Savaş tekniği anlamında böylesi bir duruma ne kadar hazır olduğumuzu bilemiyorum.
Ancak takip edebildiğim kadar savaş gücümüzün yeterli olduğunu sanıyorum.
Ancak düşmanın savaş gücümüz dışında mezhep ayrımı, siyasi zıtlaşmalar ve kimlik farklılıklarını da kullanılacağı açıktır.
Kuşkusuz ülkemizde böyle bir sorun ortaya çıktığında, güç birliği konusunda milletin tek vücut hareket edeceğinden de iç kuşkum yok.
Nitekim İsrail savunma bakanının bir beyanatı üzerine, sayın İmamoğlu, sayın Yavaş sayın Kılıçdaroğlu’nun demeçleri bunu açıkça göstermektedir.
Ülke güvenliğimizin özellikli bir dönemde bulunuyor olması, her türlü ayrımcılığı tetikleyen hareketlerden kaçınmamızı gerektirmektedir.
Birlik ve beraberliğimiz konusunda belki de en hassas olmamız geçen bir dönemi yaşıyoruz.
Bu anlamda ülkenin adalet ve demokrasiye en çok ihtiyaç duyduğumuz yıllardır.
Ama ne yazık ki belediyelere yapılan baskınlar, gözaltı ve tutuklamalar her gün devam etmektedir.
Üstelik sadece Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerine yapılıyor olması da ayrı bir durumdur.
Denetimler yapılmasın demiyorum.
Tabii ki yapılsın. Ama diğer belediyelerde hiçbir kusur yokmuş gibi sadece bir partiye yapılıyor olması, siyasi ayrımcılık ve ayrıştırma anlamını gelmiyor mu?
Zaten bu tür tavırlar da yapılan tüm araştırmalarda görüldüğü üzere kamu vicdanında da kabul görmüyor.
2024 yılı ile ilgili Sayıştay’ın belediyelerle ilgili bir raporu yayınlandı.
Sayıştay, 2024 ile ilgili 366 belediyede incelemeler yapmış ve 100 üzerinden değerlendirmelerde bulunmuş.
Belediyeler dışındaki diğer kurumlarda not ortalaması 80-90 olmasına karşın, belediyelerde 47,75 olarak tespit edilmiş.
Bu tespitlerin en önemlisi belediyelerde iç denetim kurulmadığı veya varsa da denetim ile ilgili herhangi bir işlem yapmadığı yönündedir.
5 yıl belediye meclis üyeliği yaptım. Mesleğim gereği bu konu ilgi alanım içindeydi.
Ne İzmit Belediyesi’nde ne de Kocaeli Büyükşehir belediyesinde meclislere iç denetim raporu okunduğunu görmedim. Oysa meclis bünyesinde oluşan denetim komisyonları her yıl mecliste böyle bir denetim raporu sunuyordu.
O nedenle merak ettiğim konu şu, 366 belediyenin ne kadarı hangi partiye ait.
Eminim ki her parti belediyesinde benzer ihmaller bulunmaktadır.
Özellikle bu dönemde bu tür adil olmayan siyasi taraflılık kimin işine yarayacak.
Yaşıyoruz, dünyada savaşlar orduların karşı karşıya gelmesiyle olmuyor.
İki ana strateji üzerinde kurulmuş.
Birincisi yüzlerce hatta binlerce kilometre menzilli füzeler ve İHA'larla ülkelerin en kritik bölgeleri yok ediliyor. Hedef ekonomik yıkım yaratmak.
İkincisi ise ülkenin kendi içinde halkı değişik nedenlere dayalı bölmek ve birbirine düşman kitleler oluşturmak suretiyle içten çökertme oyunları.
Bunları önce Irak’ta yaşadık diktatör Saddam’ı devirip, demokrasi getireceği bahaneleriyle işe başladılar, ardından komutanları satın alarak bir gün içinde Irak’ı teslim aldılar.
Aynı oyunu Kaddafi ve Suriye’de de gördük.
İran'da da aynı oyunu oynamak istediler. Zira İran’da da Molla rejimine karşı ciddi bir tepki vardı. Ama İran halkı bu oyuna gelmedi.
Savaşta olumlu mesafe almışsa bu birliktelik o zaferin anahtarı olmuştur.