Uyumlunun kaderi!

Abone Ol

Geçen haftaki yazımda 04.06.2026 tarihinde yayınlanan 7582 sayılı yasanın mükellefler için bir hayal kırıklığı olduğunu belirtmiştim.

Çünkü, taksitlerin 72 aya çıkarılmış olması %40 gibi faiz oranlarının olduğu bir dönemde mükellefe fayda yerine zarar verecektir.

Konuya ilişkin tepkiler sonrası bir tebliğ ile bazı düzenlemeler yapılacağı sanılmaktadır.

Bu yazı yazıldığında henüz tebliğ yayınlanmamıştı. Ancak bir taslaktan söz ediliyordu.

Bu tebliğ taslağına göre;

--Tecil faizinin % 39'dan % 29'a çekileceği

--Borcun durumuna göre, normal taksitin 36 ay, zor durum halinde 48 ay, çok zor durum halinde ise 72 ay olarak uygulanacağı

--Teminat tutarının 10 milyon TL'ye çıkarılması, 10 milyon TL’nin üzerindeki borçlar için ise, fazlasının yarısı kadar teminat isteneceği

--KDV borçlarında uygulanacak taksit sayısının 12 ay olacağı

--Belediye borçlarının 70 taksite kadar çıkarılabileceği

Şeklinde bir düzenleme bekleniyor.

Yayınlanması beklenen tebliğde, yer alan bu düzenlemeler kısmen de olsa mükellefler adına olumludur.

Ancak, 72 ay demek 6 yıl, 48 ay ise 4 yıl. Bu sürenin tamamında % 29 sabit faiz uygulanması haksızlık yaratacaktır. Örneğin, iki yıl sonra faizler % 15’lere düşerse taksit faizlerinin % 29 olarak devam etmesi mükellefler içine önemli bir mali kayıptır.

Bu nedenle, her yıl geçerli faiz oranının güncel duruma göre taksitlere yansıtılması doğru olacaktır.

Diğer taraftan, yine önemli bir düzenleme olan VARLIK BARIŞININ nasıl uygulanacağına ilişkin taslak tebliği yayınlandı.

Kapsamlı bir tebliğ. İşlemler örneklerle açıklanmış.

Ancak üzerinde durmak istediğim konu inceleme aşamasında olan veya incelenmesi tamamlanmış, kayıt dışı hasılat tespitine yönelik raporların durumudur.

Diyelim ki faturasız satışlar yaptınız, bedeli firma veya şahsi ibanınıza ödenmiş ve bu durum raporla tespit edilmiş olsun.

Düzenlenen bu rapora göre de 10 milyon kayıt dışı hasılat ile ilgili matrah farkı tespit edilmiş olsun.

Bu durumda da varlık barışından yararlanmanız mümkündür.

Hatta bankaya ayrıca para yatırmanıza da gerek yok. Çünkü inceleme raporunda tespit edilenler zaten banka hesabına yatmış görünüyor.

Sadece %5 ödeyerek varlık barıştan yararlanmanız mümkün.

Ayrıca hiç incelemeye tabi olmasanız bile, geçmişinize yönelik bir inceleme içinde, yaptığınız varlık barışı koruyucu faktörü durumun da olması mümkün.

Varlık barışını bu kadar geniş kapsamda değerlendirmek mümkün.

Sadece yapılması gereken en fazla % 5 vergi ödemek.

Böylece % 40 veya % 25 gelir veya kurumlar vergisinden ve %20 oranındaki katma değer vergisinden kurtulmuş olabilirsiniz.

Geçen haftaki yazımda, bu gibi nedenlerden dolayı yasanın adil olmadığını belirtmiştim.

Bir örnekle bu durumu sizlerin değerlendirmesine bırakıyorum.

Bay Ahmet, tüm alım ve satımlarını belgeli olarak yaparak, süresinde beyanlarda bulunmuş, durumuna göre %40 veya % 25 oranında 5.000.000 TL tahakkuk eden vergisini ekonomik sıkıntı nedeniyle ödeyememiş.

Gecikme zamları ile birlikte toplam borcu 9.000.000 TL'ye çıkmış.

Bay Ahmet borcu 48 taksit şeklinde ödemeyi düşünmüş, dolayısıyla tecil faiziyle birlikte ödediği toplam para 15.000.000 TL olduğunu varsayalım (gerçekte de buna yakındır)

Bay Mehmet ise 15.000.000 faturasız satış yapmış ve eksik beyanda bulunmuş.

İncelemeye alınmış sonrasında hakkında 7.000.000 matrah farkı, 3.000.000 KDV farkı toplam 10.000.000 tarhiyat yapılmış.

Mehmet Bey bu tespit öncesinde, varlık barışından yararlanmışsa toplam 10.000.000 tarhiyatın % 5'i olan 500.000 TL ödeyerek yükten kurtulmuş olacak.

Bay Ahmet vergi uyumlu bir vatandaş ama uyumlu olmanın ağır bedelini ödüyor.

Bay Mehmet işe vergiye uyumsuz ama uyumsuzluğun primini alıyor.

Garip olan ne biliyor musunuz?

Varlık barışının çıkma gerekçesinde “vergiye uyumu artırmak için” deniliyor.

Yahu sen uyumlu mükellefi uyumlu olduğuna pişman ediyorsun, uyumsuzluğu ise ödüllendiriyorsun

Bu nasıl bir gerekçe? Gerçekten şaka gibi.