EKONOMİ

Dokuz günlük tatil yanılsaması: Vergi ve dava süreleri uzamıyor

Vergi hukukunda süreler son derece katı uygulanmakta, iyi niyetli yanılgılar çoğu zaman hukuki koruma sağlamamaktadır. Bu sebeple, idari izin dönemlerinde özellikle süre takibinin her zamankinden daha dikkatli yapılması gerekmektedir

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasıyla Kurban Bayramı öncesindeki 25 Mayıs Pazartesi günü ile 26 Mayıs Salı günü saat 13.00’e kadar olan süre kamu çalışanları açısından idari izin kapsamına alındı. Böylece hafta sonlarıyla birlikte bayram tatili dokuz güne çıkmış oldu. Açıklamanın ardından özellikle vergi mükellefleri açısından aynı soru gündeme geldi: Beyanname verme, vergi ödeme ya da dava açma süresinin son günü bu tarihlere denk gelirse süre bayram sonrasına uzar mı?

Kısa cevap şu: Hayır, uzamıyor.

Çünkü vergi hukukunda sürelerin uzaması için idari izin yeterli değil. Nitekim Vergi Usul Kanunu m.18 hükmüne göre sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati sonunda bitiyor. Bu nedenle beyanname verme veya ödeme süresinin son günü resmî tatile denk gelirse süre otomatik olarak uzuyor. Ancak Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilen idari izin günleri hukuken resmî tatil sayılmıyor.

Zaten uygulamada da devlet daireleri tamamen kapanmıyor. Kamu kurumlarında nöbetçi ya da asgari personel bırakılıyor, hizmet tamamen durmuyor. Vergi daireleri bakımından da durum farklı değil. Bu nedenle yalnızca idari izinilan edilmiş olması, vergi ödevlerine ilişkin süreleri kendiliğinden durduran ya da uzatan bir sonuç doğurmuyor. Başka bir ifadeyle beyanname verme, vergi ödeme, uzlaşma başvurusu, cezada indirim talebi veya benzeri başvuru sürelerinin son günü 25-26 Mayıs tarihlerine denk geliyor diye otomatik olarak uzamayacak.

Aynı durum vergi davaları bakımından da geçerli. İdari Yargılama Usulü Kanunu m.8’e göre dava açma süresinin son günü resmi tatil gününe denk gelirse süre uzuyor. Ancak maddede idari izinlerin süreyi uzatacağına ilişkin bir düzenleme bulunmuyor. Dolayısıyla vergi/ceza ihbarnamesine, ödeme emrine veya başka bir vergi işlemine karşı açılacak davalarda sürenin son günü 25 Mayıs Pazartesi ya da 26 Mayıs Salı günü ise dava açma süresi idari izin nedeniyle uzamayacak. Aynı durum istinaf ve temyiz başvuruları için de geçerli.

Salı günü yarım gün resmi tatil

Öte yandan 26 Mayıs Salı gününün öğleden sonrası zaten resmî tatil. Çünkü Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun uyarınca dini bayramların arefe günlerinde saat 13.00’ten itibaren resmî tatil uygulanıyor. Ancak günün ilk yarısının idari izin, ikinci yarısının resmî tatil olması da süreleri otomatik olarak ertesi güne taşımıyor.

Bu nedenle özellikle vergi mükelleflerinin ve dava açma süresi bulunan kişilerin “nasıl olsa tatil uzadı”düşüncesiyle hareket etmemesinde fayda var. Çünkü idari izin, vergi hukukunda süreleri durduran bir neden değil; yalnızca kamu personeline yönelik bir çalışma düzenlemesi niteliği taşımaktadır.

Sonuç olarak

Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilen idari izin günleri kamuoyunda çoğu zaman “tatil süresi uzadı” şeklinde algılansa da vergi hukuku bakımından bu durumun doğrudan bir sonuç doğurduğunu söylemek mümkün değil. Vergi Usul Kanunu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda sürelerin uzamasına yol açan hâl resmî tatil olarak düzenlenmiş; idari izin günlerine ise böyle bir hukuki sonuç bağlanmamıştır. Bu nedenle idari izin ile resmî tatil arasındaki farkın özellikle süreler bakımından dikkatle gözetilmesi gerekiyor.

Nitekim uygulamada da kamu kurumları tamamen kapanmamakta, asgari personelle hizmet vermeye devam etmektedir. Dolayısıyla beyanname verme, vergi ödeme, dava açma, uzlaşma veya cezada indirim başvurusu gibi işlemlerde nasıl olsa tatil uzadı düşüncesiyle hareket edilmesi ciddi hak kayıplarına neden olabilir. Özellikle dava açma sürelerinde yaşanacak birkaç günlük gecikme, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilmektedir.

Bu nedenle mükelleflerin, meslek mensuplarının ve uygulayıcıların sosyal medyada yayılan yorumlar yerine doğrudan kanun hükümlerini ve yerleşik yargı içtihatlarını esas alarak hareket etmelerinde fayda bulunmaktadır.

Ezcümle vergi hukukunda süreler son derece katı uygulanmakta, iyi niyetli yanılgılar çoğu zaman hukuki koruma sağlamamaktadır. Bu sebeple, idari izin dönemlerinde özellikle süre takibinin her zamankinden daha dikkatli yapılması gerekmektedir.