Bilgi ve iletişim teknolojilerinin (BİT) gün geçtikçe gerek günlük hayatımızda gerekse çalışma yaşamında daha önemli hale gelmesi, ‘yenilik’ ve ‘buluşlara’ biçilen değeri de artırıyor. Bu bakımdan, özellikle yüksek katma değer yaratan BİT ve benzeri sektörlerde yüksek nitelikli işgücü tarafından yapılan ve işverenin kârlılık düzeyini önemli ölçüde etkileyen buluşların bedelinin ödenmesi konusu hem işçi hem de işveren açısından önem taşıyor.

Bugünkü yazımda, konuya açıklık getirmek üzere çalışanların buluş yapmaları durumunda işverenin söz konusu buluşun bedelini ödeyip ödemeyeceği hususunu ele alacağım.

29.09.2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmelik ile buluşlar için çalışanlara ödenmesi gereken bedelden uyuşmazlık durumunda başvurulacak hukuki süreçlere kadar ilgili tüm konular detaylı şekilde düzenlenmiş durumda.

Konuya ilişkin olarak akla gelen ilk soru çalışma hayatında neyin ya da nelerin buluş olarak kabul edileceği. Bu anlamda, hizmet buluşunun hukuki olarak nasıl tanımlandığına bakmak gerekiyor.

Hizmet buluşu nedir?

Sınai Mülkiyet Kanununa göre hizmet buluşu, çalışanın bir işletme ya da kamu idaresinde yükümlü olduğu faaliyet gereği gerçekleştirdiği veya büyük ölçüde işletme/ kamu idaresinin deneyim ve çalışmalarına dayanarak iş ilişkisi sırasında yaptığı buluştur. Bu buluşların dışında kalan buluşlar ise serbest buluş olarak tanımlanıyor. Peki, bir çalışanın buluş yapması durumunda işverene bu durumu nasıl bildirmesi gerekiyor?

Yönetmelik gereğince, çalışan bir hizmet buluşu yaptığında, bu buluşunu yazılı olarak ve geciktirmeksizin işverene bildirmekle yükümlü tutuluyor. Bu bildirimin, işveren tarafından belirlenen birim yetkilisine ya da böyle bir yetkilendirme yapılmamışsa buluşu yapan çalışanın birim yetkilisine varsa işveren tarafından bildirimin yapılmasına ilişkin belirlenmiş usul ve esaslara göre yapılması gerekiyor. Ayrıca, buluş birden çok çalışan tarafından gerçekleştirilmişse bu bildirim birlikte yapılabiliyor. Buna karşılık, işverenin de bu bildirimi kaydetmesi ve bildirimin kendisine ulaştığı tarihi, bildirimde bulunan kişi veya kişilere gecikmeksizin ve yazılı olarak geri bildirimde bulunması gerekiyor.

Çalışmaya devam eden EYT’liler kıdem tazminatı alabilecek mi? Çalışmaya devam eden EYT’liler kıdem tazminatı alabilecek mi?

Peki bedel için ödeme nasıl yapılır?

Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, bedel işletmenin buluştan elde ettiği kazancın muhasebeleştirildiği dönemdeki net asgari ücret miktarının katlarına denk gelen katsayılar dikkate alınarak hesaplanıyor. Ayrıca, bedelin yıllık dönemler halinde ödenmesi gerekiyor. Buluşun birden çok çalışan tarafından gerçekleştirilmiş olması halinde ise her bir çalışan için ödenecek bedel, çalışanın kendi buluş grubuna göre verilen katsayılara göre hesaplanan bedel miktarı ile çalışanın kendi katkı payı çarpılarak bulunuyor.
Bedelin hesaplanmasında esas alınan süre, kural olarak patent hakkının sona ermesiyle son bulmakta. Patentin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesi halinde, işverenin bedel ödeme yükümlülüğü, yargı merciinin patentin hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş kararına kadar devam ediyor. Ancak patent hakkının ekonomik etkisi işverenin bedel ödeme yükümlülüğünü kaldıracak ölçüde kaybolmuşsa çalışanın bedel talebinde bulunması söz konusu değil.

Anlaşamazlarsa...

Tarafların anlaşamamaları halinde uyuşmazlık tahkim yoluyla çözümleniyor.

 Buna göre, çalışan ve işverenin, Yönetmelik hükümlerine göre ödenecek bedelin miktarı ve ödenme şekli üzerinde, işveren hizmet buluşu üzerinde tam hak talebinde bulunmuşsa patent veya faydalı model verildiği tarihten, kısmi hak talebinde bulunmuşsa işverenin buluştan yararlanmaya başladığı tarihten itibaren iki ay içinde anlaşamamaları halinde uyuşmazlık, Yönetmelikteki hesaplamalar kapsamında tahkim yoluyla çözümlenmesi söz konusu.

Çalışan bildirmezse sorumluluk doğar mı?

Yönetmeliğe göre, buluş yapan çalışanın, teknik problemi, çözümünü ve hizmet buluşunu nasıl gerçekleştirdiğini bildiriminde açıklaması zorunlu. Ayrıca, buluşun daha iyi açıklanması açısından gerekli diğer bilgi ve belgeleri de vermesi gerekiyor. Buluş yapan çalışan, bildiriminde, kendisine işiyle ilgili olarak verilen yazılı ve sözlü talimatları, yararlanmış olduğu işletme deneyim ve çalışmalarını, varsa buluşun gerçekleşmesinde katkısı olan diğer çalışanları, bu çalışanların katkılarının türünü ve kapsamını ve ayrıca kendisinin ve diğer çalışanların buluştaki katkı paylarını belirtmek zorunda. Diğer taraftan, çalışanın hizmet buluşunu serbest buluş niteliği kazanmadığı sürece gizli tutması gerekiyor. Peki, bildirimde bulunmayan çalışan için bir sorumluluk doğuyor mu?

Bedeli belirlemek...

Çalışan belirtildiği şekilde bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle işveren aleyhine doğan zararlardan sorumlu tutuluyor. Bu açıdan, işverene bildirimde bulunulmaksızın hizmet buluşuna ilişkin patent başvurusu yapılması veya patent alınması halinde, patent başvurusu sahibine veya patent sahibine karşı dava açılabiliyor.

Yönetmelik gereğince, buluş bedelinin belirlenmesinde üç hususun dikkate alınmış olduğunu söylemek mümkün. Bunlar; hizmet buluşunun ekonomik değeri, çalışanın işletmedeki görevi ve işletmenin hizmet buluşunun gerçekleştirilmesindeki katkısı.

Bedelin miktarı, buluştan elde edilen kazanç ile Yönetmelikte yer verildiği üzere buluşun ait olduğu gruplar esas alınarak ve verilen katsayılar çarpılarak bulunuyor. Bu anlamda, çalışanın hakkının verilmesi açısından objektif kriterlerin esas alındığını söylemek mümkün.

Buluştan elde edilen kazancın, asgari ücretin net miktarının 150 bin katını aşan miktarı için işverenin bedel ödeme zorunluluğu bulunmuyor. Hizmet buluşunun birden çok çalışan tarafından gerçekleştirilmiş olması durumunda, bedel ve bedelin ödeme şekli, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda her bir çalışan için ayrı ayrı belirleniyor.

Milliyet | Cem Kılıç