ÖZ

2016 yılında 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga mükerrer 20’nci maddesinde yapılan düzenlemeyle genç girişimcilere kazanç istisnası getirilmiştir. Yapılan düzenleme ile ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibariyle yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu faaliyetlerine ilişkin kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı maddede belirtilen şartlarla gelir vergisinden müstesna tutulmaktadır. 5.5.2016 tarihli ve 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 292 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile maddede geçen hususların uygulamasına ilişkin esaslar belirlenmiştir.

Bu makalemizde söz konusu istisnadan faydalanmak için gerekli koşullara ve istisnanın diğer özelliklerine yer verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Genç Girişimci, Kazanç, İstisna

I.İSTİSNASININ MUHTEVİYATI

10.02.2016 yürürlük tarihi olan söz konusu madde metni şu şekildedir:

“Genç girişimcilerde kazanç istisnası:(6663 Sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen mükerrer madde Yürürlük; 10.02.2016)
Mükerrer Madde 20

Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı, aşağıdaki şartlarla gelir vergisinden müstesnadır:

  1. İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması,
  2. Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi (Çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırmak ya da seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak işinde bilfiil çalışmamak bu şartı bozmaz.),
  3. Faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması halinde tüm ortakların işe başlama tarihi itibarıyla bu maddedeki şartları taşıması,
  4. Ölüm nedeniyle faaliyetin eş ve çocuklar tarafından devralınması hali hariç olmak üzere, faaliyeti durdurulan veya faaliyetine devam eden bir işletmenin ya da mesleki faaliyetin eş veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan veya kayın hısımlarından devralınmamış olması,
  5. Mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması.

İstisna kapsamındaki faaliyetlerden kazanç elde edilmemesi veya istisna haddinin altında kazanç elde edilmesi hallerinde dahi yıllık beyanname verilir. Bu istisnanın, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

Maddenin uygulama esasları 5.5.2016 tarihli ve 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 292 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenmiştir.

II.İSTİSNANIN KOŞULLARI

Madde metninden görüleceği üzere belirtilen şartlara sahip kişilerin faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000,00 TL’sine kadar olan kısmı gelir vergisinden istisnadır. Maddede yer alan koşulları aşağıdaki şekilde başlıklar halinde inceleyeceğiz:

II.1. Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunması ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişiler olunması:

Madde metninde yer aldığı üzere genç girişimcilere tanınan gelir vergisi istisnasından faydalanmak için maddenin yürürlük tarihi olan 10.02.2016 tarihinden itibaren ilk defa ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle mükellefiyet tesis olunması gerekmektedir. Söz konusu tarihten önce yirmi dokuz yaşını doldurmamış olmasına rağmen vergi mükellefiyeti tesis edilmiş kişiler bu istisnadan yararlanamazlar.

Örnek:

Bayan X kargo taşımacılığı faaliyetinde bulunmak üzere 27.02.2022 tarihinde ticari kazanç faaliyeti dolayısıyla ilk defa vergi mükellefiyeti tesis ettirmiş olup kendisi 12.05.1993 tarihinde doğmuştur. Mükellef X söz konusu istisnadan faydalanmak için dilekçe ile Y Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne 18.04.2022 tarihinde başvurmuştur. Vergi Dairesi Müdürlüğü 17.05.2022 tarihli kararında vergi mükellefiyet tesisi tarihi itibariyle 29 yaşını doldurmadığını gözeterek diğer şartları da sağlamış olduğu için mükellefin söz konusu gelir vergisi istisnasından faydalanması yönünde karar verecektir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 2. maddesi geliri oluşturan kazanç ve iratları ticarî kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar olmak üzere yediye ayırmıştır. Kanunun mükerrer 20. maddesinde yer alan istisna ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan gerçek kişilere sağlanan bir istisnadır. Bu nedenle, söz konusu gelir unsurları dışında kalan dört gelir unsurundan herhangi bir dolayısıyla daha önce gelir vergisi mükellefiyeti bulunan kişiler açısından maddede sağlanan istisnadan faydalanma konusunda bir sakınca bulunmamaktadır.

II.2.İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması:

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 168. maddesine göre gerçek kişilerde işe başlama bildirimleri, işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde kendilerince veya 1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre ruhsat almış avukatlar veya 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarınca yapılır. Mükellefiyetin başlaması için, vergi dairelerinden ya da Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesi olan www.gib.gov.tr adresinden elde edilen işe başlama bildirim formunun doldurulması ve forma eklenecek belgeler ile birlikte vergi dairesi sicil yoklama servisine müracaat edilmesi gerekmektedir. Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde kendilerince veya kanuni vekillerince işe başlama bildiriminde bulunulmaz ise söz konusu kişilerin genç girişimci kazanç istisnasından faydalanma imkanları bulunmamaktadır.

II.3.Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi (Çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırmak ya da seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak işinde bilfiil çalışmamak bu şartı bozmaz.):

5.5.2016 tarihli ve 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 292 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin üçüncü maddesinin ikinci fıkrasının “b” bendinde kendi işinde bilfiil çalışma veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi hususunda aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.      Buna göre;

1) İstisnadan yararlanılabilmesi için mükellefin kendi işinde bilfiil çalışması veya kendi işinde bilfiil çalışmadığı durumlarda ise işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi gerekmektedir.

2) Bir şahsın kendi işinde bilfiil çalışması, işinde ve bu işin gerektirdiği konularda fikri ve bedeni bir mesai sarf etmesidir.

3) İşte bilfiil çalışılmasa dahi iş sahibi tarafından işin sevk ve idaresinin kendi elinde tutulması, işin yürütülmesiyle ilgili kararların alınması, planlanması veya denetiminin yapılması gibi durumlarda da istisna şartı ihlal edilmiş olmaz.

4) Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi şartını sağlayan mükelleflerin, faaliyetin yürütülebilmesi için çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırması istisna şartını bozmaz.

5) Seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici sürelerde fiilen işin başında bulunulmaması halinde de söz konusu şart ihlal edilmiş olmaz.

II.4.Faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması halinde tüm ortakların işe başlama tarihi itibarıyla maddedeki şartları taşıması:

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 124. maddesine göre şahıs şirketleri kolektif şirketler ve komandit şirketlerdir. 5.5.2016 tarihli ve 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 292 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin üçüncü maddesinin üçüncü fıkrasının “a” bendinde ortaklık olarak yürütülmesi hususunda açıklamalar yapılmıştır.

Buna göre adi ortaklık veya şahıs şirketi kurmak suretiyle faaliyette bulunan mükellefler de ayrı ayrı istisnadan yararlanabilir. Bu durumda mükelleflerin istisnadan yararlanabilmeleri için tüm ortakların ayrı ayrı istisna şartlarını taşımaları gerekmektedir. Ortaklardan herhangi birinin istisna şartlarını taşımaması halinde, diğer ortaklar da istisnadan faydalanamaz.

II.5.Ölüm nedeniyle faaliyetin eş ve çocuklar tarafından devralınması hali hariç olmak üzere, faaliyeti durdurulan veya faaliyetine devam eden bir işletmenin ya da mesleki faaliyetin eş veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan veya kayın hısımlarından devralınmamış olması

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri kan ve kayın hısımlığında dereceleri tanımlamıştır. Buna göre, Kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur. Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları, aynı tür ve dereceden kayın hısımları olur. 5.5.2016 tarihli ve 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 292 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin üçüncü maddesinin üçüncü fıkrasının “b” bendinde işletmenin devralınmasının istisnaya etkileri hususunda açıklamalar yapılmıştır.

Buna göre bir işletmenin veya mesleki faaliyetin devralınması halinde, istisnadan yararlanılabilmesi için işletmenin ya da mesleki faaliyetin devralındığı kişinin eş veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) kan veya kayın hısımlarından olmaması gerekmektedir.

Örnek:

22/02/2020 tarihinde restorancılık faaliyetine başlayan ve istisnadan yararlanma şartlarının tamamını taşıyan Bay X, söz konusu istisnadan yararlandıktan sonra 12.05.2022 tarihinde vefat etmiştir. İşletmeyi devralan Bay X’in oğlu istisnaya ilişkin diğer şartları taşımaktadır.

Buna göre, Bay X 2020, 2021 takvim yıllarına ilişkin ticari kazancı dolayı istisnadan faydalanabilecektir. 2022 yılı için de aynı şekilde Bay X adına mirasçılar tarafından 01/01/2022 – 12/05/2022 kıst dönemi için verilen yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan kazanç dolayısıyla istisnadan tam olarak yararlanılacaktır. Ayrıca, işletmeyi devralan oğul da 13/05/2022-31/12/2022 döneminden itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca (2022, 2023, 2024 yıllarında) istisnadan tam olarak yararlanacaktır.

II.6.Mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması

5.5.2016 tarihli ve 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 292 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin üçüncü maddesinin üçüncü fıkrasının “c” bendinde işletmenin devralınmasının istisnaya etkileri hususunda aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır:

Buna göre mükelleflerin mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olmaları durumunda istisnadan yararlanmaları söz konusu olmaz. Mevcut işletmeye veya ortaklığa sonradan ortak olunması durumunda, diğer tüm şartları taşısalar dahi, ortakların hiçbiri bu istisnadan yararlanamaz.

III.İSTİSNA İLE İLGİLİ DİĞER HUSUSLAR

Belirtilen şartları yerine getiren mükellefler genç girişimcilerde kazanç istisnasından yararlanabileceklerdir. İstisna, her vergilendirme döneminde yıllık 75.000 Türk lirası olarak uygulanacak olup bir vergilendirme döneminde istisna tutarının altında kazanç elde edilmesi durumunda ise istisnadan yararlanılmayan tutar ertesi yıla devredilmez.

Yönetici fazla mesai ücreti alabilir mi? Yönetici fazla mesai ücreti alabilir mi?

05.05.2016 tarihli ve 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 292 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin beşinci maddesinin ikinci fıkrasında belirtildiği üzere takvim yılı içerisinde işe başlanılması veya işin terk edilmesi durumlarında; işe başlama tarihinden yıl sonuna kadar olan kıst dönem bir vergilendirme dönemi, takvim yılı başından işin terk edildiği tarihe kadar olan kıst dönem ise bir vergilendirme dönemi sayılacak olup bu dönemler için istisnadan tam olarak yararlanılır.

İstisna, ticari, zirai veya mesleki faaliyetten dolayı kazanç elde eden ve şartları sağlayan gerçek kişilere uygulandığından, istisna şartlarını taşıyan mükelleflerin bir vergilendirme döneminde anılan faaliyetlerden bir veya birkaçından kazanç elde etmeleri durumunda söz konusu istisna beyan edilen bu gelirlerin toplamına uygulanır.

GVK’nın mükerrer 20’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “İstisna kapsamındaki faaliyetlerden kazanç elde edilmemesi veya istisna haddinin altında kazanç elde edilmesi hallerinde dahi yıllık beyanname verilir.” hükmü gereği, istisnaya konu kazancın elde edilmesi sırasında tevkif edilen vergilerin tamamı beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilir. Mükellefler tarafından yıllık gelir vergisi beyannamesinin gelir bildirimi tablolarına istisna düşüldükten sonra kalan tutar yazılır. İstisnadan yararlanan ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı(basit usulde vergilendirilenler, Gelir Vergisi Kanunu’nun 42’nci maddesi kapsamında kazanç elde edenler ve noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar hariç) geçici verginin hesabında da söz konusu istisnayı dikkate alabileceklerdir.

Diğer taraftan, anılan bu istisnanın GVK’nın 94’üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye etkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunanlar tarafından, istisnadan yararlananlara tevkifat kapsamında ödeme yapılması durumunda, gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

IV.SONUÇ

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga mükerrer 20’nci maddesinde yer alan düzenlemeyle ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, gerekli şartları sağlamış olmaları şartıyla faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı gelir vergisinden istisna tutulmaktadır.

Genç girişimcilere sağlanan bu pozitif ayrımcılığın mükellefler açısından faydalanılması gereken bir istisna olduğu kanısındayız.

 

KAYNAKÇA

T.C. Yasalar (10.01.1961). 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu. Ankara: R.G. (10703 sayılı)

T.C. Yasalar (06.01.1961). 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu. Ankara: R.G. (10700 sayılı)

T.C. Yasalar (14.02.2011). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu. Ankara: R.G. (27846 sayılı)

T.C. Yasalar (22.11.2001). 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu. Ankara: R.G. (24607 sayılı)

5.5.2016 tarihli ve 29703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 292 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği

EkoVergi | Mehmet Ali YAPRAK