İlk  durağımız şirin bir sahil kasabamız. Otele giriş yapmaya çalışan Haşmettin Ailesi ve resepsiyon görevlisi  Ali Bey arasındaki “Elektronik para transferi yoluyla yapılan ödemelerin, işletme hesabına ne zaman nakit  olarak kaydedileceği” tartışmasına kulak kabartıyoruz.....

Fark ettiniz mi bilmiyorum, yaz geldi mi televizyon programları yazlık beldelerden sunulmaya başlanır.  Ben de sizlere “Diyar Diyar UFRS” diyerek yurdun farklı noktalarından, farklı konularda sesleneceğim. İlk  durağımız şirin bir sahil kasabamız. Otele giriş yapmaya çalışan Haşmettin Ailesi ve resepsiyon görevlisi  Ali Bey arasındaki “Elektronik para transferi yoluyla yapılan ödemelerin, işletme hesabına ne zaman nakit  olarak kaydedileceği” tartışmasına kulak kabartıyoruz.  

İzaha Davet Yazısı Tebliğ Edilen Mükellef Ne Yapmalıdır? İzaha Davet Yazısı Tebliğ Edilen Mükellef Ne Yapmalıdır?

Haşmet Bey tüm ailesi ve haşmetiyle otelin kapısında dikilmiş, kendilerini içeri almak istemeyen görevliye  çıkışıyordu: “Otelinizin internetten 5 günlük tatil paketini gördüm beğendim. Bugün de yolda gelirken  elektronik para transferiyle şirket hesabınıza ödemeyi gönderdim. Ne demek sizin raporlama döneminiz  bugünmüş de, para henüz banka hesabınıza geçmediği için “nakit” değil, “ticari alacak” yazmak zorunda  kalacakmışsınız da, şirket politikası gereği nakit çalışıyormuşsunuz da… Kardeşim siz hangi devirde  yaşıyorsunuz?” 

“Müşteri her zaman haklıdır.” mottosunu benimsemekle birlikte, UFRS kurdu Ali’nin de bir bildiği vardı.  IFRS IC (UFRS Yorum Komitesi), “Finansal varlıkların tahsilatı için elektronik transfer yoluyla alınan nakit” (Cash received via electronic transfer as settlement for a financial asset) konusunu 2021 Ekim ayından  beri tartışıyordu ve nihai kararını 14 Haziran 2022 tarihli toplantısında vermiş gözüküyordu. Resepsiyon  görevlisi Ali ile Haşmet Bey arasındaki tartışmayı ve Komitenin kararını daha iyi anlamak için olayların  biraz daha detaylarına bakalım. 

Dünyadaki genel uygulamalarda, elektronik transfer sistemi kullanılarak yapılan ödemelerde ödemenin  karşı tarafın hesabına geçmesi 3 iş günü sürmektedir. Örneğin, şirketinizin ara dönem raporlama tarihi  30.06.2022 olsun. Müşteriniz size olan borcunu ödemek üzere 30.06.2022 tarihinde (birinci gün)  elektronik transfer emrini verdiyse, para ikinci gün, yani 1.07.2022 tarihinde halen yolda olacak (cash-in transit) ve üçüncü gün, 2.07.2022 tarihinde şirketinizin bankada hesabına geçecektir.  

Bu durumda, 30.06.2022 tarihli bilançonuzda, müşterinizden hala “alacaklı” mısınız; yoksa, para nasıl olsa  yolda deyip, “nakit” mi yazacaksınız? 

Başka bir deyişle, ticari alacakları finansal tablo dışına bırakmak (derecognition of financial asset) ve tahsil  edilen tutara nakit diyebilmek için işlemin başlatıldığı (initiation date) ve raporlama tarihi olan 30 Haziran  tarihini mi dikkate almalıyım, yoksa transferin tamamlanıp bankadaki hesabıma girdiği raporlama  tarihinden sonra olan 2 Temmuz tarihini (settlement date) mi?  

Türkiye’de işlem yapıyor olsaydık, elektronik ödeme sistemleriyle para, hesabınıza aynı gün, hadi  bilemediniz ertesi gün içinde yattığı için, Ali’nin boş yere tantana çıkardığını söylerdik. Ancak global  dünyada elektronik işlemlerle yapılan ödemelerin 3 gün sonra banka hesabınıza geçtiğini hesaba  katarsak, 30.06.2022 tarihli bilançonuzda bu işlem ticari alacak mı yoksa nakit mi sorusu hala bakidir. 

UFRS kurdu Ali, kararını vermek için komitenin yorumlarını incelemeye başlamış. Komite notlarında, ticari  alacakların finansal tablo dışına çıkarılması UFRS 9, Finansal Araçlar Standardı paragraf 3.2.3 uyarınca ancak finansal varlığın sözleşmeden kaynaklanan nakit akışlarına ilişkin haklarının sona ermesi  durumunda mümkün olduğu yazmaktadır. Dolayısıyla, hangi tarihte hakların sona erip ermediğinin cevabı  ise ilgili kanun, mevzuat ve para transfer sisteminin özelliklerine göre değişebilecektir.

Ali, transferle banka hesabına gelen paranın ne zaman “nakit” sayılabileceği konusundan da bahsetmişler  mi diye komite notlarına baktığında, şöyle bir cevapla karşılaştı: Komite, bu konunun UFRS 9 paragraf  3.1.1 kapsamında olduğunu not etmişti. Buna göre “İşletme, finansal bir varlığı bilançosuna ancak ve  ancak finansal araca ilişkin sözleşme hükümlerinde taraf olduğunda yazabilir.” diyordu. Şirketin bankada  hesabının olması UFRS’de belirtilen sözleşme hükümlerinde taraf olma şartını karşılıyordu. Ali  okudukların memnun mesut, defteri kapatacakken son satırda yazan cümleyle irkildi. Şirketin bankadan  parayı alma hakkı ancak ilgili tutar bankaya yatırıldığında doğar yazıyordu. Bu durumda şirket elektronik  transfer yoluyla tahsil ettiği ticari alacağını, transferin tamamlanıp, işletmenin banka hesabına geçtiği 2  Temmuz tarihinde “nakit” olarak bilançoya kaydedebilecekti. 

Şimdi siz söyleyin bakalım “Elektronik para transferi yoluyla yapılan ödemelerin, işletme hesabına ne  zaman nakit olarak kaydedileceği” tartışmasında Haşmet Bey mi haklı, Ali mi? 

Umarım hepiniz güzel bir bayram geçirmişsinizdir diyerek, bir sonraki “Diyar Diyar UFRS”’de buluşmak  üzere, sağlıcakla kalın.

PWC | Aslı GEDİK