Bir işyerinin kritik bilgilerine erişme yetkisi olan ve üst düzey görevler yürüten çalışanlar, eğer iş sözleşmesinde 'rekabet yasağı'na yönelik bir sözleşme imzalamışsa işverenin zararına olacak birtakım işlemleri yapmamakla yükümlüdür. Yaparsa yüksek cezalara çarptırılabilir.

İşverenlerin pek çoğu özellikle işyerinin kritik bilgilerine erişme yetkisi olan ve üst düzey görevler yürüten çalışanları için rekabet yasağına yönelik maddelere iş sözleşmelerinde yer veriyor. Hatta bazı işverenler ayrı bir sözleşmeyle bu konuda sıkı tedbirler alıyor. Rekabet yasağına dair sözleşmeler her durumda ve her işçi için geçerli değil. Yargıtay bu yöndeki düzenlemelerin geçerlilik şartlarını ve kimler için geçerli olabileceğini belirlemiş durumda. İşçilerin iş sözleşmesinde bu yönde madde varsa ya da ayrıca bir sözleşme imzalamışlarsa işten ayrılıp başka bir şirkete geçerken ya da kendi işlerini kurarken dikkat etmeliler.

Rekabet yasağı ne demek?

İş Hukuku'nda işçinin işverene karşı bazı borçları bulunmaktadır. Bu borçlardan bir tanesi de rekabet etmeme borcudur. Bu borca göre işçi rakip bir işletmede veya kendi hesabına çalışmak gibi işverenin zararına olacak birtakım işlemleri yapmamakla yükümlüdür. Dolayısıyla işçi işverenin faaliyet yürüttüğü konuda başka bir şirkette çalışmamak ya da aynı konuda gidip kendi işyerini açmamak durumundadır.

Ne zaman geçerli?

İşçinin işverene karşı rekabet etmeme borcu, çalıştığı süre boyunca geçerlidir. Dolayısıyla işçi, işyerinde çalıştığı süre içerisinde aynı konuda kendi işyerini açamadığı gibi aynı alanda çalışan başka bir şirkette de çalışamaz.

Rekabet yasağı neden var?

Rekabet yasağı, işverenin ticari sırlarının, müşteri ve ürün bilgilerinin korunması amacıyla yapılan bir düzenleme. Pek çok işyerinde kritik görevlerdeki işçiler işverenin ürün, hizmet ve müşteri bilgilerinin çoğuna işleri gereği erişebiliyor. İşte işverenin bu bilgilerinin korunmasına yönelik olarak rekabet yasağı söz konusu. Bu çerçevede işçi çalışması sırasında öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, çalıştığı süre boyunca kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz. İşçi işten ayrıldıktan sonra da işverenin menfaatinin korunması için gerekli ölçüde bu bilgileri saklamakla yükümlüdür.

Çalışma hakkının zedelenmemesi önemli

İşçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesinde rekabet yasağına ilişkin bir düzenleme varsa ya da ayrıca bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunuyorsa bu metinlerdeki ifadelerin işçinin çalışma hakkını zedelememesi gerekir. Rekabet yasağına ilişkin hükümlerin yer, süre ve konu itibarıyla sınırlandırılması şarttır. Rekabet yasağına ilişkin hükümlerin niteliği gereği işçinin çalışma hakkını zedelememesi, işçinin çalışmaya devam edebilmesini sağlaması ve işverenin de rekabet nedeniyle zarar görmesinin engellenmesi gerekmektedir. Yani önemli olan işçinin çalışma hakkı ile işverenin rekabet nedeniyle zarar görmemesi arasındaki dengenin sağlanmasıdır.

EYT’linin izin hesabı EYT’linin izin hesabı

Yasağın delinmesi halinde ne olur?

Rekabet yasağına dair işçi ile işveren arasında bir sözleşme imzalanmış ve sözleşmede cezai şart öngörülmüşse, işveren işçinin rekabet yasağına aykırı davrandığını ispat ettiği anda işçinin bu tutarı işverene ödemesi gerekir. İşçi ile işveren arasındaki rekabet etmeme sözleşmesinde cezai şart değil işverenin zararı halinde zararın tazmini öngörülmüş ise bu durumda işverenin işçinin rekabet etme yasağına aykırı davranışı nedeniyle bir zarara uğramış olması gerekmektedir. Bu durumda işçi zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

Cezai şartlara mutlaka dikkat edilmeli

İşçilerin iş sözleşmelerinde rekabet etmeme yönünde bir düzenleme varsa ya da ayrıca bir rekabet etmeme sözleşmesi imzalamışlarsa bu sözleşmede cezai şart yer alıp yer almadığına dikkat etmeleri gerekiyor. Cezai şartın varlığı ve konu, süre ve yer bakımından sınırlı olması halinde işçinin aynı alanda başka bir şirkette çalışması ya da kendi şirketini açması işçiye cezai şarta katlanmak zorunda bırakabilir, yani işçi işverene tazminat ödemek durumunda kalabilir.