EKONOMİ

Bütçeye geçici vergiden sınırlı nefes

Merkezi yönetim büt­çesi, ağustos ayın­da takvimsel “geçi­ci vergi” dopingiyle nefes aldı.

Abone Ol

Kurumların ikinci çeyrek pe­şin vergilerini ödediği ağustos­ta bütçe bu tahsilat artışının etkisiyle 12,9 milyar TL fazla verdi. Ancak harcamaların ge­lir artış hızını geride bırakma­sı nedeniyle, bütçe fazlası ge­çen yıla göre yüzde 86,7 düşük kaldı.

Ağustos verileri, bütçede ve­rilen aylık fazlada, kalıcı bir mali disiplin ya da yapısal iyi­leşmeden çok her yıl aynı ayda tekrarlanan teknik ve takvime bağlı vergi tahsilat yoğunluğu­nun etkili olduğunu gösteriyor. Eylül ayından itibaren bu geçi­ci rüzgârın dinmesiyle birlikte, bütçenin yeniden yüksek mon­tanlı aylık açık trendine geri dönmesi ve yıl sonu bütçe açı­ğı hedeflerini zorlaması büyük olasılık.

Hazine ve Maliye Bakanlı­ğı’nın açıkladığı verilere göre, şirketlerin nisan-haziran dö­nemine ait 2’nci Dönem Ku­rumlar Geçici Vergisi ödeme­lerinin yoğunlaştığı ağustos ayında, genel bütçe gelirleri ge­çen yılın aynı ayına kıyasla yüz­de 28,5 artışla 1 trilyon 654,9 milyar TL’ye ulaştı. Bu tutarın 1 trilyon 473,3 milyar TL’sini vergi tahsilatı oluşturdu.

Yaz aylarında canlanan iç talep ve turizm gelirlerinin dolaylı ver­gilere (KDV ve ÖTV) yansıma­sı da bu dönemsel rahatlama­yı destekledi. Ancak vergi do­pingine rağmen, bütçenin fazla üretme kapasitesinde drama­tik bir kan kaybı yaşandı. Bütçe harcamaları, özellikle faiz dışı kalemlerin etkisiyle yüzde 37,8 artışla 1 trilyon 642,1 milyar li­ra oldu. Bu kapsamda faiz öde­meleri 197,1 milyar lira ile ge­çen yıla göre sadece yüzde 9,7 artarken, faiz dışı harcamalar yüzde 42,8 artışla 1 trilyon 445 milyar liraya ulaştı. Geçen yı­lın ağustos ayında bütçe 96,7 milyar TL olan bütçe fazlası, bu yıl aynı ayda harcamaların diz­ginlenememesi nedeniyle 12,9 milyar TL’de kaldı. Ağustos ayları itibarıyla faiz dışı bütçe fazlası da yüzde 24,1 azalarak 209,9 milyar liraya geriledi.

ÖTV tahsilatında düşüş

Merkezi yönetim bütçe ge­lirlerinin ağustos ayı karne­si, kamunun finansman yükü­nü doğrudan kazançlar yerine tüketim ve ithalat bazlı dolay­lı vergilerin sırtladığını bir kez daha teyit etti. Ağustosta elde edilen toplam bütçe gelirinde aslan payını yine vergi tahsila­tı oluştururken, bunun içinde, iç talep canlılığının bir göster­gesi olan dahilde alınan KDV yüzde 26,57 artarak 182,4 mil­yar liraya yükseldi. Dış ticaret ve kurlardaki seyrin bir yansı­ması olarak ithalde alınan KDV de yüzde 32,36’lık güçlü bir bü­yüme performansı ile tek başı­na 183,6 milyar lira katkı verdi.

Madalyonun diğer yüzün­de ise akaryakıt ve motorlu ta­şıtlar gibi kalemlerdeki talep değişimlerinin etkisiyle Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) hası­latı yüzde 12,62 oranında dü­şerek 165,5 milyar liraya geri­ledi. ÖTV havuzunu kurutan en büyük şok, devletin her gün pompadan taze nakit çektiği en istikrarlı gelir motoru olan akaryakıt cephesinden geldi. Hükümet, küresel petrol fiyat­larındaki aşırı yükselişin enf­lasyonu beslemesinin önü­ne geçmek amacıyla, 13 Ağus­tos 2026 tarihi itibarıyla aldığı bir kararla motorinden alınan ÖTV tutarını ağustos ayı sonu­na kadar tamamen sıfırlamıştı. Ağustos ayının ikinci yarısın­da motorinden hiç vergi alın­maması, bütçenin akaryakıt ÖTV’si ayağında çok ciddi bir likidite kaybına yol açarak ge­nel ÖTV toplamını aşağı çek­ti. Sıkı para politikası, yüksek kredi faizleri ve krediye erişim zorlukları nedeniyle iç pazar­daki daralma da zirve yaptı. ÖTV’nin ikinci büyük taşıyıcı­sı olan otomotiv sektöründe alarm zilleri bir süredir za­ten çalıyordu.

Doğrudan vergilerde ise daha istikrarlı bir seyir iz­lendi; büyük bölümü ücret ve maaşlardan kaynağından yapılan tevkifattan oluşan Gelir Vergisi tahsilatı yüz­de 42,82 artışla 351,2 mil­yar lira olurken, şirketlerin kârları üzerinden geçici ver­gi ödeme döneminde öde­diği Kurumlar Vergisi yüz­de 37,68’lik bir büyümeyle 403,3 milyar lira olarak ka­yıtlara geçti.

Vergi dışı cepheye ba­kıldığında; teşebbüs mülkiyet, faiz, pay ve ceza kalemle­ri dahil olmak üzere büt­çeye kat­kı sağla­yan diğer tüm gelir kol­ları, ağustos ayında kümülatif olarak 181,6 milyar li­ralık bir havuz oluştu­rarak toplam bütçe ha­sılatının yüzde 11’ini kar­şılayabildi.

Kurumlarda geçici vergi etkisi

Bütçe gelirlerinin ağustos ayı kırılımları, Kurumlar Ver­gisi cephesinde yapısal bir çar­pıklığı ve bütçenin nakit akı­şında şirketlerin “peşin vergi” yükünü net bir şekilde deşifre ediyor. Ağustos ayında topla­nan 400 milyar liranın üzerin­deki net tahsilatın arkasındaki itici güç, şirketlerin üçer aylık kârları üzerinden peşin olarak tahsil edilen Kurumlar Geçici Vergisi oldu; bu kalem Ağus­tos’ta yüzde 39,59 artışla 404,8 milyar liraya ulaşarak net top­lamı tek başına sırtladı.

Madalyonun diğer yüzün­de ise yıl içindeki yoğun peşin tahsilatın ve yatırım teşvik ia­delerinin faturası yıllık düzelt­me hesabına kesildi. Şirket­lerin nisan ayı sonrasındaki mahsup ve vergi iadesi talep­lerinin büyüklüğü nedeniyle, Beyana Dayanan Kurumlar Vergisi ağustos ayında eksi 2,7 milyar TL olarak Hazine’den net nakit çıkışına yol açtı. Kay­nağında kesilen ve risksiz bir gelir kapısı olan Kurumlar Vergisi Tevkifatı (stopaj) yüz­de 86,13 artışla 1 milyar liralık mütevazı bir katkı sunarken; bütçeye kalıcı soluk getirme­si beklenen yeni nesil Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi kalemlerin­den ağustos ayında toplamda sadece 120 milyon liralık sem­bolik bir hasılat elde edilebildi, deprem finansmanı için geç­mişte yürürlüğe konan 7440 sayılı Ek Vergi ise yüzde 98,45 düşüşle 9,2 milyon liraya ine­rek bütçedeki misyonunu ta­mamen tamamladı.

Harcamalar daha hızlı arttı

Ekonomi yönetiminin sıkı para politikası eşliğinde kamu­da tasarruf vurgusunu ön pla­na çıkardığı bir konjonktürde, merkezi yönetim bütçe gider­lerinin ağustos ayı gerçekleş­meleri, harcama cephesin­deki yapısal katılıkları ve ba­zı kalemlerdeki kontrol dışı büyümeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Geçici vergi do­pingi bütçeyi aylık bazda cılız bir fazla pozisyonunda tutsa da giderlerin kompozisyonu den­geleme zorluğunun devam et­tiğini gösterdi.

Ağustosta bütçenin en ağır yükünü, devletin maaş ve sos­yal güvenlik taahhütleri oluş­turdu. Kamu istihdam maliye­tinin ana göstergesi olan per­sonel giderleri yüzde 42 artışla 430,3 milyar liraya ulaşırken, cari transferler yüzde 39’luk bir artışla 624,7 milyar liralık bir kaynağı bütçeden çekip al­dı. Gider cephesinin ağustos ayındaki en çarpıcı gelişmesi ise baz etkisiyle de olsa kontro­lü zor bir sıçrama gerçekleşti­ren sermaye transferleri oldu; yerel yönetimler ve kurumla­ra aktarılan bu kaynaklar yüz­de 556,3 gibi rekor bir artışla 55 milyar liraya fırladı.

Madalyonun diğer yüzünde ise devletin üretim ve altyapı gücünü simgeleyen yatırım­ların feda edildiği görülüyor; zira mal ve hizmet alım gider­leri yüzde 32,6 artışla genel eğilimin gerisinde kalırken, kamunun doğrudan yatırım­larını gösteren sermaye gi­derleri yüzde 17,3’lük oldukça güdük bir büyüme ile sadece enflasyonun değil bütçe orta­lamasının da çok altında bas­kılanabildi.

Sekiz aylık açık 1,3 trilyon

Madalyonun arkasındaki sekiz aylık kümülatif büyük resim ise mali dengelerdeki bozulmanın henüz kontrole alınamadığını gösteriyor. Kamuda tasarruf tedbirleri ve sıkı maliye politikası söylemlerine rağmen, merkezi yönetim bütçesi harcamalarındaki kronik yükseliş trendi engellenemiyor. Yılın ilk sekiz ayına ait bütçe gerçekleşmeleri, harcamaların gelirlerden daha hızlı arttığını ve bütçe dengesindeki bozulmanın ivme kazandığını net biçimde ortaya koyuyor.

Ocak-ağustos döneminde bütçe giderleri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,8 oranında bir artışla 12 trilyon 162,7 milyar liraya ulaşırken, bütçe gelirleri 10 trilyon 854,7 milyar lirada ve artışı yüzde 36’da kaldı. Gelir cephesinde, vergi dairesinin çarkları dönmeye devam edip tahsilat yüzde 35,7 artışla 9,3 trilyon lirayı bulsa da harcama kalemlerindeki agresif büyüme mali dengeleri baskılamayı sürdürdü. Bunun sonucunda, geçen yılın ilk sekiz ayında 907,6 milyar lira olan merkezi yönetim bütçe açığı, bu yıl yüzde 44,1 büyüyerek 1 trilyon 308,1 milyar liraya fırladı.

İlk sekiz ayda faiz dışı bütçe harcamaları yüzde 36,3 artışla 10 trilyon 174,6 milyar, faiz ödemeleri yüzde 39,4 artışla 1 trilyon 998,1 milyar liraya ulaştı. Geçen yıl ilk sekiz ayda 518,1 milyar lira olan faiz dışı fazla, bu yıl aynı dönemde yüzde 31,2 artışla 680 milyar dolara ulaştı.