Bugün sizlere bir danışanımın yaşadıklarını anlatarak emeklilikte planlamanın önemini anlatmaya çalışacağım.
Bir kadın sigortalının doğum borçlanmasıyla tamamlandığını düşündüğü prim günleri üç yıl sonra silinmiş. Banka kredisiyle ödediği borçlanma bedeli faizsiz iade edilmiş, emeklilik planı bozulmuş.
Bu örnek; SSK, Bağ-Kur, şirket ortaklığı, ihya ve borçlanma süreleri birlikte değerlendirilmeden yapılan işlemlerin emekliliği nasıl yıllarca geciktirebildiğini gösteriyor.
Emeklilikte yalnızca ilk sigorta tarihini veya toplam prim gününü bilmek yeterli değil. Sigortalılık statüsü, şirket ortaklıkları, ödenmemiş Bağ-Kur primleri, durdurulan hizmetler, doğum borçlanmaları ve son 2.520 günlük hizmet dağılımı birlikte incelenmediğinde yıllarca sonra telafisi zor sonuçlarla karşılaşılabiliyor.
Geçtiğimiz günlerde görüştüğümüz bir kadın sigortalının yaşadıkları bunun çarpıcı bir örneği.
Kadın sigortalı konuya şöyle başlıyor “Üç çocuğum için Aralık 2022’de SGK’ye doğum borçlanması başvurusu yaptım. 2004, 2005 ve 2013 doğumlu çocuklarım için çıkarılan borçlanma bedelini, banka kredisi kullanarak ödedim. Prim günlerimi tamamladığımı düşünerek 3.600 gün üzerinden emeklilik şartlarımı sordum. Emeklilik yaşımın 58 olduğu bildirildi. Yaşımı beklerken 2025 yılında üçüncü çocuğum için kazandığımı düşündüğüm borçlanma günleri silindi.”
Sigortalıya, şirket ortaklığı nedeniyle Bağ-Kur tescilinin bulunduğu ve ilgili dönemde doğum borçlanması hakkının oluşmadığı bildiriliyor. Üç yıl önce banka kredisiyle ödediği para kendisine yalnızca yatırdığı tutar üzerinden iade ediliyor. Güncelleme, faiz veya paranın üç yıllık değer kaybını karşılayan ek bir ödeme yapılmıyor.
Böylece hem prim günleri eksiliyor hem de kredi kullanılarak ödenen paranın zaman değeri kayboluyor.
Sistemde görünmeyen Bağ-Kur günleri yok sayılmamalı
Bu dosyadaki temel sorun, şirket ortaklığından kaynaklanan Bağ-Kur tescilinin emeklilik planına baştan dahil edilmemesi.
7326 sayılı Kanun kapsamında, 30 Nisan 2021 ve öncesine ait prim borcu bulunan bazı 4/b, yani Bağ-Kur süreleri durduruldu. Bağ-Kur faaliyeti devam edenlerin sigortalılıkları ise 1 Mayıs 2021 itibarıyla yeniden başlatıldı. Durdurulan süreler hizmet dökümündeki aktif prim toplamında görünmeyebilir. Ancak bu durum, geçmişteki şirket ortaklığını ve Bağ-Kur tescilini hukuken ortadan kaldırmaz.
Durdurulan süreler emeklilik günü olarak sayılmaz; yeniden hizmete dönüştürülmeleri için ihya edilmeleri gerekir. İhya yapıldığında da yalnız ihtiyaç duyulan günler değil, mevzuatın öngördüğü kapsam içindeki durdurulmuş sürelerin tamamı üzerinden ödeme yapılması gerekir.
İncelediğimiz olayda 2.063 günlük durdurulmuş Bağ-Kur süresi bulunuyor. Bu sürelerin bugünkü değerle ihya maliyeti yaklaşık 1 milyon 22 bin 114 TL’ye ulaşıyor.
Bu ödeme mevcut emeklilik planı için önerilmiyor. Çünkü yüksek maliyetinin yanında 2.063 günlük 4/b hizmetinin canlandırılması, kişinin hangi sigortalılık statüsünden emekli olacağını da değiştirebilir. Başka bir ifadeyle, yalnızca toplam gün sayısını artırmak amacıyla yapılan ihya işlemi, SSK’den emeklilik planını bozarak kişiyi Bağ-Kur şartlarına sürükleyebilir.
SGK’nin işlemi kabul etmesi tek başına yeterli değil. Sigortalıların en sık düştüğü yanılgılardan biri şudur:
“SGK borçlanma tutarını çıkardı, ben de ödedim. Demek ki bu günler artık kesinleşti.”
Oysa kurum tarafından sehven oluşturulan veya ödeme aşamasında fark edilmeyen bir borçlanma, kanunda bulunmayan bir hakkı kalıcı hale getirmez. Daha sonraki kontrol sırasında borçlanmaya engel bir sigortalılık ya da şirket ortaklığı tespit edilirse hizmetler iptal edilebilir.
Bu hata emeklilikten önce fark edilirse prim günleri silinir ve kişinin emeklilik tarihi ertelenir. Emekli aylığı bağlandıktan sonra fark edilirse aylık işlemi yeniden incelenir. Silinen günler nedeniyle emeklilik şartları ortadan kalkıyorsa aylık kesilebilir ve yersiz ödendiği belirlenen aylıklar bakımından geri alma işlemleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle doğum borçlanması, askerlik borçlanması veya diğer hizmet kazanma işlemlerinde yalnızca tahakkuk belgesine bakılmamalı; borçlanılan dönemin başka bir sigortalılıkla çakışıp çakışmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.
Şirket ortaklığı bulunanların ticaret sicili kayıtları, vergi kayıtları, Bağ-Kur tescili ve durdurulan hizmetleri birlikte incelenmelidir.
EYT kapsamında görünmek emeklilik için yeterli değil
Kadın sigortalının ilk 4/a başlangıç tarihi 1 Temmuz 1991. Bu başlangıca göre normal 4/a emeklilik koşulu 20 yıllık sigortalılık süresi, 5.525 prim günü ve 48 yaştı.
Sigortalı 1 Ağustos 1970 doğumlu. Prim günü 5.525’e zamanında tamamlanmış olsaydı 48 yaşını doldurduğu 1 Ağustos 2018 tarihinde emeklilik hakkını elde edecekti.
EYT düzenlemesiyle yaş şartının kaldırılması da tek başına emeklilik sağlamıyor. EYT, ilk sigorta tarihine göre gerekli sigortalılık süresini ve prim gününü tamamlayanları ilgilendiriyor. Prim günü eksik olan kişi, yalnızca 8 Eylül 1999 öncesinde sigortalı olduğu için aylık alamıyor.
Bu sigortalının EYT’den önce de temel sorunu yaş değildi; prim günüydü. EYT sonrasında da aynı sorun devam etti.
İlk işe giriş tarihini bilmek, emeklilik planlamasının yalnızca başlangıç noktasıdır. Asıl belirleyici olan; o tarihe karşılık gelen prim şartının, doğru sigortalılık statüsündeki geçerli hizmetlerle tamamlanıp tamamlanmadığıdır.
Şimdi izleyeceği yol nedir?
SGK hizmet dökümünde toplam 3.120 gün görünüyor. Bir günlük hizmet çakışması düşüldüğünde geçerli prim toplamı 3.119 gün olarak hesaplanıyor.
3.600 günle emeklilik için kalan süre 481 gün.
Kadın sigortalılar açısından 3.600 gün, 15 yıllık sigortalılık süresi ve kademeli yaş şartlarını 24 Mayıs 2011’den sonra tamamlayanlarda emeklilik yaşı 58’dir. SGK’nin 4/a emeklilik açıklamasında bu koşullar açıkça gösteriliyor.
Sigortalı 1 Ağustos 2028 tarihinde 58 yaşını dolduracak.
Planlamaya göre 1 Şubat 2027’den itibaren isteğe bağlı sigorta primi ödemeye başlayacak. Şubat 2027 ile Haziran 2028 arasındaki 17 aylık ödeme döneminde toplam 510 gün kazanacak. Böylece 3.119 olan geçerli prim günü 3.629 güne ulaşacak.
İsteğe bağlı sigorta primleri 1 Ekim 2008’den sonra 4/b kapsamında sayılıyor. Ancak bu dosyada ödenecek isteğe bağlı süre 1.260 günün altında kalacağı ve Bağ-Kur ihyası yapılmayacağı için 4/a hizmet ağırlığı korunacak. Emeklilik işlemi 4/a, yani SSK şartlarından sonuçlanacak.
Haziran 2028 primi ödendikten sonra isteğe bağlı sigorta 1 Temmuz 2028 itibarıyla durdurulacak. Sigortalı 1 Ağustos 2028 tarihinde 58 yaşını doldurduğunda emeklilik başvurusunu yapacak ve 3.600 gün üzerinden 4/a kapsamında emeklilik hakkını elde edecek.
On yıllık gecikmenin bugünkü bedeli 2,8 milyon TL
Bu kadın, prim günleri zamanında ve doğru statüde planlanmış olsaydı 48 yaşını doldurduğu 1 Ağustos 2018 tarihinde emekli olabilecekti. Şimdi ise en uygun planla 58 yaşını dolduracağı 1 Ağustos 2028 tarihini bekliyor.
Aradaki süre tam 10 yıl.
2026 yılının ikinci yarısında en düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL’ye yükseltildi. Bu tutarı yalnız bugünkü nominal değer üzerinden 120 ayla çarptığımızda: 23.552 TL × 120 ay = 2.826.240 TL
Ortaya yaklaşık 2,8 milyon TL çıkıyor.
Bu hesap geçmiş yıllardaki gerçek aylıkları, bayram ikramiyelerini, aylık artışlarını, paranın zaman değerini ve diğer sosyal hakları içermiyor. Yalnızca bugünkü en düşük aylığın 10 yıllık karşılığını gösteriyor. Buna rağmen kaybın büyüklüğünü anlatmaya yetiyor.
Emeklilik planlaması neden bu kadar önemli?
Emeklilik hesabı yalnızca “Kaç günüm var?” sorusuna cevap vermek değildir.
Öncelikle ilk sigorta başlangıç tarihi belirlenmeli. Ardından kişinin tabi olduğu yaş, sigortalılık süresi ve prim günü şartları hesaplanmalı. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı hizmetleri ayrı ayrı incelenmeli. Şirket ortaklığı ve vergi kayıtları kontrol edilmeli. Ödenmeyen veya durdurulan Bağ-Kur süreleri bulunmalı. İhya yapılmasının maliyeti kadar emeklilik statüsüne etkisi de hesaplanmalı. Doğum ve askerlik borçlanmalarında çakışan sigortalılık süreleri araştırılmalı. Son 2.520 günlük hizmet dağılımının aylığın hangi statüden bağlanmasına yol açacağı belirlenmeli.
Bütün bunlar yapılmadan gerçekleştirilen tek bir borçlanma veya ihya işlemi, emekliliği öne çekmek yerine yıllarca geciktirebilir.
Bu olayda kadın sigortalı banka kredisi kullanarak doğum borçlanması yaptı, prim gününü tamamladığını düşündü ve yaşını beklemeye başladı. Üç yıl sonra günlerinin bir bölümü silindi. Parasını faizsiz geri aldı, prim açığıyla yeniden karşılaştı ve emeklilik planını baştan kurmak zorunda kaldı.
Emeklilikte en pahalı hata, fazla prim ödemek değildir.
En pahalı hata, yanlış statüye prim ödeyerek emekli olunabilecek zamanı kaçırmaktır.
Özgür Erdursun-Dünya