Ülkemizde, 31 Ağustos 2022 tarihi itibariyle Kurumlar Vergisi mükellefi sayısı 1 milyon 35 bin 975'tir. Gelir İdaresi Başkanlığı 2021 yılı Faaliyet Raporu verilerine göre; 31.12.2021 tarihi itibariyle faal limited şirket sayısı 806.527 ve faal anonim şirket sayısı ise 155.187'dir.

İşten çıkarmalar başlayacak İşten çıkarmalar başlayacak

Şirket tüzel kişiliğine ait vergi borçlarının tahsilinde kanuni temsilcilere hangi durumlarda gidileceğine ilişkin gerek Vergi Usul Kanunu'nun 10'uncu maddesinde gerekse 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35 ve mükerrer 35'inci maddelerinde düzenlemeler mevcuttur. Vergi idaresi bu düzenlemelere uymadan kanuni temsilcilere ödeme emri göndererek, birçok ihtilafın doğmasına neden olmaktadır.

Bugün sizlere, anonim ve limited şirketlerin ödenmeyen vergi borçlarından dolayı anonim şirketlerde yönetim kurulunun, limited şirketlerde ise müdür ve ortakların sorumluluğuna gidilebilmesi için vergi idaresi tarafından yapılması gereken iş ve işlemler konusunda son noktayı koyan Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 18.05.2022 tarih E:2020/1580, K:2022/597 nolu kararını analiz etmek istiyorum.


ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERDE SORUMLULUK

Vergi alacağını güvence altına almak amacıyla, vergiyi doğuran olayla ilgisi olmadığı halde asıl vergi borçlusu ile birlikte sorumlu tutulma uygulaması, sermaye şirketlerinden olan vergi alacağının tahsilinde ortaya çıkmaktadır.

Kanundaki istisnalar hariç olmak kaydıyla, anonim şirketin idare ve temsilinin yönetim kurulu tarafından yapılacağı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiştir. Anonim şirketlerde şirketin kanuni temsilcisi yönetim kuruludur. Anonim şirketlerde şirket ortakları yönetim kurulunda yer almıyorlarsa, ortaklık sıfatından dolayı vergi borçlarından sorumlu tutulamazlar.

Limited şirketin kanuni temsilcisi ise şirket sözleşmesi ile tayin edilmiş müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortak veya tüm ortaklar ya da üçüncü kişiler olabilmektedir.

Danıştay, limited şirket kanuni temsilcileri ve ortaklarının şirket borcundan sorumluluğu durumunda takibin nasıl yapılması gerektiğine ilişkin olarak; “Limited şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan vergi borcunun takip ve tahsiline ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da kanuni temsilci ile ortak arasında bir öncelik sıralaması bulunmadığından, limited şirketin vergi borcunun tahsilinde ortağın takibine başlanabilmesi için kanuni temsilcinin takibinin gerekli olmadığına” şeklinde İçtihadı Birleştirme Kararı vermiştir. (E:2013/1, K:2018/1, 20.06.2019 tarih ve 30807 sayılı Resmî Gazete ‘de yayımlanmıştır.) Konuyla ilgili köşemde 23.06.2019 tarihinde yayımlanan “Limited şirketleri sona erdiren içtihat!” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

VERGİ İDARESİ HANGİ İŞLEMLERİ YAPMALI?

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararı, vergi borcundan dolayı sermaye şirketlerinde kanuni temsilciye ödeme emri düzenlenebilmesi için aşağıdaki işlemlerin mutlaka yerine getirilmesi gerektiğinin altını çizmiştir.

– Tüzel kişi hakkında Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile belirlenen takip ve cebren tahsil yollarının tüketilmesi ve kamu alacağının tüzel kişinin mal varlığından tahsil olanağının bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.

– Borçlu şirket nezdinde bu tespit yapıldıktan sonra kanuni temsilcilerinin sorumluluğuna gidilmek suretiyle kamu alacağının tahsil edilmeye çalışılması gerekmektedir. Bu durumda, kamu alacağından kanuni temsilcilerin veya ortakların hangi tutarda sorumlu tutulacağı ortaya konularak adlarına ödeme emri düzenlenmek suretiyle takip ve cebren tahsil işlemlerinin başlatılması gerekmektedir.

– Asıl amme borçlusu şirket hakkında usulüne uygun olarak mal varlığı araştırması yapılmadığı müddetçe, kamu alacağının şirketten tahsilinin olanaksızlığından söz edilmesine hukuken imkân bulunmamaktadır.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu; asıl amme borçlusu şirkete ait olduğu görülen mal varlığının vergi borcunu karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi ve kamu alacağının şirketten tahsil edilebilmesi için tüm takip yollarının tüketilmesi gerekirken, bu tespit ve belirleme yapılmaksızın kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varmıştır.

Yılın son aylarına girdiğimiz bu dönemde, zamanaşımı taraması yapan vergi daireleri anonim ve limited şirketlerin kanuni temsilcilerine 2000 ve 2001 yıllarına ait kamu borçlarıyla ilgili ödeme emri göndermekte, hatta elektronik haciz uygulamaktadır. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararı tam zamanında çıkmış gibi…

Sözcü | Nedim TÜRKMEN