Değerli okurlar, ülkemizde uzun yıllardır uygulanan yatırım teşvik sisteminin en önemli unsuru hiç şüphesiz indirimli kurumlar vergisidir.
Bu sistemde; teşvik kararnamesiyle yatırımın türü, büyüklüğü ve yerine göre belirlenen yatırıma katkı oranı üzerinden hesaplanan devlet katkısına ulaşıncaya kadar, yine teşvik kararnamesiyle belirlenen indirim oranları dikkate alınarak yatırımcının teşvikli yatırımdan elde ettiği kazançları üzerinden daha az kurumlar vergisi ödemesi sağlanır.
İndirimli oran prensip itibariyle teşvikli yatırımdan elde edilen kazanca uygulanmakla beraber, yatırımcının yatırım döneminde elde ettiği kazançlarına da belli sınırlar dahilinde uygulanabilmektedir. Özetle bu sistemle devlet, yatırımcıdan normal orandan daha az kurumlar vergisi alarak yatırımın belli bir bölümünü karşılamaktadır.
Uzun yıllar yatırımcılara 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar kapsamında, yatırımın türü, büyüklüğü ve yerine göre %15 ila %50 oranında devlet katkısı ve yine %50 ila %90 oranında kurumlar vergisi indirimi imkânı sağlanmıştır.
2012/3305 sayılı Kararname, 9903 sayılı Yatırımlarda Devlet yardımları Hakkında Karar ile yürürlükten kaldırılmış, onun yerine yeni bir yatırım teşvik sistemi getirilmiştir. Önceki Kararname kapsamında alınmış belgeler ile bu belgelerde gerçekleştirilecek revizeler için ise önceki Kararname geçerli olacaktır.
Bu yeni Kararnamenin 20 nci maddesi uyarınca yatırımlara devlet katkısı oranları ve uygulanacak kurumlar vergisi oran indirimleri aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:
Diğer yandan, yatırımcının diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına, bu maddeye göre hesaplanacak yatırıma katkı tutarının %50'sini geçmemek üzere Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/A maddesinde belirtilen usulde indirimli gelir veya kurumlar vergisi uygulanabilmektedir.
Yine Kurumlar Vergisi Kanunu’nun indirimli kurumlar vergisini düzenleyen 32/A maddesi de 7555 sayılı Kanun ile önemli değişikliklere uğramıştır. Bu yeni değişiklikler, 16/6/2025 tarihinden önce başvurusu yapılmış ve reddedilmemiş olanlar hariç, Kanunun yayım tarihi olan 24.07.2025 tarihinden itibaren alınan yatırım teşvik belgeleri için geçerlidir.
Maddede yapılan en önemli değişiklik, indirimli kurumlar vergisine süre kıstı getirilmiş olmasıdır. Buna göre, yatırımlardan elde edilen kazançlara, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar, indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil en fazla on hesap dönemi %60 kurumlar vergisi oran indirimi uygulanabilecektir.
Yeni bir yatırımın, öngörülen devlet katkısından yararlanmayı sağlayabilecek karı 10 yıllık sürede yaratabilmesi çoğu zaman mümkün olmayabilir. Çünkü yatırımın finansman giderleri, yüksek amortisman giderleri, yatırımdan elde edilen ürünlerin piyasada kabul görmesi için gereken süre gibi faktörler, yatırımdan ilk yıllarda kar edilememesine yol açabilir. Ancak belki 4 yıllık süre sınırlamasıyla yatırım döneminde diğer kazançlara uygulanacak indirimli kurumlar vergisi bu konuda bir kazanım sağlayabilir. Fakat bu süre sınırlamasının, devlet katkısının bir kısmının kullanılmasını engelleyeceği bir gerçektir.
Üstelik 7582 sayılı Kanunla, 2027 yılından itibaren sanayi sicil belgesini haiz imalatçı kurumların kurumlar vergisi oranının %25’ten %12,5’a indirilmesi, indirimli kurumlar vergisi uygulamasını iyice anlamsız hale getirmektedir. Zira kurumlar vergisi oranının %60 indirimli uygulanması, bu kurumlarda imalattan elde edilen kazanca uygulanacak oranı %12,5’tan %5’e indirmekle beraber, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/C maddesi uyarınca alınacak %10 oranındaki yurt içi asgari kurumlar vergisi, imalatçı kurumlarda yararlanılabilecek indirim oranını sadece %2,5 puanla sınırlı tutmaktadır.
2/8/2024 tarihinden önce alınmış olan teşvik belgelerindeki yatırıma katkı tutarlarının kullanılması nedeniyle 32/A maddesi hükmüne istinaden ilgili hesap döneminde alınmayan vergi hesaplanan asgari kurumlar vergisinden indirilip, bu belgelere bu tarihten sonra eklenen yatırım unsurları ile bu tarihten sonra alınan yeni belgelerden doğan indirim hakları yurt içi asgari kurumlar vergisinden indirilemediğinden, %12,5 puanlık imalatçı indirimi ve teşvik belgesinin sağladığı indirimli kurumlar vergisi avantajı, sadece 2/8/2024 tarihinden önce alınmış olan teşvik belgeleri için anlamlı sonuç verebilir.
Yatırımlara sağlanan teşvik unsurları indirimli kurumlar vergisinden ibaret olmayıp, ayrıca KDV istisnası (halihazırda KDV ödeyen şirketlerde bu destek unsurunun önemi yoktur) , gümrük vergisi muafiyeti (çoğu yatırım malı zaten gümrük vergisine tabi değildir), çok da uygulanmayan yatırım yeri tahsisi, sınırlı bir faiz ve kar payı desteği, sigorta primi işveren hissesi desteği, sigorta primi desteği (6 ncı bölgede gerçekleştirilecek yatırımlar için) gibi destekleri içerse de, imalatçı yatırımcılar için çok önemli bir destek olan ve onları esas güdüleyen yatırımlarda devlet katkısı desteği bu nedenle fiilen anlamını yitirmektedir.
Sonuç olarak, imalatçılar için %12,5 puanlık kurumlar vergisi oranının bizatihi çok önemli bir rahatlama sağlayacağı yadsınamaz. Ama eğer ülkemiz için hayati öneme sahip imalat yatırımlarının önü açılmak isteniyorsa, en azından imalatçı yatırımcılar için sağlanan indirimli kurumlar vergisinin, yurt içi asgari kurumlar vergisinden indirilebilmesine yönelik bir kanun düzenlemesi yapılmalıdır.