ABD-İsrail ile İran arasında 28 Şubat’tan bu yana devam eden ve Ortadoğu’da gerilimi en üst seviyeye çıkaran savaş, turizm sektörüne kara bulut gibi çöktü. İstanbul’da doluluk oranları yüzde 10-15 civarında düşerken, Akdeniz sahillerinde yaz sezonu için tablo çok iyimser değil. Yakın tarihli rezervasyon iptalleri, yaz sezonuna da kaymaya başladı, bazı oteller sezon açılışlarını erteledi. Almanya ve İngiltere’den gelen talep gözle görülür şekilde daralırken, sektör temsilcileri 2026 turizm sezonundaki hedeflerin aşağı yönlü revize edilmesi ve planlamaların bu doğrultuda yapılması gerektiğini savunuyor.

“Hedefler aşağı yönlü revize edilmeli”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (BAKSİFED) Başkanı Mustafa Cengiz, Ortadoğu ve Körfez bölgesinde devam eden ABD-İsrail saldırıları ve buna karşılık İran’ın bölge ülkelerine gerçekleştirdiği misillemelerin, insani felaketlerin yanı sıra Akdeniz sahillerindeki turizmi de olumsuz etkilediğini söyledi.

“03-05 Mart tarihlerinde Almanya’nın Berlin şehrinde gerçekleşen ITB Berlin Uluslararası Turizm Fuarı ve Rusya’nın Moskova şehrinde yapılan MITT Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarında bu etkiler açıkça görülüyor” diyen Cengiz, “Türkiye’nin savaşa dahil olmamasına rağmen bölgedeki genel istikrarsızlık ve özellikle Hatay ve Gaziantep illerine ‘füze düştü’ haberleri de turizm bölgelerimize misafir gönderen ülkelerde yankı buldu. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın çatışmalar nedeniyle Türkiye’de ‘seyahat etmeyin’ uyarısı verilen 4. seviye riskli bölgeler yalnızca Şırnak ili, Hakkâri ili ve Suriye sınırına 10 kilometre (altı mil) mesafedeki bölgeler. Yanı sıra Türk turizm sektörünün de yoğun lobi çabaları var.

Buna rağmen bölgemizin önemli pazarları Almanya ve İngiltere’den talep daralması gözle görülür seviyeye ulaştı” diye konuştu. Antalya’ya en çok turist gönderen ülke olan Rus pazarından ise Dubai’deki iç karışıklıktan kaynaklı özellikle Nisan-Mayıs aylarında olması beklenen talep artışının gerçekçi görünmediğine dikkat çeken Cengiz, “Hali hazırda maliyetlerdeki enflasyon etkisi ve kur politikasından kaynaklı oluşan karlılık düşüşü ile birlikte güncel gelişmeler ışığında 2026 turizm sezonundaki hedeflerin aşağı yönlü revize edilmesi ve planlamaların bu doğrultuda yapılma zorunluluğu doğmuştur” ifadelerini kullandı.

“1 Nisan açılışlarını erteleyenler var”

Antalya bölgesinde uzun yıllardır faaliyetlerde bulunan deneyimli turizmci Aletris Deluxe Hotel Genel Müdürü Zafer Aryay da, şu anda yakın tarihli ve bütün sezona yayılan iptallerin yaşanmaya başladığını söyledi. “Özellikle yakın tarihli iptalleri anlayabiliyorum çünkü savaşın durmayacağı belli. Ama temmuz ve ağustos gibi ileriki tarihlere de iptaller geliyor” diyen Aryay, “Biz genellikle Alman misafirlerle çalıştığımız için rezervasyonlarımız Almanlardan geliyor. Ayın 1’i ile 5’i arasında 50 oda iptali aldık. Bu iptaller sezona yayılmış durumda. 50 oda az değil, beklemediğimiz bir durum. Sektörde diğer kurumlarda da benzer bir durum söz konusu” diye konuştu. Bazı otellerin sezonu geç açmak zorunda kalacağına işaret eden Aryay, “Hatta bazıları nisan başında açacakken 24-25 Nisan’a ertelediler açılışlarını. Çünkü nisan ayında rezervasyon akışı durdu. Oteller de bu yüzden biraz geç açmayı tercih ediyorlar. Erken açmanın maliyeti var ve bu az buz bir maliyet değil” ifadelerini kullandı. Maliyetlerin yükselmesi ve çatışmaların yaşanmasının turizmde rezervasyon kayıplarına yol açtığını dile getiren Aryay, şu anki tabloda en az yüzde 25-30’luk bir daralma olduğunu vurguladı.

“Rusya’dan Türkiye'ye bir miktar kayma olabilir”

Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, savaş durumunun turizm sektörüne etkilerini EKONOMİ’ye değerlendirdi. “Tatilsepeti platformu üzerinden yurt dışı turlarda Dubai, Mısır, Arabistan öne çıkıyor, vize kolaylığı gibi etkenlerle bu ülkeler çok fazla talep alıyordu” diyen Kılıç, “Ancak her zaman olduğu gibi çatışmanın ilk etkilediği sektörlerin başında yine turizm geldi. Bölgeden uçuşların durması, giden turist açısından da mağduriyet yarattı. Turizm yine zorlu bir sınav veriyor” dedi.

Ramazan Bayramı’nda da en çok talep alan yurt dışı destinasyonun sezon ve vize kolaylığı nedeniyle Dubai olduğunu hatırlatan Kılıç, Dubai rezervasyonlarının tümüyle iptal edildiğini aktardı.

Bayram nedeniyle seyahat planlarını farklı rotalara kaydıranlar da olduğunu belirten Kılıç, “Vize sorunu yaşamayanlar Dubai yerine Avrupa ülkelerine yönelmiş durumda” dedi. Yaz sezonunda dış pazarda talepte yaşanacak azalmanın Akdeniz bölgesinde iç pazarı hareketlendirebileceğine işaret eden Kılıç, “Dünya ve ülke turizmi tüm zamanlarda olduğu gibi yine direnç gösterecek; alternatif rota ve konseptler üreterek büyümeye devam edecektir. Yerli ve yabancı turist taleplerinde bölge odaklı bir duraksama veya iptaller yaşanıyor, yaşanabilir. İç pazarın bu durumdan çok fazla etkilenmesini beklemiyoruz. İç pazarımız güçlü, yurt içi en güvenli ve ulaşılabilir seçenek olarak görülüyor. Türkiye’ye Rusya’dan bir miktar kayma olmasını bekliyoruz. Özellikle Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz çanağına olan taleplerde artış bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

"Türkiye’nin bulunduğu coğrafya krizlere açık"

ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla başlayan savaşta 16’ncı gün geride kaldı. Ortadoğu’ya yayılan savaş nedeniyle turizm sektörü tedirgin. Sektörden gelen haberler savaş nedeniyle rezervasyonlarda bir yavaşlama olduğu ancak şimdilik çok olumsuz bir durumunun söz konusu olmadığı yönünde. Hava sahalarındaki kapanma, uçuşların kısıtlanması, petrol fiyatlarındaki artış pek çok ülke gibi Türkiye’yi de olumsuz etkiliyor. Savaşın ne kadar süreceği belirsizliğini koruyor. 2026 yılına 68 milyar dolar turizm geliri hedefiyle giren sektör çatışmaların sona ermesini beklerken, gerek kamuda gerekse özel sektörde savaş sonrasına dönük pazarlama stratejileri yeniden belirleniyor. Bölgede devam eden savaşın sektöre etkileri konusunda görüşlerine başvurduğumuz bir kaynak, “Öncelikle sıcak savaşın bitmesi gerektiği” mesajını verdi.

Sıcak çatışma sürerken sektöre etkileri üzerinde konuşmanın doğru olmadığına belirterek, “Çatışma ortamındayız, Türkiye’nin bulunduğu coğrafya krizlere açık bir bölge, biz bu bölgenin ülkesiyiz, İspanya değiliz. Bu coğrafyada geçmişte de krizler oldu, bugün de var, gelecekte de olacak. Bu nedenle her zaman hazırlıklı olmak zorundayız. Son yıllarda aldığımız pek çok önlemle sektörün bağışıklığını güçlendirdik” diye konuştu. Şimdi de sıcak çatışma bittikten sonraki dönem için hazırlıkların yapıldığını belirterek, “Mekanizmalarımızı hazırlıyoruz ama önce sıcak çatışmanın bitmesi gerekiyor. Geçen yıl 12 gün savaşları yaşandı, Hindistan-Pakistan gerilimi vardı. Yıl sonu itibarıyla hedefler yakalandı. Bağışıklığımızı güçlendirdik, tecrübeliyiz. Hazırlıklarımızı yapıyoruz, bunu şimdiden açıklamak doğru değil, şu an yorum yapmak için de erken, çatışmanın bitmesi lazım” değerlendirmesini yaptı.

Merve Yiğitcan-Ekonomim