GÜNDEM

Yanlış emeklilik planının bedeli 10 yıl ve 2,8 milyon TL

Abone Ol

Bugün sizlere bir danışanımın yaşadıklarını anlatarak emek­lilikte planlamanın önemini an­latmaya çalışacağım.

Bir kadın sigortalının doğum borçlanmasıyla tamamlandığını düşündüğü prim günleri üç yıl son­ra silinmiş. Banka kredisiyle öde­diği borçlanma bedeli faizsiz iade edilmiş, emeklilik planı bozulmuş.

Bu örnek; SSK, Bağ-Kur, şirket ortaklığı, ihya ve borçlanma süre­leri birlikte değerlendirilmeden yapılan işlemlerin emekliliği na­sıl yıllarca geciktirebildiğini gös­teriyor.

Emeklilikte yalnızca ilk sigorta tarihini veya toplam prim gününü bilmek yeterli değil. Sigortalılık statüsü, şirket ortaklıkları, öden­memiş Bağ-Kur primleri, durdu­rulan hizmetler, doğum borçlan­maları ve son 2.520 günlük hizmet dağılımı birlikte incelenmediğin­de yıllarca sonra telafisi zor so­nuçlarla karşılaşılabiliyor.

Geçtiğimiz günlerde görüştü­ğümüz bir kadın sigortalının ya­şadıkları bunun çarpıcı bir örneği.

Kadın sigortalı konuya şöyle başlıyor “Üç çocuğum için Ara­lık 2022’de SGK’ye doğum borç­lanması başvurusu yaptım. 2004, 2005 ve 2013 doğumlu çocukla­rım için çıkarılan borçlanma be­delini, banka kredisi kullanarak ödedim. Prim günlerimi tamamla­dığımı düşünerek 3.600 gün üze­rinden emeklilik şartlarımı sor­dum. Emeklilik yaşımın 58 olduğu bildirildi. Yaşımı beklerken 2025 yılında üçüncü çocuğum için ka­zandığımı düşündüğüm borçlan­ma günleri silindi.”

Sigortalıya, şirket ortaklığı ne­deniyle Bağ-Kur tescilinin bu­lunduğu ve ilgili dönemde doğum borçlanması hakkının oluşmadığı bildiriliyor. Üç yıl önce banka kre­disiyle ödediği para kendisine yal­nızca yatırdığı tutar üzerinden ia­de ediliyor. Güncelleme, faiz veya paranın üç yıl­lık değer kaybını karşı­layan ek bir ödeme ya­pılmıyor.

Böylece hem prim günleri eksiliyor hem de kredi kullanılarak öde­nen paranın zaman de­ğeri kayboluyor.

Sistemde görünmeyen Bağ-Kur günleri yok sayılmamalı

Bu dosyadaki temel sorun, şir­ket ortaklığından kaynaklanan Bağ-Kur tescilinin emeklilik pla­nına baştan dahil edilmemesi.

7326 sayılı Kanun kapsamın­da, 30 Nisan 2021 ve öncesine ait prim borcu bulunan bazı 4/b, ya­ni Bağ-Kur süreleri durduruldu. Bağ-Kur faaliyeti devam eden­lerin sigortalılıkları ise 1 Mayıs 2021 itibarıyla yeniden başlatıl­dı. Durdurulan süreler hizmet dö­kümündeki aktif prim toplamında görünmeyebilir. Ancak bu durum, geçmişteki şirket ortaklığını ve Bağ-Kur tescilini hukuken orta­dan kaldırmaz.

Durdurulan süreler emekli­lik günü olarak sayılmaz; yeniden hizmete dönüştürülmeleri için ih­ya edilmeleri gerekir. İhya yapıl­dığında da yalnız ihtiyaç duyulan günler değil, mevzuatın öngördü­ğü kapsam içindeki durdurulmuş sürelerin tamamı üzerinden öde­me yapılması gerekir.

İncelediğimiz olayda 2.063 gün­lük durdurulmuş Bağ-Kur süre­si bulunuyor. Bu sürelerin bugün­kü değerle ihya maliyeti yaklaşık 1 milyon 22 bin 114 TL’ye ulaşıyor.

Bu ödeme mevcut emeklilik pla­nı için önerilmiyor. Çünkü yük­sek maliyetinin yanında 2.063 günlük 4/b hizmetinin canlandı­rılması, kişinin hangi sigortalılık statüsünden emekli olacağını da değiştirebilir. Başka bir ifadeyle, yalnızca toplam gün sayısını ar­tırmak amacıyla yapılan ihya işle­mi, SSK’den emeklilik planını bo­zarak kişiyi Bağ-Kur şartlarına sü­rükleyebilir.

SGK’nin işlemi kabul etmesi tek başına yeterli değil. Sigortalıların en sık düştüğü yanılgılardan biri şudur:

“SGK borçlanma tutarını çıkar­dı, ben de ödedim. Demek ki bu günler artık kesinleşti.”

Oysa kurum tarafından seh­ven oluşturulan veya ödeme aşa­masında fark edilmeyen bir borç­lanma, kanunda bulunmayan bir hakkı kalıcı hale getirmez. Daha sonraki kontrol sırasında borçlan­maya engel bir sigortalılık ya da şirket ortaklığı tespit edilirse hiz­metler iptal edilebilir.

Bu hata emeklilikten önce fark edilirse prim günleri silinir ve ki­şinin emeklilik tarihi ertelenir. Emekli aylığı bağlandıktan sonra fark edilirse aylık işlemi yeniden incelenir. Silinen günler nedeniy­le emeklilik şartları ortadan kal­kıyorsa aylık kesilebilir ve yersiz ödendiği belirlenen aylıklar bakı­mından geri alma işlemleri günde­me gelebilir.

Bu nedenle doğum borçlanma­sı, askerlik borçlanması veya di­ğer hizmet kazanma işlemlerin­de yalnızca tahakkuk belgesine bakılmamalı; borçlanılan döne­min başka bir sigortalılıkla çakı­şıp çakışmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.

Şirket ortaklığı bulunanların ti­caret sicili kayıtları, vergi kayıtla­rı, Bağ-Kur tescili ve durdurulan hizmetleri birlikte incelenmelidir.

EYT kapsamında görünmek emeklilik için yeterli değil

Kadın sigortalının ilk 4/a baş­langıç tarihi 1 Temmuz 1991. Bu başlangıca göre normal 4/a emek­lilik koşulu 20 yıllık sigortalılık süresi, 5.525 prim günü ve 48 yaştı.

Sigortalı 1 Ağustos 1970 do­ğumlu. Prim günü 5.525’e za­manında tamamlanmış olsaydı 48 yaşını doldurduğu 1 Ağustos 2018 tarihinde emeklilik hakkı­nı elde edecekti.

EYT düzenlemesiyle yaş şar­tının kaldırılması da tek başına emeklilik sağlamıyor. EYT, ilk si­gorta tarihine göre gerekli sigor­talılık süresini ve prim gününü ta­mamlayanları ilgilendiriyor. Prim günü eksik olan kişi, yalnızca 8 Eylül 1999 öncesinde sigortalı ol­duğu için aylık alamıyor.

Bu sigortalının EYT’den önce de temel sorunu yaş değildi; prim günüydü. EYT sonrasında da aynı sorun devam etti.

İlk işe giriş tarihini bilmek, emeklilik planlamasının yalnız­ca başlangıç noktasıdır. Asıl belir­leyici olan; o tarihe karşılık gelen prim şartının, doğru sigortalılık statüsündeki geçerli hizmetlerle tamamlanıp tamamlanmadığıdır.

Şimdi izleyeceği yol nedir?

SGK hizmet dökümünde top­lam 3.120 gün görünüyor. Bir gün­lük hizmet çakışması düşüldüğün­de geçerli prim toplamı 3.119 gün olarak hesaplanıyor.

3.600 günle emeklilik için kalan süre 481 gün.

Kadın sigortalılar açısından 3.600 gün, 15 yıllık sigortalılık sü­resi ve kademeli yaş şartlarını 24 Mayıs 2011’den sonra tamamlayan­larda emeklilik yaşı 58’dir. SGK’nin 4/a emeklilik açıklamasında bu ko­şullar açıkça gösteriliyor.

Sigortalı 1 Ağustos 2028 tari­hinde 58 yaşını dolduracak.

Planlamaya göre 1 Şubat 2027’den itibaren isteğe bağlı si­gorta primi ödemeye başlayacak. Şubat 2027 ile Haziran 2028 ara­sındaki 17 aylık ödeme dönemin­de toplam 510 gün kazanacak. Böylece 3.119 olan geçerli prim günü 3.629 güne ulaşacak.

İsteğe bağlı sigorta primleri 1 Ekim 2008’den sonra 4/b kapsa­mında sayılıyor. Ancak bu dosyada ödenecek isteğe bağlı süre 1.260 günün altında kalacağı ve Bağ-Kur ihyası yapılmayacağı için 4/a hiz­met ağırlığı korunacak. Emeklilik işlemi 4/a, yani SSK şartlarından sonuçlanacak.

Haziran 2028 primi ödendikten sonra isteğe bağlı sigorta 1 Tem­muz 2028 itibarıyla durdurulacak. Sigortalı 1 Ağustos 2028 tarihinde 58 yaşını doldurduğunda emekli­lik başvurusunu yapacak ve 3.600 gün üzerinden 4/a kapsamında emeklilik hakkını elde edecek.

On yıllık gecikmenin bugünkü bedeli 2,8 milyon TL

Bu kadın, prim günleri zama­nında ve doğru statüde planlan­mış olsaydı 48 yaşını doldurduğu 1 Ağustos 2018 tarihinde emek­li olabilecekti. Şimdi ise en uy­gun planla 58 yaşını dolduracağı 1 Ağustos 2028 tarihini bekliyor.

Aradaki süre tam 10 yıl.

2026 yılının ikinci yarısında en düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL’ye yükseltildi. Bu tutarı yalnız bugünkü nominal değer üzerinden 120 ayla çarptığımızda: 23.552 TL × 120 ay = 2.826.240 TL

Ortaya yaklaşık 2,8 milyon TL çıkıyor.

Bu hesap geçmiş yıllardaki ger­çek aylıkları, bayram ikramiyele­rini, aylık artışlarını, paranın za­man değerini ve diğer sosyal hak­ları içermiyor. Yalnızca bugünkü en düşük aylığın 10 yıllık karşılığı­nı gösteriyor. Buna rağmen kaybın büyüklüğünü anlatmaya yetiyor.

Emeklilik planlaması neden bu kadar önemli?

Emeklilik hesabı yalnızca “Kaç günüm var?” sorusuna cevap ver­mek değildir.

Öncelikle ilk sigorta başlangıç tarihi belirlenmeli. Ardından kişi­nin tabi olduğu yaş, sigortalılık sü­resi ve prim günü şartları hesap­lanmalı. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı hizmetleri ayrı ayrı ince­lenmeli. Şirket ortaklığı ve vergi kayıtları kontrol edilmeli. Öden­meyen veya durdurulan Bağ-Kur süreleri bulunmalı. İhya yapıl­masının maliyeti kadar emeklilik statüsüne etkisi de hesaplanmalı. Doğum ve askerlik borçlanmala­rında çakışan sigortalılık sürele­ri araştırılmalı. Son 2.520 günlük hizmet dağılımının aylığın hangi statüden bağlanmasına yol açaca­ğı belirlenmeli.

Bütün bunlar yapılmadan ger­çekleştirilen tek bir borçlanma ve­ya ihya işlemi, emekliliği öne çek­mek yerine yıllarca geciktirebilir.

Bu olayda kadın sigortalı ban­ka kredisi kullanarak doğum borçlanması yaptı, prim günü­nü tamamladığını düşündü ve yaşını beklemeye başladı. Üç yıl sonra günlerinin bir bölümü si­lindi. Parasını faizsiz geri aldı, prim açığıyla yeniden karşılaştı ve emeklilik planını baştan kur­mak zorunda kaldı.

Emeklilikte en pahalı hata, fazla prim ödemek değildir.

En pahalı hata, yanlış statü­ye prim ödeyerek emekli oluna­bilecek zamanı kaçırmaktır.

Özgür Erdursun-Dünya