GRC Yönetim Bilişim Yazılım Ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. IV. Yayınladığı risk raporunda ülkenin gelecek beş yıllık risk alanları konusunda önemli tespitlere yer verilmiştir. İlgimi çeken Doçent Doktor İbrahim Sırma’nın “Finansal Yaptırımlar” başlıklı bölümünde yer alan bazı bilgileri paylaşmak istiyorum.

Günümüzde bir ülkeye uygulanan ekonomik yaptırımlar ve uluslararası finansal sisteme erişimin kısıtlanması konvansiyonel bir savaşa alternatif olarak gösterilmektedir.

ABD’nin geçmişte İran, Libya ve Kuzey Kore’ye uyguladığı finansal yaptırımların benzerini Rusya’ya uygulaması, uluslararası finansal erişimde olası riskleri ve yaptırımları ortaya koymuştur.

ABD tarafından, uluslararası ödemelerde kullanılan SWIFT sistemini bir silah olarak kullanacağı görülmektedir.

SWIFT, mesajlaşma ile gerçekleşen uluslararası ödeme yöntemidir. (IBAN olarak kullandığımız) Bu sistem, sisteme üye olanlar tarafından kullanılmaktadır. Şuanda bu ağ içinde 11.000 üye banka bulunmaktadır. Yılda yaklaşık 10 milyar mesaj kullanılmaktadır.

Bir bankanın bu sistemden çıkarılması, dünyanın geri kalanıyla işlem yapma durumu dondurulmuş olacaktır.

Dijital Türk lirasında sona gelindi Dijital Türk lirasında sona gelindi

Bu sistemin genelde kontrolü ABD’nin elinde olup, bir ülkenin SWIFT sistemden çıkarılması kendisine karşı “finansal nükleer silah” kullanılmış olarak kabul edilir.

Hatırlandığı üzere ABD’de hala devam eden Halkbank davası olayında da bu açıkça görülmektedir. Halkbank ile söylenen yaptırımlardan birinin de bu sistemden çıkarılması riskidir.

Bu çok önemli riske karşı ülkelerde bazı önlemler düşünmesi gerekmektedir. Öncelikle ABD’nin doları bir silah gibi kullanması, doların rezerv para birimi olmasındandır. Bu durumda bir risk olarak göründüğünden, dünyada ABD dolarına karşı alternatifler düşünülmektedir. Nitekim son 20 yılda dünyada ABD dolarının ağırlığı %70’lerden %60’lara düşmüştür.

Diğer taraftan SWIFT sistemine karşı, Rusya SPFS’yi kurmuştur. Rusya dışında bu sisteme katılan 400’den farklı kuruluş bulunmaktadır.

Çin’de 2015 yılından beri benzer şekilde CIPS uygulamasını başlatmıştır. Bu sisteme de dünya çapında 178 ekonomiden 3600’den fazla banka dahil olmuştur.

Dünyanın geldiği noktada bir dünya savaşını göze alması oldukça zor görünmektedir. Bölgesel savaşlar ile öldürücü silahlarını sınamaktadır. Asıl savaş finansal alanda olduğu, finansal araçların bir silah gibi kullanıldığını görüyoruz. Bu durum bizim gibi ülkeler açısından çok önemli bir finansal risk olarak görünmektedir. Bu riskin kaldırılması veya en aza indirilmesi için ciddi kafa yormamız ve çözümleri tartışmamızın zamanıdır.

Kocaeli | Fikret Gökmen