde ekonomideki soğumanın daha da derinleşebileceği endişesini artırıyor.
Doların zayıflığı altına alan açıyor
Altına destek veren bir diğer unsur doların son aylardaki en düşük bölgelerinden birine gerilemesi. Dolar endeksi sabah saatlerinde 99,6 civarında seyrederken ABD para birimindeki zayıflık, dolar üzerinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından görece ucuzlatıyor.
Fed’in yeniden faiz artırmayacağı beklentisinin güçlenmesi durumunda dolar üzerindeki baskının sürmesi altına destek sağlayabilir. Ancak bu ilişkinin karşı tarafında hızla yükselen uzun vadeli tahvil faizleri bulunuyor.
Asıl fren uzun vadeli tahviller
Altın açısından sabahın en dikkat çekici gelişmesi ABD tahvil piyasasında yaşandı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık yüzde 4,73 seviyesine yükselirken 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,31’i aşarak 2007’den bu yana görülen en yüksek düzeylere çıktı.
Faiz getirmeyen altın açısından tahvil faizlerinin yükselmesi önemli bir rakip oluşturuyor. Üstelik uzun vadeli faizlerdeki artışın Fed’den bağımsız biçimde devam etmesi, politika faizleri sabit kalsa bile altının önündeki finansman maliyeti baskısının tamamen ortadan kalkmayabileceğini gösteriyor.
Murat Ali Oral-Dünya