GÜNDEM

Dijital kimlik ve dijital vatandaşlık nedir, neden önemlidir?

Abone Ol

İnternette bankacılık yapıyor, e-Devlet’e giriyor, okullara kayıt oluyoruz. Ancak her sistemde aynı kişi olduğumuzu yeniden kanıtlıyor, aynı bilgileri tekrar tekrar paylaşıyoruz. Dijital kimlik bu dağınıklığı azaltacak. Dijital vatandaşlık ise haklarımızı koruyarak güvenli, bilinçli ve sorumlu hareket edebilmemizi sağlayacak.

Önce sıkça karıştırılan iki kavramı ayıralım.

Dijital kimlik, bir kişinin veya kurumun dijital ortamda kim olduğunu ve hangi doğrulanmış niteliklere sahip bulunduğunu güvenilir biçimde kanıtlayan kayıtlar bütünüdür. Kimlik bilgisi, diploma, ehliyet, mesleki yetki veya imza gibi doğrulanmış belgeler dijital bir cüzdanda tutulabilir. Kullanıcı, işlem için gereken veriyi seçerek paylaşır.

Dijital vatandaşlık ise bir uygulama değildir. Avrupa Konseyi bunu, insanların dijital toplumda haklarını kullanabilmesi, sorumluluklarını yerine getirebilmesi ve çevrim içi yaşama bilinçli katılabilmesi için gereken yetkinlikler olarak tanımlıyor. Güvenlik, mahremiyet, eleştirel düşünme, dijital ayak izi, etik davranış ve yanlış bilgiyle mücadele bu kapsamda yer alıyor.

- Dijital kimlik çalınabilir, yanlış kayıt otomatik olarak hizmet dışı bırakabilir.

- Dijital beceri eksikliği eşitsizliği büyütebilir.

- Dijital kimlik, “Ben kimim, hangi doğrulanmış niteliklere sahibim?” sorusunu,

- Dijital vatandaşlık, “Bu ortamda nasıl davranmalı, haklarımı ve verilerimi nasıl korumalıyım?” sorusunu yanıtlar.

AB 2027’de neyi zorunlu kılıyor?

Avrupa Birliği’nin 2024’te yürürlüğe giren eIDAS 2 (electronic identification, authentication and trust services - elektronik kimlik, kimlik doğrulama ve güven hizmetleri) düzenlemesi, Avrupa Dijital Kimlik Cüzdanı’nın hukuki çerçevesini kurdu. Her üye devlet, 2026 sonuna kadar en az bir cüzdan sunmak zorunda. Vatandaşlar ve AB’de ikamet edenler cüzdanı ücretsiz kullanabilecek.

Ancak cüzdanı kullanmak zorunlu değil. Düzenleme, kullanmayanların kamu hizmetlerine, özel hizmetlere, işgücü piyasasına veya ticari faaliyete erişiminin kısıtlanamayacağını açıkça söylüyor.

2027’de yükümlülüğün muhatabı hizmet sağlayıcılar. Kamu kurumları, kimlik doğrulaması gereken çevrim içi hizmetlerde cüzdanı kabul edecek. Bankacılık, finans, sağlık, eğitim, enerji, ulaşım ve telekomünikasyon gibi alanlarda mevzuat veya sözleşme gereği güçlü kimlik doğrulaması kullanan orta ve büyük kuruluşlar, 2027 sonuna kadar kullanıcının isteği üzerine sistemi kabul etmek zorunda olacak. Çok büyük çevrim içi platformlar da kapsama giriyor. Mikro ve küçük işletmeler bu özel yükümlülüğün dışında.

Bu sistem tek bir “dünya vatandaşlığı” yaratmıyor. Ülkelerin hukuku ve kimlik düzeni devam ediyor. Kurulan şey, sınırlar arasında çalışabilen ortak bir güven dili.

Zorunlu olmasa da AB cüzdanının omurgası, ortak standartlar, güvenilir resmî kayıtlar, şifreleme, elektronik imza, kullanıcı onayı ve sadece gerekli verinin paylaşılması olduğu için yapay zekâ, bulut sistemleri ve blokzincir (blockchain - dağıtık kayıt) teknolojilerinin yaygınlaşması bu dönüşümü hızlandıracaktır.

Yapay zekâ ajanları insanlar ve şirketler adına işlem yaptıkça kimlik kadar yetki de kritik hale gelecek. Sistem, talimatı kimin verdiğini, işlemi hangi kurum adına yaptığını ve sınırlarının ne olduğunu doğrulayabilmeli. Aksi halde hizmetlerle birlikte hata ve dolandırıcılık da hızlanır.

Şimdi ne yapmalı?

- Bireyler resmî kayıtlarındaki ad, adres, diploma ve yetki bilgilerini kontrol etmeli; güçlü kimlik doğrulama kullanmalı; hangi veriyi, kiminle, neden paylaştığını sorgulamalı.

- Şirketler müşteri ve çalışan kimliği isteyen bütün süreçlerini haritalamalı; gereksiz veri toplamayı bırakmalı; Avrupa cüzdanıyla teknik uyum, elektronik imza, yetkilendirme, veri güvenliği ve erişilebilirlik planlarını hazırlamalı. AB’de faaliyet gösteren Türk şirketleri de gelişmeyi mevzuat ve teknoloji ekipleriyle birlikte izlemeli.

Dijital kimlik ve dijital vatandaşlık, sürtünmesiz bir dijital dünyaya ve dünyadaşlık aşamasına geçiş için kritik. İlk adım ise veri güvenliği düzenini kurmak. Dikkat!

Ufuk Tarhan-Dünya