GÜNDEM

'Eyvah, bizim şehrin takımı Süper Lig’e çıktı'

Abone Ol

Vahap Munyar'ın yazısı:

2016-2017 sezonunda Yeni Malatyaspor’un Süper Lig’e yükseldiği haberi ulaştığında İstanbul’daki önde gelen Malatyalı iş insanlarından biriyle sohbetteydik.

İş insanı, haberi duyunca ilk tepkisi şu oldu:

- Eyvah…

Çok iyi bir Malatyalı olan iş insanının sevinmek yerine “Eyvah” demesi bana garip geldi, sordum:

- Yeni Malatyaspor’un Süper Lig’e yükselmesine sevinmediniz mi? Neden “Eyvah” dediniz?

Şöyle yanıtladı:

- Bir Malatyalı olarak elbette sevindim ama Süper Lig’de kulübe daha büyük bütçe gerekecek. O bütçe için gelip bizim kapımızı çalacaklar. O nedenle “Eyvah” dedim.

Şaşkınlığım daha da arttı:

- Yeni Malatyaspor’a sponsor olmayı, parasal destek vermeyi düşünmez misiniz?

Bu sorum üzerine içini döktü:

- Yıllardır Malatyaspor’a da Yeni Malatyaspor’a da elimizden gelen desteği veriyoruz. Ancak, bizim, hemşerimiz diğer iş insanlarının verdiği destek, paralar doğru yönetilmiyor, bir anlamda boşa gidiyor. Bugün artık, “Eyvah, bizim takım Süper Lig’e çıktı” demem ondan.

Sonra Malatya’ya başka alanlarda desteklerini eksik etmediklerini kaydetti:

- Malatya Eğitim Vakfı’nın (MEV) kurucuları arasındayım. Her yıl burs fonuna ciddi katkı yapıyoruz. Eğitime verdiğimiz destek bizim için daha anlamlı.

Ardından bir örnek daha verdi:

- Fabrikamızın bulunduğu ilin valisinden de zaman zaman şehrin takımına sponsor olmamız yönünde talepler gelir. Sayın Vali’ye de, “Futbola para verme dönemini kapattık. Eğitim başta olmak üzere ilimize başka destek istenirse hazırız” cevabı veriyoruz.

Merkezi ABD’de bulunan Chobani’nin Kurucusu ve CEO’su Hamdi Ulukaya, doğup büyüdüğü toprakların takımına, Erzincanspor’a 5 milyon dolarlık sponsorluk imzası atınca 9-10 yıl önceki “Eyvah, bizim takım Süper Lig’e çıktı” sohbeti geldi.

Ali Koç’un başkanlığı döneminde Fenerbahçe’nin Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nun isim sponsoru olan Chobani’nin Kurucusu ve CEO’su Hamdi Ulukaya, bu yılın başından itibaren futbola destek ibresini memleketi Erzincan’a çevirdi.

Ulukaya, bu yılın başında Erzincanspor’un acil borç sarmalından kurulması amacıyla 3 milyon 150 bin dolar verdi. Ulukaya, bu hafta Erzincan’a giderek sponsorluk kapsamını ve miktarını yükselten sözleşmeyi imzaladı. Böylece Chobani’nin Erzincanspor’un forma göğüs sponsorluğunu da kapsayan programın taahhüt miktarı 5 milyon dolara ulaştı.

Chobani’nin dışarıdan danışmanı Ercüment Şener, Hamdi Ulukaya’nın Erzincan günlerini bir fotoroman titizliği ile çektirip sık sık biz gazetecilere gönderdi. Şener, ayrıca Ulukaya’nın Erzincan’daki konuşmalarından satır başlarını da iletti.

Ulukaya, İliç çocuğu olduğunu sık sık vurguladı:

- Hayata, topluma ve iş dünyasına dair hayallerim Fırat’ın kenarında, bu topraklarda şekillendi. Yıllar içinde şunu öğrendim: İnsan bedeniyle ne kadar uzağa giderse gitsin, kalbi nereye aitse orada atıyor. Benim kalbim hiç buradan gitmedi.

Erzincanspor’la attığı imzanın kendisi için çok kıymetli olduğunu kaydetti:

- Bu bir yatırım değil, doğduğum topraklara, bu şehrin insanına ömürlük bir vefa borcudur. Futbol sahada oynanan bir oyundan çok daha fazlasıdır; insanları ortak bir heyecanda buluşturur, bir kentin kimliğini güçlendirir.

Verdiği desteği şöyle tanımladı:

- Bu destek yalnızca bir spor kulübüne verilmiş bir destek değil, Erzincan’ın çocuklarının hayallerine verilmiş bir omuzdur.

Erzincanspor’da yeni dönemde önceliğin altyapı olması gerektiğini belirtti:

- Çünkü yetenek her toprakta var; eksik olan eşit fırsat. Biz o fırsatı buraya, evimize getirmek istiyoruz. Erzincanspor’un bu yönüyle bir futbol kulübünden çok daha fazlası olacağına inanıyorum.

Erzincanspor Kulüp Başkanı Alaattin Yavuz Güneş, Chobani ve Hamdi Ulukaya’dan destek isteme konusunun gündeme geliş öyküsünü şöyle aktardı:

- Yılın başında birikmiş borçlar, işleyen faizler ve futbolcularımıza karşı yükümlülükler nedeniyle kulübümüz kayyum sınırına dayanmıştı. Sayın Valimiz ve Belediye Başkanımızın destekleriyle Hamdi Bey’e ulaştık.

Ulukaya’nın yaklaşımını şöyle anlattı:

- Şart koşmadan, karşılık beklemeden kulübümüze 3 milyon 150 bin dolar katkı sağladı. Acil borçlar kapatıldı, faiz sarmalı durduruldu ve futbolcular yeniden sahaya çıktı. Önümüzdeki sezon için taahhüt ettiği 5 milyon dolar Erzincanspor’un geleceği için büyük önem taşıyor.

Yazının ilk bölümünde anlattığım “Eyvah, bizim takım Süper Lige çıktı” öyküsü, Hamdi Ulukaya’nın Erzincanspor’a verdiği desteğin önemini gösteriyor…

Öykü aynı zamanda Erzincanspor’u yönetenlere düşen harcama, kaynakları kullanma sorumluluğunu da ortaya koyuyor…

Hamdi Ulukaya’ya da günün birinde “Eyvah” dedirtecek duruma düşülmemesi gerekiyor…

Vahap Munyar-Ekonomim