TEKNOLOJİ

Bankacılıkta ‘yapay zekâ’ düzenlemesi yolda

BDDK, bankalarda kullanılan yapay zekâ sistemlerine yönelik yeni düzenleme hazırlıyor. Taslakta veri güvenliği, şeffaflık ve teknolojik bağımsızlık ön planda olacak.

Abone Ol

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bankaların kullandığı yapay zekâ sistemlerine yönelik kapsamlı bir düzenleme çerçevesi hazırlıyor. Jülide Yiğittürk Gürdamar'ın konu ile ilgili yazısı şu şekilde:

Sektör kaynakları; veri güvenliği ve şeffaflığın yanı sıra, bankaların dış kaynaklı sistemlere karşı "teknolojik bağımsızlığının" korunmasının düzenlemenin merkezinde yer alacağını ifade ediyor.

Bankacılık sektöründe yapay zekâ kullanımı­nın hızla yaygınlaşma­sı, düzenleme ihtiyacını da be­raberinde getiriyor. Özellikle üretken yapay zekâ (GenAI) ve gelişmiş analitik modelle­rin kullanımı hızla artarken, düzenleyici otoriteler de ha­rekete geçti. Sektör kaynakla­rından edinilen bilgilere gö­re, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BD­DK), bankaların yapay zekâ uygulamalarına yönelik bir düzenleme çerçevesi üzerin­de çalıştığı belirtiliyor. Edini­len bilgilere göre, bankacılık süreçlerine entegre edilen ya­pay zekâ uygulamalarının de­netimi, risk yönetimi ve etik standartlarına ilişkin yeni bir mevzuat hazırlığı yürütüyor.

Bankalar, son yıllarda müşte­ri hizmetlerinin ötesine ge­çerek kredi değerlendirme süreçleri, dolandırıcılık tes­piti, portföy yönetimi ve ope­rasyonel verimlilik gibi kritik alanlarda yapay zekâ algorit­malarından yararlanıyor. An­cak bu durum, algoritmala­rın karar alma süreçlerinde­ki şeffaflığı ve "model riski" yönetimini finansal istikra­rın bir parçası haline getirdi. Sektör temsilcileri, olası dü­zenlemenin bankalarda kul­lanılan yapay zekâ sistemle­rinin denetlenebilirliği, müş­teri verilerinin korunması, karar süreçlerinde şeffaflık ve insan kontrolünün sürdürül­mesi gibi alanları kapsayabi­leceğini değerlendiriyor.

En önemli konu bağımsızlık

Düzenlemenin en kritik ve stratejik başlıklarından biri­ni ise bankaların teknolojik ve operasyonel bağımsızlığı oluşturuyor. Bankaların küre­sel teknoloji devlerinden veya üçüncü parti yazılım şirket­lerinden tedarik ettiği yapay zekâ modellerine aşırı bağım­lı hale gelmesi, sistemik bir risk olarak değerlendiriliyor.

Sektör temsilcileri ve tekno­loji yöneticileri, BDDK’nın üzerinde çalıştığı düzenleme çerçevesinin bağımsızlığın yanı sıra; algoritmik şeffaf­lık ve denetlenebilirlik üzeri­ne kurulmasını bekliyor. Ya­pay zekânın verdiği kararla­rın, özellikle de kredi reddi gibi müşteri mağduriyeti ya­ratabilecek süreçlerin gerek­çelendirilebilir olması ve "ka­ra kutu" olarak adlandırılan öngörülemez risklerin yöne­tilmesi bu kapsamda ilk sıra­da yer alıyor. Kritik finansal kararlarda nihai onay meka­nizmasının insanda kalması­nı öngören "insan kontrolü" prensibinin de yeni mevzua­tın temel taşlarından biri ola­cağı ifade ediliyor.

Diğer yandan, Kişisel Ve­rilerin Korunması Kanu­nu (KVKK) ile uyumlu ola­rak müşteri verilerinin yapay zekâ modellerinin eğitiminde kullanılma sınırlarının net­leştirilmesi, masadaki bir di­ğer kritik başlığı oluşturu­yor. Düzenlemenin sadece veri güvenliğiyle sınırlı kal­mayıp model riski yönetimi­ni de kapsayacağı; bankala­rın entegre ettiği yapay zekâ sistemlerinin düzenli olarak stres testine tabi tutulma­sı ve validasyon süreçlerinin işletilmesi gibi zorunlulukları beraberinde getireceği belirtiliyor.

BDDK'nın hazırlıklarına ilişkin resmi bir açıklama bu­lunmazken, sektör kaynakları bankacılıkta yapay zekâ kul­lanımının artmasıyla birlikte düzenleyici çerçevenin oluş­turulmasının kaçınılmaz hale geldiğini ifade ediyor. Banka­cılık sektöründe yapay zekâ­nın kullanım alanlarının önü­müzdeki dönemde daha da ge­nişlemesi beklenirken, olası düzenlemenin sektörün tek­noloji yatırımlarına yön ver­mesi ve uygulamalarda ortak standartların oluşmasına kat­kı sağlaması öngörülüyor.

Küresel finans sisteminde de yapay zekâ regülasyonları en sıcak gündem maddelerinden birini oluşturuyor. Özellikle Avrupa Birliği'nin Yapay Zekâ Yasası (AI Act), finansal kuruluşların kullandığı sistemleri "yüksek riskli" kategorisinde değerlendirerek sıkı yükümlülükler getiriyor. BDDK'nın yürüttüğü çalışmalarda da bu küresel standartlar ve iyi uygulama örneklerinin dikkate alındığı belirtiliyor.