Değerli Dünya okurları, bildiğiniz üzere geçen sene finansman gider kısıtlaması konusunda çok sayıda ihtirazi kayıtla beyanda bulunulup dava açıldı.

En temel konu da kısıtlamaların hangi tarihli sözleşmeler için uygulanacağıydı. İşletmede kullanılan yabancı kaynaklar için katlanılan finansman giderlerinin Cumhurbaşkanlığı’nca belirlenecek bir kısmının gider olarak dikkate alınamayacağına ilişkin düzenleme 15 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı. 1 Ocak 2013’te yürürlüğe gireceği belirtildi, ancak 4 Şubat 2021 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı’na kadar Cumhurbaşkanlığı’nca bir oran belirlemesi yapılmadığından düzenleme uygulanmadı.

25 Mayıs 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Kurumlar Vergisi Genel tebliği ile 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren alınan kredilerin 2021 yılında oluşacak faizlerine bahsi geçen düzenleme çerçevesinde kısıtlama uygulanacağı belirtildi.

Mükellefler ise Cumhurbaşkanı Kararı ile uygulanmaya başlanan kısıtlamanın, Resmi Gazete’de yayınlandığı 4 Şubat 2021 tarihinden sonra alınmış olan krediler için uygulanması gerektiği gerekçesi ile dava açtı.


İzmir ve İstanbul’da zıt kararlar

İzmir 4. Vergi Mahkemesi, tebliğ açıklamalarını yerinde bularak, geçmişe yürüme olmadığı gerekçesi ile davayı reddetti ve bu karar İzmir İstinaf Mahkemesince de onaylandı.

Genç girişimciler 7 yıl sonra hatırlandı! Genç girişimciler 7 yıl sonra hatırlandı!

İstanbul da ise tersi yönde, mükellefin talebini haklı bulan vergi mahkemesi kararları verilmeye başlandı. Bildiğimiz kadarıyla, henüz istinaf mahkemesi kararı çıkmadı.

İstanbul Vergi Mahkemesi, Anayasa'da güvence altına alınan verginin kanuniliği, hukuki güvenlik, öngörülebilirlik, devlete güven ve belirlilik ilkelerine aykırı düşeceği gerekçeleri ile mükellefin talebini oy çokluğu ile kabul etti.

Bu konuda, 1996-2003 yılları arasında da benzer bir düzenleme vardı. Düzenleme, 1 Ocak 1996’dan itibaren yürürlüğe girmek üzere, bir buçuk sene önce 24 Haziran 1994 tarihinde (4008 Sayılı Kanun) Resmi Gazete’de yayınlandı. Bu düzenlemenin, yürürlüğü için ayrı bir karara, düzenlemeye, tebliğe de ihtiyaç yoktu. Tebliğde (yürürlükten kaldırılan eski 54 Sayılı Kurumlar Vergisi Genel Tebliği) bu düzenlemenin kredi ne zaman alınırsa alınsın 1 Ocak 1997 sonrasında oluşan finansman giderleri için uygulanacağı ifade edilmekteydi.

Danıştay, tebliğdeki bu düzenlemeyi iptal etti ve bu kısıtlamanın kanununu yürürlüğe girdiği 1 Ocak 1997 sonrası için uygulanacağına hükmetti. (Danıştay 4. Dairesi’nin 27 Ekim 1997 tarih ve E.1997/636 K.1997/3797 sayılı kararıyla iptal edilmiş, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 12 Mart 1999 tarih ve E.1998/80 K.1999/146 sayılı kararıyla da temyiz talebi reddedilmişti.)

Danıştay, kanun, yürürlükten bir buçuk yıl önce kanunlaşmış ve Resmi Gazete’de yayınlanmış olmasına, yani mükelleflerce bir buçuk yıl önceden uygulanacak hüküm biliniyor olmasına rağmen, kanunun fiilen uygulamaya girdiği 1 Ocak 1997 öncesindeki borçlanmalar için (kanunun bir buçuk yıl önce yürürlüğe girmiş olmasını gözeterek en azından kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı tarihten itibaren alınmış kredilerin faizlerinin kısıtlamaya tabii tutulması gibi) bir ayırıma dahi gitmedi.

Bir buçuk yıllık dönem için bile farklı değerlendirme yapmayan Danıştay’dan bu kez, 4 Şubat 2021’de sürpriz bir kararla aktive olan düzenleme nedeniyle farklı bir karara varmasının beklenemeyeceği düşüncesindeyim.

Velhasıl, Anayasa Mahkemesi benzeri durumlarda genel ilkelerden hareketle verdiği kararlarda ve Danıştay, bire bir ve ilkesel olarak benzeyen bu konuda daha önce sözünü söylemişti. Bu nedenle, şayet 4 Şubat 2021 öncesi alınmış kredileriniz varsa, o kredilerle ilgili 2022 yılında hesaplayacağınız finansman gider kısıtlaması için bu sene de ihtirazi kaydı düşünün derim.

Dünya | Zeki GÜNDÜZ