SGK’nın son 10 yıllık zorunlu sigortalı çalışan verileri, Türkiye’de istihdamın niceliksel artışının yanında niteliksel bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ortaya koydu. Bu kapsamda 2015-2025 döneminde imalat sanayinde istihdam yüzde 13,6 artışla 3,87 milyona ulaşırken, söz konusu oran yüksek teknolojide yüzde 91,4, orta ve yüksek teknolojide yüzde 24,1 artış gösterdi. Bu dönemde imalat sanayinde istidam 3,4 milyondan 3 milyon 875 milyona yükselirken, yüksek teknolojide 102 binden 195 bine ulaştı.
SGK’nın istihdam verilerini 2015-2025 dönemine göre analiz eden girişimci ve akademisyen Dr. Ömer Özdinç, genel olarak incelendiğinde, 2015 yılında 14 milyon olan toplam zorunlu sigortalı çalışan sayısının, 2025 Kasım itibarıyla yüzde 21,5’luk artışla 17 milyona yükseldiğini, teknoloji yoğun sektörlerde istihdamın büyüme eğilimi gösterdiğini söyledi.
Son yıllarda gerilese de 1 milyon tabanına oturdu
Yüksek teknoloji sektörlerinde çalışan sayısı 2015’te yaklaşık 102 bin olurken, 2025’te yüzde 91,4’lük artışla 195 bine ulaştığına işaret eden Özdinç, “2024’e kıyasla 2025’te sınırlı bir gerileme yaşanmış olsa da uzun vadeli eğilim, yüksek teknoloji alanlarının istihdam kapasitesini neredeyse iki katına çıkardığını gösteriyor. Bu durum, Ar-Ge yoğun üretim ve ileri teknoloji alanlarının Türkiye’de giderek daha fazla istihdam ürettiğini ortaya koyuyor” değerlendirmesi yaptı. Orta-yüksek teknoloji sektörlerinde de istikrarlı bir büyüme söz konusu olduğuna işaret eden Dr. Ömer Özdinç’in analizine göre, 2015’te yaklaşık 970 bin olan çalışan sayısı 2025’te yüzde 24,1’lik artışla 1 milyon 200 bine yaklaştı. Son bir yılda sınırlı bir düşüş görülse de sektörün 1 milyonun üzerinde kalıcı bir istihdam tabanı oluşturduğu ve üretim yapısında teknoloji yoğunluğunun güçlendiği belirlendi. En dikkat çekici artış ise bilgisayar programlama ve yazılımda gerçekleşti. Buna göre sektörde, 2015 yılında 65 bin olan çalışan sayısı, 2025’te yüzde 180’lik bir artışla yaklaşık 183 bine yükseldi. Böylelikle 10 yılda yüzde 181,5 artış gösterdi. Artış eğiliminin 2025 yılında da 2024’e göre yükseliş gösterdiğine işaret eden Özdinç, “Bu tablo, dijitalleşme ve yazılım temelli iş modellerinin Türkiye’de istihdam açısından stratejik bir alan haline geldiğini açık biçimde ortaya koyuyor” dedi. Analize göre, imalat sanayinde 2015’te yaklaşık 3 milyon 412 bin olan çalışan sayısı 2025’te yüzde 10’un üzerinde artış göstererek 3 milyon 875 bine çıktı.
İmalat istihdamda ana taşıyıcı rolünü koruyor
İmalat sektörü, sahip olduğu iş gücüyle istihdamdaki ana taşıyıcı rolünü korurken, teknoloji yoğun alt segmentlerdeki büyüme, üretim kompozisyonunun daha katma değerli alanlara evrildiğine işaret ediyor. 2025 verileri genel olarak değerlendirildiğinde, toplam istihdamın 17 milyonun üzerinde istikrar kazandığı; yazılım, yüksek teknoloji ve orta-yüksek teknoloji alanlarının son on yılda güçlü bir büyüme per formansı sergilediğine vurgu yapıldı. Analizde, “Kısa vadeli dalgalanmalara rağmen, 2015–2025 dönemi Türkiye’de istihdam yapısının daha teknoloji yoğun ve bilgi temelli sektörlere doğru yöneldiğini ortaya koyuyor. Bu eğilim, dijital dönüşüm ve yüksek katma değerli üretim politikalarının istihdam üzerindeki etkisinin somut göstergesi olarak değerlendirilebilir” değerlendirmesi yapıldı.
Yüksek lisansta öğrenci sayısı geriliyor
Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) geçen yıl ekim ayında açıkladığı, 2024 yılı beyin göçü istatistiklerine de değinen Dr. Ömer Özdinç, son üç yıldaki durağanlığın devam ettiğini, yükseköğretim mezunları içinde beyin göçü oranının yüzde 2’de kaldığını söyledi. İstatistiklere göre, beyin göçünü en fazla veren yükseköğretim bölümleri sırasıyla yüzde 7 ile “bilişim ve iletişim teknolojileri”, yüzde 4,5 ile “mühendislik imalat ve inşaat”, yüzde 2,5 ile “doğa bilimleri matematik ve istatistik” oldu. Moleküler biyoloji ve genetik mezunlarının yüzde 15’i, işletme mühendisliği mezunlarının yüzde 11’i, matematik mühendisliği, biyomühendislik ile fizik mühendisliği mezunlarının ise yüzde 9’u yurt dışına göç etti. Yükseköğretimde öğrenci sayısının ise (lisans, yüksek lisans ve doktora) düşmeye devam ettiğini vurgulayan Özdinç, “Lisans öğrenci sayısı 3 milyon 740 bine düşerken yüksek lisans öğrencisi 410 bine, doktoralı öğrenci sayısı da 109 bine geriledi” dedi.
Hamide Hangül-Dünya