Değerli okurlar, 7582 sayılı torba yasa ile Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 19 madde ile düzenlenen Yeni Varlık Barışına ilişkin tebliğ cumartesi günü Resmî Gazetede yayımlandı.
Öncelikle yeni kanun (7582) ile eski kanun (7417) özü itibariyle aynı, ancak neden buna rağmen tebliğler farklılaşıyor, bunu anlamak mümkün değil!
Bildirimden sonra yapılacak düzeltme konusu
Yeni uygulamada varlık barışından yararlanabilmek için banka veya aracı kurumlara verilmesi gereken form hem yurt dışı hem de yurt içi varlık varlıkları kapsıyor. Yani tek bir standart form ile başvuru yapılmak zorunda...
Varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esas, ancak bildirim süresi sonuna (uzatma halinde uzatılan süre sonuna) kadar birden fazla bildirim verilmesi veya verilen bildirimlerin düzeltilmesi mümkün. Bu genel bir hukuk kuralı...
Tebliğde, düzeltmenin bildirimde bulunulduktan sonra “aynı ay içinde” veya “sonraki aylarda” yapılmasına veya bildirime konu varlıkların artırılması veya azaltılmasına göre uygulama belirlenmiş bulunuyor.
Taslakla tek fark, bildirimde bulunulduktan sonraki aylarda, yapılan hataların düzeltilmesi amacıyla ya da bildirime konu edilen varlıkları azaltıcı bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde önceki bildirimin düzeltilmesi için kanunda olmayan bir şart getirilmiş olması.
Tebliğe göre bu düzeltme ancak varlıkların bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren Türkiye’ye getirilerek banka veya aracı kurumlara yatırılması ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gereken iki aylık süreyi aşmamak kaydıyla yapılabilecek.
Tebliğde ayrıca bildirime konu varlıkların banka veya aracı kurumlara transferi veya yatırılmasından sonra, daha önce verilen bildirimlerin düzeltilmesinin ve ödenen vergilerin iade edilmesinin mümkün olmadığı da belirtiliyor. Taslak tebliğdeki 1 no.lu örnek de bu değişikliğe uygun şekilde revize edilmiş bulunuyor.
Kanunda yer almayan bu şartın tebliğle getirilemeyeceğini düşünüyorum. Bu konu yasallık ilkesine aykırı.
Banka ve aracı kurumlara getirilen yeni yükümlülük
Banka ve aracı kurumlar gerek yurt dışında gerekse Türkiye’de bulunan ve kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden bildirilen varlıkların değeri üzerinden yüzde 5 oranında (veya yatırım taahhüdüne istinaden yüzde 0 dahil indirimli oranlarda) peşin olarak tahsil edecekleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla Tebliğin 3 no.lu ekinde yer alan beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan etmek zorundalar.
Beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden, vergi dairelerince tarh edilen vergiler, beyan süresi içerisinde banka ve aracı kurumlar tarafından vergi sorumlusu sıfatıyla ödeniyor.
Tebliğde taslaktan farklı olarak banka ve aracı kurumlara yeni bir yükümlülük getirildi. Bildirimde bulunanların, bildirilen varlıkları süresinde Türkiye’ye getirmemeleri veya getirmekle birlikte banka veya aracı kurumlara transfer etmemeleri/yatırmamaları halinde, bu durum ilgili banka veya aracı kurum tarafından, bildirime konu varlıklara ilişkin beyannamenin verildiği vergi dairesine ayrıca bildirilecek.
Yurt dışından fiziken getirilecek varlıkların bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gümrük işlemlerinin tamamlanması gerekiyor
Varlık barışının sağladığı vergi korumasından yararlanabilmek için, yurt dışındaki varlıkların bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi; yurt içindeki varlıkların ise bildirim tarihinde banka ya da aracı kurumlara yatırılması ile gerek yurt dışı gerekse yurt içi varlıklar için tarh edilen vergilerin süresinde ödenmesi, taahhütlere uyulması ve ilgili maddede yer alan diğer şartların yerine getirilmesi gerekiyor.
Taslakta yurt dışından fiziken getirilecek varlıkların gümrük işlemlerinin de iki ay içinde tamamlanması gerektiğine yer verilmemişti. Ancak korumadan yararlanılabilmesi için bu işlemin de iki aylık süre dolmadan yapılması şarttır. Tebliğdeki açıklama ile bu eksiklik giderilmiş bulunuyor.
Buna göre, yurt dışından fiziki olarak getirilecek varlıkların, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gümrük işlemlerinin tamamlanarak ülkeye getirilmesi ve gümrük işlemlerinin tamamlanmasını takip eden ilk iş günü sonuna kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara yatırılması gerekiyor.
Getirilen bu varlıklar için Gümrük İdaresinden alınacak belgeler, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecek. Ayrıca söz konusu varlıkların banka veya aracı kurumlara yatırılması sırasında, bu varlıkların Türkiye’ye getirildiğine dair Gümrük İdaresinden alınan belgenin ibraz edilmesi gerekiyor.
Defter tutma zorunluluğu bulunmayanlar
Varlık barışında temel ilke bildirilen varlıkların defterlere kaydedilmesi şartıdır. Ancak mükellef olmayanlar için bu şartın sağlanması imkansız. Bu nedenle Tebliğde, mükellefiyeti bulunan ancak Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutma zorunluluğu bulunmayan mükellefler için bu şartın aranmayacağı belirtiliyor.
Ayrıca gelir vergisi mükellefiyeti bulunmakla birlikte, mükellefiyetiyle ilişkilendirilmeksizin varlık barışından yararlanmanın da mümkün olduğu belirtiliyor.
Dönüşümde hangi değer esas alınacak?
Normalde varlıkların bildirim tarihi itibariyle değerleri uygulamaya esas alınıyor. Ancak bildirilen varlıklara ilişkin olarak indirimli vergi oranından yararlanmak için yatırım taahhüdünde bulunanlarda bildirim mi, yoksa dönüşüm tarihinin mi esas alınacağı taslak tebliğde açıklanmamıştı.
Yayımlanan tebliğde bu eksiklik giderilerek, dönüşüm tarihinin esas alınacağı açıklanmış bulunuyor.
Buna göre, bildirilen varlıklara ilişkin olarak taahhütte bulunanların, yurt dışındaki varlıkların transfer edildiği veya yatırıldığı tarihten, Türkiye’deki varlıkların ise bildirildiği tarihten itibaren on gün içerisinde taahhüt konusu varlıklara dönüştürülmesinde, dönüşüme konu edilen varlıkların ilgili maddede yer alan değerleme ölçütlerine göre belirlenen dönüşüm tarihindeki değeri dikkate alınacak.
Henüz vergi incelemesine başlanılmamış veya takdir komisyonuna sevk edilmemiş durumlarda uygulama
Bildirim tarihinden önce vergi incelemesi başlatılmış veya takdir komisyonuna sevk edilmişse vergi korumasından yararlanılamıyor.
Yani vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra bildirimde bulunulması, vergi incelemesi ve takdir komisyonu kararına istinaden bulunan matrah farkları üzerinden vergi tarhiyatı yapılmasına engel olmuyor ve bildirime konu edilen tutarlar mahsuba konu edilemiyor.
Tebliğde, henüz inceleme veya takdir süreci başlatılmamış durumlar için olumlu bir yaklaşım sergileniyor.
Vergi dairesi ya da vergi incelemesine yetkili olanların bilgisine girmekle birlikte vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk işleminden önce bildirimde bulunulması durumunda da varlık barışından yararlanılabileceği belirtiliyor.
İnceleme süreci başlatılan veya takdire sevk edilen ancak henüz fiilen incelemeye veya takdir işlemine başlanmamış olan durumlar için de açıklama yapılması isabetli olacaktır.
Bildirilen varlıkların Türkiye’ye getirilmemesi ve banka veya aracı kurumlara transfer edilmemesi ya da yatırılmaması suretiyle şartların ihlali
Tebliğde,
“Bildirilen varlıkların Türkiye’ye getirilmemesi ve banka veya aracı kurumlara transfer edilmemesi ya da yatırılmaması suretiyle şartların ihlali halinde, bu ihlalin banka veya aracı kurumlarca bildirilmesi üzerine, taahhüt nedeniyle zamanında alınmayan vergiler gecikme faiziyle birlikte vergi dairesince aranır. Bu vergiler için vergi ziyaı cezası uygulanmaz.”
denilerek taslakta belirtilmeyen bir konuya daha açıklık getiriliyor.
Başka bir ifade ile bu şartların ihlali nedeniyle vergi korumasının kaybedilmesi, vadesinde ödenmeyen vergi aslının gecikme faiziyle birlikte takip ve tahsiline engel teşkil etmiyor. Tahsil edilmiş olan vergiler de iade edilmiyor.