GÜNDEM

Avrupa ekonomisine çifte darbe

Aşırı sıcaklar ve İran savaşının enerji piyasalarında yarattığı baskı Avrupa ekonomisini iki cepheden sıkıştırıyor. Kuraklık nedeniyle nükleer santrallerde üretim kısılırken nehir taşımacılığı ve tarım da sekteye uğradı. Aşırı hava koşullarının Avrupa ekonomisine bu yıl 180 milyar euroya mal olabileceği hesaplanırken, kış öncesinde doğal gaz fiyatları da endişeleri artırıyor.

Abone Ol

Avrupa ekonomisi, aşırı hava koşulları ve enerji piyasalarındaki yükselişin oluşturduğu çifte baskıyla karşı karşıya kaldı. Kıtada peş peşe yaşanan sıcak hava dalgaları enerji üretiminden tarıma, ulaştırmadan turizme kadar birçok sektörü etkilerken İran savaşı nedeniyle yükselen doğal gaz fiyatları kış aylarına ilişkin endişeleri artırdı.

ABD tarifeleri ve Çin rekabetiyle de mücadele eden Avrupa ekonomisinin önündeki risklere aşırı sıcaklar ve enerji maliyetleri de eklendi.

Nükleer enerji üretimi sıcaklara takıldı

Romanya’nın devlete ait nükleer enerji üreticisi Nuclearelectrica, Tuna Nehri’ndeki su seviyesinin rekor düzeyde düşmesi nedeniyle faaliyetteki tek reaktörünü elektrik şebekesinden ayırmaya başladı.

Nükleer santral ekipmanlarının soğutulmasında kullanılan Tuna’daki su seviyesinin gerilemesi enerji üretimini doğrudan etkiledi. Romanya, ağustos ayı boyunca enerji acil durumu ilan ederken işletmeler ve hanelerden tüketimlerini gönüllü olarak azaltmaları istendi.

Benzer sorunlar Fransa ve Macaristan’da da görüldü. Düşük nehir seviyeleri ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle iki ülkede nükleer enerji üretiminde kesintiye gidildi.

Avrupa'ya 180 milyar euroluk fatura

Hollanda merkezli Triodos Bank’ın tahminine göre aşırı sıcakların Avrupa ekonomisine yalnızca bu yıl çıkaracağı fatura 180 milyar euroyu bulabilir.

Bu rakam Avrupa Birliği ekonomisinin yaklaşık yüzde 1’ine karşılık geliyor. Tahmin gerçekleşirse sıcakların neden olduğu ekonomik kayıp, AB'nin bu yıl için beklenen ekonomik büyümesinin neredeyse tamamını silebilecek büyüklüğe ulaşacak.

Bankaya göre en büyük ekonomik kaybın iş gücü verimliliğindeki gerilemeden kaynaklanması bekleniyor. Tarım, enerji ve ulaştırmada yaşanan aksaklıklar da ekonomiye ek yük getirecek.

Avrupa’nın geniş bir bölümü yılın beşinci sıcak hava dalgasıyla mücadele ederken İngiltere, Fransa, İspanya ve İtalya'nın bazı bölgelerinde aşırı sıcak uyarıları yapıldı.

AB'nin iklim izleme servisi Copernicus'a göre Batı Avrupa, kayıtlardaki en sıcak haziran ve temmuz aylarını geçirdi. Paris'te aşırı sıcaklar nedeniyle Eyfel Kulesi ve Louvre Müzesi bazı günlerde ziyaretçilere normalden erken kapatıldı.

Almanya'da Ren Nehri alarm veriyor

Kuraklığın ekonomik etkileri Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya'da da hissediliyor.

Sanayi ürünlerinin taşınmasında kritik öneme sahip Ren Nehri'nde su seviyelerinin rekor düzeylere gerilemesi ulaşımı zorlaştırdı.

ING ekonomistlerinin hesaplamasına göre Ren'deki düşük su seviyesi, Almanya'nın bu yılki ekonomik büyümesinden 0,3 puan götürebilir. Yüzde 1'in altında büyüyen Alman ekonomisi açısından söz konusu kayıp dikkat çekici bir büyüklüğe işaret ediyor.

Alman kimya devi BASF de nehir taşımacılığındaki sorunlar nedeniyle bazı kritik hammaddelerin tedarikinin kısıtlandığını açıkladı. Şirket, bazı kimyasal ürünlerde siparişleri karşılamakta güçlük yaşayabileceği uyarısında bulundu.

BASF, taşımacılığın bir bölümünü kamyon ve demiryoluna kaydırırken sığ sularda hareket edebilen özel gemilerin kullanımını da artırdı.

Bazı Alman eyaletleri ise tedarik zincirindeki aksamaları azaltmak amacıyla kamyonlara yönelik pazar günü sürüş yasaklarını geçici olarak askıya aldı.

Çiftçiler gece 3'te tarlaya giriyor

Aşırı sıcaklar tarım sektöründe de çalışma düzenini değiştirmeye başladı.

İngiltere'deki aile işletmesi Rookery Farm, ürünlerin aşırı kurumasını önlemek ve gerekli nem seviyesini korumak amacıyla hasadı sabaha karşı saat 03.00'te gerçekleştiriyor.

Kuraklığın tarımsal verimi düşürmesinin önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde de yukarı yönlü baskı oluşturabileceği belirtiliyor.

Avrupa'nın gözü şimdi kış aylarında

Sıcakların yanında Avrupa ekonomisini bekleyen bir diğer önemli risk ise doğal gaz fiyatları.

İran savaşının ardından küresel enerji ticaretinde yaşanan aksaklıklar doğal gaz fiyatlarını yukarı taşıdı. Avrupa'nın gösterge doğal gaz kontratı megavatsaat başına 61 euro seviyesine yükselirken, geçen yılın aynı döneminde fiyat yaklaşık 32 euro seviyesindeydi. Böylece doğal gaz fiyatı bir yıl içinde neredeyse iki katına çıktı.

Gas Infrastructure Europe verilerine göre AB genelindeki doğal gaz depolarının doluluk oranı yüzde 59 seviyesinde bulunuyor. Bu oran yılın bu dönemi için uzun yıllar ortalamasının altında kalırken, Rusya'nın Avrupa'ya gaz sevkiyatını azaltmaya başladığı 2021 yazındaki seviyelere yakın seyrediyor.

Hürmüz Boğazı endişesi büyüyor

Enerji piyasasındaki en önemli risklerden biri Hürmüz Boğazı olmaya devam ediyor.

Boğazın fiilen kapalı olması, tankerlerle taşınan küresel LNG arzının yaklaşık beşte birini etkiliyor. Bölgeden çıkabilen sınırlı sayıdaki LNG kargosunun ise büyük ölçüde Asya pazarına yöneldiği belirtiliyor.

Avrupa açısından yaz ayları, kış öncesinde doğal gaz depolarının doldurulduğu kritik dönem olarak öne çıkıyor. Ancak Asya'daki güçlü talep ve yüksek fiyatlar, ABD gibi alternatif kaynaklardan çıkan LNG kargolarının da Avrupa yerine Asya'ya gitmesine yol açabilir.

Uzmanlar mevcut koşulların 2022'de yaşanan enerji krizinin tekrarlanacağı anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Avrupa'nın doğal gaz tüketimi 2021 seviyelerine göre yaklaşık yüzde 20 daha düşük durumda.

Buna rağmen Hürmüz Boğazı'nın kış aylarında da kapalı kalması halinde Avrupa'da doğal gaz fiyatlarının çok yüksek seviyelere çıkabileceği ve hanelerin enerji faturalarının yeniden ciddi biçimde artabileceği belirtiliyor.

Dünya