Kira geliri elde edenler ile, birden fazla işverenden ücret geliri elde edenleri (veya ücret beyan sınırını geçenleri) yakından ilgilendiren genel bir tebliğ yayınlandı.
31.12.2025 tarihinde yayınlanan 49 sıra sayılı tebliğ ile, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini yakından ilgilendiren düzenleme yapıldı.
Kapsamda ticari ve serbest meslek kazançları dışında kira ve ücret geliri olanlarda yer almaktadır.
Bu mükellefler mart ayında verecekleri beyannamede 500.000 TL nin üzerinde istisna veya indirim yapmışlar ise, bunların doğruluğunu teyit eden, yeminli mali müşavir raporu yaptırma zorunluluğu getirildi.
Bilindiği üzere, gelir Vergisi Kanunu 89 maddesinde, beyanname üzerinden hangi harcamaların indirileceği düzenlenmektedir.
İndirilebilecek harcamaların başlıcaları şunlardır;
--Kendisi, eşi ve çocuğu için ödenen hayat ve sağlık sigorta primleri
-- Eğitim ve sağlık harcamaları
--Yapılan her türlü bağışlar
Bağışların bir bölümü elde edilen gelirin %5 ile sınırlı olurken, belediyelere, köylere, vakıflara ve kamu yararını faaliyet gösteren derneklere yapılan eğitim, kültür ve sağlık bağışlarında herhangi bir sınır bulunmamaktadır.
Hayat ve sağlık sigortası, eğitim ve sağlık harcamalarında ise beyan edilen gelirin % 10-15 oranı ile sınırlıdır.
Yukarıda belirtilen harcama türlerinde, beyanınızın belirtilen oranların sunucunda indirim tutarınız 500.000 TL'yi geçiyorsa, bu indirimden yararlanmanız için yeminli mali müşavir tasdik raporu düzenlettirmek zorunludur.
Yayınlanan ücret tarifesine göre, bu raporunun asgari ücreti 26.000 TL civarındadır. İndirimin durumuna göre doğal olarak bu tutarda artacaktır.
Bu uygulamanın kira ve ücret geliri beyannamesi vermek zorunda olan mükellefler için artı bir yük olduğunu düşünüyorum.
Durumu bir örnekle açıklamak gerekirse;
Kira geliri veya birden fazla işverenden ücret geliri olan bir vatandaş, çocuklarını özel okulda okutuyor ve yılda 2.000.000 TL gibi harcama yapıyorsa, bu harcamasını da beyanına oranla beyanname üzerinden indirim hakkı vardır.
Diyelim ki beyan durumunun elverdiği ve ilgili oranda indirim tutarının 520.000 TL olduğunu düşünelim.
Bu vatandaşımız, 20.000 TL için en az 26.000 liralık bir masraf yapması gerekecektir. Veya 20.000 TL’lik indirimden vazgeçecektir. Rakam 600.000 TL olursa 100.000 TL’lik kısımdan yararlanamayacaktır.
Bu tamamen vatandaşı indirimden caydırmak ve ona artı yük getirmekten başka ne işe yarar.
Kaldı ki, Türkiye’de 5.000 tane yeminli mali müşavir var. En yoğun mükellef sayısı gayrimenkul sermaye geliri olanlardır. Bunların da % 20’sinde böylece bir işlem çıksa nasıl rapor yapılacak.
Zaten diğer gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine indirimler içinde ayrıca rapor yapmaları gerektiği için, 5.000 kişi buna nasıl yetişecektir.
Ama her zaman olduğu gibi, ben yaptım oldu mantığı burada da geçerli olmuş.
İşin daha hazin yönü, bu raporun atlanması veya yaptırılmaması durumunda ortaya çıkmaktadır.
Rapor yaptırılmadığı anda, idare 60 gün içinde yapılması yönünde bir uyarı yazısıyla birlikte, 400.000 TL’lik özel usulsüzlük cezası ihbarnamesi gönderecektir.
Yine yaptırılmaması durumunda, indirimden kaynaklı vergi kayıpları bir kat fazlasıyla tahsil yoluna gidilecektir.
İşte çok tipik bir orantısız güç örneği ortaya çıkmaktadır.
Bu nedenle mükelleflerimizi erken bir uyarı yapma gereği duyduk. Umarım bunun bir düzeltme yolu bulunur. Veya 500,000 TL sınırı yukarılara çekilir. Eğer rapor düzenlenmesi gerekiyorsa da buna serbest muhasebeci mali Müşavirler de dahil edilir.