Geçtiğimiz günlerde Kamu Gözetimi Kurumu’nun (KGK) kuruluş kanunu olan 660 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de bazı değişiklikler yapıldı. Bu değişikliklerden belki de en dikkat çekeni denetime tabi şirketlerin KGK tarafından gözetimlerinin yapılacak olması.

Bu değişiklik birçok tartışmayı da beraberinde getirdi. Son zamanlarda tarafıma iletilen soruların da başında bu değişiklik geliyor.

Akıllardaki soru işaretleriyle birlikte konuyu başlıklar halinde ele almaya çalışalım.

Değişikliğe Neden İhtiyaç Duyuldu?

KGK tarafından yapılan inceleme çalışmalarının muhatapları bağımsız denetçiler ve bağımsız denetim kuruluşları. KGK tarafından incelenmesi amacıyla dosyası seçilen bağımsız denetime tabi şirketler çoğunlukla bu incelemelerden bihaber. Ancak denetlenen finansal tablolar bizzat şirket yönetimleri tarafından hazırlanan finansal tablolar.

Üstelik yapılan incelemelerin sonucunda finansal tablolarda onlarca yanlışlığın tespit edildiğini de biliyoruz. Üstelik şirketlerin ve paydaşlarının bu yanlışlıklardan haberlerinin dahi olmaması acı bir gerçek. KGK, denetlenen şirketleri de gözetim kapsamına dahil ederek denetçiyle denetlenen şirket yönetimlerinin iletişimini, denetlenen şirketlerin bağımsız denetime olan farkındalıklarını ve temelde de denetimin kalitesini arttırmayı hedeflemekte.

Denetimin Kalitesine Nasıl Etki Edecek?

KGK’nın saha incelemeleri, tamamlanmış bir denetim dosyası üzerinden yürütülmekte olup, denetçinin uzmana sunmuş olduğu bilgi ve belgeler üzerinden gerçekleştiriliyor. Bazen sunulan bilgi ve belgelerin kasıtlı veya kasıtsız olarak, eksik veya yanlış sunulduğu durumlarda yapılan inceleme çalışmalarının kalitesi de azalabiliyor.

KGK denetime tabi tutulan şirket bünyesinde gerçekleştirilen gözetim faaliyetleriyle kendisine sunulan bilgi ve belgelerin gerçekliğini ve doğruluğunu teyit edebilecek. Bu sayede yapılan incelemelerde denetim kuruluşları ve denetimi üstlenen denetçilerden alınan bilgi ve belgelerle bağımsız denetime tabi işletmelerden alınan bilgi ve belgelerin karşılaştırılması mümkün olabilecek. Bu durumun da doğrudan denetimin kalitesine etki edecektir.

Şirketlerin Finansal Tablo Hazırlama Yükümlülüğü

Hepimizin de bildiği üzere denetime tabi tutulacak finansal tabloların hazırlanması yükümlülüğü denetime tabi tutulan şirket yönetimlerine aittir. Ancak çoğu şirketin bu yükümlülükten haberi dahi yok. Haberi olmamasının da ötesinde bu yükümlülüğü denetçinin görevi olduğunu düşünen şirket sayısı da azımsanmayacak seviyede.

Bu nedenle çoğu şirkette finansal tabloların hazırlanmasına konu olan ne bir çalışma ne de bir düzeltme kaydı mevcut değil. Bu durumu en çok denetçi değişikliği yapılan şirketlerde gözlemleyebiliyoruz. Denetlenen şirket yönetimlerinden finansal tablolara konu olan çalışma ve düzeltme kayıtlarını talep ettiğinizde çoğunlukla böyle bir çalışmanın mevcut olmadığı gerçeğiyle karşı karşıya kalıyorsunuz.

Şirketlerin İstenecek Bilgi ve Belgelere Hazırlıklı Olması Lazım

Denetlenen şirket yönetimlerinin, finansal tablolara konu edilen muhasebe politikaları ve tahminler de dahil olmak üzere geçmiş yıllara ait tüm finansal bilgilerin ve düzeltme kayıtlarının şirket bünyesinde muhafaza edilmesi gerekliliğinin farkında olması lazım.

Şirketler nezdinde yapılacak gözetim faaliyetlerinde istenilmesi muhtemel ilk belgeler bunlar olacaktır. Üstelik hiçbir gerekçe göstermeksizin bizim bu bilgi, belge ve dokümanları on yıl boyunca saklama zorunluluğumuz olduğunu da göz ardı etmememiz gerek.

Asıl Amaç Denetlenen Şirketlere Ceza Değil! Rehberlik Sağlamak

KGK’nın mevcut mevzuat hükümlerine göre denetlenen şirketlere herhangi bir yaptırım uygulaması söz konusu değil. Her ne kadar kuruluş kanununa bu şirketlerin gözetimine dair bir madde eklenmiş olsa da denetime tabi şirketlerin denetlenmesi ve yaptırım uygulanması şu an için mümkün değil.

İlk etapta KGK zaten herhangi bir yaptırım ya da cezai bir müeyyideden ziyade, standartları yayımlama konusunda tek yetkili olması sebebiyle, denetlenen işletmelerle direkt bağlantı kurarak standart hükümlerinin uygulamasına yönelik rehberlik sağlamayı ve oluşan uygulama farklılıklarını ortadan kaldırabilmeyi amaçlayacaktır.

İkincil Bir Mevzuat Düzenlemesini Beklemek Lazım

KGK bu yetkiyi kuruluş kanununa ekledi ancak şu an için bu yetkiyi nasıl ve hangi çerçevede kullanacağı tamamen belirsiz. İlerleyen süreçte paydaşlarıyla da iletişim kurarak bu noktada ikincil bir mevzuat çalışması yaparak denetlenen işletmelerdeki gözetim faaliyetlerinin amacını ve kapsamını belirleyecektir.

Şeffaflık Raporuna İlişkin Yükümlülüklerin Kontrolünde Yaygın Olarak Karşılaşılan Hususlar Hakkında Duyuru Şeffaflık Raporuna İlişkin Yükümlülüklerin Kontrolünde Yaygın Olarak Karşılaşılan Hususlar Hakkında Duyuru

Bekleyip görmekte fayda var.

Ekonomim.com | Nusret AYYILDIZ