04.06.2026 tarihinde yayınlanan 7582 sayılı yasa ile devlet yine kendisini ve varlık sahiplerini kayırdı.
Önce yasayı kısaca özetleyip, sonrasında bir genel değerlendirme yapmak istiyorum.
Yasa da özetle;
1-kamu borçlarında yapılan tecillerde, taksit süresi 36 aydan, 72 aya çıkarıldı.
2-Türkiye'de yerleşik kişilerin son üç yılda mükellefiyeti bulunmaması koşuluyla, yurt dışından getirecekleri kazançlara 20 yıl vergi uygulanmayacak.
3-Nitelikli hizmet çalışanlarının (ar-ge personeli) Ücretlerinde, asgari ücretin üç katı tutarı vergiden muaf.
4-Yurt dışı transit ticaretle veya yurt dışı satışlara aracılık edilmesi suretiyle elde edilen gelirlerin % 95'i vergi istisnasına tabi olacak.
5-İmalatçı ve ihracatçı şirketlerde kurumlar vergisi oranı % 12,5 olarak uygulanacak.
6-Tekrar varlık barışı getirildi.
Anılan kanun ile yapılan temel bazı düzenlemeler bu şekilde.
Yukarıda belirtilen 3-4 ve 5 maddelerin yurt dışı satışlarını arttırılması ve teknolojinin geliştirilmesi yönündeki teşvikleri kapsamaktadır.
Bu düzenlemelerin ülkenin genel çıkarları açısından bakıldığında olumlu değerlendirmek mümkündür.
Özellikle bu kanunda belirtilen 1 ve 6. şıklarda yer alan durumlar üzerinde durmak istiyorum.
Vergi mükelleflerinin önemli bir bölümünün, mevcut olumsuz ekonomik koşullar nedeniyle, vergilerini ödeyemediği, yüksek faizler nedeniyle de borçlarının katlanmış olduğu görülmektedir.
Mükelleflerin genel beklentisi önceki yıllarda yapılan bir borç ödeme sistemine benzer bir düzenlemeydi.
Ne yazık ki, sadece tecil taksitleri 36 aydan, 72 aya çıkarıldı. Faize devam. İşte vergi mükelleflerine yapılan kıyak da bu.
Aslında bunun da tam kanun metnindeki şekliyle uygulanması olmayacaktır. Çünkü bunu geçmiş uygulamalardan biliyoruz.
Önceki yasal taksit süresi 36 ay denilmesine rağmen, hiçbir zaman 12 ayın üzerinde taksit uygulaması yapılmadı. Üstelik KDV borçlarında taksit bile uygulanmıyor.
Diyelim ki ben yanılıyorum.
72 taksit demek 6 yıl, bu süre içinde bu faizlerle, örneğin 100 liralık borcun tamamı kaç lira olarak ödeneceği de ayrı bir sorun.
Öyle bakıldığında, beyanını zamanında yapıp, ödeyemeyen mükellefler için bu yasa ile olumlu hiçbir şey getirilmemiştir.
Ama beyanını doğru yapmayan, kayıt dışı çalışıp, altın-döviz veya arazi gibi varlıklara sahip olan ayrıca servetini yurt dışına kaçanlar için çok şey yapılmış.
Yine VARLIK BARIŞI adı altında bir düzenleme getirilmiştir.
Düzgün mükellefler % 25 kurumlar vergisi veya % 40’lara varan gelir vergisi öderken, diğerleri için sağlanan, yani kaçırılmış varlıkları barışa tabi tutulan vatandaşlar en fazla %5 vergi ile tüm bu varlıklarını meşru hale getirecekler.
Hatta bazı şartların sağlanması durumunda % sıfır vergi de mümkündür.
Üstelik bildirilen bu varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin HİÇBİR SURETLE Vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.
MASAK (Mali suçları araştırma kurumu), KURGAN şimdi kimi takibe alacak?
Çünkü bu kurumların esas görev alanlarının varlıklarını kaçıranlar veya haksız kazanç elde edenler değil miydi?
Neyse siz yine diğer vatandaşlarla meşgul olun.
Ne yapalım sistem böyle çalışıyor demek.