Türkiye’de araç kiralama sektörü 2025 yılında yatırım iştahını korudu. Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER) tarafından NielsenIQ iş birliğiyle hazırlanan 2025 4. Çeyrek Kiralama Sektör Raporu’na göre, hem operasyonel kiralama hem de günlük kiralama tarafında araç yatırımları güçlü seyrini sürdürdü. Şirketler filo yapılarını daha dengeli ve verimli yönetmeye odaklandı. Rapora göre operasyonel kiralama sektörünün toplam araç parkı 2025 sonunda 234 bin adet seviyesinde gerçekleşirken, sektör yıl boyunca 121 milyar TL’lik araç yatırımı yaptı. Günlük kiralama tarafında ise toplam yatırım tutarı 157,1 milyar TL’ye ulaşırken araç parkı yılın son çeyreğinde 138,3 bin adet olarak kaydedildi.
Ortalama araç alım maliyeti 1,7 milyon TL
Operasyonel kiralama sektöründe 2025 boyunca 67,7 bin adet yeni araç satın alınırken, ikinci el satışları 77,7 bin adede ulaştı. Böylece sektör, filo büyüklüğünden çok portföy yenileme ve maliyet yönetimine odaklanan bir yapı sergiledi. Araç fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle sektörün toplam araç alım tutarı 121 milyar TL’ye çıktı. Ortalama araç satın alma maliyeti ise 1 milyon 787 bin TL seviyesine ulaştı. Buna paralel olarak vergi yükü de artış gösterdi. Operasyonel kiralama sektörünün 2025 yılı toplam vergi yükü yaklaşık 63 milyar TL olarak hesaplandı.
Dizelin payı kiralamada da geriledi
Rapora göre operasyonel kiralama filolarında en büyük payı yüzde 45,6 ile C segmenti araçlar aldı. Yakıt tipinde ise benzinli modeller yüzde 63,3 ile ilk sırada yer aldı. Dizel araçların payı gerilerken, hafif hibrit araçların payının yüzde 10’un üzerine çıkması dikkat çekti. Tam elektrikli araçların payı yüzde 2,4 seviyesinde gerçekleşirken, otomatik şanzımanlı araçların oranı yüzde 87’ye ulaştı. Gövde tipinde sedan modeller liderliğini korurken, SUV modellerin payındaki yükseliş de devam etti.
Günlükte sezon etkisi öne çıktı
Günlük araç kiralama sektöründe yılın ikinci çeyreğinde 165 bin adede kadar çıkan araç parkı, yıl sonunda 138,3 bin seviyesine geriledi. Sektör temsilcileri bu tabloyu sezon etkisi ve filo optimizasyonu ile ilişkilendiriyor. Buna rağmen yatırım tarafındaki hareketlilik sürdü. Günlük kiralama şirketlerinin toplam araç yatırımı yıl genelinde 157,1 milyar TL’ye ulaştı. Aynı dönemde sektörün toplam vergi yükü ise 46,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Kontrat tarafında günlük kiralama pazarı hareketliliğini korudu. 2025’in son çeyreğinde toplam kontrat adedi 1 milyonun üzerinde gerçekleşirken, ortalama kontrat süresi 8,3 gün oldu.
Sözleşmede en yoğun aralık 30-42 ay
Operasyonel kiralama sözleşmelerinde en yoğun vade aralığı 30-42 ay oldu. Bu vade grubunun toplam içindeki payı yüzde 53,5 olarak kaydedildi. 18 aydan kısa sözleşmelerin payı yüzde 18,7, 18- 30 ay aralığındaki sözleşmelerin payı yüzde 17,5, 43 ay ve üzeri sözleşmelerin payı ise yüzde 10,3 düzeyinde gerçekleşti. Müşteri adedi tarafında ise sektör tahmini 23,9 bin oldu. Bu rakam, 2024 yıl sonundaki 27,8 bin müşterinin altında kaldı.
2026’nın ilk çeyreğinde 49,2 milyarlık alım yapıldı
TOKKDER’in, 2026 yılının ilk çeyreğine ait raporuna göre de operasyonel araç kiralama sektörünün filosunda bulunan araç adedi 229 bine geriledi. Günlük araç kiralama sektörü ise yılın ilk çeyreğinde 49,2 milyar TL değerinde araç alımı gerçekleştirdi. Rapora göre, Renault yüzde 18,9 pay ile Türkiye operasyonel araç kiralama sektörünün en çok tercih edilen markası olmayı sürdürdü. Renault’yu yüzde 12,8 ile Fiat, yüzde 10,4 ile Volkswagen, yüzde 8,7 ile Skoda ve yüzde 7,9 ile Toyota takip etti. Sektörün araç parkının yüzde 46,6’sı kompakt sınıf araçlardan oluşurken, küçük sınıf araçlar yüzde 31.3 ve orta sınıf araçlar yüzde 10,3 pay aldı. 2026’nın ilk çeyreğinde operasyonel araç kiralama sektörünün filosundaki hafif ticari araçların payı yüzde 6,8 olarak gerçekleşti.
“Türkiye’nin potansiyeli oldukça yüksek, talep tarafında sorun yok”
Praticar’ın İstanbul’da düzenenlenen lansmanında sorularımızı cevaplayan Çelik Motor Genel Müdürü Şafak Savcı, yaşanan faiz ortamı nedeniyle sektörün hafif küçülme yaşadığını söyledi. Etkinin buradan geldiğini anlatan Savcı, “Türkiye’nin potansiyeli gerçekten çok yüksek. Türkiye'de işletme sayısı oldukça fazla. Talep tarafında hiçbir zaman bir sıkıntı yaşanmadı. Uzun dönemde biraz finans tarafındaki koşulların daha cazip hale gelmesiyle kiralama sektörü gerçek potansiyeline kavuşacaktır. Aslında bir finans yönetimi de yapıyoruz. Bir finans yönetimine daha çok kayıyor, otomobilin maliyetini oluşturan temel unsurlardan bir tanesi, aracın satın alma, maliyeti bir tanesi fonlama maliyetimiz bir diğeriyse operasyonal maliyetimiz. Araç parkı bir tık geriye geldi. Ama tüketim tarafında iştah oldukça yüksek. Yani bugün faizler geri gelse araç fiyatları bir tık ucuzlasa sektörün görünümü değişir” dedi.
Praticar’dan da bahseden Savcı, “Mobiliteyi bugün yalnızca bir ulaşım ihtiyacı olarak değil, yaşamın temposunu belirleyen stratejik bir sektör olarak ele alıyoruz. Anadolu Grubu olarak faaliyet gösterdiğimiz her sektörde oyunun kurallarını takip eden değil, o kuralları bizzat yeniden yazan bir yaklaşım benimsedik. Praticar da bu bakış açısının mobilite alanındaki ifadesi. Praticar, mobilite sektöründe sahip olduğumuz bilgi birikimini ve operasyonel yetkinliği, çeviklik, dijitalleşme ve erişilebilirlik kavramları üzerinden şekillenen bütüncül bir anlayışla yorumladığımız yeni bir başlangıç. Praticar olarak amacımız, mevcut yapıyı tekrar etmekten ziyade, kullanıcı deneyimini daha yalın, daha hızlı ve daha anlamlı bir çerçevede yeniden kurgulamak. Mobiliteyi daha erişilebilir kılarken, aynı zamanda yeni kullanıcıları bu ekosisteme dahil eden, alışkanlıkları dönüştüren ve sektöre yepyeni bir perspektif kazandıran bir yapı inşa etmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
“Kiralama pazarı doygunluğa ulaşmadı”
Araç kiralama sektörünün, doğası gereği finansman koşullarına çok duyarlı bir sektör olduğunu anlatan LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik “Çünkü bizim iş modelimizde büyüme, doğrudan araç yatırımıyla; araç yatırımı ise kredi maliyeti, faiz seviyesi, ikinci el araç değeri ve nakit akışı dengesiyle belirlenir. Sektör hem yüksek faizle finansmana erişmek zorunda kaldı hem de araç, bakım, sigorta, personel, operasyon ve finansman maliyetleri enflasyonist baskı altında kaldı. Türkiye araç kiralama pazarı kesinlikle doygunluğa ulaşmış değildir.
Tam tersine, potansiyel hâlâ çok büyüktür. Kısa dönem araç kiralama tarafında turizm, uçuş sayıları ve şehirler arası hareketlilik en önemli öncü göstergelerdir. Türkiye’nin 4 mevsim turizm potansiyeli, havalimanı trafiği, yabancı ziyaretçi sayısı ve iç turizm hareketliliği dikkate alındığında kısa dönem kiralamada hâlâ ciddi büyüme alanı vardır.
Kurumsal kiralama tarafında ise asıl potansiyel KOBİ segmentindedir. Büyük ölçekli şirketler operasyonel kiralamayı daha yaygın kullanırken, KOBİ’lerde hâlâ araç sahipliği refleksi güçlü. Oysa finansal açıdan bakıldığında, sermayeyi araca bağlamak yerine operasyonel kiralama ile nakit akışını korumak birçok işletme için daha rasyonel hale gelmiş durumda. KOBİ segmentinde kiralama penetrasyonu istenen seviyeye ulaşırsa, Türkiye’de operasyonel kiralama araç parkının bugünkü 234 bin adet seviyesinden orta vadede 500– 750 bin adet bandına çıkması mümkündür” yorumunu yaptı.
Ali Yıldırım-Dünya