Gözler Arda Güler'de, Hakan Çalhanoğlu'nda ve yeni kuşak Türk futbolcularında. Aynı turnuvada savaşın gölgesindeki İran da mücadele ediyor. Futbol bir kez daha sadece sporun değil, ekonominin, siyasetin ve hukukun da konusu hâline geliyor.
Dünya Kupası heyecanı yaşanırken Türkiye'de futbol dünyasını yakından ilgilendiren önemli bir hukuki gelişme gerçekleşti. Anayasa Mahkemesi, futbolcuların vergilendirilmesine ilişkin tartışılan bir düzenlemeyi iptal etti.
FUTBOLCULARIN VERGİSİ NEDEN AYRI BİR KONU
Konunun özünde futbolculardan kesilen vergilerin vergi dairesine ulaştırılması yatıyor. Sorun yeni değil. Hatta devletin yıllardır tam olarak çözemediği bir konu. Çünkü mesele hangi açıdan ele alınırsa alınsın başka bir sorunu beraberinde getiriyor. Öncelikle futbolcuların vergilendirilmesinin neden özel bir konu olduğunu anlamak gerekiyor.
Türk vergi sisteminde sporcuların gelirleri ücret kabul ediliyor. Ücret gelirleri üç farklı yöntemle vergilendirilebiliyor. Birinci yöntem kaynakta kesinti yani stopaj sistemi. Bu sistemde vergi, ücreti ödeyen işveren tarafından kesiliyor ve devlete yatırılıyor. İkinci yöntem beyan sistemi. Burada kişi elde ettiği geliri ertesi yıl beyan ediyor ve vergisini kendisi ödüyor. Üçüncü yöntem ise bu ikisinin iç içe olduğu karma sistem. Türkiye bugün futbolcular açısından karma sistemi uyguluyor.
KULUP KESİYOR AMA VERGİ DAİRESİNE ULAŞIYOR MU?
Devletin bu alanda neden karma sisteme yöneldiği aslında yıllar içinde yaşanan tecrübelerden kaynaklanıyor.
Sadece stopaj sisteminin uygulanması halinde beyanı ödenmesi spor kulüplerinin üzerinde kalıyor. Ancak Türkiye'deki birçok spor kulübünün ciddi vergi borçları bulunduğu bilinen bir gerçek. Kulüpler futbolcunun ücretinden vergiyi kesiyor ancak çeşitli nedenlerle bu tutarlar zamanında vergi dairesine ödenemeyebiliyor.
BEYAN SİSTEMİNİN DE RİSKLER İÇERDİĞİ ANLAŞILIYOR
Tam tersine sadece beyan sisteminin uygulanması halinde ise başka bir sorun ortaya çıkıyor. Öyle anlaşılıyor ki bu durumda sorunlar çıkıyor. Belki de yabancı futbolcular açısından, sezon sonunda ülkesine dönen bir sporcunun ertesi yıl Türkiye'de beyanname verip vermeyeceği veya verdiği beyannamenin vergisini ödeyip ödemeyeceği ciddi bir risk oluşturuyor.
NEDEN KARMA SİSTEM
Bu nedenle 2019 yılında getirilen düzenleme ile karma sistem benimsendi. Karma sistemde sporculara yapılan ödemelerden ilk aşamada stopaj yapılıyor. Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 72'nci maddesine göre en üst liglerde oynayan sporcular için yüzde 20, en üst altı ligdekiler için yüzde 10, diğer liglerde oynayanlar için yüzde 5 oranında vergi kesintisi uygulanıyor. Lig usulüne tabi olmayan spor dallarında ve milli sporculara yapılan bazı ödemelerde de oran yüzde 5 olarak belirlenmiş durumda. Ancak mesele burada bitmiyor.
Sporcunun elde ettiği gelir, gelir vergisi tarifesinin dördüncü dilimini aşarsa yıllık gelir vergisi beyannamesi vermesi gerekiyor. Bu durumda gelir vergisi oranı yüzde 40'a kadar yükselebiliyor. Önceden kesilen vergiler de hesaplanan bu vergiden mahsup ediliyor. Dolayısıyla kamuoyunda zaman zaman dile getirilen "futbolcular düşük vergi ödüyor" eleştirisi 2019 öncesi için geçerli. 2019 öncesinde sadece yukarıda belirttiğim stopajla sınırlıydı. Şimdilerde gerçeği yansıtmıyor. Milyonlarca liralık transfer ücretleri ve maaşlar söz konusu olduğunda futbolcular da diğer yüksek gelir sahipleri gibi yüzde 40'a ulaşan gelir vergisi yüküyle karşılaşabiliyor.
YÜKSEK MAHKEMENİN İPTAL ETTİĞİ KURAL
Sorun ise tam bu noktada ortaya çıktı. 2019 yılında yapılan düzenleme, futbolcunun yıllık beyannamesinde stopaj yoluyla kesilen vergileri mahsup edebilmesi için kulübün bu vergileri gerçekten vergi dairesine ödemiş olmasını şart koşuyordu. Yani kulüp futbolcunun ücretinden vergiyi kesmiş, bordroda göstermiş ancak devlete yatırmamışsa sporcu bu tutarı beyannamesinde mahsup edemiyordu. Başka bir ifadeyle devlet aynı vergiyi ikinci kez futbolcudan isteme imkânına kavuşuyordu.
Oysa Türk vergi sisteminin genel mantığı farklıdır. Stopaj yapıldıktan sonra verginin devlete ödenmesinden sorumlu olan kişi artık ücreti alan çalışan değil, kesintiyi yapan işverendir. İşveren vergiyi devlete yatırmazsa bunun sonuçlarına da kural olarak işveren katlanır.
Anayasa Mahkemesi bu hükmü iptal etti (R.G. Tarih - Sayı : 3/6/2026-33269; Karar Tarihi : 12/2/2026, E:: 2025/219, K: 2026/43) Yüksek Mahkeme, futbolcunun ücretinden kesilen vergi üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisinin bulunmadığını, kesilen verginin devlete yatırılıp yatırılmadığını kontrol etmesinin de mümkün olmadığını belirtti. Ayrıca devletin kulüplere karşı zaten cebri takip ve tahsil yetkileri bulunduğunu vurguladı. Buna rağmen verginin ikinci kez futbolcudan istenmesinin kişilere aşırı bir külfet yüklediği sonucuna ulaştı ve düzenlemeyi oybirliğiyle iptal etti.
SORUN DEVAM EDİYOR
Ancak karar sorunun kaynağını tamamen ortadan kaldırmış değildir. Zira tartışmanın odağındaki en üst liglerde oynayan sporcular açısından halen yüzde 20 oranında stopaj yapılmakta, buna karşılık yıllık beyannamede uygulanacak vergi oranı yüzde 40'a kadar çıkabilmektedir. Bu nedenle, sorunun kalıcı çözümü açısından kesinti oranlarının düşük tutulması, ticari kazanç sahiplerinde olduğu gibi üçer aylık geçici beyan dönemlerinin sporcular için de değerlendirilmesi ve yıllık beyanname verme süresinin daha kısa tutulması gündeme gelebilir. Böyle bir model, hem verginin gelirin elde edildiği döneme daha yakın zamanda tahsil edilmesini sağlayacak hem de devletin yıllardır çözüm aradığı tahsilat riskini önemli ölçüde azaltabilir.