Yargıtay’a göre, işçinin görevi sırasında alkollü içki içmesi veya kamyon şoförünün kamyonu içkili kullanması haklı fesih nedenidir[1]. Başka bir karar da “İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması” nın işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 28. Maddesinde mülga olan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 84. Maddesini aynen korumuş ve 1. Fıkrasında açıkça “İşyerine, sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmenin ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmanın yasak” olduğu belirtilmiştir. Bu yasağa aykırılık işveren bakımından haklı fesih nedeni kabul edilmelidir[2].
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II nci maddesi uyarınca işverenin fesin hakkını doğuran haklı bir sebep oluşturur. Bu madde hükümlerine göre işçinin işyerine uyuşturucu madde alarak gelmesi yasak olmasına rağmen alkollü içki almış olarak gelmesi yasak değildir. İşyeri dışında alınan alkol sarhoşluğa yol açmışsa, bu şekilde işyerine, bir başka anlatımla sarhoş gelmek yasaktır. Bu nedenle alkollü içki almış olmakla birlikte sarhoşluk belirtileri göstermeyen işçinin işyerine gelmesi İş Kanunu 25/II-d kapsamında bir haklı neden olarak kabul edilemez.
Yargıtay’a göre, “İşçinin, işyeri dışında aldığı alkollü içki miktarı işçinin irade ve davranışlarını ve işini normal şekilde yürütülmesini etkilemiyorsa, sadece içki almış olması sözleşmenin feshi için yeterli değildir. Buna karşılık işyerinde alkolü içki kullanmak, sarhoşluğa yol açmasa bile fesih için yeterli bir sebeptir. Dosya içeriğine göre davacı hakkında alkollü olduğunda dair iki ayrı tutanak ve rapor vardır. İşyeri tutanaklarından birinde, davacının ne zaman alkol aldığının bilinmediği belirtilmiş olup 6331 sayılı Kanun’da belirtilen “işyerinde alkollü içki içmek” koşulu yerine gelmemiştir. Diğer “davacının işyeri doktoruna ikince kere gidişinde alkollü olduğunun, yürüyüşünde ve konuşmasında bozukluk olduğunun saptandığına ilişkin Doktor imzalı işyeri tutanağı değerlendirildiğinde ise; davacı, işe gelmeden bir süre önce alkollü içki içtiğini belirtmiş olup, davacının işyerinde kolundan yaralanması nedeni ile işyeri doktoruna ilk gidişinde davacının sarhoş olduğu yönünde düzenlenmiş bir belge olmadığı gibi, davacının “sarhoşluk” derecesine varacak şekilde alkollü olup olmadığına ilişkin teknik bir alkol ölçümü gibi bir değerlendirme, kaç promil alkollü olduğuna ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Alkollü olmak, sarhoş olmak değildir. Bu nedenle 6331 sayılı Kanun’un “işyerine sarhoş gelmek” koşulunun gerçekleştiği ispatlanamamıştır. Diğer taraftan davacının kolunun yandığı ve iş kazası tutanağı tutulduğu belirtilmiş ise de tutanak içeriğine göre bu durumun, davacının alkollü olduğuna ilişkin bir tespit yapılmayan işyeri doktoruna ilk gidişinde gerçekleştiği gene işyeri tutanağı içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının iş güvenliğini alkol sonucunda tehlikeye düşürdüğü ispatlanamamıştır. Açıklanan nedenler ile davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiği davalı tarafından ispatlanamadığı için kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken reddi hatalıdır.”[3] .
Peki, şçinin işyerindeki dolabında içki bulundurması haklı fesih nedeni sayılabilir mi? İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi verdiği bir kararında salt işçinin işyerindeki dolabında içki bulundurmasını fesih nedeni saymamıştır. İşçinin çalıştığı işyerinde içki içtiğinin ispat edilememesi ve içkinin bulundurulmasının suç teşkil eden bir madde olmaması nedeniyle işçinin feshinin hasız olduğuna hükmetmiş ve işe iadesine karar vermiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre, “Davacı işçinin Depodaki dolabının içerisinde alkollü içki olan viski bulunduğu belirtilmiş ise depodaki şahsi dolabının içerisinde bulunan bu içkinin bulundurulması suç teşkil eden bir madde olmadığı ayrıca davacı tarafından çalıştığı sırada içildiği yönünde herhangi bir delil ve iddia da bulunmadığı anlaşılmakla fesih nedeni olarak itibar edilmemiştir, davalı itirazları yerinde değildir. Davalı haklı fesih iddiasını ispatlayamamıştır. Dosya içeriği, mevcut delil durumu, bilgi, belge, beyanlar ve deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalının İstinaf itirazları ve İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur[4].
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 28 inci maddesine aykırı hareket etmesi, yani işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu kullanması haklı fesih nedeni sayılmıştır. Ancak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince verilen bir kararda, işçinin işyerindeki dolabının içerisinde alkollü içki bulundurulmasının suç teşkil eden bir madde olmaması ve işçi tarafından çalıştığı sırada içtiği yönünde herhangi delilin bulunmaması nedeniyle işverence yapılan feshin haksız olduğuna ve işe iadesine karar verilmiştir
www.incirogludanimanlik.com sayfasında yayımlanan blog yazıları, hakemli makale formatında olmayıp bilgi verme amaçlıdır. Kesinlikle hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliğinde değildir.
[1] Y9HD.9.10.2006 T., E. 2006/18364 K. 2006/26051 Legalbank.
[2] Y22HD.05.02.2018 T., E.2017/9154, K.2018/1732 Legalbank.
[3] Y9HD.18.01.2018 T., E.2017/20423, K.2018/548 Legalbank
[4] İstanbul BAM 25. HD E. 2026/713 K. 2026/1487