Bütün mutluluklar birbirine benzer… Oysa her mutsuzluğun kendine has öyküsü vardır. Şu anda dünya mutsuzlukların farklı öykülerini de birleştirecek derecede kaotik duruma gelmiş bulunuyor
İngiliz edebiyatının romantik şairi Percy Shelley, “Haklar Deklarasyonu’nun 31’nci maddesinde şöyle der: “Hiç kimsenin yararlanabileceğinden fazlasını tekeline alma hakkı yoktur; milyonlarca insan açlıktan ölürken, zenginlerin yoksullara verdikleri şeyler, kusursuz bir iyilik değil, kusurlu bir haktır.”
Aradan 220 yıl geçmesine rağmen, haklar konusunda değişen fazla bir şey olmadığını görüyoruz. Davos’ta konuşan dünyanın en güçlü patronlarından BlackRock CEO’su Larry Fink; “kapitalizmin son büyük faciasına hazırlanın, bu kadar adaletsiz bir dağılımı hiçbir toplum kaldıramaz, sistem çatırdar.”
DARBEYİ YİYECEK OLAN HALKIN BU MASADA SANDALYESİ YOK
Fink’in uyarıları katılımcıların yüzünde tokat gibi patlıyor; “burada toplanmış bir grup elit, herkesin dünyasını şekillendirmeye çalışıyor. Ama asıl darbeyi yiyecek olan halkın bu masada sandalyesi bile yok.” Tarihin en büyük serveti yaratılmış ama bu para, toplumsal barışı bozacakların cebine girmiş.
Peki çare? Fink, sistemin tamamen çökmemesi için tek bir yol öneriyor: “Halkı büyümenin sadece 'kurbanı' veya 'seyircisi' olmaktan çıkarıp, bu yeni zenginliğin ortağı haline getirmek zorundayız." Aksi takdirde, adaletsizliğin yarattığı öfke dünyayı sarsar. Aslında sarsmayı geçti, küreyi çatırdatıyor.
İKİ SORU İKİ CEVAP / İnsan haklarına dair…
Gelir dağılımı bozulursa?
1-Toplumsal barış tehlikeye girer. 2-Tok, açın halinden anlamaz olur. 3-İhtişam da sefalet de abartılır. 4- Sistem, fakirden alır zengine verir. 5-“Aç bırak itaat etsin, cahil bırak biat etsin” siyaseti güdülür.
Peki, ne yapmak gerekir?
Mahatma Gandi; “sade yaşa ki başkaları da var olabilsin.” Buna, had bilmek diyoruz. Nitekim kapitalizm; fakirleri doyuramadığımız için değil, zenginleri doyuramadığımız için çatırdıyor.
NOT
AÇLIK, EN BÜYÜK KİTLE İMHA SİLAHIDIR
İnancımızda; “komşusu açken rahat uyuyan bizden değildir” düsturu yatar. Ancak vardığımız çürüme düzeyi korkunç. Yoksul komşu açlığının, varsılları gaflet uykusundan uyandırmaya yetmediği dünyada çatışmalar kaçınılmazdır. Aç insanlar gelir, hakkını alır, tarih buna “kavimler göçü” ve savaş der.
AÇLIK LÛGATI
Yoksulluk: Günde 3 bin kalori, 3 litre su ve 3 GB bilgiye erişemeyenlerin aktüel tanımı bu.
Yoksunluk: Temel ihtiyaçlarını karşılayacak imkanlara erişimde zorlanma halinin ifadesi
Açlık: Beslenme imkânı bulamayan. Karnını doyuramayan, hayatta kalmakta zorlanan
Açlık siyaseti: Kitleleri, seçmenini sürekli kendi yardımına muhtaç bırakma ahlaksızlığı
Şeref OĞUZ-Ekonomim