GÜNDEM

Kuantum bilgisayarların gelişmesi Bitcoin'in varlığını riske atıyor

Glassnode’un 22 Mayıs 2026 tarihli analizine göre, dolaşımdaki Bitcoin’lerin yüzde 30’u gelecekteki kuantum bilgisayar saldırılarına karşı risk altında bulunuyor.

Abone Ol

Blockchain analitik firması Glassnode tarafından 22 Mayıs 2026 Çarşamba günü yayımlanan araştırmaya göre, dolaşımdaki tüm Bitcoin'lerin yaklaşık üçte biri gelecekteki kuantum bilgisayar saldırılarına karşı risk altında olabileceği için bu varlıkların değeri yaz anında yaklaşık 469 milyar dolar olarak hesaplanıyor.

Glassnode'un analizi, Bitcoin blok zinciri üzerinde hangi coin'lerin genel kriptografik anahtarlarının (public key) daha önce ifşa edildiğini belirlemiş ve 6 milyon 40 bin BTC'nin (toplam arzın yüzde 30,2’si) kuantum riskine maruz kalabileceğini açıkladı. Geriye kalan 13 milyon 990 bin BTC ise herhangi bir genel anahtar ifşası göstermiyor.

Shor algoritması ve kuantum tehdidinin teknik temeli

Risk, Bitcoin güvenliğinin temelindeki mimariden kaynaklanıyor. Her bir Bitcoin, blok zinciri üzerinde yalnızca belirli koşullar altında görülebilen bir genel anahtarla eşleştirilmiş özel bir anahtar (private key) tarafından kontrol ediliyor.

Kuantum endişesinin kaynağı, Shor algoritması olarak bilinen bir yöntemle yeterli kapasiteye sahip bir kuantum bilgisayarın, bilinen bir genel anahtardan özel anahtarı teorik olarak geri çözebilmesidir. Bu senaryoda, genel anahtarı blok zincirinde zaten ifşa olmuş herhangi bir Bitcoin, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın anında hedef alınabilir duruma geliyor.

Yapısal maruziyet ve kayıp cüzdanlar

Glassnode, risk altındaki Bitcoin arzını iki ayrı kategoriye ayırıyor. Yapısal maruziyet (structural exposure) 1 milyon 920 bin BTC ile toplam arzın yüzde 9,6’sını oluşturuyor. Bu coin'ler, genel anahtarı tasarım gereği ifşa eden script formatlarında kilitlenmiş durumda. Bu kategoriye, Bitcoin'in sözde kurucusu Satoshi Nakamoto ile ilişkilendirilen erken dönem "pay-to-public-key" çıktıları, eski çoklu imza (multisignature) yapıları ve daha yeni Taproot çıktıları da dahil. Söz konusu coin'lerin önemli bir kısmı taşınamaz durumda olabilir; bunlar kayıp cüzdanlar veya daha güvenli adres formatlarına gönüllü olarak taşınamayan atıl varlıklar.

Glassnode'un operasyonel maruziyet (operational exposure) olarak adlandırdığı ikinci ve daha büyük kategori ise 4 milyon 120 bin BTC ile toplam arzın yüzde 20,6’sına karşılık geliyor. Bu Bitcoin'ler doğuştan güvenlik açığı taşımıyor, ancak adres tekrar kullanımı (address reuse) nedeniyle risk altına giriyor. Bu uygulama, bir cüzdanın aynı adrese birden fazla işlem alması ve bir harcama sırasında genel anahtarı yayınlayarak kalan bakiyeyi ifşa etmesi sonucunda oluşuyor.

Borsalardaki Bitcoin maruziyet dağılımı

Operasyonel risk altındaki coin'lerin önemli bir kısmı borsalarda yoğunlaşıyor. Bu kategorideki 1 milyon 660 bin BTC (toplam arzın yüzde 8,3’ü) borsalarla ilişkilidir. Bu miktar, operasyonel açıdan risk altındaki tüm Bitcoin'lerin yaklaşık yüzde 40’ına denk geliyor. Maruziyet, platformlar arasında belirgin farklılıklar gösteriyor. En büyük borsalar arasında Coinbase'in etiketli bakiyeleri büyük ölçüde risk dışı yapılarda yoğunlaşmış durumda (sadece yüzde 5 risk altında). Buna karşılık Binance (yüzde 85) ve Bitfinex (yüzde 100) görece yüksek oranda risk altındaki bakiyeler sergiliyor.

Glassnode, bulguların herhangi bir kurum için risk derecelendirmesi veya ödeme gücü sinyali olarak okunmaması gerektiğini vurguluyor. Verilerin, yakın tehlikeyi değil saklama tasarımı tercihlerini yansıttığı belirtiliyor. Egemen Bitcoin varlıkları ise kayda değer ölçüde daha iyi durumda: Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve El Salvador sıfır kuantum maruziyeti gösteriyor.

Bitcoin geliştirici topluluğu, BIP-360 olarak bilinen ve kuantuma dirençli işlem formatları getirmeyi öneren bir güncelleme de dahil olmak üzere protokol düzeyinde yanıtları tartışıyor.

Bitcoin varlıklarının yaklaşık 469 milyar dolarlık kısmı teorik olarak gelecekteki kuantum riskine maruz kalabilecek durumda ve bu riskin azaltılması, sektördeki adres yönetimi uygulamalarına ve olası protokol güncellemelerine bağlı olacak.

Murat Ali Oral-Dünya