BBVA Research, Türkiye’ye ilişkin 4. çeyrek 2025 borç görünümü raporunda, hanehalklarının altın ve diğer kıymetli maden tasarruflarını önemli bir servet tamponu olarak kullanmayı sürdürdüğünü belirtti. Hanehalkı finansal varlıklarının GSYH’ye oranının düşük kalmaya devam ettiği, 3Ç25’te mevduat payındaki gerilemenin ise yatırım fonlarındaki artışla telafi edildiği aktarıldı.
Raporda, temmuz sonrası yeniden yapılandırılan kredilerin yeni takipteki alacaklara (NPL) aktarılmaya başlamasıyla birlikte, genel amaçlı krediler ve kredi kartlarında NPL girişlerinin yeniden hız kazandığı ifade edildi. Bu kapsamda BDDK’nın Şubat 2026 itibarıyla yeni bir düzenleme paketi devreye aldığına dikkat çekildi.
"Şirketlerin döviz açık pozisyonu yeniden bozuldu"
BBVA Research, ağustos–ekim döneminde iyileşme gösteren şirketlerin net döviz açık pozisyonunun, kasım ayında dış döviz cinsi yükümlülüklerdeki artış nedeniyle yeniden bozulduğunu belirtti. KOBİ’lerde takipteki alacak oranının yaklaşık yüzde 3,5’e yükseldiği ve bu durumun ilerleyen dönemde refinansman yoluyla ele alınmasının muhtemel olduğu kaydedildi.
Kamu borcunun GSYH’ye oranının düşük seviyesini koruduğu vurgulanırken, yüksek faiz oranları ve kısalan vadeler nedeniyle artan faiz yükünün risk unsuru olmaya devam ettiği ifade edildi. Ayrıca, altın fiyatlarındaki yükselişe paralel olarak yavaşlayan ancak süren altın borçlanmalarının da kamu maliyesi üzerinde kayıplara yol açtığı belirtildi.
Bankacılık sektöründe ise 2Ç25’te hızlanan sermaye benzeri borçlanma ihraçlarının 4Ç25’te yavaşladığı, bu ihraçların 1Ç26 sonrasında yeniden ivme kazanmasının beklendiği aktarıldı. Dış kredilerin fonlama büyümesini desteklemeye devam ettiği ifade edilirken, Ağustos 2025’ten bu yana bir yıl içinde ödenecek kısa vadeli dış borcun sektörde artış gösterdiğine dikkat çekildi.
Ekonomim